PDA

: Divriği Akmeşe Köyü-Seyyit Baba


akmesem
03-10-2006, 12:14 PM
SEYYİT BABA YATIRI

Seyyit Baba, Selçuklular döneminde yaşamış ve bu yörede şehit düşmüş bir Alp-Erendir. Seyyit Baba yatırı,Divriğiye 24 km. uzaklıktaki Akmeşe (Ziniski) köyündedir.Divriği yönündeki en önemli ziyaret yerlerinden biridir.Her Divriğili ömründe en az bir defa olsun burasını ziyaret etmiştir. Seyyit Baba türbesi kare planlı olup üzeri piramit külahla örtülüdür.Türbe etrafını başka yapılat çevirmiştir. Türbe içerisinde beş kabir bulunmaktadır.İlk kabir Seyyit Babaya aittir.İkinci kabir Seyyit babanın hanımına,üçüncü kabir oğlu Abdurrahmana dördüncü kabir kızı Sakineye ve beşinci kabirde hizmetçisi Arapa ait bulunmaktadır.Bunlar tahta sandukalar olup üzerleri renkli kumaşlarla örtülüdür. Necdet Sakaoğlu,Seyyit Baba türbesi ve tekkesi hakkında şu bilgiyi vermektedir.

Ziniskideki Seyyit Baba tekkesi,çevrenin en ünlü tekkesi olarak yüzyıllardır üne sahiptir.Bulunduğu Ziniski köyüne ayrı bir şahsiyet kazandırmıştır.Geniş bir mezarlık alanı içinde yer alan tekke ve türbenin etrafında kocamış dut ağaçları dikkati çeker.Fakat artık tekke ve bitişik türbe eski görüntüsünü kaybetmiştir.Yakın yıllarda harabiyeti nedeniyle köylüler ve bu tekkeye özel bağlılık gösterenler işbirliği yaparak kaba fakat sağlam tarzda bölmeleri,bu arada kümbet biçimli türbeyi yenileme çabasına girmişler ve tabii eskiyi bütün bütün ortadan kaldırmışlardır.Yalnız,tekkenin giriş kısmındaki örtme ve kurban yeri kerpiç özelliği ile bozulmamıştır.

Tekke,beş bölümden meydana gelmektedir.En dışta kıble yönünde örtme ve giriş kapısı ile kiler kapısı ve sağda kurban yeri bulunmaktadır.Kurban yeri küçük bir odadır.Örtme,dört ahşap direk üzerine kirişlerle bağlanmış iki yanı açık bir sundurmadır.Buradaki bir kapıdan girilen kiler,eskiden tekkenin her türlü erzaklarının saklandığı bir yerse de bugün (1974) boştur.

Örtmedeki asıl kapı,eşiği,çivileri,tokmağı,halkası her şeyi ile kutsal sayılmış,çiviler çakılmış,paçavralar bağlanmış,eşikten kıymıklar koparılmıştır.Bu türbenin kapısına özellikle çocuğu olmayanlar ısrarla yüz sürmekte,böyle bir ziyaretten sonra çocukları olursa,tekrar tekkeyi ziyaretle kurban kesmekte,doğan erkek çocuklarına Seyit adını vermektedir.Bu kapıdan aşevi ve mescit olan asıl mekana girilir.

Küçük birkaç kafa penceresi ile aydınlanan ve hiçbir mimari özellik taşımayan burada,kıble duvarı üzerinde basit bir mihrap nişi bulunmakta,bir köşede ise tekkenin kalabilmiş eski eşyalarından şamdanlar,kazanlar,tepsi,kab-kacak,kilim,hasır,örme seleler,şemseli,püsküllü seleler vs. görülür.
Mescidin batı duvarındaki basık bir kapıdan ki bu kapı bilhassa basık konulmuş,girenlerin mecburen eğilmeleri sağlanmak istenmiştir- türbeye girilir.

TÜRBE :
Şimdi burası uzun bir dikdörtgen biçiminde olup kapının tam karşısındaki Seyyit Baba mezarı üstüne gelen tavan bölümünün eski külah tarzına yakın bir çatı ile örtülmesi düşünülmekte olduğunu ilgililer söylemişlerdir.
Edindiğimiz bilgilere göre,türbe-tekkenin orijinal biçimi şöyleydi: Ortada büyük kürevi kubbesi ile camii duvarı üzerindeki kafesli penceresi (hacet penceresi) vardı.Kiler,kurbanlık,örtme;bilahare (sonradan) eklenmiş kerpiç müştemilat olup asıl camii ve türbe muntazam karo taş örgü ve çok güzeldi.Dıştan türbenin üzeri külah biçiminde,caminin üstü yuvarlak kubbe olarak görülüyordu.Bizim çizdiğimiz plan ise şimdiki durumu yansıtmaktadır.

Türbe-tekke ile ilgili herhangi bir kitabenin varlığı tespit edilememiştir.Türbedeki ahşap sandukalar ise basit yapılıdır ve altları kerpiç örgülüdür.Bunlardan en baştaki Seyyit Baba olarak tanımlanır.Yine yakın tarihlere kadar bu sandukalardan bir kaçının başında birer yeşil sancak asılı bulunmaktaydı.Süsleme,mimari tarz vs. gibi tarihlemeyi kolaylaştıracak hiçbir ipucu görülmez.

Bugün küçük bir köy olan Akmeşe (Ziniski), Osmanlılar döneminde oldukça büyük bir kasabaydı.Sivastan Divriğiye gelen (1650) Evliya Çeleb,Ziniski hakkında şu bilgiyi verir. "Sonra Karabeli aşıp Yağbasan köyüne geldik.Bütün halkı Müslümandır.Meli Dede tekkesi adıyla büyük bir tekkesi vardır.Buradan yine Doğuya gidip Zefeski (Ziniski) köyüne geldik.Kasaba büyüklüğünde bağlı,bahçeli,camii,hamamı,hanı ve pazarı olan güzel bir köydür.Fırat (Çaltı) nehrinin kenarında ise de yine Sivas tarafına düşer.İstanbulda Başbaki Kulu olan İbrahim Ağanın köyüdür. Bilindiği gibi Osmanlı maliye teşkilatında birinci derecede tahsil memuruna Başbaki Kulu denilmekteydi.

SEYYİT BABANIN TARİHİ ve MENKİBEVİ HAYATI :
Mezar taşı kitabesi bulunmayan Seyyit Babanın tarihi kişiliği hakkında yeterli bilgilere sahip değiliz.Çevre halkı arasında yaygın söylenti Seyyit Babanın Mengücekler döneminde Şahların sancaktarı olduğu ve buradaki bir savaşta şehit düştüğüdür.Bu nedenle ona şehit gözüyle bakılır.Büyük saygı gösterilir.
Ersin Gülsoy,1519 tarihli evkaf defterinde Ziniski köyünde bulunan zaviyenin Şeyh Osman Zaviyesi olarak geçtiğini kaydeder.Necdet Sakaoğlu ise Şeyh Osman zaviyesi hakkında şu bilgileri verir.Tahrir kayıtları arasında Seyyit Babayı tereddüde (şüpheye) açık yön kalmaksızın Şeyh Osman adı ile buluyoruz.Şu kadar ki yaşadığı zaman konusunda tam bir kararlama yapmaksızın Tarihsiz olan ve Kanuni devrinde Divriğide yapılan tahrirlerin ilki olduğu sanılan defterde Zaviye-i Şeyh Osman başlığı ile ilginç not yer almaktadır. Karye-i Ziniski,tabii nahiye-i Ziniski,cemaat-ı dervişan Zaviye-i Şeyh Osman hizmetkarlarıdır.Denilmekte ve dervişan sayısı verilmektedir.Aynı asırda Erikli köyü için ise Karye-i Erüklü,tabii nahiye-i Ziniski,tamam vakfiyesi Zaviye-i Şeyh Osman denilmekte,ayrıca türbeye bitişik mescit için de Karye-i Ovacık,tabii nahiye-i Ziniski,tamam malikhanesi Mescid-i Ziniski olarak belirtilmektedir.
Burada dikkati çeken husus,Ziniskide Kanuni devrinde tekkeye bağlı olarak yaşayan ve ömürlerini buranın azad kabul etmez hizmetkarları olarak geçiren kalabalık bir derviş grubunun bulunduğudur.Ayrıca,türbe ve mescid için ayrı ayrı vakıflar tesis edilmiştir. Yine Kanuni devrine ait H.937 (1530) tarihli Mufassal tahrir defterinde ise Vakf-ı Medrese-i Ziniski haliya harab olub amelden kalduğu ecilden karye-i mezbura mescidi evkafına ilhak olunmuş ana tasarruf olunur imiş denilmekte,Ziniskideki eski medresenin daha o tarihlerde tatil olması sebebiyle vakfının ilgili mescide devredildiği işaret edilmektedir.Bu başlık altında,Ovacık-ı Süflanın tamam malikhanesi ile Ziniskideki üç tarlanın ve mahiyeti bildirilmemiş diğer bir mülkün Mescid vakfı olduğu anlaşılmaktadır.Alttaki hadisede ise Mescid-i mezburenin tevliyetine Mehmet Bin Abdülkerim berat-ı padişahı ile mutasarrıf gösterilmiştir. Bu tahrir defterinde, zaviye için ise ayrı bir başlık altında vakfedilen köy,mezra,tarla ve bostanlar yazılmıştır: Ziniskiye bağlı Belmen(?),Yuvalar mezraları,Erüklü köyü,Ziniski köyündeki Mamaşlu,Kutbağı,Osman Bağı,Yahya Danişmend Bağı,Kara Balabansı,Hacı Hasan Vakfı,Garip Tarla adlarını taşıyan,bazıları isimsiz bırakılmış ceman 10 tarla (Garip Tarla,Yağlıca mezrasında) ile harap bir bostandan ibaret oldukça zengin bir vakıf tesis edilmiştir.Ancak alttaki haşiyede vakfiyesinin görülmediği,yalnız vakıflığının tespit edildiği bildirilmektedir.

Bu durum ise Şeyh Osmanın yaşadığı takribi dönem konusunda bir yorumda bulunmamızı engeller.Yalnız onun XVI.yüzyıldan önceye ait bir sima olduğunda şüphe yoktur.Herhalde daha önce de belirttiğimiz gibi Anadolunun Türkleşmesi döneminde çevrede etkin olmuş bir Türkmen Şeyhidir.Kişiliği konusunda saygı göstermektedirler.Fakat belgelerde,şimdi rastlanmayan şeyh lakabının yerine günümüzde adı ve şeyhliği unutularak bu Seyyit ve Baba ismi geçerli olmuştur.İbrahim Aslanoğlu,Seyyit Babanın menkibevi kişiliğini anlatan Menakıb-ı Seyyit Baba adlı bir eserinin olduğunu;fakat bu eserin I.Dünya savaşı yıllarında kaybolduğunu söylemektedir.

Kaynak : Divriği Evliyaları (Kutlu ÖZEN)

*******************

SEYYİT BABA
Sabah erdim vardım Seyyid Baba’ya
Yüzüm sürdüm şehitlerin taşına
Dolandım tecella kıldım dergah
Vardım düştüm sancağının başına

Bir ismi Hayder’dir,bir ismi ALİ
Sancağı Cennet’te geldi bu veli
Hak nazar eyledi doldu bu dolu
Canım kurban kadeh sunan eline

Ol Sultan Saçlı’yı yanına aldı
İsteyen kulların muradın verdi
Kızıl Elma’ya dek kafiri kırdı
Yüz sürerek kümbedinin taşına

Laşker-i Abdal’a çıkıyor eli
Kimsenin kalmadı kendiye dili
İmam Hüseyin ile Bektaş-ı Veli
Canım kurban beratına,işine

Kara Pirbat Al-i Aba yarıdır,
Koca Leşker günahları arıtır
Sultan Ağu’çen cümlenin piridir
Yüz sürelim eşiğine başına

Fakir Edna’m der ki babına varsam
Yeşil sancağına yüzümü sürsem
Ölmeden açsam da görsem
Gör üstadım Hatayi’nin işi ne…
(İbrahim Aslanoğlu-Divriği Şairleri)

astokomlu
03-10-2006, 12:15 PM
bilgilendirmen için teşekkürler can.. eyvallah..

akmesem
11-12-2006, 12:37 PM
Sivas Divriği Akmeşe Köyünden Seyyit Baba

http://img120.imageshack.us/img120/4406/seyyitbaba3ng7.jpg (http://imageshack.us)

akmesem
11-12-2006, 12:39 PM
http://img184.imageshack.us/img184/4277/seyyitbaba1pu8.jpg (http://imageshack.us)

akmesem
11-12-2006, 12:39 PM
http://img184.imageshack.us/img184/8387/seyyitbaba2bx1.jpg (http://imageshack.us)

asli_33
12-12-2006, 02:47 AM
emeğine sağlık Akmeşem can..

KerbelaYolcusu
12-12-2006, 04:10 AM
Bu tekkenin Alevilerle ne alakası varmış.Şeyh Osman adında bi alevi ereni de olmaz.Eren olduğu da meçhul.Tarihi bilgilerinden göründüğü üzere alevilikle alakası olmayan bir Türkmen Şeyhi.Alevilerde Şeyh var mı arkadaşlar.Bu arada çok özür dilerim ama o türbeyi de aşırı derecede süslemişler abes olmuş biraz :))

KerbelaYolcusu
12-12-2006, 04:13 AM
Arkadaşlar ziyaretler önemlidir ama hepsine de inanmayın.Bizim köyde de var 4-5 tane ben bi tanesine inanıyorum o diğerleri normal insan ölmüş işte.Bu yukarıda bahsedilen türbe de Alevilerle alakası olmayan bir türbe.Yanlışım varsa bilenler düzeltsin lütfen.Saygılarımla

Diyar
12-12-2006, 06:34 AM
Bu tekkenin Alevilerle ne alakası varmış.Şeyh Osman adında bi alevi ereni de olmaz.Eren olduğu da meçhul.Tarihi bilgilerinden göründüğü üzere alevilikle alakası olmayan bir Türkmen Şeyhi.Alevilerde Şeyh var mı arkadaşlar.Bu arada çok özür dilerim ama o türbeyi de aşırı derecede süslemişler abes olmuş biraz :))



Sayin kerbela Yolcusu ben akmeseliyim ve o türbe tabiiki alevilerin türbesi! Bu arada o türbeyle dalga gecmen hicte hos degil! Hz. Alinin resimlerini süs olarak görüyorsun demekki! Senin türbe anlayisin nedir bunu ögrenebilirmiyiz? Senin yazini siddetle kiniyorum! Saygilar

Diyar
12-12-2006, 06:36 AM
Arkadaşlar ziyaretler önemlidir ama hepsine de inanmayın.Bizim köyde de var 4-5 tane ben bi tanesine inanıyorum o diğerleri normal insan ölmüş işte.Bu yukarıda bahsedilen türbe de Alevilerle alakası olmayan bir türbe.Yanlışım varsa bilenler düzeltsin lütfen.Saygılarımla


Peki sen bu türbenin alevilerle alakasi olmadigini nerden biliyorsun sayin Kerbela Yolcusu? Böyle bir mantik yok! Akmesem arkadasimiz türbeyle ilgili bilgiler vermiS! Bence orayi tekrar gözden gecir ve ondan sonra yaz! Saygilar

KerbelaYolcusu
12-12-2006, 06:39 AM
Alay etmiyorum sana öyle gelmiş veya benim tarzım yanlış olmuş neyse sizin adetleriniz öyledir ya da söz konusu resimler değil.

Söylermisin Şeyh Osman adında nasıl bir Alevi imiş.Tarihçesinde yazıyor Türkmen Şeyhi diye.Alevilerde Şeyh,şıh,molla yoktur.Ömer,Osman,Bekir isimlerini Aleviler kullanmazlar.Alevi olduğuna dair kanıtın nedir o ziyaretin.Tarihçesi doğru ise kendin yazmışsın o şahsın tarihçesini.

KerbelaYolcusu
12-12-2006, 06:41 AM
Anadolunun Türkleşmesi döneminde çevrede etkin olmuş bir Türkmen Şeyhidir.Kişiliği konusunda saygı göstermektedirler.Fakat belgelerde,şimdi rastlanmayan şeyh lakabının yerine günümüzde adı ve şeyhliği unutularak bu Seyyit ve Baba ismi geçerli olmuştur.

Bu tarihçesinde yazıyor.Kardeşim nasıl bir Alevi Dervişi bu şahıs.Ben okudum tarihçesini bütün deliller sünni olduğuna dair.Yanlışım varsa düzelt beni.Sevinirim.

Diyar
12-12-2006, 07:00 AM
Sayin Kerbela yolcusu Akmesem arkadasimiz bu konuyla sanirim daha yakindan ilgileniyor, ama eger o sana yardimci olamazsa ben bu konuyu büyüklerimden ögrenecegim! Saygilar

KerbelaYolcusu
12-12-2006, 07:06 AM
Saygılar benden sevgili kardeşim.Memnun olurum bunu burada çözelim.Benim yanlışım varsa bir yanlışımı daha düzeltmiş olur sevinirim.Çünkü ben o ziyareti görmedim de bilmiyorum da ilk defa burada bilgi sahibi oldum.Yanıtlarınızı bekliyorum.

onarlı_44
13-12-2006, 08:01 AM
Bu tekkenin Alevilerle ne alakası varmış.Şeyh Osman adında bi alevi ereni de olmaz.Eren olduğu da meçhul.Tarihi bilgilerinden göründüğü üzere alevilikle alakası olmayan bir Türkmen Şeyhi.Alevilerde Şeyh var mı arkadaşlar.Bu arada çok özür dilerim ama o türbeyi de aşırı derecede süslemişler abes olmuş biraz :))


Yok mu yani Şeyhlik? Benim köyümün kurucusu olan Şeyh Hasan Oner Alevi değil mi??? Sen şimdi Şeyh Hasan içinde aynı şeyleri söylersin.....Biraz daha araştırmanı tavsiye ederim sana.....

Şeyh Hasan Oner;

"Türkler’in Anadolu’ya yerleşmelerinin; kan bağına dayanan aşiret, oymak, oba şeklinde, ya da; Şeyh, Dede, Baba önderliğinde kurulan zaviyelerin çevresinde köyler oluşturularak; göçerlikten kısmen yerleşik tarım toplumuna geçtikleri şeklinde tarihi kaynaklardan bilmekteyiz. Şeyh Hasan Aşireti de Orta-Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkmen boylarından bir tanesi olup; Malatya-Elazığ-Tunceli bölgesi ilk etapta yerleştikleri coğrafyadır."

www.karacaahmet.com (http://www.karacaahmet.com)

Gördüğün gibi Sn. Kerbela Yolcusu Şeyh Hasan Oner de Türkmen Şeyhidir......Ve biz de oralıyız....

akmesem
13-12-2006, 12:00 PM
Sayın Kerbela Yolcusu;
Sorularınızı elimden geldiği kadar hem yorumlarım ile hem de belgeler ile yanıtlamaya çalışacağım.Umarım memnun kalırsınız.
Alevilerde Şeyh var mı arkadaşlar
Çevremden ve son olarak Sayın Derviş Cemal’den edindiğim bilgilere göre Alevi dedelerinin ve de pirlerinin hiç birinin isimlerinin önünde sizinde belirttiğiniz gibi şeyh sözcüğü geçmiyor. Ama okuduğum tüm kaynaklarda şeyh sıfatı ile karşılaşıyorum özellikle Türkmen ocağından olanlar için.Ama geçenlerde bir tv programında şeyh kelimesinin aslında Şah olduğunu ve daha sonra söylemde şeyhleştiğini söylemişlerdir. Dolayısı ile şeyhlerin Alevi olmaması için bir sebep yoktur.

Hatta bi çok yerde Şeyh adı altında Alevi tekkeleri bulunmaktadır ki; bunlar için asılsız söylemler (onlar Alevi değil zaten gibi…)söylenmesi mümkün değildir..Örneğin:
Malatya Arguvan İlçesi Onarlı Köyündeki Şeyh Hasan Onar Dergahı
Kırşehir’de ki Şeyh Muhlis baba Türbesi :Baba İlyas’ın oğlu dur.
Van’ın Çoravans ilçesindeki Şeyh Mehmet Horosanı
Divriğinin Ahi köyündeki Ahi Baba (Şeyh Bayazıt)
Konya karaman’da ki Şeyh Balaban türbeleri bunlara birer örnektir.

Arkadaşlar ziyaretler önemlidir ama hepsine de inanmayın.Bizim köyde de var 4-5 tane ben bi tanesine inanıyorum o diğerleri normal insan ölmüş işte.Bu yukarıda bahsedilen türbe de Alevilerle alakası olmayan bir türbe.Yanlışım varsa bilenler düzeltsin lütfen.Saygılarımla

Yanlışım varsa düzeltin demişsiniz.Hemen bu düzeltmeyi belgelere dayalı olarak anlatayım.Seyyit Baba bir Alevi erendir.Bunu ifade edebilmem için size önce Mandı kelimesini Seyyidname adlı kitaptan edindiğim bilgiye dayanarak belirtmek istiyorum.
Mandı: Fars Horasanında (İranda) Seyitlerin kaldıkları memlekete ve nehrine verilen lakaptır.Farsça sözlükteki anlamı Hz.Ali’dir.Seyyid Babanın dedeleri Hoca Ahmet Yeseviden nasip aldıktan sonra Hacı Bektaş-ı Veli ile yola koyulur.Hoca Ahmet Yeseviden nasip alan dervişlere Horasan Erenleri denilmektedir.Bunlar Anadoluya İran yoluyla gelmişlerdir.Bir müddet Tuncelide kalırlar ve daha sonra Divriğiye gelirler.Divriği Ulu camide kalan (1216-1516) Mandalı imamlar 1516 yılında Şah İsmail-Yavuz Sultan Selim savaşından sonra Divriğinin Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilmesi üzerine Erikli köyüne mecburi ikamet için sığınmışlardır.Oraya ilk sığınan Mandalı Seyyid İmam Hüseyin bin Ali bin Seyyid Hüseyin (-ki Hüseyin oğlu,Ali oğlu,Hüseyin demektir).Seyyid Hüseyin’in oğlu Seyyid İmam Alinin kızı (doğumu Hicri956-Miladi 1534) doğumlu Şerife Melek Hanım gelin gittiğinde kocası ve amcası oğlu Seyit Aliden olma(doğumu Hicri 976 Miladi 1554) Seyyid Resulu doğurmuş (Bu Seyyid Ziniski’deki meşhur Seyyid Babadır)
Ayrıca;Seyyidlerin silsilesinin tutulduğu deftere Defteri Sadatı Kiram ,tutana ise Nakibul Eşrag adı verilir. Bu bilgiler İstanbul’da Şeri Sicilleri 29.Defter Başlıklı Divriği-Erikli Seyitleri başlığı altında bulabilirsiniz.Bu belgeler Seyyidname adı altındaki kitapta resimlenerek ve anlatılarak belgelendirilmiştir ki Seyyid Baba hakkındaki düşünceleriniz yanlış.
Bu tekkenin Alevilerle ne alakası varmış.Şeyh Osman adında bi alevi ereni de olmaz.Eren olduğu da meçhul.Tarihi bilgilerinden göründüğü üzere alevilikle alakası olmayan bir Türkmen Şeyhi …
Neden Şeyh Osman dendiğine gelirsek;Belirttiğimiz gibi Seyit Babanın gençliği zamanın da yani 1578’de II.Selim Alevileri asimileye tabi tutmuştur ve bu dönemlerde Seyit Baba için Seyit Saadettin,Şeyh Osman gibi isimler söylenmiştir.
Ersin Gülsoy,1519 tarihli evkaf defterinde Ziniski köyünde bulunan zaviyenin Şeyh Osman Zaviyesi olarak geçtiğini kaydeder.Necdet Sakaoğlu ise Şeyh Osman zaviyesi hakkında şu bilgileri verir.Tahrir kayıtları arasında Seyyit Babayı tereddüde (şüpheye) açık yön kalmaksızın Şeyh Osman adı ile buluyoruz.
Bu bilgiler asimile dönemi düşünülürse zamanla değişime uğradığını da göstermektedir. Bunun en önemli belgesi ise; [COLOR="Navy"]Seyyid Baba’nın kişiliğini anlatan “Menakıb-ı Seyyid Baba”adlı eserin bulunduğunu;fakat bu eserin I.Dünya Savaşı yıllarında kaybolduğu İbrahim Aslanoğlu tarafından belgelendirilmiştir.Aynı anlatım Vilayet-name’de yer almaktadır.
Bu arada çok özür dilerim ama o türbeyi de aşırı derecede süslemişler abes olmuş biraz )
Seyit Babaya uğrayan ziyaretçiler dualarını ederken kurban keserler ve pilav yaparak köy halkına ve gelen diğer ziyaretçilere dağıtırlar.Ayrıca gelirken sevgi ifadesi olarak genellikle; halı,kilim.Hz.Ali resimleri,12 İmam resimleri,Hacı Bektaş resimleri vb.bazı eşyalar getirir ziyarete bırakırlar.Bu insanların getirdiği eşyaların orada uygun yerlere konulmasını abartı olarak görmenize üzüldüm.Camilerdeki onca yeşile,avizeye,halılara alışığızda bir cemevi olarakta kullanılan yerde bu resimlerin bulunması mı abes.Buna üzüldüm.

Sevgili Kerbela Yolcusu umarım sizi aydınlatabilmişimdir.aslına bakarsak bana inanın ki Seyyid Baba ile ilgili yazacak o kadar çok belgeli kanıtlar varki bunları uzun uzun yazmak isterdim.
Akmesem *** saygılarımla

akmesem
13-12-2006, 12:58 PM
Malatya Arguvan İlçesi Onarlı Köyündeki Şeyh Hasan Onar Dergahı
Kırşehir’de ki Şeyh Muhlis baba Türbesi :Baba İlyas’ın oğlu dur.
Van’ın Çoravans ilçesindeki Şeyh Mehmet Horosanı
Divriğinin Ahi köyündeki Ahi Baba (Şeyh Bayazıt)
Konya karaman’da ki Şeyh Balaban türbeleri bunlara birer örnektir.

Bu arada örnek verirken Onarlı Köyündeki Şeyh Hasan Onar Dergahından bahsederken dergah Malatya Arguvandadır diye yazmışım.Yanlışı düzeltmek istiyorum.Bunun doğrusu Malatya-Arapgir-Onar köyüdür....

celal abbas
08-01-2010, 01:20 AM
SEYYİT BABA
Sabah erdim vardım Seyyid Baba’ya
Yüzüm sürdüm şehitlerin taşına
Dolandım tecella kıldım dergah
Vardım düştüm sancağının başına

Bir ismi Hayder’dir,bir ismi ALİ
Sancağı Cennet’te geldi bu veli
Hak nazar eyledi doldu bu dolu
Canım kurban kadeh sunan eline

Ol Sultan Saçlı’yı yanına aldı
İsteyen kulların muradın verdi
Kızıl Elma’ya dek kafiri kırdı
Yüz sürerek kümbedinin taşına

Laşker-i Abdal’a çıkıyor eli
Kimsenin kalmadı kendiye dili
İmam Hüseyin ile Bektaş-ı Veli
Canım kurban beratına,işine

Kara Pirbat Al-i Aba yarıdır,
Koca Leşker günahları arıtır
Sultan Ağu’çen cümlenin piridir
Yüz sürelim eşiğine başına

Fakir Edna’m der ki babına varsam
Yeşil sancağına yüzümü sürsem
Ölmeden açsam da görsem
Gör üstadım Hatayi’nin işi ne…
(İbrahim Aslanoğlu-Divriği Şairleri)




bu şiirde geçen isimleri ve seyyid babayı bir alevi ereni olarak kabul etmemizi gerektiren bir belgede...Fethi ERDOĞAN dedelerin Ali Abbas ( Celal Abbas ) ocağına ait yayınlamış oldukları seceredir.....
kerbela yolcusu arkadaşın sorusuna cevab vermiş akmeşem can..bu belgeylede ona bir cevab niteliğindedir..
belgede..el ele el hakka desturuyla birbirine bağlı ocaklar ve erenler sıralanmıştır...seyyid baba ile ilgili kısımda şöyle bir ibare var...

'' koca saçlu, seyyid babaya eyvallah edüp,seyyid baba sultan, koca leşkere eyvallah edüp,...''

ismiyle ilgili bir beyan yok yanlız yöre halkının bildiği gibi bilinen ismi seyyid babadır..ve
şiirde de geçen koca saçlu,koca leşker gibi isimlerle bağlantılıdır seyyid baba ve şüpheye yer bırakmaksızın bir alevi erenidir...


dostlukla..