Fukara-i Abdal
05-01-2008, 11:45 AM
"HÝÇ BÝR ZULÜM CEZASIZ KALMAZ"
MUHTAR es-SEKÂFÃŽ VE KERBELA'NIN ÝNTÝKAMI
Doç. Dr. Ýlyas Üzüm
Ýslam Araþtýrmalarý Merkezi
Hz. Hüseyin ve arkadaþlarýnýn 10 Ekim 680 tarihinde Kerbela'da þehit edilmesi Ýslam dünyasýnda büyük infiale yol açmýþtýr. Medine'de insanlar faziletiyle tanýnan Abdullah b Hanzala'nýn etrafýnda toplanýp Yezid'e isyan etmiþ, Mekke'de ise Abdullah b. Zübeyir idareyi devralarak Emeviler'e karþý kýyam hareketi baþlatmýþtýr.
Geliþmelerden haberdar olan Yezid Medineliler'e karþý Müslim b. Ukbe komutasýnda on bin kiþilik bir süvari hazýrlatýp üzerlerine göndermiþtir. Medineliler, gerekirse "ölünceye kadar savaþmak" üzere Abdullah'a biatlarmý yenilemiþlerdir. îki ordu "Harre" denilen yerde karþý karþýya gelmiþ, gözlerini hýrs bürümüþ Emevi ordusu Medineliler'e karþý üstünlük saðlamýþ, aralarýnda büyük sahabilerin de bulunduðu binlerce kiþiyi öldürmüþtür. Ayrýca üç gün boyunca þehir yaðmalanmýþ, tarih kaynaklarýna "ikinci Kerbela olayý" diye geçen, baský ve zulümle dolu dramatik bir olay yaþanmýþtýr. 682 yýlýnýn Aðustos ayýnda cereyan eden bu savaþta Abdullah b. Hanzala da þehit düþmüþtür.
Medineliler'i yenip þehri yaðmalayan Emevi ordusu daha sonra gözünü Mekke'ye çevirmiþtir. Emeviler'e karþý ayaklanma baþlatmýþ olan ve þehri idare eden Abdullah b. Zübeyir büyük bir hazýrlýk içine girerek savunma tertibatý almýþtýr. Þehre üst taraftan saldýran Emeviler ile îbn Zübeyir kuvvetleri arasýnda þiddetli çarpýþmalar cereyan etmiþtir. Bu çarpýþmalar devam ederken Yezid'in öldüðü haberi gelmiþ, bunun üzerine Þam ordusu önce saldýrýlarýný yavaþlatmýþ, sonra da þehre girmeyi baþaramaksýzýn 683 yýlý Eylül'ünde Þam'a geri dönmek zorunda kalmýþtýr.
Zulüm ve kötülüðün sembolü haline gelmiþ Yezid'in ölümünden sonra yerine önce büyükoðlu II. Muaviye gelmiþ, onun idareyi býrakmasýndan sonra da yönetim Mervanîler'e geçerek Mervan b. Hakem Emevi hükümdarý olmuþtur. Kerbela faciasýnýn intikamý ile ilgili en önemli teþebbüs onun zamanýnda meydana gelmiþtir. Tarihe "tevvâbûn hareketi" diye geçen ve baþarýsýzlýkla sonuçlanan olay kýsaca þöyle cereyan etmiþtir:
Vaktiyle Hz. Hüseyin'i Kufe'ye davet eden ve onun adýna Kufe'ye gelen Müslim b. Akil'e biat eden Süleyman b. Surad ve arkadaþlarý Hz. Hüseyin'i Emeviler'e karþý koruyamadýklarýný, onun baþýna gelenlerden bir bakýma kendilerinin de sorumlu olduðunu düþünerek büyük bir üzüntü içine girmiþ ve kendilerine "piþmanlýk duyanlar" anlamýnda "tevvâbûn" adýný vermiþlerdir. Günahlarýnýn ancak Kerbela'nýn intikamýný aldýklarýnda baðýþlanacaðýna inanan bu insanlar önceleri gizli bir þekilde çalýþmalarýný yürütmüþ ve giderek maksatlarýný açýða çýkararak geniþ bir kitle oluþturmuþlardýr. Yeterli sayýya ulaþtýðýný düþünen Süleyman b. Surad beþ bin kiþilik bir kuvvetle Kufe'de ayaklanmayý baþlatmýþtýr. Önce sessizce Kerbela'ya giden bu birlik Hz. Hüseyin'in þehit edildiði yerde 24 saat kalarak göz yaþý dökmüþ, ardýndan intikam yemini ederek eyleme geçmiþlerdir. Durumdan haberdar olan Ubeydullah b. Ziyad, Hüseyin b. Numeyr komutasýnda 12 bin kiþilik bir kuvvet hazýrlatarak Tevvâbûn'un üzerine yollamýþtýr. Yapýlan muharebede tecrübeli ve sayýca daha fazla olan Emevî kuvvetleri çok geçmeden büyük bir üstünlük saðlamýþ ve harekete katýlanlarýn hemen hemen tamamýna yakýnýný kýlýçtan geçirmiþtir. Böylece, 684 yýlýnda cereyan eden bu hareket baþarýsýzlýkla sonuçlanmýþtýr.
Kerbela'nýn intikamý Muhtar es-Sakafî tarafýndan alýnmýþtýr.Kaynaklarda nakledildiðine göre Taif in önemli kabilelerinden Sakife mensup olan Muhtar 622 yýlýnda doðmuþtur. Sürekli Hz. Ali'nin saflarýnda yer alan Muhtar, Emeviler'in kuruluþ yýllarýnda Kufe'ye yerleþmiþ, Ehl-i beyt lehine yaptýðý çalýþmalardan dolayý birkaç kez hapse atýlmýþtýr. Hz. Hüseyin'in þehit edildiðini öðrendikten sonra Abdullah b. Zübeyir'in saflarýna katýlarak Emeviler'e karþý savaþmýþ, daha sonra Medine'den ayrýlarak tekrar Kufe'ye gelmiþti
MUHTAR es-SEKÂFÃŽ VE KERBELA'NIN ÝNTÝKAMI
Doç. Dr. Ýlyas Üzüm
Ýslam Araþtýrmalarý Merkezi
Hz. Hüseyin ve arkadaþlarýnýn 10 Ekim 680 tarihinde Kerbela'da þehit edilmesi Ýslam dünyasýnda büyük infiale yol açmýþtýr. Medine'de insanlar faziletiyle tanýnan Abdullah b Hanzala'nýn etrafýnda toplanýp Yezid'e isyan etmiþ, Mekke'de ise Abdullah b. Zübeyir idareyi devralarak Emeviler'e karþý kýyam hareketi baþlatmýþtýr.
Geliþmelerden haberdar olan Yezid Medineliler'e karþý Müslim b. Ukbe komutasýnda on bin kiþilik bir süvari hazýrlatýp üzerlerine göndermiþtir. Medineliler, gerekirse "ölünceye kadar savaþmak" üzere Abdullah'a biatlarmý yenilemiþlerdir. îki ordu "Harre" denilen yerde karþý karþýya gelmiþ, gözlerini hýrs bürümüþ Emevi ordusu Medineliler'e karþý üstünlük saðlamýþ, aralarýnda büyük sahabilerin de bulunduðu binlerce kiþiyi öldürmüþtür. Ayrýca üç gün boyunca þehir yaðmalanmýþ, tarih kaynaklarýna "ikinci Kerbela olayý" diye geçen, baský ve zulümle dolu dramatik bir olay yaþanmýþtýr. 682 yýlýnýn Aðustos ayýnda cereyan eden bu savaþta Abdullah b. Hanzala da þehit düþmüþtür.
Medineliler'i yenip þehri yaðmalayan Emevi ordusu daha sonra gözünü Mekke'ye çevirmiþtir. Emeviler'e karþý ayaklanma baþlatmýþ olan ve þehri idare eden Abdullah b. Zübeyir büyük bir hazýrlýk içine girerek savunma tertibatý almýþtýr. Þehre üst taraftan saldýran Emeviler ile îbn Zübeyir kuvvetleri arasýnda þiddetli çarpýþmalar cereyan etmiþtir. Bu çarpýþmalar devam ederken Yezid'in öldüðü haberi gelmiþ, bunun üzerine Þam ordusu önce saldýrýlarýný yavaþlatmýþ, sonra da þehre girmeyi baþaramaksýzýn 683 yýlý Eylül'ünde Þam'a geri dönmek zorunda kalmýþtýr.
Zulüm ve kötülüðün sembolü haline gelmiþ Yezid'in ölümünden sonra yerine önce büyükoðlu II. Muaviye gelmiþ, onun idareyi býrakmasýndan sonra da yönetim Mervanîler'e geçerek Mervan b. Hakem Emevi hükümdarý olmuþtur. Kerbela faciasýnýn intikamý ile ilgili en önemli teþebbüs onun zamanýnda meydana gelmiþtir. Tarihe "tevvâbûn hareketi" diye geçen ve baþarýsýzlýkla sonuçlanan olay kýsaca þöyle cereyan etmiþtir:
Vaktiyle Hz. Hüseyin'i Kufe'ye davet eden ve onun adýna Kufe'ye gelen Müslim b. Akil'e biat eden Süleyman b. Surad ve arkadaþlarý Hz. Hüseyin'i Emeviler'e karþý koruyamadýklarýný, onun baþýna gelenlerden bir bakýma kendilerinin de sorumlu olduðunu düþünerek büyük bir üzüntü içine girmiþ ve kendilerine "piþmanlýk duyanlar" anlamýnda "tevvâbûn" adýný vermiþlerdir. Günahlarýnýn ancak Kerbela'nýn intikamýný aldýklarýnda baðýþlanacaðýna inanan bu insanlar önceleri gizli bir þekilde çalýþmalarýný yürütmüþ ve giderek maksatlarýný açýða çýkararak geniþ bir kitle oluþturmuþlardýr. Yeterli sayýya ulaþtýðýný düþünen Süleyman b. Surad beþ bin kiþilik bir kuvvetle Kufe'de ayaklanmayý baþlatmýþtýr. Önce sessizce Kerbela'ya giden bu birlik Hz. Hüseyin'in þehit edildiði yerde 24 saat kalarak göz yaþý dökmüþ, ardýndan intikam yemini ederek eyleme geçmiþlerdir. Durumdan haberdar olan Ubeydullah b. Ziyad, Hüseyin b. Numeyr komutasýnda 12 bin kiþilik bir kuvvet hazýrlatarak Tevvâbûn'un üzerine yollamýþtýr. Yapýlan muharebede tecrübeli ve sayýca daha fazla olan Emevî kuvvetleri çok geçmeden büyük bir üstünlük saðlamýþ ve harekete katýlanlarýn hemen hemen tamamýna yakýnýný kýlýçtan geçirmiþtir. Böylece, 684 yýlýnda cereyan eden bu hareket baþarýsýzlýkla sonuçlanmýþtýr.
Kerbela'nýn intikamý Muhtar es-Sakafî tarafýndan alýnmýþtýr.Kaynaklarda nakledildiðine göre Taif in önemli kabilelerinden Sakife mensup olan Muhtar 622 yýlýnda doðmuþtur. Sürekli Hz. Ali'nin saflarýnda yer alan Muhtar, Emeviler'in kuruluþ yýllarýnda Kufe'ye yerleþmiþ, Ehl-i beyt lehine yaptýðý çalýþmalardan dolayý birkaç kez hapse atýlmýþtýr. Hz. Hüseyin'in þehit edildiðini öðrendikten sonra Abdullah b. Zübeyir'in saflarýna katýlarak Emeviler'e karþý savaþmýþ, daha sonra Medine'den ayrýlarak tekrar Kufe'ye gelmiþti