h.alibaba
29-06-2008, 05:08 AM
PÝR ALÝ BARUT (38 in faili ‘mehçulu’)
Seyfi MUXÛNDÎ
ÞÝlkê pýrsýn devê aþan
Xadê arê kî berde
Mala Axa’n û paþan.
Fermana me derxýstýne
Femana me Qýzýlbaþan
Sey Welî’ ye Kûpýkê
Dersim diyarý acýlar, evliyalar ve pirler mekanýdýr. Kiþilerin kutsal veya kutsal kýlýndýðý coðrafyadýr. Birçok duyarlý önderler yetiþtirmiþ. Bunlardan yakýn tarihin önemli þahsiyetlerden biri de Pir ALI BARUT’tur.
Ali Barut gerçek doðum tarihi bilinmemekte ama 1938 de önemli yaþ gurubu ve aydýnlama þahsiyeti olarak bilindiði için ve anlatýcýlarýn ölüm sýrasýnda 45- yaþ olarak tanýmlamasýna bakýlýrsa 1890-1900 yýllarý arasýnda Muxundu’nun Lodek köyünde dünyaya gelmiþtir.
Babasýnýn adý Sey Kekildir. Diðer adýyla Bay Kekýl ‘dýr. Sey Kekýl’ýn babasý Sey Mustafa’dýr. Aile Lakabý(Ezbet) “Mala Sey Veyýs” denir. Veyisan Bava Mansur’un, Qasýman kolundan gelmedir. Evin tek oðludur. Üç tane kýz kardeþi var. Mýrcan, Elif ve Çiçé(Çiçek). Çiçek Dersim Veliyan köyüne gelin gider. Elif Býlan köyünde Hespayî’lerin gelini olur. Mahmut’la(Momé Hespayî) evlenir. Mýrcan ise Karakoçan tarafýna gelin olur. Mýrcan oldukça bilgi birikimli bir Ana olur. Kardeþinin baþýna gelen sürgün ve hakaretten dolayý, Hüseyin Doðan ile münakaþalarý ve küsmeleri bile olur. Ali Barut’un ölümünden sonra ise bu iliþki tamamen kopar.
Ali Barut Yaþamý Dersim 1938 içinde geçmektedir. O donemin aydýn ve ileri ve saygýn bir alevi piri ve önderidir. 1938 yýllarýnda önce dini Alevi mesnevi bilgi birikiminden dolayý gerek suni gerek devlet yöneticileri gerekse de yöre alevi önderlerinin dikkatini çeker. Kendini Alevilerin yegane önderi olarak gören bazý seyitler korku ve çekemezliklerinden dolayý hep oklar Ali Barut’un üzerine yoðunlaþtýrýrlar ve de baþý her zaman beladan kurtulmaz. Bu üçgenin insanlarý elinden geldiðice onu yöreden uzak tutmanýn yollarýna baþ vurmuþlardýr. Yaþamýnýn çoðu sürgünde geçirmiþtir. Abdullah Paþa ile ilk karþýlaþmalarýnda, Alevi haklarýný savunuculuðunun keskinliðinden dolayý sürgüne gönderir. Birinci sürgün Ali Barut’u Ankara da bir çok siyasi yelpazenin ve bürokrasilerinin kiþileri ile tanýþma ve diyaloglarýnýn yollarýný öðretir. Alevi ve dersim halkýnýn yasal ve Hukuki yollarla yasal haklarýný savunur. Bunun için yörenin vali, kaymakam, hakim, müftüler…ile tartýþmalara talepler sunmalara kadar birçok mücadelelere giriþir. Körler diyarýnýn bu “uyanýðý” hem aþiret hem Bawa Mansur’un bazý önder pirlerini ve yöredeki yöneticilerin iþine gelmez. O nedenle her zaman gözler üzerinde olur. Sürgün yýllarýnýn bir kýsmýný Hýnýs, Sarýz, Erzincan ve Bayburt’ta geçirir.Sarýz yerleþmesinde evlenir. 38 de Abdullah Paþa tarafýnda Sarýz’a son sürgüne gönderilir. Sürgün süresi dolmadan Lodek’e geri döner. Dönüþünü ihbar eden Sey Hüseyin olduðunu söyleseler de bazý tanýklar bunun doðru olmadýðýný söylerler. Çünkü “ Sey Huseyn o zaman kendisi Bursa da sürgünde olduðu söyleniyor. (Bazý kaynaklar ise Sey Husyen ailesi yaþasa da kendisi hiç sürgün yaþamadý o hep Ankara da veya Ankaralýlarýn çevresindeydi) Ýhbarýn Davanlý Ali Yýldýrým tarafýndan yapýldýðýný söylenmektedirler.(kaynak Sey Bavo’nun oðlu Sey Kekýl)
Ama daha önceki uygulama ve hareketlerde Sey Huseyn defalarca ihbarda bulunmuþ ve sürgünlerine sebep olmuþtur. Ölümünden oðlu da henüz doðmamýþtýr. Hatta Ali Barut jandarmalar köye baskýn düzenlediklerinde ve Ali Barut’u götürürlerken döner babasýna der ki “Eðer ben dönmezsem þunu bilinki karým hamiledir sonradan günahýna girmeyin”,Doðumundan kýsa bir süre sonra 6 aylýkken hastalanýp ölür. Evlendiði kadýnda çocuðunun ölümünden sonra Kureyþanlý biri talip olur ve alýp Erzincan Tercan’a götürür. Bir yanda da ülkenin belli yerlerini gezmiþ ülkedeki bazý Sürgün süresi dolmadan aydýn ve siyasetçilerle çeþitli diyaloglarý olmuþ bir kiþiliktir. Ayný zamanda dönemin bazý toplumsal olaylarýna da tanýk olmuþ bir þahsiyettir. Koçgiri olaylarýna katýlanlarla görüþmüþ hatta daha sonralarý Þeh Sayitle görüþmüþ ve bu görüþmelerde onunla ortak düþünmediði bazý konularý tartýþmýþtýr. Þeh Sait’le görüþme kesin olmasa da oðlu Ali Rýza Efendi ile yakýn görüþme ve dostluðu olduðu Hýnýs’lý tanýklarýnýn anlatýlarý içindedir.
Ali Barut un nüfuzu ve iliþkisi talipleri yolu ile Sivas Kocgiriden ta Erzurum Hýnýs’a kadar olduðu da bilinmektedir. Pir-talip iliskisi eksenindeki iletiþim ve iliþkisini çok iyi geliþtirmiþ, sosyal alana ait tüm konularda çözüm getiren bir kiþilik olmuþtur. Önderlik vasfý olan bu kiþi ayný bölgedeki Merkezi yönetimlerce atananlarýn iþine tabi ki gelmez. Bu kiþiliðinden dolayý gittiði Hýnýs, Kars ve Sivas ta efsanevi bazý olaylarýn anlatýmýna da katkýda bulunmuþtur. Bunlardan bir tanesi de “Ali Barut bir bayram günü camiye gider ve hocaya der ki ‘Ýn oradan orasý benim Ceddimin yeridir’ Hocayý indirip kendisi Minbere Çýkar ve verdiði bayram hutbe ve vaazý ile o köyü Alevi yapar . O köy Ali Barut’un talipleri olurlar.
Bir baþka anlatým da Hýnýs’ta taliplerini gezerken ihbar sonucu tutuklanýr.. Ankara da gerekli yerlerle görüþür. Görüþme sonucu pirlik yaptýðý ve halktan zorla para topladýðýna dair suçlanýr. Yüzbaþýya kendisine sadece bir saatlik bir süre verilmesini ister Ali Barut topladýðý paranýn Kýzýlay’a yatýrdýðýna dair makbuzlarý ibraz eder. Tutuklayan yüzbaþý hakýnda suç duyurusu yapar ve mahkemeye verir. Yüzbaþý devreye adam koyar o zamanýn parasýyla üçyüz lira para verir. Suç delili oluþturmak amacýyla Ali Barut oyunu fark eder ki parayý almadan bir asker aracýlýðýyla posta hanede Kýzýlay hesabýna aktarýr. O çýkýnca Hýnýs’ta her yerde konuþulur. Bunun üzerine Þeh Saidin oðlu Ali Rýza Efendi alýr evine konuk eder. Kaldýðý bir iki günlük sürede suni alimeri toplar dini bir tartýþma olur ama Barut bütün hepsini ikna eder. Sabah Ali Rýza Efendi, Ali Barut’un elini öper “senin müridinim yýlda bir kere de olsa bana uðra” der. Tabi bunlar gerçek mi Efsane mi bilinmez ama görüþme yapýlmasý bir gerçek. Bu da Ali Barut’un Alevi olmayan kesimle de diyalog içinde olduðunu gösterir.
(Devamý altta)
Seyfi MUXÛNDÎ
ÞÝlkê pýrsýn devê aþan
Xadê arê kî berde
Mala Axa’n û paþan.
Fermana me derxýstýne
Femana me Qýzýlbaþan
Sey Welî’ ye Kûpýkê
Dersim diyarý acýlar, evliyalar ve pirler mekanýdýr. Kiþilerin kutsal veya kutsal kýlýndýðý coðrafyadýr. Birçok duyarlý önderler yetiþtirmiþ. Bunlardan yakýn tarihin önemli þahsiyetlerden biri de Pir ALI BARUT’tur.
Ali Barut gerçek doðum tarihi bilinmemekte ama 1938 de önemli yaþ gurubu ve aydýnlama þahsiyeti olarak bilindiði için ve anlatýcýlarýn ölüm sýrasýnda 45- yaþ olarak tanýmlamasýna bakýlýrsa 1890-1900 yýllarý arasýnda Muxundu’nun Lodek köyünde dünyaya gelmiþtir.
Babasýnýn adý Sey Kekildir. Diðer adýyla Bay Kekýl ‘dýr. Sey Kekýl’ýn babasý Sey Mustafa’dýr. Aile Lakabý(Ezbet) “Mala Sey Veyýs” denir. Veyisan Bava Mansur’un, Qasýman kolundan gelmedir. Evin tek oðludur. Üç tane kýz kardeþi var. Mýrcan, Elif ve Çiçé(Çiçek). Çiçek Dersim Veliyan köyüne gelin gider. Elif Býlan köyünde Hespayî’lerin gelini olur. Mahmut’la(Momé Hespayî) evlenir. Mýrcan ise Karakoçan tarafýna gelin olur. Mýrcan oldukça bilgi birikimli bir Ana olur. Kardeþinin baþýna gelen sürgün ve hakaretten dolayý, Hüseyin Doðan ile münakaþalarý ve küsmeleri bile olur. Ali Barut’un ölümünden sonra ise bu iliþki tamamen kopar.
Ali Barut Yaþamý Dersim 1938 içinde geçmektedir. O donemin aydýn ve ileri ve saygýn bir alevi piri ve önderidir. 1938 yýllarýnda önce dini Alevi mesnevi bilgi birikiminden dolayý gerek suni gerek devlet yöneticileri gerekse de yöre alevi önderlerinin dikkatini çeker. Kendini Alevilerin yegane önderi olarak gören bazý seyitler korku ve çekemezliklerinden dolayý hep oklar Ali Barut’un üzerine yoðunlaþtýrýrlar ve de baþý her zaman beladan kurtulmaz. Bu üçgenin insanlarý elinden geldiðice onu yöreden uzak tutmanýn yollarýna baþ vurmuþlardýr. Yaþamýnýn çoðu sürgünde geçirmiþtir. Abdullah Paþa ile ilk karþýlaþmalarýnda, Alevi haklarýný savunuculuðunun keskinliðinden dolayý sürgüne gönderir. Birinci sürgün Ali Barut’u Ankara da bir çok siyasi yelpazenin ve bürokrasilerinin kiþileri ile tanýþma ve diyaloglarýnýn yollarýný öðretir. Alevi ve dersim halkýnýn yasal ve Hukuki yollarla yasal haklarýný savunur. Bunun için yörenin vali, kaymakam, hakim, müftüler…ile tartýþmalara talepler sunmalara kadar birçok mücadelelere giriþir. Körler diyarýnýn bu “uyanýðý” hem aþiret hem Bawa Mansur’un bazý önder pirlerini ve yöredeki yöneticilerin iþine gelmez. O nedenle her zaman gözler üzerinde olur. Sürgün yýllarýnýn bir kýsmýný Hýnýs, Sarýz, Erzincan ve Bayburt’ta geçirir.Sarýz yerleþmesinde evlenir. 38 de Abdullah Paþa tarafýnda Sarýz’a son sürgüne gönderilir. Sürgün süresi dolmadan Lodek’e geri döner. Dönüþünü ihbar eden Sey Hüseyin olduðunu söyleseler de bazý tanýklar bunun doðru olmadýðýný söylerler. Çünkü “ Sey Huseyn o zaman kendisi Bursa da sürgünde olduðu söyleniyor. (Bazý kaynaklar ise Sey Husyen ailesi yaþasa da kendisi hiç sürgün yaþamadý o hep Ankara da veya Ankaralýlarýn çevresindeydi) Ýhbarýn Davanlý Ali Yýldýrým tarafýndan yapýldýðýný söylenmektedirler.(kaynak Sey Bavo’nun oðlu Sey Kekýl)
Ama daha önceki uygulama ve hareketlerde Sey Huseyn defalarca ihbarda bulunmuþ ve sürgünlerine sebep olmuþtur. Ölümünden oðlu da henüz doðmamýþtýr. Hatta Ali Barut jandarmalar köye baskýn düzenlediklerinde ve Ali Barut’u götürürlerken döner babasýna der ki “Eðer ben dönmezsem þunu bilinki karým hamiledir sonradan günahýna girmeyin”,Doðumundan kýsa bir süre sonra 6 aylýkken hastalanýp ölür. Evlendiði kadýnda çocuðunun ölümünden sonra Kureyþanlý biri talip olur ve alýp Erzincan Tercan’a götürür. Bir yanda da ülkenin belli yerlerini gezmiþ ülkedeki bazý Sürgün süresi dolmadan aydýn ve siyasetçilerle çeþitli diyaloglarý olmuþ bir kiþiliktir. Ayný zamanda dönemin bazý toplumsal olaylarýna da tanýk olmuþ bir þahsiyettir. Koçgiri olaylarýna katýlanlarla görüþmüþ hatta daha sonralarý Þeh Sayitle görüþmüþ ve bu görüþmelerde onunla ortak düþünmediði bazý konularý tartýþmýþtýr. Þeh Sait’le görüþme kesin olmasa da oðlu Ali Rýza Efendi ile yakýn görüþme ve dostluðu olduðu Hýnýs’lý tanýklarýnýn anlatýlarý içindedir.
Ali Barut un nüfuzu ve iliþkisi talipleri yolu ile Sivas Kocgiriden ta Erzurum Hýnýs’a kadar olduðu da bilinmektedir. Pir-talip iliskisi eksenindeki iletiþim ve iliþkisini çok iyi geliþtirmiþ, sosyal alana ait tüm konularda çözüm getiren bir kiþilik olmuþtur. Önderlik vasfý olan bu kiþi ayný bölgedeki Merkezi yönetimlerce atananlarýn iþine tabi ki gelmez. Bu kiþiliðinden dolayý gittiði Hýnýs, Kars ve Sivas ta efsanevi bazý olaylarýn anlatýmýna da katkýda bulunmuþtur. Bunlardan bir tanesi de “Ali Barut bir bayram günü camiye gider ve hocaya der ki ‘Ýn oradan orasý benim Ceddimin yeridir’ Hocayý indirip kendisi Minbere Çýkar ve verdiði bayram hutbe ve vaazý ile o köyü Alevi yapar . O köy Ali Barut’un talipleri olurlar.
Bir baþka anlatým da Hýnýs’ta taliplerini gezerken ihbar sonucu tutuklanýr.. Ankara da gerekli yerlerle görüþür. Görüþme sonucu pirlik yaptýðý ve halktan zorla para topladýðýna dair suçlanýr. Yüzbaþýya kendisine sadece bir saatlik bir süre verilmesini ister Ali Barut topladýðý paranýn Kýzýlay’a yatýrdýðýna dair makbuzlarý ibraz eder. Tutuklayan yüzbaþý hakýnda suç duyurusu yapar ve mahkemeye verir. Yüzbaþý devreye adam koyar o zamanýn parasýyla üçyüz lira para verir. Suç delili oluþturmak amacýyla Ali Barut oyunu fark eder ki parayý almadan bir asker aracýlýðýyla posta hanede Kýzýlay hesabýna aktarýr. O çýkýnca Hýnýs’ta her yerde konuþulur. Bunun üzerine Þeh Saidin oðlu Ali Rýza Efendi alýr evine konuk eder. Kaldýðý bir iki günlük sürede suni alimeri toplar dini bir tartýþma olur ama Barut bütün hepsini ikna eder. Sabah Ali Rýza Efendi, Ali Barut’un elini öper “senin müridinim yýlda bir kere de olsa bana uðra” der. Tabi bunlar gerçek mi Efsane mi bilinmez ama görüþme yapýlmasý bir gerçek. Bu da Ali Barut’un Alevi olmayan kesimle de diyalog içinde olduðunu gösterir.
(Devamý altta)