:
Hz. Muhammed’in Mirac Kıssası
Diyar
10-10-2006, 03:37 AM
Hz. MUHAMMED’İN MİRAC KISSASI
Mirac, aslında merdiven sonra yükseliş, bilhassa Hz. Muhammed’in göğe çıkışı. İsra kelimesi ise, geceleyin seyhat manasına gelir ki, Hz. Muhammed’in mirac kıssasını Mekke’den Kudüs’e kadar olan kısmı bu sürede şöyle anlatılır: Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid’i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid’i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir. Kaynak: Kur’an’ın, isra süresi, ayet 1
Malik b. Sasaa’dan rivayet olduğuna göre, Hz. Muhammed Kudüs’e seyahat ettiği gece Ashabına haber verip şöyle buyurmuştur: Bir kere ben Hatim’de yatmiş bulunuyordum. Bu sırada Cebrail geldi (göğsümü) yardı ve kalbimi çıkardı. Sonra içi iman dolu bir tas getirildi. Kalbim yıkandıktan sonra içini iman dolduruldu. Sonra eski haline iade olundu. Daha sonra katırdan küçük ve eşekten büyük beyaz bir binek getirildi. Ben bunun üzerine bindirildim. Cebrail de benimle yolandı, bana refakat etti.
Nihayet dünya semasına vardı. Cebrail gök kapısını çaldı.
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? diye soruldu. Cebrail:
- Muhammed, diye cevap verdi.
- Ya ona mirac (merdiven) daveti gönderildi mi? diye soruldu. Cebrail:
- Evet gönderildi diye tastik etti.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu? denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben birinci semaya varınca orada Ademle karşılaştım. Cebrail bana: - Bu senin baban Adem’dir; ona selam ver, dedi. Bende selam verdim. Adem selamıma mukabele etti. Sonra: - Merhaba hayırlı, iyi oğlum, salih peygamber, dedi.
Sonra Cebrail benimle yukarı yükseldi. Ta ikinci semaya geldi. Bunun da kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed diye cevap verdi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi dedi.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben ikinci semaya varınca orada Yahya ve İsa ile karşılaştım. Yahya ile İsa teyze oğullarıdır. Cebrail bana: - Bu gördüklerin Yahya ile İsa’dır; bunlara selam ver, dedi. Ben de onlara selam verdim. Onlar da selamıma mukabele ettiler. Sonra : - Merhaba hayırlı kardeş, salih peygamber, dediler.
Sonra Cebrail benimle üçüncü semaya yükseldi. Bunun da kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi dedi.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben üçüncü semaya vardığımda Yüsuf ile karşılaştım. Cebrail: - Bu gördüğün Yüsuf’tur; ona selam ver, dedi. Ben de Yüsuf’a selam verdim. O da mukabele etti. Sonra : - Merhaba hayırlı kardeş, salih peygamber, dedi.
Sonra Cebrail benimle yükseldi. Ta dördüncü semaya vardı. Bunun da kapısını çaldı: - Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi dedi.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben dördüncü kat göğe vardığımda İdris ile karşılaştım. Cebrail bana: - Bu gördüğün İdris’tir. Ona selam ver, dedi. Ben de İdris’e selam verdim. O da selamımı karşıladı. Sonra : - Merhaba salih kardeş, salih peygamber, dedi.
Sonra Cebrail benimle yükseldi. Ta beşinci semaya vardı. Onunda da kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi, diye cevap dedi.
- Ferah ve inşira ona, bu gelen zat ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben beşinci semaya varınca Harun ile karşılaştım. Cebrail bana: - Bu gördüğün Harun’dur, ona selam ver, dedi. Ben de Harun’a selam verdim. O da selamımı mukabele etti. Sonra: - Merhaba salih kardeş ve salih peygamber, dedi.
Sonra Cebrail benimle yükseldi. Ta altıncı kat göğe irişti. Gök kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im, diye cevap dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi, dedi. Bu göğün bekçisi:
- Bu gelen kişiye merhaba; ne gözel bir yolcu geldi, dedi. Ben altıncı göğe varınca Musa ile karşılaştım. Cebrail bana: Bu Musa’dır; selam ver, dedi. Ben de Musa’ya selam verdim. O da mukabele etti. Sonra: - salih kardeş ve salih peygambere merhaba, dedi. Ben Musa’yi bırakıp geçince Musa ağlamağa başladı. Musa’ya: - Neye ağlıyorsun? denildi. O da: - Benden sonra bir genç peygambere biat olundu ki, onun ümmetinden Cennet’e girenler, benim ümmetimden girenlerden çoktur da ona ağlıyorum, dedi.
Sonra cebrail benimle yedinci göğe yükseldi. Gök kapısını çaldı.
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im, dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi, dedi.
- Bu gelen zata merhaba; bu gelen kişi ne güzel misafir, dedi. Yedinci kat gökte İbrahim bulunuyordu. Cebrail: bu gördüğün baban İbrahim’dir; ona selam ver, dedi. Ben İbrahim’e selam verdim. O da selamıma mukabele etti de: - Ey hayırlı oğul, ey salih peygamber merhaba, dedi.
Butün bu menazil ve manzaralardan sonra karşıma Sidre’i Münteha sahası açıldı. Bir de gördüm ki Sidr ağacının yemişleri Hecer (Yemen’de bir kasaba) destileri benzeri dir. Yaprakları da fillerin kulakları gibidir. Cebrail bana: - İşte bu Sidre’i Münteha’dır, dedi. Bu ağacın aslından dört nehir yerden fışkırma ediyordu. İki nehir zahir, iki nehir de batın idi. Ben: - Ey Cebrail, bu dört nehir nedir? diye sordum. Cebrail: - Batini nehirler cennet’te iki nehirdir; zahiri olan nehirler Nil ile Fırat nehirleridir, dedi. Sonra Beyt’i Mamür bana gösterildi. Gördüm ki, ona her gün yetmiş bin melek ziyarete gidiyor. Bana şarap, süt bal dolu üç bardak sunuldu. Ben süt dolu bardağı aldım. Cebrail bana: İştiğin süt senin ve ümmetinin fıtratı yani hilkat’i islamiyyesidir! dedi.
Sonra benim üzerime her gün 50 vakit namaz farz kılındı. Ben dönüp Musa’ya uğradığımda Musa:
- Ne emrolundun? diye sordu. Ben:
- Her gün 50 vakit namazla emrolundum? diye cevap verdim. Musa:
- Her gün 50 vakit namaza ümmetinin gücü yetmez. Vallahi ben, kesin olarak nası senden önce denedim. Beni İsrail’i sıkı bir mümareseye tabi tuttum. Binaenalayh sen, Rabb’ine müracaat edip ümmettin için hafifletme buyurmasını niyaz eyle! dedi.
Ben de müracaat ve niyaz eyledim. Benden 10 vakit namaz tenzil olundu. Bunun üzerine Musa’ya dönüp geldim. Musa, önceki gibi tavsiyede bulundu. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Bu defa 10 vakit namaz daha tenzil buyuruldu. Ben yine Musa’ya dönüp geldim. Musa da eskisi gibi öğüt verdi. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Benden 10 vakit namaz daha tenzil olundu. Ben yine Musa’ya dönüp geldim. Musa da önceki tavsiyede bulundu. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Benden 10 vakit namaz daha tenzil olundu da her gün 10 vakit namazla emrolundum. Ve Musa’ya dönüp geldim. Musa bana önceki mütalaasını söyledi. Ben de Allah’a arz’ı niyaz eyledim de bu defa her gün 5 vakit namazla emrolundum.
Bunun üzerine Musa’ya dönüp geldim. Musa: - Ne emrolundu? diye sordu. Ben de: - Her gün 5 vakit namazla emrolundu, dedim. Musa: Ümmetin her gün 5 vakit namaza muktedir olamaz. Ben senden önce nası epey tecrübe ettim. Ve Beni İsrail’i sıkı bir mümarese ile tecrübe ettim. Şimdi sen Rabb’ine müracaat et de bunun ümmetim için hafifini dile, dedi. Ben: - Rabb’ime çok niyaz ettim. Ta ki, bir daha arz’ı niyaz eylemekten utandım. Bu süretle 5 vakit namaza razı olacağım. Ve buna teslimiyet göstereceğim, dedim. Ben Musa’nın yanından geçince bir Nida: - Ben 5 vakit namazla farizemi imza ve irade eyledim ve kullarımdan fazlasını hafif ve tenzil eyledim! diye nida eyledi. Kaynak: Sahih-i Buhari (M.810-869), hadis No: 1551, D.İ.B.Y.
1. İbn’i Hişam (M. ?-834) Siret-i ibn-i Hişam, c.2, sa.48-62, K.Y.
2. Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.2, sa.360-365, E.O.Y.
3. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.2, sa.52-57, B.Y.
4. İslam ansiklopedisi, Leyden tabı ma.Mirac ve İsra, M.E.B.Y.
5. Şamil İslam Ansiklopedisi, mad. Mirac, Ş.Y.
Ayrıca Sahih-i Buhari (M.810-869), hadis No: 227, D.İ.B.Y.
1. Yukarıda mevcut ve mevsuk en eski rivayetlere göre, Hz. Muhammed’in yedinci kat gökte, Allah’ın „arşı“ karşısına çıktığı ve orada namaz hakkında Allah ile konuştuğu rivayet edilmektedir. Bunun bir rüya mı, yahut bir gerçek mi olduğu, Hz. Muhammed’in yanlız ruhu mu, yoksa vucudu da mı göklere götürüldü. Buna dair rivayetler birbirini tutmamaktadır?
2. İşaret edilmesi gereken ünemli bir husus da, kadim rivayetlerde İsra, mirac müteradifi olarak kullanılmıştır. Mirac olayı hicretten üç sene önce olmuştur, denildiği gibi, hicretten bir sene önce recebin 27’ci gecesi olmuştur diyenlerde vardır?
3. İslam müellifleri, Hz. Muhammed’in nerede alınıp miraca götürüldüğü konusunda da görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Hz. Muhammed, Mescid’i haram’ın Hicr denilen yerinde uyumaktayken, oradan alınıp geceleyin yürütüldü (isra), denildiği gibi, Ebu Talib’in kızı Ümmü Hani’nin evinde uyumakta iken göklere götürüldü diyenlerde var?
çömez
10-10-2006, 04:45 AM
Sayın gonca 58
sağolasın aktarımın için
sanırım bu çalışmayı sen yapadın kaynağını yazarsan bizlerde ulaşaırız.
ve bu Miraç da sitedeki dostların idda ettikleri gibi değil ,Namaz varmış ve farz edilmiş , sanırım bundan sonra başka bir savunma geliştirirler,
Sağlıcakla Kal.
Diyar
10-10-2006, 05:04 AM
Sayın gonca 58
sağolasın aktarımın için
sanırım bu çalışmayı sen yapadın kaynağını yazarsan bizlerde ulaşaırız.
ve bu Miraç da sitedeki dostların idda ettikleri gibi değil ,Namaz varmış ve farz edilmiş , sanırım bundan sonra başka bir savunma geliştirirler,
Sağlıcakla Kal.
Cömez arkadasim bu calismayi tabiiki ben yapmadim! Baska bir site okudum ve buraya aktardim! üzgünüm ama kaynak kime ait bulamadim! ama arastirip buldugumda mutlaka bildirecem! saygilarimla
poyrazz
10-10-2006, 08:42 AM
Miraç olayına her alevi gibi bende inanıyorum ama böyle degil..Hz.Muhammet yüce Allaha 90,000 kelam danıştı.Herşeyi danıştı.
Buradaki yazı biraz degil epeyce çarpıltılmış..Birtek namazı irdelemesi yanlış..
İnanmak önemlidir.Cem ibadeti benim için enbüyük ibadettir.
Sevgilerimle..
aliekber
10-10-2006, 11:20 AM
Miraç olayına her alevi gibi bende inanıyorum ama böyle degil..Hz.Muhammet yüce Allaha 90,000 kelam danıştı.Herşeyi danıştı.
Buradaki yazı biraz degil epeyce çarpıltılmış..Birtek namazı irdelemesi yanlış..
İnanmak önemlidir.Cem ibadeti benim için enbüyük ibadettir.
Sevgilerimle..
-----------------------------------------------------
Hadis meselesi rivayet edenin güvenirliğiyle alakalıdır.
Hz Muhammed'den kimler duymuş, rivayet eden alevi alimlerince güvenilir sayılıyormu hususu da önem taşımaktadır.
Bildiğim kadar sünni alimlerinin bizim kaynaklarımıza güvenmediği gibi bizlerde onalrın kaynaklarına güvenemeyiz...
Lanetlilere Hz diye hitap eden topluluğun kaynaklarına güvenmek büyük hata olur bana göre.
Miraç olayı sırlarla bezenmiş bir olgudur ve bu olguyu Ehli Beyt imamlarının ağzınan dinlemek elbette Ehli Beyt düşmanlarının ağzından dinlemekten daha güvenilir bir yaklaşım olur.
Bunlardan ayrışmamız radikaldir, aynen zamanında Kuran emriyle Müslümanalrın kıblesini Yahudilerin kıblesinden ayrıştırdığı gibi...
Bakara 142: " İnsanlardan aklı , idraki olmayanlar diyecekler ki: " bunları yöneldikleri kıbleden döndüren sebep de nedir? Doğu da Allah'ındır Batı da . Dilediğine doğru ve düz yolu buldurur".
Allah'ın bildirdiği budur, istediğine doğru ve düz yolu buldurur.
Dikkat ederseniz sarıldıkları tek bir doğru vardır o doğru da namaz ve oruç çerçevesinde kilitlenir...
Oruç namaz Allah ile kul arasında olan olgulardır, cem evinde de Allah'ı ansan, Ramazan yerine Muharremde orucunu tutsan, karar verecek Allah'tır kabul edip etmeyeceğine dair...
Ama Allah'a kul hakkıyla gitmek öyle midir? Aklı başında olanlar hiç mi akıl etmezler...
O şekilcilikle yaptığınız sözde ibadetler yediğiniz kul hakkını örtecek mi sizce? Yoksa Allah verdiği sözden dönüyor mu size göre?
Allah yoldan sapıtmışlara akıl , hidayet nasip etsin...
Ve Yezitin yenisine eskisine bin lanet.
srdr_ist
10-10-2006, 01:28 PM
Sonra benim üzerime her gün 50 vakit namaz farz kılındı. Ben dönüp Musa’ya uğradığımda Musa:
- Ne emrolundun? diye sordu. Ben:
- Her gün 50 vakit namazla emrolundum? diye cevap verdim. Musa:
- Her gün 50 vakit namaza ümmetinin gücü yetmez. Vallahi ben, kesin olarak nası senden önce denedim. Beni İsrail’i sıkı bir mümareseye tabi tuttum. Binaenalayh sen, Rabb’ine müracaat edip ümmettin için hafifletme buyurmasını niyaz eyle! dedi.
Ben de müracaat ve niyaz eyledim. Benden 10 vakit namaz tenzil olundu. Bunun üzerine Musa’ya dönüp geldim. Musa, önceki gibi tavsiyede bulundu. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Bu defa 10 vakit namaz daha tenzil buyuruldu. Ben yine Musa’ya dönüp geldim. Musa da eskisi gibi öğüt verdi. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Benden 10 vakit namaz daha tenzil olundu. Ben yine Musa’ya dönüp geldim. Musa da önceki tavsiyede bulundu. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Benden 10 vakit namaz daha tenzil olundu da her gün 10 vakit namazla emrolundum. Ve Musa’ya dönüp geldim. Musa bana önceki mütalaasını söyledi. Ben de Allah’a arz’ı niyaz eyledim de bu defa her gün 5 vakit namazla emrolundum.
enterasan.
Biz kulluğu dağlara verdik taşıyamadı çok şeye bağışladık yapamadı biz kulluğu insanoğluna verdik. Ama taşıyamayacağı yükten fazlasını da vermedik.
Şimdi bir Allah tan daha iyi bilen varmıdır. Yada Hz Musadan önce peygamber varmıydı sanırım vardı ve Allah ilmiyle herşeyi kuşatrmıştırla kendini ispatlar.
Sorun nedir biz herşeyi bir hesaba göre yarattık der Allah. Nasıl olurda Allah burda 50 vakit verir bu hangi hesapla yapar. Hadi yapacak bu hangi kavime daha ağırı verildide bize nasip olarak islam dinine verilmiş olsun.
Biz Diğer dinlerin şeriatı üzerine geldik Hz Mughammed şeriat getirmedi ahlak üzerine indiğini beyan etti. Sebebi zaten diğerleri tamamlanmıştı herşey tepliğ edilmiş kurallar belliydi. Her peygamber ben benden önceki peygamberi tastikleyici vede benden sonraki peygamberin müjdeleyicsi değilmiyim diye gelmediler mi?
geldilerse şeriatı tamam olmuş kuralları tamam olmuş peygamberi Ahlak üzerine gelmişse hangi peygamberde şeriat bu kadar ağırdı kimsede İslam dini kolaylık dini değilmiydi evet ozaman bu yazıda aktarılan noktaya bir daha göz atarsak şu çıkar biz diğer dinlerin şeriatından daha ghafifi ile ödüllendirilmiş olarak esas inancımıza bu ters değilmidir.
Daha önemlisi kimse Allah akıl vermemesi gerek. Çünkü Allah söylenen şuan yazdığım yazıyı Kalü Belada ikende zaten biliyordu.
Allah a tan sen ihtiyacını istersin gerisini Allah bilir. Ama şöyle yapta demek haşa doğrusunu Allah bilir.
Son bir not: Hallacı mansur hapisteyken ya Resülullah neden tüm insalara değilde sadece ümmetine şeffat edeceğini söyledin dedi.
peygamber orda zuhur oldu ve dedki bunu benden Allah dememi söyledi dedi.
anlatmaya çalıştığım şeyi inşallah anlatabilmişimdir.
sercan
10-10-2006, 01:41 PM
-----------------------------------------------------
Hadis meselesi rivayet edenin güvenirliğiyle alakalıdır.
Hz Muhammed'den kimler duymuş, rivayet eden alevi alimlerince güvenilir sayılıyormu hususu da önem taşımaktadır.
Bildiğim kadar sünni alimlerinin bizim kaynaklarımıza güvenmediği gibi bizlerde onalrın kaynaklarına güvenemeyiz...
Lanetlilere Hz diye hitap eden topluluğun kaynaklarına güvenmek büyük hata olur bana göre.
Miraç olayı sırlarla bezenmiş bir olgudur ve bu olguyu Ehli Beyt imamlarının ağzınan dinlemek elbette Ehli Beyt düşmanlarının ağzından dinlemekten daha güvenilir bir yaklaşım olur.
Bunlardan ayrışmamız radikaldir, aynen zamanında Kuran emriyle Müslümanalrın kıblesini Yahudilerin kıblesinden ayrıştırdığı gibi...
Bakara 142: " İnsanlardan aklı , idraki olmayanlar diyecekler ki: " bunları yöneldikleri kıbleden döndüren sebep de nedir? Doğu da Allah'ındır Batı da . Dilediğine doğru ve düz yolu buldurur".
Allah'ın bildirdiği budur, istediğine doğru ve düz yolu buldurur.
Dikkat ederseniz sarıldıkları tek bir doğru vardır o doğru da namaz ve oruç çerçevesinde kilitlenir...
Oruç namaz Allah ile kul arasında olan olgulardır, cem evinde de Allah'ı ansan, Ramazan yerine Muharremde orucunu tutsan, karar verecek Allah'tır kabul edip etmeyeceğine dair...
Ama Allah'a kul hakkıyla gitmek öyle midir? Aklı başında olanlar hiç mi akıl etmezler...
O şekilcilikle yaptığınız sözde ibadetler yediğiniz kul hakkını örtecek mi sizce? Yoksa Allah verdiği sözden dönüyor mu size göre?
Allah yoldan sapıtmışlara akıl , hidayet nasip etsin...
Ve Yezitin yenisine eskisine bin lanet.
slm
can diyorsunki şekilcilikle ibadet
ama unutmaki bütün sünniler böle diil aynı bütün alevilerin bir olmadığı gibi
ve sünniler sadece namaz ve oruç etrafında birleşmiyo
kul hakkı her dinde haramdır ne sünniler ne de alevilere has bir şey bu
hiç dikkat ettin mi ibadetlerde bile sünnilerle aleviler arasında büyük benzrlikler va.
bunun nedeni nedir sence?
sünnilerde de muharrem orucu vardır.
karar verecek tabii ki yüce ALLAH tır.ama bunu ayrım yaparak dile getirmek bizleri kutuplara ayırmak isteyenlere yardım etmek diil midir?
slmlr
polata
10-10-2006, 08:43 PM
Cömez arkadasim bu calismayi tabiiki ben yapmadim! Baska bir site okudum ve buraya aktardim! üzgünüm ama kaynak kime ait bulamadim! ama arastirip buldugumda mutlaka bildirecem! saygilarimla
Sn.gonca 58
Yazarını bilmeseniz dahi okuduğunuz ve kopyaladığınız sitenin ismini biliyorsunuzdur. Lütfen bari o sitenin adını yazınız.
çömez
10-10-2006, 10:24 PM
Sn.gonca 58
Yazarını bilmeseniz dahi okuduğunuz ve kopyaladığınız sitenin ismini biliyorsunuzdur. Lütfen bari o sitenin adını yazınız.
Polata Can
size katılıyorum Emeğe saygı gerek,Dmekki o can uğraşmış bir çok bilgiyi bir araya getirmiş.
isim yazılmalı.
çömez
10-10-2006, 10:29 PM
Canlar
Bu yazıda neye itiraz ediliyor o net değil,
Kaynaklar orada yazıyor,Bizimkiler denilen kimlerdir,
Ben anadolu Alevi önderlerinden İslam tarihine iat bir yazı veya hads ciltleri kitabları görmedim, duymadım.
Bahsedilen Şii veya şia lar mı? alevilik ayrı ,şii lik ayrı bunu unutmayalım derim.
aliekber
10-10-2006, 11:41 PM
slm
can diyorsunki şekilcilikle ibadet
ama unutmaki bütün sünniler böle diil aynı bütün alevilerin bir olmadığı gibi
ve sünniler sadece namaz ve oruç etrafında birleşmiyo
kul hakkı her dinde haramdır ne sünniler ne de alevilere has bir şey bu
hiç dikkat ettin mi ibadetlerde bile sünnilerle aleviler arasında büyük benzrlikler va.
bunun nedeni nedir sence?
sünnilerde de muharrem orucu vardır.
karar verecek tabii ki yüce ALLAH tır.ama bunu ayrım yaparak dile getirmek bizleri kutuplara ayırmak isteyenlere yardım etmek diil midir?
slmlr
----------------------------------------------------
can diyorsunki şekilcilikle ibadet
ama unutmaki bütün sünniler böle diil aynı bütün alevilerin bir olmadığı gibi
Sayın can tutunup gelinen kulptan bahsediyorum.
Peygamber efendimiz hakka yürüdükten sonra Ehli Beyt'e düşmanlıklar yapılınca İslam kampını seçti.
Hz .Ali ve Ehli Beyt yanında yerini alanlara alevi denildi, bunlara karşı ordular kaldıranların izini sünniler sürdü.
Tarihi olgulardan bahsediyorum.
Sünni felsefe vardır ve bu felsefenin sağından solunda kenarında yer alanlar vadır sayın can.. Sünni felsefe sadece belirli şekilde namaz kılıp rouç tutmakla belli olmuyorki... Asırlardır aldıkları yol tutundukları kulp'dan bahsediyorum.
Asırlardır Kuran'a muhalefet halinde olun haddini aşmalarından bahsediyorum.
Günümüzde bile Sivas örneği, diyanet aracılığıyla yenilen kul hakkımız gibi temel olgulardan bahsediyorum.
Aleviler konusuna gelince alevilik ve aleviler çok daha derim mevzulardır.
Ortaya çıkış yolumuz aynı yol olsada bazıları değişik düşünme yoluna sapabiliyorlar ama hangi yolu tutmuş olmuşlarsa olsunlar insan yakma, kul hakkı yeme , başkasını kafir ilan etme, taşlama gibi vahşet örnekleri bulamazsınız.
kul hakkı her dinde haramdır ne sünniler ne de alevilere has bir şey bu
Sünnilere has birşey sayın can
Asırlardır örnekler ortadadır.
Sadece cumhuriyet tarihini araştırın namaz kıldı oruç tuttu diye alevi vatandaşlar sünni vatandaşlara saldırmış mıdır? hayır
Oruç tutmuyor , namaz kılmıyor diye sünnilerin yapmadığı vahşet kalmış mıdır?
Vahşet, kul hakkı yemek sünnilere has bir özelliktir, ve hala günümüzde diyanet başkanlığı aracılığıyla hala kul hakkımız yenilir.
Alınan abdestlerde, kılınan namazlarda kul hakkımız apaçıktır.
Aleviler bir bütün olarak, toplum olarak böylesi kara leke taşımıyor çok şükür.
karar verecek tabii ki yüce ALLAH tır.ama bunu ayrım yaparak dile getirmek bizleri kutuplara ayırmak isteyenlere yardım etmek diil midir?
Sayın can hak için konuşuyoruz ve hamd olsun ki ne dedi kodu yapıyoruz ne iftira atıyoruz; gerçekler neyse ondan dem vuruyoruz...
Kul hakkımızın yenilmesi, insanların hayvanlaşmasını söylemeyelim mi?
O toplumun önde gelenleri de adam gibi adam olsun ki bizlerde yaptıklarını teşhir etmeyelim.
s sadık
10-10-2006, 11:46 PM
arkadaşlar yukarıdaki mirac emvi şeriatındaki mirac söyleşisi gercek mirac konusunda namaz sayısı ve namaz olayı gecmiyor yok emvi iktidarı kendi sonradan dahil ettiği namazı sağlama oturtmak için miracta verildiğini yazdı
kelamı kibriyadan gelen mirac hadisesi aşağıdadır
279 HANCI PERVANE
Yareb aman ya tabip yareb aman ya Tabip
Söyletelimde mehracı nebiyi mehracı zül eli
Ah ley layı kadiri ley layı zül eli ley layı mehracı
Doğru bir babadan temiz bir anadan
Gelen kişi Muhammet mahraca gittiği gece
Otuz üç defa ey nal hak gitti
Ah hele otuz üç defa ey nal hak gitti
Ay nal hak ey nal hak hidayet eyledi mehraca
Allah hu tale yanına elçi gelsin dedi yareb amaan
Birinci semada yareb birinci semada bir açık kadın
Başı açık ayakları açık beli görünür göbek görünür
Ah bir kadın ya Muhammet
Yandım diye bağırır yareb aman hey
Cebrail hidayet eyler ki ya Muhammet
Eğer sen buna yardım edersen
Yüz yirmi dört bin nebinin dahi alçağı sen olursun
Ah yareb amaan bu kadın dünyadır ya Muhammet
Bunun elinde ateş cehennem yandım diye
Bağırır kadın ya Muhammet kurtar
Ya Tabip ordan geçti Muhammet yareb
Bir erkek eğilmiş su içer yandım diye bağırır susuz
Susuz koça bir ırmak akar yareb aman
Mehraca gidişinde yareeb ya muhammet
Onu kurtarmak o zaman hükümetidir
Koça denizler ırmaklar yansım diye su eder
Zaman hükümetidir yareeeb amaaan
Ya tabib mallar cıpcıbıl olmuş gönündenan çıkmış
Ayaklarından asılmış cıplak bir adam yanında ya
Muhammet kurtar bizi bu maldan
Yareb amaan ya tabib eyler eeey
Cebrail söyler ya muhammet kurtarma
O haram yemiş malı soymuş
Mal şimdi hakkını ister ondan ya tabib
Ah yarerb aman bir kadın göhsünden asılmış durur
Anadan uryan olmuş ya muhammet kurtar beni
Bu göhsümden astılar beni
Yareeb amaan ya tabib eyler eey
Cebrail söyler eşinden haramsız emzirmiştir ya muhammet
O sütü bütün ararlar sahibi ırkarsız süt emzirmiştir
Çoçuklara komşusuna kurtarma bunu diye söyler cebrail
Ya tabib yareb aman yalel yalel hey
Görürkü yareeb bir aslan oturur kapıda
Eğer geçersek burdan bizi parça eder
Cebraile muhammet söyler cebrail derki
Ya muhammet at yüzüğü arslanın ağzına
Atar resulullah aslanın ağzına yüzüğü
Yareb aslan olur bir küçük
Er verir geçin daha korkmazlar
Er verir geçin da korkmazlar bunlar
Yareb aman gider bir kapıya ya ben muhamedim
Açın kapıyı geldim mehraca gidiyorum ben
Oradan bir ses gelir burda muhammet
Öyle bir şey yoktur dur
Bir muhammet vardır içimizde
Git kapıdan açamazık kapıyı
Ya tabib yareb aman yalel
Bir kapıda bir adam oturur
Ya muhammet öyle deme
Alinin küçüklüğüne benzer adam
Ben el fakiri fukaralardanım
Açın kapıyı geldim ha geldim
Açılır kapı muhammet girer içeri
En el fakiri fukaralar diye
Kabul eder kırklarıdır o kırklardır
Yareb amaan ya tabib mehracı nebininde
Böyledir hakkı mehracı zülelde
Muhammedindir mehracı nebide
Ah yareb biri dünyaya gelmiştir
Birisi dünyadan yareb gitmiştir
Birisi kırklara kadar çıkmıştır
ALLAHI azimi şanın radetinde
Muhammete söylemiştir
Yareb ümmetim nerde kalır ya tabib
Allahı azimi şan demiştirki muhammet
Hümmetin yerde kalır ne
Vereyim sana hümmetine götür
Kuranımın demiştir muhamed tamamatını ver yareb
Ümmetiminde selametini ver aliyi orda gördü
Ali suratıyla konuştu işte mehracı nebi budur
Mehracı züleli hak orda
Günahlarını Muhammedin nuruna
Tamamatını verdi kuranın
Selametini verdi milletin
Şimdi çabalarlar orya yetişeler
Hiç demezler yareb helal anadan
Doğru babadan hiçbir kimse yoktur
Ne hakkın orya yetişmesi
O muhammedidi gitti oraya yarebamaan
O ümmeti odur eğer helal anadan helal babadan
Hiç haram yemez namazını kılırsa
Zikrini ederse orya günahları yoksa yetişir
Ah yereb aman ya tabib
Eyler eyi böyle söylerim zatına
Be yaprağının ora altına
Ak yareb aman sitretilmünta
Gabaga hüseyinn ora
Ne yetişirsin millet sen
Ah hele fakir hakkı
Yemeyle doldunuz başınıza
Yareb aman müftüsüde böyle
Söylemezki kuran dahi hakkın ırkarıdır
Aak dinayet reiside söylemez
kuran hakkın ırkarıdır
Ak helen kuran peygamber
Resulullahın sünnetidir farzdır
İlla farz emme hakın ırkarıdır
Hakın ırkarına daha
Neler neler ederler bu millet
Ben hancıyım dahi çok
Söylesem la derler bu da
Hillet yiyelim başınıda söylemesin işini
Hancı derler bana pervane
O yar gürçistanda zöhre hanım bir yana
Mustafam nuru meydana mehracı nebidir
Eylerim candan cana yareb amaan
özkan yıldız
30-10-2006, 02:56 AM
Değerli Arkadaşlarım,
Sizleri sevgi ile selamlıyorum.Ben de mirac olayını nacizane sizlerle paylaşmak istedim.Peygamberimizin Mirac olayı vardır.Kimi gerçek der,kimi rivayetten öteye gidemez der.Ama bir Alevi, Peygamberimizin miracına inanmalıdır.Ama hangi Mirac?Bu Mirac bizim bildiğimiz zahiri anlamdaki Mirac mıdır?Yani peygamberin vücutsal olarak allah katına yükselmesi Miracı mıdır?
İşte bizim anladığımız Mirac bu değildir değerli arkadaşlarım.Bu mirac olmuş ya da olmamış, bunu bırakalım bu Mirac olayında bizlere verilmek istenen mesaj nedir, batıni manası nedir ona bakalım.Bize verilmek istenen mesaj kulun miracıdır, kulun allaha yükselip ona ulaşmasıdır.yani fenafillah makamıdır, ene-l hak makamıdır.Maddi alemden mana alemine geçiştir, allahı kendinde hissetmektir.Bu da 4 kapı 40 makamdan geçer ki, kamil insan olmak ile maddi alemden mana alemine geçeriz.İşte burda bize verilen mesaj insan-ı kamil olup, hakkı kendimizde görmek, hakkın insanda olduğunu görmektir.
Cebrail aracılığı ile Muhammet Mustafanın Allah katına ruhen çıkması demek, gönül yoluyla allahı hissetmektir.Cebrail aracılığı ile Miraca yükselmesi demek şudur; Cebrail akıldır, cebrail sidretül müntehadan öteye geçememiştir, eğer geçerse yanacağını söylemiştir.Bu anlamda aklın bir sınırı var demektir, dolayısıyla aşk ile allah katına geçilmiştir. Daha sonra aklın vahyettiklerinin merakı Muhammed Mustafayı kırklara götürmüştür ve kırklar meclisinde bir olup ibadet emişler ve muhteşem bir paylaşım örneği verilmiştir.
İşte değerli arkadaşlarım, bizim inancımız zahiriden çok batıni manaya bakar ve insana ne mesaj verilir bununla ilgilenir.Bu olay olmuş ya da olmamış, buna bakmayalım bize ne mesaj veriliyor ona baklım.İşte Miracın bize anlatmak isediği de aşk ile ruhen hakka ulaşmaktır.Bu kulun miracıdır, kulun miracı ise yüce tanrının yarattığı gibi yüce insan, olgun insan olmayla gerçekleşir,Allahın ahlakı ile ahlaklandığımız zaman mirac oluruz.Yüce allah hepimize mirac olmayı nasip eylesin
Saygılarımla
sedat
17-12-2006, 06:08 AM
gonca 58 can ALLAH o yazıyı yazan ellerine dert vermesin.emeğine sağlık..eyvallah..
mehti313
17-12-2006, 07:51 AM
Canlar
Bu yazıda neye itiraz ediliyor o net değil,
Kaynaklar orada yazıyor,Bizimkiler denilen kimlerdir,
Ben anadolu Alevi önderlerinden İslam tarihine iat bir yazı veya hads ciltleri kitabları görmedim, duymadım.
Bahsedilen Şii veya şia lar mı? alevilik ayrı ,şii lik ayrı bunu unutmayalım derim.
Sayin Cömez,
Inanc konusunda Anadolu Alevileri dahil,tüm Ehlibeyt dostlarinin dayandiklari kaynaklar Sii kaynaklaridir.
Siz her ne kadar da o ayri,bu ayri deseniz bile,gercek budur.
Sizin de itiraf etmek zorunda kaldiginiz gibi,Anadolu Alevi önderlerinin Islam tarihine ait veya Ehlibeyt hadislerini iceren kitaplar mevcut degildir.
Anadolu Alevi önderlerinin sözlü olarak aktardiklari Ehlibeyt hakkindaki hadis ve ayetler,Sii kaynaklarinda mevcuttur.Son zamanlarda ortaya cikan kitaplar, Sii kaynaklardan esinlenerek yazilmislardir.
Türkmen
17-12-2006, 09:59 AM
Miraç olayına her alevi gibi bende inanıyorum ama böyle degil..Hz.Muhammet yüce Allaha 90,000 kelam danıştı.Herşeyi danıştı.
Buradaki yazı biraz degil epeyce çarpıltılmış..Birtek namazı irdelemesi yanlış..
İnanmak önemlidir.Cem ibadeti benim için enbüyük ibadettir.
Sevgilerimle..
izninizle bir katkıda bulunayım DANIŞMAK sözcüğü konuşmak anlamında kullanılıyor eski metinlerde. yani bugünkü anlamda değil..
eski anlamıyla halan zerbaycan türkçesinde de kullanılıyor...
selam ile !
ayrıca cem ibadeti HER ALEVİ İÇİN EN BÜYÜK İBADETTİR. NAMAZDAN ÜSTÜNDÜR...
Mustafa Kemal
17-12-2006, 10:02 AM
Sayin Cömez,
Inanc konusunda Anadolu Alevileri dahil,tüm Ehlibeyt dostlarinin dayandiklari kaynaklar Sii kaynaklaridir.
Siz her ne kadar da o ayri,bu ayri deseniz bile,gercek budur.
Sizin de itiraf etmek zorunda kaldiginiz gibi,Anadolu Alevi önderlerinin Islam tarihine ait veya Ehlibeyt hadislerini iceren kitaplar mevcut degildir.
Anadolu Alevi önderlerinin sözlü olarak aktardiklari Ehlibeyt hakkindaki hadis ve ayetler,Sii kaynaklarinda mevcuttur.Son zamanlarda ortaya cikan kitaplar, Sii kaynaklardan esinlenerek yazilmislardir.
Aslında şii kaynakları sünni ulemadan farklı anlatmamıştır.
Hz.Muhammed burak'a binecek ve yatağı soğumadan kudus'e gidip gelecek!
Bu konuda akıl yürütüldüğünde ilk önce fizikötesi bir durum vardır.Birincisi zaman,ikincisi katedilen mesafedir.
Mekke'den Kudüs'e gittiğini birçok kaynak anlatır.Bunu şii ve sünni kaynaklarda yazar.
Aslında Tasavvufta gök 7 kattır.Bu 7 katın bir sahibi vardır.Her kata bir peygamber oturur.Hz.Muhammed neden 7. katta (en yükse yerde) bulunuyor?
Bu Hz.Muhammed'in hadem'ül fukara(Fakirlerin hizmetçisi) olduğu içindir.Tasavvuf kaynaklarda,Hz.Musa cebindeki bir toplu iğneden dolayı yükselememiştir diye anlatılır.
Miraç Aleviler için neyi anlatır?
Kuran‘ın XVII. ve LIII (İsra Suresi, Necm Suresi). surelerinin sadece iki ayetinde geçen Miraç olayının Alevi-Bektaşiler tarafından anlatılışı da yapılan yorumu da Sünni ve Şiilerinkinden çok farklıdır. Cebrail Tanrının kendisine görünmek istediği haberini getirir. Yıldırım gibi hızlı uçan kanatlı at, Burak’a binerek göğe yükselir. Muhammed kendisini Kudüs’te Süleyman Peygamber’in tapınağı (Kuran’da Mescid-ül Aksa adı geçmektedir) üzerinde uçarken bulur ve nurdan bir merdiven görür ve merdivene tırmanarak, Tanrıyla buluşmaya çıkar. Yedinci kata çıktığında, Tanrı katına varmadan önüne heybetli bir arslan dikilir, bu Ali’dir. Kükrer bırakmaz onu. (İmamlardan rivayet edilen Şii Miraç anlatılarında da Peygamberin çeşitli biçimlerde Ali ile karşılaşması vardır; ama sadece Anadolu Alevi geleneğinde Ali’yi arslan donunda gördüğü anlatılır) Peygamber arslandan çekinir; mühür yüzüğünü (hatem) ağzına vermesini fısıldar kulağına Cebrail. İmam Cafer Sadık Buyruğu’nda ve birçok ozanın “miraçname” adı verilen nefeslerinde ayrıntılarını bulabiliriz.
Miraçlama
Geldi Cebrail çağırdı, kalk Muhammet Mustafa
Hak seni Mirac’a okudu, davete kadir Hüda
Evvel emanetin budur ki piri rehber tutasın
Kadimi erkana yatıp tarik-i müstakime
Muhammet sükuta vardı, yoktur senden bir aziz
Şimdi senden el tutayım Hak buyurdu Vedduha
Muhammet belin bağladı anda dahi Cebrail
İki gönül bir ettiler yürüdüler dergaha
Vardı dergah kapusuna gördü bir arslan yatar
Arslan anda hamle kıldı baş koptu bir tufane
Buyurdu sırrı kainat “Korkmasın Habib’im” dedi
“Hatemin ağzına ver arslan ister nişane”
Hatemin ağzına verdi, arslan anda oldu sakin
Muhammed’e yol verildi arslan gitti nihana
Vardı Hakk’ı tavaf etti evvel bunu söyledi
Ne şiddetli şir’in varmış hayli cevretti bana
Gördü bir biçare derviş, hemen yutmak diledi
Emmim oğlu olayıdı dayanaydı ol şir’e
O benim sırrı devletim, sana tabidir Habib’in
Eğiliben secde kıldı eşiği kıblegaha
Doksan bin kelam danıştı iki gönül dostuna
Tevhidi armağan kıldı yer yüzünde insana
Kuduretten bir hon geldi Muhammet destini sundu
Südü elma baldan aldı, nuş etti Habibullah’a
Ayak üzerine kalktı ümmetini diledi
Cümlesine rahmet olsun dedi anda Kibriya
Eğiliben secde kıldı hoş kal sultanım dedi
Mübarek cemalin gördü, uğradı müşkil hâle
Ayrılıp geri dönerken yol uğrattı Kırklar’a
Vardı kırklar makamına oturup oldu sakin
Muhammed secdeye koydu yüzün
Hakk’a teslim etti özün
Cebrail getirdi üzüm, Hasan ile Hüseyin’e
Selman anda hazır idi şeydullah’ın diledi
Bir üzüm tanesi koydu Selman’ın keşküllahına
Kuduretten bir el geldi, ezdi şerbet eyledi
Hatemin ol elde gördü anda Fahri Embiya
Ol şerbetten biri içti cümlesi oldu hayran
Mümin Müslüm, üryan büryan hep girdiler semaha
Muhammet de bile kalktı Kırklar ile semaha
Dediler Allah Allah çaldılar desti kafa
Muhammet cuşa geldi, tacı başından düştü
Şemreyi kırk pare böldü, Kırklar bağladı beline
Muhabbetler kadim oldu yol erkan yerin buldu
Muhammed’i gönderdiler hatırlar oldu sefa
Muhammet evine vardı, Ali geldi tavaf kıldı
Hatemin önüne koydu dedi saddak Mürteza
Evveli sen, ahırı sen; zahiri sen, batını sen
Cümlesi de sana bağlı dedi Şah-ı Evliya
Şah Hatayı’m vakıf oldum, ben bu sırrı söyledim
Hak sözünü inandıramadım, özü çürük ervaha
Miraç olayı bizlere şunu iyi öğretmelidir
Akıl bir yere kadar düşünür.Geri kalan yerde duygularımız konuşur.Miraç olayında Allah'ı gören tek insan Hz.Muhammed Mustafa'dır.
mehti313
17-12-2006, 09:59 PM
Miraç olayı bizlere şunu iyi öğretmelidir
Akıl bir yere kadar düşünür.Geri kalan yerde duygularımız konuşur.Miraç olayında Allah'ı gören tek insan Hz.Muhammed Mustafa'dır.
Allah'in görülmüs olmasi,Allah inancina terstir.
Enam,103 " Gözler onu göremez, o, gözleri görür, odur lütfü bol ve her seyden haberdar."
Araf,143 "Sen beni kesin olarak göremezsin"
Bu ayeti kendi inanclari dogrultusunda carpitmak isteyen sünni mealciler parantez icinde (dünyada) göremezsin yazisini ekliyorlar.Ama burda "asla,kesin" ifadesi görmeme olayinin boytunu anlatiyor.
Hz Ali(as)in "ben görmedigim Allah'a ibadet etmem" dedikten sonra,"onu basinizdaki gözler ile göremezsiniz,onu ancak kalp gözüyle görebilirsiniz" sözleri de Allah'in görme organi olan bastaki göz ile olmayacagini belirtiyor.
Sayet Hz Muhammed(saa)in Allah'i "kalp gözüyle gördü" gördügünü söylerseniz,bu kabul edilebilir.Ama onu bastaki gözüyle gördügünü söylerseniz,bu Islama aykiridir.
Fakat Sayin Mustafa kemal'in kalp gözü ile görme olayindan degil,bastaki göz olayi ile görme olayindan bahsettigi anlasiliyor.Cünkü diger peygamberlerin Allah'i göremedigini söylemis.Oysa bir peygamberin kalp gözü Allah'i göremeyecek derecede kapali ise,peygamberliginden süphe edilir.
Sayin Mustafa Kemal,
Alevi Islam inancinda Allah'in görünmesi mümkün degildir.Sünni yorumcular dünyada olmasa da,dünya disi bir boyutta(ahirette,miracta) Allah'in görülebilecegine inaniyorlar.
Onlarin Kurana ve Islama ters olan bu inanclarini Alevilikte de varmis gibi gösterme hatasina düsmeyelim derim.
-dost-
06-05-2009, 04:56 AM
ISRA SURESİ
BIR GECE, KENDISINE ÂYETLERIMIZDEN BIR KISMINI GÖSTERELIM DIYE KULUNU MESCID-I HARÂM'DAN, ÇEVRESINI MÜBAREK KILDIGIMIZ MESCID-I AKSÂ'YA GÖTÜREN ALLAH NOKSAN SIFATLARDAN MÜNEZZEHTIR; O, GERÇEKTEN ISITENDIR, GÖRENDIR.
NECM SURESİ
ANDOLSUN O, RABBININ EN BÜYÜK ÂYETLERINDEN BIR KISMINI GÖRDÜ.
Benim için bundan başkası güvenilmezdir.
H. Dilibal
03-02-2010, 10:54 AM
ISRA SURESİ
BIR GECE, KENDISINE ÂYETLERIMIZDEN BIR KISMINI GÖSTERELIM DIYE KULUNU MESCID-I HARÂM'DAN, ÇEVRESINI MÜBAREK KILDIGIMIZ MESCID-I AKSÂ'YA GÖTÜREN ALLAH NOKSAN SIFATLARDAN MÜNEZZEHTIR; O, GERÇEKTEN ISITENDIR, GÖRENDIR.
NECM SURESİ
ANDOLSUN O, RABBININ EN BÜYÜK ÂYETLERINDEN BIR KISMINI GÖRDÜ.
Benim için bundan başkası güvenilmezdir.
NEDEN?
Bunun ne kadar güvenilir olduğu nereden belli?
Bence de en güvenilir olan alevi cemlerinde söylenen miraçlamadır.
-dost-
04-02-2010, 03:31 AM
NEDEN?
Bunun ne kadar güvenilir olduğu nereden belli?
Bence de en güvenilir olan alevi cemlerinde söylenen miraçlamadır.
Yazılı kaynak mı sözlü kaynak mı güvenilir?
Yazılı kaynak ve hem bu yazılı kaynak Kuranı Kerim.
Ben Kuranı Kerimin değişmediğine inanıyorum.
Bence de Kuranı kerimde yazılanlar yeterli ve kesin doğru.
Meshedi
04-02-2010, 03:44 AM
H.Dilibal peki cem evlerinde söylenen miraçlamalar ne kadar güvenilir.onların dedelerinizin bir uydurması olmadığı ne malum.arkadaşım sana Kuranı Kerimden örnek veriyor ve sen red ediyon.gerçi edebilirsin.bu senin bektaşi inancın buna bi lafım yok pardon.
H. Dilibal
04-02-2010, 06:50 AM
Kuran, Muhammed zamanında deriye, taşa, kemiğe vs yazılmıştır. Daha sonra bizim dürüstlüğüne inanmadığımız halifeler zamanında derlenerek belli bir şekle sokulmuş. O dönemde herkesin, çıkarına uygun bir şeyler katmış olması ihtimali yüksektir.
Buna ihtimal vermeyenler, Muhammed'in soyundan olanların ikinci, üçüncü plana itildiklerini de kabul etmezler.
Ali'ye 4. halifeliği layık görenlerin, Hasan'ı zehirleyenlerin, Hüseyin'i yakınları ile birlikte kılıçtan geçirenlerin Kuran'a neler katacaklarını düşünmek gerek.
Kuran'daki akıl ve mantık dışılıkları Turan Dursun bir kitap halinde yayınlamıştır. Bu akıl ve mantık dışı hükümler Allah'ın hükmü olamayacağına göre Kuran'a nereden girmiştir? Kimler tarafından sokulmuştur?
Bunlardan dolayı, alevi dedelerinin anlattığı miraç Kuran'dakinden daha güvenilirdir.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
Meshedi
04-02-2010, 09:33 AM
H.Dilibal bide şöyle düşün Hz.Ali,Hz.Hüseyin ve Hz.Hasan acaba neden şehit oldular.Hak ile batıl savaşıydı değilmi.peki ahk olan neydi.Kuran değilmiydi.sen şimdi 12 imamlarmız bir kenara bırakıp ne olduğu belli olmayan turan dursun ve dedelerinizi dahamı üstün görüyorsun.ha pardon unutmuşum sen bektaşiydin.
H. Dilibal
05-02-2010, 08:53 AM
Aklı başında hiç bir din inananlarını adam öldürmeye teşvik etmez.
Mantıklı hiç bir din erkeğe, karısını dövmeyi önermez.
TEVBE SURESİ 5. AYET - NİSA SURESİ 34. AYET
En iyi inanç başkalarına zarar vermeyen inançtır. En kötü inanç insan öldürmeyi emreden inançtır.
DÜŞMANINIZIN DA İNSAN OLDUĞUNU UNUTMAYINIZ.
KENDİ NEFSİNE UYGUN GÖRMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMA.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
sadabmercangok
05-02-2010, 02:05 PM
Aklı başında hiç bir din inananlarını adam öldürmeye teşvik etmez.
Mantıklı hiç bir din erkeğe, karısını dövmeyi önermez.
TEVBE SURESİ 5. AYET - NİSA SURESİ 34. AYET
En iyi inanç başkalarına zarar vermeyen inançtır. En kötü inanç insan öldürmeyi emreden inançtır.
DÜŞMANINIZIN DA İNSAN OLDUĞUNU UNUTMAYINIZ.
KENDİ NEFSİNE UYGUN GÖRMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMA.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
Arkadaşım sen direk İslama karşısın, kurana karşısın.
ne diye diline Hz.Aliyi, Hz.hüseyini felan doluyorsun?
Kendine bu güzel insanları kalkan yapma, hiç eğip bükmeden ben islama, kurana karşıyım desene.
H. Dilibal
06-02-2010, 06:45 AM
sadabmercangök;
Size sure ve ayet numaralarını verdim . Zahmet eder de bakarsan kendi inandığın kitabı da öğrenmiş olursun.
Ben aklı başında bir insanım. Doğruyu, kafir dediğimiz kimse de söylese hak veririm . Yanlışı peygamber bile söylese karşı çıkarım.
Benim Bektaşiliğimle alay ettiğini sanan sıfır km beyinli insana, insan olduğu için fazla bir şey yazmak istemiyorum.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
sadabmercangok
06-02-2010, 07:02 AM
sadabmercangök;
Size sure ve ayet numaralarını verdim . Zahmet eder de bakarsan kendi inandığın kitabı da öğrenmiş olursun.
Ben aklı başında bir insanım. Doğruyu, kafir dediğimiz kimse de söylese hak veririm . Yanlışı peygamber bile söylese karşı çıkarım.
Benim Bektaşiliğimle alay ettiğini sanan sıfır km beyinli insana, insan olduğu için fazla bir şey yazmak istemiyorum.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
1- Bu cümleyle benim bir ilgim yok değil mi? ben kimsenin alevilğiyle, bektaşiliğiyle vs. alay etmem çünkü, burayı düzeltirmisiniz?
2- Ben inandığım kitabı biliyorum, ayet vs. vermene gerek yok. Ben şunu söylüyorum:
Ben islama karşıyım, islam dinine, kurana karşıyım deyin. Bu sizin doğal hakkınızdır, kimse inanmak zorunda değildir.
Ama hem bunu deyip hem de yolum hz.alinin, hz.hüseyinin yoludur vs. demeyin.
Derseniz gülünç olursunuz.
Çünkü hazreti ali de hazreti hüseyin de islam dinine inanıyorlardı, kurana inanıyorlardı.
H. Dilibal
12-02-2010, 12:44 AM
Çünkü hazreti ali de hazreti hüseyin de islam dinine inanıyorlardı, kurana inanıyorlardı. SADABMERCANGÖK
Hangi Kuran'a
Muhammed'e Allah tarafından bildirilen Kuran'a mı, Muaviyenin yazdırdığı bir merkep yükü kurana mı ?
Ben tabiiki dedelerimin anlattıklarına inanacağım. Çünkü Ali'nin yolunu sürdüren onlardır. Çünkü aleviliği her türlü baskıya ve zulme rağmen bu günlere taşıyanlar onlardır.
Alevilik te insana sayğı bütün inançlardan daha üstün olduğu için de aleviliğe inanacağım.
Pirimizin sözleri kadar açık ve net insan sevgisi ve insana saygı hiç bir kitapta yoktur.
KERAMET BAŞTADIR TACDA DEĞİLDİR,
HARARET NARDADIR SACDA DEĞİLDİR,
HER NE ARAR İSEN KENDİNDE ARA,
KUDÜSTE, MEKKEDE HACDA DEĞİLDİR.
düşmanınızın da insan olduğunu unutmayınız.
KENDİNE UYGUN GÖRMEDİĞİNİ BAŞKASINA YAPMA.
eline beline, diline sahip ol.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
sadabmercangok
12-02-2010, 03:21 AM
1.sırada yazdığım sorunun cevabını verirmisiniz dilibal?
S-e-r-k-a-n
12-02-2010, 03:51 AM
Ben Kuranı Kerimin değişmediğine inanıyorum.
ama sünniliğin en büyük alimlerinden olan II. halife Ömer'in oğlu Abdullah böyle inanmıyor!
Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)
-dost-
12-02-2010, 03:58 AM
ama sünniliğin en büyük alimlerinden olan II. halife Ömer'in oğlu Abdullah böyle inanmıyor!
Ibn Ömer diyor ki: "Hiçbiriniz, Kuran'ın tümünü aldım (elimde bulunduruyorum) demesin. Bilemez ki, Kuran'ın çoğu yok olup gitmiştir. 'Ne kadar ortada varsa o kadarını elimde tutuyorum' desin yalnızca." (Bkz.Suyuti, el İtkan, 2/32.)
Banane ki, ben kurandan başka bir kaynağı tamamen güvenilir bulmuyorum. Bu benim düşüncem .
O inancı ona benim inancım bana.
Üstelik onun böyle dediğine de kesin gözüyle bakamayız.
Yani o onu demiş, bu bunu demiş, beni çok ilgilendirmiyor.
S-e-r-k-a-n
12-02-2010, 04:03 AM
Banane ki, ben kurandan başka bir kaynağı tamamen güvenilir bulmuyorum. Bu benim düşüncem .
O inancı ona benim inancım bana.
Üstelik onun böyle dediğine de kesin gözüyle bakamayız.
Yani o onu demiş, bu bunu demiş, beni çok ilgilendirmiyor.kaynak sünniliğin en sağlam kabul ettiği kaynak.
yeri gelince Kuran dışında kaynak kabul ediyor ve de alevilere dayatıyorsunuz ama! namaz gibi, cami gibi vs
sen de kabul ediyorsun ki hadislere güvenilmez! bir daha hadis kaynaklı sünni inançlarını alevilere dayatmazsınız olur biter. ;)
-dost-
12-02-2010, 04:08 AM
kaynak sünniliğin en sağlam kabul ettiği kaynak.
yeri gelince Kuran dışında kaynak kabul ediyor ve de alevilere dayatıyorsunuz ama! namaz gibi, cami gibi vs
sen de kabul ediyorsun ki hadislere güvenilmez! bir daha hadis kaynaklı sünni inançlarını alevilere dayatmazsınız olur biter. ;)
Yazılarımın hiç birinde bir dayatma göremezsin. İnsanları genellemek yanlış değil mi?
Ben Kuran dışında hiç bir kaynağın güvenilirliğine inanmıyorum o yüzden yazdıklarının muhatabı ben değilim.
S-e-r-k-a-n
12-02-2010, 04:12 AM
Yazılarımın hiç birinde bir dayatma göremezsin. İnsanları genellemek yanlış değil mi?
Ben Kuran dışında hiç bir kaynağın güvenilirliğine inanmıyorum o yüzden yazdıklarının muhatabı ben değilim.
genelleme yapmıyorum dost,
kişisel algılamayın. sadece alevilere yapılanı görmenizi sağlamaya çalışıyorum.
yeri geliyor Kuran dışı kaynak kabul etmem deniliyor, yeri geliyor Kuran dışı hadis kaynaklı inançlar alevilere dayatılıyor. sende yaşadığın toplumun değer yargılarından kaynaklı belli başlı şeyleri aleviler hakkında düşünmüş bazı soruları sormuşsundur.
-neden namaz kılmıyorlar
-neden camiye gitmiyorlar
vs
sadabmercangok
12-02-2010, 04:15 AM
sunniliğin binlerce kaynağı hayır kuran değişmemiştir der bazıları inanmaz çünkü o sunni kaynağıdır, ama işlerine geldiği zaman bir kişinin söylediğini ters taraftan anlayıp (turan dursunun iddiasıdır o, ordan kopyalıyorlar) sunni kaynağı!!!! kendilerine delil kabul ederler!
S-e-r-k-a-n
12-02-2010, 04:26 AM
sunniliğin binlerce kaynağı hayır kuran değişmemiştir der bazıları inanmaz çünkü o sunni kaynağıdır, ama işlerine geldiği zaman bir kişinin söylediğini ters taraftan anlayıp (turan dursunun iddiasıdır o, ordan kopyalıyorlar) sunni kaynağı!!!! kendilerine delil kabul ederler!gereksiz insan,
ben sünni kaynaklarını niye kabul edeyim. ama senin kaynaklarındaki çelişkiyi gösterdiğimde kızıyorsun. :)
bana benim kaynaklarımla gel ve ondan çelişki göster bende özeleştiri yapayım.
binlerce kaynak varmış!
iyide sen hepsini doğru kabul ediyorsun. çelişkiler ayıkla o zaman. ayrıca kaynak SUYUTİ. en sağlam kabul ettiğiniz kaynaklardan.
sünni suyuti kaynağı kendimize delil kabul etmiyoruz. sizdeki çelişkiyi gösteriyoruz. :D
evet İbni Ömer Kuran'ın çoğu yitip gitmiş diyor. sen ne diyorsun. İbni Ömer mi yalancı Suyuti mi?
cevabın varsa ver. ağlama boşuna! :D
-dost-
12-02-2010, 04:32 AM
ENAM 159.
Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.
MÜMİNUN 53.
Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırılmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.
RUM 32.
Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.
ALİ İMRAN 103.
Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız.
ALİ İMRAN 105.
Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip fırkalar halinde parçalananlar gibi olmayın. Böyle olanlar için çok büyük bir azap vardır.
Dediğim gibi beni Kuranı Kerim ilgilendiriyor.
S-e-r-k-a-n
12-02-2010, 04:39 AM
Dediğim gibi beni Kuranı Kerim ilgilendiriyor.
[/B]biz konuşan Kuran'a(Kuran-ı natık) inanırız. ;)
Resul_i
12-02-2010, 07:09 AM
Değişmeyen ve bozulmayan Kuran değil, Kuran'ın ve kelam'ın sahibi olan Mürşid'i kamildir. Onun ayetleri sonsuzdur. Allah ilminin vahyinin sonsuz tükenmez hazinadarıdır o. O yüzden denizler mürekkep olsa ağaçlar kalem olsa yine de Rabbinin vahyini yazmakta acizdir hükmü onda cari olmuştur. Biz Kuran'ı Mürşid'in nutku olarak biliriz. Nitekim Sıffyn'de Şahı Merdan İmam Ali'nin çağrısı bu yönde idi. O'nun çağrısı o gün o an için söylenmiş bir söz değildir. O söz şu direksiz gök yüzü altında duran herşeyi kaplamış ihatası altına toplamıştır. Ali yolunu tutan Ali'ye bende olan o'nun çağrısına aşk ile iman eder. O yüzden mürşidin sözü nutku nefesi Hakk'dır. Kuran içte okunan,Furkan ise fark aleminde görülendir. Mürşid ise tüm bu manaları kendisinde cem edendir.
Miraç ise ruhun aklın dostun cemaline ermesi,didar görmesidir. Yani AŞK'dır. Herşeyin Mirac'ı vardır. Miraç bir tohumun yarılıp filizlenmesi,fidan olup yeşermesi,nihayetinde ağaç olup dal gövde uzatması meyve vermesidir. Ağacın mirac'ı meyvesidir. İnsan'ın meyvesi de Kemalet'e ermesidir. Çünkü kabuk çatlamazsa yerde çürür gider. O kabuğun çatlaması şeriat kapısından mertebe yükseltmektir. Yani insanı kemalete yükselten her hal ve her tezahür aslına doğru giden birer merdiven basamağı gibidir. Hz.Fahri kainat efendimiz işte o merdiven,mihrap ve didar'ın kendisidir.
Aşk ile.
H. Dilibal
24-02-2010, 01:29 AM
Çağımızda insanlar gelişmiş, sesten hızlı araçlarla uzaya gidiyor. Labaratuvarlarda bilim insanları, elementleri atomlarına ayırıyor. Atomlar parçalanarak, çekirdekleri, elektronları inceleniyor.
Bitkilerin genetiği değiştirilerek, ekvatorda yetişen bir bitki neredeyse kutuplarda yetiştirilecek hale getiriliyor.
İnsanlar, yapay organlarla yaşatılıyor.
Hayvanların genetik kopyalaması ile babasız oğullar dünyaya geliyor. ( koyun doli)
İletişim araçları dünyanın bir ucundaki haberi aynı saniyede diğer ucuna ulaştırıyor. Biz, dünyanın neresinde yaşadığını bilmediğimiz, tanımadığımız insanlarla fikirlerimizi paylaşıyoruz.
Burada durmuş, Muhammed miraça rüyasında mı gitti, gerçekten mi gittiyi tartışıyoruz. Nasıl gittiyse gitti veya gitmedi. Bizim için önemli olan nedir.
Bizim insanca yaşayabilmemiz için iyi bir şeyler yaptıysa örnek alırız.
Toplumların ve insanların biribiriyle barış içinde bir arada yaşaması için bir önerisi varsa, uymaya çalışırız.
O'nun gibi giyinmeye çalışmak, onun yediklerini yemeye çalışmak, onun önerdiği ilaçlarla sağalmaya çalışmak (en çok önerdikleri deve sütü, deve sidiği, deve eti vs), onun gibi misvak kullanmak vs vs ne kadar mantıklıdır?
Arabaya binmeyelim. Radyo, tv, telefon kullanmayalım. MATBAA kullanmayalım. Uçağa binmeyelim. O'nun gibi yaşayacağız ya.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. (K. Atatürk)
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
celal abbas
24-02-2010, 02:40 AM
Çağımızda insanlar gelişmiş, sesten hızlı araçlarla uzaya gidiyor. Labaratuvarlarda bilim insanları, elementleri atomlarına ayırıyor. Atomlar parçalanarak, çekirdekleri, elektronları inceleniyor.
Bitkilerin genetiği değiştirilerek, ekvatorda yetişen bir bitki neredeyse kutuplarda yetiştirilecek hale getiriliyor.
İnsanlar, yapay organlarla yaşatılıyor.
Hayvanların genetik kopyalaması ile babasız oğullar dünyaya geliyor. ( koyun doli)
İletişim araçları dünyanın bir ucundaki haberi aynı saniyede diğer ucuna ulaştırıyor. Biz, dünyanın neresinde yaşadığını bilmediğimiz, tanımadığımız insanlarla fikirlerimizi paylaşıyoruz.
Burada durmuş, Muhammed miraça rüyasında mı gitti, gerçekten mi gittiyi tartışıyoruz. Nasıl gittiyse gitti veya gitmedi. Bizim için önemli olan nedir.
Bizim insanca yaşayabilmemiz için iyi bir şeyler yaptıysa örnek alırız.
Toplumların ve insanların biribiriyle barış içinde bir arada yaşaması için bir önerisi varsa, uymaya çalışırız.
O'nun gibi giyinmeye çalışmak, onun yediklerini yemeye çalışmak, onun önerdiği ilaçlarla sağalmaya çalışmak (en çok önerdikleri deve sütü, deve sidiği, deve eti vs), onun gibi misvak kullanmak vs vs ne kadar mantıklıdır?
Arabaya binmeyelim. Radyo, tv, telefon kullanmayalım. MATBAA kullanmayalım. Uçağa binmeyelim. O'nun gibi yaşayacağız ya.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. (K. Atatürk)
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
deve sütünü salık vermesini mantıksız bulmak garip...dönemi itibariyle lazerli ışın tedavisinden bahsedecek değildi galiba...
insanlığa verdiklerini yetersiz bulabilirsiniz ama insanlığa vermek istedikelerinide dikkate alın derim..
bilime önem veren size Hz. Peygamberin bazı söylemlerini sunuyorum..
buyrun..
“Alimlerle ülfet ibadet yerine geçer.”
“İlim ibadetten üstündür ve dinin nizamıdır.”
“ Ümmetimin alimlerini ağırlayınız, çünki onlar yeryüzünün yıldızlarıdır.”
“İlim tahsili kadın, erkek bütün müslümanlara farzdır.”
“İlim tahsil ediniz, çünki maarif bizim düşmanlarımıza karşı silahımızdır.”
“Beşikten mezara kadar ilim taleb ediniz.”
“İbadetin en üstünü , ilim ve kemal istemektir''
“ Benim bilgime yeni birşey katmayan güne lanet olsun.”
“ Bir alimin ölümü bir milletin ölümü kadar büyük bir kayıptır.”
“Kendini ilme adayan fani, bakidir.”
“İlmi dünyaya yaymaktan daha methe değer tasadduk yoktur.”
“Cehaletten daha vahşetli fukaralık yoktur.”
“ Bir alimi ağırlayan Allah'ı ağırlar.”
“ İlim herkesi faydalandırır, takva ise ancak sahibini faydalandırır.”
“Alimin uykusu cahilin ibadetinden daha iyidir.”
..
H. Dilibal
24-02-2010, 09:15 AM
En iyi kurum ve kurallar islamdadır.
Buluşların çoğu din kitapları sayesinde ortaya çıkmıştır.
Edison mızraklı ilmihali hatmederek ampülü, fonografı, telgrafı bulmuştur!!!
Pastör de fıkıh okuyarak kuduz mikrobunu bulmuştur.
Bu yüzden islam ülkeleri çağımızın bilim ve teknolojide en ileri ülkeleridir.
Bu yüzden insan haklarına en fazla önem veren islam ülkeleridir.
Diyanet işleri başkanlığı teknoloji üretiminde dünya birincisidir. Çünki bu kurumun mensupları dini herkesten daha iyi biliyor.
Bu yüzden dünyadaki insanların %80 i müslüman.
Bu yüzden islam ülkelerinin hemen hepsi ABD den yönetiliyor.
Amacımız insanları dünyadan vazgeçirmek değil, doğruluğa,dürüstlüğe, haksızlığave adaletsizliğe karşı olmaya, çalışmaya, araştırmaya yönlendirmek olmalıdır.
İnsanları bir hırka, bir lokmaya razı etmeye çalışanların nasıl yaşadıklarını görüyoruz, biliyoruz.
Eğer alevi isek cennetin de, cehennemin de burada olduğunu biliriz. Önemli olanın insanca, kardeşçe, yaşamak olduğunu da biliriz.
Kim ki her konuda dini duyguları öne çıkarıyor mutlaka bundan bu dünya için bir çıkarı olduğunu gördüm. Kim ki insanları Allah'la korkutmaya çalışıyor, kendisinin her pisliğin içinde olduğunu gördüm.
Ülkemizde Allah'la kandırarak geçinenlerin sayısı milyonları buluyor. Bunları da doyurabilmek için iki kat daha fazla çalışmamız gerekiyor. (Allah'la Kandırmak sözü Yaşar Nuri Öztürk'e aittir.)
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR. (Hacı Bektaş)
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.