Fukara-i Abdal
05-01-2008, 12:05 PM
Musa Gündoğdu
Emekli Tarih Öğretmeni
"Kerbela" acıyı, susuzluğu, kanı ve haksız yere öldürülmeyi çağrıştıran bir kelimedir. Daha doğrusu acı, kan ve haksızca şehit edilişi sembolize eden bir mekan adıdır. Bugün Irak'ın 100 km. güneybatısında, yaklaşık 300.000 civarında nüfusa sahip bir yerleşim merkezidir ama gerçekte o, coğrafyasıyla değil, tarihteki kanlı olayla beynimize belki de yüreğimize kazınmış bir coğrafî yerdir.
"Kerbela" kelimesini duyduğunda kimin yüreği burkulmaz? Kim zihninden bir film şeridi gibi Hz. Peygamber'in sevgili torunu Hz. Hüseyin ve yakınlarının kızgın güneşin altında susuz kalışını geçirmez? Kim sıcaktan ağızları kurumuş masum çocukların, suçsuz insanların "su" diye inleyişlerini yüreğinde duymaz? Kim siyasi çıkarlar uğruna birer birer şehit düşen tertemiz insanları tasavvur etmez? Nihayet kim vaktiyle Hz. Muhammed tarafından öpülen Hz. Hüseyin'in boynunun merhametsizce kesilişini, o kesik başın hayasızca Yezid'e götürülüşünü hatırlamaz?
Kerbela aynı zamanda, bizim için inancın, cesaretin, haksızlığa karşı çıkmanın adıdır. Bir insanlık destanıdır. Mazlumlarının tarih boyu hatırlandığı, hatırlandıkça sevgiden haleler örüldüğü, buna karşılık zalimlerin vicdanlarda sonsuza dek lanetlendiği bir olay, bu olayın cereyan ettiği yer, kısaca büyük bir ibret ve tarih vesikasıdır.
Hz. HÜSEYİN: Hz. MUHAMMED'IN SEVGİLİ TORUNU
Kimdir Kerbelâ'da başı kesilen Hz. Hüseyin? Önce birkaç cümleyle onunla ilgili bilgilerimizi yeniden hatırlayalım:
Hz. Hüseyin Hz. Peygamber'in sevgili torunudur. Annesi Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma, babası Allah'ın aslanı Hz. Ali'dir. Biyografik kaynaklara göre o, 10 Ocak 626 yılında Medine'de doğmuştur. Ağabeyi Hz.Hasan'ın göğsünden yukarı kısmının dedesi Hz. Muhammed'e benzemesi gibi onun göğsünden aşağı kısmının Hz. Muhammed'e benzediği ifade olunmuştur.
Hz. Hüseyin doğduğu zaman Hz. Muhammed bizzat kulağına ezan okuyarak ismini koymuş, doğumunun yedinci gününde adına akika kurbanı kesilmiştir. Ağabeyi Hz. Hasan gibi ilk iki halife döneminde cereyan eden önemli olaylara fiilen katılmayan Hz. Hüseyin, üçüncü halife zamanında Said bin Âs'm, 651 yılında Kûfe'den Horasan'a yaptığı sefere iştirak etmiştir. Ayrıca o, babasının halifeliği sırasında da, Kûfe'ye giderek onun bütün seferlerinde bulunmuştur. Babasının şehit edilmesinden sonra da yine vasiyetine uyarak ağabeyine itaat etmiştir. O, ağabeyi Hz. Hasan'm Muaviye ile anlaşmaya karar verdiği zaman ona karşı çıkmak istemişse de itirazının reddedilmesi üzerine vazgeçip Medine'ye gitmiştir.
Hz. Hüseyin Medine'de kaldığı süre içinde, kendini ibadete vererek iyilik, güzellik ve takvaya dayalı bir hayat sürdürmüştür. Hz. Muhammed ağabeyi Hasan'la beraber onun için "dünyanın iki çiçeği", ifadesini kullanmıştır. Yine Hz. Muhhammed onları ahirette de "cennet gençlerinin efendisi" olarak nitelemiştir. Bu yüce İmam şehit oluncaya kadar iyilik, adalet ve güzelliklerle dolu hayatını taviz vermeksizin sürdürmüştür.
KERBELA: TARİHİN EN KANLI SAYFASI
Şimdi de kısaca Kerbela olayına hatırlayalım:
İslâm tarihi kaynaklarının verdiği bilgilere göre, Emevi Devleti'ni kuran Muaviye, 19 yıllık hilafet görevinden sonra vefatına yakın, kötü fiil ve uygulamalarıyla tanınan oğlu Yezid için biat almıştır. Yezid babasının ölümünün ardından hiç layık olmadığı halde hilafet makamına kurulmuştur.
Emekli Tarih Öğretmeni
"Kerbela" acıyı, susuzluğu, kanı ve haksız yere öldürülmeyi çağrıştıran bir kelimedir. Daha doğrusu acı, kan ve haksızca şehit edilişi sembolize eden bir mekan adıdır. Bugün Irak'ın 100 km. güneybatısında, yaklaşık 300.000 civarında nüfusa sahip bir yerleşim merkezidir ama gerçekte o, coğrafyasıyla değil, tarihteki kanlı olayla beynimize belki de yüreğimize kazınmış bir coğrafî yerdir.
"Kerbela" kelimesini duyduğunda kimin yüreği burkulmaz? Kim zihninden bir film şeridi gibi Hz. Peygamber'in sevgili torunu Hz. Hüseyin ve yakınlarının kızgın güneşin altında susuz kalışını geçirmez? Kim sıcaktan ağızları kurumuş masum çocukların, suçsuz insanların "su" diye inleyişlerini yüreğinde duymaz? Kim siyasi çıkarlar uğruna birer birer şehit düşen tertemiz insanları tasavvur etmez? Nihayet kim vaktiyle Hz. Muhammed tarafından öpülen Hz. Hüseyin'in boynunun merhametsizce kesilişini, o kesik başın hayasızca Yezid'e götürülüşünü hatırlamaz?
Kerbela aynı zamanda, bizim için inancın, cesaretin, haksızlığa karşı çıkmanın adıdır. Bir insanlık destanıdır. Mazlumlarının tarih boyu hatırlandığı, hatırlandıkça sevgiden haleler örüldüğü, buna karşılık zalimlerin vicdanlarda sonsuza dek lanetlendiği bir olay, bu olayın cereyan ettiği yer, kısaca büyük bir ibret ve tarih vesikasıdır.
Hz. HÜSEYİN: Hz. MUHAMMED'IN SEVGİLİ TORUNU
Kimdir Kerbelâ'da başı kesilen Hz. Hüseyin? Önce birkaç cümleyle onunla ilgili bilgilerimizi yeniden hatırlayalım:
Hz. Hüseyin Hz. Peygamber'in sevgili torunudur. Annesi Hz. Muhammed'in kızı Hz. Fatıma, babası Allah'ın aslanı Hz. Ali'dir. Biyografik kaynaklara göre o, 10 Ocak 626 yılında Medine'de doğmuştur. Ağabeyi Hz.Hasan'ın göğsünden yukarı kısmının dedesi Hz. Muhammed'e benzemesi gibi onun göğsünden aşağı kısmının Hz. Muhammed'e benzediği ifade olunmuştur.
Hz. Hüseyin doğduğu zaman Hz. Muhammed bizzat kulağına ezan okuyarak ismini koymuş, doğumunun yedinci gününde adına akika kurbanı kesilmiştir. Ağabeyi Hz. Hasan gibi ilk iki halife döneminde cereyan eden önemli olaylara fiilen katılmayan Hz. Hüseyin, üçüncü halife zamanında Said bin Âs'm, 651 yılında Kûfe'den Horasan'a yaptığı sefere iştirak etmiştir. Ayrıca o, babasının halifeliği sırasında da, Kûfe'ye giderek onun bütün seferlerinde bulunmuştur. Babasının şehit edilmesinden sonra da yine vasiyetine uyarak ağabeyine itaat etmiştir. O, ağabeyi Hz. Hasan'm Muaviye ile anlaşmaya karar verdiği zaman ona karşı çıkmak istemişse de itirazının reddedilmesi üzerine vazgeçip Medine'ye gitmiştir.
Hz. Hüseyin Medine'de kaldığı süre içinde, kendini ibadete vererek iyilik, güzellik ve takvaya dayalı bir hayat sürdürmüştür. Hz. Muhammed ağabeyi Hasan'la beraber onun için "dünyanın iki çiçeği", ifadesini kullanmıştır. Yine Hz. Muhhammed onları ahirette de "cennet gençlerinin efendisi" olarak nitelemiştir. Bu yüce İmam şehit oluncaya kadar iyilik, adalet ve güzelliklerle dolu hayatını taviz vermeksizin sürdürmüştür.
KERBELA: TARİHİN EN KANLI SAYFASI
Şimdi de kısaca Kerbela olayına hatırlayalım:
İslâm tarihi kaynaklarının verdiği bilgilere göre, Emevi Devleti'ni kuran Muaviye, 19 yıllık hilafet görevinden sonra vefatına yakın, kötü fiil ve uygulamalarıyla tanınan oğlu Yezid için biat almıştır. Yezid babasının ölümünün ardından hiç layık olmadığı halde hilafet makamına kurulmuştur.