PDA

: Muhyiddin Abdal


Diyar
08-10-2006, 07:08 AM
Kalenderilik-Bektasilik-Hurufilik inancinda asik tarzi siir geleneginin önemli temsilcilerinden olan Muhyiddin Abdal in dogum ve ölümü tarihleri hakkinde kesin bilgiler bulunmamaktadir..16.yüzyildayazilmis bazi kaynaklarda siirlerine rastlanmaktadir..Pertev Naili Boratav ,Muhyiddin Abdal i 16.yüzyilin en önemli iki sairinden biri olarak görürken ,A.Yasar Ocak,Muhyiddin Abdal in adini da Kalenderi sairleri arasinda ziktermekte ,onu 16.yüzyilin sonlari ile 17.yüzyilin baslarinda yetismis Kalenderi sairlerin en kuvvetli temsilcisi sayilmasi gerektigini belirtmektedir..Ocak,Muhyiddin Abdalin siirlerinin en ileri derecede Sii ve Hurufi inanclarini aksettiren birer belge mahiyetinde oldugunuda söylemektedir..

Siirlerinde Haci Bektas Veli,Otman Baba,Balim Sultan,Nesimi..vb.
gibi Alevi-Kalenderi-Hurufi-Bektasi Ulularindan bahsetmektedir..Bunun yaninda Yunus Emre,Hatayi,Kaygusuz Abdal ve Nesimi gibi sairlerin etkisinde kalindigi bilinmektedir..

Muhyiddin Abdal in dogum yeri olarak elde kesin bilgiler yoktur,Ancak Sairimizin Aydin dan Edirneye geldigi ve bugün mezarinin bulundugu ileri sürülen Cöke ye yerlestigi ifade edilmektedir..Sairimizin mezarinin/türbesinin bulundugu yer olan Hacidanisment köyü halkinin tamamina yakini ,kaynak kisilerin ifadelerine göre Aydin dan gelmislerdir..Rivayetlere göre Danismentogullarinin bir beyi olan ve buraya Aydindan gelen Muhyiddin babanin Haci,Sari,Süleyman adlarini tasiyan 3 oglu vardir..Muhyiddin Abdal bugün Muhittin Baba Tepesi olarak bilinen kalede yasarken ogullari ayni adi tasiyan birbirine yakin 3 köye yerlesmislerdir..Bu 3 köyün adinin Muhyiddin Abdalin cocuklarinin adindan geldigi ileri sürülmektedir..( Bu köyler Edirne ,Lalapasa ilcesine baglidir.)Ayrica Hacidanisment köyünün eski adi Cöke dir..

Muhyiddin Abdalin Seyrannamesi olarak bilinen bir manzumesi vardir.Seyranname onüc dörlükten olusmus loup,hece ölcüsünün sekizli kalibiyla meydana getirilmistir,kafiye ve anlatim bozukluklari görülmektedir..Muhyiddin Abdal siirlerinde genellikle Kalenderi-Bektasi-Hurufi inanclarini dile getirmis bir tekke sairimizdir.Siirlerinden örnekler...

Dogruya nazar eyleriz
Biz egri nazar bilmeyiz
Nakt ile pazar eyleriz
Veresiye pazar bilmeyiz

Haktir sevdigimiz bizim
Haktir övdügümüz bizim
Boyun egdigimiz bizim
Haktan özge yar bilmeyiz

Sazimizi ele aldik
Kosmamizi cala geldik
Namusumuzu yere caldik
Biz asikiz yar bilmeyiz

Ask ile meydane geldik
Nazarla divana geldik
Pervaneyiz yana geldik
Zincir ile dar bilmeyiz

Evvel ahir yar kuluyuz
Haydari kerrar kuluyuz
Ezelden ikrar kuluyuz
Müminiz inkar bilmeyiz

Muhyiddin Abdalcosunca
Mevci deryayi asinca
Ask önümüze düsünce
Hic sabr u karar bilmeyiz

****************

Hazerim sarabi benim
Abi hayat bendedir
kevser dileyenler gelsin
Kadir ü beraat bendedir

geldi iman hissesi
gitti gami gussasi
Ali hamza kissasi
ol hikayet bendedir

Musa ile Tur benim
cennetiyle hur benim
Iki benim bir benim
Bin kainat bendedir

okuyup yazan dahi
terazi düzen dahi
ol yedi ezen dahi
onbir kamet bendedir

Ey can sözümü isit
Benim mah ile hursit
Hem talibim hem mürsit
Cok hidayet bendedir

Muhiddinim eglence
Düs oldu gizli gece
hem yenmis türlü rence
Özge necat bendedir.

Diyar
08-10-2006, 07:09 AM
Muhyiddin Abdal'ın Seyrannâmesi

Çöke'den temâşâ ettim
Beypınar'ın gölün gördüm
Balkan'ın Tanrı dağının
Boz bulanık selin gördüm

Nesin öveyim şarının
Misli cennettir yerinin
Tekirdağ'ın, Ereğli'nin
Gâyet hızlı yelin gördüm


Bir söz diyeyim inanın
Şeklini pîrlere tanın
Şehr-i âzâm Edirne'nin
Mis kokulu gülün gördüm

Erenler Hulkî Hasan'ın
Mânâ bahrine düşenin
Hasköy'le Kırkkilise'nin
Muhabbetli dilin gördüm

Hayranım dağlı dilinin
Rengi hiç solmaz gülünün
Uzunköprü Hayrebol'un
Esirik bülbülün gördüm

Andan aşağı yalının
Mihri Muhamme Ali'nin
Güzelce, Gelibolu'nun
Boyu selvi dalın gördüm

Şerhin ideyim bu hâli
Sözümün nicesin bilin
Silivriyle İstanbul'un
Gâyet asîl ilin gördüm

Hakikat gerçek er isen
Hüneri türlüdür bunun
Kabaüyük'le Çorlu'nun
Savurganlı yelin gördüm

Nihâyeti olmaz sözün
Şikârı turnadır bazın
Babaeski'yle Burgaz'ın
Hak kudretten elin gördüm

Eyyâmı seher yâdının
Yemi şekerdir tûtînin
Mâhiyânın her seyrinin
Rûşenâ cemâlin gördüm

İki cihan hep doğrunun
Yeri mi olur eğrinin
Cân kuşu gönül murgunun
Zehi perr ü bâlin gördüm

Muhyiddin Abdâl'ım nice
Cihâna gelmiştir ance
Oddan ıssı, kıldan ince
Erenlerin yolun gördüm

Muhyiddin'im yârenlerin
Doğru yola varanların
Çökedeki erenlerin
Hoş sâhip kemâlin gördüm


************************************************** ********



Zahid bizi tan eyleme

Zahid bizi tan eyleme
Hak ismin okur dilimiz
Sakın efsane söyleme
Hazrete varır yolumuz

Sayılmayız parmağ ile
Tükenmeyiz kırmağ ile
Taşramızdan sormağ ile
Kimse bilmez ahvalimiz

Erenlerin çoktur yolu
Cümlesine dedik beli
Gören bizi sanar deli
Usludan yeğdir delimiz

Muhy-i ola sana himmet
Aşık isen cana minnet
Cümle alemlere rahmet
Saçar şu yoksul elimiz



“Muhyiddinem dervişem
Hak yoluna girmişem
On sekiz bin alemi
Bir zerrede görmişem.”

Fukara-i Abdal
26-05-2009, 03:17 PM
Muhyiddin Aşkına Kurban Olalım,
Aşık Çeşmesinden Bade dolalım,
Cümle Erenlerden Himmet Alalım,
Ol saki-i İmam Hüseyn Aşkına

Kul Fukara