PDA

: İslam Tarihi Halifelik ve Hz Ali


srdr_ist
11-09-2006, 01:11 PM
İslam Tarihi ve Halifelik

Hz Muhammed in Hayatı

Hz İsa nın doğumundan 571 sene sonra Rebiülevvel ayının 12 sine rastlayan pazartesi gecesi hz Muhammed doğdu.
Hz Muhammed in babası Kureyş kabilesinin reisi Abdülmutalip in oğlu Abdullah tır.
Annesi ise yine Kureyş ululularından Abdümenaf oğlu Veheb in kızı Aminedir.

Abdullah,Ebu Talip ile bir anadan bir babadan olma.öz kardeştirler.
Abdullah karısı hamile iken ticaret maksadı ile Suriye ye gitmiş dönüşte Medine de bulunan dayılarına uğramış orada rahatsızlanarak vefat etmiştir.Medineye defnedilmiştir.
Hz Muhammed in doğmasına daha 2 ay vardı vefat ettiğinde.Miras olarak 5 deve bir sürü koyun Ümmü Eymen adında bir cariye bıraktı.

Dedesi Abdülmutalip Hz Muhammed i yedi günlük iken sünnet etti.
Annesinin sütü az olduğu için ancak üç ay dört gün süt eme bildi.Onu ilk emziren süt annesi Ebu Lehebin cariyesi (Süveybe) dir. Bu kadın Hz Hamzayı da emzirdiği için Hz Muhammed in hem amcası hem de süt kardeşidir.

Asıl süt annesi Halime dir. Beni sad kabilesinden Abdüluzza oğlu Haris in karısıdır.
Ozamanki aileler coçuklarını gürbüz iyi yetişsin diye yaylalarda yaşayan ailelere verilir baktırırlardı.
Hz. Muhammed 5 yaşına kadar Halime nin yanında kaldı.
Hz. Muhammed 6 yaşındayken Annesini de kaybetti.
Hz. Muhammed doğmadan 2 ay evvel yetim ve 6 yaşında iken öksüz kaldı.

Dedesi Hz Muhammed i kendi evlatlarından daha çok severdi. Yanında hiç ayırmazdı.Kabe duvarının gölgesine serilen hasır üstüne ondan başka dedesi ile birlikte kimse oturamazdı.Bu ona verdiği değer ölçüsü sayılırdı.
Hz Muhammed 8 yaşındayken dedesinide kaybetti.(579)
Dedesi kendi rızasıyla ölmeden önce Hz Muhammed i Ebu Talip e teslim etti.
Ebu Talip Babasının yerine Mekke reisi olduğu halde çok fakirdi. Kabe yi ziyarete gelenlere su temin edebiliyordu. Bununla beraber çok hatırlı biri idi.Kardeşleri arasında en büyüğü (Haris) en zengin (Abbas) olduğu halde Mekke reisliğini ona laik görmüşlerdi.Babası Adulmutalip te böyle istemişti.

Hz Muhammed 40 yaşına kadar peygamberlik gelene kadar himayesinde kalmıştı.
Hz Muhammed 12 yaşında çobanlık yapıyor amcası ticaretle uğraşıyuordu.Araplarda o zaman çobanlık şerefli bir işti.
Amcasıylada ticarete giden peygamber Şama giderken Buhayra adında bir rahip tarafından Amcası götürmemesi gerektiğini ikna ederek Hz Muhammed in ahir zaman peygamberi olduğunu anlayan ilk kişidir.
Amcası Ebu Talip te malını ordan satıp hemen geri döndü.

Ozaman Arap Yaşamı hakkında ise:

Miladi 6. yılında Ceziretil arap İran hükümetine bağlı bulunuyordu. İran resmi din Zerdüşt dini idi. 5. Asırın sonlarında MOZDEK adında biri bir dini yaymaya başladı.
Bu dine göre Servet bütün halk arasında taksim edilmeli her şey müşterek kullanılmalı kadınlar dahi kullanılmalıydı.
Mozdek in bu dini ayak takımının hoşuna gitti birçok taraftar kazandı iran hükümdarı KOBAT bile bu meshebi kabul etti veliahtı Nuşirevan önce bu gidişe karşı koymak istedi fakat Mozdekten çekindiği için bir hile ile 90 bin taraftarı bir günde katlederek iran ı bu yanlıştan kurtardı arabistanda ise durum farklı değildi süslendirilmiş putlar yapıp onlara ibadet yapıyolardı çöl Arapları ise put yapamadıkları zaman çakıl taşlarını toplayıp onlara ibadet ediyolardı. Doğan kızları diri diri gömme kadın isterse 10 kocaya varabiliyor, 1 kadın 500 kişi ile görüşebilirdi veya evlenebilirdi. Kadın gebe kalınca hangi erkeği gösterirse babası oydu. Hatta Ebu Süfyan böyle bir çocuğu kabul etmek zorunda kalmıştı babasının oğlu Ubeydullah denildi. Onun torunu İbni Zeyyad kerbela vakasının kahramanlarından biridir. İşte Hz. Muhammed böyle bir devirde yaşamına başladı. 25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi Çok zengin olan Hz. Hatice ile olan evliliği 24 yıl sürmüştür. Evlendiklerinin 5. senesinde Zeynep ve 3 sene sonra Rukiye doğdu daha sonra Ümmü Gülsüm Dünyaya geldi tam 15 sene sonra yani Hz. Muhammed 40 yaşında iken Fatımatüzzehra doğdu bunu bütün evlatlarından daha çok severdi. Bundan sonra çocukları olduğu halde yaşamadı bunun üzerine Haris Oğlu Zeyit adında bir hırstiyan çocuğunu kendine evlat edindi. Hz. Hatice’ye köle olarak hediye edilmişti. Zeynep Ebu As ile evlendi Rukiye Ebu Lehebin Oğlu Utbe ile evlendi Ümmü Gülsüm Ebu Lehebin diğer oğlu Uteybe ile evlendirilsede islamiyetin zuhurundan dolayı boşnamışlardır. Dul kalan Rukiye ve Ümmü Gülsüm Halife Osman ile evlendirildi.

Hz. Muhammed’in soyu Hz. İsmail’e Dayanır bu yolu ile Hz. Adem’e varır onun için (ben, iki kurbanın oğluyum) diye söyler. Ceddi İsmail’in hikayesini herkes bilir, İbrahim A.S. İsmail’i kurban adamıştı Allah’u Hak Teala Koç’u kurbanlık olarak verdi.

Hz. Muhammed’in babası Abdullah’ta 100 deveye karşılık kurban olmaktan kurtulmuştur. Konu şudur; Abdulmuttalip eğer 10 evladım olur 10 da buluğa ererse bunların birini kurban ederim dedi. Dileği oldu 12 oğlu Dünyaya geldi hepsi buluğa erdi birini kurban etmek icab ediyordu en küçük oğlu ve en sevdiği Hz. Peygamberin babası en küçükleri olduğundan kurban edilmesi gerekiyordu. Kimse buna razı gelmedi ulu kişilere soruldu bir çare buldular. O zaman bir insan diyeti yani bir insan karşılığı 10 deve idi 10 deveyi bir tarafa Abdullah’ıda bir tarafa koyarak kura çektiler. Kura yine çocuğa isabet etti deveyi 20 yaptılar yeni çocuğa vurdu 100 olunca kura deveye vurdu ve kurtuldu. Hz. Peygamber 40 yaşında Peygamberliğe erdi 63 yaşında vefat etti 23 sene zarfında islamiyeti yaymıştır.

srdr_ist
11-09-2006, 01:13 PM
Hilafette ihtilafın Sebebleri

İslam tarihinde neresinden bakarsanız bakın aynı soydan gelen Haşimi vede Emevi lerin düşmanlık halinde olduklarını görürsüsünüz.Bunun sebebleri şunlardır:

Adümenafın;Haşim,Adüşsems ,Muttalip,ve Nufel adlarında dört oğlu vardı. Haşim le Adüşsems,ikiz doğdular. Bu doğum bir hilkat acibesi olarak söylenir.Bir rivayete göre ellerinin baş parmakları diğer söylenceye göre birinin parmağı diğerinin alnına yapışıktı.Bunu ayırmak için küçük bir ayırma ameliyatı yapıldı. Müşterek kanları aktı.
Bu olay bazı kişiler için uğursuz olarak sayıldı. Düşmanlık olarak yorumlandı ve kan döküleceği yorumlarını hep söyletti.
Haşim,Hz Ali nin ve Adüşsems ise Muaviye nin dedeleridir. Beni Haşim ile beni Ümyye arasında husumet olmakla beraber kanlı harpler Hz Ali vede Muaviye arasında başlamıştır.
Peygamberin nuru,Haşim alnında tecelli etti. Haşim in adı (Amr) idi. Bir kıtlık senesinde halkın ekmekten tirit yaptığı ve topanan bu ekmekleri parçalayarak bir yemek icat ettiği için parçalayıcı manasına gelen HAŞİM lakabını verdiler.
Muaviye nin büyük dedesi (Ümeyye) Adüşsems in oğlu idi. Haşim in elinden Mekke reisliğini almak istedi. İlk rekabet ve adavet alameti baş göstermiş oldu. Ümeyye Haşim den Mekke reisliğini alamayınca Şam tarafına giderek oraya yerleşti. Her ikiside bulundukları yerin merkezi kişileri oldular.

2-Haşimilerden Adülmuttalip ve Emevilerden Harb arasındaki aynı rekabet devam etti. Ayrıca Adülmuttalip tarafından Zemzem kuyusunun bulunması Kureyş için şerefini daha da yükseltmişti. Kuyuda bulanan değerli eşyaların Sahibide olması emevileri iyice çıldırttı. Adülmuttalip in yerine Mekke reisliğine Ebu Talip geldiğinde Hz Muhammedi hem himayesinde bulundurması hemde reisliğinide yapması Emevilerden Ebu Süfyan tarafından daha kin dolu olarak saldırmaya çalıştılar.
Haşimilerin baş düşmanı olan Ebu Süfyan ümmeyye nin torunu ve Harb in oğlu idi. Abdülmuttalip in başına bela idiler. Ebu süfyan Ebu Talip in özelliklede Hz Muhammed in baş düşmanı dır. Ebu Talip vefat edince Hz Muhammed haşimilerin reisi oldu. Ebu süfyan ise emevilerin reisi oldu. Hz Muhammedi öldürmek için halife ömeri gönderen Ebu Süfyandı. Diğer kabile reislerinide teşvik ederek Müslümanlara olmadık işkenceler yaptı. Hendek harbinden sonra Abu süfyan ölüm korkusundan Müslüman oldu. (Yani hazret diye hitap edilen Muaviye nin babasıdır.)

3- Haşimi düşmanlarından biride Ebu süfyan ın karısı Hinde dir. Hz Muhammed için düzdüğü şiirleri meclislerde def çalak söylerdi. Uhud savaşında k
endisine aşık olan kölesi Vahşi vasıtasıyla Hz Hazma yı arkadan mızraklatarak şehid etmiş cigerlerini çıkarıp yediği içinde lakabı Akiletül-ekbat dendi.

4- Ebu süfyan ın kız kardeşi ümmü cemil,ebu Lehebin karısıdır. Ümmü cemil ,le kocası hakkında Tebbet yeda süresi nazil olmuştur.
Bu kadın kokladığı deve dikenlerini Hz Muhammed in yüreyeceği yollara serer aziyet ettirmeye çalışırdı. Bu sebeble kuran da ona odun hamalı denmiştir.bunun oğullarıyla evli hz peygamberin 2 kızı sonra boşanmıştır.

5- ebu süfyanın anca oğlu Hakem Bin ebul As da peygamberin düşmalarından biriydi. Hz Muhammed in evinin önüne pislik döker yolda yürüken başına kun atardı. Sonradan Müslüman olmuş olsada kinini yenememiştir.Bunun üzerine Taife sürgün edilmiş.orda oğlu Mervan Bini Hakem orada dünyaya geldi.Mervan Müslümanlık için ne müthiş bir bela olacağını Hz peygamber şu hadisinde haber verir. Bu adamdan gelecek çocuktan dolayı ümmetime yazık. Demiştir.
Mervan ilk fenalığı Hz Hasan ın karısı cudeyi kandırarak kacasını zehirletmekle yapmıştır. Halife Osman zamanında taife den getirtilen Mervan Bini Hakem daha sonra kendine vezir yaptı. Çünkü Mervan halife Osman ın amcasının oğlu idi. Halife Osman zamanın türlü entrikalar çevirdi.Halife Osaman ın ölüme sebeb oldu. Sonrada Şam a gidip muaviye oğlu yezide sığındı. Yazit onu sonra halifesi yaptı.Yazit olunca oğlu ikinci mervan halife ilan edildi. O bunu kabul etmedi halifeliğin peygamber soyundan gelenlerin olduğunu söylemesiyle mervan tarafından annesine zehirletmiş ve de sonra Annesini alarak halife olmuştur.

6- Vailas, Amrı As ın babasıdır. Buda Haşimilerin düşmanlarındandır.
Hz Muhammed e (sonsuz) ebder lakabını diyen küstahtır. Allah bu lakaba KEVSER Süresi nazil etmiştir. Bu süreden HZ Fatıma dan Ehlibeyt bendesiyle sürekli evlatları olacağını kanıtlamıştır.

7- Oğlu Amrı As da Ehlibeytin en büyük düşmanlarından biridir. HZ Ali ve Muaviye arasındaki hakem olayında hile ile muaviye yi halife yapmaya çalışan kişidir. Bu nedenle İslam tarihinde ilk kanlı nifakı da sokan bu kişidir.

8- Zengin olan Ümeyye Bini Halef de Hz Peygamberin düşmanıydı. Peygamberi her gördüğünde kaşını gözünü oynatarak güya alay ederdi. Bu adam için de şu ayet indi: Vay o kimselereki insanları arkasından çekiştirirler ve yüzlerine karşı alay ederler. Onlarki dünya nalını toplar sayarlar.Zannederlerki dünyada daimi kalacak. Zengin oldukları için ölmeyecekler. Asla öyle değilidir. Onlar Hutameye atılacaklar. Hutamenin ne olduğunu bilirmisiniz? O. Tanrının yaktığı bir ateştir ki kalpleri kaplar.

9- Hz Muhammed e düşmanlıkta ileri giden biride Asved Bini Yeküs dür. Zehirlenerek ölmuştur. Üç oğluda bedir savaşında Müslüman kılıclarıyla ölmüştür.

10- Nadar Bini Haris,Esved Bini Muttalip,Abu Cahil,Onun oğlu Erkeme Hz Muhammed e bir çok düşmanlık yaptılar.Bunların Arasında Halife Ömerde vardı.

Bu düşmanlıkları mahalleri ayırmış kız alıp vermeyi yasaklamış,Müslüman olara her türlü cefayı yapıp aç vede susuz bırakmaya çalışmışlar. Bu sebeblerden Hicret olayı gerçekleşmek zorunda kalınmışlardır.

srdr_ist
11-09-2006, 01:17 PM
HZ ALİ


Hz Ali ,Abdülmuttalip oğlu Ebu Talip in oğludur.HZ Muhammed amcasıdır. Hz Hatice den sonra İslamı kabul eden 2. kişidir. Bu konuda gerçeği beyan edenler :
Ebu hanife Mesned i eserinde 181 syfasında şöyle aktarır (Ben peygamber le birlikte ilk ibadet edenlerdenim) İbni Esir ise (Ali ki künyesi Ebu Hasan dır. Peygamberin ahiret kardeşi ve onun kızı Fatıma nın kocası ve torunlarının babası,Haşimilerin birincisi ve halkın ilk müslüma olanıdır.Tanrının Hz Ali ye büyük insanlardan biriside,peygamber tarafından büyütülmüş olmasıdır.)Dedikten sonra Hz Ali nin ilk iman ettiğinin ispatınıda 10 şıktan açıklamıştır.

HZ Muhammed Hz Ali yi 3 yaşında istemiş vede sahiplenmiştir. Hz Muhammed peygamberlik geldiğinde 10 yaşında idi. Şüphe etmeden İslam ı kabul etti. Herkesten evvel peygamberle 7 sene ibadet ettim derdi Hz Ali. (Ravzatul Ahbap cilt 1.S.81)
Birkaç gün sonrada Cafer de islamiyeti kabul etti.Hz Muhamed din evlatlığı Zeyd Bini Haris , ile birlikte ilk islamiyeti kabul edenler Hz Hatice,Hz Ali,Cafer ve zeyd dir.Ebu talip inanmış olduğu halde kabul etmedi. Amacı Mekke resiliğin de onu koruya bilmekti. Hz Muhammed ile Hz Ali arasında 30 yaş fark vardı. İbn Hacer il Asgalani şöyle der: O kimse ki ilk olarak Müslüman oldu. Ali dir. Ali. Küçük yaşında bile putlara tapmamıştır. Bu sebeledir ki ona (Kerremallahü Veçhehü yani Allah o nun yüzünü aziz etsin denildi)

İslami kaynaklarda ilk yakın akrabalarından başlaması ayeti nazil olunca Hz Muhammed Abdülmuttalip oğullarını evine davet etti. Tam söze başlayacağı zamanda Ebu Leheb ev sahibi sihir büyü yaptı demesiyle bunalan misafirlere bir şey demedi. Ertesi gün tekrar davet etti sayı 40 kişiyi bulmuştu. Hz Muhammed ‘’Ey Abdülmuttalip oğulları ,ben size dünyanın ve ahiretin iyiliklerini getirdim. Allah sizi doğru yola davet etmemi emrediyor. İçinizde hanginiz bana vezir vede halife olacaktır.’’Her kes sustu (Ben Ya Resülallah) dedi. Bunun üzerine elini Hz Ali nin üstüne koyarak (Sizin içinizde Ali benim , vasim halifemdir onu dinleyiniz ve itaat ediniz) dedi. Halk ise: (Ya Ebu talip senin oğlan Ali ye itaat etmeğe emredildin) Diye alay ettiler. (Ahmet Hilmi Tarih İslam cildi 1. S.170)

Bu bağlamda konuyu kesinleştirirsek:
Ebu Talip amcası olarak Peygamberi hep himaye etmesi.
3 Yaşındaki Ali yi kendi himayesine alması
7 sene Hz Ali ile gizli ibadet etmesi
10 yaşında olan Hz Ali yi İslamiyet e davet etmesi.
18 yaşında iken Ali yi kendisine vezir ve de halife ilan etmesi.
23 yaşında iken Hz Ali yi yatağına yatırarak Mekke den gizlice gitmesi.
Medine de muhacirlerle ensarlar ların kardeş ilan edilmesi Peygamber ahiret kardeşi olarak Hz Ali yi seçmesi.
Medine deki mescide açılan ashap kapılarının kapatıldığı sırada Hz Ali nin kapısının açık bırakılması.
En sevdiği kızı Hz Fatıma yı Hz Ali ye vererek kendine damat yapması.
Sıkıldığı zaman Hz Ali yi yardıma davet etmesi.

Böyle olduğu halde Hilafeti Ebubekir e vermeleri keyfi olarak hilafeti almaları Ehlibeytte karşı ilk saygısızlık olarak görülse de ilk saygısızlık halife ömer in sayıklıyor diyip yazmasına izin verilmeyen peygamber vasiyetidir ki İslan birliğinde ilk kırılma baş göstermiş tir..2. Side halifelik te ebubekir e verilmesidir.

srdr_ist
11-09-2006, 01:20 PM
Harplerde Hz Ali

Hz peygamber zamanın müştriklerle yapılan muharebeler iki kısımdır. Hz peygamberin bizzat bulunduğu harpler (Gavze) ve bulunmadığı muharebelere de (seriye) denir. 19. gazve vede 45 seriye vardır. Bunların hemen hepsinde Hz Ali vardır. Bir çok seriye de bizzat Hz Ali kendi komuta etmiştir.
Bu harpler Hicretten sonra başladı. Medine de kuvvet bulan Müslümanlar aslında böylelikle önceki yapılanlarında intikamını almış oldular.

Hz. Ali nin esatiri bir şöhret kazanan meşhur kılıcı (Zülfikar) Kendisine Hz Muhammed tarafından hediye edilmiş. ( Münbih Bini Haccac a ait olan bu kılıç Bedir gazvesinde ganimet olarak Hz Muhammed e isabet etmişti.) Uhut Gazvesinde Hz Ali nin kılıcı kırıldı. Hz Muhammed i korumakla meşgüldü. O zaman Hz peygamber burada Zülfikarı Hz Ali ye verdi. Gösterdiği orda ki kahramanlıkla Hz peygamber orda (La fettailla Ali La seyfe illa Zülfikar) demiştir.Ali gibi başka kahraman erkek,Zülfikar dan başka güvenilir kılıç yoktur. Anlamına gelmektedir

Bedir Muharebesinde Hz Ali

Medine ye hicretten sonra harplerin birincisidir. 300 kişilik bir birlikti. Siyah sancaklardan biri Hz Ali nin elindeydi. Hz Ali bir keşif ile birliği siper noktasını belirledi. Bu savaş 2. hicret yılının Ramazan ayının 17. günü olmuştur. İlk Mübazereye Hz Hazma ve hz Ali ve de ebu Übeyde çıktılar. Hz Ali hem kendi karşısındaki velid i hem de Ebu Übeyde nin düşmanı şeybey i öldürerek meydanda yalnız kaldı. Üstüne gelen olmayınca kendini düşman saflarına vurarak önüne geleni kılıçtan geçirdi. Bu savaştan zaferle ayrıldılar. Hz Ali ye ganimet olarak bir kılıç,bir kalkan,bir deve isabet etmiştir. Hz Fatma ile evliliğinde sattığı 480 dirmenlik kalkan bu kalkandır.

Uhut Gazveside Hz Ali

Bu savaş hicretin 3. senesinde oldu. Şevvalin birinci Cuma günüdür. Düşman teçhizat üstülüğü olmasına karşılık üstün olan Müslümanlar olmuş okçuların aceleciliği yüzünden yerinden ayrılmaları düşman süvarilerine geri dönmesine sebeb olmuş ve ağır bir yenilgi yaşanmıştır. Hz Peygamber e benzeyen Müs ab Bin Amir in şehit olması müşrikler tarafından Hz Muhammed öldü diye yaygara koparmaları bazı Müslümanların kaçmasına sebeb olmuş. Hz Ali Peygamberi korurken Hz Fatma Peygamberin yaralarını sarıyordu. Hz Hamza bu muharebede şehit oldu. Ebu süfyanın karısı Hinde Hz Hamza nın ciğerlerini çıkarıp yedi.

Beni Nadir Gazvesinde Hz Ali

Uhut gazvesinden sonra beni Nadir kabilesi Müslümanları rahatsız etmeye başladı. Yahudi olan bu kabile savaş edilmek zorunda kalındı. Mağlup oldular ceza olarak Medine civarından kovuldular. Hz Ali burada da yiğitliğini göstermiştir.

Ahzap Savaşı Hz Ali

Müşrikler birleşerek Medine üzerine geleceği haberi verilince Hz peygamber Medine etrafına bir hendek kazdırdı. Düşman kuvvetleri sayıca çok fazlaydı. Hendeği seçmeye çalışan düşman kuvvetleri ile çetin bir savaş oldu. Hz Ali onların en cesur savaşcılarından (Ambrini Abdud) hendekten geçmeye çalışırken öldürünce düşmanın cesareti kırıldı. Arka saflarda olan kaçmaya başladı bu arada çıkan fırtına düşmanın tüm çadırlarını ve de malzemelerini silip süpürdü. Savaşı Müslümanlar kazandı bu savaşın diğer adı da Hendek Savaşıdır.


Beni Karize Vak ası ve Hz Ali

Ahzap savaşından sonra barış antlaşmasını bozan müşrikler beni Karize kabilesine saldırdı. Sancağı Hz Ali nin taşıdığı bu savaşta beni karize kalesine İslam sancağı asıldı.

Beni Saad kabilesine savaş Hz Ali

Hicretin 6. senesinde Beni Saad kabilesinin Hayber Yahudilerine yardım için hazırlandığını haber alınmış. Hz Ali şaban ayında bunların üstüne gitmiş. Bu kabileyi mağlup etmiş ganimet olarak 500 deve ile 200 keçi alarak şerefle Medine ye dönmüştür.

Hudeybiye Antlaşması

Hicretin 6. senesinde hz Peygamber 1400 kişi ile Kabe yi ziyaret için Medine den çıktı. Hudeybiye ye geldiklerinde Müşriklerin Mekke ye girmelerine izin verilmeyeceğini anladılar. Maksatlarını anlatmak için Osman ı gönderdiler. Osman ın katledildiği haberi gelince önce Müslümanlar namusları uğruna canlarını feda edeceklerine dair yemin ettiler.Bu yemine biatırıdvan dediler.
Bu arada bir barış için bir belge hazırlandı bu belgeyi Hz Ali hazırladı ve de Besmeleyle başladıktan sonra Muhammed Resülüllah diye devam etti. Müşrikler Bu cümleye itiraz ettiler. Bunun üzerine hz peygamber barış olsun diye (Bismike Allahümme ve Muhammed Bini Adullah) ibaresini koyulmakla antlaşma sağlandı.

Hayber in Fethi ve Hz Ali

Hayber Yahudilerin Nadır ve Karize Yahudilerinin kendilerini ilhak etmeleri üzerine Müslümanlara karşı bedevileri kışkırtmaya başladılar. Bu siyasetle güçlü olmamaları için tedbir alınması gerekliydi.
Hz peygamber önce sırasıyla Halife Ebu Bekir ve de Ömer komuta için görevlendirmiş olsa da başarısızlıkla geri dönmüşlerdir.
Hz peygamber bu sefer sancağı hz Ali ye vermiştir. Hayberliler kalenin etrafına hendek yapıp içine de su soldurmuşlardı. Kaleye ulaşmak mümkün değildi. Hz Ali kale kapılarını kopararak bu hendeklere köprü yaptı. İslam tarihinde bu savaşıcılık ve de kuvvet hep söz edilir dilden dile anılır. Yahudilerin en güvendiği komutanları (merhab ın ) Hz Ali tarafında katledilmesi Yahudilerin bir şey yapamayacaklarını anladıkları bu anda kaleyi teslim etmişlerdir.

Mekka nin Fethi

Hicretin 8. senesinde Mekke fethi için hazırlıklar başladı. Kan dökülmemesi için hazırlıklar gizli yapılıyordu. Bu hazırlıklar yapılırken bir kadının üzerinde bir mektup bulundu. Mekke lilere haber vermek için gönderildiği anlaşıldı. Bu mektup Hatip Bin Ebi Belia tarafından gönderildiği öğrenilince neden bunu yaptın sorusuna çoluk çocuğunun selameti için yaptığını söyledi. Hz peygamber emekleri yüzünden onu affetti. İslam ordusu 10 bin üzerinde bir sayı ile toplandı. Hz peygamber sancakların birini Sait Bini Übeyde nin eline teslim etti. Çok heyecanlanan Sait bügün savaş günüdür ,kabede kan dökme günüdür demesi yüzünden. Peygamber kan dökülmeyecek diyerek sancağı elinden almış. Hz Ali ye teslim etmiştir. Kan dökülmeden de alınmıştır. Kabe de ki putları yıkmak için herkes bir biriyle yarış ediyordu. Yüksekteki putları yıkmak için Hz Ali Peygamberin omuzuna çıkarak yıktı.
Hayber kalesinin kapılarını koparan,tek başına 1000 kişiye karşı koyan Hz Ali yi Peygamber omuzlarına almak gibi sevgi ve ahlak eseri göstermekle Ümmet arasında ŞAHI MERDAN adını namını almıştır.

Halid Bini Velid in Hatası Ve Hz Ali

Mekke fethinden sonra Halid bini velid hüzeymeye göndermiş. O kabileyi İslam a davet etmesin için görevlendirilmişti. Bu kabile cehaletinde sebebi olması nedeniyle Müslüman olduk amasına gelen (eslemna) diyecekleri yerde Yıldızlara tapanlardan olduk manasına gelen (Sebeğna) demeleri üzerine sinirlenen Halid bin velid bu kabileye savaş açtı.
Hz peygamber bu olayı haber alınca çok üzüldü vede Hz Ali yi derhal olayı düzelmesi için gönderdi. Hz Ali diyetleri olanı verdi zarar görenlerin masraflarını karşıladı.

Huneyn Gazvesi ve Hz Ali

Mekke nin fethinden sonra bu savaş oldu. Savaşta bir ara düzen bozuldu dağılmaya başlanıldı hatta savaştan kaçan oldu. Hz Ali kendince savaşa yanındakilerle devam etmiş dağılan kuvvetleri topladı ve de savaş kazanıldı. Bu Savaş Hz Ali nin bir zaferidir.

Tebük Seferi ve Hz Ali

Hz Peygamber Hicretin 9. senesinde Tebük seferine çıkarken hz Ali yi Ehli Beyti, koruması için Medine de bıraktı. Bu olay Hz Ali nin çok ağrına gitti.

Hz peygamber de O na Musa ya göre Harun neyse sen de bana O sun deyip gönlünü almıştır.


Beraai ilanı ve Hz Ali

Tebük zaferinden sonra Hz peygamber Halife ebu bekiri Hacıların başında Mekke ye göndermiş. Bu hareketten kısa bir süre sonra (beraat Süresinin ayetleri indi) hz Ali tepliğ için görevlendirilip gönderdi. Halife Ebu Bekir e yetişti ve hacıların başına geçti. Ebu Bekir bu olayda çok mahcup oldu ve Hz Ali ye rica ederek geri dönmeden bir hacı gibi Mekke ye gitti.


Yemen ve Hz Ali ile İslamiyeti

Yemene öncelikle Halid Bini velid görevlendirilse de burada da başaramadan döndü. Peygamber Hz Ali yi Siyah sancağı verdi yemene giden hz Ali Hemedan kabilesini İslam ile irşat edip başarıyla döndü. Hicretin 10. yılında.

Konu halifelik ile devam edecektir................................

oniki_sah
17-09-2006, 01:41 PM
bastan sona okudum..tek kelimeyle harıka..bılgılerım bır kat daha arttı...hep kendı zamanıma gore sorguluyordum o ınsanları..şimdi daha ıyı anladım.bır an ıcın ne cok seyı degıstırmıs peygamberımız..benı aglatan ise hz muhammed ın hz ali nın gonlunu alması olayı..bırbırlerıne duydukları sevgıyı yüregımde hissettım..saygılar sunarım

Seyhan
17-09-2006, 01:58 PM
güsel bir yazı emeğine sağlık.hepsini okudum ve az çok bilgim vardı ama şimdi.biraz daha biligilendik.sayende can ..paylaşımın için teşekkürler...

yolcu_58
11-10-2006, 07:35 AM
harıka bır calışma ve harcanan emek can emegıne saglık

sercan
20-10-2006, 02:56 PM
HZ ALİ


Hz Ali ,Abdülmuttalip oğlu Ebu Talip in oğludur.HZ Muhammed amcasıdır. Hz Hatice den sonra İslamı kabul eden 2. kişidir. Bu konuda gerçeği beyan edenler :
Ebu hanife Mesned i eserinde 181 syfasında şöyle aktarır (Ben peygamber le birlikte ilk ibadet edenlerdenim) İbni Esir ise (Ali ki künyesi Ebu Hasan dır. Peygamberin ahiret kardeşi ve onun kızı Fatıma nın kocası ve torunlarının babası,Haşimilerin birincisi ve halkın ilk müslüma olanıdır.Tanrının Hz Ali ye büyük insanlardan biriside,peygamber tarafından büyütülmüş olmasıdır.)Dedikten sonra Hz Ali nin ilk iman ettiğinin ispatınıda 10 şıktan açıklamıştır.

HZ Muhammed Hz Ali yi 3 yaşında istemiş vede sahiplenmiştir. Hz Muhammed peygamberlik geldiğinde 10 yaşında idi. Şüphe etmeden İslam ı kabul etti. Herkesten evvel peygamberle 7 sene ibadet ettim derdi Hz Ali. (Ravzatul Ahbap cilt 1.S.81)
Birkaç gün sonrada Cafer de islamiyeti kabul etti.Hz Muhamed din evlatlığı Zeyd Bini Haris , ile birlikte ilk islamiyeti kabul edenler Hz Hatice,Hz Ali,Cafer ve zeyd dir.Ebu talip inanmış olduğu halde kabul etmedi. Amacı Mekke resiliğin de onu koruya bilmekti. Hz Muhammed ile Hz Ali arasında 30 yaş fark vardı. İbn Hacer il Asgalani şöyle der: O kimse ki ilk olarak Müslüman oldu. Ali dir. Ali. Küçük yaşında bile putlara tapmamıştır. Bu sebeledir ki ona (Kerremallahü Veçhehü yani Allah o nun yüzünü aziz etsin denildi)

İslami kaynaklarda ilk yakın akrabalarından başlaması ayeti nazil olunca Hz Muhammed Abdülmuttalip oğullarını evine davet etti. Tam söze başlayacağı zamanda Ebu Leheb ev sahibi sihir büyü yaptı demesiyle bunalan misafirlere bir şey demedi. Ertesi gün tekrar davet etti sayı 40 kişiyi bulmuştu. Hz Muhammed ‘’Ey Abdülmuttalip oğulları ,ben size dünyanın ve ahiretin iyiliklerini getirdim. Allah sizi doğru yola davet etmemi emrediyor. İçinizde hanginiz bana vezir vede halife olacaktır.’’Her kes sustu (Ben Ya Resülallah) dedi. Bunun üzerine elini Hz Ali nin üstüne koyarak (Sizin içinizde Ali benim , vasim halifemdir onu dinleyiniz ve itaat ediniz) dedi. Halk ise: (Ya Ebu talip senin oğlan Ali ye itaat etmeğe emredildin) Diye alay ettiler. (Ahmet Hilmi Tarih İslam cildi 1. S.170)

Bu bağlamda konuyu kesinleştirirsek:
Ebu Talip amcası olarak Peygamberi hep himaye etmesi.
3 Yaşındaki Ali yi kendi himayesine alması
7 sene Hz Ali ile gizli ibadet etmesi
10 yaşında olan Hz Ali yi İslamiyet e davet etmesi.
18 yaşında iken Ali yi kendisine vezir ve de halife ilan etmesi.
23 yaşında iken Hz Ali yi yatağına yatırarak Mekke den gizlice gitmesi.
Medine de muhacirlerle ensarlar ların kardeş ilan edilmesi Peygamber ahiret kardeşi olarak Hz Ali yi seçmesi.
Medine deki mescide açılan ashap kapılarının kapatıldığı sırada Hz Ali nin kapısının açık bırakılması.
En sevdiği kızı Hz Fatıma yı Hz Ali ye vererek kendine damat yapması.
Sıkıldığı zaman Hz Ali yi yardıma davet etmesi.

Böyle olduğu halde Hilafeti Ebubekir e vermeleri keyfi olarak hilafeti almaları Ehlibeytte karşı ilk saygısızlık olarak görülse de ilk saygısızlık halife ömer in sayıklıyor diyip yazmasına izin verilmeyen peygamber vasiyetidir ki İslan birliğinde ilk kırılma baş göstermiş tir..2. Side halifelik te ebubekir e verilmesidir.


slm
can kardeşim ilk önce emeğine sağlık
güzel bi çalışma lakin sonuçta kendin yorum yapıp noktayı koymuşsun
şunu unutmaki orda olmadığına göre nasıl böle bi sonuç çıkardın anlamadım
şunu unutmaki ilk halifeyi de ikinciyi de hz.ali tanımıştır bundan da ne sonuç çıkar anlmadım
bence kırılmayı başka yerlerde ve noktalarda aramalısın
slmlr

sercan
20-10-2006, 03:02 PM
Harplerde Hz Ali

Hz peygamber zamanın müştriklerle yapılan muharebeler iki kısımdır. Hz peygamberin bizzat bulunduğu harpler (Gavze) ve bulunmadığı muharebelere de (seriye) denir. 19. gazve vede 45 seriye vardır. Bunların hemen hepsinde Hz Ali vardır. Bir çok seriye de bizzat Hz Ali kendi komuta etmiştir.
Bu harpler Hicretten sonra başladı. Medine de kuvvet bulan Müslümanlar aslında böylelikle önceki yapılanlarında intikamını almış oldular.

Hz. Ali nin esatiri bir şöhret kazanan meşhur kılıcı (Zülfikar) Kendisine Hz Muhammed tarafından hediye edilmiş. ( Münbih Bini Haccac a ait olan bu kılıç Bedir gazvesinde ganimet olarak Hz Muhammed e isabet etmişti.) Uhut Gazvesinde Hz Ali nin kılıcı kırıldı. Hz Muhammed i korumakla meşgüldü. O zaman Hz peygamber burada Zülfikarı Hz Ali ye verdi. Gösterdiği orda ki kahramanlıkla Hz peygamber orda (La fettailla Ali La seyfe illa Zülfikar) demiştir.Ali gibi başka kahraman erkek,Zülfikar dan başka güvenilir kılıç yoktur. Anlamına gelmektedir

Bedir Muharebesinde Hz Ali

Medine ye hicretten sonra harplerin birincisidir. 300 kişilik bir birlikti. Siyah sancaklardan biri Hz Ali nin elindeydi. Hz Ali bir keşif ile birliği siper noktasını belirledi. Bu savaş 2. hicret yılının Ramazan ayının 17. günü olmuştur. İlk Mübazereye Hz Hazma ve hz Ali ve de ebu Übeyde çıktılar. Hz Ali hem kendi karşısındaki velid i hem de Ebu Übeyde nin düşmanı şeybey i öldürerek meydanda yalnız kaldı. Üstüne gelen olmayınca kendini düşman saflarına vurarak önüne geleni kılıçtan geçirdi. Bu savaştan zaferle ayrıldılar. Hz Ali ye ganimet olarak bir kılıç,bir kalkan,bir deve isabet etmiştir. Hz Fatma ile evliliğinde sattığı 480 dirmenlik kalkan bu kalkandır.

Uhut Gazveside Hz Ali

Bu savaş hicretin 3. senesinde oldu. Şevvalin birinci Cuma günüdür. Düşman teçhizat üstülüğü olmasına karşılık üstün olan Müslümanlar olmuş okçuların aceleciliği yüzünden yerinden ayrılmaları düşman süvarilerine geri dönmesine sebeb olmuş ve ağır bir yenilgi yaşanmıştır. Hz Peygamber e benzeyen Müs ab Bin Amir in şehit olması müşrikler tarafından Hz Muhammed öldü diye yaygara koparmaları bazı Müslümanların kaçmasına sebeb olmuş. Hz Ali Peygamberi korurken Hz Fatma Peygamberin yaralarını sarıyordu. Hz Hamza bu muharebede şehit oldu. Ebu süfyanın karısı Hinde Hz Hamza nın ciğerlerini çıkarıp yedi.

Beni Nadir Gazvesinde Hz Ali

Uhut gazvesinden sonra beni Nadir kabilesi Müslümanları rahatsız etmeye başladı. Yahudi olan bu kabile savaş edilmek zorunda kalındı. Mağlup oldular ceza olarak Medine civarından kovuldular. Hz Ali burada da yiğitliğini göstermiştir.

Ahzap Savaşı Hz Ali

Müşrikler birleşerek Medine üzerine geleceği haberi verilince Hz peygamber Medine etrafına bir hendek kazdırdı. Düşman kuvvetleri sayıca çok fazlaydı. Hendeği seçmeye çalışan düşman kuvvetleri ile çetin bir savaş oldu. Hz Ali onların en cesur savaşcılarından (Ambrini Abdud) hendekten geçmeye çalışırken öldürünce düşmanın cesareti kırıldı. Arka saflarda olan kaçmaya başladı bu arada çıkan fırtına düşmanın tüm çadırlarını ve de malzemelerini silip süpürdü. Savaşı Müslümanlar kazandı bu savaşın diğer adı da Hendek Savaşıdır.


Beni Karize Vak ası ve Hz Ali

Ahzap savaşından sonra barış antlaşmasını bozan müşrikler beni Karize kabilesine saldırdı. Sancağı Hz Ali nin taşıdığı bu savaşta beni karize kalesine İslam sancağı asıldı.

Beni Saad kabilesine savaş Hz Ali

Hicretin 6. senesinde Beni Saad kabilesinin Hayber Yahudilerine yardım için hazırlandığını haber alınmış. Hz Ali şaban ayında bunların üstüne gitmiş. Bu kabileyi mağlup etmiş ganimet olarak 500 deve ile 200 keçi alarak şerefle Medine ye dönmüştür.

Hudeybiye Antlaşması

Hicretin 6. senesinde hz Peygamber 1400 kişi ile Kabe yi ziyaret için Medine den çıktı. Hudeybiye ye geldiklerinde Müşriklerin Mekke ye girmelerine izin verilmeyeceğini anladılar. Maksatlarını anlatmak için Osman ı gönderdiler. Osman ın katledildiği haberi gelince önce Müslümanlar namusları uğruna canlarını feda edeceklerine dair yemin ettiler.Bu yemine biatırıdvan dediler.
Bu arada bir barış için bir belge hazırlandı bu belgeyi Hz Ali hazırladı ve de Besmeleyle başladıktan sonra Muhammed Resülüllah diye devam etti. Müşrikler Bu cümleye itiraz ettiler. Bunun üzerine hz peygamber barış olsun diye (Bismike Allahümme ve Muhammed Bini Adullah) ibaresini koyulmakla antlaşma sağlandı.

Hayber in Fethi ve Hz Ali

Hayber Yahudilerin Nadır ve Karize Yahudilerinin kendilerini ilhak etmeleri üzerine Müslümanlara karşı bedevileri kışkırtmaya başladılar. Bu siyasetle güçlü olmamaları için tedbir alınması gerekliydi.
Hz peygamber önce sırasıyla Halife Ebu Bekir ve de Ömer komuta için görevlendirmiş olsa da başarısızlıkla geri dönmüşlerdir.
Hz peygamber bu sefer sancağı hz Ali ye vermiştir. Hayberliler kalenin etrafına hendek yapıp içine de su soldurmuşlardı. Kaleye ulaşmak mümkün değildi. Hz Ali kale kapılarını kopararak bu hendeklere köprü yaptı. İslam tarihinde bu savaşıcılık ve de kuvvet hep söz edilir dilden dile anılır. Yahudilerin en güvendiği komutanları (merhab ın ) Hz Ali tarafında katledilmesi Yahudilerin bir şey yapamayacaklarını anladıkları bu anda kaleyi teslim etmişlerdir.

Mekka nin Fethi

Hicretin 8. senesinde Mekke fethi için hazırlıklar başladı. Kan dökülmemesi için hazırlıklar gizli yapılıyordu. Bu hazırlıklar yapılırken bir kadının üzerinde bir mektup bulundu. Mekke lilere haber vermek için gönderildiği anlaşıldı. Bu mektup Hatip Bin Ebi Belia tarafından gönderildiği öğrenilince neden bunu yaptın sorusuna çoluk çocuğunun selameti için yaptığını söyledi. Hz peygamber emekleri yüzünden onu affetti. İslam ordusu 10 bin üzerinde bir sayı ile toplandı. Hz peygamber sancakların birini Sait Bini Übeyde nin eline teslim etti. Çok heyecanlanan Sait bügün savaş günüdür ,kabede kan dökme günüdür demesi yüzünden. Peygamber kan dökülmeyecek diyerek sancağı elinden almış. Hz Ali ye teslim etmiştir. Kan dökülmeden de alınmıştır. Kabe de ki putları yıkmak için herkes bir biriyle yarış ediyordu. Yüksekteki putları yıkmak için Hz Ali Peygamberin omuzuna çıkarak yıktı.
Hayber kalesinin kapılarını koparan,tek başına 1000 kişiye karşı koyan Hz Ali yi Peygamber omuzlarına almak gibi sevgi ve ahlak eseri göstermekle Ümmet arasında ŞAHI MERDAN adını namını almıştır.

Halid Bini Velid in Hatası Ve Hz Ali

Mekke fethinden sonra Halid bini velid hüzeymeye göndermiş. O kabileyi İslam a davet etmesin için görevlendirilmişti. Bu kabile cehaletinde sebebi olması nedeniyle Müslüman olduk amasına gelen (eslemna) diyecekleri yerde Yıldızlara tapanlardan olduk manasına gelen (Sebeğna) demeleri üzerine sinirlenen Halid bin velid bu kabileye savaş açtı.
Hz peygamber bu olayı haber alınca çok üzüldü vede Hz Ali yi derhal olayı düzelmesi için gönderdi. Hz Ali diyetleri olanı verdi zarar görenlerin masraflarını karşıladı.

Huneyn Gazvesi ve Hz Ali

Mekke nin fethinden sonra bu savaş oldu. Savaşta bir ara düzen bozuldu dağılmaya başlanıldı hatta savaştan kaçan oldu. Hz Ali kendince savaşa yanındakilerle devam etmiş dağılan kuvvetleri topladı ve de savaş kazanıldı. Bu Savaş Hz Ali nin bir zaferidir.

Tebük Seferi ve Hz Ali

Hz Peygamber Hicretin 9. senesinde Tebük seferine çıkarken hz Ali yi Ehli Beyti, koruması için Medine de bıraktı. Bu olay Hz Ali nin çok ağrına gitti.

Hz peygamber de O na Musa ya göre Harun neyse sen de bana O sun deyip gönlünü almıştır.


Beraai ilanı ve Hz Ali

Tebük zaferinden sonra Hz peygamber Halife ebu bekiri Hacıların başında Mekke ye göndermiş. Bu hareketten kısa bir süre sonra (beraat Süresinin ayetleri indi) hz Ali tepliğ için görevlendirilip gönderdi. Halife Ebu Bekir e yetişti ve hacıların başına geçti. Ebu Bekir bu olayda çok mahcup oldu ve Hz Ali ye rica ederek geri dönmeden bir hacı gibi Mekke ye gitti.


Yemen ve Hz Ali ile İslamiyeti

Yemene öncelikle Halid Bini velid görevlendirilse de burada da başaramadan döndü. Peygamber Hz Ali yi Siyah sancağı verdi yemene giden hz Ali Hemedan kabilesini İslam ile irşat edip başarıyla döndü. Hicretin 10. yılında.

Konu halifelik ile devam edecektir................................



slm
can kardeşim bu çalışmanın kaynaklarını da yazarsan sevinirim
ben de nacizane tarih okuan biriyim
tarihte olaylar incelenirken öncesi ve sonrası olarak ele alınır ve o zamnın şartlrı düşünülür
çok kısa olarak ve eksik olarak geçmişsin
lütfen yorumsuz olarak ve kaynak göstetrek yazarsan daha bilgilendirici olur kanaatindeyim,
slmlr

sercan
20-10-2006, 03:06 PM
Harplerde Hz Ali

Hz peygamber zamanın müştriklerle yapılan muharebeler iki kısımdır. Hz peygamberin bizzat bulunduğu harpler (Gavze) ve bulunmadığı muharebelere de (seriye) denir. 19. gazve vede 45 seriye vardır. Bunların hemen hepsinde Hz Ali vardır. Bir çok seriye de bizzat Hz Ali kendi komuta etmiştir.
Bu harpler Hicretten sonra başladı. Medine de kuvvet bulan Müslümanlar aslında böylelikle önceki yapılanlarında intikamını almış oldular.

Hz. Ali nin esatiri bir şöhret kazanan meşhur kılıcı (Zülfikar) Kendisine Hz Muhammed tarafından hediye edilmiş. ( Münbih Bini Haccac a ait olan bu kılıç Bedir gazvesinde ganimet olarak Hz Muhammed e isabet etmişti.) Uhut Gazvesinde Hz Ali nin kılıcı kırıldı. Hz Muhammed i korumakla meşgüldü. O zaman Hz peygamber burada Zülfikarı Hz Ali ye verdi. Gösterdiği orda ki kahramanlıkla Hz peygamber orda (La fettailla Ali La seyfe illa Zülfikar) demiştir.Ali gibi başka kahraman erkek,Zülfikar dan başka güvenilir kılıç yoktur. Anlamına gelmektedir

Bedir Muharebesinde Hz Ali

Medine ye hicretten sonra harplerin birincisidir. 300 kişilik bir birlikti. Siyah sancaklardan biri Hz Ali nin elindeydi. Hz Ali bir keşif ile birliği siper noktasını belirledi. Bu savaş 2. hicret yılının Ramazan ayının 17. günü olmuştur. İlk Mübazereye Hz Hazma ve hz Ali ve de ebu Übeyde çıktılar. Hz Ali hem kendi karşısındaki velid i hem de Ebu Übeyde nin düşmanı şeybey i öldürerek meydanda yalnız kaldı. Üstüne gelen olmayınca kendini düşman saflarına vurarak önüne geleni kılıçtan geçirdi. Bu savaştan zaferle ayrıldılar. Hz Ali ye ganimet olarak bir kılıç,bir kalkan,bir deve isabet etmiştir. Hz Fatma ile evliliğinde sattığı 480 dirmenlik kalkan bu kalkandır.

Uhut Gazveside Hz Ali

Bu savaş hicretin 3. senesinde oldu. Şevvalin birinci Cuma günüdür. Düşman teçhizat üstülüğü olmasına karşılık üstün olan Müslümanlar olmuş okçuların aceleciliği yüzünden yerinden ayrılmaları düşman süvarilerine geri dönmesine sebeb olmuş ve ağır bir yenilgi yaşanmıştır. Hz Peygamber e benzeyen Müs ab Bin Amir in şehit olması müşrikler tarafından Hz Muhammed öldü diye yaygara koparmaları bazı Müslümanların kaçmasına sebeb olmuş. Hz Ali Peygamberi korurken Hz Fatma Peygamberin yaralarını sarıyordu. Hz Hamza bu muharebede şehit oldu. Ebu süfyanın karısı Hinde Hz Hamza nın ciğerlerini çıkarıp yedi.

Beni Nadir Gazvesinde Hz Ali

Uhut gazvesinden sonra beni Nadir kabilesi Müslümanları rahatsız etmeye başladı. Yahudi olan bu kabile savaş edilmek zorunda kalındı. Mağlup oldular ceza olarak Medine civarından kovuldular. Hz Ali burada da yiğitliğini göstermiştir.

Ahzap Savaşı Hz Ali

Müşrikler birleşerek Medine üzerine geleceği haberi verilince Hz peygamber Medine etrafına bir hendek kazdırdı. Düşman kuvvetleri sayıca çok fazlaydı. Hendeği seçmeye çalışan düşman kuvvetleri ile çetin bir savaş oldu. Hz Ali onların en cesur savaşcılarından (Ambrini Abdud) hendekten geçmeye çalışırken öldürünce düşmanın cesareti kırıldı. Arka saflarda olan kaçmaya başladı bu arada çıkan fırtına düşmanın tüm çadırlarını ve de malzemelerini silip süpürdü. Savaşı Müslümanlar kazandı bu savaşın diğer adı da Hendek Savaşıdır.


Beni Karize Vak ası ve Hz Ali

Ahzap savaşından sonra barış antlaşmasını bozan müşrikler beni Karize kabilesine saldırdı. Sancağı Hz Ali nin taşıdığı bu savaşta beni karize kalesine İslam sancağı asıldı.

Beni Saad kabilesine savaş Hz Ali

Hicretin 6. senesinde Beni Saad kabilesinin Hayber Yahudilerine yardım için hazırlandığını haber alınmış. Hz Ali şaban ayında bunların üstüne gitmiş. Bu kabileyi mağlup etmiş ganimet olarak 500 deve ile 200 keçi alarak şerefle Medine ye dönmüştür.

Hudeybiye Antlaşması

Hicretin 6. senesinde hz Peygamber 1400 kişi ile Kabe yi ziyaret için Medine den çıktı. Hudeybiye ye geldiklerinde Müşriklerin Mekke ye girmelerine izin verilmeyeceğini anladılar. Maksatlarını anlatmak için Osman ı gönderdiler. Osman ın katledildiği haberi gelince önce Müslümanlar namusları uğruna canlarını feda edeceklerine dair yemin ettiler.Bu yemine biatırıdvan dediler.
Bu arada bir barış için bir belge hazırlandı bu belgeyi Hz Ali hazırladı ve de Besmeleyle başladıktan sonra Muhammed Resülüllah diye devam etti. Müşrikler Bu cümleye itiraz ettiler. Bunun üzerine hz peygamber barış olsun diye (Bismike Allahümme ve Muhammed Bini Adullah) ibaresini koyulmakla antlaşma sağlandı.

Hayber in Fethi ve Hz Ali

Hayber Yahudilerin Nadır ve Karize Yahudilerinin kendilerini ilhak etmeleri üzerine Müslümanlara karşı bedevileri kışkırtmaya başladılar. Bu siyasetle güçlü olmamaları için tedbir alınması gerekliydi.
Hz peygamber önce sırasıyla Halife Ebu Bekir ve de Ömer komuta için görevlendirmiş olsa da başarısızlıkla geri dönmüşlerdir.
Hz peygamber bu sefer sancağı hz Ali ye vermiştir. Hayberliler kalenin etrafına hendek yapıp içine de su soldurmuşlardı. Kaleye ulaşmak mümkün değildi. Hz Ali kale kapılarını kopararak bu hendeklere köprü yaptı. İslam tarihinde bu savaşıcılık ve de kuvvet hep söz edilir dilden dile anılır. Yahudilerin en güvendiği komutanları (merhab ın ) Hz Ali tarafında katledilmesi Yahudilerin bir şey yapamayacaklarını anladıkları bu anda kaleyi teslim etmişlerdir.

Mekka nin Fethi

Hicretin 8. senesinde Mekke fethi için hazırlıklar başladı. Kan dökülmemesi için hazırlıklar gizli yapılıyordu. Bu hazırlıklar yapılırken bir kadının üzerinde bir mektup bulundu. Mekke lilere haber vermek için gönderildiği anlaşıldı. Bu mektup Hatip Bin Ebi Belia tarafından gönderildiği öğrenilince neden bunu yaptın sorusuna çoluk çocuğunun selameti için yaptığını söyledi. Hz peygamber emekleri yüzünden onu affetti. İslam ordusu 10 bin üzerinde bir sayı ile toplandı. Hz peygamber sancakların birini Sait Bini Übeyde nin eline teslim etti. Çok heyecanlanan Sait bügün savaş günüdür ,kabede kan dökme günüdür demesi yüzünden. Peygamber kan dökülmeyecek diyerek sancağı elinden almış. Hz Ali ye teslim etmiştir. Kan dökülmeden de alınmıştır. Kabe de ki putları yıkmak için herkes bir biriyle yarış ediyordu. Yüksekteki putları yıkmak için Hz Ali Peygamberin omuzuna çıkarak yıktı.
Hayber kalesinin kapılarını koparan,tek başına 1000 kişiye karşı koyan Hz Ali yi Peygamber omuzlarına almak gibi sevgi ve ahlak eseri göstermekle Ümmet arasında ŞAHI MERDAN adını namını almıştır.

Halid Bini Velid in Hatası Ve Hz Ali

Mekke fethinden sonra Halid bini velid hüzeymeye göndermiş. O kabileyi İslam a davet etmesin için görevlendirilmişti. Bu kabile cehaletinde sebebi olması nedeniyle Müslüman olduk amasına gelen (eslemna) diyecekleri yerde Yıldızlara tapanlardan olduk manasına gelen (Sebeğna) demeleri üzerine sinirlenen Halid bin velid bu kabileye savaş açtı.
Hz peygamber bu olayı haber alınca çok üzüldü vede Hz Ali yi derhal olayı düzelmesi için gönderdi. Hz Ali diyetleri olanı verdi zarar görenlerin masraflarını karşıladı.

Huneyn Gazvesi ve Hz Ali

Mekke nin fethinden sonra bu savaş oldu. Savaşta bir ara düzen bozuldu dağılmaya başlanıldı hatta savaştan kaçan oldu. Hz Ali kendince savaşa yanındakilerle devam etmiş dağılan kuvvetleri topladı ve de savaş kazanıldı. Bu Savaş Hz Ali nin bir zaferidir.

Tebük Seferi ve Hz Ali

Hz Peygamber Hicretin 9. senesinde Tebük seferine çıkarken hz Ali yi Ehli Beyti, koruması için Medine de bıraktı. Bu olay Hz Ali nin çok ağrına gitti.

Hz peygamber de O na Musa ya göre Harun neyse sen de bana O sun deyip gönlünü almıştır.


Beraai ilanı ve Hz Ali

Tebük zaferinden sonra Hz peygamber Halife ebu bekiri Hacıların başında Mekke ye göndermiş. Bu hareketten kısa bir süre sonra (beraat Süresinin ayetleri indi) hz Ali tepliğ için görevlendirilip gönderdi. Halife Ebu Bekir e yetişti ve hacıların başına geçti. Ebu Bekir bu olayda çok mahcup oldu ve Hz Ali ye rica ederek geri dönmeden bir hacı gibi Mekke ye gitti.


Yemen ve Hz Ali ile İslamiyeti

Yemene öncelikle Halid Bini velid görevlendirilse de burada da başaramadan döndü. Peygamber Hz Ali yi Siyah sancağı verdi yemene giden hz Ali Hemedan kabilesini İslam ile irşat edip başarıyla döndü. Hicretin 10. yılında.

Konu halifelik ile devam edecektir................................


slm
can kardeşim öncelikle emeğine sağlık
ama nasıl hz.ali islamın kılıcı aslanı ise halid bin velid de o islam ordularının bütün savaşlar boyunca kahraman komutanıdır ve peygamberimiz tarafından atanmıştır
bilgiyi tamamlamak için yazdım
slmlr

ermiş
23-10-2006, 02:14 AM
slm
can kardeşim öncelikle emeğine sağlık
ama nasıl hz.ali islamın kılıcı aslanı ise halid bin velid de o islam ordularının bütün savaşlar boyunca kahraman komutanıdır ve peygamberimiz tarafından atanmıştır
bilgiyi tamamlamak için yazdım
slmlr

cankardeş halidbin velit orduların kumandanıydı lakın uhut savaşında peygam berin dişi şehit olun ca yani kırılıp kan akmaya başlayınca akan kan damlacıgını yeredüşse yergök bir birine giricekken kumandanın nerdeydi h.z ali elini tutdu kanı aldı başına caldı yani kısaca tartışılacak insanlar var tartışılmayacak lar varseninde emegine saglık

srdr_ist
26-10-2006, 03:08 AM
Bazı canlar kendi şahsi görüşümü ordaymıydın hitabı ile gayet mantıklı yorum yapmış. Bunuda yaparken tarih konusunda iyi olduğunu söyleyerek ifade etmiştir.
Saolsun varolsun.
Aslında konu bitmemiştir ama ilgiyi vede okuma zamanı bıraktım desem yeridir.
Okundukça bilgi artar çok oluşu can sıkar diye beklemeye almıştım konu Halifelerin seçimi vede yaptıklarıyla aslında devam edecektim ama can konuya bakış açısı yüzünden biraz kaydırarak başka bir alt konu ile devam edelim sonra asıl konumuza tekrar devam ederiz.
Sünnilerin kedilerince bizim gibi 12 imamlar silsilesi oluşturmulardır.Cennetle müjdelenen bu zatların aslında kim olduklarını gelin birde gerçeklerin içinde kısa notlarla bakalım.


Sunni İmamlar

1- Halife Ebu Bekir
2- Halife Ömer
3- Halife Osman
4- Talha Bin Ubeydullah
5- Ez Zübeyie Binil-Avam
6- Saad Bib ebi Vakkas
7- Abdurrahman Bin Avf
8- Aişe Binti Abu Bekir
9- Halit Binil Velid
10- Ebu Hureyre Ed Devsi
11- Abdullah Bin Ömer
12-Abdullah Bin ez Zübeyir

1- Halife ebu Bekir:
Peygamberin beiyüz hadisini yaktı. Peygamberle ilgili kim ne derse "Aramızda Kuran vardır.onunla helala harama amel ederiz" emrini vermiştir.
* Hz Ali ile ilgili nass'lara uymamış halife uymuştur.
*Peygamberin emri olduğu halde Usame'nin ordusunda yer almayı red etmiştir.
* Sünnet olduğu halde zekat vermeyen müslümanlara savaş açmıştır.
*peygamber kızına saldırmaktan çekinmemeiştir.
* kendisinden sonra Ömeri halife yapılmasını istemiştir.
* Peygamberin her sahih hadiscinin eserinden olan "Fatma benim özümdür onu kıran beni kırar"hadisi sabit olmasını hiçe saymıştır.
Kanyanak: Buhara Sahihi.

2- Ömer binil Hattap

*Peygamber emri olan peygamber akrabalarına verilen zekatı kaldırmıştır.
* Namaz için Teyemüm inkar etmiştir.Su yoksa namazda yoktur demiştir.
* Yaptığı her türlü tecavüza karşılık Halit Binil Velide ceza vermemiştir.
* peygamber sünneti olan toplu nafile namazı yerine Teravih namazı getirmiştir.
* peyganber sünnetinden olmayan bir şuara toplayıp işin ehli olmayan Abdurrahan ibni Avf ı bırakmıştır.
* ömer öldü adalet öldü sözünü millete yutturdular.

3-Osman Bin Affan

* Abdurrahman ibni avf desteğiyle halife olmuştur.
*ibni Kuteybe'nin yazdığına göre: "osman minbere çıkmış ve ey halkım,ey ensarım ve muhacirler bana ayıp ediyorsunuz düşmanlık koruyorsunuz. benim bugün yaptıklarım Öemer de yapmıştır. Korktuğunuzdan sizler ses çıkarmadınız cesaret edemediniz. Ben ise ömerden daha cesurum daha zorluyum" demiştir.
*Yolculuk namazını tam kılınacağını kuralı koymuş namazda tekbiri kaldırmıştır.
*bakihi diyor ki: Abudllah ibni Mesut mescide girince sormuş. Müminler emiri halife osman kaç rekat namaz kılmıştır. Ona dört dediler. Bu sefer kendiside dört rekat nemaz kıldı. Ona neden böyle yaptın diye sordular. Ebu bekir sadece iki rekat kıldırırdı. evet doğru ama bugüne bügün osman imamdır. ona karşı gelemem bilirsiniz ki faturası ağır olur.
Kaynak: bakihi nin es - Sünen el- kübra eseri cilt 3 sayfa 144
* Süfyan İbni Ayniye Anlatıyor: Muna da (Mina) Osman hastalanınca Hz Ali den namaz kıldırmasını istiyor. "hz Ali isterseniz Resülüllah ın namazının aynısını kıldırayım" demiş. Hayır demişler. Osmanın sünnetine göre dört rekat kıldıracaksıun diye diretince Hz Ali kıldırmaktan vaz geçmiştir.
Kaynak: inbi Hazm in El- Muhalli adlı eserinden cilt 4 sayfa 170

4- Talha Bin Ubeydullah

Sahabe büyüklerinden vede ünlülülerindendir. Ömer kendisinden sonra halife seçilecek 6 kişiden biridir.
* Peygamber ölünce Aişe ile evlerim. Çünkü amcamın kızıdır. HİCAP süreside inince peygamber eşleri örtününce Talha Muhammed amcalarımın kızlarını nasıl saklar. Ne olursa olsun biz peygamberden sonra onlarla evlenecez derdi.
kaynak: ibni Kesirin Kurtabi nin Enesüi nin tefsirinden.
* Servet uğruna halifelikte Hz Ali ile düşmanlık etmiştir.
* Talha nın Osmana yakınlığı Teyme kabilesinden olmasındandır. Teyme ile Beni Haşimi halifelik için çekişirlerdi. Ebu bekirden beri talha hep Hz Ali den yana düşmanlık beslerdi.
kaynak: Muhammed Abdeh Nechül belağa şerhi cilt 1 sayfa 88 şıkşıkıye hutbesi.
* Talha osman tarafına katılarak destek olmuş ona biyat etmiş vede ölçüsüz servet sahibi olmuştur.
Kaynak: Zikrit - Tabari ibni Hadid - Taha Hüseyin El fitnetül adlı eseri cilt 3 sayfa 858
* Osmana yinede ters düşen Talha Osmanın evini ablukaya aldırmış suyunu kesmiş. Mileti kışkırtmıştır.Ölümüne sebeb vermiştir.Osmanın ölüsünü 2 gün evde kalmış defin içinde müslüman mezarlığı değil yahudi mezarlığı (Haş-Kevkep) denilen mezarlığa gömdürmüştür.
Kaynak: Tarihüt Tabari , el medani el vakıdı Fi menkıbeyi osman
* Ünlü Mısırlı Yazar Taha Hüseyin söyle der:
Taha ilginc bir hısımdır. Servet vede mevkilere göre yön değiştiren biridir. Aç gözlülüğü hiçbir şeye doymamayışı ile battı vede batırdı.
Kaynak: Taha Hüseyin el fitnetül Kübra cilt 5 sayfa 150

srdr_ist
26-10-2006, 03:10 AM
5- Ez- Zübeyir Bin el Avvam
ez zübeyir sahabelerin büyüklerindedir. Peygamber yakınıdır. Peygamber halası Abdülmuttalip in kızı Safiye nin oğludur.ebu bekirin kızı Aişe nin kardeşi esma nın kocasıdır. Ömer kendinden sonra seçilebilecek halifelerden biri olarak biride budur.
Talha ile adı anılır vede servet sahibi oldukları bilinir.
Kaynak: Taribüt- Tabari Ayrıca Buharide bundan bahseder.
Taha Hüseyin Onun ölçüsüz servetini paylaştıklarını yazar. Cilt 4 sayfa 53

Hz ALi halife olur olmaz bu ölçüsüz servet sahiplerinden sahip oldukları mal varlığını devlete geri iadesini sitemiş.
Arap üstünlüğünü benimseyen halife ömer iran vede başka devletlere verilen 3 dinar sünnetini geri getirmiş. akrabalarına ölçüsüz para dağıtan halifelerin kuranda sabir olan peygamber vede akrabalarına verilen parayı peygamber akrabalarına tekrar verdirmiş.Bilal habeşi ile hz Abbas a verilen peygamber zamanında ki örnekleri tekrar hayata geçirmiş vede hala alacaklı olan diğer halife akrabaları vede yaltakçıları Hz Ali ye düşman olmuşlardır.
* Talha vede Zübeyir Hz Ali halife olunca istedikleri mevkiye gelemeyince umre bahanesiyle mekke ye gittiler.Hz Ali " Bunlar umreye değil arkadan vurmaya gidiyorlar" demiştir.
*Zübeyir ebu bekirin kızı Aişe vede Aişenin kız kardeşi bir planla bir ordu hazırlıyorlar Basra yönünde ilerliyorlar.
hanüz hayattayken peygamberin Uyardığı Aişe HEV'EB suyundan geçerken köpekler ona havlıyor vede saldırıyorlar.Aişe anlıyor bu su peygamberin anlattığı hev eb suyu hemen ağlamaya vede geri dönmeye çalışıyor. Talha vede Zübeyir telaşa kapılıyor 50 şahit getirtip Aişeye bu su o su olmadığını anlatmaya çalışıp kandırmaya çalışıyorlar.
* Zübeyir Osman nın katliyle suçlandığı halde. osman nın öcünü alma delallanladığını görüyoruz.
Savaşa meydanında Hz Ali ona şunu der: Sen öldürdüğün halde Osmanın kanını benden mi soruyorsun der.
Kaynak: Tarihüt - tabari cilt 5 sayfa 204 İbni esirin EL- Kamil eseri cilt 3 sayfa 102
*El Hekim Müstedrik adlı eserinde :
"taha ile Zübeyir basraya gelince halk onlara
-neden geldiniz?
-Osmanın öcünü istiyoruz.
-Hz Hüseyin: Allah Allah Osmanı öldüren siz değilmiydiniz diyor.
*Hz Ali er meydanında Zübeyire sesleniyor.
-ey zübeyir hatırlıyormusun "Beni ganem"in oralarda gülüşmüştük siz sebebini sormuştunuz. peygamber : "Sen Ali ile vuruşacaksın Ama zalim olan sen olacaksın" demişti.
kaynak: Tarihüt - Tabari nin cemel vak'ası
Tarihül Mesudi Tarih A'sem

6- Saad ebi Vakkas.

ilk Muacirlerden dir. Bedir savaşına katılmıştır. ömerin seçtiği 6 kişiden biridir. Hz Ali ile ilgili peygamber ne demişse genelde hadicilerin elinde bulunan çoğu sözde onundur. Ben kimin Mevlası isem Ali de onun mevlasıdır hadisinide söyleyen kişilerden biridir.

*Yinede Osman a biyat etmiş gerçekleri saklamaya çalışmıştır. Abdurrahman Bin Avf a yaslanmış ebu bekirin halifeliğinde Hz Ali yi tehdit etmiştir.
Kaynak: ibn Kuteyme el- İmame cilt 1 sayfa 20 - 31
Ömer kendine sonra halife seçiminde adını verdiği 6 kişiden biridir zaten çoğunun ömrü yetmemiş ölmüşlerdir. Geriye 3 kişi kalmıştır. Talha - Zübeyir vede saad kalmıştır.
Bunlarda Hz Ali halife olacağını anladıkları için savaş hazılığına başlamışlardı.

7- Abdurrahman Bin Avf

cahiliye devrinde adı Abdu Amru idi. Saad ibni Vakkasın amcası oğludur. Buhari sahihlerinde Hz Ali halife olmaması için gösterdiği gayretlere değinir.
ömer ölmeden önce Hz Ali tehlikesini iyi biliyordu. Sünneti doğru yaptıracağını ebubekir vede ömerin sünnetini yıkacağını düşüncesi Osman a destek olmasını düşünmüş Abdurrahman Bin Avf ile görüşüp hayata geçirir ama mal vede servet olayını gördüğü için evine kapanacaktır bir dahada kimseyle konuşmayacaktır.
evin de hasta olduğunu duyan Osman yanına gelecektir ama sırtını dönüp konuşmayacaktır.
Kaynak: Tarih ebil Fada cilt 1 sayfa 166
el belazeri cilt 5 sayfa 52
ibni Abd rebbehi el meliki el Ald el ferid cilt 2 sayfa 261

8- Aişe Ebu Bekir Kızı

Aişe peygamber eşidir. Peygamber öldüğünde 18 yaşınfdaydı.
*Aişe Cemel savaşına katılarak Müslüman kanı döktürmüştür.
*Buhari Sahihinde Sünneti nasıl değiştirdiklerini aktarıyor.Ez _ Zehri Urmeye sorar "Aişe ne yapıyor"Urve cevap verir "osmanın yaptığını yapıyor.Yani 4 rekat nemaz kılıyor.
*Aişe kardeşini katleden Muaviye ile barıştı. muaviye onu hediyeye boğdu.
Kaynak: İbn Kesir tarihi cilt 7 sayfa 136
Müstedrik el hekim cilt 6 sayfa 90
Ahmet bin Hambel cilt 6 sayfa 77


Daha sonra şehit edilecek olan İmam hasanın tabutunu oklatacak peygamber yanına gömülmesine karşı çıkacaktır.Aişe peygamber eşi olması dışında 90 yaşına kadar İmam Hüseyi nin katlinden sonra adam gibi konuşmayacaktır.

9- Halit Binil Valid
Sünnilerin Allah ın aslanı dedikleri kişidir.Allahın Kılıcı gibi lakapları takmışlardır.
halidin babası zaten servet sahibi biri idi. kaynak: Abbas el akkad sayfa 24.

halit uhut savaşında karşı ordudandı amacı peygamberi yok etmekti.
Hudeybiye yılında peygambere başarısı bir koplo kurmuştur.
halid İslam olmadığı halde öyle görünüyordu.Mekke nin fethinde fetih gününde kansız alınacak diyen peygamberi dinlememiştir. Kapıdan kılıç çeken mekkelilere ordusuyla kılıç çekmiş 30 kişiyi oldürmüştür.

Hz Peygamber onu cüzeyme/hüzeymeye kabilesine islama davet için gönderir. Kabile islamı kabul etmesine karşılık yinede kılıçını çeker vede çok kişinin canını alır askerleriyle. Bu olayda çok kişinin canını sıkar peygamber Ah Ali ile onlara mal vede para gönderir gönüllerini alır. Sonradan anlaşılacaktır ki Halid bundan önce 2 amca oğlunu öldüren bu kabileden intikamını aldığı ortaya çıkacaktır.


ebu bekir onu Yemen e göndrir. Halid hile ile Malik Bin nüreyre yi ve adamlarını katleder. geceyide Malikin karısıyla geçirir. Bunu duyan Ömer Allah ın düşmanı ilan eder.

ebu bekir onu Allah ın kılıcı ilan eder.Bunuda halifelişği zamanında kılıcıyla halkı zorlamasından dolayı söyler.

kaynak: tabari er- riyadün - nadıra cilt 1 sayfa 100


Geri kalanlar ise emevi hizmetkarlığından abbasi hizmetkarlığında geri durmamışlardır.

srdr_ist
27-10-2006, 02:26 PM
Sanırım sercan dostun bir diyeceği vardır.

sercan
27-10-2006, 03:05 PM
Sanırım sercan dostun bir diyeceği vardır.

slm

kusura bakma yeni okudum siteyi da yeni yeni öğreniyorum

tabiiki söyleyecek bi kaç şeyim vardır naçizane:)

sahi-i buhariyi dikkatlice okursan orda daha ne güzel hadislerin olacağını da göreceksin

senin bu bahsettiğin kişilerin aslında senin anlattığın gibi olmadığını da göreceksin zaten

onların pek çok rivayetinde de Hz.aLİ yi ne kadar güzel andıklarını da göreceksin can dost

ama senin kadar araştırmacı olmadığım için bu kadar:)

slmlr

sercan
27-10-2006, 03:10 PM
cankardeş halidbin velit orduların kumandanıydı lakın uhut savaşında peygam berin dişi şehit olun ca yani kırılıp kan akmaya başlayınca akan kan damlacıgını yeredüşse yergök bir birine giricekken kumandanın nerdeydi h.z ali elini tutdu kanı aldı başına caldı yani kısaca tartışılacak insanlar var tartışılmayacak lar varseninde emegine saglık

slmlr

can kardeşim tek soru?
sadece Hz.ALİ nin dışında kimse yok muydu sahabilerden
onlar da mı kötü ama tabiki onun kadar olamazlar ama mutlaka vardır

slmlr

srdr_ist
27-10-2006, 03:14 PM
Her peygamber dostu peygamberden sonra küskün ayrıldı bu dünyadan.

Zaten beklediğimden cevapbı verdin biz bu doğruların esiriyiz bundan asıldık zaten can bu doğrular yüzünden katledildi İmam Hüseyi n can senin yolun açık olsun.

Bunlar yapılan çeyreği olmaz.
Daha Turabilerin asılmasına gelmedik ama.

okan81_ist
01-11-2006, 02:55 PM
emeğine sağlık arkadaşım.
teşekkürler ...saygılarımla

elturko
07-11-2006, 09:40 PM
Teşekerler arkadaşım çok güzel olmuş.

asli_33
14-11-2006, 09:53 AM
HİCRETİ


Sevr mağarasına ilk giren Hazreti Ebû Bekir, (r.a.) mağarada keşif yaptıktan sonra Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.) içeri girmiştir. Ebû Bekir'in kızı Esma yolda yemeleri için azıklarını hazırlamıştı. Onlar Mekke'den ayrılınca müşrikler her tarafa adamlarını yollayarak aramaya başladılar. Kureyş kabilesinin müşrikleri Ebû Cehil başkanlığında Esma'nın evini aradılar, hakaret edip dayak attılar. Hazreti Ebû Bekir (r.a.) hicret yolculuğuna çıkarken yanına bütün parasını almıştı. Buna rağmen kızı Esma onun nerede olduğunu, nereye gittiğini kâfirlere söylememiştir. İz süren Mekkeli müşrikler Sevr mağarasına kadar geldiler. Rasûlullah bu sırada Kur'ân'da anlatıldığı biçimde söyle diyordu: "Üzülme, Allah bizimledir" (et-Tevbe, 104/40). Nitekim Allah ona güven vermiş, göremedikleri askerleriyle onu desteklemiştir; Allah güçlüdür, hakimdir. Kâfirler tüm aramalara rağmen onları bulamadılar. Mağarada üç gün kaldıktan sonra Medine'ye yönelen Rasûlullah ile Ebû Bekir Küba’ya vardılar.


Ebû Bekir mağarada kaldıkları günü şöyle anlatır: "Rasûlullah (s.a.s.) ile beraber bir mağarada bulundum. Bir ara başımı kaldırıp baktım. O anda Kureyş casuslarının ayaklarını gördüm. Bunun üzerine, 'Ya Rasûlullah, bunlardan birkaçı gözünü aşağı eğse de baksa muhakkak bizi görür' dedim. O, 'Sus ya Ebû Bekir. İki yoldaş ki, Allah onların üçüncüsü ola, endişe edilir mi?' buyurdu. Küba’da üç gün kalan Rasûlullah ile Hazreti Ebû Bekir nihayet Medine'ye vardılar. Medine'de Hazreti Ebû Bekir humma hastalığına tutuldu. Hastalık ilerleyip yatağa düştüğünde Rasûlullah, "Allah’ım Mekke'yi bize sevgili kıldığın gibi Medine'yi de bize sevgili kil, hummayı bizden uzaklaştır' diye dua ettiği zaman Hazreti Ebû Bekir ve hasta olan diğer sahabeler iyileştiler. Bu aradâ Hazreti Âişe ile Hazreti Muhammed (s.â.s.)'in düğünleri yapıldı. Mescidi Nebî inşâ edildi. Masrafların bir kısmını Hazreti Ebû Bekir karşıladı. Medine'de kardeşlik tesis edildiğinde Ebû Bekir'in kardeşliği Harise ibn-i Zeyd oldu.


Hazreti Ebû Bekir Medine'de Mescidi Nebî'nin inşasına katıldı. Rasûlullah İslâm’ı yaymak ve düşmanlar hakkında bilgi toplamak için seriyye denilen keşif kollarını Medine dışına gönderiyor, bunlara bazen Hazreti Ebû Bekir de katılıyordu. Rasûlullah ile birlikte bizzat çarpıştığı savaşlarda (Bedir’de, Uhud'da, Hendek'te) Ebû Bekir de yer aldı. O, Müreysi, Kurayza, Hayber, Mekke, Huneyn, Taif gazvelerinde de bulundu. Rasûlullah'ın bizzat idare ettiği harplere gazve denir. Ebû Bekir, bu sözü geçen büyük savaşlardan başka, otuzdan fazla gazveye katılmıştır. Çarpışma olmaksızın Veddan, Buvat, Bedr-i Ûlâ, Useyre gazveleriyle de düşmanlar itaat altına alınmıştır. Bütün bu gazvelerde Hazreti Ebû Bekir, Rasûlullah'ın en yakınında yer almış olup onun "veziri" gibi idi. Bedir'de, oğlu Abdurrahman müşrikler safında yer aldığında Ebû Bekir oğluyla çarpışmıştır. Sadece o değil, Bedir'de birçok sahâbî, oğlu, kardeşi, babası, dayısı ile çarpışmıştı.


Bedir savaşı, müslümanların İslâm’ı herselden üstün tuttuklarını, Allah için en yakınları olan müşrikleri kan bağı veya kabile taassubu içinde kalmadan, başka insanlardan ayırdetmeden öldürdüklerini göstermektedir. Rasûlullah'ın bir amcası Hamza, İslâm ordusu safındayken öteki amcası Abbas, düşman safındaydı. Yeğeni Ubeyde kendi yanındayken, öteki yeğenleri Ebû Süfyan ve Nevfel müşriklerle beraberdi. Hattâ kızı Zeynel’in eşi Ebû'l-As da Rasûlullah'a karşı müşriklerle birlikte savaşıyordu.


Hicretin 9. yılında Medine'de büyük bir kıtlık oldu. Bu arada Bizans imparatoru, Şam’da Hicaz bölgesini istilâ etmek üzere büyük bir ordu hazırladı. Rasûlullah, bu orduya karşı İslâm ordusunu hazırlarken, kıtlık sebebiyle zorluklarla karşılaştı. Ebû Bekir malının hepsini bu ordunun hazırlanmasında kullandı. Onuncu yılda Vedâ Haccında bulunan Allah’ın Rasûlü, on birinci yılda hastalandı.


HİLÂFETİ


Hicrî on birinci yılda hastalanan Hazreti Muhammed Mustafa (a.s.)13 Rebiyülevvel Pazartesi günü (8 Haziran 632) vefât etti. Onun vefâtını duyan müslümanlar büyük bir üzüntüye kapıldılar ve ilk anda ne yapmaları gerektiğine karar veremediler. Ama o da bir ölümlüydü. Hazreti Ömer, onun Hazreti Musa gibi Rabbi ile buluşmaya gittiğini, O'nun için "öldü" diyen olursa ellerini keseceğini söylüyordu. Ebû Bekir, Rasûlullah'ın iyi olduğu bir sırada ondan izin alarak kızının yanına gitmişti. Vefât haberini duyar duymaz hemen geldi, Rasûlullah'ı alnından öptü ve "Babam ve anam sana fedâ olsun ya Rasûlullah. Ölümünde de yaşamındaki kadar güzelsin. Senin ölümünle peygamberlik son bulmuştur. şânın ve şerefin o kadar büyük ki, üzerinde ağlamaktan münezzehsin. Yâ Muhammed, Rabbinin katında bizi unutma; hatırında olalım ..." dedi.


Sonra dışarı çıkıp Ömer'i susturdu ve; "Ey insanlar, Allah birdir, O'ndan başka ilâh yoktur, Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah apaçık hakikattir. Muhammed'e kulluk eden varsa, bilsin ki o ölmüştür. Allah'a kulluk edenlere gelince, şüphesiz Allah diri, bâkî ve ebedîdir. Size Allah’ın şu buyruğunu hatırlatırım: "Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Simdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse Allah'a hiçbir ziyan veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır" (Âl-u imrân, 3/144). Allah’ın kitabı ve Rasûlullah'ın sünnetine sarılan doğruyu bulur, o ikisinin arasını ayıran sapıtır. Şeytan, peygamberimizin ölümü ile sizi aldatmasın, dininizden saptırmasın. Şeytanın size ulaşmasına fırsat vermeyiniz" (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 335; Taberî, Târih, III, 197,198).


Hazreti Ebû Bekir bu konuşmasıyla orada bulunanları teskin ettikten sonra Rasûlullah'ın teçhiziyle uğraşırken, Ensâr, Benû Sâide sakifesinde toplanarak Hazrec'in reisi olan Sa'd b Uhâde'yi Rasûlullah'tan sonra halife tayini için bir araya gelmişlerdir. Ebû Bekir, Hazreti Ömer, Ebû Ubeyde ve Muhacirlerden bir grup hemen Benû Saîde'ye gittiler. Orada Ensâr ile konuşulduktan ve hilâfet hakkında çeşitli müzakereler yapıldıktan sonra Hazreti Ebû Bekir, Ömer ile Ebû Ubeyde'nin ortasında durdu ve her ikisinin ellerinden tutarak ikisinden birine bey'at edilmesini istedi. O, kendisini halife olarak öne sürmedi.


Hazreti Ebû Bekir'in konuşmasından sonra Hazreti Ömer atılarak hemen Ebû Bekir'e bey'at etti ve, "Ey Ebû Bekir, müslümanlara sen Rasûlullah'ın emriyle namaz kıldırdın. Sen onun halifesisin ve biz sana bey'at ediyoruz. Rasûlullah'a hepimizden daha sevgili olan sana bey'at ediyoruz" dedi. Hazreti Ömer'in bu âni davranışı ile orada bulunanların hepsi Ebû Bekir'e bey'at ettiler. Bu özel bey'attan sonra ertesi gün Mescid-i Nebî'de Hazreti Ebû Bekir bütün halka hutbe okudu ve resmen ona bey'at edildi. Rasûlullah'ın defni salı günü gerçekleşirken, onun nereye defnedileceği hakkında da bir ihtilâf meydana geldiğinde Hazreti Ebû Bekir yine firasetini ortaya koydu ve "Her peygamber öldüğü yere defnedilir" hadisini ashaba hatırlatarak bu ihtilâfı giderdi.


Rasûlullah’ın cenaze namazı imamsız olarak gruplar halinde kılındı. Bütün bunlar olurken, Hazreti Ali'nin Hazreti Fatima'nın evinde Haşimoğulları ve yandaşları ile toplandığı ve bey'ata ilk zamanlar katılmadığı nakledilir. Hazreti Ali rivâyetlere göre, el-Bey'atü'l-Kübrâ'ya bey'at edildiği haberini alır almaz, elbisesini yarım yamalak giydiği halde evden fırlamış ve gidip Hazreti Ebû Bekir'e bey'at etmiştir (Taberî, Târih, III, 207). Onun aylarca Hazreti Ebû Bekir'e bey'at etmediği haberleri gerçeğe uygun olmasa gerektir. Çünkü onun Ebû Bekir'in üstünlüğünü bildiği, onun hakkında yaptığı konuşmalar ve tarihin akışı, diğer rivâyetlere aykırıdır.


Râsulullah’ın en yakın ashâbı arasında -hattâ Ebû Bekir ile Ömer arasında- zaman zaman ihtilâflar, görüş ayrılıkları meydana gelmişse de ilk iki halife zamanında da görüldüğü gibi daima birliktelik devam ettirilmiştir. Anlaşmazlık gibi görünen hâdiselerin birçoğunda huy ve karakter farklılığı rol oynuyordu. Meselâ Ebû Bekir yumuşak ve sâkin davranırken, Ömer sertlik yanlısıydı. Ama her zaman birlikte hareket ettiler. Ebû Bekir'in yönetiminde, Hazreti Ali ve Zübeyr ibn-i Avvam Ridde savaşlarında kararların içinde, namazlarda Ebû Bekir'in arkasında yer almışlardır (İbn Kesir, el-Bidâye ve'n Nihâye, V, 249). Hazreti Ali, Rasûlullah'in bir vasiyeti olsaydı ölünceye kadar onu yerine getireceğini söylemiş (Taberî, a.g.e., IV, 236) ancak, İbn Abbas'ın Rasûlullah hastalandığı zaman ona gidip hilâfet işini sormak istemesini geri çevirmiştir. Yani Hazreti Ebû Bekir'in halifeliğine karşı kimseden bir çıkış olmamıştır. Zaten tabii, fıtrî, akli ve maslahata uygun olan da onun halifeliğidir.


Hazreti Peygamber ölmeden önce yazılı bir ahitname bırakmamış, ancak Hazreti Ebû Bekir'in faziletine dair Mescid'de konuşmuş, hasta yatağındayken onu ısrarla çağırtmış ve yerine imam tâyin etmiştir.


Hazreti Ebû Bekir, kendisine Rasûlullah'ın mirasından pay almak için gelen Hazreti Fâtıma’ya, "Rasûlullah'ın yaptığı hiçbir şeyi yapmaktan geri durmam" diyerek, Fâtıma'nin peygamberin kızı olmasını dinin üstün tutulmasından daha önemsiz görmüş ve Rasûlullah'ın yanındayken ondan ne duymuş, ne görmüşse onu tatbik etmiştir (Taberî, III, 220). Sonraları Hazreti Ali'nin hilâfeti zamanında Fâtıma'ya -ki, Ebû Bekir'e gidip miras isterken onu savunmuştu- mirastan hiçbir şey vermemesi de ashâbın Rasûlullah’ın sünnetine nasıl itaat ettiklerinin delilidir (Ibn Teymiye, Minhâc'üs-Sünne, III, 230). Hazreti Ebû Bekir "Rasûlullah’ın Halifesi" seçildikten sonra Mescid'de yaptığı konuşmada, "Sizin en hayırlınız değilim, ama başınıza geçtim; görevimi hakkiyle yaparsam bana yardım ediniz, yanılırsam doğru yolu gösteriniz; ben Allah ve Rasûlü'ne itaat ettiğim müddetçe siz de bana itaat ediniz, ben isyan edersem itaatiniz gerekmez..." demiştir (İbn Hisâm, es-Sire, IV, 340-341; Taberî, Târih, III, 203).
Sayın can bu konunun kaynağını belirtirmisin ...Ebubekir hakkında yazdıkların bizimkilerle çelişmektedir..

asli_33
14-11-2006, 10:00 AM
Nesebî, Hâlid b. Velid b.Mugire b. Abdillah b. Amr b. Mahzum. Annesinin ismi Lübâbe olur. Hz Meymune'nin yakin akrabasidir. Hz. Hâfid'in lakabi Seyfullah (Allah'in Kilici)'dir. Hz. Peygamber (s.a.s.) Mute savasindaki basarisindan ötürü onu Allah'in kilici diye övmüstür. Künyesi Ebû Süleyman'dir. Yedinci hicrî yilinda müslüman oldu (Ibn Hacer, el-Isâbe, I, 413)

Hz. Hâlid (r.a.)'in dogum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Mekke'nin serefli ve itibarli ailelerinden biri olan mahzum ogullarindandir. Ordu komutanligi Hz. Hâlid'in ailesinin bir imtiyaziydi. Uhud savasinda ve Hudeybiye sulhu esnasinda Hâlid b. Velid, Kureys ordusunun komutânlarindan birisiydi.

Hudeybiye anlasmasindan sonra Hz. Peygamber umre için Mekke'ye gidince Hâlid'in daha önce müslüman olan kardesi Velid'e Hâlid'i sordu. Hz. Peygamber Halid gibi bir Insanin müsriklerin içinde kalmasinin sasilacak bir durum oldugunu belirtti. Velid kardesi Halid'e Peygamber (s.a.s)'in bu iltifatini bildiren bir mektup gönderdi. Bunun üzerine Hz. Halid müslüman olmak için Mekke'den yola çIkinca, yolda Amr b. el-Âs ile karsilasti ve beraberce Mekke'den Medine'ye gelip müslüman oldular. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 158).

Hz. Hâlid hicrî sekizinci yilda yapilan Mute savasina bir nefer olarak katildi. Ordu komutanlarinin sirayla sehîd olmasi üzerine Ashab istisâre ederek komutayi Hz. Hâlid'e vermis. Hz. Peygamber Medine'de olup bitenleri haber verip komutanlarin sehid düsmesini anlattiktan sonra komutayi Allah'in kiliçlarindan birinin aldigini söylemistir.

Bu olaydan sonra Hz. Hâlid Seyfullah (Allah'in Kilici) diye anildi. Halid (r.a.) komutasina aldigi orduyu kalabalik düsman karsisinda bozguna ugratmandan Medine'ye getirmeyi basardi (Ibn Hacer, el-Isâbe, I, 413).

Hz. Hâlid, Mekke fethinde süvarilerin komutani idi. Ordunun sag kanadini kontrol ediyordu. (Müslim, Sahih, II,103). Mekke fethinde müslümanlara karsi çikan küçük gruplarla Hz. Hâlid çarpismistir.

SRDR_İST kardeşimiz mekke nin fethinde kan döktüğünü söylüyor. iyi de ne yapsaydı kılıç çeken mekke lilere??durup kendilerini öldürmelerine izin mi verseydi??hem peygamber efendimiz halid bin velide bunun için bi şey demiş mi??yani sen benim emrimi dinlemedin,kafirsin...gibi??

Hz. Ebû Bekir Hâlife olunca Hz. Hâlid'i komutan olarak yalanci Peygamberlerin üzerine gönderdi. Yalanci Peygamber Tulayh b. Huvaylid'i Buzaha'da maglup etti sonra Temimogullari üzerine yöneldi ve Mâlik b. Nuveyra'nin komutasindakilerle karsilasti. Mâlik'i silah birakmasina ragmen esir etti ve öldürdü. Hz. Ömer, Hâlid'i bu olayda hatali davrandigi gerekçesiyle kinamistir.Ve herkes hata yapar.

Irak topraklarini Islâm topraklarina dönüstürdükten sonra Halife Hz. Ebû Bekir (r.a.)'in emrinin hilâfina hacca gitmis ve bu duruma Hz. Ebû Bekir çok üzülmüstü. Kendi basina buyruk bir tavrin içinde hareket ediyordu. Bundan dolayi Hz. Ömer (r.a) zaman zaman Hz. Ebû Bekir Efendimize Hz. Hâlid'i komutanliktan azletmesini Istemisti. Hz. Ebû Bekir (r.a) daima söyle cevaplandirmisti: "O, Allah'in kilicidir, bu kilici kinina sokmak dogru degildir."

Komutanliktan alinisinin Ikinci sebebi ise, müslümanlarin genelinde söyle bir fIkir olustu, fetihlerin gerçeklestirIlmesi Hz. Halid'in kabiliyet ve kahramanligindan kaynaklanmaktadir. Fetihlerin yegane sebebinin Hz. Halid olarak gösterIlmesi elbette bir yanlislikti. Savaslarin zaferlerle neticelenmesinde onun dehasini da gözardi etmek mümkün degilse de ondan ibaretmis gibi göstermekte dogru degildir.

Hz. Hâlid (r.a) cihâd duygusu ile sehitlik arzusu ile dopdolu bir mü'mindi. Cihâd meydanlari onun için Allah'a en yakin meydanlardi. Kendisi söyle der: "Ben harp meydaninda mücahede ve mücadeleden aldigim zevki, hiçbir zaman zifaf gecesinin keyfinden alamam" En büyük arzusu cih ad meydanlarinda sehid düsmekti. 0ran üzerine yürürken, 0ranlilara su haberi gönderdi: "Sizin dünyayi sevdiginiz kadar Âhireti seven bir ordu ile üzerinize geliyorum".

Rasûlullah. Hâlid'in secâat ve cesaretini muhtelif zamanlarda muhtelif yerlerde medhetmisti. Mekke fethinden sonra müslümanlar, her tarafa toplanip Mekke'ye girdikleri zaman Hâlid görününce, Hz. Peygamber Ebû Hureyre'ye: "Bu gelen kimdir?" diye sormustu. Ebû Hureyre: "Hâlid b. Velid'dir" demis. Onun üzerine Hz. Peygamber: "Bu Allah'in ne iyi bir kuludur" buyurmustur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 1360).

Hz. Peygamber yine onun hakkinda "Hâlid Allah'in Kilicidir" buyurmustur. Yine Hâlid hakkinda: "Hâlid b. Velid'e gelince, o herseyini sizin için vermistir, nesi var nesi yok harplerde Allah yolunda sarfetmistir" (Ebû Dâvûd, Sünen, I, 163).

Hz. Peygamber'in sahsina karsi da çok büyük hürmeti olan Hz. Hâlid onun isminin mücerred anIlmasindan bile rahatsiz olmus; savaslarinda kazandigi muvaffakiyeti Hz. Peygamberin sakalindan bir kaç taneyi sariginin içinde tasimasina baglamistir (Ibn Hacer, el-Isabe, I, 413-415; Ibnü'l-Esir, Üsdü'l-Gâbe, II, 109-112).

Güzelce yazmıssın sayın can emeğine sağlık lakin şunu ayırt edememişsin biz Ehlibeyt islamını uyguluyoruz Emevi islamı değil ...Yorumların bizimki ile çelişmekte ..

asli_33
20-11-2006, 03:24 AM
İbn Hisâm, es-Sire, II, 485;İbn Haldun, Mukaddime, 206;Taberî, Târih, III, 197,198.
eğer dikkatli okursan zaten kaynakları vermiştim.

Sayın Mustafa can..Halid bin Velid'e nerde hakaret edilmiş..

Yukardaki kaynağı belirtmişsin biz alıntı yaptığın siteyi bilmek isteriz..

Bizim inandığımız İslam, Ehlibeyt İslamı 'dır ..şuan ki uygulanan Emevi İslamı değilir...

levilee
20-11-2006, 03:53 AM
bu bahsedip övdüğünüz sahabe dediğiniz insanlara
ebu zerr gıffarı hazretleri "altını ve gümüşü yığıp biriktirenlere acı bir azabı müjdele" ayeti kerimesi ile başkaldırmıştır
halid bin velid bizim için muteber değildir
ebu zerr gıffarı hazretlerini,rebze çölünün ortasında ölüme mahkum edenleri sevmiyoruz saymıyoruz yolundandan gitmiyoruz..
ehl-i beyte hayatları boyunca sadık kalan sahabeler
selman-ı farisi
ebu zerr gıffari
mikdat bin esvet
ammar bin yaser
ruhları şad mekanları cennet olsun....

levilee
20-11-2006, 04:47 AM
ebu zerr gıffari hazretlerinin hakaret ettiği birine bende gönül rahatlığı ile ederim
sen şu hadisi biliyormusun "yer ve gök ebu zerrden daha dürüst sözlü bir adam tanımamıştır"...

levilee
20-11-2006, 05:27 AM
sen bir araştır
halife osman ebu zerr gıffari hazretlerini neden rebeze çölüne sürmüş
onları bir öğren üstadlarından sonra konuşuruz oldumu ...

levilee
22-11-2006, 09:50 PM
öylemi yani resul evladımı katledin haklarını gaspedin dedi ve ashap dediklerinizde buna harfiyen uydu öylemi ne güzel bir mantık...
gelelim ebu zerr gıffarının osmana hakaret etmediği meselesine

ebu zerr osmanın makamına gider,yaşlılıktan ve yorgunluktan ayakta duracak hali yoktur,asasına yaslanır,bu sırada osman ve yandaşları masa üzerinde bir miktar paraya bakmaktadır,ebu zerr sorar osman bu neyin parasıdır,osmanda çeşitli vilayetlerden gelen 100 bin dirhem paradır,onu kullanmaya karar verinceye kadar 2 katına çıkmasını umuyoruz.
ebu zerr sorar 4 dirhemmi 100 bin dirhemmi
osman 100 bin dirhem der
ebuzer: ya osman hatırlarmısın bir gün resul çok mutsuzdu,konusmuyordu düşünüyordu,ertesi günse çok mutluydu,ona sormustuk ya resulallah dün mutsuzdunuz bugünse çok mutlu neden,resul söyle demişti dün 4 dirhem vardı onu ihtiyaç sahiplerine dağıtmadan ölmekten korkuyordum,bugünse onları ihtiyaç sahiplerine dağıttım ve rahatladım.
resul 4 dirhemi dağıtamadıgı için mutsuzken sen nasıl 100 bin dirhemi ihtiyaç sahiplerine harcamazsın,o parayı ihtiyaç sahiplerine dağıtmalısın.
osman der ben böyle bir şey hatırlamıyorum,yanındakilerede sorar böyle bir şey hatırlayan varmı diye hep beraber yok derler,osman gördünmü bak resulden böyle bir şey duyan yok der..
bunun üzerine ebu zerr peki "altını ve gümüşü biriktirip yığanlara acı bir azabı müjdele" bu ayettendemi haberiniz yok der...
osman yanında duran danışmanı kab-el ahbara döner ne diyorsun der,
kab bu ayet yahudi ve hristiyanlar hakkındadır,bir müslüman zekatını veriyorsa biriktirmesinde bir beis yoktur der,
bunun üzerine ebu zer sinirlenir elindeki asayı kabın kafasına vurur,ey yahudinin dölü dinimi banamı öğretiyorsun,daha üzerimdeki elbisemden resulun kokusu gitmedi,ayet yahudi ve hristiyanları kapsıyorda,müslümanları neden kapsamıyormus,allah adamına göremi hüküm veriyor..
bunun üzerine osman ebu zerre sen bunak ve yalancı bir ihtiyarsın der,
ebu zerr : osman bana burda resulun senin ve ailen hakkındaki söylediklerini söyletme
osman : ne demiş resul ben ve ailem hakkında
ebu zerr: emevioğulları güç sahibi olduklarında,allahın dinini kendi çıkarları için kullanırlar,halka zulm ederler,hak sahiplerinin haklarını gasp ederler,resulden bunları duydum der ebu zerr
osman sinirlenir ali yi çağırtır
ya ali bu bunak ihtiyar ne yalanlar söylüyor
ali derki osman ona yalancı deme"ben resulden mavi gök,yeşil yer ebu zerrden daha doğru sözlü birini tanımamıstır diye duydum" osman etrafındakilere sorar sizde duydunuzmu böyle bir söz resulden,evet derler duyduk...
osman ebu zerre döner bana doğruyu söyleyeceğine yemin edermisin der
ebu zerr,yemine gerek yok,yemin vermesemde doğrudan başkasını konusmam ben der.
osman:kalan ömrünü nerde yaşamak istersin
ebu zerr:mekkede der resulle hatıralarımızın oldugu islama girdiğim ve yaşadıgım şehirde
osman hayır der başka bir yer söyle
ebu zerr öyleyse doğup büyüdüğüm yer olan rebezede yaşamak isterim
tamam der osman bundan sonra orada yaşayacaksın
ve ebu zerr gıffari hazretleri rebezede yaşar ve ölür sürgünde,karısına vasiyeti şudur kefenim dahi beyt-ül maldan olmasın,cenazeme hiçbir resmi görevli katılmasın...
ruhu şad olsun,allah gani gani rahmet eylesin,bu mübareklerin şefaatini bizden esirgemesin...

*Can*
27-11-2006, 01:56 AM
"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak" bu olsa gerek...

ekremkilic
27-11-2006, 02:01 AM
osmani,ömeri bilemem ama ebu zer gifarinin muaviyenin sarayina giripte BU MÜLK ALLAHIN DEGİLMİ? dedigini biliyorum.islamda saltanat fitnesinin muaviye ve onun seytanin ögrencisi oglu yezitin sünneti oldugunu biliyorum.
bu yuzden ebuzer; ali siasi olarak zulmun sarayina girmis zalimlerden hesap sormus ve yalniz yasayip yalniz ölmüştür.
korkusuz biridir ebuzer. dogru bildigini cani pahasına soylemistir.
sevgili mustafa tr gibi tarihin kaynaklarini veremeyebilirim ama ali şeiati'nin Fatıma fatımadır ve dine karsi din kitabinda bu olaylar gercek kaynaklarıyla anlatılmaktadır.

ekremkilic
27-11-2006, 02:14 AM
mustafa_tr kardes aserrei mubessere olayının cıdden var olduguna emınmısın?
hangı ayetten cıkarıyorsun cennetle mujdelenmıs on kısıyı??????

sonucta bırak sovende sovsun, sevende sevsın
sonucta herkes hesabını allaha verecektır...


[QUOTE=mustafa_tr]bak can sürekli konuyu değiştirip durma.sen benim yazdıklarımı okudun mu?okumamışa benziyon.o kadar şey söyledim cevabını alamadım.


hakaret ettiğiniz kimseler KURAN-I KERİM DE CENNETLE MÜJDELENEN KİŞİLER.eğer senin söylediklerin doğruysa o zaman KURAN-I KERİM yanılmış olur.ve sende bilirsin ALLAH(C.C) yanılmaz ve KURAN ALLAH(C.C) sözüdür.
hem PEYGAMBER EFENDİMİZ (ki gelecekte olacak bir çok şeyi bilen) o dediğiniz insanların ilerde kafir olacağını nasıl bilmez.o hz osman a 2 kızını vermiştir.eğer hz osman kafir ise kızlarını verirmiydi?buna allah razı olurmuydu?şu soruların cevabını bir düşün.YA DA SEN BUNU EN ÜSTADLARINA BİR SOR.

levilee
27-11-2006, 02:49 AM
Al-Yakubi yazmış olduğu tarihin ikinci cildinde, Peygamber veda haccından döndükten sonra gece Medine'ye gitmek üzere yola çıktığını söyledi. Cuhfa'mn yakınlarında "Gadir Ham" adındaki yere zilhicce (6) ayının 18'inde vardı. Kalkıp Ali Bin Ebi Talip'in elini alarak;

"Alit mevlası olduklarımın mevlasıdır. Allah'ım onu izleyenlerin destekçisi, onun düşmanlarının düşmanı ol" dedi.

İmam Fahrettin Al-Razi'nin büyük tefsirinde de bu olaydan sonra Ömer Bin Al Hattab'ın Ali ile karşılaştığı ve Ali'ye;

"Kutlarım seni ya Bin Ebi Talip, benim ve bütün müminlerin mevlası oldun" dediğini yazıyor.

Bu hadis, Al-Tarmizi, Al-Nisani ve İmamı Bin Hanbal gibi birçok tarihçi ve bilim adamı tarafından yazıldı. Aynı biçimde 16 sahabe de bunu anlattı. Hassan Bin Sabit Al-Ansari gibi birçok şair de bundan söz etti.

Ve şöyle dedi:

Gadir gününde Peygamberleri onlara seslendi.

"Ham" de seslenen Peygamberi dinle

"Mevlâ'nız ve veliniz kimdir" dedi

Hiçbir tereddüt eden olmadan hepsi şöyle dediler:

"Tanrın bizim mevlamız sen Peygamberimizsin,

Senin bize vasiyetin emirdir."

Bunun üzerine "Kalk ya Ali, ben seni benden sonra imam ve yol gösterici olarak kabul ettim" dedi

"Mevlası olduklarımın velisi budur.

Ona bağlı ve sadık taraftar olun."

Bugünden söz eden şairler arasında Ebi Temmam Al-Tai vardır. Bu vasfa katılanlardan birisi de Al-Kamiyet Al-Asadi olup bir şiirinde şöyle diyor:

Büyüme günü; "Gadir Ham”ın büyümesi

Ona velayeti ilan etti. İtaat edilseydi

O gün gibi bir gün görmedim

Onun gibi bir hakkın kaybolduğunu da görmedim.

İbni Haleviye'nin El-Al kitabında Ebi Mesut El-Hudeyri'den naklen Allah'ın resulü Ali Bin Ebi Talip için şöyle dedi:

"Seni sevmek imandır, seni sevmemek de nifaktır. Seni seven cennete ilk girecek olandır. Cehenneme ilk girecek olan da seni sevmeyendir."

Hadisleri nakledip anlatanların Peygamberin, Ali'ye bakarak şu ibareyi tekrarladığı üzerinde birleşiyorlar:

"Bu kardeşimdir."

Peygamber, bir defasında Ali'ye; "Sen Meryem oğlu İsa'ya benziyorsun ve seni sevmeyen sadece münafıklardır" dedi.

Zeyd Bin Erkam şöyle diyor:

"Allah'ın Peygamberi şöyle dedi; Peşinde gitmeniz durumunda helak olmayacağınız adamı göstereyim mi? Mevlâ'nız Allah, imamınız Ali Bin Ebi Taliptir. Ona destek olup peşinden gidin. "

Bazı yakınları Ali'nin bir sorununu Peygambere şikayet etmeleri üzerine Peygamber şöyle dedi:

"Ali'den ne istiyorsunuz? Ali'den ne istiyorsunuz?... Ali'den ne istiyorsunuz?... Ali benim. Ben de Ali'yim. Kendisi benden sonraki her müminin mevlasıdır."

Ali'nin taş üstüne taş, kerpiç üstüne kerpiç ve yan yana iki kamış dizip ev yaptırmadığı bilinen bir şeydir. Kendi özel, sefil evinde yaşayan bir yoksuldan daha üst bir yerde oturmamak için kendisine Kufe'de hazırlanan beyaz sarayda oturmayı reddetti. Ali'nin söyledikleri arasında yaşama yönteminin özünden çıkan şunlar mevcuttur: "Onlarla birlikte çağın zorluklarına katlanmadan bana Müminlerin emiri denmesini kabullenebilir miyim?(sen kabullenemessin ya imam sen osman da değilsin muaviyede ne mutlu bizeki adınla künyelendik)" İbn El-Esirin söylediğine göre Ali Peygamberin kızı Fatma ile evlendiklerinde koyun derisinden başka yatacak hiçbir şeyleri olmadığını ve geceleri bunun üzerinde yatıp gündüzleri de yemeklerini yediklerini söylemektedir. Halife olduğunda da İsfahan'dan ona mal gelir. Bu malı yediye bölerken içinde bir ekmek bulur ve ekmeği de yediye böler!..

Muhacirlerin büyükleri, bir defasında toplanıp kendisinden yerini sağlamlaştırmcaya kadar Muaviye'yi idare edip daha sonra yargılamak için ikna etmeye çalıştılar. Hile ve düzenbazlıktan kendisini uzak tutup hepsine karşı çıktı. Dilbaz, hileci ve iyi idare etmesini bilen Muğayre Bin Şu'ba Ali'nin hilafetini kabul ettikten sonra yanına gelerek şöyle dedi: "İtaat edip nasihatte bulunmaya hakkın vardır. Senin bugünün yarınını kurtaracaktır. Bugününü kaybetmekle yarınını kaybedersin. Muaviye'nin, Ibni Amr'ın ve yapanların yaptıklarım kabul et. Sana itaat ederler ve askerleri seni kabullendikten sonra değiştirirsin ya da bırakırsın!. "

Ali kısa bir süre için sustuktan sonra hileyi reddettiğini açıklayıp şöyle dedi: "Dinimde iki yüzlü davranıp davamı dünya ile değiştiremem"

Muaviye'nin hilesi ortaya çıkınca İmam ı Ali, yüce ahlakın formülünü oluşturabilecek şunu söyledi: Vallahi Muaviye benden daha hileci değil, ancak kendisi azgın ve gaddarca davranmaktadır. Bende gaddarlık nefreti olmasaydı insanların en hilecisi ben olurdum. Koşullar ne olursa olsun doğruluğun zorunluluğu üzerindeki ısrarı hakkında şunları söyledi: "İmanın belirtisi, yalanın sana yararlı olduğu yerde doğruluğu egemen kılmandır."

"Sizleri neyin ıslah edeceğini bilemiyorum. Ancak kendimi batıla iterek sizleri ıslah edemem. "



sana bu sözleri söyletenler hazret oldu ya ali....

İsmail Salih
23-04-2007, 10:09 PM
QUOTE=ekremkilic;74936]mustafa_tr kardes aserrei mubessere olayının cıdden var olduguna emınmısın?
hangı ayetten cıkarıyorsun cennetle mujdelenmıs on kısıyı??????

sonucta bırak sovende sovsun, sevende sevsın
sonucta herkes hesabını allaha verecektır...


bak can sürekli konuyu değiştirip durma.sen benim yazdıklarımı okudun mu?okumamışa benziyon.o kadar şey söyledim cevabını alamadım.


hakaret ettiğiniz kimseler KURAN-I KERİM DE CENNETLE MÜJDELENEN KİŞİLER.eğer senin söylediklerin doğruysa o zaman KURAN-I KERİM yanılmış olur.ve sende bilirsin ALLAH(C.C) yanılmaz ve KURAN ALLAH(C.C) sözüdür.
hem PEYGAMBER EFENDİMİZ (ki gelecekte olacak bir çok şeyi bilen) o dediğiniz insanların ilerde kafir olacağını nasıl bilmez.o hz osman a 2 kızını vermiştir.eğer hz osman kafir ise kızlarını verirmiydi?buna allah razı olurmuydu?şu soruların cevabını bir düşün.YA DA SEN BUNU EN ÜSTADLARINA BİR SOR.

pardon kurAnı kerimin neresinde bahsettiğiniz kişiler cennetle müjdelenmiştir?
ayrıca tarih sadece ehli sünnetin yazdığı gibi değildir. gerçek tarihi artaştırın ve peygamberin hz. fatıma dışında öz ve gerçek kızları varmıydı yok muydu? sorusuna cevap verin ondan sonrada osman kimin kızlarıyla evlendiğini araştırın. emevi zihniyetinin yazdığı tarihin gerçek olmasını bekliyemezsin.
osman o kadar iyi biri olsaydı cesedi 3 gün boyunca çöplükte bekletilmez ve sonrada yahudi mezarlığına gömülmezdi.
allah razı olduğu birine böyle bir ölüm nasip etmez.

jaferjan
25-04-2007, 06:35 AM
hazreti mohammed efendimizin zamanında halifelik konusu yoktu,bu makamın siyasi makam olması daha sonra islamı bu kimlik altına sokmasının nedeni mohammedin yakın arkadaşları veya sehabeleri kendi aralarında ehli-beyti dışlayarak bu makamı oluşturdular. nitekim şuandaki islam aleminin çatışmalarının nedeni olmuşlardır.

İsmail Salih
25-04-2007, 07:02 AM
hazreti mohammed efendimizin zamanında halifelik konusu yoktu,bu makamın siyasi makam olması daha sonra islamı bu kimlik altına sokmasının nedeni mohammedin yakın arkadaşları veya sehabeleri kendi aralarında ehli-beyti dışlayarak bu makamı oluşturdular. nitekim şuandaki islam aleminin çatışmalarının nedeni olmuşlardır.

hz. muhammed zamanında halifelik konusu vardı.
ğadir hum günü peygamber kendi halifesini seçmiş ve halifeliğe vasisi olan hz. ali (as) atamıştır.
120bin hacının katıldığı ğadir gününde hz. ali (as)'ı ilk tebrik eden ömer dir. ve verdiği biati ilk bozanların başında yer alma onurunu da taşıdı.
islamda fitne sokanların başı ebu bekir ardından ömerdir. verdikleri biati bozanların ne sahabelikle nede peygamberin arkadaşlığıyla alakaları yoktur.
islamın tek halifesi vardır oda hz. Ali (as) ve diğer onbir imamdır.
gerisi bizim için bir şey ifade etmez.

sezgin_koc
29-04-2007, 10:04 AM
emeğe saygı uğraşa teşekkür

menekse
25-05-2007, 07:49 AM
bilmediğim bir çok şey öğrendim

önder_62
13-06-2007, 09:53 AM
canlar bende jafercana katılıyorum ve ılk halıfe hz.alinın (r.a) peygamber efendımızın(s.a.v) defın ıslerıyle ugrasır ken secılmıs hz ebubekır(r.a) olmeden vasıyetıyle hz. ömeri(r.a) secmıs hz.ömer olunce oda varıs olarak hz. ali(r.a)secılmesını vasıyet etmıs ama onun vasıyetıne uyulmamıs ve hz. osman (r.A) secılmıs oda olunce hz.ali secılmıs bıldıgınız gıbı ondan dolayı hz.peygamber donemınde halıfelık yoktur kı halıfeye gerek yoktu cunku devletın ve ıslamıyetın bası peyagamberımızın kendısıdır

yazgunesim
15-06-2007, 01:17 PM
eline yuregıne saglık can

Kor
15-06-2007, 01:36 PM
Çok ilginç
Hiç mantıksal sorgulamasını yaptınız mı?
1400 yıl önceki halifelikle ilgili entrikalar bugün neden sanki dün yaşanmış gibi tartışılır?
İnsanlar kendi konumlarını güçlendirmek yada haklılıklarını temellendirmek için mi?
Bana pek anlam ifade etmiyor aslında
Yani hiç halife olmasaydı dahi Kur'an önümüzde durduğu için bu tartışmaların bana göre hiç kıymeti yok

hakan_bjk
15-06-2007, 03:33 PM
Çok ilginç
Hiç mantıksal sorgulamasını yaptınız mı?
1400 yıl önceki halifelikle ilgili entrikalar bugün neden sanki dün yaşanmış gibi tartışılır?
İnsanlar kendi konumlarını güçlendirmek yada haklılıklarını temellendirmek için mi?
Bana pek anlam ifade etmiyor aslında
Yani hiç halife olmasaydı dahi Kur'an önümüzde durduğu için bu tartışmaların bana göre hiç kıymeti yok

yine bir başka konu yine sen anlayamazsın zaten cunku yıllarca senin hakkın yenilmiyor.Herkes özgür iradesiyle görüşlerini yazıyor ve sen bundan rahatsız oluyorsun her yerde gittigimde aynı kelimeleri kullanıyorsun Çok ilginc:)

Aslında ilginç olan sey elinde kuran varsa bu kurana bakılmalı dersin bizde bakarız ve ALLAH ın kutsal kitabı derki:

Ahzap suresi 33 ayetin sonu:
Ey Peygamber'in Ehlibeyt'i! Allah sizden her türlü pisliği, suçu (kuşkuyu) gidermek ve sizi tertemiz yapmak ister.”

Ehlibeyt'in Alevilerdeki bir adı da Muhammet-Ali Soyu'dur. Bu soyun kutsalllığını dile getiren Kuran ayetleri çok fazladır.

Şura Suresinin 23 ayeti:Bu Allah'ın inanan ve iyi işlerde bulunan kullarına müjdesidir: (Ey Muhammet) De ki: Sizden dünyalık bir şey (dünya malı) istemiyorum. İstediğim yalnızca Ehlibeytime sevgidir.”

Halbuki gerek Kuran gerek peygamberimizin sözleri ve davranışları Ehlibeyt'in kendisi kızı Fatıma damadı Ali ve iki torunu olduğunu ortaya koymaktadır. Bunu açıklayan en somut ayetlerden birisi de “Mübahele Ayeti”dir. “Al-i İmran Suresi”nin (3. Sure) 61. ayeti bu durumu somutlaştırır.
Bu ayet Necran'daki Hıristiyanlar ile peygamber arasında çıkan bir tartışma üzerine inmiştir. Hıristiyanlar Kuran'da kendileri ve İsa Peygamber'le ilgili olarak söylenenlere karşı çıkmışlar ve cizye vermek istememişlerdi. Onlar, Peygamber'i yalancılıkla suçluyorlardı.
Bunun üzerine şu ayet indi: “(Ey Muhammet!) Sana, bilgi (vahiy) geldikten sonra gene seninle tartışmaya kalkışana artık de ki: Gelin; biz oğullarımızı, siz de oğullarınızı; biz kadınlarımızı, siz de kadınlarınızı; biz kendimizi (nefsimizi), siz de kendinizi çağıralım; sonra mübahelede bulunalım; artık Allah'ın lanetini yalancılara yönlendirelim.”
Peygamber, kendisine inanmayan Hıristiyanlara haber yollayarak onları yalancı kim ise lanetlemeye çağırdı. Bu lanetleşme önerisi üzerine Hırstiyan kesim kuşkuya düştü. Dediler ki eğer lanetleşmek için yanına kendi ailesini alırsa, demek ki doğru diyor, gidip laneti üzerimize çekmeyelim. Eğer başka birileri ile gelirse, gideriz, lanetleşiriz. Baktılar ki Peygamber yanına genç bir adam, bir kadın ve iki çocuk almış geliyor. Sordular ve öğrendiler ki bunlar, onun Ehlibeyt'im deyip sevdiği ailesidir, onun üzerine Hıristiyan rahipleri, Peygamber Muhammet ile Allah katında karşılaşmaktan çekinip kaçtılar.
Bu olayın içyüzüne ve Allah'ın Peygamber'e verdiği emre dikkat edince, Ehlibeyt'in kimler olduğunu, tanrısal emrin yerine getirilmesi sürecinde anlıyoruz. Allah, peygambere diyor ki: Ey Peygamber; sen, senin kendi nefsin gibi bildiğin o kişi, kadınlarınızı temsil eden o kadın, oğul yerine geçen o çocuklar gidin, onlarla lanetleşerek sınayın.Burada şuna dikkat ediniz: Ayette, Allah, peygambere emrederken, “Biz kendimizi çağıralım, siz de kendinizi” derken, kendisi gibi bildiği birisi ile karşıdan ona eş birisini istetiyor. Burada, Peygamberin kendisi gibi gösterilen kişi Hazreti Ali'dir. Peygamber mübaheleye giderken kendisi gibi bildiği şahıs olarak Allah emri gereği onu yanına almıştır.

Enfal Suresi”nin (8. sure) 75. ayetidir. Bu ayet şöyle diyor: “Allah'ın takdirinde sabit olduğu üzere, bir kısım yakınlar, bir kısmından daha fazla velayete sahiptir.”

Ayet akrabalığın yetmediğini Allah'ın takdiri ile bazı akrabaların velayetle yükümlendiğini dile getiriyor ki işte o akrabalar Ali-Fatıma, Hasan-Hüseyin'dir

Ahzab Suresi”nin 25. ayeti Hazreti Ali'nin Hendek savaşı'ndaki kahramanlığını, yararlığını anlatmak üzere indirilmiştir. Allah diyor ki: “Allah kafirleri, hiddetleriyle şiddetleriyle def etti; hiçbir kazanç elde edemediler. Ve Allah savaş hususunda inananlara yetti. Gerçekten de Allah pek güçlü olandır, üstün bulunandır

Maide Suresi”nin (5. Sure) 55. ayeti de Ehlibeyt'i işaret eder. Mescitte namaz kılınırken bir dilenci gelmiş ve sadaka istemiştir. Kimse bir şey vermemiştir. Bu sırada secdede olan Ali, dilenciye parmağındaki yüzüğü işaret etmiş ve onu almasını belirtmiştir. Dilenci yüzüğü alıp gittikten sonra bu ayet bu olayı anlatmak üzere inmiştir. Allah burada diyor ki: “Sizin veliniz ancak Allah'tır ve resuldur ve iman edenlerdir ki, onlar, namaz kılarlar ve rüku halindeyken zekat verirler.
Nahl Suresi”nin (16. Sure) 42. ayeti de Ehlibeyt'i işaret eder. Hazreti Ali ile ilgili olarak indirilen sure şöyle der: “Bilmiyorsanız, zikir ehline sorun artık.”
Zikir ehlinin Hazreti Ali olduğunda İslam düşünürleri karar kılmışlardır

Ehlibeyt yoksul biçimde yaşamıştı. Ali ailesi üç gün üst üste yiyeceğini gelen bir dilenciye, bir öksüze ve bir esire vermek zorunda kalmıştı. “İnsan Suresi”nin (76. Sure) 8. Ayeti bu olayı işaret etmek ve örneklemek üzere inmiştir. Ayet diyor ki:

“Onlar, içleri çektiği halde, yiyeceklerini yoksula, öksüze ve esire verirler.”

Vehasıl senin anlayacagın öz ve öz 1400 lik olayda bizim haklı oldugumuzu kitabımız zaten acıklıyor. umaraım şimdi az bucuk anlamışsınızdır.

İsmail Salih
16-06-2007, 06:44 AM
canlar bende jafercana katılıyorum ve ılk halıfe hz.alinın (r.a) peygamber efendımızın(s.a.v) defın ıslerıyle ugrasır ken secılmıs hz ebubekır(r.a) olmeden vasıyetıyle hz. ömeri(r.a) secmıs hz.ömer olunce oda varıs olarak hz. ali(r.a)secılmesını vasıyet etmıs ama onun vasıyetıne uyulmamıs ve hz. osman (r.A) secılmıs oda olunce hz.ali secılmıs bıldıgınız gıbı ondan dolayı hz.peygamber donemınde halıfelık yoktur kı halıfeye gerek yoktu cunku devletın ve ıslamıyetın bası peyagamberımızın kendısıdır

ömerin yerine hz. aliyi vasiyet ettiği saçmalığı nerden çıktı???
tarihi araştırın ve ömerin yerine seçilecek kişinin belirlenmesi için altı kişilik bir şura meclisi kurdu ve bu altıkişi halifeyi kendi içinden seçecekti seçime katılanları baktığında hz. ali nin seçilmesi imkansızdı.
ömer öyle bir sistem geliştirdiki osmanın sçileceği kesindi nitekim tarihte şura öncesinde hz. ali buna değinmiş ve ömerin kurduğu sistem nedeniyle kesinlikle seçilmeyeceğini belirmiştir.

halifelik veya imamet yada vasilik
ğadir günü peygamber tarafından belirlenmiştir. ve halife hz. ali olarak islam ümmetine ilan edilmiştir. ğadir olayını anlatan sünni tarihçiler hz. ali ye ilk biat eden kişinin ömer olduğunu yazarlar. nedense ömerde biatini ilk bozanlar arasına katıldı peygamberin vefatından hemen sonra.
anlamadığım neden peygamberin yerine vasi yada halife seçemeyeceğini iddia ediyorsunuz???
devlet reisi bile bir yere gideceği zaman yerine bir vekil tayin ederken nasıl peygamber vefat etmeden önce yerine halife seçmedi diyebilirsiniz???

İsmail Salih
16-06-2007, 06:47 AM
Çok ilginç
Hiç mantıksal sorgulamasını yaptınız mı?
1400 yıl önceki halifelikle ilgili entrikalar bugün neden sanki dün yaşanmış gibi tartışılır?
İnsanlar kendi konumlarını güçlendirmek yada haklılıklarını temellendirmek için mi?
Bana pek anlam ifade etmiyor aslında
Yani hiç halife olmasaydı dahi Kur'an önümüzde durduğu için bu tartışmaların bana göre hiç kıymeti yok

bu sözleri perşembe felaketinde sanırım ömer söylemişti.
peygamber ümmetinin delalete düşmemesi için vasiyet bırakmak istemiş ama ömer peygambere "sayıkılıyor kur'an bize yeter" deme cüretini göstermiştir.

Kor
16-06-2007, 11:40 AM
hakan_bjk ; yine bir başka konu yine sen anlayamazsın zaten cunku yıllarca senin hakkın yenilmiyor.Herkes özgür iradesiyle görüşlerini yazıyor ve sen bundan rahatsız oluyorsun her yerde gittigimde aynı kelimeleri kullanıyorsun Çok ilginc
Ben bundan rahatsız olmuyorum sadece ilginç geliyor bana hepsi bu
Yani bundan 14 yıl önce falan gerçekleşmiş bir hadise değil, tarafların hala hayatta olduğu bir mesele değil.
Hepimiz Hz.Ali ye haksızlık yapıldığı konusunda hemfikiriz.Bu kendi düşüncem tabi.
Yani Hz.Ali ilk halife olsaydı ne değişecekti ben onu merak ediyorum , şahsen ben onu desteklerdim.
Bugün bu meselenin tartışılmasındaki hikmeti de merak ediyorum
Aktardığın ayetler ile Hz.Ali nin imameti il ilgili bir bağ yok
Necran yöresinden gelen kafile ile peygamberin diyaloğundan Hz.ALİ ye ulaşman yorumcunun HAYAL gücüyle alakalı

Eğer Halifeliğin Hz.ALİ nin ve ondan gelenlerin hakkı olduğu gerçek olsaydı bu denli önemli bir mesele hakkında tek bir ayetin nazil olması kafi gelirdi
Derdi ki " Bundan böyle peygamberden sonra falan kişi islam halifesi olmalı ve ondan gelenler çünkü Allah o kimseyi ve soyunu kutlu insanlar kılmıştır" mealinde bir ayet yeterli olurdu.
Yani peygambere RAINA demeyin UNZURNA deyin şeklinde ki meseleler için dahi ayet nazil oluyorken bu denli önemli bir mesele için de ayet nazil olması şaşırtmazdı.
Demekki Kur'an halife seçimlerinde müslümanaları serbest bırakmış ve içlerinden en layık gördükleri kimseyi seçmeleri konusunda onlara açık kapı bırakmış
ben bunu anlıyorum

hakan_bjk
16-06-2007, 12:24 PM
Ben bundan rahatsız olmuyorum sadece ilginç geliyor bana hepsi bu
Yani bundan 14 yıl önce falan gerçekleşmiş bir hadise değil, tarafların hala hayatta olduğu bir mesele değil.
Hepimiz Hz.Ali ye haksızlık yapıldığı konusunda hemfikiriz.Bu kendi düşüncem tabi.
Yani Hz.Ali ilk halife olsaydı ne değişecekti ben onu merak ediyorum , şahsen ben onu desteklerdim.
Bugün bu meselenin tartışılmasındaki hikmeti de merak ediyorum
Aktardığın ayetler ile Hz.Ali nin imameti il ilgili bir bağ yok
Necran yöresinden gelen kafile ile peygamberin diyaloğundan Hz.ALİ ye ulaşman yorumcunun HAYAL gücüyle alakalı

Eğer Halifeliğin Hz.ALİ nin ve ondan gelenlerin hakkı olduğu gerçek olsaydı bu denli önemli bir mesele hakkında tek bir ayetin nazil olması kafi gelirdi
Derdi ki " Bundan böyle peygamberden sonra falan kişi islam halifesi olmalı ve ondan gelenler çünkü Allah o kimseyi ve soyunu kutlu insanlar kılmıştır" mealinde bir ayet yeterli olurdu.
Yani peygambere RAINA demeyin UNZURNA deyin şeklinde ki meseleler için dahi ayet nazil oluyorken bu denli önemli bir mesele için de ayet nazil olması şaşırtmazdı.
Demekki Kur'an halife seçimlerinde müslümanaları serbest bırakmış ve içlerinden en layık gördükleri kimseyi seçmeleri konusunda onlara açık kapı bırakmış
ben bunu anlıyorum

Halla anlamsızlıgın kavramsızlıgın sürüyor ben Hz.ALİ desteklerdim diye hile baz oyunlar yapıyon kelime cambazlıgıyla sonrada yok HZ.ALİ olamaz halife iş o zamanın halkına serbest bırakılmıştı diye komik bir laf et işte amacın belli safsata safsata konusuyorsun insanların aklını karıştırıyorsun .

Bugun de herkes bilir sunni yazarlar da bilir gadir hum olayınını RASULLAHın ALLAH yoluyla kimi sectiğini sen o soruyu git Rasullah ölmünde defin işleriyle ugraşan HZ.ALİ pirimizi gafilce arkadan vuranlara söyle halkı garyana getiren ve halife sectirenlere söyle herkes bilirki ALİMİZİN hakkı yenilmiştir hallada biz alicilerin hakkı yeniliyor bende bir ehlibeyt soyundan gelen biri olarak söylüyorum

Sizler bir daha görünüyor ki ALLAHın Kitabındaki acık ayetleri bille inkar ediyonuz.ALLAH ın sözünü inkar edecek insanlara bir naciz kul olarak ne anlatabiliriz ki Rasullah ayı ikiye ayırdıgında ona buyucusun diyenlerle sizin ne farkınız var ki
Bismillahirrahmanirrahîm
Hamd, alemlerin Rabbi Allah’adır. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi ve tüm güzellikler, O’nun habîbi; başımızın tacı, gönlümüzün ilacı, gözümüzün nuru, insanlığın sururu, nebî ve resullerin sonuncusu olan Hazreti Muhammed’e, O’nun pak, temiz Ehl-i Beyt’ine, seçkin ashabına, tüm enbiya ve mürselîn ile evliya, esfiya, evsıya, şüheda, sâlihîn ve müminlerin üzerlerine olsun. Ebedî lanet ve azap da, Allah’a ve Allah taraftarlarına düşman olanlara, şeytana ve şeytan taraftarlarına olsun

imam caferi sadık der ki:
Benim sözüm, babamın sözüdür, babamın sözü, dedemin sözüdür, dedemin sözü, Hüseyin’in sözüdür, O nun sözü HZ.Hasanın sözüdür,HZ.Hasanın sözü HZ.ALİ nin sözüdür, HZ.ALİ sözü HZ.Muhammedin sözüdür,HZmuhammedin sözü
ALLAH ın sözüdür.Bizim kaynaklarımız bu kadar acıktır.

Bu dunyada guclu olabilirsiniz bu forumda yandaşlarınız olabilir ama emin ol yarın hakkın divanında merhamet istediklerinde EHLİBEYT ailesi o zaman guclu olacaktır sonsuz batmayan nurun Rasullah ın yanında ALLAH BİZİMLE dir.

hakan_bjk
16-06-2007, 12:27 PM
Ben bundan rahatsız olmuyorum sadece ilginç geliyor bana hepsi bu
Yani bundan 14 yıl önce falan gerçekleşmiş bir hadise değil, tarafların hala hayatta olduğu bir mesele değil.
Hepimiz Hz.Ali ye haksızlık yapıldığı konusunda hemfikiriz.Bu kendi düşüncem tabi.
Yani Hz.Ali ilk halife olsaydı ne değişecekti ben onu merak ediyorum , şahsen ben onu desteklerdim.
Bugün bu meselenin tartışılmasındaki hikmeti de merak ediyorum
Aktardığın ayetler ile Hz.Ali nin imameti il ilgili bir bağ yok
Necran yöresinden gelen kafile ile peygamberin diyaloğundan Hz.ALİ ye ulaşman yorumcunun HAYAL gücüyle alakalı

Eğer Halifeliğin Hz.ALİ nin ve ondan gelenlerin hakkı olduğu gerçek olsaydı bu denli önemli bir mesele hakkında tek bir ayetin nazil olması kafi gelirdi
Derdi ki " Bundan böyle peygamberden sonra falan kişi islam halifesi olmalı ve ondan gelenler çünkü Allah o kimseyi ve soyunu kutlu insanlar kılmıştır" mealinde bir ayet yeterli olurdu.
Yani peygambere RAINA demeyin UNZURNA deyin şeklinde ki meseleler için dahi ayet nazil oluyorken bu denli önemli bir mesele için de ayet nazil olması şaşırtmazdı.
Demekki Kur'an halife seçimlerinde müslümanaları serbest bırakmış ve içlerinden en layık gördükleri kimseyi seçmeleri konusunda onlara açık kapı bırakmış
ben bunu anlıyorum

O avantarı orya koymakla yandaş bulabilirsin ama bu foruma yazdıgın erbakancı erdogancı zihniyetinle herkes gördüğünü gördü 5-7 milyon diyip kucumsediğin aleviler deiğin yazıyı herkes gördü tabi görmek isteyen herkes

Kor
16-06-2007, 12:38 PM
hakan_bjk ; sen o soruyu git Rasullah ölmünde defin işleriyle ugraşan HZ.ALİ pirimizi gafilce arkadan vuranlara söyle
:) Yani eğer cenazeyi yıkamıyor olsaydı halife Hz.Ali mi olacaktı?
Sen buna mı inanıyorsun
Yani Halifelik ile arasında ki tek engel yıkamakta olduğu peygamber naaşımıdır?
Bunlar şiilerin ve haricilerin yıllardır dillerinden düşürmedikleri sözler
Ben şahsen ihtimal dahi vermiyorum
Hz.Ali Hem peygamberden öyle bir vasiyet alıcak hemde gibi Ebubekire buna rağmen biat edicek
Siz bu insanları Ali Veli gibi düşünüyorsunuz sanırım..
hakan_bjk ; Sizler bir daha görünüyor ki ALLAHın Kitabındaki acık ayetleri bille inkar ediyonuz.ALLAH ın sözünü inkar edecek insanlara bir naciz kul olarak ne anlatabiliriz ki Rasullah ayı ikiye ayırdıgında ona buyucusun diyenlerle sizin ne farkınız var ki
Hangi Açık ayet ? ben böyle bir ayete rastlamadım? varsa şimdi burada göster şu açık ayeti ? ama ben sana başka açık ayetler de göstericem onlara da hazırmısın??

İmam Cafer-i Sadıkı eğer rehberin önderin klavuzun olarak algılıyor onun doğruları yaptığına inanıyorsan hayatını bir kez olsun okumayı dene

İslam tarihinde siyasal olarak değişik entrikalar yaşanmış.
Ama siyasal olaylar eğer inançları etkiliyor ise o zaman bunu sorgulamak gerekir

Avatarımdan da dayet memnunum taraftar toplamak gibi bir derdim yok

hakan_bjk
16-06-2007, 12:52 PM
:) Yani eğer cenazeyi yıkamıyor olsaydı halife Hz.Ali mi olacaktı?
Sen buna mı inanıyorsun
Yani Halifelik ile arasında ki tek engel yıkamakta olduğu peygamber naaşımıdır?
Bunlar şiilerin ve haricilerin yıllardır dillerinden düşürmedikleri sözler
Ben şahsen ihtimal dahi vermiyorum
Hz.Ali Hem peygamberden öyle bir vasiyet alıcak hemde gibi Ebubekire buna rağmen biat edicek
Siz bu insanları Ali Veli gibi düşünüyorsunuz sanırım..

Hangi Açık ayet ? ben böyle bir ayete rastlamadım? varsa şimdi burada göster şu açık ayeti ? ama ben sana başka açık ayetler de göstericem onlara da hazırmısın??

İmam Cafer-i Sadıkı eğer rehberin önderin klavuzun olarak algılıyor onun doğruları yaptığına inanıyorsan hayatını bir kez olsun okumayı dene

İslam tarihinde siyasal olarak değişik entrikalar yaşanmış.
Ama siyasal olaylar eğer inançları etkiliyor ise o zaman bunu sorgulamak gerekir

Avatarımdan da dayet memnunum taraftar toplamak gibi bir derdim yok

Cok tebrik ederim işte bakın bu kadarda düşersiniz lafa kutlarım sizi zihniyetinizi belli ettiniz yani HZ. ALİ hakkı yenilmedi o zaten halife olmaz dı resmen sunni(yobaz)görüşü ortaya cıkardınız.Kabul edin gömleğinizi cıkartın forumda milli görüşcülük yapan siz diniz burda ne işiniz var bilgi paylaşmaya geldiniz bu yazdıgınız sacmalıga hic bir alevi inanmaz siz gidin onları fetullah gulen forumlarında yapın sende bil git o akıl aldıgın aga babanda bilsin HZ.ALİ ozamanki tehlikeyi görmüş islam ayrılmasın HZ.MUHAMMED'in kurdugu birlik yeniden ayrılmasın diye susmuştur.

İşte sacmaladıgın en buyuk kanıtı ön yargı yapıyon:

Beni ne kadar tanıyon ki imam caferi sadığı okumadığımı düşüncesindesin ya yazdıkca batıyorsun!!!

Kor
16-06-2007, 01:10 PM
hakan_bjk : resmen sunni(yobaz)görüşü ortaya
Arkadaşım "YOBAZ" kelimesini çok rahat kullanıyorsun
Dikkat et!
burda ne işiniz var bilgi paylaşmaya geldiniz bu yazdıgınız sacmalıga hic bir alevi inanmaz siz gidin onları fetullah gulen forumlarında yapın sende bil git o akıl aldıgın aga babanda bilsin HZ.ALİ ozamanki tehlikeyi görmüş islam ayrılmasın HZ.MUHAMMED'in kurdugu birlik yeniden ayrılmasın diye susmuştur.

Ne yapacağıma ben karar veririm senin fikrine ihtiyacım olursa sorarım
Konu başlığını ben açmadım.Açılmış islam tarihi ve halifelik konusuyla ilgili kendi düşüncelerimi paylaşıyorum
Sağa sola YOBAZ kelimesini kullanıcağına azıcık aynada kendine bak

İslam birliğinin dağılmaması için susmuştur iddianın hiçbir mantıksal gerçekliği yok
Öyle bir susma ki hem Ebubekir döneminde
Hem Ömer döneminde
Hem Osman döneminde susuyor
Yani yaşayacağından ömrünün olacağından da haberi var sanki..

hakan_bjk
16-06-2007, 01:24 PM
Arkadaşım "YOBAZ" kelimesini çok rahat kullanıyorsun
Dikkat et!

Ne yapacağıma ben karar veririm senin fikrine ihtiyacım olursa sorarım
Konu başlığını ben açmadım.Açılmış islam tarihi ve halifelik konusuyla ilgili kendi düşüncelerimi paylaşıyorum
Sağa sola YOBAZ kelimesini kullanıcağına azıcık aynada kendine bak

İslam birliğinin dağılmaması için susmuştur iddianın hiçbir mantıksal gerçekliği yok
Öyle bir susma ki hem Ebubekir döneminde
Hem Ömer döneminde
Hem Osman döneminde susuyor
Yani yaşayacağından ömrünün olacağından da haberi var sanki..

Bunu tehdit olarak mı algılayım!!!

Bu kelime neden zorunuza gitti?

Sen manava gittiğinde ne alacagına karar verirsinde ama manav aldıklarını doldurur Bunu unutma bir alevi formuna uye olacaksın ilk günden ona buna catışacaksın inan amacın ne oldugu belli kanalın huzurnu bozmak ilk önce hemen tartışma aşamasında bir yere girmişsindir ilk mesaj attığın yerde olay cıkarmışsındır ne hikmetse nerye olay olmuşsa sen ordasın bunu kanal modatörleri nasıl görmez anlamadım!!!

Aynaya gerek yok bak orda resmim var kendinden emin olmayanlar aynaya bakar!!! bilmem anlata bildim mi?

Osman öldüğü zaman da susuyordu yine gönlü yoktu başa gecmeye ama kureyş kabilesinin zorlamasıyla başa gecmiştir(tehdite kadar varmıştır)
Bu zorlama birazcık islam tarihi bilseydin bunları biler susardın tam ömer hayyamlık vakasın!!!

Forumun huzurunu bozmak icin geldiğin belli dir milli görüşcü daha önce hangi nicklen geldi baksana foruma o kadar alışıksın ki ilk tartışmanda bile seni savunanlar cıkmıştır!!!!

bir tartışma yerinde de aliekber abiye yaşınızdan hurmeten soruyorum demişsiniz dun bir bu gün iki olan bir insanın konuştugu kişinin yaşını nerden biliyor madem yenisiniz?

Ben bille yeni kayıt olmama(10 gun olmustur belki) ragmen bir kez genel dediğimiz kısma hic bir paylaşım yollamadım buda düşündürücü bir nokta ve birazdaha iletilerin okunursa alakasız yerlere sadece ortamı germek icin iletilerin icerikle konu aynı olmayan yazılar yazmışsınız.

amacınız ne?

önder_62
17-06-2007, 04:52 AM
ısmaıl salıh kardes önce sana sunu dıyeyım ömer dıye soyledıgın adam cennetle mujdelenen ve Hz peygamberimizin halıfesıdır kı oyle sıradan bırı gıbı konusmamalısın zaten tarıh dedıgın seyı bılıyoruz da konusyorz ondan dolayı ve enson okudugum seyde yazanlar bunlardı ve senın ınanman ıcın kendımı zorlayacak bısey yapamam ha kıtabın adı aklımda olmus olsaydı ben sana solerdım ama kusuruma bakma lutfen onun ıcın sen ınanmak ıstedıgıne ınan ama Hz.Ömer(r.a) olumeden once vasıyet olarak Hz.Ali nın secılmesını ıstemıs ama hz.Alinin halifelige pek sıcak bakmayısından dolayı Hz Osman (r.a) secılmıs bıde Hz aliyı vasıyet ettı dıye bısey soylemısler bazı arkadslar ama sunu soleyeyım o vasıyet olarak Hz.Aliyı secmemıstı hz. ömer olunce yerıne hz.Aliyi vasıyet etmıs lutfen karıstırmayalım

İsmail Salih
18-06-2007, 12:50 AM
ısmaıl salıh kardes önce sana sunu dıyeyım ömer dıye soyledıgın adam cennetle mujdelenen ve Hz peygamberimizin halıfesıdır kı oyle sıradan bırı gıbı konusmamalısın zaten tarıh dedıgın seyı bılıyoruz da konusyorz ondan dolayı ve enson okudugum seyde yazanlar bunlardı ve senın ınanman ıcın kendımı zorlayacak bısey yapamam ha kıtabın adı aklımda olmus olsaydı ben sana solerdım ama kusuruma bakma lutfen onun ıcın sen ınanmak ıstedıgıne ınan ama Hz.Ömer(r.a) olumeden once vasıyet olarak Hz.Ali nın secılmesını ıstemıs ama hz.Alinin halifelige pek sıcak bakmayısından dolayı Hz Osman (r.a) secılmıs bıde Hz aliyı vasıyet ettı dıye bısey soylemısler bazı arkadslar ama sunu soleyeyım o vasıyet olarak Hz.Aliyı secmemıstı hz. ömer olunce yerıne hz.Aliyi vasıyet etmıs lutfen karıstırmayalım

kardeş ben sözlerimi kanıtlamaya hatta sünni kitaplardan kaynaklar sunmaya hazırım.
sen iddia ettiğin ömerin yerine Hz. Ali yi bırakmayaı vasiyet ettiğini kanıtlıyabilirmisin????
ama sana zahmet bana yeni basılan kitaplardan kanıt sunnma buhari tırmizi taberi vb eski kitaplardan kanıtlayabiliyorsan kanıtla.
ömere hitap edişim zoruna gitmesin senin için önemli olabilir benim için sıradan bir muhalif.....
cennetle müjdelenmesine gelince ben bu düşünceyide sünni kitaplardan çürütmeye hazırım....

İsmail Salih
18-06-2007, 01:04 AM
Ben bundan rahatsız olmuyorum sadece ilginç geliyor bana hepsi bu
Yani bundan 14 yıl önce falan gerçekleşmiş bir hadise değil, tarafların hala hayatta olduğu bir mesele değil.
Hepimiz Hz.Ali ye haksızlık yapıldığı konusunda hemfikiriz.Bu kendi düşüncem tabi.
Yani Hz.Ali ilk halife olsaydı ne değişecekti ben onu merak ediyorum , şahsen ben onu desteklerdim.
Bugün bu meselenin tartışılmasındaki hikmeti de merak ediyorum
Aktardığın ayetler ile Hz.Ali nin imameti il ilgili bir bağ yok
Necran yöresinden gelen kafile ile peygamberin diyaloğundan Hz.ALİ ye ulaşman yorumcunun HAYAL gücüyle alakalı

Eğer Halifeliğin Hz.ALİ nin ve ondan gelenlerin hakkı olduğu gerçek olsaydı bu denli önemli bir mesele hakkında tek bir ayetin nazil olması kafi gelirdi
Derdi ki " Bundan böyle peygamberden sonra falan kişi islam halifesi olmalı ve ondan gelenler çünkü Allah o kimseyi ve soyunu kutlu insanlar kılmıştır" mealinde bir ayet yeterli olurdu.
Yani peygambere RAINA demeyin UNZURNA deyin şeklinde ki meseleler için dahi ayet nazil oluyorken bu denli önemli bir mesele için de ayet nazil olması şaşırtmazdı.
Demekki Kur'an halife seçimlerinde müslümanaları serbest bırakmış ve içlerinden en layık gördükleri kimseyi seçmeleri konusunda onlara açık kapı bırakmış
ben bunu anlıyorum

kardeş kur'an da açıkça halifem bu dur şeklinde bir ayet bekiliyorsan o yok ama onun yerine kime uymamız gerektiğini söyleyen ayetler vardır.
. Allah ve Resulü Ehl-i Beyte tabi olmamızı emretmişlerdir. Kuran ve hadisler buna işaret etmektedir. Ayeti kerimede Allah (cc) şöyle buyurmaktadır. “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanmayın”(1) bu ayette Allah(cc)’nin mesajını dikkatli okuyun. Bize parçalanmayın diyor ve Allah’ın ipine sarılın diyor. Burada bahsedilen Allah’ın ipi Ehl-i Beyttir. İmam Salebi büyük tefsirinde bu ayetin manasını verirken İmam Caferi Sadık (a.s)’dan şu haberi tahric etmiştir: “Allah’ın gökten yere uzanan ipi bizleriz” ayrıca ibni şehabettin (Raşeftüs-Sada) kitabında. imam Şafii’nin bu ayete işaret eden şu beyitlerini nakleder: “insanları dalalet ve cehalet denizine battıklarını gördüğüm an Allah’ın ismini anarak necat gemisine bindim… İşte o gemi, son peygamber Hz. Mustafa’nın Ehl-i Beytine ait olan gemidir. Keza orada Allah’ın ipine tutundum, zira o ip onların velayetidir… İmam Muhammed bin İdris eş-Şafii’nin yazdığı buna benzer bir şiirde Allame Fazıl Acili de bu şiiri “Zahiret’ul- Meal”da nakletmiştir:
İnsanların sapıklık deryasında gark olduklarını görünce, Bismillah diyerek kurtuluş gemileri olan Ehl-i Beyt’e sarıldım.
Hablullah olan Ehl-i Beytin dostluğuna, emr olunduğumuz için temessük ettim.
Hadisler beyan ettiği gibi din yetmiş üç fırkaya bölündüğünde,
Onlardan sadece biri hak üzere idi.
Söyle bana ey akıl ve ilim sahibi!
Acaba Âl-i Muhammed batıl fırkaların içinde midir?
Yoksa kurtuluşa eren fırkanın içinde midir?
Eğer kurtuluşa eren fırkanın içindedir dersen, sözümüz birdir.
Ama eğer batıl fırkanın içindedir dersen, adaletten sapmışsındır.
Kavmin efendisi onlardan ise, ben de onlara razı oldum. Allah onların gölgesini (üzerimden) eksik etmesin.
Ben Ali ve evlatlarının imametine razı oldum.
Sen de hakikatin ortaya çıkacağı güne dek batıl fırkalarda baki kalanlarla ol. Ehl-i Sünnet ve Cemaatin önderlerinden birisi olan İmam Şafii’nin bu apaçık 2 şiirine dikkat edecek olursanız, göreceksiniz ki Ehl-i Beyt gemisine binmenin ve O’nlara sarılmanın kurtuluş sebeplerinden olduğunu açıkça ikrar etmektedir. Çünkü 73 fırkaya bölünen ümmetten yalnızca Âl-i Muhammed’e sarılanlar fırka-i naciyedir (kurtuluşa erenlerdir).
Ayrıca Şafii’nin kendisi bile itiraf ediyor gökten yere uzanan ipin ve kurtuluş gemisinin Ehl-i Beyt olduğunu.

Diğer bir ayette Allah (cc)şöyle buyurmaktadır:“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve Sadıklarla beraber olun.”(2) Bu ayeti kerimedeki Sadıklardan maksat Resulullah ve sülalesinden olan imamlardır. Hafız Ebu Nuaym, bunu aynen tahric eder. Ayrıca İbn-i Hacer “savaik”inde imam Zeynelabidin’den nakletmiştir. (bab.11 s.90). başka bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır: “eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun”(3) buradaki zikir ehli Ehl-i Beyttir(4). Bu ayetten anlaşılmaktadır Allah (cc) İslam dinini bir boşluk içerisinde bırakmaz.
Öncelikle Allah’ın ipi olan Ehl-i Beyti tanıyalım. Kuran’ı Kerim’de Allah (cc) Ehl-i Beytten şöyle bahseder: “Ey Ehl-i Beyt ! Allah ancak sizden her türlü pisliği gidermek ve sizleri tertemiz bir şekilde kılmak ister.” (5) Bu ayette anlaşılacağı gibi Allah (cc) Ehl-i Beyti tüm hatalardan ve günahlardan arındırdığı ve onları tertemiz kıldığı anlaşılmaktadır. islam ümmetinin peygamberden sonra uyması gerekenler ehli beyt imamlarıdır.
Hz. Muhammed (s) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Benim Ehl-i Beytim Nuh’un gemisi gibidir. Her kim gemiye bindiyse kurtuldu Her kim muhalefet ettiyse boğuldu.” (6) Hz. Muhammed (s) bu hadisinde açık bir şekilde Ehl-i beytin cennete götüren tek kurtuluş gemisi olduğunu ve bu gemiye binmeyenlerin helak olacağını söylemektedir.
bu ayet ve hadislere rağmen peygamber seçimi ümmetine bıraktığınımıiddia ediyorsun??
hz. ali (as) halifeliğini san sünni kitaplarında nakledilmiş hadislerden kanıtlmamı istersen söylemen yeterli.
not: ne ebu bekir ve ömer nede osman ehli beyt ile alakaları yoktu...
-----------
1-Ali-imran suresi 103. ayeti
2-) Tevbe suresi 119. ayeti
3-) nahl suresi 43. ayet.
4-) tefsir el kartubi: 11/272. tefsir el taberi: 14/75. tefsir ıbıb kesir: 2/591.el hakim el hasekeni, şevehidel tenzil: 1/334 hadis:459ve 460ve 463-466. yenebiul mevedde: 51 ve 140.sayfalar. ruhul mania: 14/134. mulhikul muracaat 342.
5-) Ahzap suresi 33. ayeti
6-) Ahmet bin Hanbel müsnedi 3/14 ve 17 ve 26 . hafız ebu Naim “hilyetul evliya” 4/306. hafız bağdadi “tarih bağdad”12/91. ıbın sabbağ elmeliki “fusul mühime” 8 . el hakim “müstedrek” 3/150 ,2/343. Süleyman el Hanefi el kanduzi “yenebiul mevedde” 4. bab 56. bağ ıbni hacer “savaikul muhrika” 234 . kenzul ummal 13/8 ve 85 .(bu hadisin kaynakları 50ye yakındır kitabın fazla uzamaması için bir kaçını yazmakla yetiniyoruz)

astokomlu
18-06-2007, 01:10 AM
ısmaıl salıh kardes önce sana sunu dıyeyım ömer dıye soyledıgın adam cennetle mujdelenen ve Hz peygamberimizin halıfesıdır kı oyle sıradan bırı gıbı konusmamalısın zaten tarıh dedıgın seyı bılıyoruz da konusyorz ondan dolayı ve enson okudugum seyde yazanlar bunlardı ve senın ınanman ıcın kendımı zorlayacak bısey yapamam ha kıtabın adı aklımda olmus olsaydı ben sana solerdım ama kusuruma bakma lutfen onun ıcın sen ınanmak ıstedıgıne ınan ama Hz.Ömer(r.a) olumeden once vasıyet olarak Hz.Ali nın secılmesını ıstemıs ama hz.Alinin halifelige pek sıcak bakmayısından dolayı Hz Osman (r.a) secılmıs bıde Hz aliyı vasıyet ettı dıye bısey soylemısler bazı arkadslar ama sunu soleyeyım o vasıyet olarak Hz.Aliyı secmemıstı hz. ömer olunce yerıne hz.Aliyi vasıyet etmıs lutfen karıstırmayalım

hadi yaa :) Ömer Hz.Ali'yi vekil göstermiş öyle mi ?

Peygamberin Gadir Hum'da verine açıkça tayin ettiği ve ve kendisine ilk biadı yapan Ömer neden Hz.Ali'nin bu vekilliğini bozan ilk kişi oldu acaba..

daha Peygamber'in cenazesi defnedilmeden neden halifelik derdine düştüler.. bunlar mı cennetlik.. hadi canım sende..

Hz.Muhammed'in vasiyetini yazmasına engel olan kişide Ömerdir.. o mu cennetlik..

Hz.Ali'nin elindeki tüm ekonomik gücü kesmeye çalışan Ömer mi cennetlik..

Hz.Fatıma'nın kapısını tekmeleyen, Muhsin isimli bebeğinin kapının altında kalarak ölmesine neden olan Ömer mi cennetlik..

Peygamber'in hadislerini kendi çıkarları uğruna değiştirenler mi cennetlik..

İsmail Salih
18-06-2007, 01:14 AM
:) Yani eğer cenazeyi yıkamıyor olsaydı halife Hz.Ali mi olacaktı?
Sen buna mı inanıyorsun
Yani Halifelik ile arasında ki tek engel yıkamakta olduğu peygamber naaşımıdır?
Bunlar şiilerin ve haricilerin yıllardır dillerinden düşürmedikleri sözler
Ben şahsen ihtimal dahi vermiyorum
Hz.Ali Hem peygamberden öyle bir vasiyet alıcak hemde gibi Ebubekire buna rağmen biat edicek
Siz bu insanları Ali Veli gibi düşünüyorsunuz sanırım..

Hangi Açık ayet ? ben böyle bir ayete rastlamadım? varsa şimdi burada göster şu açık ayeti ? ama ben sana başka açık ayetler de göstericem onlara da hazırmısın??

İmam Cafer-i Sadıkı eğer rehberin önderin klavuzun olarak algılıyor onun doğruları yaptığına inanıyorsan hayatını bir kez olsun okumayı dene

İslam tarihinde siyasal olarak değişik entrikalar yaşanmış.
Ama siyasal olaylar eğer inançları etkiliyor ise o zaman bunu sorgulamak gerekir

Avatarımdan da dayet memnunum taraftar toplamak gibi bir derdim yok


Gadir-i Hum
Sünni alimlerinin ekseriyeti itiraf etmektedirler ki Hicri 10. yılda, Veda Haccında, Zilhiccet’ul- Haram’ın 18. gününde, Mekke’den dönerken Peygamber-i Ekrem (s.a.a) Gadir-i Hum denen yerde bütün ashabını bir araya topladı. Peygamber-i Ekrem (s.a.a)’in emriyle önden gidenler geri döndürüldü ve geride kalanların da oraya yetişmesi sağlandı. Şii ve Sünni birçok alim ve tarihçilerin rivayet ettiğine göre 70,000 kişi, imam Sa’lebi (tefsirinde) ve Sibt bin Cevzi’ye (Tezkiret’u Havass’il- Ümme fi Ma’rifet’il- Eimme’de) göre ise Gadir-i Hum’da 120,000 sahabe hazır bulunmuştur.
Peygamber-i Ekrem (s.a.a) minbere çıkarak oldukça uzun bir hutbe okudu. Bu hutbenin çoğu yerinde Hz. Ali (a.s)’ı övdü, Hz. Ali (a.s) hakkında inen ayetleri okudu. Oradaki Müslümanların dikkatini Hz. Ali (a.s)’ın yüce makamına çekti ve şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Ben size kendi nefsinizden daha evla değil miyim?”
Onlar; “Evet, evlasın” dediler.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.”Sonra ellerini kaldırarak şöyle dua etti:
“Allah’ım, onu seveni sev, ona düşman olana düşman ol, ona yardım edene yardım et, onu yalnız bırakanı yalnız bırak.”
Daha sonra bir çadır kurmalarını emretti, Ali’ye de o çadırda oturmasını söyledi. Orada hazır bulunan bütün ümmete şöyle buyurdular:
“Gidin Ali’ye biat edin; zira ben Allah-u Teala tarafından sizden Ali için biat almakla görevlendim.”
O gün Ali’ye ilk biat eden, Ömer, sonra Ebu Bekir, sonra Osman, sonra Talha, sonra Zübeyr idi. Orada tam üç gün boyunca Ali’ye biat ettiler.
ehli sünnet alimlerinin bir çoğu gadir-i hum hadisini nakletmiştir Onlardan sadece bazısını nakletmek istiyorum. Ehl-i Sünnet alimlerinden Gadir-i Hum hadisini rivayet eden muteber raviler şunlardır:
1) İmam Fahruddin Razi, “Mefatih’ul- Gayb” tefsirinde.
2) İmam Ahmed Sa’lebi, “Keşf’ul- Beyan” tefsirinde.
Celaluddin Suyuti, “Durr’ul- Mensur” tefsirinde.
3) Ebu’l- Hasan Ali bin Ahmed-i Vahidi en-Nişaburi, “Esbab’un-Nuzul”da.
4) Muhammed bin Cerir Taberi, “Tefsir-i Kebir”de.
5) Hafız Ebu Naim İsfahani, “Ma Nezele Min’el- Kur’ân’i fi Ali’yyin” ve Hilyet’ul- Evliya’da.
6) Muhammed bin İsmail Buhari, Tarih c. 1, s. 375’de.
7) Müslim bin Haccac Nişaburi, “Sahih” c. 2, s. 325’de.
8) Ebu Davud Secistani, Sünen’de.
9) Muhammed bin İsa Tirmizi, “Sünen”de.
10) Hafız bin Ukde, “Kitab’ul- Velayet”de.
11) İbn-i Kesir-i Şafii Dimaşki, Tarih’inde.
12) İmam Ahmed bin Hanbel, “Müsned” c. 4 s. 281 ve 371’de.
13) Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Gazali, “Sırr’ul- Alemin”de.
14) İbn-i Abdulbirr, “İstiab”da.
15) Muhammed bin Talha eş-Şafii, “Metalib’us- Seul” s. 16’da.
16) İbn-i Meğazili eş-Şafii, “Menakıb”da.
17) Nuruddin bin Sabbağ el-Maliki, “Fusul’ul- Muhimme” s. 24 de.
18)Hüseyin bin Mes’ud Beğevi, “Mesabih’us- Sünne”de.
19) Ebu’l- Müeyyid Muvaffak bin Ahmed Hatip Harezmi, Menakıb’da.
20) Mecduddin bin Esir Muhammed bin Muhammed eş-Şeybani, “Cami’ul- Usul”da.
21) Hafız Ebu Abdurrahman Ahmed bin Ali Nesai, “Hasais’ul-Alevi” ve Sünen’de.
22) Süleyman Belhi el-Hanefi, “Yenabi’ul- Mevedde”nin 4. babında.
23) Şahabuddin Ahmed bin Hacer el-Mekki, “Savaik’ul- Muhrika” ve “el-Menh’ul- Melekiyye”de. (İbn-i Hacer, özellikle Savaik’in 1. babının 25 sayfasında bütün bağnazlığına rağmen şöyle diyor: “Bu hadis (Gadir Hadisi) hiç şek ve şüphe taşımayan sahih bir hadistir; içinde Tirmizi, Nesai ve Ahmed bin Hanbel’in de bulunduğu bir cemaat tarafından rivayet edilmiştir. Gerçekten onu rivayet edenler oldukça çoktur.”)
24) İbn-i Mace el-Kazvini, Sünen’de.
25) Hafız Ebu Abdullah Muhammed bin Abdullah Hakim Nişaburi, “Müstedrek”te.
26) Hafız Süleyman bin Ahmed Taberani, Evset’de.
27) İbn-i Esir-i Cezri, “Usd’ul- Gabe”de.
28) İbn-i Cevzi, “Tezkiret’ul- Hevass’il- Ümme” s. 17’de.
29) Ebu Ömer Ahmed bin Abdurrabbih, “Ikd’ul- Ferid”de.
30) Allame Semhudi, “Cevahir’ul- Akdeyn”de.
31) İbn-i Teymiyye Ahmed bin Abdulhalim, “Minhac’us- Sunne”de.
32) İbn-i Hacer Askalani, “Feth’ul- Bari” ve “Tehzib’ut- Tehzib”de.
Ebu’l- Kasım Muhammed bin Ömer Carullah Zimahşeri “Rebi’ul- Ebrar”da.
33) Ebu Said Secistani, “Kitab’ud- Diraye fi Hadis’il- Velaye”de.
34) Ubeydullah bin Abdullah Haskani, “Duat’ul- Huda ila Eda-i Hakk’il- Muvalat”da.
35) Rezin bin Muaviye el-Abdurey, “el-Cem’u Beyn’es- Sihah’is-Sitte”de.
36)İmam Fahr-u Razi, “Erbain”de. (Bütün ümmetin bu hadis hakkında icma ettiğini söylemektedir)
37) Mukbili, “Ehadis’ul- Mütevatire”de.
38) Suyuti, “Tarih’ul- Hülafa”da.
39) Mir Seyyid Ali Hemedani, “Meveddet’ül- Kurba”da.
40) Ebu’l- Feth, “Hasais’ul- Alevi”de.
41) Hace Parsa-i Buhari, “Fasl’ul- Hitab”da.
42) Cemaluddin Şirazi, “Erbain’de.
43) Abdurrauf el-Menavi, “Feyz’ul- Kadir fi Şerh-i Cami’us-Sağir”de.
44) Muhammed bin Yusuf-u Genci eş-Şafii “Kifayet’ut- Talib”in 1. babında.
45)İbrahim bin Muhammed Himvini, “Feraid’us- Simtayn”da.
46) Kadı Fazlullah bin Ruzbehan, “İbtal’ul- Batıl”da.
47) Şemsuddin Muhammed bin Ahmed Şerbini, “Sirac’ul- Munir”de.
48) Ebu’l- Feth Şehristani eş-Şafii, “Milel ve Nihel”de.
49) İbn-i Asakir Ebu’l- Kasım Dimaşki, “Tarih-i Kebir”de.
50) İbn-i Ebi’l- Hadid el-Mutezili, “Nehc’ul- Belağa Şerhi”nde.
51) Alauddin Simnani, “Urvet’ul- Vuska”da.
52) İbn-i Haldun, “Tarih” kitabının mukaddimesinde.
53) Mevla Ali Muttaki Hindi, “Kenz’ul- Ummal”da.
54) Şemsuddin Ebu’l- Hayr Dimaşki, “Esne’l- Metalib”de.
55) Seyyid Şerif Hanefi el-Curcani, “Şerh-i Mevakıf”da.
56) Yahya bin Şeref’un- Nebevi, “Tehzib’ul- Esma ve’l- Lügat”da.
57) Hafız Ebu Bekr Hatib-i Bağdadi, “Tarih-i Bağdadi”de.
58) Nizamuddin Nişaburi, “Tefsir-u Garaib’ul- Kur’ân”da. (Hakeza Taberi, İbn-i Ukde ve İbn-i Haddad Gadir hadisini nakletmişlerdir.)



ebu bekir ve ömer hz. Ali (as)'a biat ettikleri halde nasıl biatlerinden döndüler???
kur'an biatini bozanlar hakkında ne demektedir???

Bazı büyük ehli sünnet alimleri bu konuda müstakil kitap bile yazmışlardır. Örneğin: 4. asrın meşhur müfessiri ve tarihçisi olan Muhammed bin Cerir-i Taberi Gadir Hadisi hakkında yazdığı “el-Velayet” kitabında bu hadisi yetmiş beş yoldan rivayet etmiştir.
Hafız Ebu’l- Abbas Ahmed bin Muhammed bin Said bin Abdurrahman Kufi (İbn-i Ukde) “el-Velayet” kitabında bu hadisi 125 yolla 125 sahabeden rivayet etmiştir.
H. 492’de ölen İbn-i Haddad Hafız Ebu’l- Kasım Haskani ise “Kitab’ul- Velaye”de geniş olarak Gadir olayını nazil olan ayetlerle birlikte rivayet etmiştir. .
Hatta Ömer bin Hattab bütün ashaptan daha çok sevinmiş ve Hz. Ali’nin elinden tutarak şöyle demiştir:
“Behhin behhin leke ya Ali, esbahte mevlaye ve mevla kulli muminin ve mumine.”
(Ne mutlu sana ya Ali, benim ve her mümin ve müminenin mevlası oldun.)
Kesin olarak bilinmelidir ki, bu hadis ehli sünnet nezdinde mütevatirdir. Özellikle H. 8. asırda yaşayan ehli sünnetin büyük alimlerinden Mir Seyyid Hemedani eş-Şafii “Meveddet’ul- Kurba” kitabının 5. Mevedde’sinde şöyle yazıyor: “Birçok sahabe farklı mekanlarda Ömer’den şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:
“Resulullah (s.a.a) Ali’yi toplumun önderi karar kıldı.”
Daha sonra Ali’nin dost ve düşmanları hakkında dua ettikten sonra şöyle buyurdu: “Allah’ım, sen onlara benim şahidimsin.” (Yani ben risaletimi tebliğ ettim.)Ömer devamla şöyle diyor: O anda güzel yüzlü ve güzel kokulu bir genç yanımda oturmuştu, bana şöyle dedi:
“Peygamber-i Ekrem (s.a.a) öyle bir akit yaptı ki, o akdi münafıktan başka bir kimse bozamaz; öyleyse o akdi bozmaktan sakın.”Bu olaydan sonra Resulullah (s.a.a)'in yanına giderek şöyle dedim: “Sen Ali (a.s) hakkında konuşurken yanımda oturan ve güzel kokulu bir genç de bana böyle şöyle dedi. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: “O, Adem oğullarından değildi; o Cebrail idi ve Ali hakkında söylediklerimi size tekit etmek istiyordu.”

ama ömer peygamberin vefatıyla biatinden dönerek ebu bekire kılıç zoruyla müslümanlardan biat almaya başladı.
beyler size zahmet tarihi iyi okuyun..