Diyar
25-09-2006, 01:09 PM
Alevilikte Ruhani Önderlik Sorunu
( Dede, Pir, Seyit, İmam, Şeyh )
Yaşayan Aleviliğin alt kimlikleri olan (Kızılbaşlık, Bektaşilik, Tahtacılık, Nusayrilik, ve Şiilik ki şiilik ortodoks İslamdır Alevilikle ortak noktaları yok denecek kadar azdır ) en önemli sorunlarından biri ruhani önderlik sorunu ve bunların tarihsel ve toplumsal köken sorunudur. Şiilik İmamet ve Seyitlik Nusayrilik ise Şeyhlik makamını hiçbir tartışmaya kapı bırakmayacak şekilde kendine öncü ve ruhani önder olarak kabul etmiştir. Ancak Kızılbaşlık, Bektaşilik ve Tahtacılıkta bu sorun hala vardır.
Alevilik Köy tapınım biçimi iken böyle bir sorun yoktu Kentlere taşınmakla birlikte önderlik sorunu da ortaya çıktı. Gerçi Bektaşilik Aleviliğin kent örgütlülüğüdür ve devletle de sürekli dirsek teması halinde olduğu için bu sorununu kısmen çözmüştür. Kızılbaşlığın Tahtacılığın ibadeti yasak iken cemevi kuramaz iken Bektaşiliğin Meydanevi hiçbir tehlikeye maruz kalmadan işlevini yürütmekteydi.
Bu bağlamda ocakzade kültü tarafından yönetilen Kızılbaşlığın ve Tahtacılığın ruhani sorunu ortaya çıkmaktadır kentlerin varoşlarında. Şiilik cemaat önderi olarak İmamları görüp onların arkasında namaz kılarken Seyitlere de Muhammed’in soyundan (böyle bir iddiaları var) geldikleri için saygı duyarken Nusayrilik ise Şeyhlik anlayışıyla bu ihtiyacını gidermiştir. Bektaşilikte Dede/Baba seçilerek öncu konumuna gelmektedirler. Kızılbaş ve Tahtacılarda ise ruhani önderler ocakzadedir. Yani babadan oğul’a geçmektedir bu anlayış. Şimdi Kızılbaşlar kentlerde bu sorununu nasıl çözecekler? Bektaşilikte olduğu gibi ruhani önderler seçimle mi bu toplumun öncüleri olacaklar? Yoksa ocak zadelik yöntemiyle mi işlevini sürdürecekler?
Şiilikte ki imamet ve seyitlik anlayışının Bektaşilik, Kızılbaşlık, Tahtacılık ve Türkmen Aleviliğinde her hangi bir fonksiyonu yok.
Şeyhlik ise Anadolu Aleviliğine çok uzak bir kurum ve kavramdır. Anadolu Aleviliği olarak adlandırılan Kızılbaşlık, Tahtacılık ve Türkmen Aleviliği kendi ruhani önerlik sorununu çözmek zorundadır. Eğer Bektaşilikte ki uygulanış esas alınacaksa devlete bağımlı olmayan İmam yetiştirme okullarına, alternatif bir Alevi okulu açılmalıdır. Burada bu inancın öncüleri yetiştirilmelidir. Eğer Kızılbaşlıkta, Tahtacılık ve Türkmen Alevilikteki sürek esas alınacaksa buda beraberinde yeni sorunlar getirecektir. Örneğin:
a. Bir Pirin on çocuğu varsa bunlardan hangisi pir olacak?
b. Hepisi pir olabiliyor mu?
c. Yoksa aralarında pirlik makamına uygun olanlar seçiliyor mu?
d. Eğer seçiliyorlarsa bu seçim nasıl oluyor. Bunları talipler mi seçecek yoksa babası mı seçecek?
e. Çocuklar içinde konu ile ilgili olmayıp teorik bağlamda meseleyi çok iyi bilen mi pir oluyor?
f. Konuyu pratiğiyle bilen yaşamına uyarlayan ancak teorik bağlamda olayı bilmeyen, onu yarına taşıyacak düzeyde konuya hakim olamayan mı pir olacak?
Bu sorun Ocakzade kültü ile yönetilen Aleviliğin alt kimlikleri önünde önemli bir sorun ve çözüm beklemektedir. Yaşayan Aleviliğin asıl sorunları dururken konu ile ilgisi olmayan noktalarda teoriler üretmek Alevi gerçekliğine bir katkı sunmamaktadır.
ALINTIDIR
( Dede, Pir, Seyit, İmam, Şeyh )
Yaşayan Aleviliğin alt kimlikleri olan (Kızılbaşlık, Bektaşilik, Tahtacılık, Nusayrilik, ve Şiilik ki şiilik ortodoks İslamdır Alevilikle ortak noktaları yok denecek kadar azdır ) en önemli sorunlarından biri ruhani önderlik sorunu ve bunların tarihsel ve toplumsal köken sorunudur. Şiilik İmamet ve Seyitlik Nusayrilik ise Şeyhlik makamını hiçbir tartışmaya kapı bırakmayacak şekilde kendine öncü ve ruhani önder olarak kabul etmiştir. Ancak Kızılbaşlık, Bektaşilik ve Tahtacılıkta bu sorun hala vardır.
Alevilik Köy tapınım biçimi iken böyle bir sorun yoktu Kentlere taşınmakla birlikte önderlik sorunu da ortaya çıktı. Gerçi Bektaşilik Aleviliğin kent örgütlülüğüdür ve devletle de sürekli dirsek teması halinde olduğu için bu sorununu kısmen çözmüştür. Kızılbaşlığın Tahtacılığın ibadeti yasak iken cemevi kuramaz iken Bektaşiliğin Meydanevi hiçbir tehlikeye maruz kalmadan işlevini yürütmekteydi.
Bu bağlamda ocakzade kültü tarafından yönetilen Kızılbaşlığın ve Tahtacılığın ruhani sorunu ortaya çıkmaktadır kentlerin varoşlarında. Şiilik cemaat önderi olarak İmamları görüp onların arkasında namaz kılarken Seyitlere de Muhammed’in soyundan (böyle bir iddiaları var) geldikleri için saygı duyarken Nusayrilik ise Şeyhlik anlayışıyla bu ihtiyacını gidermiştir. Bektaşilikte Dede/Baba seçilerek öncu konumuna gelmektedirler. Kızılbaş ve Tahtacılarda ise ruhani önderler ocakzadedir. Yani babadan oğul’a geçmektedir bu anlayış. Şimdi Kızılbaşlar kentlerde bu sorununu nasıl çözecekler? Bektaşilikte olduğu gibi ruhani önderler seçimle mi bu toplumun öncüleri olacaklar? Yoksa ocak zadelik yöntemiyle mi işlevini sürdürecekler?
Şiilikte ki imamet ve seyitlik anlayışının Bektaşilik, Kızılbaşlık, Tahtacılık ve Türkmen Aleviliğinde her hangi bir fonksiyonu yok.
Şeyhlik ise Anadolu Aleviliğine çok uzak bir kurum ve kavramdır. Anadolu Aleviliği olarak adlandırılan Kızılbaşlık, Tahtacılık ve Türkmen Aleviliği kendi ruhani önerlik sorununu çözmek zorundadır. Eğer Bektaşilikte ki uygulanış esas alınacaksa devlete bağımlı olmayan İmam yetiştirme okullarına, alternatif bir Alevi okulu açılmalıdır. Burada bu inancın öncüleri yetiştirilmelidir. Eğer Kızılbaşlıkta, Tahtacılık ve Türkmen Alevilikteki sürek esas alınacaksa buda beraberinde yeni sorunlar getirecektir. Örneğin:
a. Bir Pirin on çocuğu varsa bunlardan hangisi pir olacak?
b. Hepisi pir olabiliyor mu?
c. Yoksa aralarında pirlik makamına uygun olanlar seçiliyor mu?
d. Eğer seçiliyorlarsa bu seçim nasıl oluyor. Bunları talipler mi seçecek yoksa babası mı seçecek?
e. Çocuklar içinde konu ile ilgili olmayıp teorik bağlamda meseleyi çok iyi bilen mi pir oluyor?
f. Konuyu pratiğiyle bilen yaşamına uyarlayan ancak teorik bağlamda olayı bilmeyen, onu yarına taşıyacak düzeyde konuya hakim olamayan mı pir olacak?
Bu sorun Ocakzade kültü ile yönetilen Aleviliğin alt kimlikleri önünde önemli bir sorun ve çözüm beklemektedir. Yaşayan Aleviliğin asıl sorunları dururken konu ile ilgisi olmayan noktalarda teoriler üretmek Alevi gerçekliğine bir katkı sunmamaktadır.
ALINTIDIR