:
Peygamberin ölümü ve ilk halife seçimi
polata
13-09-2006, 09:11 PM
Hazreti Rasul-i Erkemi (s.m.), vasiyeti mucebince Hz. Ali yıkamaya koyuldular. Yıkadıkları yere bir perde gerilmişti. Perdenin iç tarafında Abbas’ın oğlu Fazl ve ashaptan Usame su döküyorlar, Hz. Ali’ye yardım ediyorlardı. Ansar, arka taraftan “Ya Ali, Rasulullah’a hizmetten bizi mahrum etme” dedi. Bu söz üzerine Ali, Evs b.Havli’yi içeriye aldı. Zühre oğulları da biz Rasulullah’ın ana tarafından yakınlarıyız dediler. Onlardan da Avf oğlu Abdurrahman içeriye alındı. Abbas’ın diğer oğlu Kusem de Hz. Ali’ye yardım edenlerdendi; Usame’nin kölesi Salih de içerideydi.
Hz. Ali, Rasulullah’ı (a.m.) yıkarken, anam, babam sana feda olsun, diriykende tertemizdin, vefatından sonra da tertemizsin deyip ağlıyordu. Yıkama işi bitince Hz. Ali (a.m.), Rasulullah’ın (s.m.) mübarek bedenini kuruladı, göz çukurlarında kalan suyu eğilip içti.
Bu sırada Hz. Ebubekir, Medine’nin doğusunda, şehre bir mil mesafede olan ve ansardan Beni’l-Haris’in oturduğu Sunh denilen yerdeydi. Hz. Aişe diyor ki: Ömer ve Muğiyra b.Şa’ba, Hz. Rasul (s.m.) yıkanmadan, izin alarak hucreye girdiler, mübarek yüzlerine örtülen bezi kaldırdılar. Ömer bağırarak, “Rasulullah şiddetli bir bayğınlığa düşmüş” dedi. Sonra hucreden çıktılar. Muğiyra Ömer’e “Ömer” dedi “Allah!a andolsun ki Rasulullah düyudan gitmiş”. Ömer “Yalan söyledin” dedi “Rasulullah asla ölmedi, sen fitneci bir adamsın, onun için böyle söylüyorsun; Rasulullah, münafıkları yok etmedikçe dünyadan gitmeyecek”. Bu sözleride yeterli bulmayıp kim Rasulullah öldü derse onu ölümle tehdide başladı ve “Musa peygamber, nasıl kırk gün halkın gözünden kaybolduysa ve sonra gene geldiyse, Rasulullah da Rabbin katına gitti; andolsun ki gene dönecek;bu şüpheye düşenlerin ellerini, ayaklarını kesecek” demeye başladı. Bu sırada İbni Ümmü Mektum “Muhammed ancak bir peygamberdir; ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. O vefat eder, yahut öldürülürse topuklarınızın üstüne gerisin geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah’a ziyan vermez; fakat Allah, kendisine hamd edenlere ihsanda bulunur” ayet-i kerimesini okudu (Ali İmran /144). Hz. Perygamber’in amcası Hz. Abbas da, “ben Abdül-Muttalip oğullarının vefatlarında yüzlerinde beliren alametleri Hz. Rasul’ün yüzünde de gördüm, Rasulullah vefat etmiştir” dedi. Fakat Ömer, bir türlü sözünden vazgeçmedi.
Salim b.Ubeyde, Ebu-Bekir’i çağırmak üzere Sunh’a gitti; bazılarına göreyse Hz. Aişe Ebubekir’e haber gönderdi. Ebubekir, Medine’ye gelince Ömer sakinleşti. Ebubekir de, Ömer’e, İbni Ümmü Mektum’un ayeti okumuştu. Abbas’ın beyanatına, İbni Ümmü Mektum’un bu ayeti okumasına rağmen sözlerinden dönmeyen, tehditlerine devam eden Ömer, Ebubekir’in ihtarı üzerine kendine gelmişti.
Bu sırada Ebubekir ve Ömer’e, Ansarın Beni-Saide Sakıyfesinde, hilafet için toplandıkları haberi geldi. Ömer, Ebubekir’e “Gel” dedi “kardeşlerimizin yanlarına varalım; bakalım, ne yapıyorlar”. Giderlerken yolda Ebu-Ubeyde’ye rastladılar; onu da alıp beraberce yola düştüler; Ansar, orada toplanmış, Muhacirlerin bir kısmı da onlara katılmıştı. Gasil, tekfin ve teçhiz işi, Hz. Ali’ye ve söylediğimiz kişilere kalmıştı.
polata
13-09-2006, 09:12 PM
Abbas, Ali’ye, elini uzattı, “sana bey’at edeyim de halk da bey’at etsin” dedi. Ebu-Süfyan, Hz. Rasul-i Ekrem’in (s.m.) vefatında, Medine’de değildi. Mekke fethine dek Müslüman olmayan, Mekke fethinden önce Medine’ye gelip Abbas’ın şefaatiyle bağışlanan, fetihten sonra Müellefet’ül-Kulüb’dan sayılan, Tulakaa’dan, yani azad edilenlerden bulunan bu zat, Medine’ye gelirken yolda, Hz.Rasul’ün (s.m.) vefatını duymuş, yerine Ebubekir’in seçileceğini öğrenince Ali’yle Abbas’ın ne yaptığını sormuş, evlerine kapanıp oturduklarını öğrenince, andolsun Allah’a demişti, sağ kalırsam onların başlarını en yüce mertebeye ulaştıracağım. Kalkan tozu-dumanı kandan başka bir şey yatıştıramaz sözünü de sözlerine eklemişti. Medine’ye gelince “Ey Haşimoğulları, hükmetmek hususunda insanların tamahını kökünden sökün; hele Teyi, yahut Adiyy boyunun bu tamaha düşmesine hiç meydan vermeyin. Hüküm ve hükümet sizden meydana çıkmıştır, gene size dönmeli; bu işi Eb’ül-Hasan’dan başka hiç kimse layık değildir” mealindeki beyitleri okumaya başladı. Ya’kubi rivayetinde, bu iki beyte iki beyt daha eklenmektedir; Tabari’de de buna mümasil rivayetler vardır. Fakat Hz. Ali (a.m.) Hz. Rasulün (s.m.) cenazesini bırakıp Abbas’ın teklifini kabul etmediği gibi Ebu-Süfyan’ın sonraki bu teklifini de kabul etmemiştir. Çünkü Ebu-Süfyan’ın bu teklifi, kabile gayretine dayanmaktaydı. Araplarda meşhur bir söz vardır: Ben kardeşime düşman olabilirim; fakat amcamın oğlu aleyhine de ona yardım ederim; ama mücadeleye girişen, yabancı bir soydan olursa kardeşimle, amcam oğluyla el ele tutuşur, onun aleyhine yürürüm. Bu hüküm gereğince o gün, Ebu-Süfyan’ın Ali’ye taraftarlık gütmesi ve Ebubekir’in aleyhine kalkışması yerindeydi. Haşimoğullarıyla Ümeyyeo oğulları riyaset için çekişmişlerdi; fakat her iki boy da Abdimenaf soyundandı. Riyasetin bu soydan çıkması tehlikesi, onları birleştirebilirdi. Ebubekir’in mensubu olduğu Teyim boyu, en az adama malik ve Kureyş’in en zebun boyu sayılırdı. Ömer’in mensup olduğu Adiyy boyuda böyleydi. Bu boyların ikisi de Kureyş kabilelerinin en yüce ve en büyüğü olan Kusay’dan gelmiyordu. Abdimenaf oğullarıysa Kusay’dan türemişti, bu bakımdandır ki bu boydan olanlar, Ali’nin tarafını tutuyordu. Ebu-Süfyan’ın, Hz.Peygamber’in amcası Abbas’la aynı iddiaya kalkışması, ancak kabile taassubu yüzündendi; başka bir düşünceyle değildi. Bu düşüncelere kapılmayan tek kişi Ali idi; bundan dolayı da, zahiren onlara üst olamadı.
Hz. Rasul-i Ekrem’in (s.m.) vefatından sonra ansarın Sakıyfe’de, Sa’d b.Abade’ye taraftarlığı da kabile gayretinden doğmuştu; netekim ansarın, Evs bıyunun Ebubekir’e bey’at etmesi de, Sa’d’in, Evs boyuna karşı Hazreç boyundan olmasındandı. İslam’ın kaldırdığı soy-boy gayreti, cahiliyye devrinde Evs’le Hezreç boyları arasındaki savaş ve münasebetin hatırası, Rasul-i Ekrem (s.m.) muhteceb olmasıyla birden alevlenmişti. Ali’nin fikriyse böyle şaibelerden arınmıştı; o riyaseti, Kur’an’ın hükmünü, dinin emirlerini yerine getirmek için istiyordu. O, Selman, Ebu-Zerr ve Ammar (r.a.) gibi soy-boy gayretinden arınmış kişilere dayanıyor, Ebu-Süfyan gibi dünya ve soy-boy taassubunu güdenleriyse yanından uzaklaştırıyordu. Bir yandan soy-boy taassubu güden, bir yandan da Müslümanlıkta fitne ve fesat çıkarmayı dileyen Ebu-Süfyan, Ali’ye, ne diye bu işi, Kureyş kabilesinin en küçük ve en ehemmiyetsiz boyuna teslim ediyorsun? Müsaade edersen, Medine’yi atlılarla, yayalarla doldururum demişti. Fakat Ali, böyle bir şeye alet olacak yaratılışta değildi. Ebu-Süfyan’a yüz vermeyince Ebu-Süfyan, hilafeti alanlarında kendisinden kuşkulandıklarını anlamıştı. Ömer, Ebubekir’ê gitti, bu adamcağız geldi dedi; şerrinden emin olunmaz bunun. Rasulullah da onu hoş tutmuştu. Sadakadan, beytülmalden ona bir şeyler vermek gerek. Ebubekir, Ömer’in sözünü tuttu, onu razı etti; o da Ebubekir’e bey’at etmekten çekinmedi. Tabari’nin rivayetine göreyse Ebu-Süfyan, Suriye’ye gönderilen orduya, oğlu Yezid’in kumandan tayin edildiğini haber alıncaya dek Ebubekir’e bey’at etmemişti.
polata
13-09-2006, 09:13 PM
Ansar, Sa’d b. Ebade’nin halife olmasını istiyordu. Beni-Saide Sakıyfesine toplanmışlar, hasta olduğu halde onu da götürmüşlerdi. Sa’d, orada Allah’a hamd ü senadan sonra Ansarın dine yardımını, İslamdaki üsütünlüğünü anlattı. Peygamber’e ve ashabına saygı gösterdiklerini, düşmanlarıyla savaştıklarını, sonra Arabın İslamı kabul ettiğini, Hz. Peygamber’in Ansardan razı olarak dünyadan gittiğini söyledi; sonra, bu işi dedi, başkalarının değil, sizin düşünmeniz gerek. Ansar, bir ağızdan evet dediler, senin fikrindeyiz; bu işi sana vereceğiz. Sonra tartışma başladı. Muhacirler, biz Rasul’ün ilk dostlarıyız, onun bıyundanız derlerse ne diyeceğiz dediler. Bir kısmı, böyle bir itirazda bulunulursa, sizden bir emir olsun, bizden bir emir deriz fikrini ortaya attı. Sa’d b. Abade, işte dedi bu ilk mağlubiyet.
Sakıyfe’de ansarın toplandığını duyan Ebubekir ve Ömer yolda rastladıkları Ebu-Ubeyde’yi alarak Sakıyfe’ye koştular. Üseyyid b. Uveym b. Saide, Ansarın Beni’l-Aclan boyundan Asım b.Adiyy, Mugıyra b.Şa’be ve Abdurrahman b. Avf da onlara katıldılar. Bu topluluk o gün, Ebubekir’e bey’at için çok faliyet gösterdi, bu yüzden Ebubekir ve Ömer, daima onların hizmetlerini göz önünde tuttular. Ebubekir ansardan hiçbir kimseyi Useyyid b.Hudayr’dan üstün görmemiştir; Ömer de ona kardeşim demiştir; ölümünden sonra bile hakkını gözetmiştir. Ebu-Ubeyde, Roma’yla savaşa giden orduya kumandan tayin edilmiştir. Ömer, kendisinden sonra birisini halife yapmak istediği zaman, Ebu-Ubeyde’nin ölümüne hayıflanmış, ölmeseydi onu halife yapardım demiştir. Mugayra b.Şa’be, Ömer zamanında zina ettiği halde kendisine had vurulmamıştı; adı daima Ömer’in kumandanları arasında geçmiştir. Abdurrahman b.Avf da Hz. Ömer tarafından, kendisinden sonra halife tayini için seçtiği şuraya reis tayin edilmişitir. Sakıyfe’dw Ebubekir, Ömer’i teskin ettikten sonra Allah’a hamd ü sena ederek Muhacirlerin, Arap boylarından önce iman ettiklerini söyledi ve onlar dedi, yeryüzünde Allah’a ilk ibadet edenler, Rasullah’ın çevresinde ilk toplananlardır; Resul-i Ekrem’den sonra da hilafete hakları daha üstündür mealinde sözler söyledi ve biz emir olalım, siz bizim vezirimiz olun dedi. Hubab b.Münzir, bu söz üzerine ayağa kalkıp dedi ki, ey ansar, işe iyi sarılın, bu işlere başkaları el atmasın. Bu iş sizin gölgenizde kararlaştırılsın; yoksa düşmanlarınız bundan faydalanır; sonunda altolur gidersiniz. Biz kendimize bir emir tayin edelim, onlarda bir emir tayin etsinler.
polata
13-09-2006, 09:14 PM
Ömer, bir ülkede iki emir olamaz; andolsun, Arap, onlara hükmetmenize asla razı olmaz; çünkü Peygamberimiz sizden değildir. Ama peygamber’in mensub olduğu boyun hükmüne Arap razı olur dedi. Ömer’le, Hubab ağız kavgasına giriştiler. Bu sırada Ebu-Ubey’de, ey ansar dedi, Peygamber’in ilk dostları, ona ilk yardım edenler sizsiniz. Şimdi onun dinini ilk bozanlar siz olmayın. Bu sırada ansarın Hazreç boyundan Beşir b.Sa’d, Ebubekir ve Ömer’in sözlerini tasdik eder sözler söyledi. Ebubekir, işte Ömer’le Ebu-Ubeyde buracıkta; hangisine isterseniz bey’at edin dedi. Ömer’le Ebu-Ubeyde, sen dururken biz asla bu işe girişmeyiz dediler. Bu sıra da Abdurrahman b.Avf ayağa kalkıp sizin de bir çok faziletleriniz var dedi ansara, fakat şu da muhakkak ki içiniz de Ebubekir, Ömer ve Ali gibi birisi yok. Münzie b.Arkam, biz dedi, adlarını andığın kişilerin üstünlüğünü inkar etmiyoruz, hele bu üç kişiden biri, bize hükmetmeye kalkarsa bir kişi bile ona muhalefet etmeye kalkmaz. Bu sözden maksatı da Ali idi. Ansar, bu söz üzerine hep bir den biz dediler, Ali’den başkasına bey’at etmeyiz. Zübeyr b.Bekkar da hilafetin ansara verilmeyeceğini anlayınca ansarın, biz ancak Ali’ye bey’at ederiz dediğini anlatır.
Bu sırada Ömer ve Ebu-Ubeyde, Ebubekir’e bey’at etmek isterken Beşir b. Sa’d, daha atik davrandı, koşup Ebubekir’e bey’at etti. Derken Evs boyu ve bilhassa Üseyyid b.Hudayr, Hazreç bu işi ele alırsa bu üsütnlük onlarda kalır, bir daha size nasip olmaz, kalkın Ebubekir’e bey’at edin dediler. Üseyyid de bey’at edince oradaki topluluk her yandan koşup Ebubekir’e bey’ate başladı. Bir derecede ki Sa’d, ayaklar altında ezilecekti neredeyse. Bu sırada Kays b.Sa’d’le Ömer kavgaya tutuştu; Sa’d, Ebubekir’e, Ömer’e türlü sözler söyledi. Nihayet dostları, onu omuzlayıp evine götürdüler.Bu sırada Ali ve Abbas henüz Peygamber’i (s.m.) yıkamakla meşguldüler. Mescitten tekbir sesi duyulunca Ali, bu gürültü nedir diye sordu; Abbas, hiç böyle bir şey olmamıştı dedikten sonra Ali’ye dönüp sana ne demiştim ben dedi.
Abdülbaki Gölpınarlı, Nech-ül Belega
asli_33
14-09-2006, 03:42 AM
Polata abim emegine saglık ..veraset kavgasi cenaze defnenilmeden baslamış ..Hz.Ali(kv) halifeliğine dair biraz da ben eklenti yapayim ..her ne kadar diğerleri onun halifeliğine engel olsada ..peygemberimiz Hz.Muhammet(SAV) varisi Ebu Turab'tı...
Naklolmuştur ki: ‘’Peygamber (s.a.a) namaz için evinden çıkarak Mescidu’l Harama geliyordu. O zamanda Peygamber (s.a.a) birlikte namaz kılanlar, Ali (a.s) ve Hatice (s.a) idi.’’[27]
-Abbas bin Abdullah anlatıyor: ‘’Ali (a.s)’den işittim ki buyurdu: Ben Allah’ın kulu ve Resulünün kardeşiyim; Ben Sıddık-ı Ekber’im. Benden sonra iftiracı ve yalancıdan başkası bu iddiada bulunmayacaktır. Halk Müslüman olmadan yedi yıl önce, ben, Allah’ın Resulüyle namaz kıldım.’’[28]
Tarih-i Taberi’de şöyle nakledilmiştir: Bi’setten önce Allah’ın Resulü ne zaman namaz için, Mekke vadilerine doğru gitseydi, Ali (a.s)’yi de kendisiyle birlikte götürürdü. Her ikisi de o mekanda namaz kıldıktan sonra Mekke’ye geri dönerlerdi.
İmam Ali (a.s) o dönemi Nehcü’l-Belaga’da güzel bir şekilde nitelendirmiştir.[29]
- Peygamber (s.a.a) Medine’ye hicret edeceği zaman yatağında yatması ve ondan sonra borçlarını ödemesi için Ali(a.s)’i seçti.[30]
- Ehl-i Sünnet’in alimlerinden olan Abdulkerim Hatip, şöyle yazıyor:... “Acaba bu hadiseden, Peygamber (s.a.a) ne zaman ümmetin arasından ayrılsa, onun halifesi olacak ve makamında oturabilecek tek kişi Ali (a.s) olduğu anlaşılmıyor mu?[31]
-Peygamber (s.a.a), dünyanın en üstün kadını olan Hz. Fatıma (a.s)’yı Hz. Ali (a.s)’yle evlendirdi. Ve Ali olmasaydı Fatime’ye eş ve denk olan biri bulunmazdı diye buyurdu.[32]
-Peygamber (s.a.a)’in bütün savaşlarında Muhacirlerin bayrağı Ali (a.s)’in elindeydi.[33]
-Peygamber (s.a.a) ömürlerinin sonuna kadar, geceleri vaktinin bir kısmını özel olarak Ali (a.s)’yle konuşmak için ayırmıştı.[34]
- Ebubekir ‘’Beraat suresini’’ iblağ için memur oldu. Ama Peygamber (s.a.a) kısa bir müddet sonra bu görevi onun ifa edemeyeceğini açıklayarak, Ali (a.s)’yi sesleyerek, ayetleri şahsen Mekke’ye götürüp halka okuması için bu memuriyeti ona verdi. O zaman Ebu Bekir’e cevaben şöyle buyurdu: “Allan bu ayetleri ya benim veya benden olan birinin halka okumasını emretmiştir”.[35]
-Ashabın bazılarının evlerinin bir kapıları Mescidu’n-Nebi’ye açılıyordu; Peygamber (s.a.a) kendisi ve Ali (a.s)’nin kapısı hariç, bütün kapıların kapatılmasını emretti.[36]
-Hakim Müstedrek’te Ümmü Seleme’den naklediyor: “Allah’a and olsun, Ali Peygambere halkın en yakın idi. Bir sabah vakti Allah’ın Resulüne geçmiş olsuna gittim; hazret mükerrer buyuruyordu ki: Ali (a.s) geldi mi? Fatma (s.a) arz etti: Sanki onu bir iş için göndermişsiniz? Ümmü Seleme şöyle söylüyor: Ali (a.s) geldiği zaman, Peygamber (s.a.a)’in onunla hususi bir işi olur diye odadan dışarı çıkarak kapının yanında durdum. Ali gelir gelmez Peygamber (s.a.a) kendini Ali (a.s)’nin üzerine attı ve onunla gizlice konuşmaya başladı. Hazret bu haldeyken kısa bir müddet sonra dünyadan rihlet etti.[37]
Tirmizi, senediyle ibn-i Ömer’den naklediyor ki: ‘’Allah’ın Resulü dostları arasında kardeşlik akdi okuyordu. Bu sırada Ali (a.s)’nin gözleri göz yaşıyla dolmuştu; O arz etti: Ey Allah’ın Resulü dostlarınız arasında kardeşlik akdi okudunuz, ama benimle başka birisi arasında böyle bir akit okunmadı. Peygamber (s.a.a) buyurdu: Sen dünya ve ahirette benim kardeşimsin.’’[38]
2-İmamet ve Velayet Hakkındaki Nasların Açıklanışı:
a-Ayetler
Ali (a.s) hakkında nazil olan ayet sayısı, o kadar çok ki ibn-i Abbas’tan, hiçbir ashap hakkında bu kadar ayetlerin gelmediği naklolunmuştur.[39]
İbn Abbas başka bir yerde söylüyor: ‘’Ali (a.s) hakkında 300 ayet nazil olmuştur.’’[40]
Aşağıda bu ayetlerin en önemlilerinden bazılarına işaret edilecektir:
1- Velayet Ayeti
Ali (a.s)’nin velayet ve rehberliğine delalet eden ayetlerden birisi velayet ayetidir.
Velayet ayetinde de Allah Teâla şöyle buyurmuştur: "Sizin veliniz, (ve yetki sahibiniz) ancak Allah'tır, O'nun Resulüdür ve inanıp namazı dosdoğru kılan ve rüku halinde zekat (sadaka) veren kimselerdir.." [41]
Bu ayet Şia ve Sünni rivayetlerine göre Ali (a.s) hakkında nazil olmuştur.
Ayetin iniş hikayesi, tarih, tefsir ve hadis kitaplarında nakledildiğine göre şöyledir:
“Bir gün fakir bir adam, mescitte halktan yardım isteğinde bulundu. Ali (a.s) namazda rüku halindeyken yüzüğünü ona sadaka olarak verdi. O sırada bu ayet Cebrail vasıtasıyla Peygambere evindeyken, vahyoldu. Allah’ın Resulü mescide doğru yol alırken ayeti kendi kendine tilavet ediyordu. Ashaptan bir kısım da onu işittiler; mescide ulaştıklarında hazret sordu: Acaba birisi rüku halindeyken sadaka mı vermiş? Fakir adam yüzüğü Allah’ın Resulüne göstererek şöyle dedi: Bu sadakayı, namaz kılan şu şahıs namazda rüku halindeyken bana verdi; bende yüzüğü onun parmağından çıkardım. Bu arada ashabın tekbir sesleri yükseldi ve Allah’ın Resulü, böyle bir şahısın kendisinden sonra müminlerin veli ve koruyucusu unvanıyla tayin edildiği için hamd ve şükür ettiler.”
Bu içeriği taşıyan hadisin muhtevası birçok sahabe tarafından nakledilmiştir. Bazıları şunlardır:
-Ebu Zer-i Gaffari
-Mikdad bin Esved
-Ebu Rafii
–Ammar bin Yasir
-Ali bin Ebi Talip (a.s)
–Amr bin As
-Abdullah bin Selam
- Abdullah bin Abbas
-Cabir ibn-i Abdullah Ensari
-Enes bin Malik
polata
14-09-2006, 04:36 AM
Seninde emeğine sağlık Aslı.
İslamiyetin ayrımında en önemli nokta hatta başlangıç noktası olarak ilk halife atanması ele alınabilir.
İlk halifenin seçimi ile başlayan ayrılma süreci ve haksızlıklar beraberinde eziyet, zulümleri de getirmiştir.
mehmedcam
21-11-2006, 01:46 PM
peygamber efendimiz(s.a.s) her şeyi allahın bildirmesi ile bizlere sonradan olacakları bildirdide, hz osman,hz ömer .hz. ebubekirin sonradan dinden cıkacağınımı bilmedide kafir dediğiniz hz osmana 2 kızını verdi kendine damat secti. hz osman hz alinin bacanağıdır .Bu ne mantık insan kızını kafir olacak birine verirmi allah buna razı olurmu yapmayın allah aşkına ve kuranda cennetle müjdelenen 10 kişilerden. kuranı-kerim mı yanılıyor akil sahibi insanlar bir düşünsün sonra karalama yapsın
Av.A.Guvercin
21-11-2006, 02:03 PM
peygamber efendimiz(s.a.s) her şeyi allahın bildirmesi ile bizlere sonradan olacakları bildirdide, hz osman,hz ömer .hz. ebubekirin sonradan dinden cıkacağınımı bilmedide kafir dediğiniz hz osmana 2 kızını verdi kendine damat secti. hz osman hz alinin bacanağıdır .Bu ne mantık insan kızını kafir olacak birine verirmi allah buna razı olurmu yapmayın allah aşkına ve kuranda cennetle müjdelenen 10 kişilerden. kuranı-kerim mı yanılıyor akil sahibi insanlar bir düşünsün sonra karalama yapsın
Siz nubuvetin gucunu nasil kullandigi kader i hai r ve seri kaynaklarini yaratilis efsanesini, ademe neden meleklerin sejde etmesi gerektigini anlayamamissiniz.
kerbelada oldurulecegini bile bile gitti Imamm huseyin. Peygamberimiz de biliyordu tabi ki ve bunun olmamasi icin elinden gelen her seyi yapti. Ancak kafirler gelmediler yola ne yapsin. Islamda ikircikligi cikardilar.
Sen birbiriyle kavgali bacanak gormedin mi hic.
Sonra Muaviyenin de peyganberimizin emir erligi yaptigini biliyoruz. Mubarek bilmiyormuydu bir gun aliye tuzak kuracagini.
Ancak peygamber bile olsaniz bazi seyleri kendi akisina birakacaksiniz ve mudahale etmeyeceksiniz. Gucunuzu tarihi degistirmek icin kullanamazsiniz. Oyle gorunuyor ki siz hasa peygamber olsaydiniz zaten butunbunlara meydan vermemek icin onunuze geleni zir diyeni kesecektiniz galiba.
Saygilarimla
Alihanlı
21-11-2006, 02:07 PM
sn mehmedcam
HZ muhammedin gayb,den haberimi olması lazımdı yani.Allahtan başkasının gaybı bilemeyeceğini hz muhammed söylüyor.
şimdi hep akrabası olan kişilerin o öldükten sonra iktidar kavgasına düşüp HZ alinin hakkı olan hilafeti zorla gasp edeceklerini nerden bilebilirdi.
halk ebubekire biat için ömer tarafından kılıç zoruyla zorlanmadımı herkes isteyerekmi biat etti?
HZ muhammed HZ aliye veda haccında;
Benden sonra imam olarak halka doğru yolu göstermek için seni seçtim,senden razı oldum,ben kimin mevlası isem alide onun mevlasıdır özünüz doğru olarak ona uyun.
bu sözlerden HZ aliyi imam seçtiği açıkça anlaşılıyor.
mehmedcam
22-11-2006, 06:00 PM
bakın canlarım ben size ne diyorum. peygamber efendimiz 2 kızını hz omana, sonradan yada önceden kafir olacak birine verirmi sen olsan verirmisin.
ikincisi elbetde ilahi kader yerine gelecek ve peygamber efendimiz bunu değişdirmek için müdahale edmez .cemel vakasıda ilahi kader her iki tarafda savaş cıksın dıye gitmedi bariş icin gitti mühminlerin anasısın sözünü dinlerler diye gitiği yerde hz osmanın katilleri kısas korkusu ile olay barişa doğru gitmesin diye saldırıyı başlattılar yani hz aişe kendi iradesi dişinda olaylar gelişdiği icin kaderi ilahi .bir imtihan kapısı acıldı allah dostlarına sövenler sövmeyenler diye Hata sizin kendi imzanızda dahi var . benin yüzümden iki fırka cehennemde yanacak biri bana küfür edenler ikincisi beni sevmekde aşırı gıdenler diye bizler küfür etmediğimize göre ikinci kısım sizi ilgilendiriyor
mehmedcam
22-11-2006, 06:15 PM
benim canım ve malım hz ALİ, hz HASAN ve HÜSEYİN onun soyu uğruna feda olsun HZ ALİ savaşdiği her konuda haklı ıdı bunlar hadis ile sabit ama diğer tarafda hadislerle hak yolunda oldukları sabit içdihat hatası hz ali 2 sevap hz aişe 1 sevap almişdir iyi araştırma yapın sonra mahşeri ilahide utanmayın
Av.A.Guvercin
24-11-2006, 10:01 AM
-Ashabın bazılarının evlerinin bir kapıları Mescidu’n-Nebi’ye açılıyordu; Peygamber (s.a.a) kendisi ve Ali (a.s)’nin kapısı hariç, bütün kapıların kapatılmasını emretti.[36]
ALLAH AŞKINA SÖYLEYİN BU OLAYIN KAYNAĞINI.BURADA HZ.ALİ YERİNE HZ.EBU BEKİR GELECEK.
BİR DE EFENDİMİZ RAHATSIZLIĞI ARTIP NAMAZ KILDIRAMAYACAK HALDEYKEN ''EBU BEKİR E SÖYLEYİN NAMAZI O KILDIRSIN.'' DEMİŞTİR.HATTA SONRA DAN EBU BEKİR İN YANINDA SAF TUTUP EBU BEKİR E UYMUŞTU.YANİ HZ.EBU BEKİR PEYGAMBER EFENDİMİZE İMAMLIK YAPMIŞ TEK SAHABE.
DİKKAT ETTİYSENİZ BURADA HZ.ALİ Yİ İMAM OLARAK SEÇMEMİŞTİR.NİYE?HZ.ALİ PEYGAMBERİMİZİN YANINDAYDI FAKAT ONA SÖYLEMEDİ.
Kusura bakma sen hayal goruyorsun. Soylediklerin dogru olsa samiden cikmaz bir tek alevi. Ama butun bunlar uydurma uydurma. baska bir sey degil. Muaviyenin uydurmalari. Kim muavieyle birlikte hareket etti soylermisin.
yapmayin lutfen
Saygilarimla
mehmedcam
25-11-2006, 03:44 PM
YEMEN'de biri, AMMAN'da bir başkası PEYGAMBERLİK davasına kalkışmış, hele AMMAN'daki halkı isyana bile sürüklemişti. ESED OĞULLARI'ndan TALHA sapıtmış, "Bana Zünun adlı bir melek vahiy getiriyor" demiş, GUTFAN, HAVAZİN ve TABİE kabilelerini kendine çekmişti. YEMAME'de HANİFE OĞULLARI'ndan SİCAH adlı bir KADIN da gene PEYGAMBER olduğunu iddia etmiş, kendi kabilesiyle SAGLEB OĞULLARI'nı etrafına toplamış, yağma ve talana başlamıştı...
HALİFE EBUBEKİR'in ilk işi bu isyanları bastırmak oldu.
Bu esnada cereyan eden bir olay hem ALİ'nin büyüklüğünü, hem de HALİFE ile arasında bir düşmanlık olmadığını açıkça göstermektedir...
HALİFE EBUBEKİR askerle birlikte asilerle çarpışmaya gitmek istiyordu. Hatta hazırlanıp devesine binmişti. ALİ devenin yularını tuttu:
- "Nereye ya HALİFE?..VALLAHİ sana bir hal olursa, İSLAM bundan sonra intizam bulmaz,"
dedi. ASHAB da onu tasdik edince, HALİFE MEDİNE'de kaldı.
cemdigital2003
12-03-2007, 05:45 AM
-Ashabın bazılarının evlerinin bir kapıları Mescidu’n-Nebi’ye açılıyordu; Peygamber (s.a.a) kendisi ve Ali (a.s)’nin kapısı hariç, bütün kapıların kapatılmasını emretti.[36]
ALLAH AŞKINA SÖYLEYİN BU OLAYIN KAYNAĞINI.BURADA HZ.ALİ YERİNE HZ.EBU BEKİR GELECEK.
BİR DE EFENDİMİZ RAHATSIZLIĞI ARTIP NAMAZ KILDIRAMAYACAK HALDEYKEN ''EBU BEKİR E SÖYLEYİN NAMAZI O KILDIRSIN.'' DEMİŞTİR.HATTA SONRA DAN EBU BEKİR İN YANINDA SAF TUTUP EBU BEKİR E UYMUŞTU.YANİ HZ.EBU BEKİR PEYGAMBER EFENDİMİZE İMAMLIK YAPMIŞ TEK SAHABE.
DİKKAT ETTİYSENİZ BURADA HZ.ALİ Yİ İMAM OLARAK SEÇMEMİŞTİR.NİYE?HZ.ALİ PEYGAMBERİMİZİN YANINDAYDI FAKAT ONA SÖYLEMEDİ.
dostum yazdıkların doğru fakat eksik hz peygamberimiz rahatsızlığında gerçekleşmiş bir hadiseyi aktarmışsın yalnız unuttuğun peygamberimizin camiye geldiğinde namazın başlamış olması (kılınmaya başlanmış namaz kesilipte kıldıran kişi değiştirilmez..!!!) ve en önemlisi hz. peygamberimizden bahsediyorsun o kimseyi kırmaz iciltmezdi ve kesin hüküm cenabı allah'tandır..!!
mubarek kitabımız hz.kur-an'ın son suresi (tevbe) nazil olduğunda peygamberimiz ve ashabı medinede idi ve peygamberimiz rahatsızdı bu surenin müslümanlara tebliğ edilmesi gerekiyordu hem medinede hem mekkede (kabeden) peygamberimiz o zamanda ebubekiri görevlendirdi ve ebubekir mekkeye doğru yola çıktı ve çöl ortasında tevbe suresinin yazılı olduğu kağıt (ceylan derisi) cenabı allah c.c in emriyle hz. cebrail a.s tarafından alınarak kur-an sure ve ayetleri müslümanlara (insanlığa) ilk olarak hz.peygamber yada onun nesli vasisi tarafından açıklanabilir diyerek hz.ali efendimize verilmiş ve tebliği onun yapması emrolunmuştur bunuda yazsaydında okuyan canlar ikisinide okuyup öyle karar verseydi daha iyi olmazmıydı.
gelelim İMAMLIK konusuna insanlığın hak imamı olarak cenabı allah c.c tarafından hz.halil ibrahim peygamberimiz seçilmiş olup kendisi bu makamı neslimede nasip et yarabbim diye dualarda bulunmuş ve bu muteber makam hz.ali efendimiz ve evlatlarına verilmiş cenabı allah tarafından öyle uygun görülmüştür çünki hz.ali efendimiz ve evlatları peygamber neslidir ebubekir değil dolayısıyla ebubekir değil peygamberimize kimseye imamlık yapamaz ozaman sahabelere hocalık yapmıştır okadar.hz.ali efendimizin mesuliyeti vazifeleri sahabeye vakit namazı kıldırmaktan daha büyüktü daha engindi bunu görmek lazım allah c.c ondan razı olsun.
:) gerçi bu yazdıklarıma bazı canlar jet hızıyla karşı çıkarlar ama..:D
sgulumsek
21-11-2007, 05:58 AM
paylaşımınız için teşekkürler
hasantahsin1919
22-11-2007, 01:10 AM
Bu ne mantık insan kızını kafir olacak birine verirmi allah buna razı olurmu yapmayın allah aşkına ve kuranda cennetle müjdelenen 10 kişilerden. kuranı-kerim mı yanılıyor akil sahibi insanlar bir düşünsün sonra karalama yapsın
-Bunların cennete gireceği kuran ı kerim in hangi ayetinde müjdelenmiştir ?
-Peygamberimiz elbette olacakları biliyordu bu yüzden Gadirhum da kendisine gelen ayet üzerine Hz.Ali nin kendisinden sonra halife olacağını ilan etmiştir.
Ve bu ebubekir,osman,ömer de biat etmiştir.
-Kızlarını niye osman ve ömer ile evlendirdi diyorsun.İslam ın doğuşunda Hz.Muhammedin neler yaşadığını biliyormusun ?
-Elbette Kafirlere karşı güçlü olmak üzere kendiside evlilikler yapmış ve kızlarınıda o bölgenin ileri gelen şimdiki deyimle aşiret liderleriyle evlendirerek
müslümanların kafirlere karşı güçlenmesini sağlamıştır.
-Kızlarından bir tek Hz.Fatma yı Hz.Ali ile evlendirmiştir.
-Peygamberimizin hakka yürüdüğü insanlar kendi seçimini yapmış ve gerek korkularından gerek tehditlerden gerekse maddi menfaatlerden dolayı Hz.
Muhammede yaptıkları biat ı bozarak ebubekir i halife ilan etmişlerdir.Bu süreçte
en çok ömer etkili olmuş ihanetin başında yer almıştır.
-Hz.Ali çevresinin tüm ısrarlarına rağmen ikilik çıkarmayacağını yani yeni doğmuş İslamiyetin zarar görmemesi ve İslamiyetin yayılma sürecinde Müslümanlar arasında husumet çıkmaması için sesini çıkarmamıştır.
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.