:
Pir Sultan Abdal’dan deyişler:......
Rojaazme
11-09-2006, 10:23 AM
Pir Sultan Abdal’dan deyişler:......
--------------------------------------------------------------------------------
deyişler:
Çeke çeke ben bu dertten ölürüm.
Seversen Ali'yi değme yarama.
Ali'nin yoluna serim veririm.
Seversen Ali'yi değme yarama.
Ali'nin yarası yâr yarasıdır.
Buna merhem olmaz, dil yarasıdır.
Ali'yi sevmeyen Hakk'ın nesidir?.
Seversen Ali'yi değme yarama.
Ilgıt ılgıt oldu akıyor kanım.
Kem geldi didâra tâlihim benim.
Benim derdim bana yeter hey canım.
Seversen Ali'yi değme yarama.
Pir Sultan Abdal'ım deftere yazar.
Hilebaz yâr ile olur mu Pazar?
Pir merhem çalmazsa yaralar azar.
Seversen Ali'yi değme yarama.
-----------------------------------------
Hak nasip eylese dergâha varsam,
Bir dem divanında dursam yâ Ali.
Eğilsem dizine niyâz eylesem,
Yüzüm kademine sürsem yâ Ali.
Yüzüm kademine sürdüğüm zaman,
Zerrece gelmezdi gönlüme güman,
Şâhım düldülüne bindiğin zaman,
Önünce Kanber'in olsam yâ Ali.
Kanber gibi hizmetinde götürsen,
Bir dem ağlatıp, bir dem güldürsen,
Çekip Zülfikâr'ı beni öldürsen,
Elim eteğinden kesmem yâ Ali.
Keser miyim eteğinden elimi?
Kabul ettim Hak yolunda ölümü,
Doğru sürün erenlerin yolunu.
Mümin canlarından olsam yâ Ali.
Mümin olan neresinden bellidir?
Hakkı söyler nefesinden bellidir.
Erenler bağının gonca gülüdür.
Tomurcuk güllerin dersem yâ Ali.
Pir Sultan'ım beni mihman götürsen,
Götürsen de ayn-i cem'e yetirsen,
Dizini dizime vursan otursan,
Doyası yüzüne baksam yâ Ali.
-----------------------------------------
Her seher vaktinde cümbüşe geldim.
Dağlar yâ Muhammed, Ali çağırır.
Erenler meclisi bağ-ı gülistan.
Güller Yâ Muhammed, Ali çağırır.
Vird verilmiş gökyüzünde kuşlara.
Bak gözümden akan kanlı yaşlara.
Sular yüzün vurur taştan taşlara.
Çağlar yâ Muhammed, Ali çağırır.
Âşık olan gelir derdin üsteler.
Ona kâil olmaz kâmil ustalar.
Dertliler de gelir derman isterler.
Sağlar yâ Muhammed, Ali çağırır.
Pir Sultan Abdâl'ım çoktur âşığı.
Âşık olanların yanar ışığı.
İmam Hasan-Hüseyin'in beşiği.
Sallar yâ Muhammed, Ali çağırır.
-----------------------------------------
Ben dervişim dersin dava kılarsın
Hakk’ı zikretmeye dilin var mıdır
Kendini gör elde sen ne ararsın
Hâlâ hâl etmeğe hâlin var mıdır
Dertli olmayanlar derde yanar mı
Sâdık derviş ikrârından döner mi
Dertsiz bülbül gül dalına konar mı
Ben bülbülüm dersin gülün var mıdır
Bir gün balık gibi ağa sararlar
Mürşitten rehberden haber sorarlar
Tütsü yakıp köşe köşe ararlar
Ben arıyım dersin balın var mıdır
Mürşit huzurunda dâra durmağa
Dâra durup Hakk’a boyun vermeğe
Muhabbetten geçip hırka giymeğe
Çar pâreden derviş şalın var mıdır
Pir Sultan’ım senin derdin deşilmez
Derdi olmayanlar derde düş olmaz
Mürşitsiz rehbersiz yollar açılmaz
Mürşit eteğinde elin var mıdır
-----------------------------------------
Gönül ne durursun elden geldikçe
Yine bir mürşide varmadan olmaz
Aman mürvet deyü sen de yüzünü
Yine bir mürşide varmadan olmaz
Mürşidini bulur gezen arayı
Kırklar arasında bulur çâreyi
Ne kadar okursan aktan karayı
Yine bir mürşide varmadan olmaz
Bu dünyada sen çok yaşlar yaşarsın
Bilip dört kitabın dersin açarsın
Her harfine bin bir mânâ verirsin
Yine bir mürşide varmadan olmaz
Halil Kâbe yaptı oldu ya delil
Vardı varan kaldı varmayan melil
Muhammet’e rehber oldu Cebrail
Yine bir mürşide varmadan olmaz
Pir Sultan’ım bu durakta dur dedi
Hazret-i Muhammet Ali er dedi
Bunu bilmeyenin işi zor dedi
Yine bir mürşide varmadan olmaz
-----------------------------------------
Evvel baştan Muhammed'e salavât.
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru.
Ecel gelip ömür gülü solmadan,
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru.
Hasan-Hüseyin Ali'nin oğulları,
Şehitler yoluna giderler doğru.
İmam Zeynelâbâ Hüseyn'in oğlu,
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru.
İmâm-ı Bâkırdan vuralım demi,
Cafer-i Sâdık'tan aldım erkânı
İmam Mûsâ kaldır gönülden gamı,
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru.
İmam-ı Rızâ'dan olsun hidâyet,
Takî ile Nakî kılsın inâyet.
Ol Hasan Askerî şâh-ı vilâyet,
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru.
Pir Sultan Abdâl'ım söyledi heman,
Yezid'in kalbinden gitmedi güman.
Âhir nefesinde Oniki İmam,
Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru
Rojaazme
11-09-2006, 10:23 AM
-----------------------------------------
İlhami’den bir deyiş:
Dû cihanda derde derman sendedir.
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
Mümin, müslim bütün derd-ü gamdadır.
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
Ağlar gökyüzünde hem mâh-u mihri.
Feryat ile doldu iklim-ü dehri.
Şah İmam Hasan'a verdiler zehri.
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
Yezîdiler bir araya geldiler.
Ehl-i Beyt'i ara yere aldılar.
Şah İmam Hüseyin'e hamle kıldılar.
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
İmam Zeynülâbidîn'i bastılar.
Şühedânın başlarını kestiler.
Götürdüler bir de Şam'da astılar.
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
Tutmadılar Resûlullâh sözünü,
Esir ettiler gelin ile kızını,
Al-ü evlât Hakk'a tuttu yüzünü.
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
İmam Bâkır, İmam Cafer hakkı için,
İmam Mûsâ-i Kâzım, Rızâ hakkı için,
Şah Takî'yle, şah Nakî'nin hakkı için,
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
Askerî, Mehdî'dir ol sâhip zaman,
Gelince kurulur bir ulu dîvân.
Çağır ey İlhâmî zaman bu zaman,
Yetiş Allâh, yâ Muhammed, Yâ Ali.
-----------------------------------------
Sefil Ahmed’den bir deyiş:
Garip bülbül gibi figan edelim
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Şu dünyanın ettiğini nidelim
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Bu dünyadan o dünyaya yol oldu
Gözden akan kanlı yaşlar sel oldu
Hak emretti arştan ona gel oldu
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Kadir Mevlam nur eylesin yurdunu
Zikredenler unutmayın virdini
Bize verdi ayrılığın tadını
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Derman için geldim şimdi buraya
Tabip baksın sinemdeki yaraya
Bu hasretlik derler düştü araya
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Bilmem akıllıyım bilmem deliyim
Efendim seni mahşerde bulayım
Şu fani dünyada neme güleyim
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Talip olanlar da yasını çeksin
Tekkesinde misk-ü anberler koksun
Evlatları kadim postuna çıksın
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Sefil Ahmed sayru dala konmayım
Ahdim olsun ikrarımdan dönmeyim
Nasıl ağlamayım nasıl yanmayım
Mehemmed Dede oğlu Pirimiz göçtü
Rojaazme
11-09-2006, 10:24 AM
Kâtib’den bir deyiş:
Mürşidlik davasın kılan dede’ler
Mürşidlik meydanda erlik değil mi
Mürşid haktır hak mürşittir dediler
Mürşidler hak ile birlik değil mi
Mürşidin bağçesi güldür hâr olmaz
Mürşid olan kişi nefse yar olmaz
Mürşid bir sultandır eli dar olmaz
Mürşidlik bir geniş dirlik değil mi
Mürşidin kazanı kaynar taşar mı
Mürşidin şehrine kavga düşer mi
Mürşid dört özlüdür yoldan şaşar mı
Mürşidlik rehberlik pirlik değil mi
Mürşid gece gündüz virdinden şaşmaz
Mürşidin kabında çiğ lokma pişmez
Mürşid pehlivandır ayağa düşmez
Mürşidlik meydanda erlik değil mi
Katib’im mürşidden (okunamadı) tutarsın
Mürşidin sözüne hile katarsın
Mürşide hor bakma yere batarsın
Mürşidi görmemek körlük değil mi
-----------------------------------------
Aşık Noksani Baba’dan deyişler:
Ben mürşidim diyen noksâna gelsin
Mürşid kimdir, onun nişânı nedir?
Evliyâ buyruğun okuyup bilsin
Yetmiş üç farzı var, beyânı nedir?
Dört kapı, kırk makam, oniki erkân
Onyedi tarîki eylesin beyan
Talibin gönlünde koymasın güman
Bildirsin cân içre cânanı nedir?
Kâmil mürşid herbir müşkili seçer
Ona teslim olan Kevser’den içer
Tâlibin yetmiş bin hicâbın açar
Gösterir cenneti, nirânı nedir?
Bu mânayı bilen mürşid tamamdır
Ameli olursa, Oniki İmamdır
Kalbi Beyt-i Hüdâ, şâh-ı âlemdir
Yedi bahir içre ummânı nedir?
Bu sırra ermeyen mürşid olamaz
Hırsı nefse uyan, özün bilemez
Tamah için gezen, Hakk’ı bulamaz
Ne bilsin, ikrârı, îmanı nedir?
Har nerdedir bilmez, yalanı söyler
Evlâddan’ım deyip, yalan söyler
Gerkes gibi her bir cîfeye konar
Tanımaz yahşiyi, yamânı nedir?
Bu üç sıfatta bulunanlar mattır
Nefsine kul olan, şeytan-sıfattır
Gıybet-bûhtan eder, sanır âyettir
Ak üzre farketmez karayı, nedir?
Noksani aç gözün mürşidi tanı
Bâtının görünce teslim et canı
Bir kapıya bend-ol, öğren irfânı
Göresin küfr-içre îmanı nedir?
-----------------------------------------
Derde düştüm bi nihayet Ya Ali senden medet
Umarız senden inayet Ya Ali senden medet
Cürmümüz yazmaktan aciz kiramen katibin
Fatime Hatice Hakkı affet Ya Ali senden medet
Zatı paki hürmetine tevbe kıldım ya rahim
Geç suçumdan kıl inayet Ya Ali senden medet
Şah Hasan Hulki Rıza hakkı ya rabbül gafur
Hüseyin aşkına rahmeyle Ya Ali senden medet
Çarde’i masumi pakten umarım lütfü ata
Zeynelin rahinde Hâk et, Ya Ali senden medet
Bakır’ı nuru hudadan gönlümüz rüşan kılıp
Cafer’i ilmin nasip eyle Ya Ali senden medet
Musayı Kazım Ali Musa Rızanın aşkına
İsterim eyle şefaat Ya Ali senden medet
Şah Cafer’i dergahında bi sevap şermende
Cürmünü affet temamet Ya Ali senden medet
Nakinin yüzü suyu için Askeri olup şefi
Mehdi’nin feth et vilayet ya Ya Ali senden medet
Noksani derdine düşüp kapına geldim hakim
Ve şifa eyle selamet Ya Ali senden medet
Mustafa Kemal
11-09-2006, 10:26 AM
Noksani baba nefelerini deyislerimiz ve nefelerimiz kısmına yazmakla daha iyi bir hizmet etmiş olurdun:)
pir sultan Abdal için yazdıkların içinde teşekkürler
sessizfırtına
17-09-2006, 02:17 AM
Allah Allah Desem Kalksam Yürüsem
Allah Allah desem, kalksam yürüsem
Acap şu dağları aşamam mola
Boz atlı Hızır'ı yoldaş eylesem
Varıp efendime düşemem mola
Sevdiğim, bağında güllerin gonca
Usuldur boyların, bellerin ince
Adı güzel imamların önünce
Kerbelâ'da şehit düşemem mola
Sakın hey sevdiğim, nâsiden sakın
Erenler geri almaz attığı okun
Irak yerlerini sen eyle yakın
İki atlayıp bir dem düşemem mola
Ben güzel pîrîme verdiğim ikrar
Doluda, kırçından, borandan saklar(*)
İhlâs âşık olan ikrarın bekler
İkrarın bendini çesemem mola(*)
PIR SULTAN ABDAL'ım, dost çiresine
Arzumanım kaldı Şah cilvesine
Altmış ile yetmiş üçün arasına
Özümü irfana koşamam mola
Pir Sultan Abdal
kemalay
17-09-2006, 02:20 AM
arkadaşım emeğine sağlık ama bu deyişler forumda var oraya ek yapsaydın daha iyi olurdu deyişlerin çogu forumda bulunmkada
ALeViQueeN
18-10-2006, 07:51 AM
Alçakta Yüksekte
Alçakta yüksekte yatan erenler
Yetisin imdada aldi dert beni
Basimi alip hangi yere gideyim
Gittigim yerlerde buldu dert beni
Oturup benimle ibadet kildi
Yalan söyledi de yüzüme güldü
Yalin kiliç olup üstüme geldi
Çaldi bölük bölük böldü dert beni
Üstümüzden gelen boran kis gibi
Yavru sahin pençesinde kus gibi
Seher çagi bir korkulu düs gibi
Çagirta çagirta aldi dert beni
Abdal Pîr Sultan'im gönlüm hastadir
Kimseye diyemem gönlüm yastadir
Bilmem deli oldu bilmem ustadir
Söyle bir sevdaya saldi dert beni
Sultan Suyu Gibi Çağlayıp Akma
Sultan Suyu Gibi Çağlayıp Akma
Erilir Gam Yeme Divane Gönül
Er Başımda Duman, Dağ Başında Kış
Erilir Gam Yeme Divane Gönül
Yıkılır Mı Hakk’ın Yaptığı Havuz
Şah-ı Merdani' nin, Biz De Kılavuz
Üç Günlük Dünyada, şu Yahşi Yavuz
Erilir Gam Yeme Divane Gönül
Pir Sultan Abdal’ım, Sırdan Sırada
Bu İş Böyle Oldu, Kalsın Burada
Cümlemiz Niyetlendiği Murada
Erilir Gam Yeme Divane Gönül
ALeViQueeN
18-10-2006, 07:52 AM
Bilene Danış
Bilirim Bilirim Dersin Bilene Danış
Danışan Dağları(Hey Dost) Aşar Mı Aşar
Danışmadan Yola Çıksa Bir Kişi
Akıbet Yolundan(Hey Dost) Şaşar Mı Şaşar
Cahile Irak Ol Kamile Yakın
Bir Mana Söyleyim(Hey Dost) Darılma Sakın
Hasmın Karıncaysa Merdane Takın
Ummadık Taş Başa (Hey Dost) Düşer Mi Düşer
Pir Sultan Abdalım Böyle Mi Olur
Kişi Ettiğini(Hey Dost) Elbette Bulur
Yırtıcı Kuşların Ömrü Tez Olur
Zararsız Akbaba(Hey Dost) Yaşar Mı Yaşar
ALeViQueeN
18-10-2006, 07:52 AM
Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez
Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez
Eser Bâd-ı Sabâ Yel Bozuk Bozuk
Türkmen Kalkıp Yaylasına Yürümez
Yıkılmış Aşiret İl Bozuk Bozuk
Kızılırmak Gibi Çağladım Aktım
El Vurdum Göğsümün Bendini Yıktım
Gül Yüzlü Cerenin Bağına Çıktım
Girdim Bahçesine Gül Bozuk Bozuk
Elim Tutmaz Güllerini Dermeye
Dilim Tutmaz Hasta Hâlin Sormaya
Dört Cevabin Mânasını Vermeye
Sazım Düzen Tutmaz Tel Bozuk Bozuk
Pir Sultan'ım Yaratıldım Kul Diye
Zalim Paşa Elinden Mi Öl Diye
Dostum Beni Ismarlamış Gel Diye
Gideceğim Amma Yol Bozuk Bozuk
ALeViQueeN
18-10-2006, 07:53 AM
Bugün Yardan Haber Geldi
Bugün Yardan Haber Geldi
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Eğildim Bir Buse Aldım
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Güzel Olanı Severler
Yanağından Gül Dererler
Kulakta Mengiç Küpeler
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Baş Koydum Yarin Dizine
Uykular Girmez Gözüme
Ağ Ellerin Sür Yüzüme
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Şekerden Şerbet Ezerler
İnce Tülbentten Süzerler
Dört Yanım Almış Güzeller
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Pir Sultanım Gel Yanıma
Seni Sarayım Canıma
Dola Kolların Boynuma
Bir Bir Yandan Bir Bir Yandan
Rojaazme
18-10-2006, 08:07 AM
yüregine sağlık can
mendov
20-10-2006, 03:46 AM
paylaşımın için sagol kardeşim
deli derviş
10-01-2007, 03:20 AM
arkadaşlar beyeninize karşı çok teşekkürler
alevi angel
21-01-2007, 11:35 AM
emeğinize yüreğinize sağlık canlar....:)
Rojaazme
21-01-2007, 12:41 PM
var olun can tşkler ...
simge
21-01-2007, 03:33 PM
Pir Sultan Abdal’dan deyişler:......
Ben dervişim dersin dava kılarsın
Hakk’ı zikretmeye dilin var mıdır
Kendini gör elde sen ne ararsın
Hâlâ hâl etmeğe hâlin var mıdır
Dertli olmayanlar derde yanar mı
Sâdık derviş ikrârından döner mi
Dertsiz bülbül gül dalına konar mı
Ben bülbülüm dersin gülün var mıdır
Bir gün balık gibi ağa sararlar
Mürşitten rehberden haber sorarlar
Tütsü yakıp köşe köşe ararlar
Ben arıyım dersin balın var mıdır
Mürşit huzurunda dâra durmağa
Dâra durup Hakk’a boyun vermeğe
Muhabbetten geçip hırka giymeğe
Çar pâreden derviş şalın var mıdır
Pir Sultan’ım senin derdin deşilmez
Derdi olmayanlar derde düş olmaz
Mürşitsiz rehbersiz yollar açılmaz
Mürşit eteğinde elin var mıdır
Emeğine sağlık Rojaazme.Hakk emeklerini kabul ede.
Rojaazme
21-01-2007, 11:23 PM
Emeğine sağlık Rojaazme.Hakk emeklerini kabul ede.
allah allah ey vallah dost
ali-haydar
31-01-2007, 03:27 PM
sizin gibi canlar oldukça yolumuz , töremiz hiç unutulmayacaktır. var olun canlar.
celal44
05-02-2007, 09:46 AM
çok teşekür ediyorum pirsultan abdal şiirlerini yayınladığı için
Rojaazme
07-02-2007, 02:30 AM
ey vallah dostlar...
alevicanlar_18
07-03-2007, 12:39 AM
elıne saglık kardes çok gusel olmus
Rojaazme
07-03-2007, 02:08 PM
ey vallah can...
simurg76
05-06-2007, 03:41 PM
Gurbet elde bir hal geldi başıma
Gurbet elde bir hal geldi başıma,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Derman arar iken derde düş oldum,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Hüma kuşu suya düştü ölmedi,
Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı.
Dedim yâre gidem nasip olmadı,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Kağıda yazarlar ufak yazılar,
Anasız olur mu körpe kuzular.
Yürek yaralıdır, ciğer sızılar,
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Pir Sultan Abdal'ım böyle buyurdu,
Ayrılık donları biçti giydirdi.
Ben ayrılmaz idim felek ayırdı
Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir.
Gelmiş iken bir habercik sorayım
Gelmiş iken bir habercik sorayım
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Gerçek erenlere yüzler süreyim
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Alçağında al kırmızı taşın var
Yükseğinde turnaların sesi var
Ben de bilmem ne talihsiz başın var
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Benim Şah'ım al kırmızı bürünür
Dost yüzün görmeyen düşman bilinir
Yücesinden Şah'ın ili görünür
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
El ettiler turnalar kazlara
Dağlar yeşillendi döndü yazlara
Çiğdemler taşınsın söylen kızlara
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Şah'ın bahçesinde gonca gül biter
Anda garip garip bülbüller öter
Bunda ayrılık var ölümden beter
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Ben de bildim şu dağların şahısın
Gerçek erenlerin nazargâhısın
Abdal Pir Sultan'ın seyrangâhısın
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Çeke çeke ben bu dertten ölürüm
Çeke çeke ben bu dertten ölürüm
Seversen Ali'yi değme yarama
Ali'nin yoluna serim veririm
Seversen Ali'yi değme yarama
Bu yurt senin değil konar göçersin
Körpe kuzulardan nasıl geçersin
Ali'nin dolusun bir gün içersin
Seversen Ali'yi değme yarama
Ilgıt ılgıt oldu akıyor kanım
Pir yoluna kurban verilir serim
Benim derdim bana yeter efendim
Seversen Ali'yi değme yarama
Abdal Pir Sultanım deftere yazar
Hilebaz yar ile olur mu pazar
Pir melhem çalmazsa yaralar azar
Seversen Ali'yi değme yarama
Sabahtan cemalin seyran eyledim
Sabahtan cemalin seyran eyledim
Gönüller perişan elinden güzel
Nice bir gezeyim gurbet elleri
Hiç mi bilir yoktur halımdan güzel
Seher bülbülüsün gider gelmezsin
Gelirsen de güzel baki kalmazsın
Seni uçuranlar murat almasın
Seni kim uçurdu yuvandan güzel
Pir Sultan Abdal'ım dervişler gezer
Aradım bulmadım derdimi yazar
Şimdi benim dostum cennette gezer
Kalma benim için yolundan güzel
Şu yalan dünyaya geldim giderim
Şu yalan dünyaya geldim giderim
Gönül senden özge yar bulamadım
Yaralandım al kanlara bulandım
Gönül senden özge yar bulamadım
Güzel olan neyler altın akçayı
Arif olan düzer türlü bohçayı
Vücudunda seyreyledim bahçeyi
Dosta el değmedik nar bulamadım
Güzellerin zülfü destedir deste
Erenler Hak için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta
Hasta halin nedir der bulamadım
Felek kırdı benim kolum kanadım
Baykuş gibi viranlarda tünedim
Bugün üç güzelin nabzın sınadım
Can feda yoluna der bulamadım
Felek benim kurulu yayım yastı
Her köşe başında yolumu kesti
Keskin kadeh ile dolumdan içti
Yandı yüreciğim kar bulamadım
Pir Sultan Abdal'ım dağlar ben olsam
Üstü mor sümbüllü bağlar ben olsam
Alem çiçek olsa arı ben olsam
Dost dilinden tatlı bal bulamadım
Dostun bahçesine bir hoyrat girmiş
Dostun bahçesine bir hoyrat girmiş
Korudur da benli dilber kurudur
Gülünü dererken dalını kırmış
Kurudur da benli dilber kurudur
Neredesin de dudu dillim nerede
Neredesin de kömür gözlüm nerede
Bu meydanda serilir postumuz
Çok şükür mevlaya gördük dostumuz
Bir gün kara toprak örter üstümüz
Çürüdür de benli dilber çürüdür
Neredesin de dudu dillim nerede
Neredesin de kömür gözlüm nerede
Pir Sultan Abdal'ım başımdan başlar
İyisini kor da kemini taşlar
Bin çiçekten bir kovana bal işler
Arıdır da benli dilber arıdır
Neredesin de dudu dillim nerede
Neredesin de kömür gözlüm nerede
Bilirim bilirim dersin bilene danış
Bilirim bilirim dersin bilene danış
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan Yol'a çıksa bir kişi
Akıbet yolundan şaşar mı şaşar
Cahile ırak ol kamile yakın
Bir mana söyleyim darılma sakın
Hasmın karıncaysa merdane takın
Ummadık taş başa düşer mi düşer
Pir Sultan Abdalım böyle mi olur
Kişi ettiğini elbette bulur
Yırtıcı kuşların ömrü tez olur
Zararsız akbaba yaşar mı yaşar
Yürü bire yalan dünya
Yürü bire yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyini
Alan dünya değil misin
Ali bindi Düldül ata
Can dayanmaz bu firkata
Boz kurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin
Tanrı'nın Aslan'ın alan
Düldül'ü dağlara salan
Yedi kere ıssız kalan
Kalan dünya değil misin
Bak şu kışa bak şu güze
Ciğer kebab döndü köze
Muhammed'i bir top beze
Saran dünya değil misin
Pir Sultan'ım ne yatarsın
Kurmuş çarhını dönersin
Ne konarsın ne göçersin
Kalan dünya değil misin
Mürşide varmaya talip olursan
Mürşide varmaya talip olursan
İptida insandan rehber isterler
Verdiğin ikrara doğru gelirsen
Ahd ile peymandan rehber isterler
Rehberin var ise olursun insan
Rehberin yok ise kalırsın hayvan
Arasat gününde açılır meydan
Açılan meydanda rehber isterler
Mürşidin nazarı müşkülü seçer
Kamil olan talip sıratı geçer
Can kuşu kafesten akıbet uçar
Tenden uçan candan rehber isterler
Şah-ı Merdan bir yol kurdu kuluna
Bu yola giden rehberden biline
Girmek ister isen İmam yoluna
On İki İmamdan rehber isterler
Tarikat babına girmek dilersen
Hakikat güllerin dermek dilersen
Erenler sırrına ermek dilersen
Sır ile pinhandan rehber isterler
Pir Sultan'ım söyler bu hikayeti
Yirmi sekiz harfle yedi ayeti
Nefsini bilmektir sözün gayeti
Bilmeğe irfandan rehber isterler
Çıkardılar kisvesini başından
Çıkardılar kisvesini başından
Soyuyorlar Şah-ı Merdan Ali'yi
İndirdiler teneşirin üstüne
Koyuyorlar Şah-ı Merdan Ali'yi
Fatma Ana ağlar şol yaşın yaşın
Şundan gördüm Düldül'ün kişneyişin
Ol Şah-ı Merdan'ın kıbleye başın
Çevirdiler Şah-ı Merdan Ali'yi
Mürekkebi Zemzem ile ezdiler
Üst başına Mim duasın yazdılar
Kubunın da Ak Deve'ye kazdılar
Gönderdiler Şah-ı Merdan Ali'yi
Kasdettiler İmamların soyuna
Zehirler kattılar Hasan payına
Kefenini Ab-ı Zemzem suyuna
Batırdılar Şah-ı Merdan Ali'yi
Pir Sultan Abdal'ım hoş hava ile
Arşa direk dikti bir dua ile
Kanber'in yedtiği Ak Deve ile
Götürdüler Şah-ı Merdan Ali'yi
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Koyun beni Hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Benim pirim gayet ulu kişidir
Yediler ulusu, Kırklar eşidir
On İki İmamın server başıdır
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kemend, işte boynum asarsa
İşte hançer, işte kellem keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ulu mahşer günü olur Divan kurulur
Suçlu, suçsuz gelir anda derilir
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Pir Sultan'ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Gam elinden benim zülfü siyahım
Gam elinden benim zülfü siyahım
Peykan değdi sinem yaralandı gel
Suna başın için ağlatma beni
Bugün sevda candan aralandı gel
Gamdan hisar oldu mekanım yurdum
İşitmez avazım dinlemez virdim
Bir değil beş değil on değil derdim
Düğümler baş verdi sıralandı gel
Hasretine vasıl olam mı böyle
Mecnun'a da bile kalır mı Leyla
Ölümlü dünyadır gel helal eyle
Yüklendi barhanam kiralandı gel
Ne çekerse dertli sinem dağ olmaz
Gürler gelir geçer ömür çağ olmaz
Teşevvüştür yaralarım sağ olmaz
Göğerdi çevresi karalandı gel
Pir Sultan Abdal'ım haftada ayda
Günler gelir geçer bulunmaz fayda
Gönül Hak arzular canım hayhayda
Toprağım üstüme kürelendi gel
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Doğru gelir doğru gider mi
Hakkın emri ile çürüyen Canlar
Bin yıl yerde yatsa çürür mü
Pazarlık mı olur adil dükkanda
Mevl-i muhabbetim de kaldı yar sende
Bu divan olmazsa Ulu Divan'da
Dost benim sualim verir mi
Bahçede açılmış yar gonca güller
Gülün figanından sefil bülbüller
Aşuktan maşuğa da sarılan kollar
Bin yıl yerde yatsa çürür mü
Abdal Pir Sultan'ım da kalbi zar olan
Döner mi sözünden gerçek yar olan
Senin gibi aht-ı sadık yar olan
Verdiği ikrardan döner mi
Yürüyüş eyledi Urum üstüne
Yürüyüş eyledi Urum üstüne
Ali nesli güzel İmam geliyor
İnip temenna ettim güzel destine
Ali nesli güzel İmam geliyor
Doluları adım adım dağıdır
Tavlasında küheylanlar bağlıdır
Aslını sorarsan şahın oğludur
Ali nesli güzel İmam geliyor
Tarlaları adım adım çizili
Rakibin elinden ciğer sızılı
Al yeşil geyinmiş gerçek gazili
Ali nesli güzel İmam geliyor
Magripten çıkar görünü görünü
Kimse bilmez evliyanın sırrını
Koca Haydar şah-ı cihan torunu
Ali nesli güzel İmam geliyor
Pir Sultan Abdal'ım görsem şunları
Yüzüm sürsem boyun eğip yalvarı
Evvel baştan On'kiler serveri
Ali nesli güzel İmam geliyor
Bugün yardan haber geldi
Bugün yardan haber geldi
Bir bir yandan bir bir yandan
Eğildim bir buse aldım
Bir bir yandan bir bir yandan
Güzel olanı severler
Yanağından gül dererler
Kulakta mengiç küpeler
Bir bir yandan bir bir yandan
Baş koydum yarin dizine
Uykular girmez gözüme
Ağ ellerin sür yüzüme
Bir bir yandan bir bir yandan
Şekerden şerbet ezerler
İnce tülbentten süzerler
Dört yanım almış güzeller
Bir bir yandan bir bir yandan
Pir Sultanım gel yanıma
Seni sarayım canıma
Dola kolların boynuma
Bir bir yandan bir bir yandan
kaynak:www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 03:44 PM
Ağlayı ağlayı durma karşımda
Ağlayı ağlayı durma karşımda
Dost beni gönder de var andan ağla
Kirpikleri top top etmiş kaşında
Dost bizi gönder de var andan ağla
Dostun zülüfleri bölük bölüktür
Menim ciğerciğim delik deliktir
Muhabbetin sonu tez ayrılıktır
Dost beni gönder de var andan ağla
Başına bağlamış aldır valası
Aldı beni kaşlarının karası
Hasan ile Hüseyin'in anası
Dost beni gönder de var andan ağla
Başına bağlamış al ile sarı
Arkamızca etme ah ile zarı
Koca Pir Sultan'ın gül yüzlü yarı
Dost bizi gönder de var andan ağla
Cem-i çiçeklerin hası
Cem-i çiçeklerin hası
Ağ gül ile kırmızı gül
Deli gönül eğlencesi
Ağ gül ile kırmızı gül
Demi demi şirin demi
Gelir geçer dünya gamı
Talip olmak pirindendir
İrenk almak gülündendir
Muhammed' in terindendir
Ağ gül ile kırmızı gül
Demi demi şirin demi
Gelir geçer dünya gamı
Pir Sultan'ım ey gaziler
Alnımızda al yazılar
Talip de Pir'in arzular
Ağ gül ile kırmızı gül
Demi demi şirin demi
Gelir geçer dünya gamı
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Hızır Paşa bizi berdar etmeden,
Açılın kapılar Şaha gidelim,
Siyaset günleri gelip .atmadan,
Açılın Kapılar Şah'a Gidelim.
Bunda bilmeyeni bildirirler mi
Eli bağlı namaz kıldırırlar mı
Yoksa Şah diyeni öldürürler mi
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Aslımız Muhammet kıyman cellatlar
Üstümüzde bite davacı otlar
Ölüm Allah emri ya eziyetler
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Her nereye baksam yolum dumandır
Bizi böyle kılan ahd-ı amandır
Zincir boynum sıktı halim yamandır
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Yare selam söylen urum erleriı
Bize peyik geldi Şah bülbülleri
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne
Can boyanmak ister Ali müşkine
Seni beni yaradanın aşkına
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Yaz selleri gibi akar çağlarım
Hançer aldım, ciğergahım dağlarım
Garip kaldım, şu arada ağlarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Kapısı yok bacasından bakarım
Gözlerimden hasret yaşı dökerim
Şah'a giden bir bezirgan tutarım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Pir Sultan Abdal'ım güzel Şah canım
Ağlamaktır benim demim devranım
Arşta melek yerde çeşm-i efganım
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
Hızır Paşa bizi berdar eyledi
Hızır Paşa bizi berdar eyledi
Kesti kollarımı kızak bağladı
İşiten muhipler hep kan ağladı
Açılın zindanlar pire gidelim
Kalenin kapısı taştan demirden
Yanlarım çürüdü yaştan yağmurdan
Bir kimsem de yok ki dellal çağırtam
Açılın zindanlar pire gidelim
Kalenin kapısı taştan çıkılmaz
Penceresi yüce Şah'a bakılmaz
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
Açılın zindanlar pire gidelim
Çıkarım bakarım kale başına
Mümin müslim olan gider işine
Bir ben mi düşmüşüm can telaşına
Açılın zindanlar pire gidelim
İlimi sorarsan köyümdür Banaz
Yakılsın yıkılsın ol kanlı Sivas
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
Açılın zindanlar pire gidelim
Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa
Yazılanlar gelir sağ olan başa
Hasret koydun beni kavim kardaşa
Açılın zindanlar pire gidelim
Yas u matem günü derdim yeniler
Yas u matem günü derdim yeniler
Yarin sesi kulağımda çınılar
Sordum ki dağlara niçin iniler
Dedi çekticeğim karın elinden
Alnıma yazılmış kara yazılar
İtikattır talip pirin arzular
Sordum ki çamlara neden sızılar
Dedi çekticeğim pürün elinden
Varup Hakkın divanına durursun
Pervan olup aşk oduna yanarsun
Sordum degirmene ne hoş dönersin
Dedi çekticeğim perin elinden
Varup bir pir ile pazar edersin
Oturup da ikrarını güdersin
Sordum garip bülbül niçin ötersin
Dedi çekticeğim harın elinden
Serçeşmeden gelir suyun durusu
Nasibimiz verir pirin birisi
Dedim Pir Sultan'ım benzin sarısı
Dedi çekticeğim yarin elinden.
Koyun beni Hak aşkına yanayım
Koyun beni Hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Benim pirim gayet ulu kişidir
Yediler ulusu Kırklar eşidir
On İki İmamın server başıdır
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kemend işte boynum asarsa
İşte hançer işte boynum keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ulu mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz gelir anda derilir
Piri olmayanlar anda dirilir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Pir Sultan'ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
kaynak:www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 03:51 PM
Hak nasib eylese dergâha varsam
Hak nasib eylese dergâha varsam
Daim divanında dursam ya Ali
Eğilsem payine niyaz eylesem
Yüzüm tabanına sürsem ya Ali
Yüzüm tabanına sürdüğüm zaman
Kalmadı kalbimde zerrece güman
Kâfire Zülfikar çaldığın zaman
Önünce Kanber'in olsam ya Ali
Kanber gibi hizmetine yeldirsen
Bir dem ağlatsan da bir dem güldürsen
Çeküp Zülfikar'ı beni öldürsen
Kesmem eteğinden elim ya Ali
Hiç çekem mi eteğinden elimi
Hak katında kabul kıldım ölümü
Erler doğru sürün Ali yolunu
Mümince kulların görsem ya Ali
Mümin olan neresinden bellidir
Haklı söyler nefesinden bellidir
Erenlerin cemi gonca güllüdür
Tomurcuk güllerin dersem ya Ali
Mümin olan müslimini getürse
Hakikatı Hak cemine yetürse
Dizi dize verüp irfan otursa
Doyunca didarın görsem ya Ali
Pir Sultan'ım niyaz eyle pirine
İnan gel Muhammed Ali yoluna
Bu divanda girem kalbin evine
Yarın fırsat elden gider ya Ali
Ben de şu dünyaya geldim sakinim
Ben de şu dünyaya geldim sakinim
Kalsın benim davam divana kalsın
Muhammed Ali'dir benim vekilim
Kalsın benim davam divana kalsın
Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısından ben sorulmazam
Kalsın benim davam divana kalsın
Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı
O da kulu gibi zulüm ede mi
Orda söyletirler bir bir adamı
Kalsın benim davam divana kalsın
Mümin müslüm döşürür de cem olur
Anda sınık yaralara em olur
Kara taş erir de safi dem olur
Kalsın benim davam divana kalsın
Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır
Giden adil beyler kalan ihvandır
Muhammed divanı ulu divandır
Kalsın benim davam divana kalsın
Bir nefescik söylüyeyim
Bir nefescik söylüyeyim
Dinlemezsen neyleyeyim
Aşk deryasın boylayayım
Ummana dalmaya geldim
Aşk harmanında savruldum
Hem elendim hem yoğruldum
Kazana girdim kavruldum
Meydana yenmeğe geldim
Ben Hakkın edna kuluyum
Kem damarlardan beriyim
Ayn-i Cem'in bülbülüyüm
Meydana ötmeye geldim
Ben Hak ile oldum aşna
Kalmadı gönlümde nesne
Pervaneyim ateşine
Şemine yanmağa geldim
Pir Sultan'ım yeryüzünde
Var mıdır noksan sözümde
Eksiğim kendi özümde
Dârına durmağa geldim
kaynak :www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 03:55 PM
Mümin müslüm meydan açtı Ya Ali
Mümin müslüm meydan açtı Ya Ali
Yansın halk aşkına uyansın çıra
Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veli
Yansın halk aşkına uyansın çıra
Hatice Fatıma nura boyandı
Hasan Hüseyin de içenler kandı
Zeynel Abidin'e semalar yandı
Yansın halk aşkına uyansın çıra
İmam-ı Bakır'dan Cafer yoluna
Musa'yı Kazım'ın gonca gülüne
İmam-ı Rıza'nın sadık kuluna
Yansın halk aşkına uyansın çıra
Taki Naki meydanımız varımız
Hasan Ali Asker-i sadık yarimiz
Muhammed Mehdi'dir sevgi nurumuz
Yansın halk aşkına uyansın çıra
Pir Sultan Abdal'ım zikrim hak ile
Hakikate halk katarı çekile
Kıyamete kadar yana yakıla
Yansın halk aşkına uyansın çıra
Kul olayım kalem tutan ellere
Kul olayım kalem tutan ellere
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Şekerler ezeyim Şirin dillere
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Güzelim hey bir tanem hey cananım hey
Allahı seversen katip böyle yaz
Dünü gün ol Şaha eylerim niyaz
Dilerim yıkılsın Şu kanlı Sıvas
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Güzelim hey bir tanem hey cananım hey
Sivas ellerinde sazım çalınır
çamlıbeller bölük bölük bölünür
Yardan ayrılmıŞım bağrım delinir
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Güzelim hey bir tanem hey cananım hey
Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa
Görki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydun bizi kavim kardaşa
Katip arzuhalim yaz yare böyle
Güzelim hey bir tanem hey cananım hey
Ötme bülbül ötme şen değil bağım
Ötme bülbül ötme şen değil bağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Tükendi fitilim eridi yağım
Dost senin derdinden ben yana yana
Deryada bölünmüş sellere döndüm
Vakitsiz açılan güllere döndüm
Ateşi kararmış küllere döndüm
Dost senin derdinden ben yana yana
Haberim duyarsın peyikler ile
Yaramı sararsın şehitler ile
Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile
Dost senin derdinden ben yana yana
Pir Sultan Abdal'ım doldum eksildim
Yemekten içmekten sudan kesildim
Hakkı pek sevdiğim için asıldım
Dost senin derdinden ben yana yana
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ela gözlü pirim sen himmet eyle
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Ben de bu yayladan Şah'a giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazım kıldırırlarsa
Sizde Şah diyeni öldürürlerse
Bende bu yayladan Şah'a giderim
Eğer göğerüben bostan olursam
Şu halkın diline destan olursam
Kara toprak senden senden üstün olursam
Bende bu yayladan anam Şah'a giderim
Pir Sultan Abdal'ım dünya durulmaz
Gitti gider ömür geri dönülmez
Gözlerimde Şah yolundan ayrılmaz
Bende bu yayladan anam Şah'a giderim
Dağdan kütür kütür hezen indirir
Dağdan kütür kütür hezen indirir
indirir de ataşlere yandırır
Her evin devliğin öküz döndürür
İreçberler hoşça görün öküzü
Öküzün damını alçacık yapın
Yaş koman altında kuruluk sepin
Koşumdan koşuma gözlerin öpün
ireçberler hoşça görün öküzü
Pir Sultan'ım der ki kaynar coşunca
Tekne hamur kalmaz ekmek pişince
Adem Ata öküzün çifte koşunca
İreçberler hoşça görün öküzü
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Hızır Paşa bizi berdar etmeden
Açılın kapılar şaha gidelim
Siyaset günleri gelip yetmeden
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Yıkılın zindanlar Şah'a gidelim
Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne
Can boyanmak ister Ali müşküne
Pirim Ali On iki İmam aşkına
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Yıkılın zindanlar Şah'a gidelim
Pir Sultan'ım eydür mürvetli Şah'ım
Yaram baş verdi sızlar ciğergahım
Arşa direk direk olmuştur ahım
Açılın kapılar Şah'a gidelim
Yıkılın zindanlar Şah'a gidelim
Şu karşı yaylada göç katar katar
Şu karşı yaylada göç katar katar
Bir güzel sevdası sinemde tüter
Bu ayrılık bana ölümden beter
Geçti dost kervanı eğleme beni
Şu benim sevdiğim başta oturur
Bir güzelin derdi beni bitirir
Bu ayrılık bana zulüm getirir
Geçti dost kervanı eğleme beni
Pir Sultan Abdal'ım dağlar aşalım
Aşalımda dost eline düşelim
Çok nimetin yedim helallaşalım
Geçti dost kervanı eğleme beni
Derdim çoktur hangisine yanayım
Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yarası
Ben bu derde nerde derman bulayım
Meğer Şah elinden ola çaresi
Efendim benim efendim
Sen ol bu derdime derman efendim
Efendim benim efendim
Sen ol bu derdime derman efendim
Türlü donlar giymiş gülden naziktir
Bülbüle cevr etme güle yazıktır
Çok hasretlik çektim bağrım eziktir
Güle güle gelir canlar paresi
Gel benim uzun boylu çınarım
Yüreğime bir od düştü yanarım
Kıblem sensin yüzüm sana dönerim
Mihrabımdır iki kaşın arası
Didar ile muhabbete doyulmaz
Muhabbetten kaçan aşık sayılmaz
Yezit üflemekle cerağlar sönmez
Tutuşunca yanar askın çırası
Pir Sultan Abdal'ım yüksek uçarsın
Selamsız sabahsız gelir geçersin
Aşık muhabbetten neden kaçarsın
Böyle midir elinizin töresi
Uyur idik uyardılar
Uyur idik uyardılar
Diriye saydılar bizi
Koyun olduk ses anladık
Sürüye saydılar bizi
Halımızı hal eyledik
Yolumuzu yol eyledik
Her çiçekten bal eyledik
Arıya saydılar bizi
Hak divanına dizildik
Aşk defterine yazıldık
Bal olduk şerbet ezildik
Doluya saydılar bizi
Pir Sultan Abdal'ım şunda
Çok keramet var insanda
O cihanda bu cihanda
Ali'ye saydılar bizi
Gidi Yezid bize Kızılbaş demiş
Gidi Yezid bize Kızılbaş demiş
Meğer Şah'ı sevmiş dese yoludur
Yetmiş iki millet sevmezler şahı
Biz severiz Şah'ı Merdan Ali'dir
Kırkımız da bir katara dizildik
Hak Muhammed ümmetine yazıldık
Hakikat şerbeti olduk ezildik
Biz içeriz bize sunan Ali'dir
Gidi Yezid bizler haram yemedik
Batındaki gördüğümüz demedik
İkrar birdir dedik geri dönmedik
Yedileriz birincimiz Ali'dir
Muhammed dinidir bizim dinimiz
Tarikat altından geçer yolumuz
Hem Cibril-i Emin'dir rehberimiz
Biz müminiz mürşidimiz Ali'dir
Pir Sultan'ım Nesimi'dir pirimiz
Evvel kurban ettik Şah'a serimiz
On İki İmam meydanında dârımız
Biz şehidiz serdarımız Ali'dir
Yetmiş üç er idik girdik bu yola
Yetmiş üç er idik girdik bu yola
Yalbırdak kılıçlar hep aldık ele
İman Kur'an nasip olsa bir kula
Kudretten okunur onun Yâsin'i
Gidi Yezit Muhammet Ali desene
Kin ile kibri geri kosana
Ağu verdin ise İmam Hasan'a
Kırarlar başında ağu tasını
Yayla senin ova senin il senin
Sefil senin geda senin kul senin
Muhammet Ali'ye giden yol senin
Pâk edip de kalb evini silsene
Göre idim Sultan'ımı hânımı
Bula idim can içinde cânımı
Mehdi alır İmamlar'ın kanını
Ko desinler n'oldu Seyyit Nesimî
PİR SULTAN ABDAL'ım der ey gaziler
Böyle yazılmıştır bize yazılar
Kerbelâ dedikçe sinem sızılar
Şu gelen ses yoksa Düldül sesi mi
kaynak :www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 03:57 PM
Kur'an yazılırken arş ı Rahman'da
Kur'an yazılırken arş ı Rahman'da
Kudret kâtibinin elinde idim
Güller açılırken kevn ü mekânda
Bülbül idim gonca gülünde idim
Evvel Cebrail'in ilk kelâmında
Kırklar meclisinde aşk meydanında
Muhammed Ali'nin sır kelâmında
Nihan söyleşirken dilinde idim
Kırklar arş üstüne kurdular cemi
Muhabbet halk olub sürdüler demi
Balçıktan yarattı Allah Adem'i
Ben o vakit anın belinde idim
Yunus'un deryaya daldığı zaman
Kırk gündüz kırk gece kaldığı zaman
Ali Zülfikar'ı çaldığı zaman
Hayber kalesinde kolunda idim
PİR SULTAN'ım içtim aşkın dolusun
Makadir bilmeze vermem yarısın
Bir kuşa seksen bin şehrin darısın
Ta'yin verilirken yanında idim
Hû deyelim gerçeklerin demine
Hû deyelim gerçeklerin demine
Gerçeklerin demi nurdan sayılır
On iki İmam katarına düzülen
Muhammed Ali'ye yardan sayılır
İhlas ile gelen bu yoldan dönmez
Dost olan dostuna ikilik bilmez
Eri Hak görmeyen Hakkı da görmez
Gözü bakar amma körden sayılır
Üç gün imiş şu dünyanın safası
Safasından artık imiş cefası
Gerçek erenlerin nutk u nefesi
Biri kırktır kırkı birden sayılır
Gerçek âşık menzilinden durursa
Çırağ gibi yanup yağı erirse
Eksikliğin kendözünden görürse
O da erdir gerçek erden sayılır
PİR SULTAN ABDAL'ım Bağdad'dır vatan
İkilikten geçip birliğe yeten
Erenler yoluna kîl ü kal katan
Yolun dikenidir hardan sayılır
Sultan Nevruz günü cemdir erenler
Sultan Nevruz günü cemdir erenler
Gönüller şad oldu ehl-i imanın
Cemâl-i yâri görüp doğru bilenler
Himmeti evince Nevruz Sultan'ın.
Cümle eşya bu gün destur aldılar
Aşk ile didara karşı yandılar
Erenler ceminde bâde sundular
Himmeti erince Nevruz Sultan'ın.
Erenler dergâha rûşen bu günde
Doldurmuş badeyi, sunar elinde
Susuz olan kanar kendi gölünde
Himmeti erince Nevruz Sultan'ın.
Sultan Nevruz günü canlar uyanır
Hal ehli olanlar nura boyanır
Muhib olan bu gün ceme dolanır
Himmeti erince Nevruz Sultan'ın.
Pir himmet eyledi bu gün kuluna
Cümle muhib bu gün cemde buluna
Cümle eşya konar kudret balına
Himmete erince Nevruz Sultan'ın.
Âşık olan canlar bu gün gelürler
Sultan-ı Nevruz günü birlik olurlar
Hallâk-ı cihandan ziya olurlar
Himmeti erince Nevruz Sultan'ın.
Pir Sultan'ın eydür, erenler cemde
Akar çeşmim yaşı her dem bu demde
Muhabbet ateşi yanar sinemde
Himmeti erince Nevruz Sultan'ın.
Gelsin ikrarına beli diyenler
Gelsin ikrarına beli diyenler
İniltim derdim Muhammed Ali'dir
İsmin anınca salavat verenler
Meşrebim virdim Muhammed Ali'dir
Gör'e Mansur kabul eyledi darı
Alemde nesne bulmadı serseri
Her kande bakarsam mürşidi piri
Gözümle gördüm Muhammed Ali'dir
Kimse bahane bulmadı naklime
Haktan gayrı nesne gelmez aklıma
Düşünceğiz bu gurbet iklimine
Mekanım yurdum Muhammed Ali'dir
Gezeyim alemde bir yar bulamadım
Bu akan çeşmimin yaşın sileyim
Arıttım pak ettim gönlüm sarayım
İçeri girdim Muhammed Ali'dir
Dosttan haber geldi inili inili
Unul yürekteki yaralar unul
Pir Sultan der melul olma ey gönül
Kalmışa yardım Muhammed Ali'dir
Hocam bana ilimleri sorarsa
Hocam bana ilimleri sorarsa
Hak Muhammet Ali derdim okurum
Kur'an'ın kilidi İhlâs-ı şerif
Hasan u Hüseyn'i sevdim okurum
Pirim Hacı Bektaş Zeyn-el'Abâ'ya
Gündüzün güneşin gecedir aya
Bunda bir gün doğar yoksula baya
Anın divanına durdum okurum
Ali'dir virt olan cümle erlere
Muhammet Bâkır'dan İmam Cafer'e
Hazret-i Hızır gibi gerçek ere
Anın divanında durdum okurum
Gönül bir deryâdır dolar eksilmez
Değme bir gönüle güher konulmaz
Bu bir gizli sırdır kimseler bilmez
Musâ-yı Kâzım'ı sevdim okurum
İmam-ı Rıza'dan müşkülüm kandı
Muhammet Takî'den Nakî'ye vardı
Hocam bana ilim dedi uyardı
Sabahın seyrinde virdim okurum
Hasan-ül-Askerî Mehdî çıkınca
İsâ Peygamber'i vezir dikince
Doksan bin er Horasan'dan kopunca
On İki İmam'a yardım okurum
Pir Sultan'ım Hak Muhammet Ali'den
Tâ ikrârım Kalû Beli'den
Şefaat umarım güzel Veli'den
Muhammet Ali'yi sevdim okurum
Gönül gel karardan aşma
Gönül gel karardan aşma
Sözüm sana meveddettir
Gafillen bacadan düşme
Evvel kapu şeriattır
Şeriattan edep öğren
İlimle üstad olur oğlan
Al bu pendi belin bağlan
Kimi farz kimi sünnettir
Eğer bu sırra erersen
Dolan kapudan girersen
Tarikat farzın sorarsan
Yedi farz üçü sünnettir
Gelin girelim bu babı
Açılsın âşık kitabı
Eğer anlarsan hesabı
Andan sonra tarikattır
Tarikat bir oddur yakar
Kimi ham kimi has çıkar
Her âşık bir çakmak çakar
Çırağın yakan üstaddır
Tarikatta kâmil olan
İlmi ile âmil olan
Bu yolda mükemmel olan
Evvel mertebe hizmettir
Hizmet erenler yoludur
Cümle ilmin evvelidir
Ahdimiz <kalû belî>dir
Bundan dönen kişi mattır
Kend'özümüze gelelim
Tarikat nedir bilelim
Yoklukta sefil olalım
İbtida yüz iradedir
İbtida talib olunca
Düşmana galib olunca
Dört can bir kalıp olunca
Menzili bi-nihayettir
Hakikat genc-i mihandır
Marifet gevher-i kândır
Yedi yüz yetmiş mizandır
Ötesi ilm-i hikmettir
Mürebb'olan Ali gerek
Dört kapuda eli gerek
Musâhibin hali gerek
Zira Ali Muhammed'dir
PİR SULTAN der <kalû belî>
Dedik yâ Murtaza Ali
Kim kadeh içer kim dolu
Bu bize acep derttir
Döndün mü ki benden yüzü dönesi
Döndün mü ki benden yüzü dönesi
Ben seni Ali'nin yoluna saldım
İkrarı boynuna kemend olası
Ben seni Ali'nin yoluna saldım
Yürü bre yürü yüze gülücü
Bizi görüb yad illeri sevici
Boynuna uğrasın şahın kılıcı
Ben seni Ali'nin yoluna saldım
PİR SULTAN ABDAL'ım derdlere derman
Ayrılık elinden halim pek yaman
Şefaat etmeye On İki İmam
Ben seni Ali'nin yoluna saldım
Ben de şu dünyaya geldim sakinim
Ben de şu dünyaya geldim sakinim
Kalsın benim davam divana kalsın
Muhammed Ali'dir benim vekilim
Kalsın benim davam divana kalsın
Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısından ben sorulmazam
Kalsın benim davam divana kalsın
Ben de vekil ettim Bâri Hüdâ'mı
O da kulu gibi zulüm ede mi
Orda söyletirler bir bir adamı
Kalsın benim davam divana kalsın
Mümin müslim döşürür de cem olur
Anda sınık yaralara em olur
Kara taş erir de safi dem olur
Kalsın benim davam divana kalsın
PİR SULTAN ABDAL'ım dünya kovandır
Giden adil beyler gelen ihvandır
Muhammed divanı ulu divandır
Kalsın benim davam divana kalsın
Arzuladım size geldim
Arzuladım size geldim
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Eşiğine yüzüm sürdüm
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Pir elinden dolu içtim
Doğdum elinize düştüm
Ak cenneti gördüm geçtim
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Rehber aradım aradan
Cümle âlemi yaradan
Beş taşlı şahit getiren
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Güvercin donunda durur
Cümle eksikler yitürür
Beş taşlı şahid getüren
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Âşıkların sema' döner
Kırk budakta şem'a yanar
Dolusun içenler kanar
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Bahçende gördüm gülünü
Erenler sürsün demini
İmam Rıza'nın torunu
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Balım Sultan er köçeği
Keser kılıcı bıçağı
Erenlerin bal çiçeği
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
PİR SULTAN'ım gerçek Veli
Erenlerden çekmez eli
On İki İmam'ın yolu
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Âşık ile ma'şuk bir yere gelse
Âşık ile ma'şuk bir yere gelse
Aşkın kitabını ellere olsa
Sual olunursa cevabın verse
Ağız nedir dudak nedir dil nedir
Gönlümde bir mânâ yazıp dururum
Aşkın gemisini düzüp dururum
Arab'ı Acem'i gezip dururum
Derya nedir umman nedir sel nedir
Dört kardaşız bir gömlekte yatarız
Gömlek birdir bir vücuda çatarız
Kendimizi ateşlere atarız
Ateş nedir duman nedir kül nedir
Evveli Muhammed âhiri Ali
Erenler kurdular erkânı yolu
Üç yüz altmış altı servinin dalı
Bahçesinde bülbül nedir gül nedir
Din Muhammed dini, taptuğum tapu
Yıkılır mı Hakk'ın kurduğu yapı
Kırk sekiz bahçedir on iki kapı
Eşiği bekleyen iki kul nedir
Pirimden bir haber geldi duramam
Menzilim ıraktır belki varamam
PİR SULTAN'ım aşkı elden koyamam
Cümlesin vücutta buldum bil nedir
Bir güzelin âşığıyım erenler
Bir güzelin âşığıyım erenler
Onun için taşa tutar el beni
Gündüz hayalimde gece düşümde
Kumdan kuma savuruyor yel beni
Reyhanini devşir devşir dest'eyle
Ben deliyim öğüt verip pest eyle
Düşmanımı el yanında dost eyle
Bir gececik mihman eyle al beni
Ak gül olsam al yanağa sokulsam
Gül âb olsam ak yüzüne saçılsam
Kölen olsam pazarlarda satılsam
Kölem deyü al sinene sar beni
Pîr Sultan Abdal'ım gamzeler oktur
Hezaren sinemde yaralar çoktur
Benim senden özge sevdiğim yoktur
İnanmazsan ol Allah'a sor beni
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Karşıdan görünen ne güzel yayla
Bir dem süremedim giderim böyle
Ela gözlü pirim sen himmet eyle
Bende bu yayladan şaha giderim
Bir bölük turnaya sökün dediler
Yürekteki derdi dökün dediler
Yayladan ötesi yakın dediler
Bende bu yayladan şaha giderim
Alınmış abdestim aldırırlarsa
Kılınmış namazım kıldırırlarsa
Sizde şah diyeni Hızır öldürürlerse
Bende bu yayladan şaha giderim
Eğer göğerüben bostan olursam
Şu halkın diline destan olursam
Kara toprak senden senden üstün olursam
Bende bu yayladan şaha giderim
Pir Sultan Abdalım dünya durulmaz
Gitti gider ömür geri dönülmez
Gözlerimde Şah yolundan ayrılmaz
Bende bu yayladan şaha giderim
kaynak www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 04:03 PM
Koyun beni Hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Benim pirim gayet ulu kişidir
Yediler ulusu Kırklar eşidir
On İki İmamın server başıdır
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Kadılar müftüler fetva yazarsa
İşte kemend işte boynum asarsa
İşte hançer işte boynum keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Ulu mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz gelir anda derilir
Piri olmayanlar anda dirilir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Pir Sultan'ım arşa çıkar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canımız
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
2.
Yas u matem günü derdim yeniler
Yarin sesi kulağımda çınılar
Sordum ki dağlara niçin iniler
Dedi çekticeğim karın elinden
Alnıma yazılmış kara yazılar
İtikattır talip pirin arzular
Sordum ki çamlara neden sızılar
Dedi çekticeğim pürün elinden
Varup Hakkın divanına durursun
Pervan olup aşk oduna yanarsun
Sordum degirmene ne hoş dönersin
Dedi çekticeğim perin elinden
Varup bir pir ile pazar edersin
Oturup da ikrarını güdersin
Sordum garip bülbül niçin ötersin
Dedi çekticeğim harın elinden
Serçeşmeden gelir suyun durusu
Nasibimiz verir pirin birisi
Dedim Pir Sultan'ım benzin sarısı
Dedi çekticeğim yarin elinden.
3.
Gelmiş iken bir habercik sorayım
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Gerçek erenlere yüzler süreyim
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Alçağında al kırmızı taşın var
Yükseğinde turnaların sesi var
Ben de bilmem ne talihsiz başım var
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Benim şahım al kırmızı bürünür
Dost yüzün görmeyen düşman bilinir
Yücesinden Şah'ın ili görünür
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
El ettiler turnalarla kazlara
Dağlar yeşillendi döndü yazlara
Çiğdemler takınsın söyle kızlara
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
Şah'ın bahçesinde gonca gül biter
Anda garip garip bülbüller öter
Bunda ayrılık var ölümden beter
Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın
Ben de bildim şu dağların şahısın
Gerçek erenlerin nazargahısın
Abdal Pir Sultan'ın nazargahısın
Niçin gitmez Yıldız dağı dumanın
4.
Ben de şu dünyaya geldim sakinim
Kalsın benim davam divana kalsın
Muhammed Ali'dir benim vekilim
Kalsın benim davam divana kalsın
Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısından ben sorulmazam
Kalsın benim davam divana kalsın
Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı
O da kulu gibi zulüm ede mi
Orda söyletirler bir bir adamı
Kalsın benim davam divana kalsın
Mümin müslüm döşürür de cem olur
Anda sınık yaralara em olur
Kara taş erir de safi dem olur
Kalsın benim davam divana kalsın
Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır
Giden adil beyler kalan ihvandır
Muhammed divanı ulu divandır
Kalsın benim davam divana kalsın
5.
Şu yalan dünyaya geldim giderim
Gönül senden özge yar bulamadım
Yaralandım al kanlara bulandım
Gönül senden özge yar bulamadım
Güzel olan neyler altın akçayı
Arif olan düzer türlü bohçayı
Vücudunda seyreyledim bahçeyi
Dosta el değmedik nar bulamadım
Güzellerin zülfü destedir deste
Erenler Hak için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta
Hasta halin nedir der bulamadım
Felek kırdı benim kolum kanadım
Baykuş gibi viranlarda tünedim
Bugün üç güzelin nabzın sınadım
Can feda yoluna der bulamadım
Felek benim kurulu yayım yastı
Her köşe başında yolumu kesti
Keskin kadeh ile dolumdan içti
Yandı yüreciğim kar bulamadım
Pir Sultan Abdal'ım dağlar ben olsam
Üstü mor sümbüllü bağlar ben olsam
Alem çiçek olsa arı ben olsam
Dost dilinden tatlı bal bulamadım
6.
Çıkıp gökyüzünde sökün eyleyen
Şam'da Kul Yusuf'u görmeye geldim
Eğildim turaba yüzümü sürdüm
Hakkın divanına durmaya geldim
Nurdan kuşak kuşattılar belime
Hak Muhammed Ali geldi dilime
İnem gidem imamların yoluna
Yusuf'tan bir haber almaya geldim
Hani benim hırka ile postlarım
Men tutimi bir kafeste beslerim
Yüküm lal-ü gevher müşter'isterim
Alan kardeşlere satmaya geldim
Yapusu var usul ile yapulu
Hocası var kapusunda tapulu
Bir şar gördüm üç yüz altmış kapulu
Kimin açıp kimin örtmeye geldim
Pir Sultan Abdal'ım dünyadan göçtü
İdris peygamber de donunu biçti
Suyu suya köpr'eyledi kim geçti
Yusuf'tan bir haber almaya geldim
7.
Kur'an yazılırken arş-ı Rahman'da
Kudret katibinin elinde idim
Güller açılırken kevn ü mekânda
Bülbül idim gonca gülünde idim
Evvel Cebrail'in ilk kelamında
Kırklar meclisinde aşk meydanında
Muhammed Ali'nin sır kelamında
Nihan söyleşirken dilinde idim
Kırklar arş üstünde kurdular cemi
Muhabbet halk olup sürdüler demi
Balçıktan yarattı Allah Ademi
Ben ol vakit anın belinde idim
Yunus'un deryaya daldığı zaman
Kırk gündüz kırk gece kaldığı zaman
Ali zülfikarı çaldığı zaman
Hayber kalesinde kolunda idim
Pir Sultan'ım içtim aşkın dolusun
Makadir bilmeze vermem yarısın
Bir kuşa seksen bin şehrin kapısın
Tayin verilirken yanında idim
8.
Uyur idik uyardılar
Diriye saydılar bizi
Koyun olduk ses anladık
Sürüye saydılar bizi
Halımızı hal eyledik
Yolumuzu yol eyledik
Her çiçekten bal eyledik
Arıya saydılar bizi
Hak divanına dizildik
Aşk defterine yazıldık
Bal olduk şerbet ezildik
Doluya saydılar bizi
Pir Sultan Abdal'ım şunda
Çok keramet var insanda
O cihanda bu cihanda
Ali'ye saydılar bizi
9.
Bir nefescik söylüyeyim
Dinlemezsen neyleyeyim
Aşk deryasın boylayayım
Ummana dalmaya geldim
Aşk harmanında savruldum
Hem elendim hem yoğruldum
Kazana girdim kavruldum
Meydana yenmeğe geldim
Ben Hakkın edna kuluyum
Kem damarlardan beriyim
Ayn-i Cem'in bülbülüyüm
Meydana ötmeye geldim
Ben Hak ile oldum aşna
Kalmadı gönlümde nesne
Pervaneyim ateşine
Şemine yanmağa geldim
Pir Sultan'ım yeryüzünde
Var mıdır noksan sözümde
Eksiğim kendi özümde
Dârına durmağa geldim
10.
Gafil kaldır gönlündeki gümanı
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
Yaratmıştır on sekiz bin alemi
Irızgını veren Ali değil mi
Gelin vazgeçelim böyle gümandan
Vallahi çıkarız dinden imandan
Şefaat umariz On'ki İmam'dan
Anların atası Ali değil mi
Yarattı Mülcem'i o da oldu düşman
Kasdetti Ali'ye son oldu püşman
Kangı kitapta gördün Ömer Osman
Kur'an-da okunan Ali değil mi
Binbir adı vardır birisi Hızır
Her nerde çağırsam orada hazır
Ali'm padişahtır Muhammed vezir
Bu fermanı yazan Ali değil mi
Pir Sultan Abdal'am ben bir fukara
Acep bulunur mu derdime çare
Yüzü kara nasıl varam huzura
Divanda oturan Ali değil mi
11.
Alçakta yüksekte yatan erenler
Mürvetiniz yok mu aldı dert beni
Başım alıp hangi yere gideyim
Gittiğim yerlerde buldu dert beni
Oturup benimle ibadet kıldı
Yalan söyledi de yüzüme güldü
Yalın kılıç olup üstüme geldi
Çaldı bölük bölük böldü dert beni
Üstümüzden gelen boran kış gibi
Yavru şahin pençesinde kuş gibi
Seher çağı bir korkulu düş gibi
Çağırta çağırta aldı dert beni
Abdal Pir Sultan'ım gönlüm hastadır
Kimseye diyemem gönlüm yastadır
Bilmem deli oldu bilmem ustadır
Şöyle bir savdaya saldı dert beni
12.
Bu kanlı zalımın ettiği işler
Garip bülbül gibi zareler beni
Yağmur gibi yağar başıma taşlar
Dostun bir fiskesi paralar beni
Dar günümde dost düşmanım belloldu
On derdim var ise şimdi elloldu
Ecel fermanı boynuma takıldı
Gerek asa gerek vuralar beni
Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz
Haktan emrolmazsa ırahmet yağmaz
Şu ellerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun gülü yaralar beni
13.
Hak nasib eylese dergâha varsam
Daim divanında dursam ya Ali
Eğilsem payine niyaz eylesem
Yüzüm tabanına sürsem ya Ali
Yüzüm tabanına sürdüğüm zaman
Kalmadı kalbimde zerrece güman
Kâfire Zülfikar çaldığın zaman
Önünce Kanber'in olsam ya Ali
Kanber gibi hizmetine yeldirsen
Bir dem ağlatsan da bir dem güldürsen
Çeküp Zülfikar'ı beni öldürsen
Kesmem eteğinden elim ya Ali
Hiç çekem mi eteğinden elimi
Hak katında kabul kıldım ölümü
Erler doğru sürün Ali yolunu
Mümince kulların görsem ya Ali
Mümin olan neresinden bellidir
Haklı söyler nefesinden bellidir
Erenlerin cemi gonca güllüdür
Tomurcuk güllerin dersem ya Ali
Mümin olan müslimini getürse
Hakikatı Hak cemine yetürse
Dizi dize verüp irfan otursa
Doyunca didarın görsem ya Ali
Pir Sultan'ım niyaz eyle pirine
İnan gel Muhammed Ali yoluna
Bu divanda girem kalbin evine
Yarın fırsat elden gider ya Ali
kaynak:www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 04:24 PM
14.
Ben gayrı nesne bilmezem
Allah bir Muhammed Ali
Özümü gayra salmazam
Allah bir Muhammed Ali
Bir mum yanar bir şişede
Bülbül eğlenmez meşede
Yedi iklim dört köşede
Allah bir Muhammed Ali
İki kuş gördüm yuvada
Döner muallak havada
Dağda deryada ovada
Allah bir Muhammed Ali
Yaktıcağım bir çıraktır
Bindiceğim bir buraktır
Yerden göğe bir direktir
Allah bir Muhammed Ali
Pir Sultan'ım bu bir sırdır
Sırrını saklayan erdir
Ay da sırdır gün de sırdır
Allah bir Muhammed Ali
15.
Arzuladım size geldim
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Eşiğine yüzüm sürdüm
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Pir elinden dolu içtim
Doğdum elinize düştüm
Ak cenneti gördüm geçtim
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Rehber aradım aradan
Cümle alemi yaradan
Beş taşlı şahit getiren
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Güvercin donunda durur
Cümle eksikler yetürür
Beş taşlı şanit getüren
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Âşıkların semah döner
Kırk budakta şem'a yanar
Dolusun içenler kanar
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Bahçende gördüm gülünü
Erenler sürsün demini
İmam Rıza'nın torunu
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Balım Sultan er köçeği
Keser kılıcı bıçağı
Erenlerin bal çiçeği
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Pir Sultan'ım gerçek Veli
Erenlerden çekmez eli
On İki İmam'ın yolu
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
16.
Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir Muhammed Ali'dir Ali
Sen bu yolun sahibini ararsan
Allah bir Muhammed Ali'dir Ali
Tahtını terketti İbrahim Edhem
Süleyman Nebiye verildi hatem
Her kulun alnına yazıldı sitem
Allah bir Muhammed Ali'dir Ali
Erenler öldürür yoldan şaşanı
İhlas ile kaldırtırlar düşeni
Tarikatta her kişinin nişanı
Erenler katında bellidir belli
Erenler elinden dolu içildi
Ol saadette kil ü kal'den geçildi
Firdevsi alâ'da güller açıldı
Cennet-i alâ'nın gülidir güli
Pir Sultan Abdal'ım ummana daldı
Yenemedi kendin engine saldı
Hakıpayinize yüz süregeldi
Erenlerin kemter kuludur kuli
17.
Kocabaşlı koca kadı
Sende hiç din iman var mı
Haramı helalı yedi
Sende hiç din iman var mı
Fetva verir yalan yulan
Domuz gubu baga dolan
Sırtına vururum palan
Senin gibi hayvan var mı
İman eder amel etmez
Hakkın buyruğuna gitmez
Kadılar yaş yere yatmaz
Hiç böyle bir şeytan var mı
Pir Sultan'ım zatlarımız
Gerçektir şöhretlerimiz
Haram yemez itlerimiz
Bu sözümde ziyan var mı
18.
Kahpe felek sana n'ettim neyledim
Aksine döndürdün çark-ı devranı
Hani n'oldu esk'adalet eski gün
Perişan eyledin cümle cihanı
Dayanılmaz âşıkların derdine
Akıl yetmez ezberine virdine
Nakes konmak ister cömert yurduna
Tilki kovdu ülkesinden arslanı
Anca bu yaraya dayandı Eyyub
Huda'nın cefasın safaya sayıp
Cahiller kamile sen bilmen deyip
Anın için kaybettiler irfanı
Pir Sultan'ım niye geldin cihana
Kusur senin imiş etme bahane
Evvel kullar yalvarırdı sultana
Şimdi minnetç'ettin kula sultanı
19.
Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Korular kalmadı kara yurd oldu
Ali'm ne yatarsın dar günün geldi
Sancak gele Kazova'ya dikile
Münafık başına taşlar döküle
Mümin olanlar da Hakka çekile
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Kızılırmak gibi bendinden boşan
Hama'dan Mardin'den, Sivas'a döşen
Düldül eğerlendi Zülfikar kuşan
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Sene tekmil olduğunu bildiler
Yezid lain gömleğini giydiler
Kasdeyleyüb imamlara kıydılar
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Abdal Pir Sultan'ım bu sözüm haktır
Vallahi sözümün hatası yoktur
Şimdiki sofunun yezidi çoktur
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
20.
Gelin yiyelim içelim
Bu güzellik geçer birgün
Alem yaran yaran olmuş
Ali'm sırrın açar olmuş
Yeyip yediren bir adem
Eksik etmez bari Hüdam
Gök ekini misal adem
Anı eken biçer bir gün
Yeyip yedirmesi hoşdur
Dayan kahpe yürek taşır
Can dedikleri bir kuştur
Kuş kafesten uçar bir gün
Ağaçlarda yeşil yaprak
Bastığımız kara toprak
Yer altında kefen yırtmak
Boyumuzdan geçer bir gün
Pir Sultan'ım düşümüzde
Uzak değil karşımızda
Baykuş mezar taşımızda
Dertli dertli öter bir gün
21.
Yel esti mi aşka gelir sallanır
Mart ayında yeşillenir ağaçlar
Kıpkırmızı donlar giyer allanır
Hu dost çağırır sallanır ağaçlar
Çiçek açar domur domur dal verir
Kimi uzar birbirine el verir
Kimi meyva verir kimi gül verir
Kuşlar üstünde dillenir ağaçlar
Yazbaharda bahçe ile bağ ile
Kaba çamın gürlemesi dal ile
Koç yiğidin eğlenmesi yar ile
Muhabbet eder eğlenir ağaçlar
Pir Sultan Abdal’ım Hatayi şahım
Adem için ne halk etmiş Allah’ım
Güz gelince salar yaprağın dalın
Vakti geldimi sulanır ağaçlar
22.
Hızır Paşa’nın zulmü var ise
Ne yapayım benim de bir ahım var
Senin tuğlu padişaın var ise
Benim arkam kal’em bir Allahım var
Şol icra Tanrısı yatmaz uyumaz
Kimsenin hakkını kimsede komaz
Hünkâr sağır olmuş ünümü duymaz
Masumlar boğdurur padişahım var
Gönül verdim ikrar verdim Hayder’e
Geçmem beni etseler pare pare
İrafizi deye çektiler dare
Acab benim bunda ne günahım var
Pir Sultan Abdal’ım yedullahımız
Batına hükmeder padişahımız
Sahib çıkar miskin kul (a) Allahımız
Şefaat edecek güzel şahım var
23.
Birlik makamında bir güzel gördüm
Leblerinin şekeri var kandi var
Âşıkı çok imiş aradım sordum
Nice bencileyin derdimendi var
Cemali geliyor hayalde düşte
Canım asumanda kandilde düşte
Uzakta yakında yepinde pişte
Her nereye baksam Ali'm kendi var
Gâh bahçeye girer gülden görünür
Gâh mana söyleşir dilden görünür
Gâh gönül evinde mihman görünür
Âşıkına türlü türlü fendi var
Şükür olsun bu sevdaya ulaştım
Muhabbet bağını gezdim dolaştım
On İki İmam'ın cemine düştüm
Şimdi boynumuzda aşk kemendi var
Pir Sultan'ım sever böyle dilberi
Bu cümle Cihanın yekta gevheri
Kahrın lutfun çeker ise gel beri
Sevdiğimin nerde bir menendi var
24.
Viran bahçelerde bülbül öter mi
Gönül eğlencesi gül olmayınca
Merhemsiz yaralar unar biter mi
Bir gerçek Veliden el olmayınca
Nefse uyan Hakka uymuş değildir
Gaziler namazın kılmış değildir
Bu gezen abdallar derviş değildir
Arkasında hırka şal olmayınca
Tabib olmayınca yaram sarılmaz
Mürşid olmayınca Pire varılmaz
Yüzbin asker olsa yezid kovulmaz
Eli Zülfikar'lı Al (i) olmayınca
Bu aşk meydanında bir divan olur
O meydana düşen nevcivan olur
İtikatsız talib boş kovan olur
Vızılar arısı bal olmayınca
Değme arif bunu böyle bilemez
Bilir ama yine arif olamaz
Her mürşid ölüyü diri kılamaz
Hünkâr Hacı Bektaş Vel (i) olmayınca
İki melek gelir sual sorarlar
Döker de hurcunu gevher ararlar
Bir kılın üstüne köprü kurarlar
Geçemezsin Hakka kul olmayınca
Pir Sultan'ım baştan dalga aşırır
Bu aşkın doluşu aşka düşürür
Her bildiğin rehber çiğ mi pişirir
Yanıp ateşlere kül olmayınca
25.
Çeke çeke ben bu dertten ölürüm
Seversen Ali'yi değme yaram
Ali'nin yoluna serim veririm
Seversen Ali'yi değme yarama
Ali'nin yarası yar yarasıdır
Buna merhem olmaz dil yarasıdır
Ali'yi sevmeyen Hakk'ığn nesider
Seversen Ali'yi değme yarama
Bu yurt senin değil konup göçersin
Ali'nin dolusun bir gün içersin
Körpe kuzulardan nasıl geçersin
Seversen Ali'yi değme yarama
Ilgıt ılgıt oldu akıyor kanım
Kem gelde didara talihim benim
Benim derdim bana yeter ey canım
Seversen Ali'yi değme yarama
Pir Sultan Abdal'ım deftere yazar
Hilebaz yar ile olur mu pazar
Pir merhem çalmazsa yaralar azar
Seversen Ali'yi değme yarama
26.
Ne güzelce muradıma ererken
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Al yanaktan kırmızı gül dererken
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Demir kafeslerdir benim durağım
Yanar iken yanmaz oldu çırağım
Gün be gün artıyor derdim firakım
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Yaz gelince yazı yaban yurt olur
Ak sürüye kara koyun kurd olur
Sevip sevip ayrılması derd olur
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Yaz gelince atlar çıkar çayıra
Kadir mevlam sevdiğini kayıra
Meğer beni senden ölüm ayıra
Felek beni nazlı yardan ayırdı
Pir Sultan Abdal'ım dağları aşam
Aşam aşam ırmaklara karışam
Hiç başına gelen var mı danışam
Felek beni nazlı yardan ayırdı
kaynak :www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 04:26 PM
27.
Hazreti Ali'nin devri yürüye
Ali kim olduğu bilinmelidir
Alay alay gelen gaziler ile
İmamların öcü alınmalıdır
Kendin teslim eyle bir serçeşmeye
Er oldur ki yarın senden şaşmaya
Bir munafık bin gaziye düşmeye
Din aşkına kılıç çalınmalıdır
Yeryüzünü kızıl taçlar bürüye
Munafık olanın bağrı eriye
Sahib-i zamanın emri yürüye
Sultan kim olduğu bilinmelidir
Çağırırlar filan oğlu filana
Ne itibar Yezid kavli yalana
Kılıcın arştadır doğru gelene
Ya ser verip ya ser alınmadır
Pir Sultan Abdal'ım ey Dede Himmet
Kendine cevr etme aleme rahm et
İstanbul şehrinde ol sahib devlet
Tac-ı devlet ile alınmalıdır
28.
Gelin özümüze sitem uralım
Hile ile hurda ile hal olmaz
Hakkın divanına nice varalım
Hak katında yalancıya yer olmaz
Yine gerçeklerden açtık kapuyu
Bir pirin önünde kıldık tapuyu
Arı birlik ile yapar yapuyu
Birlik ile bitmeyende bal olmaz
Erenler gafletten kalktı uyandı
Gerçeklerin nefesine boyandı
Bu yolun içine girde uyandı
Be gaziler bunda hiç vebal olmaz
Ali kulu olan Hak'tan utana
Var pazarlık ile cevher satana
Bu yolun içinde riya tutana
Sürün gitsün dört kapuda yer olmaz
Pir Sultan'ım eydür kalbimiz nurdur
Müminler gözlüyse munafık kördür
Erenlerin yolu kadimdir birdir
Her tepenin başında da yol olmaz
29.
Bülbül olsam gül dalında şakısam
Öz bağında biten gül neme yetmez
Süleymanın kuş dilinden okurum
Bana talim olan dil neme yetmez
Derviş oldum pir eteğin tutarım
Hakka doğru çekilmiştir katarım
Baykuş gibi garip garip öterim
Issız viraneler çöl neme yetmez
Aşk kitabın ele aldım yazarım
Yolum Hakka doğru meylim nazarım
Neme gerek dağı taşı gezerim
Karşıda görünen yol neme yetmez
Dünyanın ötesi neden malumdur
Anın da aslına eren alimdir
Az yaşa çok yaşa sonu ölümdür
Bana hırkayla şal çul neme yetmez
Pir Sultan'ım sırrım kimseler bilmez
Tevekkül malını erteye koymaz
Kişi kısmatından artuğun yemez
Bana kısmat olan mal neme yetmez
30.
Hacı Bektaş tekkesinin dışında
Dediler bir suna aştı yalınız
Ayrılmışlar yaranından eşinden
Dediler bir suna aştı yalınız
Eşinden ayrıldı Bektaş'a vardı
Kuru göllerde çok savaşlar kıldı
Ayrılık haberin Mucur'dan aldı
Dediler bir suna aştı yalınız
Geçti m'ola Kızılırmak boyunca
Çeken bilir ayrılığı doyunca
Ayrılmıştır On İki İmam soyunca
Dediler bir suna aştı yalınız
Aştı m'ola Kırlangıç'ın belini
Avcı rast gelirse yolar telini
Arzulamış gider dostun elini
Dediler bir suna aştı yalınız
Pir Sultan Abdal'ım gönlümüz paslı
Tutu kumru gibi kafeste besli
Hünkâr Hacı Bektaş Veli'dir nesli
Dediler bir suna aştı yalınız
31.
Yürü bre Hızır Paşa
Senin de çarkın kırılır
Güvendiğin padişahın
O da bir gün dev (i)rilir
Nemrud gibi Anka n'oldu
Bir sinek havale oldu
Davamız mahşere kaldı
Yarın bu senden sorulur
Şahı sevmek suç mu bana
Kem bildirdin beni Hana
Can için yalvarmam sana
Şehinşah bana darılır
Hafid-i Peygamber'im has
Gel Yezid Hüseynimi kes
Mansur'um beni dâra as
Ben ölünce il durulur
Ben Musa'yım sen Firavun
İkrarsız Şeytan-ı lain
Üçüncü ölmem bu hain
Pir Sultan ölür dirilir
32.
Dağdan kütür kütür hezen indirir
İndirir de ataşlara yandırır
Her evin devliğin öküz döndürür
İreçberler hoşça tutun öküzü
Öküzün damını alçacık yapın
Yaş koman altını kuruluk sepin
Koşumdan koşuma gözünden öpün
İreçberler hoşça tutun öküzü
Pir Sultan'm der ki kaynar coşunca
Tekne hamur kalmaz ekmek pişince
Adem At (a) öküzün çifte koşunca
İreçberler hoşça tutun öküzü
33.
Emek çektim bir ev yaptım erenler
Yine bu güzele bildiremedim
Bahar geldi çiçek bitti ot bitti
Toprak güldü taşı güldüremedim
Önüne rehber almıştır kadıyı
Gelir kitabın okuyu okuyu
Burhan ile buldum yetmiş ikiyi
İkisin bir kaba sığdıramadım
Yüreğimde belli belli yaralar
Şeytan kalbin almış gözün köreler
Hakka niyaz eylemeye ar eyler
Eğilip bir secde kıldıramadım
Hu demine bir ikrarı güdenin
Tuh yüzüne ikrarından dönenin
Pir Sultan'ım munafıkın nadanın
Gönül aynasını sildiremedim
34.
Ben de şu dünyaya geldim geleli
Emanetten bir don giymişe döndüm
Sahibi çıktı da elimden aldı
Koru yerde koyup yaymışa döndüm
O yar geldi geçti geri bakmadı
Hendekler kazdırdım sular akmadı
Çok yuva bekledim cücük çıkmadı
Boş yuva beklemiş yoz kuşa döndüm
Pir Sultan Abdal'ım bu dünya fani
Baştan başa kim sürdü bu devranı
Yarin bir çift sözü üşüttü beni
Yüce dağ başında buymuşa döndüm
35.
Gelin canlar bir olalım
Münkire kılıç çalalım
Hüseyn'in kanın alalım
Tevekkeltü taalallah
Özü öze bağlayalım
Sular gibi çağlayalım
Bir yürüyüş eyleyelim
Tevekkeltü taalallah
Açalım kızıl sancağı
Geçsin yezitlerin çağı
Elimizde aşk bıçağı
Tevekkeltü taalallah
Pir Sultan'ım geldi cuşa
Münkirlerin aklı şaşa
Takdir olan gelir başa
Tevekkeltü taalallah
kaynak : www.aleviyol.com
simurg76
05-06-2007, 04:47 PM
Geçti Dost Kervanı
Şu karşı yaylada göç katar katar
Bir güzel sevdası gözümde tüter
Bu ayrılık bize ölümden beter
Geçti dost kervanı eyleme beni
Şu benim sevdiğim başta oturur
Bir güzelin derdi beni bitirir
Bu ayrılık bize ölüm getirir
Geçti dost kervanı eyleme beni
Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım
Aşıp yüce dağı engin düşelim
Çok nimetin yedik helallaşalım
Geçti dost kervanı eyleme beni
Kul Olayım Kalem Tutan Eline
Kul olayım kalem tutan eline
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Şekerler ezeyim şirin diline
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Allahı seversen kâtip böyle yaz
Dün ü gün ol şah'a eylerim niyaz
Umarım yıkılır şu kanlı Sivas
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Sivas illerinde sazım çalınır
Çamlı beller bölük bölük bölünür
Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Münafıkın her dediği oluyor
Gül benzimiz sararuban soluyor
Gidi Mervan sâd oluban gülüyor
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Pir Sultan Abdal'ım ey Hızır Paşa
Gör ki neler gelir sağ olan başa
Hasret koydu bizi kavim kardaşa
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz
Gafil Gezme Şaşkın
Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Yalan dünya senin olsa ne fayda
Akibet alırlar tatlı canın
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda
Söylersin de söz içinde şaşmazsın
Helâli haramı yersin seçmezsin
Nasibin kesilir de sular içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda
Söylersin de el içinde sözün var
Yeler çalışırsın oğlun kızın var
Bu dünyada üç beş arşın bezin var
Bedestenler senin olsa ne fayda
Bir gün alır götürürler evinden
Hakk'ın kelâmını koyma dilinden
Kurtulaman Ezrail'in elinden
Dünya dolu malın olsa ne fayda
Pir Sultan Abdal'ım çıktık oturduk
Kaza lokmasını burda yetirdik
Dünya bizim diye çektik getirdik
Yalan dünya bizim olsa ne fayda
Nasıl Yar Diyeyim
Nasıl yar diyeyim ben böyle yare
Mecnun edip çöle saldıktan sonra
Alemin bağında bülbüller öter
Giden benim gülüm solduktan sonra
Coşkun sular gibi çağlamayan yar
Gönlünü gönlüme bağlamayan yar
Benim şu halime ağlamayan yar
Daha ağlamasın öldükten sonra
PİR SULTAN ABDAL'ım sürem bu yolu
İnsanın kamili olmuşam kulu
İster yağmur yağsın isterse dolu
Gidem ben ummana daldıktan sonra
Dağlar
Ey benim divane gönlüm
Dağlara düştüm yalınız
Bu cefayı kendi özüm
Pek mail gördüm yalınız
Dağlar var dağlardan yüce
Dağmı dayanır bu güce
Derdimi üç gün üç gece
Söylerim bitmez yalınız
Şah'ın ayağına varsam
Hayırlı gülbengin alsam
Kızılırmağa gark olsam
Çağlasam aksam yalınız
Pir Sultanım ey erenler
Erine niyaz edenler
Üçler, kırklar, yediler
Mürvete geldim yalınız
Nefes
Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedimmi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedimmi
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedimmi
Pir sultan ALİ şahımız
Hakka ulaşır ahımız
Oniki imam katarımız
Uyamazsın demedimmi
Bin Cefalar Etsen Almam Üstüme
Bin cefâlar etsen almam üstüme
Gayet şirin geldi dillerin dostum
Varıp yad ellere meyil verirsen
Kış ola bağlana yolların dostum
İlâhi onmaya yardan ayıran
Bahçede bülbüller ötüyor uyan
Kula gölge olsa Allah’a ayan
Senden ayrılalı gülmedim dostum
Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler
Bu şirin canıma nasıl kıymışlar
İster isem dünya malın vermişler
Sensiz dünya malın neylerim dostum
Dostun bir gülü yaralar beni
Şu Kanlı Zalımın Ettiyi İşler
Garip Bülbül Gibi Beni Zareyler
Yağmur Gibi Yağar Taşlar Başıma
İllede Dostun Bir Fiskesi Yaralar Beni Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni
Dar Günümde Dustum Düşmanı Beli Oldu
Bir Derdim Var İdi Şimdi El Oldu
Ecel Fermanı Boymuna Takıldı
Gerek Vura Gerek Asa lar Beni Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni
Pir Sultan Abdalım Can Göye Almaz
Haktan Emir Olmasa ı Rahmet Yağmaz
Şu Ellerin Taşı Bana Hiç Degmez
İllede Dostun Bir Tek Gülü Yaralar Beni Beni
Can Beni Beni Beni Dost Beni Beni Beni.
simurg76
05-06-2007, 05:01 PM
YÜREKTE YARALAR TÜRLÜ TÜRLÜDÜR
Gönül niçin ahvalimi bilmezsin
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Öğüt versem öğüdümü almazsın
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Esme zülüflerin yellere karşı
Bülbül figan eder güllere karşı
Gel beni ağlatma illere karşı
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Ah n'eyleyim karşımızda ölüm var
Ölüm dedikleri kanlı zalim var
Ne ağlayıp ne gülecek halim var
Yürekte yaralar türlü türlüdür
Pir Sultan Abdal'ım ben de böyleyim
Emir Hak'tan geldi kime ne deyim
Derdim çoktur hangi birin söyleyeyim
Yürekte yaralar türlü türlüdür
SABAHTAN CEMALİN
Sabahtan cemalin seyran eyledim
Gönüller perişan elinden güzel
Nice bir gezeyim gurbet elleri
Hiç mi bilir yoktur halımdan güzel
Seher bülbülüsün gider gelmezsin
Gelirsen de güzel bakî kalmazsın
Seni uçuranlar murat almasın
Seni kim uçurdu yuvandan güzel
Pir Sultan Abdal'ım dervişler gezer
Aradım bulmadım derdimi yazar
Şimdi benim dostum cennette gezer
Kalma benim için yolundan güzel
ALİ ALİ DER DE DÖNERSİN
Ali Ali der de dönersin dolap
Ne inlersin dolap derdin nerende
Yârdan mı ayrıldın yoksa ilinden
Ne inlersin dolap derdin nerende
Dolap Hak dedi de indi ırmağa
İmamlara cehd etti su vermeğe
Muhammed'in hub cemalin görmeğe
Ne inlersin dolap derdin nerende
Sana bir ustanın eli mi değdi
Yoksa bir hoyratın dili mi değdi
Yaz bahar ayının seli mi değdi
Ne inlersin dolap derdin nerende
Kim kesti getirdi seni yerinden
Dağlar taşlar inileşir zarından
Seni kim ayırdı nazlı yarından
Ne inlersin dolap derdin nerende
Sana durma dön mü dedi üstadın
Dağı taşı yıkar senin feryadın
Dönerken taşı mı deldi hoyradın
Ne inlersin dolap derdin nerende
Böyle m'olur aşık hali ahvali
Vardı gamzelerin ırganur dalı
Şimdi sema döner Urum abdalı
Ne inlersin dolap derdin nerende
Pir Sultan Abdal'ım aşka mı uydun
Yoksa nazlı yardan haber mi duydun
Yardan mı ayrıldın ne idi derdin
Ne inlersin dolap derdin nerende
BANA MEDET SENDEN OLUR
Bana medet senden olur efendim
Aşılmaz dağların dost ardında kaldım
Eller dosta doğru çeker göçünü
Elsiz viranede çöllerde kaldım
Sana derim sana ey kaşı kare
Artıyor eksilmez dost sinemde yâre
Bir aşinam yok ki halımı sora
Yalanh doianlı dillerde kaldım
Sabahtan sabahtan semah tutarım
Dosta kadar gider oy benim katarım
Baykuş gibi viranede öterim
Gel gör ne perişan hallerde kaldım
Pir Sultan Abdal'ım ben de gülmedim
Aradım derdime dost derman bulmadım
Yol nereden gelir gider bilmedim
Kesildi kervanım bellerde kaldım
KAHPE FELEK SANA NETTİM
Kahpe felek sana n'ettim n'eyledim
Attın gurbet ile taşımı felek
İbtida gülmeyen sonra güler mi
Akıttın gözümden yaşımı felek
Ben feleği gördüm elde var iken
Başım alam gidem derdim er iken
Kol kanat bağladım ucam der iken
Kırdın kanadımı kolumu felek
Bak'a şu feleğin işine bak'a
Götürün gömleği istemem yaka
Yönünü döndürmüş geliyor Hakk'a
Sen melamet ettin işimi felek
Pir Sultan Abdal'ım olmuşum hazer
Yarinden ayrılan dünyadan bezer
Ellere baktım ki salınıp gezer
Hemen bana ettin zulumu felek
GÜZELLERİN ZÜLFÜ DESTEDİR
Güzellerin zülfü destedir deste
Erenler har için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezer bir zaman hasta
Hasta halin nedir der bulamadım.
Pir Sultan Abdalım dağlar ben olsam
Üstü mor sünbüllü bağlar ben olsam
Alem çiçek olsa arı ben olsam
Dost dilinden datlı bal bulamadım
DÜNYANIN ÜSTÜNE KURULU DİREK
Dünyanın üzerinde kurulu direk
Emek sayılmadan, sızlar bu yürek
Bu düzeni kim kurmuş bizler de bilek
Söyle canım söyle dinlesin canlar
Ocağa koymuşlar köşe taşını
Hak kollasın gerçeklerin işini
Bir gün ağrıdırlar senin başını
Söyle canım söyle dinlesin canlar
Pir Sultan Abdal'ım farz eylesinler
Yola gelmeyenden edilmez minnet
Cümlenin muradı dünyada cennet
Söyle canım söyle dinlesin canlar
ELA GÖZLÜ YARDAN BİZE GEL OLDU
Ela gözlü yardan bize gel oldu
Varamam şu yerler yazlanmayınca
Hiç talip kalmadı ehl-i dil oldu
Gerçekler bilinmez izlenmeyince
Ali'yi sevenler ayan eylemez
Saklayıp sırrını beyan eylemez
Erenler nutkunu nihan eylemez
Muhabbet kurulup sözlenmeyince
Ali'yi sevenler gönül döşürür
Döşürür de aşk kazanın taşınr
Her mürşit çiğ talip mi pişirir
Ateş yakıp altı közlenmeyince
Pir Sultan Abdal'ım demek olur mu
Hercai dilbere emek olur mu
Rızasız lokmasın yemek olur mu
Mürşit nazarında tuzlanmayınca
GAM ELİNDEN BENİM ZÜLFÜ SİYAHIM
Gam elinden benim zülfü siyahım
Peykan değdi sinem yaralandı gel
Suna başın için ağlatma beni
Bugün sevda candan aralandı gel
Gamdan hisar oldu mekanım yurdum
İşitmez avazım dinlemez virdim
Bir değil beş değil on değil derdim
Düğümler baş verdi sıralandı gel
Hasretine vasıl olam mı böyle
Mecnun'a da bili kalır mı Leyla
Ölümlü dünyadır gel helâl eyle
Yüklendi barhanam kiralandı gel
Ne çekerse dertli sinem dağ olmaz
Gürler gelir geçer ömür çağ olmaz
Teşevvüştür yaralarım sağ olmaz
Göğerdi çevresi karalandı gel
Pir Sultan Abdal'ım haftada ayda
Günler gelir geçer bulunmaz fayda
Gönül Hak arzular canım hayhayda
Toprağım üstüme kürelendi gel
SULTAN SUYU GİBİ ÇAĞLAYIP AKMA
Sultan suyu gibi çağlayıp akma
Erilir gam yeme divane gönül
Er başımda duman, dağ başında kış
Erilir gam yeme divane gönül
Yıkılır mı hakk'ın yaptığı havuz
Şah-ı Merdani'nin, biz de kılavuz
Üç günlük dünyada, şu yahşi yavuz
Erilir gam yeme divane gönül
Pir Sultan Abdal'ım, sırdan sırada
Bu iş böyle oldu, kalsın burada
Cümlemiz niyetlendiği murada
Erilir gam yeme divane gönül
SULTAN SUYU GİBİ ÇAĞLAYIP AKMA
Sultan suyu gibi çağlayıp akma
Erilir gam yeme divane gönül
Er başımda duman, dağ başında kış
Erilir gam yeme divane gönül
Yıkılır mı hakk'ın yaptığı havuz
Şah-ı Merdani'nin, biz de kılavuz
Üç günlük dünyada, şu yahşi yavuz
Erilir gam yeme divane gönül
Pir Sultan Abdal'ım, sırdan sırada
Bu iş böyle oldu, kalsın burada
Cümlemiz niyetlendiği murada
Erilir gam yeme divane gönül
kaynak:www.siirgen.org
simurg76
05-06-2007, 05:13 PM
ALİ'NİN DÜLDÜL'ÜN BİN DE GÖREYİM
Ali'm gelir diye karşı giderler
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
Bindiği Düldül'ün mehdin ederler
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
Ayağına altın nallar çaktırmış
Gözlerine yeşil sürme çektirmiş
Üzengisin cevahirden yaptırmış
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
Kuduretten gem vurulmuş başına
Lezzet vermiş dudağına dişine
Bir nur doğmuş eğerinin kaşına
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
Üstüne binersen yükseğe basar
Bir dizgin eylesen yel gibi eser
Nice kafirlerin kellesin keser
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
Pir Sultan Abdal'ım dengi bulunmaz
Bin konaklık yere gitse yorulmaz
Kısmet olsa havalarda görünmez
Ali'nin Düldül'ün bin de göreyim
ASLI NEDİR
Güzel Şah'ım çok yerlerden görünür
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Şahım birdir binbir dona bürünür
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Eremedim ben bu sırrın aslına
Yazık değil mi müminle müslime
Getirin Mervan'ı Bağdad üstüne
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Yok mu bunda erenlerin yardımı
Ne çekersin bu cefanın derdini
Yiğitlere ardır vermek yurdunu
Ah Hünkar'ım neye verdin Bağdad'ı
Geldi Mervan hendekleri doldurdu
Kırdı Hurmalığı aldı Bağdad'ı
Çığrışıp geliyor yeşil ördeği
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Pir Sultan'im der ki üçler yediler
Kırklar da bu demde hazır idiler
Bağdad'ı Basra'yı verdi dediler
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
ASLI NEDİR
Güzel Şah'ım çok yerlerden görünür
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Şahım birdir binbir dona bürünür
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Eremedim ben bu sırrın aslına
Yazık değil mi müminle müslime
Getirin Mervan'ı Bağdad üstüne
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Yok mu bunda erenlerin yardımı
Ne çekersin bu cefanın derdini
Yiğitlere ardır vermek yurdunu
Ah Hünkar'ım neye verdin Bağdad'ı
Geldi Mervan hendekleri doldurdu
Kırdı Hurmalığı aldı Bağdad'ı
Çığrışıp geliyor yeşil ördeği
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
Pir Sultan'im der ki üçler yediler
Kırklar da bu demde hazır idiler
Bağdad'ı Basra'yı verdi dediler
Aslı nedir neye verdin Bağdad'ı
AYRILMAM KATARDAN
Şah'a giden ben bir bezirgan gördüm
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Hemen tutmuş hakikatin yolunu
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Bezirgan yükünü nereden tutmuş
Ona hizmet eden dergâha yetmiş
Sevdiğim sılada bir oda tutmuş
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Bezirganın yükü la'l ile gevher
Ana kar mı kılar harami dafer
Bezirganlar başı ol Cafer
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Bezirganın yükü nereye gider
Uğramaz Sırat'a Mirac'a gider
Bezirgan başıdır Şah Gani Haydar
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Bezirganın yükü ilm-i hamail
Doğru işleyene Hak ola kail
Bezirgan başıdır ahir Cebrail
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Deryalar bekçisi dağlara nazır
Her nerde çağırsan orada hazır
Bezirgan başıdır Boz Atlı Hızır
Ayrılmam katardan ben şimden geri
Pir Sultan Abdal'ım aşıkı çoklar
Hiç kardaş bulmamış kend'özün yoklar
Korktuğumuz yerden Yaradan saklar
Ayrılmam katardan ben şimden geri
AYRILIK DERDİNİN DERMANI NEDİR
Uğrum sıra giden Boz Atlı Hızır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Şu iki aleme olmuşsun nazır
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Sığanmıştır ağca kolda bilekler
Hak katında kabul olsun dilekler
Arş yüzünde secde kılan melekler
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Küseyim de ben yârime küseyim
Siyah zülfün mah yüzüne asayım
Kerbela'da yatan İmam Hüseyin
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Hani şu dünyanın toprağı taşı
Akıttım gözümden kan ile yaşı
Urum illerimin Hacı Bektaş'ı
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Ak saya giyinmiş incedir beli
Ben pirimi gördüm tatlıdır dili
Tanrı'nın arslanı Hazret-i Ali
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Gıcılar da dağlar başı gıcılar
Çıkmaz oldu içerimden acılar
Arafat Dağı'ndan gelen hacılar
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Dünyayı sorarsan bir dipsiz anbar
Ali'nin yoldaşı Zülfikar Kanber
Kabe'yi yaptıran Halil Peygamber
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Deryanın yüzünde dönen üç gemi
Yiyelim içelim sürelim demi
Geminin sahibi ol Hızır Nebi
Ayrılık derdinin dermanı nedir
Pir Sultan Abdal'ım içtim cür'adan
Okudum ağını bilmem karadan
Yeri göğü cüml'alemi yaradan
Ayrılık derdinin dermanı nedir
AZİZİM SULTANIM SEN SAFA GELDİN
Kaynat muhabbetin kazanın kaynat
Bir nasihat eyle dostlara dinlet
Gevher deryasında gevher al da sat
Azizim sultanım sen safa geldin
Sohbette hezaran muhabbet açar
Mümin kullarına Hak rahmet saçar
Yâri olan yârinden geçer
Azizim sultanım sen safa geldin
Yâri olan arar yârini bulur
Eser bad-ı saba gönlüm de farır
Yükün katerlenmiş Nevruz'dan gelir
Azizim sultanım sen safa geldin
Abdal olan giyer hırkayı şalı
Yar için çekeriz ah ile zarı
Er irfan ceminde süreriz demi
Azizim sultanım sen safa geldin
Pir Sultan Abdal'ım ağladım güldüm
Yardan ayrılalı dar halde kaldım
Çok şükürler olsun cemalin gördüm
Azizim sultanım sen safa geldin
BU DÜNYANIN EVVELİNİ SORARSAN
Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir Muhammet Ali'dir Ali
Sen bu yolun sahibini ararsan
Allah bir Muhammet Ali'dir Ali
Tahtını terketti İbrahim Edhem
Süleyman Nebi'ye verildi hatem
Her kulun alnına yazıldı sitem
Kişinin çektiği yoludur yolu
Erenler öldürür yoldan şaşanı
İhlas ile kaldırırlar düşeni
Tarikatta her kişinin nişanı
Erenler katında bellidir belli
Erenler elinden dolu içildi
Ol saatte kıl-ü kaiden geçildi
Firdevs-i alada güller açıldı
Cennet-i alanın gülüdür gülü
Pir Sultan Abdal'ım ummana daldı
Yenemedi kendin engine saldı
Hak-i payınıza yüz süre geldi
Erenlerin kemter kuludur kulu
BU DÜNYANIN EVVELİNİ SORARSAN
Bu dünyanın evvelini sorarsan
Allah bir Muhammet Ali'dir Ali
Sen bu yolun sahibini ararsan
Allah bir Muhammet Ali'dir Ali
Tahtını terketti İbrahim Edhem
Süleyman Nebi'ye verildi hatem
Her kulun alnına yazıldı sitem
Kişinin çektiği yoludur yolu
Erenler öldürür yoldan şaşanı
İhlas ile kaldırırlar düşeni
Tarikatta her kişinin nişanı
Erenler katında bellidir belli
Erenler elinden dolu içildi
Ol saatte kıl-ü kaiden geçildi
Firdevs-i alada güller açıldı
Cennet-i alanın gülüdür gülü
Pir Sultan Abdal'ım ummana daldı
Yenemedi kendin engine saldı
Hak-i payınıza yüz süre geldi
Erenlerin kemter kuludur kulu
BU YIL BU DAĞLARIN KARI ERİMEZ
Bu yıl bu dağların karı erimez
Eser bâd-ı sabâ yel bozuk bozuk
Türkmen kalkıp yaylasına yürümez
Yıkılmış aşiret il bozuk bozuk
Kızılırmak gibi çağladım aktım
El vurdum göğsümün bendini yıktım
Gül yüzlü cerenin bağına çıktım
Girdim bahçesine gül bozuk bozuk
Elim tutmaz güllerini dermeye
Dilim tutmaz hasta hâlin sormaya
Dört cevabın manâsını vermeye
Sazım düzen tutmaz tel bozuk bozuk
Pir Sultan'ım yaratıldım kul diye
Zâlim paşa elinden mi öl diye
Dostum beni ısmarlamış gel diye
Gideceğim amma yol bozuk bozuk
MÜRŞİDE VARMAYA TALİP OLURSAN
Mürşide varmaya talip olursan
İptida insandan rehber isterler
Verdiğin ikrara doğru gelirsen
Ahd ile peymandan rehber isterler
Rehberin var ise olursun insan
Rehberin yok ise kalırsın hayvan
Arasat gününde açılır meydan
Açılan meydanda rehber isterler
Mürşidin nazarı müşkülü seçer
Kâmil olan talip sıratı geçer
Can kuşu kafesten akîbet uçar
Tenden uçan candan rehber isterler
Şah-ı Merdan bir yol kurdu kuluna
Bu yola giden rehberden biline
Girmek ister isen İmam yoluna
On İki İmam'dan rehber isterler
Tarikat babına girmek dilersen
Hakikat güllerin dermek dilersen
Erenler sırrına ermek dilersen
Sır ile pinhandan rehber isterler
Pir Sultan'ım söyler bu hikayeti
Yirmi sekiz harfle yedi ayeti
Nefsini bilmektir sözün gayeti
Bilmeğe irfandan rehber isterler
MÜRŞİDE VARMAYA TALİP OLURSAN
Mürşide varmaya talip olursan
İptida insandan rehber isterler
Verdiğin ikrara doğru gelirsen
Ahd ile peymandan rehber isterler
Rehberin var ise olursun insan
Rehberin yok ise kalırsın hayvan
Arasat gününde açılır meydan
Açılan meydanda rehber isterler
Mürşidin nazarı müşkülü seçer
Kâmil olan talip sıratı geçer
Can kuşu kafesten akîbet uçar
Tenden uçan candan rehber isterler
Şah-ı Merdan bir yol kurdu kuluna
Bu yola giden rehberden biline
Girmek ister isen İmam yoluna
On İki İmam'dan rehber isterler
Tarikat babına girmek dilersen
Hakikat güllerin dermek dilersen
Erenler sırrına ermek dilersen
Sır ile pinhandan rehber isterler
Pir Sultan'ım söyler bu hikayeti
Yirmi sekiz harfle yedi ayeti
Nefsini bilmektir sözün gayeti
Bilmeğe irfandan rehber isterler
YİNE DOSTTAN HABER GELDİ
Yine dosttan haber geldi
Dalgalandı taştı gönül
Yar elinden kevser geldi
Derya gibi coştu gönül
Kılavuzum Şah-ı Merdan
Çevresi dopdolu nurdan
Şunda bir hercayi dosttan
Neylersin, vazgeçti gönül
Sır Ali'deki sır idi
Seyr edeni sever idi
Ben kulu da kemter idi
Pir aşkına düştü gönül
Açıldı bahçenin gülü
Öter içinde bülbülü
Dost elinden dolu dolu
Sarhoş oldu içti gönül
Pir Sultan'ım bir gün göçer
Er olan ikrarın güder
Ceset bunda seyran eder
Çün Hakk'a ulaştı gönül
kaynak:www.siirgen.org
simurg76
05-06-2007, 05:20 PM
YÜRÜ BRE YALAN DÜNYA
Yürü bre yalan dünya
Yalan dünya değil misin
Hasan ile Hüseyin'i
Alan dünya değil misin
Ali bindi Düldül ata
Can dayanmaz bu fırkata
Boz kurt ile kıyamete
Kalan dünya değil misin
Tanrı'nın arslanın alıp
Düldül'ü dağlara salıp
Yedi kere ıssız kalıp
Dolan dünya değil misin
Bak şu kaşa bak şu göze
Ciğer kebap oldu köze
Muhammed'i bir top beze
Saran dünya değil misin
Pir Sultan'ım ne yatarsın
Kurmuş çarhını dönersin
Ne konarsın, ne göçersin
Duran dünya değil misin
BİLENE DANIŞ
Bilirim bilirim dersin bilene danış
Danışan dağlan (hey dost) aşar mı aşar
Danışmadan yola çıksa bir kişi
Akıbet yolundan (hey dost) şaşar mı şaşar
Câhile ırak ol kâmile yakın
Bir manâ söyleyim (hey dost) darılma sakın
Hasmın karıncaysa merdane takın
Ummadık taş başa (hey dost) düşer mi düşer
Pir Sultan Abdal'ım böyle mi olur
Kişi ettiğini (hey dost) elbette bulur
Yırtıcı kuşların ömrü tez olur
Zararsız akbaba (hey dost) yaşar mı yaşar
BENDEN SELAM SÖYLEN
Benden selam söylen sofu canlara
Vücudun şehrini yuyanlar gelsin
Yedi kat göklerin yedi kat yerin
Kudret binasını kuranlar gelsin
Pirimi sorarsan Ali'dir Ali
Altından çakılmış Düldül'ün nalı
Kim sürdü kuyuda kırk arşın yolu
O yolun süreğin sürenler gelsin
Sofuluk dediğin bir kolay iştir
Pirimin gördüğü mübarek düştür
Eti yok kanı yok bir uçar kuştur
O kuşun dilini bilenler gelsin
Sofuluk eyleyen arıtır özün
Kimse yok anlaya şu benim sözüm
Demirin yüzünde karınca izin
Karanlık gecede bulanlar gelsin
Pir Sultan Abdal'ım özüm didarda
Saklayalım Hak katında nazarda
Çıkmadık can kazılmadık mezarda
O canın namazın kılanlar gelsin
kaynak : www.siirgen.org
berdan917
05-06-2007, 08:46 PM
emeğinize yüreğinize sağlık canlar
ramirez
10-09-2007, 04:33 AM
ÇOK GÜZEL BU SÖZLERo:o
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.