Türkmen
12-01-2008, 02:59 AM
MUHARREM SÖYLEŞİLERİ
MUHARREM'DE MATEM TUTMAK
Değerli Canlar,
Muharrem ayının inancımızdaki yerini özel kılan olaylardan biri de matem ayı olmasıdır. Matem çok sevilen ve çok değerli olan bir şeyi veya bir kimseyi kaybetmenin verdiği acıyı en ileri düzeyde hissetmenin adıdır. Bu ay Alevilerin yani gerçek müminlerin matem ayıdır. Çünkü bu ay, yüce peygamberimizin torunu Hazreti İmam Hüseyin ve yol arkadaşlarının Kerbela’da hunharca katledildikleri aydır. Kerbela zulmü insanlık tarihinin utanç sayfalarından biridir. İnsanlık Kerbela’da çok değerli bir varlığını zulme kurban vermiştir.
Peygamberler sultanı Hazreti Muhammed’in ehlibeytinin kan ağladığı, mübarek bedenlerinin Kerbela çöllerinde yerlere serildiği, başlarının mızraklar ucunda gezdirildiği, tüm Müslümanların namusu olan ehlibeyt kadınlarının çıplak devler üzerinde perişan edildiği ay olan Muharrem ayında yer ve gökler baştan başa karalar bağlamış, mateme bürünmüştür.
Bu ay, ehlibeyti sevenler ile sevmeyenlerin ayrıştığı aydır. Gerçek müminlerin tevella ile ehlibeyte bağlandıkları teberra ile de zalimlere muhalefet ettikleri bir aydır bu ay !
Matemimiz ehlibeyt aşkınadır.
Matemimiz İmam Hüseyin aşkınadır !
Matemimiz mazlumlar aşkınadır !
Bir tarafta adaletin, hakkın, şerefin, kahramanlığın temsilcisi İmam Hüseyin ve yol arkadaşları diğer tarafta ise zalim Yezit’in katil ordusu !
İşte bu ayda matem tutmak, adaletten, haktan, şereften yana olmak demektir. Zulme boyun eğmeyen İmam Hüseyin için yas tutmak demektir. Peygamber soyunun acısıyla acılanmak demektir.
Bu ayda matem tutmak zalimlere karşı öfkemizin yüzyıllar sonra bile tükenmediğini göstermek demektir. Şehitler şahı İmam Hüseyin aşkıyla dolmak demektir.
Matem donunu giydi bulutlar bölük bölük
Baran gamında koptu vü tufan Ya Hüseyin !
Gökler boyandı mateme gün giydi karalar
Mahvoldu arada mah – ı taban Ya Hüseyin !
Düştü Hüseyin atından sahra – yı Kerbela’ya
Cibril git haber ver sultan – ı enbiyaya !
Yüce peygamberimizin sevgili torunu, Hazreti İmam Ali efendimizin sevgili oğlu şehitler şahı Hazreti İmam Hüseyin Kerbela’da mübarek canını İslam uğruna, peygamber yoluna, şah – merdan yoluna, hak ve halk yoluna feda etmiştir. Onun örnek kıyamı yüzyıllar boyunca tüm mazlumların güç aldığı mübarek bir kıyamdır. Hiçbir koşulda zulme boyun eğmemek gerektiğini, hakkı ve adaleti can pahasına da olsa savunmak gerektiğini öğreten bir kıyamdır. Hak ile batılın furkanı, aşıkların destanı ve sadıkların meydanıdır Kerbela !
Kerbela kıyamı kahramanlığın, yiğitliğin, haysiyetin ve zulme isyanın öğretildiği bir okul gibidir. Hazreti İmam Hüseyin de bu okulun baş öğretmenidir !
O okulda okuyup mateme bürünenlere selam olsun !
İmam Hüseyin için ah çekip ağlayanlara selam olsun !
Yezit’e ve tüm zalimlere lanet okuyanlara selam olsun !
“…Zulüm altında inleyen mazlumların tek ümit ışığı biziz. Bir can için bu mazlumların ümit ışığını nasıl söndüreyim !” diyen İmam Hüseyin ‘in ışığı hiç kuşku yok ki onu sevenlere şefaat olarak dönecektir. O ümit ışığı müminlerin kurtuluş çerağı olacaktır. Zalimlere karşı başkaldırı olacaktır. İnsanca ve korkusuzca yaşamanın hiç sönmeyen ateşi olacaktır. Bu ateş, sonsuz değin yanacaktır. Bu ateş gönlümüzü, gözümüzü, yolumuzu ve ufkumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Bu ateş kalbimizi tutuşturan bir iman ateşidir. Mümin vasfına ermenin ateşidir.
Ne mutlu yüreğindeki iman ışığını söndürmeyenlere !
Ne mutlu İmam Hüseyin aşkıyla matem tutanlara !
Ne mutlu Kerbela şehitleri için göz yaşı dökenlere !
Değerli Canlar,
Sözlerimizi bir Hak aşığının sözleriyle bitirelim:
Güneşe koşan yollar bizim
Kış ardından bahar bizim
Karlı duvak takmış dağda
Geceyi yakan ateş bizim !
Yalanı yenen dostluk bizim
Zulmü yenecek gönül bizim
Ufka uçan turnalarla
Ali bizim, Hasan bizim, Hüseyin bizim !
Yüce Tanrı yaptığımız tüm ibadetleri kabul eylesin…
İbadetlerimiz ulu dergahta hak defterine yazılsın…
Başta Hazreti Muhammed olmak üzere tüm ehlibeytin şefaati üzerinize olsun !
Allah…Allah !
MUHARREM'DE MATEM TUTMAK
Değerli Canlar,
Muharrem ayının inancımızdaki yerini özel kılan olaylardan biri de matem ayı olmasıdır. Matem çok sevilen ve çok değerli olan bir şeyi veya bir kimseyi kaybetmenin verdiği acıyı en ileri düzeyde hissetmenin adıdır. Bu ay Alevilerin yani gerçek müminlerin matem ayıdır. Çünkü bu ay, yüce peygamberimizin torunu Hazreti İmam Hüseyin ve yol arkadaşlarının Kerbela’da hunharca katledildikleri aydır. Kerbela zulmü insanlık tarihinin utanç sayfalarından biridir. İnsanlık Kerbela’da çok değerli bir varlığını zulme kurban vermiştir.
Peygamberler sultanı Hazreti Muhammed’in ehlibeytinin kan ağladığı, mübarek bedenlerinin Kerbela çöllerinde yerlere serildiği, başlarının mızraklar ucunda gezdirildiği, tüm Müslümanların namusu olan ehlibeyt kadınlarının çıplak devler üzerinde perişan edildiği ay olan Muharrem ayında yer ve gökler baştan başa karalar bağlamış, mateme bürünmüştür.
Bu ay, ehlibeyti sevenler ile sevmeyenlerin ayrıştığı aydır. Gerçek müminlerin tevella ile ehlibeyte bağlandıkları teberra ile de zalimlere muhalefet ettikleri bir aydır bu ay !
Matemimiz ehlibeyt aşkınadır.
Matemimiz İmam Hüseyin aşkınadır !
Matemimiz mazlumlar aşkınadır !
Bir tarafta adaletin, hakkın, şerefin, kahramanlığın temsilcisi İmam Hüseyin ve yol arkadaşları diğer tarafta ise zalim Yezit’in katil ordusu !
İşte bu ayda matem tutmak, adaletten, haktan, şereften yana olmak demektir. Zulme boyun eğmeyen İmam Hüseyin için yas tutmak demektir. Peygamber soyunun acısıyla acılanmak demektir.
Bu ayda matem tutmak zalimlere karşı öfkemizin yüzyıllar sonra bile tükenmediğini göstermek demektir. Şehitler şahı İmam Hüseyin aşkıyla dolmak demektir.
Matem donunu giydi bulutlar bölük bölük
Baran gamında koptu vü tufan Ya Hüseyin !
Gökler boyandı mateme gün giydi karalar
Mahvoldu arada mah – ı taban Ya Hüseyin !
Düştü Hüseyin atından sahra – yı Kerbela’ya
Cibril git haber ver sultan – ı enbiyaya !
Yüce peygamberimizin sevgili torunu, Hazreti İmam Ali efendimizin sevgili oğlu şehitler şahı Hazreti İmam Hüseyin Kerbela’da mübarek canını İslam uğruna, peygamber yoluna, şah – merdan yoluna, hak ve halk yoluna feda etmiştir. Onun örnek kıyamı yüzyıllar boyunca tüm mazlumların güç aldığı mübarek bir kıyamdır. Hiçbir koşulda zulme boyun eğmemek gerektiğini, hakkı ve adaleti can pahasına da olsa savunmak gerektiğini öğreten bir kıyamdır. Hak ile batılın furkanı, aşıkların destanı ve sadıkların meydanıdır Kerbela !
Kerbela kıyamı kahramanlığın, yiğitliğin, haysiyetin ve zulme isyanın öğretildiği bir okul gibidir. Hazreti İmam Hüseyin de bu okulun baş öğretmenidir !
O okulda okuyup mateme bürünenlere selam olsun !
İmam Hüseyin için ah çekip ağlayanlara selam olsun !
Yezit’e ve tüm zalimlere lanet okuyanlara selam olsun !
“…Zulüm altında inleyen mazlumların tek ümit ışığı biziz. Bir can için bu mazlumların ümit ışığını nasıl söndüreyim !” diyen İmam Hüseyin ‘in ışığı hiç kuşku yok ki onu sevenlere şefaat olarak dönecektir. O ümit ışığı müminlerin kurtuluş çerağı olacaktır. Zalimlere karşı başkaldırı olacaktır. İnsanca ve korkusuzca yaşamanın hiç sönmeyen ateşi olacaktır. Bu ateş, sonsuz değin yanacaktır. Bu ateş gönlümüzü, gözümüzü, yolumuzu ve ufkumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Bu ateş kalbimizi tutuşturan bir iman ateşidir. Mümin vasfına ermenin ateşidir.
Ne mutlu yüreğindeki iman ışığını söndürmeyenlere !
Ne mutlu İmam Hüseyin aşkıyla matem tutanlara !
Ne mutlu Kerbela şehitleri için göz yaşı dökenlere !
Değerli Canlar,
Sözlerimizi bir Hak aşığının sözleriyle bitirelim:
Güneşe koşan yollar bizim
Kış ardından bahar bizim
Karlı duvak takmış dağda
Geceyi yakan ateş bizim !
Yalanı yenen dostluk bizim
Zulmü yenecek gönül bizim
Ufka uçan turnalarla
Ali bizim, Hasan bizim, Hüseyin bizim !
Yüce Tanrı yaptığımız tüm ibadetleri kabul eylesin…
İbadetlerimiz ulu dergahta hak defterine yazılsın…
Başta Hazreti Muhammed olmak üzere tüm ehlibeytin şefaati üzerinize olsun !
Allah…Allah !