:
ramazan orucu tutan alevi deðildir.
Türkmen
01-10-2006, 06:32 AM
ALEVÝLERDE RAMAZAN ORUCU YOKTUR !
Oruç ibadeti, çok tanrýlý dinlerde de tek tanrýlý dinlerde de vardýr. Oruç Ýslamiyet ÝLE BAÞLAMAMIÞTIR. Oruç ibadeti sadece þekli bir ibadet deðildir. O kiþinin nefis terbiyesi ile iliþkilidir.
Oruç, Ýslamiyet’ten önce Arap yarýmadasýnda HANÝF’ler tarafýndan DA tutulurdu. HANÝFLER Hazreti Ýbrahim'in dinine inananlara verilen isimdir. Hazreti Muhammed de HANÝF dinine inanýyordu.
ÝSLAMÝYETTEN ÖNCEKÝ HANÝF dininde oruç; akþam niyetlenip yatýnca baþlar ertesi gün batýnca sona erer. SAHURU yoktur.
ALEVÝLER’DE ÝSLAMÝYET’TEN öncesine dayanan ve Hazreti Ýbrahim geleneði ile süren tüm peygamberlerin tuttuðu Muharrem Orucunu tutarlar. Sahur yoktur. Orijinal oruç budur.
Kuran-ý Kerim'deki Bakara Suresi'nin belirttiði oruç budur. Kuran'da aynen þöyle yazýyor, Siz ey iman etmiþ olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kýlýndýðý gibi size de farz kýlýndý, ki Allah'a karþý saygý ve sorumluluk DUYGULARINI kazanasýnýz.
Görüldüðü gibi bu ayetle bahsedilen oruç Ýslamiyet'ten önce tutulan HANÝF orucudur. Ýþte Aleviler bu orucu tutuyorlar.
Aleviler, tüm peygamberlerin ve Hazreti Muhammed'in de tuttuðu Muharrem Orucu’nu tutuyorlar. Alevi olup da Ramazan orucunu tutanlar ya bilgisiz ya da asimile olmaktan dolayý tutuyor olabilirler.
Ülkemizde isteyen istediði orucu tutabilir. Ama Alevi inancýnda / geleneðinde Ramazan ORUCU tutmak yoktur. Aleviler’de Muharrem Orucu, Hýzýr Orucu ve 48 Perþembe günlerinde dileyen kiþilerin tuttuðu oruç vardýr.
deðerli hocam, muhteþem bir insan CEMAL ÞENER'in yazýsýdýr.
Birgün gazetesinden alýntýdýr.
sinan boztepe
01-10-2006, 06:48 AM
RAMAZAN ORUCU
Deðerli canlar, cümlenizi aþký muhabbet ile selamlýyorum.
Sözlerime bir dörtlük ile baþlamak istiyorum:
Eðer tutamazsan her daim oruç
Senede bir ay aç kalsam ki ne fayda
Ýnsanlýkla doyurmazsam özümü
Midemi iftarda doyursam ki ne fayda…
Canlar, orucun Arapça kelime karþýlýðý, “savm ve siyam” olarak geçer. Savm; hareketsiz kalmak, susmak anlamýndadýr. Kuran, savm kelimesinin, oruç tutmak ve susmak anlamýnda iki þekilde kullanýldýðýný iþaret eder. Kiþi aklen, fikren, ruhen ve bedenen oruçlu ise, bizim o kiþiye eyvallahýmýz vardýr. Orucu sadece açlýk olarak algýlayan bir kiþi, orucun asýl vasvýna eremeyip kötü fiillerden uzaklaþamayan bir kiþi, aç kalarak bedenine eziyet etmiþ olur. Yada diðer bir deyiþle, yarým iman etmiþ olur.
Cenabý Hakk, Kuran’da "Biz her ümmet için ayrý bir yol þekli öðrettik" diyor. Bu ayetin güzelliðine bakýn. Ne diyoruz; 72 millet var, demek ki her milletin kendine özgü ibadet þekli olmalý. Çünkü Allah öyle buyuruyor. Eðer yüce yaratýcý istese idi her millete ayný ibadeti öðretirdi. Herkes ayný þeyleri yapardý. Öyle ise, insanlarý yaptýklarý ibadetlerden ötürü hakir görmemek gerekir. Býrakýn efendim, isteyen istediði gibi ibadetinin gereðini yapsýn. Senin ibadetin yanlýþ, benimki doðru demek, Allah’ýn emrine karþý çýkmak demektir.
Tüm bu açýklamalardan sonra, gelelim Ramazan orucuna; tutan canlara ibadetlerinin hayýrlara vesile olmasýný dilerim. Bu yazýmda kimsenin ibadetinin doðruluðunu veya yanlýþlýðýný yargýlamak gibi bir telaþým yok, aslada olamaz. Herkese saygýmýz var, tek istediðimiz þey bizim duyduðumuz saygýnýn bir nebzesinin de bize duyulmasýdýr.
Ramazan orucu ile ilgili tek bir ayet vardýr, o da Bakara suresi 185. ayettir: Bu ayette þöyledir: "Ramazan öyle bir aydýr ki Kuran o ay içerisinde indirilmiþtir.O Kuran ki doðru yolun apaçýk inandýrýcý belgelerini taþýyýcýdýr, doðru ile eðriyi ayýrt edicidir. Öyleyse içinizden bu aya eriþenler oruç tutmalýdýr. Hasta olanlarla yolculuk edenler için tutmadýðý günü daha sonra kaza etmelidir. Allah size kolaylýk göstermek ister, yoksa güçlük göstermek istemez. Bu da o günü tutmanýz, sizi doðru yola ilettiðinden dolayý Allah'ý ululamanýz, ona þükretmeniz içindir."
Bu ayet dýþýnda Ramazan orucunun zikredildiði tek bir ayet yoktur. Ama gelin görün ki, Bakara suresi ayet 183. ayette Ramazan ayýnýn R' si dahi geçmezken; Türkçe meallerde Ramazan orucu olarak vurgu yapýlmýþtýr. Þimdi Bakara Suresi 183. ayete bakalým: “Ey iman edenler! Oruç, sizden evvelkilere farz kýlýndýðý gibi, sizin üzerinize de farz kýlýndý. Bu sayede korunmanýz umulmaktadýr.” Ama gelin görün ki, Türkçe meallerde “Ey iman edenler! Sizden evvelkilere farz kýlýndýðý gibi, sizin üzerinize de Ramazan orucu farz kýlýndý. Ta ki günahlardan sakýnasýnýz.” Diye geçer. Arapça’sýnda Ramazan ismi geçmezken, orucu meþrulaþtýrmak için, Allah’ýn kelamýna kalem katmak Müslümanlýk mýdýr? Eðer o ayette Ramazan orucu vurgulanacak olsaydý, Cenab-ý Hakk kendisi Yüce kitabýna yazdýrýrdý.(Ve ayetlerin geliþ sýrasý, birçoðunun sandýðý gibi deðildir. Örneðin; Bakara Suresi 47. ayetin ardýndan 48. ayet gelmemiþtir, baþka bir surenin baþka bir ayeti onu tamamlayýcý olarak gelmiþtir.) Fecr Suresi 1. 2. 3. ayetlerin ardýndan Bakara Suresi 183. ayet nail olmuþtur. Fecr Suresi ise Muharrem orucunu vurgular. Demek ki, Bakara 183. ayet Muharrem orucunun teyitidir. Allah, biz inananlarýn üzerine Muharrem orucunu farz kýlmýþtýr. Ademden buyana, tüm Peygamberlerin tuttuðu bir oruçtur o. Peki deðerli canlar, Bakara Suresi 185. ayet, Hz. Muhammed’in peygamber oluþunun 22. yýlýnda nail olmuþtur. Öyle ise peygamber, 22 yýl boyunca hangi orucu tuttu? Yada hiç oruç tutup ibadet etmedi mi? Bakara Suresi 183. ayete tekrar dönelim “sizden evvelkilere farz kýldýðýmýz gibi…” diyor, ramazan orucunun teblið zamaný belli, evvelki insanlar hangi orucu tuttu ki, o orucu bize farz kýlýyor. MUHARREM.
Tekrar konumuza dönecek olursak, Ayet 185. tende anlaþýlacaðý üzere, sayý belirtilmemiþ, aksine tekil bir bildirim yapýlmýþtýr. "Oruç tutmalýdýr" diyor, “oruçlarý tutsunlar” demiyor, yani tekil bir bildirim var burada. Ve bir diðer husus þudur ki; "tutmadýðý günü daha sonra kaza etmelidir" bu cümlede de tekil bir bildirim var. “Tutmadýðý günleri” demiyor, “tutmadýðý günü” diyor. “Bu da o günü tutmanýz” diyor, nedir o gün? Dostlar tek bir gün bildirimi var, o gün diyor. Dikkat edecek olursak “Bu da o günüleri tutmanýz” demiyor. Çoðul sayý yok.
Demek ki birilerinin savunduðu gibi 30 gün deðil de; sadece bir gündür. O gün ise, Kuran’ýn nail olduðu gündür.
Peki 30 Gün tutanlar bunu neye dayanarak tutuyorlar? Kuran gayet açýk, tekil bir bildirim var ve Allah’ýmýz asla sayý bildirmemiþ. Peki neye dayanarak 30 gün tutuyorlar? Emevi’lerin Arap gelenekleri “Din” olup, Ramazan ayýnda da karþýmýza çýkýyor.
Bazý kesimlerde þunu savunmaktadýrlar; Hz. Muhammed de 30gün tuttu! Peki bende þunu sormak isterim: Hz. Peygamber bu orucu tutarken, sizler onun yanýndaydýnýz mý? Eðer Muhammed Mustafa böyle bir oruç tutsaydý; onun her davranýþýný kendisine örnek alan Ehlibeyt, bu orucu devam ettirirdi. Hz. Muhammed için canýný, serini veren ailesi ve onun devamý olan Seyyidler, bu orucu tutmadýysalar, Araplara bir tepki deðildir bu! Olan bir orucu ret deðildir bu! Ýslam Dininde olamayan bir orucu, daha sonradan dine soktuklarý içindir. Olmayan bir ibadeti de çok haklý olarak yapmamýþlardýr.
Tüm bunlarýn ýþýðýnda gelinen sonuç þudur; olmayan bir ibadeti icraa eden büyük bir çoðunluk var, biz Aleviler de onlara saygý duyuyoruz. Ama bize de oruç tutmuyorsunuz diye tepki göstermesinler, bizler Hakk-Muhammed-Ali yolunda gidiyoruz. Üstte de vurguladýðým, Allah’ýn Adem Peygamberden buyana farz kýldýðý Muharrem orucunu tutuyoruz.
28.09.2006
Sinan BOZTEPE
Alevi Ýslam Din Hizmetleri Baþkanlýðý
Türkmen
01-10-2006, 06:53 AM
Baþlik Bana Ait Deðil. Ayrica Ramazan Orucu Kurana ömer Ve Osman Tarafindan Konulmuþtur. þeklinde Iddialar Var.
Bilginize..
Rojaazme
01-10-2006, 07:06 AM
Baþlik Bana Ait Deðil. Ayrica Ramazan Orucu Kurana ömer Ve Osman Tarafindan Konulmuþtur. þeklinde Iddialar Var.
Bilginize.. yüregine saðlýk can ömer osman ve bekirin yaptýklarýný bugun çekiyoruz çekmeyede devam edecegiz bu üçü hz muhammet ve alinin soyuna yapmadýklarý kalmamýþtýr....
erenoglu
01-10-2006, 12:51 PM
RAMAZAN ORUCU
Deðerli canlar, cümlenizi aþký muhabbet ile selamlýyorum.
Sözlerime bir dörtlük ile baþlamak istiyorum:
Eðer tutamazsan her daim oruç
Senede bir ay aç kalsam ki ne fayda
Ýnsanlýkla doyurmazsam özümü
Midemi iftarda doyursam ki ne fayda…
Canlar, orucun Arapça kelime karþýlýðý, “savm ve siyam” olarak geçer. Savm; hareketsiz kalmak, susmak anlamýndadýr. Kuran, savm kelimesinin, oruç tutmak ve susmak anlamýnda iki þekilde kullanýldýðýný iþaret eder. Kiþi aklen, fikren, ruhen ve bedenen oruçlu ise, bizim o kiþiye eyvallahýmýz vardýr. Orucu sadece açlýk olarak algýlayan bir kiþi, orucun asýl vasvýna eremeyip kötü fiillerden uzaklaþamayan bir kiþi, aç kalarak bedenine eziyet etmiþ olur. Yada diðer bir deyiþle, yarým iman etmiþ olur.
Cenabý Hakk, Kuran’da "Biz her ümmet için ayrý bir yol þekli öðrettik" diyor. Bu ayetin güzelliðine bakýn. Ne diyoruz; 72 millet var, demek ki her milletin kendine özgü ibadet þekli olmalý. Çünkü Allah öyle buyuruyor. Eðer yüce yaratýcý istese idi her millete ayný ibadeti öðretirdi. Herkes ayný þeyleri yapardý. Öyle ise, insanlarý yaptýklarý ibadetlerden ötürü hakir görmemek gerekir. Býrakýn efendim, isteyen istediði gibi ibadetinin gereðini yapsýn. Senin ibadetin yanlýþ, benimki doðru demek, Allah’ýn emrine karþý çýkmak demektir.
Tüm bu açýklamalardan sonra, gelelim Ramazan orucuna; tutan canlara ibadetlerinin hayýrlara vesile olmasýný dilerim. Bu yazýmda kimsenin ibadetinin doðruluðunu veya yanlýþlýðýný yargýlamak gibi bir telaþým yok, aslada olamaz. Herkese saygýmýz var, tek istediðimiz þey bizim duyduðumuz saygýnýn bir nebzesinin de bize duyulmasýdýr.
Ramazan orucu ile ilgili tek bir ayet vardýr, o da Bakara suresi 185. ayettir: Bu ayette þöyledir: "Ramazan öyle bir aydýr ki Kuran o ay içerisinde indirilmiþtir.O Kuran ki doðru yolun apaçýk inandýrýcý belgelerini taþýyýcýdýr, doðru ile eðriyi ayýrt edicidir. Öyleyse içinizden bu aya eriþenler oruç tutmalýdýr. Hasta olanlarla yolculuk edenler için tutmadýðý günü daha sonra kaza etmelidir. Allah size kolaylýk göstermek ister, yoksa güçlük göstermek istemez. Bu da o günü tutmanýz, sizi doðru yola ilettiðinden dolayý Allah'ý ululamanýz, ona þükretmeniz içindir."
Bu ayet dýþýnda Ramazan orucunun zikredildiði tek bir ayet yoktur. Ama gelin görün ki, Bakara suresi ayet 183. ayette Ramazan ayýnýn R' si dahi geçmezken; Türkçe meallerde Ramazan orucu olarak vurgu yapýlmýþtýr. Þimdi Bakara Suresi 183. ayete bakalým: “Ey iman edenler! Oruç, sizden evvelkilere farz kýlýndýðý gibi, sizin üzerinize de farz kýlýndý. Bu sayede korunmanýz umulmaktadýr.” Ama gelin görün ki, Türkçe meallerde “Ey iman edenler! Sizden evvelkilere farz kýlýndýðý gibi, sizin üzerinize de Ramazan orucu farz kýlýndý. Ta ki günahlardan sakýnasýnýz.” Diye geçer. Arapça’sýnda Ramazan ismi geçmezken, orucu meþrulaþtýrmak için, Allah’ýn kelamýna kalem katmak Müslümanlýk mýdýr? Eðer o ayette Ramazan orucu vurgulanacak olsaydý, Cenab-ý Hakk kendisi Yüce kitabýna yazdýrýrdý.(Ve ayetlerin geliþ sýrasý, birçoðunun sandýðý gibi deðildir. Örneðin; Bakara Suresi 47. ayetin ardýndan 48. ayet gelmemiþtir, baþka bir surenin baþka bir ayeti onu tamamlayýcý olarak gelmiþtir.) Fecr Suresi 1. 2. 3. ayetlerin ardýndan Bakara Suresi 183. ayet nail olmuþtur. Fecr Suresi ise Muharrem orucunu vurgular. Demek ki, Bakara 183. ayet Muharrem orucunun teyitidir. Allah, biz inananlarýn üzerine Muharrem orucunu farz kýlmýþtýr. Ademden buyana, tüm Peygamberlerin tuttuðu bir oruçtur o. Peki deðerli canlar, Bakara Suresi 185. ayet, Hz. Muhammed’in peygamber oluþunun 22. yýlýnda nail olmuþtur. Öyle ise peygamber, 22 yýl boyunca hangi orucu tuttu? Yada hiç oruç tutup ibadet etmedi mi? Bakara Suresi 183. ayete tekrar dönelim “sizden evvelkilere farz kýldýðýmýz gibi…” diyor, ramazan orucunun teblið zamaný belli, evvelki insanlar hangi orucu tuttu ki, o orucu bize farz kýlýyor. MUHARREM.
Tekrar konumuza dönecek olursak, Ayet 185. tende anlaþýlacaðý üzere, sayý belirtilmemiþ, aksine tekil bir bildirim yapýlmýþtýr. "Oruç tutmalýdýr" diyor, “oruçlarý tutsunlar” demiyor, yani tekil bir bildirim var burada. Ve bir diðer husus þudur ki; "tutmadýðý günü daha sonra kaza etmelidir" bu cümlede de tekil bir bildirim var. “Tutmadýðý günleri” demiyor, “tutmadýðý günü” diyor. “Bu da o günü tutmanýz” diyor, nedir o gün? Dostlar tek bir gün bildirimi var, o gün diyor. Dikkat edecek olursak “Bu da o günüleri tutmanýz” demiyor. Çoðul sayý yok.
Demek ki birilerinin savunduðu gibi 30 gün deðil de; sadece bir gündür. O gün ise, Kuran’ýn nail olduðu gündür.
Peki 30 Gün tutanlar bunu neye dayanarak tutuyorlar? Kuran gayet açýk, tekil bir bildirim var ve Allah’ýmýz asla sayý bildirmemiþ. Peki neye dayanarak 30 gün tutuyorlar? Emevi’lerin Arap gelenekleri “Din” olup, Ramazan ayýnda da karþýmýza çýkýyor.
Bazý kesimlerde þunu savunmaktadýrlar; Hz. Muhammed de 30gün tuttu! Peki bende þunu sormak isterim: Hz. Peygamber bu orucu tutarken, sizler onun yanýndaydýnýz mý? Eðer Muhammed Mustafa böyle bir oruç tutsaydý; onun her davranýþýný kendisine örnek alan Ehlibeyt, bu orucu devam ettirirdi. Hz. Muhammed için canýný, serini veren ailesi ve onun devamý olan Seyyidler, bu orucu tutmadýysalar, Araplara bir tepki deðildir bu! Olan bir orucu ret deðildir bu! Ýslam Dininde olamayan bir orucu, daha sonradan dine soktuklarý içindir. Olmayan bir ibadeti de çok haklý olarak yapmamýþlardýr.
Tüm bunlarýn ýþýðýnda gelinen sonuç þudur; olmayan bir ibadeti icraa eden büyük bir çoðunluk var, biz Aleviler de onlara saygý duyuyoruz. Ama bize de oruç tutmuyorsunuz diye tepki göstermesinler, bizler Hakk-Muhammed-Ali yolunda gidiyoruz. Üstte de vurguladýðým, Allah’ýn Adem Peygamberden buyana farz kýldýðý Muharrem orucunu tutuyoruz.
28.09.2006
Sinan BOZTEPE
Alevi Ýslam Din Hizmetleri Baþkanlýðý
sevgili Sinan, ramazan orucu hakkinda ki yorumlariniza ben daha degisik bir yorumla katilacagim, gerci yazinizi okudugumda belki ayni seyi savunuyoruz. kurani kerimin nisa suresinin 92. ayetinde oruc ile daha degisik yorumlar mevcuttur. bunlari asagiya alacagim benim düsüncem oruc herkese farz olmamistir. yanliz burda bakara suresinin 183.ayeti ile nisa suresinin 92. ayeti celisiyor.Edip Yüksel nisa suresi 92 :Ýnanmýþ bir kiþi, kaza hali hariç inanmýþ birisini öldüremez. Kim bir inananý kazara öldürmüþse inanmýþ bir köleyi salmalý ve ölenin ailesine diyet ödemeli. Ancak diyetten vazgeçip sadaka olarak kabul ederlerse baþka. Öldürülen, sizinle savaþ halinde olan bir topluluða mensup bir inanan ise, o zaman inanan bir köleyi salmalýsýnýz. Ancak, maktul aranýzda anlaþma olan bir topluluktan ise ailesine diyet vermeli ve inanmýþ bir köleyi salmalýsýnýz.31 Kim (gerekli parayý veya salacaðý bir köle) bulamýyorsa, ALLAH tarafýndan tevbesinin kabul edilmesi için iki ay aralýksýz oruç tutmalýdýr. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Elmalýlý Hamdi Yazýrnisa suresi92:Bir müminin diðer bir mümini öldürmesi caiz olmaz, meðer ki yanlýþlýkla ola. Kim bir mümini yanlýþlýkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin mirasçýlarýna teslim edilecek bir diyet vermesi lazým gelir, meðer ki mirasçýlar o diyeti sadaka olarak baðýþlamýþ olalar. Eðer öldürülen -kendi mümin olmakla beraber- size düþman bir kavimden ise, o zaman öldürenin bir esir azad etmesi gerekir. Þayet kendileriyle aranýzda bir antlaþma bulunan bir kavimden ise, mirasçýlarýna teslim edilecek bir diyet vermek ve mümin bir köle azad etmek icap eder. Bunlara gücü yetmeyen, Allah tarafýndan tevbesinin kabul edilmesi için, ardý ardýna iki ay oruç tutmalýdýr. Allah, herþeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Yaþar Nuri Öztürknisa suresi 92 :Yanlýþlýk hali müstesna, bir müminin bir mümini öldürmesi olacak þey deðildir. Yanlýþlýkla bir mümini öldürenin, özgürlüðü elinden alýnmýþ bir mümini özgürlüðüne kavuþturmasý, ölenin ailesine de üzerinde anlaþmaya varýlacak tatmin edici bir diyet vermesi gerekir. Vârislerin, diyeti baðýþlamasý hali müstesna. Eðer öldürülen, mümin olmakla birlikte size düþman bir topluluktan ise o zaman öldürenin, özgürlüðünden yoksun bir mümini özgürlüðüne kavuþturmasý gerekir. Öldürülen, sizinle aralarýnda antlaþma bulunan bir toplumdan ise o durumda, öldürülenin ailesine tatmin edici bir diyet verme yanýnda, hürriyetinden yoksun bir mümini hürriyetine kavuþturmak da gerekli olur. Bunlara imkân bulamayan, Allah'a tövbe olarak iki ay kesiksiz oruç tutar. Allah, gereðince bilendir, hikmeti sonsuzdur.
saygilar
Türkmen
03-10-2006, 07:48 AM
KÝMSENÝN NE ZAMAN ORUÇ TUTACAÐINA KÝMSE KARIÞAMAZ ELBETTEKÝ AMA ÞURASI TARÝHÝ BÝR GERÇEKKÝ, alevi gelneðinde ramazan orucu yoktur....
BENCE RAMAZAN AYINDA RAMAZAN AYIDIR DÝYE ORUÇ TUTAN KÝÞÝ ( BAÞKA SEBEPLERLE TUTABÝLÝR) ALEVÝ OLAMAZ. O ARTIK YA ÞÝÝDÝR YA DA SÜNNÝ.
SELAMLAR...
srdr_ist
03-10-2006, 08:11 AM
KÝMSENÝN NE ZAMAN ORUÇ TUTACAÐINA KÝMSE KARIÞAMAZ ELBETTEKÝ AMA ÞURASI TARÝHÝ BÝR GERÇEKKÝ, alevi gelneðinde ramazan orucu yoktur....
BENCE RAMAZAN AYINDA RAMAZAN AYIDIR DÝYE ORUÇ TUTAN KÝÞÝ ( BAÞKA SEBEPLERLE TUTABÝLÝR) ALEVÝ OLAMAZ. O ARTIK YA ÞÝÝDÝR YA DA SÜNNÝ.
SELAMLAR...
Bunun neresi mantýklý neye göre söylediðini anlamýyorum.
Bu ne mantýk týktýr yaa.
tamam bir kulp bulalým ama alevisi kurandan bu konu ile mi ayrýlýr. Burda kurana mý inanmaz.
Ya akýllý dellilli biþey koy ortaya yada kusara kalma tutmam ama 3-4 perþembeye gelen gün sayýsýný tutarým.
Çünkü inanmýyorum bu konuda doðru biþey var.
menkýbe gibi anlatýlacak þey deðildir.
Akýlý yoluyla düþünceni söylemenden bana biþey veremezsin.
o halde þia mýyým baþka biþey miyimde diyemezsin desende kaale almam.
Türkmen
03-10-2006, 08:17 AM
Tekrar Yaziyorum :
Alevi Geleneðinde / Inancinda Ramazan Orucu Yoktur !!!!
Ramazan Ayi Içindeki Perþembe Oruçlari Vardir. RamazanIN 21. Günü Hazreti Ali'nin þehadeti Nedeniyle De Oruç Tutulmaktadir.
Bunun Diþinda Ramazanda Oruç Tumak Kiþisel Bir Karardir. Aleviliði Baðlamaz.
Alevi'nin Ramazan Orucu Yoktur.
ömer'in Osman'in Tahrif Ettiði Iddia Edilen Kur'an Alevilerin Gözünde Daima Tartiþmalidir. ÞÜPHELÝDÝR.
Tarihsel Gerçekleri Inkar Ederek Yeni Bir Alevilik Kuramazsiniz. Ya Da Sizden önceki Alevileri Cahil Zennedip Güya Onlara Gerçek Islam'i öðretip Ramazan Orucuna, Camiye, Namaza, Hacca çaðiramazsiniz...
çaðirsaniz Da Zaten Gerçek Alevi Kizilbaþlar Bu çaðriniza Uymayacaktir.
Uyanlarin Yollari Açik Olsun !
srdr_ist
03-10-2006, 11:01 AM
Camide küfür edip kývanlar bizi çaðýrmazlar merak etmeyin gelmeyeceðimizi onlar bilir bizde gitmeyiz.
bu konuda kimsede biþey diyemez.
Ben size alimce soru soruyorum.
Camiyi çýkarýn.
Ramazan vede Hac olayýnda neden bunu yapýyoruz.
hz Peygamber ebu bekir önderliðinde haca giderken Hz Ali yi yetiþtirip hacýlarýn lideri ettiðini biliyoz nasýl olurda haccý olmaya yada kabe ziyaretinden de uzak kalýrýz.
Ramazan adý var mý yok mu belli deðil.
Ne olduðu belli Kuran inmiþ Kadir gecesi bu ayda ama gel gör kadir gecesini kuranýn indiði bu ayý hiçten mi sayacaz kadir gecesi muharrem ayýnda mý kuran bu ayda inmiþtir.
Bunlar önemli siz biz bu yolu bu nedenle gidiyoruz yada gidiyorum bunlarý bilmeden anlamadan heleki siz bu garip tavrýnýzla býçak keser gibi keserek olayý halletmeye çalýþýp yookkkk diye söylerseniz isterseniz yorum yapmama hakkýna sahipsiniz ama bu gidiþ içime dert oluyor.
ben sizin gibi gitmiyorum benim amacým ehlibeyt yolunda Kul olmaktýr Allah a saldým çayýra ben sizin gibi yapamadýðýmdan soruyorum.
Bilmediðimden deðil bildiðim halde soruyorum olaki biþey daha alýrýz ama havada güzel su dövülüyor gelin sizde göstereyim.
Derviscemal
03-10-2006, 11:02 PM
Camide küfür edip kývanlar bizi çaðýrmazlar merak etmeyin gelmeyeceðimizi onlar bilir bizde gitmeyiz.
bu konuda kimsede biþey diyemez.
Ben size alimce soru soruyorum.
Camiyi çýkarýn.
Ramazan vede Hac olayýnda neden bunu yapýyoruz.
hz Peygamber ebu bekir önderliðinde haca giderken Hz Ali yi yetiþtirip hacýlarýn lideri ettiðini biliyoz nasýl olurda haccý olmaya yada kabe ziyaretinden de uzak kalýrýz.
Ramazan adý var mý yok mu belli deðil.
Ne olduðu belli Kuran inmiþ Kadir gecesi bu ayda ama gel gör kadir gecesini kuranýn indiði bu ayý hiçten mi sayacaz kadir gecesi muharrem ayýnda mý kuran bu ayda inmiþtir.
Bunlar önemli siz biz bu yolu bu nedenle gidiyoruz yada gidiyorum bunlarý bilmeden anlamadan heleki siz bu garip tavrýnýzla býçak keser gibi keserek olayý halletmeye çalýþýp yookkkk diye söylerseniz isterseniz yorum yapmama hakkýna sahipsiniz ama bu gidiþ içime dert oluyor.
ben sizin gibi gitmiyorum benim amacým ehlibeyt yolunda Kul olmaktýr Allah a saldým çayýra ben sizin gibi yapamadýðýmdan soruyorum.
Bilmediðimden deðil bildiðim halde soruyorum olaki biþey daha alýrýz ama havada güzel su dövülüyor gelin sizde göstereyim.
Sayýn Srd_ist,
Lütfen siz Anadolu Aleviliði bir araþtýrýnýz. Çünkü bu konulardaki tutumunuz ve davranýþýz sizin þii inancýný anlatýðýnýzý gösteriyor. Her ALi yi seven Alevi olamaz biliyorsunuz. Alevi inancýný taþýyan insanlarýn Ramazan orucu ile iþleri olmaz olayý açýkcasý budur..
saygýlarýmla
srdr_ist
03-10-2006, 11:37 PM
Sayýn Srd_ist,
Lütfen siz Anadolu Aleviliði bir araþtýrýnýz. Çünkü bu konulardaki tutumunuz ve davranýþýz sizin þii inancýný anlatýðýnýzý gösteriyor. Her ALi yi seven Alevi olamaz biliyorsunuz. Alevi inancýný taþýyan insanlarýn Ramazan orucu ile iþleri olmaz olayý açýkcasý budur..
saygýlarýmla
Pirin siz derviþ cemallerdensiniz yani ben size talibim .Sen þii dersen hata bende deðil siz yolu doðru sürmemiþsiniz ben ne edeöm.
Sana mý inanam kurana mý inanam tarihemi inanam de sen görüm.
Ben inancýmý yani kendimi bulmöaya çalýþýyorum.
Araþtýrmak açýk sýnavdýr.
Düþüncelerim yalan yanlýþtýr tereddüt etmeden sorup soruþturmaya yöneltmeye çalýþýyorum.
Günahý sizin vede soyunuzun boynuna.
Ama bana elimiz bu var bunla idare et deme aklým almýyor almayan þeyide din diye kabul edemem Hz Ali Din Akýldýr der. Aklýmýn ermediði dine görmediðim Allah a inanmam der.
Konu budur.
Haka soruyorum Ramazan siyasi bir maçta red ettiðimiz dini bir gerçeklik midir yoksa gerçekten böyle biþey yok mu*
Kuran miraç hatta peygamber.
Pirim talip pirini yükseltir bu soruya cevap sana makam kazandýrýr küçülmez ben talibim sorarým.
Sizler pirsiniz cevaplayacaksýnýz kýnamayacaksýnýz.
ceddinize sýðýnýn sizde hata eyelediniz ben deðil.
Yazýk dede soyu pirim hali ya galiba çekip gidecem bu diyarlardan.
polata
03-10-2006, 11:42 PM
KÝMSENÝN NE ZAMAN ORUÇ TUTACAÐINA KÝMSE KARIÞAMAZ ELBETTEKÝ AMA ÞURASI TARÝHÝ BÝR GERÇEKKÝ, alevi gelneðinde ramazan orucu yoktur....
BENCE RAMAZAN AYINDA RAMAZAN AYIDIR DÝYE ORUÇ TUTAN KÝÞÝ ( BAÞKA SEBEPLERLE TUTABÝLÝR) ALEVÝ OLAMAZ. O ARTIK YA ÞÝÝDÝR YA DA SÜNNÝ.
SELAMLAR...
Sayýn Srd_ist,
Lütfen siz Anadolu Aleviliði bir araþtýrýnýz. Çünkü bu konulardaki tutumunuz ve davranýþýz sizin þii inancýný anlatýðýnýzý gösteriyor. Her ALi yi seven Alevi olamaz biliyorsunuz. Alevi inancýný taþýyan insanlarýn Ramazan orucu ile iþleri olmaz olayý açýkcasý budur..
saygýlarýmla
Dün, "Hangi Alevilik size yakýn" konusu içerisinde
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=3683&page=3
bugün için Alevi olarak adlandýrýlan inancýn ve içerisinde yer alan toplumun gerçekte içerisinde farklýlýklarý olan ancak ortak noktalarý itibari ve tarihsel geliþim nedeni ile ayný çatý altýnda buluþan deðiþek açýlýmlarý bulunduðundan bahsetmeye çalýþmýþtým. Söz konusu yazýmda;
Alevi kelimesinin 19. asýrda özelliklede ikinci yarýsýnda oluþmaya ve kullanýlmaya baþlandýðýný düþünürsek hayýr. Ondan öncesinde Alevi ismi ve tanýmý terminolojide ve uygulamada yer almadýðý görülmekte. Alevi kelimesinin yerine Bektaþiler (ki Çelebi ve Babagan kolu olarak ikiye ayrýlýyor), Kýzýlbaþlar, Tahtacýlar, Türkmenler, Yörükler gibi isimler kullanýlmakta.
19. asýrýn son çeyreðinde ve özelliklede 20. asýrla birlikte bütün bu inançlar ayný potaya konulup tek bir isimle anýlýyor. Týpký ülkede yaþayan Hanefi, Þafi gibi Ehl-i Sünnet fýkýh mezheplerinin Sünni olarak anýlmasý gibi bir tek iismle anýlýyor.
Bugün için Alevilik olarak isimlendrsekte aslýnda bu bize gerçeði yansýtmamaktadýr. Ýnancýn temel kavramlarýnda birlik görülür gibiysede veya ibadet ritüellerinde benzerlikler arz etsede hepsini ayný isim altýnda toplamak aykýrýlýklarýný yok etmemiþtir.
Aykýrýlýklar kimi zaman ayný isim altýnda toplanan (örneðin Kýzýlbaþlýkta) öðelerde de ibadet þekillerinde, kimi ritüellerde ve inancýn topluma yansýmasýnda görülebilmektedir.
Bugün için Alevi kelimesi içerisinde yer alanlarý günümüz söylemleri açýsýndan baþta Ýslam içi ve Ýslam dýþý olarak görenler olmak üzere iki ana gruba ve akabinde de alt gruplara ayýrmak mümkündür.
Iþýkçýlar, Zerdüþtçiler, Kültürcüler v.b. isimlerle anabileceðimiz grup Aleviliði Ýslam dýþý görmekte, Ýslam'ýn Aleviliði etkilemesine raðmen içerisinde ki diðer unsurlardan dolayý bütünü ile Ýslam içinde sayýlmayacaðýný kabul etmektedir. Bu grubun bir kýsmý geçmiþte ki Kýzýlbaþlardan ayrýlarak oluþmuþtur diyebiliriz. Bir kýsmý ise kendisini Alevi olarak tanýmlamakla birlikte Ateistliði öne sürmektedir (Kültürcüler).
Bektaþiler (babaðanlar), Ehl-i Beytçiler (Kýzýlbaþlar), Çelebiler, Cafericiler, Türkmenler (Tahtacýlar, Yörükler, Türkmenler) v.b. isimlerle anabileceðimiz grup ise Aleviliðin Ýslam içinde olduðunu beyan ana grup içerisinde yer almaktadýr. Bu grupta bir kýsmý için hala Safeviyenin etkisi çok fazla hissedilmekte ve bu nedenle katý bir Ehl-i Beytçilik hakim bulunmaktadýr.
kýsaca ayrýmlara iliþkin ön bilgiler vermeye çalýþmýþtým.
Sn.Türkmen, bir yandan KÝMSENÝN NE ZAMAN ORUÇ TUTACAÐINA KÝMSE KARIÞAMAZ ELBETTEKÝ derken diðer taraftan BENCE RAMAZAN AYINDA RAMAZAN AYIDIR DÝYE ORUÇ TUTAN KÝÞÝ ( BAÞKA SEBEPLERLE TUTABÝLÝR) ALEVÝ OLAMAZ. O ARTIK YA ÞÝÝDÝR YA DA SÜNNÝ bir yorum ve sonuç getirip Ramazan orucunu tutan Alevileri yok saymakta bir anlamda düþkün ilan etmekte.
Sn.Derviscemal'de, Sn Türkmen'i destekleyen bir yazý ile Alevi inancýný taþýyan insanlarýn Ramazan orucu ile iþleri olmaz derken diðer yandan bir tespitte daha bulunuyor Her ALi yi seven Alevi olamaz biliyorsunuz Bu noktada insanýn aklýna acaba Hz. Ali ve onun soyundan gelenler hiç Ramazan orucu tutmadýlar mý? Tuttular ise kaç gününü tuttular?
"Ramazan orucu Alevilerde 3 gün tutulur ve bunlarda Hz.Ali'nin yaralandýðý, yatakta acý çektiði ve öldüðü gündür" diye getirilen açýklamalar acaba ne derece mantýklýdýr. Hz.Ali ölmeden önceki senelerde hiç Ramazan orucu tutmadý mý? veya Hz.Ali Ramazan ayýnda deðilde baþka ayda ölse nasýl Ramazanda üç gün oruç tutmayý nasýl açýklayacaktýk?
Makalat da Þeriat kapýsýnýn üçüncü makamýnda ne yazýlýdýr? Namaz, oruç, hac ve zekat kelimeleri geçmekte midir?
Sonuç olarak bugün Alevi olarak adlandýrýlan ancak içerisinde çeþitli isimlerde birbiri ile alakalý olsa da çeþitli ayrýmlarý bulunan farklýlýklarý bilmemiz gerektiði gibi bazýlarýnda yer alan uygulamalardan dolayý içinde bulunduðumuz inancý referans alýp yok saymak veya dýþarý atmak gerçekçi olmaz.
Derviscemal
03-10-2006, 11:50 PM
Sevgili srd_ist can ve dostlarým,
bakýnýz Anadolu Aleviliðinde Ramazan orucu diye birþey yoktur diyorum ýsrarla söylüyorum. Söylermisiniz bana kimin piri tutmuþ Ramazan Orucu. Sevgili Srd doðru siz bizim taliplerimizsinizi bunu daha öncede sordum dedimki Hangi Derviscemal li pir dede söyledi Ramazanda oruç tutulacak diye.. Ve belirtim dostlarým benim anne tarafým ve baba tarafým Alevi Ýnanç önderidir Biri Kureyþ li diðeri Derviscemal li hiç bir þekilde ramazan orucunu kabul etmiyor dedelerim. Onlarýn dedeleride kabul etmemiþ. E sonuç bakýyorum tarihe dedem 90 yaþýnda, dedemin dedesi 90 yýl yaþamýþ oda babsýnda öyle görmüþ. Demekki alevi inancýnda ramazan yok olsaydý bu 200-250 yýllýk dilimde birisi tutar ve söylerdir. Þimdi Alevilik islamýn özüdür hayde ramazan orucu tutalým mantýðý bu toplumu asimile etmekten, yýpratmaktan ve kardeþlerimizin kafalarýný karýþtýrmaktan öteye gidemez dostlarým...
aþk ile..
erenoglu
03-10-2006, 11:52 PM
sevgili canlar, tekrar ramazan orucu ile kurani kerimin nisa suresinin 92.ayetine göre ramazan orucu herkese farz kilinmamistir.o ayette sadece yanlislikla,kazara insan öldürenler icin farz kilinmistir. ki insan öldüren kisinin para ödeme gücü ve köle azad etme imkani yoksa , onun icin oruc farz kilinmistir. ben insan öldürmedim,ben buna inaniyorum ve bu yüzden de ramazan orucunu tutmuyorum.
saygilar
srdr_ist
03-10-2006, 11:53 PM
Dün, "Hangi Alevilik size yakýn" konusu içerisinde
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=3683&page=3
bugün için Alevi olarak adlandýrýlan inancýn ve içerisinde yer alan toplumun gerçekte içerisinde farklýlýklarý olan ancak ortak noktalarý itibari ve tarihsel geliþim nedeni ile ayný çatý altýnda buluþan deðiþek açýlýmlarý bulunduðundan bahsetmeye çalýþmýþtým. Söz konusu yazýmda;
kýsaca ayrýmlara iliþkin ön bilgiler vermeye çalýþmýþtým.
Sn.Türkmen, bir yandan derken diðer taraftan bir yorum ve sonuç getirip Ramazan orucunu tutan Alevileri yok saymakta bir anlamda düþkün ilan etmekte.
Sn.Derviscemal'de, Sn Türkmen'i destekleyen bir yazý ile derken diðer yandan bir tespitte daha bulunuyor Bu noktada insanýn aklýna acaba Hz. Ali ve onun soyundan gelenler hiç Ramazan orucu tutmadýlar mý? Tuttular ise kaç gününü tuttular?
"Ramazan orucu Alevilerde 3 gün tutulur ve bunlarda Hz.Ali'nin yaralandýðý, yatakta acý çektiði ve öldüðü gündür" diye getirilen açýklamalar acaba ne derece mantýklýdýr. Hz.Ali ölmeden önceki senelerde hiç Ramazan orucu tutmadý mý? veya Hz.Ali Ramazan ayýnda deðilde baþka ayda ölse nasýl Ramazanda üç gün oruç tutmayý nasýl açýklayacaktýk?
Makalat da Þeriat kapýsýnýn üçüncü makamýnda ne yazýlýdýr? Namaz, oruç, hac ve zekat kelimeleri geçmekte midir?
Sonuç olarak bugün Alevi olarak adlandýrýlan ancak içerisinde çeþitli isimlerde birbiri ile alakalý olsa da çeþitli ayrýmlarý bulunan farklýlýklarý bilmemiz gerektiði gibi bazýlarýnda yer alan uygulamalardan dolayý içinde bulunduðumuz inancý referans alýp yok saymak veya dýþarý atmak gerçekçi olmaz.
Saygýlarýmý en içten dileklerimle sunuyorum.Size deðerli can abim.
Bu herkese verilecek bir cevaptýr. Kimsede bu ilim karþýsýnda kim olursa olsun hangi dinden olursa olsun üstündür.
Derviscemal
03-10-2006, 11:54 PM
Bunun üzerinde ýsrarla duruyorum çünkü sevgili dostlarým bziler can ciðeriz, forumumuzu ziyaret eden akrdeþlerimiz, canlarýmýz var onlara karþý sorumluyuz. Eðerki Varsa Anadolu Aleviliðinde Ramazan orucu tutan birini gösterin. Alevilikte ne zaman tutulmaya baþlandý bu oruç. Hangi dede söylediyse söylerin dostlarým ..
saygýlarýmla
srdr_ist
04-10-2006, 12:00 AM
Sevgili srd_ist can ve dostlarým,
bakýnýz Anadolu Aleviliðinde Ramazan orucu diye birþey yoktur diyorum ýsrarla söylüyorum. Söylermisiniz bana kimin piri tutmuþ Ramazan Orucu. Sevgili Srd doðru siz bizim taliplerimizsinizi bunu daha öncede sordum dedimki Hangi Derviscemal li pir dede söyledi Ramazanda oruç tutulacak diye.. Ve belirtim dostlarým benim anne tarafým ve baba tarafým Alevi Ýnanç önderidir Biri Kureyþ li diðeri Derviscemal li hiç bir þekilde ramazan orucunu kabul etmiyor dedelerim. Onlarýn dedeleride kabul etmemiþ. E sonuç bakýyorum tarihe dedem 90 yaþýnda, dedemin dedesi 90 yýl yaþamýþ oda babsýnda öyle görmüþ. Demekki alevi inancýnda ramazan yok olsaydý bu 200-250 yýllýk dilimde birisi tutar ve söylerdir. Þimdi Alevilik islamýn özüdür hayde ramazan orucu tutalým mantýðý bu toplumu asimile etmekten, yýpratmaktan ve kardeþlerimizin kafalarýný karýþtýrmaktan öteye gidemez dostlarým...
aþk ile..
ne ramazaný ben 11 yaþýnda istanbula geldimde öðrendim.
benim ceddim tutmamýþ kabul ama ceddim doðru yapmýþ yapmamýþ benim kadar tarih bilgisi var mý?
Herþeye bir kulp bulmuþlar.
kuraný dahi okumayý bilmeyen okuma yazmasý olmamýþ kendice amel edip birbirinden almýþ satmýþ ilimle buraya kadar.
doðrular nerde can dedemin yaptýðýný kabul etmek nereye kadar þimdi bazý doðrularý çýkarsak hata olduðunu ispatlasak ortaya ne çýkar asýl cevap çok þey çýkar.
Biz aleviliði Yunusun di,zelerinden götürüyoruz.
ozanlarda öyle yapmýþ.
Herkes çokluðu anlatmýþ ama zatý sýfatta Allah yine tektire getirmiþ.
Yani Allah herþeydir sonrada tektir demiþ.
Uzun uzun anlatýrým ama dedimya sormak soruþturmak gerek can pirim ben size millete artýk ütopyacý alevilikten kurtulun þaman cý alevilikten kurtulun ki doðru aleviliði tartýþalým asýl alevviliði ortaya koyalým diyorum.
12 imamlarýn aleviliðini.
Bu sakýn ramazan ile baðdaþ týrmayýn bende ramazaný tutmuyorum 30 gün tuttupta sizde tutun demiyorum.
Ama gerçek karanlýkta gün ýþýðýna çýkmasý gerek.
Derviscemal
04-10-2006, 12:09 AM
ne ramazaný ben 11 yaþýnda istanbula geldimde öðrendim.
Ramazan orucunu tutanlar çoçuklarýna daha 5 yaþýnda geldiðinde öðretiyorlar yanýlmýyorsam..
benim ceddim tutmamýþ kabul ama ceddim doðru yapmýþ yapmamýþ benim kadar tarih bilgisi var mý?
Sevgili Srd_Ýst,
Biz ceddimizin yolundayýz.. Pir Sultan Abdal ne dedi
"Dönen dönsün ben dönmezem Yolumdan,
Dönen ateþlerde cayýr cayýr yana"
Herþeye bir kulp bulmuþlar.
kuraný dahi okumayý bilmeyen okuma yazmasý olmamýþ kendice amel edip birbirinden almýþ satmýþ ilimle buraya kadar.
Kuraný kerimin deðiþtirildiðine inanmýþlar çünkü. Kuran Hz.MUhammet döneminde toplanmadýki ömer osman zamanýnda toplandý ayetlerde deðiþiklik yapýldýðýna inanýrlar Anadolu Alevileri çünkü..
doðrular nerde can dedemin yaptýðýný kabul etmek nereye kadar þimdi bazý doðrularý çýkarsak hata olduðunu ispatlasak ortaya ne çýkar asýl cevap çok þey çýkar.
Sevgili Srd_ist,
Alevilik dedelerimizin yaptýðýdýr. Bu bir inanç sistemidir. Ramazan orucu yoktur, cani yoktur, cemlerimiz vardýr ve Muharrem orucu vardýr neden tutulduðunu herkes bilir, su içmeyiz neden içmediðimizi herkes bilir.
Biz aleviliði Yunusun di,zelerinden götürüyoruz.
ozanlarda öyle yapmýþ.
Herkes çokluðu anlatmýþ ama zatý sýfatta Allah yine tektire getirmiþ.
Yani Allah herþeydir sonrada tektir demiþ.
Uzun uzun anlatýrým ama dedimya sormak soruþturmak gerek can pirim ben size millete artýk ütopyacý alevilikten kurtulun þaman cý alevilikten kurtulun ki doðru aleviliði tartýþalým asýl alevviliði ortaya koyalým diyorum.
Sevgili Srd_Ýst,
doðru alevilik Anadolu ALeviliðidir. Þimdi Ýslamýn içinde ramazan orucu ile yarýn namazýyla kaynaþtýrýlmak istenen asimle olmuþ bir inanç alevilik deðildir. Þamanizimden etkilenmiþse bizim inancýmýz budur. Bunu inakar etmeyiz.
12 imamlarýn aleviliðini.
Bu sakýn ramazan ile baðdaþ týrmayýn bende ramazaný tutmuyorum 30 gün tuttupta sizde tutun demiyorum.
Ama gerçek karanlýkta gün ýþýðýna çýkmasý gerek.
Gerçek nedir ki, herkes yoluna inanýr...
Adam vurmazi adam asmaz ben yoluma kurban olayým
ben Ali me kurban olayým..
aþk ile..
polata
04-10-2006, 12:16 AM
Bunun üzerinde ýsrarla duruyorum çünkü sevgili dostlarým bziler can ciðeriz, forumumuzu ziyaret eden akrdeþlerimiz, canlarýmýz var onlara karþý sorumluyuz. Eðerki Varsa Anadolu Aleviliðinde Ramazan orucu tutan birini gösterin. Alevilikte ne zaman tutulmaya baþlandý bu oruç. Hangi dede söylediyse söylerin dostlarým ..
saygýlarýmla
Sevgili Serkan,
Konuya bugün için bakýp deðerlendiriyoruz. Bugün ki Alevilik ve içerisindeki ayrýmlar ve onlarýn uygulamalarý ile bundan 50, 100, 200, hatta 800 yýl önceki ayný mý?
Bir örnek vermek gerekir ise anne tarafýmdan akraba olan, üstelik ocak kültürü içerisinde yer alýp bir anlamda ocak kurucusu soyundan gelenlerden bundan önceki kuþakta oruç tutup, hac'a gidenler olduðunu biliyorum. Ve hatta yine ocak kurucusu soyundan gelip namaz kýlanlarýn varlýðýnýda biliyorum. Ancak bu namaz öyle camide veya mescitte deðil evinde, yeri gelsin oturduðu yerde, yeri gelsin bilinen þekli ile.
Ýlave olarak Bektaþi postuna baðlý kimi yerlerde oruç, namaz ve hac olaylarýnýn olduðuda bilinmekte. Hatta Hacýbektaþ ilçesinin yerlilerinde bir kuþak öncesinde namaz ve orucun olduðuda bilinmekte. Ankara ve batýsýnda yer alan yerleþim yerlerindeki namaz ve oruç yaklaþýmlarý ile doðuanadoluda özellikle ocak kültünün olduðu yerdeki uygulama ve bakýþ açýlarý farklýlýk izlemektedir.
Bundan çok deðil 40-50 yýl önce Aleviliðin Kýzýlbaþ kesimince pek bilinmeyen, önemsenmeyen Hacý Bektaþ dergahý bugün önemlidir, nerede ise Aleviliðin merkezi kabul edilmektedir. Kýsaca bugün uygulama bu yönde geliþmiþtir diyerek yok saymak veya uygulayanlarý düþkün ilan etmek yanlýþ olur.
Önemli olan nokta geçmiþte ibadet uygulamalarý hangi kesimlerde vardý, ne gibi deðiþik farklýlýklar içeriyordu, bu zamana yansýyan deðiþimlerin nedenleri nelerdir? Bu konularý araþtýrmak daha yerinde olacaktýr.
srdr_ist
04-10-2006, 12:19 AM
Tamam pirim ben size þunu diyeyim.
Allah tan baþka tanrý yok.
Aleviliðin Yolu Böyle deðil inanmýyorum
Herkes kendince ekleyip cahil milleti dediðini yapmýþ.
Þuan sizin yaptýðýnýz gibi.
Tassavuf bile farklý yaa
Bir Kayguzusun deyiþi
Bir pir sultan abdalýn deyiþine benzer mi
Herkes bildiðini kendince felsefe yapmýþ
Bir bakýyorsun Hünkara inana halk
Birden bakýyorsun Þah ismalin peþinde gitmiþ.
Hatta hacý bektaþa baðlý dergahlar þah ismaile baðlý dergahlar var ve hatta bunlar arasýnda birde savaþ var.
Benim inancým siyasi deðil kimsenin tekeline girmiyorum Kuraný rehber ediyorum o sultanlara saygý ile eðiliyorum onlarýn dediði bana klavuzdur ama siz nasýl anlayýp kendinize klavuz ediyorsanýz bende anladýðýn þekilde klavuz ediyorum.
Arada fark anlayýþ birazda ilim.
Desene nesimi gibi yanmak yüzülmek düþer bize.
kabeyi insan yaparým ama her insaný yapmam siz zoraki herkesi kabe yapýyorsunuz.
o zaman kimöse kýlýný kýpýrtmadan kabe olmuþ oluyor benim inancýmda hak eden oluyor ya hayvan olur yada cahil olur malum tasavvuf bu iþte böyle anlar böyle söylerim.
Derviscemal
04-10-2006, 12:28 AM
Tamam pirim ben size þunu diyeyim.
Allah tan baþka tanrý yok.
Aleviliðin Yolu Böyle deðil inanmýyorum
Herkes kendince ekleyip cahil milleti dediðini yapmýþ.
Þuan sizin yaptýðýnýz gibi.
Tassavuf bile farklý yaa
Bir Kayguzusun deyiþi
Bir pir sultan abdalýn deyiþine benzer mi
Herkes bildiðini kendince felsefe yapmýþ
Bir bakýyorsun Hünkara inana halk
Birden bakýyorsun Þah ismalin peþinde gitmiþ.
Hatta hacý bektaþa baðlý dergahlar þah ismaile baðlý dergahlar var ve hatta bunlar arasýnda birde savaþ var.
Benim inancým siyasi deðil kimsenin tekeline girmiyorum Kuraný rehber ediyorum o sultanlara saygý ile eðiliyorum onlarýn dediði bana klavuzdur ama siz nasýl anlayýp kendinize klavuz ediyorsanýz bende anladýðýn þekilde klavuz ediyorum.
Arada fark anlayýþ birazda ilim.
Desene nesimi gibi yanmak yüzülmek düþer bize.
kabeyi insan yaparým ama her insaný yapmam siz zoraki herkesi kabe yapýyorsunuz.
o zaman kimöse kýlýný kýpýrtmadan kabe olmuþ oluyor benim inancýmda hak eden oluyor ya hayvan olur yada cahil olur malum tasavvuf bu iþte böyle anlar böyle söylerim.
Sayýn serdar,
biz kimseyi zorla kaba yaptýðýmýz yok, lakin Anadolu aleviliðine bakýn diyorum size, bu bir inanç merkezidir aleviliðe böyle inanmýþ bu halk evliyalar enbiyalar siz þimdi kendinizce bir alevilik yaratacaksýnýz takdir sizin ama bu yanlýzcana sizi baðlar unutmayýn. Açýn bakým Tunceli de yaþan Erzincan da yaþayan alevi Halkýna ...
Son olarak þunu diye bilirim Bu inanç Sistemidir, bu yol böyle devam eder gayrýsý olamaz..
Sevgili polata,
Alevilik yanlýzcan þimdi asimile edilmek istenmiyorki. Yüz yýllardýr köylere cami yapýlýyor alevi inanç ödnerleri asimile edilmeye çalýþýlýyor. Her dergahýn önüne cami yapýlýyor Hacý Bektaþ Veli ve Karacaahmet örnektir. Dolayýsý ile zaman zaman kendisine aleviyim deyip namaz kýlmýþ kiþileri görebiliryoruz þu anda o zmanlardada vardýr. Bu yoldan çýkmaktýr Alevilik bu kadar demokratik bir inançtýr ama deðerlerine ve öz yapýsýný bozmayacaðýz. Eðerki namaz oruç sunni inançta vardý ise niye o kadar bedel ödedik. Niye derimiz yüzülü , Pirimiz asýldý.. neden..
Bizim yolumuzda pirimizde uludur.
aþk ile..
sinan boztepe
04-10-2006, 12:30 AM
Deðerli dostlar, þunu yapan Alevidir- bunu yapan Alevi deðildir lafý yerine; 72 millete bir nazarla bakan, Eline-Beline-Diline sahip olan, Aþýna-Ýþine-Eþine sahip olan.... ve daha nice insanlýk gereðini yapan Alevidir desek, daha uygun olmazmý....
Alevilik, merkezine insaný koyan bir inanç sistemidir. Ýnsaný sevmeyen Alevi olmamaz vesselam....
polata
04-10-2006, 01:11 AM
Sevgili polata,
Alevilik yanlýzcan þimdi asimile edilmek istenmiyorki. Yüz yýllardýr köylere cami yapýlýyor alevi inanç ödnerleri asimile edilmeye çalýþýlýyor. Her dergahýn önüne cami yapýlýyor Hacý Bektaþ Veli ve Karacaahmet örnektir. Dolayýsý ile zaman zaman kendisine aleviyim deyip namaz kýlmýþ kiþileri görebiliryoruz þu anda o zmanlardada vardýr. Bu yoldan çýkmaktýr Alevilik bu kadar demokratik bir inançtýr ama deðerlerine ve öz yapýsýný bozmayacaðýz. Eðerki namaz oruç sunni inançta vardý ise niye o kadar bedel ödedik. Niye derimiz yüzülü , Pirimiz asýldý.. neden..
Bizim yolumuzda pirimizde uludur.
aþk ile..
Sevgili Derviþcemal,
Her inanç, din, mezhep ve tarikat bazen dýþ, bazen iç asimilasyona uðradýðý gibi, sosyolojik, politik, ekonomik nedenlerele ve insanlýðýn geliþimi ile deðiþimlere uðramaktadýr.
Cami konusu sadece Aleviliðin deðil aslýnda Ýslam'ýn içind eyer alan bir soru iþaretidir. Gerçekte Kuran'da, Hz.Muhammed'in ve Hz.Ali'nin sözlerinde/yazýlarýnda cami kelimesi ve þekli yer almamaktadýr. Bu ibadethane þeklinin Ýslamýn ilk dönemi sonrasýnda Ýslam'ýn, Hýristiyan dünyasý ile karþýlaþmasýnýn sonucu olarak bir anlamda rekabet ve gösteriþ olarak girdiði aþikardýr.
Gerçekte ocak merkezleri dýþýnda yer alan Alevi yerleþim yerlerinde, bunlarki genel olarak köy veya mezra içeriklidir, cemevi diye ayrý bir bina veya yapý yer aldýðýný söylemek yanlýþ olur. Cemevi tanýmý bir anlamda mescit tanýmý ile ayný paralellikte olup ocak, tekke veya dergahlarda toplu zikirlerin gerçekleþtiði, mürit, derviþ ve mürþitlerin toplantýlarýný yaptýðý, bir araya geldiði bir mekandýr.
Ana konuya dönersek, 13. asýr ile 16. asýr arasýnda yaþanan olaylarý objektif bir þekilde analiz etmek gerekmektedir. En basit örneði ile Hacý Bektaþ Veli'nin bugünki adý ile Hacýbektaþ'da oluþturduðu Bektaþilik ve buna baðlý dergahýn Ýslam'ý yorumlayýþý, ibadet biçimleri, Kuran'a bakýþý, mürit-derviþ-mürþitlik deðerlendirmelerini Hacý Bektaþ Veli'nin ölümünden iki asýr sonra bir bütün olarak görmek mümkün müdür?
Ödenen bedel namaz, hac, oruç gibi Ýslam'ýn temel ibadet þekillerinden dolayý mýdýr? Yoksa bu bedelin ödenmesinde sosyolojik, ekonomik, politik nedenler mi yer almaktadýr? Bir örnek vermek gerekir ise Yavuz Sultan Selim, Çaldýran ovasýna doðru hareketinden önce ve hareketi sýrasýnda zulme, baskýya, katlediliþe uðrayanlar Bektaþi midir, Kýzýlbaþ mýdýr?
Üzerine basa basa ifade etmeye çalýþtýðým, bugün için ayný çatýda buluþan ancak geçmiþinde olduðu gibi bugünde ibadetsel, söylemsel, ritüelsel ve inançsal olarak farklýlýklarý barýndýran tarikat, alt mezhep, etnik Ýslam veya farklý isimlerle tanýmlaya bileceðimiz bu ayrýmlarda ki birbirine göre olan farklýlýklarý ya kabul edeceðiz ya da 19. asýr öncesinde olduðu gibi Alevi kelimesi yerine Bektaþi, Kýzýlbaþ, Tahtacý, Yörük, Türkmen, Çelebi, gibi isimleri kullanacaðýz.
Asimilasyondan söz açýlmýþken Hünkar Hacý Bektaþ'ýn felsefesi, Ýslam'ý yorumlayýþý ile Þihabuddin Fazlullah Esterabadi’nin oluþturduðu daha sonraki dönemlerde inacýmýzýn içerisine girdiði yönünde izler bulunan Hurifilik ayný yönde midir?
polata
04-10-2006, 01:19 AM
sevgili canlar, tekrar ramazan orucu ile kurani kerimin nisa suresinin 92.ayetine göre ramazan orucu herkese farz kilinmamistir.o ayette sadece yanlislikla,kazara insan öldürenler icin farz kilinmistir. ki insan öldüren kisinin para ödeme gücü ve köle azad etme imkani yoksa , onun icin oruc farz kilinmistir. ben insan öldürmedim,ben buna inaniyorum ve bu yüzden de ramazan orucunu tutmuyorum.
saygilar
Nisa suresi (98) 92. ayet:Yanlýþlýk hali müstesna, bir müminin bir mümini öldürmesi olacak þey deðildir. Yanlýþlýkla bir mümini öldürenin, özgürlüðü elinden alýnmýþ bir mümini özgürlüðüne kavuþturmasý, ölenin ailesine de üzerinde anlaþmaya varýlacak tatmin edici bir diyet vermesi gerekir. Vârislerin, diyeti baðýþlamasý hali müstesna. Eðer öldürülen, mümin olmakla birlikte size düþman bir topluluktan ise o zaman öldürenin, özgürlüðünden yoksun bir mümini özgürlüðüne kavuþturmasý gerekir. Öldürülen, sizinle aralarýnda antlaþma bulunan bir toplumdan ise o durumda, öldürülenin ailesine tatmin edici bir diyet verme yanýnda, hürriyetinden yoksun bir mümini hürriyetine kavuþturmak da gerekli olur. Bunlara imkân bulamayan, Allah'a tövbe olarak iki ay kesiksiz oruç tutar. Allah, gereðince bilendir, hikmeti sonsuzdur.
Sn eroðlu,
Yazýnýzda bahsettiðiniz sure de Ramazan orucundan bahsetmez. Söz konusu oruç bir diyet ödeme, kendini terbiye etme, kendini cezalandýrma, nefsini güzelleþtirmeye çalýþma yolunda bir anlamda ceza orucudur. Nedenleri, süresi ve içerigi dolayýsý ile Ramazan orucu olarak yorumlamak yanlýþ olur.
biati
04-10-2006, 02:39 AM
Anadolu Aleviliði'nin yazýlý kaynaklarý hemen hemen yoktur.
Gelenek sözle aktarýmda idi.
Alevi dedelerinin, aþýklarýnýn deyiþleri ve nefesleri bugün için en önemli kaynak olarak görülmektedir. Bu nedenle Yunus'un dizelerine bakmak doðrudur, ancak ramazanla ilgili bir veri varsa srdr arkadaþýmdan aktarmasýný beklerim.
Anadolu Aleviliði Konuþan Kur'an diye bir yaklaþým benimsemiþse bunun nedenini sorgulamak lazým.
Anadolu Aleviliði en derin, en felsefi ve tasavvufi aktarýmlarýný bu nefesler, deyiþler yoluyla süzerek bugün yazýlý kaynaklarýný oluþturmaktadýr. Bu kaynaklarýn hiçbirinde, üstüne basa basa söylüyorum ki ramamzan orucu ile ilgili tek bir harf bile bulunmamaktadýr.
Kör bir mantýk ve fanatizme varan bir önyargýyla hareket etmek yerine bilerek söylemde bulunursak Yol'a hizmetimiz olacaktýr.
Yoksa oturduðumuz yerden Yol'umuzu kelle pahasýna bugüne getirenleri cahillikle suçlamak kadar acý ve talihsiz bir söyleme düþeriz.
(Kur'an'dan örnekler veren kardeþler neden hiç Ýmam Cafer Buyruðu'dan alýntýlar yapmaz þaþýyorum doðrusu)
Sevgiyle...
polata
04-10-2006, 02:59 AM
Anadolu Aleviliði'nin yazýlý kaynaklarý hemen hemen yoktur.
Gelenek sözle aktarýmda idi.
Alevi dedelerinin, aþýklarýnýn deyiþleri ve nefesleri bugün için en önemli kaynak olarak görülmektedir. Bu nedenle Yunus'un dizelerine bakmak doðrudur, ancak ramazanla ilgili bir veri varsa srdr arkadaþýmdan aktarmasýný beklerim.
Anadolu Aleviliði Konuþan Kur'an diye bir yaklaþým benimsemiþse bunun nedenini sorgulamak lazým.
Anadolu Aleviliði en derin, en felsefi ve tasavvufi aktarýmlarýný bu nefesler, deyiþler yoluyla süzerek bugün yazýlý kaynaklarýný oluþturmaktadýr. Bu kaynaklarýn hiçbirinde, üstüne basa basa söylüyorum ki ramamzan orucu ile ilgili tek bir harf bile bulunmamaktadýr.
Kör bir mantýk ve fanatizme varan bir önyargýyla hareket etmek yerine bilerek söylemde bulunursak Yol'a hizmetimiz olacaktýr.
Yoksa oturduðumuz yerden Yol'umuzu kelle pahasýna bugüne getirenleri cahillikle suçlamak kadar acý ve talihsiz bir söyleme düþeriz.
(Kur'an'dan örnekler veren kardeþler neden hiç Ýmam Cafer Buyruðu'dan alýntýlar yapmaz þaþýyorum doðrusu)
Sevgiyle...
Sn. biati,
Ýmam Caferi Sadýk Buyruðu gerçekte Ýmam Caferi-i Sadýk tarafýndan mý yazýlmýþtýr, yoksa onun ölümünden asýrlar sonra bir baþkasý tarafýndan kaleme alýnýp içerisine Ýmam Cafer-i Sadýk'dan bazý sözler eklenip mensubu olduðu tarikat veya inancýn bakýþ açýsý ve uygulamalarý katýlýp ortaya çýkartýlmýþtýr.
ozani
04-10-2006, 03:07 AM
Ramazan Orucuda Tüm Müslumanlara Farzdir ..ama Aleviler Ramazanda 19 21 21 Ramazan Gunlerinde Imam Alinin Sehadetine Yas Olarak Oruc Tutarlar Razaman Orucunu Inkar Edemeyiz..ama Bizim Gun Sayisinda Farklilikalrimiz Var..cumlenize Aþk-i Niyazlar...
Derviscemal
04-10-2006, 03:11 AM
Ramazan Orucuda Tüm Müslumanlara Farzdir ..ama Aleviler Ramazanda 19 21 21 Ramazan Gunlerinde Imam Alinin Sehadetine Yas Olarak Oruc Tutarlar Razaman Orucunu Inkar Edemeyiz..ama Bizim Gun Sayisinda Farklilikalrimiz Var..cumlenize Aþk-i Niyazlar...
Arkadaþlar yukarýdaki yazýlarý okuyup öyle yorum yazýn lütfen neye göre oruç tutacaðýz Ramazaný neyi konuþuyoruz yukarýda.. Geçmiþten günümüze konuþtuk geldik hangi kitapa yazýyo aleviler ramazaný orucunu tutarlar diye anlamadým. Ramazanda oruç tutar diyen arkadaþlar Alevi inanç önderlerinden hangisi tutmuþtur...
biati
04-10-2006, 03:14 AM
Sevgili polata,
þu an için yeryüzünde salt bir kaynaktan bahsetmek hemen hemen imkansýzdýr.
Nasýl ki tüm kutsal kitaplarýn yazýlýþýna ve deðiþikliði dair görüþler vardýr.
Örneðin Hace Bektaþ Veli'ye ait olduðu söylenen kitaplar da ondan sonra sevenleri tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. Ki ola ki deðiþikliðe uðramýþtýr.
Buradan bakýnca deðiþikliðe uðramamýþ hemen hemen hiç bir kitap olmadýðýný kabul etmemiz gerekir.
Ancak bir kitabý tamamem yok saymamýzý gerektirecek köklü ve radikal deðiþikliklere olmadýkça kaynak olarak kullanýlmalýdr diye düþünüyorum.
Sevgiyle...
polata
04-10-2006, 03:29 AM
Sevgili polata,
þu an için yeryüzünde salt bir kaynaktan bahsetmek hemen hemen imkansýzdýr.
Nasýl ki tüm kutsal kitaplarýn yazýlýþýna ve deðiþikliði dair görüþler vardýr.
Örneðin Hace Bektaþ Veli'ye ait olduðu söylenen kitaplar da ondan sonra sevenleri tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. Ki ola ki deðiþikliðe uðramýþtýr.
Buradan bakýnca deðiþikliðe uðramamýþ hemen hemen hiç bir kitap olmadýðýný kabul etmemiz gerekir.
Ancak bir kitabý tamamem yok saymamýzý gerektirecek köklü ve radikal deðiþikliklere olmadýkça kaynak olarak kullanýlmalýdr diye düþünüyorum.
Sevgiyle...
Sn. biati,
Vilayetname-i Hacý Bektaþ-ý Veli isimli hayatýndan kesitler veren kitap diðer vilayetnameler gibi (bir veya ikisi hariç) kiþinin ölümünden sonra kaleme alýnmýþtýr. Ancak Makalat Hünkar Hacý Bektaþ Veli tarafýndan yazýlmýþtýr. Ýçerik, anlatým, ifade, derinlik ve tasavvuf açýsýndan bir baþkasýnýn kaleme almasý imkansýzdýr.
Nech-ül Belaða dahi Hz.Alinin ölümünden yaklaþýk üç asýr sonra ondan kalan mektup, yazý, hutbe ve aktarýlan sözlü kaynaklardan derlenerek hazýrlanmýþtýr. Hazýrlanmasýndan sonra Ehl-i Beyt soyundan gelenler tarafýndan incelenmiþ, onaylandýktan sonra yayýnlanmýþtýr.
Ýmam Cafer-i Sadýk'ýn yazdýðý eserler bellidir. Kendisinin eserleri beli olduðu gibi öðrencileri, talipleride bellidir. Basit bir örnek vermek gerekir ise Ehl-i Sünnet'in en büyük fýkýh mezhebi olan Hanifiliðin kurucusu Ebu Hanife, Ýmam Cafer-i Sadýk'ýn öðrencisidir.
Ýmam Cafer-i Sadýk buyruðu olarak adlandýrýlan eserin onun ölümünden nerede ise sekiz asýr sonra yazýldýðý kesinlik kazanmýþtýr. Ýmam Cafer-i Sadýk'ýn hayatýný, talebelerini, çevresindekileri, yazýlarýný v.b. incelendiðinde söz konusu Buyruk ile baðlantýlý olmadýðý gibi aralarýnda tutarlýlýkta görülmemektedir.
Kitabýn deðiþikliðe uðramasý ile kitabýn baþkasý tarafýndan kendi görüþlerince kaleme alýnýp yazýlmasý çok farklý þeylerdir. El yazmalarýnda ki deðiþiklkler kimi zaman görülse de bu olay ana temayý etkileyecek veya yok edecek büyüklükte olmamaktadýr.
biati
04-10-2006, 03:46 AM
Sevgili polata;
yazýlý eserlerin bir çoðundaki deðiþiklik ilgi çekici bir boyuttadýr.
Dönemin siyasi ya da inanç boyutu bu yazýlanlarý etkilemiþtir þüphesiz.
Elimde Þahkulu Sultan Dergah'nýn bastýrmýþ olduðu bir Ýmam Cafer Buyruðu var.
Buyruk bildiðim kadarýyla basým aþamasýnda bile bir takým deðiþiklikler ve çýkarýlmalar sonucunda yayýna verildi.
Sonuç olarak eserin yazým aþamasýnýn sýnýrlý bir zaman dilimi yoktur her bir basýmda yorum adý altýnda bir takým deðiþikliklere gidilmektedir.
Konuyla ilgili olarak Cemal Þener'le yaptýðýmýz bir söyleþide Buyruk'ta kimi þeyler vardý ki yanlýþ yorumlanabilir, toplumumuz tarafýndan tepki alýrýz diye çýkardýk demiþti.
Haklý olduðunuz noktadan yola çýkarak sonuçta anlatýlmak istenenin tamamen deðiþtirilmemiþ olmamasýdýr önemli olan .
Sevgiyle...
polata
04-10-2006, 04:01 AM
Sevgili polata;
yazýlý eserlerin bir çoðundaki deðiþiklik ilgi çekici bir boyuttadýr.
Dönemin siyasi ya da inanç boyutu bu yazýlanlarý etkilemiþtir þüphesiz.
Elimde Þahkulu Sultan Dergah'nýn bastýrmýþ olduðu bir Ýmam Cafer Buyruðu var.
Buyruk bildiðim kadarýyla basým aþamasýnda bile bir takým deðiþiklikler ve çýkarýlmalar sonucunda yayýna verildi.
Sonuç olarak eserin yazým aþamasýnýn sýnýrlý bir zaman dilimi yoktur her bir basýmda yorum adý altýnda bir takým deðiþikliklere gidilmektedir.
Konuyla ilgili olarak Cemal Þener'le yaptýðýmýz bir söyleþide Buyruk'ta kimi þeyler vardý ki yanlýþ yorumlanabilir, toplumumuz tarafýndan tepki alýrýz diye çýkardýk demiþti.
Haklý olduðunuz noktadan yola çýkarak sonuçta anlatýlmak istenenin tamamen deðiþtirilmemiþ olmamasýdýr önemli olan .
Sevgiyle...
Sevgili biati,
Benimle önemle vurgulamak istediðim Ýmam Cafer-i Sadýk buyruðu olarak adlandýrýlan eserin Ýmam Cafer-i Sadýk tarafýndan kaleme alýnmadýðý gibi onunla ismi dýþýnda her hangi bir baðlantýsýnýn da bulunmadýðýdýr. Bu nedenle söz konusu kitapý Ýmam Cafer-i Sadýk'a maletmek veya onun buyruðu olarak benimsemek yanlýþ olur.
Eseri sufi veya tasavvufi açýdan deðerlendirdiðinizde, söylem ve þekilciliðine baktýðýnýzda bunu rahat bir þekilde göreceksinizdir. Makalat ile Buyruðu kýyasladýðýmýzda birisinin tasavvufi bir açýlýmýn sentezini ortaya koyduðunu, diðerinin ise bir tarikatýn uygulamalarýný (Ehl-i beyt'e dayandýrýlmakla birlikte onunla ilgisi pek olmayan) göreceksinizdir. Makalat ile Buyruk arasýndaki farktan bir örnek vermek gerekir ise insanýn mürþit olmasý þartlarýnda konusunda bariz bir aykýrýlýk mevcuttur.
biati
04-10-2006, 04:27 AM
Sevgili polata;
Söylediklerinizi dikkate alarak Buyruðu tekrar okuyacaðým.
Ama sanýyorum ki þu an satýlan birden fazla Buyruk var. Çünkü okuduðum zaman belirttiðiniz noktalarýn ayrýmýna varamadým. Özellikle bir yayýn komisyonu tarafýndan hazýrlanmýþ olmasý ve zaman zaman Caferilerle Aleviler arasýndaki neden benzeþmediklerine dair yapýlan bir panelde de bu birden fazlalýða dair görüþlerin belirtilmesi de sanýrým kendi açýmdan araþtýrmam gereken bir noktaya taþýyor beni.
Sevgiyle...
MzRkbL
04-10-2006, 04:28 AM
bunun bu kadar tartýþýlmasý bile çok saçma geliyor. birinin inancýna kim karýþabilir. sen ramazanda oruç tutuyorsan alevi deðilsin demek. sünnilerin bize olan tutumunun aynýsý deðilmidir. ben tutmam o ayrý. eðer içinden geliyosa yapsýn buna kim ne diyebilir. þekilcilikten uzaklaþalým lütfen. asýl bu aleviliðe yakýþmýyor.
Derviscemal
04-10-2006, 04:35 AM
bunun bu kadar tartýþýlmasý bile çok saçma geliyor. birinin inancýna kim karýþabilir. sen ramazanda oruç tutuyorsan alevi deðilsin demek. sünnilerin bize olan tutumunun aynýsý deðilmidir. ben tutmam o ayrý. eðer içinden geliyosa yapsýn buna kim ne diyebilir. þekilcilikten uzaklaþalým lütfen. asýl bu aleviliðe yakýþmýyor.
Sevgili MzRkbL,
yapmayýn Ali aþkýna bizim inancýmýz ne biz ne diyoruz yaw.. Þekilcilikten bahseden kimki zaten. Kendi inancýmýzdan bahsediyoruz. Tekrar söylüyorum Alevi inancýnda Ramazan orucu yoktur bizim hiç bir atamýz ramazaný tutmamýþtýr. Tutanlar varsa ispatlayýn..
Türkmen
04-10-2006, 05:34 AM
izninizle ben bu konuda tekrar yazmak istiyorum.
alevilerin orucu muharrem orucudur, hýzýr orucudur...
ramazan'da oruç tutmak alevi inancýnda yoktur. Kur'an'da ramazan orucunun bulunduðu da bir gerçektir. ancak alevilerin kur'an'a þüpheyle baktýklarý gerçeðiyle düþünüldüðünde ramazan orucnun niçin tutulmadýðý daha iyi anlaþýlacaktýr.
eðer bir kimse ömer, osman ve ebu bekir'in derlediði kur'an'a hiç kuþku duymadan inanýyorsa ömer'in , osman'ýn ve ebubekir'in yolundadýr demektir. zaten böylece o kimse alevi olmaktan çýkar. ham ali'yi hem ömer'i ayný anda sevebilmek nasýl mümkün olabilir?
hem ali'nin hem ömer'in yolunda yürümek mümkün müdür ?
ömer'e , osman'a, ebu bekir'e sevgi duyanlar onlarýn derlediði kur'an'a da elbetteki þüphe duymadan inanacaklar ve ramazan orucunu tutacaklardýr.
bu onlarýn tercihidir. saygý duyarýz elbetteki...
ancak eðer kiþi aleviyim diyorsa aleviliðin inançlarýna ve ritüellerien baðlanmak zorundadýr.
alevilerin inançlarý ve gelenekleri ise yüzyýllardýr yaþatýlmaktadýr.
yeni bir alevilik inþa etmeye kalkýþmak tarihsel aleviliði reddetmek demektir.
tekrar söyleyeyim:
ramzanda oruç tutan kiþi ( ramazan ayýdýr diye tutanlarý kastediyorum ) ya sünnidir, ya þiidir ya da mecbur kaldýðý için, kimliðini gizlemek için tutuyordur.
ya ALEVÝLÝK yolu ya da ömer'in yolu !
iki yolu ayný yürüyemessiniz ....
selamlar...
aliekber
04-10-2006, 05:40 AM
eðer bir kimse ömer, osman ve ebu bekir'in derlediði kur'an'a hiç kuþku duymadan inanýyorsa ömer'in , osman'ýn ve ebubekir'in yolundadýr demektir. zaten böylece o kimse alevi olmaktan çýkar. ham ali'yi hem ömer'i ayný anda sevebilmek nasýl mümkün olabilir?
Sayýn abim Kuran'la ilgili en ufak bir rahatsýzlýk ne Hz. Ali'den yansýmýþtýr ne Ehli Beyt imamlarýndan...
Ömer -Ebubekir ve Osman Hz. Ali'den önce göçtükleri için böyle bir rahatsýzlýk olsaydý Neçhul Belaga veya diðer kaynaklardan mutlaka yansýrdý...
Bence bu konuda rahatsýzlýk olmasa gerek.
Kuran'a inanmayý ise Osman , Ömer yolunda olmaya endekslemeniz talihsiz bir yaklaþým diye algýlýyorum.
can24
04-10-2006, 05:58 AM
bence ramazan orucunu eksiksiz tutmaya çalýþmak,cumalar gitmeye baþlamak sünnileþmektir.çünkü bu durumdaki kiþiler etrafýna alevi olduklarýný kolaylýkla söylemezler ve aleviliði ibadet noktasýnda eleþtirmeye baþlýyorlar.zaten asimilasyon böyle baþlýyor.bizim orucumuz muharrem orucudur.yas orucudur.bzim fakirin halinden anlamak için oruç tutmamýza gerek yoktur.eðer zaten fakirin halini anlayamýyorsak biz alevilikten çýkmýþýzdýr canlar.bunlar benim görüþlerim ve çevredeki oruç tutan alevilerden aldýðým izlenimler.belki her oruç tutan böyle deðildir,yanlýþ anlaþýlmasýn.
tuerkay
04-10-2006, 07:20 AM
...
Ýmam Caferi Sadýk Buyruðu gerçekte Ýmam Caferi-i Sadýk tarafýndan mý yazýlmýþtýr, yoksa onun ölümünden asýrlar sonra bir baþkasý tarafýndan kaleme alýnýp içerisine Ýmam Cafer-i Sadýk'dan bazý sözler eklenip mensubu olduðu tarikat veya inancýn bakýþ açýsý ve uygulamalarý katýlýp ortaya çýkartýlmýþtýr.
Sayýn Can,
Bunu böyle yazýyoruz ama, bilinen bir gerçek var ve suni kaynaklarca kayda geçirilmiþtir bu da.
Kuran, önce bekirce, sonra onu beðenmeyen ve yetersiz bulan ömerce ve sonra da onu da yetersiz bulan osmanca tekrar tekrar yazýlmýþtýr.YANÝ ÞU KURAN, HZ. PEYGAMBERDEN KALAN KURAN DEÐÝLDÝR.Birbirini bile beðenmeyen, yani aslýnda kendinden öncekinin derleyip topladýðýný beðenmemiþ ve yeniden yazdýrmýþlardýr.Bugün Türkiye'de resmi olarak kabul edilen de osman nüshasý denilen son deðiþmiþö halidir.
AMA HZ. ALÝ'NÝN DERLEYÝP DÜZENLEDÝÐÝ KURAN'DAN HÝÇ BAHSEDÝLMEZ.ONUN VARLIÐI BÝLE BÝLÝNMEZ ÇOÐUNCA.OYSA KÝ, HZ. ALÝ, GERÇEK VE HER DÖNEM HZ. PEYGAMBER'ÝN YANINDA BULUNAN TEK KURAN YAZAN KATÝPTÝR AYNI ZAMANDA.ÜSTELÝK, BEKÝR-OSMAN-ÖMERE DE SADECE KENDÝSÝNDE BULUNAN KURAN NÜSHALARINI TESLÝM ETMEMÝÞTÝR.
Sonra, þam yönetimi olan mervan-muaviye-yezid döneminde, Hz. Peygamber'den birebir Ýslam öðrenen ve Ýslam içinde tartýþmasýz din adamý konumuna yükselen ve hepsi hafýz olan MEDÝNE halký, Zalim haccacca katledilmiþ ve bekir-ömer-osman-mervan-muaviye-yezid süreðine GERÇEK ÝSLAM olarak karþý koyanlar olduklarýndan dolayý katledilmiþler ve bu esnada, Hz. Muhammed'in evi at ahýrýna çevrilmiþ ve katliama gelen ordunun atlarý, bu kutsal mekana baðlanarak, ne hallere býrakýlmýþtýr.
O dönemde yaptýklarý yetmedi; þimdi de, said kürdi ve sahte hocaefendilerinin yazdýklarý mektubat-risale kitaplarý okutup, öðretip, onu günlük hayatta uygulatmýþlar ve bekir-ömer-osman-mervan-muaviye-yezid süreðini tamamlama görevlerini bunca yüzyýl sonra tamamlamaya çalýþmaktadýrlar.
Bunun için ve bu binlerce yýllýk zamana raðmen davalarýndan hala dönmeyiþleri takdire þayandýr maalesef.Ya biz...
meminaða
04-10-2006, 07:22 AM
Alevilerin inancýnda kesinlikle ramazan orucu yoktur vardýr diyende Aleviliði asimile etmeye çalýþanlara hizmet eder.
biz alevilerinde kýrmýzý çizgileri vardýr sünilerin beþ vakit namazýný kýlmayýz,ramazan orucu tutmayýz,hacca gitmeyiz(bazý canlar hala haca gitmeyi savunuyor ama aleviliðin özünü unutuyorlar Bizim kabemiz insandýr),
kuranda var veya yok diye yorum yapmayacapým sinan dede açýklamýþ
Þahý velayet kendi yolunu unutanlarýn yar ve yardýmcýsý olsun
NALET YEZÝDE ,NALET YEZÝDÝN YOLUNU SAVUNANA
tuerkay
04-10-2006, 07:30 AM
Ben her yýl olmasa da, genelde bu ayda oruç tutuyorum.Ama ramazan orucu olduðu için deðil.
Sadece, Hz. Muhammed'e Peygamberlik geldiði vakit, kimi kaynaklara göre bayýlmýþ ve kendine gelince üç gün bir þey yememiþ ve oruç tutmuþtur.Kimi kaynaklara göre de, bir köþeye yeþil bir perde çekmiþ ve üç gün bu perdenin arkasýnda ibadet etmiþ ama ne yaptýðýna kimse vakýf olamamýþtýr.Sadece bu esnada oruçlu olduðu biliniyor.
Bu zamanda, Kadir Gecesinden sonraki üç gündür.
Ben de sadece bu nedenden dolayý bu üç günde tutuyorum.Ama bu Alevilik'te yoktur.Sadece benim kendimi sorumlu hissettiðim bir þükür orucudur.
Suniler eskiden soranlara, bu oruç üç gün ama hangi üç gün bilinmediði için, ayýn tamamýnda tutuluyor diyorlardý.Þimdi artýk diyemiyorlar.Çünkü, Kadir Gecesinde Kuran'ýn inmeye baþladýðý ve bu günden sonra bayrama kadar üç günlük bir süre olduðunu en cahil bile hesaplayabiliyor artýk.
Artýk bu uyduruklarýna baþka bahaneler bulup ileri sürüyorlar.
aliekber
04-10-2006, 09:24 AM
Sayýn Can,
Bunu böyle yazýyoruz ama, bilinen bir gerçek var ve suni kaynaklarca kayda geçirilmiþtir bu da.
Kuran, önce bekirce, sonra onu beðenmeyen ve yetersiz bulan ömerce ve sonra da onu da yetersiz bulan osmanca tekrar tekrar yazýlmýþtýr.YANÝ ÞU KURAN, HZ. PEYGAMBERDEN KALAN KURAN DEÐÝLDÝR.Birbirini bile beðenmeyen, yani aslýnda kendinden öncekinin derleyip topladýðýný beðenmemiþ ve yeniden yazdýrmýþlardýr.Bugün Türkiye'de resmi olarak kabul edilen de osman nüshasý denilen son deðiþmiþö halidir.
AMA HZ. ALÝ'NÝN DERLEYÝP DÜZENLEDÝÐÝ KURAN'DAN HÝÇ BAHSEDÝLMEZ.ONUN VARLIÐI BÝLE BÝLÝNMEZ ÇOÐUNCA.OYSA KÝ, HZ. ALÝ, GERÇEK VE HER DÖNEM HZ. PEYGAMBER'ÝN YANINDA BULUNAN TEK KURAN YAZAN KATÝPTÝR AYNI ZAMANDA.ÜSTELÝK, BEKÝR-OSMAN-ÖMERE DE SADECE KENDÝSÝNDE BULUNAN KURAN NÜSHALARINI TESLÝM ETMEMÝÞTÝR.
Sonra, þam yönetimi olan mervan-muaviye-yezid döneminde, Hz. Peygamber'den birebir Ýslam öðrenen ve Ýslam içinde tartýþmasýz din adamý konumuna yükselen ve hepsi hafýz olan MEDÝNE halký, Zalim haccacca katledilmiþ ve bekir-ömer-osman-mervan-muaviye-yezid süreðine GERÇEK ÝSLAM olarak karþý koyanlar olduklarýndan dolayý katledilmiþler ve bu esnada, Hz. Muhammed'in evi at ahýrýna çevrilmiþ ve katliama gelen ordunun atlarý, bu kutsal mekana baðlanarak, ne hallere býrakýlmýþtýr.
O dönemde yaptýklarý yetmedi; þimdi de, said kürdi ve sahte hocaefendilerinin yazdýklarý mektubat-risale kitaplarý okutup, öðretip, onu günlük hayatta uygulatmýþlar ve bekir-ömer-osman-mervan-muaviye-yezid süreðini tamamlama görevlerini bunca yüzyýl sonra tamamlamaya çalýþmaktadýrlar.
Bunun için ve bu binlerce yýllýk zamana raðmen davalarýndan hala dönmeyiþleri takdire þayandýr maalesef.Ya biz...
---------------------------------------------
Sayýn can Kuran'la ilgili en ufak bir rahatsýzlýk ne Hz. Ali'den yansýmýþtýr ne Ehli Beyt imamlarýndan...
Ömer -Ebubekir ve Osman Hz. Ali'den önce göçtükleri için böyle bir rahatsýzlýk olsaydý Neçhul Belaga veya diðer kaynaklardan mutlaka yansýrdý...
Bence bu konuda rahatsýzlýk olmasa gerek.
Bu ifademe cevap yokmu?
Deðiþti demek bir inançtýr bu inanç hakkýnda somut bilgi yokki...
En önemli açýklama Hz Ali ve Ehli Beytten gelmeliydi ki bu konuda en ufak þikayet yok?
Böyle olsaydý 7 ulu alevi önderi bu konuya dikkat çekmezmiydi?
Açýlým temelsiz ötesi...
Türkmen
04-10-2006, 10:21 AM
sayýn aliekber,
kur'an'ýn deðiþtirilmiþ olduðu iddiasýnýn maalesef hiçbir somut kanýtý yok. olsaydý zaten bu denli tartýþmanýn da gereði olmayacaktý.
ancak hiç bir somut kanýtýn olmamasý demek hiç bir deðiþikliðin olmadýðý anlamýna gelmiyor. bence bunun anlamý þudur: kur'an'ý deðiþtirenler bu iþi o denli ustaca yaptýlar ki, hiç bir iz býrakmadan, hiç bir kanýt kalmasýna imkan vermeden yaptýlar. bu nedenle kur'an'ýn deðiþtiðini iddia etmek kanýttan mahrum olduðu için hiç bir somut netice doðurmayacaðý için kur'an'ýn deðiþtirilmediði inancýný savunanlara karþý "evet deðiþtirilmemiþtir" demek zorunda kalýyoruz.
ancak buna raðmen hadiseye mantýksal olarak bakýldýðýnda görülecektir ki,olaya sanýldýðý kadar basit deðil.
bir kere kur'an'ýn deðiþtirlildiði yolunda özellikle þarkiyatçýlarýn çok ciddi denilebilecek savlarý vardýr.
ben de bu savlara koþut olarak soruyorum :
hicr suresi 9. ayette der ki,
" o zikri / kur'an'ý biz indir dik biz koruyacaðýz "
eðer bu ayet tanrýnýn sözü ise ;
1. tanrýnýn bu vaadien raðmen insanlar onu korumak için nedne komisyon kurup derlemiþlerdir?
2. tanrý diðer kutsal kitaplar için böyle bir vaadde bulunmamýþken kur'an için neden böyler bir vaadde bulunmuþtur ?
yoksa diðer kitaplar tanrýnýn haþa üvey kitaplarý mýdýr ?
bir baþka konu da þudur:
hazreti muhammed'e inen ayetler vahiy katipleri tarafýndan ceylan derilerine, aðaç kabuklarýna, taþlara ve kaðýtlara yazýldý. niçin bu belgeler tarihi bir eser kabul edilerek saklanýp korunmadý ?
hatýrlayýn insanlar peygamberin sakallarýný bile bugüne kadar korudular, sakladýlar.
neden ayetlerin yazýldýðý belgeleri yok ettiler ? yoksa gizlemek istedikleri bir þeyler mi vardý ?
ve bir soru daha :
neden hazreti Ali sýffýn savaþýnda mýzraklarýný ucuna kuran sayfalarý takarak saldýranlara karþý "ben konuþan kur'an'ým " deyip itiraz etmiþtir ?
bu söz , "eðer kur'an diyorsanýz gerçek kur'an benim, ben konuþan kur'an'ým bana uyun !" anlamýný taþýmýyor mu ? ve bu söz aslýnda osman2ýn kur'an'ýna bir muhalefet deðil mi ?
selamlarýmla ...
aliekber
04-10-2006, 10:47 AM
sayýn aliekber,
kur'an'ýn deðiþtirilmiþ olduðu iddiasýnýn maalesef hiçbir somut kanýtý yok. olsaydý zaten bu denli tartýþmanýn da gereði olmayacaktý.
ancak hiç bir somut kanýtýn olmamasý demek hiç bir deðiþikliðin olmadýðý anlamýna gelmiyor. bence bunun anlamý þudur: kur'an'ý deðiþtirenler bu iþi o denli ustaca yaptýlar ki, hiç bir iz býrakmadan, hiç bir kanýt kalmasýna imkan vermeden yaptýlar. bu nedenle kur'an'ýn deðiþtiðini iddia etmek kanýttan mahrum olduðu için hiç bir somut netice doðurmayacaðý için kur'an'ýn deðiþtirilmediði inancýný savunanlara karþý "evet deðiþtirilmemiþtir" demek zorunda kalýyoruz.
ancak buna raðmen hadiseye mantýksal olarak bakýldýðýnda görülecektir ki,olaya sanýldýðý kadar basit deðil.
bir kere kur'an'ýn deðiþtirlildiði yolunda özellikle þarkiyatçýlarýn çok ciddi denilebilecek savlarý vardýr.
ben de bu savlara koþut olarak soruyorum :
hicr suresi 9. ayette der ki,
" o zikri / kur'an'ý biz indir dik biz koruyacaðýz "
eðer bu ayet tanrýnýn sözü ise ;
1. tanrýnýn bu vaadien raðmen insanlar onu korumak için nedne komisyon kurup derlemiþlerdir?
2. tanrý diðer kutsal kitaplar için böyle bir vaadde bulunmamýþken kur'an için neden böyler bir vaadde bulunmuþtur ?
yoksa diðer kitaplar tanrýnýn haþa üvey kitaplarý mýdýr ?
bir baþka konu da þudur:
hazreti muhammed'e inen ayetler vahiy katipleri tarafýndan ceylan derilerine, aðaç kabuklarýna, taþlara ve kaðýtlara yazýldý. niçin bu belgeler tarihi bir eser kabul edilerek saklanýp korunmadý ?
hatýrlayýn insanlar peygamberin sakallarýný bile bugüne kadar korudular, sakladýlar.
neden ayetlerin yazýldýðý belgeleri yok ettiler ? yoksa gizlemek istedikleri bir þeyler mi vardý ?
ve bir soru daha :
neden hazreti Ali sýffýn savaþýnda mýzraklarýný ucuna kuran sayfalarý takarak saldýranlara karþý "ben konuþan kur'an'ým " deyip itiraz etmiþtir ?
bu söz , "eðer kur'an diyorsanýz gerçek kur'an benim, ben konuþan kur'an'ým bana uyun !" anlamýný taþýmýyor mu ? ve bu söz aslýnda osman2ýn kur'an'ýna bir muhalefet deðil mi ?
selamlarýmla ...
---------------------------------------
Sayýn abim
Kuran'ý defalarca okumuþ biri olarak þunu gönül rahatlýðýyla söyleyebilirim ki Kuran'dan aleviliði rahatsýz edici hiç bir ayet yoktur...
Ebubekir, Ömer ve Osman zamanýnda toplanan Kuran çalýþmalarý neçhul belaga da da geçer.
Her hangi bir rahatsýzlýk söz konusu olsaydý Hz. Ali bunlardan çok uzun yýllar daha fazla yaþadýðý için bunu elbette bildirirdi...
Bu konuda Ehli Byetten de bir terredüt yok.
Kuran öyle bir kitaptýr ki onu gerçekten deðiþtirmek kolay iþ deðildir ki bir bütündür, ayetler bir birini tamamlýyor, ki yukarda zikrettiðimiz beyinsizlerin bunu deðiþtebilme becerisi asla yoktur..
Günümüze kadar tüm ozanlarýmýz , önderlerimiz, Ehli Beyt, Hadis-i-þerifler Kuran'a dayanarak gelmiþtir.
Bizler Kuran'ý Batini yaklaþýmla okuduðumuz için Kuran bizler için ayrý þeyler söyler, sünniler için ayrý þeyler söyler...
Kuran'ýn temel ayetleri vardýr bunlar bellidir ki bunlar zaten 4 kapý 40 makamlarýmýzda yer alýr...
Kendi aðzýnýzla bu yönde delilimiz olmadýðýný söylüyorsunuz, o halde delile sahip olmadýðýmýz þeyler üzerinde iddiada bulunmamýz bizlere ne kazanç saðlayacak ki?
Bu tür konularda derin araþtýrmalar, tez veya master derecesinde araþtýrmalar yaptýðýnýzý yazdýklarýnýzdan biliyorum, varsa aklýnýza takýlan ayet veya süre konu hakkýnda görüþümü bildirmek isterim, hamd Allah'a ki bu konuda çok þükür oldukça birikimliyim, ve emin olun ki alevilik çizgiisini teredüte düþürecek nokta yoktur.
Okumasýný bilirsek rahmeti vardýr, zararý yoktur bundan eminim.
Allah'ýn diðer kitaplarý da korunmuþtur, söylediði emirler günümüze ulaþmýþtýr bakmasýný bilene..
Apaþikar olmuþtur ki Allah iyilik yapmamamýzý emrediyor ve kötülüklerden sakýnmamýzý...
Allah insanlara kötü yol göstermeyeceðinde imanýmýz tam ise , aklýmýza baþvurmamýzý bize emretmiþse, sorun çýkmaz.
Bu güne kadar okumadýðým filozof, bilim veya benzer eser kalmamýþtýr, ve Kuran beni içeriðiyle, ayetleriyle, þaþýrttý...
Ama aynen Kamil i mürþitlik makamý gibi her mertebede ki insan Kuran'ýn içeriðini idrak edemez...
Ýnsanlar Kuran'dan apaçýk olan ayetleri almalýlar zaten apaçýk ayetlere yapýþmayýp da manalarý apaçýk olmayanlara yapýþanlarý da Allah Al i imran süresi 7 inci ayetiyle haber vermiþtir, ki bunu içinde fitnelik taþýyanlar yapar denmiþ...
Kim ki Kuran'ý eline alýp da vahþete doðru yol gösterirse, anlaþýlmasý durum þudur ki: o insan Kuran'ýn hükümleriyle yol göstermiyoýr ve fitneye yakalanmýþtýr...
sevgi saygýlarýmla abim
Türkmen
04-10-2006, 10:53 AM
bu hususta yaptýðým bir çalýþmayý sunuyorum. yalnýz bu çalýþmada net bir hüküm ortaya koymadým. sadece detaylý sorular sordum ve tabiri caizse konunun fotoðrafýný çektim:
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=69
buradan bakabilirsiniz.
Sürgün_24
04-10-2006, 11:02 AM
Bende alevilerim 30gün ramazan orucu tutmamasýndan yanayým..Hiçbir kitapta 30 gün oruç tutun diye birþey yazmýyor..Tamamen sünnilerin kendi uydurmalarý oldugunu düþünüyorum..Bu þekilde günahlarýný affettirmeye calýsýyorlar ramazan onlar için nefsine hakim olmadan cok zoraki yapýlmasý gereken bir olay halini almýs..
Oruc tutuyorlar sürekli sikayet ederek ay acýktým , basým agrýdý ,halsizim vs bu tarz birsey bence sevaptan çok günaha neden olur , cünkü nefislerini zorluyorlar ve kendilerini mecbur hissettikleri için tutuyorlar..Oruclarýný acýnca yine eski hallerine dönüyorlar onlar için oruc sevap islemekten cok kendini sýnama ve birbirlerine ispatlama yarýsý malesef...Dini sömürdüklerini düþünüyorum..Ama tutanada sözüm yok alevilerden herkesin kendi bilecegi birsey..
aliekber
04-10-2006, 11:13 AM
Ýkincisi; Kur’an’ýn lafzýnýn deðiþmemiþ olmasýnýn pratikte ne yararý vardýr ? Ortada tek bir Kur’an olmasýna karþýn birbirine çok uzak görüþlere sahip müslümanlarýn mevcudiyeti; onlarca mezhep, tarikat, cemaat, meþrep vb. lerinin varlýðý hiç deðiþmemiþ Kur’an’a raðmen nasýl açýklanabilir ?
Eþari düþünüp eþari okurlar diye farklý mezhep tarikat ve müslüman açýklamasý.
Ayný kitaba bakýp birbirlerini kafirlikle itham edecek kadar farklý þeyler anlayan insanlar için Kur’an’ýn hiç deðiþmemiþ / tahrif edilmemiþ olmasýnýn ne anlamý vardýr?
Yoldan azmalarý
Bizler Kuran'ý gericiler ve eþarice okuyanlarda daha detaylý bilmeliyiz ki kimseyi kafir diye gösteremesinler ve yeri gelince kuran'a ne gibi þirk koþtuklarýný ispatlayalým.
Kur’an’dan herkesin farklý þeyler anlamasý, bu farklýlýklar aþýrý düzeyde dahi olsa, Tanrý’ýnýn insanlarý ve insanlýðý tekdüzeleþtirmemek, farklý yorumlarýn oluþumuna imkan saðlamak için Kur’an’ý deyim yerindeyse bilinçli olarak / isteyerek elastiki / batýni anlamlarý mündemiç kýlmasýndan dolayýdýr. Bu, Tanrý’nýn insanlara rahmetidir. Yani Tanrý, bizzat kendisi insanlarýn / müslümanlarýn farklý fikirlere / farklý din anlayýþlarýna sahip olmalarýný murad etmektedir.
tabiki zaten her kul sýnanmak için dünyaya gelmiþtir
Hz Ali ve Ehli Beyt peþine takýlanlar Kuran'ýn özüne inmeye daha elveriþli olacaklar.
Gaddarlarýn peþine takýlanlar gaddarlýk yapacaklarýna vesile olacak ve apaçýk olmayan , farklý manalara gelebilecek ayetlere uyarlar aynen Al-i-Ýmran 7 inci ayetin bildirdiði gibi.
Tüm bu tartýþmalara karþýn Alevi / Bektaþiler; Kur’ an’ý, Allah’ýn Hz. Muhammed’e gönderdiði son ilahi kitap olarak kabul ederler. Bu konuda Sünni ve Þii Müslümanlarla aralarýnda bir fark yoktur. Kur’an’ýn deðiþtirildiði yolunda kimi iddialarý dillendiren marjinal kiþiler bulunsa da Alevi / Bektaþiler; Kur’an’ýn Tanrý tarafýndan korunduðu belirtilen ayetini temel alarak onun deðiþtirilmediðine ve deðiþtirilemeyeceðine inanmaktadýrlar.
doðru olan da budur zaten
Kur’an’ýn deðiþtirildiði, Kur’an’dan özellikle Hazreti Ali’nin imameti ile ilgili ayetlerin çýkarýldýðý tarzýnda iddialar bulunmaktadýr. Bu iddialarýn, tarihin hiçbir döneminde ciddi sayýda taraftarý olmamýþtýr.
Allah'ýn aslan'ý bilimin kapýsý, konuþan Kuran, Ýslam'In sancaðý, cennetle müjdelenmiþ olmasý yetersiz delil miydi:)
Yüce Tanrý, Kur’an’dan evvel gönderdiði kutsal kitaplar için bir koruma vaadinde bulunmamýþken niçin Kur’an için böyle bir vaatte bulunmaktadýr ? )
Allah'ýn bildiði vardýr bu konuda:)
Kamil- i - mürþitliðin en üst mertebelerine eriþirsek belki saðlýklý bir cevap verebiliriz bu soruya:P
------------------------------------------------------------------
Bununla birlikte yukarýda da söylediðimiz gibi Alevi / Bektaþilerin Kur’ an’a yaklaþýmlarý son derece farklýdýr. Alevi / Bektaþiler; Kur’an’ýn yüzeysel anlamýndan ziyade içsel anlamýnýn önemli olduðunu savunurlar. Kur’an’ýn pek çok ayetinin Sünni ve Þiilerce yanlýþ anlaþýlmakta olduðuna inanýrlar. Onlarýn, sadece yüzeysel / zahiri / dýþsal anlamlarla yetindiklerini, içsel / batýni anlamlara ulaþamadýklarýný ileri sürerler. Nitekim Kur’ an’ýn yüzeysel / zahiri anlamlarýnýn yanýnda içsel / batýni anlamlarýnýn da olduðunu bizzat Kur’an’ýn kendisi söylemektedir.
Zaten ozanlarýmýzýn Batini önderleri etiketi almalarý tarihçiler tarafýndan bu isimle anýlmalarýnýn sebebi batini okudukalrý içindir.
Bu olgu kesin bir olgudur ileri sürmek kelimesi yersiz bana göre.
---------------------------------------------------
( Sünni ve Þii Müslümanlar, Kur’an’ýn her hükmünün ve her ayetinin her çaðda ve her coðrafyada geçerli olduðunu yani Kur’an’ýn tümüyle evrensel ve zaman üstü olduðunu ileri sürerler. Ancak yine de Kur’an’daki pek çok hükmü uygulamazlar. Uygulamadýklarý hükümlerin aslýnda uygulanamaz hükümler olduðunu görmek istemezler. Üstelik bu gerçeði asýrlardýr söyleyen Alevi / Bektaþi / Batýni kitlelere karþý da geçmiþte olduðu gibi bugün de mütecaviz bir tutum sergilerler. )
Burda þu eklene bilir di: " batini yaklaþýmýn aksine Eþarice okuyan sünni ve þii sözde müslümanlar akýl ve mantýk faktörüne önem veremzler.
Bu zikrettiðim olgu zaten tarihsel ve felsefelerinin tastik edilmiþ olgularýdýr:)
Bu yaklaþýmdna gurur bile duyuyorlar
----------------------------------
devamýný incelemekteyim...
aliekber
04-10-2006, 11:25 AM
Tekraren ifade edelim ki, Alevi / Bektaþiler; Kur’an’daki pek çok ayetin yerel anlamlý ve kimi ayetlerin de zamana kayýtlý olduðunu / hükümlerinin geçersiz hale geldiðini savunurlar. Þimdi bu savlarý teker teker ele alalým.
Bunu anlamýný kaybetmiþ bazý sürelerle desteklemeniz mümkündü:P
Mesela Hz Muhammed'in eþlerine inen süreler..
Günümüzde peygamber eþi falan kalmadýðý için o yöndeki ayetler mesela iþlevini yitirmiþtir veya o ayetler amacýný yerine getirmiþtir..
-----------------------------------------
Ancak Hz. Ali o yazýlý belgenin konuþan, cisimleþmiþ ve muþahhas halidir. Alevi / Bektaþilerin Hz. Ali’yi gerçek Kur’an / mücessem ve müþahhas Kur’an olarak gördüklerinin en edebi ifadelerinden biri Virani Baba’ya aittir: ( 4 )
“ Ali Ýncil, Ali Tevrat,
Ali Zebur, Ali Kur’an,
Ali Fazl’ur – Rahman,
Ali’dir sümme vech’ul-lah.”
Bunun açýklamasý þudur ki hadis i þeriflerle de sabittir: Hz. Ali hangi süre hangi ayet ne zaman , hangi hedef için indiðini bizzat bildiðini ve faydalanmak isteyenleri bilgilendireceðini söylemiþtir...
Veya bunu peygamber efendimiz de söylemiþ olmasý olasý kaynak belirsiz aklýmda ama oldukça yaygýn ve bilinen bir husustur.
----------------------------------------------------
Zahiri / dýþsal anlam ve yorumlarýn sadece bu çaðda deðil geçmiþ dönemlerde de toplumsal yaþam baðlamýnda pek çok sorunlara yol açtýðý tarihsel olarak sabittir.
Olaya filolog ve nörolog açýsýyla bakarsak: o dönemde okuma yazma oraný 10% larý ya geçerdi ya geçmezdi
Bununla beraber Kuran'ý idrak edecek beyinlerin varlýðý oldukça düþük ve kýsýtlý olabilirdi
Sünnet diye peþine takýldýklarý ise Hz Ali'ye karþý ordu kaldýrmýþlardý, bzirganalrdý falan...
elbette ki sorun yaþayacaklardý:P
--------------------------------------
Yüzyýllar sonra da olsa Sünni ve Þii din bilginleri Alevi / Bektaþi yaklaþýmýnýn doðruluðunu kabul etmek zorunda kalacaklardýr.
Sayýn abim sünniler son demelrini oynuyorlar ne yüzyýlalr sonrasý abim beni karamsarlýða itme böyle uzak bir tarihle:)
5-10 yýl de veya daha yakýn bir tarih:)
----------------------------------------
Yaþar Nuri Öztürk vb. din bilginlerinin çabalarý ( Bu bilginlerin çalýþmalarý genelde Kur’an’ýn hukuksal ve sosyal alanlarla ilgili ayetleriyle sýnýrlý kalsa da son derece önemli bir geliþmedir.
Ehli Beyt okuluyla yetiþip boy vermeyenlerin bunu baþarabilecekelrine ihtimal vermiyorum
Bu Yaþar Nuri gibi alimlerin iþi deðil
----------------------------------
hala devam etmekteyim....
Bektaþünal
04-10-2006, 11:40 AM
ali ekber abim ve diðer canlar;1-kuran alevi sünni halkýn bildiðine göre 6666 ayet deðilmidir ama kuranda 6200 küsür ayet var
2-kuranda ayetlerin yerlerinin deðiþtiðini sayýn yaþar nuri öztürk bile söylüyor size garip dede sitesinden alýntý:
Akýl ve gönül sahibi olup söz dinleyen ve sözün doðrusuna uyan Ashab, el ele tutup “Hakk yolcusu” oldular. Gönülden gönüle, gönülden Hakk’a irtibat saðladýlar. Yaratýcý Allah’da elini ( kuvvet ve kudretini ) onlarýn ellerinin üzerine lütfetti. Onlara yardýmcý oldu.
Hz.Peygamber, altýnda toplandýklarý Semre aðacýndan kestiði bir dal ile secdeye kapanan Ashab’ýn sýrtlarýný sývazlayýp onlara dua etti. (5)
Ne yazýk ki; müslüman ve bu bey’olduðunu söyleyen atta hazýr bulunanlarýn çoðu, Hz.Peygamber’in vefatýný müteakip, Allah’a ve O’nun Resulüne verdikleri sözden döndüler... Onlarý Rab’lerini kputperestlikten kurtarýp endilerine bildiren ve insanlýðýn temel ilkelerini öðreten, peygamber’leri olan Hz.Muhammed’in cenazesini ortada býrakýp, halifelik sevdasýna düþtüler... Þefaat umduklarý Peygamber’in cenaze namazý dahi bu riyakârlara nasip olmadý.
Hz.Peygamber’in ümmetine yadigâr býraktýðý “ÝKÝ EMANET” yani (Kur’an’ý Kerim v e Ehlibeyt)i bu vefasýz güruh tarafýndan hýyanete uðradý.
Kýsaca örnek:
Hz.Ali gibi, “ÝLÝM ÞEHRÝ” nin kapýsý durumundaki “KUR’AN’I NATIK” olan zât hayatta iken, Ebû Süfyan soyundan olup 20 yýl Ýslam kaný dökenler, “KUR’AN’I DERLEME KOMÝSYONU” kurdular ve Kur’an’ý yeniden derlediler. Öyle bir derleyiþ derlediler ki, ilk inen sure Alak Suresi 96 ncý sure oldu. 92 nci sure olan Bakara Suresi 2 nci sure, 94. sure olan Ali Ýmran Suresi de 3 ncü sure oldu. Böylece bütün sureler ve birçok ayetler yer deðiþtirdi... O gün, bugün hiçbir âlim ve ilim adamý bu tahribatý çözmeyi göze alamadý ve alamýyorlar da. Ancak, son zamanda sayýn Prof. Dr. Yaþar Nuri ÖZTÜRK, Kur’an surelerini iniþ sýrasýna göre düzenledi ve ilâhiyatcý ilim adamlarýna çaðrýda bulundu: “Geliniz! Kur’an’ý yeniden ele alýp düzeltelim.” dedi. Ama, Emevî þeriatýnýn yanlýsý olan kiþiler, Sayýn Hoca’ya ateþ püskürüyorlar. Çünkü; böyle bir çalýþma baþlarsa, Hz.Muhammed’in can düþmaný Kureyþîler tarafýndan Ýslama giydirilen deli gömleði yýrtýlýr... Emevî yardakçýsý sahte müslümanlarýn maskeleri düþer. Birçok ad altýnda at oynatanlarýn “külden kaleleri” yýkýlýr!.. Sayýn Y.Nuri Hoca’nýn, Ýslam âlemi için bu faydalý ve tarihi çaðrýsýndan rahatsýz olan günümüzün karayobazlarý, Sayýn ÖZTÜRK Hoca’yý, her fýrsatta “ölümle” tehdit ettiklerini duyuyoruz. Bu aðýr riski, cesaretle göze alan ÖZTÜRK Hoca, Ýslam âlemine ýþýk tutacak bir hizmeti yerine getirerek Kur’an’ýn surelerini “iniþ sýrasý”na göre düzenledi...(6)
“ÝKÝ EMANET” ten biri olan Kur’an’ý Kerim’e yapýlan zulüm kýsaca bu... Ya diðer emanet olan EHLÝBEYT’e yapýlan zulüm?..
__________________________________________________ ________
(5) Semre aðacýnýn dalý olduðu söylenen ve Müsahiplerin görüldüðünde, onlarýn sýrtlarýnýn sývazlandýðý “tarýk” adýndaki çubuk, bu bey’atlaþmayý sembolize eder. Bu bilgiden yoksul olan bazý kiþiler, çok yanlýþ tanýmlamalar ve yorumlar yaparak, ulu atalarýmýzýn hatýrasý olup kutsal “nüfûs”larýný taþýyan, bu manevi deðerlerimizi hafife almalarý yol ehli cânlarý üzmektedir!..
(6) Nedenini bilmiyoruz ama, Sn.ÖZTÜRK Hoca’nýn son Kur’an Mealleri, Halife Osman zamanýndaki dizi sýrasýna göre basýlmakta ve ciltsiz olarak piyasaya sürülmektedir!
sevgili canlar bakara süresi 183.ayette oruç sizden öncekilere farz kýlýndýðý gibi sizede farz kýlýnmýþtýr denilmiþtir hz muhammedden önceki bütün peygamberlerimiz muharrem ayýnda oruç tutmuþlardýr bence bir kelime oyunuyla muharrem diye ramazan yazdýrýlmýþ olabilir oruç ayý
aliekber
04-10-2006, 11:43 AM
Kur’an’ýn pek çok ayeti tarihseldir. Ýndiði dönemle ilgili ve günümüze dair hiçbir iþlevselliði bulunmayan ayetlerin toplamý Kur’an’ýn önemli bir bölümünü meydana getirmektedir. Hz. Muhammed ve ashabýnýn yaþadýðý ve bir daha benzerlerinin dahi yaþanmasýna olanak bulunmayan bir sürü tarihsel olay Kur’an’ da uzun uzadýya anlatýlmaktadýr. Kur’an’ýn yorumlanmasý ve açýklanmasý çalýþmalarýnda tarihsellikten kastedilen hükümlerinin geçersiz hale gelmesi durumudur. Böylesi ayetlerin varlýðý modernist yorumcular tarafýndan kabul edilmekle birlikte geleneksel Sünni din bilginlerinin tümü bunu reddetmekte ve Kur’an’da bulunan bütün ayetlerin geçerliliðini sürdürdüðü, kýyamete deðin de sürdüreceði inancýný savunmaktadýr.
Sayýn abim buna katýlmýyorum ki o dönem geliþmeler günümüz için bile Kuran'ýn en deðerli ayetleridir bana göre..
O tür ayetler üzerinden psikolojik geliþmeler adý altýnda tonalrca davranýþsal özellikler ortaya çýkar..
O tür bölümler Kuran'ýn baan göre en deðerli bölümleridir, dünya'ya alevi bakýþ açýlý Ýslamiyet hakim olana kadar geçerliliðini koruyacaktýr.
Ne zmanki en hayýrlý ümmet yani bizle riþ baþýna gelirsek, geleceði 1000-10 000 yýl için kurar ayarlarsak o zaman o tür ayetler geçerliðini yitirebilirler...
“ Biz bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldýrýr veya onu unutturursak mutlaka daha iyisini veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her þeye güç yetirendir.” (7)
“ Biz bir ayetin hükmünü baþka bir ayetle deðiþtirdiðimiz zaman – ki Allah neyi indireceðini çok iyi bilir – sen ancak bir iftiracýsýn dediler. Hayýr; onlarýn çoðu bilmezler.” (8)
Bu iþler doðru olmakla birlikte ;öyle basit iþlerden deðil:)
Günümüzde kimi modernist Sünni din bilginleri artýk bunu kabul edip bu baðlamda yeni yorumlar geliþtirmeye çalýþmaktadýrlar. Bu cümleden olarak söyleyelim ki; Kur’an’daki hukuksal ve sosyal anlam ve hüküm içeren pek çok ayetin hükmü kalkmýþtýr. Özellikle miras, kadýnýn statüsü, ceza hukuku, cariye hukuku vb. konulardaki ayetlerin uygulanabilirliði kalmamýþtýr.
Öyle bir yol tutmuþlar ki onlarýn iþi hiç de kolay deðil...
Son olarak diyanet , inandýklarý hadislerin çoðunun hurafe olduðunu keþfetmiþ ve temizlik yapmakta olduðunu ilan etmiþti:)
Allah kimseyi þaþýrtmasýn þaþýrmýþ bir topluluk için dönüþüm, kendini bulmak hiç de kolay iþ deðil, ki iþin içinde bir de çýkar olgusu varki, dönüþemeden yok olacaklar öngörüsüne sahibim...
Bu baþlýðý sadece iki örnek vererek kapatalým. Kur’an’da kadýnlarýn tanýklýðý o dönem Arap toplumunun koþullarý gereði erkeklerin tanýklýðýnýn yarýsý kabul edilmektedir. Oysa Kur’an ‘dan evvel kadýnlarýn hiçbir biçimde tanýklýklarý kabul edilmiyordu.
Güzel bir örnekleme
Çaðýmýzda hiçbir entelektüel Müslüman kadýn Kur'an’da yazýyor diye kendi tanýklýðýnýn yarým kabul edilmesine razý olamaz. Görüldüðü gibi bu ayette o dönemin toplumsal koþullarýna göre hüküm verilmiþtir.
eþari okulundan beslenenler hala geçerliliðini kabul ediyorlar...
Onlar için en basit olgular bile koplekstir, onlara acýdýðým bile oluyor:)
Bunu hiçbir çaðdaþ kadýna Ýslam’ýn hükmü diye kabul ettiremezsiniz.
Sünniden bahsediyorsanýz çaðdaþ kelimesi onlara küfür gelir:P
Bu noktada Kur’an’ýn , “ Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? “ (13) þeklindeki ayeti hatýrlanmalýdýr. Yine Alevi / Bektaþilerin serçeþmesi Hünkar Hacý Bektaþ Veli’nin; “Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlýktýr.” buyruðu unutulmamalýdýr.
Bu hususun çizdiði en önemli nokta Kuran'ýn içeriðidir...
Zaten Kuran her dem akýl'a baþvurmayý önerdiði için dolayýsýyla burda bilimlere deðer vermek de devreye girer
-----------------------------------------------------------
devam ediyorum
aliekber
04-10-2006, 11:52 AM
abim yorumlamaktan yoruldum bu kadar yorum yeterli mi:P
Kuran'ýn Arapça inmesi Hristiyan ve Musevilerin burnunu yere sürtmek amaçlý inmiþtir, bu konuda Kuranda iz var
Peygamberere uymamýþ olmalarý Allah'ýn emirlerinden azmýþ olmalarý sebepleriyle açýklanmýþ...
aliekber
04-10-2006, 11:57 AM
ali ekber abim ve diðer canlar;1-kuran alevi sünni halkýn bildiðine göre 6666 ayet deðilmidir ama kuranda 6200 küsür ayet var
2-kuranda ayetlerin yerlerinin deðiþtiðini sayýn yaþar nuri öztürk bile söylüyor size garip dede sitesinden alýntý:
Akýl ve gönül sahibi olup söz dinleyen ve sözün doðrusuna uyan Ashab, el ele tutup “Hakk yolcusu” oldular. Gönülden gönüle, gönülden Hakk’a irtibat saðladýlar. Yaratýcý Allah’da elini ( kuvvet ve kudretini ) onlarýn ellerinin üzerine lütfetti. Onlara yardýmcý oldu.
Hz.Peygamber, altýnda toplandýklarý Semre aðacýndan kestiði bir dal ile secdeye kapanan Ashab’ýn sýrtlarýný sývazlayýp onlara dua etti. (5)
Ne yazýk ki; müslüman ve bu bey’olduðunu söyleyen atta hazýr bulunanlarýn çoðu, Hz.Peygamber’in vefatýný müteakip, Allah’a ve O’nun Resulüne verdikleri sözden döndüler... Onlarý Rab’lerini kputperestlikten kurtarýp endilerine bildiren ve insanlýðýn temel ilkelerini öðreten, peygamber’leri olan Hz.Muhammed’in cenazesini ortada býrakýp, halifelik sevdasýna düþtüler... Þefaat umduklarý Peygamber’in cenaze namazý dahi bu riyakârlara nasip olmadý.
Hz.Peygamber’in ümmetine yadigâr býraktýðý “ÝKÝ EMANET” yani (Kur’an’ý Kerim v e Ehlibeyt)i bu vefasýz güruh tarafýndan hýyanete uðradý.
Kýsaca örnek:
Hz.Ali gibi, “ÝLÝM ÞEHRÝ” nin kapýsý durumundaki “KUR’AN’I NATIK” olan zât hayatta iken, Ebû Süfyan soyundan olup 20 yýl Ýslam kaný dökenler, “KUR’AN’I DERLEME KOMÝSYONU” kurdular ve Kur’an’ý yeniden derlediler. Öyle bir derleyiþ derlediler ki, ilk inen sure Alak Suresi 96 ncý sure oldu. 92 nci sure olan Bakara Suresi 2 nci sure, 94. sure olan Ali Ýmran Suresi de 3 ncü sure oldu. Böylece bütün sureler ve birçok ayetler yer deðiþtirdi... O gün, bugün hiçbir âlim ve ilim adamý bu tahribatý çözmeyi göze alamadý ve alamýyorlar da. Ancak, son zamanda sayýn Prof. Dr. Yaþar Nuri ÖZTÜRK, Kur’an surelerini iniþ sýrasýna göre düzenledi ve ilâhiyatcý ilim adamlarýna çaðrýda bulundu: “Geliniz! Kur’an’ý yeniden ele alýp düzeltelim.” dedi. Ama, Emevî þeriatýnýn yanlýsý olan kiþiler, Sayýn Hoca’ya ateþ püskürüyorlar. Çünkü; böyle bir çalýþma baþlarsa, Hz.Muhammed’in can düþmaný Kureyþîler tarafýndan Ýslama giydirilen deli gömleði yýrtýlýr... Emevî yardakçýsý sahte müslümanlarýn maskeleri düþer. Birçok ad altýnda at oynatanlarýn “külden kaleleri” yýkýlýr!.. Sayýn Y.Nuri Hoca’nýn, Ýslam âlemi için bu faydalý ve tarihi çaðrýsýndan rahatsýz olan günümüzün karayobazlarý, Sayýn ÖZTÜRK Hoca’yý, her fýrsatta “ölümle” tehdit ettiklerini duyuyoruz. Bu aðýr riski, cesaretle göze alan ÖZTÜRK Hoca, Ýslam âlemine ýþýk tutacak bir hizmeti yerine getirerek Kur’an’ýn surelerini “iniþ sýrasý”na göre düzenledi...(6)
“ÝKÝ EMANET” ten biri olan Kur’an’ý Kerim’e yapýlan zulüm kýsaca bu... Ya diðer emanet olan EHLÝBEYT’e yapýlan zulüm?..
__________________________________________________ ________
(5) Semre aðacýnýn dalý olduðu söylenen ve Müsahiplerin görüldüðünde, onlarýn sýrtlarýnýn sývazlandýðý “tarýk” adýndaki çubuk, bu bey’atlaþmayý sembolize eder. Bu bilgiden yoksul olan bazý kiþiler, çok yanlýþ tanýmlamalar ve yorumlar yaparak, ulu atalarýmýzýn hatýrasý olup kutsal “nüfûs”larýný taþýyan, bu manevi deðerlerimizi hafife almalarý yol ehli cânlarý üzmektedir!..
(6) Nedenini bilmiyoruz ama, Sn.ÖZTÜRK Hoca’nýn son Kur’an Mealleri, Halife Osman zamanýndaki dizi sýrasýna göre basýlmakta ve ciltsiz olarak piyasaya sürülmektedir!
sevgili canlar bakara süresi 183.ayette oruç sizden öncekilere farz kýlýndýðý gibi sizede farz kýlýnmýþtýr denilmiþtir hz muhammedden önceki bütün peygamberlerimiz muharrem ayýnda oruç tutmuþlardýr bence bir kelime oyunuyla muharrem diye ramazan yazdýrýlmýþ olabilir oruç ayý
---------------------------------------
Sayýn can bunu yarýn inceleyeceðim okuyacak yorumlayacak takatim kalmadý:P
þöyle hafif bir kaç konu bulup yatcam:P
polata
04-10-2006, 09:23 PM
Ben her yýl olmasa da, genelde bu ayda oruç tutuyorum.Ama ramazan orucu olduðu için deðil.
Sadece, Hz. Muhammed'e Peygamberlik geldiði vakit, kimi kaynaklara göre bayýlmýþ ve kendine gelince üç gün bir þey yememiþ ve oruç tutmuþtur.Kimi kaynaklara göre de, bir köþeye yeþil bir perde çekmiþ ve üç gün bu perdenin arkasýnda ibadet etmiþ ama ne yaptýðýna kimse vakýf olamamýþtýr.Sadece bu esnada oruçlu olduðu biliniyor.
Bu zamanda, Kadir Gecesinden sonraki üç gündür.
Ben de sadece bu nedenden dolayý bu üç günde tutuyorum.Ama bu Alevilik'te yoktur.Sadece benim kendimi sorumlu hissettiðim bir þükür orucudur.
Suniler eskiden soranlara, bu oruç üç gün ama hangi üç gün bilinmediði için, ayýn tamamýnda tutuluyor diyorlardý.Þimdi artýk diyemiyorlar.Çünkü, Kadir Gecesinde Kuran'ýn inmeye baþladýðý ve bu günden sonra bayrama kadar üç günlük bir süre olduðunu en cahil bile hesaplayabiliyor artýk.
Artýk bu uyduruklarýna baþka bahaneler bulup ileri sürüyorlar.
Sn. tuerkay,
Yazýnýzda vurguladýðýnýz Kadir gecesi ve ardýndan Ramazan ayýnýn bitimene kalan üç gün konusuna deðinmeden edemiyeceðim.
Kadir gecesinin Ramazan ayýnýn hangi gecesi olduðu, Kuran'ýn Ramazan ayýnýn hangi gecesi indirilmeye baþlandýðý kesin deðildir.
Bakara suresinin (92/2) 185. ayetinde "Ramazan ayý, insanlara yol gösterici, doðrunun ve doðruyu egriden ayirmanýn açik delilleri olarak Kur'an'in indirildigi aydýr. Öyle ise sizden ramazan ayýný idrak edenler onda oruç tutsun. " denilerek Kuran'ýn Ramazan ayýnda indirilmeye baþlandýðý belirtilse de günü konusunda kesin bir tarih yer almamaýþtýr. Sonraki dönemlerde Hz.Muhammed'in sözlerine ve aktarýmlara dayanýlarak Ramazan ayýnýn 27. gecesi kabul edilmiþtir. Ancak kesin bu tarihtir, bu tarihte Kuran indirilmeye baþlanmýþtýr gibi bir söylemi ne Ehl-i Sünnet ne de Ehl-i Þia dan hiç kimse söyleyemez, iddaa edemez.
Fakat yine bilinen Ýslam öncesinde yapýlan ve Ýslam sonrasýnda da devam eden Arap kavmince uygulanan Muharrem ayýnýn 9, 10 ve 11. günleri oruç tutulduðudur.
Ramazan orucu olarak adlandýrýlan ibadet, yukarýda verdiðim ayetin iniþinden sonra ki dönemde uygulanmaya baþlandýðý bilinmektedir. Bu olayda hicretin 2. yýlýnda olmuþtur. Ancak süresi 30 günmüdür, 3 gün müdür?
Sonuç olarak Ramazan orucunun 3 gün olarak tutulmasý konusunu Hz.Ali'nin þehadetine veya Kadir gecesinin Ramazan ayýnýn 27. günü olduðu söylemine dayandýrmak bilime, akýla ve bilgiye yönelik deðildir.
Sevgi ve saygýlarýmla.
polata
04-10-2006, 10:41 PM
bu hususta yaptýðým bir çalýþmayý sunuyorum. yalnýz bu çalýþmada net bir hüküm ortaya koymadým. sadece detaylý sorular sordum ve tabiri caizse konunun fotoðrafýný çektim:
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=69
buradan bakabilirsiniz.
Sn.Türkmen,
Bir akedemisyen olan þahsýnýzýn yapmýþ olduðunuz çalýþmayý takdirle okudum. Yukarýda çalýþmanýz hüküm ortaya konmadan yapýldýðýný, detaylý sorular sormak ve neticede konuyu fotograflandýrmak amacýyla yapýldýðýný belirtmiþsiniz ki büyük oranda doðrudur.
Çalýþmanýzý bugün için Alevilik olarak tanýmlansada geçmiþ dönemin Safeviye Kýzýlbaþlýðý bakýþý açýsýndan yapýldýðý, bu bakýþ açýsý ile konunun irdelendiði izlenimi bende uyandýrmýþtýr.
Özellikle sonuç kýsmýnýn 7. maddesinde yer alan;
"7. Yedi ulularýn deyiþlerini / nefeslerini okumak da Kur’an okumak gibi sevap ve mübarektir. " kýsmýna katýlmamakla birlikte bu önemli ve deðerli çalýþmanýzdan ötürü teþekkürlerimi sunarým.
Saygýlarýmla.
polata
04-10-2006, 11:43 PM
Sayýn Can,
Bunu böyle yazýyoruz ama, bilinen bir gerçek var ve suni kaynaklarca kayda geçirilmiþtir bu da.
Kuran, önce bekirce, sonra onu beðenmeyen ve yetersiz bulan ömerce ve sonra da onu da yetersiz bulan osmanca tekrar tekrar yazýlmýþtýr.YANÝ ÞU KURAN, HZ. PEYGAMBERDEN KALAN KURAN DEÐÝLDÝR.Birbirini bile beðenmeyen, yani aslýnda kendinden öncekinin derleyip topladýðýný beðenmemiþ ve yeniden yazdýrmýþlardýr.Bugün Türkiye'de resmi olarak kabul edilen de osman nüshasý denilen son deðiþmiþö halidir.
AMA HZ. ALÝ'NÝN DERLEYÝP DÜZENLEDÝÐÝ KURAN'DAN HÝÇ BAHSEDÝLMEZ.ONUN VARLIÐI BÝLE BÝLÝNMEZ ÇOÐUNCA.OYSA KÝ, HZ. ALÝ, GERÇEK VE HER DÖNEM HZ. PEYGAMBER'ÝN YANINDA BULUNAN TEK KURAN YAZAN KATÝPTÝR AYNI ZAMANDA.ÜSTELÝK, BEKÝR-OSMAN-ÖMERE DE SADECE KENDÝSÝNDE BULUNAN KURAN NÜSHALARINI TESLÝM ETMEMÝÞTÝR.
Sonra, þam yönetimi olan mervan-muaviye-yezid döneminde, Hz. Peygamber'den birebir Ýslam öðrenen ve Ýslam içinde tartýþmasýz din adamý konumuna yükselen ve hepsi hafýz olan MEDÝNE halký, Zalim haccacca katledilmiþ ve bekir-ömer-osman-mervan-muaviye-yezid süreðine GERÇEK ÝSLAM olarak karþý koyanlar olduklarýndan dolayý katledilmiþler ve bu esnada, Hz. Muhammed'in evi at ahýrýna çevrilmiþ ve katliama gelen ordunun atlarý, bu kutsal mekana baðlanarak, ne hallere býrakýlmýþtýr.
O dönemde yaptýklarý yetmedi; þimdi de, said kürdi ve sahte hocaefendilerinin yazdýklarý mektubat-risale kitaplarý okutup, öðretip, onu günlük hayatta uygulatmýþlar ve bekir-ömer-osman-mervan-muaviye-yezid süreðini tamamlama görevlerini bunca yüzyýl sonra tamamlamaya çalýþmaktadýrlar.
Bunun için ve bu binlerce yýllýk zamana raðmen davalarýndan hala dönmeyiþleri takdire þayandýr maalesef.Ya biz...
Sn. tuerkay,
Geçen bir dost meclisinde sohbet döndü dolaþtý Ýstanbul'da yaþanan döküm kanalizasyon kapaklarýnýn üzerinde yazýlý olduðu düþünülen "Allah" kelimesine ve de bazýlarýnýn üzerine basýlmasýn, gühantýr, türü yaklaþýmlarý ile insanlarýn yazýya basmamasý için kapaðýn üzerine sandalye konulmasýna, etrafýn çevrilmesi gibi olaylarýn konuþuldmasýna geldi. Sohbette yer alan bir dost,
"Ya siz Sünnileri bu kadar baðnazlýkla, saçmalýkla veya akýlsýzlýkla suçluyorsunuz ama hiç kendinize bakmýyorsunuz." dediðinde önce þaþkýnlýkla durduk, sonrasýnda,
"Nasýl yani" diye sorduk.
"Okuduðum Ýmam Cafer-i Sadýk Buyruðunda iki kiþinin musahip olmasý olayýnda koyunun niþan göstermesini bekliyorsunuz" dediðinde bir baþka dost itirazýný,
"Okuduðun Buyruk deðiþtirilmiþtir, Aleviler akýla, mantýða uygun davranýrlar." diye serzeniþte bulundu.
Gerçektende bazý önemli koularla ilgili olarak Kuran'ýn, Makalat'ýn, BuyruK'un ya deðiþtirildiðini, ya Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Þii eli deðidiðini, ya Ebubekir, Ömer, Osman, Muaviye, Yezit aktarýmý olduðunu söyleriz. Makalat ve Buyruk konusunda da genelde bunlarýn Sünni kesimce deðiþtirildiðini söyleriz, ancak bu söylemimize raðmen iþimize gelen kýsýmlarda o kaynaklarý rehber kabul ederiz.
Hz.Ali ve þiasý olmak üzere, ondan sonraki onbir imam ve onlarýn aileleri, yakýnlarý nasýl olurda deðiþtiðini söylediðimiz Kuran için ses çýkarmaz, nasýl olur da Hz.Ali'nin hutbeleri, mektuplarý, yazýlarý onca yýl muhafaza edilirde onun tarafýndan derlendiði tevsir edildiði öne sürülen Kuran-ý Kerim veya muftasý bugüne gelmez. Bu konuda önemli bir nokta da Hz.Ali ve þiasý þayet Hz.Ebubekir ve Hz.Osman tarafýndan düzenletilen ve deðiþtiði öne sürülen Kuran'a karþý çýkmadýysa, gerçek Kuran'ýn yok olmasýna seyirci kaldýysa ve düzmece bir Kuran'ýn insanlarý yanýltmasýna se çýkarmadýysa o zaman Allah ona bunun hesabýný sormaz mý?
Konu Buyruk'dan açýlmýþken Ýzmir yazmasýnýn "Pirlik ve Taliplik" baþlýðý altýnda pir'in Kuran'ý bilmesi, okumasý ve sözlerinin kesinlikle Kuran'a dayanmasý gerektiði belirtilir (1). O halde nasýl oluyorda Kuran deðiþmiþ ve de pir'in bu deðiþen Kuran'a uymasý, okumasý, bilmesi gerekiyor.
Saygýlarýmla.
(1) Fuat Bozkurt:Ýmam Cafer-i Sadýk Buyruðu, 2005 baskýsý, sf:30
aliekber
04-10-2006, 11:57 PM
ali ekber abim ve diðer canlar;1-kuran alevi sünni halkýn bildiðine göre 6666 ayet deðilmidir ama kuranda 6200 küsür ayet var
2-kuranda ayetlerin yerlerinin deðiþtiðini sayýn yaþar nuri öztürk bile söylüyor size garip dede sitesinden alýntý:
Akýl ve gönül sahibi olup söz dinleyen ve sözün doðrusuna uyan Ashab, el ele tutup “Hakk yolcusu” oldular. Gönülden gönüle, gönülden Hakk’a irtibat saðladýlar. Yaratýcý Allah’da elini ( kuvvet ve kudretini ) onlarýn ellerinin üzerine lütfetti. Onlara yardýmcý oldu.
Hz.Peygamber, altýnda toplandýklarý Semre aðacýndan kestiði bir dal ile secdeye kapanan Ashab’ýn sýrtlarýný sývazlayýp onlara dua etti. (5)
Ne yazýk ki; müslüman ve bu bey’olduðunu söyleyen atta hazýr bulunanlarýn çoðu, Hz.Peygamber’in vefatýný müteakip, Allah’a ve O’nun Resulüne verdikleri sözden döndüler... Onlarý Rab’lerini kputperestlikten kurtarýp endilerine bildiren ve insanlýðýn temel ilkelerini öðreten, peygamber’leri olan Hz.Muhammed’in cenazesini ortada býrakýp, halifelik sevdasýna düþtüler... Þefaat umduklarý Peygamber’in cenaze namazý dahi bu riyakârlara nasip olmadý.
Hz.Peygamber’in ümmetine yadigâr býraktýðý “ÝKÝ EMANET” yani (Kur’an’ý Kerim v e Ehlibeyt)i bu vefasýz güruh tarafýndan hýyanete uðradý.
Kýsaca örnek:
Hz.Ali gibi, “ÝLÝM ÞEHRÝ” nin kapýsý durumundaki “KUR’AN’I NATIK” olan zât hayatta iken, Ebû Süfyan soyundan olup 20 yýl Ýslam kaný dökenler, “KUR’AN’I DERLEME KOMÝSYONU” kurdular ve Kur’an’ý yeniden derlediler. Öyle bir derleyiþ derlediler ki, ilk inen sure Alak Suresi 96 ncý sure oldu. 92 nci sure olan Bakara Suresi 2 nci sure, 94. sure olan Ali Ýmran Suresi de 3 ncü sure oldu. Böylece bütün sureler ve birçok ayetler yer deðiþtirdi... O gün, bugün hiçbir âlim ve ilim adamý bu tahribatý çözmeyi göze alamadý ve alamýyorlar da. Ancak, son zamanda sayýn Prof. Dr. Yaþar Nuri ÖZTÜRK, Kur’an surelerini iniþ sýrasýna göre düzenledi ve ilâhiyatcý ilim adamlarýna çaðrýda bulundu: “Geliniz! Kur’an’ý yeniden ele alýp düzeltelim.” dedi. Ama, Emevî þeriatýnýn yanlýsý olan kiþiler, Sayýn Hoca’ya ateþ püskürüyorlar. Çünkü; böyle bir çalýþma baþlarsa, Hz.Muhammed’in can düþmaný Kureyþîler tarafýndan Ýslama giydirilen deli gömleði yýrtýlýr... Emevî yardakçýsý sahte müslümanlarýn maskeleri düþer. Birçok ad altýnda at oynatanlarýn “külden kaleleri” yýkýlýr!.. Sayýn Y.Nuri Hoca’nýn, Ýslam âlemi için bu faydalý ve tarihi çaðrýsýndan rahatsýz olan günümüzün karayobazlarý, Sayýn ÖZTÜRK Hoca’yý, her fýrsatta “ölümle” tehdit ettiklerini duyuyoruz. Bu aðýr riski, cesaretle göze alan ÖZTÜRK Hoca, Ýslam âlemine ýþýk tutacak bir hizmeti yerine getirerek Kur’an’ýn surelerini “iniþ sýrasý”na göre düzenledi...(6)
“ÝKÝ EMANET” ten biri olan Kur’an’ý Kerim’e yapýlan zulüm kýsaca bu... Ya diðer emanet olan EHLÝBEYT’e yapýlan zulüm?..
__________________________________________________ ________
(5) Semre aðacýnýn dalý olduðu söylenen ve Müsahiplerin görüldüðünde, onlarýn sýrtlarýnýn sývazlandýðý “tarýk” adýndaki çubuk, bu bey’atlaþmayý sembolize eder. Bu bilgiden yoksul olan bazý kiþiler, çok yanlýþ tanýmlamalar ve yorumlar yaparak, ulu atalarýmýzýn hatýrasý olup kutsal “nüfûs”larýný taþýyan, bu manevi deðerlerimizi hafife almalarý yol ehli cânlarý üzmektedir!..
(6) Nedenini bilmiyoruz ama, Sn.ÖZTÜRK Hoca’nýn son Kur’an Mealleri, Halife Osman zamanýndaki dizi sýrasýna göre basýlmakta ve ciltsiz olarak piyasaya sürülmektedir!
sevgili canlar bakara süresi 183.ayette oruç sizden öncekilere farz kýlýndýðý gibi sizede farz kýlýnmýþtýr denilmiþtir hz muhammedden önceki bütün peygamberlerimiz muharrem ayýnda oruç tutmuþlardýr bence bir kelime oyunuyla muharrem diye ramazan yazdýrýlmýþ olabilir oruç ayý
---------------------------------------------------------------
Sayýn can ayet sayýsý konusunda derin araþtýrma yapmýþ deðilim ama Hz Ali'nin ve Ehli Beyt'in bu konuda hiç bir etredüt veya itiraz ettiklerine rastlamadým...
Bana kalýrsa eksik ayetler hükmü kalkmýþ olanlar olabilir . Kuran'ýn da belirttiði gibi bazý ayetler bir önce inen ayetlerin hükmünü kaldýrma hadisesi olabilir.
Yaþar Nuri beyin yaptýðý çalýþmayý incelemedim , ayetleri iniþ sýrasýna göre toplamanýn faydasý olabilir ama bunu yapacak bilgin gerçekten var mýdýr?
Çok büyük bir iddia ve gerekli olduðu konusu tartýþýlýr...
Zaten Kuran uzmaný olmayana ha þu günki Kuran ha iniþ sýrasýna göre inmiþ olan, Ýþin uzmaný olana ise ayný þekilde iniþ süreleri önem arzetmez...
Günümüze kadar insnalar bu þekliyle incelemeye alýþmýþlar, Kuran'ý tekrar ele almak sakýncalr da doðurabilir..
Bu yönde çalýþma varsa ve ortaya örnek koyabilmiþlerse okuyup deðerlendirmekten zarar gelmez ama þahsým adýna çok gerekli görmüyorum
ÖzGüR
05-10-2006, 12:03 AM
bence yanlýþ bir baþlýk atýlmýþ neden ramazan orucu tutan aleviler yok mu geleneklerimizde ramazanýn 3 günü oruç tutulmazmý_? ben tutmam ama tutanlar var.
Derviscemal
05-10-2006, 12:05 AM
bence yanlýþ bir baþlýk atýlmýþ neden ramazan orucu tutan aleviler yok mu geleneklerimizde ramazanýn 3 günü oruç tutulmazmý_? ben tutmam ama tutanlar var.
Arkadaþlar lütfen yazý yazmadan tüm mesajlarý okuyunuz her seferinde en baþa dönmez zorunda kalýyoruz.
Anadolu Aleviliðinde Ramazan orucu yoktur. Birileri tutyor diye Aleviliði baðlamaz.
saygýlar
polata
05-10-2006, 12:27 AM
(Kur'an'dan örnekler veren kardeþler neden hiç Ýmam Cafer Buyruðu'dan alýntýlar yapmaz þaþýyorum doðrusu)
Sevgili biati,
Konuyu bir de Ýmam Cafer-i Sadýk Buyruðu veya kýsaca Buyruk olarak adlandýrýlan eserden inceleyelim görüþünüze dayanarak Fuat Bozkurt tarafýndan hazýrlanan 2005 yýlý basýmý Ýmam Cafer-i sadýk Buyruðu'ndan inceleyelim. Söz konusu kitapta Ýzmir, Malatya, Maraþ, Hacý Bektaþ (1 ve 2), ümüþhacýköy, Alaca yazmalarýndan faydalanýlmýþ ve bu yazmalar arasýndaki konu içerisinde farklarda belirtilmiþtir.
-Bu duayý okuduktan sonra Hz.Peygamber, Hz.Ali'den kendi seccadesini getirmesini istedi. Hz.Peygamberin seccadesini getirdi. Hz.Muhammed o minberden aþaðý indi. Hz.Ali minberin ayaðýna Hz.Resul'ün izniyle seccadeyi kýbleye doðru serdi. (sf:23)
-Önü Muhammed Ali'dir. Sonu Muhammed Ali'dir. Oruç, namaz, hac, zekat, kelime-i þahadet, dünyalýk fitresi(nin) tümü Muhammed Ali'den kaldýðý için, evlad-ý Resul'den baþkasýna pirlik yapmak caiz deðildir.(sf:30)
-Ýmam Cafer-i Sadýk Hazretleri þöyle buyururlar:" Pir olan kimsenin.....erkaný nedir, tövbesi nedir, farzý nedir, sünneti nedir, nafilesi nedir, iþlemesi nedir, bunlarý bilmesi gerekir." (sf:32)
-Ayetsiz, kitapsýz söz söyleyip nasihat eden pirin söylediði sözler geçerli deðildir. Türkçe söz söylerse bir mürþitten alýp söylemesi gerekir. Söylenen sözün kesinlikle Kuran'a uymasý gerekir.....
Pir, gecenin ikinci yarýsýndan sonra kalkýp, kýbleye karþý oturup, gün doðuncaya deðin Tanrý'ya ibadet ve niyaz etmelidir. O zaman pirin nefesi keskin olur. Oysa günümüzde pirler yiyip içip kuþluða deðin yatýyorlar. "Kuran bizim dedemize indi. Bakalým, ne buyurmuþ?Biz bu dünyaya niye geldik? Yarýn Tanrý katýna ne yüzle çýkarýz?" (sf:35)
-Beþ þeriattýr. Hazreti Resul'ün þartýdýr. Ve halife Muhammed Mustafa'nýn iþini iþlemeli ki, ayin-i erkan yerini bula. Ve de þeriat tarikatýn kapýsýdýr. Bir kimse þeriatý yerine getirmezse tarikata giremez (sf:43)
-Ve (o sofu) ölürse namazý kýlýnmaz.Hakikat kapýsýnda o kiþiye secde ettirilmez. (sf:48)
-Önce þeriat, Hazreti Muhammed'in buyruðudur.(sf:43)
-Nedeni, cuma günü abdül mekandýr, günlerin seyididir.....Cuma gecesi müminlerin ziyaretidir. (sf:89)
-Pir, rehber, musahip, aþina gibi yoldaþlar saðlam olmayýp gafil olurlarsa, Kuran'ýn ayetlerinden haberi olmazsa, birbirlerinden haberi olmazsa harami iblis gelir bunun içine girer.(Sf:91)
-Þeriat kaçtýr? diye sorarlarsa, "beþtir" diye karþýlýk ver.Beþ nesne ile baðlanýr beþ nesne ile açýlýr. Birincisi, ahmaklýk ile baðlanýr itaat ve namaz ile açýlýr. Ýkincisi nefs ile baðlanýr, ibadet ile açýlýr. Üçüncüsü asilik ve acele ile baðlanýr niyaz etmekle açýlýr. Dördüncüsü küfür ile baðlanýr, iman ile açýlýr. Beþincisi þirk ile baðlanýr, hayýr ve ihsan ile açýlýr.(Sf:171)
Türkmen
05-10-2006, 06:35 AM
Bunu anlamýný kaybetmiþ bazý sürelerle desteklemeniz mümkündü:P
Mesela Hz Muhammed'in eþlerine inen süreler..
Günümüzde peygamber eþi falan kalmadýðý için o yöndeki ayetler mesela iþlevini yitirmiþtir veya o ayetler amacýný yerine getirmiþtir..
-----------------------------------------
Bunun açýklamasý þudur ki hadis i þeriflerle de sabittir: Hz. Ali hangi süre hangi ayet ne zaman , hangi hedef için indiðini bizzat bildiðini ve faydalanmak isteyenleri bilgilendireceðini söylemiþtir...
Veya bunu peygamber efendimiz de söylemiþ olmasý olasý kaynak belirsiz aklýmda ama oldukça yaygýn ve bilinen bir husustur.
----------------------------------------------------
Olaya filolog ve nörolog açýsýyla bakarsak: o dönemde okuma yazma oraný 10% larý ya geçerdi ya geçmezdi
Bununla beraber Kuran'ý idrak edecek beyinlerin varlýðý oldukça düþük ve kýsýtlý olabilirdi
Sünnet diye peþine takýldýklarý ise Hz Ali'ye karþý ordu kaldýrmýþlardý, bzirganalrdý falan...
elbette ki sorun yaþayacaklardý:P
--------------------------------------
Sayýn abim sünniler son demelrini oynuyorlar ne yüzyýlalr sonrasý abim beni karamsarlýða itme böyle uzak bir tarihle:)
5-10 yýl de veya daha yakýn bir tarih:)
----------------------------------------
Ehli Beyt okuluyla yetiþip boy vermeyenlerin bunu baþarabilecekelrine ihtimal vermiyorum
Bu Yaþar Nuri gibi alimlerin iþi deðil
----------------------------------
hala devam etmekteyim....
sünni bilginlerin yüzyýlar sonra anlayacaðýný söylerken, günümüzden yüzyýllar sonra deðil, kur'an'ýn derlendiði dönemdne yüzyýllar sonrayý kastettim. yani günümüzü kastettim. þu anda hemen hemen tüm ciddi bilginler bunu kabul ediyor. özellikle fazlurrahman adlý sünni bilgin buna örnek verilebilir.
nörolog sözünün konu ile ilgisini çözemedim.
Türkmen
05-10-2006, 06:42 AM
Sayýn abim buna katýlmýyorum ki o dönem geliþmeler günümüz için bile Kuran'ýn en deðerli ayetleridir bana göre..
O tür ayetler üzerinden psikolojik geliþmeler adý altýnda tonalrca davranýþsal özellikler ortaya çýkar..
O tür bölümler Kuran'ýn baan göre en deðerli bölümleridir, dünya'ya alevi bakýþ açýlý Ýslamiyet hakim olana kadar geçerliliðini koruyacaktýr.
Ne zmanki en hayýrlý ümmet yani bizle riþ baþýna gelirsek, geleceði 1000-10 000 yýl için kurar ayarlarsak o zaman o tür ayetler geçerliðini yitirebilirler...
Bu iþler doðru olmakla birlikte ;öyle basit iþlerden deðil:)
Öyle bir yol tutmuþlar ki onlarýn iþi hiç de kolay deðil...
Son olarak diyanet , inandýklarý hadislerin çoðunun hurafe olduðunu keþfetmiþ ve temizlik yapmakta olduðunu ilan etmiþti:)
Allah kimseyi þaþýrtmasýn þaþýrmýþ bir topluluk için dönüþüm, kendini bulmak hiç de kolay iþ deðil, ki iþin içinde bir de çýkar olgusu varki, dönüþemeden yok olacaklar öngörüsüne sahibim...
Güzel bir örnekleme
eþari okulundan beslenenler hala geçerliliðini kabul ediyorlar...
Onlar için en basit olgular bile koplekstir, onlara acýdýðým bile oluyor:)
Sünniden bahsediyorsanýz çaðdaþ kelimesi onlara küfür gelir:P
Bu hususun çizdiði en önemli nokta Kuran'ýn içeriðidir...
Zaten Kuran her dem akýl'a baþvurmayý önerdiði için dolayýsýyla burda bilimlere deðer vermek de devreye girer
-----------------------------------------------------------
devam ediyorum
deðerlendirmelerinizi gerçekten çok ilginç buldum. emeðinizi selamlýyorum.
kimi yorumlarýnýz farklý bakýþlarýn mevcudiyeti noktasýnda faydalý olmakla birlikte kimi yorumlarýnýzýn ise isabetli olmadýðýný düþünüyorum.
selamlar..
aliekber
05-10-2006, 06:57 AM
sünni bilginlerin yüzyýlar sonra anlayacaðýný söylerken, günümüzden yüzyýllar sonra deðil, kur'an'ýn derlendiði dönemdne yüzyýllar sonrayý kastettim. yani günümüzü kastettim. þu anda hemen hemen tüm ciddi bilginler bunu kabul ediyor. özellikle fazlurrahman adlý sünni bilgin buna örnek verilebilir.
nörolog sözünün konu ile ilgisini çözemedim.
---------------------------------------------
Nöroloji dalý beynin iþlevini irdeler açýklar
birþeyleri idrak edebilme psikolojiyle açýklanabileceði gibi nörolojiyle de açýklanýr
Beyinin bilimsel iþleyiþi gibi mevzularda
Kapasite ölçme alanýnda
aliekber
05-10-2006, 07:09 AM
deðerlendirmelerinizi gerçekten çok ilginç buldum. emeðinizi selamlýyorum.
kimi yorumlarýnýz farklý bakýþlarýn mevcudiyeti noktasýnda faydalý olmakla birlikte kimi yorumlarýnýzýn ise isabetli olmadýðýný düþünüyorum.
selamlar..
----------------------------------------
Sayýn abim isabetli bulmadýðýnýz konularý yazýn paylaþalým
Mümkünse sadece verdiðim cevapalarý yazmayýn ayný zamanda hangi görüþe ,hangi cevabý verdiðimle birlikte yazýn, ve isabetli bulmadýðýnýz olgularý.
Kuran'ý en iyi diyalektik geliþimini idrak edebilen anlar.
Tek bir bilim öðrenmekle Kuran hakýyla kavranmaz , tarih, psikoloji, antropoloji, diyalektiðe hakimiyet, materyalizm gibi bir çok pozitif bilim hakimiyeti de ister.
Tüm bunlarý bilmek de yeterli olmaz çünkü Kuran'ýn kapsam alaný o kadar çok geniþ ve çok yönlü ki bunu her beyin veya birey ayný doðrultuda idrak etmez.
Ýsabetli olmadýðýný düþündüðünüz noktalarý buluþturun konuþalým sayýn abim.
Türkmen
05-10-2006, 07:46 AM
detaylý yazma imkaným yok lakin þunu belirtmekte fayda görüyorum:
kiþisel görüþüm þudur ki, kur'an'da ahlaka ve inanç esaslarýna dair ayetlerin dýþýndaki tüm ayetler ( ibetlerle ilgili ayetler de dahil ) tarihseldir.
kur'an'ýn zamanüstü / evrensel yönü sadece inanç esaslarý ve ahlaka dair ayetlerini muhtevidir.
hukuksal ayetler, peygamber menkýbeleri, hz. muhammed'in özel yaþamý ile ilgili ayetler, söz konusu döneme iliþkin toplumsal yaþamý düzenleyen ayetler yereldir, zamana kayýtlýdýr. günümüze dair pratik / kýlgýsal karþýlýðý yoktur.
bu konuda özellikle hac ibadetine dikkat çekmek isterim.
detaylandýrmayý baþak bir zaman býrakýp þu kadarýný söyliyeyim:
artýk milyonlarca insanýn, izdiham halinde kabeyi ziyaret etmesinin bence pek bir önemi kalmamýþtýr. çünkü peygamberin ve onun ardýndan gelen bir kaç on yýl zarfýnda hac ibadeti MÜSLÜMANLARIN KÝTLESEL GÜCÜNÜ gösterme iþlevini göstermiþtir. Günümüzde buna gereksinim olmadýðý kanýsýndayým.
kaldý ki 1 milyon aç insanýn bulunduðu türkiyeden yüzbinlerce kiþinin büyük meblaðlar harcayarak hacca gitmelerini anlamlý bulamýyorum.
bence gerçek hac ülkemdeki insanlarýn açlýk sorununa çözüm bulacak þekilde sözkonusu paralarýn deðerlendirilmesi olmalýdýr.
" çalýþ, kazan, ye, yedir,
bir gönül ele getir,
yüz kabeden yeðrektir,
bir gönül ziyareti !"
Büyük Alevi Türk / Türkmen ozaný Yunus emre
aliekber
05-10-2006, 08:14 AM
detaylý yazma imkaným yok lakin þunu belirtmekte fayda görüyorum:
kiþisel görüþüm þudur ki, kur'an'da ahlaka ve inanç esaslarýna dair ayetlerin dýþýndaki tüm ayetler ( ibetlerle ilgili ayetler de dahil ) tarihseldir.
kur'an'ýn zamanüstü / evrensel yönü sadece inanç esaslarý ve ahlaka dair ayetlerini muhtevidir.
hukuksal ayetler, peygamber menkýbeleri, hz. muhammed'in özel yaþamý ile ilgili ayetler, söz konusu döneme iliþkin toplumsal yaþamý düzenleyen ayetler yereldir, zamana kayýtlýdýr. günümüze dair pratik / kýlgýsal karþýlýðý yoktur.
bu konuda özellikle hac ibadetine dikkat çekmek isterim.
detaylandýrmayý baþak bir zaman býrakýp þu kadarýný söyliyeyim:
artýk milyonlarca insanýn, izdiham halinde kabeyi ziyaret etmesinin bence pek bir önemi kalmamýþtýr. çünkü peygamberin ve onun ardýndan gelen bir kaç on yýl zarfýnda hac ibadeti MÜSLÜMANLARIN KÝTLESEL GÜCÜNÜ gösterme iþlevini göstermiþtir. Günümüzde buna gereksinim olmadýðý kanýsýndayým.
kaldý ki 1 milyon aç insanýn bulunduðu türkiyeden yüzbinlerce kiþinin büyük meblaðlar harcayarak hacca gitmelerini anlamlý bulamýyorum.
bence gerçek hac ülkemdeki insanlarýn açlýk sorununa çözüm bulacak þekilde sözkonusu paralarýn deðerlendirilmesi olmalýdýr.
" çalýþ, kazan, ye, yedir,
bir gönül ele getir,
yüz kabeden yeðrektir,
bir gönül ziyareti !"
Büyük Alevi Türk / Türkmen ozaný Yunus emre
-----------------------------------------------------------------------
kiþisel görüþüm þudur ki, kur'an'da ahlaka ve inanç esaslarýna dair ayetlerin dýþýndaki tüm ayetler ( ibetlerle ilgili ayetler de dahil ) tarihseldir.
Sayýn abim bu konuda psikolojik-davranýþsal alanda binlerce tez konusu olacak ayetler var demiþtim birini irdeleyelim..
AL-i-iMRAN 7: " Öyle bir tandýdýr ki sana kitap indirdi. Onun bir kýsmý , manasý apaçýk ayetlerdir ve bunlar kitabýn temelidir. Diðer kýsmýysa çeþitli manalara benzerlik gösterir ayetlerdir . Yüreklerinde eðrilik olanlar , fitne çýkarmak ve onlarý tevil etmek için manalarý açýk olmayan ayetlere uyarlar. Halbuki onalrýn tevilini ancak Allah bilir".
Bu ve buna benzer onlarca, yüzlerce ayet vardýr ki kiþilerin psikolojiksel ve davranýþsal özelliklerini bizlere anlatmýþ.
Bu ayetten yola çýkýp bakýn ne sonuçlara ulaþýyoruz.
Gerici sünniler baþörtüsünü Allah'ýn emri diye lanse ederler, bunu Nur süresi 31 inci ayetine dayandýrmaya çalýþýrlar. O sürede saçlar hapsolsun, tek bir teli görünmesin diye kelime geçmez. Nur 31 namus yerleri ve gögüslerin örtülmesini iþaret eder.
Kuran'ýn temeli ve apaçýk ayetleri: hýrsýzlýk yapma-kul hakký yeme -can'a kýyma gibi herkesce anlaþýlan , kabul edilenlerdir.
AL-Ý-Ýmran süresi 7 inci ayeti bildirmiþ: apaçýk ayetlere uymayýp da manasý apaçýk olmayanlara uyanlar içinde eðrilik olanalardýr ve apaçýk olmayan ayetlere sarýlmalarý yüreðinde eðrilik olduðundandýr der.
Dolayýsýyla bu ve buna benzer onlarca ayet vardýr ki kitabýn temelidir ve psikolojik-davranýþsal özellikleri açýða çýkaran ayetlerdir.
Ve dolayýsýyla bu tür ayetler ahlak ve inanç esaslarýndan daha önemlidir.
Hukuksal bir çok ayet zaten iþlevini tamamlamýþ amacýna ulaþmýþtýr çünkü artýk günümüzde o dönemde olmayan kurumlar oluþmuþtu ve adam öldürmek, hýrsýzlýk yapmak artýk cezaya tabidir ve verilen cezalar kýsas'ýn amacýna uygun olarak caydýrcý özelliðe sahiptir.
Karþýlaþtýrma yapmak isteyen , kýsas uygulanan ülkeler ile uygulanmayan ülkeler arasýnda cinayet veya benzer suç oranlarýnýn farkýný araþtýrabilir bu da bilimsel bir temel , veri olabilir meraklý olana.
Sadece þu olguyu bilmek yeterli gerici ve sözde Müslüman ülkelerde rüðþver ve ahlaksýzlýk olayý geliþmiþ ülkelere göre hayli fazladýr, bu da atrtýþmasýz olarak kanýtlýyor ki artýk kýsas denilen o dönemin þartlarý için geçerli olan olgu pek geçerli deðildir.
Kýsas ayetleriyle ilgili bilinmesi gereken en can alýcý nokta bu iþin vaydýrýcý olmasý gösteriliyordu.
Ýþin caydýrýcýlýðý yoksa, günümüzde vahþet diye anýlýyorsa, Ýslamý dünya ülkeleri gözünde ilkel göstermenin ilk önce dine faydasý olmaz.
Hac olayý da baþlý baþýna bir konudur.
Hac olayýný sünniler mekanik bir eylem diye algýlamýþlar.
Ýslam bir emir indirmiþse her daim bir amacý vardý, ki Kuran çeþitli yerlerde akla baþvurmayý önermiþ.
Mekke'yi ziyaret ve tavaf etmedeki amaç kuru bir amaç deðildi, Allah orda küfürden, þiddetten, kötü niyetten arýndýrýlmýþ bir bölge oluþturmayý buyurmuþtu.
Diðer bir yandan H.z Muhamemdin etrafýnda , çevresinde müslümanlarýn bulunmasý, sema dönmesiydi Batini anlamda.
Günümüzde Mekke Suudi Araplarýn eline geçmiþ, Amerikayla ne tür iþbirliði içinde oldukalrý meçhul, ki fakirlerin oraya boþu boþuna masraf edip gitme olgusu da eklenebilir elbette.
Mekke , özel bir devletin denetiminden çýkýp ÝSLAM ülkelerinin denetimine geçmemesi büyük ayýptýr.
Hac eyleminden para kazanmalarý kabul edilebilecek bir unsur deðildir.
Konu bu açýya yönelince iþin iþine bir de serbest piyasa gibi etkenler de giriyor ki konu uzayýp gider
sevgilerimle sayýn abim...
biati
06-10-2006, 01:04 AM
Sevgili polata;
Öncelikle bilgileriniz için teþekkür ederim.
Bakabildiðim kadarýyla 10.yy'dan sonra Buyruk'ta ciddi deðiþiklilkerin yapýldýðý görülmektedir. 10.yüzyýldan sonra Ýmamiye ya da Ýsna aþariye (Oniki Ýmamcýlýk) mezhebi olarak kurumlaþmýþ olan ortodoks Þiiliðe, Caferilik adý altýnda dönüþ yapýlmýþtýr. Bu dönemden sonra Anadolu’ya gönderilen Buyruk’larda þeriat aðýrlýðýný hissettirmeye baþladý. Ancak Safevi soylu Þahlarýn siyaseti gereði, Anadolulu Kýzýlbaþlarý kendilerinden tamamýyla uzaklaþtýrmamak için kitaptaki batýni ögeler atýlmamýþtýr. Buna karþýlýk Ýran içlerinde Horasan’da kýzýlbaþ katliamý ve koðuþturmalar sürdürülmüþ. Kýzýlbaþ Türkmenler, Ýsmaililerle birleþerek yeraltýna çekilmiþ ve onlar da Caferi Þii takiyesi uygulamak zorunda kalmýþlardýr. (Dr. Ýsmail Kaygusuz)
Daha önce yazýlanlarýn deðiþmiþ olmasý nitelenmesi, bu az önceki alýntýlanmýþ deðerlendirmeden de yola çýkarak deðindiðiniz noktalarýn önemi görülebilmektedir.
Sufilik ile ayný yönelimde bulunmuþ olan Anadolu Alevileri'nin süreç içinde deðiþimi ve bugünü noktasýnda Ýmam Cafer-i mezhebine yaklaþýmlarý ve Buyruk'u nasýl yorumlamýþ olduklarý da benim için hayli merak uyandýrýcý bir konu haline geldi.
(Felsefi birikimlerini ve Aleviliði yorumlayýþýný önemsediðim Esat Korkmaz'ýn Anadolu Kültür Yayýnlarý'ndan çýkmýþ olan Buyruk'unu okumam sanýrým bu merakýmýn ve endiþelerimin sonlanmasýna yardýmcý olacaktýr.)
Teþekkürler.
Sevgiyle...
yolcu_58
06-10-2006, 01:33 AM
benim merak ettigim bir þey alevilerin gün batýmýndan gün batýmýna kadar oruç tutulur diyorsunuz ama þöyle bir gerçek var ki bu ister alevi ister hiristiyan isterse yahudi vsvs kim dayana bilir buna
kerbela aðlyaný
07-10-2006, 02:33 AM
ALEVÝLERDE RAMAZAN ORUCU YOKTUR !
Oruç ibadeti, çok tanrýlý dinlerde de tek tanrýlý dinlerde de vardýr. Oruç Ýslamiyet ÝLE BAÞLAMAMIÞTIR. Oruç ibadeti sadece þekli bir ibadet deðildir. O kiþinin nefis terbiyesi ile iliþkilidir.
Oruç, Ýslamiyet’ten önce Arap yarýmadasýnda HANÝF’ler tarafýndan DA tutulurdu. HANÝFLER Hazreti Ýbrahim'in dinine inananlara verilen isimdir. Hazreti Muhammed de HANÝF dinine inanýyordu.
ÝSLAMÝYETTEN ÖNCEKÝ HANÝF dininde oruç; akþam niyetlenip yatýnca baþlar ertesi gün batýnca sona erer. SAHURU yoktur.
ALEVÝLER’DE ÝSLAMÝYET’TEN öncesine dayanan ve Hazreti Ýbrahim geleneði ile süren tüm peygamberlerin tuttuðu Muharrem Orucunu tutarlar. Sahur yoktur. Orijinal oruç budur.
Kuran-ý Kerim'deki Bakara Suresi'nin belirttiði oruç budur. Kuran'da aynen þöyle yazýyor, Siz ey iman etmiþ olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kýlýndýðý gibi size de farz kýlýndý, ki Allah'a karþý saygý ve sorumluluk DUYGULARINI kazanasýnýz.
Görüldüðü gibi bu ayetle bahsedilen oruç Ýslamiyet'ten önce tutulan HANÝF orucudur. Ýþte Aleviler bu orucu tutuyorlar.
Aleviler, tüm peygamberlerin ve Hazreti Muhammed'in de tuttuðu Muharrem Orucu’nu tutuyorlar. Alevi olup da Ramazan orucunu tutanlar ya bilgisiz ya da asimile olmaktan dolayý tutuyor olabilirler.
Ülkemizde isteyen istediði orucu tutabilir. Ama Alevi inancýnda / geleneðinde Ramazan ORUCU tutmak yoktur. Aleviler’de Muharrem Orucu, Hýzýr Orucu ve 48 Perþembe günlerinde dileyen kiþilerin tuttuðu oruç vardýr.
deðerli hocam, muhteþem bir insan CEMAL ÞENER'in yazýsýdýr.
Birgün gazetesinden alýntýdýr.
sizlere katýlmýyorum.bunu söyleyen kimse nedense aklýma sünnilerin yobaz kýsmýný aklýma getirdi.sen kimsin ki bana ne yapmamý söylüyorsun peygamber misin ehlibeyt misin....
çýkmýþsýn fetva veriyorsun.
isteyen tutar isteyen tutmaz isteyen sahura kalkar istemeyn kalkmaz.
ALLAH ALLAH YAW
Bektaþünal
07-10-2006, 04:39 AM
benim merak ettigim bir þey alevilerin gün batýmýndan gün batýmýna kadar oruç tutulur diyorsunuz ama þöyle bir gerçek var ki bu ister alevi ister hiristiyan isterse yahudi vsvs kim dayana bilir buna
bugüne kadar atalarýmýz nasýl yaptýysa bizde öyle oruç tutuyoruz bana çok zor gelmiyor þahsen
aliekber
07-10-2006, 06:06 AM
Oruç nefsin terbiyesidir tutabilene helal olsun demek düþüyor.
Ben þahsen sigara tiryakisi olduðum için tutamýyorum , tutabilenleri de saygýyla selamlýyorum
Derviscemal
07-10-2006, 07:24 AM
Sevgili Dostlarým,
Anadolu Alevi inancýnda ramazan orucu yoktur. Bireysel olarak tutan arkadaþlar kendilerinden sorumludurlarki o onarý baðlar. Anadolu Aleviliðinin öz inançlarýndan saptýrýlýp faklý noktalara çekmek isteyenlerin ekmeðine yað sürer. Anadolu Alevileri, Ramazanýn ismini bile duyalý nekadar zaman oldu bir sorun kendinize. Aleviliði islamýn özüyüz deyip buna baðlayan ve ramazan orucunu tutmalýyýz diyen arkadaþlar bir daha düþünmelidirler...
Alevi inancýnda asla ve asla ramazan orucu yoktur. Bunu aramýza katýlýp aleviliði karýþtýrmak isteyen herkes bilmelidir.
Gerçeklerin demine hü...
aþk ile..
Muhammed Ali
14-08-2007, 08:12 AM
ALEVÝLERDE RAMAZAN ORUCU YOKTUR !
Oruç ibadeti, çok tanrýlý dinlerde de tek tanrýlý dinlerde de vardýr. Oruç Ýslamiyet ÝLE BAÞLAMAMIÞTIR. Oruç ibadeti sadece þekli bir ibadet deðildir. O kiþinin nefis terbiyesi ile iliþkilidir.
Oruç, Ýslamiyet’ten önce Arap yarýmadasýnda HANÝF’ler tarafýndan DA tutulurdu. HANÝFLER Hazreti Ýbrahim'in dinine inananlara verilen isimdir. Hazreti Muhammed de HANÝF dinine inanýyordu.
ÝSLAMÝYETTEN ÖNCEKÝ HANÝF dininde oruç; akþam niyetlenip yatýnca baþlar ertesi gün batýnca sona erer. SAHURU yoktur.
ALEVÝLER’DE ÝSLAMÝYET’TEN öncesine dayanan ve Hazreti Ýbrahim geleneði ile süren tüm peygamberlerin tuttuðu Muharrem Orucunu tutarlar. Sahur yoktur. Orijinal oruç budur.
Kuran-ý Kerim'deki Bakara Suresi'nin belirttiði oruç budur. Kuran'da aynen þöyle yazýyor, Siz ey iman etmiþ olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kýlýndýðý gibi size de farz kýlýndý, ki Allah'a karþý saygý ve sorumluluk DUYGULARINI kazanasýnýz.
Görüldüðü gibi bu ayetle bahsedilen oruç Ýslamiyet'ten önce tutulan HANÝF orucudur. Ýþte Aleviler bu orucu tutuyorlar.
Aleviler, tüm peygamberlerin ve Hazreti Muhammed'in de tuttuðu Muharrem Orucu’nu tutuyorlar. Alevi olup da Ramazan orucunu tutanlar ya bilgisiz ya da asimile olmaktan dolayý tutuyor olabilirler.
Ülkemizde isteyen istediði orucu tutabilir. Ama Alevi inancýnda / geleneðinde Ramazan ORUCU tutmak yoktur. Aleviler’de Muharrem Orucu, Hýzýr Orucu ve 48 Perþembe günlerinde dileyen kiþilerin tuttuðu oruç vardýr.
deðerli hocam, muhteþem bir insan CEMAL ÞENER'in yazýsýdýr.
Birgün gazetesinden alýntýdýr.
Alevilikte Oruç
Alevilikte oruç islam þeriatýnýn rükünlerinden bir rükündür ve hüküm bakýmýndan üç kýsma ayrýlýr; Farz olan oruçlar, müstehab oruç ve haram oruç. Farz olanlar iki kýsýmdýr: Asýl bakýmýndan farz olanlar, bir de herhangi bir sebep dolayýsýyla farz olanlardýr. Aslen farz olan oruç; Ramazan ayýnýn orucudur. Bir sebeb yüzünden farz olanlar ise, kaza, keffare vs. dolayýsýyladýr. Müstehab oruç, Receb ve Þaban aylarýnda ve diðer mübarek günlerde tutulan oruçlardýr. Haram olanlar, fýtýr ve kurban bayramýnda ve kurban bayramýnýn ikinci ve üçüncü günlerinde tutulan oruçtur. Arefe günü, yani Zilhiccenin dokuzuncu günü, insaný duadan alýkoyar, insana dua ettirmeyecek kadar aciz ederse; o günün orucu ve Aþura günü tutulan oruç mekruhtur.
Namaz ve oruç, yalnýz bedeni olan ibadetlerdir.
FÝTRE
Fitre, Ramazan ayýnýn son gününün akþamý, yani bayram gecesi, güneþ batýnca, hür olsun, olmasýn, her verebilecek Müslümana Farz’dýr. Hatta ogün, yahut o sýrada doðan çocuða da farzdýr. Kendisi veremiyecek halde olanýn fitresini vermek, nafakasý kime aitse ona farz olur. Zekat, mal sadakasý olduðu gibi fitre de can sadakasýdýr ve oruç, bunu vermekle kabul olur. Mýkdarý adam baþýna, buðday, arpa, hurma gibi gýdaya ait þeylerden aþaðý yukarý üç kilodur. Aynen verilebileceði gibi bedeli, tutarý olan para da verilebilir.
Oruçla ilgili fýkhý konularý fýkýh bilgileri içeren bir kitapta ayrýntýlý olarak bulabilirsiniz.
RAMAZAN ORUCU BÝZÝMDÝR
Bakara Suresi 185. Ayet... “Ramazan ayý öyle bir aydýr ki insanlara doðruyu bildiren, doðruya ait apaçýk delillerden ibaret olan, hakla batýlý ayýrt eden KUR’AN bu ayda indirildi. Sizden kim bu aya eriþirse ORUCUNU TUTSUN...”
Hz. Peygamber (sav) buyuruyor ki:
... Her þeyin bir zekatý vardýr, bedenlerin zekatý da oruçtur. (Kafi, C:4, S:62)
... Ne mutlu Allah için açlýk ve susuzluða dayanan kimselere, iþte onlardýr kýyamet günü doyacak olan kimseler. (Vesail, C:7,S:299)
... Eðer kul Ramazan ayýnýn ne olduðunu bilseydi, yýlýn hepsinin Ramazan olmasýný mutlaka isterdi. (Bihar, C:96, S:346)
... Ramazan ayý öyle bir aydýrki baþý rahmet, ortasý maðfiret ve sonuda ateþten kurtuluþtur. (Bihar, C:96, S:294)
Hz. Ýmam Ali(as) buyuruyor ki:
... Oruç, insanýnyiyecekve içeceklerinden kaçýndýðý gibi haramlardan da kaçýnmasýdýr. (Bihar, C:96, S:346)
... Allah’u Teala orucu, halkýn samimiyetini imtihan etmek için farz kýldý. (Nehc-ül Belaga)
... Nice oruç tutan kimseler vardýr ki oruçlarýndan, açlýk ve susuzluklarýndan baþka bir þey elde etmezler. (Nehc-ül Belaga)
Hz. Fatma (as) buyuruyor ki:
... Oruç tutan kimse dilini, kulaðýný, gözünü ve diðer uzuvlarýný koruyamýyorsa bu orucu NE YAPACAKTIR? (Bihar, C:96, S:295)
Hz. Ýmam Hasan (as) buyuruyor ki:
... Ögüt almanýzý önleyen þey, kendinizi büyük görmenizdir. (Bihar, C:78, S:109)
Hz. Ýmam Hüseyin (as) buyuruyor ki:
... Akýl ancak Hakk’a uymakla olgunlaþýr. (Bihar, C:78, S:127)
Hz. Ýmam Muhammed Bakýr (as) buyuruyor ki:
... Ýmamýna isyan eden kimsenin orucu oruç deðildir, Kocasýna itaatsizlik eden kadýnýn tövbe etmedikçe orucu oruç deðildir, Ana-Babasýna karþý gelen evladýr, onlara itaat edip iyi davranmadýkça tuttuðu oruç oruç deðildir. (Bihar, C:96, S:295)
Hz. Ýmam Cafer Sadýk (as) buyuruyor ki:
... Nasýl ki Resulullah’a salavat göndermekle namaz tamamlanýyorsa, oruç da fitre zekatý vermekle tamamlanýr. (Vesail, C:6,S:221)
... Kim Ramazan ayyýnda bir günün orucunu (özrü olmaksýzýn) yerse imanýn ruhu ondan ayrýlýr. (Vesail, C:7,S:181)
... Kadir Gesinde yapýlan hayýr amel, Kadir Gecesi olmayan bin ayda yapýlan hayýr amelden daha üstündür. (Vesail, C:7,S:256)
... Kim oruçlu bir kimseye iftar verirse kendisine onun sevabý kadar sevap verilir. (Kafi,C:4, S:68)
... Oruç tutan kimse için iki sevinç vardýr, biri iftar vaktindeee, diðeri ise, Rabbine kavuþtuðu zaman. (Vesail, C:7,S:290)
... Allahu Teala ayette “... Namazla ve sabýrla yardým dileyin”(Bakara-153) buyuruyor. Sabýrdan maksat oruçtur. (Vesail, C:7,S:298)
Hz. Ýmam Musa Kazým (as) buyuruyor ki:
... Ýftar Vakti oruçlunun duasý kabul olunur. (Bihar, C:96, S:255)
Hz. Ýmam Ali Rýza (as) buyuruyor ki:
... Ramazan ayýnda Allah’ýn kitabýndan bir ayet okuyan, diðer aylarda Kur’an-ý hatmeden kimse gibidir. (Bihar, C:96, S:341)
Bakara Suresi 183. Ayet “... EY ÝMAN EDERLER, Öncekilere yazýldýðý gibi, sizin üzerinize de Oruç yazýldý. UMULUR KÝ siz (günahlardan) sakýnanlardan olursunuz”
Ýnanýyoruz ki Oruç, Ýslam fýkýhý’nýn temel rükünlerindendir. “Ey iman Edenler! Size oruç farz kýlýndý...”(Bakara-183)
Oruç dinimizce Allah rýzasý için buyruðu gereðince gücü yeten her mükellefe vacibdir. Fecr-i Sadýk’ýn evvelinden akþama kadar orucu bozan þeylerden imsak etmek, sakýnmaktýr. Ramazan ayýnda ve diðer bazý durumlarda vacip olur. Bunlar fýkýh kitaplarýnda anlatýlmýþtýr.
Allah'ýn her günü oruç tutulur.
bunu ramazan þu yada bu diye ayýrmayýn.
ben ramazamdada 3-4 gün oruç tutuyorum.
her perþembe oruç tutuyorum...
muharremi ve hýzýrýda eksiksiz tutuyorum..
ne yani ben þimdi ramazanda da oruç tutuyorum diye alevi deðil miyim?...
@erdal@
14-08-2007, 08:36 AM
ramazan ayýný hz muhammette hz ali de tutmamýþdýr çünkü ramazan ömer osman ve ebubekýrýn düzenlemeleridir
Muhammed Ali
14-08-2007, 08:43 AM
ramazan ayýný hz muhammette hz ali de tutmamýþdýr çünkü ramazan ömer osman ve ebubekýrýn düzenlemeleridir
Kardeþ kuranda o ay yani ramazan ayý geldimi oruc tutun diyo Hz.Ali'de tutarmýþ Diðer 12 Ýmamlarda.
KUR’ÂN-I KERÃŽM’DE ORUÇ
Yüce Kitâbýmýz Kur’ân’da meâlen Allâh þöyle buyuruyor; “Ramazân ayý
ki; Ýnsanlara yol gösterici, hidâyete götürücü, doðruyu-yanlýþý birbirinden ayýrt
edip açýklayan Kur’ân, O Ay’da indirilmiþtir. Sizden her kim, O Ay’a eriþirse oruç
tutsun. Kim de hasta olur, yahut seferde bulunursa tutamadýðý günler sayýsýnca
baþka günlerde oruç(unu) tutsun (kaza etsin). Allâh sizin için kolaylýk diler,
güçlük dilemez...” [Bakara (2): 185]
Bir çok defada ifâde ettiðimiz gibi, Kur’ân; bir ders kitabýdýr. Bu Kitap,
ÝSLÂM adýndaki mektepte okutulmakta olup, O mektebin en yetkili öðretim ve
eðitim görevlileri baþta Sevgili Mustafâ’mýz (s.a.a.) olmak üzere O’nun pâk Ehl-i
Beyt’i @ ve geleceklerini ümmetine müjdelediði Oniki halîfesi (Oniki emîr-Ýmâm)
Yukarýda meâlini verdiðimiz âyet-i kerîmede bir kaç husus vardýr ki
bunlar ilk bakýþta dikkat çekmektedir:
1-Kur’ân’ýn nâzil olduðu ay Ramazân Ay’ýdýr.
2-O Ay’a ulaþan oruç tutmalýdýr.
3-O Ay’da çeþitli sebeplerden ötürü orucunu tutamayan sonra mutlaka
onu tutmalýdýr.
4-Allâh insanlarý zora koþan deðil, onlara kolaylýk dileyendir.
Þimdi insaflýca bir düþünelim;
Bizler, Kur’ân’ýn nâzil olduðu zaman diliminden yüzlerce yýl, onlarca
asýr sonra yeryüzüne gelmiþ ve Ýslâm dînini kabul etmekle þereflenmiþiz. Aslen
çoklarýmýz, Kur’ân Arapça’sýna vâkýf olamamýþ durumdayýz. Bizce net
anlaþýlamayan konularý ancak Kur’ân’ýn “zikir ehli” tabîr ettiði ehil kimselere
danýþmakla kavrayabileceðimiz apaçýk bir gerçek iken dört maddede
özetlediðimiz âyetin meâlini Allâh’ýn murâdýna tamý tamýna uygun bir þekilde
kendi baþýmýza nasýl anlayacaðýz?
Hâþâ, Cebrâil’in @ eðittiði, Kur’ân’ýn kalbine nâzil olduðu Muhammed
Mustafâ @ biz miyiz?
Muhammed Mustafâ’nýn @ yetiþtirdiði ve hakkýnda; “Ben ilmin
þehriyim Ali de onun kapýsýdýr. Þehre girmek isteyen kapýdan gelsin...”
buyurduðu Haydâr-ý Kerrâr @ bizden birisi mi?
Kitâbullâh’ý yüzünden dâhi okumaktan âciz nicelerimiz, Kur’ân’ý
anlama noktasýnda kendilerini Ehl-i Beyt Ýmâmlarýndan @ daha mý yetkin
sanýyorlar?
Ya da; Peygamberin @ ve O’nun hak vârislerinin Allâh’ýn Kitâbýna iliþkin
açýklamalarý, devrini doldurmuþ açýklamalar mýdýr? Bunlar çaðýmýz insanýný
baðlayýcý deliller deðil midir? Yoksa biz kendi kendimizi veya bazý
büyüklerimizi(!) nefsimize hoþ gelen açýklamalar yaptýklarý, yeni oluþan her
görüþ ve ideoloji ile uyumlu olduklarý için, onüçüncü, ondördüncü, onbeþinci,
bilmem kaçýncý Ýmâmlar(!) olarak mý kabul ediyoruz?
Sorularýmýzý doðru bir þekilde anlayýp, kavrayýp, yine de “...Ben
bildiðimden þaþmam. Atalarýmýn yolu ne ise onu uyarým. Gerekirse Oniki
Ýmâm’larý @ da çiðner geçerim. Benim için ölçü, içinde bulunduðumuz toplumun
deðer yargýlarýdýr, gelenekleridir, görenekleridir, adetleridir, vs...” diyenlere bir
sözümüz yoktur. Onlara sadece þunu deriz:“Sizin dîniniz/yolunuz size, bizim
dînimiz/yolumuz bizedir.”, “...Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz ise
sizedir...” [Bakara (2): 139], “...Allâh size selâmet versin, biz câhillerle (sohbet
etmeyi) bir olmayý istemeyiz.” [Kasas (28): 55]
Yüce
Kur’ân’ýn âyet meallerine kabaca bakar ve kendi kendimize bahsi geçen âyeti
anlamaya çalýþýrsak, þu sorularýnda cevaplarýný doðru ve tatmin edici olarak
vermemiz gerekir:
1-Ramazân Ayý’na eriþtiðimiz nasýl bilinir?
2-Kur’ân’da ifâde edilen oruç Ramazân Ayý’nýn kaç günüdür?
3-Oruç ne vakit baþlar, ne zaman sona erer?
4-Oruçlu iken nelere dikkat edilir? Orucu bozan þeyler nelerdir?
5-Âyetteki hastalýktan kasýt nedir? Hastalýðýn ve seferî olmanýn ölçüleri
neye göre belirlenir?
6-Buradaki oruç emri bir tavsiye niteliðinde midir? Yoksa farz olan bir
emir midir?
7-Hiç bir sebep ve mazeret yok iken bu ay da orucunu tutamayan
kimselerin durumu nedir? Bu þekilde tutulmayan oruçlar ve bu orucu
tutamayanlar hakkýnda ne hüküm verilir? vs...
Bu ve benzeri sorularýmýzýn yanýtýný, Cennet gülü Efendimiz (s.a.a.) ve
Ehl-i Beyt’in @ önderlerini dýþlayarak kendi görüþ ve aklýmýza göre vermeye
kalkarsak, her halde yer yüzünde kafa adedince din zuhûr eder ve herkes de
kendi anlayýþýnýn islâm(!) olduðunu savunur, onun dýþýndaki görüþleri ise
baðnazca ve bir zulüm ile din dýþý bilir.
Oysa bizler inanýyorduk ki; “Kim Kur’ân’ý kendi görüþüne uydurmaya
kalkarsa cehennemdeki yerine hazýrlansýn.” sözü yüce bir hakîkatin ifâdesiydi.
Evet... Yine bizler þu gerçeðe inanmýþtýk ki; Peygamberimiz @ bizlere
vedâ hutbesinde iki emânet býrakmýþ idi; Bunlar Kur’ân ve Ehl-i Beyt idiler. Ve
bunlar kýyamete kadar birbirlerinden ayrýlmayacak emânetlerdi.
Yine Peygamberimiz @ buyuruyorlardý ki; “Ehl-i Beyt’imin aranýzdaki
misâli Nûh’un @ gemisi gibidir. Binen kurtulur. Binmeyen helâk olur.”263
Hani, Nûr yolunun ýþýðý Peygamberimizin @; “Benden sonra Oniki emîr
(halîfe) geldiði müddetçe Ýslâm azîz olacaktýr.” buyruðuna istinâden Oniki
Ýmâm’ý @ Peygamberin halîfesi zâtlar ve Kur’ân’ýn gerçek açýklayýcýlarý olarak
kabul ediyorduk?
Muhammedî Nûrun devrindeki ýþýðý Ýmâm Muhammed Bâkýr @
buyurmuþlardýr; “...Hadislerimize kulak veriniz ve bizi yalanlamayýnýz. Kim her
hangi bir konuda bizi yalanlarsa bilsin ki Peygamberi @ de yalanlamýþ olur.
Peygamberi yalanlayan da Allâh’ý yalanlamýþ olur. Allâh’ý yalanlayana da Allâh
þüphesiz ki azâb edecektir...”264
Yeter artýk düþsün maskeler, açýlsýn çehreler, belirlensin saflar...!
Çýksýn artýk ortaya; Kim Kur’ân’a taraf, kim de yalana? Kim
Muhammed’e @ tâbî, kim Ebû Leheb’e? Kim Ali’ye @ baðlý, kim deliye? Kim
Hüseyin’e @ yoldaþ, kim Yezîd’e gardaþ? Kim Oniki Ýmâm’a @ uyar, kim
þeytânla ayar???
Ýslâm’da, farz oruç dendiði zaman öncelikle Ramazân Ay’ý orucu akla
geliyorsa da,265 orucun bir çok çeþitleri vardýr. Oruçlarýn çeþitleri gerek Kur’ân
âyetlerinin iþâretleri ile, gerekse Resûlullâh’ýn @ ve Oniki Ýmâm’larýn @
beyânlarý ile açýklanmýþtýr.
Bakara sûresi(2) 183-184-185. âyetlerinin beyânýyla Ramazân Ay’ý
orucunun farz olduðu açýklandýðý gibi, hanýmlarýna zýhâr edenlerin de Mücâdele
sûresi (58) 3-4. âyetlerinde belirtildiði üzere duruma göre aralýksýz iki ay oruç
tutmalarý, bir müminin hata ile öldürülmesi hâlinde de tevbenin kabulü için
âyette belirtilen duruma göre iki ay aralýksýz oruç tutulmasý da... vs. farz olan
oruçlardan bir kaçýdýr.266
Rivâyete göre yaklaþýk on çeþit farz oruç belirtilmiþken bu farzlardan
bir kýsmý herkesi baðlayýcý farzlar olmayýp yalnýzca ilgili kimselerle alakalýdýr.
Ancak Ramazan Ay’ý orucu ise Bakara 184-185. âyetlerde belirtilen yolculuk,
hastalýk ve benzeriözel durumlar dýþýnda, her Müslüman’a tutmasý farz
kýlýnmýþ bir oruçtur.
Muhammed Ali
14-08-2007, 08:44 AM
Genelde oruç ve özelde Ramazân Ay’ý orucu ile ilgili:
HAL EHLÝNÝN MÜRÞÝDLERÝNDEN BAZI HADÃŽS-Ý ÞERÃŽFLER
Ýmâm
Muhammed Bâkýr’ýn @ naklettiðine göre, Ramazân Ay’ý yaklaþtýðýnda Þaban
Ay’ýnýn son Cuma namazý hutbesinde Resûlullâh @ Allâh’a hamd ve övgüden
sonra halka þöyle buyurdular; “Ey Ýnsanlar! Ýçerisinde bin aydan daha hayýrlý bir
gecenin bulunduðu Ramazan Ay’ý yanaþmýþtýr. Öyle ki O Ay’da Allâh oruç
tutmayý farz kýlmýþ, O Ay’ýn gecelerinde kýlýnan bir rekat namazý diðer aylarýn
gecelerinde kýlýnan yetmiþ rekat namaza denk saymýþtýr. Yine her kim O Ay’da
farzý yerine getirirse diðer aylarda yerine getirdiði yetmiþ farza denk olur. Bu ay
sabýr ayýdýr. Bu sabrýn karþýlýðý da cennettir. Bu ay geniþlik, rahatlýk, insanlar
arasýnda yardýmlaþma ve birbirini daha güzel anlayabilme ayýdýr. O öyle bir
aydýr ki, Allâh müminlere rýzkýný o ayda ziyâdesiyle arttýrýr. Kim o ayda oruçluya
iftar ettirirse, bir köleyi özgürlüðüne kavuþturmuþ gibi Allâh katýnda sevâp alýr.
Geçmiþ günahlarý af edilir.”
Denildi ki; “Ey Allâhý’ýn elçisi! Bizlerin hepimiz oruçluya iftar ettirecek
kadar varlýklý deðiliz.”
Resûlullâh @ buyurdular; “Muhakkak ki Allâh Kerîm’dir. Gücü
yetmeyen bir kimse oruçluya bir süt ikrâm etse veya bir içim su ya da bir hurma
ikrâm etse yine de Allâh ona o sevâbý verir. Kim O ayda emri altýnda olanlarýn
iþini hafifletirse Allâh da o kimsenin hesâbýný kolaylaþtýrýr. Bu ay öyle bir aydýr
ki, baþýnda rahmet, ortasýnda Allâh’ýn affý ve baðýþý, sonunda ise duâlarýn
kabulü ve cehennemden âzâd olmak vardýr...”267
Hak erlerinden Ýmâm Cafer Sâdýk @ buyurdular; “Allâh’ýn kitâbýna göre
gökler ve yer yaratýldýðýndan beri Allâh katýnda aylarýn sayýsý onikidir. Oniki ayýn
efendisi de Allâh’ýn Ay’ýdýr (Þehrullâhtýr). O ay da Ramazan Ay’ýdýr. Ramazan
Ay’ýnýn kalbi de Kadîr gecesidir. Kur’ân, Ramazan Ay’ýnýn ilk gecesinde nâzil
oldu. Öyle ise, siz de bu ayý Kur’ân okumakla (anlamakla-Kur’ân’a uygun
yaþamakla) karþýlayýnýz.”268
Ramazân Ay’ý orucunun kaç gün olduðu konusunda;
Sâdýk-ý Ekber Ýmâm Cafer Sâdýk @ buyurdular; “Ramazan Ay’ý otuz
gündür. Vallâhi asla bundan az olmaz.”269
Ýmâm Muhammed Bâkýr @ buyurdular; “Ýslâm beþ þey üzerine binâ
edilmiþtir; Namaz, zekât, hac, oruç ve Kelime-i Þehâdet ile Velâyet.” Resûlullâh
@ da oruç hakkýnda þöyle buyurmuþlardýr; “Oruç cehennem ateþine karþý bir
kalkandýr.”270
Senedi Ýmâm Cafer Sâdýk’a @ ulaþan bir hadiste þöyle buyrulmaktadýr.
Hadîs-i Kudsî’de Allâh (c.c.) buyuruyor ki; “Oruç benim içindir. O’nun mükâfâtýný
da ancak ben veririm”.271 (Yani orucun sevabýnýn derecesini benden baþka kimse
bilmez)
Yine Ýmâm Cafer Sâdýk’ýn @ naklettiðine göre, Gönüller Sultâný
Peygamberimiz @ buyurdular; “Oruçlu kimse, Müslüman’larýn gýybetini
yapmadýðý müddetçe yataðýnda bile olsa ibâdet hâlindedir.”272
Aþk ehlinin Ýmâmý Cafer Sâdýk @ buyurdular; “Oruçlu için iki sevinçli an
vardýr. Birisi iftar vaktidir, diðeri de Allâh’a kavuþtuðu andýr.”273
Ýmâm-ý Azam Muhammed Bâkýr @ buyurdular; “Her þeyin bir baharý
vardýr. Kur’ân’ýn baharý da Ramazan Ay’ýdýr.”274
Þemsül eimme Ýmâm Cafer Sâdýk @ buyurdular; “Kim Ramazan
Ay’ýndan bir günün orucunu özürsüz olarak tutmaz ise, îmânýn rûhu (hakîkati)
ondan ayrýlýr.”275
Ehl-i Beyt’in pîri Resûlullâh @ efendimiz buyurdular; “Eðer kul
Ramazan ay’ýnda ne yücelikler olduðunu bilseydi, yýlýn tamâmýnýn Ramazan
Ay’ý olmasýný isterdi.”276
Eyy gönül dostlarý!
Eyy Ehl-i Beyt yolu yolcularý canlar!
Kaynaklarý ile verdiðimiz bunca güvenilir nakillere göre Ramazan Ay’ý
orucunun farz olduðu gün kadar âþikâr iken, kalbinde zerre miktarý Kur’ân ve
Ehl-i Beyt sevgisi bulunan bir kimsenin, hâlâ; “ramazan orucu diye bir oruç
yoktur. Ramazan orucu bilmem kimlere Allâh’ýn bir cezâsýdýr. Bizim orucumuz
Muharrem ayýnda
tutulur...vs.” gibi delilsiz, mesnetsiz, isbatsýz ve Ehl-i Beyt Ýmâmlarýna @ apaçýk
iftirâ olan sözleri söylemeleri mümkün müdür?
Yaþadýðýmýz coðrafyada son yýllara deðin Ehl-i Beyt yolu kaynaklarý
henüz elimize ulaþmýþ deðildi. Geçmiþteki baskýcý ve totaliter yönetimlerin
basýn-yayýna akýl almaz sansürler uygulamasý, hattâ var olan kimi Alevî
kaynaklarýný bile yok etmeye çalýþmasý, bu da yetmezmiþ gibi Alevî
insanlarýmýzý kýyýma uðratmasý,277 insanýmýzýn Ehl-i Beyt’in pâk ve aydýnlýk
yoluna âþina olmalarýna imkan tanýmýyordu. Ancak bugün, bu aydýnlýk yolun
temel kaynaklarý bir bir halkýmýzýn istifâdesine sunulmakta, emin ellerle
tercümeler yapýlmakta ve geçmiþtekiler için belki mazeret olabilecek sebepler
yavaþ yavaþ ortadan kalkmaktadýr.
Kur’ân’daki hakîkatlerin Peygamberimizin @ ve Ehl-i Beyt Ýmâmlarýnýn
@ tefsîr ve açýklamalarýyla nasýl idraklere sunulduðunu gören, okuyan, duyan ve
öðrenen insanlarýmýza artýk hüccet tamam olmuþtur. Ýnat ederek yanlýþ
görüþleri savunmanýn bir manasý olmadýðý gibi insaný büyük bir sorumluluk
altýna da sokmaktadýr.
Bundan böyle; “Ehl-i Beyt’e gönülden baðlý bir Müslüman’ým,
Alevîyim.” diyen kimse için iki ihtimal söz konusudur:
Kendisine gerçekler ulaþtýðýnda;
1- Ya yanlýþlarýna elveda diyerek doðruyu tasdîk edecek ve çevresini
bu doðrultuda aydýnlatmaya çalýþacak ki bu takdirde gerçekten;
“Alevî Müslüman, Ehl-i Beyt baðlýsý, Oniki Ýmâm bendesi bir
Müslüman” adýný kullanmayý hak etmiþ olur.
2- Veya “dediðim dedik, bildiðim bildik” tavrýndan vazgeçmeyerek
yanlýþlarý üzerinde yol almaya devâm edecek, hem kendisi sapmýþ,
hem de insanlarý saptýrmýþ konumda olacak ki, o takdirde de bu
kimselerin “Alevî, Ehl-i Beyt Muhibbi, Oniki Ýmâm baðlýsý, Caferî, Þîî,
Bektaþî... vs.” gibi tertemiz manalar yüklü kavramlarý kendileri için
kullanmalarý doðru deðildir. Onlarýn, Ýslâm’ýn diðer mezheplerine
baðlý kardeþlerimize bu yolun baðlýlarýný yanlýþ tanýtmaya ve bu
güzel kavramlarý lekelemeye haklarý yoktur. Onlar; ya anlayýþlarý,
kavrayýþlarý olmayan, kalb gözleri kör, basiretleri kapanmýþ,
kulaklarý hakka karþý saðýr kimselerdir. Veya bu yolun iç düþmanlarý
olan menfaatperest, çýkarcý, Allâh, Kur’ân ve Ehl-i Beyt
gerçeklerinden habersiz, zerre kadar âhiret gününün hesabýný
düþünmeyen, münafýk tabiatlý, alçak kimselerdir.
Bakýnýz Hz. Ýmâm Muhammed Bâkýr @ ne buyuruyorlar; “Bizim
taraftarlarýmýz (gerçek Aleviler, Ehl-i Beyt dostlarý) ancak Allâh’tan çekinen ve O’na
itaat eden kimselerdir. Taraftarlarýmýz (Þialarýmýz) ancak tevazu, huþû ve
emanete riayet etmek, Allâh’ý çok anmak, oruç tutmak, namaz kýlmak, anneye,
babaya iyilikte bulunmak, fakir, borçlu ve yetimlere, komþularýna karþý
kendilerini sorumlu bilmek, doðru konuþmak, Kur’ân okumak ve insanlar
hakkýnda iyilikten baþka bir þey söylememekle tanýnýr ve kendi kavimlerinin en
emîn insanlarýdýrlar.”278
aliekber
14-08-2007, 09:09 AM
Alevilikte Oruç
Alevilikte oruç islam þeriatýnýn rükünlerinden bir rükündür ve hüküm bakýmýndan üç kýsma ayrýlýr; Farz olan oruçlar, müstehab oruç ve haram oruç.
----------------------------------------------------
Sayýn can sizler Sünni olarak birer takkiyeci örneðisiniz ne oalcak bu haliniz?
Hem Alevilikte oruç diyorsun, hem de sünniliðin inancýný bizlere Ýslam inancý diye yutturmaya giriþmiþsin, ki
Muhammed Ali tarafýndan gönderildi
Alevilikte Oruç
Ramazanda deðil bizler Muharremde tutarýz Alevilik baþka, Sünnilik baþka ne diye takkiyeciliðe giriþirsiniz ki yalan söylemek, aslýný bürümek Allah'a hoþ gelen iþlerden mi?
FÝTRE
Sünniliðin kullandýðý bir kelime
RAMAZAN ORUCU BÝZÝMDÝR
Bakara Suresi 185. Ayet... “Ramazan ayý öyle bir aydýr ki insanlara doðruyu bildiren, doðruya ait apaçýk delillerden ibaret olan, hakla batýlý ayýrt eden KUR’AN bu ayda indirildi. Sizden kim bu aya eriþirse ORUCUNU TUTSUN...”
Sayýn can oruca, camiye kadar ayrýldýk sizlerden neden anlamýyorsun hala bin yýldan uzun bir süre geçti halbu ki?
Oruçlarý, namazlarý sizler mi kabule decek siniz Allah mý?
Haddinizi bilseniz olmaz mý?
100 yýl boyunca hem hazreti Ali'ye camilerde küfür edildi, hem de buna göz yumdunuz?
... Ramazan ayý öyle bir aydýrki baþý rahmet, ortasý maðfiret ve sonuda ateþten kurtuluþtur. (Bihar, C:96, S:294)
Sýrat'ý geçince sorarsýnýz sünni diyanetle kul hakký yiyenler içni de geçerli mi bu madde?
Veya hazreti Ali'nin halifeliðini kabul etmeyip de ordu kaldýrýp savaþmýþ Ebubekir kýzý Ayþelerin eteðini tutup da günümüze gelenler içni de geçerli mi acaba?
Batini-Eþari diyoruz, birileri Allah'ýn verdiði akýlla okur, birileri lanetlilerin algýlayýþýyla
Ki bizler sizler gibi hesap da etmiyoruz hadis i þerif sunmuþsun ben de sunayým sana, seninkiler para ediyorda benimkiler bakýr mý oluyor?
Sizlerden namaz, oruç veya bazý putlar çok çok önemli ya bak bizlerde 70 yýl naamz sevabý nasýl bir anda kazanýlýyor
Can yayýnlarý, seçme hadisler, sayfa 37, hadis numarasý 308: " bilgin bir kiþinin yataðýna dayanýp bir an kitabýna bakmasý, ibadetle meþgul olan kimsenin yetmiþ yýl ibadet etmesinden hayýrlýdýr"
Sizler bizlerle oruçla , namazla yarýþamazsýnýz ki bizler bilimin kapýsýndan beskleniyoruz ya sizler? Bilimin kapýsýyla savaþmýþlardan fark aynen budur
Bak seçimin mecburi oluþuna dair, yani Alevi olmadan Sýrat'ýn geçilmeyeceðine ait delil oku da feyz Allah olur da Allah hidayeti nasip eder!
Can yayýnlarý, seçme hadisler, sayfa 36, hadis numarasý 297 :" Benim Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir, o gemiye binen kurtulur, ondan ayrýlan boðulur"
Alevi, Ehli Beyt taraftarý olmak þarttýr can bunu da böyle bil
Hz. Ýmam Ali(as) buyuruyor ki:
... Oruç, insanýnyiyecekve içeceklerinden kaçýndýðý gibi haramlardan da kaçýnmasýdýr. (Bihar, C:96, S:346)
Sünnilik bundan iyi kaçýndý tarih þahittir, ki sünni diyanetle yedikleri ne ise pehhh
hz. Ali
Nice oruç tutan kimseler vardýr ki oruçlarýndan, açlýk ve susuzluklarýndan baþka bir þey elde etmezler. (Nehc-ül Belaga)
O dönemde bile sünniliði tarif etmiþ ona kurban olim
Hz. Ýmam Hasan (as) buyuruyor ki:
... Ögüt almanýzý önleyen þey, kendinizi büyük görmenizdir. (Bihar, C:78, S:109)
sünniliðin tanýmý yapýlmýþ
Ýmam Hüseyin
Akýl ancak Hakk’a uymakla olgunlaþýr. (Bihar, C:78, S:127)
sünniliði tarif etmiþ, yedikleri kul hakýýný zikretmiþ ta bin yýl evelden ona da kurban olim
=imam Cafer Sadýk
Nasýl ki Resulullah’a salavat göndermekle namaz tamamlanýyorsa, oruç da fitre zekatý vermekle tamamlanýr. (Vesail, C:6,S:221)
Hamd olsun ki yýl boyu elimizden geldiði kadar yoksulu, fakiir doyurmaya çalýþýrýz, ki hamd olsun ki bizler yýlda bir kez Müslüman deðiliz, kesintisiz Müslümanýz ve yýlýn her aný fitre, kimlerle yarýþtýðýnýzý sanýyorsunuz ki he he he hamd olsun Aleviyiz dedik akýllarýnýz almaz, Ali'nin sýrrýdýr sýrýmýz
Bakara Suresi 183. Ayet “... EY ÝMAN EDERLER, Öncekilere yazýldýðý gibi, sizin üzerinize de Oruç yazýldý. UMULUR KÝ siz (günahlardan) sakýnanlardan olursunuz”
Bunu da sünnilik hakkýyla anladýlar, ki diyanet kul hakký üzerine oturuyor zehir zukkum olsun
Ýnanýyoruz ki Oruç, Ýslam fýkýhý’nýn temel rükünlerindendir
Bizler fýkýhý, mýkýhý tanýmýyoruz can, varsa yoksa o yüzlerine bakýlmasý ibadet sayýlan Seyit soyundan gelen dedelerimizin zikretikleri
Sünnilik nedir ki fýkýhý ne ola
Ramazan ayýnda ve diðer bazý durumlarda vacip olur. Bunlar fýkýh kitaplarýnda anlatýlmýþtýr.
Sizlere bilmeyiz ama bizlere hangi ayda ne vaciptir çok iyi biliyoruz ki herkles yaptýðýnýn hesabýný verecek hamd olsun Guruhu Naciyiz dedik ya kelimenin manasýna kafa erdirebilirsen anlayacaksýn ki hazreti Ali'nin davasýný sahiplenmek bizlere Sýrat'ý geçmenin garantisidir , ki anlayasýn ki sizler gibi hesap etmeyiz
Saygý duyacaksýn can, senin dinin sana, bizim dinimiz bize ki dönüp dolaþacaðýmýz ve varacaðýmýz yer Allah'ýn tapusudur .
Bunlar fýkýh kitaplarýnda anlatýlmýþtýr.
Sünni fýkýhý mý, Eþarilik jeografyada yetiþmiþ þii topluluk fýkýhý mý? Ki hangisi olursa olsun Alalh sizlere hidayeti nasip etsin diyorum
Ýlk kelmamýma gelecek olursam , olduðun gibi görün, veya göründüðün gibi ol, Alevilik adýna konuþunca Alevi olmalýsýn veya ben þu inançtaným diyeceksin, veya sünniyim, veya Þia'yým diyeceksin
Þüphe yoktur ki Kuranca sabittir ki Allah yalancýlarý hiç bir durumda sevmez özün gibi olacak sözün, takkiyeciliðe soyunmayacaksýn ki yalancýlarý Kuran þeytan diye tarif ederki, umuyorum ki en azýndan bu yalancýnýn þeytan diye tarif edildiði emrini inkar etmeyeceksin
Muhammed Ali tarafýndan gönderildi
Alevilikte Oruç
Ve sana tevsiyem bu tür davranan biri olarak aldýðýn isme uygun deðilsin deðiþtir bunu ki takkiyecilik, yalan nerde Ýslam-Alevilik nire
Klasiksiniz, ve klasikliðiniz bizleri eðlendiriyor saðolun varsýnýz diye
Muhammed Ali
14-08-2007, 09:26 AM
----------------------------------------------------
Sayýn can sizler Sünni olarak birer takkiyeci örneðisiniz ne oalcak bu haliniz?
Hem Alevilikte oruç diyorsun, hem de sünniliðin inancýný bizlere Ýslam inancý diye yutturmaya giriþmiþsin, ki
Ramazanda deðil bizler Muharremde tutarýz Alevilik baþka, Sünnilik baþka ne diye takkiyeciliðe giriþirsiniz ki yalan söylemek, aslýný bürümek Allah'a hoþ gelen iþlerden mi?
Sünniliðin kullandýðý bir kelime
Sayýn can oruca, camiye kadar ayrýldýk sizlerden neden anlamýyorsun hala bin yýldan uzun bir süre geçti halbu ki?
Oruçlarý, namazlarý sizler mi kabule decek siniz Allah mý?
Haddinizi bilseniz olmaz mý?
100 yýl boyunca hem hazreti Ali'ye camilerde küfür edildi, hem de buna göz yumdunuz?
Sýrat'ý geçince sorarsýnýz sünni diyanetle kul hakký yiyenler içni de geçerli mi bu madde?
Veya hazreti Ali'nin halifeliðini kabul etmeyip de ordu kaldýrýp savaþmýþ Ebubekir kýzý Ayþelerin eteðini tutup da günümüze gelenler içni de geçerli mi acaba?
Batini-Eþari diyoruz, birileri Allah'ýn verdiði akýlla okur, birileri lanetlilerin algýlayýþýyla
Ki bizler sizler gibi hesap da etmiyoruz hadis i þerif sunmuþsun ben de sunayým sana, seninkiler para ediyorda benimkiler bakýr mý oluyor?
Sizlerden namaz, oruç veya bazý putlar çok çok önemli ya bak bizlerde 70 yýl naamz sevabý nasýl bir anda kazanýlýyor
Can yayýnlarý, seçme hadisler, sayfa 37, hadis numarasý 308: " bilgin bir kiþinin yataðýna dayanýp bir an kitabýna bakmasý, ibadetle meþgul olan kimsenin yetmiþ yýl ibadet etmesinden hayýrlýdýr"
Sizler bizlerle oruçla , namazla yarýþamazsýnýz ki bizler bilimin kapýsýndan beskleniyoruz ya sizler? Bilimin kapýsýyla savaþmýþlardan fark aynen budur
Bak seçimin mecburi oluþuna dair, yani Alevi olmadan Sýrat'ýn geçilmeyeceðine ait delil oku da feyz Allah olur da Allah hidayeti nasip eder!
Can yayýnlarý, seçme hadisler, sayfa 36, hadis numarasý 297 :" Benim Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir, o gemiye binen kurtulur, ondan ayrýlan boðulur"
Alevi, Ehli Beyt taraftarý olmak þarttýr can bunu da böyle bil
Sünnilik bundan iyi kaçýndý tarih þahittir, ki sünni diyanetle yedikleri ne ise pehhh
O dönemde bile sünniliði tarif etmiþ ona kurban olim
sünniliðin tanýmý yapýlmýþ
sünniliði tarif etmiþ, yedikleri kul hakýýný zikretmiþ ta bin yýl evelden ona da kurban olim
Hamd olsun ki yýl boyu elimizden geldiði kadar yoksulu, fakiir doyurmaya çalýþýrýz, ki hamd olsun ki bizler yýlda bir kez Müslüman deðiliz, kesintisiz Müslümanýz ve yýlýn her aný fitre, kimlerle yarýþtýðýnýzý sanýyorsunuz ki he he he hamd olsun Aleviyiz dedik akýllarýnýz almaz, Ali'nin sýrrýdýr sýrýmýz
Bunu da sünnilik hakkýyla anladýlar, ki diyanet kul hakký üzerine oturuyor zehir zukkum olsun
Bizler fýkýhý, mýkýhý tanýmýyoruz can, varsa yoksa o yüzlerine bakýlmasý ibadet sayýlan Seyit soyundan gelen dedelerimizin zikretikleri
Sünnilik nedir ki fýkýhý ne ola
Sizlere bilmeyiz ama bizlere hangi ayda ne vaciptir çok iyi biliyoruz ki herkles yaptýðýnýn hesabýný verecek hamd olsun Guruhu Naciyiz dedik ya kelimenin manasýna kafa erdirebilirsen anlayacaksýn ki hazreti Ali'nin davasýný sahiplenmek bizlere Sýrat'ý geçmenin garantisidir , ki anlayasýn ki sizler gibi hesap etmeyiz
Saygý duyacaksýn can, senin dinin sana, bizim dinimiz bize ki dönüp dolaþacaðýmýz ve varacaðýmýz yer Allah'ýn tapusudur .
Sünni fýkýhý mý, Eþarilik jeografyada yetiþmiþ þii topluluk fýkýhý mý? Ki hangisi olursa olsun Alalh sizlere hidayeti nasip etsin diyorum
Ýlk kelmamýma gelecek olursam , olduðun gibi görün, veya göründüðün gibi ol, Alevilik adýna konuþunca Alevi olmalýsýn veya ben þu inançtaným diyeceksin, veya sünniyim, veya Þia'yým diyeceksin
Þüphe yoktur ki Kuranca sabittir ki Allah yalancýlarý hiç bir durumda sevmez özün gibi olacak sözün, takkiyeciliðe soyunmayacaksýn ki yalancýlarý Kuran þeytan diye tarif ederki, umuyorum ki en azýndan bu yalancýnýn þeytan diye tarif edildiði emrini inkar etmeyeceksin
Ve sana tevsiyem bu tür davranan biri olarak aldýðýn isme uygun deðilsin deðiþtir bunu ki takkiyecilik, yalan nerde Ýslam-Alevilik nire
Klasiksiniz, ve klasikliðiniz bizleri eðlendiriyor saðolun varsýnýz diye
Senmi yoksa benmi gerçek alevi allah bilir.12 imamlarýn sözleri burada sen karar ver.
Melda
14-08-2007, 10:17 AM
Kendinizi oyalamaya devam edin...
Ramazan Orucuda mý yok Ýslam dinin de ?
Ramazan orucu tutan alevi deðildir demiþsiniz.
Doðru demiþsiniz aðzýnýza saðlýk kardeþ, çünkü
Ramazan orucunu müslümanlar tutar.
Kendi aðzýnýzla hatanýzý eksiðinizi söylüyorsunuz
ya bunada gülünür ancak :)
Ramazan orucunu Müslümanlar tutar, tutmayan ise
Alevidir. Bunu kabul ediyorsunuz zaten sorun yok.
Kurana ve Sünnete uygun oruc ramazan orucudur.
Peygamberimiz ve Hz. Ali nin tuttuðu ramazan orucunu
tutun, sonradan uydurulan islam dýþý oruc tutmanýn
ne sizlere ne ahirete hiç bir faydasý yoktur...
Kuraný Kerimden ve Sünnetten ayrýlmayýn, ayrýlýrsanýz
iþte sonunuz budur. Halka namazý, Muharrem orucu...
Bunlarýn Kuraný Kerimde yeri yoktur !
( Varsa ayet gösterin )
ALLAH ýslah eylesin sizleri
Sevgilerimle...
MELDA
Gülümse
14-08-2007, 10:36 AM
Kendinizi oyalamaya devam edin...
Ramazan Orucuda mý yok Ýslam dinin de ?
Ramazan orucu tutan alevi deðildir demiþsiniz.
Doðru demiþsiniz aðzýnýza saðlýk kardeþ, çünkü
Ramazan orucunu müslümanlar tutar.
Kendi aðzýnýzla hatanýzý eksiðinizi söylüyorsunuz
ya bunada gülünür ancak :)
Ramazan orucunu Müslümanlar tutar, tutmayan ise
Alevidir. Bunu kabul ediyorsunuz zaten sorun yok.
Kurana ve Sünnete uygun oruc ramazan orucudur.
Peygamberimiz ve Hz. Ali nin tuttuðu ramazan orucunu
tutun, sonradan uydurulan islam dýþý oruc tutmanýn
ne sizlere ne ahirete hiç bir faydasý yoktur...
Kuraný Kerimden ve Sünnetten ayrýlmayýn, ayrýlýrsanýz
iþte sonunuz budur. Halka namazý, Muharrem orucu...
Bunlarýn Kuraný Kerimde yeri yoktur !
( Varsa ayet gösterin )
ALLAH ýslah eylesin sizleri
Sevgilerimle...
MELDA
Sayýn Melda,
Çok kesin yazýyorsunuz !
Muharrem orucunu yok saymak da ne demek !
Siz de bu gerçeði yok edecek ayetleri gösterin lütfen !
Melda
14-08-2007, 08:59 PM
Sayýn Melda,
Çok kesin yazýyorsunuz !
Muharrem orucunu yok saymak da ne demek !
Siz de bu gerçeði yok edecek ayetleri gösterin lütfen !
ALINTI
Kurban bayramý Hicri Takvime göre Zilhiçce Ayý’nýn 10. günü baþlar. Kurban bayramýnýn 1. gününden baþlayarak 20 gün sayýlýr. 20.günün akþamý Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç baþlar.Muharrem orucundan önce 3. günlük masumu pak orucu tutulur. Bu oruç küfede þehit düþen Müslüm Bin Akýyl ile çocuklarý Ýbrahim ve Muhammet için tutulur. Müslüm, Ýmam Hüseyin’in amcasýnýn oðludur.
Ýþte burda yazýyor. Oruc ALLAH için tutulur. Burada görülüyor ki '' Bu oruç
küfede þehit düþen Müslüm Bin Akýyl ile çocuklarý Ýbrahim ve Muhammet için
tutulur '' baþka bir niyetle tutuluyor. Kul için oruc tutulur mu ?
Amelde önemli olan ihlasdýr ve ALLAH için yapýlmasýdýr...
KURANDA ORUC ILE ILGILI AYETLER
A) ORUÇ TUTMAK
a)Orucun farziyeti. Bakara 183,185
b) Oruç Günleri Ramazan Ayýdýr.Bakara 185
c)Oruç tutanlarýn Mükafatý
Tevbe 112
Ahzab 35
Tahrim 5
d)Ýmsak Vakti. Bakara 187
e)Ýftar Vakti. Bakara 187
f)Oruç Gecelerinde Eþine Yaklaþmak. Bakara 187
B-ORUÇTA KOLAYLIK
a) Oruçta Kolaylýk Vardýr. Bakara 185
b) Hastalarýn Orucu Bakara 184-185
c)Ýhtiyarlarýn Orucu. Bakara 184
d)Yolcularýn Orucu . Bakara 184-185
RAMAZAN AYI
a) Kur’an Ramazan ayýnda inmiþtir. Bakara 185
b) Ramazan ayý oruç ayýdýr. Bakara 185
iLGÝLÝ AYETLERÝN DETAYLARI ÝÇÝN LÜTFEN KENDINIZ ZAHMET EDIP BÝR GÖZ
ATIN. ÞU AN VAKTIM DAR, GITMEK ZORUNDAYIM...
MELDA
aleviadam_58
14-08-2007, 11:20 PM
ramazan orucu esasinda 3 gün ama hangi günler oldugu bilinmedigi için 30 gün tutuluyor
ferhat_gs
14-08-2007, 11:38 PM
Sn türkmen,
Eðer kuranda ramazan orucu yoksa,bana bakara 183 ve 185 inci ayetleri açýklarmýýsn?
mahfi
15-08-2007, 12:10 AM
ramazan orucu esasinda 3 gün ama hangi günler oldugu bilinmedigi için 30 gün tutuluyor
evet.
aslýnda baþlarda bu üç günü tespit etmek için; o piti piti karameli sepeti terazi lastik jimlastik tekerlemesi kullanýlýyordu ama kesin sonuç vermediði görülünce ve de uzun ve sýcak günlerde oruç tutmak herkesin çok sevdiði bir iþ olduðundan en iyisi mi biz 30 gün tutalým dendi o gündür bu gündür garibim müslümanlar boþ yere aç susuz bir ay geçirmek zorunda kalýyorlar.
sayýn arkadaþým;
lütfen bilgi temelli konuþun. Ýþkembeden atmak kolay. önemli olan tespitlerinizin ilmi bir deðer taþýyýp taþýmadýðýdýr.
nightmare58
15-08-2007, 01:08 AM
sonradan uydurulan islam dýþý oruc tutmanýn
ne sizlere ne ahirete hiç bir faydasý yoktur...
sizin gibi maddi veya manevi anlamda bi fayda saðlamak için tutmuyoruz biz orucu kuranda belki yoktur tamam bu yas orucu.kimin müslüman kimin müslüman olmadýðýný söyleyecek kadar büyük bi insan mýsýn daha doðrusu buna karar vermeye hangi insanýn yetkisi var hangi insanýn bilgisi yeter.çok bilmiþ arkadaþým býrakta onuda ahirette görelim ha sen gidip geldiysen orda aleviler müslüman olarak görülmüyosa saygý duyarým
sidar
15-08-2007, 01:29 AM
Sünnilerin Ramazan ayýnda bi taraftan oruç tutup diger taraftan davul çaldirip 11 ayýn sultaný diye eglenmeleri Ehlibeytin nerdeyse tamamý bu ayda katledildýkerýnden dolayý. Ehlibeyti bitirmelerini Kutlamak için yani.
Yoksa aklý baþýnda bir insan bilirki nefs için tutulan orucun davul çaldýrýp iftar yemeklerinde týka basa yemek ISLAMLA ters orantýlý SAÇMA bir uydurma bastan görebilir.
Derviscemal
15-08-2007, 01:51 AM
Konu Ramazan orucu ve Alevilik ama maaþallah suni üyelerimiz bizden çok
olaya hakim olmak için güç harcýyolar..
30 gün oruç kuranda yazýyorda bizmi yanlýþ okuyoruz.. Sizler kendinizi bu
kadar zorlamayýnýz. Alevi inancýný taþýyan hiç kimse ramzan orucunu kabul
etmez konun baþýndanda anlaþýlacaðý gibi ramazan orucu tutan alevi
deðildir birþekidle asimile edilmiþtir, olmuþtur..
Derviscemal
15-08-2007, 01:56 AM
Sevgili sunni dostlar,
zorluyolar ramazan varda var diye.. Yahu kuranda 30 gün oruç tutulacak
diye yazýyorda bizmi okumadýk. Yoksa Yüce Allah herþeyi yazmýþ sayýyýmý
unuttmuþ..
Alevi olupta ramazanda oruç tutan kimseyi görmeniz imkansýzdýr.
Tutuyorlarsada yok bizde 3 gün beþ var diyorlarsada yapýþýn onlara çünkü
ya asimile olmuþlar yada az kalmýþtýr asimile olmalarýna...
Alevilerin ramazan orucu yoktur.... Oruçlarý Ehlibeyt için tutuklarý matemi
yas vardýr.
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.