ceto
29-10-2006, 02:37 AM
HACI BEKTAŞ-İ VELİ DERGAGIhttp://www.bagcilarcemevi.com/buton_yuk2.gif (http://www.bagcilarcemevi.com/dergahlar.htm#.)
http://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/13400094c5.jpg
HACIBEKTAŞ ilçesi Alevilerin en kutsal mekanlarındandır. Çünkü, Anadolu evliyalarının en ulusu sayılan Alevilerin ve Bektaşilerin “büyük pir” dedikleri Hacı Bektaş-ı Veli burada yatmaktadır. HACI BEKTAŞ-I VELİ, 1209-1271 yıllarında yaşayan, Anadolu’ya HORASAN’dan gelmiş bilge ve halk önderidir. Anadolu’da Aleviliği yerel özelliklere uyduran ve örgütleyen en önemli kişilerden başta gelenidir. Kendisi eski adı SULUCA KARAHÖYÜK olan bugünkü HACIBEKTAŞ ilçesine yerleşmiş ve burada bir okul yaratmıştır. Türbesi çevresinde bir dergah oluşmuştur. Alevi-Bektaşi kesiminin ziyaret yeri olan Hacıbektaş’taki bu kutsal mekan bugün müze halindedir. Türk kültürünün en özgün örneklerinin saklandığı Hacı Bektaş Dergahı üç avludan oluşur. Dergahın içine Yeniçeri ocağını kaldıran II. Mahmut tarafından zorla bir mescit de yaptırılmıştır. Hacı Bektaş Dergahı, bugün tüm Türkiye Alevilerinin baş merkezi haline gelmiştir. Burada Ağustos ayının ortasında yapılan 3 günlük tören ile Alevilik tüm dünyaya tanıtılmaktadır.
ABDAL MUSA DERGAH
ANTALYA’nın ELMALI İLÇESİ Tekke köyünde bulunan Abdal Musa Dergahı da Anadolu Alevilerinin en kutsal yerlerindendir. Bu tekkede Hacı Bektaş soyundan ve Hacı Bektaş’a bağlı olan Abdal Musa Sultan yatmaktadır. XIV. yüzyılın başında yaşadığı söylenen bu Türk ereni de HORASAN erenlerindendir. BURSA’nın fethinde bulunduğu ve meşhur GEYİKLİ BABA ile karşılıklı kerametler gösterdiği rivayet ediliyor. Müritleri arasında KAYGUSUZ ABDAL bulunur. Rivayete göre, geyik biçimi
ne girerek Kaygusuz‘u peşine takan ve onu mürıtlerı arasına alan Abdal Musa’ya, Kaygusuz’un babası ALANYA Bey’i öfkelenmiş, onu ateşte yakmak istemiş ama Abdal Musa müritleri ile beraber hiç korkmadan içine atlayıp ateşi söndürmüş. ELMALI’nın güneyinde adına bir zaviye kurulmuş ve bu zaviye Alevilerin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Anadolu’da yürütülen cem törenlerinin sistemli olarak ilkin Abdal Musa Dergahı’nda yapıldığı ileri sürülebilir. Çünkü cemin bir türü Abdal Musa Cemi diye bilinmektedir
ŞAHKULU SULTAN DERGAHI
İSTANBUL’daki en büyük iki Alevi-Bektaşi dergahından birisi Şahkulu Sultan dergahıdır. Bu dergah İSTANBUL GÖZTEPE’de MERDİVENKÖY bölgesindedir. Kuruluşu II. Osmanlı padişahı Orhan dönemine değin gider. Orhan babası gibi Alevileri, Alp Erenler adı altında örgütlemiş ve uçlara yollayarak onlar aracılığıyla Bizans topraklarını ele geçirmiştir. Alp Erenlerin Ahilik adı altında fütüvvet (yiğitlik) örgütü içinde yer aldıkları bir gerçektir. Orhan zamanında MERDİVENKÖY bölgesi Bizanslılardan alınmış, buraya bir Ahi tekkesi kurulmuştu. Aleviliğin esnaf teşkilatı içinde bir kolu olan Ahilik, uzun yıllar İslam dinini yaymak için savaşçı yetiştiren bir kurum olmuştur. MERDİVENKÖY’deki bu tekke de başlangıçta Ahiler için kurulmuş ve Ahi Hasan tarafından canlandırılmış ama daha sonra gelen Şahkulu Sultan burayı gerçek bir bilgi merkezi ve okul durumuna getirdiği için ve kendi kabri de burada bulunduğundan bu yere Şahkulu Sultan Tekkesi denmiştir. Karacaahmet Sultan gibi Bizans çevresinde şehit düşen Alevi ulularından olan Şahkulu Sultan’a ait tekke, özellikle 1826’daki Alevi-Bektaşi katliamından sonra kapatılmış daha sonra tekrar açılmış ama bakımsızlıktan yıkılmaya bırakılmıştı. Bu dergahı onarmak için Aleviler İSTANBUL’da dernek kurarak Şahkulu Sultan Dergahı’nı yeniden canlandırdılar. Canlandırma çalışmaları artarak sürmektedir.
KARACAAHMET SULTAN YATIRI
İSTANBUL’daki iki büyük dergahtan biridir. Karacaahmet adlı birçok Alevi büyüğü vardır. En ünlüleri ise Hacı Bektaş-ı Veli’nin ardası olan gözcü Karacaahmet’tir. Bugün İSTANBUL ÜSKÜDAR’da Karacaahmet Sultan yatırı çevresinde bir mezarlık oluşmuştur. Karacaahmet Sultan da tüm Anadolu Aleviliğinin bildiği kutlulardandır.
SEYİT BATTAL GAZİ DERGAHI
Bu dergah alan olarak Türkiye’deki en büyük hacme sahip Alevi dergahıdır. ESKİŞEHİR’in SEYİTGAZİ ilçesinde bulunan Battal Gazi Dergahı Alevilerin ulu bildikleri ve Ehlibeyt soyundan saydıkları Seyit Battal Gazi’nin (675 – 740) yatırının bulunduğu yerde 1208 dolaylarında kurulmuştur. Bu dergah yüzyıllardır işlemektedir.
HASAN DEDE TÜRBESİ
ANKARA’ya bağlı Hasan Dede Kasabası’nda yatan XVI. yy. Alevi büyüğü ve ozanı Hasan Dede için kendi adıyla anılan kasabada yatır oluşturulmuştur. Alevilerin ziyaret yerlerinin önemlilerinden olan bu yatır, ne yazık ki yeterince bakımlı değildir.
ISTIRANCA DER
Yada Ağlamış Baba tekkesi. BELGRAD Ormanları üzerinde, Ekrem Işın’a göre, Beyaz badanalı Ağlamış Baba türbesi halen mevcut, yeniçerilerin ortadan kaldırılışı sırasında en büyük yeniçeri kıyımı bu dergah civarında yapılmış.
NURİ BABA DERGAHI
Bu türbe KISIKLI’da Kısıklı caddesi, Nur Baba Sokağı’nda bulunmaktaydı. Tekkesi ve mescidi bugün yıkılmıştır. Nuri Baba’nın Dergah Postnişini olan meşhur Nuri Baba olduğu kaydedilmektedir. Nuri Baba ölünce yerine Tevfik Baba sonra da Nuri Baba’nın oğlu Ali Nutki Baba geçmiştir. Nuri Baba ve oğlu Ali Nutki Baba’nın mezarları Karacaahmet’tedir. Bazı kaynaklarda Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Bektaşilik aleyhindeki “Nur Baba” romanını bu dergahtan mülhem olarak yazdığı kaydedilmektedir.
DURMUŞ DEDE DERGAHI
BEBEK ile RUMELİ HİSARI arasında Kayalar Mescidi’nin Rumelihisarı tarafında yer alan bu dergahtan eser kalmamıştır. F. W. Hasluck, dergahın önceden Bektaşi olduğunu söylemektedir. Rumelihisarı Durmuş Dede; I. Sultan Ahmet’in saltanatı döneminde vefat etmiş olup, Hisar Burnunda gömülen, bir gemici azizi olan Durmuş Dede’nin tekkesidir. Tekke şimdilerde Halvetilerin elindedir. Bu zaviyenin Bektaşi olduğuna dair Hasluck’un eseri dışında bilgi veren herhangi bir kaynak mevcut değildir.
VELİ BABA SULTAN YATIRI
İSPARTA’nın SENİRKENT İlçesinin ULUĞBEY Kasabası’nda XVII. Yüzyıl Alevi büyüklerinden Veli Baba Sultan’ın yatırı vardır. Burası da bölgenin önemli ziyaret yerlerinden biridir. BİLGİ : Araştırmacı-Yazar Rıza ZELYUT Kitapları CEM Dergisi 1997 / 71 Müfid YÜKSEL
HIDIR ABDAL SULTAN
OCAK KÖYÜ(KEMALİYE–ERZİNCAN), XIII. yy. da Hz. Muhammed soyundan gelen seyyitlere tanınan “Yeşil sarık sarma” hakkına sahip Hıdır Abdal Sultan’ın zaviyesi etrafında, söylenceye göre; 12 hane ile kurulmuştur. Çeşitli devirlerdeki Osmanlı kayıtlarından ve padişah fermanlarından elde edilen bilgiye göre Hıdır Abdal Sultan’ın ceddi Hz. Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin’dir. OCAK KÖYÜ Osmanlı devrinde gelip geçene yemek veren bir vakıf niteliğindeydi. Hıdır Abdal Sultan, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli dervişlerinden olup, tarikat törelerine göre “Düş künler ocağı” mürşidi, ÜSKÜDAR’da türbesi olan, babası hekim Karaca Ahmet Sultan’dan el aldığı için o devre göre ruh doktoru idi. Tıp doktorlarının iyi edemediği sinir ve ruh hastalıklarını kendi telkin yöntemi ile iyileştirmesi ile ün kazanmıştır. Bu ün, daha da ulvileşerek Hakk’a yürümesinden bu güne kadar süre gelmiştir. Her yıl Ağustosun ilk pazarında Kültür etkinlikleri yapılmaktadır. (1999’de 6.sı yapılmıştır.)
http://www.hacibektas.com/typo3temp/pics/13400094c5.jpg
HACIBEKTAŞ ilçesi Alevilerin en kutsal mekanlarındandır. Çünkü, Anadolu evliyalarının en ulusu sayılan Alevilerin ve Bektaşilerin “büyük pir” dedikleri Hacı Bektaş-ı Veli burada yatmaktadır. HACI BEKTAŞ-I VELİ, 1209-1271 yıllarında yaşayan, Anadolu’ya HORASAN’dan gelmiş bilge ve halk önderidir. Anadolu’da Aleviliği yerel özelliklere uyduran ve örgütleyen en önemli kişilerden başta gelenidir. Kendisi eski adı SULUCA KARAHÖYÜK olan bugünkü HACIBEKTAŞ ilçesine yerleşmiş ve burada bir okul yaratmıştır. Türbesi çevresinde bir dergah oluşmuştur. Alevi-Bektaşi kesiminin ziyaret yeri olan Hacıbektaş’taki bu kutsal mekan bugün müze halindedir. Türk kültürünün en özgün örneklerinin saklandığı Hacı Bektaş Dergahı üç avludan oluşur. Dergahın içine Yeniçeri ocağını kaldıran II. Mahmut tarafından zorla bir mescit de yaptırılmıştır. Hacı Bektaş Dergahı, bugün tüm Türkiye Alevilerinin baş merkezi haline gelmiştir. Burada Ağustos ayının ortasında yapılan 3 günlük tören ile Alevilik tüm dünyaya tanıtılmaktadır.
ABDAL MUSA DERGAH
ANTALYA’nın ELMALI İLÇESİ Tekke köyünde bulunan Abdal Musa Dergahı da Anadolu Alevilerinin en kutsal yerlerindendir. Bu tekkede Hacı Bektaş soyundan ve Hacı Bektaş’a bağlı olan Abdal Musa Sultan yatmaktadır. XIV. yüzyılın başında yaşadığı söylenen bu Türk ereni de HORASAN erenlerindendir. BURSA’nın fethinde bulunduğu ve meşhur GEYİKLİ BABA ile karşılıklı kerametler gösterdiği rivayet ediliyor. Müritleri arasında KAYGUSUZ ABDAL bulunur. Rivayete göre, geyik biçimi
ne girerek Kaygusuz‘u peşine takan ve onu mürıtlerı arasına alan Abdal Musa’ya, Kaygusuz’un babası ALANYA Bey’i öfkelenmiş, onu ateşte yakmak istemiş ama Abdal Musa müritleri ile beraber hiç korkmadan içine atlayıp ateşi söndürmüş. ELMALI’nın güneyinde adına bir zaviye kurulmuş ve bu zaviye Alevilerin önemli merkezlerinden biri olmuştur. Anadolu’da yürütülen cem törenlerinin sistemli olarak ilkin Abdal Musa Dergahı’nda yapıldığı ileri sürülebilir. Çünkü cemin bir türü Abdal Musa Cemi diye bilinmektedir
ŞAHKULU SULTAN DERGAHI
İSTANBUL’daki en büyük iki Alevi-Bektaşi dergahından birisi Şahkulu Sultan dergahıdır. Bu dergah İSTANBUL GÖZTEPE’de MERDİVENKÖY bölgesindedir. Kuruluşu II. Osmanlı padişahı Orhan dönemine değin gider. Orhan babası gibi Alevileri, Alp Erenler adı altında örgütlemiş ve uçlara yollayarak onlar aracılığıyla Bizans topraklarını ele geçirmiştir. Alp Erenlerin Ahilik adı altında fütüvvet (yiğitlik) örgütü içinde yer aldıkları bir gerçektir. Orhan zamanında MERDİVENKÖY bölgesi Bizanslılardan alınmış, buraya bir Ahi tekkesi kurulmuştu. Aleviliğin esnaf teşkilatı içinde bir kolu olan Ahilik, uzun yıllar İslam dinini yaymak için savaşçı yetiştiren bir kurum olmuştur. MERDİVENKÖY’deki bu tekke de başlangıçta Ahiler için kurulmuş ve Ahi Hasan tarafından canlandırılmış ama daha sonra gelen Şahkulu Sultan burayı gerçek bir bilgi merkezi ve okul durumuna getirdiği için ve kendi kabri de burada bulunduğundan bu yere Şahkulu Sultan Tekkesi denmiştir. Karacaahmet Sultan gibi Bizans çevresinde şehit düşen Alevi ulularından olan Şahkulu Sultan’a ait tekke, özellikle 1826’daki Alevi-Bektaşi katliamından sonra kapatılmış daha sonra tekrar açılmış ama bakımsızlıktan yıkılmaya bırakılmıştı. Bu dergahı onarmak için Aleviler İSTANBUL’da dernek kurarak Şahkulu Sultan Dergahı’nı yeniden canlandırdılar. Canlandırma çalışmaları artarak sürmektedir.
KARACAAHMET SULTAN YATIRI
İSTANBUL’daki iki büyük dergahtan biridir. Karacaahmet adlı birçok Alevi büyüğü vardır. En ünlüleri ise Hacı Bektaş-ı Veli’nin ardası olan gözcü Karacaahmet’tir. Bugün İSTANBUL ÜSKÜDAR’da Karacaahmet Sultan yatırı çevresinde bir mezarlık oluşmuştur. Karacaahmet Sultan da tüm Anadolu Aleviliğinin bildiği kutlulardandır.
SEYİT BATTAL GAZİ DERGAHI
Bu dergah alan olarak Türkiye’deki en büyük hacme sahip Alevi dergahıdır. ESKİŞEHİR’in SEYİTGAZİ ilçesinde bulunan Battal Gazi Dergahı Alevilerin ulu bildikleri ve Ehlibeyt soyundan saydıkları Seyit Battal Gazi’nin (675 – 740) yatırının bulunduğu yerde 1208 dolaylarında kurulmuştur. Bu dergah yüzyıllardır işlemektedir.
HASAN DEDE TÜRBESİ
ANKARA’ya bağlı Hasan Dede Kasabası’nda yatan XVI. yy. Alevi büyüğü ve ozanı Hasan Dede için kendi adıyla anılan kasabada yatır oluşturulmuştur. Alevilerin ziyaret yerlerinin önemlilerinden olan bu yatır, ne yazık ki yeterince bakımlı değildir.
ISTIRANCA DER
Yada Ağlamış Baba tekkesi. BELGRAD Ormanları üzerinde, Ekrem Işın’a göre, Beyaz badanalı Ağlamış Baba türbesi halen mevcut, yeniçerilerin ortadan kaldırılışı sırasında en büyük yeniçeri kıyımı bu dergah civarında yapılmış.
NURİ BABA DERGAHI
Bu türbe KISIKLI’da Kısıklı caddesi, Nur Baba Sokağı’nda bulunmaktaydı. Tekkesi ve mescidi bugün yıkılmıştır. Nuri Baba’nın Dergah Postnişini olan meşhur Nuri Baba olduğu kaydedilmektedir. Nuri Baba ölünce yerine Tevfik Baba sonra da Nuri Baba’nın oğlu Ali Nutki Baba geçmiştir. Nuri Baba ve oğlu Ali Nutki Baba’nın mezarları Karacaahmet’tedir. Bazı kaynaklarda Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Bektaşilik aleyhindeki “Nur Baba” romanını bu dergahtan mülhem olarak yazdığı kaydedilmektedir.
DURMUŞ DEDE DERGAHI
BEBEK ile RUMELİ HİSARI arasında Kayalar Mescidi’nin Rumelihisarı tarafında yer alan bu dergahtan eser kalmamıştır. F. W. Hasluck, dergahın önceden Bektaşi olduğunu söylemektedir. Rumelihisarı Durmuş Dede; I. Sultan Ahmet’in saltanatı döneminde vefat etmiş olup, Hisar Burnunda gömülen, bir gemici azizi olan Durmuş Dede’nin tekkesidir. Tekke şimdilerde Halvetilerin elindedir. Bu zaviyenin Bektaşi olduğuna dair Hasluck’un eseri dışında bilgi veren herhangi bir kaynak mevcut değildir.
VELİ BABA SULTAN YATIRI
İSPARTA’nın SENİRKENT İlçesinin ULUĞBEY Kasabası’nda XVII. Yüzyıl Alevi büyüklerinden Veli Baba Sultan’ın yatırı vardır. Burası da bölgenin önemli ziyaret yerlerinden biridir. BİLGİ : Araştırmacı-Yazar Rıza ZELYUT Kitapları CEM Dergisi 1997 / 71 Müfid YÜKSEL
HIDIR ABDAL SULTAN
OCAK KÖYÜ(KEMALİYE–ERZİNCAN), XIII. yy. da Hz. Muhammed soyundan gelen seyyitlere tanınan “Yeşil sarık sarma” hakkına sahip Hıdır Abdal Sultan’ın zaviyesi etrafında, söylenceye göre; 12 hane ile kurulmuştur. Çeşitli devirlerdeki Osmanlı kayıtlarından ve padişah fermanlarından elde edilen bilgiye göre Hıdır Abdal Sultan’ın ceddi Hz. Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin’dir. OCAK KÖYÜ Osmanlı devrinde gelip geçene yemek veren bir vakıf niteliğindeydi. Hıdır Abdal Sultan, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli dervişlerinden olup, tarikat törelerine göre “Düş künler ocağı” mürşidi, ÜSKÜDAR’da türbesi olan, babası hekim Karaca Ahmet Sultan’dan el aldığı için o devre göre ruh doktoru idi. Tıp doktorlarının iyi edemediği sinir ve ruh hastalıklarını kendi telkin yöntemi ile iyileştirmesi ile ün kazanmıştır. Bu ün, daha da ulvileşerek Hakk’a yürümesinden bu güne kadar süre gelmiştir. Her yıl Ağustosun ilk pazarında Kültür etkinlikleri yapılmaktadır. (1999’de 6.sı yapılmıştır.)