PDA

: Alevi Devletleri


Rojaazme
25-09-2006, 06:56 AM
Alevi Devletleri

Alevilik bir muhalefet hareketi olarak ortaya çıktığı için yönetim ideolojisine uygun değildi. Buna karşın siyasal-sosyal-ekonomik gelişmeler, zaman zaman Alevi güçlerin iktidara gelmesine de yol açtı. Böylece bazı Alevi devletleri ve beylikleri ortaya çıktı. Bunların belli başlıları şunlardır:

Fatımi Devleti: Bu devletin ismi, Peygamberin kızı Fatıma'dan gelir ve Fatımasoylular demektir.

Fatımi Devleti 909 yılında Ubeydullah tarafından kuruldu. Kuzey Afrika da dahil olmak üzere Kufe'yi bile ele geçiren Fatımiler, Kahire'yi kurdular ve burasını başkent yaptılar. Bu devlet 1171 yılında Türk padişahı Nureddin tarafından yıkıldı.

Bugünkü El Ezher üniversitenin de kurucusu olan Fatımiler İslam dünyası içinde fikir rönesansı yaratmışlar ve İslam'ı okul yoluyla Hindistan'a sokmuşlardır.

Deylemli Büveyhoğulları Devleti: Bunlar Abbasilere bağlı iken 935 yılından itibaren bağımsızlık kazandılar ve yüzyıl boyunca egemenliklerini sürdürdüler. Şiraz'ı merkez yapan Büveyhoğulları (18 Zilhicce h. 352'de) 964 yılında Gadir-i Humm nedeniyle Gadir Bayramı'nı başlattılar ve bunu Bağdat'ta yaptılar. Yine bunların hükümdarlarından Adudüddevle, Hazreti Ali'nin bilinmeyen mezarını ortaya çıkarttırdı orayı ve bir ziyaret makamı haline getirtti. Bu padişah İmam Hüseyin'in kabrini de yeniden yaptırtmıştır.

Aridoğulları Devleti: 939'da Şam, Trablus, Taberiye bölgesinde kuruldu. Rayıkoğlu Muhammed'in kurduğu bu devlet onun ölümüyle de yıkıldı.

Tağlibi Hamdanoğulları Beylikleri: Arap kökenli bu beyliklerden birincisi 905 yılından 978 yılına kadar Musul'da egemen olmuş idi. Aynı sürede bu ailenin bir kolu da Halep'te yönetimi elinde bulundurmuştur.

Lazkiye Tenuhiler Devleti: Bu beylik de 968 yılında kuruldu ve 1084 yılına kadar bağımsız kalabildi.

Hammudoğulları Devleti: Bunlar Endülüs'te (İspanya) 1016 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiler ve 42 yıl bağımsız olarak yaşadılar.

Ahmeroğulları Devleti: Bunlar da İspanya'da, Zaragoza dolaylarında 1232 yılında bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bunlar 1490 yılına kadar bölgenin egemeni idiler. Haçlı kuvvetleri Ahmeroğulları Devletini 1490 yılında yıkmıştır.

İsmaili Devleti: 1070'lerden sonra Hasan Sabbah tarafından kurulmuş olan bu devlet, İslam dünyasında gerilla eylemlerini organize etmesiyle ünlü idi. Bu devlet 1256 yılında Moğol Hakanı Hülagü tarafından yıkılmıştır. (Kaynak: Muhammed Emin Galib et-Tavil, Nusayriler, s. 159 vd.)

Safavi Devleti: Fatımilerle birlikte, Alevilerin en büyük iki devletinden birisidir. Bu devletin kurucuları Türklerdir. 1501 yılında Erdebilli Şah İsmail'in kurduğu bu devlet 18. yüzyılın ilk çeyreğine kadar yaşamıştır.

Alinin_Askeri
01-11-2006, 04:46 AM
arkdasım bu yazdıklarından sadece safevi devleti aevi koklu bır devlettır(kı oda sah ismaılden sonra şiileşmiştir) diğer devletlerın kucuk bır kısmı ismaili dıgerlerıde şiidir.aleviliği şiilikle karıstırmayalım.

Hasret58
05-11-2006, 06:35 AM
Ve Fatimi Devletinin Hükümdari Ogünkü En Buyuk Suikast şebekesinin Başidir Uyuşturucu Kullandiriyordu Kendi Askerlerine öyle Biliyorum şii Kökenlidir Ve Onlara Bu Yolla Sukastler Düzenletiyormuş Onlara Sahte Cennet Sunuyormuş Falan Diye Biliyorum

Alinin_Askeri
05-11-2006, 06:41 AM
Ve Fatimi Devletinin Hükümdari Ogünkü En Buyuk Suikast şebekesinin Başidir Uyuşturucu Kullandiriyordu Kendi Askerlerine öyle Biliyorum şii Kökenlidir Ve Onlara Bu Yolla Sukastler Düzenletiyormuş Onlara Sahte Cennet Sunuyormuş Falan Diye Biliyorum

yok onu yapanın hasan ibni sabbah oldugu soylenır.alamut adlı kalesının arkasındaki delyemın bahcelerını cennete cevırıp senınde soyledıgın gıbı fedailerini oraya sokarak olumden korkmayan savascılar halıne getırıp suıkstler duzenlettıgı soylenır.ki assassin haşşaşşinden yani haşhaşiler olarak bılınen fedailerden gelır.

Hasret58
06-11-2006, 04:42 AM
Teşekkürler Dostum Ben Yanliş Biliyormusum

Yunus Emre
06-11-2006, 06:34 AM
Evet Arkadaşlar Bu Yazılan Devletlerin Tek Safevi Türkmen Alevi Devleti,Alevidir diyerleri şii devletlerdir!

indianalevent
11-11-2006, 10:49 PM
merhaba arkadşlar ben bu siteyi yeni buldum ve üye oldum.ismim levent.yaşım 27.öncelikle bu başlık altında bir sürü devletten bahsedilmş ama esası kollektif yaşam ve özel mülkiyetin reddi olan bu öğretiyle şekillenmiş ve pratiğe geçmiş kızıl karmatilerden ve Alamut şehir devletinden bahsedilmemesi bu başlıkta büyük eksiklik olarak gördüm.Bu yüzden bi kaç kaynak bağlamında yazı ekliyecğim.umarım paylaşım açısından faydalı olur(alıntıdır,kaynak altta yazmaktadır):

“İslam Bolşevikleri” Karmatiler

Babek’in ölümü (837) Hurremilerin gücüne vurulan ölümcül bir darbe oldu. Buna rağmen İran’ın batı eyaletlerinde 9. yüzyılın sonlarına kadar yaşamaya devam ettiler. Bunlar 9. yüzyılda büyük yükseliş gösteren Karmatiliği besledi. Hurremilerin büyük çoğunluğu Karmati oldular. Özellikle Babek-Hurremiliğin merkezi olan Badh sakinleri ve Jibal (Cebel) Kürtlerinin büyük bir bölümünü oluşturan Hurremiler toptan Karmatilere katıldılar. Eğer Karmati öğretisi İran’ın doğu ve güneyinde çok başarılı olduysa, bunu kısmen ülkeyi onlara hazırlamış olan Hurremilere boçludurlar. (Gulam Hüseyin Sadıki: “Les Mouvements Religieux Iraniens IIme et IIIme Siécles en İran. Paris 1938: 276-277)

Karmatiliğin kurucusu ve bu öğretiye adını veren Aşat oğlu Hamdan Karmat, Küfe yakınında Savad’da oturan bir yük taşıyıcı, yani hammaldı. Kendisini yetiştiren Al-Huseyin al-Ahvazi (ölm. 865-6) adında bir İsmaili dai’siydi. Hamdan’nın ikinci ismi Karmat (Çoğl. Karamita) sözcüğü Arami kökenlidir ve “kızıl gözlü ve kısa bacaklı” anlamlarına gelmektedir.

Karmat-Karamita, Grekçe gramma-grammata/gramma-grammata (yazı-yazılar) sözcüğünden geldiğini söyleyenler de vardır. Taberi’ye göre ise Arami kökenli bu sözcük, “gizli bilgi, gizemli bilgi öğreten” demektir.

Hamdan Dava’yı Küfe çevresindeki köylerde, Irak’ın diğer güney kesimlerinde ve daha geniş bölgelere Dai’ler (çağırıcı, davetçi) göndererek örgütledi. Karamita diye anılan yandaşları hızla artmaya başladı. O zamanlar, Suriye’den yönlendirilen bir merkezde birleştirilmiş (İsmaili) Dava vardı. Bağdad yakınında Kalwadha’da karargaha sahip olan Hamdan, ilişkide bulunduğu merkezdeki önderlerin otoritesini kabul eder göründü ve asıl kişiliğini sır olarak sakladı. Hamdan Karmat’ın hızlı başarısına yardım eden en büyük öge, 14 yıl süren ve Abbasi yönetimini sarsan Zenci köle-işçilerin yukarıda anlattığımız büyük ayaklanması oldu.

Hamdan Karmat, Abdullah b. Maymun’un düşüncelerini tam anlamıyla İsmaili (Aleviliğinin) gizli öğretisine dönüştürmüş. Yola giriş derecelerinden geçerek en yüksek buyruk ve kuralların uzmanı olmuştu. Bu kuralların gücünü kavrayan zeki bir kişi olarak küçük toprak sahipleri yerleşik köylüler ve çölün çocukları Bedeviler üzerindeki ağır vergileri, Nebati köylüleri arasındaki gerginlikleri bizzat körükledi. Bunlar arasında yoğun propaganda uyguladı. Hatta Karmatiler, Bağdad aristokratları ve daha çok aydınlar arasında gizli dernekler halinde örgütlenmişlerdi.(1)Karmatiler komünistik ilkeleri toplum yaşamında uygulamayı denediler. Öyle ki, bazı çağdaş yazarlar onlara “İslam Bolşevikleri” adını takmıştır. Prof. Hitti,

“Onlar, hoşgörürlülük ve eşitliği öne aldılar; işçileri ve zanatkarları loncalarda, yarattıkları inançsal törenler içerisinde örgütlediler. İslam loncalarının en erken tanımı sekizinci yüzyılda İhvan ı- Safa Risaleleri’nde (tarihi yanlış verilmiş olan bu yapıt hakkında, yazının sonunda kısaca bilgi vereceğiz. İ. K.) görülür ki, bunlar bizzat Karmati’lerdir”

asli_33
12-11-2006, 01:16 AM
merhaba arkadşlar ben bu siteyi yeni buldum ve üye oldum.ismim levent.yaşım 27.öncelikle bu başlık altında bir sürü devletten bahsedilmş ama esası kollektif yaşam ve özel mülkiyetin reddi olan bu öğretiyle şekillenmiş ve pratiğe geçmiş kızıl karmatilerden ve Alamut şehir devletinden bahsedilmemesi bu başlıkta büyük eksiklik olarak gördüm.Bu yüzden bi kaç kaynak bağlamında yazı ekliyecğim.umarım paylaşım açısından faydalı olur(alıntıdır,kaynak altta yazmaktadır):

“İslam Bolşevikleri” Karmatiler

Babek’in ölümü (837) Hurremilerin gücüne vurulan ölümcül bir darbe oldu. Buna rağmen İran’ın batı eyaletlerinde 9. yüzyılın sonlarına kadar yaşamaya devam ettiler. Bunlar 9. yüzyılda büyük yükseliş gösteren Karmatiliği besledi. Hurremilerin büyük çoğunluğu Karmati oldular. Özellikle Babek-Hurremiliğin merkezi olan Badh sakinleri ve Jibal (Cebel) Kürtlerinin büyük bir bölümünü oluşturan Hurremiler toptan Karmatilere katıldılar. Eğer Karmati öğretisi İran’ın doğu ve güneyinde çok başarılı olduysa, bunu kısmen ülkeyi onlara hazırlamış olan Hurremilere boçludurlar. (Gulam Hüseyin Sadıki: “Les Mouvements Religieux Iraniens IIme et IIIme Siécles en İran. Paris 1938: 276-277)

Karmatiliğin kurucusu ve bu öğretiye adını veren Aşat oğlu Hamdan Karmat, Küfe yakınında Savad’da oturan bir yük taşıyıcı, yani hammaldı. Kendisini yetiştiren Al-Huseyin al-Ahvazi (ölm. 865-6) adında bir İsmaili dai’siydi. Hamdan’nın ikinci ismi Karmat (Çoğl. Karamita) sözcüğü Arami kökenlidir ve “kızıl gözlü ve kısa bacaklı” anlamlarına gelmektedir.

Karmat-Karamita, Grekçe gramma-grammata/gramma-grammata (yazı-yazılar) sözcüğünden geldiğini söyleyenler de vardır. Taberi’ye göre ise Arami kökenli bu sözcük, “gizli bilgi, gizemli bilgi öğreten” demektir.

Hamdan Dava’yı Küfe çevresindeki köylerde, Irak’ın diğer güney kesimlerinde ve daha geniş bölgelere Dai’ler (çağırıcı, davetçi) göndererek örgütledi. Karamita diye anılan yandaşları hızla artmaya başladı. O zamanlar, Suriye’den yönlendirilen bir merkezde birleştirilmiş (İsmaili) Dava vardı. Bağdad yakınında Kalwadha’da karargaha sahip olan Hamdan, ilişkide bulunduğu merkezdeki önderlerin otoritesini kabul eder göründü ve asıl kişiliğini sır olarak sakladı. Hamdan Karmat’ın hızlı başarısına yardım eden en büyük öge, 14 yıl süren ve Abbasi yönetimini sarsan Zenci köle-işçilerin yukarıda anlattığımız büyük ayaklanması oldu.

Hamdan Karmat, Abdullah b. Maymun’un düşüncelerini tam anlamıyla İsmaili (Aleviliğinin) gizli öğretisine dönüştürmüş. Yola giriş derecelerinden geçerek en yüksek buyruk ve kuralların uzmanı olmuştu. Bu kuralların gücünü kavrayan zeki bir kişi olarak küçük toprak sahipleri yerleşik köylüler ve çölün çocukları Bedeviler üzerindeki ağır vergileri, Nebati köylüleri arasındaki gerginlikleri bizzat körükledi. Bunlar arasında yoğun propaganda uyguladı. Hatta Karmatiler, Bağdad aristokratları ve daha çok aydınlar arasında gizli dernekler halinde örgütlenmişlerdi.(1)Karmatiler komünistik ilkeleri toplum yaşamında uygulamayı denediler. Öyle ki, bazı çağdaş yazarlar onlara “İslam Bolşevikleri” adını takmıştır. Prof. Hitti,

“Onlar, hoşgörürlülük ve eşitliği öne aldılar; işçileri ve zanatkarları loncalarda, yarattıkları inançsal törenler içerisinde örgütlediler. İslam loncalarının en erken tanımı sekizinci yüzyılda İhvan ı- Safa Risaleleri’nde (tarihi yanlış verilmiş olan bu yapıt hakkında, yazının sonunda kısaca bilgi vereceğiz. İ. K.) görülür ki, bunlar bizzat Karmati’lerdir”


sayın can öncelikle hoşgeldin ..bilgiler için sağolasin emek vermişsin ..bu bilgiler forumda mevcuddur ayrıntılı olarak ilgili linkten bakabilirsin.
saygılarımla
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=4307

indianalevent
21-11-2006, 11:26 AM
saol aslı görmemişim o yazıyı.ancak dewletler başlığı altında olmamasını kasteddim ben.

alican3348
26-11-2006, 02:46 PM
ben hiç alevi devleti duymamıştım.tabii şii var da

fataLibra
26-11-2006, 09:30 PM
Ve Fatimi Devletinin Hükümdari Ogünkü En Buyuk Suikast şebekesinin Başidir Uyuşturucu Kullandiriyordu Kendi Askerlerine öyle Biliyorum şii Kökenlidir Ve Onlara Bu Yolla Sukastler Düzenletiyormuş Onlara Sahte Cennet Sunuyormuş Falan Diye Biliyorum
Bir arkadas vermiş ama ek bilgi olsun istedim:

O günkü şartlarda İslam devletleri 2 halifeye tamağ ediyorlardı. Fatimi Devleti' nin başındaki şii halife ve Abbasilerden gelme Bağdatta bulunan sünni halife.. Hasan Sabbah bu ortamda şii halifenin gücünü yükseltmeye hatta yek kılmaya çalışıyordu. Bundan sebep sadece Fatimi için tüm ortadoğuda liderlerine suikastçilerini yolluyordu. Bir nevi Fatimi hükümdarına çalışıyordu sadece..

O dönemi Amin Maalouf 'un "Arapların Gözünden Haçlılar" kitabından ayrıntısıyla ve kaynaklarıyla gözlemleyebilirsin.

oncu
26-11-2006, 09:34 PM
ardahanın göle ilçesinin koyunlu köyü devleti arkadaşlar şaka bir yanada işte bu köy yani köyüm dersimden sürgün edilmiş insanların yasadığı ardahanın tek alevi köyüdür ..

Alinin_Askeri
27-11-2006, 06:33 AM
Bir arkadas vermiş ama ek bilgi olsun istedim:

O günkü şartlarda İslam devletleri 2 halifeye tamağ ediyorlardı. Fatimi Devleti' nin başındaki şii halife ve Abbasilerden gelme Bağdatta bulunan sünni halife.. Hasan Sabbah bu ortamda şii halifenin gücünü yükseltmeye hatta yek kılmaya çalışıyordu. Bundan sebep sadece Fatimi için tüm ortadoğuda liderlerine suikastçilerini yolluyordu. Bir nevi Fatimi hükümdarına çalışıyordu sadece..

O dönemi Amin Maalouf 'un "Arapların Gözünden Haçlılar" kitabından ayrıntısıyla ve kaynaklarıyla gözlemleyebilirsin.
arkadaslar hasan sabbah ın kımlıgı bugunlerde yenı boyut kazanmaya basladı.ismail kaydusuzun ezberlerı bozan kıtabını okumanızı tavsıye ederım.hasan sabbah bikaç alevi sitesinde alevi önderi olarakda tanıtılmaktadır.

oncu
27-11-2006, 06:39 AM
bizim köy bağımsız devlet

penguen
27-11-2006, 10:09 AM
azerbaycanın halkı büyük ölçüde alevidir ancak iranın azerbaycanı şiileştirme çabaları sonucunda büyük bi kesim şiileşmiştir ....ayrıca makedonyanın %30-35 i bektaşidir

Mustafa Kemal
27-11-2006, 10:41 AM
Yazıları okudukça yakında bir çok devleti Alevi devleti yapacaksınız.Tarihte alevi devleti kurulmamıştır.Şah ismail bir tarikat şeyhi iken bir devlet kurdu ve bu devlet belirli bir süre sonra yıkıldı.Alevi devleti değildir.fatimi devleti Alevi devleti değildir.Kurucusu Sünni islama zıt bir görüşe sahip bir insandır diye onu Alevi yapamazsınız.
geçmişten günümüze kadar Aleviler doğrudan bir devlet kurmadı.yaşadığı topraklarda sadece adaletin sağlanması konusunda dikkatli davranmışlardır.
Eğer Fatimi,Safevi gibi devletleri Aleviler kurdu iddası Osmanlı içinde geçerli olmalıdır.
Çünkü Osman bey ile Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli arasında üç maddelik bir antlaşma geçmiştir.Bu antlaşma ile Osmanlı devleti yavuz dönemine kadar Alevi devleti diyebiliriz.

Bu konuda lütfen iddaa da bulunurken sayın rojaazme daha gerçekçi ve bilimsel olmak gerekir.Aksi halde bir taraftan bizde devlet kurduk savları ortaya atılmaya başlar.

KerbelaYolcusu
27-11-2006, 11:57 PM
Alevilik şiilikten gelmiyor mu başka bi gezegendenmi geldiler.Aynı yolun yolcusuyuz ama kimimiz dolaşarak gidiyoruz kimimiz düz yoldan gidiyoruz.Sen alevi devleti duymazsın çünkü che ile kafayı bozmuşsun anladığım kadarıyla
:))

fataLibra
27-11-2006, 11:58 PM
Sadece kategorize etmiş. Yanlız Alevi devletlerini sormuş. Ne var bunda?

Tarihte ve an itibariyle Alevi Devleti hiç kurulmadı .. Şu anda da yoktur.

Mustafa Kemal
28-11-2006, 12:10 AM
Alevilik şiilikten gelmiyor mu başka bi gezegendenmi geldiler.Aynı yolun yolcusuyuz ama kimimiz dolaşarak gidiyoruz kimimiz düz yoldan gidiyoruz.Sen alevi devleti duymazsın çünkü che ile kafayı bozmuşsun anladığım kadarıyla
:))

Alevilik şiilikten gelmiyor.Her iki kelime Hz.ALi yanlısı olarak geçse de Alevilik ile şiilik arasında farklar vardır.
Alevi devleti yoktur.Eğer bir Alevi devleti olsaydı polise,mahkemeye ihtiyaç duyulmazdı.

KerbelaYolcusu
28-11-2006, 12:42 AM
nerden geliyor hristiyanlıktan mı geliyor kökenlerimiz şiilikten geliyor

Alinin_Askeri
28-11-2006, 07:27 AM
nerden geliyor hristiyanlıktan mı geliyor kökenlerimiz şiilikten geliyor
madem şiilikten gelıyoz ehlıbeyt sevgısı dısında bır tane ortak yonumuzu göster kardesım.

Mustafa Kemal
28-11-2006, 12:28 PM
nerden geliyor hristiyanlıktan mı geliyor kökenlerimiz şiilikten geliyor

sen forumdaki konuları okuyup öyle gelesin.Bize iran şiiliğini savunma:mad: