PDA

: Hünkâr Haci Bektaþ Veli'nin Eserleri


arzugümüþoðlu
29-11-2007, 05:44 AM
Fevâ’idnâme

Eserin yazmasý Türkçe’ye çevrilmiþ ve basýlmýþtýr. Eser muhtevâ olarak Makâlât’la çok büyük benzerlikler göstermektedir. Dîni, ahlâki ve tasavvufî konularý ihtivâ eder.


Fâtiha Sûresi Tefsiri

Hacý Bektaþ Velî’nin böyle bir eseri bulunduðunu ilk defa Fuat Köprülü haber vermiþtir.


Þathiyye

Hacý Bektaþ Velî’nin iki sayfa kadar tutan bir þathiyyesi olduðunu Abdülbâki Gölpýnarlý nakletmektedir.


Hacý Bektaþ Velî’nin Nasîhatlarý

Hacý Bektaþ Velî’ye ait nâsihat ve vasiyyetler, bir nüshasý Hacý Bektaþ Ýlçesi Halk Kütüphanesinde kayýtlý olan ve Dedemoðlu tarafýndan yazýlan “Akâidi Tarîkat” müteakiben kaydedilmiþtir.


Besmele Þerh-i

Bir nüshasý Manisa Kütüphanesinde bulunan bu eser Türkçe olarak kaleme alýnmýþtýr. Eser, Hacý Bektaþ Velî’nin Besmele Tefsiri adýyla yayýnlanmýþtýr. Hacý Bektaþ Velî bu eserinde Besmelenin mânâ ve rûhunu yorumlar. Bunu yaparken de âyet, hadîs ve birtakým kýssalardan deliller getirir.
Hacý Bektaþ Velî’nin Þerh-i Besmele isimli eseri, genellikle ilâhi merhamet ve hoþgörü konusunu iþlemektedir. Bu eserde Rüþtü Þardað tarafýndan 1985 yýlýnda Manisa Ýl Halk Kütüphanesindeki el yazmalarý arasýndan bulunarak, ayný yýl yayýnlanmýþtýr.


Makâlât

Sefer Aytekin, Prof.Dr. Esad Çoþan ve Mehmet Yaman tarafýndan yayýmlanan Makâlât’ýn aslý Arapça’dýr. Velâyetnâme’de Said Emre’nin Makâlât’ý Türkçeye çevirdiði söylenir. Oldukça zengin bir nüsha özelliðine sahip olan eserin manzûm ve mensûr olarak kaleme alýnmýþ nüshalarý da bulunmaktadýr. Makâlât, bilindiði gibi, dört kapý-kýrk makam tertibi üzere kaleme alýnmýþtýr. Dört kapý (Þerîat-Tarîkat-Marifet-Hakikat), kýrk makam anlayýþý Türk mutasavvýflarýnýn kabûl ve takip ettikleri bir sülûk anlayýþýdýr.

Hacý Bektaþ Velî’nin dünyevi, dîni ve tasavvufî konularýndaki duygularýný, düþüncelerini ve nihayet bütünüyle “insan imajýný” en açýk, sade, anlaþýlýr, tabiî söyleyiþlerle ortaya koyduðu eseri hiç þüphesiz “Makâlât”dýr.

Makâlât; Þerîat, Tarîkat, Marifet ve Hakikat gibi dört kapýdan ve her kapýnýn da on makamýndan bahseder. Makâlât’ta; tasavvuftan, kalp ahvalinden, zâhid, ârif ve muhiblerden bahsedilerek insan övülmekte, kendisine verilen nimetler dile getirilmektedir.
Makâlât’ýn ilgi çeken en önemli hususu, düþüncelerin Kur’ân-ý Kerîm’in âyetlerine ve Hz.Peygamber’in Hadîs-i þeriflerine dayandýrýlmýþ olmasýdýr. Bazý bölümlerinde, konular sadece âyetler zikredilerek anlatýlmaya çalýþýlmýþtýr.

Sekiz ayrý bölümden oluþan Makâlât’ýn, birinci bölümünde; “Anâsýr-ý Erbaa”, yani; hava, su, toprak ve ateþ’ten ibaret dört unsura baðlý olarak, dört çeþit Müslüman imajý tipi bulunduðundan bahisle, bunlarýn sýrasýyla; Âbidler, Zâhidler, Marifet Ehli ve Muhibler olduðu belirtilir.

Hünkâr Hacý Bektaþ Velî Makâlât’ta; Ýslâm dîninin îman, ibâdet ve ahlâk konularýna yer vermiþ, ele aldýðý konularý âyet ve hadîslerin ýþýðýnda ve onlarla destekleyerek incelemiþtir. Ýyi bir Müslüman olabilmek ve Allah’ýn rýzâsýna erebilmek için dikkat edilmesi gereken hususlarý, dört ana baþlýk ve her birini de on alt baþlýk halinde sýralamýþ, kendi üslubu ile de dört kapý, kýrk makam olarak ifade etmiþtir.

Þimdi dört kapý, kýrk makam olarak ele alýnan konularý sýralamaya çalýþalým. Þerîat, Tarîkat, Marifet ve Hakikat olarak isimlendirilen dört kapýnýn makamlarý da aþaðýdaki þekilde sýralanmýþtýr:

1 . Birinci Kapý – Þerîat ve On Makamý:
1. ÃŽman getirmektir.
2. Ýlim öðrenmektir.
3. Namaz kýlmak, oruç tutmak, zekât vermek, gücü yeterse hacca gitmek, gazâ etmek ve gusletmektir.
4. Helâl kazanç kazanmak ve ribâ’yý (faizi) haram bilmektir.
5. Nikah kýymak-evlenmektir.
6. Hayýz ve lohusalýkta (Kadýnlardan uzak durmak), cima’ý haram bilmektir.
7. Ehl-i sünnet ve’l-cemââtten olmaktýr.
8. Þefkat ve merhamet sahibi olmaktýr.
9. Helâl yemek ve temiz giyinmektir.
10. Emr-i bi’l ma’ruf ve nehyi’ani’l münkerç (Ýyiliði emredip, yaramaz iþlerden sakýnmaktýr).

2. Ýkinci Kapý – Tarîkat ve On Makamý:
1. Mürþitten el alýp tövbe etmektir.
2. Talîb ve mürîd olmaktýr.
3. Saçýný, sakalýný ve elbiselerini temiz tutmaktýr.
4. Mücâhede etmektir (Nefsine söz geçirmektir).
5. Hizmet etmektir.
6. Korkmak, sakýnmak, emin olmamaktýr.
7. Hak’tan ümidini kesmemektir.
8. Hýrkadýr, zenbildir, makasdýr, seccâdedir, ibrettir, hidâyettir.
9. Sâhib-i makam, sâhib-i cemiyyet, sâhib-i nasîhat, sâhib-i muhabbet olmaktýr.
10. Aþk, þevk ve fakirlik (yokluk) üzere olmaktýr.

3. Üçüncü Kapý – Marifet ve On Makamý:
1. Edebtir.
2. Korkmaktýr.
3. Perhizkârlýktýr.
4. Sabýr ve kanâattýr.
5. Utanmaktýr.
6. Cömertliktir.
7. Ýlimdir.
8. Miskinliktir (Gösteriþsiz yaþamaktýr).
9. Marifettir.
10. Kendi özünü bilmektir.

4. Dördüncü Kapý – Hakikat ve On Makamý:
1. Toprak gibi olmaktýr (Alçak gönüllü, tevâzu ehli olmaktýr).
2. Yetmiþ iki milleti bir görmek ve kimseyi ayýplamamaktýr.
3. Elinden gelen yardýmý kimseden esirgememektir.
4. Dünyada yaratýlmýþ bütün nesnelerin, kendisinden emin olmasýdýr.
5. Her bir iþ için mülkün sahibi Allah’a güvenip yalnýz ondan yardým ve baþarý dilemektir.
6. Sohbettir. Sohbette hakikatýn sýrlarýný söylemektir.
7. Seyr-i sülûk sâhibi olmaktýr.
8. Sýr’dýr. Kendinden sadýr olan kerâmetleri saklamaktýr.
9. Münâcât etmektir (Allah’a yalvarmaktýr).
10. Müþâhede’dir (Tanrý’ya ulaþmak- Fenâfillah makamýdýr).


Hacý Bektaþ Velî’ye Ait Olduðu Söylenen Diðer Eserler

Abdülbaki Gölpýnarlý tarafýndan Hacý Bektaþ Velî’ye ait bir “Hadîs-î Erba’in Þerhi” bulunduðu nakledilmiþtir. Ayrýca “Makâlât-ý Gaybiyye ve Kelimât-ý Ayniyye” adlý bir diðer eserin de ona ait olduðu söylendiði hâlde, esere dair herhangi bir kayda rastlanmamýþtýr.
Hacý Bektaþ Velî’nin “Hunda-nâme” ve “Üssü’l-Hakika” adlý iki eserinin daha olduðu söylenmekteyse de, þimdiye kadar hiçbir nüshasýna rastlanýlmamasý, bizim bu eserlerin niteliði hakkýnda bir yargýda bulunmamýzý güçleþtirmektedir.

alýntý

Dede-baba
25-06-2008, 01:16 AM
Degerli canlar...

Bugün baþta sünni itikatler arasýnda yer alan, nakþibendilerin ve nurcularýn o dahasý diyanetin, bastýrdýklarý ve Hacý Bektaþ-ý Veliye Atfettikleri MAKALAT'lardan bahsetmek istiyorum.. acaba Bu makalattar gerçektende Hünkar'a Ait mi?

Hünkar Hacý Bektaþ-ý Veli Hazretleri Anadolu Aleviliðinin en önemli önder kiþilerinden biridir. Hünkar'ýn adýnýn anýlmadýðý hiçbir Alevi ibadeti yoktur. O halkýmýzýn sönmeyen ýþýðýdýr. O'nu söndüremeyenler, Hünkar'ýn kimliðini ters yüz etme uðraþýna girmekteler...

Bu Tür çabalarýn en önelisi eski Sünni Nakþi cemati lideri olan ESAT COÞAN'NIN VE DÝYANET ÝÞLERÝ BAÞKANLIÐININ baþta olmak üzere Bastýrdýðý MAKALAT'lardýr...

öncelikle belirtmek gerekir ki, "MAKALAT" ýn Arapça orjinalinin saðlýklý ve tam bir nüshasýda mevcut olmayýp, bir birinden farklý "MAKALAT"larda vardýr.

Bu baðlamda, Gerek Diyanetin ve gerekse Sünni yobaz çevrelerin MAKALAT'I bastýrmalarýndaki temel amaç, "Dört kapý Kýrk makam" daki Þeriat kapýsýnda yer alan ve üçüncü makamda yazýlý olan þu ifadelerdir:

"Üçüncü makam: Zekatdur,oruçtur,gücü yetenin hacca varmasý ve hem gaza hem de cenabetten arýnmaktýr...

orjinali: "...ve akimu's-salate ve âtü'z-zekate.. ve savm-ý þehr-i ramazan...vehýccu'l-beyti meni'steâ'a ileyhi sebilen..."

Gerek Diyanetin ve gerekse diðer sünni/þii çevrelerin makalattaki bu ifadeleri görünce adeta gözlerinin içi parlamakta.. ve bu sözleri büyük bir gayretle öne çýkarmaktadýrlar... bunu yapmalarýnda ve öne çýkarmalarýndaki en büyük dertleri, 5 vakitli günlük namazý, 30 günlük Ramazan orucunu, kabe'ye, hacca gitmeyi Alevilere benimsetmektir.

Oysa Alevi-Bektaþilikte... sünnilerin zahiri anlamda yaptýklarý ve anladýklarý bu ibadetlerin hiçbirisi Fiilen bizde yoktur.. Bizler bu ibadetleri sünni/þiiler gibi yapmayýz....Alevi'nin namazý halka namazý .. kýblesi Dost cemali.. Kur'anýn indiði anýn tasviri olan ramazan anýnýn dolunay vakti 3-10 arasý oruç..ve yine Hýzýr ve Muharrem oruç ibadetir ...Hiçbir zaman Alevi-bektaþi sünni þeriat anlayýþýna göre ibadet yapmamýþ ve benimsememiþti...Alevi-bektaþi Ýbadetini perþemde akþamýný cumaya baðlayan Ayin-i cem yapandýr..

Unuttuklarý ve görmezden geldikleri en önemli ayrýntý, bizlerin namazý da orucuda haccýda ve diðer Kur'aný-ý emir ve yasaklarý inkar edenler deðil.. hem sünnilerden hemde þiilerden farklý anlamlandýrdýðýmýz ve yaþadýðýmýzdýr..

Kýlarýz namazý kýlmayýz deðil,
Biz Hakk'ýn emrini bilmeyiz deðil.
Kur'an kitabýmýz,islam dinimiz.
Hadisten,âyetten almayýz deðil.
Bildik rumuzunu savm-ü salatýn.
Ýsteyip ýssýný bulmayýz deðil...

Deðiþte. geçen "Bildik rumuzunu savm-ü salatýn" sözü gerçekten manidardýr. Savm-ü salat yani oruç ve namaz, burada bektaþi anlayýþýna uygun bir biçimde bir Rumuz/simge olduðu vurgulanmakta.. oruç ve namazýn batýn anlamýna iþaret edilmektedir...



Genellikle bu sünni/þii yobaz takýmý, makalattaki namaz, oruç, ramazan gibi ifadeleri, iþlerine geldiði gibi zahiri olarak yorumlayýp, MAKALAT'I bütünsel açýdan ele almadan, Hünkar'ý sünni ilan etme cüreti bile gösterilmektedir. Böylece Alevi-Bektaþilik Sünniliðin içinde yer alan bir tarikat olarak yeniden düzenlenmeye çalýþýlmaktadýr...

Yine gerek Sünni ve gerekse Diyanetin Makalat çevirileri incelendiðinde çeliþkiler ve uydurmalar açýkça göze çarpmaktadýr...

Bu çevreleri ellerinde yazdýklarý makalat'ýn Gerçek Hünkar'ýn makalatý olduðunu söylerler.. Oysa Bu makalatlarýn gerçek olmadýðýný þurdan anlayabilirsiniz..

"...Çün selam ve salat ol resulu'llah hazretine ve âline olduktan sonra OL ESRAR SÖZLÜ VE KELECÝ TUZLU VE LATÝF SÖZLÜ VE GÜLER YÜZLÜ MAKALATI..ýssý ve þer'at soyý ve tertib-i marifet ve gen-i hakikat ve makam ehli sevmedi CEHLÝ VE SAHÝB-Ý GENC-Ý ULÛM O KUTB-I MA'LÛM SULTAN HACI BEKTAÞIYYÜ'L HORASANÝ KADDESA'LLAHU SIRRAHU'L-AZÝZ OL DÃŽN ÇIRAÐI ÃŽMAN NURUNUN YAÐI VE ERENLERÝN TURAÐI BÖYLE BEYAN EDER..."

Diyanet tarafýndan ve sünniler tarafýndan tahrifata uðratýlarak yayýmlanan malakatlarýn ilk cümleleri yukarýda sözlerle baþlar...yani hacý Bektaþ kendi kendine bu övgüleri yaparak sözlerine baþlamýþ, Oysa bu ifadelerin bizatihi Hacý Bektaþýn kendisinin yazdýðýný söylemek Çuvalladýklarýnýn ve yalanlarýnýn açýða çýkmasýndan, dahasý uyduruk makalatlarýnýn ifadelerin hiç birinin Hacý Bektaþ tarafýndan yazýlmadýðýnýn adeta delilidir....

Kültürümüzde hiçbir ulumuz ve eser sahibi olan seyid nesli Evliya ve Pirlerimiz... Kendi yazdýðý eserin baþýna kendini göklere çýkaran, övücü ifadeler koymaz..Bu ifadeler esere yapýlan müdahalenin en büyük kanýtlarýndan biridir...Kendi kendini öven insan... Ýnsaný kamil olabilir mi?

Hünkar'ý Sünni ibadetleri yapan biri olarak gösteren anlatýlar, tümüyle uyduruktur. Hünkar'ý, 5 vakit günlük namaz kýldýran, Hacca götüren zihniyet, Alevi-Bektaþiliðin temeline dinamit koymaya çalýþan zihniyettir...

Bunu hem Diyenetin hemde Sünnilerin tahrip ederek yayýmladýðý makalatý eleþtirel bir gözle incelediðinizdede bulabilirsiniz.. Örneðin geçmiþ yaþantýsýnda sünni iken Hünkara Ýkrrar verip talip olan said Emre, 5 vakit sünni namazý, sünni anlamda kýble ve diðer Ýbadetler hakkýnda bektaþi oladuktan sonra þöyle diyor...

Unuttum namazýmý, dosta tutdum yüzümü,
Dost kendü mürvetinden bir iþaret eyledi.
Ne taat var ne salat, ne zikir var ne tesbih,
Bu beþ vakit namazýmý aþkla terk eyletdirdi.
.......

kanda baksam dopdolu Hacý bektaþ Veli,
Bu said kemter. onun kulý oldu,yola meyledi...

Saygý ve sevgilerimle

Not Yazýn oluþturulurken... Mustafa cemil Kýlýç'ýn HANGÝ SÜNNÝLÝK" adlý eserinden faydanýlmýþtýr.

Hidayet Coban
25-06-2008, 04:22 AM
Emegine Saglik Arzu Can!