PDA

: Osmanlý Belgelerinde Dersim Tarihi.. .


soreþ
07-10-2006, 11:45 AM
Merhaba canlar..
Hepimizin okumasý gerken bilgiler bence.. Belgeler için Karacaahmetin Web Sitesinden yararlandým bunu belirtmek isterim en baþta..Çok uzun belgelerin önemli kýsýmlarýný yayýmladým.
Çok ilginç þeyler var gerçekten..


Þeyh Hasanlýlar Dersim'in güvenliðini saðlýyor
http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/110.gif

Yazý:

13 Safer 1217 (Haziran 1802) yýlý, Padiþah: 3. Selim dönemi, Sadrâzam: Yusuf Ziya Paþa’dýr.

O yýl, 25 Haziran’da Fransa ile barýþ antlaþmasý imzalandý.

Kimden:

ÞEYH HASANLU’dan SEYDÝHÂN ve ÞEYH HASANLU’dan MÝKAÝL

Kime:

Divân-ý Hümâyûn’a dilekçe

Konu:

Eskiden beri çevredeki Sünnî aþiretler tarafýndan sapýk inançlý, Osmanlý yönetimini tanýmadýklarýný ileri sürdükleri ÞEYH HASANLILAR’ýn öyle olmadýklarý, padiþahýn hizmetinde Çemiþgezek’ten Mercan Boðazý, Erzincan’a varýncaya kadar tüm yollarýn güvenliðini, çýkarýlan ve taþýnan kömürün hizmetini canla baþla saðlayacaklarýný, üzerlerine aldýklarýný, yalnýz çevredeki idarecilerden engellenmemeleri için ellerine FERMANVERÝLMESÝ

1. BELGENÝN ÇEVÝRÝSÝ:

DEVLETLÜ ÝNAYETLÜ MERHAMETLÜ EFENDÝM SULTANIM HAZRETLERÝ DEVLET-Ý ÝKBAL-Ý EBEDÃŽ ÝLE SAÐ OLSUN ARZ-I HAL

Kullarý budur ki, Bizler (Þeyh Hasanlýlar) Devletlü veliyyü-n -niam Efendimiz Hazretlerinin abd-i mülükleri (hükümdürýn kullarý) kaydýna idhâl olub (sýrasýna geçip) her vechile dair-i rýza ve teslîme olduðumýz hasebiyle fîmâ-ba’d (bundan sonra) gerek ma’den-i hümâyûnun (padiþah ma’deni) vâki’ olan kömür hizmetlerinde ve gerek ýzây-ý aliyyeye mütâbaa-i hâl ve harekette (padiþahýn rýzasýna göre hareket etmede) kusûr itmeyüb ÇEMÝÞKEZEK’den MERCANBAÐAZI tarîkiyle ERZÝNCAN’a varýncaya kadar yollarýn muhâfazasý ve ebnây-ý sebilin (geçen yolcular) selâmetle imrarlarý (geçmeleri) husûsunda ve gerek ma’den-i hümâyûn içün kurb ve civarýmýz (yakýnýmýzda) olan ULUKAL’Apîþgâhýnda (önünde) ve sair cibalde (daðlarda) hark ve nakil (çýkarý taþýma) olunacak kömürün hark ve nakli ve baltacýyân (maden kazýcýlar) ve güllükçiyânýn ve katýrlarýn muhâfazalarý emrinde hâb ve rahat (dinlenme uykusu) terk idüb vücûhle sa’y ve ikdâm (gerekli çalýþmaya göre itmekle ve etrafýmýzda olan ekrâd)(1) ve kabâliden (kabileler bir harekât-ýn ha-marziyye (uygunsuzluk) ve þekâvet-i gayr-i lâyýka (eþkiyalýk ve uygunsuzluk) zuhura gelür ise ümenâ-i ma’den-i hümâyûr (ma’den eminleri) ma’ifetiyle o makulelerin (o takýmlarýn) te’dîbât-ý lâyýkasýnda (uygun cezalanmasý) gûþiþ ve garet (özenle çalýþma) eylemek hâlâtýna taahhüd ettiðimize (sözverme) binâen ma’den-i hümâyûn içhark (kazýlacak) olýnacak kömür üzerine nezâretimiz ve Çarsancak (Akpzar) ve Çemiþkezek voyvodalarý taraflarýndan tarafýmýza bir gûnâ birteaddî (bir saldýrý) olýnmamak bâbýnda yedimize (elimize) bir kýt’a Fermân-ý Alî-þân sadaka ve ihsân (baðýþlama) buyurýlub bizler dahi bu taahhüdümüzde (sözünde durma) muhâlefetimiz olursa (karþý gelme) yine ümenây-ý ma’den tarafýndan nezâret-i merkume üzerimizden sarf (geri almak) olýnmak husûsý kayd olýnmak babýnda emru ferman Devletlü inâyetlü Efendimiz Hazretlerinindir.

BENDE-Ý BENDE-Ý

MÝKAÝL ÞEYH HASANLU SEYDÝHÂN ÞEYH HASANLU

KULLARI KULLARI

DERKENÂR: ÝSTÝD’ASI VECHÝLE HÜKÜM (Dilekçilerine göre iþlem yapýlsýn!) BUYURULDU 13 Safer sene 1217 (Haziran 1802)

2. BELGENÝN EVÝRÝSÝ:

Yazý:

27 Cemaziye-l-evvel 1203 (Ocak 1789) yýlý Padiþah 1. Abdülhamit dönemi, Sadrâzam: Koca Yusuf Paþa’dýr.

O yýl, 7 Nisan’da padiþah 1. Abdülhamit vefat etti yerine 3. Selim padiþah oldu. Bu yýl Osmanlý ordusu ard arda yenildi: 31 Temmuzda MustafaPaþa ordusu Fokþan’da Ruslara yenildi. 22 Eylülde Ruslar Avusturyalýlara yenilerek Belgrad ve Semendire Avusturyalýlarýn, Besarabiye ve Bender Ruslarýn eline geçti. Osman Pazvantoðlu zor Vidin valiliðini ele geçirerek padiþaha karþý isyan etti.

Bu yýlýn en önemli olayý: Dünyada bir dönüm noktasý olacak 14 Temmuz 1789’da FRANSIZÝHTÝLALÝoldu.

Kimden:

Divan-ý Hümâyûn’dan

Konu:

Ergani ma’denine baðlý, Çermik sancaðý, Palu, Eðil hükümetleri öteden beri sadakat ve doðruluðu kanýtlanmýþ birer kimseyi atamayý eskiden beri alýþýla gelmiþ olduðundan, yine bu nitelikli kiþilerin atanacaðýný bildirmektedirler.

(1)ERGANÝ ma’denine merbût olan ÇERMÝK sancaðý ve PAL ve EÐÝL hükümetleri öteden beru sadakat ve istikametleri zahir (baðlýlýk ve doðruluðu görünen) olan bir kimesneyi nasb ve ta’yîni mutad-ý kadîm (eskiden beri alýþýlmýþ) olduðuna binhaen livâ-i mezbhure (adý geçen sancak) ile hükümet-i mezkûreler þurut-ý sâbýkalarý (eski koþullarý) üzere iþbu bin ikiyüz üç senesi Mart’ý ibtidasýndan zabt itmek üzere isimleri yazýlmak Divan-ýHümâyûn’dan baþka baþka emirleri taht olunmak HÜKÜM.

27 Cemaziye-l-evvel sene 1203

SÂHH BUYURULDU

Belgeler:

BOA – 1- Cevdet Zabtiye, No 3152 2- Cevdet Dahiliye, No 14573

_
_
_
_
_
_
_
_
_


Diyarbekir isyanýnda idam edilenler sürgün olanlar

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/156.gif

Yazý:

6 Ramazan 1235 (Haziran 1820) yýlý, Padiþah 2. Mahmud dönemi, Sadrâzam: Seyyid Ali Paþa’dýr.

O yýl Kasým ayýnda Etniki Eterya Rum Cem’iyyet Rêisi ALEKSANDIRÝPSÝLANTÝyönetiminde Eflâk ve Buðdan’da (Romanya’da) Yunan isyanýnýn patlak vermesi. Yanya (Yanina-Yunanistan’da) valisi TEPEDELENLEALi Paþa’nýn baþkaldýrmasý.

Kimden:

Amid (Diyarbekir) Kadýsý el-Hâc Hüseyin’den

Kime:

Divân-ý Hümâyun’a - Rapor

Konu:

Diyarbekir Ýsyaný’nda suçlu bulunanlardan bazýsý idam, bazýsý da sürgün edildikten sonra bunlarýn üzerinde devlet malý (mukataa) bulunanlarýn elinden bu araziler geri alýndýðý gibi kendi mülkleri de devlet tarafýndan zabtedilerek isteklileri mezadla satýlmasý için emr-i þerif (Ferman) çýkarýldýðý, bu miri tarafýndan geri alýnacak arazinin bir bölümü köylerdedir.

BELGENÝN ÇEVÝRÝSÝ:

Arz-ý Bendeleridir ki,

Diyarbekir’de tahaddüs (meydana çýkan) iden fesâd ve ihtilâle bâdî (neden olan) olan ÞEYHZADE HAFÝDÝ MEHMED BEY ve KARA HOCA OÐLU ÖMER ve serdâr-ý belde (kumandan) ÝSKENDER ZADE HACI MUSTAFA’nýn i’dam ve izâleleriyle (yok etme) Diyarbekir Müftüsü bulunan SEYYÝD MEHMED MES’UD ve nâib-i (kadý vekili) belde ÞERÝFMEHMED’in nefy ü iclâlarý (sürgün edilip uzaklaþtýrýlmalarý) bâbýnda Fermân-ý kazâ ceryan-ý þah-âne sudûr itmiþise de ber-takrîb (bir yolunu bularak) firâr itmiþ oldýklarý sâbýka Diyarbekir Valisi saadetlü BEHRÂMPAÞA hazretleri tarafýndan bâ-tahrîrât inhâ (yazýyle bildirilmiþ) ve ahali-i cânibden bâ-mahzar (ahali tarafýndan toplu dilekçe sunularak) sû’-i hâlleri inba’ (kötü durumlarý bildirildiði) olduðuna binâen uhdelerinde (üzerlerinde) olan mukataât (hazineye ait bir arazi veya varidâtýn bedel karþýlýðýnda kiraya verilmesi) ve emlhakin (ev, tarla, bað bahçe) ref, olunmasý (ellerinden alýnmasý) bâbýnda sudûr iden Hatt-ý Hümâyun-ý (Ferman) mülük-âne mûcibince undelerinde olan sekiz kýt’a maktûât (deðeri biçilmiþ) ref’lerinde (ellerinden alýnarak) cânib-ii mirîye zabt ile bir tâlibine (isteklisine) fruht içün mezâde kaimeleri (satýlmasý için mezada çýkarma) ve merkumûnýn (yukarýda adlarý geçen isyancýlarýn) sâlifü-z-zikr (yukarýda sözü edilen) ref’ olunan mektû’âtdan maadâ (ellerinden alýnacak devlet malýndan baþka) zabt ve tasarruflarýnda ne makule emlâk (zabtedip sahip olduklarý mal mülk) vardýr keyfiyyeti ber-vech-i bâlâ (yukarýda anlatýldýðýgibi) izâh ve der-aliyyeye (Ýstanbul) arz ve i’lâm olunmak üzere hâlâ MA’DEN-Ý HÜMÂYÛNEMÃŽNÝ(Ergani Ma’deni) ve DÝYARBEKÝR Valisi Saadetlü AHMEDPAÞA hazretlerine hitâben iþbu sene-i mübâreke evâhir-i Rebiyyü-l-âhirinde emr-i þerîf virilmiþ olduðu derkenârdan nümâyan (belli) olub ber-minvâl muharrer (yazýldýðý gibi) virilen emr-i þerîfin vusûlinden bahsla merkumûnýn (isyan edenlerin) ref’ olunan maktûâtlarýndan (devlet malý) karye-i DERMEÞUD (köyünde), karye-i HARÝLU ve Hassa-i Hâss (yýllýk geliri yüz bin akçeden fazla olan dirliklerdir).

Manzûr ve ma’lûm-ý devletleri buyuruldukda derkenarý mûcibince emr-i þerîf tahrîri bâbýnda emr u ferman Devletlü Saadetlü sultaným Hazretlerinindir.

Kuyruklu Ýmza MÜHÜR: Mutabýktýr

DERKENÂR MÜHÜR (el-Hac Hüseyin)

HATT-IHÜMAYUN: SÂHH TELHÃŽSÝMÛCÝBÝNCEEMR-ÝÞERÃŽFÝ ISDÂROLUNSUN BUYURULDU

Fî 6 Ramazan sene 1235 (Haziran 1820)

Belge:

BOA – Cevdet Dahiliye, No 9713

soreþ
07-10-2006, 11:46 AM
Dersimli ve Þeyh Hasanlýlarýn madenlere sahip çýkmamasý

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/70.gif

Yazý:

29 Receb 1178 (Aralýk 1764) yýlý, Padiþah 3. Mustafa dönemi, Sadrâzam: Bahir MustafaPaþa’dýr.

O yýl, 5 Mart günü Lâleli Külliyesi hizmete açýldý. Bu dönemde Osmanlý’ya baðlý olan bazý eyaletlerin merkezi yönetimle olan baðlarý zayýfladý, birçok yerde yeniçeriler valilere emir vermeye baþladý. Ekonomik durum bozuldu, altýn paranýn ayarý düþtü.

Kimden:

Mustafa’dan

Kime:

Divân-ýHümâyûn’a arîza

Konu:

Padiþaha sunulan dilekçede: Dersimli ve Þeyh Hasanlý’lardan Mustafa’nýn idam edileceði yerde Abaza Mehmed Aða’nýn araya girmesiyle Bursa’ya sürgün edildiði, bu sözü edilenler öldürülen eþkiya Ebu Bekir’in yandaþlarý olduðu, yöre halkýna zarar verdikleri gibi buradaki altýn, gümüþ, kömür madenlerine sahip çýktýklarý, bunlarý istedikleri gibi iþledikleri, bu yüzden devlet zarara soktuklarý, eðer bu madenler bu dilekçe sahibini verilirse devletin çok yararlanabildiriliyor.


_
_
_
_
_
_

Keban ve Ergani madenlerinin daha verimli iþletilmesi

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/114.gif

Yazý:

2 Cemaziye-l-evvel sene 1205 Ocak 1791, Padiþah 3. Selim dönemi, o yýl Bükreþ’e giren Avusturyalýlarý yendik. 11.7.1790’da Prusya ile Dostluk Antlaþmasý yapýldý.

Kimden:

Divan-ý Hümâyun

Kime:

Gümüþhane Maden Emini Hassa silâhþörlerinden Mehmed Emin’e HÜKÜM

Konu:

Ergani ve Keban’da çýkan maden (gümüþ, bakýrlarýn verimli iþletilmesi için Mart ayý baþýndan itibaren gerekli olan iþçi, usta tedarikine baþlanmasý, ocaklar açýldýðýnda yeni cevher çýkýnca Gümüþhane ilçesi ve Kugâs (Trabzon ilçesine baðlý) bucaðýndan 300 paraþut () iþçisi, 500 baltacý temin edilerek Ergani ve Keban’a yollanmasý, bu iþçilerin ücretleri geçiktirilmeden ödenmesi.

Bu maden iþinde Baþmuhasib payesiyle Divan-ý Hümâyûn hocalarýndan El-Hac Yusuf Paþa’nýn da görevlendirildiði, iþlerin aksamadan düzenli bir þekilde yürütülmesi istenmektedir.

Belge:

BEO- Cevdet Ýktisad No 205

_
_
_
_
_
_

soreþ
07-10-2006, 11:48 AM
http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/116.gif

BAKIR MADENÝ

Hâlâ Erzurum Valisi Vezir-i Mükerrem Sa’adetlü Yusuf Ziya Paþa Hazretleri tarafýndan vârid olan tahrirâtdan mahrec bir mâddenin hulâssa-yi mefhumunda TOPHANE-YÝAMÝRE ve Hasköy Karhâlerinde isâða olýnacak toplar içün iktiza iden nühasýn bundan akdem hîyn tertibinde ba’z-ý masarifini mübeyyin müþârü-n-ileyh tarafýndan Dersaadet’e takdîm olunan defterde beher kantar mühâs-ý ma’mûlin Tokad’dan Samsun Ýskelesine naklîçün beþer guruþ ücret vaz’-ý birle Baþmuhasebe’ye kayd ve suret i’tâ olýnmýþ ise dahi teshîl-i maslahat içün eshab-ý araba ve þütürân ve hayvanata beher kantarýnda birer guruþ zamm ile nakil idülmiþiken yine feryâd ve tezallümden hâli olmayub nühâs naklinden imtina’ eylediklerinden bu keyfiyyet umûr-ý mühimmenin ta’tiline bhadi olmaðla rahmen li,l-fukara ikiþer guruþ dahi zamýn ile beher kantarýna yediþer guru nakliyye virilmek üzere mukaddem virilen suret kaydý terkîn ve ol-vechl hesâbýna mahsûb olýnacaðýný mýtazammýn emr-i âlî isdâr vet esyîr buyurýlur ise nühâs-ý merkürün vaktiyle iskele-yi mezbûra nakil ve tenzilir. Zeri’a olacaðýný ve ücret-i mezkürenin tertib-i sâbýkýndan ziyâde ikiþe guruþ zammý cânib-i mîriye eðerçe hasâreti mûcib olub ancak senevî i’mâli müretteb olan iki yüz batmandan ziyâde nühâsýn Ergani ma’deninden i’mâline ikdâm olýnarak ziyâde hâsýl olan nühâsýn faizi iþbu iki yüz guruþýn zamm maddesine gâlib olýnacaðýný ve tokuz senesine mahsûben Ergani ma’deninde i’mâl olunan nühâs-ý hâm iki yüz elli ve on senesinde üç yüz bin batmaný mütecâviz olmakdan nâþi tüccara fruht lazým gelse yalnýz on senesi hâsýlatýndan canib-i miriye dokuz yüz kese akçadan ziyade fâiz husûle geleceðini beyân-ý birle zamm hususýna müsa’ade buyurýlmasýný müþârü-n-ileyh bir kýt’a kâime ve mektubunda tahrîr ve inhider derkenâra havâle olýndýkda Keban ve Ergani ma’denlerinden Tokat’a gelüb tab olýnan nühâsýn cânib-i mîriye lüzûmý kadarý Samsun iskelesi ne nakil ve ma’dâsý fruht olýnmak muktezây-ý nizâmýndan olmaðla Dersaa det’e gelecek nühâsýn Tokat’dan Samsun iskelesine icadar beher kantarýna beþer guruþ ücret-i nakliyye hesâbýna mahsûb olýnmak hususý mukaddem tanzîm olýnmýþ oldýðý Baþmuhâsebeden ba’de-l-ihrâc iktizasý Ýzzetlü Darbhâne-yi Amire Nazýrý Beyefendi kullarýndan isti’lâm olýndýkda inhâ...
_
_
_



Þeriata aykýrý davranan Dersim Þeyh Hasan Aþiretinin hakkýndan gelinmesi

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/60.gif

Yazý:

Gurre (1-10) Þa’ban 1201 (Mayýs 1787) yýlý Padiþah 1. Abdülhamit dönemi, Sadrâzam: Koca Yusuf Paþa’dýr.

O yýllar, (1787-1792) Osmanlý - Rus ve Avusturya savaþý sürüyordu. 1. Abdülhamit bozuk giden ekonomik durumun düzelmesi için Peygamber Hz. Muhammed’in adýndan meded umarak sadrâzamlarýnýn çoðunu MEHMET adýnda kiþilerden seçiyordu, fakat bu Mehmet’lerin dini bilgileri yetersizdi.

Kimden:

KEBAN ve ERGANÝ Ma’den Emini el-Hac Ali’den

Kime:

Divân-ý Hümâyûn’a - Rapor

Konu:

KEBANve ERGANÝ madenleri sorumlusu yöredeki aþiretlerin bu madenlerin iþletmesinde devlete birçok güçlükler çýkardýklarý gibi kendi aralarýnda da anlaþamadýklarý, sürekli savaþ halinde bulunduklarý, hele ÞEYH HASANLI, DERSÝMLÝLER’in inançlarý þeriata aykýrý olup, Hz. Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ýn halifeliðini tanýmazlar, “ne yapýp edip bunlarýn hakkýndan gelinmesi” istenmekdir.


_
_
_
_
_
_
Aþiretlerin Baþka yerlere sürgün edilmek istenmesi

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/82.gif



Yazý:

Evasýt-ý (10-20) Ramazan 1194 (Aðustos 1780) yýlý, Padiþah 1. Abdülhamid dönemi, Sadrâzam: (Kara Vezir) Seyyid Mehmet Paþa’dýr. O yýllar, bir süre kapatýlan Ýbrahim Müteferrika matbaasý yeniden açýldý, küçük sanayinin geliþmesini teþvik etti.

Kimden:

Gümüþhane, Kurucan, Kuruçay, Kemah, Gercas, Çemiþgezek, Eðin (Kemaliye), Erzincan ve Tercan ilçeleri yoksul ahaliden

Kime:

Divân-ý Humâyun’a dilekçe

Konu:

Gümüþhane, Kuruçay, Kuruçay, Kemah, Çemiþgezek, Eðin Erzincan ve Tercan ilçeleri ahalisi Divân-ýHümâyûn’a sunduklarý üç dilekçelerinde: Þeyh Hasanlý, Dersimli, Güvenli, Haranlý, Kuvanlý, Zirkanlý ve Düçekli aþiretlerinin yöre ahalisine sürekli saldýrarak can, mal, namus güvenliklerinin kalmadýðý, bu yüzden ahali baþka yerlere göçetmeye baþladýklarýndan Devlet Ma’denine gereði gibi hizmet veremedikleri, güvenli çalýþamadýklarý için yukarýda sözü edilen aþiretlerin buralardan baþka yerlere sürgün edilmesi istenmekdir.
_
_
_
_
_
_

Kürdistan Kadýsý Kýrýmlý Ahmet Efendi

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/146.gif

Yazý:

22 Muharrem sene 1264 (Aralýk 1847) yýlý, Padiþah Abdülmecit dönemi, Sadrâzam: Mustafa Reþit Paþa’dýr.

O yýl, 30 Mayýs’ta Erzurum’da Osmanlý Devleti ile Ýranlýlar arasýnda barýþ antlaþmasý imzalandý.

Kimden:

Bâb-ý Meþîhat’tan (Þeyhülislâmlýktan)

Kime:

Vilâyet Mal Müdürlüðe

Konu:

Kürdistan eyaletine “Büyük Kadý” olarak atanan KIRIMLIAHMETREÞÝD Efendiye vilâyet mal sandýðýndan 4000 kuruþ aylýk verileceði, gerçi bu ücret eyaletin gelirine göre az olduðu, ileride yükseltilebileceði bildirilmektedir.


_
_
_
_
_

soreþ
07-10-2006, 11:49 AM
Aþiretlerin cezalandýrýlmalarý

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/105.gif

Yazý:

Evahir-i (20-30) Receb 1213 (Aralýk 1798) yýlý Padiþah 3. Selim dönemi, Sadrâzam:Yusuf Ziya Paþa’dýr.

O yýl, 2 Temmuz’da Fransýz Generali Napolyon Bonapart Mýsýr’ý almak için Ýskenderiye’ye asker çýkardý. 25 Temmuz’da Fransýzlar Kahire’ye girdi. 1 Aðustos’ta Ýngiliz donanmasý Fransýz donanmasýný Abukýr önünde yaktý. Osmanlý devleti 24 Þubat’ta Avusturya ile ticaret, 11 Temmuz’da da Ýsveç’le Beykoz Dostluk Antlaþmasýný imzaladý. O yýlýn en korkunç olayý 28 Nisan günü çýkan ARNAVUTKÖY YANGINI’nda Boðaziçi’nin büyük bölümü kül oldu.

Kimden:

Padiþah’tan

Kime:

Mîrmîran’dan Muþ Sancaðý Mutasarrýfý Murad’a HÜKÜM

Konu:

Hatt-ý Hümâyûn: 14 hükümet merkezi yetkililerine yönetimlerindeki eli silâh tutan, savaþ erbabý kiþileri toplayýp Ferman ve mahkeme kararlarýna itaat etmeyip devlete karþý baþkaldýran ÞEYH HASANLI, DERSÝMLÝ ve DÜÇEKLÝLER’in üzerlerine yürüyüp onlara boyun eðdirmeyi buyurmaktadýr.(1)

soreþ
07-10-2006, 11:50 AM
Þeyh Hasan Aþireti'nin büyükleri idam, çocuklarý sürgün edilsin denen þikayet dilekçesi

http://www.karacaahmet.com/kitaplar/dersim/8.gif

Yazý:

Gurre Þevval 1138 (Haziran 1726) yýl Padiþah 3. Ahmet dönemi, Sadrâzam: Nevþehirli Ýbrahim Paþa, Ýran’da yönetimde ise Nadir Þâh’týr. Bu yýl, “LÂLEDEVRÝ”nin en görkemli lâle sevgisi dönemiydi, bir lâle soðaný 100 kuruþ (hatta Mahbub-ý zaman lâ soðanýnýn deðeri 1000 altýndý).

O yýllar, (1722-1727) Osmanlý-Ýran savaþý sürüp gidiyordu.

Kimden:

Çarsancak (Akpazar) ilçesi ahalisinden 31 kiþinin imzalayýp birlikte sunduklarý dilekçe.

Kime:

Divân-ý Hümâyûn’a

Konu:

Çarsancak ilçesi ahalisi Divân-ý Hümâyûn’a sunduklarý toplu dilekçelerinde: O yörede bulunan ÞEYH HASANLI Aþireti’nin eþkiya ve kýzýlbaþ olduklarý, bunlardan can ve mal güvenliklerinin kalmadýðý, üzerlerine gelen devlet güçlerinin bile onlarla baþedemedikleri, Erzurum ve Diyarbekir illeri valileri askeri güçleri bunlarýn hakkýndan gelmeleri, ferman ve mahkeme kararlarýný tanýmayan devlet yetkililerine karþý gelen daha önce bu gibi aþiretlere uygulandýðý gibi, ileri gelenlerini idam, çoluk çocuðunu da genel sürgün etmeleri istenmektedir.

pirimunzur
08-10-2006, 03:12 AM
emegine saglik tþk

A.adar
08-10-2006, 03:23 AM
emeklerine saðlýk can

wengesodiri
08-10-2006, 03:43 AM
emeklerine saðlýk....

soreþ
08-10-2006, 09:12 AM
Osmanlýnýn Belgeleri Sünnileþen köyleri açýk açýk söylüyor bazen.. Üstü kapalý olsada belgelerdeadý geçen köyler günümüzde Sünni..

Eskici
12-10-2006, 10:38 PM
Sevgili canlar,

Dün akþam Düzgün Tv ekranlarýnda "Erenler Divanýnda" 1938 Dersim Kýrýmý ve zazaca konuþuldu. Gerçekten alevilerin herkesin bilmesi gereken bir olay olduðunu düþünüyorum.


Yanlýz bu konuyu açarken özellikle tüm arkadaþlarýmdan olayý kiþiselleþtirmelerinden vede kimseye hakaret etmelerinden özellikle kaçýnmalarýný kopyala yapýþtýr yapmamalarýný, yanlýzcana bildiklerini okuduklarýný kaynak göstererek yazmalarýný rica ediyorum..


Tv Ekranlarýnda;

1935-1938 yýlýnda Dersimde Neler Yaþandý konuþuldu. Ayný soruyu tüm dostlarýma yöneltmek istiyor ve gene Tv ekranlarýndan buna verilen cevabý

sizlerle paylaþmak istiyorum.



1935 de Dersimde yöre haklýna para verilerek Ýnanç Önderlerini satmalarý, ihanet etmeleri saðlanmýþtýr.



1937 de Dersimde Ýnanç Önderleri öldürülmüþ ve Dersim halký Öndersiz kalmýþtýr.
1937 de Baþbakan Ýsmet Ýnönü dür.



1938 de Dersim kýrýmý olmuþtur. Bu kýrýmda daha çok küçük çoçuklar, öldürülmüþ, hamile kadýnlar öldürülmüþ, yaþlýlar öldürülmüþtür.
1938 Baþbakan Celal Bayar dýr.


Acý bir olaydýr ve Tv programýnda konuþan araþtýrmacýlar devam ediyor;



Dersim'de daðlara kaçan halk bir magarada saklanýrken;
annesinin kucaðýnda olan yeni doðan bir bebek aðlamýþtýr, annesi kendi memesini bebeðin aðzýna vererek boðmuþtur. Çünkü bebeðin sesi duyulacak

ve oraya saklanan gizlenen Dersim Halký öldürülecektir. Buna mecbur olmak kadar acý bir olay daha yoktur. Gene Dersim olaylarý sýrasýnda 10 tane

genç çevrede bulunan baþka bir ile kaçmýþ ve bir evde saklanmýþlardýr yaþlarý ise henüz 12 dir. Bu gençler yakalanarak öldürülmüþlerdir. Yaþlarý

küçük olduklarýndan dolayý para verilerek öldürülücek biri bulunmuþtur.

Seyit Rýza asýlmaya götürülürken;
son sözleri ise;

Biz Kerbeladan gelenlerin izinden gittmiðimiz için böyle yaptýnýz. Kerbelada Ýmam Hüseyin'e yapýlaný bize yaptýnýz. Siz vicdansýzsýnýz, siz

adaletsizsiniz demiþtir.

Sevgili dostlarým,
bu konuyla ilgili bildiklerinizi yazarsanýz gerek kaynak göstererk gerek sözlü gelenekle öðrendiklerinizi duyduklarýnýz, 1938 yýlýnda Kýzýlbaþ Alevilere

yapýlan kýrýmýn ve sürecini hep birlikte görmüþ olacaðýz. Son olarak belirtmek isterimki sevgili dostlar bir dersimli olarak Dersimce yani zazaca
konuþan biri olarak Kýrmancým ve biz Kýrmançlar kendilerini Kürt olarak adlandýran insnalardan faklýyýz. Dersimce zazaca kürtçenin bir lehçesi deðildir..

saygýlarýmla,

soreþ
13-10-2006, 12:53 AM
3-4 kiþi Dersime yapýlan haksýzlýklara karþý Zülfikar oldu, acýsýný binlerce masum Aleviden çýkardýlar

caglardundar
24-12-2006, 11:57 PM
ben çaðlar dündar alevýlýgýn yanlýs tanýnmasý ve atýlan ýftýrlardan dolayý cok uzuluyorum kendýmý paralýyorum adeta ben 22 yasýnda mersýnde unýversýte okuyan býr ogrencýyým bugun basýma gelen býr olayý sýzlere anlatacagým..
sabah ýlk ýký ders fýzýktý ve ders býttý tenefuse cýktýk sonra fýzýk hocamýz ve býr kýz arkadasýmýz ve bý kac kýsý ayný masada oturuyorlardý bende katýldým onlara ve tartýsýyorlardý konunun alevýlýk-sunnýlýk oldugunu gordum ve burcu alevý oldugunu soyluyordu gerýye kalanlar ýse sunný olduklarýný ve alevýlýk hakkýnda burcuya sorular soruyorlardý baský yapýyorlardý dedýklerýný curutmeye yonelýk soylemlerde bulunuyorlardý ve burcunun alevýlýk hakkýnda yeterlý sevýyede býlgýsýnýn olmadýgýný gozlemledým...ve konuya mudahele ettým
hoca cok anlasýlmasý guc sorular soruyordu ogrencýlerýde býr nevý galyana getýrýcý sorulardý bunlar mesela;
alevýlýk dýye býrsey yoktur,neden alevýsýnýz?
Hz Ali sýzýn peygamberýnýz mý?
alevýlýgý acýklarmýsýn?
neden namaz kýlmýyorsunuz?
alevýler allaha ýnanýrmý?
sýz turkmusunuz?
ben turkýyede 25 mýlyon alevýnýn oldugunu soyledýgýmde kattýyen ýnanmadýklarýný soyledýler ve sayýlarýnýn cok kucuk oldugunu soyledýler..
alevýlýgýn ne mezhep nede dýn oldugunu soyledýler tek basýma onlarla mucadele ederken cok zorlandým ve korkunc derecede uzuldum yaný anlamayan ýnsana ne yapabýlýrdým,ne kadar kendýmý paralasamda onlarýn gozlerý kapanmýstý..
asýl ayrýmý alevýlerýn yaptýklarýný soyledýklerýnde hem onlara karsý cýktým hemde cok uzuldum...
ben tarýhteký katlýyamlardan ornekler verdýkce onlar ýnanmayarak uste cýkmaya calýstýlar bu anlattýklarým 10 da 1 ýydý ve suan bu satýrlarý yazarken ýnanýn aglamaktayým o sýrada gercekten ýnanan ve býlen býr alevýnýn yanýmda olmasýný cok ýsterdým resmen ýdam ettýler....
bunlarý sýzýnle paylastým cunku bagýrasým cagýrasým gelýyor amacým sýzlerý uzmek degýldý...
lutfen bený bagýslayýn...

Alihanlý
25-12-2006, 12:42 AM
bu tip kliþe kafalý insanlarla her zaman karþýlaþabilirsin onun için bilgilerini pekiþtir,onlarada bu sorduklarýnýn hakkýnda 30 dakika konuþmanýn yetmeyeceðini ciltlerce kitap okumalarý gerektiðini.en azýndan alevileriz.org'gu misafir olarak ziyaret etmelerini söyle.

okanziya
24-01-2007, 01:23 PM
aglama gönlüm aglama

neden agliyorsun ki.bizler her zaman heryerde onurumuzla yasayan insanlariz,onursuzlar utansin.

senin yasadiklarini ben hayatimin her aninda yasadim,hic bir zamanda aglamadim.
gel gör ki burda yasadigimiz zulumleri biz alevilere hak gören sözde alevilerle karsilasiyoruz artik.ben bu duruma da aglamam.

hz.ALI ye gelince o bizim her seyimiz,ne sekil düsünürlerse düsünsünler inan ki O bizim herseyimiz.

gercege hüü mümine ya Ali

dersimliaydede
15-02-2007, 06:15 AM
Çaðlar Dündar dost, bu sadece senin deðil biz Alevi toplumunun genel sorunu, kendimizi ifade edememek.Bu da doðru dürüst yazýlý belgelerimizin olmamasýndan kaynaklanmýþtýr.Anne ve Babalarýmýzda kendi bildikleri kadar bize öðrettiler, Pir ve Rayber lerimizde tam olarak bilgi sahibi deðillerdi mesela bizim Pir bize geldiðinde bize yolumuz hakkýnda bilgi vereceðine kendi komþusuyla yaþadýðý sorunlarý anlatýrdý.
Ama þimdi ki nesil çok daha þanslý gerek görsel gerekse yazýlý basýndan Yolumuz hakkýnda bilgi sahibi olma þanslarý var.
Sizleri Seviyorum Yolunuz Hep Açýk Olsun....

gecmisingolgesi
23-02-2007, 06:52 AM
Arkadaþlar. Aþaðýdaki linklere gözatmanýzý rica edeceðim. Aleviliðe hakarete dur demek için desteðinize ihtiyaç var. Aþaðýdaki linklerde belirtilen adreslere bir mail atarak tepkilerinizi iletiniz...

Saygýlarýmla...

http://f28.parsimony.net/forum68217/messages/3507.htm

http://f28.parsimony.net/forum68217/messages/3512.htm

Kelepche
24-02-2007, 10:52 PM
Çok saolasýn dostum...

Eline Emeðine Saðlýk....

güney
02-03-2007, 01:30 PM
ben daha önceleri kendi kültürümden uzaklaþtýrýlmýþ bir aleviyim , ama içimde bir yaným vardý biz canlarýn iyi niyetli ve gerçekten hakka saygý yönünü taþýdýðýmýz yönüm hala duruyordu ve bunlarý izleyerek özümü buldum. lafý fazla uzatmýyim benim bir tezim var bunu paylaþmak istedim. bu ülkede alevileri sadece ce sadece kullanýyolar lütfen yalvarýyorum canlar artýk kendimizi kullandýrmayalým ve bir paçavra gibide atýyolar sadece oy amaný cem evlerimiz, hacý bektaþi veli derneklerimiz ziyaret ediliyo. bende þuna inanýyorumki bizim özümüzde saflýk, doðallýk yatýyo ve iyi niyetimizden karþýmýzdaki insaný kendimiz gib görüyoruz. iki cephede yani kürt türk savaþý çýkarsa yakýnda ki bu beklenen biþey türkler kürt sandýklarý için bizi yine bize yönelcekler, kürtlerde türkdür bunlar diye bize kýlýç çekecekler. yavuz sultan selim zamanýnda katledilen alevilerden sadece 5 aileden ve horasandan gelen soyumuzla gurur duyuyorum alevi olduðum için çok mutluyum

burcu_burcu
06-04-2007, 10:54 AM
sürekli dillerinde dolaþan hz. peygamberin ehlibeytini tanýmayan bilmeyen ve saymayan bir topluma ne anlatýlabilirki?
fakat ben inanýyorumki son zamanlarda atýlan adýmlar baþarýya ulaþacak ve varlýgýmýz tüm türkiye tarafýndan açýkca kabul edilecektir.

Dacirekli
12-04-2007, 02:36 AM
ahhh kardeþim hiç sorma eðer herkes senin gibi düþünseydi ve uygulasaydý Bugün ne katliamlarý konuþurduk nede boþyere birbirini zedeleyen insanlar olurduk......

metehan
16-07-2008, 08:14 AM
bence bu bir alevi katliyami degil yöresel sorun benim okudugum kadar bildigim kadar derrsimde ayaklanan halkdir bu halk neden ayaklanmis neden bu olöaylar cikmis bunun cevabini neden yazmiyorsunuz buraya bu isyan neden cikmis durup dururkenemi öldürülmüs bu insanlar ya bunu anlatin bunu yazin da bizde bilelim benim bildigim ingilizler bu bölgeyi ayaklandirdi bizde bu ayaklanmalar sayesinde kerkükü kaybettik ingilizler bunu bilicli yapti cünkü o bölgenin türklerin eline gecmesini isdemeyen ingilizlerdir fransizlardir cünkü o bölgede ingilizlewr petrolü kesvetmislerdir isde kürtlerde mason olarak kullanilmislardir malesef aci ama gercek bunlari neden islemiyosunuz burda neden bu sebepleri anlatmiyorsunuz ikide bir buralarda vayyy kiyildik vay katliyama ugradik gibi seyler yaziyorsunuz onu bunu sucluyorsunuz bide bunu alevi katliyami olarak sonuyorsunuz allkasi yok bu bir alevi katliyami degildir sizin bu devlete bu bayraga hic bir zaman sahip cikmamanizdir hala da öylesiniz hala o kafalar aynen korunuyo malesef anadolu alevisi sizinle hic bir zaman beraber olmaz olamayizda kürt alevisiyle anadolu alevisi yani türkmen alevisinin arasinda daglar vardir önce vatan attatürkdür bizim atamiz ne mutlu türküm diyene

aleviHAK
13-08-2008, 03:19 AM
bu allahsýz osmanlýnýn asimilasyon yani gavurlastýrma politikalarý hala sürüyor

bulesikes
13-10-2008, 12:05 PM
bu allahsýz osmanlýnýn asimilasyon yani gavurlastýrma politikalarý hala sürüyor


agzina saglik--------------

asimilasyon ve gavurlastirma politikalarina hic bir dönem son vermedilerki
veeeeee aslada vermezler------- bunu onlardan beklemek yanlis olur

saygilar

kanlýbey
16-10-2008, 11:12 AM
VARIRSAN

Nasip oLUR Amasyaya varýrsan
Giden sail selam getir pirimden
Hublar þahý Hamdullahý görürsen
Giden sail selam getir pirimden,

----------------------------------

gezgin1881
30-08-2009, 11:22 AM
OSMANLI-KÜRT ÝTTÝFAKI VE ALEVÝ TÜRKMEN KATLÝAMI

Yavuz Sultan Selim (1512-1520)’in Osmanlý tahtýna geçmesiyle Türkmen sürgün ve katliamlarý hat safhaya varýr. 24 Aðustos 1514’deki Þah Ýsmail ile Yavuz Selim arasýda geçen Çaldýran Savaþý öncesi 40 Bin üzerinde kýzýlbaþTürkmen katledilir. Savaþ meydanýnda öldürülen Türkmenler hariç... Prof.Dr.Faruk Sümer; Safevi Devleti’in Osmanlýlardan daha Türk çok bir Türk Devleti olduðunu söyleyerek: Safevi Devletinin kurucularý; Anadolu Kýzýlbaþ Türk oymaklarýdýr. Devletin resmi dili Türkçe’dir. On iki hayvanlý Türk Takvimini kullanmaktadýrlar. Askeri teþkilatlanmalarý Türk sistemidir. Edebiyatý vb. yazý sitemleri Türkçe’dir.... Demektedir ki, bütün kaynaklar bu hususu doðrulamaktadýr. Yine Akkoyunlu Devleti ve Karamanoðullarý Beyliði, Osmanlýlar’dan daha Türktür. Çeþitli Türkmen oymaklarýndan ve Bayýndýr Beyleri’nin kurucusu olduðu aþiretler konfederasyonundan meydana gelen Akkoyunlular için John E.Woods; “300 Yýllýk Türk Ýmparatorluðu” demektedir ki, isabetli bir saptamada bulunmaktadýr. Kur’aný ilk Türkçe’ye çeviren ve Saray dahil her alanda Türk Dili’ni hakim kýlan Akkoyunlular gerçek anlamda bir Türk Devletidir. Osmanlýlar Türkleri aþaðýlarken Dede Korkut ise þöyle der: “Karanlýkta yolumu yitirirsem parolam Allah’týr/Soylu kuralýn taþýyýcýsý, efendimiz Bayýndýr Han’dýr/Salur Kazan’dýr savaþ gününün galibi” Bölgede hüküm süren Akkoyunlu ve Safevilerin Türk Dilinin yöreye hakim olmasýndan rahatsýzlýk duyan Kürt Mollasý Ýdris Bitlisi; Osmanlýlar ile iþbirliði yaparak Türkmenlerden intikam alýr.

Yavuz Selim’e kadar Doðu Anadolu’da Türkmen hakimiyeti vardýr. Yavuz ise; Þafi mezhebinden Nakþibendi tarikatýndan Kürt mollasý Þeyh Ýdris-i Bitlisi’nin önerisi ve planlamasýyla Doðu ve Güney Anadolu’da Türkmenler katledilmiþler, kurtulanlar ise Azerbaycan’a kaçmýþlardýr. Türkmenlerin hakim olduklarý idari beylikler ve topraklarý; Yavuz’un imzaladýðý boþ fermanlarý, Ýdris-i Bitlisi oldurarak Kürt Aþiret reisine ve aðalarýna vermiþtir. Böylelikle bugünkü doðudaki feodalizmin temelleri atýlmýþtýr.

Ýdrîs-i Bitlîsi (Ö.8 Kasým 1520) “Selim Þah-Nâme” adlý eserinde; baþta Diyarbekir olmak üzere Kürtistan memleketinde “Kürt Beyleri ve Kürt taifesinin mülk, millet, mezhep ve irsi baðlarýnýn” nasýl güçlendirdiðini anlatýrken, þehir ve yöre adlarýný tek tek vererek Kýzýlbaþ Türkmenleri de nasýl katlettiklerini “Allah’ýn ve Padiþah’ýn yanýnda olan bir Molla olarak” zevkle ve kana susamýþ bir vampir edasýyla anlatmaktadýr. Kürtler “dirlik ve birliklerini” Ýdrîs-i Bitlîsi’ye borçluyken, Türkler ise, Yavuz Selim ile Ýdrîs-i Bitlîsi’nin yaptýklarýný lanetle anmaya devam edeceklerdir. Büyük bir Türk katili olan Ýdrîs-i Bitlîsi’nin bütün eserlerini Türkmen Tarihi açýsýndan “Türklük bilincine sahib bir tarihcimiz” tarafýndan incelenip gerçek anlamda “Anadolu Türk Tarihi”nin bir kesitini ayaklarý üstüne oturtulmasý gereklidir. Yunan mezalimini aðýzlarýnda sakýz eden bazý “Türk Milliyetçi Yazarlarý” Yavuz ve Ýdris-i Bitlisi’nin Türk katliamlarýný görmezlikten gelmektedirler.

Yavuz dönemimde Osmanlý yönetiminde görev alan Ýdris Bitlisi ve Býyýklý Mehmet Paþa ile Kürt Aþiret Aðalarý’nýn durumlarý için; bugün Kürt gruplarýndan KOMKAR belgeli olarak þöyle demektedir ki çok ilginçtir:

“1535'ler de böyle bir icazet vererek, beylik topraklarýnýn bölünmesini kolaylaþtýrmýþtýr. Kanuni Sultan Süleyman fermannamesinde aynen þöyle diyor: -Bey öldüðünde, eyaleti kaldýrmayýp bütün hududu ile Mülkname'yi Humayun uyarýnca oðlu bir ise, O'na kalacak, eðer müteadit ise, istekleri üzerine kale ve yerleri, aralarýnda paylaþacaklardýr. Uzlaþmazlarsa, Kürdistan beyleri nasýl münasip görürlerse öyle yapacaklar ve mülkiyet yoluyla bunlara ebediyete kadar ila ebeddevran mutaarrýf olacaklardýr. Eðer Bey, varissiz, akrabasýz ölmüþ ise, o zaman eyaleti, hariçten ve yabancýlardan hiç kimseye verilmiyecek, Kürdistan beyleri ile görüþülüp ve ittifak edilip, onlar bölgenin Beylerinden veya Beyzadelerinden her kimi uygun görürlerse, ona tevcih edilecektir. (Hükmi Þerif, Topkapý Sarayý Müzesi Arþivi, E. 11960 sayý-Ýstanbul) Kürt-Osmanlý Andlaþmasý'nýn mimarý Mevlana Ýdris'tir. Bu anlaþmayý kabul eden ve gerekli bulan Yavuz Sultan Selim'dir. Ýkisi de 1520'de maalesef ölmüþlerdir. Sultan Selim, Mevlana Ýdris'e; -Git Kürdistan beylerini ve emirlerini topla, kendi aralarýnda bir beylerbeyi seçsinler demiþti. Mevlana Ýdris ise, Kürt beylerini çok iyi tanýdýðý için kestirmeden bir beylerbeyi Sultan'dan istemiþ ve Býyýklý Mehmet Paþa'yý tavsiye ederek bu iþi noktalamýþ idi. Diyarbakýrlý bir Kürt olan Býyýklý Mehmed Paþa'da çok erken gitti ve bundan sonra Kürdistan Eyaleti Baþkenti'ne Mekadonlu komutanlar gelmeye baþladý. Kanuni Sultan Süleyman, bilerek veya bilmiyerek 1533-34'lerde, Bitlis'i Þeref Han'dan alýp, bir fermanla Ulame Tekelu'ya veriyor. Direnen Bitlis Beyi'nin üstüne, Diyarbekir Beylerbeyi ve kuvvetleri ile bütün Kürdistan beylerinin kuvvetlerini de katýyor ve Ulame'yi baþkomutan olarak atýyor. Ayný Sultan, 1535'ler de Baðdat seferini yaptýktan sonra Kürtleri tanýmaya baþlýyor veya bunlarsýz bir þey yapamýyacaðýný anlayarak, babasýnýn Amasya'da imzaladýðý anlaþmaya yukarda verdiðim arþiv numaralý Hükm-i Þerif-i yayýnlýyor. Neticeye baktýðýmýzda, Kürdistan hükümdarlarý, çoðunlukla topraklarýný bölmemiþ ve statülerini 1850'lere kadar getirmiþlerdir.”
Ayný gurubun siyasi örgütünün baþý Alevi Kökenli Kemal Burkay ve Munzur Çem gibileri; bu iki Osmanlý Kürtünün, Alevileri katletmesini görmezlikten gelerek, Alevi Tarihini yok sayarak “öteki tarih” dedikleri uydurma bir “Kürt Tarihi” yaratmaya çalýþýyorlar. Tunceli Ovacýk’ta “üçlü Kürt ittifaký” olan: Býyýklý Mehmet Paþa, Ýdris Bitlisi ve Palu Beyi Cemþid ‘in; on binlerce Kýzýlbaþý kesmesine; ayný bölgenin adamlarý Kürtlük Ýdeolojileri adýna ses çýkarmamaktadýrlar. Ahlaki olarak bu çifte standart davranýþlarýna ne demek gerektiðine okuyucular karar versin !

Yavuz Selim’in önce Erzincan Valiliðine atadýðý, sonradan da bütün doðu ve güney doðuya bakmak kaydý ile Diyarbakýr Eyaletine getirdiði Dýyarbakýrlý Kürt Býyýklý Mehmet Paþa ve danýþmaný Bitlisli Molla Ýdris; bütün bölgeyi Türkler’den temizlerler ve YÜZ BÝN Kýzýlbaþ Türk’ü katlederler. Bölgeden kaçamayan Türkler de kendilerini Kürt olduklarýný söyleyerek kalýrlar, baskýlar sonucu da gerçekten Kürtleþirler. Doðu sýnýrlarýný Türklere kapatan Yavuz; korumalýðýný da Kürt aþiretlerine býrakýr. 1517’de Yavuz Selim’in Mýsýr’ý almasý ve 74.ncü Ýslâm Halifesi olmasý ile sünnilik resmi ideoloji haline gelir ve Ýslâmi Devlet kimliði oluþur. Bu tarihten sonra Araplar, Osmanlý Devleti’nin yaþamý boyunca diðer halklardan üstün ve gözde konumlarýna devam ederler. Türkler arasýnda Yavuz adý Yezit ile özdeþleþir ve lanetle anýlýr olur. Türk ulusal kimliði; Bozkýrdaki Türkmenlerde yaþar ve ozanlarý Türkçe’yi geliþtirir. Osmanlý Sarayý ise giderek soysuzlaþýr ve yapay “Osmanlýca” denen yazý dili hakim olur. Bu nedenle Prof.Dr. Faruk Sümer; Safaviler için Osmanlýlar’dan daha fazla Türktür demektedir.

gezgin1881
30-08-2009, 11:23 AM
DEVAMI....

Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemi Osmanlý Ýmparatorluðu’nun zirvede olduðu bir zamandýr. Ama Türkler açýsýndan bir þey deðiþmez. Yine bu dönemde zülüm, þiddet ve katliamlar devam eder. Kürt kökenli Ebussuûd Efendi (1545-1574)’in Þeyhülislâm olmasýyla ve 30 yýlda verdiði fetvalarla “Osmanlý toplum yaþamýný” belirler ve Kýzýlbaþ Türkmen katliamý, “Sünni Þeriatý”na göre meþruluk kazandýrýr. Yedi Kýzýlbaþ öldürene “Cennetin Anahtarý” verilir. Bugün Sünni din adamlarý tarafýndan huþu ile anýlarak “evliya mertebesi”ne çýkarýlan Ebussuûd Efendi, Türk katliamcýsý, yobaz, lanet okunacak bir zalim ve cellattan bir kiþiden baþka birþey deðildir.

Hýrvat kökenli ve nakþibendi tarikatýndan Kuyucu Murat Paþa 6.12 l606’da sadrazam olduktan hemen sonra Anadolu’da geniþ çaplý Alevi katliamý harekatý baþlatýr. 155 bin Alevi Türkmeni diri diri kazdýrdýðý kuyulara gömdürür. Aman dileyen insanlara Kuyucu Murat Paþa’nýn yanýtý; “Vurun þu pis Türk’ün baþýný” olmuþtur. Cellatlarýn bile öldürmeye kýyamadýðý çocuðu atýndan inerek öldüren Kuyucu Murat Paþa üç yýl terör estirir.

Köprülü Mehmet Paþa (1656-1661) Celali ayaklanmalarý bastýrmak ve eþkýya tedibi adý altýnda; Anadolu Türkmenlerini kýrýmdan geçirmiþ sað kalanlara da zülüm yapmýþtýr. Osmanlý Vak’a-Nüvisleri ( tarihçileri) Naima ve Hoca Sadettin Efendi gibileri; kitaplarýnda katliamlarý ballandýra ballandýra anlatmaktalar ve Türkler için; “nadan” yani “kaba Türk, idraksiz Türk, hilekâr Türk” ifadesini kullanmaktadýr. Baþka kitaplarda ise; ‘Türk iti þehre gelince farisice ürür.’ yazmaktadýr. Osmanlýnýn ünlü þairi Nef’i ise “Tanrý, Türk’e irfan çeþmesini yasaklamýþtýr.” Demektedir. Divan-ý Hümayun yazarlarýndan Hafýz Ahmet Çelebi 1499 yýlýnda yazdýðý þiirinde;



“Sakýn Türk’ü insan sanma

Bin an bile olsa Türk’le birlikte olma

Türk eline þeker alsa o þeker zehir olur.

Türk’ün baþýný kesenken sakýn gam yeme

Baban da olsa Türk’ü öldür.”



Demektedir. Tüm bunlara karþýn Türk Bayat boyundan Alevilerin ulu ozaný Fuzuli (1480-1566) bir deyiþinin son beytinde þöyle diyor:



“Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok

Yürü var gel, ya Arap’tan ya Acem’den”



Gökten Allah tarafýndan dahi indirilse Türklerin dünyada yeri olmadýðýný; Arap ve Acemler hakim olduðunu belirtir ve Þiirlerinde Osmanlýlara sitem eder ve kafa tutar. Alevi Türkmen aþýklarý, ozanlarý diline ve töresine sahip çýkar ve þiirlerinde dilendirir, yöre yöre gezerek halký bilinçlendirirler. Dedeler ve Babalar da Türkçe ibadet yaparak örf ve gelenekleri yaþatarak bugünlere getirirler.



Ýdrîs-i Bitlîsi ve Býyýklý Mehmet Paþa’dan sonra Kürtlere en büyük destek saðlayan II.Abdülhamit olmuþtur. Yavuz Selim’den itibaren iç iþlerinde tam bir serbestlik olan bölgeye Prof.Dr.Ýlber Ortaylý’nýn tesbitine göre “Kürt Hükümeti” denmekteydi ve “merkezi hazineye ipotek ödemezdi ve herhangi bir biçimde düzenli askeri hizmetlerle yükümlü deðillerdi.” Böylesi bir bölgeye Abdülhamit, Ýslamcýlýðýn bütünleþtirici “ümmet” anlayýþýyla birarada tutma fikriyle yeni bir yapýlanmaya gidilir. Abdülhamid’in “Aþiret Mektebi-i Humayun”(1892-1907) adýyla açtýðý ve aþiretlerden getirtilen þeyh ve aða çocuklarýnýn eðitildiði okullardan mezun olanlar; beklentilerin yerine, devlete karþý örgülenme yapan kadrolarý oluþturmuþlardýr. Abdülhamid’in marifetlerinden biriside “Hamidiye Alaylarý”dýr

Hamidiye Alaylarý, Dördüncü Ordu Komutan› Müþir Zeki Paþa’nýn II. Abdülhamid’e önerisiyle 1890 yýlýnda kurulmaya baþlanýr.14-15 Nisan 1891’de de “Nizamnâmesi” yayýnlanarak yasal hale gelir.Ruslara yönelik olarak Þafi Kürtler’den oluþturulan Hamidiye Alaylarý amacýna uygun faaliyette bulunmaz. Hamidiye Alaylarý daha çok eþkiyalýk yapar. Ermeni ve Alevi köylerine baskýnlar düzenleyip çapulculuk yaparlar 23 Temmuz 1908 ‘de Ýkinci Meþrutiyet’in ilanýndan hemen sonra Eylül 1908 ayýnda Kürt Hamidiye Alaylarý’nýn silahlarýný ellerinden almak isteyen Ýttihat’çýlar bunu baþaramazlar Ýttihat ve Terakki Cemiyeti içinde Türkçülük akýmý giderek güçlenir ve hakim olur. Þafi Kürtlerin aða ve aþiret reislerinin çocuklarýnýn eðitildiði Ýstanbul’daki “Aþiret Mektebi”nde ve Hamidiye Alaylarýnda ise Kürt milliyetçiliði filizlenmiþ ve örgütlenmeye baþlamýþtýr. Bu durum Doðu Anadolu’da Alevi-Þafi çatýþmasýný beraberinde getirir. Sonuçta; Okul Müdürü Kolaðasý Kamil Bey; “bunlar aþiret deðil haþerat!” der...

gezgin1881
22-02-2010, 10:36 PM
Sevgili canlar,

Dün akþam Düzgün Tv ekranlarýnda "Erenler Divanýnda" 1938 Dersim Kýrýmý ve zazaca konuþuldu. Gerçekten alevilerin herkesin bilmesi gereken bir olay olduðunu düþünüyorum.


Yanlýz bu konuyu açarken özellikle tüm arkadaþlarýmdan olayý kiþiselleþtirmelerinden vede kimseye hakaret etmelerinden özellikle kaçýnmalarýný kopyala yapýþtýr yapmamalarýný, yanlýzcana bildiklerini okuduklarýný kaynak göstererek yazmalarýný rica ediyorum..


Tv Ekranlarýnda;

1935-1938 yýlýnda Dersimde Neler Yaþandý konuþuldu. Ayný soruyu tüm dostlarýma yöneltmek istiyor ve gene Tv ekranlarýndan buna verilen cevabý

sizlerle paylaþmak istiyorum.





Sevgili dostlarým,
bu konuyla ilgili bildiklerinizi yazarsanýz gerek kaynak göstererk gerek sözlü gelenekle öðrendiklerinizi duyduklarýnýz, 1938 yýlýnda Kýzýlbaþ Alevilere

yapýlan kýrýmýn ve sürecini hep birlikte görmüþ olacaðýz. Son olarak belirtmek isterimki sevgili dostlar bir dersimli olarak Dersimce yani zazaca
konuþan biri olarak Kýrmancým ve biz Kýrmançlar kendilerini Kürt olarak adlandýran insnalardan faklýyýz. Dersimce zazaca kürtçenin bir lehçesi deðildir..

saygýlarýmla,

Merhaba can

Çok dogru bir tesbit o yörenin insaný olarak bunu insanlara bilgi amaclý söylemen çok onurlu bir davranýstýr. Böylece insanlar o bölge insaný üzerindeki emelleri yok olmus olacaktýr

Bende o bölge insaný olarak seni saygýyla selamlýyorum

Aþk ile