PDA

: Haci Bektaş Ve Hizir Peygamber


Rojaazme
18-11-2006, 04:45 AM
Hünkâr'a bir ikindi üzeri, güzel yüzlü, tatlı sözlü, Alevi saçlı, yeşil giysili bir aziz geldi.

Boz donlu bir ata binmişti; Saru İsmail karşıladı, atını tuttu. O kişi

teklifsizce doğru Kızılcahalvet'e yöneldi ve içeri girdi.

Saru İsmail, "acaba bu atını tuttuğum er kim ola, şimdiye değin bunun gibi nurlu, güzel yüzlü ve heybetli bir er görmedim", diye düşüncelere dalmıştı. O sırada halifelerden biri geldi; İsmail'e, "tut şu atı", dedi ve kızılcahalvet'in kapısına vardı. O aziz kişinin, Hünkar'ın karşısında oturmakta olduğunu gördü. Tam bu anda Hünkar, "ne yapalım Hızır'ım Ulu Tanrı seni bu işe koşmuş, Tanrı kullarını zordan kurtarman gerek; şu anda Karadeniz'de bir gemi batmak üzere, seni çağırıyorlar; sohbetine can atıyoruz ama ne çare; tez imdatlarına yetiş; Tanrı izin verirse yine şerefleniriz", diyordu.



Hızır Peygamber hemen kalktı. Saru İsmail dışarıda atı tuttu. Hızır dışarı çıkınca İsmail Hızır'ın üzengesini öptü. Hızır, atını

sıçrattığı gibi at, bir adımını Sulucakarahöyük'ün üstüne bastı, öbür adımda güneşle birlikte dolunay oldu ve gözden yitti; yalnızca karşıdan nalının parıltısı göründü.

Saru İsmail, huzura varıp gördügünü anlatarak, "Erenler Şahı, bu giden aziz kimdir?", diye sorunca Hünkâr, "kardeşimiz Hızır Peygamberdir. Karadenizde bir gemi batmak üzereydi, oraya imdada koştu; onun yürüyüşü böyledir", dedi.

Saru İsmail Hızır'ı gördüğüne çok sevindi.

http://www.alevikonseyi.com/alevi/17/27/37/47/77.html

Rojaazme
03-02-2007, 01:42 AM
acaba bu atını tuttuğum er kim ola, şimdiye değin bunun gibi nurlu, güzel yüzlü ve heybetli bir er görmedim", diye düşüncelere dalmıştı. O sırada halifelerden biri geldi; İsmail'e, "tut şu atı", dedi ve kızılcahalvet'in kapısına vardı. O aziz kişinin, Hünkar'ın karşısında oturmakta olduğunu gördü. Tam bu anda Hünkar, "ne yapalım Hızır'ım Ulu Tanrı seni bu işe koşmuş, Tanrı kullarını zordan kurtarman gerek; şu anda Karadeniz'de bir gemi batmak üzere, seni çağırıyorlar; sohbetine can atıyoruz ama ne çare; tez imdatlarına yetiş; Tanrı izin verirse yine şerefleniriz", diyordu.

Rojaazme
03-02-2007, 11:42 PM
Peki bu menkıbe ne anlatmak istiyor?Bunun açıklamasını bizimle paylaşır mısın sayın rojaazme:) elbetde acıkların lafımı olur hocam.....Ö;Ö

şahkuluna geleçem yakında bizat size anlatmakdan onur duyarım sayın mustafa kemal .....20:O:


Azattır fenadan geçen
Ab-ı Hayat’tan içen
Zulmetin kapısun açan
Hızır sıfat veli gerek

Hayati sözünün manisin verdi
Yar ile ettiği ahdinde durdu
Cebrail Musa’ya Hızır’a var dedi
Mürşid-i Kâmile varmadan olamaz

Bülbüller gülşende efgana durdu
Hüseyin Hakk’ içün serini verdi
Doldurdu doldurdu bir dolu verdi
Ol Hızır’ın yeşil eli sabakan



Alçaklı yüksekli gaip erenler
Alıver gönlümü zalim elinden
Hızır Nebî isen gerçek er isen
Alıver gönlümü zalim elinden

Mecmau’l – Bahreyn’e vardığım zaman
Hızır’ı Buldum candan gulam oldum
Ledün ilmin bana eyledi ihsan
Sırr-ı sırru’llah’ın tamamı oldum

Mustafa Kemal
04-02-2007, 02:29 AM
elbetde acıkların lafımı olur hocam.....Ö;Ö

şahkuluna geleçem yakında bizat size anlatmakdan onur duyarım sayın mustafa kemal .....20:O:


Azattır fenadan geçen
Ab-ı Hayat’tan içen
Zulmetin kapısun açan
Hızır sıfat veli gerek

Hayati sözünün manisin verdi
Yar ile ettiği ahdinde durdu
Cebrail Musa’ya Hızır’a var dedi
Mürşid-i Kâmile varmadan olamaz

Bülbüller gülşende efgana durdu
Hüseyin Hakk’ içün serini verdi
Doldurdu doldurdu bir dolu verdi
Ol Hızır’ın yeşil eli sabakan

Alçaklı yüksekli gaip erenler
Alıver gönlümü zalim elinden
Hızır Nebî isen gerçek er isen
Alıver gönlümü zalim elinden

Mecmau’l – Bahreyn’e vardığım zaman
Hızır’ı Buldum candan gulam oldum
Ledün ilmin bana eyledi ihsan
Sırr-ı sırru’llah’ın tamamı oldum


güzel bir nefes yazmışsınız.bunun için teşekkür ederim.Fakat şunu görmediniz:( Hz.Hızır ile Hz.Ali veya Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veliarasındaki bağlantıyı hiç bilmeyen bir insan bu soruyu sorduğunu düşünün.Cevabınız nefesle bile olsa anlaşılmayacaktır.Herkes nefesdeki simgeleri kolayca anlayamaz.Bunun için sorumu tekrarlamak zorunda kalıcağım.
Elbette Şahkulu Dergahına beklerim.Gelirsenizde haberim olsun:)

Aşağıdaki ufak bir bilgiyide menkıbeye ek olarak yazayım.

Hızır Aleyhisselam, İlyas Aleyhisselam ve İskender-i Zülkarneyn, birlikte ab-ı hayat suyunu aramaya çıkar. Hızır ve İlyas bu suyun kaynağını bulup içmişler ve ölümsüzlüğe ermişlerdir. Hızır ve İlyas sağdır yaşamaktadır. Hızır karada, İlyas denizlerde, yardıma muhtaç olanlara zor durumda olanla yardım ederler. Yetiş ya Hızır diyenlerin carına yetişirler.

"Zulmet deryasına nur edip gelen
Hızır İlyas şah-ı merdan Ali’dir
Garibim, mazlumun halinden bilen
Hızır İlyas şah-ı merdan Ali’dir."

Tasavvufta Hz. Hızır
Tasavvufçulara göre Hz. Musa zahir ilmini, Hz. Hızır da Batın ilmini (Hakikat) temsil eder. Dört kapının son halkası hakikattir. Hz. Hızır Allah tarafından sunulup, kalbe yerleştirilen Ledün İlmini Hz. Musa’ya vermekle ona mürşitlik etmiştir.
Ledün İlmi: Tanrısal gizleri ve gerçekleri kavramaya çalıştığı bilgidir.
Hz. Musa, peygamber olmasına rağmen, Allah dostu olan bir kul olan Hızır’ın bildiklerini bilmiyordu. Burada ilmi sınırsız olduğu, bilinmeyen çok şeyin varlığı ispatlanıyor.

Alihanlı
02-07-2007, 02:35 PM
bizi darda koyma,yetiş ya Hızır.