PDA

: Başköylü Hacı Hasan Efendi'nin Türbesi !!


astokomlu
30-09-2006, 11:45 AM
canlar Anadolu Alevi İnanç Önderlerinden Başköylü Hacı Hasan Efendi'nin Türbesi.. Kendi Objektifimden..

Erzincan Çayırlı İlçesi Başköy...

Derviscemal
30-09-2006, 12:13 PM
Başköylü Hasan Efendi gerçek bir veli imiş. O bize sahiplik etsin...

teşekkürler..

*Türküce*
30-09-2006, 12:17 PM
astokomlu resim çekmeyi biliyomuydun sen be...:D şaka tabi sağol canım kardeşim....insanın memlektinde yaşaması çok güzel..bende bizim köyde ki çolak dede yi size göstermek isterdim ama şimdilik hiç resmi yok..en kısa zamanda bulmaya calışacağım..

umut24
01-10-2006, 01:03 AM
bu büyük zatın mekanının resimlerini bizlerle paylaştığın için teşekkürler... sağolasın.

astokomlu
01-10-2006, 01:15 AM
sizlerde sağolun canlar... eyvallah..

gultalip
09-08-2007, 03:07 AM
Kurban olurum sana Hasan Efendi.Katarından ayırmasın inananları.

turgaydede62
09-08-2007, 07:18 AM
Bu Dünyada En Korkunc şey Cahaletin Toplumda Hüküm Sürmesidir
Hepimize Düşen Görev Akillari Cahalete Düşmekten Kurtarmaktir Atatürkten

missperry_rapp
06-01-2008, 08:31 AM
teşekkürler Astokumlu

Alevi_firat
27-03-2008, 12:00 AM
Bu sene gine erzincana gidersem orayada ugrayacagım.Allah izin verirse

Sağol ASTOKOMLU abim

Fukara-i Abdal
27-03-2008, 12:38 AM
Cumle Erenler Dizilmiş Katara,
Bir Düzgün Baba ,Bir Hasan Efendi,
Yardım Etsinler Cumle Taliblere,
Bir Düzgün Baba ,Bir Hasan Efendi,

Gül Bagında Öter Garib Bülbüller,
Aşık Bağının ,Sahibi Dervişler,
Cumle Talibler Ziyaret ederler,
Bir Düzgün Baba ,Bir Hasan Efendi,

Muhammed Ali'nin,Cisminden Gelen,
Hem Hakikat demi, Hemde Bade Veren,
Hak gönüllerde ,Bizlere Gözüken
Bir Düzgün Baba ,Bir Hasan Efendi,

Gerçeğin Sırrıdır Yolumuzda Nefer,
Bir Talib Hak Cemde İkrarın Güder,
Hızır Binmiş Boz Ata Anda yeter,
Bir Düzgün Baba ,Bir Hasan Efendi,

İlmi Kur'andır ,Sözü de Ehlibeyt,
Hey Talib Kabedir gelde tavaf et,
Sen Mürşidi Dinle, Şimdi Sûkut et
Bir Düzgün Baba ,Bir Hasan Efendi,

Dermani Niyazım Olsun Veli'ye,
Muhabbet Bağında ,Gerçek Demine,
Sırr-ı Hak Muhammed, Dem-i Ali'ye,
Bir Düzgün Baba ,Bir Hasan Efendi,

zaza kazim
27-03-2008, 08:40 AM
paylaşımın için tşkler can saol varol

zime
28-03-2008, 06:56 AM
Bana da görmek kısmet oldu başköyde ziyarete gitmiştik

Umutyeli
29-03-2008, 09:09 AM
hasan efindinin her sabah türbesini görüp niyaz oluyom isyerim basköyde böyle her zaman niyaz olmak herkezede nazip olsun paylaşımın icin tskler can

illegal
29-03-2008, 01:04 PM
canlar Anadolu Alevi İnanç Önderlerinden Başköylü Hacı Hasan Efendi'nin Türbesi..



PIRO gözünü seveyim
o haci kelimesini aradan cikar
hesen efendi ye hic uygun kelime degil

kim böyle bir tutarsizlik yapiyorsa onlara engel olun
inanc ulularimizi kendi menfaatleri icin kullanmak isteyenlere izin vermeyelim

astokomlu
29-03-2008, 10:29 PM
PIRO gözünü seveyim
o haci kelimesini aradan cikar
hesen efendi ye hic uygun kelime degil

kim böyle bir tutarsizlik yapiyorsa onlara engel olun
inanc ulularimizi kendi menfaatleri icin kullanmak isteyenlere izin vermeyelim

Abi Hasan Efendi mekkeye gitmiştir.. bu sonradan ortaya atılan birşey değil.. bir gerçek.. ama !!!!!!!

işte ayrılma noktası bu ama da.. Hasan Efendi bildik uygulamalar için ( şeytan taşlama vs.) gitmemiştir.. aslında altında derin manalar yatan uygulamaları var.. bunu bizzat yoldaşlarından, türbedarından, çocuklarından dinlemek daha anlamlı olacaktır.. orada gösterdiği kerametleri dinlemek lazım..

Hasan Efendiyi kimse kendi menfaatlari için kullanamaz..

Boro_24
02-07-2008, 11:07 AM
Merhaba,

İki kez Başköy'e gittim. Ama köydeki diğer insanlar oldukça soğuk. Hasan Efendi ailem içinde ayrı bir öneme sahiptir -ki Erzincan'da herkes için bu durum geçerlidir. Hasan Efendi'nin hacca gittiğini önceden de duymuştum.Bununla ilgili bazı şeylerde anlatılır.

Phpx
02-07-2008, 11:10 AM
Bu dede yi tanımam ama adını duydugumda babannemin gozyasları gelir..

bir keresinde;

" hele lazemi itade hesan baskoyu efendi esto " ( oglum burada hasan baskoylu efendi var mı? )

yazdım..

Sitesi acıldı ve bir dede..

Babannem hıckırıklarla aglıyor.. cok gorusmusler.. cok dualarını almıs.. hala hatırlar..


bu arada evet mekkeye gitmiş babannem yürüyerek gittiğini soyler.. hatta soyle demişti.. işte birileri gidecekmiş siz nereye gidiyorsunuz demiş bunlarda mekkeye demiş.. hasan efendiye teklif etmemişler gel diye.. sonra bu sahsiyetler hasan efendiyi mekkede goruyolar.. hasan efendide geleli cok oldu demiş..
Nur icinde yatsın

kanlıbey
30-07-2008, 11:59 AM
Bu dede yi tanımam ama adını duydugumda babannemin gozyasları gelir..

bir keresinde;

" hele lazemi itade hesan baskoyu efendi esto " ( oglum burada hasan baskoylu efendi var mı? )

yazdım..

Sitesi acıldı ve bir dede..

Babannem hıckırıklarla aglıyor.. cok gorusmusler.. cok dualarını almıs.. hala hatırlar..


bu arada evet mekkeye gitmiş babannem yürüyerek gittiğini soyler.. hatta soyle demişti.. işte birileri gidecekmiş siz nereye gidiyorsunuz demiş bunlarda mekkeye demiş.. hasan efendiye teklif etmemişler gel diye.. sonra bu sahsiyetler hasan efendiyi mekkede goruyolar.. hasan efendide geleli cok oldu demiş..
Nur icinde yatsın


Değerli Can


Şahsen Hasan Efendinin mıntıkasında inşaat yapmış bir inş. müh. olarak size aktaracağım şu olabilir.

HASAN EFENDİ DEN



Onun sevgilisi Muammed Ali
Bir nura vahittir ezzel ezzeli
Akıllara sığmaz onun kemli
Vahdeti vücutta bir nurdur Allah !


Piri olduğu gibi hatırlayana ne mutlu .

ftunc
30-07-2008, 01:01 PM
can ,
allah gani gani razı olsun,
lüzumsuz lakırdıya gerek yok.
bizde leyleğe bile "hacı leylek" deye hurmet edilir.
HACI HASAN efendiyi anlattığın için , hatırlattığın için allah razi gelsin.
inşallah ben dahi hacı olurum.
her bişeyi karıştırdık, bırakın inancımız saf kalsın.

kanlıbey
11-08-2008, 11:48 AM
can ,
allah gani gani razı olsun,
lüzumsuz lakırdıya gerek yok.
bizde leyleğe bile "hacı leylek" deye hurmet edilir.
HACI HASAN efendiyi anlattığın için , hatırlattığın için allah razi gelsin.
inşallah ben dahi hacı olurum.
her bişeyi karıştırdık, bırakın inancımız saf kalsın.



Sevgili Erzincanlı

Sevgili Tercanlı,

Ve diğer

İlgili Canlar

Ya ayıp oluyor ama.

Hasan Efendiye ;
YADA
hasan BABAYA
lütfen
Sahip çıkARMISINIZ.

tosunoglu
04-04-2009, 12:56 AM
Sayin astakomlu paylasiminiz icin tesekkurler.

Izniniz olursa bende iki hafta once annemden ogrendigim hasan efendi ile ilgili bir ani anlatmak isterim.

Babam 1963 senesinde erzincan,dan istanbula gocer topkapi cevizlibagda bir gece kondu kiralar .
Bir sure insaatlarda calisan babam bir arsa alip kendi gece kondusunu yapmak ister o donemde bir kurban alir ve cevresindeki hemserilerini evine davet eder .

Fakat gelenlerin sayisi 25 kisiyi bulunca babami bir telas alir .
Gelenlerin arasinda HASAN EFENDI,de bulunmaktadir;
Babam anneme israrla alinan kurban etinin yetmiyecegini rezil olacaklarini soyler bunun uzerine annem durumu HASAN EFENDI,ye anlatir
Zati muhterem HASAN EFENDI anneme etleri pisirecegi kazanlari getirmesini soyler birazda sobadan kul getirten HASAN EFENDI anneme kazanlarin icini bu sobanin kulleriyle silmesini ister duasini verdikden sonra anneme derki kalk kizim simdi yemegini yap hic korkma bi yemek herkese yeter der.

yemekler pisip yenilip de misafirler gidince babam saskinlik icinde kalan yemeklere bakarki daha kazanlarin yarisi yemek doludur.

Benim iki aylik oldugumda annem HASAN EFENDI,nin kucagina vermis zati muhterem arsiz olmayayim diye agzima tukurmus.
Iste bende bu mutlulugu yasadigim icin her zaman onemli bir ise kalkismadan ismini anarim. umarim olmeden kabrini ziyaret etme firsati bulurum.

ALLAH EYVALLAH

Amistofes
04-04-2009, 01:31 AM
Sevgili Astokomlu . Pir Hasaniyide Haci ettinizya artik ne diyelim.
Ask ile

Amistofes
04-04-2009, 05:51 AM
Sevgili Dostlar.Canlar.
PIR HASANU BASKÖYLÜ:
Kardesi ilan Istanbulda Silahtaragada ikame eden Ali Dede, görüstügümüzde derdiki, O bir gercek Yol evladi ve Piridir,
Asl Ammaci Serriat, ve Islami ve islamcilari daha yakindan tanimak ile Mekkeyi ziyarete gitmis tir, Bizde Ulu Cinarlar, daglar, Taslar Tasavvuf düsüncesinde kutsaldir, Ziyaretlar en güzel örneklerdir.
Kabri bile bir amac icin ne yazikki günümüzde kullanilmaktadir, Ayni benzer uygulma : Erzincanda Hakka yürüyen zamanin yoksul halk cocugu Deli Aziz gibi kutsallastirilmistir.

Halbuki Ulvi Pir bu tür hurafelere bizzat kendisi karsidir karsi cikardi, bilgiyi bilimi hep refarans verirdi, nacizane bir kac kez bazi olaya tanik oldum,
Simdi ben iki kez arastirmak icin Mekkeye gitmemle , hacimi oldum?.
Ayni yakistirmalar Hacem Hünkar Veli Bektas icinde verilmistir,"Haci Bektasi Veli" adlandirilmis, ve nedeni amaci bellidir,hakkinda verilen yazilar bile tam anlamiyla ne dogru nede doru dürüst tarih ile örtüsmektedir.
Bu genellikle cikarcilarin , din bezirganlarin, ve türk Islam sentezcilerin isidir.
Halkimiz zaten acz duruma düsürülmüs, inandirilmis, inac sorgulanmaz dir
Fakat PIR HASAN NIZAR i acikca düsüncelerini dilendirmekten cekinmemistir, Mustafa kemale methiyeler yazarken sonradan olusuan olaylara , agri göüne inzivaca cekilmis, bir cok türbeleri kizginligindan bizzat kendisi tahrip edip haykirmistir,
Yazar Ünsal Öztürk , Yazar Hasim KUTLU, ve bir cok kisi ondan feyz almis ve etkilenmislerdir.
Bu yolu o günün kosullarinda en iyi bilenlerdendir.

Bir cok Dede denileni ve Pir denileni tenkiz ile agir elestirmistir.
Haksizliga PIRè yakisircasina bir cogunuda azarlamistir,

Özellikle dede gecinen cahalet cileri hic tasvip etmemeistir,

Öylesi bir Pire elbetteki turap olunur, yeri isik olsun Hakka yürüyen ulu Pirimiz.
Ask ile o nu niyazlarim . bizlere isik sacmistir,
Gercegin demine hüü, ask ile
Saygilarim Insan sevgilerimle

astokomlu
10-04-2009, 11:01 AM
Sevgili Dostlar.Canlar.
PIR HASANU BASKÖYLÜ:
Kardesi ilan Istanbulda Silahtaragada ikame eden Ali Dede, görüstügümüzde derdiki, O bir gercek Yol evladi ve Piridir,
Asl Ammaci Serriat, ve Islami ve islamcilari daha yakindan tanimak ile Mekkeyi ziyarete gitmis tir, Bizde Ulu Cinarlar, daglar, Taslar Tasavvuf düsüncesinde kutsaldir, Ziyaretlar en güzel örneklerdir.
Kabri bile bir amac icin ne yazikki günümüzde kullanilmaktadir, Ayni benzer uygulma : Erzincanda Hakka yürüyen zamanin yoksul halk cocugu Deli Aziz gibi kutsallastirilmistir.

Halbuki Ulvi Pir bu tür hurafelere bizzat kendisi karsidir karsi cikardi, bilgiyi bilimi hep refarans verirdi, nacizane bir kac kez bazi olaya tanik oldum,
Simdi ben iki kez arastirmak icin Mekkeye gitmemle , hacimi oldum?.
Ayni yakistirmalar Hacem Hünkar Veli Bektas icinde verilmistir,"Haci Bektasi Veli" adlandirilmis, ve nedeni amaci bellidir,hakkinda verilen yazilar bile tam anlamiyla ne dogru nede doru dürüst tarih ile örtüsmektedir.
Bu genellikle cikarcilarin , din bezirganlarin, ve türk Islam sentezcilerin isidir.
Halkimiz zaten acz duruma düsürülmüs, inandirilmis, inac sorgulanmaz dir
Fakat PIR HASAN NIZAR i acikca düsüncelerini dilendirmekten cekinmemistir, Mustafa kemale methiyeler yazarken sonradan olusuan olaylara , agri göüne inzivaca cekilmis, bir cok türbeleri kizginligindan bizzat kendisi tahrip edip haykirmistir,
Yazar Ünsal Öztürk , Yazar Hasim KUTLU, ve bir cok kisi ondan feyz almis ve etkilenmislerdir.
Bu yolu o günün kosullarinda en iyi bilenlerdendir.

Bir cok Dede denileni ve Pir denileni tenkiz ile agir elestirmistir.
Haksizliga PIRè yakisircasina bir cogunuda azarlamistir,

Özellikle dede gecinen cahalet cileri hic tasvip etmemeistir,

Öylesi bir Pire elbetteki turap olunur, yeri isik olsun Hakka yürüyen ulu Pirimiz.
Ask ile o nu niyazlarim . bizlere isik sacmistir,
Gercegin demine hüü, ask ile
Saygilarim Insan sevgilerimle

Sevgili Astokomlu . Pir Hasaniyide Haci ettinizya artik ne diyelim.
Ask ile


yazık yazık yazık.. cehaletin inkarın bu kadarı..

Kaç defa Efendinin türbesine yüz sürdün beyfendi..

Kaç defa oğlu ile türbesinde hizmet eden değerli zaatın muhabbetine tanık oldun..

Ünsal ÖZTÜRK gibi bir çarpıtıcıyı getirmiş Hasan Efendiye denk tutuyorsun.. Ama Efendinin evlatlarının bu adamın sözlerine tepkilerinden bi habersiniz..

Ayrıca Hasan Efendi'nin İstanbul'da kardeşi Ali kimdir çok merak ettim..

Sakın torunu olmasın ?

Gerçi Hasan Efendinin kendinden olan evladı yoktur ya, sonrasını sizin gibi çarpıtanlar anlatamaya hacet yoktur..

Efendiyi kendi kirli düşüncelerinize alet etmeyin.. Çok pişman olursunuz..


PIR HASANU BASKÖYLÜ:


Hasanu değil Hasani

masjaron
10-04-2009, 12:05 PM
Pirin talibidir dedemler.. Evimizi köydeyken nurlandırmış , dedem ve babam tarafından hala anlatılan bir dedemizdir.. Yazılarınıda okudum ve okunması gereken bir yol önderimizdir...
Hacı tartışmasında nacizane görüşüm, yanılmıyorsam Pir , sadece haccı değil ırakıda ziyaret etmiştir.. 5 6 aylık bir ziyaret turuna çıkmıştır zamanında..
Mezarını, türbesini müsait bir zamanımda nasip olursa ziyaret etmek istiyorum...

Aydin Safak
10-04-2009, 02:05 PM
Astukomlu Can.
Asagida aktaracagim Dizelerin Bas Köylü Hasan Efendiye ait oldugunu Düsünüyormusunuz.
Bana Sorarsan Büyük bir hayir.
Cünkü hasan efendi genellikle Tuncelinin Nazimiye ve Mazgirdin Peri nahiyesine sikliklarla gelir giderdi.
Her gelisinde Düzgün Babaya Ugramadanda gecmezdi.
Hasan efendi Düzgün baba ile kendi kendine dertlesen ve ona olan bagliligi ve inanci her kes tarafindan bilinirdi.
Cünkü Hasan efendi divane yol gezgini yani katedeni Uzun yolculuklari cok severmis.
Benim dedem ve yakin Köylerim vede Bir cok tanigi oldugum Insanlarin
Hasan Efendiden Cok seyler anlatirlardi.
Basta Düzgün Babaya olan Hayranligi.
Peki Sorarim Sana yada Okuyuculara.
Hayatta Iken Ugradiginda Ugruna Kurbanlar verip adaklar veren böyle birisi
Nasil olur Düzgün Babaya Küfür eder.
Gelde bu isin icinden cik.
Sözüm Ona Hasan efendi nin Kitap yazdigi
Kitabinin her ne hikmetse sadece birilerinin elinde oldugu
o Kitapta bu kelimelerin bir zat kendisinin sarf ettigini söylemektedirler.
Tekrar soruyorum.
Sence Basköylü Hasan Efendi Bu Kelimeleri sarf etmismidir.
Eger Bu Konuyla ilgili Bilgi istiyorsaniz.
Sizlere genis olarak verebilirim.
Simdilik Bu Kadar
Saygilarimla.
Aydin Safak.

Iste Sözüm Ona Hasan efendinin Kendisine ait olan
ve Düsgün Babaya Etmis oldugu Küfürlü dizelerini sunuyorum.
Cevap Beklerim.


Kanunsuz Allahın kulları azgın olur,

İsmi aleme Sultan Düzgün olur.

Sultan Düzgün düşman ile dosttur,

İt derisinde yapılan posttur.

Sultan Düzgün Kureyşin evladı,

İt gibi Alevilere havladı,

Evladı Düzgün´ün Ömer´e oldu karı,

Teslim etti ona küllü varı.

Üç kere asker doldurdu Alevilerin içine,

Alevilere sormadı, kusurun ne ? Suçun ne ?

ahura
10-04-2009, 02:56 PM
sevgili can bu konuda benim bildiğim kendisini evinde ağırlamış,yıllarca ona hizmet etmiş olan sultan özcan dedenin anlattığına göre,efendi''dersim katliamı sırasında insanların düzgün babadan yardım istediğini ve düzgün babanın yardım etmediğini'' söylemiş ve "Haso kendisine katliam çok ağır olacak, engel olalım dediğinde Haso´yu dinlememiştir, Sonra gördü ki zulüm ve katliam çok ağır, kendi de toplarını ateşledi. Ancak çok geç kalınmıştı" demiştir yani bu yüzden bi dargınlığı ve kızgınlığı olduğunu biliyorum ama yukardaki dizelerin efendiye ait olup olmadığı konusunda bi fikrim yok.birdahaki sefere sultan özcan dedeye sorup size bilgi verebilirim.yakında özcan dedenin başköylü hasan efendi adında kitabı çıkıcaktır zaten.hac meselesindede,özcan dedenin hasan efendiyi maraşlı ve alevi olmayan bi ailenin tercanda çok aradığı,efendiyi hacda görüp şeytan taşlama sırasında herkezin ezildiği bi sırada efendinin ordakilere hasonun şemsiyesine girin dediği ve girenlerin kurtulduğunu o maraşlı aileninde kurtulanların arasında olduğunu,ayrıca şeytan taşlama sırasında hasan efendinin kendini taşladığı ve asıl şeytanın insanın içinde olduğunu söylediğini göz yaşları içinde çok anlattığını hatırlarım...

astokomlu
10-04-2009, 11:01 PM
Astukomlu Can.
Asagida aktaracagim Dizelerin Bas Köylü Hasan Efendiye ait oldugunu Düsünüyormusunuz.
Bana Sorarsan Büyük bir hayir.
Cünkü hasan efendi genellikle Tuncelinin Nazimiye ve Mazgirdin Peri nahiyesine sikliklarla gelir giderdi.
Her gelisinde Düzgün Babaya Ugramadanda gecmezdi.
Hasan efendi Düzgün baba ile kendi kendine dertlesen ve ona olan bagliligi ve inanci her kes tarafindan bilinirdi.
Cünkü Hasan efendi divane yol gezgini yani katedeni Uzun yolculuklari cok severmis.
Benim dedem ve yakin Köylerim vede Bir cok tanigi oldugum Insanlarin
Hasan Efendiden Cok seyler anlatirlardi.
Basta Düzgün Babaya olan Hayranligi.
Peki Sorarim Sana yada Okuyuculara.
Hayatta Iken Ugradiginda Ugruna Kurbanlar verip adaklar veren böyle birisi
Nasil olur Düzgün Babaya Küfür eder.
Gelde bu isin icinden cik.
Sözüm Ona Hasan efendi nin Kitap yazdigi
Kitabinin her ne hikmetse sadece birilerinin elinde oldugu
o Kitapta bu kelimelerin bir zat kendisinin sarf ettigini söylemektedirler.
Tekrar soruyorum.
Sence Basköylü Hasan Efendi Bu Kelimeleri sarf etmismidir.
Eger Bu Konuyla ilgili Bilgi istiyorsaniz.
Sizlere genis olarak verebilirim.
Simdilik Bu Kadar
Saygilarimla.
Aydin Safak.

Iste Sözüm Ona Hasan efendinin Kendisine ait olan
ve Düsgün Babaya Etmis oldugu Küfürlü dizelerini sunuyorum.
Cevap Beklerim.


Kanunsuz Allahın kulları azgın olur,

İsmi aleme Sultan Düzgün olur.

Sultan Düzgün düşman ile dosttur,

İt derisinde yapılan posttur.

Sultan Düzgün Kureyşin evladı,

İt gibi Alevilere havladı,

Evladı Düzgün´ün Ömer´e oldu karı,

Teslim etti ona küllü varı.

Üç kere asker doldurdu Alevilerin içine,

Alevilere sormadı, kusurun ne ? Suçun ne ?

sayın can öncelikle astokomlu olacak onu düzeltirsek sevinirim..

Hasan Efendi'nin birçok türbede, ziyarette kaldığı buralarda çile doldurduğu bilinir.. Dersim Olayları öncesinde durumu gören Hasan Efendi tüm türbeleri erenleri ziyaret eder.. Yardım edin mazlumları bu felaketten koruyalım.. Ancak hiçbir yerdne destek alamadığını söyler.. Bu olaydan sonra kurunun yanında yaşında yandığını ve Dersim'de büyük bir katliam yapıldığını belirtir.. Dersimde olaylar sürerken Düzgün Baba'nın sahip olduğu topu son gün ateşlediğinide kendisi ifade eder..

Yine Hasan Efendi'nin kendi sözü herşeyi açıklıyor aslında.. ;

"" Oğul ben Allah'a Muhammed'e sitem ederim, onlarla uğraşırım, eleştiririm ancak siz sakın böyle birşey yapmayın. Bu bizim batındaki hesabımızdır "" demiştir..

Şimdi Hasan Efendi birçok erenden, evliyadan davacı olduğunu Ulu Dİvanda davalarının olduğunu nefeslerinde belirtmiştir.. Efendinin sırrına akıl ermez.. Bu bizim kapasitemizi aşar, en azından benimkini aşar.. Ama ben onun sırrını çözerim diyenleri yine kendisinin türbesine davet ederiz.. Evaldı ile bir muhabbet ortamında bulunmalarını öneririz..

Saygılar..

Aydin Safak
11-04-2009, 01:13 AM
sayın can öncelikle astokomlu olacak onu düzeltirsek sevinirim..

Hasan Efendi'nin birçok türbede, ziyarette kaldığı buralarda çile doldurduğu bilinir.. Dersim Olayları öncesinde durumu gören Hasan Efendi tüm türbeleri erenleri ziyaret eder.. Yardım edin mazlumları bu felaketten koruyalım.. Ancak hiçbir yerdne destek alamadığını söyler.. Bu olaydan sonra kurunun yanında yaşında yandığını ve Dersim'de büyük bir katliam yapıldığını belirtir.. Dersimde olaylar sürerken Düzgün Baba'nın sahip olduğu topu son gün ateşlediğinide kendisi ifade eder..

Yine Hasan Efendi'nin kendi sözü herşeyi açıklıyor aslında.. ;

"" Oğul ben Allah'a Muhammed'e sitem ederim, onlarla uğraşırım, eleştiririm ancak siz sakın böyle birşey yapmayın. Bu bizim batındaki hesabımızdır "" demiştir..

Şimdi Hasan Efendi birçok erenden, evliyadan davacı olduğunu Ulu Dİvanda davalarının olduğunu nefeslerinde belirtmiştir.. Efendinin sırrına akıl ermez.. Bu bizim kapasitemizi aşar, en azından benimkini aşar.. Ama ben onun sırrını çözerim diyenleri yine kendisinin türbesine davet ederiz.. Evaldı ile bir muhabbet ortamında bulunmalarını öneririz..

Saygılar..


Peki Düzgün Babanin Dogum tarihi-ve Ölüm Tarihini Biliyormusunuz.
yoksa yasamayan,Inanilmaya calisilan yasamayan Türbelerdenmi dilek dilenmis.
Hasan Efendinin kendi el yazilari ne oldu.
Soruldugunda kendisi imha etmis.
Peki Imha edilen Yazilar nasil Olurda birileri buluyor.
Bak Celiskili Ifaeler Kullanilmaktadir.
Ben Hasan efendinin Deli dumrul Bir Düzgün Baba hayrani oldugunu Dedelerimden Onu taniyanlardan duyuyorum.
Dersime her gelisinde ugruna adaklar adarmis.
Böyle birinin kalkip Düzgün babaya Küfür edecegini Kamili Insanin Aklinin Ucundan gecmez.
Sonra Denilyorki.
Hasan efendinin Köylüleri onu pek fazla sevmiyormus.
Sevmiyebilirler.
Neimis Hacca Gitmis.
Seytan Taslamis.
Seytan tasladigi zaman Kim vardi yaninda.
Kimler Gördü.
Mekkeye gitmek demek Hacca gitmekmi oluyor.
Onun Icin Saglikli Düsünmek gerekiyor.
Son Dönemlerde Hasan Efendi ile Düzgün Babayi karsi karsiya Getirmek istiyorlar.Düzgün Babanin günümüzde yasamsal hayat icerisinde insanlarin Ugrak yeridir.Inadiklari inanc icerisinde bir takim ziyaretlerin karsiliginda insan sagligi basta olmak üzere bir takim istemler ricalar yerine getirilirmis.
Ben Kendim gözlerimle görmedigim icin Insanlarin anlatim ve deyimlerine saygi duyarim. Amma Hasan efendi Icin hem yazilarini kendisi imha etmis Diyorlar.
Hemde Bu Sözlerin hasan Efendiye ait oldugunu söylüyorlar.
Onu Anlamis Degilim.
Sonra Kaldiki Hasan efendi son bes alti yil icerisinde insanlar duymaya basladi.
Simdiye dek neredeydiniz sormazlarmi.
Yasadigim Bölgede Köylüleri var anlatirlar.
Ama sizin anlattiklarinizla bir birine zit seyler anlatirlar.
Simdilik burda kesiyorum.
Bir dahaki cevabimda daha genis almaya calisacagim.

Sevgi ve doslukla kal.
Aydin Safak.

astokomlu
11-04-2009, 02:15 AM
Peki Düzgün Babanin Dogum tarihi-ve Ölüm Tarihini Biliyormusunuz.
yoksa yasamayan,Inanilmaya calisilan yasamayan Türbelerdenmi dilek dilenmis.
Hasan Efendinin kendi el yazilari ne oldu.
Soruldugunda kendisi imha etmis.
Peki Imha edilen Yazilar nasil Olurda birileri buluyor.
Bak Celiskili Ifaeler Kullanilmaktadir.
Ben Hasan efendinin Deli dumrul Bir Düzgün Baba hayrani oldugunu Dedelerimden Onu taniyanlardan duyuyorum.
Dersime her gelisinde ugruna adaklar adarmis.
Böyle birinin kalkip Düzgün babaya Küfür edecegini Kamili Insanin Aklinin Ucundan gecmez.
Sonra Denilyorki.
Hasan efendinin Köylüleri onu pek fazla sevmiyormus.
Sevmiyebilirler.
Neimis Hacca Gitmis.
Seytan Taslamis.
Seytan tasladigi zaman Kim vardi yaninda.
Kimler Gördü.
Mekkeye gitmek demek Hacca gitmekmi oluyor.
Onun Icin Saglikli Düsünmek gerekiyor.
Son Dönemlerde Hasan Efendi ile Düzgün Babayi karsi karsiya Getirmek istiyorlar.Düzgün Babanin günümüzde yasamsal hayat icerisinde insanlarin Ugrak yeridir.Inadiklari inanc icerisinde bir takim ziyaretlerin karsiliginda insan sagligi basta olmak üzere bir takim istemler ricalar yerine getirilirmis.
Ben Kendim gözlerimle görmedigim icin Insanlarin anlatim ve deyimlerine saygi duyarim. Amma Hasan efendi Icin hem yazilarini kendisi imha etmis Diyorlar.
Hemde Bu Sözlerin hasan Efendiye ait oldugunu söylüyorlar.
Onu Anlamis Degilim.
Sonra Kaldiki Hasan efendi son bes alti yil icerisinde insanlar duymaya basladi.
Simdiye dek neredeydiniz sormazlarmi.
Yasadigim Bölgede Köylüleri var anlatirlar.
Ama sizin anlattiklarinizla bir birine zit seyler anlatirlar.
Simdilik burda kesiyorum.
Bir dahaki cevabimda daha genis almaya calisacagim.

Sevgi ve doslukla kal.
Aydin Safak.

Beyfendi ortada bir çelişki yok.. Siz kendiniz çelişki üretiyorsunuz..

Ey yazmaları vardır.. Oğlundadır.. Buyrun Başköye..

Kendi yazmlarının bir kısmını yakmıştır.. Buyrun başköye oğluna sorun..

Yazıları birileri bulmuyor.. Bunu nereden çıkarıyorsunuz ? Yazılar kendi evinde, kendi evlatlarında.. Buyrun Başköye..

Hasan Efendiyi siz son beş altı yıl içinde duyduysanız bu sizin sorununuz.. enaz 15 yıldır biliyorum Efendiyi..

Dedem 86 yaşında çocukluğundan beri bilir Efendiyi.. Evimize gelip gitmiştir..

Büyük Dedem Kızılbey Seyyidlerinden Hazır Dede (Seyyid Süleyman) Hasan Efendiyi sık sık mihman eder, muhabbet ederlermiş..

Size kaynak gösteriyoruz.. Birebir kaynak sunuyoruz.. Kaynağın adresini gösteriyoruz, siz ben inanmam şudur budur diyorsunuz.. Sizin sorununuzdur.. Efendinin türbelere ziyaretlere neden karşı kızdığınıda anlatıyoruz.. İnanıp inanmamak sizin sorununuz..

Buyrun Başköye..

Hasan Efendi şeytan taşlamamıştır.. Kim demişse YALAN söylemiş.. Hasan Efendi Mekkeye gitmiştir.. Şeytan taşlamyan diğer kişilerin yanında dururken o küçük taşları kendi kafasına vurmuştur.. İnsna önce kendi içindeki şeytanı(nefsi) taşlamalı demiştir..

Hasan Efendi ile yoldaşlık eden kişilerle görüştük..

Eren ve evliyalara ölü diyebiliyor musunuz siz ? :)

Birşeye inanmıyorsanız, daha doğrusu bilginiz yoksa sizden ricam biliyormuş gibi yorum yapmayınız..

Efendi kendisi diyor bu bizim Batındaki meselemizdir.. Kendisi ifade ediyor.. Uydurma değil.. Yalan değil..

Buyrun Başköye..

Ayrıca kamilin imanı, nadana küfür gibi gelir boşuna dememiş Pirler..

El yazmalar, ses kayıtlar, evlatları, türbesi.. Hepsinin yeri belli.. Kimde olduğu belli.. Kimin hakkında kitap yazdığı nasıl yazdığı belli.. Kitap yazanların yeri belli..

Size birincil kaynakları gösteriyoruz.. Söylüyoruz.. Gidin inceleyin görün..

İncelemediğiniz bir kitap, şiirler, yazılar hakkında baştan redci oluyorsunuz.. Hemde Efendi ile ilgili..

Kaynaklar bellidir.. Ya gidip yerinde inceleyin, türbesine yüz sürün, yoldaş olanlarla birebir görüşün, evlatlarını dinleyin.. Yada bilmediğiniz konularda lütfen şöyle böyle değildir diye yorumlar yapmayın..

Aydin Safak
11-04-2009, 03:06 AM
sevgili can bu konuda benim bildiğim kendisini evinde ağırlamış,yıllarca ona hizmet etmiş olan sultan özcan dedenin anlattığına göre,efendi''dersim katliamı sırasında insanların düzgün babadan yardım istediğini ve düzgün babanın yardım etmediğini'' söylemiş ve "Haso kendisine katliam çok ağır olacak, engel olalım dediğinde Haso´yu dinlememiştir, Sonra gördü ki zulüm ve katliam çok ağır, kendi de toplarını ateşledi. Ancak çok geç kalınmıştı" demiştir yani bu yüzden bi dargınlığı ve kızgınlığı olduğunu biliyorum ama yukardaki dizelerin efendiye ait olup olmadığı konusunda bi fikrim yok.birdahaki sefere sultan özcan dedeye sorup size bilgi verebilirim.yakında özcan dedenin başköylü hasan efendi adında kitabı çıkıcaktır zaten.hac meselesindede,özcan dedenin hasan efendiyi maraşlı ve alevi olmayan bi ailenin tercanda çok aradığı,efendiyi hacda görüp şeytan taşlama sırasında herkezin ezildiği bi sırada efendinin ordakilere hasonun şemsiyesine girin dediği ve girenlerin kurtulduğunu o maraşlı aileninde kurtulanların arasında olduğunu,ayrıca şeytan taşlama sırasında hasan efendinin kendini taşladığı ve asıl şeytanın insanın içinde olduğunu söylediğini göz yaşları içinde çok anlattığını hatırlarım...

Bas Köylü Hasan Efendi nin yasaminda Düzgün Baba sagmiydi.
Nasil Oluyorda Düzgün baba dan yardim isteniliyor ve yapilmiyor.
Düzgün Baba 38 Katliamind hayatta miydi Kanitlariyla birlikte ele almaniz gerekir.
Birilerin yazmalariSizleri ne kadar inandirmis olabiliyor.
Hasan efendiye sizler ihanet ediyorsunuz.
Hasan Efendiki,
Düzgün baba ya adaklar adamis
ugruna gece gündüz yollar dar gelmistir.
Hasa efendinin iste böylesi bir askina karsilik
Düzgün baba ile hasan efendiyi karsi karsiya getirmek oluyor.
Bakiniz Bundan sonrasi insallah böylesi durumlar olmayacaktir dilegim.
bu söylemler isiginda birbirine karsi kiskirtmalarlan Hakaret vari söylemler yapilmaktadir.
Simdiye dek Sultan Özcan denen kisi niye ortaliklarda görünmüyor.
Neden olmayan seyler üzerinde insanlari karsi karsiya getiriyor.
Bak Sevgili Dost.
Birak Baskalarini
sen Kendi Vijdanina danisarak
Hasan Efendinin Düzgün Babaya Küfür edecegini gözünün ve aklinin önüne getirebilirmisin.
Yada buNA iNANABILIYORMUSUN:
Sultan Özcan Kimdir.
Neyin nesidir.
Hasan efendi ile hacca gitmismidir.
Seytani Tasladiginda görmüsmü.
Öyle dediler,söylediler,Anlatirlar vari Tatli Sözlere niye bu kadar rivayet ediyorsunuz.
Vijdaninizin sesi olun.
Baskalarina degil.
Saygilarimla.
Aydin Safak.

Mevlevi
11-04-2009, 03:26 AM
Hacı imiş galiba.
Yani Kabe-i şerifi ziyaret edip hac farizasını ifa eylemiş.
Allah kabul eylesin ve bizlere de nasip eylesin.

Bence bu zaat Kabe'nin kutsiyetini kabul edenlerdendir.

Burakcaner
11-04-2009, 06:16 AM
Bas Köylü Hasan Efendi nin yasaminda Düzgün Baba sagmiydi.
Nasil Oluyorda Düzgün baba dan yardim isteniliyor ve yapilmiyor.
Düzgün Baba 38 Katliamind hayatta miydi Kanitlariyla birlikte ele almaniz gerekir.
Birilerin yazmalariSizleri ne kadar inandirmis olabiliyor.
Hasan efendiye sizler ihanet ediyorsunuz.
Hasan Efendiki,
Düzgün baba ya adaklar adamis
ugruna gece gündüz yollar dar gelmistir.
Hasa efendinin iste böylesi bir askina karsilik
Düzgün baba ile hasan efendiyi karsi karsiya getirmek oluyor.
Bakiniz Bundan sonrasi insallah böylesi durumlar olmayacaktir dilegim.
bu söylemler isiginda birbirine karsi kiskirtmalarlan Hakaret vari söylemler yapilmaktadir.
Simdiye dek Sultan Özcan denen kisi niye ortaliklarda görünmüyor.
Neden olmayan seyler üzerinde insanlari karsi karsiya getiriyor.
Bak Sevgili Dost.
Birak Baskalarini
sen Kendi Vijdanina danisarak
Hasan Efendinin Düzgün Babaya Küfür edecegini gözünün ve aklinin önüne getirebilirmisin.
Yada buNA iNANABILIYORMUSUN:
Sultan Özcan Kimdir.
Neyin nesidir.
Hasan efendi ile hacca gitmismidir.
Seytani Tasladiginda görmüsmü.
Öyle dediler,söylediler,Anlatirlar vari Tatli Sözlere niye bu kadar rivayet ediyorsunuz.
Vijdaninizin sesi olun.
Baskalarina degil.
Saygilarimla.
Aydin Safak.

sevgili can sorduğun soru çok saçma düzgün babanın evliya olduğunu biliyosun inanıyosun ve şimdide diyosunki ozaman hayattamıydı,biz şimdide düzgün babadan yardım istemiyomuyuz,düzgün baba yardımcın olsun yanında olsun gibi dileklerde bulunmuyormuyuz kaldiki efendide düzgün babada iki evliya konuşmalarında şaşılıcak ne var anlamadım.bir diğer nokta sultan özcan kimdir demişsin yada diğer insanlar kimdir demişsin sultan özcan dedede diğer anlatanlarda efendiye hizmet etmiş,efendiyi evlerinde ağırlıycak kadar şanslı insanlar şimdi ben soruyorum aydın şafak efendiyi ne kadar tanıyoki böyle emin konuşabiliyo.kimsenin ortalığı karıştırmak birbirine düşürmek gibi bi derdi yok bunlar yıllarca bilinen söylenen şeyler ortaya şimdi çıkmadıki düzgün baba meseleside hac meseleside dediğin gibi 5 yada 6 yıldır yok yıllardır var babam çocukluğundada hatırlar bu olayları ozamanda anlatılırdı şimdide anlatılır şimdi çıkarılmış şeyler değil.özcan dede hakındada neden yıllardır yoktu şimdi çıktı demişsin dede yıllardır vardır,yıllardır her akşam efendiyi anlatır insanlara,anlatan insanlar efendiye gerçekten inanmış insanlardır peki aydın şafak kimdirki bu insanlardan daha iyi tanıyor efendiyi anlatsın bizde bilelim.senin bi insanı tanımaman o insanın olmadığı anlamına gelmiyo.hac meselesinide dediğim gibi erzincanda efendiyi arıyan maraşlı bi aile anlatıyo ilk olarak.hacdan sonra efendiyi arıyan insan çok olmuş.sen inanmıyabilirsin ama bunlar yeni olaylar değil.efendiyi az tanımandan yada arıştırmamandan kaynaklanıyo bence bütün bu dediklerin..
''Öyle dediler,söylediler,Anlatirlar vari Tatli Sözlere niye bu kadar rivayet ediyorsunuz''demişsiniz
peki ben sana soruyorum sevgili dost insanlar neden böyle şeyler anlatsınlar efendiyle ilgili senin bi fikrin varmı...

Aydin Safak
11-04-2009, 08:42 AM
sevgili can sorduğun soru çok saçma düzgün babanın evliya olduğunu biliyosun inanıyosun ve şimdide diyosunki ozaman hayattamıydı,biz şimdide düzgün babadan yardım istemiyomuyuz,düzgün baba yardımcın olsun yanında olsun gibi dileklerde bulunmuyormuyuz kaldiki efendide düzgün babada iki evliya konuşmalarında şaşılıcak ne var anlamadım.bir diğer nokta sultan özcan kimdir demişsin yada diğer insanlar kimdir demişsin sultan özcan dedede diğer anlatanlarda efendiye hizmet etmiş,efendiyi evlerinde ağırlıycak kadar şanslı insanlar şimdi ben soruyorum aydın şafak efendiyi ne kadar tanıyoki böyle emin konuşabiliyo.kimsenin ortalığı karıştırmak birbirine düşürmek gibi bi derdi yok bunlar yıllarca bilinen söylenen şeyler ortaya şimdi çıkmadıki düzgün baba meseleside hac meseleside dediğin gibi 5 yada 6 yıldır yok yıllardır var babam çocukluğundada hatırlar bu olayları ozamanda anlatılırdı şimdide anlatılır şimdi çıkarılmış şeyler değil.özcan dede hakındada neden yıllardır yoktu şimdi çıktı demişsin dede yıllardır vardır,yıllardır her akşam efendiyi anlatır insanlara,anlatan insanlar efendiye gerçekten inanmış insanlardır peki aydın şafak kimdirki bu insanlardan daha iyi tanıyor efendiyi anlatsın bizde bilelim.senin bi insanı tanımaman o insanın olmadığı anlamına gelmiyo.hac meselesinide dediğim gibi erzincanda efendiyi arıyan maraşlı bi aile anlatıyo ilk olarak.hacdan sonra efendiyi arıyan insan çok olmuş.sen inanmıyabilirsin ama bunlar yeni olaylar değil.efendiyi az tanımandan yada arıştırmamandan kaynaklanıyo bence bütün bu dediklerin..
''Öyle dediler,söylediler,Anlatirlar vari Tatli Sözlere niye bu kadar rivayet ediyorsunuz''demişsiniz
peki ben sana soruyorum sevgili dost insanlar neden böyle şeyler anlatsınlar efendiyle ilgili senin bi fikrin varmı...

Beni Yanlis anliyorsun.
Benim Hasan Efendiyi elestircek bir seyim yok.
Yukaridaki Yazilarda,Kücümsenecek sekliyle,Hasan Efendinin Hacca Gittigi söylemidir.
Bende Mekkeye gitmek Hacca gitmek anlamini tasimiyor.
Seytani Taslamaya gitmis dediler.
Bende Taslarken Sen ordamiydin gibi Elestirm oldu.
Sadece söylemek istedigim su.
Hasan efendi ki ermis biridir.
Kalkip Düzgün Babaya Agza alinmayacak Küfürler savurmaz.
Erdemli ve eren Kisilerin Küfürle ne isleri olabilir.
Söylemek istedigim bu.
Varmi Buna Kasi olman.
Sende deki evet hasan efendi Küfür etmistir.
Niye diyemiyorsun.
Saygilarimla.
Aydin Safak.

Aydin Safak
11-04-2009, 03:27 PM
canlar Anadolu Alevi İnanç Önderlerinden Başköylü Hacı Hasan Efendi'nin Türbesi.. Kendi Objektifimden..

Erzincan Çayırlı İlçesi Başköy...

Ön Aciklama..

Bazi Muhalif sitelere Yaygara Koparmak icin Baskyölü Hasan Efediye ait olmayan bir sürü yazilar yayinlayan Kazim Balaban
Ardindan Bir Pismanlik Bildirisi dagitma geregi Duymustur.
Fakat Bazi Hayranlari ise anlamadan bir takim seyleri Hasan Efendi Söylemis gibi göstermeleri baska Firtinali sevdalara götürmüstür.
Basköylü hasan Efendi rivayetlere göre evladu resuldur.
Hasizliklara karsi tahamülü olmayan bir kisilige sahiptir.
Gerek Tanriya,Gerekse Düzgün Babaya kizginligi,ve kirginligi olmustur.
Bunu büyüklerimiz hep anlatirdi.
Fakat ne Tanriya,nede Düzgün Babaya Küfür olayi gecmemistir.
Bu tamamen uydurma bir takim insanlarin gercegi baska yörüngelere sürmek istemeleridir.
Iste Kazim Balaban in,Önce yayinlayip,Ardindanda Dagitimini yapmayacagini belirten kendi ifadeleriyle,
siz degerli Okuyucularimin Vijdanina birakiyorum.


ISTE DAGITTIGI PISMANLIK BILDIRISI.
BASKÖYLÜ HASAN EFENDIYI ANLATAN BU BROSÜR HAKINDA KISA BIR ACIKLAMA.
Degerli Can(lar) ....!

Basköylü Hasan Efedi ile ilgili cikardigim bu brosürü Maalesef dagitmaktan vaz gectim.
Bunun esasta 2 Temel nedeni vardir.

1- Brösürün Icerigine yönelik
2- Brösürün Hitap cevresinin Boyutu.

BRÖSÜRÜN ICERIGI HAKINDA

Brösürü yayimladiktan sonra icerigine yönelik 2 citti elestiri aldim.Bunlar
A-Brösürde Atatürk hakinda yer alan bir siir
B-Brösürde ki-Allah ve Seytan -Ilintisini anlatan siirler

Brösür icinde yer alan 2 adet siir hakinda Hasan Efendiyi sahsen taniyan ve Muhabbetinde Bulunan dostlari, bu siirlerin hasan Efendiye ait olmadiklarini,
Bu Siirlerin Hasan Efendi Hakinda Kitap yazan Pir Sultan Özcan in kendi fikirleri oldugunu Belirttiler.
Ben Bu Siirleri kaynak Göstererek Pir sultan Özcan in Hasan Efendi hakinda yazdigi bir kitaptan dogru olabilecegine inanarak ve kaynak göstererek aldigim icin bu uyarilardan sonra Tereddüt etmek durumunda kaldim.
Erzincan/Ocak Köyünden Sayin Mehmet yamanin Oglu,SN:Ali Yaman,Pir Sultan Özcan in Söz Konusu Kitabi baskiya vermeden önceki halini iceren bir kaynak bana verdi.
Bu Kaynagi Kitap ile kiyasladigimda icinde cok büyük farkliklar gördüm.
ve bu vesile ile söz konusu siirlerin akibeti netlesmeden bu brosürleri gerektigi gibi degerlendirmemeyi tasarlamaktayim.

BRÖSÜRLERIN HITAP CEVRESININ BOYUTU.

Bir kaynak Düz mantik ile ele alindiginda,Bunun zaman zaman amacina hizmet etmedigi görülmektedir.
Insani kamil mertebesine ulasmayan,bir insana bu erdemin detaylarini anlatmanin baska bir deyimle Alevi-Bektasi felsefesine gönülden baglanmayan kisilerden bu kulvarda erdem beklemenin ulvi bir tercih olmadigi bir gercektir.Bu Vesile ile Bu Brosürün bu yola gönül veren canlarin destek ve tavsiyelerinide kapsayacak sekilde yeniden ele almanin daha dogru bir calisma olacagi sonucu dogmaktadir.
Ileride bu Konuda yayimlanacak bir kaynagin,Bu Brosür ile Kiyaslandiginda dogabilecek nuans farklari gözönüne alinarak bu calisma degerlendirilmelidir.
Bu Konuda Bilgisi olan Tüm Dostlarin bu calismaya bilgileri dahilinde Katki Sunmalarini Rica ediyorum.

Muhabbetle Kaliniz.
Kazim Balaban


NOT:Bildirinin altina Ev Adresi,Fax,Telefon Numarasi ve E-Mail adreside vardi.onlari yayinlamak Istemedim.
Birde Bu Insan eger Pismansa Neden Basköyü Hasan Efendi ile ilgili Muhalif sitelere yazmis oldugu yazisini geri cekmiyor.
Onu Anlamis Degilim.


Saygilarimla.
Aydin Safak.

Kazım Balaban
11-04-2009, 11:52 PM
Değerli Canlar

Yıllar önce Başköylü Hasan Efendi ile ilgili bir broşür çıkardım. Amacım daha sonra bununla ilgili bir de kitap çıkarmaktı. Başköylü Hasan Efendiyi defalarca görme, sohbetinde bulunma şansına sahip biriyim. Hakka yürümesinden sonra da gene defalarca Türbesini, köyünü ziyaret etme şansı bulan biriyim.
Evimizde Başköylü Hasan Efendi ile ilgili bir köşe vardı. Onun yatağı ve yorganı, onun için ekmek pişirme tavası, kap ve kaşığı vardı. Annem ve rahmetli nenem onun için özel peynir yaparlardı. Bu köşede onun hatıraları muhafaza edilirdi.
Bu hizmetleri aile büyüklerim gönüllü yapardı. Efendi evimize geldiğinde ortalık dolar, taşardı. Evimizde, konağımızda, ev damımızda adeta ayak atacak yer kalmazdı. Gelenle gidenlerin haddi hesabı olmazdı. İnsanlar akın akın onu görmeye, onu dinlemeye gelirlerdi. Ben bu ortamda Hasan Efendiyi tanıdım. Doğal olarak da onu en iyi tanıyanlardan biri olmam gayet doğal.
Şimdi sağda solda Başköylü Hasan Efendi hakkında yazılar görüyor, yorumlar okuyorum. Bazıları onu hiç tanımadan ''Divane-garip biri'' anlamında tanımlıyorlar. Bu kesinlikle doğru değil. Efendi büyük bir Alim ve bilge biriydi. Ancak onu herkes anlayamazdı. Onu anlamak için önce bilgi, sonra iman gerekliydi. Bilge olanlar azdı ama insanlar inançlı olduğu için onu dinlemeye gelir ve sohbetinden bir şeyler kapmak isterlerdi. Buna şahit olan birisine Efendinin ''Saf-garip'' biri olarak anlatılması elbette doğru gelmez.
Yıllar önce hazırladığım broşürü yakın akrabalarım, örneğin amcam, babam, dostlarım ve Efendiyi şahsen tanıma şansına sahip bilgili insanlar okudu. Bana aynen şöyle dediler. ''Efendinin -Atatürk ve Allah ile Şeytan- şiiri doğru anlaşılmıyor. Halkın çoğu onu anlamaz ve Efendi yanlış anlaşılır. ''Söz var halk içinde, söz var hulk içinde'' deniyordu. Zira bu şiirlerin bir kısmını aldığım Pir Sultan Özcan ağır eleştiri almıştı. Kendisi hakkında kitaba kendi fikirlerini koyduğu iddiası da vardı. Pir Sultan Özcan'ı aradım ve konuştum. Kendisi bana ''Yazdığım kitaba itibar etmeyin. Onu kaleme alırken yanlış yorumlar koydum'' dedi. Ve bunu bana bir mektupla bildirdi.
Ben de bir bildiri ile kalktım kendi kaleme aldığım broşürle ilgili bir bildiri hazırladım. Bildirinin amacı aslında şuydu. Başköylü Hasan Efendi'nin bazı şiirleri, gerek Atatürk, gerek Şeytan- Allah ve gerekse bazı Dersim Evliyaları hakkında sözleri düz mantıkla okunduğunda anlaşılmıyordu. Veya kafa karıştırıyordu.
Başköylü Hasan Efendi Aleviliğin 4 Kapı 40 Makam ilkesinde Hakikat kapısına ermiş bir insandı. Eyliyaydı. Cahil insan, veya Şeriat kapısı insanı onu anlamazdı. Marifet ve Hakikat kapısı insanının sözlerini bu kesim anlamazdı. Hatta çarpıtabilirdi. Bunun için kaleme aldığım ve Marifet / Hakikat kapısı insanına hitap eden sözleri bu broşüre almamalıydım. Cahil insan (Ham Ervah) onu yanlış anlayacaktı. Sözlerini çarpıtacaktı. Bildiriyi o dönem hazırladım ve kamuoyuna duyurdum. Aslında bu bildiriden hareketle Başköylü Hasan Efendi ile ilgili kitap hazırlayanların daha dikkatli olmaları gerekirdi. En azından benim gösterdiğim hassasiyeti anlamaları gerekirdi. Ancak bu fakir ve diğer dostların uyarılarına rağmen Efendiyi anlatan bir kitap çıkarıldı. Asıl yanlışlık da maalesef orada yapıldı ve Efendinin bazı görüşleri yanlış aktarıldı. Bununla ilgili gerekli yerlere eleştirilerimi de yaptım.
Hazırladığım broşürde Efendinin şiirlerini kendi görüşlerimmiş gibi yansıtıp aklınca iftira ederek beni yıpratmayı deneyen kişilere kaynak göstererek noktası ve virgülüne kadar yazılan şiirlerin Efendiye ait olduklarını belgeledim. Efendi şiirlerinde ve sohbetlerinde bazı ziyaretler hakkında çok ağır sözler söylüyordu ama kimsenin bu ziyaretlere küfür ve hakaret etmelerine de müsaade etmiyordu. ''Bu benimle onlar arasında ki sorundur. Mührü olmayan araya girmesin'' diyordu. Bununla ilgili halen canlı şahitlerde vardır. Örneğin Milpet ziyaretine küfür eden bir Seyyide çok ağır sözler söylemiş ve ''Senin mührün yoksa niye konuşuyorsun?. Bu benimle onlar arasındadır'' demiştir. Başköylü Hasan Efendiye inanan, güvenen, ona saygı duyan ve ziyaretine gelen yüzbinlerce kişi vardır. Hiç kimse diğer ziyaretlere söz söylemez. Halk hem Efendiyi ziyaret eder, hem de Efendinin hakkında ağır sözlerle şiir yazdığı diğer Evliyaları ziyaret eder. Her ikisine de saygı duyar. Onlara niyazda bulunur.
Ancak Efendiyi görmeyen, tanımayan ve tanıma -anlama noktasında çaba sarf etmeyen Ham Ervah (cahil) olaya böyle bakmaz. Kendisi Efendiyi anlamadığı için tutar ileri geri söz sarf eder.
Bu fakir bir çok Alevi kurumuna üye olduğu ve hizmet ettiği gibi Başköylü Hasan Efendi Derneğine de üyedir. Üye olmasında teklif de bizzat dernek yönetiminden gelmiştir ve onların teveccühü ile üye olmuştur. Ve bu dostlar gerek kitap çalışmamdan, gerek broşürden ve gerekse başka başka detaylardan haberdardırlar. Bir yanlışımız olsa bize gerekeni de söyleme hakkına sahiptirler. Buna rağmen bu fakiri üye olmaya davet etmişlerse her halde ne yaptıklarının da bilincindedirler.
Aşkı muhabbetlerimle.
Kazım Balaban
Adres Goldschlagstr 28 / 21
1150 Wien
E-mail : kazim.balaban@chello.at
Tel / Cep : (0043) 699 10 194 190

-dost-
12-04-2009, 12:29 AM
Hatasızlık Allaha mahsustur. İnsanları değerlendirirken yaptıkları iyi işlerle hatalarının oranını göz önünde bulundurmak lazım .

Amistofes
12-04-2009, 12:37 AM
Sevgili Kazim Balaban.

Sayet bir yanlis hatirlama yoksa nacizane sizinle Berlin Cem Evinde kisa konustugumu hatirlamaktayim.

Yazilarinizi ve panellerdeki görüslerinizi kismen Erdoga Aydinin yazilarindan da görüsleriniz hakkinda bize emeraler vermektedir,

Aleviligin tanimi ve baslangici Islam ile basladigini vurgulamassiniz,sürekli ve Kurànsal alintilar ile.Saniyorum göürüsleriniz bu yönde dir.

Sizde biliyorsunuzki aktarimlar genelde , kisinin kendi ekinligi ve görüsü ile orantilidir, sürekli "degisime" ugrar ayni zamanda.!

Bu tür sifat yakistirmalari ve yükledigi tanimlamalar; Insanin dogasinda vardir,

"Isin icinde birde cikar veya bencillik söz konusu ise , tamemen degismektedir".

Bizde yol evladi olarak, deriz ki , böylesi önemli bir sahsiyetin, halkin bagrinda , ve gönüllerde büyük bir yer edinen, önder, yol Piri`ne "Hace" Sifatina nail bir PIR è "Haci" sifatini yakistirmak sizce dogrumu?

Tarihte benzer sifatlar, ulvi PIR Hace Bektas Veli icinde, adven" Haci " sifati yakistirilmis ve hala günümüzde yüzlerce yillik yakistirilan bu sifatin olmadigini tartisa dursun , "Ps" (Sibernetik) caginda böylesi yol adina Etkin Pirè verilen sifati, uygun görüyormusunuz?
Bu vebal agir olur kanisindayim.

Bu yanlisin ivedilikle düzeltilesini istirham ederim, bu kadim yolu deryadan göle cevirilmesine vesile edilmis olnunur,ki yazik olur , gelecekte tahrifatlarin düzeltilmesi zorlanancaktir.

Konuyu dagitmadan Öncede
yazar Hasim Kutlu bana göre , bu konuda en derin arastirmalardan yazar niteligine sahip, ve de Pir Hasaniyi iyi cözmüs ve onu hep öncü göstermistirki , PIR Nizari Hasan Basköylüyede yakisan bu sifat olmalidir,

Calismalarinizda basarilar istenci ile
Kalin muhabbetle. Saygilarim Insan sevgilerimle

@erdal@
12-04-2009, 12:49 AM
Başköylu Hasan Efendi Taliplerinin Dilinden Bir Dem

http://www.youtube.com/watch?v=_YkUuHL33Wg&feature=related

http://www.youtube.com/watch?v=RmDLvwrpBww&feature=related

AŞk İle...

Kazım Balaban
12-04-2009, 01:18 AM
Değerli Arkadaşım
Önce bir yanlışı düzeltelim.
Başköylü Hasan Efendi için onu tanıyan, ona saygı duyulan alanda hiç kimse ne Hacı, ne Hace, ne Pir, Ne Dede ne de başka tanımlarla tanımamaktadır. O da bu tanımların hiç birini yanılmıyorsam hayatının hiç bir döneminde tanımadı. Kullanmadı. ve muhtelelen de itibar etmedi. Çünkü aksi olsaydı muhtemelen haberim olurdu.
Başköylü Hasan Efendi çok küçük de olsa biri onun elini öptüğü zaman o da onun elini öpen, kadın erkek ayrımı yapmadan herkese CAN - Birey- Kul- nazari ile bakan biridir. O bir uludur. Evliyadır.
Başköyde onu sevmeyen insanların bir kısmına bakarak Başköylü Hasan Efendi değerlendirilemez. Bu insanı tarihi bir yanılgıya sürükler. Unutmayalım ki Hz. Muhammed'de Mekke'de kendi yakın akrabalarının zülmüne uğrayarak Medine'ye (622) göç etti. Keza Hz. Ali, Hz. Hüseyin, diğer İmamlar kendi bölgelerinde zulme uğradılar. Tarih her zaman böyle gelişmiştir. Hz. Musa, H z. İsa kendi yakınlarının, akrabalarının zulmüne uğramışlardır. Başköylü Hasan Efendi'nin kendi bölgesinde bir kısım insan tarafından sevilmemesi az da olsa biraz böyle görülmeli.
Başköylü Hasan Efendi kendi için ''Heso- Haso'' tabirini kullanırdı. Hatta bazen şakaya getirerek ''Hes'' -- Zaza dilinde Ayı--'' tabirini kullanırdı. Bir şeye itiraz ettiğinde ''Hes böyle düşünüyor- Hes nâ wano'' derdi. Onu yücelten, onu halkın gönlünde yer ettiren biraz da çektiği çiledir. İnancımızda biz buna ''İzdiva'' deriz. Bunun için belli mekanlar vardır. Serçeşmede bu iş için Çilehane denilen özel izdiva yeri yardır. Hz. Muhammed Hira adlı verilen mağarada toplam 3 yıl izdivaya çekilmiştir. Yani tasavvufa yönelmiştir. Çile çekmiştir. Başköylü Hasan Efendi ise toplam 7 yıl çile çekmiş, izdivada bulunmuştur. En çok izdivaya çekildiği yer Aygır Gölü (Ağırgöl) ziyaret gölüdür. Burada bir seferinde 9 ay hiç inmemiştir. Ne yediği, ne içtiği, nasıl yaşadığı, nerede yattığı, nasıl korunduğu, nasıl yıkandığı bir gizemdir. Efendiyi bilmeden, onu tanımadan iddialı konuşmak yerinde değildir. Efendi toplam 7 yıl ziyaretlerde yatmış kalkmış ve onlarla haabehal olmuştur. Kendi söylemi ile ''Heso 7 yıl Dersim olayını kan dökmeden çözmek için uğraştı, ziyaretler ona yardım etmedi. Sadece 3 ziyaret Heso'ya yardım etti. Hes kendi imkanları ile bu tarafa asker koymadı. Bırakmadı'' diyerek hem Dersim Evliyalarına kırılmış, hem de --şu bölgeye asker koymadı-- diyerek Tercan, Pülümür hattında kan dökülmemesini dile getirmiştir. Bunu anlamak için materyalist dünya gözü ve şeriat kapısı deyimi ile konuşursak kimse anlamaz. Hatta adama deli bile derler. Bunu bildiğimiz dille konuşamayız. Anlaşamayız. Bu bir gizemdir. Ve gizem bir sırdır. Sır, ona vakıf olmayana anlatılmaz. Sorun da burada yatmaktadır.
Şimdi Ham Ervah'ın (cahil) biri çıkıp ''Yahu Hasan Efendi ile Düzgün Baba aynı zamanda mı yaşadılar? Başköylü, Düzgün Babaya neden kızmış?'' gibi sorarsa onu ne ikna etmek mümkündür, ona ne de laf anlatmak.
Ona sadece şunu söyleyebiliriz. ''Bu bir inançtır. Alevi inancında insan ölmez, don değiştirir. Ölen sadece bedendir. Bunun için biz ölümlere -Hakka Yürüdü-deriz. Bu inançta insan ölmediği için Aleviler kendi Ulularının ziyaretine giderler. Her gün çok sayıda kişi örneğin Düzgün Babaya kurban götürür. Eşiğine yüz sürer. Niyaz da bulunur. Aynı mantıkla düşünsek o halde bu ziyaretlere gitmenin bir anlamı yoktur. Çünkü onlar yüzlerce yıl önce ölmüş insanlar. Ve biz şimdi ölüden medet mi umuyoruz?'' dememiz gerek.
Bu bir İnanç biçimidir. Hakka yürüyen uluların yaşamda iken söylediklerinin bir kısmı diğerleri tarafından anlaşılmaz. 4 Kapı ve 40 makam onun için vardır. Herkes kendi kapısını bilerek konuşmalı. Diğeri boşa eziyet çekmektir.
Muhabbetlerimle
Fakir

Amistofes
12-04-2009, 03:42 AM
Sevgili Kazim Balaban,
Her seyden önce tartismasini bilen ;daha dogrusu yolumuzun olmazsa olmaz muhabbetini bilen bir yapiya sahip olmaniz beni sahsen mutlu etti.
Ancak Ulu Piri bende yakinen tanirim , bir cok muhabbetine de katildim cocuktum, genctim pek anlyamiyordum söylediklerini , kafamda tasarlayarak anlamaya calisiyordum.

__(Sevgili Kazim Balaban ; Bu sitede böylesine tanimlamaya neden göz yumuluyor? Ama nedir,? )..


Fikirleri hakkinda sanirim yeterli bilgiye sahibim,.

Ancak: Mistizmi ; "dogu mitizm" ile "bati "niyi karistirmamak gerekli, bunu sizde biliyorsunuz,

Surasi muglak olmus, Hz muhammed ile iliskilendirmeniz ilginc.

"Tura dagindaki saklanmak ile iziva ya cekilmek ap ayri konu." ki yaninda sürekli Hz Ebubekir bulunurdu.
"Izdiva "ya `cekilmegi :Seh Bederddinde yapmisti biliyorsunuz,kendini sorgulama ,bilme ve gelistirme, srateji, kendini tanima" ruhsal yapidir burasi,

Sorun bu degil, sorun Aleviligin Isalm ilemi cikti ortaya , yoksa Islam mi !Aleviligin icerisinde araniyor.? ( !) bunu sizden duymak istriz!

Bu tür konularda sizin haberdar oldugunuzu sezinleyebiliyorum ki, safaviler tarihini siz cok iyi bilmektesiniz,Ocaklar ile :Tebrizve Bektasi tarikati dergahini bilirsiniz,

Simdi Insan: her zaman söyledigimiz gibi ruhsal /manaviyat yönüde agir basmaktadir,inaclar, dinler

Ancak, Bu yol bilgi yoludur,lütfen hurafelik ile hic bir bagi yoktur, ve bunu bizzat Basköylü acikliyorda her daim.Mühürü alinir demekle saniyorum isin ehlisi ve pirini kast ederdi,

"Henüz Haci hakkinda ki sorumu yanitlamadiniz,bu cok önemli bir konudur"bunu birileri,(?) ...(!) ... bize koz olarak yarinlarda sunulur.

Ve sunuda bilmenizi isterim Materyalist yada metafizik düsünceleride pek sorgularim.

"Bilim ayri, gönül ayri bir anlayistir."

Yöresel inanclar ile alisa gelmis anlatimlar cok farklidir, Ziyaretler Anadolu kültürlerinde ve bir cok uygarliklarda vardir.


a-) En önemli konuda ."DEVRIYE " dir,
b- )Müsahipliktir,
Cem" = "Dar" dir.

Sizde biliyorsunuzki Cemlerde niyazlasilir,.
Sevgili can, siz bu sitede belirli bir konuma sahip ve sözünüzde gecerli ,bir kisilige sahipsiniz.
Analizlerimizde bunu görmekteyiz,

Genclerimiz ögenmeli gercekleri bilmeliki dogrulara ulasilsin.

Ruh: ve bilinc ile egitim ile ilgili konular bizleri ilgilendiriyor,..

Halkimizin bilic ve egitim düzeyinide bilmekteyiz, bu unsurlar elbetteki göz önünde tutulmalidir,

Edip Harabi, Abdal Musa bu konularda iyi bir örnektir,seffaf olunmasi acisindan.

Bir cok gencimiz sirlari "fas" etmekle hata yapildigini sunmaktadirlarki biz buna cagin gerektigi sekilde yeniden dizayn edilerek , isi Akademik lesmesini ve bu yolun" Bel "oglundan degil "Yol" oglu oldugunu egitilerek ögretilmesini dogru buldugumuzuda aciklamis oluruz.
Not.Degerli can, saglik sorunumdan dolayi cok kisa yazmaga gayret ediyorum, sayet sik sik cevap veremezsem beni mazur karsilayiniz ask-i muhabbet ile

Saygilarim Insan sevgilerimle

astokomlu
12-04-2009, 06:50 AM
Ön Aciklama..

Bazi Muhalif sitelere Yaygara Koparmak icin Baskyölü Hasan Efediye ait olmayan bir sürü yazilar yayinlayan Kazim Balaban
Ardindan Bir Pismanlik Bildirisi dagitma geregi Duymustur.
Fakat Bazi Hayranlari ise anlamadan bir takim seyleri Hasan Efendi Söylemis gibi göstermeleri baska Firtinali sevdalara götürmüstür.
Basköylü hasan Efendi rivayetlere göre evladu resuldur.
Hasizliklara karsi tahamülü olmayan bir kisilige sahiptir.
Gerek Tanriya,Gerekse Düzgün Babaya kizginligi,ve kirginligi olmustur.
Bunu büyüklerimiz hep anlatirdi.
Fakat ne Tanriya,nede Düzgün Babaya Küfür olayi gecmemistir.
Bu tamamen uydurma bir takim insanlarin gercegi baska yörüngelere sürmek istemeleridir.
Iste Kazim Balaban in,Önce yayinlayip,Ardindanda Dagitimini yapmayacagini belirten kendi ifadeleriyle,
siz degerli Okuyucularimin Vijdanina birakiyorum.


ISTE DAGITTIGI PISMANLIK BILDIRISI.
BASKÖYLÜ HASAN EFENDIYI ANLATAN BU BROSÜR HAKINDA KISA BIR ACIKLAMA.
Degerli Can(lar) ....!

Basköylü Hasan Efedi ile ilgili cikardigim bu brosürü Maalesef dagitmaktan vaz gectim.
Bunun esasta 2 Temel nedeni vardir.

1- Brösürün Icerigine yönelik
2- Brösürün Hitap cevresinin Boyutu.

BRÖSÜRÜN ICERIGI HAKINDA

Brösürü yayimladiktan sonra icerigine yönelik 2 citti elestiri aldim.Bunlar
A-Brösürde Atatürk hakinda yer alan bir siir
B-Brösürde ki-Allah ve Seytan -Ilintisini anlatan siirler

Brösür icinde yer alan 2 adet siir hakinda Hasan Efendiyi sahsen taniyan ve Muhabbetinde Bulunan dostlari, bu siirlerin hasan Efendiye ait olmadiklarini,
Bu Siirlerin Hasan Efendi Hakinda Kitap yazan Pir Sultan Özcan in kendi fikirleri oldugunu Belirttiler.
Ben Bu Siirleri kaynak Göstererek Pir sultan Özcan in Hasan Efendi hakinda yazdigi bir kitaptan dogru olabilecegine inanarak ve kaynak göstererek aldigim icin bu uyarilardan sonra Tereddüt etmek durumunda kaldim.
Erzincan/Ocak Köyünden Sayin Mehmet yamanin Oglu,SN:Ali Yaman,Pir Sultan Özcan in Söz Konusu Kitabi baskiya vermeden önceki halini iceren bir kaynak bana verdi.
Bu Kaynagi Kitap ile kiyasladigimda icinde cok büyük farkliklar gördüm.
ve bu vesile ile söz konusu siirlerin akibeti netlesmeden bu brosürleri gerektigi gibi degerlendirmemeyi tasarlamaktayim.

BRÖSÜRLERIN HITAP CEVRESININ BOYUTU.

Bir kaynak Düz mantik ile ele alindiginda,Bunun zaman zaman amacina hizmet etmedigi görülmektedir.
Insani kamil mertebesine ulasmayan,bir insana bu erdemin detaylarini anlatmanin baska bir deyimle Alevi-Bektasi felsefesine gönülden baglanmayan kisilerden bu kulvarda erdem beklemenin ulvi bir tercih olmadigi bir gercektir.Bu Vesile ile Bu Brosürün bu yola gönül veren canlarin destek ve tavsiyelerinide kapsayacak sekilde yeniden ele almanin daha dogru bir calisma olacagi sonucu dogmaktadir.
Ileride bu Konuda yayimlanacak bir kaynagin,Bu Brosür ile Kiyaslandiginda dogabilecek nuans farklari gözönüne alinarak bu calisma degerlendirilmelidir.
Bu Konuda Bilgisi olan Tüm Dostlarin bu calismaya bilgileri dahilinde Katki Sunmalarini Rica ediyorum.

Muhabbetle Kaliniz.
Kazim Balaban

NOT:Bildirinin altina Ev Adresi,Fax,Telefon Numarasi ve E-Mail adreside vardi.onlari yayinlamak Istemedim.
Birde Bu Insan eger Pismansa Neden Basköyü Hasan Efendi ile ilgili Muhalif sitelere yazmis oldugu yazisini geri cekmiyor.
Onu Anlamis Degilim.

Saygilarimla.
Aydin Safak.

Aydın Bey size tüm birincil kaynakları sundum..

Dediniz ki çocukları yeni mi efendiye sahip çıkıyor ?

Bunun doğru olmadığını size anlattım.. Türbesinde kimlerin ne zamandan beri hizmet ettiğini söyledim..

Dediniz Ünsal Öztürk kitap yazmış... Böyle olmadığını söyledim..

Ali Yaman yazmış diyorlar dediniz.. Böyle olmadığını söyledim..

Kimin, nasıl, hangi şartlarda son kitabı yazdığını anlattım.. Ne iş yaptığını söyledim.. Hangi kurumda çalıştığını, görevinin ne olduğunu söyledim..

Hasan Efendi'nin neden türbelere sitem ettiğini anlattım..

Ama siz inatla demişler, etmişler diyorsunuz.. Size anlatacak sözümüz yok demek ki.. Siz inanmamakta / anlamamakta ısrar ediyorsunuz..

Ben size yine adresi veriyorum.. Buyrun Başköye, Efendinin türbesine..

İşte yol, işte meydan..

astokomlu
12-04-2009, 06:58 AM
Bir cok gencimiz sirlari "fas" etmekle hata yapildigini sunmaktadirlarki biz buna cagin gerektigi sekilde yeniden dizayn edilerek , isi Akademik lesmesini ve bu yolun" Bel "oglundan degil "Yol" oglu oldugunu egitilerek ögretilmesini dogru buldugumuzuda aciklamis oluruz.
Not.Degerli can, saglik sorunumdan dolayi cok kisa yazmaga gayret ediyorum, sayet sik sik cevap veremezsem beni mazur karsilayiniz ask-i muhabbet ile



Sayın Amistofez,

Cem'den bahsediyorsunuz.. Cemlerdeki deyişlerde yer alan Muhammed-Ali söylemlerini çıkarabiliyor musunuz ? onların varlığını kabul etmiyorsunuz çünkü..

İkincisi dört kapı kırk makam öğretisinde, marifet kapısının öğretisini şeriat kapısında bulunan bir talibe nasıl hangi bilimsel açıklama ile veriyorsunuz ? daha şeriatı geçememiş birisine, marifetin sırrını açabilirmisiniz? bir kapıyı Hakk etmeden diğerinin öğretisini ehli olmayana asıl vereceksiniz ?

Öğretinin bu işleğindeki uygulamalardır Sır olan.. Bilinmeyen herşey insanlık için sırdır.. Bunu ayırt edemiyor musunuz..

Amistofes
12-04-2009, 11:50 AM
Sevgili astokomlu.

CEM erkan kurulmak üzrede belirli bir asamadan sonra, ögretilterek, egitilerek, arinarak, durunarak, dört kapi kirk makamlari, asmamali olark ögretilir bu dogru.
Bizde insani kutsmak.merkez almak ilkedir, yapilan tüm ritüeller bu dogrultuda "Cemde cemal cemale niyazlasmaktir.
Burasi tartisilmazdir. Ancak; ücteki teklik ise farkli bir "batini "anlamdir.Hak-Ali Muhammet, bu üclek anadoludan haric, baska yerde bulamazsiniz
Bu anlam Islamda da yer bulmaz.Sirktir...

Bu yol bize bunu kavrayana , ögretilir,esas pir postunda batini anlamda oturan "ana"dir.

olayai fazla dagitmadan özetleyecek olursak..
Bu ögreti bilgi yolu, yeterince bilinmemektedir. Siz herne kadarda zahiri anlamda Basköylüye "Haci" sifati olarak bu sitede adlandirirsaniz cogu bilmez "batini" anlamlandirildigini ! , Cogu insanlar Sünnüler gibi algilacktir ki :cogu da zaten öyle algiliyor ve anlayacaktir, asl sorun burasi dir.
Sonralari istediginiz kadar anlatin, anlatilan anlam gecersiz olacaktir, neden ?...belleklerde öyle yer bulacaktir, .(!;;)
Siz anliyorsunuz ve bilinclisiniz ;peki seriat kapisinda olan kisi yada talip nasil anlayacak?
Iste sorun burasidir.!
Saygilarim Insan sevgilerimle

Amistofes
12-04-2009, 12:15 PM
Sevgili Canlar.
Bu yazi bir vedalasmak amaclidir,
Artik aranizda olmayacagim, umarim beni anlar ve sayet gercekten sizleri kirdim yada üzdüm ise beni bagislayin; yol kalsin gönül kalmasin, siari ile hepinizden niyazlasarak dostca ayrilmak sayginligi ile ve siz canlarin bu güzel yolu daha yakindan tanimaniz ce cözmeniz ask-i ile tüm canlarin yol adina yüreginden insan sevgisi ile öperim ,
hosca ve dostca kaliniz, ask-i muhabbeti ile
esenlikler sizlerin olsun

saygilarim Insan sevgilerimle

Aydin Safak
12-04-2009, 12:21 PM
Aydın Bey size tüm birincil kaynakları sundum..

Dediniz ki çocukları yeni mi efendiye sahip çıkıyor ?

Bunun doğru olmadığını size anlattım.. Türbesinde kimlerin ne zamandan beri hizmet ettiğini söyledim..

Dediniz Ünsal Öztürk kitap yazmış... Böyle olmadığını söyledim..

Ali Yaman yazmış diyorlar dediniz.. Böyle olmadığını söyledim..

Kimin, nasıl, hangi şartlarda son kitabı yazdığını anlattım.. Ne iş yaptığını söyledim.. Hangi kurumda çalıştığını, görevinin ne olduğunu söyledim..

Hasan Efendi'nin neden türbelere sitem ettiğini anlattım..

Ama siz inatla demişler, etmişler diyorsunuz.. Size anlatacak sözümüz yok demek ki.. Siz inanmamakta / anlamamakta ısrar ediyorsunuz..

Ben size yine adresi veriyorum.. Buyrun Başköye, Efendinin türbesine..

İşte yol, işte meydan..



Astokomlu can.

Benim sana nasil güven duymam gerekirki inanmam da olsun.
Bak sen Hüseyin Boy diyorsun.
Kazim Balaban Pir sultan Özcan diyor.
Bir Baskasi Dr.Ali Yaman,Ünal Öztürk gibi isimler vermektedirler.
Efendinin hayati ve Mücadelesini birisi Muhakkaki yazmistir.
O Zaman Sizler önce kendi aranizda Bu Sorunu haledin
Ondan sonrada Buyrun Basköye yada efendinin dergahina diyebilesin.
Olmayan bir seyi asla söylemem.
Demisler,Etmislerden cok,Ismini verdigim sizlerin gercegi ne kadar yansittiginiz görülmektedir.ondan sonrada Bana Iste yol,Iste Meydan demeni göreyim.
Sevgi ile kal
Aydin Safak..

astokomlu
13-04-2009, 06:36 AM
Astokomlu can.

Benim sana nasil güven duymam gerekirki inanmam da olsun.
Bak sen Hüseyin Boy diyorsun.
Kazim Balaban Pir sultan Özcan diyor.
Bir Baskasi Dr.Ali Yaman,Ünal Öztürk gibi isimler vermektedirler.
Efendinin hayati ve Mücadelesini birisi Muhakkaki yazmistir.
O Zaman Sizler önce kendi aranizda Bu Sorunu haledin
Ondan sonrada Buyrun Basköye yada efendinin dergahina diyebilesin.
Olmayan bir seyi asla söylemem.
Demisler,Etmislerden cok,Ismini verdigim sizlerin gercegi ne kadar yansittiginiz görülmektedir.ondan sonrada Bana Iste yol,Iste Meydan demeni göreyim.
Sevgi ile kal
Aydin Safak..

Beyfendi bizler kim ? Kiminle size cevap verdim ki sizler diyorsunuz ?

Size özelden de genelden de yazdım.. siz ısrar ediyorsunuz..

Efendi ile ilgili son kitabı Hüseyin Boy yazmıştır..

Başköy diye adres vermem zorunuza gitmesin.. Birisi bana orayı kaynak gösterse ben mutlu olurum.. Çünkü en kesin, birincil kaynak oradadır..

Buyrun Başköy Erzincan Çayırlı İlçesine bağlıdır.. Çayırlıdan sonra yaklaşık 60km.'dir..

astokomlu
13-04-2009, 06:41 AM
Sevgili astokomlu.

CEM erkan kurulmak üzrede belirli bir asamadan sonra, ögretilterek, egitilerek, arinarak, durunarak, dört kapi kirk makamlari, asmamali olark ögretilir bu dogru.
Bizde insani kutsmak.merkez almak ilkedir, yapilan tüm ritüeller bu dogrultuda "Cemde cemal cemale niyazlasmaktir.
Burasi tartisilmazdir. Ancak; ücteki teklik ise farkli bir "batini "anlamdir.Hak-Ali Muhammet, bu üclek anadoludan haric, baska yerde bulamazsiniz
Bu anlam Islamda da yer bulmaz.Sirktir...

Bu yol bize bunu kavrayana , ögretilir,esas pir postunda batini anlamda oturan "ana"dir.

olayai fazla dagitmadan özetleyecek olursak..
Bu ögreti bilgi yolu, yeterince bilinmemektedir. Siz herne kadarda zahiri anlamda Basköylüye "Haci" sifati olarak bu sitede adlandirirsaniz cogu bilmez "batini" anlamlandirildigini ! , Cogu insanlar Sünnüler gibi algilacktir ki :cogu da zaten öyle algiliyor ve anlayacaktir, asl sorun burasi dir.
Sonralari istediginiz kadar anlatin, anlatilan anlam gecersiz olacaktir, neden ?...belleklerde öyle yer bulacaktir, .(!;;)
Siz anliyorsunuz ve bilinclisiniz ;peki seriat kapisinda olan kisi yada talip nasil anlayacak?
Iste sorun burasidir.!
Saygilarim Insan sevgilerimle

Bu dediklerinize katılıyorum.. Sonuçta işi yada bilgiyi ortaya atıp kim alırsa alsın demek yerine, daha fazla alt yapı/deneyim/olgunluk isteyen bilgileri bunu anlayabilecek olana vermek daha sağlıklı değil midir ? YOL adına ?

Yine konunun başındaki ehli olana bilginin verilmesine geliyoruz.. Şeriat makamındakine bunu anlatmayacaksınız zaten.. O makamdakini daha basit, daha genel öğreti ile diğer makama hazırlamak gerekmez mi ?

Bir çocuğa toplamayı öğretmenden çarpmayı, çıkarmayı öğretmeden bölmeyi öğretemezsiniz.. toplama ve çıkarma diğerlerine zemin hazırlar çünkü..

Ben en başından beri bunu savunuyorum..

Şeriatta = toplamayı, çıkarmayı
Marifette = çarpmayı, bölmeyi
Marifette = denklemler şeklinde bir örneklee yaparsak yanlış mı yapmış oluruz ?

Yani temel oluşturmadan bir üst bilginin verilmemesi olayı..

Kazım Balaban
14-04-2009, 05:25 AM
Değerli Arkadaşım

Başköylü Hasan Efendi elbette ki Hacca gitmişti. Ancak o ulu zat ne Hacı olmak için gitmişti, ne de bildiğimiz Hac ritüellerini yerine getirmek için. Ayrıca orada yaptıkları da bildiğimiz Hac ilişkisine benzemiyor.
Mesela Şeytan Taşlamak, kerametler göstermek, sır olmak.. vs
Bunların bir kısmını bu Fakir biliyor. Ancak bildiğim her şeyi yazmaya muktedir değilim. Daha doğrusu bildiğim şeyleri yazarak yeni bir tartışma açılmasını doğru bulmam. Ayrıca tartışmada sadece kavramlar değil, onların yanında Hasan Efendi de tartışılıyor. Ve ben Efendinin tartışılmasını içime sindiremem.
O benim, ailemin, dostlarımın gözünde büyük bir şahsiyet, Üstüne toz kondurulamayacak kadar ulu. O bir Veli, bir Derya, bir gizem. Sözle onu yazamam, kalemle onu tanıtamam, dille onu anlatamam. Tıpkı aşk gibi bir şey. Aşkı ne kelimelerle, ne de şekillerle anlatamazsınız. O bir duygu, bir sevgi, bir inanç ve bir umuttur. Efendi böyle biridir.
Efendi benim gözümde bildiğimiz, tanıdığımız biçimde Hacı değildir. Zaten onun en önemli özelliklerinden biri de şuydu.
''Efendi sen şöyle şöyle kerametler göstermişsin dediklerinde ''... Öyle görmüşler. Ona benzetmişler'' anlamında sözler söylerdi. Efendi kendine Hacı demezdi. ona ilk Hacı diyenler onunla tesadüfen aynı yıl Hacca giden Sünni kökenli Hacılardır. Ben 4 tanesini biliyorum. 3 tanesi Erzincan çevresinden, bir tanesi de Trabzon / Vakfıkebir'den.
Hepsinin ortak özelliği şudur. Çevresinde ki halka şöyle demişlerdir. '''Bize hacı demeyin. Hacı, Başköylü Hasan Efendidir. Ona Hacı deyin'' diyerek Efendiye saygılarını sunmuş, Sünni inancına göre makamların en yücesini ona layık görmüşlerdir. Dolayısı ile bölgede ki Alevi halkı da bu söylemlerden etkilenmiş, bir kısım halk ona Hacı demeye başlamıştır. Sünni vatandaşlarımızın ona Hacı demeleri doğaldır. Uygundur. Hatta o gözle bakıldığında saygındır. Ancak Alevilerin Hacı demeleri bana gereksiz gibi görünüyor. Bir orjin hal sanki başka bir şeyle cilalanıyor gibi görünüyor. Doğallığı bozuluyır gibi duruyor. Ben ona doğal hali ile Başköylü Hasan Efendi denilmesinin daha doğru olabileceğini düşünüyorum. Ancak ona Hacı sıfatı takanlarında onu başka noktalara çekmediklerinden, onun özünü boşaltmaya çabalamadıklarından da adım gibi eminim. Çünkü çok sevdiğim, inandığım, güvendiğim dostlarım, yakınlarım ona Hacı derken ''Uluların kabirlerini, kutsal yerlerini niyaz ettiği için'' bu tanımı yaparlar. Ayrıca binlerce Sünni Hacı adayının içinde tek bir Alevi olarak Alevinin, Ehli Beyt'in, Mazlumun hakkını aradığı, tartışmalarda bunu ispat ettiği için öyle derler.
Ancak elbette olası bir yanılgıyada dikkat çekmek lazım. Alevilerin kendine özgü terimleri, telaffuzları var. Alevilik konuşulurken, anlatılırken, aktarılırken, yaşanılırken olabildiğince bu terimleri kullanmak daha güzeldir. Her şey kendi orjininde güzeldir. Kendi dokusunda, kendi doğallığında güzeldir. Alevilik de böyle.
Aleviliği benim ve bana benzeyen insanların anlatması güzeldir. Ancak Dedelikten gelme yetişmiş, erkan görmüş bir Dedenin anlatması başka bir güzeldir. Dinlemeye doyamazsınız. Sizi yumuşatır, eritir, turap eyler. Özüne, kendine döndürür. Efeni ile ilgili tanımda bu da böyle bir şey. Onun için ben Dedelerin yetişmesine, yetiştirilmesine çok değer veririm.
Aşk ile
Fakir

Not; Başköylü Hasan Efendi Aleviliği Kalü Bela dan ele alarak İslam içinde görüyordu. Bu fakir de aynı görüştedir.

Kazım Balaban
14-04-2009, 05:35 AM
Babam Haşim Balaban anlatıyordu. ( son anlatım 2007 yılı Ağustos.)

Başköylü Hasan Efendi Yukarı Afşin’de Palanka’da Cibo Ağa’nın yeğeni Gülabi Hüseyin Ağa’nın evindeydi. (Çayırlı) Hastalandığını duydum ve ziyaretine gittim. Evin hanımından At için yem istedim. Hanım yem vermedi. Efendi durumu fark edince bana çıkıştı (fırça attı) ‚’’ Neden yaya gelmedin?’’ diye kırgın bir dille çıkıştı. Ben de ‚’Efendi atı senin için getirdim’’ dedim. Efendi ''ne yapacaksın atı. Bunlar var ya'' diyerek dizlerini gösterdi. Sonra ev sahibi geldi. Hal-hatır sordu. Laf arasında ata yem verilmediğini duyunca hanımına çıkıştı. ‚’’ Bu Mehmet Ağa’nın oğlu. Nasıl olur da atına yem vermezsin?’’ diye çıkıştı. Hanımı da ‚’’Tanımadım. Kendini iyi tanıtmadı’’ anlamında sözler söyledi. Sonra gitti ata yem verdi. Sonra ben ve Efendi kalktık ve yola çıktık. Efendi rahatsız olduğu için at ile ben de atın yularından çekerek Çayırlı’ya doğru gittik. Yolumuz Corcun köyünün altından geçiyordu. Köy de Çayırlı’ya yanılmıyorsam yaya bir saatlik mesafedeydi. Köyden Hacı Derviş’in oğlu bizi görünce geldi ve atın yularına yapışarak ısrar etti ve Efendiyi evine davet etti. Hacı Derviş’in 2 oğlu vardı. Biri avukat oldu. Hatırlamıyorum hangisi olduğunu‚ çok ısrar etti. ’’ Babam Hac’da sizin kerametlerinizi görmüş. Sürekli anlatıyor. Hacı, ben değil Başköylü Hasan Efendi’dir’’ diyor. Çok rica ediyorum, ne olur evimize bir uğra, bizi şereflendir'' dedi. Efendi pek oralı olmadı. Zaten şeriatçıları sevmezdi. ‚’’Babana selam söyle, şimdi gelemem, nasipse başka bir zaman belki olur’’ dedi. Ama Hacı Derviş’in oğlu buna rağmen bizi bırakmadı. Efendi ile Çayırlı’ya kadar geldi. Bize eşlik etti.

Yolda giderken biraz konuşma fırsatımız oldu. ‚’Babanız Hacı Efendi için ne diyor, ne anlatıyor?’’ diye sordum. Bana ‚’’Efendi Arafat’ta dolu yağacağını ve çok münafıkın helak olacağını söylemiş. Ama kimse inanmamış. Sonra dolu yağınca ve ortalık tufan olunca hepsi sıra ile Efendi’den aman diliyorlar. Hacı biz değil, Başköylü Hasan Efendi’dir’’ diyorlar.

Fakir

Not: Bu olayla ilgili bu Fakir kısmi bilgilere ulaştı. 98 veya 103 Hacı adayı orada vefat ediyor. Bunları Hürriyet Gazetesinden muhabir Hikmet Feridun Us gazetede haber yapıyor. Bu Hacıların kaç kişisinin Türk, kaç tanesinin başka ülke vatandaşları olduğunu tespit edemedim. Diyanette bu konuda arşiv bulunmamaktadır. Bilginize

h.alibaba
17-04-2009, 04:53 AM
canlar Anadolu Alevi İnanç Önderlerinden Başköylü Hacı Hasan Efendi'nin Türbesi.. Kendi Objektifimden..

Erzincan Çayırlı İlçesi Başköy...


Sevgili Astokomlu,
Sn. Kasım Balabanın anlatımıyla portresı otaya çıkmış Başköylü Hasan Efendinin Evliya olabileceğine inanıyormusun?

Hacı ünvanını neden uygun gördün anlamış değilim. Neden Pir veya Mürşit demiyorsun. Ki sana göre Hasan Efendi Evliyadır. Evliya mertebesine ulaşan bir ermişin hacı ünvanını alması mı gerekir? Veya hacca gitmese evliya mertebesine ulaşamayacak mıdır? Merak ediyorum başka hangi evliyalarımız hacca gitmiştir? Bilgisi olan var ise aktarsın lütfen.

Sevgiler

astokomlu
17-04-2009, 06:46 AM
Sevgili Astokomlu,
Sn. Kasım Balabanın anlatımıyla portresı otaya çıkmış Başköylü Hasan Efendinin Evliya olabileceğine inanıyormusun?

Hacı ünvanını neden uygun gördün anlamış değilim. Neden Pir veya Mürşit demiyorsun. Ki sana göre Hasan Efendi Evliyadır. Evliya mertebesine ulaşan bir ermişin hacı ünvanını alması mı gerekir? Veya hacca gitmese evliya mertebesine ulaşamayacak mıdır? Merak ediyorum başka hangi evliyalarımız hacca gitmiştir? Bilgisi olan var ise aktarsın lütfen.

Sevgiler

Birisinin evliya olabilmesi için illa ki birisinin portrelendirmesi gerekmiyor.. Onun vasıfları bu durumda olduğunu ortaya koyuyor..

Efendi kendisi Hacı tanımlamasını kullanıyo diye değil.. Yada sünni hac uygulamalarını yerine getirdiği içinde değil.. O bölgeye gitmiştir.. Bu yüzden halk arasında hacı denmektedir..

Kendisinden her zaman Pir diye bahsederiz.. Bundan kuşkunuz olmasın.. Siz hac denilince sadece gidip şeytan taşlama vb. işler anlıyorsunuz heralde.. Efendi bunların hiç birini yapmamıştır.. Ama oraya gitmiştir.. (neden gittiğiniz merak ediyorsanız, türbesine gidip öğrenebilirsiniz)

Ben efendiyi Dedelerimden öğrendim.. Öğrendiğim şeylerde onu bir veli, evliya olarak tanımama fazlasıyla yetiyor..

h.alibaba
17-04-2009, 08:32 AM
Birisinin evliya olabilmesi için illa ki birisinin portrelendirmesi gerekmiyor.. Onun vasıfları bu durumda olduğunu ortaya koyuyor..

Efendi kendisi Hacı tanımlamasını kullanıyo diye değil.. Yada sünni hac uygulamalarını yerine getirdiği içinde değil.. O bölgeye gitmiştir.. Bu yüzden halk arasında hacı denmektedir..

Kendisinden her zaman Pir diye bahsederiz.. Bundan kuşkunuz olmasın.. Siz hac denilince sadece gidip şeytan taşlama vb. işler anlıyorsunuz heralde.. Efendi bunların hiç birini yapmamıştır.. Ama oraya gitmiştir.. (neden gittiğiniz merak ediyorsanız, türbesine gidip öğrenebilirsiniz)

Ben efendiyi Dedelerimden öğrendim.. Öğrendiğim şeylerde onu bir veli, evliya olarak tanımama fazlasıyla yetiyor..

Sevgili Astokomlu,
Ben o yöreyi ve insanını çok iyi bilirim. Yalınız yeni ortaya atılan şeylerden biraz sıkıntı çekiyorum. Erzurumda her sakallıya hacı diye seslenirler ve hacısı da çok olan bir memlekettir. Hasan efendiye de birileri hacı demiş olabilir, ama benim kast ettiğim yolumuz gereği bizde evliya olabilecek bir kimseye hacı denilip, denilmediğidir. Bizde hacca gideni de bilirim, ama hacı dendiğini duymadım.

Portreden kastım, Hasan Efendinin çizilen portresi bir divane portresidir. Alevilere ve Dersimlilere yapılan zulimler karşısında umduğu desteği bulamadığı Allaha, ziyaretlere, türbelere saldırıyor isyan ediyor. Yalnız başına divane gibi dağ, taş, gece, gündüz demeden dolaşıyor. Hangi evliyadan bu özellikler mevcuttur.

Bizim bildiğimiz Evliyalar Hakk yolu için canlarını vermiş, derilerini yüzdürmüş, darağaçlarını boylamış tereddütsüz bir şekilde. Baba Mansurun Duvar yürütmesi, Hacı Kureyş ve Derviş Gewrin ateşe girip yanmadan çıkmalarını, Pir Sultanın asıldığı darağacında sır olması vs. çoğaltabiliriz örnekleri. Bu saydıklarım ve benzerlerini Evliya olarak görürüz. Bu durumda Hasan Efendinin bir bezerliği varmı?

Yanlış anlaşılmasın Başköylü Hasan Efendiye karşı bir saygısızlık şeklinde anlaşılmasın. Her taş yerinde ağırdır.

Sevgiler

astokomlu
17-04-2009, 09:58 AM
Sevgili Astokomlu,
Ben o yöreyi ve insanını çok iyi bilirim. Yalınız yeni ortaya atılan şeylerden biraz sıkıntı çekiyorum. Erzurumda her sakallıya hacı diye seslenirler ve hacısı da çok olan bir memlekettir. Hasan efendiye de birileri hacı demiş olabilir, ama benim kast ettiğim yolumuz gereği bizde evliya olabilecek bir kimseye hacı denilip, denilmediğidir. Bizde hacca gideni de bilirim, ama hacı dendiğini duymadım.

Portreden kastım, Hasan Efendinin çizilen portresi bir divane portresidir. Alevilere ve Dersimlilere yapılan zulimler karşısında umduğu desteği bulamadığı Allaha, ziyaretlere, türbelere saldırıyor isyan ediyor. Yalnız başına divane gibi dağ, taş, gece, gündüz demeden dolaşıyor. Hangi evliyadan bu özellikler mevcuttur.

Bizim bildiğimiz Evliyalar Hakk yolu için canlarını vermiş, derilerini yüzdürmüş, darağaçlarını boylamış tereddütsüz bir şekilde. Baba Mansurun Duvar yürütmesi, Hacı Kureyş ve Derviş Gewrin ateşe girip yanmadan çıkmalarını, Pir Sultanın asıldığı darağacında sır olması vs. çoğaltabiliriz örnekleri. Bu saydıklarım ve benzerlerini Evliya olarak görürüz. Bu durumda Hasan Efendinin bir bezerliği varmı?

Yanlış anlaşılmasın Başköylü Hasan Efendiye karşı bir saygısızlık şeklinde anlaşılmasın. Her taş yerinde ağırdır.

Sevgiler

Sayın h.alibaba,

Benzerlikler fazlasıyla mevcut..

Ziyaretlere neden sitem ettiğide bilinmektedir..

Ziyaret edip yıllarca çile doldurduğu ziyaretler vardır..

Mesela kendisine hacı sıfatlamasını yapıldığı Mekke yolculuğu sırasında ve orada bulunurken ortaya koydukları bilinmektedir.. İlginçtir ki bunu o dönem o yolculuklard kendisine karşı olan sünnilerde kabul etmişlerdir.. İnkar edilememiştir..

Dediğim gibi sizin düşünceniz ayrıdır.. Olabilir..

Ama bizim gözümüzde, Dedelerim Efendi ile çok muhabbet etmiş, evlerinde konuk etmiş, aynı dönemde yaşamışlardır.. Onların anlattıkları benim için en önemli belgedir.. Efendi bizim gözümüzde bir velidir..

Başkaları nasıl görüyor kendi bilecekleri iştir..

Kazım Balaban
17-04-2009, 10:18 AM
''Portreden kastım, Hasan Efendinin çizilen portresi bir divane portresidir. ''

Sn. H.alibaba. Yukarıda ki söz size ait.

Bu fakir sitelerde çok fazla detaylara girerek insanlarla tartışmayı prensip olarak benimsemez. Ancak size bir açıklamada bulunmak zorunlu oldu. Sanırım Başköylü Hasan Efendi ile ilgili bir çok yazıyı okudunuz. Bu yazılardan sonra ona ''Divane'' tanımında bulunmanız uygun düşmedi. Çünkü o divane değil, Anadolu Evliyalarının en yücelerinin son temsilcilerinden biridir. Kaldı ki yöremizde hiç kimse onu divane görmez. Divane kavramı Alevilikte vardır. Ve Alevi Seyyitlerde çok sayıda divane de vardır. Ancak Efendi kesinlikle o kategoride değildir.
Kaygılandığım noktalardan biride tam da burasıdır. Onun divane olarak lanse edilerek basitlendirilmesi. Divane (tevekelli) sağı, tasavvufla çok meşgul olan, ancak bunu olması gereken sistematiğine oturtamayan, biraz gariban (mazlum) solu belli olmayan, bazan nalına, bazen mıhına vuran, ancak Aleviliğin göreceli olarak -kelime belki tanm oturamayacak ama- daha sıradan alanında yoğunlaşmışına denir. Tanım olarak tarikat veya marifet kapılarında olan insanıdır divane olan. Bir koruyanı, kollayanı vardır ve o'dur bazen yönlendiren. Mesela divane olan bazen farkında olmadan basit kerametler gösteren kişidir. Halkın bir bölümüne göre de bir nevi zihinsel özürlüdür.
Başköylü Hasan Efendi ise yeniden ve altını çizerek tekrar belirtelim ki Ulu bir Evliyadır. Alabildiğinde bilgedir. Bilgeler bilgesidir. Ve tartışmasız şekilde halkın bilgesidir. Çünkü halk binlerce defa çözemediği sorunu Başköylü Hasan Efendiye danışmış ve onun sözlerine de uymuştur. Divane böyle değildir. Divane kendinde değildir. Divanenin ne söylediği bazen anlaşılmaz ama söylediklerinin bir kısmı onu aştığı için halk onu önemser ve saygı duyar.
Efendi ise bilgeler bilgesidir ve ne yaptığını bilmektedir. Az ve öz konuşur. Sorulunca cevap verir.
Başka bir boyut ise Efendi ile tartışılmaz. Kendisi ile tartışanları Efendi önce yumuşak bir dille ikna etmeye çalışır. Sonra uyarır ve kendisini toparlamasını ister. Direnenlere de ''Sana öyle bir tokat vururumki altın, üstüne gelir'' anlamında bir söz söyler. Bu sözü yiyenlerin çok kısa sürede dünyaları altüst olur. Efendiden bu anlamda tokat yiyenler gerçekten derbeder olurlar. Bu fakir bir kaç olayı bilir. Bundan dolayı Efendi Dedeler üstüdür. Büyük bir Otoritedir. Ona direnilmez. karşı çıkılmaz ve ancak dinlenilir. ona uyulur. Bundan dolayı Efendinin gittiği yerler dolar taşar. İnsanlar akın akın onu görmeye, dinlemeye gelirler. Bir söz duymak, bir erdem kapmak, bir nasip almak için giderler.
Divane böyle olur mu? Ayrıca çok sayıda inananı (yani onun gönüllü müridi) vardır. Giyim kuşamı ile adeta onu taklit ederler. Ona benzemeye çalışırlar. Ancak hiç biri Efendinin binde biri kadar bile saygınlık kazanamamış, veya kabul görememişlerdir.
Bundan dolayı bu DİVANE teriminizi lütfen geri çekin. Onu düzeltin.
Ayrıca Hasan Efendi istisnalar hariç hiç bir şekilde kerametlerini anlatmaz. Söyleyenlere de ''Öyle görmüşler'' diyerek geçiştirir. o kadar derin bilgisi vardır ki yıllarca bu alanda emek verenler bile halen onun hikmetinin sırrına erememişlerdir. Zira o Hakikat Kapısının insanıdır. Veya bilmediğimiz başka ne tür kapılar varsa Efendi bunların en üstünde bir yerdedir.
Ayrıca Efendinin özelliği sohbettir. Sohbetler içinde de genellikle dinleyicidir. Bazen konuştuğunda bazı terimler kullanır. Halk o terimleri anlamaya çalışarak onu dinler. Örneğin bir düğün vardır. Gelin getirilmektedir. Efendi bir defa konuşur ve ''Gelini getirdik seneye de kucağına bir oğlan çocuğu vereceğiz'' der. Bilin ki gelin seneye hamile kalacak ve kesinlikle oğlan doğuracaktır. Veya bir köyde tartışma vardır. Bir taraf güçlüdür ve bir takım hazırlıklar peşindedir. Efendi ''Heso onların arkına bir taş koydu, planları alt üst oldu. Gidin yatın. Hiç bir şey olmayacak'' demişse bilin ki gerçekten olay orada bitmiştir. Bu konuda belki yüz tane örnek biliyorum. Efendi ne demişse tartışmasız öyle çıkmıştır. Halk ondan dolayı Efendiyi dinler ve bir şeyler kapmaya çalışır.
Bakınız. Sizi veya kimseyi inandırma gibi bir sorunum yok. Onbinlerce insan onu böyle biliyor. Öyle inanıyor. Öyle görmüş. Hakkı onda görmüş, ona bağlanmış.
Önceki yıl 1 Temmuzda (1 Temmuz 1973'de Hakka yürüdü) fadına estival yapıldı. Ağır hasta olan ve ayakta zor duran 80 yaşında ki annem ve babam o sıcakta festivale gittiler. Üste para verseniz başka bir yere gitmezler. Ama Efendi deyince akan sular durur. Ayrıca bütün Dedeler bir tarafa, Efendinin terazisi her zaman ağır basmıştır. Anlamak lazım. Bahsettiğimiz kişi her hangi biri değil. O büyük bir Evliya. O Hasan Efendi. Onu konuşuyoruz. Tanıyanların tanımlamalarını da anlamaya çalışalım.
Muhabbetle
Fakir.
Not. Arzu ederseniz Bu HACI kavramı ile ilgili ayrı bir açıklama yazayım.

h.alibaba
17-04-2009, 10:37 PM
''Portreden kastım, Hasan Efendinin çizilen portresi bir divane portresidir. ''

Sn. H.alibaba. Yukarıda ki söz size ait.

Bu fakir sitelerde çok fazla detaylara girerek insanlarla tartışmayı prensip olarak benimsemez. Ancak size bir açıklamada bulunmak zorunlu oldu. Sanırım Başköylü Hasan Efendi ile ilgili bir çok yazıyı okudunuz. Bu yazılardan sonra ona ''Divane'' tanımında bulunmanız uygun düşmedi. Çünkü o divane değil, Anadolu Evliyalarının en yücelerinin son temsilcilerinden biridir. Kaldı ki yöremizde hiç kimse onu divane görmez. Divane kavramı Alevilikte vardır. Ve Alevi Seyyitlerde çok sayıda divane de vardır. Ancak Efendi kesinlikle o kategoride değildir.
Kaygılandığım noktalardan biride tam da burasıdır. Onun divane olarak lanse edilerek basitlendirilmesi. Divane (tevekelli) sağı, tasavvufla çok meşgul olan, ancak bunu olması gereken sistematiğine oturtamayan, biraz gariban (mazlum) solu belli olmayan, bazan nalına, bazen mıhına vuran, ancak Aleviliğin göreceli olarak -kelime belki tanm oturamayacak ama- daha sıradan alanında yoğunlaşmışına denir. Tanım olarak tarikat veya marifet kapılarında olan insanıdır divane olan. Bir koruyanı, kollayanı vardır ve o'dur bazen yönlendiren. Mesela divane olan bazen farkında olmadan basit kerametler gösteren kişidir. Halkın bir bölümüne göre de bir nevi zihinsel özürlüdür.
Başköylü Hasan Efendi ise yeniden ve altını çizerek tekrar belirtelim ki Ulu bir Evliyadır. Alabildiğinde bilgedir. Bilgeler bilgesidir. Ve tartışmasız şekilde halkın bilgesidir. Çünkü halk binlerce defa çözemediği sorunu Başköylü Hasan Efendiye danışmış ve onun sözlerine de uymuştur. Divane böyle değildir. Divane kendinde değildir. Divanenin ne söylediği bazen anlaşılmaz ama söylediklerinin bir kısmı onu aştığı için halk onu önemser ve saygı duyar.
Efendi ise bilgeler bilgesidir ve ne yaptığını bilmektedir. Az ve öz konuşur. Sorulunca cevap verir.
Başka bir boyut ise Efendi ile tartışılmaz. Kendisi ile tartışanları Efendi önce yumuşak bir dille ikna etmeye çalışır. Sonra uyarır ve kendisini toparlamasını ister. Direnenlere de ''Sana öyle bir tokat vururumki altın, üstüne gelir'' anlamında bir söz söyler. Bu sözü yiyenlerin çok kısa sürede dünyaları altüst olur. Efendiden bu anlamda tokat yiyenler gerçekten derbeder olurlar. Bu fakir bir kaç olayı bilir. Bundan dolayı Efendi Dedeler üstüdür. Büyük bir Otoritedir. Ona direnilmez. karşı çıkılmaz ve ancak dinlenilir. ona uyulur. Bundan dolayı Efendinin gittiği yerler dolar taşar. İnsanlar akın akın onu görmeye, dinlemeye gelirler. Bir söz duymak, bir erdem kapmak, bir nasip almak için giderler.
Divane böyle olur mu? Ayrıca çok sayıda inananı (yani onun gönüllü müridi) vardır. Giyim kuşamı ile adeta onu taklit ederler. Ona benzemeye çalışırlar. Ancak hiç biri Efendinin binde biri kadar bile saygınlık kazanamamış, veya kabul görememişlerdir.
Bundan dolayı bu DİVANE teriminizi lütfen geri çekin. Onu düzeltin.
Ayrıca Hasan Efendi istisnalar hariç hiç bir şekilde kerametlerini anlatmaz. Söyleyenlere de ''Öyle görmüşler'' diyerek geçiştirir. o kadar derin bilgisi vardır ki yıllarca bu alanda emek verenler bile halen onun hikmetinin sırrına erememişlerdir. Zira o Hakikat Kapısının insanıdır. Veya bilmediğimiz başka ne tür kapılar varsa Efendi bunların en üstünde bir yerdedir.
Ayrıca Efendinin özelliği sohbettir. Sohbetler içinde de genellikle dinleyicidir. Bazen konuştuğunda bazı terimler kullanır. Halk o terimleri anlamaya çalışarak onu dinler. Örneğin bir düğün vardır. Gelin getirilmektedir. Efendi bir defa konuşur ve ''Gelini getirdik seneye de kucağına bir oğlan çocuğu vereceğiz'' der. Bilin ki gelin seneye hamile kalacak ve kesinlikle oğlan doğuracaktır. Veya bir köyde tartışma vardır. Bir taraf güçlüdür ve bir takım hazırlıklar peşindedir. Efendi ''Heso onların arkına bir taş koydu, planları alt üst oldu. Gidin yatın. Hiç bir şey olmayacak'' demişse bilin ki gerçekten olay orada bitmiştir. Bu konuda belki yüz tane örnek biliyorum. Efendi ne demişse tartışmasız öyle çıkmıştır. Halk ondan dolayı Efendiyi dinler ve bir şeyler kapmaya çalışır.
Bakınız. Sizi veya kimseyi inandırma gibi bir sorunum yok. Onbinlerce insan onu böyle biliyor. Öyle inanıyor. Öyle görmüş. Hakkı onda görmüş, ona bağlanmış.
Önceki yıl 1 Temmuzda (1 Temmuz 1973'de Hakka yürüdü) fadına estival yapıldı. Ağır hasta olan ve ayakta zor duran 80 yaşında ki annem ve babam o sıcakta festivale gittiler. Üste para verseniz başka bir yere gitmezler. Ama Efendi deyince akan sular durur. Ayrıca bütün Dedeler bir tarafa, Efendinin terazisi her zaman ağır basmıştır. Anlamak lazım. Bahsettiğimiz kişi her hangi biri değil. O büyük bir Evliya. O Hasan Efendi. Onu konuşuyoruz. Tanıyanların tanımlamalarını da anlamaya çalışalım.
Muhabbetle
Fakir.
Not. Arzu ederseniz Bu HACI kavramı ile ilgili ayrı bir açıklama yazayım.

Sn. Kazım Balaban,
Sizin çizdiğiniz Evliya tiplemesi halk arasında divane olarak bilinir ve bu tiplerin de kültürümüzde varlığı ve saygınlığı bilinendir. Ama bu saygınlık hiçbir zaman Evliya sıfatını yüklemez. Bu saygı insana, Hakka olan saygıdır.

Bu yazıyı bana cevap olarak yazdığınızı sanmıyorum. Koymuş olduğunuz tespitti desteklemek ve bunun da böyle anlaşılması için ve bize bir evliya gereklidir, halk Hasan Efendiyi evliya olarak görüyor ve sizde görün demek istiyorsun. Ve kendinize göre Alevi geleneğine katkı sunmuş oluyorsunuz.

Yukarıda Divane açıklaması yapmışsınız, çokta güzel ifade etmişsiniz. Hasan Efendiyi anlatırken de bu kategoride ifade etmişsiniz. Peki tanımlamanızla Hasan Efendi, bu güne kadar olan Evliyalarla aralarında bir benzerlik varmı?

Divane sözünü geri almanın bir sebebi olmalıdır. Ben divanedir demiyorum. Sizin yazdığınızda çıkan sonuç Hasan Efendinin divane olduğudur. İşi daha da ileriye götürüyorsunuz hem divane, hem de Evliyalar Evliyası tanımını yapıyorsunuz. Hiçbir zaman divaneler Evliyalar sınıfına dahil olmamıştır.

Dedeler üstü biri olduğunu söylerken de muğlak bir ifade olarak anlaşılıyor. Mevcut Dedeler içinde mi üstün, yoksa gelenek olarak mı Dedeler üstüdür? Bir açıklık gereklidir. Örnek: izzettin Doğandan üstünlüğünü mü kast ediyorsun, yoksa Baba Mansur, Hacı Kureyşten üstünlüğünü mü kast ediyorsun?

Dedelerin kendisine saygılı olduğunu ayrıca vurguluyorsun. İyi güzel de Dedeler misyonları gereği Taliplerine karşıda saygılıdırlar. Kendisini bilen bir Dede için saygılı olmak bir erdemdir.

Sevgiler

h.alibaba
18-04-2009, 12:05 AM
Sayın h.alibaba,

Benzerlikler fazlasıyla mevcut..

Ziyaretlere neden sitem ettiğide bilinmektedir..

Ziyaret edip yıllarca çile doldurduğu ziyaretler vardır..

Mesela kendisine hacı sıfatlamasını yapıldığı Mekke yolculuğu sırasında ve orada bulunurken ortaya koydukları bilinmektedir.. İlginçtir ki bunu o dönem o yolculuklard kendisine karşı olan sünnilerde kabul etmişlerdir.. İnkar edilememiştir..

Dediğim gibi sizin düşünceniz ayrıdır.. Olabilir..

Ama bizim gözümüzde, Dedelerim Efendi ile çok muhabbet etmiş, evlerinde konuk etmiş, aynı dönemde yaşamışlardır.. Onların anlattıkları benim için en önemli belgedir.. Efendi bizim gözümüzde bir velidir..

Başkaları nasıl görüyor kendi bilecekleri iştir..


Sevgili Astokomlu,
Düşünce farklığından söz etmiyorum. Yol bir sürek bin bir diyoruz. Yolumuzda Hacının yeri nedir, ne anlama gelir, varmı yolumuzda Hacı ünvanı, varsa ne anlamda vardır? Kabeye gitmekmidir Hacı olmak?

Mesela, Alevilerde Hacı isminin varlığını biliyorum, fakat bu güne kadar unvan olarak ifade edildiğini duymadım, okumadım bilmiyorum.

Aleviler Evliya ziyaretlerine gider. Sünniler ve Hıristiyanlar Hacca gider. İslamiyatin şartlarından biri olan Hacca gitmek için Mekkeye, Hıristiyanların da Kudüse gittiklerini biliyoruz.

Bu noktada bir sorum olacak, eğer Hasan Efendi Kudüsü ziyaret etmiş olsaydı ( belki de etmiştir) Hağio ünvanını uygun görecekmıydın?

Sevgiler

Kazım Balaban
18-04-2009, 02:42 AM
Değerli Can.

Sevgili Astakomlu'ya sorduğunuz sorular biraz maksatlı gibi geliyor bana. Halk arasında şöyle derler ''Amaç üzüm mü yemek, bağcı mı dövmek''
Eğer amacımız inancımızın tanınmasına katkı ise onu germeden, bir düşünce ortaya atan insanı yanlış ifadede bulunsa bile karşınıza almadan, onu üzmeden yapmak gerek. Özellikle gençlerimizin gerek dinamik oluşları ve gerekse bu oradanda bilgi birikimine paralel gururlarının daha fazla öne çıkmaları onlara yanlış yaptırabilir. Farkına varmadan, gereğince ölçüp biçmeden bir düşünceyi ortaya atan kimi gençler, sıkıştırıldıkları zaman kendilerini gururu incinmiş görebilirler. Gerçeği kabullenmek yerine gururu öne çıkararak yanlışta direnebilirler. Bu giderek onları daha da köşeye sıkıştırır ve sonunda havlu atarak bağnaz, kırıcı, itici, inatçı noktaya gelebilirler. Gençleri buna zorlamamaya itina gösterelim.
Size de tavsiyem Sevgili Astakomluyu bu konuda sıkıştırmak yerine inandığınız doğruları kırıp dökmeden ortaya koymanızdır. kaldı ki Astakomlu can henüz çok genç olmasına rağmen gerek bilgisi, gerek ilgisi, gerek buna yönelik ahlaki duruşu ve gerekse üretkenliği ile yaşıtlarından kat kat ileridedir. Bu gerçeğin hakkını teslim etmemiz gerekir. Ben kendisinden ileri derece umutluyum ve gelecekte bölgemizde önemli bir boşluğu dolduracağı konusunda ümitliyim.
Astakomlu kardeşimin de hoşgörüsüne sığınarak onun adına ben açıklama yapayım. Çünkü bu soruya verilecek yanıt iki kişiyi ilgilendiren sorundan ziyade başkaları da okuyacağı için önemlidir.
Değerli Can
Alevilerle Sünniler arasında ki görüş farklılıkları ilk başta İslamın tanımında başlar. Sünnilere göre İslam olmanın 5 şartı vardır. Alevilere göre ise İkrar ve İmandır. Tanımı da 4 Kapı, 40 Makamda yer alır.
Sünniliğin 5 şartından biri de Hacca gitmektir. Dolayısı ile Hacı olmak Sünni inancında çok önemli bir aşamadır. Bir nevi Şeriat kapısını bitirip Tasavvufa yönelmektir. Alevilikte ise Hacı olmak çok önemli bir etken değildir.
Sünnilikte kişinin Şehadet öncesi en üst makam Hacı olmaktır. Alevilikte ise bunun fazla bir anlamı yoktur. Sünnilik Şeriat kurallarının son halkası olarak Hacca gitmeyi şart koşar. Alevilik ise Hac ritüelini 4 Kapı 40 Makama almaya bile gerek duymamış. Yani öncelikli ilk 40 makama bile almaya gerek görmemiş. Sünni inancında Hacı olmak - her ne kadar Hacı sayısı oldukça fazla da olsa bile- büyük bir muraddır. özlemdir. Mümin olmanın vazgeçilmez kriteridir.
Biz Aleviler bu anlayışa saygı duyarız. Hatta Sünni kardeşlerimiz gibi içlerinde Hacca gidenlere onları onere etmek için Hacı deriz. Onlarda bundan mutluluk duyarlar. Ancak herhangi bir Sünni kardeşimiz Hacı derken tabiri caizse diyelimki -Altın, yakut, zümrüt, pırlanta- falan gibi bir değerden bahsederken Alevi Hacı derken galiba - Gümüş, çelik, çinko- gibi bir şeyden bahseder gibi bahsederler. Dolayısı ile ikisinin kullandığı tanım aynı yükümlülüğü içermiyor. Bundan dolayıdır ki Sünni kardeşlerimizin içinden öne çıkanlar sonra Hacca giderler, diğerleri de bu Hacı olmayı üst düzeyde öne çıkarırlar.
Önemli bir Sünni vatandaşdan bahsedildiğinde Hacı Efendi.... falan filan denir. Aleviler ise bunu inanç tanımında öne çıkarmadıkları için akıllarına bile gelmez. Mesela biz 12 İmamlara Hz. Hüseyin, Hz. Cafer Sadık, Hz. Muhammed Taki .... vs. deriz. İnancımızda Hacı olmanın önemi yüksek olsaydı Hz. Hacı Hüseyin, Hz. Hacı Cafer Sadık falan dememiz veya Hacı Cafer Sadık falan dememiz gerekirdi.
Bir düşünün 12 İmamları şöyle çağıracaktık. Hacı Ali, Hacı Hasan, Hacı Muhammed vs. Önemli Ulular içinde Hacı Hızır, Hacı Fuzuli, Hacı bilmem kim diyecektik. Bu görüntü bile Aleviliğin ne kadar özünden koparılacağı, ne kadar Asimile edileceğine, ne kadar orjininin bozulacağına işarettir.
Aleviler Hacca gider mi????? Elbette giderler. Giden çoktur. Evliyalardan da giden çoktur. Örneğin Dersim Evliyalarından Kureyş Baba, Munzur Baba söylencelerinde Hacca gittikleri söylenir. Ancak buna rağmen belki de kimse Hacı Munzur dememekte, Hacı Kureyş diyenler de azınlıkta kalmaktadır. Hacca gitmek Aleviler için yasak olmadığı için kötü bir şey de değildir. Ancak Alevi Can aradığını Hacı (e) Bektaş Veli'nin deyimi ile ''Kudüs'te Mekke'de değil'' Şah damarına daha yakın olan yerde arar. ''Ben size Şah damarınızdan daha yakınım. Kuran'ı Kerim''
Dolayısı ile Hacı olmak Aleviler için eleştirilecek bir durum olmadığı gibi gereğinden fazla öne çıkarılmaz. Başköylü Hasan Efendi ise bildiğimiz, anladığımız anlamda Hacı olmak için Hacca gitmemiştir. Burada değinmeyi gereksiz bulduğum başka nedenler için gitmiştir. Kendi deyimi ile ''Ehli Beyt'e yapılan zulmün hesabını sormak için'' gitmiştir.
Sanırım konuya yeterince açıklık getirildi. Konuyu irdelememize sebep olan Astakomlu cana da bu vesile ile teşekkür ediyorum.
Fakir

astokomlu
18-04-2009, 07:40 AM
Sevgili Astokomlu,
Düşünce farklığından söz etmiyorum. Yol bir sürek bin bir diyoruz. Yolumuzda Hacının yeri nedir, ne anlama gelir, varmı yolumuzda Hacı ünvanı, varsa ne anlamda vardır? Kabeye gitmekmidir Hacı olmak?

Mesela, Alevilerde Hacı isminin varlığını biliyorum, fakat bu güne kadar unvan olarak ifade edildiğini duymadım, okumadım bilmiyorum.

Aleviler Evliya ziyaretlerine gider. Sünniler ve Hıristiyanlar Hacca gider. İslamiyatin şartlarından biri olan Hacca gitmek için Mekkeye, Hıristiyanların da Kudüse gittiklerini biliyoruz.

Bu noktada bir sorum olacak, eğer Hasan Efendi Kudüsü ziyaret etmiş olsaydı ( belki de etmiştir) Hağio ünvanını uygun görecekmıydın?

Sevgiler

sayın h.alibaba,

hacı sıfatlamasının halkın arasında bir kullanım olduğunu açıkladım size.. bunu benim vermediğimide söyledim.. böyle bir kullanım vardı bende kullandım, yanlış olabilir size göre saygı duyarım buna itirazım yok ki siz beni yargılamaya başladınız :)

daha detaylı açıklamayı sayın Kazım Balaban yapmış zaten.. kendisine teşekkür ederim..

h.alibaba
18-04-2009, 08:46 AM
sayın h.alibaba,

hacı sıfatlamasının halkın arasında bir kullanım olduğunu açıkladım size.. bunu benim vermediğimide söyledim.. böyle bir kullanım vardı bende kullandım, yanlış olabilir size göre saygı duyarım buna itirazım yok ki siz beni yargılamaya başladınız :)

daha detaylı açıklamayı sayın Kazım Balaban yapmış zaten.. kendisine teşekkür ederim..


Sevgili Astokomlu,
Bir konu açmışsın ve tartışıyoruz. Ne seni, ne de başka birini yargılama hevesinde değilim. Fakat yolumuza ters olan söylemleri hiçbir zaman onaylamam. Ve siz de lütfen onay vermeyin ricasında bulunuyorum.

Seni yargılıyorum kanaati Sn. Kazım Balabanın, bakın üstüne fazla giderseniz havlu atar söyleminden kaynaklanıyor. Ben Alevi gençlerin havlu atacaklarına inanmam. Alevi gençleri “dönen dönsün ben dönmezem yolumda” şiarıyla donanımlıdırlar. Havlu atacaklar söylemi Alevi gençlerine güvensizliktir.

Sevgili Astokomlu, Alevi Pirlerinin Hacı ünvanına ihtiyacı olmadığı gibi, Aleviliğin de yeni heyecanlar yaratabilecek Evliyalara ihtiyacı yoktur. Büyüklerimiz mekanı belli olan ve mekanı belli olmayan evliyalara dua ederdi, medet umardı. Deme ki Alevilikte evliya çoktur. Hiç kimsenin belli belirsiz hesapları doğrultusunda evliya senaryosu yazmaya hakkı yoktur diye düşünüyorum.

Umarım Sn. Kazım Balaban kendisine sorduklarımın yanıtını da verir.

Sevgiler

astokomlu
18-04-2009, 09:30 AM
Sevgili Astokomlu,
Bir konu açmışsın ve tartışıyoruz. Ne seni, ne de başka birini yargılama hevesinde değilim. Fakat yolumuza ters olan söylemleri hiçbir zaman onaylamam. Ve siz de lütfen onay vermeyin ricasında bulunuyorum.

Seni yargılıyorum kanaati Sn. Kazım Balabanın, bakın üstüne fazla giderseniz havlu atar söyleminden kaynaklanıyor. Ben Alevi gençlerin havlu atacaklarına inanmam. Alevi gençleri “dönen dönsün ben dönmezem yolumda” şiarıyla donanımlıdırlar. Havlu atacaklar söylemi Alevi gençlerine güvensizliktir.

Sevgili Astokomlu, Alevi Pirlerinin Hacı ünvanına ihtiyacı olmadığı gibi, Aleviliğin de yeni heyecanlar yaratabilecek Evliyalara ihtiyacı yoktur. Büyüklerimiz mekanı belli olan ve mekanı belli olmayan evliyalara dua ederdi, medet umardı. Deme ki Alevilikte evliya çoktur. Hiç kimsenin belli belirsiz hesapları doğrultusunda evliya senaryosu yazmaya hakkı yoktur diye düşünüyorum.

Umarım Sn. Kazım Balaban kendisine sorduklarımın yanıtını da verir.

Sevgiler

Ben havlu atmıyorum :) ben herhangi birşeyden de çekinmiyorum..

Hasan Efendi yeni var olan bir evliya değildir.. Yada yeni bilinen biri değildir..

sevgiler..

Kazım Balaban
18-04-2009, 10:42 AM
Değerli Can

Bir terimde anlaşalım ki sohbetin bir anlamı olsun. Siz bilgemisiniz yoksa turap mı? Veya Aleviliğin hangi kapısından konuşuyorsunuz?
Çünkü bütün açıklamalaran sonra ''Sizin çizdiğiniz Evliya tiplemesi halk arasında divane olarak bilinir ve bu tiplerin de kültürümüzde varlığı ve saygınlığı bilinendir. Ama bu saygınlık hiçbir zaman Evliya sıfatını yüklemez'' gibi çok iddialı bir söz söylüyorsunuz. Uzun uzun açıkladık. Başköylü Hasan Efendi divane değil, Evliyadır. siz bunu bile önemsemeden tanımlamanıza devam ediyorsunuz. Bahsettiğim paye bu fakirin ona hediyesi veya kişisel fikri değildir. Onu yakından tanıyan Onbinlerce insanının ortak kanaatidir. O halde söylemlerimizi ona göre dizayn edelim. Söylediklerinizde ısrar ederseniz yazışmanın bir anlamı kalmaz ve ben bırakırım.
Divane tanımlamasına giren size bu bölgeden 20 tane isim sayabilirim. Örneğin Deli Aziz, İbrahim Dede, Tacim Dede... vs. Efendi onlardan değildir ve burada yaşayan herkes bu farkı bilir.
Sorularınıza gelince
-Efendinin diğer Dedelerden farkı varmı?
-Elbette var. Hayatta olan Dedeleri kast ederek söylüyorum. Diğer tüm Dedeler, bilginler, arifler bir yana, Başköylü Hasan Efendinin yeri ayrıdır. Halk önce ona bakar, onu dinler. kast ettiğim budur. İzzettin Doğan Dede veya başka Dedeler, Alevilik veya bilim konusunda çok isabetli hizmetler yapmış olabilirler. Uluslararası ödüller, Dünyevi önemli Makamlara layık olabilirler. Ancak bunların hiç biri Hakk ile Hakk olmayı başarmış bir Başköylü Hasan Efendinin makamı ile kıyaslanamaz. Başköylü Hasan Efendi ''Hastalandığınızda doktora gidin'' derdi. Kendisi de muhakkak gitmiştir. Bu insanların dünyevi hizmetleri kendi alanında elbette takdir edilecektir. Ancak bu hizmetler insanı Hakikat kapısına götürmemişse ve bizde 4 Kapı 40 Makama inanıyorsak ne ne yapacağımız bellidir.
Size bir örnek.
Aleviliğin tanınmasında en büyük hizmetlerde bulunan yazarlardan biri Halil Öztoprak'tır. Hasan Efendi onun çalışmalarını çok takdir ettiği için çevresindekilere '' Ona Halil Kuran'i deyin'' diye telkinde bulunmuştur. Zaman zaman müsbet bilimler konusunda fikir aykırıkları yaşadığını çok iyi biliyorum. Ancak gerek Halil Öztoprak'ın kendisi, gerekse halk Öztoprak gibi değerli bir şahsiyeti Efendi ile kıyaslama ihtiyacı duymamış, Efendinin yeri her zaman farklı olmuştur.
Diğer bir özellik de şudur. Evliya olmak öyle kendiliğinden olan bir şey değildir. Bu desturla alınan ve devredilen bir olgu olsa gerek. Efendiye destur veren de 193o başlarında jandarma tarafından vurularak şehit edilen Sinemili İbrahim Dede adlı bir Uludur. Efendinin kendi deyimi ile ''Mühür verdiği ve bundan böyle sen, sensin. Artık hiç bir ziyaretten nasip almana gerek yoktur'' anlamında sözlerle rüşdü ispatlanmış bir Uludur. Son 50 yılda böyle mühürlü başka Evliyalara raslamadık. (en azından bu fakir bilmiyor) Ancak keramet gösteren, tabirleri doğru çıkan, nefesleri himmet dolu çok sayıda Dede vardır ve hepsine de saygı duyar, değer verir ve önemserim. Ama dediğim gibi Başköylü Hasan Efendinin yeri bir başkadır.
Diğer sorunuz.
-''Hasan Efendi ile diğer Evliyalar aralarında bir benzerlik varmı?
-Bunu bilemem. Çünkü şahsen tanıdığım başka Evliya yoktur. Ancak benim gözümde Hasan Efendi Bir Hace(ı) Bektaş Veli, bir Pir Sultan Abdal, bir Fuzuli ölçütlerinde bir Evliyadır. Hace(ı) Bektaş Veli, Pir Sultan ABdal vs. nasıl henüz tam bilinmiyorsa Efendinin de bilinmezleri var. Araşırarak, öğrenerek ama en önemlisi bir Mürşidden destur alıp Hizmet ederek bulunduğumuz Kapıyı yüceltebilir ve orada başka özelliklerini keşfedebiliriz. Ancak normal Dedeler için söylediğim ''Efendinin yeri başka'' tanımını Evliyalar için yapamam. Bu benim haddimi aşar. Ben ancak söz konusu Evliyalardan Himmet bekler, niyazda bulunabilirim. Makamım onlardan üst değil ki ''Şu daha çalışkan, diğeri daha becerikli, falancası daha iyi. vs'' tanımında bulunayım. Ben ancak nasip olursa tıpkı Yunus'un yaptığı gibi o Evliyaların eşiğine yüz sürmeye aday olabilirim.
Umarım Efendi ile ilgili bu bilgiler yeterlidir. Daha fazlası için tavsiyem şudur. Bir lokmanızı alır ve müsait bir tarihte Başköy'e gelir onu yakından tanıyanlardan dinlersiniz. Haberimiz olursa size yardımcı olacak, tanıtmada kolaylık sağlayacak insanların adresini de verebilirim. Yazın giderseniz zaten türbesinde yıllardır hizmet veren ve sağlığında kendisinden çok şeyler öğrenen Kamber adlı bir canımız var. O da size şevk ile anlatır.
Aşk ile
Fakir

h.alibaba
19-04-2009, 01:08 AM
Sn. Kazım Balaban,
“Siz bilgemisiniz yoksa turap mı? Veya Aleviliğin hangi kapısından konuşuyorsunuz?” diye soru yöneltmişsiniz. Bu soruyu hangi anlamda yönelttiğiniz belirsiz olduğu için cevapsız bırakmak zorundayım.

“Uzun uzun açıkladık. Başköylü Hasan Efendi divane değil, Evliyadır.” demekle divane olmaktan çıkıp Evliya makamına erişemez. Evliya olması için yeniden yazdıklarınızı Evliya kriterleriyle ele almanız gerekir. Yeniden bir yazı kaleme almalısınız, divane görüntüsünü kaldırıp, Evliya doneleriyle donatmanız gerekir. Amaç divaneyi Evliya göstermekse onu da ayrıca belirtmeniz gerekir.

“Onu yakından tanıyan Onbinlerce insanının ortak kanaatidir.” derken de bana biraz abartılı geldi. Hasan Efendiyle ilgili en geniş tanıtımlarda bulunan sizsiniz. İnternet sitelerindeki on binleri kast ediyorsan vay halimize derim. Sokakta birkaç kişiye sordunuz mu Hasan Efendi kimdir diye? Hasan Efendiyi tanıtım yazılarında açığa kavuşturmadığınız bir özelik ise Hasan Efendinin şeceresidir. Bu bilgi benim için değil, okurların yanlış bilgi edinmemesi için önemlidir. Hasan Efendi kimdir? Hangi ocaktandır? Pir midir? Rayber mıdır? Rayber ise kimden el almıştır? Mürşidi, Piri kimdir? Hangi ocağa bağlıdır. Vs. çoğaltabiliriz. Hasan Efendinin şu anki konumu için bunlar gerekli bilgilerdir.

“. Söylediklerinizde ısrar ederseniz yazışmanın bir anlamı kalmaz ve ben bırakırım.” diyorsun. Bu durumda ne yapmalıyım? Çaresiz dediklerinizi doğru kabul etmekten başka anlam çıkmaz değilmi? Halbuki yazdıklarınızın doğruluğunu kanıtlamak zorunda olduğunun bilincinde olan biri olarak, zora gelince havlu atığını düşünmelimiyim?

“Evliya olmak öyle kendiliğinden olan bir şey değildir. Bu desturla alınan ve devredilen bir olgu olsa gerek.” diyorsun da, varmı böyle bir örnek. Evliya olanlar kimden destur almış, kim himmet etmiş? Bir fikrin vardır herhalde? Evliyalar Hakk ile bir olmuş, Hakk yolunda ateşe girenlerdir. Türbelerde, Dergahlarda nefsini terbiye edip çile çekmeye çalışanlar değildir. Lütfen tanımları tekrar gözden geçirin.

“İzzettin Doğan Dede veya başka Dedeler, Alevilik veya bilim konusunda çok isabetli hizmetler yapmış olabilirler. Uluslararası ödüller, Dünyevi önemli Makamlara layık olabilirler. Ancak bunların hiç biri Hakk ile Hakk olmayı başarmış bir Başköylü Hasan Efendinin makamı ile kıyaslanamaz.” Diyorsun, ve ben bu ifadeni bir öz eleştirin olarak kabul ediyorum. Başka bir yazınızda İzzettin Doğanı Mürşit makamına oturtmuştunuz. Bu kıyaslamayla bir anlamda hatanızı telefi ediyor sayılırsınız.

“Efendinin de bilinmezleri var. Araşırarak, öğrenerek ama en önemlisi bir Mürşidden destur alıp Hizmet ederek bulunduğumuz Kapıyı yüceltebilir ve orada başka özelliklerini keşfedebiliriz.” Derken de, Hasan Efendinin kapısını yüceltmek için bir misyon yüklendiğinizi anlıyorum. Tanım olarak “Kapı” Rayberlik kapısıdır biliyorsun. Peki Hasan Efendiye hangi Pir el vermiştir. Rayberlik makamına nail olmuştur.

''Efendinin yeri başka'' tanımını Evliyalar için yapamam. Bu benim haddimi aşar. Ben ancak söz konusu Evliyalardan Himmet bekler, niyazda bulunabilirim. Makamım onlardan üst değil ki” diyorsun. Artık karar vermelisin, bir taraftan Hasan Efendiyi Evliyalar üstü olarak değerlendiriyorsun, diğer tarafta Hasan Efendiyi diğer evliyalarla aynı şekilde tanımlamam diyorsun. Evliyanın Tanımını yeniden yapacak halimiz yoktur. Ya Hasan Efendi Evliyadır, ya da değildir. Evliyanın büyüğü küçüğü olmaz. Hakk için, Hakk ile bir olmuş, Hakk için ateşe giren zat Evliyadır.

“Bir lokmanızı alır ve müsait bir tarihte Başköy'e gelir onu yakından tanıyanlardan dinlersiniz. Haberimiz olursa size yardımcı olacak, tanıtmada kolaylık sağlayacak insanların adresini de verebilirim. Yazın giderseniz zaten türbesinde yıllardır hizmet veren ve sağlığında kendisinden çok şeyler öğrenen Kamber adlı bir canımız var. O da size şevk ile anlatır.”Diyorsunuz ve esas amaçta belli oluyor. Bu noktada fazla yoruma gerek duymuyorum. Sizin Başköyle ilgili Dergah turizimciliği hesabı yaptığınız kanaatindeyim.

Sevgiler

Kazım Balaban
19-04-2009, 01:51 AM
“Bir lokmanızı alır ve müsait bir tarihte Başköy'e gelir onu yakından tanıyanlardan dinlersiniz. Haberimiz olursa size yardımcı olacak, tanıtmada kolaylık sağlayacak insanların adresini de verebilirim. Yazın giderseniz zaten türbesinde yıllardır hizmet veren ve sağlığında kendisinden çok şeyler öğrenen Kamber adlı bir canımız var. O da size şevk ile anlatır.”Diyorsunuz ve esas amaçta belli oluyor. Bu noktada fazla yoruma gerek duymuyorum. Sizin Başköyle ilgili Dergah turizimciliği hesabı yaptığınız kanaatindeyim.


Sn. H.alibaba
Yukarıda ki sözleri sizin mesajınızdan aldım.

Sizin Alevilik anlayışınıza hayran kaldım. Ve ileri görüşlülüğünüz karşısında da şapkamı çıkarıyor ve ''Eyvallah'' diyorum. Diğer söylediklerinizi bir yana bırakalım ama özellikle şu son cümleniz ne büyük bir deha içeriyor değil mi?
Doğrudur. Ben Viyana'da yaşıyorum ve Başköye Dergâh Turizmi hesabı içindeyim. Sağolun. Varolun.
Sonunda bana da havlu attırdınız ya...!
Hay siz çok yaşayın emi....!

Fakir

nakson
19-04-2009, 02:36 AM
ben iki Sefer gittim,insaallah tekrar kismet olur gitmek...

h.alibaba
19-04-2009, 03:10 AM
ben iki Sefer gittim,insaallah tekrar kismet olur gitmek...

Tebrik ederim. Gitmek istiyen herkesi de şimdiden tebrik ederim. Bu değerler bizim değerlerimizdir. Kendi değerlerimize biz sahip çıkmasak kim sahip çıkacak?

Ama lütfen kendi değerlerimizi hurefalarla karıştırmayalım. Gerçek neyse odur. Dedeler taliplerine uzun yollar katedip giderlerdi. Taliplerin kendi değerlerine sahip çıkma duygusuyla Hasan Efendiye gitmesi kadar güzel ne olabir.

Sevgiler

h.alibaba
19-04-2009, 04:06 AM
Sn. Kazım Balaban,
Ne kadar alaycı bir edayla şapka çıkardığını söylesen de, doğruları onamak için ahrazların dili bile açılır. Yüksek sesle doğrudur derler. Yazar olduğunuzu iddia ediyorsun hep yanlış yazmakla meşkulsunuz. Eleştiri alınca da alınganlık gösteriyorsunuz.

Eski yazarlıkla, yeni yazarlık birbirine benzemiyor. Eskide bir kitap yazan alternatif yokluğundan çekip köşesinde otururdu. Siz dahil, bu günkü yazarların işi biraz zor. İnternet alternatifi var karşısında hemen tepki vermektedir. Bütün yazarlar ince eleyip sık dokumalıdırlar. Bir söylerken bin düşünmelidirler. Ben diyince doğrudur devri çoktan kapandı.

Viyanada oluşunuz buradaki bir amaca hizmet ettiğinizin önünde engel değildir. Doğru değerlendirmeleri kim yaparsa destek alacaktır. Yanlış değerlendirmeler de hep tepki almak zorundadır. Bu değerlendirmeleri yaptığınızda bir yazar olarak tepki alabileceğinizi de hesaba katmışınızdır.

Hasan Efendi Evliyadır, Hacıdır demekle olmuyor. Ben dedim ne de güzel dedim, gelin dediğimi onaylayın diye bir şey varmı? Her diyenin dediği doğru olsa, hayat yaşanmaz olur. Alevilik, her doğrudur diyen söylemi doğru kabul etmez.

Sevgiler

kral çıplak
19-04-2009, 04:36 AM
Sayın Kazım Balaban,

Öncelikle araştırmacı yazar kimliğinizle bizlere vermeye çalıştığınız değerli bilgilere teşekkür ederim.

Fakat her nedense,
bendeki bilgi eksikliğineden mi? ki bunu hemen baştan kabul ediyorum,
yoksa algılama eksikliğnden mi? buda kabulümdür,
veya inanç eksikliğinden mi? burası tartışılır!!
hernedense hiçbir şekilde aramızda bir konsensüs sağlayamıyorum,
özellikle bazı konulardaki ısrarcı tutumunuz nedeniyle sizi anlamakta zorluk çekiyorum,
en başta şu var,
sizin son dönem Alevi önderleri!!! ile ilgili tanımlamalarınıza denk gelen kişiler konusunda özenle verdiğiniz üç isim var, kendinizce ulvi değerler yüklemişsiniz,
ve hemde Alevilerin büyük çoğunluğu tarafından aynı değerin verildiğini söylüyorsunuz, bu konuda şimdilik haklı olduğunuzu kabul ederim,
mesela bu kişiler H. Öztoprak, İ. Doğan ve bunların en yücesi olarakta Başköylü
Hacı Hasan Efendiyi gösteriyorsunuz,
ben bu üç zat-ı muhtereme baktığımda üçününde aynı görüşte olduğundan başka bir farkları olduğunu görmüyorum,
H. Öztoprak yaşarken " Kur-an-dan Alevilik çıratrmak " gibi fuzuli bir gayret içerisinde olmaktan başka bir şeyini göremiyorum,
İ. DOĞAN-ın hali zaten ortada, hakkında fazla söze gerek olduğunu düşünmüyorum,
Başköylü Hacı Hasan Efendiye gelince,
siz bu büyüğümüzü hepsinin üstüne çıkartmışsınız ama,
ben diğer iki zat ile aralarında bir fark göremiyorum,
bence Hasan efendi kafası oldukça karışık birisi,
Alevilere verdiği öğütlerden bunu anlamak oldukça kolay,
zaman olmuş Allah-a kafa tutmuş,
zaman olmuş kendince Müslüman olmaya çalışmış,
zaman olmuş Düzgün Baba ziyaretine saldırmış,
yeri gelmiş pasaport alıp hacca gitmiş,
yeri gelmiş kadınlara örtünmeyi tavsiye etmiş
zaman olmuş yine Aleviliğin ince noktalarına değinmiş,
yani böylece tam bir kafa karışıklığı içinde olan bir insan,
bunun dışında ne gibi bir özelliği olduğunu doğrusu ben bir türlü anlayamadım.

Saygılarımla.

Kral ÇIPLAK

tosunoglu
19-04-2009, 10:00 AM
Sayin arkadaslar burada tam iki saatdir topigi okuyorum fakat hayretler icinde kaldim malesef israrla HASAN EFENDIYI karalama cabalari gormekdeyim.

HASAN EFENDIYI elbetdeki sokakta yuruyen bir insana sorma geregi duymam ben 42 yasindayim zati muhterem beni kundakta iken gormus ben anamdan babamdan dinledim benim anam babam gibi nice on binler tanimis zati muhteremi.

Sayin astakomlu sizlere acik adres vermis ozellikle turkiyede yasayan canlar zahmet buyurup baskoye giderseniz gercekleri o bolgede yasayan canlardan dinlersiniz.

HASAN EFENDIYI kalkip divanelerle bir tutmak arastirma zahmetine katlanmadan klavye uzerinden bir takim iddialarda bulunmak alevilige ne derece yakisiyor?

Haci heso hacca evet gitmisdir ama astakomlu can ve sayin balaban can gerekli aciklamayi yaptigi halde israrla anlamamazlikdan gelmeniz bende bu konuda art niyetli oldugunuz imaji yaratdi malesef . biraz arastirma geregi duyarsaniz neden gittigini bulursunuz.

Ben sahsen turkiyeye adim atayim yemin ettim ilk isim evime gitmeden zati muhteremi ziyarete gidecegim bir gecede kapisinin onunde yatacagim ben istanbulda kalmama ragmen istanbul aktarmali erzuruma gecip olmeden HASAN EFENDIYE niyaz olucam.

Allah eyvallah...

12 imamlar yardimciniz ola....

cemgil
19-04-2009, 03:18 PM
siz Bir Profitmisiniz????????

Fukara-i Abdal
19-04-2009, 09:49 PM
Gevherin geçmeyen yerde
Satma dostum kerem eyle
Lal taşını çay taşına
Katma dostum kerem eyle

Gördün bir yerde aşina
Her ne dersen öz başına
Yol taşını yol kuşuna
Atma dostum kerem eyle

Gördünse bir yerde rakip
Neylersin yüzüne bakıp
Münkiri katara çekip
Yetme dostum kerem eyle

Hatayi`yim çağırır ere
Dünya böyle gelmiş zira
Arif okun abes yere
Atma dostum kerem eyle

Herkes Araştırmacı olmuş Baş Köylü Hasan Efendi HAkkında konuşuyor.

Peki bu konuşanların kaç tanesi ARAŞTIRMA yapmış gitmiş Hasan Efendi'yi Ziyaret Eylemiş

Dİkkat ediyorum Polemikten gayri Hiç bir şey Yok !
Ya Varsa birilerinin elinde ispat yazsın ,Ama Boş Laf Gevelemeyin ,

Başköylü Hasan Efendi'yi Bilen Zatlardan biri Baba Warwayidir.
Peki Warvayi diyorki kendi ağzından ''O Er'di Biz Onu anlayamadık ''

Alevi Dede'leri YALAN atarmı peki KERAMETİ olan Yalın Ayak Dede ve bir çok Talibi olan Tunceli'de Erzincan Da Saygın olan bir Dede.

ER olam ile EVLİYA olmak arasında ne fark vardır...

Peki ilk incö bir şunu araştırsınlar örneğin Karaca Ahmed Sultan Evliya idi ama Piri Gene Evliya Olan Hünkar Bektaşi Veli idi.

Evliyaların Makamları vardır bu Makamlar Kutbu'L Arifin ,Gavs'il Vasilin ,Kutbu'L Aktap ,Kutbu'l Evliya, vb bir çok makamda bulunur Dervişleri ise Uyanık,;Divane,Aşık,Dede gibi isimler ile alınır Pir Başköylü Hasan Efendin yaşayışı ile Alevilikte Bir ÖRNEK TEŞKİL eder.

Kerametleri ise Dilden dile aktarılmaktadır.Bunu isteyeyn Pir Evliya kabul eder İsteyen Kabul Etmez BAŞKÖYLÜ HASAN EFENDİ nin ise bunların hiç önemi yoktur Çünki O HAK olmak HAK ile Aşine Olmak Derecesinde olduğu için Böyle basit şeyler ile uğraşmaz kafasına bile Takmayacağını düşünüyorum ..

Bir Zatı Evliya yada Er yada Pir diyerek anılmasını sağlayan TALİPLERİ ve İnsanlardır.Ama O Zatın umrunda değildir Onun Amacı HAKK'tır.

Pir'a Bağlı olup Yola Aşkını sunan Canlara Allah eyvallah

Aşk ile

astokomlu
20-04-2009, 05:25 AM
Sizin Başköyle ilgili Dergah turizimciliği hesabı yaptığınız kanaatindeyim.



Şu ifadeyi ne yaşınıza nede birikiminize yakıştırdım..

Yani bilmeden yazdığınızı o kadar belli ettiniz ki..

Buradan anlaşılıyor ki bu bölge ile ilgili hiçbirşey bilmiyorsunuz..

Dergahın üzerinin kapatılması için bile ne emekler harcandığınız bilmiyorsunuz..

Sonra da kalkıp Dergah turizmciliği gibi çirkin bir yakıştırma yapıyorsunuz..

sizin mantığınızla gidersek Alevi Erlerinin türbelerinin bulunduğu ve ziyaret edelen yerlerin hepsinde bir çıkar var..

Beyfendi lütfen efendiyi daha iy öğrenin, gidin türbesini görün nedir ne değildir orada yıllardır hizmet edenlere sorun..

Sonra ortada ne varsa görün..

Böye bilmeden insanları birşeylerle suçlamak, ve buna Efendi gib bir zatı alet etmek ayıptır..

Efendiyi evliya kabul edin demiyor kimse.. İnanın demiyor.. Ama inananlara gönül bağlayanlarada lütfen böyle çirkin ifadelerle yaklaşmayın..

h.alibaba
20-04-2009, 07:54 AM
Şu ifadeyi ne yaşınıza nede birikiminize yakıştırdım..

Yani bilmeden yazdığınızı o kadar belli ettiniz ki..

Buradan anlaşılıyor ki bu bölge ile ilgili hiçbirşey bilmiyorsunuz..

Dergahın üzerinin kapatılması için bile ne emekler harcandığınız bilmiyorsunuz..

Sonra da kalkıp Dergah turizmciliği gibi çirkin bir yakıştırma yapıyorsunuz..

sizin mantığınızla gidersek Alevi Erlerinin türbelerinin bulunduğu ve ziyaret edelen yerlerin hepsinde bir çıkar var..

Beyfendi lütfen efendiyi daha iy öğrenin, gidin türbesini görün nedir ne değildir orada yıllardır hizmet edenlere sorun..

Sonra ortada ne varsa görün..

Böye bilmeden insanları birşeylerle suçlamak, ve buna Efendi gib bir zatı alet etmek ayıptır..

Efendiyi evliya kabul edin demiyor kimse.. İnanın demiyor.. Ama inananlara gönül bağlayanlarada lütfen böyle çirkin ifadelerle yaklaşmayın..

Sevgili Astakomlu,
Bizim gençler havlu atmaz dedim, fakat saldırgan olur demedim. Konu açmışsın. Senin açtığın konuyu irdelerken tepkin epeyce sert. Bu gösterdiğin sert tepki niyetinle uyuşmamaktadır.

O bölgeyi anlatmaya kalkarsam belki de seninle yakın akraba çıkarız. Neyse kimseye faydası olmayacağı için anlatmaya gerek yoktur.

Sn. Kazım Balabanın tanımladığı bir Hasan Efendi var. Benim değinmeye çalıştığım konu budur. Diyorum ki, ifade ettiğin Hasan Efendi Evliya olamaz, o bir divanedir. Hasan Efendiyle ilgili araştırma yapan ve yazı kaleme alan Sn. Balabandır.

Sn. Balabanın, vereceği cevap iki de bir Başköye gidersen görürsün olmamalıdır. Giden insanların mutlaka bir izlenimi olur. Merek eden ve inanan da Başköye gider. Haydi Başköye demenin bir anlamı yoktur. Hem Hasan Efendiyi divane göstereceksin, hem de Evliyadır diyip inanmasan Başköye gidersin diyeceksin.

Ben bu durumda derim ki, arkadaş sen bu işin turizmiyle ilgilisin. Bana verilmesi gereken cevap olmalıdır. Turizm işiyle ilgilenmek, ticaret yapmak suç değil ve kötü bir şeyde değildir. Ama amacını gizleyip, inanç ve duygulardan faydalanmanın hesabını yapmak hoş karşılanmaz. Bana verilecek cevap, bu konuda bir özel hesapların olmadığı yönünde inandırıcı bir açıklamadır. Ama maalesef.

Bir broşir yazıp hazırlayacaksın, arkasında bildiri yayınlayarak broşiri yayinlamayacağım diyeceksin ve devamında başka sitelerde bu broşiri yayına sokacaksın. Biraz da olsa tutarlılık gerekmiyor mu? Bu durumda Düzgün Babaya mı Evliya diyelim, yoksa Sn. Balabanın kalemiyle Düzgün Babaya hakaretler yağdıran Hasan Efendiye mi?

Ağzında küfür, hakaret olan ve kem söz sahibi bir evliya biliyormusunuz? Yoksa bu soruyu sormam hatalımı?

Sevgiler

astokomlu
20-04-2009, 09:04 AM
Sevgili Astakomlu,
Bizim gençler havlu atmaz dedim, fakat saldırgan olur demedim. Konu açmışsın. Senin açtığın konuyu irdelerken tepkin epeyce sert. Bu gösterdiğin sert tepki niyetinle uyuşmamaktadır.

O bölgeyi anlatmaya kalkarsam belki de seninle yakın akraba çıkarız. Neyse kimseye faydası olmayacağı için anlatmaya gerek yoktur.

Sn. Kazım Balabanın tanımladığı bir Hasan Efendi var. Benim değinmeye çalıştığım konu budur. Diyorum ki, ifade ettiğin Hasan Efendi Evliya olamaz, o bir divanedir. Hasan Efendiyle ilgili araştırma yapan ve yazı kaleme alan Sn. Balabandır.

Sn. Balabanın, vereceği cevap iki de bir Başköye gidersen görürsün olmamalıdır. Giden insanların mutlaka bir izlenimi olur. Merek eden ve inanan da Başköye gider. Haydi Başköye demenin bir anlamı yoktur. Hem Hasan Efendiyi divane göstereceksin, hem de Evliyadır diyip inanmasan Başköye gidersin diyeceksin.

Ben bu durumda derim ki, arkadaş sen bu işin turizmiyle ilgilisin. Bana verilmesi gereken cevap olmalıdır. Turizm işiyle ilgilenmek, ticaret yapmak suç değil ve kötü bir şeyde değildir. Ama amacını gizleyip, inanç ve duygulardan faydalanmanın hesabını yapmak hoş karşılanmaz. Bana verilecek cevap, bu konuda bir özel hesapların olmadığı yönünde inandırıcı bir açıklamadır. Ama maalesef.

Bir broşir yazıp hazırlayacaksın, arkasında bildiri yayınlayarak broşiri yayinlamayacağım diyeceksin ve devamında başka sitelerde bu broşiri yayına sokacaksın. Biraz da olsa tutarlılık gerekmiyor mu? Bu durumda Düzgün Babaya mı Evliya diyelim, yoksa Sn. Balabanın kalemiyle Düzgün Babaya hakaretler yağdıran Hasan Efendiye mi?

Ağzında küfür, hakaret olan ve kem söz sahibi bir evliya biliyormusunuz? Yoksa bu soruyu sormam hatalımı?

Sevgiler

sizin birilerinin evliya olamayacağını söylemeniz için birkere o vasıfları taşıyıp, onların kerametlerini yok etmiş olmanı lazım..

mesela siz evliya olamaz diyorsunuz.. Büyük Dedem Kızılbel Seyyidlerinden Hazır Dede onu veli olarak tanımlarmış, kendi dedemde öyle tanımlar..

Bu durumda ben dedelerime mi inanayım size mi ?

Ayrıca efendinin kerametlerini anlatan, yada onun bir veli olduğunu söyleyen sadece sayın Balaban değil.. Bu bölgede binlerce insan bulursunuz.. Ve onu daha iy tanımak için size en net kaynak veriliyor.. Çayırlı ilçesi Başköy köyü.. onun yetiştirdiklerini, yarenlerinide bir dinleyin hele..

Siz hiç mi ömrünüz de dedenize, babanıza sitem etmediniz ? Veliliklerini görmeyelim,Düzgün Baba ile Hasan Efendi birkere aynı soydan.. Bunu bilmeyecek kadar cahilmiydi acaba efendi..

Düzgün Baba'ya evliya diyenlerde türbe ticareti yapıyorlar o zaman..

Hacı Bektaş Dergahını koruyanlarda..

Abdal Musa Dergahını, Hubyar Dergahını koruyanlarda..

Pir Sultan anma törenleri düzenleyenlerde..

Bu mantıkla çıkarsak birtane bile türbe olmamalı ortalıkta..

Erzincan Ulalar Beldesinde Aziz Baba türbesi vardır.. Kimine göre Ermiştir, kimine göre delidir..

Kim ermiş, kim veli, kim deli, kim divane.. Var mı net birşekilde bu değildir diyen ? Tanımadan, bilmeden, okumadan, görmeden ?

Kullandığınız tabirler yakışmıyor..

İmamın kimde olduğunu kim bilir..

Diyor ya ozan ;

Bende küfür sende imana neyler..

mursaloğlu
20-04-2009, 09:49 AM
sizin birilerinin evliya olamayacağını söylemeniz için birkere o vasıfları taşıyıp, onların kerametlerini yok etmiş olmanı lazım..

mesela siz evliya olamaz diyorsunuz.. Büyük Dedem Kızılbel Seyyidlerinden Hazır Dede onu veli olarak tanımlarmış, kendi dedemde öyle tanımlar..

Bu durumda ben dedelerime mi inanayım size mi ?

Ayrıca efendinin kerametlerini anlatan, yada onun bir veli olduğunu söyleyen sadece sayın Balaban değil.. Bu bölgede binlerce insan bulursunuz.. Ve onu daha iy tanımak için size en net kaynak veriliyor.. Çayırlı ilçesi Başköy köyü.. onun yetiştirdiklerini, yarenlerinide bir dinleyin hele..

Siz hiç mi ömrünüz de dedenize, babanıza sitem etmediniz ? Veliliklerini görmeyelim,Düzgün Baba ile Hasan Efendi birkere aynı soydan.. Bunu bilmeyecek kadar cahilmiydi acaba efendi..

Düzgün Baba'ya evliya diyenlerde türbe ticareti yapıyorlar o zaman..

Hacı Bektaş Dergahını koruyanlarda..

Abdal Musa Dergahını, Hubyar Dergahını koruyanlarda..

Pir Sultan anma törenleri düzenleyenlerde..

Bu mantıkla çıkarsak birtane bile türbe olmamalı ortalıkta..

Erzincan Ulalar Beldesinde Aziz Baba türbesi vardır.. Kimine göre Ermiştir, kimine göre delidir..

Kim ermiş, kim veli, kim deli, kim divane.. Var mı net birşekilde bu değildir diyen ? Tanımadan, bilmeden, okumadan, görmeden ?

Kullandığınız tabirler yakışmıyor..

İmamın kimde olduğunu kim bilir..

Diyor ya ozan ;

Bende küfür sende imana neyler..


Sevgili astakomlu.

Güzel bir yere değinmişsin ve başköylü hasan efendinin evliya yada eren olduğunu söylemişsin. ve inanıyorum ki o çevrede yaşayan inançlı kişilerde bu tezinizi tastikliyorlar.

Aslında bu konuyu tartışmaya açmanı gereksiz buluyorum.

Başköylü hasan efendi evliyamı evliya.

İnanan inanır inanmıyan inanmaz. Kaldı ki Allaha inanmıyanlarda var bu sitede şimdi Allahın varlığını isbatlamaya mı çalışacaksın.
Bırak başköylü hasan efendi kendisini müdafa edecektir.

Kuranda bir ayet vardır bilirsiniz.

Onları ölü sanırlar onlar ölü değildirler der.

Evliyalarda ölü değildir onlar ölü sanırlar.

kral çıplak
20-04-2009, 11:10 AM
Sevgili astakomlu.

Güzel bir yere değinmişsin ve baköylü hasan efendinin evliya yada eren olduğunu söylemişsin. ve inanıyorum ki o çevrede yaşayan inançlı kişilerde bu tezinizi tastikliyorlar.

Aslında bu konuyu tartışmaya açmanı gereksiz buluyorum.

Başköylü hasan efendi evliyamı evliya.

İnanan inanır inanmıyan inanmaz. Kaldı ki Allaha inanmıyanlarda var bu sitede şimdi Allahın varlığını isbatlamaya mı çalışacaksın.
Bırak başköylü hasan efendi kendisini müdafa edecektir.

Kuranda bir ayet vardır bilirsiniz.

Onları ölü sanırlar onlar ölü değildirler der.

Evliyalarda ölü değildir onlar ölü sanırlar.



Sn.Mursalolğlu;

Tespitiniz doğru,
bu sitede Allah-a inanmayanlar var,
ve bunların başında gelenlerden biri de benim,
şimdi size cevap yazmaya çalışırken bir yandanda sağlık durumunuzu düşünüyorum ve üzmemeye çalışıyorum,
sağlıklı uzun ömür geçirmenizi istiyorum,
aynı zamanda şunu da düşünüyorum,
inandığınız Allah-ınızın sizi benim kadar düşündüğünü de sanmıyorum,
en iyisi siz bu anlamsız sevgiden vazgeçin,
zira sizin sevginiz tamamiyle platonik,
sanırım huri hesabı içerisindesiniz,
kusura bakmayın eğer öyle birşey gerçekleşecek olursa,
size düşecek olan cehennemin en dip tarafındaki zebaniler olacaktır.

Saygılarımla

Kral ÇIPLAK

mursaloğlu
20-04-2009, 11:24 AM
Sn.Mursalolğlu;

Tespitiniz doğru,
bu sitede Allah-a inanmayanlar var,
ve bunların başında gelenlerden biri de benim,
şimdi size cevap yazmaya çalışırken bir yandanda sağlık durumunuzu düşünüyorum ve üzmemeye çalışıyorum,
sağlıklı uzun ömür geçirmenizi istiyorum,
aynı zamanda şunu da düşünüyorum,
inandığınız Allah-ınızın sizi benim kadar düşündüğünü de sanmıyorum,
en iyisi siz bu anlamsız sevgiden vazgeçin,
zira sizin sevginiz tamamiyle platonik,
sanırım huri hesabı içerisindesiniz,
kusura bakmayın eğer öyle birşey gerçekleşecek olursa,
size düşecek olan cehennemin en dip tarafındaki zebaniler olacaktır.

Saygılarımla

Kral ÇIPLAK


sevgili çıplak kıral. ben cevap yazmayı düşünmüyordum ama beni mecbur ettin iyi ki sağlığımı düşünmüşsün. ya sağlığımı düşünmeseydin ne yapardın. benim huri melek hesabım olduğunu ne biliyorsun sen münnecimmisin yoksa. cehennem de beni ilgilendirmiyor ben ölümden de korkmuyorum. gideceğim yer hiç önemli değil tasa etme
Evet benimkisi plotanik bir aşk. ben seviyorum oda bana yetiyor.

Ben Allaha inanmıyanlar var derken hiç bir aşaığlama hakaret unsuru kullandım mı kaldı ki kimin neye inandığı da beni ilgilendirmiyor ben sadece bir saptama yaptım.

Ne kimseye kötü bir şey söyledim nede aşağılama var sense sağlığımı düşünerek cehennemde yanmamı temenni etmişsin benim üşüdüğümü sana kim söyledi. münnecim efendi.

İnancına gelince neye inanırsan inan o senin sorunun ben yine diyorum Ateist olmuş. sünni olmuş hindu olmuş benim ilgi alanım içinde değil. herkes istediğine inansın bana ne ben yine söylüyorum bir saptama yaptım ve ateistler için kötü bir şey demedim ki. sen bunları yazmışsın. gerçekten yazmak taraftarı değilim seninle polemiğe girmeyeceğim.
Bense sana güzel bir yaşam diliyorum. gerisi sana kalmış

Hidayet Coban
20-04-2009, 12:27 PM
Kral Ciplak Can!
Sen! Saygisizligi Ön Plana Alarak Cok! Cok! Kraldan Cok! Kral Olursun..
Sözde Mursaloglu'Canima ,Yürekten Saglik Temennileri Sunmak Degil,Bilakis Hançerlemek Için Dilekte Bulunmak..
Kaldiki Inançsiz Olmak,Veya Ataist Olmak Dahi Saygi Temelinde Inançli Bir Durusu Gerektirir..(Dinsizde Olsan)
Inançlara Hakaretin Sana Kazandiracagi Sadece Saygisizlik Olur...
Sanirim $u Ho$ Görüsüzlügünle Hiç Bir Duru$u Ifade Edemez,Yada Temsil Edemezsin..
Dedim Ya! Cok! Cok! Kraldan Cok! Kral Olursun, Kral Ciplak Can!

Her $eyden Önce Saygi De!

Saygi Ve Sevgilerimle..

h.alibaba
20-04-2009, 09:36 PM
sizin birilerinin evliya olamayacağını söylemeniz için birkere o vasıfları taşıyıp, onların kerametlerini yok etmiş olmanı lazım..

mesela siz evliya olamaz diyorsunuz.. Büyük Dedem Kızılbel Seyyidlerinden Hazır Dede onu veli olarak tanımlarmış, kendi dedemde öyle tanımlar..

Bu durumda ben dedelerime mi inanayım size mi ?

Ayrıca efendinin kerametlerini anlatan, yada onun bir veli olduğunu söyleyen sadece sayın Balaban değil.. Bu bölgede binlerce insan bulursunuz.. Ve onu daha iy tanımak için size en net kaynak veriliyor.. Çayırlı ilçesi Başköy köyü.. onun yetiştirdiklerini, yarenlerinide bir dinleyin hele..

Siz hiç mi ömrünüz de dedenize, babanıza sitem etmediniz ? Veliliklerini görmeyelim,Düzgün Baba ile Hasan Efendi birkere aynı soydan.. Bunu bilmeyecek kadar cahilmiydi acaba efendi..

Düzgün Baba'ya evliya diyenlerde türbe ticareti yapıyorlar o zaman..

Hacı Bektaş Dergahını koruyanlarda..

Abdal Musa Dergahını, Hubyar Dergahını koruyanlarda..

Pir Sultan anma törenleri düzenleyenlerde..

Bu mantıkla çıkarsak birtane bile türbe olmamalı ortalıkta..

Erzincan Ulalar Beldesinde Aziz Baba türbesi vardır.. Kimine göre Ermiştir, kimine göre delidir..

Kim ermiş, kim veli, kim deli, kim divane.. Var mı net birşekilde bu değildir diyen ? Tanımadan, bilmeden, okumadan, görmeden ?

Kullandığınız tabirler yakışmıyor..

İmamın kimde olduğunu kim bilir..

Diyor ya ozan ;

Bende küfür sende imana neyler..


Sevgili Astokomlu,

“mesela siz evliya olamaz diyorsunuz..” Dediğimi diyorsun. Ben Hasan Efendi evliya olmaz veya olamaz demedim. Sn. Balaban bazı tespitler yapmış, o tespitlere göre Hasan Efendi Evliya olmaz, divane olur diyorum. Çağları aşıp günümüze gelen Evliya saygınlığına gölge düşürmeye kimsenin hakkı yoktur sanırım. Amaç divaneleri evliyalarla aynı kategoride göstermekse diyeceğim çok şey olur. Hiçbir Evliyanın divane tiplemesi olmaz.

“Ve onu daha iy tanımak için size en net kaynak veriliyor.. Çayırlı ilçesi Başköy köyü.. onun yetiştirdiklerini, yarenlerinide bir dinleyin hele..” diyorsun. Sevgili Astokomlu, o mıntıkayı iyi bilirim, anlatırsam belki akraba çıkarız dedim, fakat sana bildiğimi anlatmaya çalışayım. Gelengeç köyünde Seyit Haydar 1987 yılında hakka yürüdü, babamın dayısının oğludur ve öz halamın kocasıdır. O bölgenin çok iyi tanınan, sevilen sayılan insanıdır. Çocukları Erzincanın içinde oturmaktadırlar. Erzincanın yeni belediye seçimleri ne oldu bilmiyorum, ama bir önceki dönem Belediye Başkanı benim köylüm ve çocukluk arkadaşımdır. Şu anda köylülerim, teyzelerim, dayı ve teyze çocukları yoğun bir şekilde Erzincanda ve civarında ikamet etmektedirler. Artık saadete gelelim de ne demek istediğime cevap verirseniz sevinirim.


“Siz hiç mi ömrünüz de dedenize, babanıza sitem etmediniz ?” diyosun. Kim olursa olsun, babasına, dedesine sitem ve isyan durumunda ise, o kişi daha Hakk ile Hakk olamamış, Hakkın sırrına varamamış demektir. Hakk ile Hakk olamamış, Hakkın sırrına varamamış ve Hakk uğrunda canında olmamış biri Evliya olamaz. Ehli Beytin hesabını sormak için Hacca gitmekle Evliya olunmaz. Alevilerin Evliya tanımlaması Hacca gitmekle ve Ziyaretlere saldırıyla tanıtmakla değildir.


“Kullandığınız tabirler yakışmıyor..” diyorsun. Sevgili Astokomlu, benim kullandığım tabirlerde yergimi var, sövgü, hakaret mi var? Yakışmayan hangi tabiri kulandım?

Sevgiler

h.alibaba
20-04-2009, 09:55 PM
Sevgili astakomlu.

Güzel bir yere değinmişsin ve başköylü hasan efendinin evliya yada eren olduğunu söylemişsin. ve inanıyorum ki o çevrede yaşayan inançlı kişilerde bu tezinizi tastikliyorlar.

Aslında bu konuyu tartışmaya açmanı gereksiz buluyorum.

Başköylü hasan efendi evliyamı evliya.

İnanan inanır inanmıyan inanmaz. Kaldı ki Allaha inanmıyanlarda var bu sitede şimdi Allahın varlığını isbatlamaya mı çalışacaksın.
Bırak başköylü hasan efendi kendisini müdafa edecektir.

Kuranda bir ayet vardır bilirsiniz.

Onları ölü sanırlar onlar ölü değildirler der.

Evliyalarda ölü değildir onlar ölü sanırlar.

Ters bir bakış açısıyla bakmak ancak Mursaloğluna has olsa gerek. Kim Evliyalar için ölü dedi de sen bu lafı ortaya attın? Ölecek olan hiç Evliya olur mu? Şairane ruhunla nasıl böyle yorumladın anlayamıyorum.

Sevgiler

mursaloğlu
21-04-2009, 10:09 AM
Sn.Mursalolğlu;

Tespitiniz doğru,
bu sitede Allah-a inanmayanlar var,
ve bunların başında gelenlerden biri de benim,
şimdi size cevap yazmaya çalışırken bir yandanda sağlık durumunuzu düşünüyorum ve üzmemeye çalışıyorum,
sağlıklı uzun ömür geçirmenizi istiyorum,
aynı zamanda şunu da düşünüyorum,
inandığınız Allah-ınızın sizi benim kadar düşündüğünü de sanmıyorum,
en iyisi siz bu anlamsız sevgiden vazgeçin,
zira sizin sevginiz tamamiyle platonik,
sanırım huri hesabı içerisindesiniz,
kusura bakmayın eğer öyle birşey gerçekleşecek olursa,
size düşecek olan cehennemin en dip tarafındaki zebaniler olacaktır.

Saygılarımla

Kral ÇIPLAK



Çaputsuz çulsuz Kralın birisi
Bana meskenini layık görmüşsün
Elbise giymeyen insan irisi
Bana meskenini layık görmüşsün

Plotonikmiş yaradana aşkım
Yoktur plotonik olsada aşkın
İnsanın biçaresi bire şaşkın
Bana meskenini layık görmüşsün

Cehennemde sevdiğimin kuyusu
Sanki zebaniler olur dayısı
Dini imanı bilmezin ayısı
Bana meskenini layık görmüşsün

İnanmaz Allaha Peygamber dine
Senin için Cennet ne Cehennem ne
Ben nereye gidiyorsam sana ne
Bana meskenini layık görmüşsün

Tarlada olan kavunun keleği
Görevli olmuşsun hesap meleği
İzan bilmez arabın dümbeleği
Beni meskenine layık görmüşsün

Bir müddet önce gittim geri geldim
Hem huriyi hem de gılmanı gördüm
Zebaniyi sen meskendemi gördün
Meskenini bana layık görmüşsün

Mursaloğlu kızma boş bir insana
Mezarına bir demet çiçek kona
Kendi gideceği ateşli sona
Meskenini bana layık görmüşsün

kral çıplak
21-04-2009, 10:24 AM
Kral Ciplak Can!
Sen! Saygisizligi Ön Plana Alarak Cok! Cok! Kraldan Cok! Kral Olursun..
Sözde Mursaloglu'Canima ,Yürekten Saglik Temennileri Sunmak Degil,Bilakis Hançerlemek Için Dilekte Bulunmak..
Kaldiki Inançsiz Olmak,Veya Ataist Olmak Dahi Saygi Temelinde Inançli Bir Durusu Gerektirir..(Dinsizde Olsan)
Inançlara Hakaretin Sana Kazandiracagi Sadece Saygisizlik Olur...
Sanirim $u Ho$ Görüsüzlügünle Hiç Bir Duru$u Ifade Edemez,Yada Temsil Edemezsin..
Dedim Ya! Cok! Cok! Kraldan Cok! Kral Olursun, Kral Ciplak Can!

Her $eyden Önce Saygi De!

Saygi Ve Sevgilerimle..



Hidayet Çoban can;

Uyarınız üzerine yazmış olduğum yazıyı tekrardan okudum,
kusura bakmayın dediğiniz anlama gelecek yani " saygısızlık sayılabilecek bir cümlemi bulamadım,
ayrıca ben kasıtlı olarak,
veya cümle arasında kurnazca bir gönderme bulamadım,
hele hele arkadan hançerlemek gibi bir yaklaşımım hiç olmadı,
bütün bunlar sizin önyargılı yaklaşımınızdan kaynaklanmaktadır.

Beni kral-dan çok kral-cı olmakla suçlarken,
aslında kendinizi tarif ettiğinizin farkında bile değilsiniz,
ben sayın Mursaloğluna yönelik oldukça espirili bir yazı yazdım,
normaldirki kendisi buna bir cevap verebilecek yeterliliğe sahipken,
siz onun yerine cevap vererek bu kral örneğine uygun bir duruma düşmüş oldunuz, yoksa benim hangi ifademden bu sonuca vardığınızı açıklamak zorundasınız, ben kime arka çıktım da veya hangi kral-a yağcılık yaptımda siz bu sonuca vardınız.

Saygılarımla

Kral ÇIPLAK

kral çıplak
21-04-2009, 10:59 AM
Çaputsuz çulsuz Kralın birisi
Bana meskenini layık görmüşsün
Elbise giymeyen insan irisi
Bana meskenini layık görmüşsün

Plotonikmiş yaradana aşkım
Yoktur plotonik olsada aşkın
İnsanın biçaresi bire şaşkın
Bana meskenini layık görmüşsün

Cehennemde sevdiğimin kuyusu
Sanki zebaniler olur dayısı
Dini imanı bilmezin ayısı
Bana meskenini layık görmüşsün

İnanmaz Allaha Peygamber dine
Senin için Cennet ne Cehennem ne
Ben nereye gidiyorsam sana ne
Bana meskenini layık görmüşsün

Tarlada olan kavunun keleği
Görevli olmuşsun hesap meleği
İzan bilmez arabın dümbeleği
Beni meskenine layık görmüşsün

Bir müddet önce gittim geri geldim
Hem huriyi hem de gılmanı gördüm
Zebaniyi sen meskendemi gördün
Meskenini bana layık görmüşsün

Mursaloğlu kızma boş bir insana
Mezarına bir demet çiçek kona
Kendi gideceği ateşli sona
Meskenini bana layık görmüşsün



Mursaloğlu abicim;

Süper yazmışsın, eline yüreğine sağlık
benimde bazı şiirimsi denemelerim oldu,
ama yukarıdaki vecizeleri okuduğumda,
inanınki bana çok fazla geldiğini söyleyebilirim,
bu bir doğal yetenek olsa gerek,
doğa anamızın size bir lütfu olsa gerek,

Fakat bu güzelim yeteneği olumlu yönde kullanmamış olmanız,
sizin açınızdan bir olumsuzluktur,
size şiirle vede sizin yazdığınız estetikte cevap verme şansım varmı şu an için bilemiyorum,
pekte emin değilim,
fakat deneyeceğim,
becerebilirsem buraya koyarım.

Şiirinizde şahsıma atfen yazdıklarınızdan bazılarına cevap vermeye çalışacağım,
sizin inandığınızı söylediğiniz dini,
sizden kat be kat iyi bildiğime eminim,
sizin gibi hayalen yarattığım bir güce aşık olacak saflıkta olamam,
üstelik inandığınızı iddia ettiğiniz tanrıyı hiç tanımadığınızda açıkça sırıtıyor,
yoksa bile bile O na şirk koşmazdınız,
bilmeniz gerekir ki bir insan müşrik ise cennete gitmesi mümkün değildir,
zebaniler dayısımı olur? amcası mı olur ben karışmam,
ben sizin tanrınıza ve dininize inanmadığıma göre O na karşı hiçbir hesap verme durumum da olamaz,
çünkü ben ALEVİYİM,
Aleviler Allah-a ve İslam-a inanmazlar,
ancak ve ancak sizin gibi şaşkınlar böyle şeylere inanırlar,
bir insan hem Alevi ve hemde Müslüman olamaz,
ikisi bir arada olamaz,
böyle bir şeyi ancak sizin gibi asimile olmuş insanlar savunabilir.
Ben AYI olmayı Alevi İslamcı olmaya yeğlerim,
içinde hüri ve gılman isteği olmayan birinin Müslümanlıkla ne işi olabilir ki?
üstelik te görüp gelmişsiniz,
size iyi eğlenceler dileyecektim ama ne yazık ki o tarafa gitme şansın zerre kadar yok, çünkü siz bir MÜŞRİK-siniz.
bunuda sırf sizi kızdırmak için yazmıyorum,
ne yazık ki işin gerçeği bu,
yoksa Mursaloğlu abimin cennet-e gitmesini neden istemeyeyim ki.

Saygılarımla


Kral ÇIPLAK

astokomlu
21-04-2009, 11:12 AM
Sevgili astakomlu.

Güzel bir yere değinmişsin ve başköylü hasan efendinin evliya yada eren olduğunu söylemişsin. ve inanıyorum ki o çevrede yaşayan inançlı kişilerde bu tezinizi tastikliyorlar.

Aslında bu konuyu tartışmaya açmanı gereksiz buluyorum.

Başköylü hasan efendi evliyamı evliya.

İnanan inanır inanmıyan inanmaz. Kaldı ki Allaha inanmıyanlarda var bu sitede şimdi Allahın varlığını isbatlamaya mı çalışacaksın.
Bırak başköylü hasan efendi kendisini müdafa edecektir.

Kuranda bir ayet vardır bilirsiniz.

Onları ölü sanırlar onlar ölü değildirler der.

Evliyalarda ölü değildir onlar ölü sanırlar.

Bende öyle yapıyorum sayun mursaloğlu..

Hidayet Coban
21-04-2009, 01:12 PM
Ben Dostumu Savunmakla Kralci Olduysam Ne Mutlu Bana..
Kendini Savunmaktan Aciz Olmadigini Pekala Anlami$sindir Herhal..
Ben Dostumun Arkasindan Lafta Attirmam,Lafta Söyletmem Cûnkü O! Dost Benim Yüregimin Krali..
Buna Kraldan Cok Kral Denmez..
Buna Can! Denir,Canan Denir...
Ön Yargili Asil Sn Kral...
Sen Niye Inançsizlar Adina,Ataisler Adina Konustun,..
Konuyu Saptirmak,polemik Ustasi Oldugun Pekte Belli Ama Nafile..
Ön Yargiymi$..Hangi Ön Yargi...
Yoksa Acaba $u Sözünemi ;
""BEN ALEVIYIM,ALEVILER ALLAH_A VE ISLAM_A INANMAZLAR""
Ön Yargi Demelisin...
Kraldan Cok Kral Olmak...
Sen Iyi Dü$ün Genede..
Dost Savunmasinin Kralcilik Olamayacagini Anlamalisin..
Bence $u Yukarda Yazdigin Sözüne Kar$ilik,Nafile...
Sen Anlamazsin..
Bu Ön Yargi Filan Degil Açik Ve Seçik...
Tekrar Ediyorum Önce Saygi De!

Saygi ve Sevgilerimle...

mursaloğlu
21-04-2009, 06:38 PM
Mursaloğlu abicim;

Süper yazmışsın, eline yüreğine sağlık
benimde bazı şiirimsi denemelerim oldu,
ama yukarıdaki vecizeleri okuduğumda,
inanınki bana çok fazla geldiğini söyleyebilirim,
bu bir doğal yetenek olsa gerek,
doğa anamızın size bir lütfu olsa gerek,

Fakat bu güzelim yeteneği olumlu yönde kullanmamış olmanız,
sizin açınızdan bir olumsuzluktur,
size şiirle vede sizin yazdığınız estetikte cevap verme şansım varmı şu an için bilemiyorum,
pekte emin değilim,
fakat deneyeceğim,
becerebilirsem buraya koyarım.

Şiirinizde şahsıma atfen yazdıklarınızdan bazılarına cevap vermeye çalışacağım,
sizin inandığınızı söylediğiniz dini,
sizden kat be kat iyi bildiğime eminim,
sizin gibi hayalen yarattığım bir güce aşık olacak saflıkta olamam,
üstelik inandığınızı iddia ettiğiniz tanrıyı hiç tanımadığınızda açıkça sırıtıyor,
yoksa bile bile O na şirk koşmazdınız,
bilmeniz gerekir ki bir insan müşrik ise cennete gitmesi mümkün değildir,
zebaniler dayısımı olur? amcası mı olur ben karışmam,
ben sizin tanrınıza ve dininize inanmadığıma göre O na karşı hiçbir hesap verme durumum da olamaz,
çünkü ben ALEVİYİM,
Aleviler Allah-a ve İslam-a inanmazlar,
ancak ve ancak sizin gibi şaşkınlar böyle şeylere inanırlar,
bir insan hem Alevi ve hemde Müslüman olamaz,
ikisi bir arada olamaz,
böyle bir şeyi ancak sizin gibi asimile olmuş insanlar savunabilir.
Ben AYI olmayı Alevi İslamcı olmaya yeğlerim,
içinde hüri ve gılman isteği olmayan birinin Müslümanlıkla ne işi olabilir ki?
üstelik te görüp gelmişsiniz,
size iyi eğlenceler dileyecektim ama ne yazık ki o tarafa gitme şansın zerre kadar yok, çünkü siz bir MÜŞRİK-siniz.
bunuda sırf sizi kızdırmak için yazmıyorum,
ne yazık ki işin gerçeği bu,
yoksa Mursaloğlu abimin cennet-e gitmesini neden istemeyeyim ki.

Saygılarımla


Kral ÇIPLAK

Ben yazmammaya çalışıyorum yazdıkcada rahatsız oluyorum fakat sen ısrarla beni yazmaya teşvik ediyorsun.
Hani kuranda yazar ya şeytanlar cinlerden de olur insanlardan da sen herhalde insanın şeytanlarındansın. ki beni yorup tekrar hasta edip bir an önce öbür tarafa göndereceksin. ve kurtulacaksın.
Biliyorsun ki Alevi inancında devriye de var ve gitsemde her seferinde geri geleceğim. ben insan olarak sende iblis olarak geleceksin.

Ben şirk koşuyormuşum.Sen şirki falan ne bilirsin ki dinin yok Allahın yok (BU CÜMLELER ŞAHSINADIR DİĞER ATEİSTLERİ TENZİH EDERİM) BİRDE ALEVİYİM DİYORSUN.SEN KİM ALEVİ OLMAK KİM SEN ALEVİYİM DİYORSAN ALEVİLERİN YÜZ KARASISIN.

BİRAZ DELİKANLI OL BEN İNANÇSIZIM DE VE TÜM İNANÇLARA KARŞI TAVRINI KO VE KENDİ KİMLİĞİNLE ÇIK ORTAYA EĞER SEN ALEVİ İSEN BUNCA ALEVİ NEDİR BAK MERAK ETTİM İŞTE.

sayın kendini akıllı sanan kişi nikinden bile belli sen aptal bir kralsın. ki halkın içinde çıblak dolaşacak kadar aptal. bir çocuğun uyarmasına ihtiyaç duyacak kadar aptal. Şimdi de çıkmış akıl vermeye kalkıyorsun.

Neyse polomiği fazla uzatmak istemiyorum. bu arada diğer inançsız dostlarıda istemeden kırmak istemem nasıl benim inancım bana hassa .onların inançsızlığıda onlara has .yalnız senin ki biraz bulaşık sağa sola çamur atıyorsun.
Neyse yeri göğü otu iti yaratan tanrıya seni havale ediyorum.o neyi iyi bilirse onu yapsın.
Benim fikrimi ve niyetimi sorarsan Allah sana acısın ve .insanlar içine bir insan olarak salsın ve tüm günahlarını af etsin.

Ne yazarsan yaz cevap yok. üstüne başına bir şey giyde öyle cemaat içine gel.
Çıplak kıralmısın ne sin?....
not:
Benim cennet cehennem korkum yok Eğer Alevi olsan bilirsin ki Aleviler önce hesaplarını burda insanlar önünde verirler ve hep bir insan olarak yaşamaya çalışırlar ama sen ne bileceksin?...

Ama yeni bir yol kurmak başka şey hak yolu olan Aleviliğe sahip çıkmaya çalışmak başka şey. olsa olsa ŞEYTNca bir olan olabilir.

h.alibaba
21-04-2009, 08:25 PM
Boşuna dememişler "akıl yaşta değil baştadır." Anlatacak bir şeyiniz yoksa bari sesiz kalın. Taş yerinde ağır gelir. Şu gencecik insanlara iyi örnek olmaya çalışın, okuyanlar kimin ne kadar doğru olduğu kararını verebilirler. Zahmet etmeye gerek yoktur.

Sevgiler

kral çıplak
22-04-2009, 07:47 AM
Ben yazmammaya çalışıyorum yazdıkcada rahatsız oluyorum fakat sen ısrarla beni yazmaya teşvik ediyorsun.
Hani kuranda yazar ya şeytanlar cinlerden de olur insanlardan da sen herhalde insanın şeytanlarındansın. ki beni yorup tekrar hasta edip bir an önce öbür tarafa göndereceksin. ve kurtulacaksın.
Biliyorsun ki Alevi inancında devriye de var ve gitsemde her seferinde geri geleceğim. ben insan olarak sende iblis olarak geleceksin.

Ben şirk koşuyormuşum.Sen şirki falan ne bilirsin ki dinin yok Allahın yok (BU CÜMLELER ŞAHSINADIR DİĞER ATEİSTLERİ TENZİH EDERİM) BİRDE ALEVİYİM DİYORSUN.SEN KİM ALEVİ OLMAK KİM SEN ALEVİYİM DİYORSAN ALEVİLERİN YÜZ KARASISIN.

BİRAZ DELİKANLI OL BEN İNANÇSIZIM DE VE TÜM İNANÇLARA KARŞI TAVRINI KO VE KENDİ KİMLİĞİNLE ÇIK ORTAYA EĞER SEN ALEVİ İSEN BUNCA ALEVİ NEDİR BAK MERAK ETTİM İŞTE.

sayın kendini akıllı sanan kişi nikinden bile belli sen aptal bir kralsın. ki halkın içinde çıblak dolaşacak kadar aptal. bir çocuğun uyarmasına ihtiyaç duyacak kadar aptal. Şimdi de çıkmış akıl vermeye kalkıyorsun.

Neyse polomiği fazla uzatmak istemiyorum. bu arada diğer inançsız dostlarıda istemeden kırmak istemem nasıl benim inancım bana hassa .onların inançsızlığıda onlara has .yalnız senin ki biraz bulaşık sağa sola çamur atıyorsun.
Neyse yeri göğü otu iti yaratan tanrıya seni havale ediyorum.o neyi iyi bilirse onu yapsın.
Benim fikrimi ve niyetimi sorarsan Allah sana acısın ve .insanlar içine bir insan olarak salsın ve tüm günahlarını af etsin.

Ne yazarsan yaz cevap yok. üstüne başına bir şey giyde öyle cemaat içine gel.
Çıplak kıralmısın ne sin?....
not:
Benim cennet cehennem korkum yok Eğer Alevi olsan bilirsin ki Aleviler önce hesaplarını burda insanlar önünde verirler ve hep bir insan olarak yaşamaya çalışırlar ama sen ne bileceksin?...

Ama yeni bir yol kurmak başka şey hak yolu olan Aleviliğe sahip çıkmaya çalışmak başka şey. olsa olsa ŞEYTNca bir olan olabilir.




Değerli Mursaloğlu abiciğim ve yaveri;


Cehalet ikinize hakk vergisi
Nadana yakışır ellemen gitsin
Mutlusunuz belli yalan dolandan
Nadana yakışır ellemen gitsin

Takılmışlar ucube bir söyleme
Ne mutlu ki o cenneti görene
Hurisiz gılmansız sanki virane
Nadana yakışır ellemen gitsin

Allah Allah deyi göz yaşın döker
Cenneti a-la-dan bir meken diler
Bilmez ki nedir kıyamet ne mahşer
Nadana yakışır ellemen gitsin

Gitmişte görmüşmüş huri gılmanı
Nereye böyle hey cahil cühela
Rüyanda görürsün ancak orayı
Nadana yakışır ellemen gitsin

Senki Alevi Müslümanım dersin
Bilki tanrına karşı şirk edersin
Böylece ancak taun-a gidersin
Nadana yakışır ellemen gitsin

Bilseydiniz nedir Allah Muhammed
Korkudan getirirdiniz nedamet
Müşrik-lere düşmez zerrece rahmet
Nadana yakışır ellemen gitsin

Devriye dediğin yoktur İslamda
Ne akıl var ne mantık kelamında
Yandıkça yanacaksınız gayyada
Nadana yakışır ellemen gitsin

İnancım yok Allah ile Kur-an-a
Hesap vermem asla size ve O na
İstemem yinede düşmen sanala
Nadana yakışır ellemen gitsin

Kral ÇIPLAK nikim sen anlamazsın
Çıplak kral ile karıştırırsın
Üstelik birde şairlik yaparsın
Nadana yakışır ellemen gitsin.


Saygılarımla


Kral ÇIPLAK.
22-04-2009
......................

mursaloğlu
22-04-2009, 10:24 AM
Değerli Mursaloğlu abiciğim ve yaveri;


Cehalet ikinize hakk vergisi
Nadana yakışır ellemen gitsin
Mutlusunuz belli yalan dolandan
Nadana yakışır ellemen gitsin

Takılmışlar ucube bir söyleme
Ne mutlu ki o cenneti görene
Hurisiz gılmansız sanki virane
Nadana yakışır ellemen gitsin

Allah Allah deyi göz yaşın döker
Cenneti a-la-dan bir meken diler
Bilmez ki nedir kıyamet ne mahşer
Nadana yakışır ellemen gitsin

Gitmişte görmüşmüş huri gılmanı
Nereye böyle hey cahil cühela
Rüyanda görürsün ancak orayı
Nadana yakışır ellemen gitsin

Senki Alevi Müslümanım dersin
Bilki tanrına karşı şirk edersin
Böylece ancak taun-a gidersin
Nadana yakışır ellemen gitsin

Bilseydiniz nedir Allah Muhammed
Korkudan getirirdiniz nedamet
Müşrik-lere düşmez zerrece rahmet
Nadana yakışır ellemen gitsin

Devriye dediğin yoktur İslamda
Ne akıl var ne mantık kelamında
Yandıkça yanacaksınız gayyada
Nadana yakışır ellemen gitsin

İnancım yok Allah ile Kur-an-a
Hesap vermem asla size ve O na
İstemem yinede düşmen sanala
Nadana yakışır ellemen gitsin

Kral ÇIPLAK nikim sen anlamazsın
Çıplak kral ile karıştırırsın
Üstelik birde şairlik yaparsın
Nadana yakışır ellemen gitsin.


Saygılarımla


Kral ÇIPLAK.

Bak şairliğide becermişsin sayemde tam olmasada meramını anlatmışsın senin gibi bir dinsiz ve inançsız birisi az bile yazmış benim için senin her yazacağın şey kendin gibi boştur.
sana ve ekibine mutluluklar dilerim. nereye gidersen git istersen cehennemin dibine git ama benden uzak git senin gibi çoluk çocukla uğraşmamızı salık veriyor bak abilerin yazık ki ortada kalmışsınız ALLAH SİZİ İSLAH EDE.

aMACIM SANA SENİN GİBİ İNCE BİR GÖNDERME YAPTIM DİYE TATLIYA BAĞLAMAKTI AMA SEN BANA BABAMIN BİR SÖZÜNÜ HATIRLATTIN

OĞLUM DERDİ ÇİRKEFE TAŞ ATMA ÜSTÜNE SIÇRAR.

Kazım Balaban
22-04-2009, 11:12 AM
Canlar.
Alevilerin Cemlerde okudukları ve Semah döndükleri Düvazlardan birinde Şah Hatayi (Şah İsmail) şöyle söyler.
....
.....


ŞAH HATAYİ ’M VAKIF OLDUM
BEN BU SIRRIN ÖTESİNE.
HAKKI İNANDIRAMADIM.
ÖZÜ ÇÜRÜK ERVAHA

Fukara-i Abdal
22-04-2009, 11:26 AM
Se Se Se Sen gidi bilmeyen Demi,
Ha Ha Ha Hayırsız çekemez Gamı,
Do Do Do Doğrular Bilmeyen Hamı,
Neylesin bu Demi Halden Anlamaz,

.......

Hidayet Coban
22-04-2009, 11:43 AM
Boyundan Büyük Kendince Mi$lemi$
Gevezelik Senin Ruhuna I$lemi$
Yalanci Carkina Köpek Pislemi$
Be! Ula! Allahsiz Bu mu Marifet?


Agzinda Alayci Cok Bilmi$ Tavur
Hemde Kendi Imi$ Alevi Bo$ Savur
I$te Senin Gibi Saygisiz Gavur
Be! Ula! Allahsiz Bu mu Marifet?


Hidayet'im Uymasin $u Cahile
$air Senin Yüzsüz Yüzün Ne! Bile!
Demi$tim Adam Olmazsin Nafile
Be! Ula! Allahsiz Bumu Marifet?


Hidayet Coban
22/04/2009

Fukara-i Abdal
23-04-2009, 01:30 AM
Mursaloğlu abime ve yaverine;


Yaşım kırk yedi konuşmam boşuna
Beklemem gitsin herkesin hoşuna
Dokanırım yalancının tuşuna
Be hey Allaçılar bu ne gaflettir

Yalanla örülmüş her bir yanınız
Neşter vursak yeşil akar kanınız
Cennet sizin olsun sağ olasınız
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Allah kitap İslam sizin neyize
Yalan ile kimse çıkmaz temize
Fetullah hükmetmiş benliğinize
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

İslamıcı olmak Aleviye mi hak
Hele dön de şöyle kendine bir bak
Önce Alevi ol da ayağa kalk
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Fetullah müridi İzzettinullah
Alevi insana giydirdi kullah
Burda işiniz yok camiye yallah
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Alevi İslam diye uydurdu din
En büyük hocanız DOĞAN İzzettin
Bu yalana herkes kanar zannettin
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Devriyeniz tekrar tekrar yanmaktır
Delalet Alevi İslamcılıktır
Buna inanan külliyen düşkündür
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Allahsız kitapsızım gizlemiyom
Bu gerçeği zaten kendim söylüyom
Sizin gibi müşrikliğe koşmuyom
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Ne Alevi olmuşsun ne Müslüman
İnsanda olur biraz akıl mizan
Oluyonuz hem haksız hem de kızan
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Sözde inançsıza saygı duyarsın
Becersen bir kaşık suda boğarsın
Yetmezse kör kuyulara atarsın
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Alevi denmez size döneksiniz
OL nedenden ki bu cana hıcınız
Hafif gelirsiniz nerde hocanız
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir

Kral ÇIPLAK demeseydi bu garip
Ne dertlere olacaktık muzdarip
Çek özünü dara gerçeğe varıp
Be hey Allahçılar bu ne gaflettir.


Sinan IŞIK
23-04-2009
......................

Kral Çıplak Şiir yazmışsınız ama

Taşlama yaparken Kimler İzzettinci ?

İslamiyeti Aleviliğe yamayan İzettin Doğan mı ?

utanmazmısın sıkılmazmısın nedir ;?


Fuzuli Bağdat'ta yazdı Ali'den,
Pir Sultan Söylüyor hünkar Veli'den,
Nesimi Yüzüldü Aşkın Selinden,
Bunuda İzzettin den mi Bilelim

İkrar Verdin mi sen Dar huzurunda
Ölmeden Durdunmu Sen Mezarında,
Yedi Ulu gibi Hak nazarında,
Bunuda İzzettin den mi Bilelim,

Her Sene Kurban'ın Söyle Kesdinmi ,
GÖRGÜ ERKANI'Nda kendin Asdınmı,
Deli Poyraz Olup Pire Esdinmi
Bunuda İzzettin den mi Bilelim,

FUKARA Söylüyor İkrarsız Alevi,
Sensin O Kutupta Bahtsız Bedevi,
Yıkılır Bir günde Şeytanın Evi,
Bunuda İzzettin den mi Bilelim,


bizde Bir Laf Var İKRARI Olmayan GÖRGÜSÜNÜ görmeyen zat ALEVİ değildir....

Bağında Bülşbül Dururken
Kargalara Gül Sorarsın,

KARGA (ikrarsız)
GÜL (Yol)
Bülbül (pir)
Bağ (Hakikat )

Anlamazsın diye yazayım dedim !

Aydin Safak
23-04-2009, 03:20 AM
Bende öyle yapıyorum sayun mursaloğlu..


Sevgili Astokomlu.

Acmis oldugun Konu Basligina bakildiginda,
Gelinen asama ile birbirinden uzak
Kirici ve bir o kadarda Alevi edep ve erbab dan uzak bir yere vardik.
Bunun Birinci sorumlusu ben seni Görmekteyim.
Neden Dersen.
Konuyu acan Her Kimse
Burada O Divan Baskanliginida yapmali.
Yani Konunun disina Cikanlari hemen Uyarmali
Alevi Normlari icerisinde Bir de
Insanlari Saygiya Davet etmelidir.
Her Kim Olursa Olsun
Yada Kimden Baslamissa Baslasin
Ben yazilanlari okuyunca utanasim Geliyor.
Kusura Bakmayin
Belki Bazi arkadaslar Üzerlerine alina bilir.
Ama Ne yapayim Genel dogrularimizdir.
Birbirlerine hakaret edenler belki ayni köylü yada ayni sehirlidirler.
belkide akrabadirlar.
her neyse ne olursa olsun.
Ayni soydan
ayni kani tasiyan insanlarimiz
Soylarina bile Küfür edecek hale gelmisler.
Ne olur birakin bu dalasmayi.
Bakin Ben bu tartismayi neden biraktigimida söylemistim.
Gerceklerin Muhasebesini yapmada
Yada Gelen elestirilerin
Ahpap cavus iliskilendirmesine dayatildigi icin
bir daha yazmamayi gayret edindim.

Onun Icin Bu Tartismalarin buraya kadar gelmesinde
ve Tartismanin Özünden Saptirilmasinda
Astokomlu Canin Büyük hatasindan Kaynaklandigini söylemek Isterim.
Cünkü acmis oldugu Konuya Sonuc veremedi.
Saptiranlarida Uyarmaliydi.
Acaba Yaniliyormuyum.
Haa.
Az Daha Unutuyordum.
Söylemeden gecemiyecegim.
Birbirlerine hakaret vari söylemlerin altinada söyle bir yazi geciyor.

GELIN CANLAR BIR OLALIM !
Sizleri Düsünmeye davet ediyorum.

Saygilarimla.
Aydin Safak.

astokomlu
23-04-2009, 03:26 AM
Sevgili Astokomlu.

Acmis oldugun Konu Basligina bakildiginda,
Gelinen asama ile birbirinden uzak
Kirici ve bir o kadarda Alevi edep ve erbab dan uzak bir yere vardik.
Bunun Birinci sorumlusu ben seni Görmekteyim.
Neden Dersen.
Konuyu acan Her Kimse
Burada O Divan Baskanliginida yapmali.
Yani Konunun disina Cikanlari hemen Uyarmali
Alevi Normlari icerisinde Bir de
Insanlari Saygiya Davet etmelidir.
Her Kim Olursa Olsun
Yada Kimden Baslamissa Baslasin
Ben yazilanlari okuyunca utanasim Geliyor.
Kusura Bakmayin
Belki Bazi arkadaslar Üzerlerine alina bilir.
Ama Ne yapayim Genel dogrularimizdir.
Birbirlerine hakaret edenler belki ayni köylü yada ayni sehirlidirler.
belkide akrabadirlar.
her neyse ne olursa olsun.
Ayni soydan
ayni kani tasiyan insanlarimiz
Soylarina bile Küfür edecek hale gelmisler.
Ne olur birakin bu dalasmayi.
Bakin Ben bu tartismayi neden biraktigimida söylemistim.
Gerceklerin Muhasebesini yapmada
Yada Gelen elestirilerin
Ahpap cavus iliskilendirmesine dayatildigi icin
bir daha yazmamayi gayret edindim.

Onun Icin Bu Tartismalarin buraya kadar gelmesinde
ve Tartismanin Özünden Saptirilmasinda
Astokomlu Canin Büyük hatasindan Kaynaklandigini söylemek Isterim.
Cünkü acmis olduguKonuya Sonuc veremedi.
Saptiranlarida Uyarmaliydi.
Acaba Yaniliyormuyum.

Saygilarimla.
Aydin Safak.

teşekkürler sayın abim..

doğrudur.. kusur bendedir.. ben ana kaynağı gösterip görevimi yapmak istedim.. o kaynağı kabul etmeyip, araştırmadan, sormadan kem söz edenleri kendi vijdanları ile başbaşa bırakıyorum.. ne yapayım..

çoğu kırk yaşını geçkin insanlar.. kendileri kullandıkları cümleleri kabul ediyorlar, kendilerine yakıştırıyorlarsa elimden çokta birşey gelmiyor..

yine efendinin sözü durumu özetliyor ;

Karşınızdaki adamın size yaptığı küfür ve fenalığa sabredin. Sabreden insanlığını ispat etmiş demektir. Sabır etmeyen küfür etmiş gibi olur.

konu kapatılmıştır..