PDA

: İnsan-ı Kamil...


velakad
12-09-2006, 06:28 AM
İnsan kitab-ı kâinattır.Yani kainatta ne varsa kendisinde toplanmıştır.Bu nedenle İmam-ı Ali "sen kendini küçük bir varlık zannediyorsun, oysa alem dürülü bükülü sende mevcuttur" demiştir.

Her insan doğası itibariyle, "varlık" olarak kâmildir.Tüm alem tekmil olarak insanda hedefine ulaşmıştır.Ancak, bir de insan varlığının kemaliyle şuuruna varması ve bunu tahakkuk ettirmesi yani ahlâkına bürünmesi gerekir.Bu anlamda, şuurunu kemale getiren insana "İnsan-ı Kâmil" denmiştir.
İnsan-ı Kâmil mazhar-ı Haktır; yüce Allah alemde kemaliyle İnsan-ı Kâmilde zuhur etmiştir.Yani İnsan-ı Kâmil Esma-ı Cem'dir.O görünen bedende görünmeyen bir kudrettir.

"Ağaç oldu bu alem meyvesi oldu âdem, maksut olan meyvedir, sanma ki ağaç öte ola" denmiştir.İnsan başlangıçta (doğumunda) beşer mertebesindedir, bu mertebe çiğ meyveye benzer; çiğ meyvenin çekirdeği de çiğdir ve ekilse hayat bulmaz.İnsan-ı Kâmilden aşı alan beşer, ihtiva ettiği "şer" den kurtulup bi-şer yani insan olur.Aşılanan meyve zamanla olgunlaşır ve tatlanır.Olgunlaşan meyvenin çekirdeği de olgunlaşır ve ekildiği zaman yeni bir ağaç meydana getirir.Bu olgun çekirdek İnsan-ı Kâmilin ağzından çıkan kelamdır.Ancak bu kelam, yılanın ağzında zehir, istiridyenin ağzında ise inci olur.

aşk-ı muhabbetle...

velakad
25-10-2006, 03:00 AM
İnsan-ı Kamil olma mertebelerinden biri de doğumdur.Ancak doğum pirden mürşidden doğumdur.Bu doğumda kişi tavında dövülür şekillendirilir.Ateşe girer ham olan yani pişmemiş olan ruhunu burada pişirir.Yani Ateş-i aşka girer.Pir onu ekmek teknesinde ekmek misali yoğurur.Fırına atar ve onu ekmek eder....
Olgunlaşan pişen ruh insan-ı kamil yolunda büyük mertebe atlamış olur.Bu mertebenin adı da MÜSAHİPLİKTİR...

Aşk-ı muhabbetle...

Tijda
27-10-2006, 10:26 AM
Aydinlattigin ve paylastigin icin tesekkürler Can.
Yüreyine saglik

velakad
28-10-2006, 02:20 AM
Aydinlattigin ve paylastigin icin tesekkürler Can.
Yüreyine saglik


Okuduğun için teşekkür ederim can...

aşk-ı muhabbetle...

srdr_ist
28-10-2006, 10:10 AM
Kişi kendin de RAB-ALLAH_HAK gördüğünde insanı kamil olur.
Velakad vanın dediği gibi örnek misali hamm çekirdek olur.

Buna ben fakir zeytin çekirdeği ile genel de örnek veririm. Zeytin çekirdeği çok serttir ama onu ektiğinizde önce o kırılmaz çekirdek çürür ve özü yeşerir canlanır öz kendi kendini bulur dallanır budaklanır bu hale gelmesi için çürümesi vede tekrar yeşermesi gerekir.
İnsanı kamilde AHAD olan Hakkın Ahmed olan peygamberimizin adına vasıf olabilmesi için bu hallerden geçmesi gerekir.
Çile çekmeyen bilemez her evliyamıza bakın hep çile haneleri vardır yıllarca yokluk çekerler.Bu hale gelebilmek için kendilerini çürütürler.
Biz onlara Kamil insan diyoruz ki Allah ın sıfatlarıyla sıfatlandıkları için.

Saygılarımla

asli_33
28-10-2006, 10:39 AM
Etem can bu bilgileri bizimle paylaştığın için sağol..senden öğreneceğimiz çok konu var..ama önemli olan İnsanı Kamil olmak..Yunus Emreden bir alıntı verecem hoşgörürsün umarım..

Benem ol aşk bahrisi, Denizler hayran bana
Derya benim katremdir, Zerreler umman bana

Kaf dağı zerrem değil, Ay ü güneş bene kul
Hak'tır aslım şek değil, Mürşittir Kur'ân bana

Çün dosta gider yolum, Mülk-i ezeldir ilim
Aşktan söyler bu dilim, Aşk oldu seyran bana

Yoğiken ol barigâh, Vâridi ol padişah
Ah bu aşk elinden âh, Derd oldu derman bana

Adem yaratılmadan, Can, kalıba girmeden
Şeytan lâ'net olmadan, Arş idi seyran bana

Yaratıldığı Mustafa, Yüzü gül gönlü safa
Ol kıldı Hakka vefa, Andandır ihsan bana

Aşk halinden bilmeyen, Ya delidir ya diri
Ben kuş dili bilirim, Söyler Süleyman bana

Şeriat ehli ırak, iremez bu menzile
Aslım Hak'tır şek değil, Mürşidim Kur'ân bana

Yunus bu halk içinde, Eksiklidir Hak bilir
Divâne olmuş çağırır, Dervişlik bühtan bana

velakad
29-10-2006, 12:13 AM
Etem can bu bilgileri bizimle paylaştığın için sağol..senden öğreneceğimiz çok konu var..ama önemli olan İnsanı Kamil olmak..Yunus Emreden bir alıntı verecem hoşgörürsün umarım..

Benem ol aşk bahrisi, Denizler hayran bana
Derya benim katremdir, Zerreler umman bana

Kaf dağı zerrem değil, Ay ü güneş bene kul
Hak'tır aslım şek değil, Mürşittir Kur'ân bana

Çün dosta gider yolum, Mülk-i ezeldir ilim
Aşktan söyler bu dilim, Aşk oldu seyran bana

Yoğiken ol barigâh, Vâridi ol padişah
Ah bu aşk elinden âh, Derd oldu derman bana

Adem yaratılmadan, Can, kalıba girmeden
Şeytan lâ'net olmadan, Arş idi seyran bana

Yaratıldığı Mustafa, Yüzü gül gönlü safa
Ol kıldı Hakka vefa, Andandır ihsan bana

Aşk halinden bilmeyen, Ya delidir ya diri
Ben kuş dili bilirim, Söyler Süleyman bana

Şeriat ehli ırak, iremez bu menzile
Aslım Hak'tır şek değil, Mürşidim Kur'ân bana

Yunus bu halk içinde, Eksiklidir Hak bilir
Divâne olmuş çağırır, Dervişlik bühtan bana

Var ol aslı abla yüreğine sağlık.Yunusun nefesi gerçekten İnsan-ı Kamil olgusunu tamamladı....

aşk-ı muhabbetle...

astokomlu
29-10-2006, 11:38 PM
sevgili velekad can emeklerine sağlık.. müsadenle yazına bir yazıdan alıntı yaparak katkıada bulunmak isterim..

İnsan-ı kâmilin ilk özelliği Allah Teala’ya büyük bir sevgi ile bağlı olmasıdır. Allah’a inancı tamdır. Her işte O’na sığınır. Bütün işlerinde hal ve hareketlerinde tek dayanağı O’dur. Her konuda Allah’a teslim olur.

O’ndan gelen her şeye boyun eğer, rıza gösterir. Gönül huzuru içinde daima Allah’a şükreder. Maddi heva ve heveslerini bırakmış, dünyayı terk etmiş, mevki ve zenginlik tutkularından kurtulmuş, fakirliği benimsemiş, kalbinde sadece Allah kalmıştır.

Kamil insan açlıkta ve toklukta, uykuda ve uyanıklıkta, susmada ve konuşmada, yalnızken ve halkla sohbet ederken, adetlerinde ve bütün ibadetlerinde hep en iyi, en hayırlı olanı seçmiş, itidalli bir şekilde hareket ederek ne ifrata ne tefrite düşmüştür.

İnsan-ı kâmilin özelliklerinden biri de verdiği sözü mutlak yerine getirmesidir. Hiçbir zaman sözünden dönmez. İnsan-ı kâmilin işi, bütün hareket ve davranışları, iyilik yapmak, zikir ve ibadettir.

Kamil insan Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmıştır. O, halkla iyi geçinir, kusurlarını affeder, ayıplarını ve kabahatlerini örter, herkese yumuşak muamele gösterir, şefkatli ve merhametli davranır.

Kâmili zinde sanma ölmüştür.
Cismi ruhuna merkad olmuştur.
(Kâmili diri sanma, o ölmeden evvel ölmüştür. Onun bedeni, ruhuna mezar olmuştur.)

adem çatak

saygılarımla

saha_dogru
03-11-2006, 02:04 AM
Güzel Can Aleviliğin Amaçladiği Aşamadir Insani Kamil Olmak
Kamil Insan Kainati Kendinde Toplayandir.yani Cem Edendir.
Keremler şahi Aliyyel Murteza Diyorki Sen Kendini Bilirsen Kainat Sende Bir Nokta,sen Kendini Bilmesen Sen Kainatta Bir Noktasin.
Kendini Bilen Kamildir
Nerden Geldiğini Nerede Olduğunu Nereye Gideceğini Bilendir
Kendini Bilenlere Arif Denir.ariflerinde Irfani Vardir.
Arif Olan Bilendir. Bilen Gerçeği Görendir.
Hakkin Gerçeğini Bilenler Kamil Olurlar.
Ezeli Ebedi Bilginin Kapilari Açilir Kendilerine
Kamil Olanlar Hamlari Has Ederler
çiğleri Pişirirler
Eğrileri Doğruya Sevk Ederler
Cahilleri Ilim Işiğiyla Aydinlatirlar
Karanlikta Olanlari Aydinliğa çikarirlar
Kamiller Hakkin Hidayet Işiklaridir
Bulanan Suyu Ari Duru Ederler
Kainatin SIrI Onlardir. HAKKIN YER YÜZÜNDEKİ TEMSİLCİLERİDİR ONLAR
Allah Cemi Cümlemize Bu Mertebeyi Nasip Etsin

astokomlu
27-12-2007, 09:26 AM
Kâmili zinde sanma ölmüştür.
Cismi ruhuna merkad olmuştur.

açelya
27-12-2007, 09:47 AM
emeğnize sağlık bilgilerimi pekiştirdim saolun:)bende sizinle bildiklerimi paylaşayım

VAHDETİ VÜCUD:varlık tektir ve oda ALLAH TIR

FENAFİLLAH:nefsini yenmiş bütün mertebeleri geçmiş ALLAH'TA yok olmak ve Allah katına ulaşmak

ENEL HAK:Allah'ta kendisini bulan kişikendisince kendine enel hak demiştir

MASİVA:Allah dışındaki herşey yani çokluk alemi

TASAVVUF:ilk tarikatla ortaya çıkmış bir düşünce

TARİKAT:tasavvuf okullarıdır(tekke dergah)

MÜRİD:tekke veya dergah öğrencisi

MÜRŞİT:öğrencilere tasavvufla ilgili konuları anlatan binevi öğretmen konumundaki kişi(saki)

MEYHANE:ALLAH aşkıyla tutuşan ve bu aşkı dile getirdikleri yerdir

MAŞUK:aşık olunan kİşi oda ALLAH

SAKİ:İlahi aşkı sunan kişi (mürşit)

ÇİLE:nefsi öldürmek için mürşitin ibatedi

YANLIŞIM VARSA AF OLA VE YANLIŞLARIMI DÜZELTİRSENİZ SEVİNİRİM :o :)

Ebru
27-12-2007, 09:49 AM
“Kamil İnsan” olmak, sadece “Kamil” olmaktan geçmez, önce
“İnsan” olabilmek lazımdır...

O mertebede tüm yaşamımızı sürdürmek en güzel vasftır
fikrimce...

^Turnamm^
26-07-2009, 12:36 PM
cidden güzel konu nerden buldum bilmiyorum :) ama yazanlara helal olsun...

aşk ile...

velakad
26-07-2009, 12:39 PM
cidden güzel konu nerden buldum bilmiyorum :) ama yazanlara helal olsun...

aşk ile...

Yazı şahsıma aittir.

^Turnamm^
26-07-2009, 12:42 PM
Yazı şahsıma aittir.

Biliyorum Dedem ben cevap verenlerede teşekkür ettim :)

Aşk-ı Niyaz ederim...

Kemal BAL
26-07-2009, 08:50 PM
Kemalete ermek için önce ikrar vermek gerekli.

Berzahtan kurtuldum çıktım aradan
Onyedi yaşında doğdum anadan
Muhammed Hilmi Dede Baba'dan
Çok şükür hamdolsun geldim imkane

Harabi gibi önce pirden doğmak lazım musahibini bulup bir mürşidin eteginden tutmak gerek.

Safiş
26-07-2009, 10:05 PM
İnsan-ı Kâmil'in olmuşam kulu...

hurufican
27-07-2009, 06:26 AM
Bir katkı payı olsun…

İnsan kitab-ı kâinattır. Yani kainatta ne varsa kendisinde toplanmıştır. Bu nedenle İmam-ı Ali "sen kendini küçük bir varlık zannediyorsun, oysa alem dürülü bükülü sende mevcuttur" demiştir.

Şimdi bakıldığında ilahı kudretin kelamullahta insanda daha hayırlısı ve ilerisini yarattığını söylemektedir Buda bir kamil ve bitiştir. Böylece de sonsuzlukta en ala sonsuzluktur. Yani Allah ne zaman kendi gibi her görünümü ile kendini yaratırsa kemal-e ermiş olur. Bundan dolayıdır ki tasavvuf un bu yönü teolojide geçmiş e göre ileri günümüzde ise geri akıl arkasında kalmıştır. Kainat vahdet-i vucudta bizce hakkı temsil etsede bütünü oluşturmaz tüm bütün kainattır oda haktır SONSUZLUKTUR yani başlangıçtır hiçtir kendi kendinde yok olandır. Hiç bir zaman sonsuzluk olmadı hep başlangıçtı orada kaldıEğer sonsuzlu büyüyorsa yaratılan olur.

Hiç doğmadı hiçbir şeye benzemedi ahad olgusudur. İnsan kitabı- kainatta ayrıca değildir.Bunu kanıtı ilimsel olarak yoktur varsayımdan başka bir şey değildir ve inançtır dogmadır.Hangi kainat bu bildiğimiz kainat mıdır yoksa bu kainat gibi kainatların olduğu bir düşünceyide unutmamak gerekmektedir.Buda yaratıcının gücü ile ilgilidir yaratıcı tek kainatta düşünmek yaratılmış güçe gider ve kainat-sonsuzluk olmaz.Hiç bir varlık kamil olmaz o söylem göz boyamadır hakkı kendinin içinde şah damarıdır.Can anca katsayı alır.Ama mertebesi bellidir bunun üst sınırına sonsuzluğa varamaz.Cennette sonsuz yaşadığını farz eden kamil(olgun)yaratmaya ters bir olgudadır.Sonsuz olan tanrıdır.Adem değil cennet ve cehennemde belli zaman dönüşen varlık hiç değildir…

her şey yerine döndüğünde sen değilsin o..İnsan bunun zerresidir.İmam Ali zerreyi gördüğü gibi tarif etmiştir veya verildiği kadarını yada insanların anlayacağı şekli tarif etmiştir.

Biz ise bütünün zerresiyiz. Bütünde bize gösterilenlerin haricinde bir şey göremeyerek yorum yapmaktayız. Buda alevi felsefesi yerinde saydığını göstermektedir ki bunun nedenleri dünyasal haklarının ve kendi asimilasyonunu engellemek adına verdiği mücadele ve akademik gelişimi için zeminin olmamasıdır.

Dünü ile bugünü eşit olan aldanmıştır. Çocuklarınızı kendi ahlakınıza göre zorlamayın, onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmışlardır."
Kuranıkerimle-Natık-ı kuran bıçak gibi burada ayrılır işte bundan dolayıdır ki bizler alevi olmuşuz atalarımız bu derin felsefeyi secmişlerdir.
Önce var edildi âdemler bu yaratanın kamilliğinin kısmı göstergesidir. Sonra devre zamana anlayışlara göre kamil olundu. İnsan-ı kamil olmak şartları antropolojik ve sosyolojik görünsede tam manasını veremez Kamil olan Allahdır. üns” ve "nesy kelimelerinin üzerinde iyi durulmalıdır. “Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” Diyen hak onu en aşağıda attık derken.Aşağıyı öğretmeden üste geçiş olmaz.Yaratılan insanın cemalidir camur-u biçim hakkın anlatmasına göre biz ifadesiyle şahitlikle güzel bicimidir.Bu biçimde sakatlıklar mevcud değimlidir.Hem aklı hem şek li.Biçimi belirleyen hak ise adl sıfatı ilede değerlendirmek gerekir ki buda konu harici bir sorun ve açıklanması gereken olgudur.Olgunlaşma la kamil(kamil olmama) ile anlaşılmaktadır insan-ı kamilin sağlamasını yapan yegaen oluşum kamil olmama aklen ruhen pişmeme.Akılda maksat bilgi değil bilmekten kaynaklanması gerekir.Salt bilgi kamillikle eşitlenmez.Kamili kamil yapan anlayıştır sizi bizi kamil yapan bireylerin tüm şartlarıyla dünyaya bakış açısıdır.Kimine göre kamil başkasıdır.Bunu şu kamildir demek çok farklı insanlık yararına bir şeyler yaparak kamil olma başka bir şey hak-için başkadır.
Olmayan bir ham maddeyi pişiremezsin.Bu maddenin pişeceğini pişirici bilir yoksa her derviş sofu ham oldu,uryan oldu pişti olmamıştır.Maddeyi belirleyen asıldan kopanın ta kendisidir.Tezek kokan ellerle ciğerlerini Allah diyip hak alın teri ile pişirmiş bir anne ile dil ile lisan ile kelam ile pişenin farkını anlamayan olmamamız gerektiğini burada sizlere tekrar sunayım..




Gerçek varlık olan Allan’dan bu evrenin (kainat sınırlı anlamda bize göre)nasıl meydana geldiğini, yani birden çokluğun nasıl oluştuğunu yorumlarken, anahtar kavram olmak üzere "â`yân-ı sâbite", (sabıt gerçeklikler) terimini kullanır. Kamil anca kendini tanımayan çalışır bunuda beceremez çünkü hiçbir günü ne fiziki ne şartlar ne akılca aynı değildir.

Allah'ın evren hakkındaki bilgisine ait hakikatleri bilmek insan için hayal ürünüdür.. Bir başka söyleyişle Allah'ın anlamak mümkün değildir buda kamil vasfı dünyasaldır kainatsal değil.; Aklın gelişmesi ile birlikte, İnsanlık zamanla tecrübelerle düşünerek ihtiyaçlar ve yaşamından dolayı felsefik yönden kendini geliştirdikçe ortaya kamil olma hümanist düşüncedeki anlayış Meydana çıkmıştır. Bunun devamında günümüz insan ilişkileri kapsar ve değişkenlik arz eder.
Günümüz 21.yy iletişimin bilginin sınırlar tanımadığı çağın doruklarındayız. Yaşadığımız bu dönemde hala kendimizi arama bir yerde olduğumuzu görme adına capalar devam etmektedir. Tüm olumlu olumsuzluklarla soyut somut insan olma savaşımız sürmektedir.

Geçmişten gelen insanın görüşlerin, küçülten tek şey varsa sanırım o insanın, kendini yanlışların egemen olduğu ve dönem kuşak ilerlemesine rağmen örf-ananelerin konsantre -olarak son çizgiler içerisinde hapsetmesidir.

Kamil oldum dedi ey adem bu ne yalan
Hele bak aleme sen olgunlaşman nereye
Hak izin vermedikçe ilm ile ruh nereye
İlm eğledin bildin kendini zaman ile
Sana ançak verilen sınır-ı bilgi bu
Sanma cıhanda zerre sensin
Alinin söylediği düşünmendendir
Gör ki sen hiç inin içindesin
90 bin kelamda nebi 30 binde Ali
Hani senin kamilliğin nerede
Bak kendine Ağızdan çıkan hurufa
Hiç ise sende gör göre bilirsen
Hak eğledi v verdi kendinden ayrı ayrı
Sır-ı çözdün kamil oldun dedinse
İnkar eğledin hakkı
Gel yalan eğleme

sehidrehber
27-07-2009, 09:01 AM
insan hiçbir sey dir;aynı zamanda her sey dir

imza:ben:)

hurufican
27-07-2009, 09:31 AM
lütfen divan-i kebir ve beyamiz bestami ve ibni arabi haldun-nu okuyunuz..

şemn divan-ı henuz manada çözülmedi ama güzel şeyler var..

ıkra eğle ey dost...

kanlıbey
27-07-2009, 11:08 AM
Bir katkı payı olsun…

İnsan kitab-ı kâinattır. Yani kainatta ne varsa kendisinde toplanmıştır. Bu nedenle İmam-ı Ali "sen kendini küçük bir varlık zannediyorsun, oysa alem dürülü bükülü sende mevcuttur" demiştir.

Şimdi bakıldığında ilahı kudretin kelamullahta insanda daha hayırlısı ve ilerisini yarattığını söylemektedir Buda bir kamil ve bitiştir. Böylece de sonsuzlukta en ala sonsuzluktur. Yani Allah ne zaman kendi gibi her görünümü ile kendini yaratırsa kemal-e ermiş olur. Bundan dolayıdır ki tasavvuf un bu yönü teolojide geçmiş e göre ileri günümüzde ise geri akıl arkasında kalmıştır. Kainat vahdet-i vucudta bizce hakkı temsil etsede bütünü oluşturmaz tüm bütün kainattır oda haktır SONSUZLUKTUR yani başlangıçtır hiçtir kendi kendinde yok olandır. Hiç bir zaman sonsuzluk olmadı hep başlangıçtı orada kaldıEğer sonsuzlu büyüyorsa yaratılan olur.

Hiç doğmadı hiçbir şeye benzemedi ahad olgusudur. İnsan kitabı- kainatta ayrıca değildir.Bunu kanıtı ilimsel olarak yoktur varsayımdan başka bir şey değildir ve inançtır dogmadır.Hangi kainat bu bildiğimiz kainat mıdır yoksa bu kainat gibi kainatların olduğu bir düşünceyide unutmamak gerekmektedir.Buda yaratıcının gücü ile ilgilidir yaratıcı tek kainatta düşünmek yaratılmış güçe gider ve kainat-sonsuzluk olmaz.Hiç bir varlık kamil olmaz o söylem göz boyamadır hakkı kendinin içinde şah damarıdır.Can anca katsayı alır.Ama mertebesi bellidir bunun üst sınırına sonsuzluğa varamaz.Cennette sonsuz yaşadığını farz eden kamil(olgun)yaratmaya ters bir olgudadır.Sonsuz olan tanrıdır.Adem değil cennet ve cehennemde belli zaman dönüşen varlık hiç değildir…

her şey yerine döndüğünde sen değilsin o..İnsan bunun zerresidir.İmam Ali zerreyi gördüğü gibi tarif etmiştir veya verildiği kadarını yada insanların anlayacağı şekli tarif etmiştir.

Biz ise bütünün zerresiyiz. Bütünde bize gösterilenlerin haricinde bir şey göremeyerek yorum yapmaktayız. Buda alevi felsefesi yerinde saydığını göstermektedir ki bunun nedenleri dünyasal haklarının ve kendi asimilasyonunu engellemek adına verdiği mücadele ve akademik gelişimi için zeminin olmamasıdır.

Dünü ile bugünü eşit olan aldanmıştır. Çocuklarınızı kendi ahlakınıza göre zorlamayın, onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmışlardır."
Kuranıkerimle-Natık-ı kuran bıçak gibi burada ayrılır işte bundan dolayıdır ki bizler alevi olmuşuz atalarımız bu derin felsefeyi secmişlerdir.
Önce var edildi âdemler bu yaratanın kamilliğinin kısmı göstergesidir. Sonra devre zamana anlayışlara göre kamil olundu. İnsan-ı kamil olmak şartları antropolojik ve sosyolojik görünsede tam manasını veremez Kamil olan Allahdır. üns” ve "nesy kelimelerinin üzerinde iyi durulmalıdır. “Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” Diyen hak onu en aşağıda attık derken.Aşağıyı öğretmeden üste geçiş olmaz.Yaratılan insanın cemalidir camur-u biçim hakkın anlatmasına göre biz ifadesiyle şahitlikle güzel bicimidir.Bu biçimde sakatlıklar mevcud değimlidir.Hem aklı hem şek li.Biçimi belirleyen hak ise adl sıfatı ilede değerlendirmek gerekir ki buda konu harici bir sorun ve açıklanması gereken olgudur.Olgunlaşma la kamil(kamil olmama) ile anlaşılmaktadır insan-ı kamilin sağlamasını yapan yegaen oluşum kamil olmama aklen ruhen pişmeme.Akılda maksat bilgi değil bilmekten kaynaklanması gerekir.Salt bilgi kamillikle eşitlenmez.Kamili kamil yapan anlayıştır sizi bizi kamil yapan bireylerin tüm şartlarıyla dünyaya bakış açısıdır.Kimine göre kamil başkasıdır.Bunu şu kamildir demek çok farklı insanlık yararına bir şeyler yaparak kamil olma başka bir şey hak-için başkadır.
Olmayan bir ham maddeyi pişiremezsin.Bu maddenin pişeceğini pişirici bilir yoksa her derviş sofu ham oldu,uryan oldu pişti olmamıştır.Maddeyi belirleyen asıldan kopanın ta kendisidir.Tezek kokan ellerle ciğerlerini Allah diyip hak alın teri ile pişirmiş bir anne ile dil ile lisan ile kelam ile pişenin farkını anlamayan olmamamız gerektiğini burada sizlere tekrar sunayım..




Gerçek varlık olan Allan’dan bu evrenin (kainat sınırlı anlamda bize göre)nasıl meydana geldiğini, yani birden çokluğun nasıl oluştuğunu yorumlarken, anahtar kavram olmak üzere "â`yân-ı sâbite", (sabıt gerçeklikler) terimini kullanır. Kamil anca kendini tanımayan çalışır bunuda beceremez çünkü hiçbir günü ne fiziki ne şartlar ne akılca aynı değildir.

Allah'ın evren hakkındaki bilgisine ait hakikatleri bilmek insan için hayal ürünüdür.. Bir başka söyleyişle Allah'ın anlamak mümkün değildir buda kamil vasfı dünyasaldır kainatsal değil.; Aklın gelişmesi ile birlikte, İnsanlık zamanla tecrübelerle düşünerek ihtiyaçlar ve yaşamından dolayı felsefik yönden kendini geliştirdikçe ortaya kamil olma hümanist düşüncedeki anlayış Meydana çıkmıştır. Bunun devamında günümüz insan ilişkileri kapsar ve değişkenlik arz eder.
Günümüz 21.yy iletişimin bilginin sınırlar tanımadığı çağın doruklarındayız. Yaşadığımız bu dönemde hala kendimizi arama bir yerde olduğumuzu görme adına capalar devam etmektedir. Tüm olumlu olumsuzluklarla soyut somut insan olma savaşımız sürmektedir.

Geçmişten gelen insanın görüşlerin, küçülten tek şey varsa sanırım o insanın, kendini yanlışların egemen olduğu ve dönem kuşak ilerlemesine rağmen örf-ananelerin konsantre -olarak son çizgiler içerisinde hapsetmesidir.

Kamil oldum dedi ey adem bu ne yalan
Hele bak aleme sen olgunlaşman nereye
Hak izin vermedikçe ilm ile ruh nereye
İlm eğledin bildin kendini zaman ile
Sana ançak verilen sınır-ı bilgi bu
Sanma cıhanda zerre sensin
Alinin söylediği düşünmendendir
Gör ki sen hiç inin içindesin
90 bin kelamda nebi 30 binde Ali
Hani senin kamilliğin nerede
Bak kendine Ağızdan çıkan hurufa
Hiç ise sende gör göre bilirsen
Hak eğledi v verdi kendinden ayrı ayrı
Sır-ı çözdün kamil oldun dedinse
İnkar eğledin hakkı
Gel yalan eğleme


Değerli Arkadaşım

Anadolu Aleviliği hakkı insanda görür.Her ne kadar bu düzlemde fikir üretmeye çalışsanızda inceden (öz itibarı ile) kamil insan anlayışını yadsıyorsunuz.Yada Aleviliğin bu temel teoremini anlayamamışsınız.
Alevilik kamil insanı herşeyi bilen ve tüm sırları çözmüş olarak algılamaz.Burada aslolan insanın ruhen,aklen ve marifeten olgunlaşmasıdır.Aslolan insanı olgunlaşmaya (özü-sözü bir) sevk etmektir.
Ayrıca yorumunuzda inceden her şeyi tanrıya havale etmek ,insanı tanrı karşısında acizleştirmak ve nihayetinde tanrı-insan ayrımı yaparak giydirilmiş bir sünnilik sonucuna ulaşıyorsunuz.
Oysaki Alevilikte tanrı/insan ayrımı yoktur.Zira ikiside BİR dir.Yani Hakk insandadır.İnsan her şeyi ile mükemmel ve güzel oluşmuştur.
Bu anlamda İnsan yaratılmamış olmuştur.
Her ne kdar bu konuları inceliyor olsanızda vardığınız sonucun Aleviliğin Kamil İnsan teorisi ile çakışmadığını belirtmek isterim.
Saygı ile..

^Turnamm^
27-07-2009, 08:10 PM
Ayirma bizi (Duaz-i Imam) soz: Sitki Baba

Ilahi Mustafa Murteza hakki
Insan-i Kamilden ayirma bizi
Yuz-i yirmidortbin Enbiya hakki
Insan-i Kamilden ayirma bizi

Desti girmizdir Imam-i hasan
Huseyn-i kerbela sah-i sehidan
Imam Zeynel, Imam Bakir elaman
Insan-i kamilden ayirma bizi

Caferi Sadik cumelmizin serveri
Musa Kazim, Riza yolun rehberi
Medet murvet Taki, Naki, Askeri
Insan-i kamilden ayirma bizi

Muhammed Mehdi'dir sah-i velayet
Isitir cihani nuru hidayet
Niyazimiz budur her dem her saat
Insan-i kamilden ayirma bizi

Sitki'ya dunyaya eyleme heves
Ruh pervaz edep de kalir bu kafes
Ya ilahi evevel ahir son nefes
Insan-i kamilden ayirma bizi

hurufican
28-07-2009, 07:06 AM
Aziz can yoldaş.. kanlı bey..

Kamil ol insan ilk emiri değil ikinci gelişimdeki emirdir. Tanrı ilk yarattığı zahirde görünen insandır. Kamil olan budur. Ol ademdir ruh-u cennette. Burada kamillikten bahis edilmez olan kamil Haktır böylelikle de ademde zuhur eden isra(basamak)ile ilerler.

Biz insan-ı en güzel biçimde yarattık.” Kuranıkerim:Tin, 95/4) devamında..

İnsan zayıf yaratılmıştır.” (Nisa, 4/28)


insan-ı kâmilin,(KAMİL İNSAN) “O iki denizi salıverdi. Birbirlerine temas ediyorlar, aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.” (Rahman, 55/19–20) BU BELGEDE gerçeğinde Yaratıcının insan-ı kâmilin birleşmesi (ittihad) birbirine harmanlanması fakat”hulû”) görüşleri de kendiliğinden çürümektedir. Onun için insan-ı kâmil vasat-ı camiadır. Oda araf süresi ve bakarada ki anlamıyla da tanrı yarattığı ademe isimlerini öğretti(kısm-i kamil)olduğu gerçeğini nasıl anlarım.Buradan hareketle ilahi kudreti görmemek yok Sünnilik yok bilmem ne..Aleviliğe 12 imam anlayışına yakışmayan aktarımlarınızı bilginiz/bilgisizliğinize(görmek istediğinize)bağışlıyorum…

İmam Hasan (as.) şöyle buyuruyor: “Ey insanlar kim Allah’a karşı ihlaslı olur ve onun sözünü kılavuz edinirse en doğru olana hidayet olur.Allah onu olgunluk yolunda muvaffak kılar.Ve en güzel akıbete yönlendirir (Bektaişilik Alevilik Nedir?,Bedri.Noyan sy-68

Allah vardır. Onunla beraber hiçbir şey yoktur. Ezelde vahdet, ondan başka hiçbir varlığın olmadığı söylenerek bildirilir.Kamil olma ol kamil olgun olan sadece yaratıcıdır.ben aktarımlarımda bunu anlatmaya katkı sunmaya çalıştım..

Aleviliğin kâmil insan olgusunu yadsımakta nerden çıktı bu alakayı hangi anlayışınızda kıldınız bir kelimeyi cımbızlayarak mı karar kıldınız. Ne kadar yanlış kamil olmayı yaratanın verdiği ham maddeyi iyi işlenmesi ile olacağını söyledim buda adem gücünde belli bir yere kadardır. Tamamı kapsamaz yani kamil olgunluğu şartlar ile (sır-ı hakikattin)insan basamağındandır.

Bensize ademin kamilliğini kısmı olduğunu zaten tarif etmişim bir adım ileri giderek kamillikte olgun olan hakkın kendi sıfatıdır çünkü o eksik-sizdir. Ayrıcada Anadolu’da her yüre anlayış akıl okulu başkadır. Bazı temeller vardır tam manası ile tarihe mal olan bunun haricinde yörelere dilleri etki-tepkilere göre şekillenen bir inanıştır ki bu gün bile inanç şekillenmesi devam etmekte şehir ortamında bunu bizzat görmekteyiz.Tarifi tarif etmek olmaz tarif- ruh ve akıl iledir Bunu zaten söylüyoruz…

Aleviliği yeniden keşif etmiyoruz değişen adem in sırlarıyla ışk olunarak tanrısallığa gidiş unsurlarını bilimle bilerek kendimizi daha biliyoruz yani “ıkra” eğliyoruz….
ENEL-HAK Tanrıyım daki söz hakkın zerresiyim tamamı değilim bu insanı niye acizleştirsin asıl olan kendini bütün olarak görmek asıl olduğunu sanmak ki burada esas alevi felsefesine karşı tutum vardır Alevi felsefesi duracağını bilendir. Acizlik değil hakkın ne cemal olduğunu anlamaya çalıştığı için bil hasıl büyür aciz kılmaz bir akıl olur…
Tanrı-insan ayrımındaki ayrımı idrak edemediğinizde görülüyor. Kimse insan tanrının bir parçası değildir demiyor. Aksine İlahi kudretin bir zerresidir diyor.Bu zerrede ilk olan zahirde katı*alada akıldır

Tanrı insan ayrımı adınada bu sizin beni hiç anlamadığınızı gösterir ki..alevi gülbanklarının içsel yüzünü değişlerini ulu ozanlarını algılayınız. Ha farklı bir şeyler söylemek adına burada bir şeyler karalama adına bazı şeyleri söylerdim ama gereğini duymuyorum…”ve İnnel insane lefiy hüsr(an)”bunu günlerce düşünün ey haktan kendisine biraz nasiplenmek için adına hakkın ismi olan olgun tam tamam(kamil)

Tanrı görünmeyen bilinmeyendir. Devamında Allah vardır. Onunla beraber hiçbir şey yoktur. Ezelde vahdet, ondan başka hiçbir varlığın olmadığı söylenerek bildirilir.

(konu vahted-i vucud)kapsar bundan dolayı başka bir anlayış getirmeye çalıştım...

(bunu Sünnilikle karıştırmanız ne garip)mutezile akımı deseydiniz eh derdim ama sanırım Sünnilik-teki bazı felsefik kavramları da tarih de olan olayların ekseninde düşündüğünüzden size ürkütücü gelmesiz.)!!!!!!



Kimse bilmez dünya nasıl kurulmuş
Her cisme birer zerre verilmiş
Cümle varlık bir kuvvetten var olmuş
Gelen ne, giden ne, yol ne, yolcu ne?

Ol Hakta hurf-u emri kelime çıktı ilk o akıl ile ilmin de . Bu ikisi birlikte gözetildiği takdirde akıl ile kalp birleşecek ve o zaman insan, insan-i kâmil oldu ” yani.. (ilm-el yakiyn, ayn’el yakiyn, hakk-el yakiyn(gösterilen gerçekleri anlamak zordur her sır-ı her adem kılığı anlamaz)


Akıl(ceb-rail-ıkra sıktı ve bıraktı)düşün-(akıl) ile manayı aklı- ruh ile gözlem-görme anlama duyma koklama duygular vb. ile (istiğrak hâli)ile yol alır. Buna da.Şuhûd, demekteyiz bu içsel-dışsaldır iç ruh ve akıl-dış ise uzuvlar ve ruh akıl iledir.Yani düşünmek.. hükema "akl-ı küll" burada zerrenin aslına geri gelmesidir.İnsani ilm yönden ama hakkın yönünden zerresidir.o bu yüzden zaten kamildir çünkü hak her şeyin kamilidir…..




Not:her kes bir şeyi aynı düşünecek veya algılayacak diye bir hedef yoktur.Bilmek b ise ism-hiçbir şey illah her şeydir..

Aşk ile

kanlıbey
28-07-2009, 08:49 AM
Hurifi Arkadaşım

Gerçekten de Aleviliğin temel taşlarından biri üzerinde sohbet yürütmeye çalışıyoruz.Konu çok ciddi ve ben şu anda şantiyede olduğumdan uzun yazma imkanına sahip değilim.
Fakat,
Konuyu ve sohbeti somutlaştırmaya çalışmak adına,
Önce bir kaç saptama daha sonrada bir kaç soruyla açmaya çalışacam.

İlkin,Aleviler şekil ve özü (eski tabir zahir ve batın) birbirine karıştırmazlar.Bizde aslolan Öz ü anlamak ve BİR e erişmektir.

BİR insanın içinde bir noktadır.Tanrı insanda gizlenmiştir ve böylece ikisi BİR olmuştur.

İkinci olarak Aleviler yaratılışa değil varoluşa inanırlar.Bu anlamda ilahi bir yaratıcı yoktur.!
Üçüncü olarak insanın varoluşu anne rahminde 40 günde tamamlanır 41 ci gün insan şekil olarak ortaya çıkar.40 sayısı Alevilerde çok önemlidir.Zira bu 40 sayısında ciltler dolusu kitap yazacak kadar sır vardır.!
Dördüncü olarak kamillik insanın özünde (BİR) dedir.İnsanı Kamilliğe giden yol bu özü tanımak ve bunu açığa çıkarmaktan geçer.Onun için 'önce kendini tanı' yada 'kendini bildinmi herkesi bilirsin' derler.

Beşinci olarak,bu durum insanı okunacak en kutsal ayet yapar.

Altıncı olarak ,bu durumda insan "kur an-ı natık" yani konuşan kurandır.

Yedinci olarak tüm kutsal kitaplar yada sözler tamamen İnsan ı Kamilin kelamıdır ve bu insanın tarihsel tecrübelerinden oluşmuştur.
Sekizinci olarak tüm kutsal kitaplar (4 kitap) farklı şekilde birbirinin tekrarından ibarettir ve hiç biri diğerini yok saymaz.

Dokuzuncu olarak,buda göstermektedirki insan soyu zaman ve mekan kavramları içinde yolculuğuna devam etmektedir ve de anlatılanlar insanın yaşadıklarıdır.
Onuncu olarak,cennet insanın ailesi ve huride eşidir.Bunu anlayan insanı kamildir.
Önbirinci olarak,çocuklar pirdir.Onlara kamberlik yapılmalıki sürüyü sürebilsinler.
On ikinci olarak Alevilerin ALİ ve EHLİBEYT ine olan muhabbet ve sevgisi özetle bu temeldedir vede Kamil İnsana giden yolun toprağı-mayası budur.

Değerli Arkadaşım

Elbetteki Alevi tarihinin (ki insanlığın tarihidir) kendine ait "resmi" bir lisanı vardır.Fakat ben daha çok günümüzde anlaşılacak dili kullanırım.İnsanın "anlaşılmaz" bir lisan kullanması ve basma kalıp alıntılar yapması bilgiye işaret etmemektedir.
Her Canın anlayacağı şekilde yazmak daha faydalı olur diye düşünmekteyim.

Müsadenizle gelelim sorularıma..

1)Kabe sizin ne ifade etmektedir ve ziyaret etmenin Alevilik açısından bir anlamı varmıdır.?
2)Hac,namaz ramazan orucu gibi konuları nasıl değerlendirmektesiniz.?
3)4 kapı 40 makamı geçmiş (dikkat özce geçmiş) -yani göğün oğlu olmuş-bir can için insanı kamil nasıl tanımlanır.?

Aşk ile..

hurufican
28-07-2009, 09:22 AM
kanlıbey..
)Kabe sizin ne ifade etmektedir ve ziyaret etmenin Alevilik açısından bir anlamı varmıdır.?
2)Hac,namaz ramazan orucu gibi konuları nasıl değerlendirmektesiniz.?
3)4 kapı 40 makamı geçmiş (dikkat özce geçmiş) -yani göğün oğlu olmuş-bir can için insanı kamil nasıl tanımlanır.?

bu soruları soruyorsunuz..

özellikle iki soru içindeki bazı kelimeler ve..
anlaşılan boşuna yazmışım size diyeceğim kalmamıştır...
lafı büküp durmanın bir anlamı yok.. size kimse sünnilikten bahsetmiyor..
yazdıklarımı iyi okuyun..

sizin anladığınız alevilik sizde kalsın bendekide bende...

Âdem okudu elif-i be yi hikmet- i Ali
Muhammedde buldu nur-u yeşil ışkı
Ummana daldı gördü la mekân oldu
İlm-i ledün gördü kendinde
İlim ile dünya manası gördü cihanda
Zerreyiymiş kim demiş hak sır-ı onda
Hakkın verdiği anca onda
Ey bilesin gafil üçler beşler yediler
Sır-ı çözmekteler kendini ondan sanma
Hu sır-dır anlayana çözüp vardım hakkın yanına
Ol uryan oldu perde gördüm
Kamil o imiş hep tamam
Hak inkar etmem pervaneyim ona
Ahmedi muhtardır tüm nebilerin başı
Kapıdır o girişin şah turab aşk-ı
On iki imamdır ol mehdi hak
Geldi yeşil beyaz bayraklar
Beşerim şaştım Zülfikarın karşısında
hilm eğledim hu dost
Vardır varlığım Ali
La-illa hakka secde
Muhammede Aliye ol kıyam ruku
Can eğle berat-ı belgü
Ey muhib kelam-ım sana
Her huruf-u sözde bir hikmet

kanlıbey
28-07-2009, 09:41 AM
kanlıbey..
)Kabe sizin ne ifade etmektedir ve ziyaret etmenin Alevilik açısından bir anlamı varmıdır.?
2)Hac,namaz ramazan orucu gibi konuları nasıl değerlendirmektesiniz.?
3)4 kapı 40 makamı geçmiş (dikkat özce geçmiş) -yani göğün oğlu olmuş-bir can için insanı kamil nasıl tanımlanır.?

bu soruları soruyorsunuz..

özellikle iki soru içindeki bazı kelimeler ve..
anlaşılan boşuna yazmışım size diyeceğim kalmamıştır...
lafı büküp durmanın bir anlamı yok.. size kimse sünnilikten bahsetmiyor..
yazdıklarımı iyi okuyun..

sizin anladığınız alevilik sizde kalsın bendekide bende...

Âdem okudu elif-i be yi hikmet- i Ali
Muhammedde buldu nur-u yeşil ışkı
Ummana daldı gördü la mekân oldu
İlm-i ledün gördü kendinde
İlim ile dünya manası gördü cihanda
Zerreyiymiş kim demiş hak sır-ı onda
Hakkın verdiği anca onda
Ey bilesin gafil üçler beşler yediler
Sır-ı çözmekteler kendini ondan sanma
Hu sır-dır anlayana çözüp vardım hakkın yanına
Ol uryan oldu perde gördüm
Kamil o imiş hep tamam
Hak inkar etmem pervaneyim ona
Ahmedi muhtardır tüm nebilerin başı
Kapıdır o girişin şah turab aşk-ı
On iki imamdır ol mehdi hak
Geldi yeşil beyaz bayraklar
Beşerim şaştım Zülfikarın karşısında
hilm eğledim hu dost
Vardır varlığım Ali
La-illa hakka secde
Muhammede Aliye ol kıyam ruku
Can eğle berat-ı belgü
Ey muhib kelam-ım sana
Her huruf-u sözde bir hikmet

Hurifi Arkadaşım

Bu kadar kısa keseceğinizi doğrusu tahmin etmiyordum.Şunun şurasında muhabbet ediyoruz.Eskiler 'muhabbetimiz dünyayı değiştirmiştir.' derler.
Yani müsamere yapmıyoruz.

İlginç olanı sorduğum sorulara cevap verme hususunu es geçmeniz.Oysaki 'kamil insan' olgusu üzerine muhabbet etmek asıl bu ve benzeri sorulara verilebilecek cevaplarla daha gerçekci olacaktır.

Neden vazgeçtiniz.Anlamadım doğrusu..

Aşk ile.

gozde_GS
28-07-2009, 11:54 AM
Insano Kamil

Ez heyrane´to bi ho dewresi
Cede´Six Hesene Sahe Xorosani rawo
Destur bide mi ke ez raperi seri
Derde simaye sirini bare´vile´xo keri

Petaga xo ra veci ze´barse´mesu
Anaca xo wecini dormede bicerexi
Wela sima roni more heqi pirani
Miraz bo miras bo az be az vilabo

Ezo heyran ezo roye tü yo budela
Ezo Mikaile´Agaye´Rizayi
Tüya heyran tü ya roye mino budela
Tüya Mikaile´Agaye Rizayi

Insane´Kamil :

Ey dervis topragi bana özümü ver
Ey Horasan sahi ceddim Six Hesen
Desturun ver kanatlanip gideyim
Sirin derdini boynuma borc bileyim

Ogul ari gibi alip göcüm gideyim
Ana arimi secip ekseninde kanatimi gereyim
Hakkin mührüyle mayali külünüzü
Babadan ogula yadigar mirasim bileyim

Ben senin budala ruhunun divanesi
Ben Mikayile Agaye Rizayi
Sen benim budala ruhum
Ben senden öteki...

emeğine sağlık can...