ferhat_gs
01-06-2008, 07:15 AM
Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur
Ak üstünde kara seçebilirsen
Gönülden itikat söyleyen dildir
Ali'nin sırrına erebilirsen
Erenler der seni ceme katarlar
Kötü amellerin taşra atarlar
Bir gün yularından tutup çekerler
Çektikleri yere varabilirsen
Erenler seni de ceme götürür
Kalmış işlerini anda bitirir
Gördüm Hak evinde mihman oturur
Mihmanın gözüyle görebilirsen
Aslı mervan olan ummana dalmaz
Küfre meyledende aşıklık olmaz
Müminin suali ahrete kalmaz
Dünyada cevabın verebilirsen
Pir Sultan Abdal'ım gonca gül olur
Dört kapıdan sana daim gel olur
Dünyadan ahrete doğru yol olur
Verdiğin ikrarda durabilirsen
ferhat_gs
01-06-2008, 07:16 AM
Yine Farz İçinde Farzdır Musahip
Eğer farz içinde farzı sorarsan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Dört kapıdan kırk makamdan ararsan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Musahipsiz kişi ceme gelir mi
Ettiği niyazlar kabul olur mu
Muhammet Ali'den derman bulur mu
Yine farz içinde farzdır musahıp
Musahipsiz ise ceme götürmen
Tecellisi bozuk Hakk'a yetirmen
Müsahipsiz ile durup oturman
Yine farz içinde farzdır musahıp
Farz Allah'tan kaldı ya sünnet kimden
Müsahibin işi daima sırdan
Musahipli kişi ol Şah-ı Merdan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Pir Sultan Abdal'ım hey kerem-kanı
Yine sensin dü cihanın sultanı
Aşnanı buldun müsahibin hani
Yine farz içinde farzdır musahıp
ALIce sev
01-06-2008, 08:44 AM
paylasimin icin tesekürler can.
MEDET YA ALI
Dede-baba
01-06-2008, 10:28 PM
Ve Emir-ül Mü'minin Hz. Ali... Oğlularına ve hasan ile Hüseyin'e vasiyet etti...
"...Ey Ev halkım!... Cenazemi Çölden gelecek.. yüzü peçeli bir yabancı yıkayacaktır.. Sakın ola Figan-ı fergat eylemeyesiniz.. ol kimseye mani olmayasınız.. Cenazemi yıkadıktan sonra Cenaze namazımı kıldıracak.. ve beni bir deveye bindirecek çöle geri dönecektir. ve götürecektir..."
Sonraki gün, Hz. Ali'nin ölümünden sonra Yüzü peçeli, her tarafı kapalı.. yüzü eli ve cümle vücudu görünmeyen bir yabancı gelir..
Hz. Ali’nin ölmeden önce vasiyetine uygun olarak, cenazesi evden alınarak gelen kişiye verilir... Yüzü peçeli bu kimse Hz. Ali’nin cenaze namazını kıldırır.. Devenin üzerine yükleyip, çöle doğru gider..
Oradan uzaklaşan yüzü örtülü yabancıyı...Hz. Ali’nin oğulları gizlice takip ederler.
Kimdir bu kişi ki babamızı bir bilinmiyene meçhule götürüyor diye düşünürken vede üzülürken...
Bir ara yüzündeki örtünün açılmasıyla, cenazeyi alıp götürenin babaları Hz. Ali olduğunu görürler...
Hemen devenin üstündeki cenazeye yönelirler... Görürler ki.. Deveyi güden de Ali...ve devenin üstündeki cenazede Ali'dir...
Ali’dir cesetin kendisi yuyan..
Yuyup kefeniyle tabuta koyan
Ali’dir devesin kendisi yeden
Hak ile Hak olan Arslan Ali’dir.
Şah Hatayi
Bugün dahi Hz. Ali'nin gerçek mezarı nerdedir.. kimse bilmemektedir... Necef'teki mezar mı?....
O sadece temsili bir makamdır.. Bakın Onun rivayetini de anlatalım..
Saygı ve Sevgi bizden olsun bütün canlara..
Degerli canlar...
Hz. Ali'nin mezarı... Bugün dahi bilinmemektedir...
Hz. Ali'nin bugün bilinen ve ziyaret edilen iki mezarı bulunmaktadır.. bunlardan birincisi Necef'te iken.. diğeri afganistan'da Mezar'ı Şerif'te bulunmaktadır... Her iki Türbe'de ziyaretgahdır..
Irak Necef'te bulunan Mezarın Hikayesi ise Şöyledir...
Harun Reşit avcılığa pek düşkün idi...Yine, Korumalarıyla birlikte Necef çölünde ava çıkmıştı... yanında bulunan, tazı ve parslarla ahuları (Ceylan) takip ettiler... Ceylanlar necef deryasında, Tell-ü Necef olarak bilinen bir tepeye sığındılar; ama tazı ve parslar Telle-ü Necef’in üzerine çıkmadılar...
Bu av sahnesi bir kaç defa tekrarlandı; yani tazılar ceylanları kovaladıklarında, onlar, tepeden aşağı iniyorlardı, takip edildiklerinde ise tekrar o tepeye sığınıyorlardı.
Halife, tazıların tepenin üzerine çıkmadıklarını görünce o mekanda bir sırrın olması gerektiğini anladı; işte bundan dolayı hizmetçilerine o yerin halkından yaşlı bir adamı yanına getirmelerini emretti.
Bir ihtiyar adam bulup getirdiklerinde halife o adama;
--- Ey yaşlı, Piri Fani!
---Bu tepede ne gibi bir sır vardır ki, tazılar ceylanların ardıca onun üzerine çıkmıyorlar?
diye sordu
İhtiyar adam cevaben;
----Ben sırrını biliyorum, fakat söylersem can güvensizliğimi kaybederim” dedi. Halife güvenlik verince ihtiyar adam şöyle dedi:
---Babamla birlikte buraya geldik, babam bu tepenin üzerini ziyaret edip orada namaz kıldı, babama;
---Burada ne vardır?” diye sordum.
Babam cevabımda şöyle dedi: “
---İmam Cafer Sadık (a.s)’la birlikte burayı ziyarete geldik, İmam Sadık (a.s); “Burası ceddimiz Ali bin Ebi Talip (a.s)’ın kabirdir, yakında aşikar olacaktır.” buyurdular.
Halife o yerin kazılmasını emretti, orayı kazıp bir kabir alametine ulaştılar, orada iki satır Süryani yazısıyla yazılan bir levha gördüler, o levhadaki yazıyı tercüme ettiklerinde şu sözler çıktı:
“...Bu Nuh peygamberin tarafından yedi yüz yıl önce Muhammed (salllahu aleyhi ve alih)’in vasisi olan Ali için kazdığı kabirdir....”
Harun bu durumu görünce o kabre çok ihtiram edip toprakları tekrar kendi yerine dökmelerini emretti, kendisi de bineğinden aşığı inip abdest aldı, iki rekat namaz kıldı, çok ağladı ve kendisini o mutahhar kabrin üzerine attı.
Daha sonra Hz. Musa bin Cafer (a.s)’ın huzuruna bir mektup yazarak bu olayın O Hazretten sorulmasını emretti. Hazret onların sorusunun cevabında şöyle yazdı:
“Evet, orası değerli ceddim Emir’ul- Muminin Hz. Ali (a.s)’ın kabridir.
Harun kabrin üzerinde taşla bir bina yapılmasını emretti, bu bina [/B]“Tahcir-i Harun” diye meşhur oldu. Daha sonra bu haber diğer şehirlere yayıldı. Müminler etraftan yolculuk yüklerini bağlayıp O Hazretin ziyaretine geliyorlardı....
İşte Necef'te Şii inancına göre Hz. Ali Mezarıyla ilgili gerçek budur...
Fakat hakikat Hz. Ali'nin bilinen mezarı olmadığı.. Yüzü peçeli bir kimse tarafından Çöle götürüldüğü.. deveyi güdeninde.. deve sırtındaki cenaze'nine Hz. Ali olduğudur..
Saygı ve Sevgilerimle..[/QUOTE]
[B]Hz. Muhammed'in... Mezar ve defin İşleriytle peygamber'in vasiyeti üzerine Hz. Ali yapmıştır... Bir gece vakti defnedilmiştir...
Hz. Fatıma'nın Defin İşlemlerini Hz. Ali yapmıştır.. (Bu islam tarihinde bir istisnadır...) bir gece vakti defnedilmiştir...
Hz. Ali'nin kendi Cenazesei Çölden gelen Yüzü kapalı Biri tarafından (ki... Bu Hz. Ali'dir.. kendi cenazesini yıkayan ve defneden.. sırdan gelip sırra karışan veliullahtır..) defnedilmiştir..
SIRDAN GELİP SIRRA GİDENLERE AŞK OLSUN...
Allah Eyvallah
Duvar
01-08-2008, 01:22 AM
emeğinize yüreğinize sağlık
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.