A.adar
08-10-2006, 05:48 AM
Diyanet, Türkiye'yi belli bir inancın ülkesi yapmaya çalışan kökten dinci ve militan bir kuruluş. 'Sünni-Hanefi, hatta Hanefi-Vahabi olacaksın. Olmazsan, Müslüman değilsin' diyor
Diyanet, Alevi-Sünni ayrımcılığı yapmasaydı Sivas yaşanmazdı. Alevi 13 yıldır örgütlendi, Alevi hareketi ortaya çıktı. 800 cemevi nereden çıktı? 700 dernek nasıl kuruldu? Bunlar tepkidir
NEŞE DÜZEL
NEDEN? Doğan Bermek
Türkiye'nin sorun çözmekte anlaşılmaz bir yeteneksizliği var. Yüzlerce yıllık sorunlar neredeyse olduğu gibi aynen duruyor. Alevilik de ta Osmanlı'dan beri değişmeyen sorunlardan biri. Son zamanlarda bu sorun, eskiye kıyasla biraz hafiflese de, zaman zaman yeniden tedirgin edici bir madde halinde gündeme geliyor. Okullarda Alevi çocukların zorla din dersine sokularak kendilerine Müslümanlığın tek yorumu olarak Sünniliğin öğretilmesi, Alevileri hareketlendirdi. Davalar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitti. Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ayırımcılık yaptığını söylüyorlar. Bu ayırımcılığın peşini bırakmayacaklarını da davranışlarıyla anlatmaya çalışıyorlar. Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı mimar Doğan Bermek'le hem eğitimdeki durumu, hem Alevi-Sünni ilişkisini, hem Aleviliğin nasıl algılanması gerektiğini hem de devletin Alevilere tutumunu konuştuk.
Zorunlu din dersi nedeniyle okullardaki Alevi çocuklarla ilgili bir sorun çıktı. Okullarda Alevi çocukları, diğer çocuklar ya da öğretmenler tarafından bir ayrımcılıkla karşılaşıyor mu?
Böyle sistematik bir ayırımcılık yok. Türkiye'de toplum o kadar ayırımcı değildir. Okullarda Alevi çocuklara öğretmenler ve diğer öğrenciler ayrımcılık yapmıyor. Alevi çocuklara devletin bir kurumu olan Milli Eğitim Bakanlığı, zorunlu din derslerinin müfredatıyla ayırımcılık yapıyor.
Alevi çocukların din dersine girmek istememesine nasıl tepkiler geliyor peki?
Kökten dinci çevreler tepki gösteriyor. Çünkü din derslerinin bu halinden onlar memnun. Mesela Diyanet İşleri kökten dincidir. Milli Eğitim Bakanlığı da onun etkisindedir. Unutmayın, bu ülkede 670 imam-hatip okulu var. Bunlar Diyanet'in arka bahçesidir ve bütün masrafları Milli Eğitim'in bütçesinden karşılanır.
AKP hükümeti döneminde kökten dinci uygulamalar arttı mı?
Aleviler bugün rahatsız olmadı ki. 1982'den beri rahatsızız biz.
12 Eylül'le başlayan bir kökten dinci süreç bu. AKP hükümeti sadece dinci uygulamaları artırdı, koyulaştırdı. Milli Eğitim Bakanı, Alevilere, 'Biz Müslüman değiliz desinler ve din derslerine girmesinler' dedi. Bunu ancak fanatik, militan biri söyleyebilir. Bu yaklaşım, takiye yapma alışkanlığının da bir sonucudur.
Bize, 'Sen de takiye yap, Müslüman değiliz de, din dersine girme' diyorlar. Bu, 'Bütün Yahudiler kollarına sarı yıldız taksınlar' demek gibi bir şey. Bir çocuğu okulda diğerinden ayırmanın yaratacağı psikolojik sıkıntıyı düşünmüyor bunlar.
En iyi arkadaşım Sünni veya Alevi çıktı diyecek bu çocuklar.
Peki Diyanet işleri Alevilere karşı nasıl bir tavır takınıyor?
Diyanet İşleri, 'Müslümanlık bir tanedir. Müslüman olmak, benim gibi Müslüman olmaktır ve herkes benim gibi olmalıdır. Benim gibi olmazsan Müslüman değilsin' diyor. Yani Diyanet, 'Benim gibi Sünni-Hanefi olacaksın. Hatta Hanefi-Vahabi olacaksın' diyor. Bu, onun geleneksel tepkisidir. Diyanet ayrıca 'Ben sadece Müslümanlara hizmet ediyorum. Eğer siz kendinize Alevi derseniz, Müslüman değilsiniz demektir' diyor. Ama Diyanet'e şu sorulmuyor. Sen Diyanet İşleri olarak başka inanca sahip vatandaşlara da hizmet vermek zorunda değil misin? Ama Diyanet laik bir kurum değil ki. Diyanet bu haliyle, Türkiye'yi belli bir inancın ülkesi yapmaya çalışan militan bir kuruluş. Türkiye'de yaşayan insanlara tek bir inanç dayatıyor.
Çocuklarınızın din dersine girmesini neden istemiyorsunuz siz?
Bizim çocuklarımız bütün dinler ve mezhepler hakkında doğru ve yansız bilgi alacaklarsa din dersine girsinler. Ama çocuklarımız bu derslerde başka bir inancın militanı olarak yetiştirilmek isteniyorsa, biz buna direniyoruz. Bu müfredat tek bir Müslüman tarifi yapıyor. Onun Müslüman tarifiyle bizim Müslüman tarifimiz birbirini tutmuyor. Sadece Alevilerin değil bu ülkedeki başka birçok Müslüman'ın Müslümanlık tarifiyle de uyuşmuyor bu tarif. Din derslerinin içeriği bu ülkede Sünni çocukların da sorunudur.
Niye?
Çünkü Milli Eğitim'in din eğitimi politikası tek tip bir Sünni yetiştirme politikasıdır. Din dersleri Sünnilerce de eleştirilmelidir. Bakın... Sünnilik de Alevilik gibi bir şemsiyedir. Aleviliğin altında nasıl birçok mezhep varsa, Sünni kesimin içinde de Hanefi'si, Şafi'si, Hambeli'si ve Maliki'si var. Ama bizim Diyanet 1950'lerden beri Hanefi ağırlıklı gelişti. 1980'den sonra da Vahabi etkisine girdi. 12 Eylül'de yurtdışındaki Diyanet görevlilerinin maaşını, Suudi Arabistan ödedi.
O dönemde Diyanet'tekiler Hanefi mezhebinin Vahabi tarikatının kültürüne çok bağlandılar. Vahabilik, kadını iyice reddeden bir tarikattır.
Peki, Alevi ve Sünni çocuklar için ayrı din dersleri yapılmasını hiç önerdiniz mi siz?
Önermedik. Almanya'da bazı eyaletlerde Türk okullarında bu uygulanıyor. Alevi çocuklar Alevi din dersine, Sünni çocuklar Sünni din dersine giriyor. Biz bunu istemiyoruz. Biz birlikte yaşayan insanlarız ve Alevi'nin Sünnilik hakkında, Sünni'nin de Alevilik hakkında biraz bilgisi olmalı. Zaten bizim istediğimiz de 'din öğretimi' değil. Biz, çocuklara ayin, dua, kural, kaide öğretilmesini istemiyoruz. Biz çocuklara bütün dinler ve inançlar hakkında tarafsız bilgi verilmesini istiyoruz. Bu ders seçmeli veya seçmesiz olabilir ama bugünkü içeriğinde olamaz.
Bizim devlet Aleviliği bir mezhep olarak kabul etmiyor bildiğim kadarıyla, öyle değil mi?
Bizim devlet, Aleviliği hiçbir şekilde kabul etmiyor. Bakın... Bir kere Alevilik mezhep değildir. Her dinin yorumları var. İslam'ın da iki yorumu var. İslam'da , 'Sünni İslam' ve 'Alevi İslam' dediğimiz iyi ayırım var. Yani 'Sünni ve Batıni İslam', 'şekilci ve özdekçi İslam' dediğimiz iki temel ayırım bu. Sünni İslam, Hz. Muhammet'in ölümünün hemen ardından yapılmış olan Emevi uygulamalarının ve Kuran'ın takip edilmesi halinde iyi insan, iyi Müslüman olunacağına inanır. Bu Sünni inancın Türkiye'de en çok görülen mezhepleri Hanefilik ve daha az görülen Şafiliktir. İslam'ın Alevilik tarafına gelirsek... İsmaili, Zeydi, Dürzi, İran Şiası, Anadolu Aleviliği gibi yorumları var onun da. Türkiye'deki Anadolu Aleviliğidir.
Peki bizim devlet neyi mezhep olarak kabul ediyor?
Devlet mezhep diye bir şey tarif etmiyor. 'Bir tane Müslümanlık var, bu da bizim gibi Hanefi olmaktır' diyor. Diyanet, Sünniliğin diğer mezheplerini reddetmiyor ama onlara hizmet vermiyor. Alevileri ise reddediyor. Oysa Diyanet, kuruluş yasasıyla bir hizmet kurumudur ve aynen karakol gibidir. Bir karakol nasıl sen şusun seni korurum, sen busun seni korumam diyemezse, Diyanet de bu ülkedeki bütün vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Ama Diyanet 'hizmet kurumu' olmaktan çıkmış durumda. 110 bin adam çalıştıran, bütçeden büyük pay alan bir 'inanç kurumu' olmuş. İnsanlara tek bir inanç dayatıyor, 'bu inançtaysan hizmet veririm' diyor.
Diyanet, Alevi-Sünni ayrımcılığı yapmasaydı Sivas yaşanmazdı. Alevi 13 yıldır örgütlendi, Alevi hareketi ortaya çıktı. 800 cemevi nereden çıktı? 700 dernek nasıl kuruldu? Bunlar tepkidir
NEŞE DÜZEL
NEDEN? Doğan Bermek
Türkiye'nin sorun çözmekte anlaşılmaz bir yeteneksizliği var. Yüzlerce yıllık sorunlar neredeyse olduğu gibi aynen duruyor. Alevilik de ta Osmanlı'dan beri değişmeyen sorunlardan biri. Son zamanlarda bu sorun, eskiye kıyasla biraz hafiflese de, zaman zaman yeniden tedirgin edici bir madde halinde gündeme geliyor. Okullarda Alevi çocukların zorla din dersine sokularak kendilerine Müslümanlığın tek yorumu olarak Sünniliğin öğretilmesi, Alevileri hareketlendirdi. Davalar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitti. Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ayırımcılık yaptığını söylüyorlar. Bu ayırımcılığın peşini bırakmayacaklarını da davranışlarıyla anlatmaya çalışıyorlar. Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı mimar Doğan Bermek'le hem eğitimdeki durumu, hem Alevi-Sünni ilişkisini, hem Aleviliğin nasıl algılanması gerektiğini hem de devletin Alevilere tutumunu konuştuk.
Zorunlu din dersi nedeniyle okullardaki Alevi çocuklarla ilgili bir sorun çıktı. Okullarda Alevi çocukları, diğer çocuklar ya da öğretmenler tarafından bir ayrımcılıkla karşılaşıyor mu?
Böyle sistematik bir ayırımcılık yok. Türkiye'de toplum o kadar ayırımcı değildir. Okullarda Alevi çocuklara öğretmenler ve diğer öğrenciler ayrımcılık yapmıyor. Alevi çocuklara devletin bir kurumu olan Milli Eğitim Bakanlığı, zorunlu din derslerinin müfredatıyla ayırımcılık yapıyor.
Alevi çocukların din dersine girmek istememesine nasıl tepkiler geliyor peki?
Kökten dinci çevreler tepki gösteriyor. Çünkü din derslerinin bu halinden onlar memnun. Mesela Diyanet İşleri kökten dincidir. Milli Eğitim Bakanlığı da onun etkisindedir. Unutmayın, bu ülkede 670 imam-hatip okulu var. Bunlar Diyanet'in arka bahçesidir ve bütün masrafları Milli Eğitim'in bütçesinden karşılanır.
AKP hükümeti döneminde kökten dinci uygulamalar arttı mı?
Aleviler bugün rahatsız olmadı ki. 1982'den beri rahatsızız biz.
12 Eylül'le başlayan bir kökten dinci süreç bu. AKP hükümeti sadece dinci uygulamaları artırdı, koyulaştırdı. Milli Eğitim Bakanı, Alevilere, 'Biz Müslüman değiliz desinler ve din derslerine girmesinler' dedi. Bunu ancak fanatik, militan biri söyleyebilir. Bu yaklaşım, takiye yapma alışkanlığının da bir sonucudur.
Bize, 'Sen de takiye yap, Müslüman değiliz de, din dersine girme' diyorlar. Bu, 'Bütün Yahudiler kollarına sarı yıldız taksınlar' demek gibi bir şey. Bir çocuğu okulda diğerinden ayırmanın yaratacağı psikolojik sıkıntıyı düşünmüyor bunlar.
En iyi arkadaşım Sünni veya Alevi çıktı diyecek bu çocuklar.
Peki Diyanet işleri Alevilere karşı nasıl bir tavır takınıyor?
Diyanet İşleri, 'Müslümanlık bir tanedir. Müslüman olmak, benim gibi Müslüman olmaktır ve herkes benim gibi olmalıdır. Benim gibi olmazsan Müslüman değilsin' diyor. Yani Diyanet, 'Benim gibi Sünni-Hanefi olacaksın. Hatta Hanefi-Vahabi olacaksın' diyor. Bu, onun geleneksel tepkisidir. Diyanet ayrıca 'Ben sadece Müslümanlara hizmet ediyorum. Eğer siz kendinize Alevi derseniz, Müslüman değilsiniz demektir' diyor. Ama Diyanet'e şu sorulmuyor. Sen Diyanet İşleri olarak başka inanca sahip vatandaşlara da hizmet vermek zorunda değil misin? Ama Diyanet laik bir kurum değil ki. Diyanet bu haliyle, Türkiye'yi belli bir inancın ülkesi yapmaya çalışan militan bir kuruluş. Türkiye'de yaşayan insanlara tek bir inanç dayatıyor.
Çocuklarınızın din dersine girmesini neden istemiyorsunuz siz?
Bizim çocuklarımız bütün dinler ve mezhepler hakkında doğru ve yansız bilgi alacaklarsa din dersine girsinler. Ama çocuklarımız bu derslerde başka bir inancın militanı olarak yetiştirilmek isteniyorsa, biz buna direniyoruz. Bu müfredat tek bir Müslüman tarifi yapıyor. Onun Müslüman tarifiyle bizim Müslüman tarifimiz birbirini tutmuyor. Sadece Alevilerin değil bu ülkedeki başka birçok Müslüman'ın Müslümanlık tarifiyle de uyuşmuyor bu tarif. Din derslerinin içeriği bu ülkede Sünni çocukların da sorunudur.
Niye?
Çünkü Milli Eğitim'in din eğitimi politikası tek tip bir Sünni yetiştirme politikasıdır. Din dersleri Sünnilerce de eleştirilmelidir. Bakın... Sünnilik de Alevilik gibi bir şemsiyedir. Aleviliğin altında nasıl birçok mezhep varsa, Sünni kesimin içinde de Hanefi'si, Şafi'si, Hambeli'si ve Maliki'si var. Ama bizim Diyanet 1950'lerden beri Hanefi ağırlıklı gelişti. 1980'den sonra da Vahabi etkisine girdi. 12 Eylül'de yurtdışındaki Diyanet görevlilerinin maaşını, Suudi Arabistan ödedi.
O dönemde Diyanet'tekiler Hanefi mezhebinin Vahabi tarikatının kültürüne çok bağlandılar. Vahabilik, kadını iyice reddeden bir tarikattır.
Peki, Alevi ve Sünni çocuklar için ayrı din dersleri yapılmasını hiç önerdiniz mi siz?
Önermedik. Almanya'da bazı eyaletlerde Türk okullarında bu uygulanıyor. Alevi çocuklar Alevi din dersine, Sünni çocuklar Sünni din dersine giriyor. Biz bunu istemiyoruz. Biz birlikte yaşayan insanlarız ve Alevi'nin Sünnilik hakkında, Sünni'nin de Alevilik hakkında biraz bilgisi olmalı. Zaten bizim istediğimiz de 'din öğretimi' değil. Biz, çocuklara ayin, dua, kural, kaide öğretilmesini istemiyoruz. Biz çocuklara bütün dinler ve inançlar hakkında tarafsız bilgi verilmesini istiyoruz. Bu ders seçmeli veya seçmesiz olabilir ama bugünkü içeriğinde olamaz.
Bizim devlet Aleviliği bir mezhep olarak kabul etmiyor bildiğim kadarıyla, öyle değil mi?
Bizim devlet, Aleviliği hiçbir şekilde kabul etmiyor. Bakın... Bir kere Alevilik mezhep değildir. Her dinin yorumları var. İslam'ın da iki yorumu var. İslam'da , 'Sünni İslam' ve 'Alevi İslam' dediğimiz iyi ayırım var. Yani 'Sünni ve Batıni İslam', 'şekilci ve özdekçi İslam' dediğimiz iki temel ayırım bu. Sünni İslam, Hz. Muhammet'in ölümünün hemen ardından yapılmış olan Emevi uygulamalarının ve Kuran'ın takip edilmesi halinde iyi insan, iyi Müslüman olunacağına inanır. Bu Sünni inancın Türkiye'de en çok görülen mezhepleri Hanefilik ve daha az görülen Şafiliktir. İslam'ın Alevilik tarafına gelirsek... İsmaili, Zeydi, Dürzi, İran Şiası, Anadolu Aleviliği gibi yorumları var onun da. Türkiye'deki Anadolu Aleviliğidir.
Peki bizim devlet neyi mezhep olarak kabul ediyor?
Devlet mezhep diye bir şey tarif etmiyor. 'Bir tane Müslümanlık var, bu da bizim gibi Hanefi olmaktır' diyor. Diyanet, Sünniliğin diğer mezheplerini reddetmiyor ama onlara hizmet vermiyor. Alevileri ise reddediyor. Oysa Diyanet, kuruluş yasasıyla bir hizmet kurumudur ve aynen karakol gibidir. Bir karakol nasıl sen şusun seni korurum, sen busun seni korumam diyemezse, Diyanet de bu ülkedeki bütün vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Ama Diyanet 'hizmet kurumu' olmaktan çıkmış durumda. 110 bin adam çalıştıran, bütçeden büyük pay alan bir 'inanç kurumu' olmuş. İnsanlara tek bir inanç dayatıyor, 'bu inançtaysan hizmet veririm' diyor.