PDA

: Şotik (çobandere) Köyü Tarihi


Sidalyaren
10-02-2008, 05:57 AM
Atma Aşireti' başlığında da değindiğimiz gibi Şotik Köyü, Aşağı Atma Aşiretinden ayrılıp, Kızık Köyü ile Kadabela (Güngören) Köyü arasına yerleşerek burada bir süre kaldıktan sonra vurguncu olan RAŞİ AŞİRETİNİN talanına uğrayınca buradan da göç ederek dağlık bir bölge olan bugünkü köy merkezine yerleşmiş ailelerden meydana gelmiştir. Başlangıçta köyün kurulduğu bu yere KIRIK ALİ ÇİFTLİĞİ denilirmiş. Daha sonra her köyden Osmanlı Devleti tarafından istenen ve çevrede hükümeti temsil edecek birinin seçileceği Kebandaki toplantıda bizim köyden giden Memi Ağa, ilgili paşa tarafından 'şu dik adamı seçtim' demesinden esinlenilerek geçen zaman içinde 'şudik' kelimesi ŞOTİK olarak köy ismini almış. Ancak 1960 yılında askeri bir darbe ile işbaşına geçen hükümetin köy isimlerini Türkçeleştirmek şeklindeki bir uygulaması sonucu ŞOTİK KÖYÜ'nün adı ÇOBANDERE KÖYÜ olarak değiştirilmiştir. Şotik Köyü'nü kuran Memi Ağa'nın dört oğlu bulunmaktaymış. Bu oğullarının isimleri ile bunlardan köyde oluşan kabileler şöyledir:
1-HASAN: Hasanonlar
2-MAHMUT: Mamadonlar. Turunçgiller, Velişler
3-ŞABAN: Şevikler, Hamiller, Kurgırlar.
4-AHMET: İbikler, Tunikler.
Memi Ağa'nın bu dört oğlundan meydana gelen Şotik Köyünün nüfusu zaman içinde hızla çoğalmış, komşu köylerden de katılmalar olmuş ve köyün nüfusu artmaya devam etmiştir. İlk yıllarda bugünkü köy merkezinde yaşamlarını sürdüren köylüler, nüfusun çoğalması üzerine ve geçimlerini de hayvancılıkla sağladıklarından göçebe hayatı yaşamışlardır. Köylüler sahip oldukları arazilerin suyu olan ve yerleşime elverişli yerlerine önce hayvanlarını ilkbahar ve sonbaharda barındırmak için ağıllar yapmışlar, bilahare kendileri için de oturmaya uygun evler yaparak buralarda daha iyi ve daha verimli hayvancılık yapmaya başlamışlar. Bu suretle Şotik Köyü mezralara ayrılmış. Zaman içinde çoğalan mezra sayısı 21 sayısına kadar ulaşmış. Bunlar. Kınıkderesi. Göller, Kurugöl, Urumharabası, Aktaş, Çamaşırpınarı, Çemikan, Zebikler, İncesu, Kızıltaş, Eşkınlı, Kulikler, Alloşlar, Boztepe, Boni, Koru, Terpınar, Kavunlukderesi, Aşağıkonak, Mezire ve Kozikler ile Köy merkezi.
Şotik Köyü çevrenin hem yönetim merkezi ve hem de eğitim merkezi olma vasfını taşımıştır. Şöyleki, Atma Aşiretinin merkezi olarak aşiret reisliğini elinde tutmuş, bunun yanı sıra da Nahiye Müdürlüğü de yıllarca Şotik Köyünde Mustafa Çıplak (Mustafendi) tarafından yürütülmüştür. Mustafendi hem Nahiye Müdürlüğü ve hem de aşiret reisliği yapmıştır. Şotik Köyü Şotik Nahiyesinin merkezi olmuş ve köyün girişinde de hükümet konağı yapılmış, bilahare ilkbaharda coşan Şotik Deresi bu konağın yakınına kadar olan toprakları selle götürdüğünden, konak oturulmaz hale gelmiş, köy içinde de yer verilmeyince nahiye Birik Köyüne taşınmış ve 1960 daki köy isimleri değişimşne kadar da Şotik Nahiyesi adını taşımıştır.
Şotik Köyünde öğretim ve eğitime de çok önem verilmiş. Arap harfleri ile öğretim yapıldığı dönemlerde kışın köye özel öğretmenler (o zamanki adıyla hocalar) getirilerek yetenekli gençlerin öğretim ve eğitimde ilerlemelerine fırsat sağlanırmış. Halen Şotik Köyünün yaşlılarından Arap harfleri ile okuma yazma bilen insanlar bulunmaktadır. (Kemal Bayar, Mehmet Çıplak gibi) Köyümüz sosyal ve kültürel bakımdan da çok ileri bir düzeydeymiş. Kışın Arapkir İlçesinden Şotik Köyüne hoş vakit geçirmek için gelinirmiş. Halk arasında nüktedan olan insanlar varmış. Bunlardan Hacibezık'tan anlatılan çokça anlamlı söz varmış. Benim dinlediğim şiirsel bir sözünü burada yazmadan geçemeyeceğim. Kışın çok şiddetli geçmesi üzerine köyde herkesin hayvan yemi bitmiş, köylü kara kara düşünmekte iken bir akşam otururken Hacibezıke şöyle bir şiir okur: Kış yaman geldi, Kalmadı saman, Bir Hıdoda var güman, Onda da ne din var ne iman. Bu sözler odada bulunan herkesi güldürür, bir an insanlar neşelenir.
Yeni Türk Harflerinin kabulünden sonra da öğretim ve eğitime aynı şekilde önem verilmiş, çevre köylerde eğitmenlik yapan (Musa Çıplak, Mehmet Çıplak, AIi Aktaş) bu köyden çıkmıştır. Akçadağ Köy Enstitüsünü bitirerek öğretmen olan Hakkı Çıplak ta yine Şotik Köyü Eşkınlı Mezrasından Hıdır Ağanın oğludur. Hakkı Çıplak öğretmen olur olmaz kendi köyüne tayini yapılmış, burada çalışmış, bilahare askere gittikten sonra da başka yerlerde öğretmenliğe devam etmiştir. Hakkı Çıplak'ın çabaları ile yakın akrabalarından birçoğu okumuş ve öğretmen otmuşlardir. Ancak, köyün mezra şeklinde dağınık olması ve halkın ekonomik sıkıntıları nedeniyle okumaya gerekli önem verilememiştir. Bilahare Öğretmen Hakkı Çıplak'ın da öğrencisi olup onun okumasına önderlik ettiği Öğretmen Battal Baki Çıplak'ın (Erek) öğretmen olarak Şotik Köyüne gelmesinden sonra halkla el birliği yaparak çalışması sonucu Şotik Köyü Koru ve Kızıltaş, bilahare de Kurugöl mezralarında birer ilkokul açılmış, yine öğretmen Battal'ın çabaları ile Pötürge Yatılı Bölge Okuluna köyden 1970-1971 öğretim yılında 28 öğrenci olmak üzere her geçen yıl artan bir sayıda öğrenci giderek okumuş ve bu öğrencilerden büyük bir bölümü ÜNİVERSİTE bitirmişlerdir. Pötürge'de okuyan bu öğrencilerden biri şu anda ANTALYA AKDENİZ ÜNİVERSİTESİNDE PROFESÖR olarak görev yapmaktadır. (Kurugöl Mezrasından BATTAL ÇIPLAK). Yine bu dönemde Pötürgede okumuş olan ve bilahare İstanbul'da liseyi, Balıkesirde de Üniversiteyi bitiren MUSTAFA ÇIPLAK KÖY DERNEĞİ BAŞKANLIĞINI yapmaktadır. Şotik Köyünden okuyarak devlet kademesinde veya özel olarak çalışan bildiğimiz ilkler -. DOKTOR KASIM BAY AR, HAKİM SEYFETTİN ÇIPLAK, HAKİM ADAYI FEHMİ ÇIPLAK, TOPOGRAF SALİM AKKUYU, EĞİTMENLER MUSA ÇIPLAK ALİ AKTAŞ, MEHMET ÇIPLAK, ÖĞRETMEN HAKKI ÇIPLAK.
Şotik Köyü halkının geçimini sağladığı hayvancılık gerçekten zor bir işti. Kışın kar çok yağmakta en az 5-6 ay hayvanlar içerde beslenmekteydi. Bunun yanı sıra nüfus ta artmakta ve artan nüfusa hayvancılık yapacak gerekli arazide bulunmamaktaydı. Bu şartlar köyde göçe sebep olmuş, özellikle İstanbul'a göç hızlanarak artmıştır. Bugün İstanbul'da bulunan Şotik Köyü'nün 600-700 hane civarında olduğu bilinmektedir. Köyde kalan nüfus ise mezralarla birlikte 100 haneyi bulmamaktadır. Mezralar da
yavaş yavaş boşalmakta, yazın hayvancılık için buralara giden köylüler kışın Arguvan'ın ova köylerinde satın aldıkları evlerde oturarak hem çocuklarının okumalarını sağlamakta, hem de hayvancılığı daha kolay yapmaktadırlar.
Şotik Köyü kuruluşundan itibaren Arapkir İlçesine bağlı iken 1953 yılında Arguvan İlçesinin kuruluşu ile bu ilçeye bağlanmıştır. Ancak Şotikli yine yıllarca ticari yönden Arapkir ile ilşkilerini devam etmiştir. Ta ki köy ile Arguvan arasında yeterli araba yolu yapılana kadar. Zira Arapkir Şotik Köyüne Arguvan'dan daha uzak olup, yol da Göldağından geçmekte olduğundan çetin ve engebelidir. Kışın ise yayalar bile zor gidebilmekteydiler. Çok geniş topraklara sahip olan Şotik Köyü Arapkir, Divriği, Hekimhan İlçeleri ile sınırı bulunmaktadır. Geniş olan arazi hayvancılığa elverişli olup. dağlık ve meşe ağaçlan ile kaplıdır. Daha yüksek dağlarda da ardıç ağaçları bulunmaktadır. Çiftçilik yok denecek kadar azdır. Şotik Deresi ile Kınık Deresi ve Kavunluk Deresi dereleri boyunca küçük toprak parçalan sulanarak burada meyve ağaçları, bostan ve yonca yetiştirme işleri yapılmaktadır. Arıcılık ta köyde yeni yeni artarak yapılmaktadır. Köydeki hayvancılık eskiye göre çok çok azalmıştı! Eskiden her mezrada birkaç sürü davar varken, şimdi köy toplamında ancak 5-10 sürü davar bulunmaktadır.
İstanbul'a gelen Şotiklilerin büyük bir kesimi esnaf olarak ticaretle uğraşmakta, bir kısmı da işçi olarak çalışmaktadır. Ancak her Şotikli çocuğuna üniversiteyi bitirtmek için elinden gelen son gayretle çalışmaktadır. Şotikli olup üniversiteyi bitirmiş olanların isimlerini yazmaya kalksak bir kitabı doldururlar. Bundan hepimiz gurur duymalıyız.
Dağlık ve yaylalık olan Şotik Köyü gezip görülmeye değer doğal güzellikleri bulunmaktadır. Şotik Köyü sınırları içerisinde bulunan Kınık Deresi, Kavunluk Deresi ve Şotik Deresi ve bu dereleri besleyen yüzlerce soğuk ve temiz kaynak sular, yeşil yaylalar, dağlar bir doğa harikasını meydana getirmektedirler. Köyümüzün doğal güzellikleri yanında insanlarının güler yüzlü ve misafirperver oluşları tüm çevreler tarafından kabul görmektedir. Köyümüzde hazırlanan ve çok beğenilen yemekleri ise, tarhana çorbası, keşkek, içli köfte, kömbe, ayranlı çorba, sırrın, peynirli börek, kaygana, ekmek aşı, mıhlama, kızartma, patates musakası, saçkavurması, kaburga dolması, peynir tatlısı. Şotik Köyü'nün dünü ile bugününü sizlere kısaca açıklamaya çalıştık. Yukarı Atma Aşireti ve bu aşiretin merkezi olan Şotik Köyünü tam olarak inceleme işi çok zaman ve o kadar da çok araştırma yapılmasını gerektiren bir konudur. Burada kısa bir zamanda ve elden geldiğince gerçeği yansıtan bilgiler sunmaya çalıştık. Şotik Köyünü tam olarak anlamak için gidip görmek ve orada yaşamak gerekir. Her Şotikli mutlaka bu görevini yapmalı, gidip atalarının yaşadığı yerleri görmelidir.
GELECEĞİN TÜM KÖYLÜLERİMİZ İÇİN DAHA GÜZEL VE DAHA MUTLU OLACAĞI İNANCIYLA... 27/01/2006 İSTANBUL
BATTAL BAKİ ÇIPLAK (EREK)
EMEKLİ ÖĞRETMEN

KAYNAKLAR:
1-Fehmi Çıplak'ın araştırmaları.
2-Av. Battal Gazi Çıplak'ın araştırmaları.