PDA

: Yakın Tarihimizden-2 (Karacaahmet Sultan Dergahı’nın Yıkılması Olayı)


Diyar
02-10-2006, 09:41 AM
Yakın Tarihimizden-2 ( Karacaahmet Sultan Dergahı’nın Yıkılması Olayı )


1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, imar açısından kaçak bina olarak nitelediği İstanbul’da bulunan Karacaahmet Sultan Dergahı’nı 7 Eylül 1994 günü gece saat 03:00’te buldozerlerle yıkmaya kalkmıştır. İslami söylemleri dilinden düşürmeyen, inanç özgürlüğünden, eşitlikten,haktan,hukuktan dem vuran bir partinin, tüm Aleviler için kutsal sayılan bir dergahı – Belediye Başkanı olur olmaz ve ilk iş olarak – yıktırmaya kalkması Alevilerin neden örgütlenmek zorunda olduklarının çarpıcı bir cevabıdır.

http://img170.imageshack.us/img170/9687/karacaahmetsultan2by5.jpg


Karacaahmet Sultan Dergahı


Hacı Bektaş Veli'nin "Velayetnamesi"nde, "Bu sırada 57 bin eren sohbet meydanındaydı;Karaca Ahmet de gözcü idi" diye geçen Karaca Ahmet Sultan, "Gözcü Karaca Ahmet" diye tanımlanır.Alevi Bektaşi literatüründe önemli bir yeri vardır. 13.yy'da yaşamış olup "Horasan erenleri"nden olduğu kabul edilen Karaca Ahmet Sultan,bir "hekim-evliya"dır. Yaşadığı dönemde bugün çağdaş tııbın bile çare bulamadığı akıl hastalarını tedavide oldukça başarılı olduğu bilinir.Ününü de bu alandaki başarısına borçlu olan Karaca Ahmet Sultan; hastalarını telkin ve müzikle tedavi edermiş. Bu cevher adı verilen maddenin lityum tuzu olduğu, onun da melankoli nöbetlerinde etkili olduğu söyleniyor.Cevher dışındaki tedavi yöntemi ise, Karaca Ahmet Sultan'ın hastalar üstüne uyguladığı telkin ve esası semah olan dinsel müziktir. Başlangıçta belki sadece akıl hastalarının tedavisinde etkileyici olan Karaca Ahmet Sultan dergahlarının, zamanla halkın her derdine deva olan, şifa ve umut dağıtan merkezler haline geldiği bilinir. Bugün İstanbul'da Bağlarbaşı,Selimiye yolu üstünde kendi adına kurulu dünyanın en büyük mezarlığı olan "Karaca Ahmet Mezarlığı"nın bir köşesindeki türbesi, onun sevenlerinin yoğun uğrak yeridir. Burası dışında; Karaca Ahmet Sultan adına kurulmuş, Anadolu'nun çeşitli beldelerinde halkın ziyaret yeri olan 10 civarında Karaca Ahmet türbesi bulunuyor.Bunlar arasında Manisa-Horoz köyü'ndeki, Afyon-Karaca Ahmet Köyü'ndeki ve Akhisar-Karaköy'deki türbeler sayılabilir. Alevi cemevlerindeki 12 hizmetten biri olan "gözcülük" hizmetinin sahibi kabul edilen Karaca Ahmet Sultan, İstanbul'a Bizans döneminde gelip dergahını kurarak halkı düşünceleri ve inançları doğrultusunda aydınlatan bir horasan dervişidir. Sayısız yararlılıkları görülen, halk tarafından çok sevilip sayılan bilge derviş Karaca Ahmet, mezarlığının bulunduğu geniş araziyi kabul etmeyip mezarlık yaptırmış.Binlerce dönüm araziden şimdi türbe olarak sadece 500 metrekarelik bir arazi kalmış. O bile çok görüldü ki Refah Partili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı R. Tayyip Erdoğan tarafından,bir gece sabaha karşı saat:03:00'te işgal kuvvetleri gibi buldozerler tarafından yıkılmaya çalışıldı. Aleviler dışındaki kamuoyu, basının ve TV kanallarının ilgilendiği olaydan sonra Karaca Ahmet Dergahı ve yıkılmaya çalışılan cemevinden haberdar oldu. Karaca Ahmet Dergahı ve Cemevi, 12 milyonluk bir megakent olan İstanbul'da bulunan yaklaşık 4 milyon Alevi nüfusunun sahip olduğu 2 mekandan sadece biri.Sırası geldiğinde "inanç özgürlüğü" konusunda mangalda kül bırakmayan Refahlı belediye, bu ufacık mekana bile tahammül edemedi,cemevini Alevilerin başına yıktı. İslamı Anadolulaştırıp, laikliği, demokrasiyi, cumhuriyeti, insan haklarına saygıyı, düşünce ve inanç özgürlüğünü, hoşgörüyü kendine yaşam biçimi edinen Aleviler için, Tayyip Erdoğan'ın buldozeri öğretici oldu.İstanbul'da ve yurdun çeşitli yerlerinde Aleviler, bulundukları beldelerde cemevleri inşa etmeye başladılar. Karaca Ahmet Cemevi temeli daha sağlam atılıp çelik konstrüksiyon üstüne yükselirken, onu Ankara Dikmen'deki Cem ve Kültür Evi ile başka cem ve kültür evi izledi. Karaca Ahmet Dergahı, "yıkım olayı"ndan sonra Alevilerin desteklediği, bir merkez haline gelirken, çeğdaş örgütsel yapılanma içinde önemli adımları atmaya başladı.


* İstanbul Büyükşehir Belediye'si tarafından yıktırılan Karacaahmet Dergahı ile igili tartışmalar sürerken; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, Karacaahmet Dergahı Yönetim Kurulu üyeleri Mehmet Başaran ve yazar Lütfi Kaleli, atv'deki A Takımı programında canlı yayında, dergahın yıkımını tartıştılar. Tartışmada, Tayyip Erdoğan, yıkımın yasalara uygun olarak yapıldığını savunurken, dergah temsilcileri, bu gibi davranışların, "telafisi mümkün olmayan olaylara yol açabileceğini" vurguladılar.

** Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi yazılı bir açıklama yaparak, Üsküdar'da Karacaahmet Sultan Türbesi'nin Alevi yurttaşlarımızca cemevi ve aşevi olarak kullanılan bölümlerinin RP'li Büyükşehir Belediyesi tarafından yıktırılmasının istenmesi üzerine, İstanbul'un yaşam kaynaklarını ve kültürünü yok eden tüm kaçak yapılara karşı da aynı hassasiyetin gösterilmesini istedi.

*** Karacaahmet Sultan Kültür Derneği'nin cem ve aşevi binalarının, kaçak olduğu gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkılmasına tepkiler sürüyor. Karacaahmet Sultan Kültür Derneği 2. Başkanı Hıdır Uluer, her gün binlerce kişinin kendilerine destek vermek amacıyla derneğe geldiklerini söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan'ın yıkım olayında ısrar etmesinin büyük olaylara neden olabileceğine de dikkat çeken Uluer, kendilerine cemevi için Belediye Sarayını verseler de Karacaahmet'ten çıkmayacaklarını döyledi.

**** CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, geçen hafta belediye tarafından yıktırılan İstanbul Karacaahmet Sultan Derneği'ne ait cemevini ziyaretinde yaptığı konuşmada, "Karacaahmet Sivas gibi olmayacak. Amaçlı olarak yıktırılan cemevine sahip çıkıyor, Alevi yurttaşlarımızın sonuna kadar arkasında olduğumuzu belirtiyoruz" dedi.

Diyar
02-10-2006, 09:44 AM
http://img170.imageshack.us/img170/4272/kara7iu6.jpg

Vahap Güngör’ün Kaleminden Karacaahmet Sultan Dergahı’nın Yıkılması Olayı

- 1994 yılında 7 Eylül'ü 8 Eylül'e bağlayan gece yarısı saat: 03.30'da o günkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın emriyle Mezarlıklar Müdürlüğü tarafından, Dergahımızın Sayın Nurettin Sözen'in verdiği "olur" izniyle yapılmakta olan inşaatına yıkım saldırısı yapılmıştı.

- Dergahımızın çevresinde ikamet eden insanların tamamına yakını Sünni insanlardır. Dergahımıza saldırı yapıldığını gören-duyan Sünni insanlarımız evlerinin pencerelerine-balkonlarına çıkarak bardaklarını-sürahilerini-tabaklarını..... yıkım ekibinin üzerine atmışlar. Pijamalarıyla koşarak elleriyle-süpürge sopalarıyla dozerlere saldırıp yıkıma engel olmuşlardır.

Daha sonra Dergahımızın emektarlarından rahmetli Kemal Oran'ın Dergahımızdan 15 dakika kadar uzakta olan evine koşup, O'nu yatağından kaldırıp, Dergah'a getirmişlerdir.

Rahmetli Kemal Oran Dergahın kapısını açıp, Yöneticileri telefonla aramış ve o günkü Yönetici arkadaşlarımız yıkım olayını bu şekilde öğrenmişlerdir.

Daha sonra bilindiği üzere aylarca onbinlerce Alevi, Dergah'ta 24 saat nöbet tutmuşlardır.

- İnşaatı yaparken Sünni kökenli insanlarımızda Dergah'a gelerek maddi ve manevi destek vermişler ve nöbet tutmuşlardır. Demir-çimento-tuğla bağışı yapan Sünni insanlarımız vardır.

- Recep Tayyip Erdoğan Dergahı yıkmaktan vazgeçmemiştir. Bunu da çıktığı televizyon programlarında "Orasını yıkamadım. İçimde ukte kaldı" diyerek dile getirmeye devam etmektedir. Dergahımızı yıkmaya gücü yetmemiştir...

Bunun sebeplerinden biri Sünni insanlarımızın desteği, diğeri Alevilerin direnişi, öbürü ise dönemin hükümeti tarafından yetkisinin elinden alınarak, İstanbul Valiliği'ne devredilmesidir.

Televizyonlarda "araya askeri soktular" demesi ise karnının ağrısından ibarettir...

"Mezarları yok ettiler", "tarihi taşları kırdılar", "kaçak inşaat yaptılar", "elimde belgeler var", "şikayetçiler var" diyordu; aradan 11 sene geçti HANİ NERDE !!!!!!!

Televizyonlarda bizim tarafımızdan kırıldığını-tahrip edildiğini söylediği mezar taşları Boğaz Köprüsü'nün çevre yollarının yapımı sırasında Karayolları tarafından sökülerek mezarlığın çeşitli yerlerine dikilen-atılan taşlar ile, Sayın Nurettin Sözen'den önceki Belediye Başkanı tarafından yaptırılan "mezarlık düzenleme" çalışmaları sırasında müteaahhit tarafından söktürülen taşlardan ibarettir. Bu taşların hepsinin üzerine "numaralar" vardır ve bu "numaralar" Mezarlıklar Müdürlüğünde kayıtlıdır...

Recep Tayyip Erdoğan daha sonra o günkü Yönetim Kurulu Üyelerimizin (15 kişi) ve Sayın Nurettin Sözen'in hakkında SUÇ DUYURUSU yapıp, dava açtı... Açtığı dava yıllarca sürdü... Duruşmalar katılmadık... Dava en sonunda düştü...

Kısacası; Karacaahmet Sultan Türbesi Sünnilerin de saygı duyduğu, ziyaret ettiği, dua ettiği bir Türbe'dir. Sünni insanlarımız Dergahımıza gelip kurbanlarını kestirmekte, lokmalarını yemektedir.

Sünniler için en küçük bir ayırım yapmıyoruz. Dergahımızda "Mihman Ali'dir" uygulaması sürdürülmektedir. Bizler ev sahibi, onlar misafir olarak dostça-kardeşçe iletişim içerisindeyiz.

Düzenlediğimiz Sünnet etkinliklerinde Sünni insanlarımızın çocuklarını da sünnet ettiriyoruz. Dayanışma Gecelerimize çok miktarda Sünni dostumuz da katılıyor. Gerek ayni gerekse de maddi bağışta bulunan, bayramlarda ve diğer günlerde kurbanlarını-adaklarını kestiren çok miktarda Sünni insanımız bulunmaktadır.

Belki de Recep Tayyip Erdoğan'ın "içinde ukte olarak kalanlardan" biri de budur...

- Karacaahmet Sultan Dergahı'nın alanı Göztepe'deki KAYIŞDAĞI'ndan başlayıp, ÜSKÜDAR İSKELESİ'nde sona ermektedir. Bu alanın tamamı bizzat KARACAAHMET SULTAN'ın şahsına aittir. 2. Mahmut zamanına kadar da DERGAHIMIZA aitti... Daha sonra 2. Mahmut, Dergahımızın bu arazisini GASP ETTİ.

Dergahımızdan GASP EDİLEN bu arazinin üzerine bugün Müslüman Mezarlığı, Benzin İstasyonları, Binlerce Apartman, Kır Bahçeleri, Çay Bahçeleri, Gazinolar, Lokantalar, Marmara Üniversitesi, Numune Hastanesi, Musevi Mezarlığı, Hristiyan Mezarlığı, Kiliseler, Camiler, Alış Veriş Merkezleri, Sinemalar, Futbol Sahaları, Karakollar, Zeynep Kamil Hastanesi, Yalılar, Villalar............. bulunmaktadır.

Karacaahmet Sultan'ın Türbesi'nin bitişiğine 600 metrekare büyüklüğünde bir Cemevi yapmak istediğimizde de ÖLDÜK-BİTTİK diye feveran ettiler...

Neymiş efendim: Mezarlıkmış !!!!!!

Meşhur sözdür:

MAL SAHİBİ, MÜLK SAHİBİ, HANİ BUNUN İLK SAHİBİ...

Aşk-ı Niyazlarımla...
Vahap Güngör - aleviyol




Başbakan'a sormuşlar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "Alevi inançlı yurttaşları" sormuşlar. Erdoğan "Karacaahmet Dergahı'nın yıkımı hala tamamlanmadı mı?" demiş.

Erbil Tuşalp