Alperen1
17-01-2008, 11:45 AM
Ayrıntılara girmeden işi en başında özetlemeye çalışacağım. Saygılar.
ALEVİLİĞİN DOĞUŞU
-------------------
Aleviliğin doğuş sürecinde 3 ana konu etkili olmuştur:
1) Şamanist kültleriyle yaşayan Türklerin, yeterli ve etkin Şamanlar yetiştirememesi
3) Halifelik kavgaları ve Halife Ömer komutasındaki İslam ordularının zoraki yayılmacı politikaları
2) Mısırlı Firavunların yozlaşmaları ve Mısırın askeri zayıflığı
Evet bu tarihi üç olgunun aynı dönemde oluşması ile Aleviliğin, asıl kaynağı ile sufiliğin doğuş süreci başlamıştır.
Şöyleki;
Türklerin yaşam kültü olan Şaman Kültürü, zaman içinde etkin Şamanlar yetiştiremez olmuştur. Halk dini açıdan hayatında eksiklikler hissetmeye başlamıştır.
Bu hissiyat, Türklerde dini açıdan bir boşluk yaratırken, öte yandanda Önderlerini yeni dini akımlar arayışına itmiştir.
Alternativ olarak "Budizm" din olarak alınmak istenmişsede, hem siyasi ve kültürel açıdan, bu dinin Türklere uymayacağı kanısı geçerli olmuştur.
Budizmin savaşı, avlanmayı ve hayvan kesmeyi yasaklayan temel öğeleri, genişlemek için savaşmak zorunda olan Türkler tarafından siyasi olarak kabul edilmemeiştir.
Öte yandan Avlanma ve et yeme konusundaki kısıtlamalar zaten Türklerin yaşamsal genlerine uymamaktaydı.
Bu konuya örnek olarak Bilge Kağan verilebilinir.
Kendisi önce Budizmi kabul etmişsede, vezirlerinin yukarıdaki sebeplerden telkinleri sonucu Budizmden çıkmıştır.
Bu boşluk ve arayış dönemlerinin sonlarına doğru islam orduları genişleme kapsamında bir çok kez Türkleri İslama çağırmalarına rahmen, bu istekler her nekadar başlarda geri çevrilmiş olsada, daha sonraları, Türk Önderler tarafından kabul görmeye başlamıştır. Bu kabüller, Halifelik kavgalarının baş gösterdiği ve Halife Ömerin yıkıcı ve agresiv islam savaşları dönemine rast gelir.
Kabul edilişinin baş sebebi ise, Ömer ve yandaşlarının yorumları olan "İslamın savaşa izin verir ve en önemlisi yönetici kadrolara halklarına karşı üstün yetkiler verir" ana düşüncesi idi.
Bu tamda olarak Türk önderlerin arzu ettiği siyasal bir zemini hazırlayacaktı.
Kısa bir dönem sonra hemen hemen tüm Türk Önderler islamiyeti kabul ettiler.
Ancak islamiyet başlarda halktan pek rabet görmedi. Halk yine eski Şamanistik hayatını sürdürmekte idi.
Artan baskılar halkın hemen hemen tümünde "yalancı müslümanlık" yapma eğilimini arttırdı.
Halk, sözde Kelimeyi Şaadet getiriyor, fakat müslüman inancı benimsemiyordu.
ALEVİLİĞİN DOĞUŞU
-------------------
Aleviliğin doğuş sürecinde 3 ana konu etkili olmuştur:
1) Şamanist kültleriyle yaşayan Türklerin, yeterli ve etkin Şamanlar yetiştirememesi
3) Halifelik kavgaları ve Halife Ömer komutasındaki İslam ordularının zoraki yayılmacı politikaları
2) Mısırlı Firavunların yozlaşmaları ve Mısırın askeri zayıflığı
Evet bu tarihi üç olgunun aynı dönemde oluşması ile Aleviliğin, asıl kaynağı ile sufiliğin doğuş süreci başlamıştır.
Şöyleki;
Türklerin yaşam kültü olan Şaman Kültürü, zaman içinde etkin Şamanlar yetiştiremez olmuştur. Halk dini açıdan hayatında eksiklikler hissetmeye başlamıştır.
Bu hissiyat, Türklerde dini açıdan bir boşluk yaratırken, öte yandanda Önderlerini yeni dini akımlar arayışına itmiştir.
Alternativ olarak "Budizm" din olarak alınmak istenmişsede, hem siyasi ve kültürel açıdan, bu dinin Türklere uymayacağı kanısı geçerli olmuştur.
Budizmin savaşı, avlanmayı ve hayvan kesmeyi yasaklayan temel öğeleri, genişlemek için savaşmak zorunda olan Türkler tarafından siyasi olarak kabul edilmemeiştir.
Öte yandan Avlanma ve et yeme konusundaki kısıtlamalar zaten Türklerin yaşamsal genlerine uymamaktaydı.
Bu konuya örnek olarak Bilge Kağan verilebilinir.
Kendisi önce Budizmi kabul etmişsede, vezirlerinin yukarıdaki sebeplerden telkinleri sonucu Budizmden çıkmıştır.
Bu boşluk ve arayış dönemlerinin sonlarına doğru islam orduları genişleme kapsamında bir çok kez Türkleri İslama çağırmalarına rahmen, bu istekler her nekadar başlarda geri çevrilmiş olsada, daha sonraları, Türk Önderler tarafından kabul görmeye başlamıştır. Bu kabüller, Halifelik kavgalarının baş gösterdiği ve Halife Ömerin yıkıcı ve agresiv islam savaşları dönemine rast gelir.
Kabul edilişinin baş sebebi ise, Ömer ve yandaşlarının yorumları olan "İslamın savaşa izin verir ve en önemlisi yönetici kadrolara halklarına karşı üstün yetkiler verir" ana düşüncesi idi.
Bu tamda olarak Türk önderlerin arzu ettiği siyasal bir zemini hazırlayacaktı.
Kısa bir dönem sonra hemen hemen tüm Türk Önderler islamiyeti kabul ettiler.
Ancak islamiyet başlarda halktan pek rabet görmedi. Halk yine eski Şamanistik hayatını sürdürmekte idi.
Artan baskılar halkın hemen hemen tümünde "yalancı müslümanlık" yapma eğilimini arttırdı.
Halk, sözde Kelimeyi Şaadet getiriyor, fakat müslüman inancı benimsemiyordu.