:
Ali Rıza Taşkesen Sultan Seyyid Cemal’den adım adım sürgüne adlı kitabından
sefkarli
06-06-2008, 09:17 AM
„YALAN VE YANLIS Yazilanlar”
Slm.Doslar ben bu siteyi taniyali yeni oldu,baktigim kadariyla cok basarili olmus konular cok genis tutulmus, hemen hemen herkesin istetigini bulmasi mümkün, her konuya yer verilmis onun icin yapanlarin eline saglik.
Degerli dostlar,hepinizin`de bildigi gibi,Alevilik üzerine gecmisten günümüze kadar olan sürecte, herkes kendi arastirmasi dogrultusunda,belli kaynaklara,belgelere,dayanarak ve kendi yorumunuda katarak,pek cok sey yazilip,cizmistir ve halada yaziliyor vede yazilmaya devam edecektir olmasi gerekende bu zaten.Yanliz illeki birseyler yazacam diye, Tarihi ve Insanlari yaniltma pahasini sirf birilerine yaranmak, yada kompleksli birilerinin,hazir yazmaya merakli birilerini bulmusken (ne versen yazacak olan tiplerden) ve bu insanlarinda sirf biryerlere gelebilmek ugruna Insanlarin sirtina basarak, belden asagi vurarak,"YALAN,YANLIS,herseyi yazan (Tipki "Ali Riza taskesen" gibi)
Degerli Dostlar, konuyu daha iyi anlamaniz acisindan sizlere kisa bir bilgi vermek istiyorum.Ben Sefkarli Seyit Riza`nin Torunuyum.(ali Riza taskesen`nin kitabinda bahsettigi Sefikar ve Syit Rira) Seyit Riza Yigit, Mert,Sözünün eri,o dönemlerde Insanlari bir arada tutmanin cok zor oldugu,kausun hic eksik olmadigi (Calistirmaya iytiyaci oldugundan digil, yemek bulamadiklari icin Evin`de cok Insan Beslemistir)dönemlerde bunu basarmis birisidir. Muhakkakki kendi istemi disinda, gelisen kendisininde birseyler yapmak isteyipte,yapamadigi tatsiz olaylarda illeki olmustur.
Ali Riza tasdemirin Sefkardaki Sehit Riza ile Zeynep Ana `nin arasindaki gecen konusmalar ve Säh Baba`yi sikayet etme bölümü tamamen yanlis aktarilmistir vede YALANDIR. „Sadece Sefkardaki bölümü kastediyorum“
Degerli Doslar, yasi itibariyla o günleri yasamamis orda bulunmamis birisinin, birileri hakkinda yazi yazmasi mümkün degeildir,bu ancak söyle mümkün olabilir,arastirilir,o tarihi yasiyan insanlarla konusulur,belgeler toplanir, en son bu bilgilerden tamamen emin olunduktan ,birilerini zan altinda birakilmiyacak sekilde,sonra oturulup yazilir.Aksi taktirde,bu tür girisimler Aleviler arasinda Düsmanlik,yaratmak,Alevileri birbirine düsürmekten baska bir ise yaramaz ve bunun sonuclarida cok tehlikeli olabilir.
Degerli dostlar sizlere soruyorum, Ata erkil bir Toplumdan gelen,Yani Erkeklerin birinci derecede söz sayibi oldugu bir dönemde, Seyit Riza kalkiyor Gülüzari, Gülüzarin Dedesi, Babasi varken, ,Gülüzarin Anne Annesinden istiyor,soruyorum sizlere bu sizlere mantikli geliyormu.Anadolunun hemen hemen her yerinde birileri birilerini ogluna veya kizina birilerini yari saka yari ciddi almak isterler.
Ama olay burda anlatildigi gibi kesinlikle degildir,bir cok kisiye sordum,yasi itibariyla o günleri yasiyanlarin hic biri bu anlitanlarin dogru oldugunu kesinlikle teyit etmediler, yani yalan ve yanlis yazilmis.
2. olay Atlarin calinmasi,Seyit Riza`nin Säh Baba`yi sikayet etmesi olayi,.
Atlarin calinisi,bu isi yapanin Zuruna siginmasi veya orda oturmasi dogru.Yalan ve Yanlis olan Seyit Riza degil, Atlari calinan kisi veya kisiler, sikayetlerinde israrli olmuslardir.
Seyit Riza bir seyi defalarca tekrarlar sakin,sakin olaki Dayim Säh Baba`yi sikayet etmeyin ve bunu defalarca tekrarlar, fakat sikayette gidenler buna ragmen (Atlari calan kisinin Säh Baba`nin evine siginmasindan veya oturmasindan dolayi, onunda bu iste parmagi vardir diye) sikayette gidenler Säh Baba`nin isminide verirler.
Degerli Dostlar böyle seyler olmus olsaydi Säh Baba`nin cocuklari Sefkardan Kiz alip,Sefkara Kiz verirlermiydi.Säh baba`larla cok eskiye dayanan Dede,Baba Dostlugumuz vardir ve bu Dostluk böyle devam edecektir.Bizim acimizdan tamamen böyle ama eminimki onlar acisindanda böyledir. Buna hic süpem yoktur.
(Nott: Daisburg Alevi sitesine Musa Demir adina yolladigim e-mail Ali Riza tasdelen icindi o dönemler adini ve soyadini bilmedigim icin ve orda yasadigini düsünerek, Musa Demir`e yolladim, ona ve onun sahsina kesinlikle degil,cünkü duydugum kadariyla,yanlis anlasilmis buna bir acikik getirmek istedim)
Ali Riza taskesen, YALAN ve YANLIS seyler yazarak, Insanlari zan altinda birakmistir,Insanlari ve Tarihi yaniltigi icin cikip ÖZÜR diliyecektir.
Cemal Akbaba
Av.A.Guvercin
06-06-2008, 09:28 AM
â€YALAN VE YANLIS Yazilanlarâ€
Slm.Doslar ben bu siteyi taniyali yeni oldu,baktigim kadariyla cok basarili olmus konular cok genis tutulmus, hemen hemen herkesin istetigini bulmasi mümkün, her konuya yer verilmis onun icin yapanlarin eline saglik.
Degerli dostlar,hepinizin`de bildigi gibi,Alevilik üzerine gecmisten günümüze kadar olan sürecte, herkes kendi arastirmasi dogrultusunda,belli kaynaklara,belgelere,dayanarak ve kendi yorumunuda katarak,pek cok sey yazilip,cizmistir ve halada yaziliyor vede yazilmaya devam edecektir olmasi gerekende bu zaten.Yanliz illeki birseyler yazacam diye, Tarihi ve Insanlari yaniltma pahasini sirf birilerine yaranmak, yada kompleksli birilerinin,hazir yazmaya merakli birilerini bulmusken (ne versen yazacak olan tiplerden) ve bu insanlarinda sirf biryerlere gelebilmek ugruna Insanlarin sirtina basarak, belden asagi vurarak,"YALAN,YANLIS,herseyi yazan (Tipki "Ali Riza taskesen" gibi)
Degerli Dostlar, konuyu daha iyi anlamaniz acisindan sizlere kisa bir bilgi vermek istiyorum.Ben Sefkarli Seyit Riza`nin Torunuyum.(ali Riza taskesen`nin kitabinda bahsettigi Sefikar ve Syit Rira) Seyit Riza Yigit, Mert,Sözünün eri,o dönemlerde Insanlari bir arada tutmanin cok zor oldugu,kausun hic eksik olmadigi (Calistirmaya iytiyaci oldugundan digil, yemek bulamadiklari icin Evin`de cok Insan Beslemistir)dönemlerde bunu basarmis birisidir. Muhakkakki kendi istemi disinda, gelisen kendisininde birseyler yapmak isteyipte,yapamadigi tatsiz olaylarda illeki olmustur.
Ali Riza tasdemirin Sefkardaki Sehit Riza ile Zeynep Ana `nin arasindaki gecen konusmalar ve Säh Baba`yi sikayet etme bölümü tamamen yanlis aktarilmistir vede YALANDIR. â€Sadece Sefkardaki bölümü kastediyorum“
Degerli Doslar, yasi itibariyla o günleri yasamamis orda bulunmamis birisinin, birileri hakkinda yazi yazmasi mümkün degeildir,bu ancak söyle mümkün olabilir,arastirilir,o tarihi yasiyan insanlarla konusulur,belgeler toplanir, en son bu bilgilerden tamamen emin olunduktan ,birilerini zan altinda birakilmiyacak sekilde,sonra oturulup yazilir.Aksi taktirde,bu tür girisimler Aleviler arasinda Düsmanlik,yaratmak,Alevileri birbirine düsürmekten baska bir ise yaramaz ve bunun sonuclarida cok tehlikeli olabilir.
Degerli dostlar sizlere soruyorum, Ata erkil bir Toplumdan gelen,Yani Erkeklerin birinci derecede söz sayibi oldugu bir dönemde, Seyit Riza kalkiyor Gülüzari, Gülüzarin Dedesi, Babasi varken, ,Gülüzarin Anne Annesinden istiyor,soruyorum sizlere bu sizlere mantikli geliyormu.Anadolunun hemen hemen her yerinde birileri birilerini ogluna veya kizina birilerini yari saka yari ciddi almak isterler.
Ama olay burda anlatildigi gibi kesinlikle degildir,bir cok kisiye sordum,yasi itibariyla o günleri yasiyanlarin hic biri bu anlitanlarin dogru oldugunu kesinlikle teyit etmediler, yani yalan ve yanlis yazilmis.
2. olay Atlarin calinmasi,Seyit Riza`nin Säh Baba`yi sikayet etmesi olayi,.
Atlarin calinisi,bu isi yapanin Zuruna siginmasi veya orda oturmasi dogru.Yalan ve Yanlis olan Seyit Riza degil, Atlari calinan kisi veya kisiler, sikayetlerinde israrli olmuslardir.
Seyit Riza bir seyi defalarca tekrarlar sakin,sakin olaki Dayim Säh Baba`yi sikayet etmeyin ve bunu defalarca tekrarlar, fakat sikayette gidenler buna ragmen (Atlari calan kisinin Säh Baba`nin evine siginmasindan veya oturmasindan dolayi, onunda bu iste parmagi vardir diye) sikayette gidenler Säh Baba`nin isminide verirler.
Degerli Dostlar böyle seyler olmus olsaydi Säh Baba`nin cocuklari Sefkardan Kiz alip,Sefkara Kiz verirlermiydi.Säh baba`larla cok eskiye dayanan Dede,Baba Dostlugumuz vardir ve bu Dostluk böyle devam edecektir.Bizim acimizdan tamamen böyle ama eminimki onlar acisindanda böyledir. Buna hic süpem yoktur.
(Not:Daisburg Alevi sitesine Musa Demir adina yolladigim e-mail Ali Riza tasdelen icindi o dönemler adini ve soyadini bilmedigim icin ve orda yasadigini düsünerek, Musa Demir`e yolladim, ona ve onun sahsina kesinlikle degil,cünkü duydugum kadariyla,yanlis anlasilmis buna bir acikik getirmek istedim)
Ali Riza tasdelen, YALAN ve YANLIS seyler yazarak, Insanlari zan altinda birakmistir,Insanlari ve Tarihi yaniltigi icin cikip ÖZÜR diliyecektir.
Cemal Akbaba
Oncelikle siteye hos geldin serefler verdin
Bizlere bir de Seyit Riza yi anlatirmisin bir torunu olarak.
nerde dogdu nerde buyudu bunlari biliyoruz. Ancak Seyit rizanin dusunceleri ve yaptiklarini ailenden duyduklarini mumkunse en yasslilardan duyduiklarini bizimle paylasirsan saygilar sunar minnetta kalirm.
Saygilarimla
astokomlu
06-06-2008, 09:57 AM
Oncelikle siteye hos geldin serefler verdin
Bizlere bir de Seyit Riza yi anlatirmisin bir torunu olarak.
nerde dogdu nerde buyudu bunlari biliyoruz. Ancak Seyit rizanin dusunceleri ve yaptiklarini ailenden duyduklarini mumkunse en yasslilardan duyduiklarini bizimle paylasirsan saygilar sunar minnetta kalirm.
Saygilarimla
sayın Şefkarlı aramıza hoşgeldiniz..
sayın Av.A.Güvercinin temellerine bende katılıyorum..
çünkü en büyük miras bize büyüklerimizdir.. ve bizimde bir yanımız şefkara çıktığı için bunlar öğrenmekten mutluluk duyacağız..
yunusdmr
10-06-2008, 12:04 AM
slm canlar ben şeh dedenin tornuyum alirıza taşkesenin bilgileri dogrudur.şeh dedeyi şikayet eden yegeni seyit rızadır. bu bilgiyi ben kendi ailemin büyüklerinden defalarca duydum.
erzincanlı
19-06-2008, 04:11 AM
Alevileriz forum sitesinin tüm canlarına merhabalar.
Bizleri içimizde bölüp parçalamak o kadar kolay ki;hiç bir şey yapmanıza gerek yok,sadece bir laf atın ortaya kesinlikle ortalığı karıştıracak çok insan çıkacaktır.
Söz konusu olan yazıyı ve daha nice elde ettiğimiz bilgileri reklam olur diye ismini vermeyeceğim(reklam yaptığımızı beyan edenler olduğu için)köy sitemizde yayınladık.Yayınlamamızdaki amacımız sizinde belirttiğiniz gibi tarihimizi öğrenmek ve bilgilenmektir.Derviş Cemal Ocağı için bir sürü araştırmalar yaptık.Son dönemde de Pir Seyyid Cemal Sultan'ın Afyon-Döğer kasabasında bulunan türbesini kalabalık bir grup olarak ziyaret ettik.Hatta Cem Vakfının düzenlediği Abdal Musa gezisindede yol güzergahı üzerinde olduğu için yine başka bir grup Pir'i ziyaret etti.Bu ziyaretlerde Seyyid Cemal Sultan'ın o yörenin çok etkili erenlerinden biri olduğunu ve tahmin edemeyeceğiniz kadar çok seveninin ve talibinin olduğunu öğrenmişte olduk.
Ocağımızın tarihinin sadece Tunceli-Erzincan yöresi olmadığını ve bu ocağın insanlarının sadece bizler olmadığını da bilmenizi isterim.
Kişisel olarak birilerini hedef alacak beyanatlardan kaçınmaya çalıştık.Çünkü ocağa bağlılığın kin ve düşmanlıktan ve kişisellikten uzak olması gerekliydi.
Temel amacımızın birlik ve beraberlik içinde bu kutsal ocağa hizmet olduğunu,bunun dışında hiç bir amacımızın(reklam v.s)olmadığını bilmenizi istiyorum.Anlatılan olayları ne ben nede tahmin edersem Şefkarlı arkadaşımız yaşamadığı gibi,bu kitabın ana temasının Seyyid Rıza'yı kötülemek olmadığını düşünüyorum.Ulu orta insanları kötülememiz kimseye fayda sağlamayacaktır.
Derviş Cemal Ocağı gerçeğinin haricinde,başka kimsenin yanında olmadığımızı da bilmenizi isterim.
Konuyu gündeme getiren söz konusu kitabı internet ortamına taşıyan kişi olduğum için bunları yazma gereği duydum.
Gelin birlik olalım.Gündemi kişiselleştirmekten çıkarıp toplumsal ve faydalı yöne çekelim.
Araştırmacı olarak hizmet etmek isteyenleride dışlamadan,konuşarak,muhabbetle düze çıkaralım.
Konu başlığını kişileri eleştirme olarak açarsak,muhakkak ki zıtlaşmalar olacaktır.Bununda kimseye faydası olmayacaktır.Bu başlık altındaki yazıları dikkatli yazalım.Çünkü konu başlığı çok çok kıymetli bir Anadolu ocağına aittir.
Saygı ve sevgiler
yunusdmr
21-06-2008, 12:35 AM
Degerli kardesim bizim kimseye kin duydugumuz yok ama dogru olan seyi neden yalan habermiş gibi yansıtıyorsunuz.birlik beraberlik cok güzel olgular bunu dogruları söyledikce daha güzel olacaktır.
Deli-Dervis
21-06-2008, 10:45 AM
sayın yunus demir anlatılan olayı doğrulayan büyüklerinin ismini yazarmısın.
Deli-Dervis
21-06-2008, 10:48 AM
Sayın Ali Güvercin merhaba sormuş olduğunuz seyit rıza şefkarlaı seyit rıza mı ? yok sa 1938 Dersim Olayının lideri seyit rıza mı ? en içten saygılarımla selamlar
Deli Derviş
yunusdmr
21-06-2008, 10:54 AM
neden siz bilmiyormusunuz degerli abim sizin yasınız benden daha müsait bilirsiniz.
Deli-Dervis
22-06-2008, 02:39 AM
sayınyunusdemir benim bildiğimve tanıdığım büyüklerim senin kabul ettiğin mevzuyu hiçbir zaman teyit etmemişlerdir bu büyüklerimin ismi sırasıyla şöyle
Rahmetli büyük amcamız Şah İsmaildede,Hakverdi dede ve Pir dede(Seyit Kasım) benbu zatlara yetiştim eğer bu değerlerin sizcebir manası yok diyipte
çıkarcı ve fevri davranan kişiler olan musa demir nesemi demir baye demirve
bazı yeni yetmelerinsözüne itibar ediyorsanızda oda sizin bileceğiniz bir durum
Deli-Dervis
22-06-2008, 02:49 AM
sevgili yunus dervişcemali anlatıyorum adı altındazurunlu Şahdede ailesine veyakınlarınahakaret etmeyi aşağılamayı ve yıpratmayı hedef haline getiren
insanlarınamacını anlamadan doğruymuş gibi kabullenmenize anlam veremiyorum. kitabı iyice bir okumanızı tafsiye ederim.
aliceylandemir
22-06-2008, 05:09 AM
ZURUNLU ŞAH DEDE AİLESİYLE İLGİLİ YAZILMIŞ OLAN BİR KİTAPLA İLGİLİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİMİZ
ALİ RIZA TAŞKESEN’E CEVAPTIR
Zurunlu Şah Dede’nin kişiliği üstün meziyetlere sahip olmasından dolayı bir çok insan bunu takdir ile karşılarken bazı insanlarda bundan rahatsızlık duymuşlardır.Rahatsızlık duyan genelde Şah Dede’nin başarısını hazmedemeyen kişiliğine muhalif olan insanlardır.Bu insanlar zaman süreci içersinde sağda solda kin ve nefretlerini her zaman kusarak gündeme getirmişlerdir.Daha sonraki zamanlarda ise bu düşünceler bu fikirler kitaba dönüşmeye başlamıştır.Kimileri Derviş Cemallileri Seyit-i Saadet Evladı Resul değillerdir diyip pirliğini ve seyitliğini kabul etmezler kimileri de aile yapısına müdahale ederek birlikteliklerini bozmaya çalışırlar.Burada ele aldığımız kitap Sayın Ali Rıza Başkesen pardon Taşkesen tarafından yazılan Sultan Seyit Cemalden Adım Adım sürgüne isimli kitap.Kitabın içeriği sözde Seyit Cemal Sultan ve Şah Dede’yi ele aldığı imajını çağrıştırır.Ama kitabın kapağına baktığımızda daha kitabın içine bakmadan kişinin amacının ne olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır.Kitabın içersine baktığımızda İslam tarihinin bazı süreçlerinden kısa kısa ele alarak bir şeyler biliyorum imajı yaratmaya çalışmış sayın yazar.Bilimsel olarak ele alındığında bir çok eksik bir çok yanlış mevcuttur.Yazar en büyük hata ve yanlışı yazmış olduğu kitabın 20. sayfasında açık ve net olarak belirtmiştir.Bu bölümde Seyit Cemal’in Abbas’ın soyundan geldiğini beyan etmiştir.Hz. Ali’nin kızı Zeynep’in oğlu Muhammed Şem beki’nin 10. torunu olduğunu beyan eder.Abbasilere pirlik ve seyitlik verilmedi.Pirlik sadece İmam Hüseyin ve onun soyundan gelenlere verildi.Hatta ve hatta Hz. İmam Hüseyin’in abisi olan Hz. Hasan Seyitlik ve pirlikle anılmazken Abbasiler soyundan gelenleri hangi belgeye dayandırarak Seyit ve pir olarak beyan ediyor.Bu çalışma buradan da anlaşıldığı gibi Derviş Cemallilere yarardan çok zarar getirmekten başka bir şey sağlamaz. Derviş Cemal’i Pir olarak kabul etmeyen ocaklara katkı sağlamaktan başka bir şey değildir.Bunun dikkate alınmasını rica ediyorum.Kitabın yazarı zaman zaman bunu ifade Etmektedir. Kitabın 36.ve 37. sayfalarında zurunlu Şah Dede ile ağabeysi İmama Hüseyin Dede’yi ele almakta bunların pirlik makamı ve mal paylaşımını gündeme
aliceylandemir
22-06-2008, 05:10 AM
getirmiştir Gündeme getirmiş olduğu bilgiler tek taraflı.Bir tarafı mazlum bir tarafı da gaspcı göstermektedir. Esas olayın gelişimi şöyle cereyan etmiştir.Felsefi olarak o dönemde insanlar arasındaki saygı ve hürmet günümüz artlarına göre çok çok ileri boyuttaydı.Büyük büyüklüğünü küçük küçüklüğünü bilirdi. Mevzu
Gündeme geldiğinde Seyit İmam Hüseyin Dede pirlik makamında kendisinin kalacağını tarla ve bazı arazi yelerinde mal olarak kardeşi Seyit İbrahim’e kalacaktı. Malı alacak olan Seyit İbrahim pirlikten feragat edip talip olacaktı. Bu konu gündeme geldiğinde Seyit İbrahim abisinin fikrini emir telakki edip kabul ediyor. Çünkü karşı çıkması mümkün değil abisine saygısızlık yapılması hiç mümkün değil. İmam Hüseyin Dede kardeşi Şah Dede ile bu kararı aldıktan sonra mevzunu eşi ve çocuklarına gündeme getirmiştir. Dersim yöresinden olan İmam Hüseyin’in eşi karara karşı çıkar dönemin ekonomik güçsüzlüğünden ötürü pirliği alıp fakir fukara taliple uğraşmaktan ise mal alıp rençperlik yapmak daha garantili diyerek eşi İmam Hüseyin Dede’ye kardeşiyle tekrar görüşüp pirlikten vazgeçtiğini gündeme getirmesini ister. “Yoksul talibe hu demektense 2 öküze ho demek daha güvenceli” diyerek kocasını Şah Dede’nin yanına gönderir. İmam Hüseyin Dede kardeşinin yanına gelerek eşinin ve çocuklarının bu duruma razı olmadığını söyleyerek Pirlikten vazgeçip malı alacağını söyler. Der ki “Bra fakir fukara talibe hu demektense 2 öküze ho demek daha evla.” Der Şah Dede ile karara bağlarlar. Şah Dede’nin almış olduğu araziyi İmam Hüseyin Dede alır. Pirlik makamına da Şah Dede geçer.
Şah Dede ile İmam Hüseyin arasında ki bu olayda şöyle bir yanlış vardır. Felsefi sürecimizde bir kardeş ser çeşme olarak ocak başında kalır diğer kardeşte taliplere pir olur.Ser çeşmede taliplere mürşit olur.Pir olanda ser çeşmeye talip olur.Esas itibariyle ne İmam Hüseyin Dede nede Şah Dede bu konuyu dikkate almamışlardır.Gerçi tarihçeye baktığımızda birkaç kuşak evvelsinde de aynı işlem yapılmamış.Tahmin ediyorum ondan olsa gerek.
Bu yapılan antlaşmaya göre zurun halkına İmam Hüseyin Dede’nin kendisinin abisinin olduğunu ifade ederek saygı ve hürmette kusur edilmemesini önemle rica etti. Zurunda insanlar tarım ve hayvancılıkla uğraşırlardı. Hele hele o dönemde başka bir şansları yoktu. Hayvan gütme olayı köy halkı arasında nöbetleşe sıralamasına göre uygulanırdı. İmam Hüseyin Dede’nin eşi bir sabah hayvanları
aliceylandemir
22-06-2008, 05:11 AM
köyün hayvanlarına katmak için götürdüğünde köy halkından tepki gördü ve hayvanlarını alıp geri döndü. Durumu kocası İmam Hüseyin Dede’ye bildirdi. Durumu öğrenen İmam Hüseyin Dede sinirlenerek olay mahalline gidip konunun içeriğini detaylı olarak öğrenmek istedi. Olay yerine gelen İmam Hüseyin Dede hayvanlarını neden köy sürüsüne katmadıklarını sorduklarında köyün eşrafından orda hazır bulunan bazı kişiler şöyle cevap verdiler. “Eğer sizde bizim gibi hayvan otlatma nöbetine gidecekseniz getirin katın. Eğer gitmeyecekseniz bizim sürümüze katmanız mümkün değil” cevabını alınca şöyle bir soru yöneltmiştir. “Peki, kardeşim İbrahim’in malını götürüyorsunuz. Onlar neden mal otarmaya gitmiyor da benden istiyorsunuz ?” eşraf şöyle bir cevap vermiştir. “Onlar bizim pirlerimiz o vesileyle biz bunu hizmet olarak görüyoruz.” Seyit İmam Hüseyin şöyle der “Peki bende onun abisiyim” der eşraf şöyle bir yanıt verir. “Abisi olabilirsin ama sende bizim gibi talip oldun. Dünya malı için Hak yolunda bize hizmetten vazgeçtin. Seninde artık bizden farkın yok.” Dediklerinde İmam Hüseyin Dede daha da hiddetlenerek orda mevcut olan bazı insanlara epey bir hakaret ederek oradan uzaklaşmıştır. İmam Hüseyin Dede bu olaydan sonra maldan vazgeçtiğini ifade ederek pirliğe devam edeceğini gündeme getirmiştir. Şah Dede’de bu olaya kayıtsız kalmıştır. Her zaman ki gibi şu ifadeyi kullanmıştır. Ağabeyimdir saygıda ve hürmette kusur etmeyiniz diyerek talip ve mühibi uyarmıştır. Şah Dede ile İmam Hüseyin Dede arasında ne bir kavga olayı ne bir anlaşmazlık hiç bir zaman için gündeme gelmemiştir. Hiç bir zaman içinde Şah Dede Pir olarak ağabeysi İmam Hüseyin’e dua vermemiştir. İmam Hüseyin Dede de kardeşi Şah Dede karşısında eğilip dua almamıştır. Geçmişten günümüze sadece şöyle bir olay geldiği söylenir. Bu olayda şöyle gelişmiştir. Makam ve malın paylaşımından çok çok sonra diğer mahalleye yerleşen İmam Hüseyin Dede Hızır Ayında Cem için Ocak Evine gelirken kendi mahallesinden bazı insanlar kendisine eşlik etmişlerdir. Kış dönemi olduğu için karda yürümekte zorlanan İmam Hüseyin Dede’yi Uşeni çi Cemal denen (Cemallerin Hüseyin) şahıs “Piro sen yaşlısın karda yürüyemezsin gel seni sırtıma alıp götüreyim.” Dediğinde İmam Hüseyin Dede ilk etapta kabul etmemiştir. Uşeni çi Cemal ısrar ettiğinde İmam Hüseyin Dede der ki “Evladım sana zahmet vermek istemiyorum.”Uşeni çi Cemal İmam Hüseyin Dede’ye der ki “Piro bir şey olmaz ben gencim.” Diyip İmam Hüseyin Dede’yi sırtına alıp ocak evine kadar gelmiştir. İmam Hüseyin Dede’yi sırtından indirmeyerek Şah Dede’nin karşına geçip dua almak için dara durur. Der ki “Piro destine postuna Hü” diyerek dua aldığını söylerler. Bu vesile ile Şah Dede ağabeysi İmam Hüseyin Dede’ye de duasını vermiştir derler. Kaynak Hüseyin Yıldırım bunun haricinde ne babamdan ne amcalarımdan ne büyük amcalarımız Şah İsmail Dede’den Hak verdi Dede’den Seyit Kasım (Pir Dede’den) bu konuyla ilgili hiçbir söylem duymadım. Sayın yazar kitabının 81. sayfasında şecerenin mal ve makam paylaşımı esnasında İmam Hüseyin Dede’ye düştüğünü beyan etmektedir. Sevgili dostlar böyle bir yalana böyle bir saçmalığa sizler inana biliyor musunuz? Şecere pirlik makamının pirlik görevinin göstergesidir, belgesidir, sertifikasıdır. Hiç pir olmayana şecere düşer mi? Böyle bir saçmalık olabilir mi? Bu tezi savunan insanların aklından şüphe etmek gerekir. Böyle saçma sapan gerçek dışı bir beyan olabilir mi? Bilemiyorum ama bunu ancak paranoyak olan kişiler gündeme getirebilir.
aliceylandemir
22-06-2008, 05:12 AM
Kitabının 51. sayfasında Şah Dede’nin Sinop mevzusunu gündeme getirirken öne Türkçe bilmediğini ifade etmiştir. Daha sonrada çat pat ifadesini kullanmıştır. Dönemin en saygın kişiliğine sahip olan bir zat Anadolu da gezmediği yer kalmayan hatta ve hatta Amerika’ya bile gidebilen böyle bir zat için Türkçe bilmiyor ibaresini kullanmak çok büyük bir terbiyesizlik ve saçma bir olaydır. Şah Dede gittiği bu yerlerde zazaca (Dimilice ve ya Dersimce ) konuşarak mı iletişim kurdu? Nasıl böyle bir densizlik sergileyebiliyorsunuz? Şah Dede’nin sürgün mevzu sunuda gündeme getirirken bir çok yalan, düzmece, saçma sapan, ifadeler kullanarak Derviş Cemallilerin birlik beraberlik içersinde olması gerekirken araya nifak sokup bölüp parçalamaktan başka bir şey değil.Ve kalkıp utanmadan dürüstlük ifadelerini kullanıp Hakk’a niyet süreci içersinde insanlığa hizmet ettiğini beyan etmektedir.Dedesi Seyit Güzel’i anlatırken güya Şah Dede ile ihbar edilmiş güya bilmem ne olmuş bilmem ne olmuş gitmiş teslim olmuş, yok efendim Şef kardan sürgün edilmiş bunların hepsi külliyen yalan.Dedesinin teslim olma olayı esasen şundan kaynaklanmaktadır.Zurunlu Şah Dede’nin yeğeni Seyit Yusuf (kitabın kapağında ve 81. sayfasında da yer almaktadır) denen şahıs zurunda Derviş Cemalli olan Fırat ailesinden bir şahısı öldürmüştür.Olay bir tartışma sonucu meydana gelmiştir.Seyit Yusuf yakalanarak jandarmaya teslim edilmiştir.Diğer köylerdeki suçlularla beraber 12 kişilik bir grup oluşmuştur.Jandarma Bulanık isimli köyün yakınlarında istirahat ederken yorgun olan askerler uykuya dalmıştır.Suçlular bundan yararlanarak Jandarmaların tüfeğini alıp askerleri öldürerek kaçmışlardır.Bu olaydan sonra Erzincan da ki komutanlık bura ya asker yığarak olayın faillerini yakalamak için seferber olmuştur.Bulanık halkı eşrafın ileri gelenleri ve Seyit Güzel gidip Jandarmaya bizlerin bu olayla herhangi bir ilgimiz yok diye müracaatta bulunmuşlardır.Askeriyede bunları şüpheli ve zanlı olarak gözetim altına almıştır.Sayın yazar bu geçeği inkar ederek olayı saptırıp başka boyutlara çekmektedir.Dedesinin Seyit Güzel’in Şef kardan sürgün edildiğini söylemektedir.Peki daha sonra Şef kara nasıl geri döndü nasıl yeniden yerleşti? Ne işi vardı? Şefkardan gitmesinin esas sebebi de kızı kocaya kaçtığı için feodal bağlamda pek hoş karşılanmayan bir olaydır. İtibar sarsıcı bir olay rehberlik misyonuna ters düşen bir mevzu olduğu için mahcubiyetini o köyden uzaklaşarak örtbas etmeye çalışmıştır. Yok efendim Seyit Rıza’nın etkisiyle halk baskı yapmıştır vs.vs.palavralarıyla insanları kandırmaya çalışıyor. Şikayet edilen esas itibari ile Zurundan Zurunlu Şah Dede Şef kar (oğultaş) köyünden Seyit Mehmet Sakalkesen ve Nesemi Ulutaştır.Bunların şikayet edilmesi nizam gilin oğluyla Apali gilin Bra Turan’ın Şah Dede’ye haksız yere şikayette bulundukları için buna karşı çıkmışlardır.Tavır ve tutumlarından dolayı Şah Dede’nin yanında yer aldıklarından dolayı şikayet edilmişlerdir.Olayı getirip Şefkarlı Seyit Rıza ya bağlamaktadırlar.Şah Dede Seyit Rıza’nın öz ve öz dayısı,Seyit Rıza Telli ananında öz amcası,Seyit Nesimi’nin de kayın biraderi,aynı zaman da Seyit Rıza’nın üvey kızı Fikriye Seyit Nesimi’nin büyük oğlu Mustafa Ulutaş’ın eşi bu kadar geniş akrabalık bağı olan insanlar nasıl oldu da bu kadar büyük bir kötülüğü birbirlerine yapabildiler?Böyle bir şey olabilir mi ?Bence yazar bu olayların çok iyi bilicinde ama olayları işine geldiği gibi yorumlamakta Ali Dede ve Ali Dede’nin çocukları Toplum içersinde saygınlık kazanamaya başlayınca bunlar daha fazla popüler olmadan bunların önünü kesmek için elinden gelen tüm imkanları seferber etmekten başka bir şey yapmamıştır.Nasıl olsa bunların büyükleri yok mevcut büyükleri de saf hiçbir şeyden anlamayan insanlar eğer bu oyunda başarılı olabilirsek geçmişteki olayların intikamını rahatlıkla alabiliriz çabasından başka bir şey değil.Ama kusura kalmasınlar bizler Şeg dedenin ve Ana Tellinin torunları gerekirse o tokati tekrar
aliceylandemir
22-06-2008, 05:13 AM
atarız.Buda böyle biline.Eğer yazar Şah Dede’yi gerçekten seven düşünen yaşatma duygusu içersinde olan bir şahıs olsaydı oraya o kitaba Şah Dede’nin çocuklarının resimlerini kullanarak ta yer verebilirdi.Böyle bir şey olmadığı için sayın yazarın amacı Şah Dede’yi anlatmak değil çarklarına çomak sokacak nitelikteki insanların varlığından haberdar olunca bu gelişimin önünü kesme ve engelleme çabalarından başka bir şey değil.Kitabın 38. sayfasında İmam Hüseyin Dede’nin Şah Dedeyle kavga sonucu öbür mahalleye taşındığını beyan etmekte evini söküp götürme esnasında evin üzerindeki bir ağaç dolayısıyla kavga ettiklerini,düzenin bozulduğunu dergahın artık haklıyı haksızdan ayıramadığını düzenin ve intizamın tamamen bozulduğunu buda büyük bir yalandan başka bir şey değildir.Çünkü Şah Dede abisi İmama Hüseyin Dede’ye hiçbir zaman için saygısızlık yapmamıştır.Her zaman içinde kendisinden üstün tutmuştur.Taliplerinde buna dikkat etmelerini her zaman vurgulamıştır.Köyde ki riyakar,dalkavuk,bazı insanların yanlış anlatım ve yanlış davranışlarını getiripte Şah Dede’ye mal etmek veya o yanlışları dergaha bağlamak büyük bir terbiyesizlik ve yanlıştan başka bir şey değildir.O dergah hala işlevini en güzel şekilde icra etmekte zurunlu Şah Dede’nin torunu olarak ben oranın mucizelerine yaşadım ve gördüm.Bunu tüm insanlara da kanıtlaya bilirim.Yeter ki oraya gelen talip ve mühip sıtk-ı sadakat ile gelsin.Sıtk-ı sadakatini yitirmiş inancından şüphe eden ikilem içersinde olan insanların o dergahın suçu değildir.O insanların dergahı suçlayacaklarına kendilerini sorgulamaları daha doğru olur kanısındayım.Bu konuda bu kitaptan Seyit Ali Dede’yi de töhmet altında bırakacak suçlayıcı nitelikte bir çok ifade kullanmaktadır.Şimdi gelelim yazarın dürüstlüğüne;Eğer dürüst olsaydı:
1-Kitabı yazarken yaşayan tüm Şah dedenin torunlarıyla görüşürdü.
2-Kitabın ön kapağına Seyit Yusufun resmini Şah Dedenin resmi diye koymazdı.
3-Eğer dürüst olsaydı çayırlı ve zurundaki tarla kavgalarını degil var olan gerçekleri Şah Dedenin kerametlerini yazardı.
4-Pirlik meselesinde Dedesi Seyit İbrahimin Ana Telliden yediği tokatı yazardı.
5-Dedesinin Şah İsmail tarafından köyden kovuluşunu yazardı.
6-Eğer dürüst olsaydı rahmetli Babam için kullandığı kurnaz kelimesini kullanmazdı.Tabii anlamını da bilmiyor herhalde.O kelimeyi aynen kendisine iade ediyorum.
7-Eğer dürüst olsaydı Dayı yeğen arasındaki olaylara karışmazdı yada olayları tüm çıplaklığı ile ortaya koyardı.Kendisine dokunan hiçbir konuyu yazmıyor.
8-Şu bilinmeli ki eğer o tokatın peşinde ise merak etmesin,Ana Telli yaşamıyor ama torunları yaşıyor,gerektiği zaman o tokatı atarız.Bundan da kimsenin şüphesi olmasın.
9-Eğer dürüst olsaydı kendi yaptığı hataları yazardı.
10-Eğer dürüst olsaydı pirini ve mürsidini tanırdı.
11-Eğer dürüst olsaydı milleti birbirine düşürmekten medet ummazdı.
12-Eğer dürüst olsaydı ki hiçbir Ocakta ve Dergahta görülmemiştir,Talip Ocaka sahibine sen burada dur biz orya adam görevlendirelim desin.Herkes haddini bilecek.
13-Eger dürüst olsaydı Şah Dede gilin arkasından değil yüzlerine konusurdu.Sen Şah dede gili çil yavrusu gibi dağıtacam,hepsi gelip benim ayaklarıma kapanacaklar diyeceksin,ondan sonrada dürüstüm diyeceksin.Sen önce pirini inkar ediyorsun,yoldan çıkıyorsun, ikrarından dönüyorsun.İftar yemeğine katılanlardanda daha büyük suç işliyorsun.Allah ıslah etsin.
14-Dikkat edilirse yani ne hikmetse Babam ve Amcam Zeynel rahmetli olduktan sonra bu kitap ve düşünceleri ortaya çıkıyor.Bize cevap verebilecekler gitti,gerisini de biz bir şekilde hallederiz mantığı ters tepti.Sen ve senin gibilere her zaman vereceğimiz cevabımızda atacak tokatımızda vardır.
15-Bu düşüncede ki bazı (dürüst olanları tenzii ederim.) kişiler şimdide kalkmış Derviş Cemalle ilgili toplantılar düzenlemeye ve birlik beraberliği sağlamaya çalışıyorlar.Önce dürüst olun.Amacınızı açRık ve net ortaya koyun.Bizans oyunları oynamaya kalkmayın,kimse yutmaz ve de size kanmaz.Başların olduğu yerde ayaklar geri çekilir,konuşmaz.
Ali Ceylan DEMİR
Deli-Dervis
22-06-2008, 06:24 AM
vay birader bu neşiddet bu ne celal biraz enğin ol gran gran
yüreğine sağlık
saygılar sunarım D.D
sefkarli
22-06-2008, 02:00 PM
slm canlar ben şeh dedenin tornuyum alirıza taşkesenin bilgileri dogrudur.şeh dedeyi şikayet eden yegeni seyit rızadır. bu bilgiyi ben kendi ailemin büyüklerinden defalarca duydum.
Degerli odstum, Biz Seh Dedelerle dayi yegeniz, cok köklü dostluklarimiz var, yazimda`da belirtigim gibi, böyle birsey olmus olsaydi,birbirlerinden kiz alip verirlermiydi, dostlugumuz, bügüne kadar devam edebilirmiydi.
Eger aramizda gercekten bir sorun varsa, bunun araci olmadanda her iki tarafinda birbirlerine söyliyebilecek cesarette oldugundanda eminim.
2.si Saydigin büyüklerin hic biri su anda hayatta degiller ve bu isler Ali Rira taskesene hic kalmamistir, bu Dervis Cemal`lari birbirine düsürmek demektir, insanlar arasina kin sokmak demektir, belki bir kac kisiye fayda sagliyabilir ama büyük bir kesime saglamadigi muhakkak.
sefkarli
23-06-2008, 05:04 AM
Ali Ceylan Demir, eline saglik, sen kitabin kimlere ve neye hizmet ettigini cok iyi anlamissin, keske öteki Seh Baba`nin torunlarida bunu anliyabilse ve kimi savunduklarini daha iyi anlarlardi.
sefkarli
24-06-2008, 02:05 AM
Alevileriz forum sitesinin tüm canlarına merhabalar.
Bizleri içimizde bölüp parçalamak o kadar kolay ki;hiç bir şey yapmanıza gerek yok,sadece bir laf atın ortaya kesinlikle ortalığı karıştıracak çok insan çıkacaktır.
Söz konusu olan yazıyı ve daha nice elde ettiğimiz bilgileri reklam olur diye ismini vermeyeceğim(reklam yaptığımızı beyan edenler olduğu için)köy sitemizde yayınladık.Yayınlamamızdaki amacımız sizinde belirttiğiniz gibi tarihimizi öğrenmek ve bilgilenmektir.Derviş Cemal Ocağı için bir sürü araştırmalar yaptık.Son dönemde de Pir Seyyid Cemal Sultan'ın Afyon-Döğer kasabasında bulunan türbesini kalabalık bir grup olarak ziyaret ettik.Hatta Cem Vakfının düzenlediği Abdal Musa gezisindede yol güzergahı üzerinde olduğu için yine başka bir grup Pir'i ziyaret etti.Bu ziyaretlerde Seyyid Cemal Sultan'ın o yörenin çok etkili erenlerinden biri olduğunu ve tahmin edemeyeceğiniz kadar çok seveninin ve talibinin olduğunu öğrenmişte olduk.
Ocağımızın tarihinin sadece Tunceli-Erzincan yöresi olmadığını ve bu ocağın insanlarının sadece bizler olmadığını da bilmenizi isterim.
Kişisel olarak birilerini hedef alacak beyanatlardan kaçınmaya çalıştık.Çünkü ocağa bağlılığın kin ve düşmanlıktan ve kişisellikten uzak olması gerekliydi.
Temel amacımızın birlik ve beraberlik içinde bu kutsal ocağa hizmet olduğunu,bunun dışında hiç bir amacımızın(reklam v.s)olmadığını bilmenizi istiyorum.Anlatılan olayları ne ben nede tahmin edersem Şefkarlı arkadaşımız yaşamadığı gibi,bu kitabın ana temasının Seyyid Rıza'yı kötülemek olmadığını düşünüyorum.Ulu orta insanları kötülememiz kimseye fayda sağlamayacaktır.
Derviş Cemal Ocağı gerçeğinin haricinde,başka kimsenin yanında olmadığımızı da bilmenizi isterim.
Konuyu gündeme getiren söz konusu kitabı internet ortamına taşıyan kişi olduğum için bunları yazma gereği duydum.
Gelin birlik olalım.Gündemi kişiselleştirmekten çıkarıp toplumsal ve faydalı yöne çekelim.
Araştırmacı olarak hizmet etmek isteyenleride dışlamadan,konuşarak,muhabbetle düze çıkaralım.
Konu başlığını kişileri eleştirme olarak açarsak,muhakkak ki zıtlaşmalar olacaktır.Bununda kimseye faydası olmayacaktır.Bu başlık altındaki yazıları dikkatli yazalım.Çünkü konu başlığı çok çok kıymetli bir Anadolu ocağına aittir.
Saygı ve sevgiler
Ya Arkadasim, birlik ve bereberlikten bahsediyorsun, bu tür yazilarin bizlere yani alevi toplumuna yarardan cok zarar getirdigini yaziyorsun, cok dogrudur, o zaman sana soruyorum, bu kitaptaki özelliklede o bölümü isitim internet ortamina tasimandaki amacin ne bana bunu aciklarmisin. Sunu bilmeni isterim herkesin bildigi cok sey var, eger bunu buralar tasimiyorsak bu yazmayi becermedigimizden degil, birligimize ve dirligimeze düskünlügümüzdendir.
Ban göre Allhin verdigi bir yetenekle güzel türkü söylioyebilirsin, ama kitap yazamazsin,bunun icin nelerin gerekli oldugunu herhalde yazmama gerek yok sanirim.
aliceylandemir
24-06-2008, 01:01 PM
Lütfen kraldan çok kralcı olmayalım
.Birlik ve beraberlikten bahsederken
kişi olarak bu birlik ve beraberliği sağlamak için ne yaptınız önce onu belirtin ondan sonra konuşun.Bilmediğiniz konuda akraba ilişkilerinden ahkam kesmeyin.Herkes birlik ve beraberliği ister hemde sizden çok iter ama bu yolda birşeyler bilmeden konuşmayın.Büyüklerimizin dediği gibi söz sükutsa susmak altındır.Saygilarımla
aliceylandemir
24-06-2008, 01:16 PM
yunus neyin ne olduğunu sende biliyorsun,cahil değilsin ama neden böyle yazdın bilmiyorum.Kişilere yaranmak ve yağdanlık olmak bizlere yakışmaz.Biz serçeşmeysek ve millette serçeşmeyiz diye bizlere saygı ve hürmet gösteriyırsa bize düşen görev bu saygıya layık olmaktır.Allah aşkına bana kitabın bir sayfasını doğru olarak göster büyüğün olarak ben senin elini öpeyim.Lütfen aileye hakaret edenleri savunmayın,hiyanet içinde olmayın.Bu konuda lütfen gerçekleri söylemekten korkmayın ve doğruyu ama mutlaka doğruyu söyleyin.Zurunlu şeğ dede gili çil yavrusu dağıtacam hepsi benim ayaklarıma kapanacaklar veya sen burda dur ben oraya(Teka evine)adam görevlendireyim diyen ben değilim.Bunları diyen birini haklı çıkarmak ne kadar doğru ve mantıklı onuda lütfen düşün.Bu yazdıkların şahitli vede ispatlı.Saygılarımla.
yunusdmr
25-06-2008, 03:00 AM
güzel abim ben milette niye yalakalık yapim yazılan konun dogru oldugunu söyledim.defalarca muhtardanda amaca musadan duydugum icin ve nenemdeduydugum icin evet dedim sagolaınnız siz bizdeki tüm büyükleri yalancı riyakar ilan ettiniz bu arkadaş sizin atalarınzdan daha mı kıymetli acaba dogru yanlış olasad lütfen birdaha benim büyüklerime böyle hitamlarda lütfen bulunmayın.kendi degerlerine sahip cıkmayan baskaların degerlerine hic sahip cıkamaz
aliceylandemir
25-06-2008, 05:22 AM
Yunus sen ya anlamıyon yada anlamak istemiyon.Büyüklere sahip çıkmanızıda gördük.Hakaret edenlere cevap vermemekle büyüklere sahip çıkılmaz.Sen önce yazıyı iyice oku.Kitabıda iyice oku.Ondan sonra görüşlerini belirt.Ben büyüklere hakaret etmem ve ettirmem bunuda bil.
sefkarli
27-06-2008, 04:42 AM
güzel abim ben milette niye yalakalık yapim yazılan konun dogru oldugunu söyledim.defalarca muhtardanda amaca musadan duydugum icin ve nenemdeduydugum icin evet dedim sagolaınnız siz bizdeki tüm büyükleri yalancı riyakar ilan ettiniz bu arkadaş sizin atalarınzdan daha mı kıymetli acaba dogru yanlış olasad lütfen birdaha benim büyüklerime böyle hitamlarda lütfen bulunmayın.kendi degerlerine sahip cıkmayan baskaların degerlerine hic sahip cıkamaz
Ya arkadas sen Amcam Musa derken Diusburgdaki Musa Demir`denmi bahsediyorsun, sana tavsiyem bir seyi söylerken yada yazarken, önce o insanlara iyice bir sor ondan sonra yaz, Cünkü birilerini hakli cikaricam diye ötekini zor duruma düsürüyorsun.Musa Demir bu olayi tamamen yalanlamistir sana sahitte gösterebilirim.Sen illede inanmak istiyorsan o senin sorunun, iki kere oku bir kere yaz.
bulesikes
02-07-2008, 11:08 PM
sayınyunusdemir benim bildiğimve tanıdığım büyüklerim senin kabul ettiğin mevzuyu hiçbir zaman teyit etmemişlerdir bu büyüklerimin ismi sırasıyla şöyle
Rahmetli büyük amcamız Şah İsmaildede,Hakverdi dede ve Pir dede(Seyit Kasım) benbu zatlara yetiştim eğer bu değerlerin sizcebir manası yok diyipte
çıkarcı ve fevri davranan kişiler olan musa demir nesemi demir baye demirve
bazı yeni yetmelerinsözüne itibar ediyorsanızda oda sizin bileceğiniz bir durum
Merhaba güzel davanin güzel Insanlari,
Affininiz siginarak Deli-Derwis yazinda ismine yakismi.
Ben sahsen bir Derwiscemmalli (yani ilk önce bir Insan olarak)ve sefakarli(sewkara-dowroscemalu)bu yazini ve uslübünü siddetle kiniyorum.Lütfen Davamizin ve Bizim Temel tasi olan Büyüklerimize karsi seni saygili olmaya davet ediyorum.
''YOL CÜMLEDEN ULUDUR''
Demokratik hakkimi kullanarak ''sözüm ona Kitab ile ilgili yorum yapmiyacagim''zaten gerekmezde tartismasi bile bence dogru degil.
Birbirimizi tanimak acisindan,ben sefkarli celal sakalkesen
Sinop ceva evinde Pirim ve kardesi NESEMI dede ile birlikte yatan saygi deger mehmet dedenin torunu.
delice ve doastca selamlar
bulesikes
04-07-2008, 12:10 PM
Kitabının 51. sayfasında Şah Dede’nin Sinop mevzusunu gündeme getirirken öne Türkçe bilmediğini ifade etmiştir. Daha sonrada çat pat ifadesini kullanmıştır. Dönemin en saygın kişiliğine sahip olan bir zat Anadolu da gezmediği yer kalmayan hatta ve hatta Amerika’ya bile gidebilen böyle bir zat için Türkçe bilmiyor ibaresini kullanmak çok büyük bir terbiyesizlik ve saçma bir olaydır. Şah Dede gittiği bu yerlerde zazaca (Dimilice ve ya Dersimce ) konuşarak mı iletişim kurdu? Nasıl böyle bir densizlik sergileyebiliyorsunuz? Şah Dede’nin sürgün mevzu sunuda gündeme getirirken bir çok yalan, düzmece, saçma sapan, ifadeler kullanarak Derviş Cemallilerin birlik beraberlik içersinde olması gerekirken araya nifak sokup bölüp parçalamaktan başka bir şey değil.Ve kalkıp utanmadan dürüstlük ifadelerini kullanıp Hakk’a niyet süreci içersinde insanlığa hizmet ettiğini beyan etmektedir.Dedesi Seyit Güzel’i anlatırken güya Şah Dede ile ihbar edilmiş güya bilmem ne olmuş bilmem ne olmuş gitmiş teslim olmuş, yok efendim Şef kardan sürgün edilmiş bunların hepsi külliyen yalan.Dedesinin teslim olma olayı esasen şundan kaynaklanmaktadır.Zurunlu Şah Dede’nin yeğeni Seyit Yusuf (kitabın kapağında ve 81. sayfasında da yer almaktadır) denen şahıs zurunda Derviş Cemalli olan Fırat ailesinden bir şahısı öldürmüştür.Olay bir tartışma sonucu meydana gelmiştir.Seyit Yusuf yakalanarak jandarmaya teslim edilmiştir.Diğer köylerdeki suçlularla beraber 12 kişilik bir grup oluşmuştur.Jandarma Bulanık isimli köyün yakınlarında istirahat ederken yorgun olan askerler uykuya dalmıştır.Suçlular bundan yararlanarak Jandarmaların tüfeğini alıp askerleri öldürerek kaçmışlardır.Bu olaydan sonra Erzincan da ki komutanlık bura ya asker yığarak olayın faillerini yakalamak için seferber olmuştur.Bulanık halkı eşrafın ileri gelenleri ve Seyit Güzel gidip Jandarmaya bizlerin bu olayla herhangi bir ilgimiz yok diye müracaatta bulunmuşlardır.Askeriyede bunları şüpheli ve zanlı olarak gözetim altına almıştır.Sayın yazar bu geçeği inkar ederek olayı saptırıp başka boyutlara çekmektedir.Dedesinin Seyit Güzel’in Şef kardan sürgün edildiğini söylemektedir.Peki daha sonra Şef kara nasıl geri döndü nasıl yeniden yerleşti? Ne işi vardı? Şefkardan gitmesinin esas sebebi de kızı kocaya kaçtığı için feodal bağlamda pek hoş karşılanmayan bir olaydır. İtibar sarsıcı bir olay rehberlik misyonuna ters düşen bir mevzu olduğu için mahcubiyetini o köyden uzaklaşarak örtbas etmeye çalışmıştır. Yok efendim Seyit Rıza’nın etkisiyle halk baskı yapmıştır vs.vs.palavralarıyla insanları kandırmaya çalışıyor. Şikayet edilen esas itibari ile Zurundan Zurunlu Şah Dede Şef kar (oğultaş) köyünden Seyit Mehmet Sakalkesen ve Nesemi Ulutaştır.Bunların şikayet edilmesi nizam gilin oğluyla Apali gilin Bra Turan’ın Şah Dede’ye haksız yere şikayette bulundukları için buna karşı çıkmışlardır.Tavır ve tutumlarından dolayı Şah Dede’nin yanında yer aldıklarından dolayı şikayet edilmişlerdir.Olayı getirip Şefkarlı Seyit Rıza ya bağlamaktadırlar.Şah Dede Seyit Rıza’nın öz ve öz dayısı,Seyit Rıza Telli ananında öz amcası,Seyit Nesimi’nin de kayın biraderi,aynı zaman da Seyit Rıza’nın üvey kızı Fikriye Seyit Nesimi’nin büyük oğlu Mustafa Ulutaş’ın eşi bu kadar geniş akrabalık bağı olan insanlar nasıl oldu da bu kadar büyük bir kötülüğü birbirlerine yapabildiler?Böyle bir şey olabilir mi ?Bence yazar bu olayların çok iyi bilicinde ama olayları işine geldiği gibi yorumlamakta Ali Dede ve Ali Dede’nin çocukları Toplum içersinde saygınlık kazanamaya başlayınca bunlar daha fazla popüler olmadan bunların önünü kesmek için elinden gelen tüm imkanları seferber etmekten başka bir şey yapmamıştır.Nasıl olsa bunların büyükleri yok mevcut büyükleri de saf hiçbir şeyden anlamayan insanlar eğer bu oyunda başarılı olabilirsek geçmişteki olayların intikamını rahatlıkla alabiliriz çabasından başka bir şey değil.Ama kusura kalmasınlar bizler Şeg dedenin ve Ana Tellinin torunları gerekirse o tokati tekrar
tek cümleyle mükemmel.Bence cok gec kalinmis bir cevab.
yüregine saglik güzel dost,
sevgi ve selamlar
celal sakalkesen
Deli-Dervis
07-07-2008, 09:21 AM
sayın sakal kesen beni yargısız infaza tabi tuttuğunu görüyorum. Yazdığım
mevzudan ne anladın neyi şiddetle kınıyorsun? anlamış değilim
Benim ifade edipte zikrettiğim isimleri ya tanımıyorsunuz,yada kişilikleri
erezyona uğramış kişileri daha muteber tutuyorsunuz acaba sizce doğru olan
bumu? Lütfen konularla ilgili yorumları iyi bir şekilde inceleyin daha sonrada
sağlıklı bir şekilde cevaplarsınız.
Merak Araştırmayı,Araştırma Bilgilenmeyi,Bilgilenme Alimliği,Alimlik ise İnsanı
Kamili Oluşturur.Engüzel günlere, engüzel dileklerimle
selamlar Deli Derviş.
bulesikes
07-07-2008, 01:50 PM
sayın sakal kesen beni yargısız infaza tabi tuttuğunu görüyorum. Yazdığım
mevzudan ne anladın neyi şiddetle kınıyorsun? anlamış değilim
Benim ifade edipte zikrettiğim isimleri ya tanımıyorsunuz,yada kişilikleri
erezyona uğramış kişileri daha muteber tutuyorsunuz acaba sizce doğru olan
bumu? Lütfen konularla ilgili yorumları iyi bir şekilde inceleyin daha sonrada
sağlıklı bir şekilde cevaplarsınız.
Merak Araştırmayı,Araştırma Bilgilenmeyi,Bilgilenme Alimliği,Alimlik ise İnsanı
Kamili Oluşturur.Engüzel günlere, engüzel dileklerimle
selamlar Deli Derviş.
Güzel Dostum Deli-Dervis yargisiz infaz kisileri dinlemeden,bilmeden,tanimadan yapilan yorum ve davranislardir.ilk önce neyi kinadigimi size bir daha aciklayayim
ne demek yani INSAF
çıkarcı ve fevri davranan kişiler olan musa demir nesemi demir baye demir ve
bazı yeni yetmelerinsözüne itibar ediyorsanızda oda sizin bileceğiniz bir durum
BU CÜMLEN VE ÜSLUBUN TAMAMEN YANLIS,kisisel yorumunuz olabilir ama kisileri rencide edemezsiniz,konumunuz ve sahsiyetiniz buna müsade etmemeli bence.Ifade ettiginiz isimleri ve kisileri cok iyi taniyorum onun icin bu kisiler hakkinda böyle yazilmasina vede yorumlanmasina asla razilik göstermiyecegim,yorum ve yazilar kimden gelirse gelsin.
bir alevi deyisi ile son vermek istiyorum.
''Biz asigiz ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sir icinde sir saklariz
Hic kimseye ayan olmaz''
en güzel günler hepimizin olsun ''bulesikes''
sefkärli-Derviscemal
10-07-2008, 10:31 AM
Selamlar canlar
Ali riza Taskesen ´nin bu kitabina nasil ulasabilirim yardimci olun lütfen
Saygilarimla
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.