PDA

: On Iki Imamci Ilk Devlet


Azadi
09-06-2008, 09:02 PM
ON İKİ İMAMCI İLK DEVLET

‘932 ile 1062 yılları arasında İran ve Irak’ta hüküm süren Deylem asıllı bir hanedan.

Hanedan adını Sasani hükümdarı Behram-i Gûr’un soyundan olduğu iddia edilen Büveyh bin Fenna Hüsrev’den alır. Deylemiler önceleri Mecusi ve putperest bir kavim iken, X. yüzyılın başında Ali evladından Hasan el-Utruş’un gayretleri ile müslüman oldular ve Şiîliği benimsediler.’[1]

Giriş

İmam Mehdi (a) ile Şialar arasında ki bağlantıyı sağlayan dördüncü naip Ali bin Muhammet’in miladi 940 yılında vefat etmesiyle büyük gaybet/büyük gizlilik dönemi başlamış oldu.

Gerek On iki İmamların hayatta olduğu dönemde ve gerekse de İmam Mehdi (a) gaybete çekildiği zamanlarda, Şiîlik yayılma metodu olarak, bazı mezheplerin aksine şiddet yerine tebliği, açıklamayı ve öğretmeyi seçmişti. Çünkü biliyorlardı ki, “iman sevgidir”[2]; sevgi ise zorla dayatılmaz; kılıçla, kanla ikame edilmez.

İşte bu mantıkla ve bu bilinçle hareket eden Ali evlatlarının ve Ali dostlarının gayretleri ve çalışmaları ile birçok kabile Müslüman oldu ve İslamiyet’in Şiîlik kolunu seçti. Bu kabilelerden bir tanesi de, Ali evlatlarından Hasan el-Utruş’un çabaları ile Müslüman olan ve Büveyhi Devleti’ni kuracak olan Deylem Kabilesi idi.

Azadi
09-06-2008, 09:11 PM
Devletin Kuruluşu

Deylem Kabilesi’nden Büveyh bin Fenna Hüsrev’in Ebu Hasan Ali, Ebu Ali Hasan ve Ahmet adlarında üç oğlu vardı ki, bunların savaşçılık ve komutanlık yetenekleri ileri derecede idi. Bu üç kardeş ilk önce Gilanlı bir kabileye mensup olan Emir Makan bin Kaki’nin komutasında Sasaniler’in emri altına girdiler. Emir Makan sonraki zamanlarda Sasaniler’le ters düştü ve bu devlete karşı savaştı. Yine bir Gilanlı olan Merdavic, Sasaniler’in emri altında Emir Makan’a karşı savaşarak onu yendi. Bu yenilgi üzerine Emir Makan, Taberistan’ı terk etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine bu üç kardeş, Taberistan ve Cürcan’da Ziyariler Hanedanı’nı kuran Merdavic’in emri altına girdiler.

Ebu Hasan Ali[3] Merdavic tarafından Kerec valisi olarak atanınca bunu bir fırsat bildi ve İran’ın güneyinde bir devlet kurmak için Deylem Kabilesi’nden birçok kişiyi etrafında toplamaya başladı. Güneye doğru inerek İsfahan’ı işgal etti. (932) Bu olayı haber alan Merdavic, askerlerini toparlayarak İsfahan üzerine hareket etti. Müttefiklerinin de yardımı ile Ali’yi İsfahan’dan uzaklaştırdı. Bu defa Ali, Fars’ı ele geçirdi; Abbasi valisi Yakut’u yenerek Şiraz’ı aldı. (934) Aynı sene Merdavic’le bir antlaşma imzaladı; lakin Merdavic bir yıl sonra öldü. Bu olay üzerine bir hayli rahatlayan Ali, Merdavic’in ölümü ile Ziyariler’in zayıflayacağını biliyordu. Nitekim öyle de oldu ve Ziyariler çözülme sürecine girince, Merdavic’in ordusunda yer alan birçok Türk askeri Ali’nin emri altına girdi. Bu takviyelerle ordusunu güçlendiren Ali, Hazar Denizi’ne kadar olan toprakların büyük kısmını ele geçirdi.

Büveyhi kardeşlerden Ali bu faaliyetlere girişirken, ortancaları Hasan[4], bütün Cibal bölgesine sahip olmuş, en küçükleri Ahmet ise Kirman ve Huzistan’ı almıştı.

Bağdat Alınıyor

Huzistan’a hâkim olan Büveyhiler, kısa bir süre sonra Irak ile daha yakından ilgilenmeye başladılar. Nitekim alınan bir davet üzerine harekete geçen Ahmet, zaten iç karışıklıklar içinde boğulan Bağdat’ı ele geçirdi. Böylece Abbasi halifeleri resmen ve fiilen Büveyhilerin kontrolü altına girdi. (945) Abbasi halifesi Müstekfi-billah Ahmet’i ‘Müminlerin Emiri’ ilan etti; Ali’ye İmaddüddevle, Hasan’a Rüknuddevle ve Ahmet’e ise Muizzuddevle lakaplarını verdi. Kısa bir süre sonra Ahmet, Müstekfi-billah’ı halifelikten azlederek, yerine Muti-lillah’ı atadı. Artık Abbasi halifeleri, Büveyhilerin elinde bir oyuncaktı.