PDA

: Sarisaltik Ocaği


şafakçakır58
10-06-2007, 09:10 AM
Hozat-Ovacık yolu üzerinde, Derik köyü (Sarısaltık) yakınında, 2000 metre yükseklikte bir tepede, bir türbe içinde Sarı İsmail ve Sarı Sultan da denilen (Aynı yönde bk. Ali Kemali 1932: 192) Sarı Saltık yatmaktadir. Sarı Saltık Hakka yürüdüğünde yedi tabutta baş göstermiş. Sarı Saltık'ın Anadolu dışında da makamları bulunmaktadır. Eskiden Sarı Saltık ziyareti Dersim aşiretlerinin vicdanı durumundaydı. En büyük antlar onun başında içilir, aşiretler antlaşmalarını bu ziyaretin başında yaparlardı. Bu ziyaretin yakınında bulunan Karaca Köyü'nde bulunan seyitler Sarı Saltuk Ocagı dedeleridir.(44) Ancak eskiden göç etmiş ve Sivas, Erzincan gibi başka yerlere yerleşmiş bulunan Sarı Saltık Ocağı'na mensup dede aileleride bulunmaktadir. Gölpınarlı'ya göre Divrik Gürenlerli Köyü'nde de Sarı Saltuklu Dede aileleri vardır. (Gölpınarlı 1961: 45); Eskiden halk ağız ve göz hastalıkları için Sarı Saltık Dedelerine gelirlerdi.....Sarı Saltık'ın menkibevi yaşamına göre yedi tabutta baş gösterdiğine inanılır ve buna dayanarak da bir çok yerde makam ve türbelerinin olduğu söylenir. Bunların en tanınmışları Hozat'daki ziyaret ve Romanya Kaligra'da Babadağ'da bulunan Sarı Saltuk türbeleridir. Ayrıca son olarak Sivas Koyulhisar Bahçe Köyü Delmece yaylasında da bir Sarı Saltuk ziyareti bulunduğu söyleniyor.

KAYNAK: babaerdogan.org

İşte arkadaşlar bende sivas koyulhisar bahçeköylü olarak bu bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.

Köyümüzün sınırlarının en yüksek noktasında bulunan sarısaltık türbesi hersene halk tarafından ziyaret edilir.

bahçeköyü halkına göre;

Ziyaret halk tarafından belli bir günde yapılır. Ziyarette adak adayanlar kurban keserler.
Bu ziyarete ayrıca çevre köylerden´de misafirler davet edilir.
Bahçe köyü halkına göre Sarı saltık savaş sırasında şehit düşmüş
ve yedi ayrı tabutta farklı yerlere gömülmüştür.
Ayrıca ünlü türk halk müziği sanatçılarından Emre Saltıkta Sarı Saltık soyundan gelmektedir...


ve forum üyelerimizden SARISALTIK adlı kullanıcıdan aldığım bilgiler ise şöyle:

Sarısaltık;7 yerde türbesi,12 yerde makamı olduğu bilinen bir zattır.Türbeleri,Yugoslavya,Arnavutluk,Romanya,Kır klareli,İstanbul(rumeli feneri),Nigde(Bor) ve Diyarbakır'da bulunmaktadır.Makamı ise bunlarla birlite andığınız yerlerden tutunda Kırım'a kadar sair yerlerde mevcuttur.Kurban kesmek için ziyaretler en temiz yerler olarak kabul edilmiş ve maneviyatı yükseltmek maksadı ile atalarımız ziyaretleri tercih etmiş ve tavsiye etmişlerdir.

bilgilerinden dolayı SARISALTIK (alirıza SARISALTIK) adlı kullanıcıya çok teşekkür ediyorum.

MeLekk
04-11-2007, 11:22 PM
Bende erzincanlıyım ve sarısaltık ocağındanım:)
emeğine sağlık can paylaşımın için teşk.:)

umut yarınlarda
05-11-2007, 10:59 AM
paylaşımın için teşekkürler can...

Kamyoncu
29-11-2007, 11:03 AM
Nazimiye kıl köyden.teşekkürler

Nesin
20-01-2008, 11:48 AM
Anne tarafından Sarı Saltuk'luyum.:)

sazlı
24-01-2008, 07:35 AM
Saltuklular Adlı Kitap Üzerine Bir Değerlendirme

SALTUKLULAR ve Alevi Tarihi adlı kitabını zevkle ve bir nefeste okudum.
Kabul etmeliyim ki çok bilgi edindim. Titiz, ciddi ve yoğun bir emek
harcamışsın. Bu alanda çok büyük bir boşluğu doldurmuş bu güzel çalışma. Bin
dört yüz yıllık süreci, el atılmayan bir konuyu; tarihe, gelecek Saltık
kuşaklarına ve halklara kazandırmış olduğun için yüreğine ve aklına sağlık.
Alanında tek eser olmuş.





Kitaba yönelik eleştirilerimi aşağıda başlıklar altında sıralamaya
çalışacağım. Ikinci basım da dikkate almanı dilerim. Kanaatime göre eksik
noktalar şunlardır:
1- Hz. Ali'yi birinci kuşak kabul ediyoruz. Günümüze kadar seni, beni 45.
kuşak, Taylan'ı ise 46. ve son kuşak olarak görüyoruz. Bilimde kuşak 50 yıl
kabul ediliyor. Bu durum da; 46x50 = 2300 yıl eder. Hz. Ali ile günümüz 2005
arasında yaklaşık olarak 1385 yıl var. Dolaysıyla; 2300-1385=915 yıl gibi
muazzam bir fark çıkıyor ortaya. Kitabında en büyük kuşkuyu bu nokta
oluşturuyor. Acaba aradaki kopuklukları veya bazı kardeş çocuklarını ya da
amca çocuklarını, baba-oğul gibi gösterme eksikliğine girmiş olamaz mısın?
2- Antik çağa ait boy, kabile, halk adlarıyla, coğrafya adları yer yer
birbirine karışmış. Eksik ve yanlışlıklar var. Part, Selevkit, Khal, Deylem,
Muşki, Erze, Moğol, Part krallığı tarihte Dersimde kurulmuştur. Kuruluş
tarihi M.Ö. 120 değil, M.Ö 220, M.S. 225 Yaklaşık 4-5 asır egemenlikleri
oldu. Son başkenti Ovacık'taki Pardi köyüdür. Part krallığının içerisindeki
unsurlar; Rutullar, Aşuwanlılar, Partlar, Bakterianlar, Samoşililer,
Xoşanlılar ve çağdaşı pek çok Dersim otokton boyları olan Dimililerdi.
Konuştukları dil Dimılice idi. Dımılice'ye sonraki yüz yıllarda Kurmançca
veya Zazaki denilmeye başlandı. Part sözcüğü otuz demektir. Dersimde, bir
part ot, bir part kurut, bir part ceviz söylemleri hala geçerlidir. Bugünkü
Munzur Gözelerinin Part krallığı zamanındaki adı Parteniya olarak pek çok
kaynakta karşımıza çıkmaktadır. Hepahistos, Hezidos, Homeros, Heredot ve
Strabon tarafından bölge Parteniya olarak dillendirilmiştir. Parteniya
birleşik bir sözcüktür ve iki değişik anlamı vardır. Part; otuz, eniya;
çeşme, pınar anlamına gelmektedir. Otuz çeşme, otuz pınarla anlatılmak
istenen bugünkü Munzur Gözeleridir. Partların matematik ve sayılarda
komşularından daha ileri bir aşamayı başlattıklarını savunan pek çok antik
çağ el yazmacısı edebiyatçı vardır.
Selevkitler ise, Büyük İskender işgal ettiği topraklara kendini
temsilen atadığı Vekil Krallara Selevkit ya da Selevkos deniliyordu.
İskender'in ölümünden sonra bu Selevkoslar veya Selevkitler
bağımsızlıklarını ilan ettiler. İlk bağımsızlıklarını ilan edenler, Partlar
ve Kolhler oldu.
3- Samaşki diye kitabında adını dillendirdiğin yer ya da Kale, bugünkü
Hozat'ın Taner tarafindaki Samosi köyüdür. Hesiodos Samosiyi (M.Ö.
10.Yy.'da) Samosililer diye anlatırken Samosi halki diye tarif etmektedir.
Amazon savaşçı kadınları gibi Samosili kadınların savaşkan kadınlar
olduklarını yazmaktadır. Tanrıçanın hizmetinde olan Samosili kadınlara Kore
denildiğini Tarih Öncesi Ege adlı kitabinda Georges Thmson'da anlatmaktadır.
Dimilice bugün bile Dersim'deki genç kızlara kore denilir.
4-Kitabında Rutul dediğin boylar M.Ö. 3. bin yılda Hozat' ta
yerleşiktiler. Rutullar bu gün Kafkasyada Dağıstanın çeşitli bölgelerinde de
yaşamaktadırlar. Tevrat Rutullarla ilgili bilgi vermektedir. Hatta Roma
kralı Sezar ve ardılları gibi pek çok Roma kralları Dersimden gitme Rutul
boyundandırlar. Dersimin en eski boylarından biride Aşuvanlar gibi,
Rutlardır. Lertikliler Rutullara akraba boylardır.
5- Suburlar olarak söz ettiğin boylar ise, Subarilerdir, Hititler
döneminden beri Antakya civarında yerleşiktiler, sonraları Hurriler ve
Mitannilerce sıkıştırılarak Kuzey'e doğru çekilmiş olan Keldani, Kartveli ve
Muşkilerin öncülleridirler. Gürcüler kendilerini Kartveli ve Muşki kabul
ederler.
6- "Tarihin ilk sınıfsız devleti" diye söz ettiğin Deylem Alevi Devleti
ismi, Dersimin eski adlarından biri olarak da karşımıza çıkmaktadır. Deylem
Devleti, Dersim coğrafyasında kurulmuş bir devlettir.
7-Saru Saltuk döneminde kardeşlerinden biri olduğu söylenen Saru Han'ın
ilk defa Manisa Akhisar'a ve Turgutlu'ya yerleştiği ve orayı yurt tuttuğu
pek çok kaynakta yer etmektedir. Hatta Manisa'nın bir ilçesi olan Saruhan
ismini bu Sarı Saltık'ın kardeşi olan Saru Han'dan almıştır. Akhisar'da bir
Saltık köyü ve o köyde bir Saltık Türbesi vardır. Köyün öyküsü ise;
Düşmanlar (Bizanslılar) köye savaş açmışlar, Saru Saltuk keramet göstermiş,
köyün etrafina görünmez bir demir zincir çekmiş ve köylüler kırımdan
kurtulmuşlar. Bu konu kitabında yer almamış.
8- Söğüt'te Ertuğrul Gazi Türbesinin bitişiğinde de bir Saltuk Alp
Türbesi vardır.
9-Yakup Ece Saltuk'un dördüncü oğlu İdris, Eskişehirli Dede Nurettin
Garkın'ın kızı olan Kadıncık Ana ile evlidir. ( Kadıncık Ana Hacı Bektaşi
Velinin burnundan akan kanla hamile kaldığı söylenen kadındır.) İdris genç
yaşta ölünce, Karısı Kadıncık Ana Bektaşi Velinin (Hz. Pirin ) Dergahında
Pirlerin hizmetine girmiştir. Kadıncık Ana Karaca Ahmet ve Şah Kulu
zamanında 80 bin kişilik ve tarihte Anadolu'da kurulan ilk Kadın Örgütü olan
Bacıyan-i Rum Örgütünün başkanıdır. Saru Saltuk olduğu sanılan Yakup Ece
Saltuk ile Hacı Bektaşi Veli arsında Kadıncık Ana yüzünden bir tartışma
yaşanır. Dul kalan gelini Kadıncık Ana için Yakup Ece Saltuk'un, Hacı
Bektaş'la girdiği bu tartışmalara Veliatnama sıkça yer verir.
10- İl defa Kuzey Kafkasya'ya 1280 ylında giden ve Yakup Ece Saltuk'un
babası Seyit İsmail Saltuk'tan ( Sarı Saltuk olduğu kabul edilen) sonra
orada, Rusya da ki ve Kuzey Kafkasya da ki Saltuklulardan da hiç söz
etmemişsin. Bu gün Kuzey Kafkasya'daki Adığey Cumhuriyeti sınırları
içerisinde Bıjeduğ Bölgesinde bir Saltık köyü vardır. O köyde bugün yaşayan
Saltıklılara Adığeler Saltıkkua derler. "kua" Adığece "oğul" demek. Adığey
Cumhuriyeti Yazarlarından Meşbaş'e İshak adında bu yaşlı bilginin, Bızeiko
Savaşı adında iki cilt kitabı Mevlüt Atalay tarafından Türkçe'ye çevrildi.
Romanda Saltık köyünü ve orada köylü isyanlarıyla toprak işgallerine ve
köleliğe karşı verilen Çerkes köylüleri arasında mücadele edenler arasında
Saltık köylülerinden de söz etmektedir. Ayrıca bir Fransız babadan ve Çerkes
anadan olma Lübnan asıllı Aleksandır Najar, Çerkes Sürgünleri adlı
Fransızca'dan Türkçe'ye çevrilmiş kitabında; 1864 Rus-Çerkes savaşları
sonucunda Osmanlı topraklarına sürgün edilen, Adığey topraklarındaki Saltık
köyünden de sürgün edilen Saltıklar Adığelerle birlikte Lübnan ve Ürdün'e
sürülmüşlerdir. Orada İngiliz-Arap savaşlarına katılan Ramazan Saltıkkua ve
İdris Saltukkua adlı iki kardeş sekiz Çerkesle birlikte İngilizler
tarafından idam edilmişlerdir.

sazlı
24-01-2008, 07:37 AM
12- Bozkır Atlıları, Alanların Tarihi ile ilgili bir kitap Fransızca'dan
Türkçe'ye çevrildi. Kuzey Kafkasya'daki Alanya Cumhuriyeti ve Alan Tarihi
ile ilgili bir kitap. Kuzey Kafkasya'daki Alanların Dersimdeki Alanlarla
ortak dilleri olduğunu biliyorum. İlk, orta, lise ve üniversitede Alan dili
okutulmaktadır. Basında, günlük sosyal hayatta bu dil Kiril harflerince
okunup yazılmaktadır. Dersim'deki Dimıli diliyle aynı bir dildir. Her
Dersimli bu dili rahatlıkla anlaya bilir. Ekim Devriminden sonra bir Özerk
Bölge olan Alanya (Kuzey Osetya) Sovyetler dağıldıktan sonra Cumhuriyet
statüsüne yükseltildi. Güneyde ise Gürcüstan içerisinde Güney Alanya Özerk
bir Cumhuriyet olarak yer aldı. Rusya Federasyonu içerisindeki Alanya
Cumhuriyeti sınırları içerisindeki bir antik kentten söz etmektedir o kitap.
M.Ö. 800'lerde kurulmuş bu kentin adı Saltıkov Kent Merkezidir. Rusça ismi
"Saltıkov Majaika"dır. Sovyet Bilimler Akademisi tarafından yapılan
kazılarda bu antik kentte 30 bin mezar açılmıştır. Mezarlardan çıkartılan
kemiklerin %90'ı kadınlara ait. Adını M.Ö. 800 de alan Saltıkov Antik
Kentinde o kadar çok kadın kemiklerinin çıkmasını Sovyet Bilimler Akademisi
orada bir kadın örgütlenmesinden yani Amazonlar gibi bir kadın
örgütlenmesinden söz etmektedirler. Ve o kadınların "Saltıkov Kadın
Örgütlenmesi " olduğunu dillendiriyorlar. Daha M.Ö. 800 de "Saltıkov" adı
zikrediliyor.
13-Keşke kitabında "Saltuklu Mimarisi" diye söz ettiğin; türbe, anıt,
medrese ve Dersimdeki Sarısaltık Ocağı, Karacada yapılan anıt mezar, Kalecik
Köyü, Karaca Köyü, Akirek Köyü'nün resimleri ile Mazgirt, Sağman Dersim
Kalesi, Pertek kalesi ve şehrindeki, Erzurum, Balkanlar ve Anadolu da ki
Saltıklılara ait yapıların ve yerleşim birimlerinin resimlerini görsel
olarak kitapta albüm halinde kaynakçadan evvelki sayfalara koyabilseydin.
14- Bu kitap bir ilktir. Tekrarı mevcut değildir. (Saltukname ve diğer
kaynaklarda parça parça geçenler hariç) 1400 yıllık bir süreci işleyen
kaynak bir kitap olmuş. Yazdıklarını önemsiyorum. Keşke acele etmeden bu
kitabı, dağıtımı iyi olan, kitlelerle ve basınla ilişkileri gelişkin bir
Yayınevinde yayınlasaydın. İkinci basım da bunu göz önünde tutmak ve iyi bir
redaksiyon yapmakta fayda var.
15- Saltuklulara ait yer adları bakımından Rusya, Balkanlarda,
Arnavutluk, Makedonya, Romanya da, Krasnadar Kıray, Kafkasya, Adığey, Manisa
Turgutlu ve buna ek olarak, Muşta bir Saltık köyü var. Trabzon da asimle
olmuş Saltıklar var. İran da Saltıklara ait köyler var.
16- Romanya da her yıl düzenli periyotlarla Saltık Sempozyumları
yapılmaktadır. 1999'da 27. Saltuk Sempozyumu yapılmıştır. Bu Sempozyumlarda
on dilin üzerinde bildirgeler sunulmaktadır. Muazzam bir arşivin oluştuğunu
bilmekteyim. Orada yayınlanan bir dergi Saltıklılar üzerine benimlede bir
söyleşi yaptı. Dersimdeki Saltıklıları uzun uzun anlattım.
17- Barginili Ağuiçenlerin Saru Saltık zamanında Mençekle kardeş
olduklarını biliyordum. Böyle bir şeyi kitapta göremedim.
18- Hallac-ı Mansur'un mezarı Çanakkale Gelibolu da. Ağuiçenlilerle bağı
var. Ağuiçenlilerin büyük dedelerinden biri Onunla Gelibolu'ya gidiyor.
Orada ölüyor. Oğullarından biri Muğla-Yatağan Turgut Köyüne dönüyor. O da
orada ölüyor. Mezarı Yatağanın Turgut Köyünde. Kardeşleri Bargini ye
dönüyorlar. Yine Çemişkezek Ulukale köyündeki Kümbet Ağuçanlı bir Dedeye
ait bildiğim kadarıyla. Malatya'dan Doğan Dedenin( İzettin Doğanın babası )
dedelerinden birine ait. Sen Saltuklu Beyinin Kümbeti olduğunu ifade
etmişsin.
19- Seyyit Bedrettin'in Kütahya Simav Kadısının oğlu olduğu
söylenmektedir. Bedrettinin eşi Cazibe Hanım, Dede Hüseyin Ahlati'nin
baldızı olduğunu yazmışsın. Baldızı değil fakat onun sarayındaki
cariyelerden biri ve en hünerlisi olduğunu biliyorum. Bedrettin Mısır'a
öğrenime giderken daha sunni ideoloji ile yetişmiş bir kişidir. Mısır da
Ahlati Dede ile tanışınca dünyası değişir. Daha önce yazdığı 40 cilt
kitabının yanlış olduğunu görünce götürür Nil nehrine atar bu kitapları.
Eğitimini tamamlar ve Cazibe ile evlenir Anadolu ya döner. Dönüşünde Timur
ile Beyazıt'in Ankara savaşına tanık olur. Onu çadırına konuk eder Timur.
Hizmetine bir emir eri verir. Bu er Börklüce Mustafa'dır. Bedrettin oradan
ayrılınca Mustafa firar eder yolda Bedrettin'e katılır. Bedrettin onu
yıllarca eğitimine alır. Bedrettin Kütahya ya uğrayınca orada Çini tüccarı
olan biriyle tanışır. Bu tüccar Bedrettin'den etkilenir o da katılır yanına.
Bu Rum kökenli bir tüccar olan Torlak Kemaldir. Sen Torlak'ı Türkmen Beyi
olarak göstermişsin. Börklüce Mustafa Aydın'a yerleşir. Bedrettin'in
öğretisini orada yayar. Kurduğu düzene "Ortaklar" ismini verir. Bugün Aydın
Ortaklar ilçesi adını oradan almaktadır. Torlak Kemal'le birlikte "ortak bir
düzeni" savunurlar. Torlak Kemal de Saru Saltık olabileceğini sandığım
Manisa Saru Han'a yerleşir. Düzeni orada kurmaya çabalar. Sonuçta Börklüce
bir devenin üzerine çivilenir günlerce Ortaklar da, Karaburun da
dolaştırılır ve kafası bir altın çekmece içerisin de atlılarla, İznik'te
kale bendi hapsinde bulunan Bedrettin'e gönderilir. Torlak Kemal'de idam
edilir. Karl Marx Bedrettin'den söz etmekte ve onun kurmak istediği "ortak"
düzenini anlatmaktadır. Erol Toy, Gazap Ortakları adlı çalışmasında
Bedrettin ile Börklüce ve Torlak Kemal'in Ortak Düzenini anlatmaktadır. Radi
Fiş de kitabında bu konuya geniş yer vermiştir. Bedrettin'in Varidat'ı da
önemli bir kaynaktır. Yine Erol Toy, Kuzgunlar ve Leşler adlı çalışmasında
Ebul Kasım Saltuk'u anlatmaktadır. Doğan Avcıoğlu Türkiyenin Düzeni adlı
kitaplarında ve H. İzzettin Dinamo Kutsal İsyan adlı yedi ciltlik
kitaplarında bu konulara yer vermiştir.

sazlı
24-01-2008, 07:41 AM
20- Saru İsmail (Sarı Saltık) ın kardeşlerinden olma Elvan Çelebi-Çorum
da aynı adlı köyde - Musa Uysal-Emmi' nin köyü.- bu Elvan Çelebi'den hiç söz
etmemişsin. Aşık Paşazadenin Elvan Çelebinin torunu olduğundan söz edenler
de var. Çelebiler, Kalenderler ve Cavlaklar da Saru Saltıklılardandırlar.
21- Baba İshak, Baba İlyas bunlarda Elvan Çelebi'nin büyük dedesidirler.
Bu konuda İnanç Tarihçisi Malatyalı İsmail Kaygusuz'un (Almanya da yaşıyor)
eserlerine bakmakta fayda var. Saltuklular üzerine bir çalışmasının olduğunu
ve yakında yayınlanacağını bir kitabında duyurmuştu.
22- Sultan Berkuk, Mısır da önemli bir paşadır. Kuzey Kafkasya da köle
ticaretinin yoğun olduğu devirlerde çok sayıda Çerkes kaçırılıp Mısır
saraylarına köle diye satılınca, çoğalarak devlet yönetimini ele geçirdiler.
Sultan Berkuk, Mısır Çerkes Kölemen Devletinin önemli bir paşasıdır. Berkuk
sülalesinden kimseler sürgünle Türkiye'de yerleşiktirler. Atatürk'ün
Kafkasya'ya gönderdiği -1920- General İsmail Berkuk bu Çerkes
Berkuk'lardandır. Çerkes Tarihi Üzerine eserleri vardır. Berkuk ve Kölemen
Çerkes Devleti üzerine söz etmektedir.
23- Tamara Gürcü kraliçesidir. Gürcüstan Kralı Bagrationlardan gelmedir.
O tarihlerde iki Tamara yoktur. Kralın erkek çocuğu olmayınca Bagration'dan
sonra tahta o çıkmıştır. Evlenmek için mahiyeti ona damat adayı
araştırmışlardır. Pek çok ünlü kimseyi sarayına çağırmış Tamara. İçlerinden
beğendiği biriyle evlenmek istemiştir. Muzafferiddin Saltuk'u da sarayına
çağırmış ve kendine koca aday adayı olarak seçmiştir. Güzelliği dillere
destan Gürcü kraliçesi Tamara için pek çok ozan, şiir ve şarkı
bestelenmiştir adına. Etrafındaki şövalyeler güzelliğine methiyeler
dizmişlerdir. O zamanlar Ahlat, Erciş, Erzurum, Erzincan Adilcevaz, Van
zaman zaman Tamara'nın yönetimine girmiştir. Van Gercüş'teki Akdamar adası
güzelliği dillere destan Tamara ya yazılan bir şiir de; Ah Tamara! sözünden
Akdamar'a dönüşmüştür. Tamara, saraya çağırdığı koca aday adayları arasından
Kuzey Kafkasya'daki (Alanya Cumhuriyetindeki) bir Alan soylusu, Beyi olan
Soslan'ı seçmiş ve onunla evlenmiştir. Ondan doğan çocukları Gürcü tahtının
varisi olmuşlardır. Alan Beyi Soslan Kuzey Kafkasya'daki Alanların ünlü bir
soyu olan Xoşanlılardandır. Xoşanlılar, Alanların en asil ve soylularından
kabul ederler kendilerini. Önemli bir sülale ve aristokrat sayarlar
soylarını. Yani ağa ve bey sınıfındadırlar. Xoşanlılar Dersimden Gürcüstan'a
ve oradan da Alanya Topraklarına yerleşen Hozat'taki Xoşan köylüleri ile
akraba boylardandırlar. Bu konuya Türkçe'ye de çevrilmiş bir kitap olan
Gürcüstan Tarihi yer vermektedir.
24-Kitapta söz ettiğin Cigitler, Kuzey Kafkasyalı Adığeler ve Wubıhlara
verilen bir addır. Cigit ismi yiğit, mert anlamındadır. Erze ismi Muşkice
-Gürcüce- Erzincan demektir. Aşuva ismi tarihte Dersim Çemişkezek'teki
Aşuvan köyünün ilk adlarından biridir. Aşuvan M.Ö. 3000'de bir kabilenin,
bir boyun, bir halkın adıdır aynı zamanda. Sınıfsız Toplumu yaşayan Dersimin
ilk boylarındandı bu halk. Keban göl suları altında kalan bu yörede 1968 de
acele yapılan kazılarda orada bir kil tablet kabartması çıkartılmıştır. Bu
kil tabletteki kadın kabartması Ocak ve Ateş Tanrıçası Hassa'ya aitti. Hassa
kelimesi bugün Dımılice de günlük konuşulan bir kelimedir. "Hassa torra a
kutikira vacı heni mekero." Yani yapılan kusur ve kabahati Tanrıça Hassa'dan
gizliyor bu anlayış.
Aşuvan, M.Ö. 3. bin yillardan başlayarak M.S. 3.yüz yıla kadar bölgede
önemini hiç yitirmedi. Iskender'in Imparatorlugu zamanında ve sonrasında yer
yer Bizans ve Bosfor Krallığı içerisinde, yer yer de Kolheti Kirallığı
içerisinde kaldı. Kitabinda Khald dediğin Krallık, Kolheti Krallığıdır.
Kolheti Krallığının eğemenligi M.Ö.300lerden M.S. 600lere kadar sürdü.
Iskender'in ölümünden sonra bağımsızlığını ilk ilan edenler Partlarla,
Kolhetiler olmuştu. Bu krallığınn içerisinde daha sonra Egrisi-Laz-
Kirallığı doğdu. Gürcüstan'ı, yüzyıllarca Kolheti Kırallığı yönetti. Ve
Kolheti kralları Aşuvan halkındandırlar. Kolheti Krallığının iki bölgeye
ayrılmış toprakları vardı. Biri, Kuzeyde Gürcüstan ve Abhazya
topraklarındaydı, diğeri yani Güney Toprakları ise Dersim Aşuvan'a kadar
dayanmıştı. Ve Kolheti kralının küçük oğlu 1. Leon, önceleri Aşuvan da
oturuyordu, sonraları Erze'nin ( Dersim) Dereksani -Tercan- Kale kentinde
oturmaya başladı. Bugün Güney Kafkasya'da ki -Abhazya Cumhuriyetindeki ve
Türkiye'de ki- Abhazalar kendilerini Aşuwan halkından kabul ediyor ve
dillerine de Aşuwaca diyorlar.
25- Celali isyanları (1518) de başladı diyorsun. Kanaatime göre, Celali
isyanları 11.yüzyılda başlamıştır. Önderi Celalettin Harzemşah'tır.
Tarihteki Celali isyanlar ismini Celalettin'den almıştır. Celalettin 1518'de
değil, Ebul Kasım Saltık dönemine denk gelen (1080'li)süreçte Anadolu'ya
gelmiştir. Kendisi Tacik'tir. Tarihte ilk vur-kaç savaşları olan gerilla
savaşlarını başlatan Celalettin'dir. Bir rivayete göre Dersim de Tujik Baba
denilen zat Celalettin'dir. Vuruşarak kaçıp Dersime sığınmış ve orada
ölmüştür. Mezarı Hozat'ın Taçkirek köyünün yakınında Külüng'ün başındadır.
Tackirek köyünde oturanlar onunla gelen ve çoğalan fakat asimle olan Taciklerdir.
Veli efendinin "Saltuklu tarihi ve Aleviler" adlı eserinin tahlilidir.Ancakj;BURDA KORKUNÇ BİR tarihi uydurma ve saçmalıklar var.3 bin yıl öncesine dayandırılan bir silsile-i tarih,Alevilik ve Saltuk beyi,Saltukluları köken olarak birleştirirken, Saltukluların Türk olduğunu ,Saltuk BEYİN BİR sELÇUKLU tÜRK BEYİ OLDUĞUNU KASITLI OLARAK BELİRTMİYOR.





Saltuklular Adlı Kitap Üzerine Bir Değerlendirm
alıntıdır

arkadaşlar bu bir yerde denk ğeldi ve paylaşmak istedim

sazlı
24-01-2008, 07:49 AM
bende bir sarısaltıklı olarak baya bir araştırma yapıyorum
arkadaşlar şumuda söyleyeyim bula bilirseniz size
hozatlı ahmet dede bir saltukname diye kitap yazmış
bulursanız banada haber verirseniz sevinirim

ahmet yurt hozatlı dede bende yiğeni ilhan saltık:sazlı saygılar

fg2424
25-01-2008, 01:12 AM
arkadaşlar istanbulda rumeli fenerinde de sarısaltu türbesi var ve şuan sahipsiz orayada sahip çıkalım.

kimyager89
25-01-2008, 09:32 AM
dedeme sordum bizde sarısaltıklılardanmışız :)

muratalevi
07-02-2008, 02:31 AM
bizde sarı saltuklardaniz hozatlı ahmet yurt annemin amcasidir enem gile gelip giderler cok süper adamdır bir söylüyo aglamamak mümkün degilll neyse pay icin allah razı olsun can tüm emeklerin iciN.

DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEZEM YOLUMDAN.....

nejla58
07-02-2008, 02:34 AM
Emeklerinize sağlık canlar bende sivaslıyım sarısatlık ocağındanız saygılar

akarsu
19-04-2008, 02:47 AM
Emegine Yuregine Saglik Bende Sarisaltikliyim Sizlere Cok Tesekur Ederim

muratalevi
02-07-2008, 10:21 AM
bizde...sarısaltıklıyız..ve emre saltık..akrabamız...gurur duyuyoruz..onu cok seviyoruz..

SEL_062
15-11-2008, 01:59 AM
bir sarısaltıklida benim...

şafakçakır58
18-01-2009, 10:55 AM
Canlar facebooktaki SARISALTIK grubuna hepinizi bekliyoruz.
http://www.facebook.com/groups/edit.php?members&gid=44343184190#/group.php?gid=44343184190

Durna
24-01-2009, 01:18 AM
öncelikle selamlar,konuyu açan can a teşekkürlerimi iletiyorum,benimde baba tarafım SARISALTUK,ve bikaç tane bilgi eklemek, isterim tv de izlemiştim,MAKEDONYA,ARNAVUTLUK,SARAYBOSNADA da sarısaltuklar var bizzat mikrofon uzatıldığında kendilerinin anadoludan geldiklerini ve SARISALTUK olduklarını söylemişlerdir...yani balkanlarda bir sürü SARISALTUK var zaten nette de araştırınca ortaya çıkıyor.SARISALTUK ocağına ağzı eğri giren,düz çıkarmış..

H. Dilibal
28-11-2009, 06:06 AM
Sazlı Can; Çok güzel araştırmalar yapmışsın. Bir çok bilinmeyene ışık tutmuşsun.Teşekkür ederim.
Benim soyum 93 harbinde (1878)Kars-Sarıkamış yöresinden Tokat taraflarına göç etmiş. Babam Sarısaltık soyundan olduğumuzu söylerdi ama nasıl bir yakınlık olduğunu bilmezdi. Ben de fazlabir araştırma yapmadım. Babadan kalma bir inancım olmasın inancımı kendim seçeyim dedim. Meğer beni böyle özgür düşündüren içerisinde yaşadığım toplumun inançlarıymış. Tasavvuf felsefesini öğrenmeden önce babamın anlattıkları bana saçma sapan şeyler gibi gelirdi.

''Bin bir dondan baş gösterdi Murtaza
Biz bir bildik dedik Allah eyvallah''

Diyen babamın sözleri, okulda öğrendiklerime hiç uymazdı. Evrenin birliği, vahdeti vücut felsefesini bilmediğimden bunları değerlendiremiyordum.Bilimi içerisinde barındıran tek inanç alevilikmiş de benim haberim yokmuş.
Tüm canlara sevgiler selamlar.