Rojaazme
30-09-2006, 09:29 AM
http://www.blogcu.com
Alevilik dışardan kuşatılırken
Alevilik dışardan kuşatılırken ; Alevilerin Hızır paşaları da içerden bir bir kendilerini tarih sayfasına çıkartıyor..
Hollanda’ya toplanarak Şii ağırlıklı bir Alevilik tanımı yapabilmek için caba sarf edenler ve onlara destek verenler, Evlad-ı resul’üz deyip’te tek bir kuran sayfasını bile Arapça okuyup Arapça yazamayanlar, Bu sahte duruşla tarih bilgisinden de yoksun kişilerdir. Savundukları ile yasayışları birbirleriyle uyuşmayan çelişkilerle dolu insanlardır.
Anadolu topraklarında, gerek Selçuklu iktidarı, gerek Osmanlı imparatorluğunda var olan konuşma ve yazışma dili, Arapça-Farsça karışımı olan bir dil iken neden bu Evlad-ı resul’ler kendi dillerini unuttular. Kim onlara yasak koydu?
Osmanlı imparatorluğu Anadolu topraklarında Arapçayı yasaklamadı. Bugün kendilerine bizler Evlad-ı resul’üz diyenler, neden ana dillerini unuttular? Bu durumu bizim Evlad-ı resul’ler nasıl izah edebilirler.
Kendi dillerine, kendi değerlerine kendi soylarına ihanet edenlerin, biz İslam’ın özüyüz söylemleri ile ne denli örtüşürler. Dillerini neden çocuklarına öğretmediler?
Biz Evlad-ı resul’üz demek inandırıcılık açısından yeterli değildir. Sahtecilik ve tarihi bir bulanıklık söz konusudur.
Antakya, İskenderun, Hatay, bölgelerinde de Arap Alevileri yaşıyor. Bu insanların bir kısmı son 40 yıldır Avrupa’da geçimini temin ediyor. Kendi topraklarından uzakta olmalarına rağmen torunlarına bile kendi dilleri olan Arapçayı öğretiyorlar, unutmuyorlar, unutturmuyorlar…
Hollanda’da toplanan dedelerin kaç tanesi Arap soylu ve Evlad-ı resul. Kaç tanesi ana dilini konuşabiliyor? Kuran okuyup, Arapça yazabiliyor. Hem Derviş Beyaz’a bağlı olacaksın hem de Arap Evlad-ı resul olacaksın. Bizler algılama ve anlama kabiliyetini henüz yitirmedik. Sahtekarlığın bu kadarına da pes doğrusu
Alevilik dışardan kuşatılırken
Alevilik dışardan kuşatılırken ; Alevilerin Hızır paşaları da içerden bir bir kendilerini tarih sayfasına çıkartıyor..
Hollanda’ya toplanarak Şii ağırlıklı bir Alevilik tanımı yapabilmek için caba sarf edenler ve onlara destek verenler, Evlad-ı resul’üz deyip’te tek bir kuran sayfasını bile Arapça okuyup Arapça yazamayanlar, Bu sahte duruşla tarih bilgisinden de yoksun kişilerdir. Savundukları ile yasayışları birbirleriyle uyuşmayan çelişkilerle dolu insanlardır.
Anadolu topraklarında, gerek Selçuklu iktidarı, gerek Osmanlı imparatorluğunda var olan konuşma ve yazışma dili, Arapça-Farsça karışımı olan bir dil iken neden bu Evlad-ı resul’ler kendi dillerini unuttular. Kim onlara yasak koydu?
Osmanlı imparatorluğu Anadolu topraklarında Arapçayı yasaklamadı. Bugün kendilerine bizler Evlad-ı resul’üz diyenler, neden ana dillerini unuttular? Bu durumu bizim Evlad-ı resul’ler nasıl izah edebilirler.
Kendi dillerine, kendi değerlerine kendi soylarına ihanet edenlerin, biz İslam’ın özüyüz söylemleri ile ne denli örtüşürler. Dillerini neden çocuklarına öğretmediler?
Biz Evlad-ı resul’üz demek inandırıcılık açısından yeterli değildir. Sahtecilik ve tarihi bir bulanıklık söz konusudur.
Antakya, İskenderun, Hatay, bölgelerinde de Arap Alevileri yaşıyor. Bu insanların bir kısmı son 40 yıldır Avrupa’da geçimini temin ediyor. Kendi topraklarından uzakta olmalarına rağmen torunlarına bile kendi dilleri olan Arapçayı öğretiyorlar, unutmuyorlar, unutturmuyorlar…
Hollanda’da toplanan dedelerin kaç tanesi Arap soylu ve Evlad-ı resul. Kaç tanesi ana dilini konuşabiliyor? Kuran okuyup, Arapça yazabiliyor. Hem Derviş Beyaz’a bağlı olacaksın hem de Arap Evlad-ı resul olacaksın. Bizler algılama ve anlama kabiliyetini henüz yitirmedik. Sahtekarlığın bu kadarına da pes doğrusu