:
Alevi-Bektaþiliðin Temel Kaynaklarý
Dede-baba
26-06-2008, 12:51 AM
Alevilik konusunda günümüzde birçok kitiap ve bilgi vardýr fakat konuyla ilgili hangi kitaplarýn güvenilir olduðu ve ne ölçüde aleviliði anlattýðý tartýþmalýdýr. konuyla ilgili tam bir dezenformasyon vardýr (yanýltma ve yalan haber).
Alevilik hakkýnda temel eserler asaðýdadýr sizin faydalandýðýnýz eserlar hangileridir?
1- KUR'AN-I KERÝM ( þiir halinde Alevi Kurran yorumu) Adil Ali Atalay can yayýnlarý- Bedri Noyan Dede-baba Kur'an Tevsiri-
2-BUYRUK (Ýmam Caferi Sadýk)
3-MAKALAT (Hacý Bektas-ý Veli)
4- DÖRT KAPI KIRK MAKAM
5- HÜSNÝYE ( dede-babalarca þii/caferi ilavelernden arýndýrýlmýþý)
6-HUBET-ÜL BEYAN ( þii/caferi ilavelerinden arýndýrýlmýþ Olaný)
7- CAVÝDAN-NAME
8- CABBAR KULU
9- YUNUS EMRE DÝVANI VE YÝNE YUNUS EMREYE AÝT..RÝSALET-ÜN NUSHÝYYE
10- KAYGUSUZ ABDAL (Budalaname)
11- PÝR SULTAN ABDAL (Deðiþler)
12- BATTAL GAZÝ DESTANI (Cenknameler)
13- AÞKNAME
14- Deðiþler-Nefesler Sözlü kaynaklar
15-Saadete Erenlerin Bahçesi (Fuzuli)
16-Faziletname (Yemini)
17- Erkânname (Aleviliðin Ýslam'da yeri Ve Alevi Erkânlarý) DERLEYEN: Seyit Derviþ Tur
[B]"...Bu gülü yetiþtireceksen canýn yanacak....
Elin kanayacak,güneþ seni terletecek,bu bahçede gül bitmez diyenler olacak,gül öyle yetiþtirilmez böyle yetiþtirilir diyenler olacak....
Sen kendine þunu soracaksýn;ben burayý gülbahçesi yapmak istiyor muyum? Ben burada dünyanýn en güzel güllerini yetiþtirmek istiyor muyum? Eðer çok istiyorsan,ne eline batan dikene ne de söylenenler umrunda olacak,kim olursan ol tek isteðin þu kokuyu duymak olacak...."
Bizler Gül bahçesinin bahçevanlarý olalým... Sevgi ekelim... Sevgi biçelim... Sevgiyle yatýp sevgiyle kalkalým....Kalplerde sevgiyi yeþertmek,Güzel ahlaký tamamlamaya gelen Hz. Muhammed-i ve Kur'an-ý doðru kimselerden öðrenerek Ýnsan-ý kamil yolculuðumuza baþlayalým..Buda ancak.. Özü sevgi,, Dili kardeþlik, Cedd-i Muhammed Mustafa Evlad-ý Resul dede-baba'larýmýzýn kaynaklarýyla ancak olabilir
SAYGILARIMLA..
Dede-baba
26-06-2008, 01:08 AM
Ýmam Caferi Sadýk
Adý cafer Unvaný Sadýk (doðru, gerçek dost)... babasý Ýmam Muhammed Bakýr.. Annesi Ümmü Ferve ( Halife Ebubekir torunu) Doðum yeri ve tarihi: medine, 699 Çocuklarý. ismail, Musa, Kasým, Muhammed, Ýshak ve Fatýma'dýr (/ erkek, 3 kýz).. Ýmam Abbasi halifesi mansur tarafýndan 765 te Medine de zehirlenerek þehit edilmiþtir.. Türbesi Medine'dedir...
Bugün, Ýmam Caferi Sadýk 'a ait Buyruk kitabýndan bahsetmek istiyorum, kitabýn küçük ve büyük olmak üzere ve erdebil nüshasý olmak üzere bir kac sekli vardýr. Ama genel olarak, içerikleri aynýdýr.
Kitap Alevi erkanýný , Peygamber'in Miracýný, "Kýrklar Cemini" "SEMAHI" anlatmaktadýr. Özellikle kitapta bir yer var ki bu kýsmý her alevinin okumasýný tavsiye ederim. KÝTABIN "RIZA ÞEHRÝ" kýsmý , aleviliðin oluþturmaya calýþtýðý ütopyayý içermektedir. Ýlginc olan sey ise Karl Marx'ýn Das kapital'inin deki komünizm aþamasýyla büyük benzerlikler göstermesidir. Ayrýca kitap, batýnýn yüzyýllar sonra keþfettiði "hümanistik" düþünceyi ortaya koyan enfes bir eserdir.
=RIZA ÞEHRÝ=
" Bir zamanlar bir sofu dünyayý gezmeye çýktý. Bir gün yolu bir þehre düþtü. Bu þehir þimdiye dek gördüðü þehirlere benzemiyordu. sabah saatinde herkes iþine gücüne gidiyor, sessizlik içinde yaþam sürüyordu. Sofu þehrin bu düzenini görünce þaþa kaldý. öyle ki birisine yaklaþýp bir þey sormaya cesaret edemedi. karný acýkmýþtý. þehri gezerken bir fýrýn gördü. Ekmek almak için içeri girdi. Fýrýncýya para uzatarak ekmek istedi. ama fýrýncý hayretle paraya baktý:
-Bu ne bu? Biz bunu kaldýrmak için yýllarca uðraþtýk, Büyük savaþlar verdik. Anlaþýlan sen RIZA þehrinden deðilsin. Dünyalý olmalýsýn, dedi.
SOFU: Evet bu þehirden deðilim, diye karþýlýk verdi.
FIRINCI: Hele belli oluyor. Dur, öyleyse seni görevlilere teslim edeyim. Onlar seninle ilgilenirler. bizim þehrimizde para pul geçmez dedi. Görevliler önce kendi aralarýnda bu sofuyu ne yapacaklarýný tartýþtýlar.
ÝÇLERÝNDEN BÝRÝ: Meclise götürelim ulular karar versin dedi. Diðerleride bu görüþe katýldýlar. Bunun üzerine tümü meclisin yolunu tuttu. Yol boyu sofu düþünüyordu. Ýçinden "paranýn gecmediði bir þehir. Görevliler. ulular meclisi, þimdide büyük ne görkemli yerdir gör ulular meclisi diye" kurdu. neyse bir süre yürüdükten sonra divana vardýlar.Ama sofu bu kez de þaþa kaldý. Çünkü divan denen bu meclis hiç de düþündüðü gibi büyük ve göz kamaþtýrýcý deðildi. Düþündüðünün tam karþýtýydý. Bir sessiz köþede küçük bir yapý idi. Yerlere basit kilimler serilmiþti. Ak sakallý ulular baðdaþ kurmuþ kentin sorunlarýný görüþüyorlardý.
Görevliler Ulularý Selamladýktan Sonra :
"Bu Dünyalý þehrimize girmiþ. Acýkmýþ, ekmek almak için bir fýrýna girmiþ. Fýrýncýya para vermeye kalkmýþ. Bunun üzerine fýrýncý farkýna varýp bize teslim etti. ne yapalým?" diye sordular.
ULULAR.
" Bunu neden buraya getirdiniz? Törelerimizi biliyorsunuz. Onu konakta bir odaya yerleþtirin, aþevine götürün, gerekeni yapýn! diye buyurdular.
Bunun üzerine görevliler sofu ile birlikte geri döndüler. Önce bir aþevine götürdüler. karnýný doyurdular. Sonra kentin konuklarý için yapýlmýþ konaða götürdüler. Bir odaya yerleþtirdiler.
Sofuya kentte ne yapmasý, nasýl yaþamasý gerektiðini anlattýlar.:
"Burada para pul geçmez, Burasý Rýza þehridir. Rýzalýkla her istediðini alýr, her istediðini yaparsýn" dediler, yeterki rýzalýk olsun. "bunu unutma" diye uyardýlar.
Sofu konaga yerleþti, gezip dolaþtý. Rahatý yerindeydi. Ýstediði yerde yiyip içiyordu. Bir kaç gün sonra eþyalarýný topladý. Þehirden ayrýlýp yola koyulmak istedi. Ama görevlileri Karþýsýnda buldu.
GÖREVLÝLER:
--"Gidemezsin!" dediler. "Bu þehir Rýza þehridir, adý üstünde. Sen buraya rýzan ile geldin. Bizde sana yiyecek ve5rdik, yatacak yer saðladýk. bu þehirde kaldýðýn sürece bizden razý kaldýn mý?
SOFU: "-- Kuþkusuz razý kaldým, sað olun! " diye karþýlýk verdi.
GÖREVLÝLER: "Þimdi bizim de senden razý kalmamýz gerek. bu yiyip, içip yattýðýn günler için çalýþmalýsýn
SOFU: "-- O ki töreniz böyle çalýþayým" diye kabul etti.
Görevliler sofuya yapabileceði bir iþ verdiler. konakladýðý odadan alýp daha büyük bir eve yerleþtirdiler. Artýk o da Rýza þehrinden bir adam olmuþtu. Her sabah iþine gidiyor, akþama dek çalýþýp evine dönüyordu. Yavaþ yavaþ dost, arkadaþ edinme çabasýna giriþti. Ama her kiminle konuþmaya baþlasa ilk sorulan "Sen dünyalý mýsýn?" oluyordu. Bu þehrin insanlarý kavga, çekememezlik, kendini beðenmiþlik gibi tüm kötülüklerden arýnmýþlardý. Böylece gün geçti ay geçti. Sofu þehri iyiden iyiye sever oldu. Dünyayý gezme düþüncesinden vazgeçti. Bu þehirde kalmaya karar verdi. Ama hala yanlýzdý.
Bir gün yakýn bulduðu bir arkadasýna açýldý:
"-- Sizin bu þehirde nasýl evlenilir, ne yapýlýr diye sordu.
ARKADASI: "-- Þehrin ortasýndaki bahçe var ya, iþte orda her cuma günü tanýþmak dost edinmek isteyenler toplanýr. Gençler gelirler. Herkes orda beðendiði anlaþtýðý biri ile evlenme yolunu arar. Orda tanýþýrlar. Anlaþýrlarsa evlenirler" dedi.
SOFU: Cuma günü söylenilen bahçeye girdi. Kocaman bahçe týklým týklým doluydu. türlü giysiler içinde genç kýzlar kelebek gibi dolaþýyorlardý. Birbirini beðenip anlaþanlar uzaklaþýyorlardý. Anlaþamayanlar ayrýlýp baþkasýna yaklaþýyorlardý. Sofu olup bitenleri bir süre hayranlýkla izledi. Sonra kanýnýn kaynadýðý bir kýza yaklaþtý.
Ama O Bacýnýn ilk sorusu:
"--Sen dünyalý mýsýn? " oldu.
Sofu aylardan beri hep bu sözü duymaktan iyiden iyiye býkmýþtý.
"-- Evet Dünyalýyým. Ne olacak?" diye karþýlýk verdi.
BACI: "--Davranýþlarýndan hemen belli oluyor. Ama alýnma, zararý yok. O ki beni kendine eþ seçmek istiyorsun, bu konuda bende sana yardýmcý olurum, davranýþlarýný düzeltirsin" dedi.
Bacý ile sofu anlaþmaya niyet ettiler. Ýþten artan boþ zamanlarda buluþup konuþuyorlardý. Sofu bir keresinde bacý ile buluþmaya giderken yolun kýyýsýnda kocaman bir nar bahçesi gördü. bahçenin ne duvarý, ne bakçisi ne koruyucusu vardý. Hemen bahçeye daldý. Kimse görmeden bahçeden bir kaç nar topladý. Yakalanýrým korkusu ile ivedi davranýp aðacýn bir kaç dalýný kýrdý. Ama ne kimse geldi, ne de sordu. Sofu narlarý toplayýp bacý ile buluþacaklarý yere gitti. Henüz bacý gelmemiþti. Narlarý tabaða koydu. Masanýn üzerine yerleþtirdi. Bacýnýn gelmesini bekledi. Nitekim bir süre sonra bacý geldi. Ne var ki narlarý görmesine karsýn hiç ilgilenmedi. Oysa sofu bacýnýn narlarý görüp ilgilenmesini, sevinmesini bekliyordu. Bacý her zamanki gibi yerine oturdu. O zaman sofu dayanamadý. Bacýya narlarý gösterdi.
BACI: "Bunlarý nerden aldýn?" diye sordu.
Sofu narlarý nerden kopardýðýný söyledi. Bunun üzerine
"-- beni düþündüðün için sað ol. Ama o bahçenin yerini, varlýðýný ben de biliyorum. Caným isteseydi gidip ben de alabilirdim. Þimdi benim caným istemiyor. Bu narlar burda boþuna çürüyecek. Baþkalrýnýn hakkýný boþuna çürütmüþ olacaðýz. gelirken öðrendim. Narlarý kopartýrken bahçeye bahçeye de bir sürü zarar vermiþsin. oysa daha dikkatli davranýp bahçeye zarar vermeyebilirdin. Burda kimse senden birþey kaçýrmýyor ki... Bunca süredir Rýza þehrinde yaþýyorsun. Bu þehirde rýzalýkla her þeyin serbest olduðunu bilmeliydin. Þimdi anlýyorum, sen bu þehre ayak uyduramayacaksýn.
Bunlarý söyledikten sonra bacý sofuyu býrakýp gitti. Görevlilere söylemiþ olacak ki, görevliler sofunun yaptýklarýný divana bildirdiler. Divan sofunun durumunu tartýþtý. Sonunda sofunun Rýza þehrine uymayacaðýna karar verdi. bunun üzerine görevliler Dünyalý sofuyu þehirden attýlar
Þimdi Bu olay kulaðýnýza küpe ola!
Rýza üç türlüdür.
BÝRÝNCÝSÝ: Kiþinin kendi ile rýzasýdýr.
ÝKÝNCÝSÝ: Toplumla rýzasýdýr.
ÜÇÜNCÜSÜ: Kiþinin tarikatla rýzasýdýr. ( Alevi erkanýna göre yola giriþ, islamiyeti kabul -ikrar verme- rýza iledir.)
Dede-baba
26-06-2008, 01:10 AM
Degerli canlar...
Bugün baþta sünni itikatler arasýnda yer alan, nakþibendilerin ve nurcularýn o dahasý diyanetin, bastýrdýklarý ve Hacý Bektaþ-ý Veliye Atfettikleri MAKALAT'lardan bahsetmek istiyorum.. acaba Bu makalattar gerçektende Hünkar'a Ait mi?
Hünkar Hacý Bektaþ-ý Veli Hazretleri Anadolu Aleviliðinin en önemli önder kiþilerinden biridir. Hünkar'ýn adýnýn anýlmadýðý hiçbir Alevi ibadeti yoktur. O halkýmýzýn sönmeyen ýþýðýdýr. O'nu söndüremeyenler, Hünkar'ýn kimliðini ters yüz etme uðraþýna girmekteler...
Bu Tür çabalarýn en önelisi eski Sünni Nakþi cemati lideri olan ESAT COÞAN'NIN VE DÝYANET ÝÞLERÝ BAÞKANLIÐININ baþta olmak üzere Bastýrdýðý MAKALAT'lardýr...
öncelikle belirtmek gerekir ki, "MAKALAT" ýn Arapça orjinalinin saðlýklý ve tam bir nüshasýda mevcut olmayýp, bir birinden farklý "MAKALAT"larda vardýr.
Bu baðlamda, Gerek Diyanetin ve gerekse Sünni yobaz çevrelerin MAKALAT'I bastýrmalarýndaki temel amaç, "Dört kapý Kýrk makam" daki Þeriat kapýsýnda yer alan ve üçüncü makamda yazýlý olan þu ifadelerdir:
"Üçüncü makam: Zekatdur,oruçtur,gücü yetenin hacca varmasý ve hem gaza hem de cenabetten arýnmaktýr...
orjinali: "...ve akimu's-salate ve âtü'z-zekate.. ve savm-ý þehr-i ramazan...vehýccu'l-beyti meni'steâ'a ileyhi sebilen..."
Gerek Diyanetin ve gerekse diðer sünni/þii çevrelerin makalattaki bu ifadeleri görünce adeta gözlerinin içi parlamakta.. ve bu sözleri büyük bir gayretle öne çýkarmaktadýrlar... bunu yapmalarýnda ve öne çýkarmalarýndaki en büyük dertleri, 5 vakitli günlük namazý, 30 günlük Ramazan orucunu, kabe'ye, hacca gitmeyi Alevilere benimsetmektir.
Oysa Alevi-Bektaþilikte... sünnilerin zahiri anlamda yaptýklarý ve anladýklarý bu ibadetlerin hiçbirisi Fiilen bizde yoktur.. Bizler bu ibadetleri sünni/þiiler gibi yapmayýz....Alevi'nin namazý halka namazý .. kýblesi Dost cemali.. Kur'anýn indiði anýn tasviri olan ramazan anýnýn dolunay vakti 3-10 arasý oruç..ve yine Hýzýr ve Muharrem oruç ibadetir ...Hiçbir zaman Alevi-bektaþi sünni þeriat anlayýþýna göre ibadet yapmamýþ ve benimsememiþti...Alevi-bektaþi Ýbadetini perþemde akþamýný cumaya baðlayan Ayin-i cem yapandýr..
Unuttuklarý ve görmezden geldikleri en önemli ayrýntý, bizlerin namazý da orucuda haccýda ve diðer Kur'aný-ý emir ve yasaklarý inkar edenler deðil.. hem sünnilerden hemde þiilerden farklý anlamlandýrdýðýmýz ve yaþadýðýmýzdýr..
Kýlarýz namazý kýlmayýz deðil,
Biz Hakk'ýn emrini bilmeyiz deðil.
Kur'an kitabýmýz,islam dinimiz.
Hadisten,âyetten almayýz deðil.
Bildik rumuzunu savm-ü salatýn.
Ýsteyip ýssýný bulmayýz deðil...
Deðiþte. geçen "Bildik rumuzunu savm-ü salatýn" sözü gerçekten manidardýr. Savm-ü salat yani oruç ve namaz, burada bektaþi anlayýþýna uygun bir biçimde bir Rumuz/simge olduðu vurgulanmakta.. oruç ve namazýn batýn anlamýna iþaret edilmektedir...
Genellikle bu sünni/þii yobaz takýmý, makalattaki namaz, oruç, ramazan gibi ifadeleri, iþlerine geldiði gibi zahiri olarak yorumlayýp, MAKALAT'I bütünsel açýdan ele almadan, Hünkar'ý sünni ilan etme cüreti bile gösterilmektedir. Böylece Alevi-Bektaþilik Sünniliðin içinde yer alan bir tarikat olarak yeniden düzenlenmeye çalýþýlmaktadýr...
Yine gerek Sünni ve gerekse Diyanetin Makalat çevirileri incelendiðinde çeliþkiler ve uydurmalar açýkça göze çarpmaktadýr...
Bu çevreleri ellerinde yazdýklarý makalat'ýn Gerçek Hünkar'ýn makalatý olduðunu söylerler.. Oysa Bu makalatlarýn gerçek olmadýðýný þurdan anlayabilirsiniz..
"...Çün selam ve salat ol resulu'llah hazretine ve âline olduktan sonra OL ESRAR SÖZLÜ VE KELECÝ TUZLU VE LATÝF SÖZLÜ VE GÜLER YÜZLÜ MAKALATI..ýssý ve þer'at soyý ve tertib-i marifet ve gen-i hakikat ve makam ehli sevmedi CEHLÝ VE SAHÝB-Ý GENC-Ý ULÛM O KUTB-I MA'LÛM SULTAN HACI BEKTAÞIYYÜ'L HORASANÝ KADDESA'LLAHU SIRRAHU'L-AZÝZ OL DÃŽN ÇIRAÐI ÃŽMAN NURUNUN YAÐI VE ERENLERÝN TURAÐI BÖYLE BEYAN EDER..."
Diyanet tarafýndan ve sünniler tarafýndan tahrifata uðratýlarak yayýmlanan malakatlarýn ilk cümleleri yukarýda sözlerle baþlar...yani hacý Bektaþ kendi kendine bu övgüleri yaparak sözlerine baþlamýþ, Oysa bu ifadelerin bizatihi Hacý Bektaþýn kendisinin yazdýðýný söylemek Çuvalladýklarýnýn ve yalanlarýnýn açýða çýkmasýndan, dahasý uyduruk makalatlarýnýn ifadelerin hiç birinin Hacý Bektaþ tarafýndan yazýlmadýðýnýn adeta delilidir....
Kültürümüzde hiçbir ulumuz ve eser sahibi olan seyid nesli Evliya ve Pirlerimiz... Kendi yazdýðý eserin baþýna kendini göklere çýkaran, övücü ifadeler koymaz..Bu ifadeler esere yapýlan müdahalenin en büyük kanýtlarýndan biridir...Kendi kendini öven insan... Ýnsaný kamil olabilir mi?
Hünkar'ý Sünni ibadetleri yapan biri olarak gösteren anlatýlar, tümüyle uyduruktur. Hünkar'ý, 5 vakit günlük namaz kýldýran, Hacca götüren zihniyet, Alevi-Bektaþiliðin temeline dinamit koymaya çalýþan zihniyettir...
Bunu hem Diyenetin hemde Sünnilerin tahrip ederek yayýmladýðý makalatý eleþtirel bir gözle incelediðinizdede bulabilirsiniz.. Örneðin geçmiþ yaþantýsýnda sünni iken Hünkara Ýkrrar verip talip olan said Emre, 5 vakit sünni namazý, sünni anlamda kýble ve diðer Ýbadetler hakkýnda bektaþi oladuktan sonra þöyle diyor...
Unuttum namazýmý, dosta tutdum yüzümü,
Dost kendü mürvetinden bir iþaret eyledi.
Ne taat var ne salat, ne zikir var ne tesbih,
Bu beþ vakit namazýmý aþkla terk eyletdirdi.
.......
kanda baksam dopdolu Hacý bektaþ Veli,
Bu said kemter. onun kulý oldu,yola meyledi...
Saygý ve sevgilerimle
Naot Yazýn oluþturulurken... Mustafa cemil Kýlýç'ýn HANGÝ SÜNNÝLÝK" adlý eserinden faydanýlmýþtýr.
Dede-baba
26-06-2008, 01:18 AM
Degerli canlar..
Nec'ül Belaga... Hz. Ali Efendimizin komutanlarýna ve Ailesine, ve valilerine nasihatlarýný içeririr... Alevi-bektaþi dede-baba'larýnca tartýþmalý olan alevi-bektaþi kaynaklarýndandýr.. gerçekten kitapta.. yer yer þii/caferi ilaveleri ve uydurmalarý göze çarpmakta.. ancak biz alevi-bektaþilerinde Ayin-i Cemlerimizde Kullandýðýmýz.. Hz. Ali'ye ait kýssa ve sözler bu eserdede aynen yer almakta.. Þimdi bu Kýssalardan birini sizlerle paylaþmak istedim..
"....Ey Kümeyl, ilim maldan hayýrlýdýr. çünkü, ilim seni korur, malý ise sen korursun. Mal, vermekle azalýr, ilim öðrenmekle çoðalýr. Sýrf mal ile elde edilen makam ve mevkiler, malýn yok olmasýyla yok olup giderler.
Ey Ziyadoðlu Kümeyl, bilgiyi elde etmek dindir ki, Allah'a onunla kulluk edilir. Ýnsan, hayatýnda onunla taat elde eder; ölümünden sonra da iyilikle, hayýrla anýlýr. Ýlim otoritedir. (insaný olumluya yönlendirir; mal ise hüküm altýndadýr (güdülüp yönetilmeye muhtaçtýr).
Ey Kümeyl, mallarý hazinelerde yýðanlar (Allah için harcamayanlar), henüz diri iken ölmüþlerdir; bilginlerse dünya durdukça yaþarlar; kendileri yok olup gitmiþlerdir, fakat eserleri gönüllerde mevcuttur.
(Göðsüne iþaret ederek) burada öylesine derin, öylesine geniþ bir bilgi var ki ne olurdu, bunu anlayabilecek biri bulunsaydý. Evet, tez anlar birini buluyorum, fakat emin deðilim ondan, din hükümlerini dünyaya alet edebilir; Alla'ýn nimetleriyle Allah kullarýna, Allah'ýn delilleriyle Allah'ýn dostlarýna karþý üstünlük davasýna giriþebilir.
Yahut gerçeðe sahip olanlara boyun eðen, fakat önüne ardýna dikkat etmeyen, gönül gözü açýk olmayan, daha baþlangýçta þüpheye düþüp gönlünden iþkillenen birini bulabiliyorum. Oysa ne buna inanýlabilir, ne ona. yahut da dünya lezzetine sarýlan, hemencecik sehvetlere atýlan, yahut ta mal mülk toplamaya hýrsý olan birini buluyorum; oysa bu ikisi de hiç bir hususta dine riayet edenlerden deðildir. Bu iki sýnýf, ancak otlayan hayvanlara benzer. Ýþte ilim, ilim ehlinin ölümüyle böylece ölür.
Þu da var ki; yeryüzü, Allah için delil ve hüccet olan, onun adýna kaim bulunan birisinden hali kalmaz; o, ilmi ve dini ayakta tutar; ama ya meydanda olur, bilinir,tanýnýr, yahut hikmete mebni korkar, gizlenir. Allah'ýn hüccetlerinin, Allah'ýn apacýk delillerinin batýl olmamasý için hüküm budur, böyledir. Ama bu, ne vakte kadar böyle sürer gider? Andolsun Allah'a ki onlarýn sayýlarý pek azdýr. Allah katýnda dereceleri pek büyüktür. Allah delillerini, onlara benzeyenlere ýsmarlayýncaya, kendi benzerlerinin gönüllerine verinceye dek onlarla korur.
Allah onlarýn can gözlerini açar, bilgiyi onlara sunar; onlarda yakin ruhuyla kuvvetlenirler; güçlükleri kolay görürler, bilgisizlerin kaçýndýklarý, hoþ görmedikleri þeyler hoþ görünür onlara; canlarý yüceler yücesi olan yakýnlýk duraklarýnda olduðu halde bedenleriyle dünya ehlinden görünürler, onlarla görüþüp konuþurlar. Ýþte bunlardýr Allah'ýn helifeleri, yarattýðý yeryüzünde. Bunlardýr halký dinine çaðýranlar. Ah, ah, ne de özlerim onlarý görmeyi. Ey Kümeyl, istersen dön, git artýk...."
Saygý ve Sevgilerimle Degerli Canlar....
Dede-baba
26-06-2008, 01:23 AM
" Ya Cabir, dünya þu dört þey üstüne durur: Bilgisiyle amel eden, onu halka da ögreten bilgin; öðrenmekten geri durmayan ögrenci; iyiliðini esirgemeyen cömert; ahiretini dünyasýna satmayan yoksul.
Bilgin, bilgisinin gereðini yerine getirmezse, öðrenci de ögrenmekten geri durur.
Zengin, malýnda cimrilik ederse, yoksul da ahiretini dünyasýna satar.
Ya Cabir, kime Allah'ýn nimetleri bolca gelir, malý fazlalaþýrsa, insanlarýn ona ihtiyacý artar. Kim, Allah'ýn verdiði nimetler konusunda kendine düþeni yerine getirirse, o nimetleri devam ve bekaya mazhar eder. Kim de, yapmasý gerekenleri ifa etmezse, o malý ve mülkü zeval ve yokluða hedef gider."
Hz. Ali'nin adeta þimdiki zamanýmýzý anlatan bir kýssasý
" Ýnsanlara, bir zaman gelip çatar ki, o zamanda Kur'an'dan ancak yazýsý, Ýslam'dan da ismi kalýr. O gün insanlarýn ibadethaneleri yapý bakýmýndan mamurdur; hidayet bakýmýndan haraptýr.
O gün ibadethanelerde oturanlar, onlarý yapanlar, yeryüzünün en kötü kiþileridir; fitne onlardan çýkar, suç ve hata onlara sýðýnýr. O fitneye girmek istemeyenleri sürüp götürürler. Ondan geri duranlarý ona doðru iterler.
Yüce Allah buyurur ki: "Zatýma andolsun ki Ben, o kavme öylesine bir fitne gönderirim ki, aklý baþýnda olanlarý bile þaþýrýr kalýr" (iþte o zamanda) bunu yapacaktýr. Biz, Allah'ýn baðýþlamasýný, ayaðýmýzý kaydýrmamasýný diliyoruz..."
Dede-baba
26-06-2008, 01:24 AM
Degerli Canlar, 1313 Tarihinde yapýlan bir ayin-i cem'e ait bilgiler veren ve Cem-i olduðu gibi anlatan bir eserden bahsedecem....
Eseri günümüze Dursun GÜMÜÞOÐLU-Rýza YILDIRIM çevirmiþtir. Ve Horasan yayýnlarýndan okuyuclar için yayýnlanmýþtýr..
Kitap, Bektaþ-i Erkanýný, Bektaþilerin nasýl ibadet ettiklerini, cemlerini nasýl yaptýklarýný, hangi dualarý okuduklarýný, inanç refenslarýnýn neler olduðunu gibi birçok soruya cevap niteliðindedir..
sözlerime, Kitap da yer alan bir Bektaþi babasý olan Ýlhami BABA'ya ait bir nefes'le son vermek istiyorum...
Heva vü heveste,mecazi aþkta,
Bu dünya gözüme leyla göründü
Tarikat pirine ikrar vereli,
Erenler cümleden ala göründü.
Rakibler elinden zehirler yuttum,
Ýçtim þarabýný sýrrý sýr ettim,
Muhammed-Ali'nin damenin tuttum,
Himmeti var olsun,Mevla göründü.
Ervahlar nur iken bezm-i eles'te
Hitab-ý ezelde kulaðým seste,
Can cesede geldi girdi kafeste,
LA'yý terk eyleyüp ÝLLA göründü
Allah Eyvallah, Þeyhen Ýlallah
saygý ve Sevgilerimle....
Dede-baba
26-06-2008, 01:39 AM
Degerli Canlar , bugün Kur'an tefsiri ve yorumlanmasý üzerinde durmak istiyorum...
Öncelikle belirtmek gerekir ki su an bir çok Kurran meali mevcuttur . Ancak, Kurran, 1400 sene evvel nazil olduðu için o zamanýn arapcasý ile günümüz arapça arasýnda büyük farklar vardýr. Þöyle ki, o zaman konuþulan arapçayý su an konuþanlar anlayamamaktadýr. Bu bizim eski Türkçe (orta asyadaki) ile istanbul Türkçe'si arasýndaki fark gibidir (yani arasýnda nerdeyse hiç benzerlik kalmamýþtýr).
Kur'ran'nýn motamot çevirisi bu nedenle tam olarak yapýlamadýðý gibi, Kurran ayetleri çoðunlukla bir hadise üzerine inmiþtir. Bu hadiseyi bilmeden yapýlan tercümeler ve tefsirler (yorumlarda) Kurran'ýn yanlýþ anlatýlmasýna sebeb olabilmektedir. Üçüncü unsur ise, çeviren kiþinin bilgi seviyesi, baðlý olduðu itikadi ekoldur (çoðunlukla sünnidir). Buda Kurran çevirisini etkileyebilmektedir . Bunu en çok aleviler, fark etmektedir. bizde esas olarak Allah sevgisi söz konusuyken, Kur'ran'ý açtýðýnýzda , Ýntikam alan , korkulmasý gereken, cehennemlere atan bir Tanrý karþýmýza çýkmaktadýr
Kur'an'ýn orjinalliði açýsýnda kuþku olmamakla birlikte yorumlanýsý, ve çeþitli dillere çevriliþi esnasýnda bilerek veya bilmeyerek sünni/þii islami ekol çevirileri büyük hatalar içermekte , Ehli Beyit ile ilgili olan ayetler yok sayýlmakta veya saptýrýlmaktadýr.
"Kur'an zamanlar ötesidir... ve tüm zamanlara hükm eder... bu nedenle Kur'an ý yorumlarken 1400 sene evvelinin mantýk yürütmesiyle yapmamak anlamak gerekir...
Yine Ýnsanlarýn anlayýþlarý de birbirinden farklýlýklar arz eder. Kur'an-ý Kerim tevhit dininin kutsal kitabýdýr. Bu nedenle sadece avam denilen en alt idrak seviyesinde olana hitap etmez; Allah'ýn þeçkin kullarýnýn ancak zevk edebileceði tasavvufi konularý içeren, tefekkürle idrak edilebilecek ayetleri de vardýr.
Yüce Allah Kur'an-ý Kerim'de ilahi sýrlarýnýn üstlerini kýsmen örtmüþtür; bu nedenle " Biz bu ayetleri hakikati kavrayabilecek insanlar için, açýk ve anlaþýlýr kýlmaktayýz.(En'am Suresi 6/98)" demektedir. Yine bir baþka ayette "Ýlahi kelamýn özü olan açýk ve kesin hükümlü mesajlar ile müteþabihleri kapsayan bu ilahi kelamý sana bahþeden O' dur. (Al-i Ýmran suresi 3/7) denilmektedir. Niyazi Mýsri Þöyle söylemektedir;
Þeriatin sözleri hakikatsiz bilinmez
Hakikatin sözleri tarikatsýz bulunmaz
Savm-ý salat ü hac sanma biter zahit iþin
Ýnsan-ý kamil olmaða lazým olan irfan imiþ
Kande gelir yolun senin ya kande varýr menzilin
Nerden gelüp gittiðin anlamayan hayvan imiþ
Mürþit gerektir bildire Hakk'ý sana Hakk'el yakin
Mürþidi olmayanlarýn bildikleri güman imiþ
Her mürþide dil verme kim yolunu sarpa uðradýr
Mürþidi kamil olanýn gayet yolu asan imiþ
Kur'an 'ýn gerçek yorumu ve tefsiri ise... Evlad-ý Resul dede-babalarýmýzdadýr.. Erenler ceminde Kur'an yorumlarý ve tefsirleri her dönem yapýlmýþ ve görgü cemlerinde, canlarla Türkçe olarak paylaþýlmaktadýr..
Genellikle Ben Kiþisel çalýþmalarýmda ise, üç Kur'an Tefsirine itibar ediyorum..
1- Alevi-bektaþi dede-babasý Bederi Noyan dede-baba'ný Kur'an tefsirine
2- Þiir þeklinde derlenmiþ olan Adil Ali ATALAY' KUR'AN tercümesini 8Bu eser, 114 Ehli Beyt Dostu tarafýndan yapýlmýþ, Kur'an tesfsirlerinin bir derlemesidir.)
3- Mevlevi olan Adülbaki GÖLPINARLI Hoca'nýn, Kur'an tefsirined e yukardaki kaynaklara ulaþýlamadýðý takdirde baþvurulabilir.
4- Sünni çevrelerde ise kanýmca en doðru kaynak Yasar Nuri Öztürk Hoca'nýn da Meali'dir....
Saygý ve sevgilerimle
Dede-baba
26-06-2008, 01:44 AM
Degerli Canlar bugün bektaþiliði öðrenebileceðimiz güvenilir kaynaklarýn klasiklerini sýralamak istedim...
1- Makalat (Hacý Bektaþ-ý Veli)
2- Vilayetname
3- Rýfký'nýn Bektaþi Sýrrý
4- Bektaþi Sýrrý Müdafasýna Mukabele
5- Bektaþi Sýrrý Nam Risaleye Müdafaa ( Ahmet CEMALETTÝN)
6- Ruhullahýn Bektaþi nefesleri
7- Bektaþi Ýlmihali (M. Seyfettin bin Zülfikar)
8- Bektaþi Makalatý ( Ali Ulvi Baba)
9-Bektaþilik ve Edebiyatý ( Besim ATALAY)
10- Kur'an Tefsir ve Meali (Bedri Noyan dede-baba)
11-Ahmet REFÝK...16. asýrda rafýzilik ve bektaþilik, ist-1932. (MUALLÝM HALÝT Kitaphanesi)
12-yahya BERKANAY... Yaþayan Alevilik, Kýzýlbaþlar arasýnda, Ýst- 1967, varlýk yayýnlarý
13- F.W hasluck, Bektaþilik tetkikleri, Ýst-1928, "Anadolu'nun Dini Tarih Ve Etnorofisine dair Tedkikat Merkezi neþriyatý,
Dede-baba
26-06-2008, 01:49 AM
Degerli Canlar Hünkar'ýn makalat dýþýnda O'nu anlatan bir eser de Vilayetnamedir...Vilayetname.. Ya da diðer adýyla menakýb-ý Hacý Bektaþ-ý Veli' Eser Hünkar'a bizzat ait olmayýp, halifeleri tarafýndan sonra oluþturulmuþtur...
Kitap, Öncelikle Hünkar'ýn Seyid'liðini beyan ederek ve Pergambere uzanan "nur zincirini=soyunu" anlatmaktadýr. Nasýl "hacý" olduðunu , Anadoluya nasýl geçtiðini,, ve anadolu daki diðer evliyalar ile olan sohbetleri ve mucizeleri konu edinmektedir.
Kitap bir çýrpýda okunan sürükleyici bir dile sahiptir.
Saygýlarýmla Degerli Canlar...
Dede-baba
26-06-2008, 01:51 AM
Hallac-ý Mansur: Asýl adý Ebu Muðis el Hüseyin bin Mansur el- Hallac, 857 yýlýnda Ýran'ýn Tur kasabasýnda doðdu. Tasavfufu eðitimi aldýktan sonra Huzistan'da, Tanrý'yla birleþme yolunu öðretmek için konuþmalar yaptý. Birçok yandaþ topladý ama o kadar da düþman edindi. Kendisini yalancýlýkla suçlamalarý ve halký alehine kýþkýrtmalarý üzerine Horasana gitti. Orada 5 yýl kalýp görüþlerini yaydýktan sonra Bagdat a geldi. Müritleriyle birlikte Hacca gitti. Mekke'de onu büyücülük ile suçladýlar. Daha sonra Hindistan ve Türkistana gitti. 902 yýlýnda Mekke'ye geldi."Enel Hak= Ben Tanrýyým" demesi nedeniyle... Yakalanýp hapse atýldý.. " Mucizeler göstermek, Tanrý'nýn gücünü ele geçirip kötü amaçla kullanmak, Tanrý ile insan arasýnda aþk baðlantýsý kurulabileceðini öne sürmek," ölüm cezasýnýn nedenleri olarak gösterildi. Mansur 9 yýllýk hapis hayatý süresince: "Ta Sin el- Azal", [/B[B]]"Mirac" adlý eserlerini yazdý.
Mansur'u önce, astýlar... Baþýný kesip bedeninden ayýrdýlar... Bedenini yaktýlar... ve küllerini Dicle nehrine attýlar. Ýdam sýrasýnda büyük bir ayaklanma oldu güç bir þekilde bastýrýldý...
Ancak Mansur birçok tefekkür ehline ilham kaynaðý oldu... feridüddin Attar "Bisername" adlý eserinde: " Hallac'ýn gönlüne düþen ateþ, benimde yaþamýma düþtü"
demiþtir.
Mevlana, Yunus Emre, Nesimi, Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal onun takipcileridir...
Þimdidi size Hallac-ý Mansur'un Eseri Olan Ta-Sin bir bölüm sunmak istiyorum... (Hz. Muhammed ve Allah arasýndaki iliþki)
" Bir ýþýk çýktý, Görünmez'in Nur'undan. Çýktý ve geri dönerek diðer ýþýklara egemen oldu. Bir aydý o; diðer aylarýn içinde ýþýk saçarak kendini açýða vuran, aylarýn sultanýydý. Evi, göðün en yüce katýnda bir yýldýz. Tanrý onu "okumaz yazmaz" diye adlandýrdý; çünkü o, soluðunu "hu"ý çýkarmaya adamýþtý; Tanrý onu, "kutsanmýþ" diye adlandýrdý. Dualarýný görkeminden dolayý; "Mekkeli" diye adlandýrdý, kendisinin bulunduðu yerde oturduðundan dolayý."
Tanrý, onun gögsünü geniþletti, gücünü arttýrdý ve üzerinden kaldýrdý "senin sýrtýna aðýr gelen" yükü, ve kendi yetkisini yükledi. tanrý onun bedr'ini görünür kýldý, böylece o tüm bir ay olarak yemame'nin bulutundan sýyrýldý ve güneþ olarak Tihame (Mekke)'nin yan tarafýndan yükseldi ve ýþýðýný tanrýsal baðýþ kaynaðýndan aldý...
O, kendi içinde gördüðünden baþka bir þey bildirmedi, kendi davranýþýnýn gösterdiði gerçek dýþýnda bir þeyin örnek alýnmasýný buyurmadý. kendisi, Tanrýnýn varlýðýnda bulundu, baþkalrýný da tanrý'nýn varlýðýna kavuþturdu. Gördü, gördüðüne benzedi. Yol gösterici bir ýþýk olarak býrakýldý, böylece rehberliðin sýnýrlarýný belirledi.
Hiç kimse, onun gerçekten neyi simgelediðini anlayamaz, Katýksýz Olan'dan baþka. Çünkü o, katýksýz Olan'ýn varlýðýný doðruladý ve ona eþlik etti, öyleki aralarýnda hiçbir fark kalmadý.
Bilgeler, onun gerçek niteliðine iliþkin bilgileri olduðu halde, kendisini öz olarak tanýmlayamadýlar. Onun niteliði, ancak Tanrý'nýn açýklamayý uygun bulduðu kimseler için açýk kýlýndý.
"kendilerine kitap verdiðimiz kimseler; bunlar o zaman çocuklarýný tanýdýlar; bunlarýn bir bölümü, bile bile gerçeði gizli tuttular (Bakara Suresi; 146)
Peygamberlik ýþýðý, onun ýþýðýndan çýktý, onun ýþýðýysa Giz'in ýþýðýndan doðdu. Tüm ýþýklarlarýn içinde, en parlak, en tanýnýr olaný, yaratýlmamýþýn en yaratýlmamaþý olaný, Sonsuz Baðýþ Sahibinin ýþýðý.
O'nun varlýðý, var olmayandan üstün; O'nun adý, Kelamdan üstündür, çünkü daha önce var oldu.
Bu iþleve sahip olandan daha gönül okþayýcý, daha soylu, daha akýllý, daha adaletli,daha nazik, Bir kimse... Ne ufuklarda ne ufuklarýn ötesinde, ne de ufuklarýn altýnda var. O'nun unvaný, yaratýlmýþlarýn Efendisi'dir, adý Ahmet, sýfatý Muhammed'dir. Buyruðu en keskin, özü en üstün, sýfatý en görkemli, soluk alýþý kendine özgü...
Allah Eyvalla Þeyhen Ýlallah
Saygýlarýmla...
Dede-baba
26-06-2008, 01:55 AM
EBA MÜSLÜM HORASANÝ:
Degerli canlar...
Hz. Muhammed'in can düþmaný Ebu sufyandý..; Hz. Muhammed'in soyunun baþ düþmanlarý ise Ebu sufyan oðlu muaviye ve onun oðlu yezit ve nesli oldu... Gün oldu, devran döndü Ehl-i beyt'in öcünü almak Bir Türk komutanýna nasip oldu.. Bu büyük Türk komutaný Horasan'dan yola çýktý.. Ýmam Hüseyin aþkýna Hz. Muhammed'in sancaðýný açtý.... Ehl-i Beyt yaranleri Horasan erenleriyle.. baðdat'a ve dahi þama Zalim emevi hükümdarlarýnýn üzerine yürüdü... Ehl-i Beyt'in intikamýný aldý...
Eba Müslüm... Hz. Ali'nin dayýsýnýn torunudur... Horasan-isfahan doðumlu olup, Türkistan'da büyümüþtür.. Hayatýnýn büyük kýsmý emevilerle þavaþla geçti.. sonunda.. mervan Hýmarý öldürerek emevi saltanatýna son verdi.. Sonra cafer Bin Mansur'u hilafet makamýna geçirdi... Kendisi de bagdatta padiþahlýk makamýna geçti..
Fakat daha sonra... Emevi hükümdarýnýn kaçan oðullarý tarafýndan yemekte zehirlenerek öldürüldü...
Size bugün anlatacaðým kitap.. Mesruri GEDA'NIN EBA mÜSLÜMÜN TABUTU ismini taþamaktadýr..
Kitap harp meydanlarýnda yenilmeyen bir büyük komutanýn ... hile desise ile kandýrýlýp þehit edilmesi olayýný ve sonrasýný anlatmaktadýr.. kitap can yayýnlarýndan yayýnlandý.. günümüz Türkçe'sine Emrullah ERASLAN tarafýndan çevrildi..
saygýlarýmla... Degerli Canlar..
Dede-baba
26-06-2008, 01:56 AM
Degerli Canlar bugün size.. Eba Müslüm'ün Tabutu adlý eserden Ýmam Zeynel-Abidin'in hayatýný anlatan bir bölüm sunmak istedim..
Saygýlarýmla...
Ey Canlar... bugün ciðerler köþesi Ýmam Zeynel Abidin'den kelam edecem... Dinleyelim Ýmamýn hayatýný...
Selam Olsun, Nur üstüne nur olan 18 bin Alemin sahibine... Selam olsun Ýki cihan sultaný Muhammed Mustafa'ya... Selam olsun Velayetin Nuru Ali'yel Mürteza'ya... Selam olsun Hasan-nül Müçteba'ya... Selam olsun Hüseyin-i Kerbala'ya... ve selam olsun her türlü günahtan arýndýrýlmýþ +++Ehl-i Beyt'e, Nesline... Lanet olsun Ehl-i Beyt düþmaný þeytaný lain takipçilerine.... Allah Eyvallah
Hasan Bin Temmim'den Rivayettir..
"...Ey Canlar ... iyi dinleyin... neylediler Muhammed Mustafa'nýn emanetine...Görün neler reva gördüler.. Kevser havuzunun sahiplerine... Buna yürek dayanmaz... söylemeye diller dönmez... Bu bir acýdýr ki.. kýyamete dek sürecek.. Bu bir acýdýr ki.. Hüseyin dendiðinde... Gözler yaþ ile dolacak... ve lanet okuyacak.. Ta hesab-ý kýyamete kadar...
...Zeynel Abidin..çadýrda Hasta idi... Ýmam Hüseyin'in vasiyeti ile Ýmam Hüseyin Þehit düþtükten sonra... Atý ZÜLCENAH Annesiyle Ýmam zeynel Abidin'i medineye götürdü...ve daha sonra.. Haber geldi diyarý Kerbela'dan...
Þah Hüseyin þehid düþmüþ... üzerinde dedesi Muhammed'in zýrhý ve kýlýcý ... 33 mýzrak ve sayýsýz ok yarasýyla... Ve yanýnda Muhammed'le Uhud'ta Bedir'de ve daha pek çok yerde olan sahabeyi ikram... ve Muhammed'in sancaðý yere düþmüþ .. Ve o Gün güneþ tutultu.. ve o günden sonra yerler gökler kan aðladý kerbelada.. ve ibret alsýn tüm cihan diye aðlayan aðaç o günden bugüne... miras kaldý...
Zeynel Abidin olaydan sonra bir rüya gördü.. Rüyasýnda dedesi Muhammed Musatafa (sav)
---Git yezitten baban Hüseyin'in kesik baþýný iste ve hemen kerbelaya yetiþtir; vermezse sarayýn kapýsýna asýl ve sarayý baþýna yýkacaðýný söyle" dedi.
Zeynel Abidin yataðýndan kalktý.. yezidin sarayýnýn kapýsýna dayandý... yezitten babasýnýn kesik baþýný istedi...
Yezit ise dalga geçerek.. hayýr dedi..
Zeynel Abidin Önce Allah'ýn adýyla sonra Muhammed'e selam ettikten sonra sarayýn kapýsýna sarýldý.. "sarayý baþýna yýkarým" dedi..
Dev gibi kapý.. Yýkýlan Hayber kalasýnýn kapýsý gibi sallanmaya, kale duvarlarý yarýlmaya baþladý...
Telaþa düþen yezit..
---Ya Zeynel Abidin sakin ol veriyoruz dedi..
Kesik baþý alan Zeynel Abidin.. Diyarý Kerbelaya geldi... Ölenlerin cesetleri toplandý.... Zeynel Abidin hazýr bulunan cemaatle.. dua ettikten sonra... cenazeleri defnetti...
Sonra medineye gitti. Annesi þehri Banu Hatun ile buluþtu. Orada yaþamak ve ömürlerini sürdürmek istediler..
Fakat yezit bin muaviye ile mervan bin hakem bu durumdan kuþkulu idiler. Toplanabilirler.. yezidin üstüne gelebilirlerdi.. Bunun üzerine yezit mervanla konuþtu... imamý tutuklamak için yumuþak bir yol gerekiyordu.. Zira kerbela'nýn kaný kurumamýþtý... Amr bin As akýllý bir kiþi idi bu iþide o yapabilirdi..
Mervan bin hakem (peygamberin can düþmaný Ebu Cehil'in oðludur) ;
-- Ey ibni As, Halifeliðin sana çok ikramý olmasýný ve mevkiye sahip olmayý ister misin?
Ýbni As;
-- Evet isterim
Mervan bin hakem;
-- Öyle ise, Hüseyin oðlu Zeynel Abidin'i ve annesini buraya getir. dedi
Amr bin As;
-- nasýl olur? kerbela mezalimi henüz daha hafýzalardan silinmemiþken, Bütün dünya sizi lanetlemekteyken, bu olay halk arasýnda bir nifak konusudur.. Sizler býrakýn Zeynel Abidin'i o eski hatalarý düzeltmeye çalýþýn..
deyince..
Yezit;
---- Evet! bizde onun için Zeynel Abidin'i istiyoruz onunla barýþ yapacaðýz ve onun isteklerini kabul edeceðiz. ona hiçbir zarar ve zeval omayacaktýr..
Bunun üzerine, Amr bin As kendisine kesin bir söz verilmesini ancak bundan sonra Zeynel Abidin ve Annesini getireceðini söyledi..
Yezit þeref sözü verdi... Amr Bin As... Zeynel Abidin'e durumu anlattý.. Onlar hayýr deyince...
Ya Zeynel-Abidin! Benimle gelmezsen seni zorla götürecekler.. ama benimle gelirsen hayatýn garanti olacak.. Ýmam baþkaca çare olmadýðýný anlayayýnca yola çýktýlar.. ve þama vardýrlar..
Yezit ilk zamanlarda verdiði sözü tutuyor.. Ýmamý hoþ tutuyordu.. Bir cuma vakti zeynel Abidin camide hutbeyi ben okuyayým dedi. Yezit izin verdi...
Zeybel-Abidin mimbere çýktý..
Zeynel-Abidin:
--- " Ey cemaat! Size bir söz söyliyeyim, dinleyin! Ýbadeti Tanrý kimin için farz kýldý?
cemaat;
---"Hz. Resulün ümmeti için farz buyurdu..
Ýmam;
-- Sizin peygamberiniz kim dedi?
cemaat;
-- Muhammed Mustafa'dýr.. dediler
Ýmam;
-- O peygamberimiz dediðiniz Muhammed'in evlatlarýna düþman olmak nasýl olur?
cemaat;
--- " Muhammed'in evladýna ve Eshabýna düþman olan müslüman deðildir. Ona cennet haramdýr. Onlar cehennemden çýkmazlar..
Ýmam;
---Peki reva mýdýr ki, o peygamberin evladýnýn baþýný kesip bizleri burada hapis edersiniz? yarýn Tanrý'ya ne hesap vereceksiniz? diyince, camide bir figan yükseldi.
cemaat:
-- "Bu kabahati iþleyen kafir olur, zalimdir dediler..
Ýmam , yezit benim babamý öldürdü .. Allah hiç kuþkusuz bunun hesabýný soracaktýr... Diyince cemaat ayaklandý.. Mervanýn askerleri geldi.. Ýmamý mimberden indirdiler... Annesinin yanýna getirdiler..
Durumu öðrenen Annesi Þehri banu hatun hüzünlendi.. Amr Bin As bu durumu görünce nedenini sordu..
Þehrebanu hatun:
Oðlumuda öldürecekler dedi...
Amr Bin As; " ya þehribanu yezit'in oðlunu öldürmesi ben hayatta olduðum müddetçe mümkün deðil ama sizden bir isteðim var...
Oðlun bana yarýn kýyamet günü þefaat etsin ve yazýlý bir belge versin...
Devam.. edecek.....
Saygýlarýmla...
Dede-baba
26-06-2008, 02:07 AM
1. bölüm devamý.
Gün geçtikçe Ýmam çevresinde toplanan ve etkisinde kalan mümin sayýsý artýyordu... Bu durumdan rahatsýz olan Mervan yezitin yanýna gitti.. Ya yezit zeynelabidin'i ortadan kaldýramazsan.. halifeliðin tehlikeye girer. onu öldür.. Oda Amr bin As'sa söz verdiðini söyledi.. bunun üzerine düþündüler ve þeytanca bir çözüm buldular.
Mervan:
-Ya yezit, kolayý var, Ýmamý sandýða koyalým, yere gömelim. Sen dahi sað girip sað çýktýðýna yemin edersen yemininde hilaf olmaz dedi..
Yezit buna razý oldu. bir sandýk hazýrladýlar. Akþam olunca imamý yanýna istedi.
Ýmam zeynel Abidin, Annesine. Ey degerli Anam. Rüyamda gördüm. benim bir müddet sefer etmem gerek.. benim için aðlama, beni tutup bir sandýða koyup yere gömecekler. Tanrý beni kurtaracak.. kayseriye gitmem gerek. Nasip olursa yine kavuþuruz dedi..
Zeynel Abidin saraya girer girmez. Mervan tarafýndan yakalattýrýldý. ve sandýðýn içine koyuldu. saray bahçesine sandýðý gömdüler. sabah olunca Ýmam'ýn kaybolduðu duyuldu. sevenler bir kez daha üzüntüye boðuldu. Ýmam'ýn kaybolduðunu duyan Amr Bin As 'yezittin yanýna gitti. "Ey yezit! Bana söz vermiþtin neden imam'ý öldürdün? dedi. Yezit ben Öldürmedim sözüme sadýðým dedi.
Mervan ile yezit sandýðýn gömülü olduðu yeri kontrol ettiler ve gittiler. Bahçivan o gece korkulu bir rüya gördü. Rüyasýnda gördüðü yere gitti. bir þeylerin gömülü olduðunu gördü. kazdý. sandýðý buldu. açtý. ve Ýmamý çýkardý. Ayaklarýna kapandý.
ve. - Ey Ýmam el Müminin! sandýk iþçinde neylersin? Bu mel'unlar sanada mý kast ettiler diye aðladý...
Ýmam bahçivaný teskin etti. ve kendisi için bir iyilikte bulunmasýný istedi. bahçývan; "baþým üzerine emreyle" dedi
Ýmam; Þehir içindeki rum kervansayarýna git. Orada Mutakil derler bir kiþi var onu bul. Ona bir mektup yazacaðým götür cevabýný getir.
Bahçývan yazýyý götürüp bezirgana verdi. Bezirgancý hemen imamýn yanýna geldi..
--- Ey sultaným! halin nedir? deyince Ýmam "Bunca iþkence çektim." dedi Mükatil.. gece olunca. Ýmamý kervanýn içine koydu... ve birlikte gittiler..
Bir zaman sonra malatya iline vardýlar. malatya kayseriye baðlý idi. kayserinin rum sultanýna þamdan, baðdattan ve dahi medineden gelen kervanlarýn hediyeler getirmesi adettendi. ama Mutekil bunu unutmuþtu.
Ýmam Ya Mütekil neden üzüntülüsün dedi..
Oda durumu arz eyledi..
Ýmam; -kayseri sultanýnýn bir baþ aðrýsý vardýr.. sana sorrarsa hediyen nedir diye. Deki sultaným bir usta hekim getirdim yanýmda sizin baþ aðrýnýz için.. Onu yezit duymadan alýp kaçýrdým. beni sorarsa gösterirsin. derdinden kurtulunca sana çok hediyeler verecektir."
Mukatil, Ýmam'ýn ayaðýna kapandý. " saddaksýn ya Ýmam!, sultanýn baþ aðrýsý çektiði doðrudur." dedi.
Bir süre sOnra kervan kayseriye vardý. Mukatil. Sultanýn huzuruna vardý. Sultan. bana ne hediye getirdin diye söyledi.
Mukatil. durumu arz etti. usta bir hekim getirdiðini söyledi. Sultan. hekimi sorunca.
Oda. Hekimin burda olmadýðýný ama tacýný baþýnýza giymenizi söyledini söyledi.. Ýmam'ýn tacýný Sultana giydirdiler. bunun üzerine.. Sultanýn Baþ aðrýsý hemen geçti.
Sultan rahatlayýnca söze baþladý. Ey Mukatil. þamda o Muaviye oðlu Yezitten ne haber? kendisi müslüman ama kýyamette þefaat umacaðý peygamberin evladýna kasteylemiþ, þehit ettirmiþ" Diyince. Mukatil aðlayarak kerbela olayýný anlattý. Sultan dahi aðladý. Mukatil. Ýmam Zeynel Abidin-i kaçýrdýðýný. yezittin onuda ortadan kaldýrmak istediðini baþýndaki tacýnda Ýmam'ýn olduðunu söyledi. Sultan memnun oldu.. Ýmamý yanýna istedi. Ýmam'ýn elini öptü..Önünde müslüman oldu. yanýnda bulunan birçok bey ve vezirde müslümanlýða geçti. fakat sultanýn oðlu müslüman olmadý.. oradan uzaklaþtý. Sultan Ýmam'a tahtý teklif etti ancak Ýmam oðlunun müslümanlýðý kabul etmedini görünce retteti. Fakat o günden sonra Kayseri sultanýn hazinesi altýnlarla dolmaya baþladý. devletine her gün yeni yerler eklenmeye baþladý. Bu sýrada Ýmam'ýn kayseride olduðunu duyanlar geliyor. ve Ýmam kayseri etrafýnda her geçen gün daha çok sevilmeye ve sayýlmaya baþlýyordu.
Bir süre sonra..yezit ve Muaviye Ýmam'ýn Kayseriye kaçýrýldýðýný duydu.. ve Orada çok izzet ve ikram gördüðünü öðrendi... Bundan oldukça endiþelendi.. ve Halifeliðinin elinden alýnacaðý endiþesine düþtü..
Mervan:yezite. kayseri sultanýnýn onlara karþý duramayacaðýný elçi gönderip Ýmamý istemelerini. vermezse üzerine ordu gönderilmesini emretti. Mervan bir mektup yazdý. Amr Bin As'a verdi.
Bu durum Ýmam'a ayan oldu..
Ýmam Sultanýn yanýna gitti.
---Ey þah-ý rum. Yezitten elçi geliyor. beni senden isteyecekler..Sen elçinin boynunun vurulmasýný cellata emret! ben de Þaný Yüce Allah'a dua edip senin için þefaatçi olayým
Sultan emir senindir. dedi.
Bir süre sonra. ibni As divana geldi. Zeynel Abidini taht üzerinde otururken gördü. Ýbni As edeple selam verdi. gösterilen yere oturdu. Ýmam'ýn yanýnda oturan sultan. Ey kiþi dileðin nedir dedi.
Ýbni As. Þam'dan geliyorum. Yezit bin Muaviye'den selam eder. deyince.
Sultan. -- Ben peygamber evladýna kast edenlerin selamýný almam.Muradýn ne ise hemen beyan et! dedi.
Ýbni As, yezidin bir esiri yanýnýzdadýr. onu almaya geldim. eðer onu vermezseniz.. yezit yemin etti.. üzerinize geliyor. ölüm vaktinize hazýr olun..deyince sultan gazaba geldi" Bre melün size kim derler? Adýn nedir?
-Adýma Amr Bin As derler. Muaviye zamanýndan beri vezirlik ederim..Sultan.. Bildim ki sen taht üzerindeki Þah için geldin.
Ýbn As: evet onun için geldim.
Bu kiþi kimdir Bilir misin?
- O Resullullahýn ciðer köþesi Ýmam Hüseyin'in oðlu Zeynel Abidin'dir. dedi..
Sultan: -- Resulullah dediðin kimdir?
- Ahýr zaman peygamberi Muhammed Mustafa'dýr. dedi..
Sultan..- O cümle peygamberlerden üstün müdür ?
--- Evet üstündür dedi...
Sultan:-- Ey Münafýk! Öyle bir izzetli kimsenin torununu þehit edip.. Ehl-i Beyt'i ni esir ettiniz?
Amr Bin As: ben etmedim dedi.. yezit ile mervan öldürdüler..
Sultan; Sen Muaviye zamanýndan beri vezir deðilmiydin? bu yapýlanlar reva deðldir..ve sende onlarla birliktesin dedi..
ve askerlerine.. Tutun þu münafýðý! Hýnzýrýn boynunu kesin! dedi..hemen cellat kalktý yürüdü.. Bunun üzerine Amr Bin As... feryad etti..
-Ya imam. Sen mürevvet kanisin. ceddin Muhammed Mustafa, deden Aliyel- Mürteza ve atan Ýmam Hüseyin ruhu için bana inayet eyle.." diyince..
Ýmam: - Ya Ýbn-i As, Þefaati bu dünya için mi yoksa öte dünya için mi istiyorsun?
Ýbni As, " bana dünya gerek.. Ahireti nasýl bulursak öyle olur. dedi.
Ýmam. sana öte dünya için benim koruyucum olman þarttýyla þefaat edeceðimi söylemiþtim
hatýrladýn mý. sözünde durup görevini yapmadýn.. onun için piþman olacaksýn.. bunun üzerine.
Ýbni As: "Ben ahiretten geçtim burada beni kurtar" dedi.
Ýmam: Ya Ýbni As! Sözünde dursaydýn ebedi cennette kalýrdýn. Þimdi sende Muaviye ve Yezitle berabersin..senin yerin cehennemdir.
Ýmam, sulatana döndü Ýbni As'ýn hayatýnýn baðýþlanmasýný istedi.. ve Annesi Þehrebanu hatun ile diðer kiþilerin geri verilmesini isteyen eðer verilmezse büyük bir orduyla þama geleceðini belirten bir mektup yazýp.. Ýbn Bin As 'a verdiler..
Yezit. mektubu okuyunca büyük bir korkuya düþtü. Mervanýn yanýna gitti. mervan'da asker hazýrlayýp üzerine gidelim dedi. Yüzbin asker toplandý. ve kayseri üzerine yola düþüldü.
Bir süre sonra Yezittin ordusunun her yeri yakýp yýkarak geldiði duyuldu. Ýmam Bir su kenarýna gitti. Elini yüzünü yýkadý.. Dua etti. Tanrý'dan yardým diledi. Bu sýrada ortalýk toz duman oldu.. bir at geliyordu. Bu gelen at. Ýmam Hüseyin'in atý ZELCENAH idi. Ýmam çok sevindi. Zülcenah gelip Ýmam 'ýn önünde diz çöktü..Yüzünü Ýmam'ýn ayaðýna sürdü. Ýnsan gibi aðladý.. Ýmam Zülcenah'a bindi þehre gitti.. Yezitin ordusunun geldiðini öðrendi. ve Sultan'da ordusunu harekete geçirdi Bir süre sonra iki ordu karþýlaþtý.
Yezit:- Ey sultan. seninle kavgam yoktur. Lakin senden Hüseyin oðlu Zeynel Abidin'i isterim.
Bunun üzerine. ZeynelAbidin. Zülcenah'ý meydana sürdü.
-Ey Yezit! Benim. Zeynel Abidin Ýbni Hüseyin! Ey münafýk, Haramzade Yezit.. iþte karþýndayým. Yiðit isen. er isen. ileri gel. seninle kerbelada olan hali beyan edellim.. dedi ve yezit ordusunun içine daldý. Yezit bu durumu görünce kalbine korku düþtü. Mervan'a Koymayýn gelmesine izin vermeyin dedi.
Yüzbin asker imamýn üstüne yürüsede Ýmam. Yezit üzerine doðru gidiyordu. Önündeki saffý yaran Zülcenah. Yezit'e kavuþmak üzereyken. yezit kaçtý. Bunu gören Yezitin ordusu daðýldý ve bozuldu. Bundan yararlanan Sultanýn askerleri yezidin askerlerini yendi. yanýndaki birçok ganimet ve eþyaya el konuldu. bir çoðu esir alýndý. ve dahi öldürüldü.
Yezit arkasýna dahi bakmadan Þama kadar kaçtý...
Yezit þama gelip saraya oturunca. Mervan;- Ya yezit kavagadan neden kaçtýn. sen kaçýnca ordu bozuldu. dedi.
Yezit: - Ey Mervan. Eðer benim gördüðümü siz görseydiniz ödünüz patlardý..
Mervan:-Ne gördün ? dedi
Yezit: -Ben zeynel Abidinle karþýlastýðýmda. saðýnda Muhammed'i. solunda Ali'yi. Önünde. Hüseyin'i baþsýz olarak gördüm. Baþýnýn üzerinde bir beyaz kuþ. Onu kanatlarý ile koruyordu. Onlar hep beraber bana hücum ettiler..O meydan yeþil kanatlý.. ve kýrmýzý kanatlýlarla doldu. Korktum. Bilmem bundan sonra halim ne olur.
Yezit. Göz altýnda bulunan Þehrebanu Hatun'u ve göz altýndakileri.. Kayseriye gönderdi.
Allah Eyvallah.
Dede-baba
26-06-2008, 02:36 AM
Degerli canlar...
Bugün size... Alevi-Bektaþilerin 7 büyük Ozanýndan olan Yemini Baba'nýn eseri olan.. Faziletname'den bir bölüm arz edeceðim...
"...Kulak tut, hoþ bir öykü anlatacaðým.. þah-ý velayetin ululuðunu anlayasýn...
Vade adýnda zengin bir hatun, bir gün Muhammed Mustafa'nýn katýna geldi. dedi ki: Ey ulu yalvaç, sen bir çok güçlüklerin üstesinden gelirsin. Merak ediyorum, senden sonra yerine kim geçecek, Katýnda kim bulunacak?
Böyle deyince hatun, Muhammed eline bir taþ aldý. Taþ Resul'ün elinde hamur gibi yumuþadý. Taþý mühürledi. O hatuna verdi. Dedi ki: Kim ki bu taþý yumuþatýr, mühürlerse bil ki, o benim gerçek velimdir. Taþý al, sakla. Kadýn taþý aldý, sevine sevine yollandý evine ay ve yýl geçti. Muhammed hakka yürüdü...
Bekir halife oldu. Vade kadýn, ona vardý. Durumu açýkladý. dedi:
--- Eger gerçek vasi veli isen bu taþý mühürle. Bekir kadýna kýzdý, ne olmaz iþtir bu dediðin, haydi git buradan, deyip kovdu.
Kadýnýn yolu Selman'a düþ oldu. Olayý olduðu gibi anlattý. Gel seni gerçek veli kim, ona götüreyim, dedi. Vardýlar Ali'nin yanýna eþiðine erdiler. Ali evinde oturuyordu. Taþý önüne koydular. Taþ Ali'nin evinde hamur oldu.
Kadýn taþý aldý, Ali'ye teþekkür etti. Muhammed'in yerine geçecek er sensin dedi gitti.. Ali'den sonra yerine hasan geçti. kadýn yine geldi. Taþý Ýmam hasan'nýn önüne koydu. taþtaki mühürleri göstedi. Mustafa ve Mürteza'nýn iþaretleridir, dedi. Ýmam Hasan, taþý eline aldý. Taþ yumuþadý. Kadýn mühürlü taþý, sýrasý ile Ýmam Hüseyin'e, Zeynel - Abidin'e Ýmam bakýr'a götürdü. Onlar taþý yumuþatýp mühürledirler. Ýmam Cafer inanmýþlarýn en içten olanlarýndandýr. Ulu tanrým bu mührü tüm gerçek Ýmamlara baðýþla...
Ey Ali'yi sevenler, can kulaðýný Ali'nin gizine çevir ve o gizleri anlamaya çalýþ.
Muhammed Mustafa mescitte oturmakta, Cibril-i Emin de yanýnda oturmuþ durumda. Birden mescidin kapýsý açýldý. Ali ve Selman içeri girdiler. Cebrail derhal kýyam eder. Ayaða kalkar. Bu duruma Resul þaþýrýr. Cebrail'e sorar. Bu halini hiç görmedim...
Cebrail þöyle bir öykü anlatýr... Yer, gök, gece, gündüz yoktu.. Adem yaratýlmamýþtý. Yanlýz ben vardým. Bu arada deniz de var edildi. Tanrý buyurdu denizden yana uç. Uçarken bir delikanlý gördüm. Yanýna yaklaþtým. Sen ne zaman yaratýldýn? gel söyle bana. Delikanlý hýþýmla baktý bana. O bakýþ bir kanadýmý yaktý. Altý bin yýl deniz üstünde yaralý ve tedavi edilmeden kaldým. Tanrý'dan nida geldi. O delikanlýyý bul. Derdinin ilacý ondadýr. vardým, delikanlýyý buldum. Yalvardým, yakardým.
O delikanlý yine bana baktý. kanadým yeniden bitti, iyileþtim, yine uçmaya baþladým. deniz üstünde bana eza , cefa eden budelikanlý idi.
O'nun gazabýndan korkarým, dedi. Bu sözleri iþitenler Ali'nin gücünün dercesini bildiler, öðrendiler, sevindiler, Mervan ve yandaþlarý ise iþi dedikoduya vardýrdýlar...
Saygýlarýmla..
Dede-baba
26-06-2008, 02:38 AM
Degerli canlar..
Bugün.. Alevilerin yedi büyük ozanýndan biri olan Fuzuli ve eserleri hakkýnda bilgi vermek istedim....
Fuzuli... 1504'te Kerkük'te doðar, kendisi Kerkük Türkmenlerinin Bayat Türkmen boyunun Karyaðdý soyundandýr.
Fuzuli; sadece Türk ve fars edebiyatý deðil Dünya edebiyatý açýsýndandan da önemli bir isimdir.. eserleri Dünya klasikleri arasýnda yer almýþ bir ozandýr.
Fuzuli... yaþamý boyunca Kerbela ve baðdat çevresinden ayrýlmamýþ... Hz. Ali ve Ýmam Hüseyin Türbelerinde 17 yýl Türbedarlýk yapmýþtýr..
Fuzuli'nin vazgeçilmez tutkusu kerbela'da ölmektir. Hz. Hüseyin Türbesinin yanýuna defnedilmeyi ve mezarýna taþ konulmamasýný vasiyet etmiþtir. kendisi veba salgýnýnda ölmüþ ve vasiyeti yerine getirilmiþtir.
Kerbela olayýný anlatan.. "Hadikatü Sueda" ve "Saadete Erenlerin Bahçesi"... "Leyla vü Mecnun" en önemli eserleridir.
Saygýlarýmla..
Dede-baba
26-06-2008, 02:49 AM
Kerbela olayýndan sonra.. Bir çok ayaklanma oldu.. Muaviye ve yezit ordusu bir çok kez yenilgiye uðratýldý..
En büyük ve baþarýlý Ýntikam hareketi Muhtar es- Sekafi tarafýndan alýnmýþtýr.. Kerbela olayýna karýþan bütün Münafýk iki yüzlü cehennem ehli yok edilmiþtir.
Muhtar es- Sekafi Komutasýndaki askerler Kerbela olayýndan 5 yýl sonra 685 'te büyük bir isyan baþlattý... kerbela olayýnýn ele baþlarýndan olan aþaðýdaki me'lunlarý cehenneme gönderdi..
Kerbela'da yezit'in askerlerine Komuta eden Ömer bin Sa'd öldürüldü...
Hz. Hüseyin'in baþýný kesen Þemr bin Zi'l-cevþen.... ÖLDÜRÜLDÜ
Ýmam Hüseyin'in kesik baþýný Ýbn-i Ziyad'a götüren Havli b. Yezid el- Esbahi'yi öldürüldü..
Emevi ordusunun komutaný Ubeydullah bin Ziyad ise.. Malik el-eþter'in oðlu Ýbrahim b. eþter tarafýndan öldürüldü..
Kerbela ve Küfeyi ele geçiren Muhtar es- Sekafi Kerbela katliamýna karýþmýþ herkesi ele geçirip ve tespit edip intikamýný almýþtýr.. . Sene 688 'e geldiðinde Ýmam Hüseyin katillerinden büyük bir kýsmý ortadan kaldýrýlmýþtý..
Kerbela Ýntikamýný anlatan eserler aþaðýda verilmiþtir.
[COLOR="Red"]1-Kerbela'nýn Ýntikamý, Ziya ÞAKÝR,
2-Türk Kahramaný Eba Müslim Horasani.. Ziya ÞAKÝR,Ýstanbul 1944, Maarif Kütüphanesi,
3- Müseyip Gazi, kerbela'ýn Ýntikamý, Ýstanbul, 1995, can Yayýnlarý, (Emrullah ERASLAN)[/COLOR
Saygýlarýmla..
1- Fuzuli, " Hadikatü's süeda (Saadete ermiþlerin bahçesi)
2-Fuzuli , Mersiyeyi Al-i Aba
3- Yusufi'nin, Maktel (1361 yýlýnda yazýldý Yýldýrým beyazýd Hana sunuldu.)
4-Kastomolulu Þadi, Destan-ý Maktel-i Hüseyin
5-Lami çelebinin, maktel-i Hüseyin
6-Fazlullah Rahimi'nin, Gülzar-ý Hasaneyn
7- Mirza Muhammed Naki'nin, Kumru
Bu konudaki kaynak eserler arasýnda gösterilebilir
Hz. Hüseyin'in þehid edilmesiyle neticelenen acý olay... Ehl-i Beyt yarenlerini derinden etkilemiþ büyük bir hüzün meydana getirmiþ.. Hz. Hüseyin'in þahsýnda Ehl-i Beyt'e olan sevgi ve muhabbet.. Edebiyatta "maktel-i Hüseyin" adlý türüm doðmasýna neden olmuþtur..
Hüseyin adýný Peygamber'imiz koymuþtur.. Oysaki o zamana kadr böyle bir isime raslanmamaktadýr.. Rivayet o dur ki.. Ýmam Hüseyin'in kulaðýna peygamber "O cennet gençlerinin efendisi (Seyyid) dir" diye seslendiði söylenir..
kerbela olayýný anlatan ilk kitaplar kitapçýk þeklindeydi.. ve maktel ismini taþýmaktaydý.. maktel= Katl (katledilen ..öldürülen.. öldürmek) kelimesinden alýnmýþtýr.
Tarih biliminde ise, Ýmam hüseyin ve katlediliþi anlaþýlýr.. mektel-i Hüseyin'ler manzum ve nesir olarak bazende her ikisi birlikte yazýlmýþtýr.
Ýlk defa arap aleminde Ebu Mihnef tarafýndan ele alýnan Kerbela hadisesi bir çok arap edibin (þair) eserleri ile geliþtirilmiþtir. Bu türün en tanýnmýþ ve kabül göreni ise Fuzuli'nin saadete ermiþlerin bahçesi adlý eseridir.
Fuzuli saadete ermiþlerin bahçesi adlý eserinde þöyle der.
" Mah-ý muharrem oldý meserret haramdur
Matem bugün þeriata bir ihtiramdur
Þad olmasun bu vakýada þad olan gönül
Bir dem bela vü gussadan azad olan gönül. "
Allah Eyvallah
Saygýlarýmla..
Dede-baba
26-06-2008, 03:03 AM
Hacý Bektaþ-ý Veli ve Makalat bir bölüm
Hacý Bektaþ-ý Veli
Horasan'nýn Niþabur kentinde doðdu..
Babasý Ýbrahim Sani (Seyid Muhammed) dir ve soyu Hz. Ali'ye dayanýr.
Annesi Ünlü alim Ahmed Amii Niþaburi'in kýzý Hatem Hatun'dur..
Doðum tarihi tam olarak bilinememekte 1200 lü yýllarda yaþdýðý bilinmektedir.
Ahmet Yesevi'nin öðrencisi Lokman Parande'den ders almýþtýr.. kardeþi menteþ ile Hocasýnýn talimatýyla.. Necef-Mekke-Medine- ve Halep üzerinden Anadoluya geçmiþtir.
Anadolu Aleviliðinin Kurucusu kabul edilir ve Dört Kapý Kýrk Makam öðretisi Hünkar'a aittir.
Makalat... VE sonradan Hünkar'ýn sözlerinin bir araya getirilmesiyle oluþturulan Vilayetname... en önemli eserleridir.
Allah Eyvallah
Ne çare zahide kýzýlbaþ olduk
Daima bade-i gülfam süreriz
Bezmimize mahbub bir saki bulduk
Onun için böyle sarhoþ gezeriz
Bektaþiyiz ya HU etmeyiz inkar
Namýmýz söylenir dillerde her bar
Bizlere bir mahbub olursa þikar
Kýrk kiþiyle onu heman vururuz
Harabi nedir bu melamet
Efsane söyleyip uzatma kali
zahid aðzý torba misali
çekince yularýn aðzýn büzeriz..
yazan Harabi
MAKALAT VE DAHÝ Ayin-i Cem Dört Kapý Selamý ile baþlar...
*** Esselam-ý aleyke ey nuru þeriat erenleri!
*** Esselam-ý aleyke ey piri Tarikat erenleri!
*** Esselam-ý aleyke ey Nuru Marifet erenleri!
*** Essalm-ý aleyke ey Nuru Hakikat erenleri!
MAKALAT VE AYÝN-Ý CEMLERDEKÝ SÖZLERÝN SIRRI..
Edeb-erkan.... Sükutu lisan... Mü'mine Niþan...
*** Degerli canlar.. buradaki "Edeb" kelimesi içinde bir sýr içerir.. Bu sýr þudur ki..
Edeb kelimesinin "E" harfi "EL".... "D" harfi "DÝL"... "B" harfi "BEL" haflerini simgeler...
Böylece EDEB kelimesi... Eline-Diline-Beline sahip olup her türlü kötülüklerden uzak durmak, anlamýna gelir...
Edeb Ya Hu
Haksýzlýða uðramazsýn, sahip isen eline
Devasýz derde düþmezsin, saðlam isen beline,
Bu erenler buyruðudur, Can'ý gönülden dinle!
Belalara uðramazsýn, hakim isen diline...
Edeb erkana baðlýdýr, ayaðýmýz baþýmýz;
Güllerden koku almýþtýr, topraðýmýz taþýmýz,
soframýzda bulunan, lokmalar hep helaldir,
Yiyenler nur olur, ekmeðimiz aþýmýz..
(Hacý Bektaþ-ý Veli)
Allah Eyvallah Þeyhen Ýlallah
Dede-baba
26-06-2008, 03:07 AM
Degerli Canlar...
***Alevi-Bektaþi islam inancý sünni gelenekten ayrý olarak Ýbadetini.. Duasýný Türkçe yapar...
***Türkçe Ýbadetle ilgili gerek dini ve gerekse Bilimsel kanýtlarýn çok güzel bir þekilde sunulduðu bir Kitaptan ve özellikle saygý duyulmasý gereken özel bir þahsiyetten bahsetmek istedim...
Cemal KUTAY
*** 1909 yýlýnda Konya'da doðdu...
***Kutay, orta öðrenimini Kadýköy Lisesi'nde tamamladý.
***Anadolu Ajansý'nda 1924-1928 yýllarý arasýnda muhabirlik, Hakimiyet-i Milliye'de istihbarat þefliði ve fýkra yazarlýðý yapan Kutay, Konya'da Yeni Anadolu Gazetesi'ni ve Zaman Dergisi'ni, Ýstanbul'da Halk Gazetesi'ni, Millet Dergisi'ni çýkardý.
***Kutay, pek çok gazete ve dergide özellikle tarihi konularda yazýlar yazdý.
ÖNEMLÝ ESERLERÝ
*** ATATÜRKÜN BERABERÝNDE GÖTÜRDÜÐÜ HASRET TÜRKÇE ÝBADET
*** Türkiye Ýstiklal ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi" (20 cilt, 1957-62),
*** Bilinmeyen Tarihimiz (4 cilt, 1974-75),
*** Tarih Sohbetleri" (9 cilt, 1966-68),
*** Örtülü Tarihimiz (2 cilt, 1975),
SAYGILARIMLA...
Dede-baba
26-06-2008, 03:08 AM
Degerli canlar...
Bugün sizlere alevi-bektaþiliðin temel kaynaklarýndan sayýlan "cabbar Kulu" adlý kitapdan bahsetmek istedim... Kitap birçok yayýnevi ve yazar tarafýndan yayýnlandýðý için tek bir isim ve yayýn evi ismi vermek istemedim..
"Cabbar kulu, sembolik bir dille Alevi-Bektaþi din-i islam esaslarýný dile getirir... kitabýn kahramaný... Hz. Resul.. Hz. Ali, Selman-ý Farisi, veyis, su, toprak, bulut, bülbül, gül, incir, þeker kamýsý,kabristan ile konuþup bizlere gönülden ýþýk saçan bu yol ve erkaný kuranlarýn dilinden kýssalar anlatýr...
Kitabý incelediðinizde... 4 kapý kýrk makamý... alevi-bektaþiliðin temel esaslarýný anlaþýlýr biçimde anlayacak ve bu güzel eseri bir çýrpýda okuyacaksýnýz...
Alevi-Bektaþiliðin temel eserleri arasýnda yer alan bu eser hakkýnda daha fazla bilgi sunmayýp... gerisini sizin kitaptan öðrenmesinizi tavsiye ederim...
Saygý ve Sevgilerimle..
Dede-baba
26-06-2008, 03:09 AM
Degerli canlar bugün size...
Tacü'l Arifin Ebu'l Vefa menakýbnamesinden bahsetmek istedim...
Eser e'bul vefa'nýn hayatýný islami görüþünü anlatmaktadýr...
Menakýbnameden.. Seyid'in.... Ýmam Zeynel Abidin soyundan olduðunu anlýyoruz... Aleviliðin Anadoludaki ilk Erenlerinden olan E'bul vefa ayný zamanda kadýn ve erkeðin birlikte ayin-i cem yapan ilk erenlerdendir...
Ayrýca kitapta Seyid'te emevi halifesi tarafýndan tuzak kurulmasý... ve Ýmtihana tabi tutulmasý, bunun yanýnda gösterdiði kerametler.. ve halkýn Ona gösterdiði büyük sevgi ve baðlýlýklýðýda görmekteyiz..
Eser alevi kaynaklarý arasýnda yer alan temel eserlerdendir..
menakýbname'yi günümüz Türkçesine Dursun GÜMÜÞOÐLU çevirmiþtir....
Can yayýnlarý arasýndan yayýnlanan eseri siz deðerli canlar için tavsiye ederim.. gerçektende okunmasý gereken kitaplar arasýndadýr..
saygý ve sevgilerimle..
Dede-baba
26-06-2008, 03:34 AM
Degerli canlar...
Alevi-Bektaþiliðin ulularýndan... Pirlerinden... Pir Sultan Abdalîn gizli Osmanlý arþivlerinden gün ýþýðýna çýkarýlan... ölüm Fetvasýný yayýnlýyoruz...
Ali Haydar AVCI'NIN, "Osmanlý'nýn Gizli tarihinde Pir Sultan Abdal" adlý yapýnda... Sünni Din bilginlerinde Pir Sultan Abdal.. aþaðýdaki suçlarý iþlediði için Þeriata asi olup Katli Vaciptir..
Pir SultaN Abdal'ýn Ölüm fatvasýnda özetle aþaðýdaki suçlamalar yer alýyor:
1- Pir Sultan, dinsizdir,namaz kýlmaz,ramazan orucu tutmaz
2- Þeriata aykýrý söz söylüyor ve davranýþ sergiliyor
3- Müslümanlara YEZÝT diyor ve þarap içiyor
4- islamiyetin ilk 3 halifesine lanet okuyor
5-Ayin-i Cem adýnda gizli toplantýlar yapýyor
6- Safevi taraftarý ve Kýzýlbaþ taifesinden, Devlet-i Ali düþmanýdýr
7- Rafýzi Kitaplar bulunduruyor, Okuyor ve okutuyor
8- Saz ve çalgý çalýyor,Dini törenlerinde semah dönerek oyun oynuyor
9- Törenlerinde haremlik ve selamlýk kuralýna riayet etmiyor kadýnlý erkekli cem oluyor...
10-Mehdi-i Zaman (Zamanýn Mehdisi) gelecek propagandasý yapýyor..
Bu suçlamalarla zincir baðlý olarak Pir Sultan'ý Sivas Kadýsýnýn huzuruna çýkarýrlar...Affedilmesi için içinde Þah ismi geçmeyen üç deðiþ okumasýný isterler...
....Ve Pir Sultan Dile gelir...
Açýlýn Kapýlar Þaha Gidelim
Hýzýr paþa bizi berdar etmeden
Açýlýn kapýlar þaha gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açýlýn kapýlar þaha gidelim
Alýnmýþ abdestin aldýrýrlarsa
Kýlýnmýþ Namazým kýldýrýrlarsa
Sizde ÞAH diyeni öldürürlerse
Açýlýn kapýlar Þaha gidelim...
Gönül çýkmak ister, þahýn köþküne
Can boyanmak ister, Ali müþküne
Pirim Ali on ik'imam aþkýna
Açýlýn kapýlar þaha gidelim
Ilgýn ýlgýn eser seher yelleri
Yare selam eylen urum erleri
Bize peyik geldi, þah bülbülleri
Açýlýn kapýlar þaha gidelim
PÝR SULTAN'ým eydür mürvetli þah'ým
Yaram baþ verdi, sýzlar ciðergahým
Arþa direk direk olmuþtur ahým
Açýlýn kapýlar þaha gidelim...
Ey yezit bizlerde kýl ü kal olmaz
Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Tarikat ehline mezhep sorulmaz
Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Eðnimize kýrmýzýlar giyeriz
Halimizce her manadan duyarýz
Ýmam Cafer mezhebine uyarýz
Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Muhammet Ali'dir kýrklarýn baþý
Aný sevmeyenin nic'olur iþi
Atalým yezide laneti taþý
Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Baharda açýlýr gonca gülümüz
Ol dergaha doðru gider yolumuz
On iki imamý okur dilimiz
Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Pir Sultan'ým eyder erenler gani
Evveli Muhammet ahiri Ali
Anlardan öðrendik erkaný yolu
Biz Muhammet Ali diyenlerdeniz
Pir Sultan Abdal
ALLAH EYVALLAH...ERENLER YOLUNA CANIM FEDA...
Dede-baba
26-06-2008, 03:38 AM
=Feridüddin ATTAR=
*** Horasanýn en önemli dört þehrinden biri olan Niþabur’da 1120’da doðmuþ 1194’da vefat etmiþ ünlü bir Ýranlý þair ve mutasavvýftýr.
***Hekim ve eczacý olmasýndan dolayý Attar olarak anýlmaktadýr.
***Feridüddin Attar, Evliyanýn büyüklerindendir.Tac’ül Ârifin Necmettin Kübrevi’ye baðlýdýr... baþta Hz.Mevlâna, Þeyh Galip ve diðer bir çok mutasavvýf etkisinde kalmýþtýr..
*** Eserlerin de sembolik bir dil kullanmýþtýr.. Anlamak ve sýrrýna ermek... belli bir birikim ve Tasavvuf bilgisi gerektirir..
***Örneðin.. hakikat makamýný ve onu arayanlarýný iþlediði "Kuþ Dili" atlý eserinde..Hakikât’i arayanlar, yani Hakikât Yolunun Yolcularý kuþlarla simgelenmiþtir...Attar, Kuþdili veya Kuþlar Meclisi olarak da bilinen bu mesnevî tarzý eserinde, tasavvufun Vahdet-i Vücûd anlayýþýný anlatýr... "Tanrýyla bir olma".. "Tanrý-Ýnsan birlikteliði" ve "Birlik makamý" sýrrýný en iyi açýða vuran ve açýklayanlardýr...
*** "Aþkname" adlý eseri ise.. Ýlahi aþký iþleyen Enfes eserleriden biridir..
Saygýlarýmla..
Dede-baba
26-06-2008, 05:01 AM
Degerli canlar...
Bugün sizlerle Ehl-i Beyt'in nurlu soyundan gelen Es-Seyyid Ebu'l Vefa ve Halife Kaim bi-Emrillah'ýn sarayýndaki münazarayý ve bundan önceki yolculuðundan söz söyleyeceðim..
Ýsmi Þah Bism-i Þah Allah Allah, hayýrlar fet ola, þerler def ola Hak-Muhammed-Ali yol göstericimiz ola, Gerçeðin demine hu diyelim...
Evvelden Hakk' a selam getirelim... Peygamber ve nesli al-i abaya salavat getirelim...
Allahümme Salli Ala Seyyid'ina Muhammed-in ve Al'a Ali Muhammed...
"....Vakit tamam oldu...Ol yüceler yücesi Allah küfre sapmýþ halka acýdý... Ýçlerinden sýdk ile iman edenlerin.. Dualarýna ve salatlarýna karþýlýk verdi .. Gayp alemi Erenlerinden, bir kulunu gönderdi... Ceddi Muhammed... Nesli Ali'den... Ýmam Zeynel Abidin oðullarýndan Es-seyid Ebu'l Vefa, batýn aleminden zahire doðdu...
Tac-ül arifin derledi Künyesine ... Sene tamam olunca Hakk'tan emroldu geldi fena alemine... Konuþurdu sadece lisaný Kürtçe, bilmezdi hem yoktu nasibi baþkada ilimde ...
Bir gece rüyasýna girdi ceddi Muhammed.. Aðzýndan verdi hem nasibini de.. gözünden perdeler kalktý... cümle eþya sýrrýný O'na açtý... hakikat ilminde bahri ummana daldý... Bir gece vaktiyde Ali sýrrý verildiðinde...
Hakk'tan emrolunca cümle sýrlar açýða vuruldu... Pek çok kürt mecusi, dini Muhammedi'yeye girip... Ehli Beyt'e gönül verip etrafýnda toplandý...Nerde kelam eylese.. Ceddi Ehli Beyt'en söylese, birçoklarý imana gelip tövbe ederdi...
Ýþte bu zamanlarda Halife, Kaim bi-Emrillah idi...Çevresindeki münkirler vede gerçekleri göremeyen Ehl-i Beyt düþmaný pek çoktu...Ebu'l Vefa'yý kötülediler halifeye... akýllarýnca saraya davet edip rezil edeceklerdi Ehli sünnetin en tanýmýþ alimlerince..
Halife Kaim bi-Emrillah'ýn huzuruna çýktýlar bu gösteriþ islamýný benimseyen küfr ehli ve dediler ki...
---"... Zeynel Âbidin oðlullarýndan bir kimse zahir oldu.. cümle ahali O'nunla Ehli Beyt'e iman eyledi... ve hilafet dahi benim atalarýmýnder imiþ..Eðer þimdiden buna bir çare bulmazsak. fitne çýkar.. halifeliðin tehlikeye girer dediler...
Halife merak eyledi.. Es-seyidi görmek diledi.. haberciler gönderdiler.. Davete icabet dilediler...
Hazreti Seyid de davete icabet lazýmdýr diyerek... halifeden gelen bu daveti kabul eylediler.... Bu yolculuða bir çok kabileden kimse de çýkmak diledi.. Hazret halký men eyledi ama ne çare, birini men ederdi baþka kabile daha gelirdi...
Seyyid dicle nehrinin yanýna geldiðinde takip eden taliplerinin sayý için, kimisi der on bin idi, kimisi der onbinden fazla idi.. . sözün özü peþi sýra pek insan cem olmuþ Hazretin izindeydi...
Ol sýralar Dicle nehrinden... öte tarafý ahaliyi geçiren gemiciler var idi...Cümle gemiciler bu kalabalýðý görünce korkup kaçtý...gemicilerden "Osman Mabeyrâni" derledi... Bir er vardý... O'nun dýþýnda kimse kalmadý... yerinden kýmýldamadý.. merak eyledi.. Bu kimse kimdir? Bu kadar ahali peþindedir...Ve de gerçekten Hakk velisi midir, tecrübe eylemek diledi?...
Osman ileri geldi, Seyyid'e selam verdi:
--- Ya Seyyid! Ücreti peþin verin ondan sonra geçin... Dedi.
Ebu'l Vefa, hademine iþaret eyledi.:
--- Hazýrda ne varsa ver dedi... Hademi, yüz elli dinar var deyip...Yüz elli dinarý Osman'ýn önüne koydu.. Fakat Osman onu almadý..
Osman:
--- Ben bu ücreti istemem dedi..
Hazret:
---Ya ne kadar ücret istersin? dedi
Osman:
---Ya Seyyit, isterim ki yarýn sýrratý geçirmeye kefil olasýn... Ve bunun içinde bana ayrýca delil sunasýn...
Hazret:
Osmanýn bu kelamýný iþitti... Cenab-ý Hakk'a, hakkýnda dua ve salat eyledi..
----Hakk Teala'nýn isminde ibret vardýr...Sýratý geçersin inþallah dedi...
Osman:
---Ya Seyyid! Delil görmek isterim
Seyyid:
Mübarek dudaklarýný kýmýldattý...Bir takým sözler söyledi...Birden Osman'a bi haller oldu... Nara attý... Aklý baþýndan gitti...Bir zaman sonra aklý baþýna geldi... Seyid'i ve cümle halký geçirmeye razý oldu....
-- Rivayet odur ki..Seyyid'in beraberindeki kavimler üç türlü geçtiler... Bazýsý su üzeri yürüyerek, bazýsý hava üzreri yürüyerek, bazýsý ise Es-Seyid ile bir adýmda geçtiler....
Osman Maberani, Hazreti Seyid'den sonra tövbe etti... Ehl-i Beyt yarenleri arasýna katýldý... Ömrü hayatýný Ta'at ve ibadetle geçirdi... Sonunda ermiþler arasýna karýþtý....Hakkýnda hikaye dillendi....Dicle kenarýnda Kummeti vardýr... Oraya defnedilmiþtir.... Kabri ulu bir ziyaretgahtýr.
Bu mucizattan pek sonralarý... Osman Muueyra'nýn bir oðlu var idi O'ndan rivayet edilir ki....
"... Babamdan sordum ki, sana ne oldu da nara atýp yere düþtün? Aklýn baþýndan gitti, ne gördün?
--".. Ya oðul gördüm ki... Kýyamet kopmuþ, halk mahþere toplanmýþ, kimisinin yüzü kara ve kimisinin yüzü apak.. ve baþta otururlar cümle erenler...Acep kime þefaat edecekler... Mizan kuruldu ve Sýrrat gerildi, halk durmayýp geçer idi.. Ama çok az kimse geçebildi... Çoðu ayaðýný koyduðu gibi kaydý. cehenneme düþtü.. Bu hali görüp korktum... Ansýzýn Tacu'l Arifin gelip elime yapýþtý. Sýrat katýna getirdi ve dediki..
---"Bismillahirrahmanirrahim" de durma geç... Seyid'den bu kelamý iþittikten sonra bir nida iþittim ki, geçsin Osman Maberaný ve onun zürriyeti... Tacu'l arifin Ebu'l Vefa hürmetine...
Birinci bölüm sonu... (Devam edecek)
(Yazýn oluþturulurken, Celal-Abbas Erenler Cemi ve Ebu'l Vefa Menakýpnamesinden Faydanýlmýþtýr..)
Dede-baba
26-06-2008, 05:07 AM
Degerli Canlar...
Bugün size.. Alevi-Bektaþiliðin temel kaynaklarýndan olan KUMRU'YU tanýtmak istedim...
Medine Þehrinde ateþ göklere yükselince
Peygamber kýzý Fatýma'nýn aðlar sesi gelir.
Kimi vakit kana çevrilen kalbimin hatýrýna
Ali'nin baþýnda görülen kýlýç yarasý gelir.
Ýmam Hasan'ýn Þehid oluþu canýma ateþ saldý
Her zaman yaralý kalplerin yasýný tutarda gelir
Ne kadar yer yüzünü gezsem, seyretsem karþýma
Dudaklarý susuz Hüseyn'in sahrayý Kerbelasý gelir.
Düþmüþtür Fýrat Kenarýnda bir kahraman genç kolsuz,
Yinede çadýrlara su taþýyan CELAL ABBAS gelir..
(KUMRU KÝTABINDAN ALINTI)
Gök yüzünde yaðar yaðmur gibi ok
Geliyor Zülcenah binicisi yok
Adil Ali'm yürek gerek dayana
çöldeki kumlardan derdi daha çok...
ADÝL ALÝ ATALAY
KUMRU... Ýçerik olarak Hz. Muhammed'in Hakk'a yürümesiyle birlikte Ehl-i Beyt'in çektikleri acýlarý ve bütün zulümlere karþý göstermiþ olduklarý direnci, baðlýlýðý gözler önüne sermektedir..
KUMRU, ilk olarak 1909 yýlýnda, Karaca Ahmet Sultan evlatlarýndan, garibaðazade oðlu Hasan Fehmi Efendi, Muhiplerinden Ali Rýza Efendi ve ortaðý ile birlikte eski yazý ile Ýstanbulda yayýnlanmýþtýr...
Oldukça duygusal ve etkileyici bir uslüpla yazýlan eser...Peygamber'in ölümünden Kerbelaya kadar Ehl-i Beyt'in þehid düþüþünü anlatmaktadýr..
Allah'ýn Resulü Muhammed, hem Ali Duysun
Onlara Haberini ver Kerbeladan haberdar olsun
Deki torununu susuz halde kurban kestiler
sakýn deme ki Zeynebi esirlerle þama götürdüler
Deki Torunu hancerle doðradýlar
Ama söylemeki, Zeynebi zincirle baðladýlar
Orda Ýmam Hasan'nýn mezarýna varýnca
Þehidlerden ne zamanki haber verince
De ki oðlunun kanýndan kýna yaktýlar eline
Ama, zincir vurdular deme taze geline
De ki kasým oðlunu Kerbela da doðradýlar
Deme gelini esir edip baðladýlar
De ki Kasýmýn kanýyla boyandý Mariye
Deme gelini köle istediler de kalsýn geriye,
Allah Eyvallah...
Dede-baba
26-06-2008, 07:11 AM
Degerli Canlar...
Günümüzde alevilik üzerine birçok kaynak olmasýna karþýon bunlar arasýnda güvenilir olanlar pek azdýr...Güvenilir kaynaklarý sizlere ulaþtýrmaya devam ediyoruz..
1- Ahmet Refik, 16. asýrda Rafýzilik ve Bektaþilik...
2-Babinger (çeviren R. Hulusi), Anadolu'da Ýslamiyet
3-Hüseyin Bal, Alevi-Ýslam yolu
4-Melikoff Ýrene, Uyur idik uyardýlar
5-Gülað Öz, Ýslamiyet-Türkler ve Alevilik Bindört Yüz Yýllýk Muhalefet.
Ali Yaman, Alevilik'te Dedelik ve Ocaklar
Ali Yaman, orta Asya'dan Anadolu'ya Yesevilik-Alevilik-Bektaþilik
Saygýlarýmla..
Dede-baba
26-06-2008, 07:26 AM
Alevi Bektaþilik hakkýndaki geçmiþ vesika ve eserlerin günümüz Türkçesine kazandýrýlmasý ve bilinmiyen birçok gerçeðin gün ýþýðýna çýkmasýný, 1997 yýlýnda Hakk'a yürüyen, Doç Dr.Salih Bedrettin Noyan Dedebaba'ya borrçluyuz..
Hiç Kuþkusuz Alevi-bektaþilik hakkýnda yazýlan eserlerin vazgeçilmez kaynaðý Noyan dede-baba'nýn çalýþmalarýdýr...
Bedrettin Noyan Dede-baba'nýn bütün eserleri bir araya toplanmaya baþlanmýþtýr... Saðlýðýnda Onun denetiminde baþlayan bu çalýþmalar son aþamaya gelmiþtir...
BÜTÜN YÖNLERÝYLE BEKTAÞÝLÝK VE ALEVÝLÝK ADINI taþýyan eser..
13 VEYA 14 CÝLT OLAN eser...bu yýl çýkacak olan ciltle 8.ciltlik dev bir eser olacaktýr...
Alevi-bektaþilik üzstüne birçok soruya Alevi-bektaþi belgelerinden. birinci elden cevaplarý içeren bu kitap
Ankara'da Ardýç Yayýnevi tarafýndan yayýnlanmaktadýr..
Saygý ve Sevgilerimle
Dede-baba
26-06-2008, 11:41 AM
Degerli canlar bugün size...Tacü'l Arifin Es- Seyid Ebu'l Vefa Menakýbnamesi'nden bir bölüm sunmak istedim..
Ýsmi Þah Bism-i Þah Allah Allah, hayýrlar fet ola, þerler def ola Hak-Muhammed-Ali yol göstericimiz ola, Gerçeðin demine hu diyelim...
Evvelden Hakk' a selam getirelim... Peygamber ve nesli al-i abaya salavat getirelim...
Allahümme Salli Ala Seyyid'ina Muhammed-in ve Al'a Ali Muhammed...
"....Vakit tamam oldu...Ol yüceler yücesi Allah küfre sapmýþ halka acýdý... Ýçlerinden sýdk ile iman edenlerin.. Dualarýna ve salatlarýna karþýlýk verdi .. Gayp alemi Erenlerinden, bir kulunu gönderdi... Ceddi Muhammed... Nesli Ali'den... Ýmam Zeynel Abidin oðullarýndan Es-seyid Ebu'l Vefa, batýn aleminden zahire doðdu...
Tac-ül arifin derledi Künyesine ... Sene tamam olunca Hakk'tan emroldu geldi fena alemine... Konuþurdu sadece lisaný Kürtçe, bilmezdi hem yoktu nasibi baþkada ilimde ...
Bir gece rüyasýna girdi ceddi Muhammed.. Aðzýndan verdi hem nasibini de.. gözünden perdeler kalktý... cümle eþya sýrrýn O'na açtý... Hakikat ilminde bahri ummana daldý... Bir gece vakti idi Ali sýrrý verildiðinde...
Hakk'tan emrolunca cümle sýrlar açýða vuruldu... Pek çok kürt, mecusi, dini Muhammedi'yeye girip... Ehli Beyt'e gönül verip etrafýnda toplandý...Nerde kelam eylese.. Ceddi Ehli Beyt'en söylese, birçoklarý imana gelip tövbe ederdi...
Ýþte bu zamanlarda Halife, Kaim bi-Emrillah idi...Çevresinde münkirler vede gerçekleri göremeyen Ehl-i Beyt düþmaný pek çoktu...Ebu'l Vefa'yý kötülediler halifeye... akýllarýnca saraya davet edip rezil edeceklerdi Ehli sünnetin en tanýmýþ alimlerince..
Halife Kaim bi-Emrillah'ýn huzuruna çýktýlar bu gösteriþ islamýný benimseyen küfr ehli ve dediler ki...
---" Zeynel Âbidin oðlullarýndan bir kimse zahir oldu.. cümle ahali O'nunla Ehli Beyt'e iman eyledi... ve hilafet dahi benim atalarýmýn der imiþ... Kadýnlý erkekli Cem olup...içki içip... sema eylermiþ.. Eðer þimdiden buna bir çare bulmazsak. fitne-fucur çýkar.. halifeliðin tehlikeye girer dediler...
Halife merak eyledi.. Es-seyidi görmek diledi.. haberciler gönderdiler.. Davete icabet dilediler...
Hazreti Seyid de davete icabet lazýmdýr diyerek... halifeden gelen bu daveti kabul eylediler.... Bu yolculuða bir çok kabileden kimse de çýkmak diledi.. Hazret halký men eyledi ama ne çare, birini men ederdi baþka kabile daha gelirdi...
Hazret-i Seyyid Bagdat Þehri'ne girdiðinde... Takip eden taliplerinin sayýsý için, kimisi der on bin idi, kimisi der onbinden fazla idi.. . sözün özü peþi sýra pek çok insan cem olmuþ Hazretin izindeydi... Rivayet odurki.. Bir o kadar daha büyük bir kalabalýk.. karþý geldi... Seyyide baðlýlýklarýný sundu.. hep birlikte... Þehr-i Bagdat'a girdiler...
Her kim Seyid-i görse... Kelamýna nail olsa tövbe eder.... Ehl-i Beyt kervanýna dahil olurdu...Seyidi gören Cümle Baðdat halký fikir birliði ettiler ki.. Hazret-i Seyid.. Evliyalarýn Büyüklerindendi....Seyid Bagdat sokaklarýnda bir mescide girdi... Halk o kadar etrafýnda cem olduki.. yukardan darý saçsalar yere düþmez idi..
Hazret-i Seyyid... Minbere çýktý... Evvel emirde Allah'ý zikretti.. Cedd-i Muhammed'i ve dahi Evlad-ý Resul'ü andý... salat-ý selam getirdi... cümle halký tövbeye çaðýrdý... ve Nice Hakk'a kapalý gönüllerin kilidini açtý...Ehl-i beyt aþkýna göz yaþý döküldü..
Günlerden Cuma.. vakitlerden Akþam vaktiydi.. Cümle erkan cem olup namaza durdu... Peygamber namazý eda edildi...12 Ýmam adýna göz yaþý döküldü... Ol mescidde zikir hiç bitmedi... Daim-i bir zikir var idi...Durmadan yeni kullar gelir tövbe ederdi... baðlýlýklarýný sunarlardý...
Durumdan haberdar edilen Halife... Seyidi .. Tebdil-i Kýyafet içinde ziyeret etmek diledi...yanýna Said Ýbni Nasr derlerdi Þafiii ulemanýn en ileri gelenlerinden ve pek saygý gösterilenlerindendi. yanýna aldý.
Seyid'in buluýnduðu mescide girdiler. Ahaliye nazar eyledi. Gördü ki.. Seyid Nurlar içinde oturur... etrafýnda cümle azizler.. Hakk'ýn ismini Okur... halifeye dehþet geldi... kalbine ikilik düþtü... yanýndaki Ebu Nasr'a dönüp:
----Ben Seyid-i imtihan etmek isterim ne dersin?
Said ibni Ebi Nasr:
---Ya halife! Ýmtihana ne hacet... Zira Bu Seyid'in Hakk üzre olduðu gün gibi ortadadýr... dedi
Halife, Nasr-ý dinlemedi.. cematin arasýna karýþtý...hatunlar ve er kiþiler birlikte cem olmuþlardý...yanlarýna vardý... Bir hatunun eline yapýþýp sýktý...
Hatun:
---Ya halife! Benden Uzak ol.... ki ben Hakk ile meþkulum.. dedi..
Halife hemen elini çekti.. baþka bir yere gitti..Bir kýz gördü, onun da yanýna varýp elini sýktý...
Kýz:
--- Ya Halife utanmaz mýsýn? ve Allah'tan korkmaz mýsýn?... evvel eline yapýþtýðýn benim kýz kardeþimdi.. seni rüsva eder, halife olduðunu halka bildirirdi... Yürü bizden uzak ol... Biz Allah'tan gayrýsýyla meþkul deðiliz...
Soyu temiz Seyid'in nuru itiþamý, Halife'nin her tarafýný sardý... zor durumda kaldý... ve sarayýna geri döndü..
Said Halife'ye söyle hitap etti:
--- Ya Emir el mü'minin, ben size tecrübe etmemize gerek yoktur, O'nun nuru herkesi kaplamýþtýr demedim mi? malumdur ki, bu kiþi veliullahtýr. Eðer imtihan etmen þartsa ilmi konularda tartýþabilecek, bu iþin ehli kimseler bulalým, en zor sorularý sorsunlar eðer yenilirse yalancý olduðunu anlarýz, eðer bilirse O'na baðlanmak gerekir...
Halife'ye bu söz çok hoþ geldi.. Bir elçiye yanýnda yedi tulum dolusu içki ile seyyide bir mesaj gönderdi...
Mesaj söyle yazýldý:
"... Halifenin sizlere selamý var, Duydukki içki içip cem olurmuþssunuz? Kadýnlý erkekli toplanýp bu içkiden içesenüz, ol sebeten Bu yedi tulup þarap halifefen hediyedir...Sizler için!!!"
Halife'nin Mesajýný taþýyan elçiye Muhammed kadiri derlerdi...Halife'nin en güvendiði ve has adamlarýndan biri idi...
Muhammed Kadiri, yedi tulum þarabý aldý, Hazret-i Seyid'in huzuruna vardýr... korku ve dehþet baskýn geldi... Mesajý söyleme kudretini gösteremedi...
Hazret-i Seyyid'e durum malüm oldu... Ve þöyle buyurdu:
-Ya Çaker ( Kul-hizmetçi), Bu tulumlarda baldan ve yaðdan gayri nesne yoktur... halife derviþlere selam edip, hediye getirmiþtir.. ve sözüne devam etti...
---Ya Derviþler! Çanaklarýnýzý getirin, Derviþler çanaklarýný getirdiler...
Seyyid, Muhammed kadiriye döndü.
---Ya çaker sen kendi elinle taksim eyle! diye buyurdu.
Muhammed Kadiri, tulumun birini açtýki, þarap deðil, bir bal varki.. beraklýðýndan yüzü gözükür... Bir kokusu vardýrki, misk-i anber...ve dahi birin dahi açtýki, þarap yað olmuþ.
Hakk'ýn kudreti... Hazreti seyyid'in himmetiyle, bal ile yað taksim edildi... bal-ü yaðýn kokusundan akýllar durdu, çaker bunu görüp kendinden geçti.. Hazret-i Seyid'in ayaðýna düþtü...tevdi eyledi, pirin hizmetine girmeye destur istedi...
Seyyid, Bir tas getirdi...Bir tafarýna, ateþ... diðer tarafýna pamuk orta yerinede kar koydu... Tasýn aðzýný kapadý... Çaker ile halifeye gönderdi...
Seyyid demek istediki. " erenler þehveti ateþ gibidir, ve hatunlarýn þehveti pamuk gibidir, ateþ ile pamuk bir arada bulunmaz... Amma Ayin-i cemimizde seyid'in himmetiyle ateþ pamuðu yakmaz..."
Nitekim... halife tasý açtýðýnda, ateþ pamuðu yakmamýþtý...halife anlatýlmak isteneni anladý...tasý boþalttý.. içine bir yýlan yavrusu koydu... aðzýný sýkýca kapatýp, içinde ne olduðunu kimsenin söylememesini tembihi ile, seyyide tasý geri gönderdi...
Muhammed Kadiri, tasý getirdi, Hazret-i Seyyid'in önüne koydu...
Hazret-i Seyyid:
---Ya çaker, utangaç halifeden, getirdiðin nedir?
Çaker;
---Ya Seyyid, Halifemiz, bu tasýn içindeki nesneyi söylemenizi istediler...
Seyyid:
---Erenleri, böyle basit birþeyle mi denemek isterler, Bu düþük mertebedekilerin sýnanmasýdýr... Hemen yanýnda duran kardeþinin aðlu Seyid Matar vardý ve yaþý çok küçüktü, el ile Ona iþaret buyurdu,
--Ya matar, bu tasýn içinde ne vardýr keþf ile bunlara bildir..
Matar:
---Ya seyyid, Cümle yerleri, gökleri ve cem-i makamlarý seyrettim, bir yýlan yavrusunu anasý yanýnda bulamadým. kaybolmuþ,, Meðerki bu tasýn içindeki kaybolan yýlandýr..
Çaker bunu iitince,nara atýp yere düþtü, aklý baþýndan gitti, Üzerindeki kýymetli elbiseleri çýkardý, çul ve kötü elbiseler giydi. Þan ve Rütbeyi terk eyledi. Tövbe diledi, Ona baðlandý...
Allah Eyvallah
Dede-baba
26-06-2008, 10:45 PM
Degerli canlar...
Alevi-bektaþi islam anlayýþý... Yazýlý eserlerin yanýnda sözlü... yani dilden dile aktarýlan.. deðiþlere.. Düvaz-ý Ýmam'lara da dayanýr.. Bu deðiþlerin her biri ayrý bir sýr.. ve hikmet içerir. birçoklarý Kur'an dan ayetler aktarýr.. 12 Ýmam'larýn sözlerini.. nasihatlarýný bizlere aktarýr..
Bu eserler edebi açýdan incelendiðin çoþkun... lirik bir yapý göze çarpar.. fakat baskýn öge DÝDAKTÝK yani Din-i Muhammed'iyeninin temel ilkelerini yani islamýn özünü yansýtmasýdýr..
Bu eserler içinde Düvaz-ý Ýmamlar' öneli bir yere sahiptir... Bu deðiþ türü Baþta 12 Ýmam'larýn yüceltir.. methiyesini yapar...
Düvaz-ý Ýmam
Düþününce Þah-ý Merdan Ali’yi
Dertleri üst üste katarsýn gönül
Onu tanýyýnca bütün alemi
Bir avuç amele satarsýn gönül
Ol Ýmam Hasan’ý bir düþün hele
Edilemez sözler geldi hep dile
Revamý yapýlan böyle bir kula
Üzüntüyle dertle bitersin gönül
Kerbela denilen yere gidince
Hazret-i Hüseyn’e selam edince
Yezit’e, münkire nefret güdünce
Doðrulup küffara çatarsýn gönül
Bir baþka hengame yaþanan orda
Ýmam Zeynel aba kalýnca darda
Hep gelir acýlar dertler artarda
Kurtulup topraða yatarsýn gönül
Kanýyor yaram, bin yýldýr kanar
Zindana atarlar yüreðim yanar
Ýmam Bakýr derler bir ulu çýnar
Yanýnda ot gibi bitersin gönül
Münkiri, yeziti her dem bozarak
Yalnýz Ýmam Cafer ile gezerek
Ol aldýðýn ilmi her an yazarak
Yazdýðýn ilmi tutarsýn gönül
Ýmam Kazým derler o nasýl erdi
Ali bin Yakteyn’e bir aba verdi
Zalime yardým hep yasak derdi
Zulmetin iþini atarsýn gönül
Horasan’a düþer elbet yolumuz
Ýmam Ali Rýza bizim ulumuz
Hep Ona uzanýr biat elimiz
Ardýnda niyaza gidersin gönül
Susturursun artýk cümle alemi
Býrakmaz olursun elden kalemi
Muhammet Taki’nin bir tek elemi
Olura dertlere batarsýn gönül
Samirra’nýn yolu uzundur, ince
Yolarýna düþüp ele gidince
Ýmam-ý Naki þiir okuyunca
Kadehi elinden atarsýn gönül
Bir imam Askeri geldi cihana
Ona da buldular bin bir bahane
Attýlar zindana gayrý daha ne
Zora ki kendini tutarsýn gönül
Çünkü gelecektir Muhammet Mehdi
Boþ çýkmaz elbette Allah’ýn ahdi
Bilinmez zamanýn Aþura vakti
Sakladýðýn oku atarsýn gönül
Bozuk bu dünyanýn düzeni bozuk
Zalimin altýnda mazlum hep ezik
Der Aþýk Esiri canlara yazýk
Orduna milyarlar katarsýn gönül
(Aþýk Esiri)
Allah Eyvallah
Dede-baba
20-07-2008, 01:17 AM
Degerli canlar..
Aþaðýda Alevi-bektaþilik ve Sünni mezhebinin açmazlarý ve eleþtirileri ile ilgili bir kaç eseri sizlerle paylaþmak istedim..
1- Hangi Sünnilik? (Mustafa cemil Kýlýç)
Eser, Sünni mezhebinin baþta namaz, ramzan orucu ve teolojisinin nasýl kur'anla ve islamla çeliþtiðini gözler önüne sermektedir.. Ayrýca kitap içersinde, Semeh ve muharrem baþta olmak üzere Alevi-bektaþilerin yaptýðý bir çok ibadetin Kur'ani dayanaklarý gözler önüne serilmektedir..
2- Allah ile Aldatmak (Yaþar Nuri Öztürk)
Eser, baþta sünni mezhebi olmak üzere birçok mezhebin açmazlarýný, Kur'ana ve islamýn özüne aykýrý yönlerini ortaya koymaktadýr.. sünni islamýn bir özleþtirisi olarak kitap okunmaya deðerdir... kitap okunduðunda bizim Alevi-bektaþi Pirlerinin dedelerinin Kur'an yorumlarýnýnne kadar haklý ve yerinde olduðu ortaya çýkacaktýr.
3- Uydurulan Din ve Kur'an'daki Din
Bu eserde, sünni mezheplerin bir eleþtirisi niteliðindedir.. Eser, Baþta 5 vakit namazz ve 30 gün orucun Kur'anda olmadýðý ve Kur'an ayetlerinin nasýl bilinçli olarak saptýrýldýðýný gözler önüne serrmektedir.
Saygý ve sevgilerimle
kanlýbey
20-07-2008, 01:30 AM
Degerli canlar..
Aþaðýda Alevi-bektaþilik ve Sünni mezhebinin açmazlarý ve eleþtirileri ile ilgili bir kaç eseri sizlerle paylaþmak istedim..
1- Hangi Sünnilik? (Mustafa cemil Kýlýç)
Eser, Sünni mezhebinin baþta namaz, ramzan orucu ve teolojisinin nasýl kur'anla ve islamla çeliþtiðini gözler önüne sermektedir.. Ayrýca kitap içersinde, Semeh ve muharrem baþta olmak üzere Alevi-bektaþilerin yaptýðý bir çok ibadetin Kur'ani dayanaklarý gözler önüne serilmektedir..
2- Allah ile Aldatmak (Yaþar Nuri Öztürk)
Eser, baþta sünni mezhebi olmak üzere birçok mezhebin açmazlarýný, Kur'ana ve islamýn özüne aykýrý yönlerini ortaya koymaktadýr.. sünni islamýn bir özleþtirisi olarak kitap okunmaya deðerdir... kitap okunduðunda bizim Alevi-bektaþi Pirlerinin dedelerinin Kur'an yorumlarýnýnne kadar haklý ve yerinde olduðu ortaya çýkacaktýr.
3- Uydurulan Din ve Kur'an'daki Din
Bu eserde, sünni mezheplerin bir eleþtirisi niteliðindedir.. Eser, Baþta 5 vakit namazz ve 30 gün orucun Kur'anda olmadýðý ve Kur'an ayetlerinin nasýl bilinçli olarak saptýrýldýðýný gözler önüne serrmektedir.
Saygý ve sevgilerimle
Deðerli Can
Tamam bu kitaplarý bende okudum.
Bu kitaplarda yazýlanlardan yola çýkarak "Aleviliðin de zaten amacý Kuranýn ne kadar doðru olduðunu ispatlamaktý." yada "zaten Aleviler yüzlerce yýl kuaraný doðru anladýklarý için katliama uðradýlar"mý diyeceðiz.?
Yada ne bileyim ben;
Gerçekten üç beþ sünni kökenli aydýn kuraný baþka þekilde yorumladýlar diye dünyadaki yüzmilyonlarca sünninin "ya helal olsun bu aleviler CEM yapýyorlar,HAC ca gitmiyorlar,CAMÝ ye gitmiyorlar,ibadetlerini içki ve sazlý sözlü ortamda yapýyorlar öyleyse bizlerde onlar gibi yapalým" diyeceklerinimi sanýyorsun.
Yada,
Bu yazarlar CAMÝ yi,ve NAMAZ ý inkarmý ediyorlar.?Varmý böyle birþey.?
Eeee siz ne yapmak istiyorsunuz.
Yani dilim varmýyor ama;
Ýmzam da nefesleri yazýlý Pir Sultan Abdalýn kemiklerinimi sýzlatmak istiyorsunuz?
Saygýlarýmla.
Dede-baba
20-07-2008, 01:53 AM
Deðerli Can
Tamam bu kitaplarý bende okudum.
Bu kitaplarda yazýlanlardan yola çýkarak "Aleviliðin de zaten amacý Kuranýn ne kadar doðru olduðunu ispatlamaktý." yada "zaten Aleviler yüzlerce yýl kuaraný doðru anladýklarý için katliama uðradýlar"mý diyeceðiz.?
1-Evet aynen öyle.. nasýl hz. ali muaviyey karþý durduysa, gerçek islam ve Kur2an benim dediyse... nasýl imam hasan, Ýmam hüseyin Yezidin karþýsýna dikildiyse, Gerçek Kur2an-ý ve islamm için þehid olduysa.. 12 Ýmam nasýl yezit saraylarýnda canlarýný verdiyse.. bizde o ulularýn yolundadýyýz gerçek islam ve ve gerçek Kur'anýn yorumu.. 12 Ýmam nesli Evlad-ý Resul Pirlerimizin .. ulularýmýzn islam ve kur'an anlayýþýdýr..
2- Evet çok haklýsýnýz.. bizler peygamber'in öz nesli olduðumuz için katliamlara dün uðradýk bugünde uðruyoruz.. Biz Kur2an-ý islamý'ýn özü olduðumuz için,, hýrsý kini, nefreti dýþladýðýmýz için.. 3 günlük dünyaya dinimizi Kur'anýmý satmadýðýmýz için zulümlere uðradýk..
Çünkü onlarýn islamý mala mülke.. iktidara ve güce hizmet için araç.. biz ise imanýzýmý dünya nimetleri için satanlar hiç olmadýk..adý sevgi olan barýþ olan (Ýslam kelime anlamý9 bir dine inandýk.. asýrlarca asýldýk, kesildik.. katlimam uðradýk, dönmedik yolumuzdan dönmeyeceðizde..
3 peygamber in nesli islama ihanet etmez.. peygamberin nesli 12 imamlar ve onlarýn soyu Kur'nýn gerçek yorumcularý ve bilenleridir.
Yada ne bileyim ben;
Gerçekten üç beþ sünni kökenli aydýn kuraný baþka þekilde yorumladýlar diye dünyadaki yüzmilyonlarca sünninin "ya helal olsun bu aleviler CEM yapýyorlar,HAC ca gitmiyorlar,CAMÝ ye gitmiyorlar,ibadetlerini içki ve sazlý sözlü ortamda yapýyorlar öyleyse bizlerde onlar gibi yapalým" diyeceklerinimi sanýyorsun.
1- Üç beþ sünni aydýn kendiliðinden bunu yapmýyor.. binlerce kaynaðý ve belgeyi kanýt getiriyor.. ve alevi-bektaþinin islam anlayýþý ve Kur'an yorumlarýnýn ne kadar gerçek ve islamýn özü olduðu ortaya çýkýyor..
2- baþkalarýnýn bize ne dediði yada nasýl yorumladýðý önemli deðil.. bizim inancýmýz baþkalarýna tepki olsun diye ortaya çýkmadý aksine sünnlik ve ve diðer mezhepler Hz. Ali'ye ve soyuna tepki olarak doðdu... Biz ibadetlerimizi ve Kur'ani dayanaklarýný ortaya koyarýz.. isteyen inanýr isteyen inanmaz.. ama bilinmelidir.. bu Yol'u ve Erkaný Kur'an'lar peygamberin nesli Ehl-i Beyt'tir.. ve onlarýn soyu Seyid dede-babalarýmýzdýr.. islamý özüyle yaþayan ve yaþatacak olanlarda bizleriz..
3- Allah ve peygamber sünneti.. Derki. Kýyamete kadar Kur'an ve islam Ehl-i beytledir.. onlara sýký sýkya sarýlýn ki kurtulaþa erenler olasýnýz...
Yada,
Bu yazarlar CAMÝ yi,ve NAMAZ ý inkarmý ediyorlar.?Varmý böyle birþey.?
Eeee siz ne yapmak istiyorsunuz.
Yani dilim varmýyor ama;
Ýmzam da nefesleri yazýlý Pir Sultan Abdalýn kemiklerinimi sýzlatmak istiyorsunuz?
Saygýlarýmla.
1- Ýsmini verdiðim eserler, Alevi-bektaþi ekolünü red etmeyen hatta ibadetlerinin Kur'ani dayanaklarýyla ispatlayanlardýr.
2- Bizde hiçbir zaman ne namazý nede diðer ibadetleri yok saydýk, sadece alevi-bektaþi yorumlarýnýn farklý olduðunu söyledik..
3- Bir Sultan Abdal bu söylediklerimizn dýþýnda herkhangi bir söylemi var mý* Oda halka namazý kýlmadý mý? semah dönmedi mi* Kur'an-ý savunmadýmý, 12 Ýmam'larýn yolundayýz demedimi.. Dinimiz Hakk-Muhammed- Ali dinidir demedi mi*.. Pir Sultan dün neyi savunuyorsa bizde onu savunuyoruz Yolumuzdan dönemedik.. aksine yaptýðýmýz ibadetlerin Kur2ani ispatlarýný veriyoruz delillendiyoruz..
Savunduðumuz Ayin-i cem.. Semah,, Muharrem orucu ve 3 günlük ramazan Kur'anýn özüdür.. yeni hiçbir þey getirmedik.. yada kendimizden birþeyler uydurmadýk... yüzyýllardýr var olaný açýklýyoruz açýða vuruyoruz o kadar..
saygý ve sevgilerimle
kanlýbey
20-07-2008, 02:06 AM
1-Evet aynen öyle.. nasýl hz. ali muaviyey karþý durduysa, gerçek islam ve Kur2an benim dediyse... nasýl imam hasan, Ýmam hüseyin Yezidin karþýsýna dikildiyse, Gerçek Kur2an-ý ve islamm için þehid olduysa.. 12 Ýmam nasýl yezit saraylarýnda canlarýný verdiyse.. bizde o ulularýn yolundadýyýz gerçek islam ve ve gerçek Kur'anýn yorumu.. 12 Ýmam nesli Evlad-ý Resul Pirlerimizin .. ulularýmýzn islam ve kur'an anlayýþýdýr..
2- Evet çok haklýsýnýz.. bizler peygamber'in öz nesli olduðumuz için katliamlara dün uðradýk bugünde uðruyoruz.. Biz Kur2an-ý islamý'ýn özü olduðumuz için,, hýrsý kini, nefreti dýþladýðýmýz için.. 3 günlük dünyaya dinimizi Kur'anýmý satmadýðýmýz için zulümlere uðradýk..
Çünkü onlarýn islamý mala mülke.. iktidara ve güce hizmet için araç.. biz ise imanýzýmý dünya nimetleri için satanlar hiç olmadýk..adý sevgi olan barýþ olan (Ýslam kelime anlamý9 bir dine inandýk.. asýrlarca asýldýk, kesildik.. katlimam uðradýk, dönmedik yolumuzdan dönmeyeceðizde..
3 peygamber in nesli islama ihanet etmez.. peygamberin nesli 12 imamlar ve onlarýn soyu Kur'nýn gerçek yorumcularý ve bilenleridir.
1- Üç beþ sünni aydýn kendiliðinden bunu yapmýyor.. binlerce kaynaðý ve belgeyi kanýt getiriyor.. ve alevi-bektaþinin islam anlayýþý ve Kur'an yorumlarýnýn ne kadar gerçek ve islamýn özü olduðu ortaya çýkýyor..
2- baþkalarýnýn bize ne dediði yada nasýl yorumladýðý önemli deðil.. bizim inancýmýz baþkalarýna tepki olsun diye ortaya çýkmadý aksine sünnlik ve ve diðer mezhepler Hz. Ali'ye ve soyuna tepki olarak doðdu... Biz ibadetlerimizi ve Kur'ani dayanaklarýný ortaya koyarýz.. isteyen inanýr isteyen inanmaz.. ama bilinmelidir.. bu Yol'u ve Erkaný Kur'an'lar peygamberin nesli Ehl-i Beyt'tir.. ve onlarýn soyu Seyid dede-babalarýmýzdýr.. islamý özüyle yaþayan ve yaþatacak olanlarda bizleriz..
3- Allah ve peygamber sünneti.. Derki. Kýyamete kadar Kur'an ve islam Ehl-i beytledir.. onlara sýký sýkya sarýlýn ki kurtulaþa erenler olasýnýz...
1- Ýsmini verdiðim eserler, Alevi-bektaþi ekolünü red etmeyen hatta ibadetlerinin Kur'ani dayanaklarýyla ispatlayanlardýr.
2- Bizde hiçbir zaman ne namazý nede diðer ibadetleri yok saydýk, sadece alevi-bektaþi yorumlarýnýn farklý olduðunu söyledik..
3- Bir Sultan Abdal bu söylediklerimizn dýþýnda herkhangi bir söylemi var mý* Oda halka namazý kýlmadý mý? semah dönmedi mi* Kur'an-ý savunmadýmý, 12 Ýmam'larýn yolundayýz demedimi.. Dinimiz Hakk-Muhammed- Ali dinidir demedi mi*.. Pir Sultan dün neyi savunuyorsa bizde onu savunuyoruz Yolumuzdan dönemedik.. aksine yaptýðýmýz ibadetlerin Kur2ani ispatlarýný veriyoruz delillendiyoruz..
Savunduðumuz Ayin-i cem.. Semah,, Muharrem orucu ve 3 günlük ramazan Kur'anýn özüdür.. yeni hiçbir þey getirmedik.. yada kendimizden birþeyler uydurmadýk... yüzyýllardýr var olaný açýklýyoruz açýða vuruyoruz o kadar..
saygý ve sevgilerimle
YORUMSUZ..!!!??
Dede-baba
22-07-2008, 05:26 AM
Degerli canlar...
Bugün size Alevi-bektaþilik ile ilgili bir kitap deðil... Sünni ve þii/caferi islam anlayýþýnýn batýllýðýný... Hakk yolundan nasýl sapmýþ bir inanç olduðunu gösteren .. sünnilik ve þiiliðin özeleþtirisi kabul edebileceðimiz bir kitaptan bahsetmek istiyorum...
YAÞAR NURÝ ÖZTÜRK VE KÝTABI ALLAH ÝLE ALDATMAK
1-Kitap, içtenlikle ve samimiyetle yazýlmýþ, bir eleþtiri kitabýdýr.
2- Kitap incelendiðinde, 52 tane islam ülkesinin, neden bu kadar cahil kaldýðý, ilimden bilimden neden bu kadar uzak durduðu, günümüz islam anlayýþlarýnýn yanlýþlýklarý, Kur'ana aykýrýklarý, çarpýcý örneklerle dile getirilmektedir..
3-Kitabýn, bence en önemli kýsmý... gerek þii ve gerekse sünni ulemanýn ve ileri gelen þeyhlerinin ayetullahlarýnýn Allah yerine geçip insanlarý yarýgýlamasý, hüküm vermesi daha doðrusu Allah'a eþ koþmalarý dini tahrip eden ilaveleri açýkça ortaya koymasýdýr..
4-Dünya menfeati için Allah adýnýn, Kur'anýn ve dinin nasýl kullandýrýldýðýný, siyasi çýkarlar için dinin nasýl alet edildiðini.... lanet yezitin ve muaviyenin oyunlarýný bir SÜNNÝ Alimden okuyacaksýnýz...
5- Hediye olarak gelen kitabýn büyük kýsmýný inceledim...her satýrýnýn altýna imzamý atarým.. tamamen gerçekler üzerine yazýlmýþ, dinin nasýl yozlaþtýrýldýðýný bütün çýplaklýðýyla ortya koyan bir kitap...
Yaþar Nuri ÖZTÜRK'Ü okurken...Evlad-ý Resul dedelerimizÝn PirlerimizÝn sözlerini ve haklýlýklarýný bir kez daha gördüm..
"... Yüceler yücesi allah bizleri, Masumluðuna ve doðruluðuna þehadet getirdiði yolundan gidin dediði Ehli Beyt'in, ve onlarýn soyundan gelen Evlad- Resul dede'lerimizin Pirlerimizin izinden yolundan ayýrmasýn... Bizleri doðru bildiði insanlarýn yoluna iletsin, yanlýþbildiklerinin yoldan çýkmýþlarýn ve sapýklarýn deðil.."
Allah Eyvallah
Degerli canlar..
Sünni ve þii riya islamýnýn sert biçimde eleþtirildiði... Bu eseri almanýzý öneririim
Dede-baba
18-08-2008, 08:44 AM
Degerli Canlar Hünkar'ýn makalat dýþýnda O'nu anlatan bir eser de Vilayetnamedir...Vilayetname.. Ya da diðer adýyla menakýb-ý Hacý Bektaþ-ý Veli' Eser Hünkar'a bizzat ait olmayýp, halifeleri tarafýndan sonra oluþturulmuþtur...
Kitap, Öncelikle Hünkar'ýn Seyid'liðini beyan ederek ve Pergambere uzanan "nur zincirini=soyunu" anlatmaktadýr. Nasýl "hacý" olduðunu , Anadoluya nasýl geçtiðini,, ve anadolu daki diðer evliyalar ile olan sohbetleri ve mucizeleri konu edinmektedir.
Kitap bir çýrpýda okunan sürükleyici bir dile sahiptir.
Saygýlarýmla Degerli Canlar...
Degerli canlar...
Bugün alevi-bektaþiliðin klasiklerinden olan Velayetnameden bir Bölüm sunmak istedim...
"…….Sarý Ýsmail aðlamaya baþladý: “Tanrý bana bu günleri göstermesin” dedi. Hünkar “Biz ölmeyiz suret deðiþtirirz”. diyerek O’nu teselli etti. Sonra Tanrý’ya niyazda bulundu. Peygambere dua etti. Kendisi kendisine yasin okudu. Tanrý’ya can verdi.
Sarý Ýsmail vasiyetine uyup hýrkasýyla yüzünü örttü Hünkar’ýn .Kapýyý örttü,dýþarý çýktý. Bütün erenler atlý yaya gelip toplandýlar. Yanýp aðlaþtýlar.
Derken bir de baktýlar ki Çile daðý tarafýndan bir toz koptu. Bir anda yaklaþtý. Hünkar’ýn dediði gibi bu zatýn elinde bir mýzrak vardý, yüzüne yeþil nikap(örtü) örtmüþtü, altýnda da boz bir at vardý. Erenlere selam verdi. Atýndan indi. Kendisiyle sadece Sarý Ýsmail içeri girdi. Diðerleri kapýda durdu. Sarý Ýsmail su döktü, yeþil nikaplý er yýkadý. Kefenlediler. Tabuta koydular.
Alýp musalla taþýna götürdüler. Boz atlý er topluluðun öününe geçti imamlýk etti. Namazý kýlýndý, götürüp mezara gömdüler. Boz atlý, erenlerle vedalaþýp atýna bindi, yürüdü. Sarý Ýsmail “acaba kim? Eðer Hýzýrsa görmüþtüm . Mutlaka tanýrým” dedi kendi kendine. Koþtu arkasýndan. Yetiþti: “Namazýný kýldýðýn, yüzünü gördüðün er hakký için kimsin sen?” diye sordu.
Boz atlý er dayanamadý. Nikabýný açtý. Birden karþýsýnda Hünkar Bektaþ-ý Veli belirdi. Sarý Ýsmail, atýnýn ayaðýna düþüp hayranlýðýný bildirdi. “Lütfet Erenler Þahý otuz üç yýl hizmetinizdeyim, kusurum var. Seni bilememiþim. Suçumu baðýþla.”dedi . Hünkar “Er O’dur ki ölmeden ölür, kendi cenazesini kendi yýkar. Sen de var buna gayret et.” dedi. Bu sözleri de söyledikten sonra gözden kayboldu..”
(Velayetname’den-Abdulbaki Gölpýnarlý)
saygý ve sevgilerimle
Dede-baba
09-10-2008, 01:07 PM
Degerli canlar...
Hünkar Hacý Bektaþ-ý Veli'ye atfedilen bir eser de Þerh-i Besmele kitabýdýr.. Kitabýn Hünkar'a ait olup olmadýðý tartýþýlmakla birlikte...
Kitaptan bir bölüm sizlere sunmak istedim...
Yüce Tanrý elçisine þöyle der:
""- Ya Muhammed! Eðer inananlar beni evlerine koyarlarsa,aðýrlarlarsa ben de onlarý aðýrlarým. Onlar (bana gönül aynalarýný gösterirlerse ben de aradan perdeyi kaldýrýrým. Yüzümü gösteririm...."
Tanrý elçisi þöyle dedi:
""- Allah'ým sen yemekten, içmekten arýnmýþ ve uzaksýn. Kullarýn seni nasýl aðaýrlasýn? ...."
Yüce Tanrý buyurdu:
" - Benim sevgili peygamberim, söyle inananlara; gönül evlerini alçak gönüllülük,
aþýklýk süpürgesiyle süpürsünler. Hýrsý, þüphe ve gümaný , münafýklýðý(ikiyüzlülük), hainliði çekemezliði ve dedikoduyu süpürüp atsýnlar. Yaptýklarý kötü iþlere piþmanlýk duysunlar ve piþmanlýk suyuyla yýkansýnlar. Gizli iþlerden vazgeçsinler.
Sevgi sofralarýný döþesinler. Aþk baþlarýna vursun.
Allah'ýn yazgýsýna razýlýk, teslim, O'ndan çekinme içinde olsunlar. Reca manzaralarý; tevekkül, iç bilgi denizi ve sabýr bahçesinden yana açsýn.
Bismillahirrahmanirrahim'i ve La ilahe illallah'ý gönül bohçasýna ve benim katýma
sunsunlar. Ben de bu daveti kabul edeyim. Bu bir günlük sunuþlarýn karþýlýðýný
üç yüz altmýþ beþ katýyla vereyim.
Onun gönlüne gireyim. Beni konuk ediþini, kabul edeyim. Ben de karþýlýk olarak Firdevs cennetini onlara saray yeri olarak vereyim. Yetmiþ bin kat döþek döþüyeyim.""
Kaynak:
Her yönü ile Hacý Bektaþ'i Veli- Þerh-i Besmele (Rüþtü Þerdað)
Türkiye iþ bankasý kültür yayýnlarý(1985)
kanlýbey
09-10-2008, 08:25 PM
Degerli canlar...
Hünkar Hacý Bektaþ-ý Veli'ye atfedilen bir eser de Þerh-i Besmele kitabýdýr.. Kitabýn Hünkar'a ait olup olmadýðý tartýþýlmakla birlikte...
Kitaptan bir bölüm sizlere sunmak istedim...
Yüce Tanrý elçisine þöyle der:
""- Ya Muhammed! Eðer inananlar beni evlerine koyarlarsa,aðýrlarlarsa ben de onlarý aðýrlarým. Onlar (bana gönül aynalarýný gösterirlerse ben de aradan perdeyi kaldýrýrým. Yüzümü gösteririm...."
Tanrý elçisi þöyle dedi:
""- Allah'ým sen yemekten, içmekten arýnmýþ ve uzaksýn. Kullarýn seni nasýl aðaýrlasýn? ...."
Yüce Tanrý buyurdu:
" - Benim sevgili peygamberim, söyle inananlara; gönül evlerini alçak gönüllülük,
aþýklýk süpürgesiyle süpürsünler. Hýrsý, þüphe ve gümaný , münafýklýðý(ikiyüzlülük), hainliði çekemezliði ve dedikoduyu süpürüp atsýnlar. Yaptýklarý kötü iþlere piþmanlýk duysunlar ve piþmanlýk suyuyla yýkansýnlar. Gizli iþlerden vazgeçsinler.
Sevgi sofralarýný döþesinler. Aþk baþlarýna vursun.
Allah'ýn yazgýsýna razýlýk, teslim, O'ndan çekinme içinde olsunlar. Reca manzaralarý; tevekkül, iç bilgi denizi ve sabýr bahçesinden yana açsýn.
Bismillahirrahmanirrahim'i ve La ilahe illallah'ý gönül bohçasýna ve benim katýma
sunsunlar. Ben de bu daveti kabul edeyim. Bu bir günlük sunuþlarýn karþýlýðýný
üç yüz altmýþ beþ katýyla vereyim.
Onun gönlüne gireyim. Beni konuk ediþini, kabul edeyim. Ben de karþýlýk olarak Firdevs cennetini onlara saray yeri olarak vereyim. Yetmiþ bin kat döþek döþüyeyim.""
Kaynak:
Her yönü ile Hacý Bektaþ'i Veli- Þerh-i Besmele (Rüþtü Þerdað)
Türkiye iþ bankasý kültür yayýnlarý(1985)
Sayýn dede-baba
Yukarda vermiþ olduðun misalden de anlaþýlmaktaki;
Aleviliðin özünü kavrayamadýðýn gibi,öz konusunda yapmýþ olduðun yorumlarda sadece dilinizde.Yüreðinizden gelen bir þey yok.
Üstelik Hacý Bektaþýn inanç ve yaþamý gayet açýkken o nu sünni ulema gibi gösteren kimi kaynaklardan misaller vererek,artýk bu Alevi duruþunu çatallaþtýran yaklaþýmýnýzdan vazgeçin.Gerçekten komik olmaktasýnýz.
"Her þeyi kendinde ara" diyen bir inanç ve yaþam yolunun önderlerinden olan HAcý Bektaþ ýn Allahýn aðzýndan cennet ve döþek vadettiði olacak þeymidir.?
"Cennet ve huri" isteyenin olsun bir dost yeter bize sayýn dede-baba.
Sizin anlatýlan tarihlerdeki vede misallerdeki batýn (gerçek) manayý anlayabilmeniz için öncelikle at gözlüklerini çýkarmanýz gerekir.
Gerçeðe Hü.
Dede-baba
31-10-2008, 11:18 AM
Degerli canlar..
Bugün sizlere son dönemlerde incelediðim iki Kitaptan bahsetmek istiyorum..
Bu Kitaplardan birincisi, Yaþar nuri öztürk Hoca'nýn ALLAH ÝLE ALDATMAK kitabýdýr.. Bu Kitabýn detaylý analizini daha önce sizlere aktardým.. özet olarak, Bu kitabýn kesinlikle kütüphanenizde bulunmasý gereken kitaplardan biri olamasýný öneririm.. kitap nasýl dinin siyasi, ideoloijik ve günlük çýkarlar için kullanýldýðýný, insanlarýn nasýl Allah, Kur'an, ve dini motifleler kullanýlarak manipule edildiðini gözler önünme sriyor..
Size ikinci olarak tanýtacaðým kitap ise.. Vural SAVAÞ 'ýn HUKUK ÝLE ALDATMAK.. Kitabý olacak.. Kitap özellikle ergenekon davasýnýn iç yüzünü.. Türkiye'deki Hukuk sisteminin nasýl siyasileþtirildiðini... Türkiye'deki tüm hukuksuzluklara raðmen savcýlarýn neden harekete geçemediði ve neden hep hükümetin takibini istedikleri davbalarýn ön palan alýndýðýný bunlarý iç yüzünü öðreneceksiniz..
Kesinlikle Türkiye'nin yakýn geçmiþinde oynanan oyunlarý öðrenmek istiyorsanýz bu iki kitabý mutlaka alýn.. ve tavsiye edin..
saygý ve sevgilerimle..
Dede-baba
31-12-2008, 01:50 AM
Hali Öztoprak "Kur’an’da Hikmet, Tarihte Hakikat" 1956
"Camide, Kilisede veya Havrada -götürüp ödeyelim. Bu gibi yapma ibadetler yalancilik oldugu gibi ayni zamanda sirktir. Cünkü cenabi Hakka ibadet ve niyazda bulunmak icin yer ve mekan yoktur. Camide, Kilisede, Havrada degil senin vicdan ve kalbinde daima hazir ve mevcuttur."
(Askin Anahtari, s.51)
http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK982248NX192_250.jpg
Öztoprak, 1950 li ve 1960 li yýllarda Anadolu’daki etkin Alevi önderlerindendir. Aslen Elbistan’ýn Alhas köyü ve Aþiretine mensuptur. Kendini yetiþtirmiþ bir aydýn köylü bilgedir. Yaþadýðý dönemin karizmatik halk önderlerindendir. Halil Öztoprak, sadece Alevi kitleye bir bilge, bir din adamý olarak görev yapmakla kalmamýþ, yazdýðý kitaplar ve yaptýðý siyasal çalýþmalar ile de Alevilerin büyük desteðini, sevgi ve saygýsýný kazanmýþtýr.
Yazdýðý kitaplarda, yüzyýllardýr Alevilere yöneltilen Sünni kaynaklý suçlamalara, dini kaynaklara dayanarak cevapvermiþtir. Yaþadýðý dönemde Aleviliðin teorik çatýsý için yoðun çalýþmalar yapmýþ, yönlendirici olmuþtur.
Halil Öztoprak’ýn 1956 yýlýnda Ankara’da Milli Eðitim bakanlýðý’nýn ini ile 4’üncü basýmý yapýlan “Kur’an’da Hikmet, Tarihte Hakikat” adlý “Alevilerde Namaz” alt baþlýklý kitabý en büyük yankýyý yapan kitaplarý arasýndadýr.(65)
Þimdi, bu kitabýndan aktarmalarla Halil Öztoprak’ýn neler savunduðunu görelim:
3’üncü sayfadan: “Ýslam tarihinde birçok mesele vardýr ki; baþlangýçta büyük ihtilaflar doðurmuþ ve uðruna kanlar dökülmüþtür. Neticede aðýr basan taraf (güçlü olan taraf) kazanmýþtýr. Ýþte Ehlibeyt meselesi, iþte namaz ve oruç meselesi, Þiilik ve Sünnilik meselesi...Kýble, hac vs. bütün bunlar anlayýþ farklarýndan, Kur’an’ý Kerim’i ve hadisleri tefsir tarzýndan ileri gelmiþtir.”
Halil Öztoprak, Alevilerde ibadet için þöyle diyor:
“Aleviler de Kur’an’a ve Hz. Muhammed’in emirlerine uymakta ve ona göre ibadet etmektedirler. Ayrýlýk sadece ibadet ve taatýn þeklindedir.”(s.4)
Öztoprak, “Aleviler Müslüman deðildir” diye fetva veren din adamlarýna þiddetle karþý çýkýyor ve onlarýn bazý konularda Alevilerin en son gelen ayetlere inandýklarýný bilmezlikten geldiklerini yazýyor. Üstelik, Abbasiler zamanýnda verilmiþ bir karar ile Alevileri itham etmek doðru deðildir,diyor. Buna delil olarak da;Bakarak süresinin 106. ayetini hatýrlatýyor:
“Kaçan bir ayetin hükmünü kaldýrýp yerine baþka bir ayet hükmünü gtiririz. Allahü teala ahkamýnda, tebdil ve taðyirinde halkýna elveriþli olaný bilir, zira bir vakitte makbul olan icabýnda baþka vakitte fesat da buyurur.(s.5)
Öztoprak, daha sonra namaz konusunu ele alarak, “Bazý kimseler namazýn ve bu namazýn bugünkü þeklinin miraçtan Kur’an’la birlikte geldiðini iddia etmektedirler. Ve Alevileri bu namazý kýlmadýklarý için dinsiz tanýmakta, onlarýn kestikleri yenmez, cenazeleri kaldýrýlmaz, demektedirler. Ve hatta bazýlarý Alevilerin katlinin vacip olduðuna inanmaktadýrlar (s.6) diyor ve arkasýndan da namazýn miraçtan nasýl geldiðini, Kur’an’da nasýl yer aldýðýný, ayetlere dayanarak veriyor. Namaz hakkýnda, Ýsra suresinin, 78. ve 79., Necm suresinin 8. ve 9., Müzemmil suresinin 1. ve 7., suretül Nebe’nin 9. 10. ve 11. ayetlerinden alýntýlar yaparak namazýn esasen beþ vakit olmadýðýný ve esas olarak iþ zamaný dýþýnda gece ibadet olarak yapýlmasýnýn Kur’an’ýn gereði olduðunu yazýyor.
Ýþte bazý ayetler:
Ýsra suresinin 78. ve 79. ayetleri
“Farz olan ibadete kalk. Gün aþtýktan gecenin karanlýklarýndan Kur’an okuyarak þafak aðarýncaya kadar, ibadet eder isen gece ve gündüz melekleri þehadet eder.”
Münezzil süresinin 1. ayeti:
“Ey nübüvvet içinde olan nebi gece kalk namaz kýl...”
Ayný surenin 7. ayeti:
“Gündüzleri uzun uzadýya halkýn iþleri ile meþgul olursun. Gece ibadete yönelmen evladýr.”
Suretül Nebe’nin 9. 10. ve 11. ayetleri:
“Geceyi ibadet için, gündüzleri geçim ve maaþ için kýldýk.”
Halil Öztoprak, beþ vakit namazýn Abbasiler zamanýnda ortaya çýktýðýný, onun da bir ihtilafýn halli için ortaya atýldýðýný yazar. Hz. Muhammed’in saðlýðýnda namazýn beþ vakit olmadýðýný, Peygamberin kendisinin de ibadetlerini gece yaptýðýný yazar.
Alevilerin, ibadetlerini, yani cem ayinlerini gece yapmalarý bu anlayýþtan geliyor olsa gerek.
Sonralarý bu ibadetler adeta gizli ibadetlere dönüþür. Emevi, Abbasi ve Osmanlý döneminde gece ibadet edenler çeþitli katliamlara uðramýþlardýr. Bugün bile Alevi cemlerinde ibadet yapýlan konutun güvenliðini dedenin görev verdiði nöbetçiler saðlar.
Halil Öztoprak, ibadetin evlerin dýþýnda, açýkta yapýlmasýnýn Kur’an tarafýndan yasaklandýðýný, bunun gösteriþ olduðunu yazýyor. Kaynak olarak da Maun suresinin Tefsiri-Týbyan’dan aktarmasýný gösteriyor:
“Þiddetli Cehennem azabý ol açýktan açýða namaz kýlan aynacýlar içindir ki, ellere Müslümanlýk ve sofuluk göstermek için selamet vs. tenha yerleri terkedip namazý aþikar kýlarlar. Bunlar cemaattir ki, namaz deyu bütün iþledikleri amel ve ibadetleri Allah için olmayýp dünya menfaatlerini kazanmak için halkýn gözüne sofu ve Müslüman gözükmeleri içindir.”(s.17)
Ayrýca Halil Öztoprak, Ýslam’da ibadetin camide yapýlmasý þartýnýn olmadýðýný, hatta Hz. Muhammed zamanýnda camilerin yýktýrýldýðýný, ibadetin evlerde yapýlmasýnýn dinin kurallarý arasýnda olduðunu iddia ediyor. Kaynak olarak, Tövbe suresinin 108. ayetini veriyor, Alevilerin camilere gitmemesini de buna baðlýyor.
Tövbe suresi, 108. ayet:
“Müminlere zarar vermek ve gönüllerindeki saklý duran düþmanlýðý kuvvetlendirmek için namaz kýlmaya mescid meydana getirdiler. Bunlar Müslüman olmadan önce Hz. Muhammed’le harbeden münafýklardýr. Müminlerin arasýný açmayý, onlarý birbirlerine düþürmeyi akýllarýna koymuþlardý. Ya Muhammed, Müslümanlar seninle birlikte namaz kýlsýn ve zikretsin diye böyle geniþ mescid, cami yaptýk derler. Allahu Taala þahitlik eder ki onlar yeminlerinde yalandýr.”(s.21)
Tövbe suresinin 109. ayeti:
“Ya Muhammed kalkma ve ol mescidlerde ebediyen namaza durma. Evvelce Tanrý korkusu üzerine yapýlan mescidi evvelde Hakka ibadet haklý ve lazým bir ibadetti.”(s.21)
Kýsasý Enbiya’da bu olay için, “Hz. Muhammed, Malik Ýbni Dahþam ve Ýbni Adi ile bir gönderip camileri yýktýrdýðý yazýlýdýr. Tarih-i Taberi’nin 2’inci cildinin Altý Parmak kitabýnýn 306. sayfasýnda bu konu ile ilgili olarak “Hz. Muhammed’e Cebrail tarafýndan ‘Ol Camilerin yýkýlmasýný sana emretti’ þeklinde ayet geldiði, Hz. Muhammed’in de Kur’an farzý ile yýktýrdýðý” yazýlýdýr.(s.22)
Bu camiyi daha sonra Halife Ömer’in yeniden yaptýrdýðýný, muhteþem camilerin ise daha ziyade Muaviye zamanýnda yapýldýðýný okuyoruz.
Halil Öztoprak’ýn bütün bu konularla ilgili yorumu ise þöyledir:“Hakiki Müslümanlýk, Kur’an’da yazýlý olduðu gibi, camisiz, minaresiz olarak, huzuru kalb ile Allah’a inanmak ve daimi ibadet etmektir.”(s.23)
Halil Öztoprak, bir hadisi Nebevi’den þu aktarmayý yapýyor:
“Sen baþka camilere yakýn olma. Kalp camiiden Tanrýya yalvar.”
Arkasýndan da namazýn camide deðil, evlerde kýlýnmasýnýn Kur’an’da farz edildiðine dair, Nur suresinin 36. ayetini bize aktarýyor:
“Ya Muhammed, kendi evlerinde ibadet edenleri Tanrý Taala tarafýndan tazim olunup sevap derecelerinin yükselmelerine izin verip emreyledi. Onlar þoy güruhtur ki evlerinde Allahý Taala’ya ibadet zikri tesbih edenlerdir...”(s.24)
Halil Öztoprak, Kabe konusunda ise, “Þahsivaril Ýslam” adlý tarih kitabýndan alýntý ile þu görüþlere yer veriyor:
“Kabeyi ziyaret Ýslama mahsus bir ibadet deðildir. Ýslam dini çýkmadan önce putperestler zamanýnda Arabistan Yarýmadasý putperestleri, Kabe’ye hürmet beslerler ve ziyaret ederlerdi. Mekke ortasýndaki Haceri Semavi (Yani Hacer-ül Esved) taþýnýn etrafýna toplanýp secdeye kapanýrlardý. Burada, Kudüs ve Yunan putperestlerinden öðrendikleri üzere kurbanlar keserler.”(s.25)
Halil Öztoprak, Hacer-ül Esved’in etrafýna toplanýp secde etmenin “cahiliye devri”ne ait bir adet olduðunu ve Hz. Muhammed tarafýndan bu ziyaretlerin kaldýrýldýðýna ait Kur’an’da ayetler olduðunu yazýyor. Arkasýndan da, Suretil Bakar’ýn 115. ayetini bize aktarýyor:
“Güneþin doðup battýðý yerlerin cümlesi Tanrý Taala mülküdür; hangi tarafa yüz döndürür iseniz Allahü Taala ibadet tarafý orasýdýr.”(s.34)
Sonra da þöyle yazýyor:
“Allaha yalvarmak için her taraf kýbledir. Ýbadet esnasýnda Hacer-ül Esved gibi belli bir noktayý ve bir þehri daimi olarak kýble kabul etmek o nokta veya þehri putlaþtýrmak gibi bir þey olur.”(s.35)
Dede-baba
31-12-2008, 01:51 AM
Bugün Ýmam Hüseyin ile ilgili kaynaklardan bahsetmek istedim..
1- - Maktel’ul-Huseyn, c. 1, s. 87-88. Zehair’ul-Ukba, s. 119.
2- - Müstedrek’us-Sahihayn, c. 3, s. 176. Hz. Peygamber’in Ümmü Seleme’nin evinde aðladýðýný anlatan diðer kaynaklar da þunlardýr: Zehair’ul-Ukba, s. 147. Fusul’ul-Muhimme, s. 154. Sýrat’us-Seviyy, s. 94. Mecma’uz- Zevaid, c. 9, s. 118-119. Kenz’ul-Ummal, c. 6, s. 223. Müstedrek’us-Sahihayn, c. 4, s. 398.
3- - Hz. Peygamber’in Aiþe’nin evinde bulunduðu zamanlar Hüseyin’e aðladýðý þu kaynaklarda da geçmektedir:
Mucem’ul-Kebir; Hz. Hüseyin’in hayatýyla ilgili bölüm. Müsned-i Ahmed, c. 6, s. 294. Haysemi “el-Mecma”, c. 9, s. 187. Sevaik’ul-Muhrika, s. 115. Mecma’uz Zevaid, c. 9, s. 187-188. Suyuti “Hasais”, c. 2, s. 125-126.
4- - Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c. 1, s. 60-61’de.
5- - Müsned-i Ahmed, c. 2, s. 60-61. El- Musannef, c. 12; Tabakat-ý Ýbn-i Sa’d; Müsned-i Ebu Ya’li; Mucem’ul-Kebir; Zehair’ul-Ukba, s. 148; Cami’us-Saðir, c. 1, s. 13; Sevaik’ul-Muhrika, s. 115.
6- - Bihar’ul-Envar, c. 46, s. 108.
Hadis kaynaklarý dýþýnda Alevi-bektaþi literatüründe ise aþaðýdaki kitaplar bulunur
1- Fuzuli, " Hadikatü's süeda (Saadete ermiþlerin bahçesi)
2-Fuzuli , Mersiyeyi Al-i Aba
3- Yusufi'nin, Maktel (1361 yýlýnda yazýldý Yýldýrým beyazýd Hana sunuldu.)
4-Kastomolulu Þadi, Destan-ý Maktel-i Hüseyin
5-Lami çelebinin, maktel-i Hüseyin
6-Fazlullah Rahimi'nin, Gülzar-ý Hasaneyn
7- Mirza Muhammed Naki'nin, Kumru
Bu konudaki kaynak eserler arasýnda gösterilebilir
Hz. Hüseyin'in þehid edilmesiyle neticelenen acý olay... Ehl-i Beyt yarenlerini derinden etkilemiþ büyük bir hüzün meydana getirmiþ.. Hz. Hüseyin'in þahsýnda Ehl-i Beyt'e olan sevgi ve muhabbet.. Edebiyatta "maktel-i Hüseyin" adlý türüm doðmasýna neden olmuþtur..
Hüseyin adýný Peygamber'imiz koymuþtur.. Oysaki o zamana kadr böyle bir isime raslanmamaktadýr.. Rivayet o dur ki.. Ýmam Hüseyin'in kulaðýna peygamber "O cennet gençlerinin efendisi (Seyyid) dir" diye seslendiði söylenir..
kerbela olayýný anlatan ilk kitaplar kitapçýk þeklindeydi.. ve maktel ismini taþýmaktaydý.. maktel= Katl (katledilen ..öldürülen.. öldürmek) kelimesinden alýnmýþtýr.
Tarih biliminde ise, Ýmam hüseyin ve katlediliþi anlaþýlýr.. mektel-i Hüseyin'ler manzum ve nesir olarak bazende her ikisi birlikte yazýlmýþtýr.
Ýlk defa arap aleminde Ebu Mihnef tarafýndan ele alýnan Kerbela hadisesi bir çok arap edibin (þair) eserleri ile geliþtirilmiþtir. Bu türün en tanýnmýþ ve kabül göreni ise Fuzuli'nin saadete ermiþlerin bahçesi adlý eseridir.
Fuzuli saadete ermiþlerin bahçesi adlý eserinde þöyle der.
" Mah-ý muharrem oldý meserret haramdur
Matem bugün þeriata bir ihtiramdur
Þad olmasun bu vakýada þad olan gönül
Bir dem bela vü gussadan azad olan gönül. "
Allah Eyvallah
Saygýlarýmla..
alevi61
15-01-2009, 10:27 PM
Caferi sadýkýn Ýmam Azam hazretlerinin üvey babasý olduðunu biliyormuydunuz?
alevi61
15-01-2009, 10:34 PM
Caferi sadýkýn Ýmam Azam hazretlerinin üvey babasý olduðunu biliyormuydunuz?
uslanmaztürk
23-01-2009, 04:22 AM
Caferi sadýkýn Ýmam Azam hazretlerinin üvey babasý olduðunu biliyormuydunuz?
Biliyordukta kardeþ senin ipin çekilmiþ..
Bu sitede ipi çekilenler çoðunlukta, anlaþýlan burda idam kalkmamýþ. :D
Dede-baba
25-01-2009, 11:08 AM
Degerli canlar
Bugün Alevi-bektaþi edebiyatýnýn büyük ozanlarýndan Seyid nizamoðlunun hayatýný anlatan bir kitaptan bahsedeceðim..
Eser, Can Yayýnlarý Adil Atalay, yayýnevi tarfýndan çýkarýlmýþ, Mehmet Yaman tarafýndan derlenmiþtir.. kitabýn ismi Seyyid Nizamoðlu Hayatý-Eserleri -Divaný'dýr...
Ozan'ýn Divan'ý ile manzum eserleri ilk olarak, H. 1326 (M. 1908) yýlýnda bir arada yayýnlanan þairin külliyatý, bu defa yeni harflerimizle aynen yayýnlanarak, Ehl-i Beyt'i seven canlara ve edebiyatçýlarýmýzla bütün okuyuculara sunulmuþtur.
Yaþamý ve kiþiliði hakkýnda doyurucu bilgi bulunmayan ancak, çaðýnýn tanýnmýþ ve büyük saygý görmüþ ozanlarýndan biri olan Seyyid Seyfullah Kasým Efendi (Nizam Oðlu) XVI. yüzyýlýn baþýnda Ýstanbul'da doðdu.
Babasý, Ýmam Zeynel Abidin soyundan ve büyük þeyhlerden Seyyid Nizamüddin hazretleridir ki Ýstanbul'da Silivrikapýsý dýþýnda bulunan ve kendi adýyla anýlan camiin içinde gömülüdür. Þiirlerinde Seyyid Seyfullah, Seyyid Seyfi, Seyyid Nizamoðlu, Seyfi adlarýný tapþýrmýþtýr.
Seyyid Seyfullah, Osmanlý hükümdarlarýndan III. Murad Han devrinde (1574-1595) ününü duyurmaya baþladý. Nizam Oðlu iyi bir eðitim ve öðrenim görmüþ, çaðýnýn gereði olan þeriat ve tarikat ilimlerini öðrenmiþ, aydýn bir zümre içinde yaþamýþ ve yazdýðý didaktik þiirlerinde bütün mutasavvýflar gibi o da; nefsini bilmeyenlere, dünya malýna tapanlara, riyakarlara, sofulara çatan ifadeleriyle, bir çok tekke þairlerini geçmiþtir. Ýlahi'leri bestelenerek tekkelerde, ayin-i cem'lerde sonraki yüzyýllarda okunmuþtur.
Zamanýn kara softalarý tarafýndan Semah'ýn bir ibadet olarak caiz olup olmadýðý konusunda yazdýðý cevabi deðiþ ise, Nizamoðlu'nun bilenen en önemli deðiþlerindendir.
Bir dertliyem derdim vardýr
Ya ben nice dönmiyeyim
Herdem iþim ah ü zardýr
Ya ben nice dönmiyeyim
Aþk odu yürekde yanar
Beni gören mecnun sanar
Gökyüzünde ay gün döner
Ya ben nice dönmiyeyim
Gel þekki gönülden gider
Müminlerde inkar nider
Meleklerde arþ devreder
Ya ben nice dönmiyeyim
Biziz ümmet-i naciler
Din yolunda duacýlar
Kabe'de döner hacýlar
Ya ben nice dönmiyeyim
Bu sýrra münkirler ermez
Dost yolunu körler görmez
Çarh-ý felek döner durmaz
Ya ben nice dönmiyeyim
Yeller eser deniz coþar
Irmaklar daðlardan aþar
Döne döne sular taþar
Ya ben nice dönmiyeyim
Seyyid Nizamoðlu tekdir
Münafýðýn iþi þektir
Evvel ahýr dönmek haktýr
Ya ben nice dönmiyeyim
Allah Eyvallah
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.