soreş
11-09-2006, 12:03 PM
Alevi-Tahtacılarda Müziğin İşlevi
Bu yazı, Alevi-Türkmen-Tahtacı kültüründe müziğin işlevini açıklamaya yöneliktir.
Yaşamımızda sözlü müzik yapıtlarının, davranışı düzenleme gücü ve etkisine karşın olarak; davranışın da müzik yapıtlarını düzenleme gücü ve etkisinin varlığını ortaya koymaktadır. Bir kültürde sözlü müzik ve sistem arasındaki denge ile dengesizliği çözümleme çalışmaları; temel felsefeyi, ses sistemini ve toplumun dil örgüsünü kavrayarak, yaşatma olanaklarını sağlayacaktır.
Kültür ↔ Müzik ilişkisi; insanın müziği tarihsel süreç içinde nasıl düzenlediği; nasıl yarattığı; nasıl algıladığı; nasıl davrandığı; dizileri nasıl işlediği; denge ile dengesizliğin etkisini belirleyebilecektir.
Türkülerle gömün beni
Samahlarla salın beni
diye vasiyet eden Alevilerde; sözlü müziğin ağırlıklı bir işlevi vardır. Yaşam biçimini, felsefesini ve ilkelerini benimseten; disiplin sağlayan bir araçtır. Cem, ölüm, Muharrem, hıdrellez gibi toplantılarda söylenen taşlama, ağıt, deyiş, nefes gibi eserlerde sözlü müziğin gücünü görebiliriz.
“Alevi-Bektaşi Müziği”, “Anadolu halkının dindışı müziği”, “Gizli Türk Halk Musikisi”, “Dinsel Tören Müziği” gibi hatalı adlandırmalar, müzik hakkında doyurucu bilgi vermeyen yanılgılara sürükleyebilmektedir.
Alevi kültürünün sözlü müziğinde, düvazimam, deyiş, miraçlama, mersiye, semah, nefes akla gelmektedir. Oysa bir kısmı müzikte kurulan semah oyununu ifade etmektedir. Ezgileri, hem davranışı oluşturmak hem de davranışı durdurmak gibi bir karakter taşır. Sözler, kuşkusuz birer simge olarak kullanılmaktadır. Sözlü müzik, tarihi olaylarla uygulamaları aktarma, öğretme ve bilinçlendirme ilkeleri benimsetmek için bir araçtır. Ezgi ve tartımsal yapı / tartımsal buyruk’un etkileme gücüyle ilke ve simgeleri beyne işlemektedir.
Sözün anlamı; oyun, söz ve müzik bütünleşmesiyle gizli bir anlatımda karşımıza çıkmaktadır. Öz anlam, Alevi-Türkmen-Tahtacı ilke ve simgelerini bilmekle kavranabilecektir.
Bu yazı, Alevi-Türkmen-Tahtacı kültüründe müziğin işlevini açıklamaya yöneliktir.
Yaşamımızda sözlü müzik yapıtlarının, davranışı düzenleme gücü ve etkisine karşın olarak; davranışın da müzik yapıtlarını düzenleme gücü ve etkisinin varlığını ortaya koymaktadır. Bir kültürde sözlü müzik ve sistem arasındaki denge ile dengesizliği çözümleme çalışmaları; temel felsefeyi, ses sistemini ve toplumun dil örgüsünü kavrayarak, yaşatma olanaklarını sağlayacaktır.
Kültür ↔ Müzik ilişkisi; insanın müziği tarihsel süreç içinde nasıl düzenlediği; nasıl yarattığı; nasıl algıladığı; nasıl davrandığı; dizileri nasıl işlediği; denge ile dengesizliğin etkisini belirleyebilecektir.
Türkülerle gömün beni
Samahlarla salın beni
diye vasiyet eden Alevilerde; sözlü müziğin ağırlıklı bir işlevi vardır. Yaşam biçimini, felsefesini ve ilkelerini benimseten; disiplin sağlayan bir araçtır. Cem, ölüm, Muharrem, hıdrellez gibi toplantılarda söylenen taşlama, ağıt, deyiş, nefes gibi eserlerde sözlü müziğin gücünü görebiliriz.
“Alevi-Bektaşi Müziği”, “Anadolu halkının dindışı müziği”, “Gizli Türk Halk Musikisi”, “Dinsel Tören Müziği” gibi hatalı adlandırmalar, müzik hakkında doyurucu bilgi vermeyen yanılgılara sürükleyebilmektedir.
Alevi kültürünün sözlü müziğinde, düvazimam, deyiş, miraçlama, mersiye, semah, nefes akla gelmektedir. Oysa bir kısmı müzikte kurulan semah oyununu ifade etmektedir. Ezgileri, hem davranışı oluşturmak hem de davranışı durdurmak gibi bir karakter taşır. Sözler, kuşkusuz birer simge olarak kullanılmaktadır. Sözlü müzik, tarihi olaylarla uygulamaları aktarma, öğretme ve bilinçlendirme ilkeleri benimsetmek için bir araçtır. Ezgi ve tartımsal yapı / tartımsal buyruk’un etkileme gücüyle ilke ve simgeleri beyne işlemektedir.
Sözün anlamı; oyun, söz ve müzik bütünleşmesiyle gizli bir anlatımda karşımıza çıkmaktadır. Öz anlam, Alevi-Türkmen-Tahtacı ilke ve simgelerini bilmekle kavranabilecektir.