Alevi-Alevi Forum-Alevilik Nedir-Aleviler Kimdir-Alevilik ve Cem-Alevi Radyo-Alevilik Tarihi-Alevilik ve Bektaşilik-Aleviliğin Doğruları-Cem Evleri  

Anasayfa FORUMA GİRİŞ Mesajlarım
Geri Git   Alevi-Alevi Forum-Alevilik Nedir-Aleviler Kimdir-Alevilik ve Cem-Alevi Radyo-Alevilik Tarihi-Alevilik ve Bektaşilik-Aleviliğin Doğruları-Cem Evleri > Kültür ve sanat > Sinema ve Tiyatro
Kullanıcı Adı
Şifre
Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Arama Bugünün Mesajları Konuları Okundu İşaretle

Reklam

Ulucanlar Vahşetini Herkes Bilecek


Yanıtla
 
Konu Araçları
Eski 28-06-2007, 12:23 AM   #1
Profil
yolahürmet
B A N L A N D I
 
yolahürmet kullanıcısının avatarı
 
Bilgiler
Giriş: Dec 2006
Nerden: ÇORUM
Mesaj: 1.115
İtibar
İtibar Gücü: 0
İtibar Puanı: 281
yolahürmet Alevileriz.Org un Parçasısınyolahürmet Alevileriz.Org un Parçasısınyolahürmet Alevileriz.Org un Parçasısın
Teşekkür Ettiği Teşekkür: 0
3 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edildi

Varsayılan Ulucanlar Vahşetini Herkes Bilecek


Ulucanlar’ olarak bilinen Ankara Kapalı Cezaevi’nde yaşanan vahşet gizli kalmasın diye Murat Özçelik belgesel çekiyor. Ulucanlar’da gerçekleştirilen cezaevi katliamı sırasında orada tutuklu bulunan Özçelik, “Burada ne yaşandığını bilsinler diye her gün buradayım” diyor.






Türkiye’nin en eski cezaevlerinden biri olan Ulucanlar yani bir diğer adıyla Ankara Kapalı Cezaevi, Türkiye’nin en önemli yazar, siyasetçi ve aydınlarının kaldığı bir yer olmasının yanı sıra 1999 yılında cezaevlerinde gerçekleştirilen katliamlarla gündeme gelmişti. Daha 17 yaşında iken cezaevine giren ve 1999’da Ulucanlar Operasyonu’nu yaşayan Murat Özçelik, operasyonda yaşananların tüm gerçekliğiyle aktarılabilmesi için belgesel çekimlerine başladı. Çekim için bulunduğu cezaevinde bir yandan da ziyaretçileri gezdiren Özçelik, “Burada ne yaşandığını bilsinler diye her gün buradayım” diyor.

Türkiye’nin en eski cezaevlerinden biri olana Ulucanlar, yani Ankara Kapalı Cezaevi geçtiğimiz yıl kapatıldı. Ancak Türkiye siyasal tarihinde önemli bir yer tutan cezaevinin kapandıktan sonra ne olacağı üzerine tartışmalar bitmedi. Konuya duyarlılık gösteren kesimler onlarca insanın operasyonlarda yaşamını yitirdiği, yüzlercesinin yıllarını geçirdiği ve Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan Ulucanlar’ın alışveriş merkezi ya da otopark olma fikrine karşı durdu. Bu nedenle TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından başlatılan proje yarışması ile mimarlık öğrencileri cezaevinin dönüşümüne ilişkin fikir ürettiler ve Ulucanlar’ı kültür merkezi ve müzeye dönüştürmek için hazırlanan proje yarışmayı kazandı. Proje çerçevesinde ilk olarak cezaevi herkese açık tutulmaya başlandı. Açıldığı günden bu yana ziyaretçi akınına uğrayan cezaevinin, en dikkat çeken konukları ise cezaevine zaten aşina olanlardı. Aylarını ve yıllarını Ulucanlar’da geçiren eski tutuklu ve hükümlüler, aileleriyle, arkadaşlarıyla gelerek yaşadıklarını onlarla paylaştı.

‘Vahşetti’

Bu cezaevinde kalanlardan biri ise Murat Özçelik’ti. Özçelik, daha 17 yaşındayken cezaevine girerken, 1999 yılında Ulucanlar katliamına tanıklık ediyor. O günleri anlatırken hala yaşadıklarının izlerini üzerinden atamayan Özçelik, yaşadıklarını ve nasıl bir belgesel çekeceğini DİHA’ya anlattı.

Operasyon günü sabaha karşı 04.00 sıralarında uyandıklarını söyleyen Özçelik, binlerce polis ve askerin her tarafı sardığını ve aynı anda açılan ateşle birlikte, gaz bombalarının ve taşların atılmaya başlandığını, bir yandan köpük sıkıldığını söyledi. Kaldığı 5. koğuştan 4. koğuşa geçerken yaralananların olduğunu aktaran Özçelik, şunları kaydetti: “Kovalar, leğenler koyarak başımızı korumaya çalışıyorduk. Biz oradan mutfağa geçtik. O arada yaşamını yitiren çok arkadaşımız oldu. Bir taraftan koğuş yanıyordu. Savaş alanı gibiydi ortalık. Çok farklı bir şeydi. İçeride zaten eli kolu bağlı insanlara bu kadar insanlık dışı bir operasyonun düzenlenmesi gerçekten anlatılamayacak bir şey. Anlatılamayacak büyüklükte bir vahşet yaşandı.”

‘Artık vurmayın zaten öldü’

Mutfakta oldukları sırada askerlerin içeri girdiğini söyleyen Özçelik, sürüklenerek hamama götürüldüklerini, o sırada da yolda koridor oluşturan askerlerin kalaslar ve tekmelerle vurmaya devam ettiklerini, kendisini sürükleyenlerden birinin “Artık vurmayın, zaten öldü” dediğini hatırladığını anlattı. Hamamda çırılçıplak soyulup, yere yatırıldığını ve ellerinin arkadan kelepçelendiğini anlatan Özçelik, “Askerler kendi aralarında konuşuyordu. Bazı isimleri arıyorlardı. Sadece sesleri duyabiliyordum. Yüzüm kandan yere yapışmıştı. İsmet Kavaklıoğlu’nu sorguluyorlardı. O farklı bir şey söyleyince ya da slogan atınca kalas sesleri geliyordu. Sonra onun kesik nefes seslerini duydum ve ölmüş olduğunu anladım” dedi. Özçelik, operasyonun ardından Amasya Cezaevi’ne götürüldüklerini ve burada başka bir yere sevk edilmek için açlık grevine girdiklerini, açlık grevinin ilk haftası içinde de sevklerinin Ermenek Cezaevi’ne yapıldığını anlattı.

‘Her gün buradayım’

Cezaevi halka açıldıktan sonra Ulucanlar’a gelmenin kendisine karmaşık duygular yaşattığını dile getiren Özçelik, hislerini şöyle ifade etti: “Yalnızlığımı yaşayacağım bir ortam olsa her yeri tek başıma dolaşıp ağlamak isterdim. Tereddüt yaşadım girip baksam mı bakmasam mı diye. Benim için büyük anlamı olan Ümit arkadaşımın yaşamını yitirdiği yeri görünce dayanamadım.” Cezaevine geldiği ilk gün düzenlenen kokteyl nedeniyle büyük bir yabancılaşma yaşadığını ancak ziyaretçilerin duyarlı tavırları karşısında bu duyguyu aştığını belirten Özçelik, “Buraya gelen insanların buranın tarihini bilmelerini istedim. Burada ne yaşandığını bilsinler diye her gün buradayım” diyerek, gelenlere rehberlik yapmaya başladığını söyledi.

Belgeselin fikir bazında oluşumu hakkında da bilgi veren Özçelik, “Ankara Kalesi’ne çıktım birkaç kez Ulucanlar’ı görebilmek için. O zaman oluştu belgesel fikri. Anılarımla yüzleştim orada. Ondan sonra cezaevinin halka açılacağını duyunca da bu fikir bende olgunlaştı. Birkaç arkadaşla beraber çalışmalara başladık. Yani fikir olarak eski ama çalışma çok yeni” dedi.

Cezaevinden çıktıktan sonra, içeride yaşananlara ilişkin insanların bir fikrinin olmadığını anladığını belirten Özçelik, medyanın yanlış bilgilendirmesi ve manüpilasyon nedeniyle, insanların kafasında yalnızca, “Birileri isyan etti. Birileri de bastırdı” gibi bir fikrin oluştuğunu ancak olayın derinliğinden bihaber olduklarını söyledi. Özçelik, belgesele başlamasında etkili olan duyguyu ise “Orada yaşamını yitirmiş insanlara karşı siyasal bir sorumluluğun ötesinde kişisel, vicdani bir sorumluluğum olduğunu düşünüyorum” diye tanımladı. Özçelik, “Yaşananların mutlaka kitlelere ulaştırılması gerekiyor. Ulaşmadığı zaman insanlar bunun kapsamını algılama şansına sahip değil. Bunu cezaevini görmeye gelen insanlardan anladım” dedi.

Murat Özçelik kimdir?



1977 yılında Dersim’in Pertek İlçesi’nde doğdu. İlk ve ortaokulu Pertek’te okuyan Özçelik, liseye Ankara’da devam etti. Lise 1’nci sınıfta bazı yasal dergiler nedeniyle ilk kez gözaltına alındı ve okuduğu liseden atıldı. Liseden atıldıktan sonra Pertek’e oradan da 1 yıllığına Almanya’ya giden Özçelik, döndüğünde Ankara’da liseyi bitirdi. 1995’te Türk-İş mitinginde gözaltına alındıktan sonra 20 yıl ceza alan ancak yaşının 18’den küçük olması nedeniyle cezasında indirim yapılan Özçelik, 8 yıl çeşitli cezaevlerinde kaldıktan sonra tahliye oldu. Özçelik, şu anda Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi. Özçelik’in Pertek’te yaşayan göçebe aşiret Şavak’ı konu alan belgesel çalışması bu yıl Altınkoza Film Festivali’nde finale kaldı.

İSMAİL YILDIZ/DERYA YÜKSEL
DİHA/ANKARA
yolahürmet is offline   Alıntı Yaparak Cevapla

Facebook'ta Paylaş

Eski 06-07-2007, 08:05 AM   #2
Profil
yolahürmet
B A N L A N D I
 
yolahürmet kullanıcısının avatarı
 
Bilgiler
Giriş: Dec 2006
Nerden: ÇORUM
Mesaj: 1.115
İtibar
İtibar Gücü: 0
İtibar Puanı: 281
yolahürmet Alevileriz.Org un Parçasısınyolahürmet Alevileriz.Org un Parçasısınyolahürmet Alevileriz.Org un Parçasısın
Teşekkür Ettiği Teşekkür: 0
3 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edildi

Varsayılan Ulucanlar'ı 15 Bin Kişi Ziyaret Etti




18-30 Haziran arasında gerçekleştirilen “Ulucanlar Halka Açılıyor” etkinliği çerçevesinde Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi’ne binlerce kişi akın etti.


18-30 Haziran arasında gerçekleştirilen “Ulucanlar Halka Açılıyor” etkinliği çerçevesinde Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi’ne binlerce kişi akın etti. Ziyaretçiler, geçen yıl boşaltılan cezaevinin duvar yazılarını dikkatle okudu, hüzünle koğuşlara, görüşme yerlerine girip çıktı, içi burkularak hücreleri gezdi. Kimileri derin derin düşündü, kimileri gözyaşlarına hakim olamadı. En çok merak edilen yer Deniz Gezmiş’in asıldığı avlu oldu.

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Erdal Eren’in asıldığı avlu ve burada zamana meydan okuyan ve her şeye tanık olan kavak ağacı ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Etkinliği düzenleyen kuruluşlar arasında yer alan Mimarlar Odası tarafından yapılan açıklamada, Ulucanlar’ı ziyaret edenler arasında ‘Uçurtmayı Vurmasınlar’ filminin senaristi Feride Çiçekoğlu, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının avukatı Halit Çelenk, Gazeteci-Yazar Can Dündar, Gazeteci Işık Kansu, Beynelmilel filminin yönetmeni Sırrı Süreyya Önder, TBMM Başkan Vekili ve CHP Milletvekili Yılmaz Ateş’in de olduğu belirtildi. DEP eski Milletvekili Orhan Doğan’ın da ölümünden birkaç gün önce Ulucanlar’ı ziyaret ettiği bildirildi..

Mimarlar Odası açıklamasında şu bilgiler de yer aldı:

“Ulucanlar Halka Açılıyor etkinliğinin ana amacı, cezaevinin tarihi ve sosyal geçmişi ile birlikte anımsanmasını sağlamaktı. Beklentimizin çok üzerinde bir katılımın olması bizlere umut vermiştir.
Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi, 20 Nisan 2007 tarihinde, "Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu" tarafından tescillenmiştir. Bu aşamadan itibaren alana müdahale edilirken Koruma Kuruluna danışılması gerekecektir. Görüşme odalarının ve infaz koğuşlarının bulunduğu alanın dışındaki yapıların yıkılması ise söz konusu değildir. Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde, bu alanının Adli Müze ve Kültür Merkezi olarak projelendirilmesine sıcak baktıkları, ancak henüz böyle bir karar almadıkları ifade edilmiştir.”

Açıklamada, bundan sonraki Ulucanlar etkinliklerinin 15-28 Ekim 2007 tarihleri arasında gerçekleştirileceği de kaydedildi.

Zehra Şahindokuyucu

SESONLINE
yolahürmet is offline   Alıntı Yaparak Cevapla

Facebook'ta Paylaş

Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Bence Sende şimdi Herkes Gibisin ali_06_24 Şairlerden 7 17-07-2007 06:34 AM
Sussam oluyorum herkes uzakdenizlerde Şairlerden 6 15-06-2007 01:07 PM
Dünyada Ki Herkes aLevi mi aCaba? aSi Alevilik İçerisindeki Genel Tartışmalar 2 03-03-2007 03:40 PM

Reklam


Saat 01:48 AM.


Bazı Faydalı Siteler

Web Tasarım , Url Shorter , Gitarist , Gitar , Ağız Kokusu , Hosting , Domain , Ron

Powered by vBulletin Version 3.6.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
 

Web Hosting ve Domain Tescil : RON HOSTING

Alevileriz, Alevi, Aleviler, Kizilbaslar, Anadolu Alevileriz
1, 2, 11, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 59, 44, 48, 45, 46, 47, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 179, 102, 61, 105, 58, 92, 60, 62, 68, 63, 64, 65, 109, 66, 67, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 91, 90, 100, 94, 93, 95, 96, 97, 191, 98, 99, 128, 101, 106, 147, 130, 103, 104, 108, 122, 107, 110, 146, 112, 114, 113, 141, 111, 117, 166, 115, 134, 131, 121, 123, 124, 125, 132, 133, 139, 149, 143, 142, 140, 144, 148, 150, 151, 152, 153, 156, 157, 158, 176, 165, 167, 168, 169, 170, 173, 171, 172, 174, 177, 178, 180, 182, 186, 187, 188, 189, 190, 192, 193, 194, 203, 206, 205, 204, 202, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 216, 218, 217, 219, 220, 221, 222, 223, 225, 226, 224, 227, 228, 230, 231, 229, 233, 232, 234, 235, 237, 238, 252, 239, 254, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 255, 256, 257, 259, 260, 261, 262, 264, 265, 266, 267, 269, 268, 270, 271, 272, 273, 275, 276, 277, 278, 279, 280,