PDA

: Başköylü Hasan Efendi'nin Kisa öz Yaşami


ferhat_gs
27-12-2007, 12:57 PM
http://www.baskoyluhasanefendi.com/images/baskoy_hasan_efendi.jpg

BAŞKÖYLÜ HASAN EFENDİ'NİN KISA ÖZ YAŞAMI

Mürşidim Başköylü Hasan efendi,kendi deyimiyle Hasani Sani Miladi 1896 yılında Çayırlının Başköyünde dünyaya gelmiştir. Annesi İsmet Ana Babası ise Kureyşan Ocağından Kamber dede (Ağa) dir. 51. göbekten Hz Ali Keremullahı vecheye dayanan şecerenamesini sitemizde diğer bölümlerde bulabilirsiniz.
Devrinin Rüştiye yani ortaokulundan mezun olan Hasan Efendim eğitmenlik yapmıştır.
Dersimin Ovacık ilçesinde Şeh Ahmet ocağından el aldığı bilinmektedir. Gençlik yıllarından itibaren kendini tasavvufi alanda yetiştiren Efendim zahir ve batin ilimleri alanında devrinin önemli seyitleri arasında yer almıştır. Halil Öztoprak,Aşık Veysel ve Noksani baba gibi saygın Alevi simalarıyla sohbetler düzenlemiş ve Noksani baba ile atışmalarda bulunmuştur.
Bir nefesinde 21 yaşında evlendiğini söylemektedir Hasan Efendi . Eşi Kavaklı mezrasından Yusuf ağanın kızı olan Elif anadan 6sı erkek 5i kız 11 çocuğu dünyaya gelmiştir. Bütün yavrularını çocuk yaşta kaybeden Hasan Efendim bu durumu bir nefesinde şöyle dile getirmektedir. Millet kulağınıza koyun sözümü / Size bağlamışım doğru özümü / Kurban verdim oğlum ile kızımı / Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın.

Bu durumda Allaha sitem eden Efendim derki ‘ Ey Allahım sen bana verdin bu yavruları bende sana geri verdim artık seninle bir alıp vereceğimiz kalmadı.’ Bütün evlatlarını kaybeden Hasan Efendim Kardeşinin oğlu Kamber dedeyi daha küçük yaşından itibaren kendisine evlat edinerek kendisinden sonra Kamber (Ağa) dedeye el vermiştir. Daha 24 yaşından itibaren bu fena mülkünün zevki sefasından el etek çekerek kendini Hakka adamıştır. Hakkı kendine yar etmiş gönüllere sultan olup Dersim,Erzincan,Elezığ,Erzurum ve Sivas illerinde Namu Nişan bırakmıştır. Binlerce gönüllere taht kurmuş gittiği her yerde Evliyaullah olarak saygı görmüş kendisine gönül verenler önünde tazim ile eğilmişlerdir.
Düzgün Baba,Büyük Çeşme ve Ağır (AYGIR) gölü ziyaretlerinde aylarca yaz kış demeden hizmet etmiş nefsini kendine kul etmiştir. İkrarına sadık bir gönül dostu olarak Ehli Beytin davasını güder olmuştur. Kendisini tanıyanlar cemalini görmekle şeref bulanlar Efendimin kerametlerini bir huşu ve edep içerisinde göz yaşlarına boğularak ilahi bir vecd ile anlatmaktadırlar. Bizzat bu kerametlerinden birine şahit olan amcamın buna dair ve diğer canların bizlerle paylaştıkları anılarını siz değerli canlarla paylaşacağız.
Dünyadan el etek çeken Efendim eşi Elif anadan batin mahkemesi kararı ile ayrılmak ister. Lakin batin mahkemesi efendimin bu istemini haksız bularak nikahına yani elif anaya dönmesi için karar verir. Bu emir üzerine Hasan Efendim Elif anaya gider elini öper kendisini affetmesini diler. O günden itibaren Elif anaya ayrı bir muhabbetle bağlanır ve her gittiği yere Elif ana ile beraber gitmeye gayret eder.
Ehl-i Beyt muhiplerini tek tek,köy köy gezerek ziyaret eder fakirlerin,yoksulların ve yardıma muhtaç durumda olanların elinden tutar sevenleri tarafından kendisine verilen Hakullahı muhtaç durumda olanlarla paylaşır ve bunuda bir gizlilik içerisinde yapar.

19 nisan 1950 de pasaport alıp aynı yıl içinde Hacca giden Efendi bu seyahat esnasında çeşitli kerametler gösterdiğini beraberinde giden yol arkadaşları sunniler dahil dilden dile anlatmaktadırlar.
1 Temmuz 1973 tarihinde ebediyete rıhleti dahi yine bir kerametiyle vuku bulmuş ve ebedi istirahatgahı olan şimdiki türbesinin bulunduğu Başköyde sırlanmıştır.
Himmeti üzerimizde hazır nazır olsun bizi dergahi Aliden nasipli olanlardan eylesin. Biz sana gönül verdik bağlanıp ikrar eyledik bizi hizmetine ve ikrarına bağışla ey gönlümün sultanı Efendim.

ferhat_gs
27-12-2007, 12:59 PM
SEYİT HASAN EFENDİNİN ŞECERENAMESİ

Hz İmam Ali
Hz İmam Hüseyin
Hz İmam Zeynel Abidin
Hz İmam Muhammed Bakır
Hz İmam Caferi Sadık
Hz İmam Musa-i Kazım
Ve onun oğlu Seyit İbrahim Mücap
Ve onun oğlu Seyit Musa-i Sani
Ve onun oğlu Seyit Hacı Bektaş
Ve onun oğlu Seyit Yunus
Ve onun oğlu Seyit Hacı İsmail
Ve onun oğlu Seyit Hacı Hüseyin
Ve onun oğlu Seyit Hacı Muhammed
Ve onun oğlu Seyit Hacı Abdülkadir
Ve onun oğlu Seyit Hacı Halil
Ve onun oğlu Seyit İbrahim Ekber
Ve onun oğlu Seyit Cafer
Ve onun oğlu Seyit Aziz
Ve onun oğlu Seyit Mustafa
Ve onun oğlu Seyit Hasan
Ve onun oğlu Seyit Mikail
Ve onun oğlu Seyit Hacı Mahmudi Hayrani (Haci Kureyş)
Ve onun oğlu Seyit Abdullah
Ve onun oğlu Seyit İsmail
Ve onun oğlu Seyit Mahmut
Ve onun oğlu Seyit Hacı Yusuf
Ve onun oğlu Seyit Hasan
Ve onun oğlu Seyit Ali
Ve onun oğlu Seyit Abdu Kesir
Ve onun oğlu Seyit Hüseyin
Ve onun oğlu Seyit İbrahim
Ve onun oğlu Seyit Mustafa
Ve onun oğlu Seyit Muhammed
Ve onun oğlu Seyit Ahmed
Ve onun oğlu Seyit Halil
Ve onun oğlu Seyit İbrahim
Ve onun oğlu Seyit Mahmut Çıralı
Ve onun oğlu Seyit Seyip
Ve onun oğlu Seyit İbrahim
Ve onun oğlu Seyit Hasan
Ve onun oğlu Seyit Yusuf
Ve onun oğlu Seyit Hakkı
Ve onun oğlu Seyit Kamer Ağa
Ve onun oğlu Seyit Kör Ali Ağa
Ve onun oğlu Seyit Yusuf Ağa
Ve onun oğlu Seyit Gali Ağa
Ve onun oğlu Seyit İbrahim Ağa
Ve onun oğlu Seyit İbrahim Namı diğer Kamber Ağa
Ve onun oğlu Seyit Hasan Efendi (Hasani Sani)
Ve onun oğlu Seyit Kamer (Ağa )dede

Bu şecerenamede dikkatimizi çeken esas konu Hacı Bektaş ismi ile geçen kişinin tarihte bilinen Hacı Bektaş Veli olup olmadığıdır. Tarihi olarak bakarsa bu mümkü gözükmemektedir.
Prof 1400 Nazmi Nizami Sakallıoğluda aynı görüştedir.

ferhat_gs
27-12-2007, 01:03 PM
DEDİM YOL NEDİR

Dedim yol nedir? Dedi doğrudur
Dedim bozan kimdir? Dedi eğridir
Dedim yolu süren kim? Dedi uludur
Dedim sahibi kim? Dedi emri Hak’tır

Dedim yolu süren kim? Dedi güruhu Naci
Dedim sürmeyen kim? Dedi fitne-i acı
Dedim kabe nedir? Dedi Hakkın miracı
Dedim doğrumudur? Dedi Rızayı Haktır

Dedim doğru nedir? Dedi yolun yolcusu
Dedim tefrikat varmıdır? Dedi her kes kardeş bacı
Dedim gitmeyen varmı?dedi yolun yabancısı
Dedim yolun başı kimdir? Dedi ikrarlı Haktır

Dedim tellal nedir? Dedi emri Haktır
Dedim tellalı seven varmı? Dedi çoktur
Dedim şüphe eden? Dedi hiç yoktur
Dedim Hakkı bilen varmı? Dedi rayı Haktır

Dedim vucut nedir? Dedi terazi
Dedim mizanı nedir? Dedi yüzü
Dedim Hakimi kim? Dediki izi
Dedim doğrumu özü? Dediki mekanı Haktır

Dedim Hakka kul kim? Dedi şerrini atan
Dedim Hakkın evladı,dedi emrini tutan
Dedim Hakikat nedir? Dedi Hakka yeten
Dedim ölmeden öncemi? Dedi noktayı Haktır

Dedim ordu neye bağlı? Dedi namusa
Dedim kitabı varmı? Dedi vijdanı hasa
Dedim nişanı nedir? Dedi zehrayı kaşa
Dedim kaşlarının arası dedi mizanı Hakktır

Dedim ettiğin muhabbet dediki hastır
Dedim menzile ermeyen,dedi sarhoştur
Dedim sarhoş nedir? Dedi tanesi boştur
Dedim tanesi dolu olan dedi nuru Hakktır

Dedim küfür eden dedi kafirdir
Dedim sabreden dedi misafirdir
Dedim küfürde iman dedi sabırdır
Dedim sabrın sonu dedi Şükrü Hakktır

Dedim HASANİ kimdir? Dedi yolumdur
Dedim yalan olmasın,dedi kulumdur
Dedim sözün doğrumu? Dedi dilimdir
Dedim küfrü iman eden,dedi Hakkın rahmeti.



YOLUMUZ BİZİM

Silip pak eyledik yoktur korkumuz
Ağır gölü mekan ettik yurdumuz
Kimselerden yoktur asla korkumuz
İkrar iman olmuş yolumuz bizim

İkrar iman yoldaş olsa ne olur
Dünya ana cadde olur yol olur
İnsan olan talip olur kul olur
Hakka giden yoldur yolumuz bizim

Hakka doğru giden ikrar imandır
Hak ikrar bağında ulu mihmandır
Ulu divan kurulacak zamandır
Hakkın divanında davamız bizim

Hakimde titreşir dağ ile taşlar
Çoğunun gözünden akar kan ile yaşlar
Dünyaya güvenen hükmeden başlar
Halden hale koyar ulumuz bizim

HASANİ ezelden koyunun çobanı
Ağır gölde kurar ulu divanı
Ayıracak hayvan ile insanı
Hakikat noktası varımız bizim

MEZARIM KAYBOLMASIN

Mesken kurdum dağlar başına
Gözlerimden akan kanlı yaşıma
Yazdığım yazıyı yazın mezar taşıma
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

Hakkın mezarına yazılan yazıdır
Yazdığım yazıya mani olan cazudur
Yazıyı yazmayanın Hak yüzünü kazıdır
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

Yazının emrini tutup rızada gezenler
Hakkın emriyle yazızı mezarıma yazanlar
Yazanlardır yılanın başını ezenler
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

Millet sizin için yandım tutuştum
Gerçek erenlerin yurduna düştüm
Düşmanımıza dost olandan kaçtım
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

Millet kulağınıza koyun sözümü
Size bağlamışım doğru özümü
Kurban verdim oğlum ile kızımı
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

Fadimeye verdim ikrar imanı
Ulu divan kurulur gelir zamanı
Hak incitmesin Ehli muhibbanı
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

Ehl-i Beyte kurban verdim canımı
Can alıcıya helal etmem canımı
Ölmeden görsün ulu divanımı
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

İkrar vermiş ikrarı var bana
Tellal etti saldı her yana
Hak divanını görsün kana kana
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

HASANİ yalvardı dostlarımıza
Dostumuz saman tepti postumuza
Düşmanla asker çekti üstümüze
Yazıyı yazın mezarım kaybolmasın

hewal_sevi
27-12-2007, 09:02 PM
Konu tekrarı. Lütfen konu açmadan önce arama yapınız.


http://www.alevileriz.biz/showthread.php?t=11253