:
Alevi dedelerin soyu.
cebar
25-03-2008, 04:27 AM
oniki imam,lar arap soyundan olduguna göre,biz aleviler Hz hüseyin,e baglıyız.
seyyid,iz diyen alevi dedeleri yada hacı bektaş veli türk,tür türkçe konuşmaktadır sorusuna şu tarihsel cevabı veriyor.
Hz.ali ve evladı muaviye döneminden başlayarak tarih boyunca çok zulüm gördü.
ali evledı arabistan yarım adasından kaçıp iran,a horosan,a sıgındı .
ama onlara en sıcak yüregi oralardaki türk boyları, türk aşiretleri açmış oldugu söyleniyor.
böylece soyları karıştı o soylar gele gele bugüne geldi deniliyor.
fakat alevi dedelerinin türk mü arap mı oldugu şekinde bir soru sorulunca araştırmacıların çok dikkatli olması gerekiyor.
çünkü hacı bektaş velinin türk mü arapmı sorusuna verilen yanıt, onun türk oldugu iken, hacı bektaştan yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış, alevi dedelerinin tarikat soyunu belirten şecerelerdeki isimlerin en başında yer almış,yaşadıgı dönemde kadın-erkek bir arada cem törenleri düzenlemiş bir alevi seyyidi daha karşımıza çıkıyor ki, bu zat tac-ül arifin seyyid ebu,ı vefadır.
bu kez de "alevi dedeleri türk mü kürt mü, arapmı diye soruluyor.
çünkü tarihlerde ebü`l-vefa nın annesinin kürt oldugu kendisinin bagdadi ya da kürdi lakabıyla anıldıgı görülüyor.
esasen seyyidlik halkın sevdigi erenlerin (halk önderlerinin)soylarının manevi (yol evladı) olarak oniki imam,a baglanmış olunması olayıdır.
öyleyse anadolu anadolu alevi toplumu içinde mürşidlik görevini yapan cemleri yöneten dedeler türk soyundan da kürt soyundanda vardır, olmaktadır.
dedelerin hepsi de türktür yada kürttür demek alevi felsefesinde kabul görmeyen yersiz bir tartışmadır.
SÜLEYMANİYE KÜTÜPHANESİN DE 992 NO DA KAYITLI OLAN BİR YAZIDIR.
kaynak mehmet yaman
kitabın adı alevilik .inanç -edeb-erkan.
burda gerekli veya gereksiz bazı tartışmalar yaptık alevilik üzerine kafama takıldı bazı kaynakları arştırdım küçük yazılar halinde siteye aktaracagım.
umarım daha önce yayınlanmamıştır.
Alevi_firat
25-03-2008, 04:37 AM
paylaşım için sağol...
zaza kazim
25-03-2008, 10:54 AM
paylaşımıniçin tşkler saol can
yesim_60
25-03-2008, 01:15 PM
paylaşım için sağol can
dersim_station
25-03-2008, 06:50 PM
gercekten güzel bir paylasim emegine saglik dost
cebar
16-04-2008, 12:09 AM
alevi dedelerinin soyu hakkında kimsenin bi fikri yok sanırım.
yazdıklarımın eleştirilmemesi veya taktir edilmemesi sanırım yazının kıymetsizligini gösteriyor.
alieren2000
16-04-2008, 12:30 AM
alevi dedelerinin soyu hakkında kimsenin bi fikri yok sanırım.
yazdıklarımın eleştirilmemesi veya taktir edilmemesi sanırım yazının kıymetsizligini gösteriyor.
Ben alevi dedelerinin soyunun manevi olarak Ehli beyt soyundan oldugunu düsünüyorum, genetik(kan bagi) olarak degil.
Kandemir
16-04-2008, 01:40 AM
http://www.alevileriz.biz/showthread.php?t=3198
Bu başlıkta konuyla ilgili bilgiler mevcut.
Kemal BAL
17-04-2008, 01:40 AM
paylaşım için teşekkürler
asil_cevik
19-04-2008, 05:56 AM
paylaşım için teşekürler canlar
cem77
19-04-2008, 08:40 AM
öncelikle merhaba,
benim bildigim kadariyla alevilik, türmenlikten olusan bir yoldur, kültürdür ve sonucta islam dini´nin farkli bir yorumudur.
bunu arastirmalarin ve kitaplarin ( bugüne dek sergilenen belgelerin ) % 95´i kanitliyor.
acilan topige saygim var, cünkü emektir ama ben baska fikirdeyim.
ayrica, simdiden belirtmis olayim, kesinlikle bu yanitim bir bölgecilik - yörecilik ve de bir türk - kürt - arap ayrimciligi olarak algilanmasin.
saygilar, ask ile...
cebar
22-04-2008, 05:48 AM
buyazı kimsenin dikkatini çekmedi sanırım insanlar beni yalnış mı anlıyor ben yalnış anlıyorum bilmiyorum.
alevilik çok kapsamlıdır her ırktan insan vardır.
kimse ırklara uyarlamasın aleviligi.
cem77
23-04-2008, 07:58 AM
bu dünyaya gelmeden önce hic bir insan dinini, dilini ve de irkini secemiyor, haklisin yoldas. fakat alevi - bektasi yolunun türkmenlikten olustugu tartisilmaz bir faktördür. ben bunu demek istemistim...bu dünyada her insan kendini nasil ve ne olarak hissediyorsa, o´dur...bu da tartisilmaz, bence.
saygilar
zaza kazim
23-04-2008, 08:11 AM
paylaşımın için tşkler can
oniki imam,lar arap soyundan olduguna göre,biz aleviler Hz hüseyin,e baglıyız.
seyyid,iz diyen alevi dedeleri yada hacı bektaş veli türk,tür türkçe konuşmaktadır sorusuna şu tarihsel cevabı veriyor.
Hz.ali ve evladı muaviye döneminden başlayarak tarih boyunca çok zulüm gördü.
ali evledı arabistan yarım adasından kaçıp iran,a horosan,a sıgındı .
ama onlara en sıcak yüregi oralardaki türk boyları, türk aşiretleri açmış oldugu söyleniyor.
böylece soyları karıştı o soylar gele gele bugüne geldi deniliyor.
fakat alevi dedelerinin türk mü arap mı oldugu şekinde bir soru sorulunca araştırmacıların çok dikkatli olması gerekiyor.
çünkü hacı bektaş velinin türk mü arapmı sorusuna verilen yanıt, onun türk oldugu iken, hacı bektaştan yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış, alevi dedelerinin tarikat soyunu belirten şecerelerdeki isimlerin en başında yer almış,yaşadıgı dönemde kadın-erkek bir arada cem törenleri düzenlemiş bir alevi seyyidi daha karşımıza çıkıyor ki, bu zat tac-ül arifin seyyid ebu,ı vefadır.
bu kez de "alevi dedeleri türk mü kürt mü, arapmı diye soruluyor.çünkü tarihlerde ebü`l-vefa nın annesinin kürt oldugu kendisinin bagdadi ya da kürdi lakabıyla anıldıgı görülüyor.
esasen seyyidlik halkın sevdigi erenlerin (halk önderlerinin)soylarının manevi (yol evladı) olarak oniki imam,a baglanmış olunması olayıdır.
öyleyse anadolu anadolu alevi toplumu içinde mürşidlik görevini yapan cemleri yöneten dedeler türk soyundan da kürt soyundanda vardır, olmaktadır.
dedelerin hepsi de türktür yada kürttür demek alevi felsefesinde kabul görmeyen yersiz bir tartışmadır.
SÜLEYMANİYE KÜTÜPHANESİN DE 992 NO DA KAYITLI OLAN BİR YAZIDIR.
kaynak mehmet yaman
kitabın adı alevilik .inanç -edeb-erkan.
burda gerekli veya gereksiz bazı tartışmalar yaptık alevilik üzerine kafama takıldı bazı kaynakları arştırdım küçük yazılar halinde siteye aktaracagım.
umarım daha önce yayınlanmamıştır.
Sayın Cebar;
Ehli Beyt soyu dediğimiz, yani Hz. Muhammetten bu yana gelen ve Hz .Ali, Hz. Hüseyin'nin devamı olan evladı resullerin ırkı olmaz.Ben bir çok dede'nin de bu yanlışa düştüğünü görüyorum.Dedelerin ve dede soyundan gelenlerin her hangi bir ırkı olmaz ve herhangi bir ırk belirtmek gibi bir lüksleri yoktur.Dedeler yani Ehli beyt soyundan gelenler,hangi ırktan olurlarsa olsunlar bütün alevilerin yol göstericisi piridirler.Bu nedenle onların ırk belirtmeleri,diğer ırktan olanları dışlar.Ve bu düşünce Hz. Muhammet'ten bu yana gelir.
Muhammede sorumuşlar: Ey! Muhammet sen Arap mısın?
Muhammet demiş: Ben arap değilim, arap bendendir.
Yani Hz. Muhammet bir ırka bağlı olduğunu değil,bütün ırkların içinde olduğunu, yani bütün ırkları kapsadığını söyler.Ve zaten bu söz Aleviliğin temel öğelerinden biriyle "72 millete bir nazarla bakmakla" özdeşleşir.Bu yüzdendir ki Alevilik bütün ırkları kapsar ve dedelerin, pirlerinde bu nedenle ırk belirtmeleri ve bu ırk söylemlerine katılmaları yanlıştır.
Ben bu yaşa kadar dedemden bir kez olsun,ben şu ırktanım, dediğini duymadım.Dedeme sordukları zaman sadece "Aleviyim" der
cebar
17-05-2008, 11:28 AM
Sayın Cebar;
Ehli Beyt soyu dediğimiz, yani Hz. Muhammetten bu yana gelen ve Hz .Ali, Hz. Hüseyin'nin devamı olan evladı resullerin ırkı olmaz.Ben bir çok dede'nin de bu yanlışa düştüğünü görüyorum.Dedelerin ve dede soyundan gelenlerin her hangi bir ırkı olmaz ve herhangi bir ırk belirtmek gibi bir lüksleri yoktur.Dedeler yani Ehli beyt soyundan gelenler,hangi ırktan olurlarsa olsunlar bütün alevilerin yol göstericisi piridirler.Bu nedenle onların ırk belirtmeleri,diğer ırktan olanları dışlar.Ve bu düşünce Hz. Muhammet'ten bu yana gelir.
Muhammede sorumuşlar: Ey! Muhammet sen Arap mısın?
Muhammet demiş: Ben arap değilim, arap bendendir.
Yani Hz. Muhammet bir ırka bağlı olduğunu değil,bütün ırkların içinde olduğunu, yani bütün ırkları kapsadığını söyler.Ve zaten bu söz Aleviliğin temel öğelerinden biriyle "72 millete bir nazarla bakmakla" özdeşleşir.Bu yüzdendir ki Alevilik bütün ırkları kapsar ve dedelerin, pirlerinde bu nedenle ırk belirtmeleri ve bu ırk söylemlerine katılmaları yanlıştır.
Ben bu yaşa kadar dedemden bir kez olsun,ben şu ırktanım, dediğini duymadım.Dedeme sordukları zaman sadece "Aleviyim" der
sayı suada can.
inanışımıza göre senin söylemlerin dogru olabilir.
yaşadıgımız koşulları unutmamalıyız.
sırf alevi oldugumuz için yüzyıllarca hayatta kalmak için kimligimizi dilimizi dinimizi sakladık.
benim bir yazım vardı ..türkler orta asyadan gelmeseydi aleviler devletleşebilirmiydi diye..
bir çogu tepki verdi bir çogu okuyup geçti.
demem oki alevilik degişiyor içi boşaltılmaya çalışılıyor.
zamanla karşılaşacagımız sorularda olacak aleviler yoksayıldı hala yok sayılıyor.
zaman içerisinde alevi meteryaller ve kaynaklar yok edildi.
şimdi ise bir asimile ortada ve istemesekte aleviler hakkında yüzlerce yotum yapanvar.
şimdi ben sence kendi bildigim alevilige mi inanayım sistemin anlattıgı aleviligemi.
gerçekleri ortaya koydugumuzda ya bölücü ya tererüst ilan ediliyoruz.
şimdi ben dersim alevilerindenim benim atalarım aleviligin önemini anlattı ama aleviligin hertopluma ayak uydurup yaşayacagını herkes biliyo benimgibi.
aleviler neden ırkları kabul etmiyor peygamber nedemiş ben arap degilim arap bendendir.
dogru aleviler ırkları kabul etmiyor hanki topluma gitmişse kendini o toplum içerisinde ifade etmiş.
kürtlerin içerisine girip kürtçe konuşmuşlar.
türklerin içerisine girip türkçe konuşmuşlar.
bunun gibi dahada sayıla bilir bazı ırklar.
bugünkü sisteme baktıgımda aleviler türk veya kürt ırkına dayatılmaya çalışılıyor.
asimile edilmeye çalışılıyor.
belli bir zaman sonra alevilik boyut degiştirecek görünüyor.
kapitalizm aleviligi fetetmiş demiştim bir yazımda yine tepki verdiler birsürü laf söylendi.
kapitalizmin degiştirmedigi hiç birşey kalmadı.
aleviler olarak dedelerimiz bize çok ciddi kaynaklar bırakmadı.
bizde yeni yetişen alevi çocuklarımıza adamgibi kaynak bırakmazsak
yarın alevilik ne boyuta kayacak tahmin etmek çok zordegil.
dünyamızdaki iç savaşlar kapitalizm eserleridir.
şu anda alevilerin çok uyanık olma zamanıdır.
çünkü şu anda kürtalevi zazaalevi türkalevi türkmenalevi savaşı çıkartılmaya başlanıldı.
bunun önlemleri alınmazsa alevilik boyut degiştirecek.
nasılmı kürt aleviler kürt milliyetciliğine türk aleviler türkmilliyetciligine kayacak.
bu şekilde böl parçala paralı köle yarat sistemine dahil olacagız.
bunların önünü almamız gerektigine inanıyorum.
benim yazdıgım birçok yazıda aleviler olarak nekadar duyarlıyız maksadıyla yazdım.
ve ortaya çıkan sonuç malesef türk ve kürt milliyetciliği.
kendine iyi bak saygılarımla.
kanlıbey
18-05-2008, 08:26 AM
sayı suada can.
inanışımıza göre senin söylemlerin dogru olabilir.
yaşadıgımız koşulları unutmamalıyız.
sırf alevi oldugumuz için yüzyıllarca hayatta kalmak için kimligimizi dilimizi dinimizi sakladık.
benim bir yazım vardı ..türkler orta asyadan gelmeseydi aleviler devletleşebilirmiydi diye..
bir çogu tepki verdi bir çogu okuyup geçti.
demem oki alevilik degişiyor içi boşaltılmaya çalışılıyor.
zamanla karşılaşacagımız sorularda olacak aleviler yoksayıldı hala yok sayılıyor.
zaman içerisinde alevi meteryaller ve kaynaklar yok edildi.
şimdi ise bir asimile ortada ve istemesekte aleviler hakkında yüzlerce yotum yapanvar.
şimdi ben sence kendi bildigim alevilige mi inanayım sistemin anlattıgı aleviligemi.
gerçekleri ortaya koydugumuzda ya bölücü ya tererüst ilan ediliyoruz.
şimdi ben dersim alevilerindenim benim atalarım aleviligin önemini anlattı ama aleviligin hertopluma ayak uydurup yaşayacagını herkes biliyo benimgibi.
aleviler neden ırkları kabul etmiyor peygamber nedemiş ben arap degilim arap bendendir.
dogru aleviler ırkları kabul etmiyor hanki topluma gitmişse kendini o toplum içerisinde ifade etmiş.
kürtlerin içerisine girip kürtçe konuşmuşlar.
türklerin içerisine girip türkçe konuşmuşlar.
bunun gibi dahada sayıla bilir bazı ırklar.
bugünkü sisteme baktıgımda aleviler türk veya kürt ırkına dayatılmaya çalışılıyor.
asimile edilmeye çalışılıyor.
belli bir zaman sonra alevilik boyut degiştirecek görünüyor.
kapitalizm aleviligi fetetmiş demiştim bir yazımda yine tepki verdiler birsürü laf söylendi.
kapitalizmin degiştirmedigi hiç birşey kalmadı.
aleviler olarak dedelerimiz bize çok ciddi kaynaklar bırakmadı.
bizde yeni yetişen alevi çocuklarımıza adamgibi kaynak bırakmazsak
yarın alevilik ne boyuta kayacak tahmin etmek çok zordegil.
dünyamızdaki iç savaşlar kapitalizm eserleridir.
şu anda alevilerin çok uyanık olma zamanıdır.
çünkü şu anda kürtalevi zazaalevi türkalevi türkmenalevi savaşı çıkartılmaya başlanıldı.
bunun önlemleri alınmazsa alevilik boyut degiştirecek.
nasılmı kürt aleviler kürt milliyetciliğine türk aleviler türkmilliyetciligine kayacak.
bu şekilde böl parçala paralı köle yarat sistemine dahil olacagız.
bunların önünü almamız gerektigine inanıyorum.
benim yazdıgım birçok yazıda aleviler olarak nekadar duyarlıyız maksadıyla yazdım.
ve ortaya çıkan sonuç malesef türk ve kürt milliyetciliği.
kendine iyi bak saygılarımla.
Değerli can
Ahmet KAYA yurt dışına çıkmak zorunda kaldığında,bu günlerde kendini andığımız Aşık Mahsuni ŞERİF "ne dilde söylersen dline kurban" demişti.
Aynen öyle düşünüyorum.Alevinin dili cümle mahlukatın dilidir.
Yeterki içinde aşkı muhabbet olsun,sevgi olsun.
Bu anlamda insan geçekten ALEVİ olsun isterse topraktan olsun.
hakaşıgı_yunus
18-05-2008, 10:10 AM
Dedelikte soy önemlidir.Soy olmayınca dedelik nasıl sürdürülür.Soyda ehli beyte dayanır.Soy olmayınca dedelerin saygınlığı kalmaz.İsteyen dede olduğunu iddia ederse niye itiraz edelim o zaman.
kaygusuz49
03-06-2008, 03:58 PM
al-evi, kızılbaş geleneğinde inancı ve kültüründe Türk milliyetçiliği, kürt milliyetçiliği, zaza milliyetçiliği, arnavut miliyetçilği falan yoktur
vicdanı olan, insanlara aynı gözle bakan tüm dünya insanları bizdendir...
malesef son zamanlarda kürtçüler bazı al-evi gençlerini kandırmaya ve kürtçülük davasına hizmet etmeye çalışıyor...
1938da bizi birbirimizden kopararak bağımsız dersim bölgesi oluşturmak isteyen bazı aşiret ağalarınnın o yıllarda halkımızı nasıl bir ateşin içine attığını unutmamalıyız...
bizler sınırlara karşıyız...
Dedelerimiz elbette eski şamanların ta kendisidir... aynı gelenek, aynı misyon, aynı inanç, aynı dava dedelik kurumu altında devam ediyor...
Hace bektaş, babek, babiler, ahi evranlar, kaygusuz abdallar, aşık veyseller ..... gibi binlerce al-evi bektaşi önderinin tümü TÜRKmen olmasına karşın, hiçbiri milliyetçi, ırkçı ayrımcı değildir..
hiç kimse beni trakyadaki, karadenizdeki, ege akdeniz, iç anadoludaki Al-evi- kızılbaş demoktar çağdaş kardeşlerimden ayırmaya kalkmasın... güçleri yetmeyecek...
al-eviik kızılbaşlık birlik beraberlik, paylaşım demektir...
Dede-baba
04-06-2008, 12:27 AM
oniki imam,lar arap soyundan olduguna göre,biz aleviler Hz hüseyin,e baglıyız.
seyyid,iz diyen alevi dedeleri yada hacı bektaş veli türk,tür türkçe konuşmaktadır sorusuna şu tarihsel cevabı veriyor.
Hz.ali ve evladı muaviye döneminden başlayarak tarih boyunca çok zulüm gördü.
ali evledı arabistan yarım adasından kaçıp iran,a horosan,a sıgındı .
ama onlara en sıcak yüregi oralardaki türk boyları, türk aşiretleri açmış oldugu söyleniyor.
böylece soyları karıştı o soylar gele gele bugüne geldi deniliyor.
fakat alevi dedelerinin türk mü arap mı oldugu şekinde bir soru sorulunca araştırmacıların çok dikkatli olması gerekiyor.
çünkü hacı bektaş velinin türk mü arapmı sorusuna verilen yanıt, onun türk oldugu iken, hacı bektaştan yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış, alevi dedelerinin tarikat soyunu belirten şecerelerdeki isimlerin en başında yer almış,yaşadıgı dönemde kadın-erkek bir arada cem törenleri düzenlemiş bir alevi seyyidi daha karşımıza çıkıyor ki, bu zat tac-ül arifin seyyid ebu,ı vefadır.
bu kez de "alevi dedeleri türk mü kürt mü, arapmı diye soruluyor.
çünkü tarihlerde ebü`l-vefa nın annesinin kürt oldugu kendisinin bagdadi ya da kürdi lakabıyla anıldıgı görülüyor.
esasen seyyidlik halkın sevdigi erenlerin (halk önderlerinin)soylarının manevi (yol evladı) olarak oniki imam,a baglanmış olunması olayıdır.
öyleyse anadolu anadolu alevi toplumu içinde mürşidlik görevini yapan cemleri yöneten dedeler türk soyundan da kürt soyundanda vardır, olmaktadır.
dedelerin hepsi de türktür yada kürttür demek alevi felsefesinde kabul görmeyen yersiz bir tartışmadır.
SÜLEYMANİYE KÜTÜPHANESİN DE 992 NO DA KAYITLI OLAN BİR YAZIDIR.
kaynak mehmet yaman
kitabın adı alevilik .inanç -edeb-erkan.
burda gerekli veya gereksiz bazı tartışmalar yaptık alevilik üzerine kafama takıldı bazı kaynakları arştırdım küçük yazılar halinde siteye aktaracagım.
umarım daha önce yayınlanmamıştır.
Dede-baba: Ayin-i cem'lerde on iki hizmet sıralamasında birinci sırada olan Mürşitlik makamına gelmiş.. Dini Ruhani önderdir.
Doğrudan doğruya soya bağlıdır. Seyid olduklarına inanılır. Yani Hz. Muhammed'in kızı hz. Fatıma-ül Zehra ile Hz. Ali'nin soyundan gelen Ehl-i Beyt neslidir. Kimi yörelerde dedelerin yaptıkları işler arasında görülen; hastalıkların tedavisi, doğaüstü mucizeler gibi olgulara bakıldığında nnesilden gelme bir ruhaniyet taşıklarına inanılır.
Dede'nin temel görevi ise toplumu aydınlatmak ve örnek oluşturmaktır.
Dede'nin soy şartına dayanarak üstlendiği Ayin-i Cem'deki görevinin yanı sıra aydınlatma görevini yerine getirebilmesi için "adil, bilgili,erdemli,gözü gönlü tok,kapısı ve sofrası açık olması gerekir. Çünkü dede-baba...yol açar,talipleri irşat eder,bilmeyene öğretir,aydınlatır
İmam Cafer-i Sadık'ın Buyruk'unda: Bir padişah tarafından yaptırılan ve içinde acı-tatlı meyvelerin yenildiğinde insanı öldüren yada delirten meyvelerin bulunduğu örneği kullanılarak, mürşitlik rolünün altını çizer. Mürşitler; bahçenin bahçıvanıdırlar ve zehirli meyveden yiyenlere panzehirdir, delirtici meyveden yiyenlere de aklı başa getirici ilaçlar vermek temel görevleridir. Bu bahçe ise dünyadır. Dolayısıyla dedeler alemle, ruhsal alemin keşişme noktasındadırlar. Ancak işlevleri bu dünya ile sınırlıdır. İşlevlerini yerine getirebilmek için ise, adalet, erdem gibi değerlere sahip olmalıdırlar...
Allah Eyvallah
Dede-babalar, her nekadar kendilerine bağlı topluluklarda yürüttükleri cem sonrasında topluluğun rızasına bağlı olarak, ayni ve nakti bir şeyler elde etselerde (çıralık), temel geçim kaynakları bu değildir. Dede herkes gibi çalışır ve kendi geçimini kendi sağlar.
Üstlendiği görev ve hizmet ona herhangi bir ayrıcalık vermez. Çünkü dedeler de eğer şuç işlerlerse tıpkı talipler gibi, topluluğun karşısında hesap verecek "dara çekilecek" ve hatta "Düşkün " sayılıp ceza bile alabileceklerdir.
Dedelik soya dayanmakla birlikte, yanlız soy yoluyla elde eldilmez. dedelik hizmetini yerine getirebilmesi için topluluğun rızası şarttır.
Dedelik hiçbir zaman yanlız başına din adamlığı değildir. Dini bir rol üstlenmemektedir. dedelik kurumu sayesinde Aleviler arasında zincirleme bir örgütlenme oluşur. dede ocakları birbirinden kız alıp verir. soylarının müridlere karışmamasına özen gösterilir.
Her dede ocağının görüldüğü bir başka dede ocağı vardır. Bu zincirsel örgüt, bütün Anadolu alevilerini bir ağ gibi sarar ve birbirine bağlar.
Bu örgütlülük.. Yüzyıllardan beri var olan bir kültür birikimini ve aktarımını sağlamıştır. Alevi kültürü daha çok sözlü bir kültürdür. dedeler gerektiğinde hem dedelik hemde zakirlik yaparak bu kültürü günümüze ulaştırmışlardır.
Allah Eyvallah
Dede-baba
04-06-2008, 12:28 AM
PİR
Allah'a Kul, Peygamber'imiz Muhammed Mustafa'ya ümmet, Ali-el Mürteza'ya talip, ve Ehl-i Beyt' tabi olan canları eğitim, onları bedensel ve ruhsal kirlerden arındıran ve gerçek bir inanan olarak yetişmelerini sağlayan... Hz. Muhamed ve Hz. Ali'nin soyundan gelen.. seyidlerdir.. Pir'ler ancak 12 İmam Neslinden olabilir... sonradan Pir olunamaz...
Pir'i Mürşit'ten ayıran en önemli unsur ise... Pir aynı zamanda dede-baba'ları yetiştiren olmasıdır.. yani Pir'lik makamı mürşitliğin üstündedir... Fakat her ikiside dede ve babalık yapabilir..
MÜRŞİT
Hakk'a... Hakikate ulaşmak isteyen canları eğitip doğru yolu gösteren ve onları birer kamil insan olarak yetiştiren Seyidtir... Mürşit'ler 12 İmam neslindendir.. sonradan Mürşit olunamaz..
Allah Eyvallah
REHBER***
Alevi- Bektaşi erkanına talip olmak isteyen gençlere yol gösterip... eğitip yola girmelerini sağlayan görevlidir..
Degerli can...
Her Pir.. aynı zamanda dede yada baba'dır.. ancak her dede "Pir" değildir...
Pir'lerin en önemli görevi.. Mürşid dede-baba'ları yetiştirmeleridir.. Bu nedenle her dede'nin bir Pir'i vardır...
DEDE-VE BABA kelimelerinni ne anlama geldiklerini biraz daha açıklığa kavuşturmak istersek...
Degerli canlar..
Arap ve şii islam anlayışında görülmeyen ancak Alevi-bektaşi islam terminolojisinde görülen "DEDE" ve "BABA" kelimelerinin aslı "ATA" kelimesinden gelir..
Ata kelimesi eski ve yeni Türk lehçelerin de "BABA" anlamında kullanılmış olup soy anlamına da gelmektedir... Eski Türk'lerde ve Horasan'da halk arasında saygınlığı olan dahası kutsallık kazanmış kimseler "ATA" adıyla anılırdı... eski Türk Oğuz efsanelerinde geçen "Korkut Ata", "İRKİL ATA", buna örnek gösterilebilir...
Türkler içerisinde tasavvuf akımının yayılmasıyla; bu tür nitelikte olan kişilere, şeyh ve dervişlere, "ATA" lakabıyla birlikte "BABA" da denilmeye başlanmıştır. Böylece asya coğrafyasında ve Şamanilik döneminde "ATA" adı, Anadolu coğrafyasına yerleşme ve İslamileşme döneminde "BABA" adına dönüşmüştür. Kısaca, Anadolulaşma ve İslamileşme dönemi olan bu ikinci evrede "BABA" , "ATA"nın yerini almış ve onun yerine kullanılmıştır.
Yeseviliğin içerisinde yetişen ve Harzem-Türkistan bölgesinin önemli Alevi-Bektaşi Erenleri yada Horasan Erenlerinden olan; Çoban Ata, Hakim Ata, Zengi Ata ve Mansur Atalar... tümüyle "ATA" adıyla anılmışlardır.
Anadolulaşıldıktan sonra "ATA", "BABA"ya dönüşmüştür. Örneğin Mansur Ata, Anadoluda Baba Mansur adıyla bilinmekte ve anılmaktadır. Baba Mansur'un Asyada iken adı Mansur ATA olup... oradaki kaynaklarda Mansur Ata olarak anılmaktadır...
Anadoluda ayrıca bir süre sonra Türk ve Türkmen boyları İslamiyetle birlikte dini ruhani lider anlamına gelen "BABA" ile birlikte aynı anlamda "DEDE" sözü de kullanılacaktır.... örneğin "DEDE KORKUT" islamiyet sonrası Türklerin kutsal hüvviyet taşıyan önderlerine verdikleri isimlere örnek gösterilebilir...
(Kaynak: Ata ve babaya ilişkin geniş açıklamalar için bkz. Fuad Köprülü: Ata İslam Ansiklopedisi, C. I: s. 711 )
Saygı ve Sevgilerimle
Allah Eyvallah..
Dede-baba
04-06-2008, 12:33 AM
oniki imam,lar arap soyundan olduguna göre,biz aleviler Hz hüseyin,e baglıyız.
seyyid,iz diyen alevi dedeleri yada hacı bektaş veli türk,tür türkçe konuşmaktadır sorusuna şu tarihsel cevabı veriyor.
Hz.ali ve evladı muaviye döneminden başlayarak tarih boyunca çok zulüm gördü.
ali evledı arabistan yarım adasından kaçıp iran,a horosan,a sıgındı .
ama onlara en sıcak yüregi oralardaki türk boyları, türk aşiretleri açmış oldugu söyleniyor.
böylece soyları karıştı o soylar gele gele bugüne geldi deniliyor.
fakat alevi dedelerinin türk mü arap mı oldugu şekinde bir soru sorulunca araştırmacıların çok dikkatli olması gerekiyor.
çünkü hacı bektaş velinin türk mü arapmı sorusuna verilen yanıt, onun türk oldugu iken, hacı bektaştan yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış, alevi dedelerinin tarikat soyunu belirten şecerelerdeki isimlerin en başında yer almış,yaşadıgı dönemde kadın-erkek bir arada cem törenleri düzenlemiş bir alevi seyyidi daha karşımıza çıkıyor ki, bu zat tac-ül arifin seyyid ebu,ı vefadır.
bu kez de "alevi dedeleri türk mü kürt mü, arapmı diye soruluyor.
çünkü tarihlerde ebü`l-vefa nın annesinin kürt oldugu kendisinin bagdadi ya da kürdi lakabıyla anıldıgı görülüyor.
esasen seyyidlik halkın sevdigi erenlerin (halk önderlerinin)soylarının manevi (yol evladı) olarak oniki imam,a baglanmış olunması olayıdır.
öyleyse anadolu anadolu alevi toplumu içinde mürşidlik görevini yapan cemleri yöneten dedeler türk soyundan da kürt soyundanda vardır, olmaktadır.
dedelerin hepsi de türktür yada kürttür demek alevi felsefesinde kabul görmeyen yersiz bir tartışmadır.
.
Degerli canlar...
Bugün sizlerle Ehl-i Beyt'in nurlu soyundan gelen Es-Seyyid Ebu'l Vefa ve Halife Kaim bi-Emrillah'ın sarayındaki münazarayı ve bundan önceki yolculuğundan söz söyleyeceğim..
İsmi Şah Bism-i Şah Allah Allah, hayırlar fet ola, şerler def ola Hak-Muhammed-Ali yol göstericimiz ola, Gerçeğin demine hu diyelim...
Evvelden Hakk' a selam getirelim... Peygamber ve nesli al-i abaya salavat getirelim...
Allahümme Salli Ala Seyyid'ina Muhammed-in ve Al'a Ali Muhammed...
"....Vakit tamam oldu...Ol yüceler yücesi Allah küfre sapmış halka acıdı... İçlerinden sıdk ile iman edenlerin.. Dualarına ve salatlarına karşılık verdi .. Gayp alemi Erenlerinden, bir kulunu gönderdi... Ceddi Muhammed... Nesli Ali'den... İmam Zeynel Abidin oğullarından Es-seyid Ebu'l Vefa, batın aleminden zahire doğdu...
Tac-ül arifin derledi Künyesine ... Sene tamam olunca Hakk'tan emroldu geldi fena alemine... Konuşurdu sadece lisanı Kürtçe, bilmezdi hem yoktu nasibi başkada ilimde ...
Bir gece rüyasına girdi ceddi Muhammed.. Ağzından verdi hem nasibini de.. gözünden perdeler kalktı... cümle eşya sırrını O'na açtı... hakikat ilminde bahri ummana daldı... Bir gece vaktiyde Ali sırrı verildiğinde...
Hakk'tan emrolunca cümle sırlar açığa vuruldu... Pek çok kürt mecusi, dini Muhammedi'yeye girip... Ehli Beyt'e gönül verip etrafında toplandı...Nerde kelam eylese.. Ceddi Ehli Beyt'en söylese, birçokları imana gelip tövbe ederdi...
İşte bu zamanlarda Halife, Kaim bi-Emrillah idi...Çevresindeki münkirler vede gerçekleri göremeyen Ehl-i Beyt düşmanı pek çoktu...Ebu'l Vefa'yı kötülediler halifeye... akıllarınca saraya davet edip rezil edeceklerdi Ehli sünnetin en tanımış alimlerince..
Halife Kaim bi-Emrillah'ın huzuruna çıktılar bu gösteriş islamını benimseyen küfr ehli ve dediler ki...
---"... Zeynel Âbidin oğlullarından bir kimse zahir oldu.. cümle ahali O'nunla Ehli Beyt'e iman eyledi... ve hilafet dahi benim atalarımınder imiş..Eğer şimdiden buna bir çare bulmazsak. fitne çıkar.. halifeliğin tehlikeye girer dediler...
Halife merak eyledi.. Es-seyidi görmek diledi.. haberciler gönderdiler.. Davete icabet dilediler...
Hazreti Seyid de davete icabet lazımdır diyerek... halifeden gelen bu daveti kabul eylediler.... Bu yolculuğa bir çok kabileden kimse de çıkmak diledi.. Hazret halkı men eyledi ama ne çare, birini men ederdi başka kabile daha gelirdi...
Seyyid dicle nehrinin yanına geldiğinde takip eden taliplerinin sayı için, kimisi der on bin idi, kimisi der onbinden fazla idi.. . sözün özü peşi sıra pek insan cem olmuş Hazretin izindeydi...
Ol sıralar Dicle nehrinden... öte tarafı ahaliyi geçiren gemiciler var idi...Cümle gemiciler bu kalabalığı görünce korkup kaçtı...gemicilerden "Osman Mabeyrâni" derledi... Bir er vardı... O'nun dışında kimse kalmadı... yerinden kımıldamadı.. merak eyledi.. Bu kimse kimdir? Bu kadar ahali peşindedir...Ve de gerçekten Hakk velisi midir, tecrübe eylemek diledi?...
Osman ileri geldi, Seyyid'e selam verdi:
--- Ya Seyyid! Ücreti peşin verin ondan sonra geçin... Dedi.
Ebu'l Vefa, hademine işaret eyledi.:
--- Hazırda ne varsa ver dedi... Hademi, yüz elli dinar var deyip...Yüz elli dinarı Osman'ın önüne koydu.. Fakat Osman onu almadı..
Osman:
--- Ben bu ücreti istemem dedi..
Hazret:
---Ya ne kadar ücret istersin? dedi
Osman:
---Ya Seyyit, isterim ki yarın sırratı geçirmeye kefil olasın... Ve bunun içinde bana ayrıca delil sunasın...
Hazret:
Osmanın bu kelamını işitti... Cenab-ı Hakk'a, hakkında dua ve salat eyledi..
----Hakk Teala'nın isminde ibret vardır...Sıratı geçersin inşallah dedi...
Osman:
---Ya Seyyid! Delil görmek isterim
Seyyid:
Mübarek dudaklarını kımıldattı...Bir takım sözler söyledi...Birden Osman'a bi haller oldu... Nara attı... Aklı başından gitti...Bir zaman sonra aklı başına geldi... Seyid'i ve cümle halkı geçirmeye razı oldu....
-- Rivayet odur ki..Seyyid'in beraberindeki kavimler üç türlü geçtiler... Bazısı su üzeri yürüyerek, bazısı hava üzreri yürüyerek, bazısı ise Es-Seyid ile bir adımda geçtiler....
Osman Maberani, Hazreti Seyid'den sonra tövbe etti... Ehl-i Beyt yarenleri arasına katıldı... Ömrü hayatını Ta'at ve ibadetle geçirdi... Sonunda ermişler arasına karıştı....Hakkında hikaye dillendi....Dicle kenarında Kummeti vardır... Oraya defnedilmiştir.... Kabri ulu bir ziyaretgahtır.
Bu mucizattan pek sonraları... Osman Muueyra'nın bir oğlu var idi O'ndan rivayet edilir ki....
"... Babamdan sordum ki, sana ne oldu da nara atıp yere düştün? Aklın başından gitti, ne gördün?
--".. Ya oğul gördüm ki... Kıyamet kopmuş, halk mahşere toplanmış, kimisinin yüzü kara ve kimisinin yüzü apak.. ve başta otururlar cümle erenler...Acep kime şefaat edecekler... Mizan kuruldu ve Sırrat gerildi, halk durmayıp geçer idi.. Ama çok az kimse geçebildi... Çoğu ayağını koyduğu gibi kaydı. cehenneme düştü.. Bu hali görüp korktum... Ansızın Tacu'l Arifin gelip elime yapıştı. Sırat katına getirdi ve dediki..
---"Bismillahirrahmanirrahim" de durma geç... Seyid'den bu kelamı işittikten sonra bir nida işittim ki, geçsin Osman Maberanı ve onun zürriyeti... Tacu'l arifin Ebu'l Vefa hürmetine...
Birinci bölüm sonu... (Devam edecek)
(Yazın oluşturulurken, Celal-Abbas Erenler Cemi ve Ebu'l Vefa Menakıpnamesinden Faydanılmıştır..)
kanlıbey
04-06-2008, 01:44 AM
Degerli canlar...
Bugün sizlerle Ehl-i Beyt'in nurlu soyundan gelen Es-Seyyid Ebu'l Vefa ve Halife Kaim bi-Emrillah'ın sarayındaki münazarayı ve bundan önceki yolculuğundan söz söyleyeceğim..
İsmi Şah Bism-i Şah Allah Allah, hayırlar fet ola, şerler def ola Hak-Muhammed-Ali yol göstericimiz ola, Gerçeğin demine hu diyelim...
Evvelden Hakk' a selam getirelim... Peygamber ve nesli al-i abaya salavat getirelim...
Allahümme Salli Ala Seyyid'ina Muhammed-in ve Al'a Ali Muhammed...
"....Vakit tamam oldu...Ol yüceler yücesi Allah küfre sapmış halka acıdı... İçlerinden sıdk ile iman edenlerin.. Dualarına ve salatlarına karşılık verdi .. Gayp alemi Erenlerinden, bir kulunu gönderdi... Ceddi Muhammed... Nesli Ali'den... İmam Zeynel Abidin oğullarından Es-seyid Ebu'l Vefa, batın aleminden zahire doğdu...
Tac-ül arifin derledi Künyesine ... Sene tamam olunca Hakk'tan emroldu geldi fena alemine... Konuşurdu sadece lisanı Kürtçe, bilmezdi hem yoktu nasibi başkada ilimde ...
Bir gece rüyasına girdi ceddi Muhammed.. Ağzından verdi hem nasibini de.. gözünden perdeler kalktı... cümle eşya sırrını O'na açtı... hakikat ilminde bahri ummana daldı... Bir gece vaktiyde Ali sırrı verildiğinde...
Hakk'tan emrolunca cümle sırlar açığa vuruldu... Pek çok kürt mecusi, dini Muhammedi'yeye girip... Ehli Beyt'e gönül verip etrafında toplandı...Nerde kelam eylese.. Ceddi Ehli Beyt'en söylese, birçokları imana gelip tövbe ederdi...
İşte bu zamanlarda Halife, Kaim bi-Emrillah idi...Çevresindeki münkirler vede gerçekleri göremeyen Ehl-i Beyt düşmanı pek çoktu...Ebu'l Vefa'yı kötülediler halifeye... akıllarınca saraya davet edip rezil edeceklerdi Ehli sünnetin en tanımış alimlerince..
Halife Kaim bi-Emrillah'ın huzuruna çıktılar bu gösteriş islamını benimseyen küfr ehli ve dediler ki...
---"... Zeynel Âbidin oğlullarından bir kimse zahir oldu.. cümle ahali O'nunla Ehli Beyt'e iman eyledi... ve hilafet dahi benim atalarımınder imiş..Eğer şimdiden buna bir çare bulmazsak. fitne çıkar.. halifeliğin tehlikeye girer dediler...
Halife merak eyledi.. Es-seyidi görmek diledi.. haberciler gönderdiler.. Davete icabet dilediler...
Hazreti Seyid de davete icabet lazımdır diyerek... halifeden gelen bu daveti kabul eylediler.... Bu yolculuğa bir çok kabileden kimse de çıkmak diledi.. Hazret halkı men eyledi ama ne çare, birini men ederdi başka kabile daha gelirdi...
Seyyid dicle nehrinin yanına geldiğinde takip eden taliplerinin sayı için, kimisi der on bin idi, kimisi der onbinden fazla idi.. . sözün özü peşi sıra pek insan cem olmuş Hazretin izindeydi...
Ol sıralar Dicle nehrinden... öte tarafı ahaliyi geçiren gemiciler var idi...Cümle gemiciler bu kalabalığı görünce korkup kaçtı...gemicilerden "Osman Mabeyrâni" derledi... Bir er vardı... O'nun dışında kimse kalmadı... yerinden kımıldamadı.. merak eyledi.. Bu kimse kimdir? Bu kadar ahali peşindedir...Ve de gerçekten Hakk velisi midir, tecrübe eylemek diledi?...
Osman ileri geldi, Seyyid'e selam verdi:
--- Ya Seyyid! Ücreti peşin verin ondan sonra geçin... Dedi.
Ebu'l Vefa, hademine işaret eyledi.:
--- Hazırda ne varsa ver dedi... Hademi, yüz elli dinar var deyip...Yüz elli dinarı Osman'ın önüne koydu.. Fakat Osman onu almadı..
Osman:
--- Ben bu ücreti istemem dedi..
Hazret:
---Ya ne kadar ücret istersin? dedi
Osman:
---Ya Seyyit, isterim ki yarın sırratı geçirmeye kefil olasın... Ve bunun içinde bana ayrıca delil sunasın...
Hazret:
Osmanın bu kelamını işitti... Cenab-ı Hakk'a, hakkında dua ve salat eyledi..
----Hakk Teala'nın isminde ibret vardır...Sıratı geçersin inşallah dedi...
Osman:
---Ya Seyyid! Delil görmek isterim
Seyyid:
Mübarek dudaklarını kımıldattı...Bir takım sözler söyledi...Birden Osman'a bi haller oldu... Nara attı... Aklı başından gitti...Bir zaman sonra aklı başına geldi... Seyid'i ve cümle halkı geçirmeye razı oldu....
-- Rivayet odur ki..Seyyid'in beraberindeki kavimler üç türlü geçtiler... Bazısı su üzeri yürüyerek, bazısı hava üzreri yürüyerek, bazısı ise Es-Seyid ile bir adımda geçtiler....
Osman Maberani, Hazreti Seyid'den sonra tövbe etti... Ehl-i Beyt yarenleri arasına katıldı... Ömrü hayatını Ta'at ve ibadetle geçirdi... Sonunda ermişler arasına karıştı....Hakkında hikaye dillendi....Dicle kenarında Kummeti vardır... Oraya defnedilmiştir.... Kabri ulu bir ziyaretgahtır.
Bu mucizattan pek sonraları... Osman Muueyra'nın bir oğlu var idi O'ndan rivayet edilir ki....
"... Babamdan sordum ki, sana ne oldu da nara atıp yere düştün? Aklın başından gitti, ne gördün?
--".. Ya oğul gördüm ki... Kıyamet kopmuş, halk mahşere toplanmış, kimisinin yüzü kara ve kimisinin yüzü apak.. ve başta otururlar cümle erenler...Acep kime şefaat edecekler... Mizan kuruldu ve Sırrat gerildi, halk durmayıp geçer idi.. Ama çok az kimse geçebildi... Çoğu ayağını koyduğu gibi kaydı. cehenneme düştü.. Bu hali görüp korktum... Ansızın Tacu'l Arifin gelip elime yapıştı. Sırat katına getirdi ve dediki..
---"Bismillahirrahmanirrahim" de durma geç... Seyid'den bu kelamı işittikten sonra bir nida işittim ki, geçsin Osman Maberanı ve onun zürriyeti... Tacu'l arifin Ebu'l Vefa hürmetine...
Birinci bölüm sonu... (Devam edecek)
(Yazın oluşturulurken, Celal-Abbas Erenler Cemi ve Ebu'l Vefa Menakıpnamesinden Faydanılmıştır..)
Değerli can
Şimdi bu Ebul Vefa ismi başka birtakım kaynaklarda da geçmektedir.
Yaşamı üzerine bir takım rivayetler vardır.
Mesala Yaşar Ocak ve ondan evel yazan bir takım araştırmacılar Ebul Vefa yı Dede Garkın ın piri yaparlar vede Babai kalkışmasına katılanları Vefai gibi gösteririler.
İşin ilginç tarafı Ebul Vefanın ismi hiç bir Cem Ayininde geçmez.Alevi ozanları tarafından hatırlanmaz.
Yani mademki kurucu pirlerdendir,neden canlar onu unutmuşlardır.
Hacı Bektaş Veli yi kurucu (önder) pir olarak kabullenen Aleviler nasıl olurda Ebul Vefayı anmazlar.
Bildiğim kadarıyla Aleviler iki kişi adıyla Cem yaparlar.
Hacı Bektaş ve Abdal Musa.
Burada bir karışıklık yokmudur.
Yani mitolojik olarak Alevilerin önder pirlerinden birini unutabilirlermi.
Görüşlerinizi almak isterim
Saygılarımla.
h.alibaba
04-06-2008, 02:20 AM
Değerli can
Şimdi bu Ebul Vefa ismi başka birtakım kaynaklarda da geçmektedir.
Yaşamı üzerine bir takım rivayetler vardır.
Mesala Yaşar Ocak ve ondan evel yazan bir takım araştırmacılar Ebul Vefa yı Dede Garkın ın piri yaparlar vede Babai kalkışmasına katılanları Vefai gibi gösteririler.
İşin ilginç tarafı Ebul Vefanın ismi hiç bir Cem Ayininde geçmez.Alevi ozanları tarafından hatırlanmaz.
Yani mademki kurucu pirlerdendir,neden canlar onu unutmuşlardır.
Hacı Bektaş Veli yi kurucu (önder) pir olarak kabullenen Aleviler nasıl olurda Ebul Vefayı anmazlar.
Bildiğim kadarıyla Aleviler iki kişi adıyla Cem yaparlar.
Hacı Bektaş ve Abdal Musa.
Burada bir karışıklık yokmudur.
Yani mitolojik olarak Alevilerin önder pirlerinden birini unutabilirlermi.
Görüşlerinizi almak isterim
Saygılarımla.
Can; yine yerinde bir soru. Teşekürler.
Eğer Ebul Vefa ise? Ebul Vefa Kürt'tür kim ne derse, desin çürür o zaman.
Saygılar
Dede-baba
04-06-2008, 05:21 AM
Değerli can
Şimdi bu Ebul Vefa ismi başka birtakım kaynaklarda da geçmektedir.
Yaşamı üzerine bir takım rivayetler vardır.
Mesala Yaşar Ocak ve ondan evel yazan bir takım araştırmacılar Ebul Vefa yı Dede Garkın ın piri yaparlar vede Babai kalkışmasına katılanları Vefai gibi gösteririler.
İşin ilginç tarafı Ebul Vefanın ismi hiç bir Cem Ayininde geçmez.Alevi ozanları tarafından hatırlanmaz.
Yani mademki kurucu pirlerdendir,neden canlar onu unutmuşlardır.
Hacı Bektaş Veli yi kurucu (önder) pir olarak kabullenen Aleviler nasıl olurda Ebul Vefayı anmazlar.
Bildiğim kadarıyla Aleviler iki kişi adıyla Cem yaparlar.
Hacı Bektaş ve Abdal Musa.
Burada bir karışıklık yokmudur.
Yani mitolojik olarak Alevilerin önder pirlerinden birini unutabilirlermi.
Görüşlerinizi almak isterim
Saygılarımla.
Ayin-i Cem'mizide her ulumuzun ismi geçmez.... Eğer Her ulumuzun ismini ayin-i cem'de zikretseydik.. cem günlerce sürerdi.. cenler İnancımızn ve dualarımızn ibadetlerimizn yapıldığı anıldığı ibadetlerdir...
E'bul vefa gibi Ayin-i cemlerde isminin anılmadığı nice ulularımız vardır... Yine E'bul Vefa..
Buralarda E'bul Vefa'nın adının geçmemesi o'nun alevi-bektaşi olmadığını göstermez... Alevi_bektaşi yol ve erkanı yani 4 kapı Kırk makam'ı Hacı Bektaş-ı Veli sistematize etmiştir... Nasıl Sücaattin veli ve diğer Hacı bektaş'tan önce Anadoluda Eren ve evliyalar var idiyse Ebu'l Vefa 'da onlardan biridir.. Ancak O'nun adına ve Bizzat O'na atfedilen Cem yoktur...Aynı dede garkın ve Sücaattin veli ismine olmadığı gibi...
Yine E'bul Vefa'nın Kendine ait bir menkıbesi vardır... Burada kendisi 3. İmam Zeynel Abidin neslinden olduğunu bize söyler... yani Kürtlerin arasına gelen Seyidlerdendir.. dolayısıyla Kürtçe konuşmasıda doğaldır.. E'bul Vefa eserini arapça yazmış ve ömrünü bağdatta geçirmiş...
Şimdi kendisi Bizzat seyid olduğunu ve atalarının 12 İmam olduğunu söylüyor .. yani kürt değil..
Bunları bizatihi kendi eserinden ve kendineden biliyoruz.. Ebul vefa'nın orjinal eseri Anakara Müzesindedir...
saygı ve sevgilerimle
Dede-baba
04-06-2008, 05:25 AM
Degerli canlar bugün size...
Tacü'l Arifin Ebu'l Vefa menakıbnamesinden bahsetmek istedim...
Eser e'bul vefa'nın hayatını islami görüşünü anlatmaktadır...
Menakıbnameden.. Seyid'in.... İmam Zeynel Abidin soyundan olduğunu anlıyoruz... Aleviliğin Anadoludaki ilk Erenlerinden olan E'bul vefa aynı zamanda kadın ve erkeğin birlikte ayin-i cem yapan ilk erenlerdendir...
Ayrıca kitapta Seyid'te emevi halifesi tarafından tuzak kurulması... ve İmtihana tabi tutulması, bunun yanında gösterdiği kerametler.. ve halkın Ona gösterdiği büyük sevgi ve bağlılıklığıda görmekteyiz..
Eser alevi kaynakları arasında yer alan temel eserlerdendir..
menakıbname'yi günümüz Türkçesine Dursun GÜMÜŞOĞLU çevirmiştir....
Can yayınları arasından yayınlanan eseri siz değerli canlar için tavsiye ederim.. gerçektende okunması gereken kitaplar arasındadır..
saygı ve sevgilerimle..
kanlıbey
04-06-2008, 05:59 AM
Ayin-i Cem'mizide her ulumuzun ismi geçmez.... Eğer Her ulumuzun ismini ayin-i cem'de zikretseydik.. cem günlerce sürerdi.. cenler İnancımızn ve dualarımızn ibadetlerimizn yapıldığı anıldığı ibadetlerdir...
E'bul vefa gibi Ayin-i cemlerde isminin anılmadığı nice ulularımız vardır... Yine E'bul Vefa..
Buralarda E'bul Vefa'nın adının geçmemesi o'nun alevi-bektaşi olmadığını göstermez... Alevi_bektaşi yol ve erkanı yani 4 kapı Kırk makam'ı Hacı Bektaş-ı Veli sistematize etmiştir... Nasıl Sücaattin veli ve diğer Hacı bektaş'tan önce Anadoluda Eren ve evliyalar var idiyse Ebu'l Vefa 'da onlardan biridir.. Ancak O'nun adına ve Bizzat O'na atfedilen Cem yoktur...Aynı dede garkın ve Sücaattin veli ismine olmadığı gibi...
Yine E'bul Vefa'nın Kendine ait bir menkıbesi vardır... Burada kendisi 3. İmam Zeynel Abidin neslinden olduğunu bize söyler... yani Kürtlerin arasına gelen Seyidlerdendir.. dolayısıyla Kürtçe konuşmasıda doğaldır.. E'bul Vefa eserini arapça yazmış ve ömrünü bağdatta geçirmiş...
Şimdi kendisi Bizzat seyid olduğunu ve atalarının 12 İmam olduğunu söylüyor .. yani kürt değil..
Bunları bizatihi kendi eserinden ve kendineden biliyoruz.. Ebul vefa'nın orjinal eseri Anakara Müzesindedir...
saygı ve sevgilerimle
Değerli can
Muradımızı tam anlatamadık galiba.
Şimdi bir kısım Alevi araştırmacıları (alışıldık ezberi tekrar etmek suretiyle)
Şöyle bir hiyarerşi çıkarıyorlar.
1-Ebul Vefa
2-Dede Garkın
3-Baba İilyas
4-Baba İshak
5-Hacı Bektaş Veli
böylece devam ediliyor.
Yani Anadolu Aleviliğinin kurucu önderi Hacı Bektaş Baba ilyasın Dolayısı ile ebul vefanın halifesi olmuş oluyor.
Bence böyle bir değerlendirme yanlıştır.
Ebul Vefa ile Anadolu Aleviliği arasında bir alaka yoktur.
Ayrıca Ebul Vefanın görüşleri ortalama bir sünninin görüşü gibidir.Talep edilirse görüşlerinden örnelerde sunabilirm.
Ali ve Ehlibeyt sevgisinin (inkar edemeyecekleri için) kendilerine şeyh ,seyid diyen sünni ülamadada olduğunu ifade etmeliyim.
Bana göre Ehlbeyt sevgisi olsa dahi Alevi geleneğine sahip değildir.
Şimdi konu üzerinde görüşünüzü almak isterim.
Saygılarımla.
aleviHAK
13-08-2008, 03:16 AM
kürt türk arap farketmez hangi soydan olursa olsunlar yeterki alevi olsunlar yani insan olsunlar işte bu farkeder
alevi61
15-01-2009, 10:32 PM
arap dede yokmu?
Fukara-i Abdal
16-01-2009, 12:16 AM
Sonunda Mantıklı bir açıklma Mehmet YAMAN (dededen) gelmiş,Aşk-ı Niyazla
Buyruğunu Okumanızı tafsiye ederim Mehmet Yaman-Şeyh Safi Buyruğu
aşk ile
Bu Arada Syn Kanlı Bey Ebu'l Vefa Kurdi'nin has kaynaklarından Gelen Tarikat Silsilesinde Tasavuufi ve Anadolu Aleviliğin köklerini bir çok kaynakta bulabilirsiniz.
Misal İsterseniz Menâkıb-ı Tacü'l-Arifîn Adlı Eserini birlikte konuşalım ? Ne dersiniz !
Günümüzde Ebu'l Vefa Kurd'i,Dede Garkın,Baba İlyas Baba İshak dejenere olarak aslında hepsini TEK BİR KUTUPTA Hünkar Donunda anlatılır. Ve O yuzden Genelde Hünkar Hacı Bektaş-i Veli Söylene gelir DİLLERDE ...
alevi_prenses
16-01-2009, 06:56 AM
önceden türk kürt ayrımı varmıydı.bu ulu kişilerin zamanındaki insanlık neye göre ayrılıyorlardı.yani bana sorarsanız o zamanlarda bu ayrım yoktu.o zaman sadece dinler arası çatışmalar yaşanıyordu.yanii herkes islamda birleşmişti daha sonra ayrımlar oldu alevi sünni diye daha sonra devletler kurulunca herkes ırk üzerine ayrıma tabi oldu.yani o dönemdeki alevi önderleri herşeyden önce insandı.türk kürt diye ayrılmıyorlardı.o zaman bu açıdan bakarsak alevi dedeleri kürt soyundan gelme ya da türk soyundan gelme diyebilirmiyiz.bence hayır.her bölgede yaşayan halk belli bir ırka sahipler türkiyede bi çok yerde kürt kardeşlerimiz varken bi çok yerdede türk var yanii aleviliği bir ırk kelimesiyle sınırlamak yanlıştır.kürt olan alevilerde var türk olanda var buda zaten hacı bektaş velinin felsefesiyle örtüşmektedir.onun felsefesi bütün ırklara uygulanabilir bütün ırkları tek çatı altında toplayabilecek bir felsefedir.bu yüzden ayrım yapmak yanlıştır.alevliği ırka indirgemekte yanlıştır.....
Harabad
16-01-2009, 10:49 AM
Dedeler Güruhu Naci soyundan, yani seçilmişler soyundan gelirler. Bu soyda hz Şit ve Hz. Naciye evliliğinden gelir, bu soydan 124 peygamber gelmiş, en son Muhammde ve Ali gelmiş, Hz. İmam Hüseyin ile bu kutlu soy devam etmiştir.
dedelerde Hüseyin soyundan gelirler. ne arap, ne türk nede kürtlerdir.
sadece bunlarla evlilikler yapmışlardır.
serooo
29-06-2009, 11:41 PM
Ben alevi dedelerinin soyunun manevi olarak Ehli beyt soyundan oldugunu düsünüyorum, genetik(kan bagi) olarak degil.
kesinlikle sana katılmıyorum ehlibeyt ten insanları tanıyorum ve hepside camiilerde namaz kılıyor ve bizim buradaki aleviler hakkanda da üzülerek konuşuyorlar manayı siz çıkartın...
mursaloğlu
30-06-2009, 12:52 AM
kesinlikle sana katılmıyorum ehlibeyt ten insanları tanıyorum ve hepside camiilerde namaz kılıyor ve bizim buradaki aleviler hakkanda da üzülerek konuşuyorlar manayı siz çıkartın...
Sayın Şer ooo efendi daha neler biliyorsun Dedeler hakkında anlatta sayende bilgimiz artsın sana inanır ikna olursak ilk cumayı redyellow ile birlikte kılarız.
Aman bizi bu kıymetli bilgilerinizden mahrum etmeyin sizi bize Allah gönderdi.
astokomlu
30-06-2009, 01:25 AM
kesinlikle sana katılmıyorum ehlibeyt ten insanları tanıyorum ve hepside camiilerde namaz kılıyor ve bizim buradaki aleviler hakkanda da üzülerek konuşuyorlar manayı siz çıkartın...
demek ki bizi tanımıyorsun beyfendi..
Alevilikte 5 vakit namaz yoktur.. Alevilikte ibadet mekanı CemEvi'dir..
Aksini iddia ediyorlarsa orta yolculardır..
Ne şiş yansın ne kebap hesabı yapıp cennetş garantilemek isteyenler !! akıl yoksunuz zavallılardır..
Kendini kaybetmiş, kişiliğini geliştiremediği için başkalarının boyunduruğunda kalmış kişilerdir..
Bu kadar..
Kemal BAL
30-06-2009, 01:49 AM
Hazreti İmam Hüseyin'in soyuna Seyyid
Hazreti İmam Hasan'ın soyuna Şerif
denilmektedir.
mursaloğlu
30-06-2009, 09:03 PM
Dedelere her ne kadar Seyid ve Şerif densede birde bel evlatlarından başka yol evlatları vardır. dedelikte bunun örnegi tarihte çoktur.
Osmanlı devrinde. Dedelere seyit diye toprak ve topraklarda vergi vermeme hakkı verilmiştir.
Bu arada sahte berat satın alanlar. Ölen dedelerin beratlarını satın alanlar. veya gece dedenin evine girip bu beratları çalanların soyundan gelenlerde vardır.
celal abbas
20-01-2010, 11:33 AM
öncelikle şu tanımlamayı düzeltelim...
imam hasan soyuna şerif
imam hüseyin soyuna seyyid denir tanımlaamsı yanlış...
seyyid kelimesini ilk önce Hz. Muhammed imam Hasan için kullanmıştır..daha sonra ehlibeyt soyundan birine halkın seyyid dediği ilk kişide İmam Hasan soyundan olup 762 yılında abbasilere isyan eden Muhammed mehdi bin Abdullahtır...
tabari,ibn halikan,ibn zübeyr,belazuri, ve ibn inaba gibi nesep ve tarih yazıcılarının kitaplarını okumak yeterli bu bilgilerin doğruluğunu anlamak için...özellikle belazuri ve ibn zübeyr ehlibeytin yakın tarihini bilen insanlardır...
bunun dışında aradan geçen 1400 yıllık zaman dilimi kişileri farklı bir ırkın mensubu yapar mı bu bilimsel bir dayanak isteyen bişey...
bunun ötesinde konu başlığı ile ilgili olarak...alevi dedeler genelde İmam hüseyin evladıdır...İmam hasan soyundan olan bir kaç ocak ve Celal Abbas soyundan olan dedelerde vardır..
Serpan
20-01-2010, 12:21 PM
öncelikle şu tanımlamayı düzeltelim...
imam hasan soyuna şerif
imam hüseyin soyuna seyyid denir tanımlaamsı yanlış...
seyyid kelimesini ilk önce Hz. Muhammed imam Hasan için kullanmıştır..daha sonra ehlibeyt soyundan birine halkın seyyid dediği ilk kişide İmam Hasan soyundan olup 762 yılında abbasilere isyan eden Muhammed mehdi bin Abdullahtır...
tabari,ibn halikan,ibn zübeyr,belazuri, ve ibn inaba gibi nesep ve tarih yazıcılarının kitaplarını okumak yeterli bu bilgilerin doğruluğunu anlamak için...özellikle belazuri ve ibn zübeyr ehlibeytin yakın tarihini bilen insanlardır...
bunun dışında aradan geçen 1400 yıllık zaman dilimi kişileri farklı bir ırkın mensubu yapar mı bu bilimsel bir dayanak isteyen bişey...
bunun ötesinde konu başlığı ile ilgili olarak...alevi dedeler genelde İmam hüseyin evladıdır...İmam hasan soyundan olan bir kaç ocak ve Celal Abbas soyundan olan dedelerde vardır..
sevgili celal abbas hangi ocagin hangi soydan geldigini biliyormusun ben iki basli dede torunuyum hem anna hem baba benim ocagim MUHTAR ABDAL biliyormusun hangi soydan
celal abbas
20-01-2010, 12:25 PM
sevgili celal abbas hangi ocagin hangi soydan geldigini biliyormusun ben iki basli dede torunuyum hem anna hem baba benim ocagim MUHTAR ABDAL biliyormusun hangi soydan
abicim nacizane bilgim var biraz...elimde bir kaç tane neseb kitabı var..ehlibeytin soyuna dair...bugün secerelerini yayınlıyan bir çok ocağın secerelerini oraya bakarak yanıtlıyabiliyorum...
muhtar abdal ocağını duymamıştım abicim..benim eksikliğim..dilersen bugün ve yarın bi araştırma yapar..seninle bunun üzerine konuşuruz...
Serpan
20-01-2010, 12:31 PM
oldu can dostum bu benim ocagim horasandan gelme bunlar 7 kardesmis adlari soyle MUHTAR ABDAL GAN ABDAL CAN ABDAL KASIM ABDAL HUSEYIN ABDAL
celal abbas
20-01-2010, 12:34 PM
oldu can dostum bu benim ocagim horasandan gelme bunlar 7 kardesmis adlari soyle MUHTAR ABDAL GAN ABDAL CAN ABDAL KASIM ABDAL HUSEYIN ABDAL
abicim öncelikle osmanlı arşivlerine bakacağım....yanlız lokal bir araştırma yapmam daha doğru sonuçlar elde etmemi sağlıyacak...bu yüzden nereli olduğunuz yani onların nerelerde yaşadıklarıyla ilgili küçük bir ipucuna ihtiyacım var...memleketiniz neresidir abim..
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.