Diyar
07-11-2006, 10:46 PM
"...Karacaahmet Sultan 'ın bulunduğu erenler, bir arada zikir ederlerken, bu ermişlerin içinde olan Karacaahmet Sultan 'ın kız kardeşi Kadıncık Ana(Fatma Nuriye Bacı), kendisinden geçmişçesine birden ayağa fırlayarak "kalkın , kalkın ey erenler, memlekete sizden ulu sizden ulu eren geldi." Toplu halde olan erenler " Bu memlekete bizden ulu eren mi gelir?" diyerek şaşırmışlardır.Onlardan ulu veli, yokmuş ki memlekette."Öyle şey olumu?" diyecek olmuşlar. Gene aldıkları cevap "Evet var , çünkü geldi." Olmuş.
Kimmiş kendilerinden ulu Veli acaba ? Düşünmüşler, taşınmışlar nafile. Kimseyi bulamamışlar. İşte o zaman Karacaahmet Sultan gönül gözüyle gözetlemiş. Sulucakarahöyük de bir karataşın üstünde ak güvercin görmüş. Karacaahmet Sultan, o an yanındaki Hacı Tuğrul 'a seslenmiş. " Tez elden bir şahin ol, Sulucakarahöyük köyüne var. Orada Karataş 'ın üzerindeki ak güvercini getir buraya" demiş. Hacı Tuğrul, istendiğinden de çabuk bir zamanda bir şahin olup uçmuş Karahöyük 'e. Bakmış bir ak güvercin orada duruyor. Hemen gitmiş yanına , hırsla boğazından yakalamış. "Hadi bakalım , düş önüme " demiş. Ak güvercin bir silkinmiş, "Ne yapıyorsun sen " diye cevap vermiş, "Er olan ere hışımla gelmez. Ben mazlum donunda geldim Ben barış , dostluk ve sevgi için geldim. Erenlere söyle, yanımda olsunlar."Hacı Tuğrul itiraz etmiş."Ama sen bir kişisin kolayca gelirsin bizim memlekete."demiş. Hünkar gene olmaz demiş. Hacı Tuğrul , dönüp gitmiş Başından geçenleri anlatmış bir bir erenlere. Ak güvercin kendilerinin yanına gelmeyeceğini söylemiş. Canı sıkılmış, sıkılmış ama gene "Gönül isterse" demekten kendilerini alamamışlar. Dizilmişler yola. Seyyid Mahmut Hayrani bir arslanın sırtına binmiş elline de yılandan bir kamçı, varmış Sulucakarahöyük 'e, Hacı Bektaş 'ın yanına.
Hacı Bektaş Veli bakmış ki karşısında, altında arslan, elinde ejderha, Seyyid Mahmut Hayrani geliyor. O da duvara binmiş ve yürü demiş duvara. Duvar yürümeye başlamış."Marifet, cansızı yürütmektir, canlıyı değil" deyince, Seyyid Mahmut Hayrani , Hünkarı takdir ederek özür dilemiş. "
Kaynak:www.karacaahmet.com (http://www.karacaahmet.com)
Kimmiş kendilerinden ulu Veli acaba ? Düşünmüşler, taşınmışlar nafile. Kimseyi bulamamışlar. İşte o zaman Karacaahmet Sultan gönül gözüyle gözetlemiş. Sulucakarahöyük de bir karataşın üstünde ak güvercin görmüş. Karacaahmet Sultan, o an yanındaki Hacı Tuğrul 'a seslenmiş. " Tez elden bir şahin ol, Sulucakarahöyük köyüne var. Orada Karataş 'ın üzerindeki ak güvercini getir buraya" demiş. Hacı Tuğrul, istendiğinden de çabuk bir zamanda bir şahin olup uçmuş Karahöyük 'e. Bakmış bir ak güvercin orada duruyor. Hemen gitmiş yanına , hırsla boğazından yakalamış. "Hadi bakalım , düş önüme " demiş. Ak güvercin bir silkinmiş, "Ne yapıyorsun sen " diye cevap vermiş, "Er olan ere hışımla gelmez. Ben mazlum donunda geldim Ben barış , dostluk ve sevgi için geldim. Erenlere söyle, yanımda olsunlar."Hacı Tuğrul itiraz etmiş."Ama sen bir kişisin kolayca gelirsin bizim memlekete."demiş. Hünkar gene olmaz demiş. Hacı Tuğrul , dönüp gitmiş Başından geçenleri anlatmış bir bir erenlere. Ak güvercin kendilerinin yanına gelmeyeceğini söylemiş. Canı sıkılmış, sıkılmış ama gene "Gönül isterse" demekten kendilerini alamamışlar. Dizilmişler yola. Seyyid Mahmut Hayrani bir arslanın sırtına binmiş elline de yılandan bir kamçı, varmış Sulucakarahöyük 'e, Hacı Bektaş 'ın yanına.
Hacı Bektaş Veli bakmış ki karşısında, altında arslan, elinde ejderha, Seyyid Mahmut Hayrani geliyor. O da duvara binmiş ve yürü demiş duvara. Duvar yürümeye başlamış."Marifet, cansızı yürütmektir, canlıyı değil" deyince, Seyyid Mahmut Hayrani , Hünkarı takdir ederek özür dilemiş. "
Kaynak:www.karacaahmet.com (http://www.karacaahmet.com)