PDA

: Alevilik herkesi, Sünnilik erkekleri kucaklar


A.adar
08-10-2006, 05:48 AM
Diyanet, Türkiye'yi belli bir inancın ülkesi yapmaya çalışan kökten dinci ve militan bir kuruluş. 'Sünni-Hanefi, hatta Hanefi-Vahabi olacaksın. Olmazsan, Müslüman değilsin' diyor

Diyanet, Alevi-Sünni ayrımcılığı yapmasaydı Sivas yaşanmazdı. Alevi 13 yıldır örgütlendi, Alevi hareketi ortaya çıktı. 800 cemevi nereden çıktı? 700 dernek nasıl kuruldu? Bunlar tepkidir

NEŞE DÜZEL

NEDEN? Doğan Bermek
Türkiye'nin sorun çözmekte anlaşılmaz bir yeteneksizliği var. Yüzlerce yıllık sorunlar neredeyse olduğu gibi aynen duruyor. Alevilik de ta Osmanlı'dan beri değişmeyen sorunlardan biri. Son zamanlarda bu sorun, eskiye kıyasla biraz hafiflese de, zaman zaman yeniden tedirgin edici bir madde halinde gündeme geliyor. Okullarda Alevi çocukların zorla din dersine sokularak kendilerine Müslümanlığın tek yorumu olarak Sünniliğin öğretilmesi, Alevileri hareketlendirdi. Davalar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitti. Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ayırımcılık yaptığını söylüyorlar. Bu ayırımcılığın peşini bırakmayacaklarını da davranışlarıyla anlatmaya çalışıyorlar. Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı mimar Doğan Bermek'le hem eğitimdeki durumu, hem Alevi-Sünni ilişkisini, hem Aleviliğin nasıl algılanması gerektiğini hem de devletin Alevilere tutumunu konuştuk.

Zorunlu din dersi nedeniyle okullardaki Alevi çocuklarla ilgili bir sorun çıktı. Okullarda Alevi çocukları, diğer çocuklar ya da öğretmenler tarafından bir ayrımcılıkla karşılaşıyor mu?

Böyle sistematik bir ayırımcılık yok. Türkiye'de toplum o kadar ayırımcı değildir. Okullarda Alevi çocuklara öğretmenler ve diğer öğrenciler ayrımcılık yapmıyor. Alevi çocuklara devletin bir kurumu olan Milli Eğitim Bakanlığı, zorunlu din derslerinin müfredatıyla ayırımcılık yapıyor.

Alevi çocukların din dersine girmek istememesine nasıl tepkiler geliyor peki?

Kökten dinci çevreler tepki gösteriyor. Çünkü din derslerinin bu halinden onlar memnun. Mesela Diyanet İşleri kökten dincidir. Milli Eğitim Bakanlığı da onun etkisindedir. Unutmayın, bu ülkede 670 imam-hatip okulu var. Bunlar Diyanet'in arka bahçesidir ve bütün masrafları Milli Eğitim'in bütçesinden karşılanır.

AKP hükümeti döneminde kökten dinci uygulamalar arttı mı?

Aleviler bugün rahatsız olmadı ki. 1982'den beri rahatsızız biz.

12 Eylül'le başlayan bir kökten dinci süreç bu. AKP hükümeti sadece dinci uygulamaları artırdı, koyulaştırdı. Milli Eğitim Bakanı, Alevilere, 'Biz Müslüman değiliz desinler ve din derslerine girmesinler' dedi. Bunu ancak fanatik, militan biri söyleyebilir. Bu yaklaşım, takiye yapma alışkanlığının da bir sonucudur.

Bize, 'Sen de takiye yap, Müslüman değiliz de, din dersine girme' diyorlar. Bu, 'Bütün Yahudiler kollarına sarı yıldız taksınlar' demek gibi bir şey. Bir çocuğu okulda diğerinden ayırmanın yaratacağı psikolojik sıkıntıyı düşünmüyor bunlar.

En iyi arkadaşım Sünni veya Alevi çıktı diyecek bu çocuklar.

Peki Diyanet işleri Alevilere karşı nasıl bir tavır takınıyor?

Diyanet İşleri, 'Müslümanlık bir tanedir. Müslüman olmak, benim gibi Müslüman olmaktır ve herkes benim gibi olmalıdır. Benim gibi olmazsan Müslüman değilsin' diyor. Yani Diyanet, 'Benim gibi Sünni-Hanefi olacaksın. Hatta Hanefi-Vahabi olacaksın' diyor. Bu, onun geleneksel tepkisidir. Diyanet ayrıca 'Ben sadece Müslümanlara hizmet ediyorum. Eğer siz kendinize Alevi derseniz, Müslüman değilsiniz demektir' diyor. Ama Diyanet'e şu sorulmuyor. Sen Diyanet İşleri olarak başka inanca sahip vatandaşlara da hizmet vermek zorunda değil misin? Ama Diyanet laik bir kurum değil ki. Diyanet bu haliyle, Türkiye'yi belli bir inancın ülkesi yapmaya çalışan militan bir kuruluş. Türkiye'de yaşayan insanlara tek bir inanç dayatıyor.

Çocuklarınızın din dersine girmesini neden istemiyorsunuz siz?

Bizim çocuklarımız bütün dinler ve mezhepler hakkında doğru ve yansız bilgi alacaklarsa din dersine girsinler. Ama çocuklarımız bu derslerde başka bir inancın militanı olarak yetiştirilmek isteniyorsa, biz buna direniyoruz. Bu müfredat tek bir Müslüman tarifi yapıyor. Onun Müslüman tarifiyle bizim Müslüman tarifimiz birbirini tutmuyor. Sadece Alevilerin değil bu ülkedeki başka birçok Müslüman'ın Müslümanlık tarifiyle de uyuşmuyor bu tarif. Din derslerinin içeriği bu ülkede Sünni çocukların da sorunudur.

Niye?

Çünkü Milli Eğitim'in din eğitimi politikası tek tip bir Sünni yetiştirme politikasıdır. Din dersleri Sünnilerce de eleştirilmelidir. Bakın... Sünnilik de Alevilik gibi bir şemsiyedir. Aleviliğin altında nasıl birçok mezhep varsa, Sünni kesimin içinde de Hanefi'si, Şafi'si, Hambeli'si ve Maliki'si var. Ama bizim Diyanet 1950'lerden beri Hanefi ağırlıklı gelişti. 1980'den sonra da Vahabi etkisine girdi. 12 Eylül'de yurtdışındaki Diyanet görevlilerinin maaşını, Suudi Arabistan ödedi.

O dönemde Diyanet'tekiler Hanefi mezhebinin Vahabi tarikatının kültürüne çok bağlandılar. Vahabilik, kadını iyice reddeden bir tarikattır.

Peki, Alevi ve Sünni çocuklar için ayrı din dersleri yapılmasını hiç önerdiniz mi siz?

Önermedik. Almanya'da bazı eyaletlerde Türk okullarında bu uygulanıyor. Alevi çocuklar Alevi din dersine, Sünni çocuklar Sünni din dersine giriyor. Biz bunu istemiyoruz. Biz birlikte yaşayan insanlarız ve Alevi'nin Sünnilik hakkında, Sünni'nin de Alevilik hakkında biraz bilgisi olmalı. Zaten bizim istediğimiz de 'din öğretimi' değil. Biz, çocuklara ayin, dua, kural, kaide öğretilmesini istemiyoruz. Biz çocuklara bütün dinler ve inançlar hakkında tarafsız bilgi verilmesini istiyoruz. Bu ders seçmeli veya seçmesiz olabilir ama bugünkü içeriğinde olamaz.

Bizim devlet Aleviliği bir mezhep olarak kabul etmiyor bildiğim kadarıyla, öyle değil mi?

Bizim devlet, Aleviliği hiçbir şekilde kabul etmiyor. Bakın... Bir kere Alevilik mezhep değildir. Her dinin yorumları var. İslam'ın da iki yorumu var. İslam'da , 'Sünni İslam' ve 'Alevi İslam' dediğimiz iyi ayırım var. Yani 'Sünni ve Batıni İslam', 'şekilci ve özdekçi İslam' dediğimiz iki temel ayırım bu. Sünni İslam, Hz. Muhammet'in ölümünün hemen ardından yapılmış olan Emevi uygulamalarının ve Kuran'ın takip edilmesi halinde iyi insan, iyi Müslüman olunacağına inanır. Bu Sünni inancın Türkiye'de en çok görülen mezhepleri Hanefilik ve daha az görülen Şafiliktir. İslam'ın Alevilik tarafına gelirsek... İsmaili, Zeydi, Dürzi, İran Şiası, Anadolu Aleviliği gibi yorumları var onun da. Türkiye'deki Anadolu Aleviliğidir.

Peki bizim devlet neyi mezhep olarak kabul ediyor?

Devlet mezhep diye bir şey tarif etmiyor. 'Bir tane Müslümanlık var, bu da bizim gibi Hanefi olmaktır' diyor. Diyanet, Sünniliğin diğer mezheplerini reddetmiyor ama onlara hizmet vermiyor. Alevileri ise reddediyor. Oysa Diyanet, kuruluş yasasıyla bir hizmet kurumudur ve aynen karakol gibidir. Bir karakol nasıl sen şusun seni korurum, sen busun seni korumam diyemezse, Diyanet de bu ülkedeki bütün vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Ama Diyanet 'hizmet kurumu' olmaktan çıkmış durumda. 110 bin adam çalıştıran, bütçeden büyük pay alan bir 'inanç kurumu' olmuş. İnsanlara tek bir inanç dayatıyor, 'bu inançtaysan hizmet veririm' diyor.

A.adar
08-10-2006, 05:49 AM
Türkiye'de ne kadar Alevi var?

20-25 milyon civarında... Bu sayıyı doğrulayan sayımlar var geçmişte.

İnsanlar Alevi olduklarını hâlâ gizliyorlar mı peki?

Artık saklamıyorlar. Bakın... Eğer Diyanet, Alevi-Sünni ayrımcılığı yapmasaydı Türkiye'de Kahramanmaraş'lar, Sivas'lar yaşanmazdı. Ama bu ayrımlar, dini siyasete alet eden politikacılar tarafından topluma enjekte edildi. Yoksa bu toplumda ne Sünniler Sünnilik sevdasında ne de Aleviler Alevilik sevdasındaydı. Ama Çorum olayları olunca buradaki Alevi de derneği kurdu. Sivas olayı olunca oradaki Alevi de vakfını kurdu. Ondan sonra bir de Alevi hareketi ortaya çıktı. Bugün Türkiye'de 800-900 cemevi faaliyette bulunuyor. Bu kadar cemevi nereden çıktı? Bu kadar Alevi vakfı, federasyonlar nasıl kuruldu? Bunların hepsi yaşananlara bir tepkidir. Aleviler on üç yılda çok örgütlendiler. Kökten dinci olaylara karşı 700-800 tane dernek ve vakıf kurdular. Buralarda binlerce kişi var.

Devletimiz laiklik iddiasını çok kuvvetli vurgulayan bir devlet. Neden Sünnilerle Aleviler arasında böyle bir ayrım yapıyor laik devlet sizce?

Bizde devlet yasalara göre laik ama uygulamada laik değil. Biz zaten devletin uygulamasını mahkemeye verdik. Anayasa'nın laiklik ve inanç özgürlüğü maddelerini doğru uygulamadığı için Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine, her biri ikişer bin Alevi vatandaş tarafından açılmış iki ayrı dava var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de bir dava gitti. Daha da gidecek.

Devlet, Aleviliğin mezhep olmadığını söylüyor ama sanırım Aleviler de Aleviliğin ne olduğu konusunda kesin karar verebilmiş değiller. Nedir Alevilik? Din mi? Hayat tarzı mı? Kültür mü?

Hepsi birden. Dinler, olgun ve kamil adam yetiştirmek için insanların yarattığı kavramlardır. Bize göre sadece camiye giderek, kamil adam olunmaz. Ancak inancınla, ibadetinle, sosyal tavrınla, kadına davranışınla, hayat tarzınla, diğer canlılara karşı tutumunla Tanrı'nın istediği adam olabilirsin. Dolayısıyla Alevilik sadece bir erkân değildir. Sadece cemevine giderek Alevi olunmaz. Paylaşma, bağışlama, hoş görme gibi daha pek çok şeyi yapmak zorunda. Alevilik İslam'ın böyle bir yorumudur. Hz. Muhammet sağlığında, 'Ben ilmin şehriysem, onun kapısı da Ali'dir 'demiş. Hz Muhammet'i en doğru anlayan kişi Hz. Ali'dir. Diğer dinlerde ise eksik olan bir şey var.

Nedir o?

Hz. İsa'yı onunla birlikte yorumlayan, halka anlatan biri yok. Onun arkasından birtakım adamların getirdiği yorumlar var. Dört tane İncil var Hıristiyanlık'ta. Müslümanlık'ta bu kusur bir ölçüde giderilmiş. Çünkü Muhammet'in yanında Ali gibi bir anlatıcısı var. İşte Hz. Muhammet'ten sonra Ali'yi takip edenler, İslam'ı felsefesiyle anlayanlar Alevi olmuşlar, sünneti yani şekli takip edenler de Sünni olmuşlar. Peygamber'in yaptıklarını şekli olarak yapıyorsun, onun yaşam tarzını uygulamıyorsun. Beş vakit namaz kılıyorsun ama Peygamber kadına eşitlik ver diyor, sen vermiyorsun.

Sizin kendi aranızda, Aleviliğin İslam'ın dışında olduğunu söyleyenler var. Aleviliğin ayrı bir din olduğunu söyleyenler hangi dayanak noktalarından hareketle bunu söylüyor?

Bunu söylemenin temel nedeni, devletin Aleviliği dışlayarak yok etmeye çalışmasıdır, marjinalleşmeye doğru itmesidir. Bu marjinalleşme sürecinde fanatik unsurlar Aleviliği siyasallaştırmak ve ticarileştirmek için kendilerine uygun ortam buldular. Din ticareti sadece Sünni kesimde yok ki. Alevi kesimde dinin ticaretini yapmaya çalışanlar var. Aleviler adına pek çok ses çıkıyor ama kimi sesin arkasında milyonlar var, kiminin ardında beş kişi ve bir tabela var.

Bu bayağı karışık bir durum... Peki Aleviliğin Müslümanlığın bir mezhebi olduğunu söyleyenler bunu neye dayanarak söylüyor?

Cehaletten söylüyorlar. Mezhepler, Hz. Muhammet'ten birkaç yüzyıl sonra çıkmış uygulama şekilleridir. Halbuki Alevilik Muhammet varken Ali'yle birlikte yaşandı. Bir kere kronolojik olarak Alevilik bir mezhep olamaz. Alevilik, Sünnilik gibi İslam'ın bir yorumudur.

Aleviliğin Hıristiyanlık'tan da etkilendiği söylenir. Anadolu'daki bütün dinlerden birer parça aldığı ileri sürülür hatta. Hıristiyanlığın Alevilik üzerindeki etkileri neler?

Çok fazla bir etkisi yok. Üstelik etkisi olsa da doğaldır, çünkü bir dinin kendinden önceki dinlerden etkilenmesi doğaldır. Hıristiyanlık da Musevilik'ten, İslam da Hıristiyanlık'tan pek çok şey almıştır. Bu ülkede on bin yıldır insanlar yaşıyor. Hıristiyanlık iki bin yıllık bir inanç. Alevilik bunu Hıristiyanlık'tan aldı demek yanlış, çünkü Hıristiyanlık da belki onu kendinden önceki dinden, kültürden, Asur'dan Hitit'ten almıştır. Hacı Bektaş Veli Kırşehir bölgesine geldiğinde, orası Hıristiyanlığın en kökten uygulandığı bölgeydi.

O tarihte o bölgede bir katliam yok, kaç göç yok. Ne oldu o Hıristiyanlar?

Bektaşi oldular veya Sünni oldular. Trakya'ya bakın. Babaların türbeleri var. Kocaman tekkeler var. Buralarda oturan insanlar başka bir yerden ithal edilmediler ki. Orada otururken bu inancı daha akılcı bulup benimsediler. Anadolu Aleviliği, İslam'ın bu topraklardaki uygulamasıdır. Mesela İran Alevisi'nde daha fazla matem ve sertlik var. Bizimki daha yumuşaktır.

Anadolu Alevilerinin Sünni Hanefilerden farkı nedir?

Aleviliğin en bariz farkı, kadınla erkeğin hayatın içinde eşit şartlarda yer almasıdır. Alevilerde kadın hayata bire bir katılır. Dolayısıyla Anadolu Aleviliği toplumu yüzde yüz kucaklayan bir inançtır. Sünni-Hanefilik sadece erkekleri kucaklayan bir inançtır. Hepimiz inanırız derler ama, kadın camiye girmesin diye kapıda neredeyse nöbet tutarlar. Bakın... Zaten kavimler bir inançla tanıştıklarında sabahtan akşama bambaşka bir kavim olmuyorlar. Bir inancı kabul ettiklerinde, binlerce yıllık kültürlerini terk etmiyorlar. Yeni inancı daha rasyonel buldukları için inançlarını değiştiriyorlar sadece. Kimliklerini, bütün alışkanlıklarını değiştirmiyorlar. İnsanlar, yeni tanıştıkları inancı kendilerine benzetiyorlar. Arap İslam'la tanıştığında...

Nasıldı?

Kentte yaşıyordu, ticaretten para kazanıyordu. Kadın onun için alınıp satılan bir metaydı, kentte onu eve kapatılabiliyordu. Türk kavimleri öyle mi? Orta Asya'dan göç ediyorlar. Göçebe kavimlerde erkekle kadın birlikte yaşıyor. Bu durumda erkek kadını nasıl meta haline getirecek ve eve kapatacak ki. Göçebe kavimlerde kaç göç olmaz, kadın da erkek kadar hayatın içinde yer alır.

Alevilerin diğer Müslümanlarla ortak din özellikleri neler?

Aynı Peygambere, aynı kitaba inanıyoruz. Ama aynı kitabı aynı şekilde anlamıyoruz.

Türkiye'de Alevi olduğunuz için hâlâ baskı görüyor musunuz?

Fanatik kesimlerin kontrol ettiği bazı yerlerde zorluklarla karşılaşıyoruz Mesela fanatik yönetim dönemlerinde Milli Eğitim Bakanlığı'nda bir Alevi'nin il müdürü olması kolay değildir. Uygulamada da farklılıklar olabiliyor. Bir kentte bir valiyle yakın ilişki kurabiliyorsunuz, bir başka ilde eğer vali kökten dinciyse size Alevi olduğunuz için ters davranabiliyor. Ama halk arasında Alevi-Sünni düşmanlığı yok. Hatta insanlar birbirini tanıdıkça çelişki kayboluyor.

Aleviler devletten ne istiyor?

Cemevlerinin cami statüsünde olmasını ve camilerin yararlandığı imkânlardan cemevlerinin de yararlanmasını istiyoruz. Devlet kaynaklarının yanlı kullanıldığının örnekleri Diyanet'te ve Milli Eğitim'de iyice ortaya çıkıyor. 670 tane imam-hatip okulu var. Alevilerin de inanç adamı dede ve zakirdir. Hani dede- zakir okulları? Niye bir tane bile yok?

tuerkay
08-10-2006, 07:28 AM
Okullarda Alevi çocuklara öğretmenler ve diğer öğrenciler ayrımcılık yapmıyor. Alevi çocuklara devletin bir kurumu olan Milli Eğitim Bakanlığı, zorunlu din derslerinin müfredatıyla ayırımcılık yapıyor.

Alevi çocukların din dersine girmek istememesine nasıl tepkiler geliyor peki?
Evet, MEB resmen ayrımcılık yapıyor.Bundan dolayı ve bu durumdan güç alan bazı irticai gurup üyesi öğretmenler de bu yönde sözler sarf ediyor.Alevilere yönelik sözler zaman zaman duyuluyor.Geçen hafta bu yönde bir şikayet gelmişti. ve buradaki Dernek ve Vakıf Başkanlıkları ilgili ilçe yetkilileri ile görüşmelere gittiler.
Kökten dinci çevreler tepki gösteriyor. Çünkü din derslerinin bu halinden onlar memnun. Mesela Diyanet İşleri kökten dincidir. Milli Eğitim Bakanlığı da onun etkisindedir. Unutmayın, bu ülkede 670 imam-hatip okulu var. Bunlar Diyanet'in arka bahçesidir ve bütün masrafları Milli Eğitim'in bütçesinden karşılanır. Evet kökten dinciler çok rahatsız ve en iyi savunmaları da eğer Alevi ayrı, sünni ayrı ders alacaksa, bu "Siz Alevisiniz." baskısı çıkarır ve her yerde azınlık olan Alevi çocuklar ezilir diyorlar.Bu konuda da haklılar.Demek ki, daha şimdiden böyle bir baskı kuracaklarına dair kararlar bile almışlar.En büyük korkuları, eğer zorunlu olmaktan çıkarsa, hem Alevileri asimile edemeyecekler, hem de bir çok suninin de bu derslere girmeyeceği ve artık yeni nesilleri etkileri altına alamayacakları...

AKP hükümeti döneminde kökten dinci uygulamalar arttı mı?

Aleviler bugün rahatsız olmadı ki. 1982'den beri rahatsızız biz.

12 Eylül'le başlayan bir kökten dinci süreç bu. AKP hükümeti sadece dinci uygulamaları artırdı, koyulaştırdı. Milli Eğitim Bakanı, Alevilere, 'Biz Müslüman değiliz desinler ve din derslerine girmesinler' dedi. Bunu ancak fanatik, militan biri söyleyebilir. Bu yaklaşım, takiye yapma alışkanlığının da bir sonucudur.

Bize, 'Sen de takiye yap, Müslüman değiliz de, din dersine girme' diyorlar. Bir çocuğu okulda diğerinden ayırmanın yaratacağı psikolojik sıkıntıyı düşünmüyor bunlar.
En iyi arkadaşım Sünni veya Alevi çıktı diyecek bu çocuklar.
Evet, aynen öyle olacak.Çocukları kışkırtan bazı gerici aile yapısına sahip büyükler ve öğretmenler ile bu pisikolojik sorun daha da büyüyecewk ve okullarda sadece Alevi- suni çatışmaları bile görülecek.Bu nedenle ben de tek ders olmasını ve bu dersin de zorunlu olmaktan çıkarılıp seçmeli hale getirilmesini, Alevilikle ilgili bir bölüm-ünite-kitap düzenlenecekse, bunu da Alevilerin yazması gerektiğini savunuyorum.

tuerkay
08-10-2006, 07:34 AM
Çocuklarınızın din dersine girmesini neden istemiyorsunuz siz?

Bizim çocuklarımız bütün dinler ve mezhepler hakkında doğru ve yansız bilgi alacaklarsa din dersine girsinler. Ama çocuklarımız bu derslerde başka bir inancın militanı olarak yetiştirilmek isteniyorsa, biz buna direniyoruz. Bu müfredat tek bir Müslüman tarifi yapıyor. Onun Müslüman tarifiyle bizim Müslüman tarifimiz birbirini tutmuyor. Sadece Alevilerin değil bu ülkedeki başka birçok Müslüman'ın Müslümanlık tarifiyle de uyuşmuyor bu tarif. Din derslerinin içeriği bu ülkede Sünni çocukların da sorunudur. Evet benim çevremde de şu anki radikal tanımlamalardan rahatsız olan suniler var.Hele ki, bu hükümetle daha da rahatsızlıkları arttı.Ama onlar bizden daha çok korkuyor ses çıkarmaya.Alevileri anladık da siz niye denmesinden ve adeta aforoz edilmekten çok korkuyorlar.

Av.A.Guvercin
08-10-2006, 04:38 PM
Paylasimin icin sagol A. Dar. Can. geliyoruz. ya seve seve yada buyuk problemlae yasayacaklar. baska hic bir alternatifleri yok.

Biz yeterki birbirmizle birlik ve beraberlik icersinde yolumuza devam edelim.

Yezitlerin ekmegine yag surecek cikislar yapmayalim. yani verdigimiz mucadele bazi kotu cikislarla golgelenmesin ve yolumuz hep hak yolu olsun. IOnsan olurse de hak yolunda 9lsun o zaman koymaz. Aksi halde niyazi derler.

Ehli beyt yolunda ve bir yerler varabilmek konusunda sonuna kadar mucadele. Kulaklari sagir olanlarin gerekirse kulaklarini ameliyat edip ve gerekirse cikaz takarak sesimizi duyuracagiz ama hala duymazlarsa diyanet kendi kendine en buyuk dusmanligi yapmis olacak sanirim cunku onu kaldiracagiz. Yetkilerini tamamen elelrinden alacagiz. ya adam gibi davranirlar yada adam gibi davranirlar. baska yollari yok.

Merak ediyorum o zaman para kaynaklari kesilenler acaba hala gonullu cigirtkanliklar yapmaya devam edecekler mi.


parayla dincilik yapmak kolay, hele bir de hem calisarak, cocuk cocugunun rizikini karsila ve ardindan topumunu orgutlemeye kalk dini vecibeleri egitmeye kalk da goreyim seni.

bakalim ne kadar samimi muslumansin anlayalim o zaman

gercekten ibadet mi ediyorsun yoksa laz in fikrasinda oldugun gibi allahi kandirmaya calisanlardan mi olacaksin diyecegiz bunlara.


Allah Allah Eyvallah

Rojaazme
08-10-2006, 08:35 PM
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=3628 aynı konu daha önçede acılmışdır