PDA

: Tunceli Düzgün Baba Türbesi


rojda62
05-10-2006, 02:05 PM
Hz. Ali evlatlarından 7. İmam Musa Kazım'ın neslinden büyük Türk mutasavvıfı Hacı Bektaş-ı Veli (1209/1210-1270/1271) (çoğunluğun katılmadığı bazı araştırmacıların görüşüne göre 1248-1337) Xlll'ncü Yüzyıl'da (Anadolu Selçuklu Devleti döneminde) Horasan'dan ayrılıp; 1264 yılında Erzincan üzerinden Anadolu'ya geçerken; o zamanlarda halkı arasında Zerdüşt dini özelliklerine de rastlanan Dersim bölgesine Alevîliği anlatmak için üç halife gönderir. Bu halifelerden birincisi, Şah Kasan/Kasan Halife'dir ve Pertek ile Hozat taratma gider. Bu halifelerden ikincisinin Kalmamsır olduğu ve bir inanışa göre; Büyükyurt tarafında sırra erip kaybolduğu söylenmektedir. Diğer bir inanışa göre ise; Günlüce köyünde yaşamış ve orada
ölmüştür.

Bu halifelerden üçüncüsü, (8'nci imam Ali Rıza'nın oğullarından) Seyyid Mahmud Hayrani olup;Mazgirt Dedebağ (Bağın) köyü ve Nazimiye Bostanlı köyü bölgesinde bir süre kaldığına ve sonra Konya ili Akşehir ilcesine döndüğüne ve orada 1268 yılında öldüğüne inanılır. (Halen türbesi Akşehir'dedir.) İnanışa göre; oğlu (kardeşi veya amcası da olabilir) Hacı Kureyş, Bostanlı köyü Zeve mezrasında yaşamıştır, işte onun da (muhtemelen birinci) oğlu Şah Haydar/Ak Haydar'dır.

Bazı araştırmacılara göre; Şah Haydar, Silvan'da öldürülen ve Zaza Türkleri tarafından Tunceli bölgesine getirilerek sonradan Sultan Baba/Tacik Baba ismiyle anılan ve ziyaret yeri haline getirilen dağa gömülen Celaleddin Harzemşah'ın komutanlarından/beyierinden biridir. Celaleddin Harzemşah'ın diğer beyleri gibi, bir süre Selçuklu Sultanı'na bağlı kalmış ise de daha sonradan başkaldırarak Tunceli bölgesindeki dağlara sığınmıştır.

Bazı araştırmalara göre ise; seyyidler dönemi öncesi bölge mitolojisinde yer alan bir figürdür (bölgeyi en çok etkisi altında bırakan Sümerler döneminden kalma kutsal değerlerden biridir ya da İran halklarının tanrı Mithrasi'na ait kültün bir devamı durumundadır) ve kaynaşma sürecinde o, Kureyş Baba'nın oğlu olarak bir kutsal dağ biçiminde yaşamım sürdürmektedir. Hititlerin gök/fırtına tanrısı ile dahi bir benzerliği vardır.Kendisi, (güneş ya da gök tanrılarının simgesi olan) bir kartalla simgelenir ve gökyüzünde kanat çırptığına inanılır. Haskar/Haskal, Jel/Zel ve Karsniye/Karsni/Kesni isimlerinde üç kızkardeşi vardır. Bugün bunlar da bölgedeki dağ isimleri olarak bilinmektedir. Haskar, Düzgün Baba'nın en küçük ve en sevdiği kızkardeşi olduğundan yanıbaşındadır. Karsniye ise her sonbaharda Düzgün Baba'ya dört tane dağ keçisi göndermektedir.

Efsaneye göre; Şah Haydar, Bostanlı köyü Zeve mezrası yakınlarındaki Zergovit Tepesi'nde yaptığı evinde, hayvanlarım otlatıp onlarla ilgilenmektedir. Yaz-kış hayvanlarım en iyi şekilde beslemektedir.Özellikle kışın en çetin günlerinde bile hayvanlar besili olmaktadır. Bu durum babası Kureyş'in dikkatini çeker ve "Hele bir bahayım, kışın ortasında hayvanlara ne yediriyor?" diyerek, hayvanların bulunduğu yere gelir. Bu sırada Şah Haydar, elindeki çubuğunu kuru meşe ağaçlarına dokundurmaktadır. Çubuğun değdiği her ağaç yeşermekte ve hayvanlar da bu taze yaprak ve sürgünleri yemektedir. Kureyş Baba, sessizce geri dönmek ister. Ancak, o sırada bir keçi aksırmaya başlar. Şah Haydar ise keçiye dönerek, "Ne oldu? Babam Derviş Kureyş'i mi (Mahmud'u mu) gördün ki bu kadar hapşırırsın?" der ve arkasına baktığında,kendisine görünmeden gitmeye çalışan babasını görür. Babasına ismi (ve lakabı) ile hitap ettiği için çok utanır ve mahcubiyetinden dolayı Düzgünbaba Dağı denilen tepeye çıkar. Rivayet olunur ki; Şah Haydar, babasına ismen hitap ettiği için kaçtığı zaman, ayağında kışın karda giyilen hedik veya lekan varmış. Bu hediklerle Zergovit Tepesi'nden Düzgünbaba Tepesi'ne kadar (takriben beş kilometre) üç adım atmış ve bastığı her yerde hedikler tasa iz bırakmış olup, bu izler hala durmaktadır. İki tanesi (bazılarına göre atma ait olanları), (40 gün süreyle) çile doldurmak için yaşamaya başladığı "Çele" ismi verilen mağaranın içindedir.

Burada yaşamaya başlayan Şah Haydar'ın bir iki gündür eve gelmemesinden şüphelenen annesi, durumu babasına bildirir. Kureyş Baba, müritlerinden bazılarım onu aramaya ve durumunu öğrenmeye gönderir. Müritler, onu 2100 metre yükseklikteki bu tepede bir mağarada bulurlar ve durumunun iyi olduğunu öğrendikten sonra tekrar Zeve'ye dönerler. Babasına "Durumu düzgündü, merak edilecek bir şey yok.Selam ve hürmet eder, ellerinizden öper."derler. Bu "durumu düzgündü" sözü dilden dile dolaşır ve asıl adı Şah Haydar olan bu zata, artık bir süre sonra Düzgün Baba olarak bir isim atfedilir. O günden bu güne Düzgün Baba olarak söylenegelir.



Nazimiye'de bulanan bu ziyarete genelde kısır kadınlar, erkek çocuğu olmayanlar, hasta ve sakat kişiler gitmektedir. Halk arasındaki kimi sorunlar ve anlaşmazlıkların bile, adaletine güvenilen bir yargıç gibi, ona havale edildiği de olmaktadır. Halen mezar yeri, yığma taşlarla çevrili olarak Düzgünbaba Tepesi'nin zirvesinde bulunmaktadır Bazılarına göre bu mezar Mehmet isimli bir dervişin/seyyidin mezarıdır. Çünkü Düzgün Baba sır olmuştur, mezarı olamaz. Bu mezarın yakınında da Düzgün Baba'nın yaşadığına inanılan mağara vardır.Ayrıca mezarın hemen yakınındaki bir zirvede taştan yapılmış üç adet (muhtemelen) top kalıntısı vardır.Ancak ne olduğu net olarak anlaşılamamakla beraber bu kalıntılar da yörede yaşayan insanlar tarafından (cengaverliğine bir işaret olarak) Düzgün Baba'nın topları (bazen kız kardeşleri ve Munzur Baba ile karşılıklı haberleştikleri sevgi topları) olarak kabul edilir ve zaman zaman kendiliğinden ateşlendiğine (top seslerinin Cemlerde Söylenen Bir Deyiş duyulduğuna) inanılır. Bu ziyaret yerine her yıl yaklaşık 5000 kişi gelmektedir. Ziyaretçiler genelde kayaları öperler, kurban keserler, mum (çıra) yakarlar. Bazı ziyaretçiler ise geceyi de mağarada geçirirler. Böylece rüyalarında Düzgün Baba'yı (beyaz sakallı bir ihtiyarı) görüp dilekleri ile ilgili bir işaret almaya çalışırlar. Bu amaçla daha önceden mağara içerisinde (kadınlar için) bir konaklama yeri yapılmıştır. Bazı ziyaretçiler, Düzgün Baba'nın yaşadığına inanılan mağaranın yakınındaki bir başka küçük mağara içindeki ince ince akan ve tas şeklindeki su kaynağından (tas çeşmesinden) su içerek kendi iyiliklerim ölçerler Söylendiğine göre; kalbi temiz (iyi ruhlu) olanlar rahatlıkla su içebilirken; kalbi kötü (kötü ruhlu) olanlar veya inanmayanlar, su içmek için eğildiklerinde, su kana dönüşür veya kurur ve içilemez hale gelir. Buradaki taşlarda Düzgün Baba'nın uzanarak yattığı farz edilen bir yatma yeri izi de vardır. Yine bazı ziyaretçiler, Düzgünbaba (Çele) mağarasının bulunduğu yerden 3-4 adet küçük taş toplayarak evlerine götürürler; bunları beyaz bir bez torba içine koyup, bereket getirsin diye, genelde mutfaklarına asarlar. Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gecelerde ise, torbaya yakın bir yerde mum yakılır ve böylece Düzgün Baba hatırlanır. Çok inananlar yemin ederken/and içerken; bu torbaya ellerini koyarak ve "Düzgün Baba çarpsın ki. Düzgün Baba adına vb." diyerek yemin ederler. Yemin ederken, güvence vermek için Düzgün Baba'nın adının kullanılması, Düzgün Baba'nın çok dürüst, doğru, adaletli ve sözüne güvenilir bir kişi olduğunu göstermesi açısından "Düzgün" olarak konan adım da bir başka açıdan açıklıyor olabilir. Halk arasında Düzgün Baba adım kullanarak yapılan dua ve beddualarda oldukça yaygındır. Çocuğu olmadığı için Düzgün Baba'ya çıkıp da dua edenler, çocukları olunca, adım da çoğunlukla "Düzgün" olarak koyarlar.

Muhammed geliyor,

Ali de önündedir.

Muhammedi sorarsan;

O bizim dedemiz.

Hazreti Ali'yi sorarsan;

O bizim kolumuz kanadımız.

İmam Hüseyin'i sorarsan;

O Kerbela şehididir.

Bektaş Veli'yi sorarsan;

O el'in üstündeki el'dir.

Kureyş'i sorarsan;

O sır keramet sahibidir.

Düzgün Baba'yı sorarsan;

O murad kapısıdır.

Kaynak:http://www.nazimiye.gov.tr/duzgunbaba.htm

Kızılırmak_
23-11-2006, 11:13 PM
Dersim'de askerlik yapan biri anlatıyor.Gerçeklik derecesini bilmem.Çorumlu sünni bir rütbeli askerlere emir veriyor burada taşa tapıyorlar tarayın şu terörist yatağını diye Düzgün Baba'nın ziyaretini tarayan askerler o anda rütbelinin gözü önünde can veriyorlar.Bunun üzerine söz konusu rütbeli Düzgün Baba'ya bağışlarda bulunuyor,kurbanlar kesiyor ve Düzgün babaya giden yolları yaptırıyor.

Düzgün Baba'nın bir çok kerameti o coğrafyada yaşayanlar tarafından hala anlatılmakta.12 İmamlardan gelen çok yüce ulularımızdan biridir.Bizim mahalledeki cemevi nin piri de Düzgün Baba ocağından çok değerli bir seyit.

isyanateşiyiz62
23-11-2006, 11:41 PM
eline sağlık toprak

devrimcem
27-11-2006, 03:48 AM
Dersim'de askerlik yapan biri anlatıyor.Gerçeklik derecesini bilmem.Çorumlu sünni bir rütbeli askerlere emir veriyor burada taşa tapıyorlar tarayın şu terörist yatağını diye Düzgün Baba'nın ziyaretini tarayan askerler o anda rütbelinin gözü önünde can veriyorlar.Bunun üzerine söz konusu rütbeli Düzgün Baba'ya bağışlarda bulunuyor,kurbanlar kesiyor ve Düzgün babaya giden yolları yaptırıyor.

Düzgün Baba'nın bir çok kerameti o coğrafyada yaşayanlar tarafından hala anlatılmakta.12 İmamlardan gelen çok yüce ulularımızdan biridir.Bizim mahalledeki cemevi nin piri de Düzgün Baba ocağından çok değerli bir seyit.
bende o bölgede nazimiye de askerlik yaptım böyle bir olay olmuş olsa bizde bilirdik ben hiç böyle bir olay duymadım.

_Lamekan_
07-01-2007, 01:57 AM
acaba düzgün babaya ait resimler var mı??

revolution
07-01-2007, 02:18 AM
name düzguno
çeye xızıro...

çok inandığım ve saygı duyduğum bir ziyaret
teşekkürler...

rojda62
08-01-2007, 10:00 AM
sevgili canlar bu resimlerde düzgün babayla ilgili buldugum birkaç resim
http://img409.imageshack.us/img409/8845/001209bt0.jpg
düzgün babada yapılan cem evi
http://img409.imageshack.us/img409/5849/0012010he1.jpg
düzgün babanın dinlenme mekanı
http://img61.imageshack.us/img61/5757/0012013oo7.jpg
düzgün babanın gerçek mekanı

rojda62
08-01-2007, 10:03 AM
nazımıye düzgün baba
http://img178.imageshack.us/img178/3535/001206ju0.jpg
düzgün baba
http://img120.imageshack.us/img120/8370/001207vi6.jpg

kaynak:NAZIMİYE ilçesi resmi web sitesi
http://www.nazimiye.bel.tr/modules.php?name=resim

zileli_burhan
22-01-2007, 01:24 AM
bu resimleri bizlerle paylaştıgınız ve bize türbeler hakkında bilgi verdiginiz için teşekkür ederim

Rojaazme
22-01-2007, 01:50 AM
Muhammed geliyor,

Ali de önündedir.

Muhammedi sorarsan;

O bizim dedemiz.

Hazreti Ali'yi sorarsan;

O bizim kolumuz kanadımız.

İmam Hüseyin'i sorarsan;

O Kerbela şehididir.

Bektaş Veli'yi sorarsan;

O el'in üstündeki el'dir.

Kureyş'i sorarsan;

O sır keramet sahibidir.

Düzgün Baba'yı sorarsan;

O murad kapısıdır.


kurban olan yoluna düzgün bawooo...

yolahürmet
22-01-2007, 01:54 AM
çok güzel eline sağlık.Bende çok merak ediyordum Düzgün babanın mekanını gezdiği yerleri.Keşke Hacı Bektaşa düzenlenen geziler gibi Düzgün Babaya Hıdır Abdal'a da düzenlense.Kaç para olsa giderim.

AsA
18-02-2007, 10:30 AM
"Elhamdülillah" şükür gördüm de bildim

"Rabbü'l-Âlemin" Hak yola geldim

"Errahmanirrahim”den rahmet buldum

"Malikiyevmüddin" Ali görünür

"İnna atayna" sure-yi Kevser'in başı

Kevser dağıtmak Ali'nin işi

Hasan'ın oddan yoğruldu aşı

Hüseyin'in aldan tonu görünür

İmam Zeynel de zindanda durdu

"Hel etâ" suresi dilinde virdi

"Nasrun minallah" Bakır'a erdi

"Ve feth-i karib" Ca'fer yolu görünür

"Elem neşrahleke" "Yasin Kef Hâ

"Musa-yı Kâzım da çok çekdi cefâ

Irıza'yı sevmek mü'mine safâ

Muhabbetin doğru yolu görünür

"Ve’ş-şemsi" Muhammed Tâki'de gördüm

"Ve aleyke" Naki'ye erdim ayet-i Hak bildim

Can u gönülden ikrarım verdim

Kırklar meydanının zârı görünür

"Elif-lâ" dedim de bu dâra durdum

Askeri Mehdi'ye yüzümü sürdüm

Budala İsmail'in dârını gördüm

Hakk'ın bin bir ismi Ali görünür.

sercesme
13-05-2007, 01:39 PM
ben 7 yildir cemevlerindeyim.
hersene düzgün babaya tur düzenlenir.
ama her yıl niyetlenmeme rağmen hiç kismet olmadi.

çok niyetlenmeme ragmen gidemedigim için
takıntı gibi bisey oldu.
gidenlerin çektigi resimlere bakiyorum. videolari izliyorum.
sizinde elinizde forograf video varsa paylasinda. hasret giderelim.

dersimliselvi
16-05-2007, 10:03 PM
sevgili rojda paylaşımın için bir dersimli olarak ayrıca teşekkür ederim..ben şahsen gördüm inanılmaz güzel yer...gidemeyen ve özlem duyan canlarımız için çok güzel bir paylaşımo:o o:o düzgün baba yanımızda olsun

saygılar



heq rajibu

gultalip
20-05-2007, 08:36 PM
Taşına topragına kurban oldugum düzgün babam can babam.Hakka çok yalvarır dua ederdim yarabbim yol rehberi nasip eyle bize diye.Çünkü pirin mürşidin olmadan yolda menzil alınmayacagını biliyordum 2 sene evvel tunceli gezisine katıldık eşimle beraber ve biz yol rehberimizi pirimizi mürşidimizi düzgün babada bulduk ve orada ikrar verdik.Hayran kaldık her yerine gitmeyen canlar mutlaka gitsin kırklar cem evi geçen sene gezi düzenledi sanırım bu senede düzenlenecek.Şimdiden yerinizi ayırtın.

büyükyurtköyü
09-06-2007, 12:29 PM
merhaba rojda bukadar bilgili bir hemşerim oldugu için tebrik ederim seni seni ve senin gibi insanları tanımak beni mutlu eder umarım tanışırız sevgili ALEVİ KARDEŞLERİM

Alev_ileriz
09-06-2007, 12:31 PM
düzgün babaya gidin derim ben...
insan kelime bulamıyor anlatmaya,

captive_62
09-06-2007, 06:30 PM
düzgün babaya gitmek lazım ben gttim ama ozman çok küçüktüm.. bu sene gitmek lazım ... rojda hemşo tebrik ederim can saol... paylaştığın bu bilgiler için saol..

dersim_station
10-06-2007, 04:10 AM
topragim eline emegine yüregine saglik sagol varol bu güzel paylasim icin

zuhal
11-06-2007, 02:16 AM
sağol toprağım bu sene ins. ordayim kurbanımızı kesip lokmamızı dağıtmak nasip olur inş....

sevalacer
11-06-2007, 02:20 AM
banada gitmek kısmet olur inş

MeLekk
11-06-2007, 02:26 AM
CANIM;) emeğine sağlıko:o

Alev_ileriz
11-06-2007, 02:27 AM
gitmeyen canlar ilk fırsatta gidip görmeli...
yine gitmek isterim,fırsatını bulursam..

rojda62
20-06-2007, 11:56 AM
walla ben kaç defa gittiysem dersime hiçbir zaman nasip olmadı düzgün babaya gitmek terör yönünden hiç güvenli diildi izin verilmiyodu insallah seneye allah izin verirse:)

captive_62
20-06-2007, 12:06 PM
rojda umarım gidip görürsün ben gittim hatırladığım tek bi sey var koç başlarından ufak bi dağ yapılmış.. çok güzel..

karakanat
20-06-2007, 10:34 PM
02. Kemeré Duzgıni


Kemeré Duzgıni verde sona cerde
Şiyané soni kay kerde ame kemeri serde
Duzgın nişto ro kemerde xam u xasu xo verde, do péserde

Duzgın tora vejiya çeveré hazaru
Biauné xo vindi meke
Toz ve reça xo mıerze
Talubuné/Khalukuné xo , xo vir ra meke

***

Heliyé to vejiyo, sodıro, ko be ko fetelino
Bıné peruné xo sıpeo, seré xo nexşeno, gıl şemino, yelçiyé qalxeruno
Xızıro khalo kokımi qonagé tode hurdi hurdi çerexino

Duzgın tora vejiya çever hazaru
Biauné xo vindi meke
Toz ve reça xo mıerze
Talubuné xo, xo vir ra meke

***

Vergé Duzgıni vergo de siso, pusé xo piso
vaze ma u aji ra néniso Mı dest esto ra Khureso, eteg u péso, cemé made rew bıaso Dosto dosto dosto, mare mane husko, hem piro hem dewreso.

Duzgın tora vejiya hazar çeveru
Biauné xo vindi meke
Toz ve reça xo mıerze
Talubuné xo, xo vir ra meke



kılame: Khan (Désim)
vatoğ: Dewres Zeki Özdag(Nazımiye)
aredaoğ: Kemal Kahraman
qeyde u aranje: Kemal Kahraman
















02. Kemeré Duzgıni/Düzgın Doruğu (türkçe)


Düzgın´ın Doruğu önünde gider bir yamaç
Akşam gölgeleri oynayıp geldiler doruklar üstüne
Düzgın oturmuş doruğa, hamları-hasları toplamış önüne

Düzgın senden çikti binler kapısı
Olmuşlarını kaybetme
İzlerine toz atma
Taliplerini unutma

***
Kartalın çikmis, sabahtır dağ dağ dolaşiyor
Kanatlarının altı beyaz, üstü nakışlıdır, uçları gümüşden...
Elçisidir Kırkların Yaşlı Hızır´dır o, senin konağında ağır ağır pervaz dönen
Düzgın senden çikti binler kapısı
Olmuşlarını kaybetme
İzlerine toz atma
Taliplerini unutma

***
Düzgın´ın kurdu bir beyaz kurttur, pusu´su bela, de ki bizi ve çoluk-çocugumuzu seçmesin El attım Kureşe; eteğine, peşine; cemimizde tez görünsün Dosttur, dosttur; manası katışıksızdır bize, hem pir hem derviştir
Düzgın senden çikti binler kapısı
Olmuşlarını kaybetme
İzlerine toz atma
Taliplerini unutma





söz: Eski-Geleneksel
kaynak: Dewres Zeki Özdag (Nazimiye)
derleyen: Kemal Kahraman
müzik ve düz.: Kemal Kahraman

hersene gideriz o mekana duzgın hardımcımız ola.............

alhas_35
21-06-2007, 06:27 AM
bende çok arzuluyorum düzgün baba türbesini görmeyın nasip olursa bu yaz gidecem

captive_62
21-06-2007, 09:29 AM
http://img512.imageshack.us/img512/6044/duzgunbaba000003ia0.jpg (http://imageshack.us)

captive_62
21-06-2007, 09:32 AM
http://img513.imageshack.us/img513/6097/duzgunbaba000004dg7.jpg (http://imageshack.us)

işte düzgün baba dan güzel görüntüler

gazme
21-06-2007, 09:35 AM
emeğine, yüreğine sağlıkkk naim :D

captive_62
21-06-2007, 09:36 AM
http://img160.imageshack.us/img160/8269/duzgunbaba000011tj5.jpg (http://imageshack.us)

captive_62
21-06-2007, 09:38 AM
emeğine, yüreğine sağlıkkk naim :D

sağol tşk ederim :D

gazme
21-06-2007, 09:39 AM
sağol tşk ederim :D

bişiy değill:D her zaammaann :D

captive_62
21-06-2007, 09:39 AM
http://img47.imageshack.us/img47/61/duzgunbaba000009wd6.jpg (http://imageshack.us)

sebebsiz84
04-07-2007, 07:22 AM
tşkler eline sağlık

pirohasan
12-07-2007, 03:48 AM
takdire deger bir aciklama kutlarim.

karakanat
12-07-2007, 11:24 PM
duzgın kızılbaş dersim alevilğinin en önemli inaç merkezlerindendir...................

yabani
04-08-2007, 11:55 AM
ya canlar, orda biri varsa ses etsin hele.. kimseye ulaşamıyorum. yeniyim de ne etmem gerekir bilemiyorum. hele biri Dersimi anlatsın, Düzgün Baba'yı anlatsın, ne olur!

LaRa
04-08-2007, 01:08 PM
Soyadım düzgün babamın adı da AŞIK düzgün ali baba diye geçerdi hatta mezarında da öle yazar.Dünyanın en güzel şeyi alevi olmak teşekkürler can bilgiler için...

yabani
05-08-2007, 09:27 AM
kime baksam herkes Tuncelili. ya da esas adıyla Dersimli.. hele bi anlatın memleketinizi diyorum kimseden ses çıkmıyor. Lara sen anlat bari bir şeyler. hiç bilmiyor değilim Dersimi elbette. ama ennihayetinde hepimizin de bildiği üzere bir türkü gibi değil midir Dersim, anlattıkça anlatasın; dinledikçe dinleyesin gelir.. ben Dersimli değilim, ama az da olsa bilirim, severim bir Dersimli gibi. Ve bir Dersimli gibi yüreğime kurmuşumdur Düzgün Baba'nın mekanını...

ViLike
05-08-2007, 09:49 AM
pero piya sima sere, kemere duzgine ;)

CanNesimi
05-08-2007, 09:59 AM
pero piya sima sere, kemere duzgine ;)

...yani?:):)

astokom
08-08-2007, 09:33 PM
düzgün baba efsanesi

Şah Haydar Seyyit Mahmud-i Hayrani'nin oğludur. Zeve yakınlarında bulunan Zargovit tepesinde hayvanlarını otlatmak için bir ev yapar. Burada hayvanları ile meşgul olur. Kışın zemherinde keçilerinin gayet güzel beslendiklerini gören Seyyit Mahmud-i Hayrani "Acaba Şah Haydar bu kışın ortasında bu hayvanlara ne yediriyor ki hayvanlar bu kadar güzel besleniyorlar. "Diye merak eder ve Şah Haydar ile hayvanların bulunduğu yere gider. Bir de bakar ki Şah Haydar elindeki çubuğu hangi meşe ağacına değdiriyorsa ağaç hemen yeşeriyor.Taze süsleniyor,keçilerde bu filizlerden yiyerek besleniyor. Seyyit Mahmud-i Hayrani durumu görünce sesini çıkarmadan geri dönmek ister. Ancak o sırada bir keçi,bir kaç kez üst üste hapşırır. Şah Haydar da ne oldu Babam Derviş Mahmud'umu gördün ki bu kadar hapşırırsın, der ve arkasına baktığında babasının kendisine görünmeden gitmek istediğini görür.
Babasına bizzat ismi ile hitap ettiği için utanır mahcup olur.Mahcubiyetinden kaçıp halen Düzgün baba dağı olarak söylenen bir tepeye çıkar ve burada mekan tutar.(Rivayet olunur ki Şah Haydar babasına ismen hitap ettiği için Mahcubiyetinden ötürü kaçtığı zaman ayağında kışın karda giyilen hedik veya lekan varmış.Bu hediklerle Zargovit'den Düzgün Baba tepesine kadar (takriben 5km) üç adım atmış bastığı her yerde hedikler taşa iz bırakmış ve bu izler hala durmaktadır.) Bir iki gün eve gelmeyen Şah Haydar'ın annesi endişelenir. Durumunu öğrenmesi için babasına rica eder. O da yanındaki müritlerine gidin bakın bakalım bizim Şah Haydar ne alemde? der.
Müritlerinden birkaç kişi bu 24500 m. yüksekliğindeki dağın tepesine çıkıp Şah Haydar ile görüşürler. Durumun iyi olduğunu her hangi bir sorununun olmadığını öğrenirler ve tekrar Zeve'ye dönerler. Seyyid Mahmud-i Hayrani'ye durumu düzgündü merak edilecek herhangi bir şey yoktur.Selam ve hürmet eder ellerinizden öper derler. (Bu işi düzgündür sözü dilden dile dolaşır ve asıl adı Şah Haydar olan bu zata artık bir süre sonra Düzgün Baba olarak bir isim atfedilir. O günden bu güne Düzgün baba olarak söylenir.) Bugün de dahi halk şifa bulmak için Düzgün Baba'ya gider adaklar adar ve ziyaret eder.

Gizem_bn
08-08-2007, 10:39 PM
Rojda emeğine sağlık...DÜZGÜN BABA TÜRBESİ DE çok gitmek istediğim yerlerden inşallah bir günde kısmet olur..Bu zamana kadar türbelere ziyaretlere gittim ama bu sene nedense DÜZGÜN BABA ya çok gitmek istiyorum...

LaRa
11-08-2007, 04:18 AM
kime baksam herkes Tuncelili. ya da esas adıyla Dersimli.. hele bi anlatın memleketinizi diyorum kimseden ses çıkmıyor. Lara sen anlat bari bir şeyler. hiç bilmiyor değilim Dersimi elbette. ama ennihayetinde hepimizin de bildiği üzere bir türkü gibi değil midir Dersim, anlattıkça anlatasın; dinledikçe dinleyesin gelir.. ben Dersimli değilim, ama az da olsa bilirim, severim bir Dersimli gibi. Ve bir Dersimli gibi yüreğime kurmuşumdur Düzgün Baba'nın mekanını...

Dersimi ya da tunceliyi sana anlatmayı çok isterdim yabani kardeş ama kökenim olmasına rağmen gitmek hiç nasip olmadı.Soy adımı aldığım dünyanın birçok yerinden akın akın gelen insanların gittiği ama benim daha benim için kutsal olan o toprağa yüz süremediğim bir yer.Allah birgün nasip ederse mutlaka gideceğim...

yoldas_24
17-09-2007, 12:24 AM
emegınıze saglık canlar:D duzgun babaya ZIYARETE GITMEK isterım

karakanat
17-09-2007, 01:08 AM
Düzgın henüz bir new-civan´dır; yani bıyıkları yeni terlemiş toy bir genç... belki onüç- ondört yaşinda... Sey Mamudo Khal yani Büyük KhureşÂ´in oğludur, asıl adı Sa Heyder... Bir coban´dir, Dersim dağlarında; tıpkı Munzur Baba ya da birçok başka veliler gibi; ya da Ademoğlu Kabil´den Musa´ya hatta İsa´ya kadar birçok peygamber gibi. Keçileri vardır, dağ doruklarını ve en ulaşilmaz, sarp yamaçları mekân tutmuş dağ keçileri, geyikler onundur... Bu yüzden onlara karışmak günahtır, zarar veren birçokları uğursuzluğa uğramıştır...
Düzgın´ın bir asa´sı vardır, bazen yılan donunda bazen güvercin donunda görünüp mekânını terk edip kaybolan, tıpkı Musa´nın asası gibi kerametlerle dolu bir evliya... Düzgın, kışın zemheri ayında, dokundukça kuru dallari yeşertmiş, keçilerini kırılmaktan kurtarmıştır... Bugün hala Dersim´in meşhur ve emekdar ozanı Sılo Qız´ın köyünde, onun ailesinin evinde asılı duran asa Düzgin´in asa´sıdır... Ewliyayé Sultani, yani Sultan Evliyasi dedikleri...
Düzgın´ın bir dağı vardır; yüce bir dağ, her sabah gri serçelerin çiglik çigliga ötüsüp uçuşarak haber verdikleri şafakla beraber, ilk ışık huzmesi bu dağın yüceliklerini aydınlatır ve binler kapısı güneş buradan doğar... Her akşam, gölgeler oynayarak bütün dorukları örttükten sonra onun doruklarına ulaşir ve güneş ışıkları en son Düzgin´ın doruklarını terk eder... Düzgın “kemeré bımbareki”dir… “bımbarek/mübarek” günes´in sıfatıdır… ve Düzgın o´nun taşi, doruğu´dur.
Düzgın Sultan´dır, kumandandır; idare eder, yönetir, murad verir, cezalandırır... Dersim´in 366 evliyasınin kumandanıdır, hepsi onun askerleridir; karanlıklar sahibi Avdıl Musa´nın kötü cinlerden kurulu taburuna karşi nurlar, hayırlar ordusu Düzgın´in önderliginde toplanır... Her perşembeyi cuma´ya bağlayan gece yani “cuma akşami/sewa yeniye” Dersim´in 366 evliyası Düzgın Daği´nda, Kırklar Mekânında, Kırklar Cemi yaparlar… Düzgın,her sabah güneşÂ´in doguşuyla birlikte evrene yayılan ışık ordusu, Kırklar Taburu´nun da en öndeki server´idir...
Topları vardır Düzgin´ın; dağında yerli yerine kurulmuş, ayarlanmış, mevzilenmiş... öfkelenir ve cezalandırır, onun attığı toplara çok insan şahit olmuştur... Zulüm kaleleri onun attığı toplarla yerle bir olmuştur. Aynı zamanda da murad vericidir. Dilekleri kabul eder, yerine getirir; bu açıdan Sa Heyder/Şah Haydar adı da çok şey söyler. O bir şah´tır, “görenler/uyaranlar şahı”dır. .
Düzgın´ın kır-doru bir atı vardır; küçük bir tay... tıpkı Muhammed´in ki gibi... belki attan küçük eşekten büyük denecek kadar bir sey; dağların çeperlerinde dört nala koşturan, bir çirpida dorukları aşan kır-doru bir tay... Astoro qir u kimeti; astoro tayo kimeti
Düzgın´ın kartalı vardır, her sabah güneşle birlikte yükselen ve her akşam güneşle birlikte dağ doruklarında kaybolan bir kartal... ışıkla süslenmiş gibi kanatlarının altı beyaz, üstü nakışlı ve uçları gümüşten... en yüceleri mekân tutmuştur, uzak-yakın her şey ona ayandır; bütün sırlar ona aşikar... o en iyi görendir...
Kurtları vardır Düzgın´ın; bazen keçilerini emanet ettiği, süt gibi bembeyaz kurtlar... uzaklardan haber getiren, gurbetlerde Düzgın´ın hükmünü uygulayan pusları-pusuları korkunç kurtlar... dağların en yücelerini kaplayan, dorukları aşip ötelerde kaybolan bulutlar onlara işarettir...

***
Bütün bu özelliklerini göz önünde bulundurarak, cevapları kısaca verilmiş olsa da Düzgın Baba açısından sorumuz şudur; Düzgın Baba, genel Alevilik ögretisi içinde yeri olmayan, ancak eski inançların bir kalıntısı olarak sadece Dersim´de yaşamaya devam etmiş bir ayrıntı mıdır? GüneşÂ´i, ayı, dağları, su kaynaklarını kutsal kabul etmek semavi dinler tarihinin tanımadığı bir içerikle hakka şirk koşmak mıdır; GüneşÂ´in alevilik ve genel dinler tarihi içindeki yeri, manası ve sembolleri nelerdir? Düzgın´in güneşÂ´le, güneşÂ´in dağ doruklarıyla ilişkisi nedir?

kemere duzgin to mare wayir vejiye...........

batıradyo_aysel
31-12-2007, 04:03 PM
düzgün babaya giderken o mubarek ziyaretin yolunda yürürken ayaklarınızdaki ayakkabıları cıkartıp yürümeniz gerekiyormuş annem ve babam 2005 de gittiler oradan biliyorum umarım bir aksilik olmazsa bu sene munzur festivalinde dersime gitmek ve düzğün babayıda ziyaret etmek görmek istiyorum önemli olan yüreginle inanmak ve ben çk inananıyorum ALLAH MUHAMMET YA ALİ

hüseyin yanmaz
01-01-2008, 10:51 AM
ya düzgün baba yardımcımız ola

hüseyin yanmaz
01-01-2008, 10:57 AM
emeğine sağlık...DÜZGÜN BABA TÜRBESİ DE çok gitmek istediğim yerlerden inşallah bir günde kısmet olur..Bu zamana kadar türbelere ziyaretlere gittim ama bu sene nedense DÜZGÜN BABA ya çok gitmek istiyorum..

tercan güzeli
02-01-2008, 02:07 PM
hakdüzgün pir aşkına arkamızda derman gölge olsun darın akan suyundayım yetiş ya düzgün ver cemali muhamed sah hasan sah hüseyin sefatiyle ya hızır ya düzgün baba yezıtlere boyun kılma bizi candan cana ayırana fırsat verme ya düzgün pir in askına hüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüdiyelim allah allah duamızın sefati nıyetine hü. tercan guzeli askla nıyazlıyorum .sizlerle gürur duyorum

hüseyin yanmaz
06-01-2008, 05:22 AM
Muhammed geliyor,

Ali de önündedir.

Muhammedi sorarsan;

O bizim dedemiz.

Hazreti Ali'yi sorarsan;

O bizim kolumuz kanadımız.

İmam Hüseyin'i sorarsan;

O Kerbela şehididir.

Bektaş Veli'yi sorarsan;

O el'in üstündeki el'dir.

Kureyş'i sorarsan;

O sır keramet sahibidir.

Düzgün Baba'yı sorarsan;

O murad kapısıdır.
saygılarımla yaylacıklı hüseyin

Alevi.iso
27-02-2008, 12:48 AM
Muhammed geliyor,

Ali de önündedir.

Muhammedi sorarsan;

O bizim dedemiz.

Hazreti Ali'yi sorarsan;

O bizim kolumuz kanadımız.

İmam Hüseyin'i sorarsan;

O Kerbela şehididir.

Bektaş Veli'yi sorarsan;

O el'in üstündeki el'dir.

Kureyş'i sorarsan;

O sır keramet sahibidir.

Düzgün Baba'yı sorarsan;

O murad kapısıdır.


kurban olan yoluna düzgün bawooo...


emeğine sağlık kardes:)

aleviesra24
29-02-2008, 03:49 AM
Yıllardır gelipte görmek istedim
Aklımdasın her an can düzgün baba
Bir yol verki gelsin bu garip cana
Çok özledim halkım can düzgün baba

Dersim ata yurdum çok çekti halkım
Zalım zulmettikçe bitmez avazım
Susmayacak dilim bakidir sazım
Yemin ettim sana can düzgün baba

Elimizde sancak önderdir şahım
Binbir donla gelen şahımdır şahım
Hünkarı evliya tek padişahım
Şahımın yolunda can düzgün baba

Yusuf der ki canım birlik olalım
Ayrılıkla değil sevip sayalım
Halka zulmedene karşı olalım
Mazlumun yanında can düzgün baba

(alıntı)


Yazıyla, resimlerle okadar güzel anlatılmışki... Bende gitmeyi çok istiyorum Dersim'e, Düzgün Baba'ya...
Çok çoookkk teşekkürler paylaşımınız için canlar......

Ezombahar
29-02-2008, 12:12 PM
bu yaz gidip görmek nasip oldu memleketimi
ve ziyaret ettim düzgün babayı, munzur babayı.
anlatılanlar rivayetler öyle sade; öyle katıksız, öyle safki peh bu mu demiyor insan adeta içi aydınlanıyor.
alevi öğretisinde düzgün baba, munzur baba, baba mansur, pir ali mankıli, pir hasan dede ve birçok dede, birçok eren, birçok ermiş var. hep vardılar, hep olacaklar. yol gösterenlerimiz ve yolumuzun bekçileri olarak.
inanmak ve sevmek aynı yönde olursa güçlü kılar insanı. katıksız ve safi inanmak.
ya düzgün baba sen yanımızda ol, yardımcımız ol

hüseyin yanmaz
25-04-2008, 10:34 PM
Yıllardır gelipte görmek istedim
Aklımdasın her an can düzgün baba
Bir yol verki gelsin bu garip cana
Çok özledim halkım can düzgün baba

Dersim ata yurdum çok çekti halkım
Zalım zulmettikçe bitmez avazım
Susmayacak dilim bakidir sazım
Yemin ettim sana can düzgün baba

Elimizde sancak önderdir şahım
Binbir donla gelen şahımdır şahım
Hünkarı evliya tek padişahım
Şahımın yolunda can düzgün baba

Yusuf der ki canım birlik olalım
Ayrılıkla değil sevip sayalım
Halka zulmedene karşı olalım
Mazlumun yanında can düzgün baba

(alıntı)


Yazıyla, resimlerle okadar güzel anlatılmışki... Bende gitmeyi çok istiyorum Dersim'e, Düzgün Baba'ya...
Çok çoookkk teşekkürler paylaşımınız için canlar......



can kardeş emeğine sağlık

cebar
26-04-2008, 12:53 AM
bizim köyden görülür düzgün baba ihtiyacı olanlar adak adar düzgün baba kimseyi geri çevirmez samimiyse ibadetinde insan.

genelde erkek çocugu olmayanlar gider dersimli adı düzgün olanların çogu babası düzgün babaya adak adadıgı için dogmuştur adınıda düzgün koymuşlardır.

ben biraz ateistim ama düzgün babagibi ziyaretlere saygım sonsuzdur.

genelde o bölgedeki halk yüzde yüz alevidir ve devlet gözünde tererüsttür.

hakyedirmez hak yemez bir kültüre sahip bir halktır.

bazı degerler yaşanılan savaşlarda özünün bir kısmını yitirsede eski nesil yaşatmaya çalışıyor gelenekleri.

bu gelenekleri oldugu gibi çocuklarımıza taşımak için herkes bilgi ve birikimi olan yaşlı dersimlilerden bolca notlar alıp iyi saklamalıyız.
ileriki zamanda bu kültür bile yok sayılmak istenecek.

özümüz neyse öyle kalmaya çalışacagız.

dersimde ihanete haksızlıga asimileye geçityok.


düzgün babanın soyundanız.

ebrucan
26-04-2008, 06:45 AM
Düzgün Baba...
3 yaşımda gitmişim ilk kez...Anneme ''Düzgün Baba bana gagga(ne demek istemişim bilmiyorum) verecek demişim :)
Ve Düzgün Baba'yı ne zaman ansam içimde huzur, güven ve Dersimli olmanın onuru...

umut yarınlarda
26-04-2008, 07:31 AM
Düzgün Baba birçok insanın olduğu gibi benimde inandığım bir yerdir emeğine sağlık can...

hüseyin yanmaz
01-05-2008, 01:57 AM
Şah Haydar, Seyyit Mahmud-i Hayrani'nin oğludur. Zewe yakınlarında bulunan Zargovit tepesinde hayvanlarını otlatmak için bir ev yapar. Burada hayvanları ile meşgul olur. Kışın zemheride keçilerinin gayet güzel beslendiklerini gören Seyyit Mahmud-i Hayrani "Acaba Şah Haydar, bu kışın ortasında bu hayvanlara ne yediriyor ki, hayvanlar bu kadar güzel besleniyorlar." diye merak eder ve Şah Haydar ile hayvanların bulunduğu yere gider. Bir de bakar ki, Şah Haydar elindeki çubuğu hangi meşe ağacına değdiriyorsa, ağaç hemen yeşeriyor,taze süsleniyor, keçilerde bu filizlerden yiyerek besleniyor.
Seyyit Mahmud-i Hayrani durumu görünce sesini çıkarmadan geri dönmek ister. Ancak o sırada bir keçi, bir kaç kez üstüste hapşırır. Şah Haydar da; "Ne oldu? Babam Dervis Mahmud'umu gördün ki bu kadar hapşırırsın, der ve arkasına baktığında babasının kendisine görünmeden gitmek istediğini görür.
Babasına bizzat ismi ile hitap ettiği için utanır, mahçup olur.Mahçubiyetinden kaçıp, halen Düzgün Baba Dağı olarak bilinen tepeye çıkar ve burada mekan tutar.(Rivayet olunur ki, Şah Haydar babasına ismen hitap ettiği için, mahçubiyetinden ötürü kaçtığı zaman ayağında kışın karda giyilen, hedik veya lekan varmış.Bu hediklerle Zargovit'den, Düzgün Baba tepesine kadar (takriben 5km) üç adım atmış, bastığı her yerde hedikler taşa iz bırakmış ve bu izler hala durmaktadır.) Bir iki gün eve gelmeyince Şah Haydar'ın annesi endişelenir. Durumunu öğrenmesi için babasına rica eder. O da yanındaki müritlerine;" gidin bakın bakalım, bizim Şah Haydar ne alemde?" der. Müritlerinden birkaç kisi bu 2450 m. yüksekliğindeki dağın tepesine çıkıp, Şah Haydar ile görüşürler. Durumun iyi olduğunu öğrenirler ve tekrar Zewe'ye dönerler. Seyyit Mahmud-i Hayrani'ye durumu düzgündür, merak edilecek herhangi bir şey yoktur. Selam ve hürmet eder, ellerinizden öper, derler. (Bu işi düzgündür sözü, dilden dile dolaşır ve asıl adı Şah Haydar olan bu zata, artık bir süre sonra Düzgün Baba ismi atfedilir. O günden bu güne Düzgün Baba olarak söylenir.) Bugün dahi halk şifa bulmak için Düzgün Baba'ya gider, adaklar adar ve ziyaret eder.

aslan24
13-05-2009, 11:06 PM
gecen sene bizede nasip oldu

http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB1_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB2_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB3_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB5_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB6_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB7_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB8_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB9_.jpg

Perihan
13-05-2009, 11:32 PM
Bu yaz, daha doğrusu bu ayın sonunda Tunceli'ye gitme durumum var eğer gidebilirsem mutlaka görmek istediğim yerlerin başında geliyor umarım gidip ziyaret edebilirim...

alewi_alew
13-05-2009, 11:33 PM
Gidip görmek istediğim yerlerden birisidir Düzgün Baba.. Emeğine sağlık can paylaşımın için..

ebrumm
14-05-2009, 04:46 AM
ınsallh allh nasıp ederde düzgün baba ya giderim birgün..

Batıni
04-02-2010, 06:45 AM
gecen sene bizede nasip oldu

http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB1_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB2_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB3_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB5_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB6_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB7_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB8_.jpg
http://erzingano.er.funpic.de/images/2008/DB9_.jpg

Resimler için sağolsun can..

Burda belirtmek istediğim bir şey var canlar..

Eskiden, yani çocukluğumuz'da, yaşlılarımız ve bizler'de ayakkabıyla çıkmazdık Baba Düzgıne..

Şimdi malesef herkez ayakkabısıyla çıkar oldu..Tabi resim'de olduğu gibi unutmayanlarda var..