PDA

: Abdal Musa Sultan


ceto
10-12-2006, 12:26 AM
Abdal Musa, Anadolu’da Aleviliğin yayılmasında, gelişmesinde büyük katkıları olan bir Alevi önderidir. Kesin doğum tarihi bilinmemekle birlikte, 1300 ile 1400’lü yıllarda yaşadığı sanılmaktadır. Abdal Musa Sultan, Bektaşi Alevileri tarafından çok önemsenen bir zattır. Hacı Bektaş Veli’nin en seçkin halifelerinden biridir. Abdal Musa adına cem düzenlenmektedir. Abdal Musa, Abdal Musa (http://www.alevikonseyi.com/alevi/13/23/33/43/53.html)postu olarak adlandırılan, meydandaki on iki post sıralamasında yer alan ayakçı makamı ile de önemini ortaya koymuştur.
Hemen hemen bütün Alevi önderleri için geçerli olan tarihsel kesinlik, Abdal Musa için de sözkonusudur. Bazı kaynaklar Abdal Musa Sultan’ın Hacı Bektaş Veli’nin akrabası olduğu yönündedir. Aslı Horasan’dadır. Bugün Anadolu’nun bir çok yerinde Abdal Musa’ya atfedilen yerler vardır. Bunların en önemlisi, Antalya ilinin Elmalı yöresinde bulunan Tekke köyündeki dergâhtır. Büyük ihtimalle Abdal Musa Sultan, Anadolu’da bir çok yeri gezip görmüş, insanları aydınlatmıştır. Sonunda Elmalı (http://www.alevikonseyi.com/alevi/13/23/33/43/53.html) yöresine gelip dergâhını kurmuştur. Bu dergâhta yüzlerce kişiyi eğitmiştir. Bunlar arasında Kaygusuz Abdal da vardır. (Bilindiği gibi Kaygusuz Abdal, seçkin bir Alevi önderidir.)
Bilinmesi gerekenler; Abdal Musa Sultan, Anadolu’daki Alevi örgütlenmesini geliştiren, kurumsallaştıran, yüzlerce kişiye eğitim verip irşad eden, bir büyük önderdir. Doğum tarihi, nerede hakka yürüdüğü gibi tarihsel bilgiler mühim olmakla birlikte esas değildir. Esas olan, Anadolu Alevileri adına cemler düzenlediği, kurbanlar kestiği ve bu ulu şahsiyetin insanlığa sunduğu hizmetlerdir. Abdal (http://www.alevikonseyi.com/alevi/13/23/33/43/53.html)Musa Sultan Velayetnamesi ile Abdal Musa hizmetini sürdürmektedir. Ayrıca her yıl Abdal Musa Sultan adına Tekke köyünde şenlikler yapılmaktadır.
Abdal Musa Sultan’ın günümüzde de geçerliliğini koruyan düşüncelerinde kısa bir kesit:
Mümin ol
Halim selim ol
Ahde vefa et
Müsibete (http://www.alevikonseyi.com/alevi/13/23/33/43/53.html) sabret
Sözü düşün sonra söyle
İbadete malına güvenme
Yalan söyleme
Hak divanından ayrılma
Bilmediğin kişiye yar olma
Vaktini zayi etme (http://www.alevikonseyi.com/alevi/13/23/33/43/53.html)
Kimsenin uğradığı kötü duruma gülme
Kendinden ulu kimse ile mücadele etme
Dünya için gönlünü mahzun etme
Mevki sahibi kimseye yüzsuyu dö

Türkü Gözlüm
12-11-2007, 04:49 AM
Abdal musa anadolu aleviliğinin yayılmasında gelişmesinde büyük katkıları olan bir alevi önderidir.1300 ile 1400 lü yıllarda yaşadığı sanılmaktadır. abdal musa sultan bektaşi alevileri tarafından çok önemsenen bir zattır. Hacı bektaşi veli nin en seçkin halifelerindendir abdal musa adına cemler düzenlenir abdal musa postu olarak adlandırılan meydan daki on ikipost sıralamasında yer alan ayakçı makamı ile önemi ortaya konulmuştur
bazı kaynaklar abdal musa nın hacı bektaşi veli nin akrabası olduğu yönündedir. aslı horasandan dır. bu gün anadolunun bir çok yerinde abdal musa ya itilaf edilen yerler vardır abdal musa bütün anadolun nun her yerini gezmiş ve insanları aydınlatmıştır. sonunda gelip elmalı yöresinde dergahını kurmuştur.bu dergahta yüzlerce insanı eğitmiştir. bunlar arasında da kaygusuz abdal vardır.( kaygusuz abdal bilindiği gibi seçkin bir alevi önderidir )
abdal musa sultan anadoluda ki alevilerin örgütlenmesinde gelişmesinde kurumlaşmasında yüzlerce kişiyi eğitip irşad eden büyük bir önderdir. esas olan anadolu aleviliği adına cemler düzenlediği kurbanlar kestiği ve bu ulu şahsiyetin insanlığa sunduğu hizmetlerdir.abdal musa sultan velayetnamesiyle abdal musa hizmetleri sürdürülmektedir. ayrıca her yıl abdal musa sultan adına tekke köyünde şanlikler düzenlenmektedir.
abdal musa sultanın günümüzde de geçerliliğini koruyan düşüncelerinden kısa bir kesit

mümin ol
halim selim ol
ahde vefa et
müsibete sabır et
sözü düşün sonra söyle
ibadette malına güvenme
yalan söyleme
hak divanın dan ayrılma
bilmediğin kişiye yar olma
vaktini zayi etme
kimsenin uğradığı kötüye gülme
kendinden ulusuyla mücadele etme
dünya için gönlünü mahsun etme
mevki sahibi kimeye yüz suyu dökme

Ebru_Sultan
12-11-2007, 05:05 AM
mümin ol
halim selim ol
ahde vefa et
müsibete sabır et
sözü düşün sonra söyle
ibadette malına güvenme
yalan söyleme
hak divanın dan ayrılma
bilmediğin kişiye yar olma
vaktini zayi etme
kimsenin uğradığı kötüye gülme
kendinden ulusuyla mücadele etme
dünya için gönlünü mahsun etme
mevki sahibi kimeye yüz suyu dökme

çok teşekkürler ablacım paylaştığın için:)

Türkü Gözlüm
12-11-2007, 05:07 AM
çok teşekkürler ablacım paylaştığın için:)


sağol can ebrucumm

nafizyilmaz
12-11-2007, 05:58 AM
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA ( DEYİŞ )
SEVGİLER KURUMUŞ ÇÖLE BEZENMİŞ
İNSANLIĞ A KARA BİR ZULÜM GELMİŞ
KALPLER GÖNÜLLER KİNLE BESLENMİŞ
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

ASLANI CEYLANI KARDEŞCE DURUR KUCAKTA
ÂLİMLER MÜRŞİTLER YETİŞTİ BU OCAKTA
SIRLARLA GİZLİ DURUYOR KÖŞEDE BUCAKTA
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

ERENLER AŞKINA YANDIM KÜL OLDUM
HER NE ARAR İSEM KENDİMDE BULDUM
PİR AŞKIYLA YANDIM YAKILDIM KAVRULDUM
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

YILMAZIM YAŞADIM GÖRDÜM BU BOZUK DÜZEN
ZÂLİMLER BEY PAŞA OLMUŞ ARSIZCA GEZEN
HARAMLARLA TALANLARLA KULLARI EZEN
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMiN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

Nafiz YILMAZ

ADAL MUSA SULTAN PİR HÜNKÂRIMIN DERGAHINDA YETİŞMİŞ BEKTAŞİLİĞİN AKDENİZ HAVZASINDA YAYILMASINDA ÖNEMLİ GÖREVİ YERİNE GETİRMİŞTİR BU GÜNKÜ ELMALININ TEKKE KÖYÜNDE TÜRBESİ
DEĞERLİ CAN DOSTUM PAYLAŞIMIN VE AÇTIĞIN GÜZEL VE ANLAMLI KONU BAŞLIKLARINDAN DOLAYI SAĞOLASIN ALEVİ BEKTAŞİ PİRLERİNİ ANIMSATTIĞIN İÇİN HÜNKÂRIMIN NEFESİ İLE KAL

Türkü Gözlüm
12-11-2007, 06:00 AM
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA ( DEYİŞ )
SEVGİLER KURUMUŞ ÇÖLE BEZENMİŞ
İNSANLIĞ A KARA BİR ZULÜM GELMİŞ
KALPLER GÖNÜLLER KİNLE BESLENMİŞ
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

ASLANI CEYLANI KARDEŞCE DURUR KUCAKTA
ÂLİMLER MÜRŞİTLER YETİŞTİ BU OCAKTA
SIRLARLA GİZLİ DURUYOR KÖŞEDE BUCAKTA
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

ERENLER AŞKINA YANDIM KÜL OLDUM
HER NE ARAR İSEM KENDİMDE BULDUM
PİR AŞKIYLA YANDIM YAKILDIM KAVRULDUM
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMİN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

YILMAZIM YAŞADIM GÖRDÜM BU BOZUK DÜZEN
ZÂLİMLER BEY PAŞA OLMUŞ ARSIZCA GEZEN
HARAMLARLA TALANLARLA KULLARI EZEN
ÖMRÜMÜ ADADIM BEN PİRİMiN YOLUNA
YÜZÜMÜ SÜRDÜM HÜNKÂRIMIN HUZURUNDA

Nafiz YILMAZ

ADAL MUSA SULTAN PİR HÜNKÂRIMIN DERGAHINDA YETİŞMİŞ BEKTAŞİLİĞİN AKDENİZ HAVZASINDA YAYILMASINDA ÖNEMLİ GÖREVİ YERİNE GETİRMİŞTİR BU GÜNKÜ ELMALININ TEKKE KÖYÜNDE TÜRBESİ
DEĞERLİ CAN DOSTUM PAYLAŞIMIN VE AÇTIĞIN GÜZEL VE ANLAMLI KONU BAŞLIKLARINDAN DOLAYI SAĞOLASIN ALEVİ BEKTAŞİ PİRLERİNİ ANIMSATTIĞIN İÇİN HÜNKÂRIMIN NEFESİ İLE KAL



sende sağol can dost yazdığın güzel deyiş için güzel yürekli dostt

Türkü Gözlüm
13-11-2007, 03:40 AM
horasan dan ruma zuhur eyleyen
pirim HACI BEKTAŞ VELİ değil mi ?
binip cansız duvarı yürüten
pirim HACI BEKTAŞ VELİ değil mi ?

benim bir dileğim var kerimden
münkir bilmez evliyanın dilinden
kaygusuzum ayrı düştüm pirimden
ağlar gelir şahım abdal musa ya

KAYGUSUZ ABDAL

<Yaren>
13-11-2007, 03:42 AM
emeğine sağlık canom ;)

Mustafa Kemal
13-11-2007, 10:23 AM
ABDAL MUSA SULTAN
İsmail kaygusuz

Kısa Bir Giriş
Abdal Musa Sultan’ın tarihsel ve siyasal kişiliği çok önemlidir. Hacı Bektaş Veli’den sonra ikinci Pir olarak, Beylikler Dönemi’nde 14.yüzyılın ortalarına doğru Anadolu tarihini değiştirecek bir tercihte bulunmuş; resmi tarihin anlattıklarının tersine Osmanoğlu Orhan’ı (ö.1362) terkederek, Aydınoğlu Umur’u (ö.1348) desteklemiştir. Onun büyük donanmalarla denizlere egemen olma ve Bizans yönetiminin muhalif prensleriyle dostluklar kurarak, güçlü bir biçimde Balkanlara-Avrupaya açılma siyasetini beğeniyor olmalıydı ki, 1340 yılının başında ona kızıl börk giydirip el vererek Gazi yapmış. Sonra yanına kırk gazisiyle Seyyid Ali Sultan’ı katarak Çanakkale Boğazını nereden geçeceğine dair taktik bile vermişti. Umur Gazi’nin kendileri için yaşamsal tehlike gösteren bu siyasetini erken anlayan Avrupa Feodalları, Papa’nın da desteğiyle hazırladıkları büyük Haçlı donanmasıyla Venediklilerin komutasında 1348’de İzmir’e yaptıkları ani baskınla Aydınoğulları donanmasını yokettiler. Bu baskına yiğitçe direnen Umur Gazi de genç yaşta yaşamını yitirdi. Baskın defedilip, Haçlı donanması yokedilebilseydi tarihin seyri kesinlikle değişecek, belki bugün Osmanoğullarının değil, Aydınoğullarınınki gerçek tarihimiz olacaktı.
Devamını okumak için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.)

http://www.aleviakademisi.de/dosyalar/Abdal_Musa_Sultan.pdf

Türkü Gözlüm
13-11-2007, 10:51 AM
ABDAL MUSA SULTAN
İsmail kaygusuz

Kısa Bir Giriş
Abdal Musa Sultan’ın tarihsel ve siyasal kişiliği çok önemlidir. Hacı Bektaş Veli’den sonra ikinci Pir olarak, Beylikler Dönemi’nde 14.yüzyılın ortalarına doğru Anadolu tarihini değiştirecek bir tercihte bulunmuş; resmi tarihin anlattıklarının tersine Osmanoğlu Orhan’ı (ö.1362) terkederek, Aydınoğlu Umur’u (ö.1348) desteklemiştir. Onun büyük donanmalarla denizlere egemen olma ve Bizans yönetiminin muhalif prensleriyle dostluklar kurarak, güçlü bir biçimde Balkanlara-Avrupaya açılma siyasetini beğeniyor olmalıydı ki, 1340 yılının başında ona kızıl börk giydirip el vererek Gazi yapmış. Sonra yanına kırk gazisiyle Seyyid Ali Sultan’ı katarak Çanakkale Boğazını nereden geçeceğine dair taktik bile vermişti. Umur Gazi’nin kendileri için yaşamsal tehlike gösteren bu siyasetini erken anlayan Avrupa Feodalları, Papa’nın da desteğiyle hazırladıkları büyük Haçlı donanmasıyla Venediklilerin komutasında 1348’de İzmir’e yaptıkları ani baskınla Aydınoğulları donanmasını yokettiler. Bu baskına yiğitçe direnen Umur Gazi de genç yaşta yaşamını yitirdi. Baskın defedilip, Haçlı donanması yokedilebilseydi tarihin seyri kesinlikle değişecek, belki bugün Osmanoğullarının değil, Aydınoğullarınınki gerçek tarihimiz olacaktı.
Devamını okumak için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.)

http://www.aleviakademisi.de/dosyalar/Abdal_Musa_Sultan.pdf

paylaşımın için sağol can emeğine sağlık

@erdal@
28-05-2008, 11:41 AM
ABDAL MUSA SULTAN


Horasan'dan Rum'a zuhur eyleyen
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi
Binip cansız duvarları yürüten
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

Anadolu'nun ünlü erenlerinden ve ermişlerinden olan Abdal Musa Sultan, aynı zamanda ünlü bir ozan ve düşünürdür. Aslen Horasan'lı dır. Azerbaycan'ın Hoy kasabasına gelmiş ve bir süre orada yaşamış olduğundan, "Hoylu'' olarak tanınmıştır. Hacı Bektaş Veli'nin amcası Haydar Ata'nın oğlu, Hasan Gazi'nin oğludur. Kaygusuz Abdal Menkıbesine göre "Kösre Musa" adıyla da anılır.

Abdal Musa Sultan, Horasan Erenlerinden ve Hz. Peygamber soyundandır. 14. yy. da yaşadığı ve Osmanlıların Bursa'yı fethi yıllarında Orhan Bey'in askerleriyle savaşlara katıldığı ve büyük yararlıklar gösterdiği tarihi kaynaklarda yazılıdır. Hacı Bektaş Veli'nin önde gelen halifelerindendir. Payesi sultanlık, mertebesi "Abdallık". Pir evindeki hizmet postu ise, "Ayakçı Postu''dur. Bu post Bektaşi tarikatındaki on iki posttan on birincisi olup, diğer adı ''Abdal Musa Sultan Postu"dur. Ayakçılık, Abdallık mertebesidir.

Elmalı, Tekke köyündeki dergahı, ilk Bektaşilerin dört büyük "Asitanei Bektaşiyan" dan biridir. Ancak, Anadolu'nun inanç coğrafyasında seçkin bir yeri, etkin bir gücü olan Abdal Musa Sultan adına daha bir çok yerde makam ve mezarlar yapılmıştır. Bir çok yazar ve araştırmacı, bu büyük savaşçı ve düşünürü konu alan araştırmalar yapmışlardır. Bazılarına göre, Abdal Musa Sultan; Bursa'nın fethine katıldıktan sonra Manisa, Aydın ve Denizli yöresinde bulunmuş, daha sonra da Türkmen ve yörüklerin yoğun bulunduğu Elmalı yöresinde tekkesini kurmuştur. Ayrıca Denizli'de yatan "Büyük Yatağan Baba"dan esinlendiğini de belirtmişlerdir.

Abdal Musa Sultan, Elmalı yôresinde kurduğu tekkesinde sayısız kişiler irşad etmiş (uyarmış) ve bunlar arasında büyük ozanlar yetişmiştir. Bunların en ünlüsü de, Alevi-Bektaşi edebiyatın abidelerinden sayılan Kaygusuz Abdal'dır.

Ancak, onunla ilgili olarak Abdal Musa Sultan Velayetnamesi'nde konu edilen söylenceyi yeri gelmişken aktarmadan geçmeyelim:

''Alaiye reyinin oğlu Gaybi, Abdal Musa'ya derviş olup, Kaygusuz adını alınca, babası oğlunu kurtarmak ister. Tekke Beyi'nin yardımını talep eder. Tekke Beyi'de Kılağılı İsa adlı pehlivan yiğidini Abdal Musa'nın tekkesine yollar. İsa, dergaha varır ve kapıya gelince: Çağırın bana Abdal Musa'yı diye gürler. Ancak, atı ürker ve İsa'yı sırtından atar, sürükleyerek parçalar.

Tekke beyi bu olaya çok sinirlenir ve ordusuyla harekete geçer. Abdal Musa Sultan'ı yakmak öbek öbek odunlar yığılır. Ateşler tutuşturulur. Abdal Musa Sultan'da üç yüz kadar müridi ile semah ederek yola koyulur...

Bu öyle bir geliş ki, onlarla birlikte dağlar, ağaçlar, kayalar da beraber yürür Dervişler bir gülbank çekip ateşe girer. Ateş onları yakmaz, onlar ateşi söndürürler.

Bu manzarayı gören Kaygusuz'un babası, dunuma hayranlıkla bakar Abdal Musa'nın ellerini öper ve geriye döner. Kaygusuz bu dergahta kırk yıl hizmet eder...''

Abdal Musa Sultan'ın kerametleri, kendi adı verilen Velayetname'de anlatılır. Abdal Musa Sultan Velayetnamesi, günümüz Türkçesi ile Ali Adil Atalay tarafından beşinci kez olarak yayınlanmıştır. kerametlerinden biri de şöyle: "Abdal Musa Sultan, bir pamuk içine kor halinde bir ateş parçasını müridlerinden biriyle, Geyikli Baba'ya gönderir. Geyikli baba da, ona bir bakraç içinde geyik sütü gönderir. Bu kerametin, yorumu da, "hayvanatı iradesine bağlamak, bitkilere hükmetmekten zordur'' şeklindedir.

Şair, düşünür, Horasan ereni Abdal Musa Sultan'ın keramet ve erdemleri yedi yüzyıldan bu yana dillerde söylenir durur. Antalya, Elmalı ilçesine bağlı Tekke köyündeki türbesi, 14. yy.'da Selçuklu mimarisi örneğinde yapılmıştır. Tekke hakkında en önemli bilgiyi 17 yy. da burayı ziyaret eden ünlü gezgin Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde vermiştir. Bu bilgilere göre tekkenin kubbesindeki altın alem, beş saatlik yerden görülüyormuş. Abdal Musa Sultan sandukası baş ucunda seyyid olduğunu gösteren yeşil imamesi durur. Tekkenin etrafında bağ ve bahçeler uzanır, Misafirhaneler, kiler, mutfak meydanlar gibi bir çok ek binalar varmış. Mutfakta kırk derviş hizmet eder. Meydanın dışında ayrıca büyük bir misafirhane bulunur ki, üstü konak, altı ise iki yüz at alacak kadar büyük bir ahırdır. Misafir hiç eksik olmaz.

Tekke yapıldığı günden beri mutfağında hiç ateş sönmemiştir. Tekkenin çok zengin vakıfları vardır. On binden fazla koyunu, bin camuzu, binlerce devesi ve katın, yedi değirmeni ve daha birçok varlığı ile üç yüz elli yıl önceki Abdal Musa Sultan tekkesinin çok büyük zenginliklere sahip bir kurum olduğunu belirtiyor. Evliya Çelebi...

Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra dağıtılan tekkeler arasında Abdal Musa Sultan tekkesi de nasibini almıştır. 1242 (1829)'da hükümetçe gönderilen memurlar tarafından, dergahta mevcut bütün eşyalar ve binlerce canlı hayvan satılıp defteri İstanbul'a gönderilmiştir. Bu hal tekkelerin 1925'de kapanmasına kadar yaşanmıştır.

Değişik dönemlerde onarım gören Tekke, zaman içinde yıkılmış, günümüzde ise sadece Abdal Musa Sultan türbesi kalmıştır. Türbede, Abdal Musa, annesi, babası, kız kardeşi ile Kaygusuz Abdal'ın kabirleri vardır.

Tekke'nin giriş kapısındaki kitabe yazısının bir beyt'ini aşağıya alıyoruz:

Edeble kıl ziyaret bir makaam-ı alişandır bu
Füyuz'u Hakk'a menba asitan-ı aşikaandır bu.

Önce de belirtildiği gibi; Aleyi-Bektaşi şiirine ''nefes''adı verilir. Alevi-Bektaşi şiiri de, genellikle Yunus Emre'nin şiirinden etkilenmiştir. Bu şiir, daha sonra Abdal Musa ile yönünü çizmiş ve Kaygusuz Abdal'la beslenerek doruğuna erişmiştir. Abdal Musa'nın günümüze kadar gelen şiirleri çok azdır. Ancak az da olsa, bu şiirler, Alevi-Bektaşi edebiyatının seçkin örnekleri sayılır. Bu şiirlerle Alevi-Bektaşi edebiyatı kesin anlam kazanmıştır.


Nefesleri:



Kim ne bilür bizi nice soydanuz
Ne zerre ottan ne hod sudanuz

Bizim meftunumuz marifet söyler
Biz Horasan mülkündeki baydanuz

Yedi deniz bizim keşkülümüzde
Hacem umman ise biz de göldenüz

Hızır İlyas bizim yoldaşımızdır
Ne zerrece Günden ne de Aydanuz

Yedi tamu bize nevbehar oldu
Sekiz uçmak içindeki köydenüz

Bizim zahmımıza merhem bulunmaz
Biz kudret okuna gizli yaydanuz

Turda Musa durup münacat eyler
Neslimizi sorarsanız ''Hoy'' danuz

Ali geldi adım bahane
Güvercin donunda kondum cihana

Abdal Musa oldum geldim zemana
Arif anlar bizi nice sırdanuz.

Horasan'dan Rum'a zuhur eyleyen
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi
Binip cansız duvarları yürüten
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

Doksan altı bin Horasan Pirleri
Elli yedi bin de Rum erenleri
Cümlesinin servirazı serveri
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

Balım Sultan arkadaşı, yoldaşı
Kızıldeli Sultan dürür hem eşi
Abdal Musa Sultan dersen ne kişi
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?