PDA

: Şeriatçıların "Sivas Yorumu"


hasretim mirza
26-09-2006, 02:31 AM
??? Yezit, Muaviye, Mervan, Sıffin, Kerbela, Çaldıran, Kuyucu Murat Paşa, Ebu Suud, Yavuz Selim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ???

1400 yıldır Alevilere yapılan katliamları, tarih kitapları yazmaktan bıktı, katliamcılar bıkmadı. Bu kadar acı, zulüm, sömürü, horlanma, aşağılanma, asimilasyon, katliam, kendini inkara zorlama... Bu Alevilerin kaderi mi? Bu nasıl bir kara kaderdir? Bu nasıl bir trajedidir? Ey insanlık! Ey dünya! Ey gökyüzü! Utanmıyor musunuz? Bu trajedileri seyretmekten bıkmadınız mı? Ey insanlık! Bir toplumun inancından dolayı bu kadar acı çeker mi? Bu ne makus talih. Ey yezitler, mervanlar, yavuzlar, kuyucu paşalar, hınzır paşalar bıkmadınız mı, Alevileri katletmekten? Ey toprak! Doymadın mı kana? Ey Aleviler! Artık yeter demeyecek misiniz? Dur demenin, diyebilmenin zamanı gelmedi mi? Hakkını aramak suç mu? Yapılan bunca katliamı sorgulamak Alevilerin hakkı değil mi? Alevilerin hakkıdır, bunca katliamın neden niçin yapıldığını sormak. Bu bir intikamcılık değil, yeni katliamların olmaması için bir önlemdir. Bu önlem alınmadı mı, katliamlar devam eder. Alevi toplumunun bu kadar acı çekmesine sayılamayacak kadar çok katliama maruz kalmasına katliamcılar kadar susanlar da ortaktır. Görmedim, duymadım, bilmiyorum diyerek üç maymunları oynayanlar da katliamcılar kadar suçludur. Katliamlar karşısında hiç bir şey yapmayarak adeta yeni katliamlara davetiye çıkartan Aleviler de katliamcılar kadar suçludur. Ey Aleviler! Geceleri sıcak yatağınızda uyuyabiliyor musunuz? Hiç aklınıza gelmiyor mu, Pir Sultanlar, İmam Hüseyinler? Hiç aklınıza gelmiyor mu, daha dün Sivas’ta diri diri yakılarak şehit edilen insanlar? Hiç aklınıza gelmiyor mu, Gazi’de öldürülen insanlar? Ey Aleviler! Dünyada sizden başka toplumların başına bunlar gelse onlar hesaplarını katmerli olarak sorarlar. İşte Yahudiler. II. Dünya Savaşında öldürülen, çalıştırılan Yahudilerin hesabını soruyorlar. Peki siz Aleviler hiç sorma gereği duymuyor musunuz? Sizlerde onur, vicdan, haysiyet yok mu? Sizler utanmıyor musunuz? Bir hayvana vurduğunuz zaman tepki koyar. Sizin soyunuz kurutuldu, neden bir inilti çıkarmıyorsunuz? Dernek açtınız kahvehane yaptınız, kağıt oynayıp, bira içip şifreli kanalda maç seyrediyorsunuz. Maraş’ta, Sivas’ta, Gazi’de öldürülen sizler değilmiydiniz. O insanlar Alevi oldukları için öldürülmediler mi? Siz bırakın Alevi olmayı, insan olmanın gereği olarak bir tepki koyun.

Giden bunca cana yazık değil mi? Kimseyi öldürmeye, hakaret etmeye davet etmiyoruz. Ama deyin ki “durun, nedir siz katliamcılardan çektiğimiz?”. Bunu söylemek suç değil.

Ey insanlık! Ey insanlığın güzide kuruluşları: Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, NGO’lar (hükümet dışı kuruluş), Lahey Adalet Divanı, Helsinki İnsan Hakları İzleme Komitesi sizler bir balinayı kurtarmak için bütün dünyayı seferber ediyorsunuz, bir ağaca takılmış bir kedi yavrusunu kurtarmak için onlarca kişiyi seferber ediyorsunuz. Peki sizler, Aleviler Sivas’ta diri diri yakılırken bir bildiri bile yayınladınız mı? Bırakın müdahale etmeyi, Gazi’de insanlarımız günlerce işkence görürken, sizler kınadınız mı? Alevilerin hayvanlar kadar değeri yok mu? Bu nasıl insan hakları savunuculuğu, bu nasıl demokrasi anlayışı. Aleviler uzaydan gelmedi, sizden fazla bir şey istemiyorlar. İstedikleri sadece bir kerecik olsun kınayın. Yoksa siz de katliamcılarla aynı fikirde misiniz? Alevilerin bu dünyada yaşama hakkı yok mu? O zaman uzayda bir yer açın

Aleviler gitsin orada yaşasın. Eğer bunuda yapamıyorsanız, Alevileri topluca nükleer bombalarla öldürün. Öyle bombalarınızın varolduğunu biliyoruz. Sadece Alevileri öldürecek bir kimyasal bomba üretin, Alevilerden kurtulun.

Dünyanın saygın (!?) kuruluşları; Alevileri yapılanları kınamak için asırlar geçmesi mi gerekiyor? Ya siz Aleviler; sizlerin artık bizde katledilmek istemiyoruz, inancımızı özgürce yaşamak istiyoruz, Alevilere yapılan bunca haksızlıktan dolayı, katliamcıların bizden özür dilemesini yeni katliamlar olduğu taktirde anında tepki koymak için “örgütlenmemiz gerekiyor” demeniz için asırların geçmesi mi gerekiyor? Sizler hâlâ “bana ne” politikasını yapmak istiyorsunuz? Sizler hâlâ kahvehaneye çevirdiğiniz, çeşitli politik ihtirasları olanların cirit attığı, Alevilik dışında her şeyin konuşulduğu derneklerle mi kendinizi sınırlı tutacaksınız? Böyle yapmak onurlu, şerefli bir davranış mıdır? Siz

Aleviler; bütün dünyanın saygı duyduğu, yobazların sizlerden özür dilediği, kendinizi inancınız ile özgürce ifade edebildiğiniz, bütün Alevi kurumlarının çatısı altında toplandığı bir cephe, alnınızın açık, başınız dik olduğu bir yaşam istemiyor musunuz? Eğer istemiyorsanız, şimdiye değin ne yaptıysanız aynısını yapın. Yok eğer istiyorsanız, tam sırası.

Haydi mücadeleye, kutsal Alevilik mücadelesine kim ne yapıyorsa şimdi yapmalı.

polata
26-09-2006, 02:54 AM
Haydi mücadeleye, kutsal Alevilik mücadelesine kim ne yapıyorsa şimdi yapmalı.
Sn. hasretim mirza,
Nasıl bir mücadeleye girilmesini öneriyorsunuz?

Makaleyi siz yazdığınıza göre mücadelenin nasıl olacağı konusunda önerilerinizde vardır.

asli_33
26-09-2006, 04:32 AM
Hasretim mirza can ...geçmişi geri getiremeyiz ..bu bir gerçek ..
Şu durumda nasıl mücadele yöntemi öneriyorsun merak ettim doğrusu..
Devlete isyan bayrağımı açalım..?
Yoksa terör örgütlerine yem mi olalım?

yağmur yüreklim
26-09-2006, 04:41 AM
Aleviler; bütün dünyanın saygı duyduğu, yobazların sizlerden özür dilediği, kendinizi inancınız ile özgürce ifade edebildiğiniz, bütün Alevi kurumlarının çatısı altında toplandığı bir cephe, alnınızın açık, başınız dik olduğu bir yaşam istemiyor musunuz? Eğer istemiyorsanız, şimdiye değin ne yaptıysanız aynısını yapın. Yok eğer istiyorsanız, tam sırası.

Haydi mücadeleye, kutsal Alevilik mücadelesine kim ne yapıyorsa şimdi yapmalı.

Öncelikle makalen de içinden gelen,geçen ne varsa haykırmışsın..Evet aleviler olarak çok horlandık.Çok acımasız olaylarla birebir karşı karşıya kaldık..Yaşanılan zaman ve ilerleyen hayat her gün kendine yeni bir şeyler kattı ve bugünlere geldik..

Mücadeleniz durmasın hakkınızı arayın diyorsun..Evet öylede eskiye oranla çok farklıyız.Eskiden sesini çıkaramayan bizler şimdi eskiye oranla daha çok tepki gösterebiliyoruz.Ama ne varki bunlarda ne derece uygulanabiliyor orası tartışılır tabiki..

Bence bizim birşeyler için çabalamamız lazım.Herşeyden önce insanların şu almayan zihniyetler kastım onların kafasındaki o profil yıkılmalı herşeyden önce.Bu da kolaymı senelerin düşünce yapıları.Dedelerden gelme taa buralara dayanma.Bunun onların beyninde yıkımı demek zaten aleviliğin yeniden doğuşu gibi birşey olur.. Bu da hiçmi hiç kolay bir şey değil.Hele de şuan da ve günümüz koşullarında.Başımızdakiler bile aleyhimize.Hergün bir yenisi ekleniyor alevi politikalarına.Akılları sıra yok etmeye çalışmak,bir nevi asimile etmek..Bu asimilasyondan kurtulmak ve kanmamak insanların kendi ellerinde ve kendi bünyeleri içlerinde olan bir karardır..Özüne ve kültürüne bağlı olan alevi gelmiş alevi gider misali.İşe her şeyden önce kendi kendimizi koruyarak başlamalıyız..

Öyle konumdayız ki hatta yok edilmek istenilen insanlarız...komik ama durum bu ve gerçekten komik olduğu kadar da zor bir durum içerisinde bulunuyoruz.Senin isteklerin aleviliğin koşulsuz,sorunsuz olarak ve de resmen tanındığı bir ülkede gerçekleşebilecek şeylerdir..

Bizler şimdi çıkıp istediğimiz kadar isyan edelim ..Herkes bildiğini okuyor.Şu insanların,gençlerin,dedelerin kafalarındaki zihniyeti değiştiremediğimiz sürece bizler hiç. birşey elde edemeyeceğiz.Çünkü sorun kökende..Yani yüz yıllık bir tarihi yapıyı düşünün..Bunu yerinden söküp her bir parçasını yeniden yapmak gibi...

Hergün binlerce proje üretiyoruz belki bişeyleri düzeltmek için.Ama nafile mantık değişmeden hiç bir şey olmaz..Bizde onlar gibi asıp,kesemeyiz.Bu bi çözüm yolu değil..Hiçbir zamanda olmamalı..Kınadığımzı şeyler bizlerin kurtuluş yolu olmamalı..

Asmak,kesmek,kanlı bıçaklı intikam almak,töre cinayetleri,düşünce suçluları vb.. Benim ülkem hala bu sorunlarla uğraşıyor ve de bizlerin varlığını çekemediği gibi kabullenmiyor da..Yani tüm bunların içinde yaşıyoruz ve senin dediklerin bana bir hayal gibi geldi..

Benim ülkem daha bizleri kabullenmediki isteklerimizi nasıl yapalım..

Şu zihniyetteki düşünceler nasıl değişir?Bence bulunması gereken cevap burda..

kemalay
26-09-2006, 04:45 AM
mirza yazın için teşekkürler yazıların bazılarını olumlu buluyorum ama bazı yerlerde katıldığımı söyleyemem
şu konuda kesinlikle haklısın alevi dernekleri adı altında yerler açılçıyor ama alevilik üzerine kolnu işlenmiyor yada geelen insanlarımız bilgilendirilmiyor ben bunu yaşadım ve gördüm ben 1 sene pirsultan abdal derneğine gittim ve orda gördüğüm tek şey alevilik dışı siyasetti dehap gençlik kolu başkanı geliyor ordaki insanlarımızın kafasını yıkıyordu ve yöneticilerden hiç bir tepki gelmiyordu
aleviliği kabullemiyen sadece türkiye ve bazı arap ülkeleridir bizleri hiç bir zaman istemediler bunlar yapılan katliamlarlada ıortadadır. tabiki bundan sonra yapılanlara sessiz kalmıyacağız ama geçmişte yaşananları bir yana bırakmak gerekiyor unutmayacağız ama siddette uygulamıyacağız .

Can-41
05-10-2006, 05:27 AM
??? Peki siz Aleviler hiç sorma gereği duymuyor musunuz? Sizlerde onur, vicdan, haysiyet yok mu? Sizler utanmıyor musunuz?
Haydi mücadeleye, kutsal Alevilik mücadelesine kim ne yapıyorsa şimdi yapmalı.
bende öneri bekliyorum sadece çekilen acılara katılıyorum ancak nasıl bir çözüm önerin var sevgili kardeşim? ve bazı ifadeler biraz amacını aşmış galiba

A.adar
05-10-2006, 05:42 AM
bazı arkadaşlar her ne hikmetse alevileri yapılan katlıyamlardan rahatsız oluyorlar ve nasıl hesap sorulacak endişesine düşüyorlar
hiç edişe etmeyin hukiki yollarla
bu yapılan katlıyamalardan kim sorumluysa kim yapmışsa hukukun karşısına çıkmalı ve çıkacaktır bu bizim en demokıratik hakmızdır

asli_33
05-10-2006, 08:38 AM
Hasretim Mirza can ..çok güzel yazmışsın makaleyi eline sağlık..
Toplumda çok horlandık en aşağı tabakaya kadar düşürüldük ..bunun en güzel örneği Abdallar..
Kıyımlara gelince ,ben kendimden örnek vereyim ..eniştemin kardeşi öğretmen enstitüsünde okuyordu ..ülkücü bir genç tarafından sırtından vuruldu ..katili devlet içinde örgütlenen ülkücüler tarafından saklandı ...bizi vuranlar birileri tarafından korundukça hangi hakkı arayacağız söylermisin ...
Maraş olaylarının içinde olan şahıs milletvekili oluyor ..kim ne yapabiliyor ..siyasi güçü elinde tutan herşeyi örtbas edebilmekte..
Birşeylerin hesabını sormak istiyorsak önce toplum olarak birleşmeliyiz....önce birlik olalım sonra hesap soralım ..bu da ancak bizi temsil eden kurumları desteklemek ve sesimizi duyurmakla olur ..yakıp yıkma öldürme ile olmaz ..bizler insan canına kıyamayız ..çünki önce insan diyenlerdeniz...

hasretim mirza
05-10-2006, 03:35 PM
Hakkını aramak suç mu? Yapılan bunca katliamı sorgulamak Alevilerin hakkı değil mi? Alevilerin hakkıdır, bunca katliamın neden niçin yapıldığını sormak. Bu bir intikamcılık değil kan akitmak hic degil, yeni katliamların olmaması için bir önlemdir. Bu önlem alınmadı mı, katliamlar devam eder.

-yani hakkimizi arayalim demek istiyorum haykiralim durmayalim bize yapilan o kalesce katliyamlari unutmayalim unutturmayalim hic bir zaman susmayalim zaten susa susa bu hale geldik ve bir aci gercek var ki bence ilk önce onu haledelim..biz aleviler aramizda o cok istedigimiz örgütlesmeyi ne yazik ki gerceklestiremiyoruz kendi aramizda anlasamiyoruz ki anca birbirimizle ugrasiyoruz bu sekil nasil bütünlesebiliriz soruyorum size arkadaslar??..gruplasirsak nasil güc kazanacagiz önce birlik olmayi basarlim ki örgütlesmemiz cig gibi büyüsün ve bu sebepten dolayi kendi aramizda ki gereksiz düsünce farkliliklarini yok etmemiz gerekiyor ilk etapta..yoksa sunnilerin bize herzaman yüzümüze vurduklari bu alayli söz kalici olacaktir "siz aleviler kendi aranizda anlasamiyorsunuz ki hala aleviligi kendi aranizda tartisiyorsunuz,siz önce gidinde aranizdaki mesep sorunlarinizi haledin ve yeni karsimiza cikin" iste bu söz biz aleviler icin cok utanc vericidir..
saklandikca horlandik dislandik zaten inancımızı özgürce yasayamadik ve ezilen toplum haline geldik..katlilamlar tazeyken yürüyüsler yaparak sloganlar atiyoruz agliyoruz isyan ediyoruz bundan sonra ne yapmaliyiz diye soruyoruz birbirimize eee sonra unutuyoruz ve susmaya devam ediyoruz pesss ediyoruz yani yenilmeye devam..yeni katliyamlara davetiye cikariyoruz..
artik cogunluk ve güclü bir toplum oldugumuzu ispat edelim ki etme yolundayiz eskilere bakarsak.. ama yetmiyor malesef bir türlü ilerliyemiyoruz ve dolayisyla azinlik oldugumuzu ispatliyoruz..
bu tür trajedilerin tekrarlanmasindan korkuyorum o yüzden fazla iyi niyetli olmayi degilde nasil önlem almaliyiz onu düsünelim..alevi kültür derneklerimiz ortak mekanlarimiz artik kahvehane eglence girgir samata yerine orada daha mantikli konulari ele alabiliriz..derneklerimizde sürekli eglence gibi senliklere yer verecegimize daha cok seminerler düzenlesek cok cok mantikli olur.. bilgilendirme paylasma önlem alma fikirlerimizi birlik beraberlik yoldunda meydana koymakla iste ozaman en büyük adimi atmis olacagiz..elimizde olan bütün firsatlari cok iyi degerlendirelim ki böyle aci olaylari tekrar yasamayalim..

kusura bakmayin canlar farkindayim cok sitem dolu yazdim ama duygulanmamak elde degil..
konuyla ilgilenen dostlara tesekkür ederim saygilarimi sunuyorum...

Diyar
17-10-2006, 09:48 AM
Şeriatçıların "Sivas Yorumu"

37 kişinin ölümüyle sonuçlanan Sivas cankırımı, islamcı cephenin çeşitli fraksiyonlarında değişik yorumlara ve değerlendirmelere yol açtı. Bu yorumların en uç örnekleri ise, radikal şeriatçı İBDA - C örgütünün yayın organı TARAF dergisinde görüldü. Derginin çeşitli sayılarında, olayı açıkça sa*vunan ve topluöldürümü "Şanlı Sivas Kıyamı" olarak niteleyen yazılar yayımlandı. Bu yazılardan birine, belgesel nitelik taşıdığı için burada yer veriyoruz. Sağ kesimin Sivas olaylarına ilişkin farklı yaklaşımlarını ise, kitabımızın sonundaki "Tepkiler" bölümünde bulacaksınız.



ŞANLI SIVAŞ KIYAMI (*)

Kendini dünyanın en "zeki'', en "cin" insanı ve Anadolu Halkı'nı da dünyanın "en aptal" ve en "reaksiyonsuz" halkı sayan Soytarı, "bela"nın üstüne üstüne gidiyordu uzun zamandır:

"Ben delikanlıyım, ben cesurum, ben hiçbir şeyden korkmam, ben demokratım. Bu "Şeytan Ayetleri"ni ben yayınlayacağım ve göreceksiniz, kimsenin gıkı çıkmayacak! Ben Allahsızım, ben kitapsızım, ben sosyalistim, ben ilericiyim. Bütün Anadolu halkı, pısırık aptallar sürüsü. Bunlar parmaklarını bile oynatamazlar, bunların sülalesi gerici!"

Dünyada hangi halkın üzerine böyle giderseniz, "cevabını" alırsınız! Bunu bilmemek için, Soytarı gibi su katılmamış ahmak olmak gerekir.

İnsan psikolojisinden, toplum psikolojisinden pay sahibi bir insan için, Sivas Kıyamı hiç de şaşırtıcı değil. Hadiseler, "Arayan, Mevla'sını da bulur, belasını da" ve "Kurunun yanında yaş da yanar" atasözlerinin, yüzyılların tecrübesinden süzülüp gelmiş hikmetleri çerçevesinde gelişti ve beklenen oldu: Sivas'ta halkın öfkesi tek bir yumruk oldu ve işgalci hainliğinin simgesi Soytarı'nın beyninde patladı!..

Patlamanın böylesini lügatta karşılayacak en uygun kelime, "şanlı" kelimesidir ve bu yüzden biz, Sivas halkının bu haklı kıyamına "Şanlı Kıyam" diyeceğiz...

Soytarı, yazmaktan okumaya fırsat bulamamış bir şeddeli cahil olduğundan, hâlâ kıvranıyor: "Gericiler ayaklandı, paşalarımız uyuyor mu? Menemen, 37 Mart!......."

Fert ve toplum psikolojisine uygulanabilen bir fizik kanunu var: Etki - Tepki Kanunu! Yani, ne kadar etki, eşittir o kadar tepki!

Ancak, fert ve toplum psikolojisinde bu kanun, her zaman "etki eşittir tepki" şeklinde formüle edilemiyor. Bazen tepki, etkiden fazla, bazen etki tepkiden fazla, ama her halükârda, her etkinin bir tepkisi var!..

İşte Soytarı, kendini kilitlediği otel odasında 8 saat boyunca, o inanmadığı cehennemden küçük bir numune yaşayıp, korkudan dili dişi kilitlendiği saatlerde, topluluk psikolojisinde bu kanun işliyordu!

Bakın, topyekûn "ahmak" saydığı Anadolu halkı, yüzyıllar öncesinden bunu ne güzel formüle etmiş: "Etme bulma dünyası!" "Eden bulur!"...

Sivas'ta ne gericiler ayaklandı, ne yeni bir "Menemen" yaşandı; olan şu: Sivas halkı, Soytarı'nın küstahlığına karşı öfkesini tek bir yumruk haline getirdi ve vurdu! Vurduğu yer de yandı bitti, kül oldu! Halk vurdu mu, işte böyle vurur ve "Halkın dili, Hakk'ın dilidir" ölçüsünün tedaisinde, bu olayda halkın eli "Hakkın eli" olmuştur. Bir ismi Muntakim, bir ismi Cebbar, bir ismi Kahhar olan ve her bir ismine kurban olmaya amade olduğumuz Hakk'ın eli!...

Eee, Soytarı, "hava nasıl oralarda"?

Bu hadiselerde ölen 36 kişinin katilleri aranacaksa, bu katiller bellidir: Soytarı ve Aydınlık gazetesi!

Diyar
17-10-2006, 09:49 AM
Niçin?

Çünkü bu hadise, Soytarı ve Aydınlık'ın hedef saptırmaya çalıştığı gibi, bir "Alevi - Sünni çatışması" değildir ve hadise, Soytarı'nın Sivas'taki konuşmasından çıkmamıştır. Hadisenin kökeninde, Soytarı ve Aydınlık gazetesinin aylardır "Şeytan Ayetleri"ni vesile ederek bu halkın mukaddeslerine kin kusması vardır. Soytarı'nın Sivas konuşması ise, belki bardağı taşıran son damla olmuştur, hepsi bu! Sivas halkı, "Kahrolsun Aleviler" diye değil, "Sivas, Soytarı'ya mezar olacak" diye şahlanmıştır. Halk düşmanı Soytarı, şahlanan Sivas halkının öfkesinden kurtulmak için otele sığınmış ve halk onu cezalandırmak için otele yönelmiştir. Soytarı, iddia ettiği gibi "cesur" ve otelde ölenler ise "masum" ise; o zaman bu "cesur" Soytarı, kendini otel odasına kilitleyip, titreyerek ölümü bekleyeceğine ve kendisiyle beraber otelde kalan diğer kişilerin ölümüne seyirci kalacağına, "erkek" gibi ortaya çıkıp, "Ey aptal ve gerici Sivaslılar, sizin aradığınız benim. Oteldekiler masumdur. Beni alın ve bunları bırakın" diyebilir ve mesele biterdi! Ama, attığı zaman mangalda kül bırakmayan bu sahte kabadayı, kendi canını kurtarmak pahasına, 36 kişinin ölmesini tercih etmiştir. Tabii ya, bu ülkenin tek akıllısı o! Gerisi nasılsa aptallar sürüsü!.. Öyleyse, kurban olsunlar Soytan'ya!..

Bu olayda ölen 36 kişi, Soytarı'nın sahte kabadayılığı ve Aydınlık'ın tiraj hesaplarına kurban olmuştur! Hesap sorulacaksa, işte bunlar ortadadır ve telaşla kendi suçlarım örtmek için bu halka iftira etmeye devam etmektedirler.

Asker ve polis, kabaran halk öfkesinin önüne geçmemekle akıllılık etmiştir. Tersini yapmak, ölü sayısını artırmaktan başka bir işe yaramazdı... içişleri Bakanı, hadiseyi doğru tahlil etmiş ve sorumluları doğru teşhis etmiştir. Sorumluların olaydan sonraki "şirretlikleri" ne pabuç bırakmazsa iyi eder.

Generallerin Sivas'a gidişine bir mâna veremedik. Sınırları kevgire dönmüş, her gün bir askerî karakolun yerle bir edildiği, her gün kendilerine emanet edilen onlarca Anadolu çocuğunun cenazelerinin evlerine döndüğü bir ülkede generallere yakışan, Sivas gibi bir "iç güvenlik" meselesini vesile edip gövde gösterisine girişmek değil, -şayet niyetleri buysa- onlara yakışan, savaş elbiselerini giyip Güneydoğu sınırları boyunca "tetkik ve incelemelerde bulunmak" ve kendi karakollarını koruyamayan bir ordu görüntüsünden kurtulmanın çarelerini bulmaktır. Ordunun birinci görevi, "laikliği" değil "sınırlan" korumaktır. Ve şayet "laiklik" diye korunması gereken bir şey varsa, bu görev generallerin değil, Emniyet Genel Müdürlüğü'nündür.

Vali ve Emniyet Müdürü'nün kendilerini vilayete kilitledikleri bir hadisede, RP'li Belediye Başkanı'nın deli danalar gibi koşuşturup "asayişi" sağlamaya çalışmasına da bir mâna veremedik doğrusu! Bari, yaranmak istediği çevrelere yaranabilseydi!..

RP yönetimi, her şanlı halk hareketinde olduğu gibi, kendine biçilen "pasifist ajan" rolünü kusursuz oynadı; hemen halk düşmanlarına, kendilerinin ne kadar "zararsız" olduklarını ispata giriştiler ve şanlı kıyamı, "provokasyon ve provokatörlük" olarak karalamaya yeltendiler! Böylece, onlara yönelttiğimiz eleştirinin haklılığının ispatçısı oldular! Halis RP tabanı, şu sorunun cevabını kendi vicdanında aramalıdır: "Bu tıynetsiz, ödlek ve hımbıllar seçim kazanıp iktidara gelseler ne olur?" Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, K. Maraş'ın dağ köylerinden birinden inip, şehirde şapşallaşan saz şairi Karakoyun'un akıl hocalığında sağlamayı düşündüğü "milli mutabakat" ve "Büyük Birlik"in akıbetini yeniden düşünmelidir. Türkiye'nin hızla değişen ve karmaşıklaşan siyasî yapısında "Müslümanca" politika yapmak, köy kahvelerinde saz elde "atışma", "dudak değmez", "muamma" tıngırdatmak kadar kolay değil ve Mümtaz Türköne gibi çapsızların kılavuzluğunda, burnundaki "bok" kokusundan kurtulmak mümkün değil! Yazıcıoğlu, "Büyük Birlik"m peşindeyse, önce eteğindeki bu çakıl taşlarından kurtulmanın bir yolunu bulmalıdır. Yoksa, Sivas örneğinde çok açık görüldüğü gibi, ayak altında kalmak ve gürültüye gitmekten kurtulamaz...

Bu halkın 70 yıldır biriken öfkesi, "liderlik" verine "engelcilik" yapanları da çiğneyip geçecektir.

"Kendinen zuhur" şeklinde ortaya çıkan şanlı Sivas kıyamından alınacak ne çok ders var herkes için! Biz sadece çok azının altını çizebildik! Sivas'taki "Cuma’da ani zuhur"dan, son olarak altını çizmek istediğimiz husus şu: Halk, hakkına sahip çıkıyor ve 70 yıldır kendisine hayatı zindan eden işgalci laiklere karşı "kısas"ın hayat veren soluğuna sığınıyor! Artık TC'de hayat, yalnız Müslümanlar için zor olmayacak, işgalci laikler için de zor olacak! Sivas, sadece küçük bir haber! Herkes safını doğru seçmekle mükellef! Bizden söylemesi!

Gerisi: "Mevlam görelim neyler / Neylerse güzel eyler!"

(Faruk AKINCI Taraf, l Ağustos 1993)

(*) Kıyam: Ayağa kalkma, kalkışma, ayaklanma. (Redaksiyon)


Kaynak: http://www.sodev.org.tr/

ibo_eren
30-10-2006, 04:23 AM
tabi bütün alevilerin içinde öc alma duygusu vardır
ama biz bunu yapmayacağız kendileri utansın gün gelir inşallah acık bir meydana kavusuruz

...bizi vuranlar birileri tarafından korundukça hangi hakkı arayacağız söylermisin ...
sevgili asli_33 can güzel söylemiş ama elbet bir gün orataya cıkacak diye dşünüyorum
sevgili

erenoglu
30-10-2006, 04:47 AM
tabi bütün alevilerin içinde öc alma duygusu vardır
ama biz bunu yapmayacağız kendileri utansın gün gelir inşallah acık bir meydana kavusuruz

...bizi vuranlar birileri tarafından korundukça hangi hakkı arayacağız söylermisin ...
sevgili asli_33 can güzel söylemiş ama elbet bir gün orataya cıkacak diye dşünüyorum
sevgili



sevgili ibo can,eger bir toplum asirlardan beri acilar cekmisse, o toplumun icinde ister istemez bir nefret duygusu hakimdir. bizler ne kadar yok desek de malesef bu duygular bizde vardir. bence asil düsünmemiz gereken sey yukarda ki sevgili asli canin kullanmis oldugu cümle . bizlerin bu cümleyi iyi idrak etmemiz gerek diye düsünüyorum. ayrica senin yukarda yazmis oldugun siiri de alacagim. sen o bedduayi bana yapamazsin ve senin bedduan bana gecmez.

kucak dolusu sevgiler
erenoglu

Alihanlı
30-10-2006, 05:42 AM
bu devirde haklar artık silahla alınmıyor yada çok zor,en iyi çözüm siyasette daha işlevsel roller alıp meseleleri siyaset arenasında çözmektir.aleviler artık siyasette söz sahibi olmalı ve bu yönde gelecek vaad eden partilerle işbirliği yapmalı.gençler siyasetle daha aktif ilgilenmeli,yaşadığımız bilgi çağında sorunlara çözüm bulmak siyaset ve hukukta söz sahibi olmaktan geçiyor.

srdr_ist
30-10-2006, 06:52 AM
hiç hoş değil güya alevilik adına dava sürenler sizden öncekiler dağlara kaçıp geri şehre inip kanlarını alamazlar mıydı.

Bizde kanı alınmamış imam hüseyin vede nice darda kalmış erenimiz varken.

Yolunda gitmeye çalışıp sadece MUHAMMED ALİ yolunu güderken neyiniz genişledide yoldan çıkıp can sıkıntısı gibi hadi kalkın intikam sırrası gayri durmayın diyebiliyorsunuz.

Alevi inancı uğruna kan dökmedi dökmeyecektir.
Kimseyi hır görmedi görmeyecektir.
Alevi dediğin ikrarına inancına tutunup eskisi gibi gidecektir.
ne zamanki alevi ilmi şaha tekrar kalkar bilinki tekrar tekerür edecek olan susturma politikası ile yok edilmek istenecektir belki bugün belki yarın ama bu şu demek değildir bizde onlara karşı savaş açacaz sadece kendimizi korumalıyıoz inancımızı korumalıyız.
Beni ne lahey yada bilmem ne birleşmiş milletleri aklayamaz onlarda kim oluyor.
geçmişi hatırlatıp bilmem ne dediğiniz sadece kine teşviktir.
Biz lanet okuyup hiç bir an gün unutmadığımızı bunya yıllık acılarımızı bir kanara bırakmadık ama kan dökülmesinede bizden yana hiç olmadık.
Lanet onların olsun kan bulaşmışlığı hiç çıkmayanlarda onlar.
Ama hadi bilmem ne başına kalkın derseniz bundan sadece çıkacak sonuç bizi haksız eder ki yüzyılların en beteri bizler oluruz.

Bizlere laik olan bizdekilere laik olmaktır.
İri diri bir olamak kaydıyla.

poyrazz
30-10-2006, 11:37 AM
Benim inancımda şiddet,nefret,kin yoktur.Bana kötülük yapana bende kötülük yaparsam onun seviyesine iner,bende kötü olurum.Benim dinim sevgidir.
Dedeler başta olmak üzere Alevi dedeleri birleşmeliler.Alevi aydınları birleşmeliler.Aleviler birleşmeliler.
Birleşme olmadıgı sürece Dedeler ve aydınlar şuçludur.
Yöresel farklılıklar zenginligimiz olması gerekirken bizleri bölmesine izin vermemeli.
Hoşgörü ve sevgi en büyük gücümüz olmalı.
Alt kimlikler zenginligimiz olması gerekirken bizleri bölmemeli
Nereli olursa olsun ,kim olursa olsun farketmemeli.
Rengi ,ırkı,dili ,milliyeti ne olursa olsun farketmemeli.
Bence önce insan olmalı..Sevgilerimle..

hasretim mirza
01-11-2006, 12:25 AM
bizlere yapilan bu vahsice katliyamlarin hesabini tabi ki kan akitmakla sormayacagiz..kan akitmak savasa davetiye cikarmaktir ki biz aleviler asla ve asla insan canina kiyamayan insanlariz..ama olaylara at gözlügüylede bakmayi bir kenara atmaliyiz diye düsünüyorum..hukuki yolardan bu katliyamlarin hesabini sormak en mantiklisi..

hepimiz biliyoruzki hayatimizi "Politika" sekillendiriyor ve yönetiyor..kendine güvenen "Alevi gencleri" politikaya atilmali bence..


hak + hukuk + politika = en cagdas en medeni hesap sormadir :)

ozkan_gunduz
01-11-2006, 01:42 AM
gecmiste olnalra hep sesziz kaldik hic bir sey yapmadan hep seyirci rolundeydik ve hep oyle oldugumuz icin ses cikarmadigimiz icin bu tur olyalarin bir turlu sonu gelmiyor gelmezde ne zaman gelir gur bir sekilde bir butun olarak bagirabildigimiz zaman
biz sesimizi duyurabilgimiz zaman hakkimizi aradigimiz zaman yapanlarin yaptıkları yanlarına kalmadıgı zaman onlarda nalyacaklardırki artık bu tur olayların olamayacagını

ama nerede ben bunu goremiyorum bazılarının umurlarında bile değil gazide ne olmus marasta ne olmuş o kadarda onemli değil onlar için cunku onların dusuncesinde orda olan olayların hiç biri alevilike alakası yoktur tezini savunuyor

ve bunlar bu sekilde dusunmeye devam ederlerse bu tur olaylarda bitmez