:
Alİ’nİn Tanri oldugu düsüncesi
Diyar
25-09-2006, 01:43 AM
ALİ’NİN TANRI OLDUĞU DÜŞÜNCESİ
İstemem cenneti göster cemalin
Kul Himmet geçmiştir serden ya Ali
Ali,değişik inançlarda farklı ama net bir rol edinmiş bir kişilik olarak karşımıza çıkar. Sünniler onu dördüncü halife, peygamberin damadı olarak görür. Bermeki Budistler Ali’yi kutsarlar. [1] Kırım’da kiliselerde Ali’nin peygamber olduğu yazılıdır. Yezidiler; Ali’yi insan şekline bürünmüş tanrı olarak kabul eder. [2] Dante İlahi Komedya’da Muhammet’le beraber Ali’yi müminleri böldüğü için en aşağı cehennem katına atmıştır.
Ancak Alevilerde Ali’nin rolü netlik kazanmamıştır. Genel olarak Allah-Muhammet-Ali üçlemesinin üçüncü unsuruysa da bilinç altında tanrının kendisisidir. Ali imam, halife, velayet sultanı, şah olduğu kadar nebi/ peygamber ve Allah’tır da. Zaman zaman açıkça dile getirilse de genelde sır -“Ali Sırrı” olarak açık biçimde ifade edilmeyen bu olgu efsanelerde ve şiirde net olarak verilmiştir.
İrene MELLİKOF, Ali’nin tanrı olarak özdeşleşmesini Türklerin Gök tanrısının İslamiyete sonra Müslümanlaşarak Ali’de bedenleşmesi olarak yorumlamaktadır. [3] Yine İrene MELLİKOF aynı kitabının değişik sayfalarında İran’da Ehl-i Hakların ve Cehletenlerin Ali’yi tanrının bedenleşmesi olarak gördüklerini yazmaktadır.
Ali’nin tanrısallığı mitolojik bir boyut kazanmıştır. Muhammed’in miraç sırasında tanrıdan aldığı pirincin kırklar ceminde Ali’nin verdiği yüzükte çıması, yine miraç’ta duyduğu tanrı sesinin Ali’nin sesine benzemesi, çölde susuz kalan Nasır-ı Tusi’nin Ali’nin tanrı olduğunu kavraması gibi bir çok efsane gizliden ya da açıktan Ali’nin tanrılığına işaret eder.
Anadolu Alevilerinde ve Arap Alevilerinde ali’nin tanrılığı bir sırdır. Ancak bu güçlü bir kalp gözüyle görülebilir. Özellikle Nusayri’ler bunu daha sistematikleştirmişlerdir. Muhammet, Ali’nin tanrılığı önünde bir perde; Selman ise onun tanrılığına açılan bir kapıdır. Ali sırrı olarak adlandırılan bu olgu Alevi şiirinde sıkça dillendirilir.
Şah-ı Merdan coşa geldi sırrın aşikar eyledi
Yağmuru yağdıran benim diye Ömere söyledi
Ol demde şimşek balkıyıp yeddi sema gürledi
Hem sakidir, hem bâkidir nur-i rahmanım Ali
Derviş Ali
Ali, Allah’ın kendisi olduğuna göre her şeyi de yaratandır. Verendir. “Kün” deyince yaratır her şeyi. Kuran’a göre tanrı sadece yaratmak isteğinde ol der, ve olur. Ali, kün deyip varlığı yarattığı gibi rızkı da verir. Birkaç örnek verelim
Kün deyince var eyledi on sekiz bin âlemi
Hem yazardır, hem bozardır levh-i mahfuz kalemi
Külli dertlerin dermanı yaraların mehlemi
Hem Sakîdir hem bakîdir nuru Rahman’ım Ali (Derviş Ali)
************
Yaratmıştır on sekiz bin âlemi
Rızıkları veren Ali değimi (Pir Sultan)
**************
Yeri göğü arşı kürsü yaratan
Men Ali’den başka Tanrı görmedim
Yaradıp kulunun kısmetin veren
Men Ali’den başka Tanrı görmedim (Derviş Ali)
****************
Kısmet verip âlemleri yaratan
Ben Ali’den gayrı bir er görmedim (Kul Himmet)
Ali,tanrını en önemli ismi olan “Hu”adını da taşımaktadır. Aslında “hu” tanrının gizli ismidir ve her şeyin kapısını açacak anahtardır. O bin bir isminden sadece biridir. Cemşit Bender bunun Yezidilikle ilgili bir inanış olduğunu yazar. [4]
Hakkın evvel ismi hudur
Tevekkeltü Ali Allah hü (Noksani)
***************
Gördüm bir can semah döner
Hû der Ali Ali diye (Zeynel Baba)
****************
Bin bir ismi vardır bir ismi Allah
Eğer inanmazsan hem vallah billah
Adem’i görmüşem elhamdilullah
Men Ali’den gayrı Tanrı görmedim (Derviş Ali)
*****************
Bin bir ismi vardır, bir ismin Hû’dur
Kâmillerin ezber dediği budur
Münkire şektir, ismi de Lâ’dır
Ta evvelden Elya deyenlerdeniz (Sadık Ağa)
***************
Biz zerre şems û mahımız Ali Ali Ali Ali
Müminleriz penahımız Ali Ali Ali Ali
Biz bendeyiz ol şahımız Ali Ali Ali Ali
Halk eyleyen Allah’ımız Ali Ali Ali Ali
Ali Ali Ali Ali Ali Ali Ali Ali (Virani)
Tabi ki örnekler daha da çoğaltılabilinir. Alevi edebiyatında ve mitolojisinde Ali’nin tanrılığını ve tanrısal özelliklerini (yaratıcılık, rızk verme, bağışlama, yardım etme..) işeyen sayısız şiir ve efsaneye rastlamak mümkündür. Ancak bunların hepsini buraya alamayız. Fakat bu örnekler bile bize Alevilerin Ali’ye bakış açısı konusunda önemli ip uçları vermektedir.
Alisiz bir Alevilik yaratmak yerine Ali etrafında gelişen bu inanışın kökenlerini araştırmak aleviler için daha yararlı olacaktır düşüncesindeyim. Ali bu toplumun benliğinde neden bu kadar derinden yer etmiştir. Yüz yıllardır uğruna ölünen, işkence ve baskılara maruz kalınan, iyiliği veren, kötülüklerde yardım eden/ istenen Ali’nin etrafında gelişen bu inanacın kaynağı nedir? Bu üzerinde durulması gereken en önemli konudur.
İnan TANRIVERDİ
Türk Dili Ve Edebiyatı Öğretmeni
asli_33
25-09-2006, 01:56 AM
[2] Dante İlahi Komedya’da Muhammet’le beraber Ali’yi müminleri böldüğü için en aşağı cehennem katına atmıştır..
burda yanlışlık ..müminleri bölen Muaviye olmuştur..ve bizzat Papa 2.jeanpaul Muaviyenin Şam'da bulunan mezarını ziyaret ederek"İslam dünyasını ikiye ayırdığı için teşekkür etmiştir"
Ali’nin tanrısallığı mitolojik bir boyut kazanmıştır. Muhammed’in miraç sırasında tanrıdan aldığı pirincin kırklar ceminde Ali’nin verdiği yüzükte çıması, yine miraç’ta duyduğu tanrı sesinin Ali’nin sesine benzemesi, çölde susuz kalan Nasır-ı Tusi’nin Ali’nin tanrı olduğunu kavraması gibi bir çok efsane gizliden ya da açıktan Ali’nin tanrılığına işaret eder
Bence çok yanlış bir ifade şekli ..ozanlarımız aşk ile böyle söyleyebilir ama Hz.Ali(KV) Allah değildir ..böyle kabul etmek şirke düşmektir..
emegine sağlık Gonca58can
Talip
25-09-2006, 03:06 AM
ozanlarımız aşk ile böyle söyleyebilir
Kün!" deyince var eyledi on sekiz bin alemi
Hem yazandır, hem bozandır, levhi mahfuz kalemi
Külli dertlerin dermanı, yaraların melhemi
Hem sakidir, hem bakidir nur – u Rahman’ım Ali
Yetiş carımıza kurtar medet mürvet ya Ali
Şah-ı Merdan cûşa geldi, sırrın aşikar eyledi:
"Yağmuru yağdıran benim" deyi Adem´e söyledi
Ol demde şimşek balkıyıp yedi sema gürledi
Hem sakidir, hem bakidir nur-ı Rahman´ın Ali
Yetiş carımıza kurtar meded mürüvvet ya Ali
Adem vardı Hak Muhammed katına dedi: "eyle beyan,
Hz. Ali midir ol arşa gürleyan,
çarh-ı gerdunun elinden sırr-ı hikmet eyleyen?"
Hak Muhammed buyurdu ki: "Yektir Ali, bir" dedi
"Hem evveli, hem ahiri, her şeye kadir" dedi
Ali´ye şirk koşanlar mutlaka kafir" dedi
SEFİL ALİ
srdr_ist
25-09-2006, 05:11 AM
Burda verilen her beytin bir amansını bilmeden yorum getirmek sizi tehlikelre sürekler.
Söyleyen dediğini biliyorda buraya yazan ne dediğinden bilgisi var mıdır.
Canlar bilmediğiniz şey sizi batırır bu konuda ne nedir demeyecem çünkü benim inancımda tevhit var sizi bilmem tasavufta insanı bilecez ikrar kime verilir bilecez.
Bilin ki bir padişah olur 2 padişah bir koltuğa oturmaz.
Kim kimdir den önce sen kimsin.
kendini bilen rabbını bilir cahiller ne bilir.
Sözüm yine kendime kimse üstüne alınmasın.
Ali Allah ın da ismi ya kazara ebu bekirde Allah ın ismi olursa ne edecektiniz:D
oniki_sah
29-09-2006, 12:02 PM
evet aynen katılıyorum..bazı deyşler benım de kafamı kurcaladı..ama ogrendım ki ali demek yuce demek..allahın bır ısmı
ordakı ali ler karısmamalı bence
kelıme oyunu olmamalı..bazı deyslerı anlamamız o yuzden cok zor
çömez
29-09-2006, 12:22 PM
Srdr_ist
Burda verilen her beytin bir amansını bilmeden yorum getirmek sizi tehlikelre sürekler.
Sen yorum yap diğer insanları kurtar,
Evet Alevilikte Ali Tanrısaldır,
Ozanlarımız ne güzel demişler,
Aynayı tuttum yüzüme
Ali göründü gözüme,
Evvel Ali,ahıir Ali,
Ezel ali,Ebez Ali diye
Yapacağım bu alıntı ile sanırım konu birazdaha açıklığa kavuşacaktır.
Aleviliğin tanrı anlayışı
Aleviliğin tanrı inancı VARLIĞIN BİRLİĞİ ve bunun en mükemmel parçası olan insanın kutsallığı üzerine kuruludur.
Aleviler (vahdeti mevcut) [18] VARLIĞIN BİRLİĞİ: tanrının her şeyi kendi varlığı, ışığı (nuru Alevinden) yarattığına, varlığın yoktan var olmadığı gibi, yok edilemeyeceğine, TANRI, doğa ve insanın, (tüm alemin) bir bütün (HAK) Tanrı olduğuna ve bu varlığın en mükemmel parçası olan insana (Ademe)[19] tanrının kendi ruhunu verdiğine inanır. Bu nedenle de kamili insan[20] ve ‘insan tanrıdır, tanrı insandır’ En-el HAK[21] (ben tanrıyım, hakikatim) düşüncesi, Aleviliğin HAK[22] tanrı anlayışımızın özünü oluşturur. Alevilik inancının temek kitaplarından sayılan Buyruk[23] ve Makalat’ta[24] Tanrının kendi özünden önce zahiri[25] temsilen Muhammed’in nurunu ve batini[26] özü temsilen Ali’nin nurunu ve bu iki nurdan tüm varlıkların oluştuğu, ve ardından tanrının insanı topraktan yaratıp kendi ruhunu verdiği, düşüncesinden anlatılır. Bu nedenle Alevilik anlayışında Hak-Muhammed-Ali[27] üçlemesi tanrının birliği olarak algılanır bir kelime olarak söylenir.
Alevilik inancı zahiri yüzeysel şekle değil öze önem verir, Tevrat İncil Kuran vb. kutsal kitapları da batini öz insana verilmek istenen ahlaki değerler olarak yorumlar.. Alevilik; “Okuyan Muhammed yazan Ali’dir”, “Aynayı tutum yüzüme, Ali göründü gözüme”, “Ben Aliyim Ali benim”[28] gibi yüzlerce deyimle, bir Ali kültü oluştururu, Aliyi tanrılaştırır gök yüzüne çıkarırı sonra yere indirip En-el-Hak düşüncesiyle Ali-Tanrı düşüncesini insanda bütünleştirir
Alevilik inancında İnsan yaşamı, tanrıyla bütünleşmeyi amaçlayan uzun ince devriyeli bir yoldur.. Alevilik inancında tanrıyla bütünleşmeye giden yol[29], 4 kapı[30] 40 makamdan geçer. Edebine[31] sahip olup, hak yemeden hak yedirmeden, bilim, sevgi ve saygı yolundan ilerleyerek, insanın kendini (hakkı) arayıp bulması, kendini bilmesi, kamili insan olmaya çalışması, hak için halka hizmet etmesi ile olur (Halka hizmet, Hakka hizmet insanlığa hizmet). Aleviler bu nedenlerle inançlarını, Hak-Muhammed-Ali, Hünkar Bektaşi Veli, Kamili insanlık yolu. Kısaca HAK yolu[32] diye tanımlarlar. Ölülerinin ardından Hakka yürüdü[33] hakka kavuştu diye hitap ederler.
Alevilik dini-mistik yönü fazla olan bir inanıştır. İnancın temelinde Allah-Muhammed-Ali bulunmaktadır. Alevilikte Allah korkusu değil, Allah sevgisi vardır. Yaratıcı ve yaratılan arasında bir karşıtlık ve çelişki olmayıp, birbirini tamamlayıcı bir bağlantı olduğu varsayılmaktadır. Buna göre yani Varlığın birliği anlayışına göre, insan Allah’ın varlığının bir parçasıdır. Ona ulaşmak, ondan korkarak, şeriatın[34] biçimsel koşullarına uymakla olmaz. Ona ancak onu karşılıksız severek ve onunla bir olarak ulaşılabilir. Aleviliğin Allah inancına yönelik düşüncelerinin temelini, Beyazıd-ı Bistami, Hallac-ı Mansur[35] gibi tanınmış sufilerin düşünceleri oluşturmaktadır. Onlar namaz, oruç, hac gibi, biçimsel ibadetleri reddederek biçimi değil, özü esas alıyorlardı. Hallac’a göre, Allah’a ulaşmak için Hacca gitmek yersizdir, şöyle ki “Gerçek Kabe[36] taş bir yapı olmayıp, insanın kalbidir.” Benzer görüşleri Anadolu’daki Alevi aşıkları[37] (ozanları) örneğin Yunus Emre’nin[38] şiirlerinde de bulabiliriz. Allah’a ulaşmanın şeriatın emrettiği ibadetlerle olamayacağına, Allah’a her yerde ve her istenen zamanda ulaşıla bilineceğine inanılır.
Alevi-Bektaşi inancında insan, Tanrı’nın bir parçasıdır, dolayısıyla insan Tanrı’ya korkuyla değil sevgiyle yaklaşmalıdır. Aleviler Allah’ın cezalandırıcı değil, sevgi dolu olduğuna inanırlar. Alevi inancına göre Tanrı’ya ulaşmanın en iyi yolu İnsan-ı Kamil (Olgun İnsan) olmaktır. İnsan-ı kamil ise Tanrı’nın yeryüzünde yarattığı en şerefli varlıktır. Alevilere göre, tanrıya ibadet etmek, O’na ulaşmak için İslam’ın biçimsel şeriat kurallarına uymak gerekmez. Esas olan biçim değil özdür. Alevi-Bektaşilerin Tanrıya olan bağlılığı ve sevgileri biçimsel olmayıp, özü aşkı esas alan mistik ve tasavvufi bir bağlılıktır.
Her nereye dönülse Tanrı oradadır. Tanrı’ya ibadetin belli bir biçimi olamaz. Her yerde her zaman Tanrı anılır, ondan yardım istenir. Tanrı’nın gerçek evi, ibadethaneler değil, insanın gönlüdür. Bu nedenle insanın diğer insanlarla olan dostluğu, onları memnun etmesi, Kabe’yi ziyaret etmek karşılığı (Gönül Kabesi)[39] olarak nitelendirilmektedir.
Tasavvuf anlayışına göre doğada var olan her şey Tanrı’yı oluşturur, her varlık tanrının bir parçasıdır. Alevi felsefesinde VARLIK yoktan var olamaz ve var olan hiç bir şey ebediyen yok edilemez. Alevi-Bektaşilere göre Tanrı’nın insanda görünür, insanın Tanrının yeryüzündeki görüntüsü olduğuna da inanılır. Bu söylemlerin hepsi her şeyin bir olduğu, yani varlığın birliği (vahdet-i mevcud vücud) anlamına gelir.
Aleviliğin bu tanrı anlayışı tüm inananlar tarafından bilinir, fakat her üye bunun günlük hayatında farklı yorumlayabilir. Alevilikte tanrı genellikle: Hak[40], Allah[41], Ali, Şah[42],Hü, Hüda, Adem/insan Yaradan, Tanrı, Mevla, Dost gibi. isimlerler anılır.
DİPNOTLAR:
[18] Vahdet-i Mevcut= Varlığın birliği, vardan var olma var eden ve edilenin bir olduğu inanç felsefi düşünce.
[19] Adem= adam, insan, tanrının görünüş alanına çıktığı ilk insan biçimi, âdemperestlik insana tapma.
[20] Kamili insan= insanı kamil, olgun bilinçli üstün insan, tanrısal tanrı ile bütünleşmiş insan. Kamili toplum sınıfsız sömürüsüz toplum.
[21] Enel-Hak= Ben gerçeğim tanrıyım, kendini aşan tanrıyı kendinde gören. Enel-hak sözünden dolayı Halacı Mansur (922) işkenceyle katledilmiştir. Alevi.Bektaşi cemlerinde onun adına Mansur Darına durulur.
[22] Hak = Tanrı, Allah, gerçek, doğru, pay, toprak, hak, varlık, insan yaradan. Alevilikte tanrı adı için en çok kullanılan kelime)
[23] Buyruk= Imam Caferi Sadık’a ait (699-766) olduğu kabul edilen Alevi-Bektaşi inancı erkannamelerini bir bölümünü içeren yapıt. 16. yy. Yazımlık Büyük Buyruk, 17 yy. yazılmış küçük Buyruk diye, 2 Buyruk kitabı vardır. Alevilerbütün kutsal yapıtları olduğu gibi Buyruğu da batini bir şekilde yorumlarlar.
[24] Makalat= Hünkar Bektaş Veli’ye (1210-1271) ait olduğuna inanılan kitap.Alevi-Bektaşi inancının temel ilkeleri etik kurallarını öğretileri içeren yapıt..
[25] Zahiri= yüzeysel dış, dışsal, görüne dünyaya ilişkin, yazıları yüzeysel yazdığı gibi yorumlamak.
[26] Batini= içsel, öz, sır, gizemli, iç anlam ve yorum. Batınilik 9.yy İranda Desyan tarafından başlatılan, Hasan Sabah, Bekek vs. devam eden kutsal kaynakları (Kuranı vs.) içsel yorumlayan akım.
[27] Hak-Muhammed-Ali= (üçü bir kelime olarak söylenir) İnsantanrıcılık, toplumsal diyalektiğin dışa vuruşunu anlatan üçleme. Tanrı-evren-insan birliği. Hak-Muhammed-Ali Kamili insanlık yolu, Alevi Bektaşi Yolu.
[28] Bir hadis= “Ben Aliyim Ali benim” Hz. Muhammed’in söylediğine inanlına bir söz.
[29] Yol= Aleviler inançlarına YOL, hak (tanrı) yolu, insanlık yolu derler. “Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır”
[30] 4 kapı= Hünkar Bektaş Velinin kamili insan olma tanrıyla bütünleşme öğretisi. HBV insan yaşam ve düşüncelerini şeriat tarikat marifet hakikat olarak 4 aşamaya ayırırı ve bunları, canlı varlıklara temel olarak hava ateş su ve toprak ile özleştirir. (Bak 6. bölüm)
[31] Edeb= Alevilikte eline diline beline sahip olmak ilkesinin kısaltılmış hali. EDEB Aleviliğin temel etik/ahlak ilkesidir. Yola girecek olan kişi (talip) edebine sahip olacağına dahi cemde söz (ikrar) veriri.
[32] Hak Yol= Tanrı ile bütünleşme yolu, doğruluk, insanlık yolu, 4 kapı 40 makam. Alevi inancı.
[33] Hakka yürüdü= Tanrıya Allaha kavuştu, Alevilerde ölen kişi için kullanılan terim. Alevilikte insan tanrının bir parçası olarak görüldüğü ve tanrı var ve yok olamayacağı için, don değiştirdi, hakka yürüdü denir.
[34] Şeriat= islam dini yasları. Alevi 4 kapı inancında 1.kapı “şeriat kapısı”, 40 makamın ilk 10 makamı, islam şeriatı ile ilgisi yoktur. (bak 6. bölüm)
[35] Halacı Mansur= 922 yıllarında Enel-Hak (ben tanrıyım) dediği için katledilen, Alevi cemlerinde darına durulan, Alevi ulusu.
[36] Hac / Kabe= İslam inancına göre Müslümanların, inanç gereği ömründe bir defa gitmeleri gereken Arabistan (Mekke) şehrinde bulunan kutsal mekan. Aleviler kabemiz insan inancındadırlar, bunun dışında Hacıbektaş dergahı ve başka kutsal mekanları ziyaret ederler.
[37] Aşık= halk ozanı, şair, sevdalı gönlünü halka hakka veren kişi, Alevi cemlerinde deyiş okuyan kişi Zakir.
[38] Yunus Emre= (1238 1320) Ünlü Alevi Bektaşi tasarruf şairi, HVB ye bağlı Tabtuk Emre öğrencisi. Araştırmacılar Yunus ismiyle 2 ayrı şairini olduğunu veya birilerinin Yunus adına Sünni İslam anlayışına yakın şiirler yazdığını belirlemiştir. Fakat Yunusun, “Emre” adını Tabtuk emreden aldığı kesindir.
[39] Gönül kabesi= Alevi inancında insan tanrısal olarak görüldüğü için, insan, sevgi ve kalp kabe tanırının evi olarak görülür. “Eğlenecek yer bulaman, gönlümdeki köşk olmazsa” Veysel
[40] Hak= Alevi-Bektaşi inancında tanrının adı, gerçek, doğru, adalet, toprak vs. anlamına da gelen Hak kelimesi dışında Aleviler tanrı için daha çok, Ya Ali, Şah, Hü, Hüda, Mevla, kamili insan, yardan vs. isimler kullanır.
[41] Allah= İslam inancında Tanrı 99 adından biri, yaradan: Aleviler daha çok HAK, Ya Ali, Şah, Hü, Hüda, Mevla gibi isimleri kullanır.
[42] Şah= Pir, Allah, hz. Ali vs. Alevi uluları için kullanılan deyim. (Şahım Ali, Şah Hüseyin, Şah Hatayi, Ya Şah)
http://www.alevi.dk/DABF_%20Alevi.htm
eylem
05-10-2006, 08:15 AM
Ali, Allah’ın kendisi olduğuna göre her şeyi de yaratandır. Verendir. “Kün” deyince yaratır her şeyi. Kuran’a göre tanrı sadece yaratmak isteğinde ol der, ve olur. Ali, kün deyip varlığı yarattığı gibi rızkı da verir...
gonca kardeşim bu yazıyı kim yazmışsa güzel yazmış da benim katılmadığım bi nokta var ki onuda açıkça belli etmek isterim.hz.Ali tamam alewilerin piri,hünkarı ama ALLAH ÜTALANIN yerine konulmasınada şiddetle karşı çıkyorum o zaman kalkıp sünnilerde peygamber efendimize Allah desinler lütfen aradaki farkı anlayalım..şunuda unutmayın ben bir alewi olaral ALLAH-MUHAMMET-ALİ diyorum .Vede benim gibi düşünenlerden yorum bekliyorumm
Türkmen
05-10-2006, 08:46 AM
eylem kardeş,
düşünceleriniz ALEVİCE düşüncelerdir. kutlarım.
bu hususta bir katkıda bulunmak isterim:
Biz zerreyiz, şems û mahımız Ali Ali Ali Ali
Müminleriz, penahımız Ali Ali Ali Ali
Biz bendeyiz, ol şahımız Ali Ali Ali Ali
Halk eyleyen Allah’ımız Ali Ali Ali Ali
Ali Ali Ali Ali Ali Ali Ali Ali (Virani)
halk eylemek= yaratmak !
bu konuda uzunca sayılabilecek bir makale vücuda getirdim:
şu adresten ulaşılabilir:
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=83
selamlar...
asli_33
05-10-2006, 08:48 AM
Eylem can ,güzel yamışsın düşüncene katılıyorum ...ozanlarımız aşk ile söylerken Hz.Ali(KV) Tanrısallaştırıyorlar ..bu o anki aşk halii..bunu ayırt edelim ..O'nu en yüce makama taşıyorlar ...
Hz.Ali (KV) ..Tanrısallaştırmak ...hatadır ..çünki Allah'a şirk koşmaktır ...
Türkmen
05-10-2006, 09:01 AM
alevi inancına göre, hazreti muhammed, miraçta sidretül müntehada allah'ı ali donunda görmüştür.
yani allah ali şekline bürünmüştür.
bu nedenle ali allah'ın tecelli ettiği ve mücessem olduğu en yüce insandır. bu yönüyle bence hazreti imam ali velayeti uluhiyetle ihata edilmiş müstesna kişilik olarak nübüvvet makamından daha üst bir makamdadır. cümle enbiya ve evliyadan üstündür. lakin o nebi ya da resul değildir. Allahın kendisinde tecelli buyurduğu ŞAH'tır!
iran'daki ehli hak alevilerin " lailahe illa ALİ ! " DEMELERİ DE BU MEYANDA MANİDARDIR !
srdr_ist
05-10-2006, 10:50 AM
Çömez can ile türkmenci cana ne demeli bilinmez.
Rivayetler rivayetler ve yine rivayetler.
Siz tasavvufun T sinden yada ben anlamıyorum.
Buda benim sözüm Ali ile Ali yi tanıyacaz dedik.
Bakın şu deyişte ne diyor.
Şah-ı Merdan coşa geldi sırrın aşikar eyledi
Yağmuru yağdıran benim diye Ömere söyledi
Ol demde şimşek balkıyıp yeddi sema gürledi
Hem sakidir, hem bâkidir nur-i rahmanım Ali
Derviş Ali
Sultan güzel söylemiş ne demiş.
yağmur yağdırmış kim yağdırmış Hz ALi kime yapmış ömere karşı.
Nasıl yapmış.
Bana bunun cevabını vereceksiniz.
Allah şeksiz vede şüpesizdir.
Allah tassavufta birdir vede eşi benzeri yoktur.
Hz Ali ilim şehrinin kapısı Hz Muhammed Şehridir.
Bir nurun 2 parçası diyorsunuz ozaman şeksiz vede şüphesiz Allah a ne oldu.
ALLAH KENDİ GÜZELLİiĞİNİ CEMALİNİ SIRRINI GÖRMEK İSTEDİ AYNA BAKTI AYNADA GÖRÜNENDE KARŞISINDAKİ DE ALLAH İDİ. YANİ HERŞEY ODUR.
Heşey bir noktadan yaratıldı.
Bu nokta bir daire çizerseniz başlangıç noktasıyla birleştiği noktanın arkasında gerçek noktadan önceki hal Allah ın kendisidir geri kalan herşey bu dairenin zatı sıfatından kalandır.
Dedikya hak kendini görmek istedi aynaya baktı aynadan görünende aynada kendisiydi.
Gelelim miraç olayına hz Peygamber miraçta rehber olan akıl temsili Cebrail A.s Ben bundan sonraya geçemem dedi.
aklın alamayacağı duygu vede hissi kalan yerdir bu derece anlamına gelirki akıl ile değil hisler ile anlaşırsınız. Bunu anlamak için aklını okumaya benzer.
Demekki cebrailin gidemediği aklın eremediği bu noktada peygamber efendimiz Allah ile görüşmüştür.
Neticede şeksiz vede şüphesi Allah zatı hali ile değil ses haliyle idrak edebildi.
Bunu hz Musa da Turusina da apaçık gördüğü halden farkı yoktur.
Sibernetik beden vede aklın alamayacağı bir noktada nasıl Hz Musa tecelliyatı göremedi dağın yok oluşunu görebildi başka bir şeye takati kalmadı hz Peygambderde bulunduğu makamda sadece tecelliyatı değil seda ile hakla görüştü.
Sesi Hz Ali nin sesiydi.
Hz Muhammed ya Ali senmisin dedi.
Allah ben sadece senin sevdiğinin sesiyle seslenmek istedim buyurdu.
Burdaki hikmet Allah varlığı zatı hali ile görülmeyeceğidir.
Şayet bunu görebilen bir kişi olsa idi vahdeti vücut olayı tamamen yalan olurdu.
Çünkü vahdet hakkın tecelliyat sıfatıdır.
Tecellisi kaldırırsa karşısındaki kim olursa olsun hakkın kendisidir aynada bakan vede ayna olduğu gibi.
hz Muhammed gördüm derse kendini görür.
Konu uzarda uzar iyisimi burda kesmek.
Nasılsa siz benden daha bilgi sahibisiniz .
ben alıntı yaptığın beyte geleyim.
beytte hz Ali yağmur yağdıran olarak söylenmeye çalışılıyor.
Yağmuru yeryüzüne indiren bu görev kimin doğa olaylarıyla sorumlu MİKAİL A.s sorumludur.
Bu deyişin benzeri sulta süreyya da demiştir.
Anıtında şöyle yazmış sultan.
Sanmayın burda tıkılmışlardanız
ol dediğimiz olur bizim
Bize gerekmz fatiha
ol dediğimiz olur bizim.
Sanırım bu sultan da hikmetini aşikar eylemiş.
Yani İnsanı kamil Allah ın izniyle verilen yetkiyle secdeye eğilmiş meleklerin yağmur yağdır demesi ile Mİkail A.s bunu yapar vede yağmur yağar.
Bu Allah ın izniyle evliyaullah makamında olan bişeydir bunun felsefesi dahi yapılamaz.
hz Ali de ol dediği olan bir zat olarak bunu derviş Ali sultanım beyan etmiş.
Bizim köyde kışın fırtınadan kalıp yolda yürüyemediği için Allah ım benim yolumumu kesiyorsun diyerek ağlayınca fırtına tipi durmuş köye gelmiştir.
Halini açıklarken bile ağlamaya devam etmiştir günlerce güneş doğmuş kar yağmamıştır.
ey erenler Ali ile Ali kimdir bileceksiniz.
Yoksa size kimseden hayır yok.
Türkmen
05-10-2006, 11:29 AM
hazreti imam ali'nin tanrısal kimliği ozanların nefeslerinde apaçık ortadadır. ozanların nefeslerini kaynak ve delil kabul etmemek alevilik açısından ne derce doğrudur ? nefesler alevi inancında ayet derecesindedir.
hazreti ali allah değildir. hazreti ali, allah'ın göründüğü bin bir dondan biridir sadece.
ali'nin sesi allahın sesi. alinin yüzü allahın yüzüdür.
ali adı allahın adlarındandır.
herşey net apaçık ortada !!!
ne güzel demiş ozanımız:
" ali'ye şirk koşanlar mutlaka kafir, dedi"
ali'nin uluhiyetini reddeden kafirdir, münkirdir.
nefesler öyle söylüyor.
kimseyi zorla inandıracak değiliz. ama gerçek şu ki geleneksel ve tarihsel alevi inancı ali'nin uluhiyetini savunuyor...
yeni alevilik inşa etmeye çalışanlara bir şey deme hakkımız da yok elbette.
ama bizim aleviliğimiz böyle bir alevilik.
ALİ'NİN ULUHİYETİNİ YADSIYAN ALEVİLİĞİ ÇÖPE ATIN GİTSİN. ÇÜNKÜ ARTIK O, ALEVİLİK DEĞİL BAŞKA BİR ŞEYDİR.
asli_33
05-10-2006, 11:30 AM
Türkmen can sana katılmıyorum ...yukarda kullandığın söz le şirke düşersin ..Hz.Ali(KV) acaba kendisine bu sıfatı layık görmenizi kabuledermiydi ..
Hz.İsa (AS) bile tanrı katına yükseltmişlerdir ve bu Kuranı kerimde belirtilmiştir..Meryem Ayetinde"87. Rahman katında söz almış olandan başkaları şefaat imkânı bulamazlar.
88. "Rahman çocuk edindi." dediler.
89. Yemin olsun ki siz, çok çirkin bir iddiada bulundunuz.
90. Bu söz yüzünden neredeyse gökler çatlayacak, yer parçalanacak, dağlar yıkılıp çökecek;
91. Rahman için çocuk iddia ettiklerinden ötürü.
92. Rahman'a çocuk edinmek yakışmaz.
93. Göklerde ve yerde bulunan herkes, Rahman'a kul olarak gelecektir.
94. Yemin olsun, O onların hepsini kuşatmış ve tamamını tek tek saymıştır. "
bu kadar açık delil varken ..lütfen şirke düşmeyiniz..
Türkmen
05-10-2006, 11:36 AM
Benim Inancima Göre Hazreti Ali'nin Uluhiyetini Savunmak şirk Değil Tam Tersine Onun Uluhiyetini Reeddetmek Kafirliktir.
Verdiğiniz Ayetlerin Konuyla Ilgisi Yok. çünkü Hazreti Ali Hazreti Isa'dan Da Bütün Diğer Nebilerden De üstündür.
Ya Da şöyle Diyeyim. Bütün Peygamberler Aslinda Hazreti Ali'nin Değişik Donlarda Görünmesinden Başka Bir şey Değildir.
Türkmen
05-10-2006, 11:39 AM
Ayrica şirk Diye Bir şeyi De Kabul Etmiyorum. Alemde Allahtan Başka Bir şey Yokki Ona Her Hangi Bir şeyi Ortak Koşalim. Herşey Allahtandir. Muhyiddin - I Arabi -ki Büyük Mutasavviftir - " Ben Başkalarinin Put Dediği Nesnelerde Bile Allah'i Görüyorum." Diyerek şirk Denilen şeyin Aslinda Olmadiğini Da Dile Getirmiştir.
aliekber
05-10-2006, 11:44 AM
Alisiz bir Alevilik yaratmak yerine Ali etrafında gelişen bu inanışın kökenlerini araştırmak aleviler için daha yararlı olacaktır düşüncesindeyim.
Anlaşılıyor ki yazar alevi değil..
Gerçi alevi geçinip de bu tür tezleri savunan yok mu? var hemde son yıllarda fazlasıyla...
Bu tür iddialarla ortaya çıkanların artık belirli bir fizyolojik resimleri çizilmiştir: AABF isimli öğrütün yazar ve yönetim başlarından turgut ökerden buna benzer inciler dinledik.
Sünnilerin anımsamaya cesaret edemeyeceği bir çok ilke imza attılar, gelmiş geçmiş tüm Kerbela şehitlerinin keimleri şad olsun...
Bermeki Budistler Ali’yi kutsarlar.
Bu ne ya? Budistler de mi aleviliğin içine girdiler:P
[1] Kırım’da kiliselerde Ali’nin peygamber olduğu yazılıdır.
Mekke'ye çok uzak oldukları için kimin elçiliğini yaptığını duymamış olmalılar:P
Dante İlahi Komedya’da Muhammet’le beraber Ali’yi müminleri böldüğü için en aşağı cehennem katına atmıştır.
Dante ne , dantel ne? varmı böyle entel, dantel ,dante, daha neler neler...
Yezidiler; Ali’yi insan şekline bürünmüş tanrı olarak kabul eder.
Yezidi denilen Yezide tapanlar mı? Yoksa o ne oldukları pek meçhul olup da şeytana tapanlar mı?
Ancak Alevilerde Ali’nin rolü netlik kazanmamıştır.
Hadi ya.. demek ki netlik kazanmamış...
Çok mu flu göründü oturduğun konumdan?
Genel olarak Allah-Muhammet-Ali üçlemesinin üçüncü unsuruysa da bilinç altında tanrının kendisisidir.
Buna inanan aleviler hangi yörenin alevisiymiş? yani demek istediğim Pir'siz Mürşit'siz bir alevilikten mi bahsetmiş bu şaşkın?
Yoksa aleviliği Turgut ökerden mi dinlemiş?
Ali imam, halife, velayet sultanı, şah olduğu kadar nebi/ peygamber ve Allah’tır da.
Hadi ya , nasıl da hemencecik anladın Sünnilerin duymak istediklerini?...
Bunları Cem Vakfı gibi ciddi kaynaklardan almadığın belli en azından...
Yine İrene MELLİKOF aynı kitabının değişik sayfalarında İran’da Ehl-i Hakların ve Cehletenlerin Ali’yi tanrının bedenleşmesi olarak gördüklerini yazmaktadır.
İrene Mellikof da neci bu arada:P
Ali’nin tanrısallığı mitolojik bir boyut kazanmıştır.
Hadi ya mitolojyalara da mı mal oldu binlerce sahabe arasında yol alan Ali'miz:P
Zeus gibi savaş tanrısı falan mı oluyor ... Traji komik bunlar ya, acınası...
İrene MELLİKOF, Ali’nin tanrı olarak özdeşleşmesini Türklerin Gök tanrısının İslamiyete sonra Müslümanlaşarak Ali’de bedenleşmesi olarak yorumlamaktadır
Bu kadarını çözemedim, gerçi her desteksiz atılanı çözmek kolay değil dimi ama:P
Anadolu Alevilerinde ve Arap Alevilerinde ali’nin tanrılığı bir sırdır.
Arap alevileri nasıl oluyor? şiilerden mi bahsediyor pek muhteremimiz:)
Anadolu alevilerinde nasıl bir sır mış ki bu? yani ne demeye çalışmış zatı muhteremimiz?
Ancak bu güçlü bir kalp gözüyle görülebilir.
Bu kalp gözü dedikleri bilimde ismi nedir bir söylese:P
Bir de edebiyat hocasıymış zatı muhterem... vay öğrencilerinin haline.. sonra da cahil nesil yetişiyor diye naralar atılır:P
Muhammet, Ali’nin tanrılığı önünde bir perde; Selman ise onun tanrılığına açılan bir kapıdır. Ali sırrı olarak adlandırılan bu olgu Alevi şiirinde sıkça dillendirilir.
Ve desteksiz atmasyon tutmasyonlardan sonra geldik sadete...
Efem bu olgu şiirlerde görülür...
Dante'lerden girdi, Kırım Ruslarından çıktı zatı muhterem, kendisi ise edebiyat hocasıymış...
Pek değerli muhterem senin ne işin olur alevilerin Ali'sini anlamaya çalışmaktan...
Haddini bileceksin , önündeki üç beş bebeğe okuma yazma öğreteceksin, sen kim Ali'nin sırrına varmak kim...
Sayın efendi Danteden girdi mitolojyadan çıktı, ordan da irene milekoflardan çıktı... oha be, oha daha ne denilir ki:)))))))))))))
Şah-ı Merdan coşa geldi sırrın aşikar eyledi
Yağmuru yağdıran benim diye Ömere söyledi
Ol demde şimşek balkıyıp yeddi sema gürledi
Hem sakidir, hem bâkidir nur-i rahmanım Ali
Derviş Ali
Derviş ali almış sazı eline, döktürmüş gönlünce
Yağmuru yağdıran benim diye Ömere söyledi
gerçekten de Ömer'e yağmur'u ben yağdırıyorum falan demiş mi Hz Ali?
ve Ali böyle derken şimşek gerçekten de gürledi mi:)
hem sakidir=içki toplantılarında içki dağıtan kimse
ne tür içki servisi yapmış peki söyleyeydin be adam:P
hem bakidir=sürekli-kalıcı-daimi-bir şeyden artan
burda da yorum yapaydı sürekli mi demek istemiş, kalıcı mı demk istemiş, daimi mi demek istemiş, yoksa bir şeyden artan mı demek istemiş:P
Allah'ın ucuz edebiyat öğretmeni:P
Bu tür salaklığı paylaşanlara ne demeli o da ayrı bir konu:P
aliekber
05-10-2006, 11:49 AM
Benim Inancima Göre Hazreti Ali'nin Uluhiyetini Savunmak şirk Değil Tam Tersine Onun Uluhiyetini Reeddetmek Kafirliktir.
Verdiğiniz Ayetlerin Konuyla Ilgisi Yok. çünkü Hazreti Ali Hazreti Isa'dan Da Bütün Diğer Nebilerden De üstündür.
Ya Da şöyle Diyeyim. Bütün Peygamberler Aslinda Hazreti Ali'nin Değişik Donlarda Görünmesinden Başka Bir şey Değildir.
--------------------------------------------
Kuran'da ,EHli Beyt imamlarındna bu yönde bir açıklama varmı:P
asli_33
05-10-2006, 11:56 AM
Türkmen can büyük bir gaf etmişsin Allah afetsin diyecem ..önce araştır sonra yaz istersen ...Hz.İsa (AS) nasıl yaratıldığı Kuran 'da açıkça belirtilmiştir ..
bu ayetleri burda detaylı olarak alsam sen yine şirk koşacaksın ..Hz.Ebu Turab(KV) 'nin Allah hakkındaki görüşleri ...
"Nehc’ul Belağa’da genelde bir çok hutbelerde ve özellikle de söz konusu olan 186. Hutbede Hz. Ali şöyle buyurmaktadır: “Allah faildir; hareket olmaksızın." Yani Allah ne fikri hareket ve ne de bedensel hareketle nitelendirilemeyecek bir failliğe sahip bir faildir. Allah’ın failiyeti ne nefsi hareket ile iç içe olan mütefekkir insana benzer ve ne de işlemesi için organ ve araçların hareketiyle araç ve aletlere muhtaç olan diğer maddi varlıkların failiyetine benzer. “Allah faildir; hareket ve aletten yararlanma anlamında değil.”
Hazret hutbenin devamında şöyle buyurmuştur: “Allah da sükun ve hareket cari olmaz” (228. Hutbenin devami) Allah Teala “Hareket kanununa” mahkum değildir. Allah’ın ne hareketi ve ne de sükunu vardır. Zira bu her ikisinin mahzeni de maddedir. Allah; maddeyi yaratan, “sabit” bir varlıktır; ne sakindir ve ne de hareketli; “kendisinin cari kıldığı kendisine cari olur mu? Kendisinin başlattığı kendisine döner mi? Allah’ın yarattığı kanun, kendisine hükmedebilir mi?
Nehc’ul Belağa’nın ilk hutbesinde de okuduğunuz gibi Allah’ın ezeliyet ve sınırsızlığıyla çelişen bir şey asla Allah’ı nitelendiremez.
“Dinin evveli, O’nu tanımak, O’nu tanımanın kemali; O’nu tasdik etmek, O’nu tasdik etmenin kemali; O’nu birlemek, O’nu birlemenin kemali; O’na ihlaslı olmak ve O’na ihlaslı olmanın kemali ise O’ndan sıfatları nefyetmektir.”
Bu dalgalanan deniz, bakın nasıl da delil getirmekte ve şöyle demektedir: “O’na ihlaslı olmanın kemali, O’ndan sıfatları nefyetmektir." Allah’tan hangi sıfatları nefyetmek gerekir? Elbette mevsuftan (nitelendirilenden) ayrı olduğuna şahadet eden sıfatları... “O mevsuf da aynı zamanda sıfatlardan ayrı olduğuna şahadet etmektedir.” Yani, Allah’tan selb edilmesi gereken sıfatlar zaid/arız olan sıfatlardır. Yani; hem zaid olanın ziyadeti, zaid olunandan ayrı olduğuna şahittir. Ve hem de zaid olunan, zaid olan şeyden ayrı olduğuna tanıktır: “Zira her sıfat mevsuftan ayrı olduğuna şahittir ve her mevsufta sıfattan ayrı olduğuna tanıktır.”
Hz. Ali (a.s) bu sözünün ardından ondan sıfatları nefyetmenin nasıl olur da ona tevhitte ihlasın kemali olduğunu beyan ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah-u Teala’yı vasf eden, O’nu eşit bilmiş, O’nu eşit bilen, O’nu ikilemiş, O’nu ikileyen; O’nu tecziye etmiş/cüzlere ayırmış, onu tecziye eden, ise O’nu tanımamıştır. O’nu tanımayan, O’na işaret eder, O’na işaret eden, O’nu sınırlamış olur, O’nu sınırlayan ise O’nu saymış olur...”
O halde özetle söyleyecek olursak Allah’ı zaid olan sıfatlarla nitelendirenler, yani; O’nu, kendinden başkasıyla eşit bilenler, gerçekte O’nu sınırlandırmış olurlar. Sınırlandırılan bu varlık ise artık Allah olamaz. Allah salt varlıktır, salt varlığın ise bir kenarı ve kıyısı yoktur. Salt kemal olan şey aynı zamanda salt ilimdir. Yine salt hayattır da... hem kemalleri sınırsızdır ve hem de kemallerle nitelendirilmesi ayniyet esasıncadır; “zata zaid olma” şeklinde değil. "
asli_33
05-10-2006, 11:57 AM
ilahi felsefe ise Ali (a.s)’ın mukaddes hayatı ve siretidir. Bu konuda da bizzat şöyle buyurmuştur: “Allah’ın benden büyük ayeti yoktur.”
Ali (a.s)’ın gerçek makamı, “bu yırtık ayakkabım; sizlere yönetici olmaktan, benim için daha değerlidir.” demesi değildir. Fakirin biri yardım dileyince Hz. Ali temsilcisine şöyle buyurdu: “Bu fakire bin tane ver,” temsilcisi şöyle arz etti, “bin miskal altın mı yoksa bin miskal gümüş mü, vereyim?” Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Her ikisi de bana göre taştır” hem altın, Ali (a.s)’a göre taştır ve hem de gümüş. Birisi sarı taştır, diğeri ise beyaz ama, bunlar Ali (a.s)’ın gerçek makamı değildir. Bu sonsuz denizin azametinin bir parçasıdır. Hz. Ali (a.s)’ın çok küçük öğrencileri de bu manevi makamlara erişmişlerdir. Ali (a.s) bir yerde; “Yol uzunluğundan ve azığın azlığından, uzun yolculuktan ve varılacak yerin azametinden Allah’a sığınırım.” (Nehc’ul Belağa 77. Hikmet) diye buyurmuşsa şüphesiz ki makamı bundan daha yücedir. Sahi, yolu Ali (a.s) için uzak olan bu yolculuk nedir? Bu yolculuk Allah’a gitmek midir? O Resulullah’ın yoldaşıdır. O halde bu yolculuk nedir?
Allah’a doğru seyretmeyi bizlere oğlu Ali bin Hüseyin (a.s) öğretti ve bu yolu kat edenler için hiç de uzak bir yol olmadığını bizlere gösterdi. “şüphesiz sana gelen kimse için bu yol yakındır. Şüphesiz sen, kullarımdan örtülü/gizli değilsin; kulların ameli seni onlardan gizlemiştir.”
Allah’a doğru seyretmek salikler/yolcular için sadece iki adımdır.
“Salikin yolu sadece iki adımdır.
Her ne kadar bir çok tehlikesi olsa da
Birisi “hüviyet”in “ha”sından geçmek,
İkincisi varlık sahrasını kat etmektir.”
Ali (a.s) için ne Allah’a doğru gitmek uzaktır ve ne de gizli olan Allah’ın mesajını insanlara ulaştırmak zordur. Ali (a.s) için ne Allah’tan geliş ve ne de Allah’a dönüş zordur. Zira bu yolculuk, Allah’a doğru yapılan bir yolculuktur ve Ali (a.s) bu yolculuğun sonsuz deryasına dalmıştır.
Ama sen ey Nehc’ul Belağa’nın muhatabı, sen kendini tevil et, hayatı değil. Hz. Ali (a.s)’ın beyanı gerçekte Nehc’ul Belağa’nın muhatapları için bir talim ve terbiye gibidir: “Ey insan uyan! Azığın az, yolun ise uzundur.”
Bir adımı kendine, diğerini ise dostun sokağına at.
“Azığın azlığından, yolun uzunluğundan ve (Allah’tan Allah’a) seferin uzaklığından Allah’a sığınırım.
Ali (a.s) hakkın habercisidir. Hakkı hak gözüyle görmüştür. O, ilahi göklerde hakla seyretmek/sefer etmek ister. Yoksa dost vadisine ayak basan, haber getiren ve sürekli dostla olan kimse için bu yol zor değildir. Ali (a.s) Allah’a ne cehennem korkusundan ve ne de cennet şevkinden ibadet etmiş değildir. O Allah’ı ibadete layık gördüğü için ibadet etmiştir. “seni ibadete ehil buldum da sana ibadet ettim.”
poyrazz
05-10-2006, 11:59 AM
Cehalet en büyük düşmandır.sevgiler..
asli_33
05-10-2006, 12:00 PM
Türkmen can ..okuman için Meryem ayetinide buraya aktaracam ..bazı konuları birbirine karıştırmaman için...
Bir gün yine küçücük odasında oturmuşken Allah'ın melekleri gelip "Ey Meryem! Allah'a gönülden itaat et!" dediler, "Secde et O'na, ve O'nun huzurunda tevazu gösterenlerle birlikte sen de tevazuda bulun!" (Al-i İmran, 43)
Başka bir gün yine melekler inerek "Ey Meryem" dediler, "Allah Tealâ seni Meryemoğlu İsa Mesih adlı bir bebekle müjdelemektedir. O, dünyada da ahirette de seçkin, onurlu, saygın ve Allah'a yakın kılınanlardandır."(Âl-i İmran, 45)
- Hemedan'da yaşayan Amerikalı rahip Haks, "Mukaddes Kâmus" adlı kitabının 806. sayfasında "Efendimiz İsa, belli bir hizmet ve fedakarlıkla görevlendirilmiş olduğu için "Mesih" lâkabıyla adlandırılmıştır." der-
"O, beşikte de, tıpkı büyüdüğünde olduğu gibi insanlarla konuşacaktır. Ve o, salihlerdendir, Allah'ın has kullarından biridir." (Âl-i İmran, 46)
Meryem "Allah'ım! dedi, "Şimdiye değin beşer eli bana değmemiş olduğu halde nasıl olur da bir oğlan çocuğu doğururum ben?" Bunun üzerine melek: "Bu böyle olacak, Allah dilediğini yaratır" dedi, "Allah Tealâ bir şeyin olmasını istediği ve onu irade ettiği zaman yalnızca" ol!" der, o da hemen oluverir! (Al-i İmran, 47)
Bu kıssanın devanı Meryem suresinde geçer. Allah Tealâ mezkur surede yaşadığı devrin en iffetli ve en temiz genç kızı olarak ün salmış bulunan çağın örnek kızı Meryem'in nasıl hamile kaldığını şöyle anlatır:
"Ey Peygamber! Meryem'i de hatırla! Hani o ailesinden uzaklaşıp, yaşadığı kentin doğu tarafından bir yere çekilmişti."
"Sonra onlara karşı- kendisini gizleyen -bir perde çekmiş ve suda yıkanmaya koyulmuştu. İşte tam bu sırada ona Ruh'ul Kudüs'ü Hz. Cebrâil - gönderdik. ruh'ul Kudüs, yakışıklı ve çekici bir erkek kılığında ona göründü. Ansızın karşısına dikilen güzel vücutlu ve çekici erkeği gören Meryem "Allah'a sığınırım!" dedi, "O'ndan, senin kendisinden korkup çekinmeni, takva sahibi bir insan olmanı ve hakkımda kötü şeyler düşünmemeni sağlamasını dilerim!"
Allah'ın görevlendirmiş olduğu Ruh'uh Kudüs "hayır! dedi. "İnsanoğlu değilim ben" Rabbinin elçisiyim, sana O'nun tarafından tertemiz bir erkek çocuğu armağan etmek için gönderildim."
Meryem "Ben nasıl çocuk doğururum?" dedi, "Bana erkek eli değmemişken ve zinada da bulunmamışken?!"
İlâhi melek "İşte böyle" dedi, "Rabbin bu işin olmasını dilemiştir. Rabbin, bu iş benim için pek kolaydır, diyor, biz onu, insanlara gücümüzü göstermek üzere bir alâmet kılıyor ve tarafımızdan bir rahmet biliyoruz. Velhasıl, bu işin artık olup bittiğini bilmen lazım!" (Meryem, 16-21)
Genç, bakire iffetli ve vâkur bir kız olan ve o sırada çıplak bir halde yıkanmakla meşgul bulunan Meryem'in karşısında Ruh'ul Kudüs'ün maddeleşerek insan kılığına bürünmesi ve onunla konuşması; çıplak olduğu bir sırada kendisinden bir adımlık mesafede güzel bir erkekle ansızın karşı karşıya kalan Meryem'in aniden sarsılarak kanama geçirir gibi olmasıyla sonuçlandı.
İşte bu olayla birlikte, bütün bilim kurallarına ve tabiat kanunlarına aykırı olmak üzere tamamen esrarengiz bir şekilde ve mutlak anlamda yalnızca Allah Tealâ'nın iradesi sonucu Meryem gibe kalmış oldu!.. Yeryüzü yaratılalıberi ilk kez gerçekleşen ve daha sonra da benzeri vuku bulmamış olan bir hadiseydi bu!..
Evet, bu apaçık bir mucizeden, Allah Tealâ'nın iradesinden başka birşey değildi. Zaten O'nun iradesi tabiat kanunlarının ötesinde, bütün bilim kurallarının üzerinde ve bizim hesaplarımızın fevkinde değil midir daima?
Böylece Meryem, Allah'ın ruhu ve O'nun iradesiyle hamile kalmış oldu ve bu hamilelik duygusu onu, gözlerden uzak bir yere çekilmeye itti. Burada doğum sancısı başlamıştı.
Çaresiz, bir hurma dalına sığındı.
El değmemiş genç ve iffetli bir kızken hamile kalmıştı ve şimdi de doğurmak üzereydi! Bunu düşünmek bile zihnini alt-üst ediyor, tüylerini ürpertiyordu. Bu nedenle, dayanamayıp "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi. İşte tam bu sırada kupkuru bir halde bulunan hurma ağacının altından bir ses yükseliverdi: "Ey Meryem, üzülme, hüzne kapılma! Rabbin, ayaklarının altından bir pınar akıtmakta ve bunu, sana olan lütuf ve kereminin bir belirtisi olarak göstermektedir".
"Ey Meryem! -Demin kupkuru olduğu halde şimdi ansızın yeşermiş ve meyve vermiş bulunan- hurma dalını salla, taptaze hurmalar dökülüversin sana! Sonra da o taze hurmaları ye. Gözün aydın olsun! Sen bebeğini doğurduktan sonra bedhah ve kötü yürekli yahudiler seni eleştirir ve bu çocuğu nereden getirdiğini sorarlarsa onlara "Ben Allah Tealâ için oruç adağında bulundum, bugün kimseyle konuşmayacağım" de. (Meryem, 22,26)
asli_33
05-10-2006, 12:00 PM
Derken, Meryem doğum yaptı. Pek şirin ve güzel bir bebek olan minik İsa'yı tertemiz bir şekilde ve kundaklanmış olarak alıp kavmine getirdi. Bu hadisenin vuku bulduğu şehir, Filistin'de bugün Hz. İsa'nın doğum yeri olarak tanınan "Nâsıre" dir. Hz. İsa Nasıre'de dünyaya geldiği için ona "Nâsıreli İsa" derlerdi; nitekim bugün izleyicilerine "Nesârâ" ya da "Nasrânî" denilmesinin nedeni de budur.
Yakuboğullarından, yani İsrailoğulları soyundan olan ve yahudi kavmine mensup bulunan Meryem, o hal ve vaziyette, kucağında bir bebekle kavmine gelince, ona "Ey Harun'un kızkardeşi!" dediler, "Ne baban kötü biriydi, ne de annen... Sen bakire bir genç kızdın, bu çocuğu nereden getirdin?!"
Bu sırada Meryem, gaybî bir ilhamla, eliyle çocuğuna işaret ederek bunu ondan sormalarını istedi. Bunun üzerine onlar "Kundaktaki bir bebekle nasıl konuşalım biz?!" dediler. (Meryem, 27-29)
İşte bu sırada, kundaktaki bir bebek olan İsa "Ben" dedi, "Allah'ın kuluyum!.. Semâvî kitabın -anlamı- verilmiştir bana; Rabbim peygamber kılmıştır beni!.. Nerede olursam olayım, Rabbim orasını bereketlendirmiş ve bana, hayatta olduğum müddetçe namaz kılmanı, zekat vermemi, anneme karşı iyi olmamı, zalim ve taşyürekli olmamamı tenbihlemiştir!.. Selam bana; doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün!.."
Allah Tealâ, Tahrim suresinin son âyetinde Hz. Meryem'in kişiliğinden şöyle sözeder:
"İmran'ın kızı Meryem, imanlı bir insan hususunda verilecek en mükemmel örnekti. Rahmi tertemizdi -ırzını korumuştu- ve biz de ona kendi ruhumuzu üfledik. O, Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdiklerdi; şahsen, Allah Tealâ'ya gönülden bağlı olan ve O'na itaat eden kullardandı."
ilayza
05-10-2006, 12:45 PM
arkadaslar benim dilim tutuldu ben alevi deilim ama kulturunuzu hep meerak ettım ama alevlık mıtolojısıde yunan mıtolojısı gibiymis ali demek ulu demek ali ALLAH ın aslanı diye bilinir bizde onu tanrısallastırmak ALLAH a sırk kosmakla aynı sey yanılgılara dusmemelı ınsanlar dıye dusunuyorum alevi olmadgım icin fazla bilgim yok ama ali cok kıymetlidir bizim icin ama tanrısallastırmak cahillik olur diye dusunuyorum.
aliekber
05-10-2006, 01:03 PM
arkadaslar benim dilim tutuldu ben alevi deilim ama kulturunuzu hep meerak ettım ama alevlık mıtolojısıde yunan mıtolojısı gibiymis ali demek ulu demek ali ALLAH ın aslanı diye bilinir bizde onu tanrısallastırmak ALLAH a sırk kosmakla aynı sey yanılgılara dusmemelı ınsanlar dıye dusunuyorum alevi olmadgım icin fazla bilgim yok ama ali cok kıymetlidir bizim icin ama tanrısallastırmak cahillik olur diye dusunuyorum.
-------------------------------------------------------
Sayın can onu o posta sokan sünni bir edebiyat hocası ismi imzasında yazıyor:P
Ki bu atıp tutması ne Kuran'la bağdaşıyor ne Ehli Beyt imamlarının açıklamalarıyla
aliekber
05-10-2006, 01:12 PM
arkadaslar benim dilim tutuldu ben alevi deilim ama kulturunuzu hep meerak ettım ama alevlık mıtolojısıde yunan mıtolojısı gibiymis ali demek ulu demek ali ALLAH ın aslanı diye bilinir bizde onu tanrısallastırmak ALLAH a sırk kosmakla aynı sey yanılgılara dusmemelı ınsanlar dıye dusunuyorum alevi olmadgım icin fazla bilgim yok ama ali cok kıymetlidir bizim icin ama tanrısallastırmak cahillik olur diye dusunuyorum.
----------------------------------------------
sayın can ayrıca sitemize hoş gelmişsiiz, size isterseniz kısa bir rehberlik edeyim
Aleviler özelikle son zamanlar ikiye bölünmüş bulunuyor veya üçe:)
Bir kısım ki bunlar Kuran'a , Ehli Beyt imamlarına itibar eder bunlar Hz. Aliyi Allah'ın sevgili kulu olarak görür ve hak imamlarının başı, klasik alevi yani cem evlerine giden, 4 kapı 40 makamı bilen pir tutan falan.
İkinci bir kısım vardır bunlar Hz Ali'yi Allah'ı Muhammed'i tanımaz, bunlar da genellikle bölücü terör, Yunan ve Ermeni tezlerini savunurlar, ki bana göre alevilikle alakalrı yoktur ama aleviyiz dedikleri için yapacak bir şey yok.
Yani bu konuda bizle rsünniler gibi bizler gibi düşünmeyeni asıp kesmeyiz, doğruyu eğriyi Allah seçecek deriz...
Üçüncü bir kısım ise Hz A li'yi Allah'ın kendisi bilir, gerçi bunu neye dayanarak yaparlar ben de pek kafa erdiremiyorum ama savunuyorlar işte.
Bu kısımı da siz sünniler gibi asıp kesmeyiz; Allah doğru kullarını yanlışlardan ayıracak deriz...
Aslını sorarsan bu bölünmenin merkezinde onlarca farklı çıkar gruplarının parmağını görüyorum ama Allah büyük diyorum doğruyu eğriyi günü gelince ayıracak diyorum...
Sitede yabancı olduğun anlaşılıyor, kafanı kurcalayan her hangi bir husus olursa bana danışabilirsin, Allah2ın izniyle seni kafanı kurcalayan husus hakkında bilgilendireceğim
sevgiler saygılar
Türkmen
05-10-2006, 10:39 PM
nahc'ül belaga'yı derleyen seyyid razıy, hangi inançtadır?
şii değil mi ?
sanki nehc'ül belaga'yı bizzat Hazreti imam Ali yazmış gibi davranıyorsunuz.
daha fazla inat etmenin anlamı yok. anlaşılıyor ki sizin tavassuvurunuzdaki ali ile benim tasavvurumumdaki ali farklı .
ali bir tane değil ki...
bütün peygamberler ali'dir.
bütün veliler ali'dir.
hacıbektaş, pir sultan, şah hatai, ahmet yesevi... hepsi ali'nni başka donlarda gelmiş halidir.
kur'an aleviliğin kaynaklarından biridir ama tek kaynak kuran değildir. sadece kur'an'ı ölçü alırsanız Aleviliği değil olsa olsa şiiliği açıklamış olursunuz.
görüldüğü üzere teolojik temel açısından tam anlamıyla bir farklılık var aramızda.
alevilerin, kızılbaşların ali'si tanrısaldır.
o tanrının bedenleşmiş halidir.
hülasa derviş ali'nin dediği gibi
"BİZ ALİ'DEN BAŞKA TANRI BİLMEYİZ "
selamlarımla.
çömez
05-10-2006, 10:47 PM
Çömez can ile türkmenci cana ne demeli bilinmez.
Onunaçıklamalarıda senı tatmin etmedi sanırım ve halısın o da çelişkide net değil, Kendi ıspatlıyor,sonra dönüp,Ali nin tanrısallığını ret ediyor.
Rivayetler rivayetler ve yine rivayetler.
alevilik sözlü geleneğin süreneğidir,
Bunuda en iyi Aşıklarımız,ozanlarımız yapmıştır.
Siz tasavvufun T sinden yada ben anlamıyorum.
Haklısın
Buda benim sözüm Ali ile Ali yi tanıyacaz dedik.
Bakın şu deyişte ne diyor.
Sultan güzel söylemiş ne demiş.
yağmur yağdırmış kim yağdırmış Hz ALi kime yapmış ömere karşı.
Nasıl yapmış.
Bana bunun cevabını vereceksiniz.
Allah şeksiz vede şüpesizdir.
Allah tassavufta birdir vede eşi benzeri yoktur.
Hz Ali ilim şehrinin kapısı Hz Muhammed Şehridir.
Tasavvufda değil
Bir nurun 2 parçası diyorsunuz ozaman şeksiz vede şüphesiz Allah a ne oldu.
ALLAH KENDİ GÜZELLİiĞİNİ CEMALİNİ SIRRINI GÖRMEK İSTEDİ AYNA BAKTI AYNADA GÖRÜNENDE KARŞISINDAKİ DE ALLAH İDİ. YANİ HERŞEY ODUR.
Hilmi dedbaba da aynısını dmiş,
Aynayı aldım elime
Ali göründü gözüme demiş,
Heşey bir noktadan yaratıldı.
Bu nokta bir daire çizerseniz başlangıç noktasıyla birleştiği noktanın arkasında gerçek noktadan önceki hal Allah ın kendisidir geri kalan herşey bu dairenin zatı sıfatından kalandır.
Geiye kalanlarda o zatın sıfatındandır.
Dedikya hak kendini görmek istedi aynaya baktı aynadan görünende aynada kendisiydi.
Gelelim miraç olayına hz Peygamber miraçta rehber olan akıl temsili Cebrail A.s Ben bundan sonraya geçemem dedi.
aklın alamayacağı duygu vede hissi kalan yerdir bu derece anlamına gelirki akıl ile değil hisler ile anlaşırsınız. Bunu anlamak için aklını okumaya benzer.
Demekki cebrailin gidemediği aklın eremediği bu noktada peygamber efendimiz Allah ile görüşmüştür.
Neticede şeksiz vede şüphesi Allah zatı hali ile değil ses haliyle idrak edebildi.
Bunu hz Musa da Turusina da apaçık gördüğü halden farkı yoktur.
Sibernetik beden vede aklın alamayacağı bir noktada nasıl Hz Musa tecelliyatı göremedi dağın yok oluşunu görebildi başka bir şeye takati kalmadı hz Peygambderde bulunduğu makamda sadece tecelliyatı değil seda ile hakla görüştü.
Sesi Hz Ali nin sesiydi.
Hz Muhammed ya Ali senmisin dedi.
Allah ben sadece senin sevdiğinin sesiyle seslenmek istedim buyurdu.
Burdaki hikmet Allah varlığı zatı hali ile görülmeyeceğidir.
Şayet bunu görebilen bir kişi olsa idi vahdeti vücut olayı tamamen yalan olurdu.
Çünkü vahdet hakkın tecelliyat sıfatıdır.
Tecellisi kaldırırsa karşısındaki kim olursa olsun hakkın kendisidir aynada bakan vede ayna olduğu gibi.
hz Muhammed gördüm derse kendini görür.
İsabet ettin,Tanrı insan alığılamalarının dışında bir sıfatta değildir,evrendeki her görünüşde o öz vardır.
Konu uzarda uzar iyisimi burda kesmek.
Nasılsa siz benden daha bilgi sahibisiniz .
ben alıntı yaptığın beyte geleyim.
beytte hz Ali yağmur yağdıran olarak söylenmeye çalışılıyor.
Yağmuru yeryüzüne indiren bu görev kimin doğa olaylarıyla sorumlu MİKAİL A.s sorumludur.
Bak yine ikiliğe meyil ettin,iklik yarattın
Bu deyişin benzeri sulta süreyya da demiştir.
Anıtında şöyle yazmış sultan.
Sanmayın burda tıkılmışlardanız
ol dediğimiz olur bizim
Bize gerekmz fatiha
ol dediğimiz olur bizim.
Evet bak sultan ne güzel demiş,bize Fatiha gerekmez,yani kuran gerekmez, tanrı=insan birkilteliğini anlatmş.
Sen bu deyişi onaylıyorsun ,bir üst satırı ise ret ediyorsun,
Sanırım bu sultan da hikmetini aşikar eylemiş.
İnsanda ne ararsan
Yani İnsanı kamil Allah ın izniyle verilen yetkiyle secdeye eğilmiş meleklerin yağmur yağdır demesi ile Mİkail A.s bunu yapar vede yağmur yağar.
Bu Allah ın izniyle evliyaullah makamında olan bişeydir bunun felsefesi dahi yapılamaz.Bak yine döndün
hz Ali de ol dediği olan bir zat olarak bunu derviş Ali sultanım beyan etmiş.
Bizim köyde kışın fırtınadan kalıp yolda yürüyemediği için Allah ım benim yolumumu kesiyorsun diyerek ağlayınca fırtına tipi durmuş köye gelmiştir.
Halini açıklarken bile ağlamaya devam etmiştir günlerce güneş doğmuş kar yağmamıştır.
ey erenler Ali ile Ali kimdir bileceksiniz.
Yoksa size kimseden hayır yok.
Evet haklısın bak Sefil Ali,İnsan-Tanrı birliğini ne güzel anlatmış ve yaşamı ile göstermiş sen hala,Aygarda dolaşıyorsun,
İçine dön can içine
Hünkar ne demiş,
Ne ararsan kendinde ara
Kudüsde ,Mekke de Haç da değil.
çömez
05-10-2006, 10:50 PM
eylem kardeş,
düşünceleriniz ALEVİCE düşüncelerdir. kutlarım.
bu hususta bir katkıda bulunmak isterim:
Biz zerreyiz, şems û mahımız Ali Ali Ali Ali
Müminleriz, penahımız Ali Ali Ali Ali
Biz bendeyiz, ol şahımız Ali Ali Ali Ali
Halk eyleyen Allah’ımız Ali Ali Ali Ali
Ali Ali Ali Ali Ali Ali Ali Ali (Virani)
halk eylemek= yaratmak !
bu konuda uzunca sayılabilecek bir makale vücuda getirdim:
şu adresten ulaşılabilir:
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=83
selamlar...
Sevgili Türkmen
Hem yukarıdaki yazıyı yaz,deyişler ile alıntı yap,
Hemde Eylem Can a katıl ,bu ne çelişki
Türkmen
05-10-2006, 11:26 PM
""""""Ali, Allah’ın kendisi olduğuna göre her şeyi de yaratandır. Verendir. “Kün” deyince yaratır her şeyi. Kuran’a göre tanrı sadece yaratmak isteğinde ol der, ve olur. Ali, kün deyip varlığı yarattığı gibi rızkı da verir..."""""
eylem'in bu sözlerine katıldığımı belirtmek istemiştim. hata bende devamını okumadan acele karar vermişim.
haklısınız sayın çömez..
çömez
05-10-2006, 11:55 PM
sacgili Türkmen
o an diğer yazılarını da okudum şimdi tekrar okudum,
Sanki Eylem arkadaşımız,Aliyi kutsayan değil ,Kullaştıran bir söylemin peşinde,
Senin anlatımlarınla aynı parelellikde değil,
Sağlıcaklar kal,
Kutsanan bir Ali ikimizin ortak görüşü sanırım.
asli_33
06-10-2006, 12:53 AM
Türkmen can NECHÜL BELAGA 'YI yazan olarak Abdülbaki Gölpınarlı sanıyordum ama türçeye çevirenmiş ..bu uyarı için Polata Abime teşekkür ederim ..
Seyyid Razi asıl yazanmış ...yazarı hakkında kısaca bilgiler sunayım...
Hüseyin bin Musa Alevi’nin ikinci oğlu olan Muhammed b. Hüseyin Musevi Bağdadi, Seyyid Razi adıyla tanınmaktadır Hüseyin b. Musa Alevi’nin ikinci oğludur. Seyyid Razi hem anne ve hem de baba ta*rafından Peygamber (s.a.a)’in soyundan gelmektedir. Babası Hüseyin b. Musa, zamanının ünlü şahsiyetlerin*dendi Ebu Talip soyundan gelen Hüseyin bin Musa Alevi Abbasi halifelerinin özel ilgisini kazanan bir kimseydi. Ülkenin bir çok problemle*rini kendi tedbir ve idareciliğiyle çözümlüyordu. H. 403 yılında Bağdat’da vefat etmiş ve orada defn edilmiştir.
Seyyid Razi’nin annesi ise Fatıma hanım, Bağdat alevilerinin başkanı olan Hüseyin b. Ahmed alevinin kızı ve Nasır-i Kebir diye bilinen Hasan b. Ali Alevi’nin torunudur. Nasır-i Kebir ilim ve cihat ehliydi. Allah yo*lunda yaptığı cihat sebebiyle Gilan ve Mazenderan hal*kının bir çoğu Müslüman oldu.
polata
06-10-2006, 01:10 AM
Hz.Ali'nin Tanrı veya bir başka deyişle Allah olduğu düşüncesi ki buradaki ana tema Allah'ın Hz.Ali'nin bedneinde nüfuz ettiği ve onun bedeni ile Hakk yolunu göstermeye çalışması inancı özellikle Nusayri inancında yerleşiktir.
Son zamanlarda bu inanışın Aleviliğin içerisinde olduğu ileri sürülsede bu doğru değildir. Günümüz Aleviliğinin içerisinde yer alan Bektaşilik (Babağanlar ve Çelebiler), Kızılbaşlık (safevi ve Türkmen), Tahtacı gibi unsurların hepsinde bu inanışın bulunduğunu söylemek yanlış olacaktır.
Hz.Ali, Anadolu Aleviliği ve Şiilik için önemli olduğu kadar Ehl-i Sünnet açısındanda önemlidir. Onu önemli kılan en büyük özelliği İslam'a getirdiği yorum ve yaklaşımıdır.
Tarihsel açıdan konuya baktığımızda Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii olmak üzere bütün tarikatların, Hz.Ali olmak üzere İmam Cafer-i Sadık tarafından getirilen İslam yorumu üzerine gittikleri görülecektir. Bunun en güzel örneklerinden biriside nerede ise bütün Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii tarikatler de 4 kapı 40 makam veya benzeri oluşumların yer almasıdır.
çömez
06-10-2006, 01:36 AM
Sn.Polata
Aleviliğin tüm kollarında Ali Tanrısaldır,
Ali,Rahmandır,Rahimdir,
Türkmen Can haklı,
Güvercin donunda uruma gelen
Hacı Bektaş Ali değilmi
Diyen deyişlerimiz bize yol gösteriyor,
Canlar, Kurandan ALEVİLİK çıkmaz
polata
06-10-2006, 01:43 AM
Sn.Polata
Aleviliğin tüm kollarında Ali Tanrısaldır,
Ali,Rahmandır,Rahimdir,
Türkmen Can haklı,
Güvercin donunda uruma gelen
Hacı Bektaş Ali değilmi
Diyen deyişlerimiz bize yol gösteriyor,
Canlar, Kurandan ALEVİLİK çıkmaz
Sn.Çömez,
Güvercin donunda ruma giren Hacı Bektaş Veli ile Vilayetname-i Hacı Bektaş'den örnek veriyorsunuz. Peki Makalat'da nasıl geçer Tanrı olgusu.
Kuran'da Alevilik çıkmaz diyorsunuz Makalat'ı yazan Hünkar Hacı Bektaş Veli'yi pir sayıyorsunuz. Makalatın bütün örneklerini Hünkar acaba nereden almıştır.
Sufizimde ve tasavvufta bile bir insanın Tanrısallaşması veya Tanrı yerine konulması yer almaz.
çömez
06-10-2006, 03:13 AM
Sn.Çömez,
Güvercin donunda ruma giren Hacı Bektaş Veli ile Vilayetname-i Hacı Bektaş'den örnek veriyorsunuz. Peki Makalat'da nasıl geçer Tanrı olgusu.
Kuran'da Alevilik çıkmaz diyorsunuz Makalat'ı yazan Hünkar Hacı Bektaş Veli'yi pir sayıyorsunuz. Makalatın bütün örneklerini Hünkar acaba nereden almıştır.
Sufizimde ve tasavvufta bile bir insanın Tanrısallaşması veya Tanrı yerine konulması yer almaz.
Sn Polata
1-Malakatın Hünkarın elinden cıktığı kesin değil,
2-Bilmem nasıl geçer tanrı olgusu,
3-Tasavufun tüm batıni ekollerinde,İnsan-tanrı birlikteliği geçer,
Vahdeti Vucut,Vahdeti Mevcut, yada Salt varlık kavramlarıının hepsinde İnsan tanrılaşır,Tanrı insanlaşır,
Tanrı-evren-İnsanını varlığı,Tanrının görüş alanına çıkmasıdır, İnsanda teceli kılmasıdır,
Evrendeki her şeyde o vardır, Nebat,Hayvan,İnsandaki tanrısal öz aynıdır, Ayrılık yalnız görüştedir,
(NOT: Bu söylemde anlatılmak istenen tanrısal öz dür,)
polata
06-10-2006, 03:26 AM
Sn Polata
1-Malakatın Hünkarın elinden cıktığı kesin değil,
Sn. Çömez,
Forumun başka bir konusu içerisinde yazdığım gibi Makalat'ı, Buyruk'u veya benzer kaynakları ve hatta Kuran'ı bile işimize geldiğinde örnek, rehber veya kılavuz sayıyoruz, işimize gelmediği anda ya Ehl-i Sünnet, Ehl-i Şii eli değdi, ya tahrifata uğradı, ya değiştirildi gibi tezler öne sürüyoruz.
Konusuna göre aynı eserin bir yerini kabul ediyoruz, benimsiyoruz, inanıyoruz, rehberimizidir diyoruz ancak konusuna göre de nerede ise eseri kabul etmiyoruz.
Bu yazdıklarım sadece şahsınıza yönelik anlaşılmasın. Ne yazık ki genelde yaptığımız bir uygulama.
Vahdet-i vücut inanışında bir kişinin tanrısallaşması yer almaz. Bu görüşe göre yaratıcı yoktan var olmayan, yaratılmayan ancak yaratan olduğuna göre tek mutlak yani gerçek varlıktır. Dolayısı ile bir tek insanın veya varlığın tanrısallaşmasını kabul etmez. Bu açıdan Hz.Ali'nin veya bir başkasının Tanrı olarak algılanmasını veya kabul edilmesi durumu vahdet-i vücut kavramına uygun değildir. Vahdet-i vücut da evrende yer alan herşey Tanrı'nın bir yansımasıdır, çünkü gerçek olan tek varlık o'dur.
simge
06-10-2006, 03:56 AM
Bu konuda yazılanlar ve açıklamalar için teşekkür ederim.Bilmediğim bir konuda bilgiye ulaştım.Saygılar sevgiler
aliekber
06-10-2006, 06:22 AM
nahc'ül belaga'yı derleyen seyyid razıy, hangi inançtadır?
şii değil mi ?
sanki nehc'ül belaga'yı bizzat Hazreti imam Ali yazmış gibi davranıyorsunuz.
daha fazla inat etmenin anlamı yok. anlaşılıyor ki sizin tavassuvurunuzdaki ali ile benim tasavvurumumdaki ali farklı .
ali bir tane değil ki...
bütün peygamberler ali'dir.
bütün veliler ali'dir.
hacıbektaş, pir sultan, şah hatai, ahmet yesevi... hepsi ali'nni başka donlarda gelmiş halidir.
kur'an aleviliğin kaynaklarından biridir ama tek kaynak kuran değildir. sadece kur'an'ı ölçü alırsanız Aleviliği değil olsa olsa şiiliği açıklamış olursunuz.
görüldüğü üzere teolojik temel açısından tam anlamıyla bir farklılık var aramızda.
alevilerin, kızılbaşların ali'si tanrısaldır.
o tanrının bedenleşmiş halidir.
hülasa derviş ali'nin dediği gibi
"BİZ ALİ'DEN BAŞKA TANRI BİLMEYİZ "
selamlarımla.
-------------------------------------------------------
Sayın abim
Söylemlerinden mastere yakın dini bilimler okuduğunu söylemiştin yanlış anımsamıyorsam...
Sayın abim o kadar okuma esnasında Kamil-i-mürşitlik nedir ne değildir hiç mi yazı okumadınız?
Şimdi öne sürdüklerinizle size en basit soru sorayım
"BİZ ALİ'DEN BAŞKA TANRI BİLMEYİZ "
Bu söylem şeriat kapısında olan, tarikat kapısında olan, marifet kapısında olan ve hakikat kapısında olanlar için aynı şeyi ifade eder mi?
Yani ömrünü okumayla geçireceksin ve deyişlerin, nefeslerin ve benzer alevi ulu ozanlarının her okuyucu için aynı şeyi ifade etmediğini bilmeyecek misin?
"BİZ ALİ'DEN BAŞKA TANRI BİLMEYİZ "
siz yıllarca okumuş biri bu yazıyı ilk okul öğrencisi gibi okursanız hallacı mahsuru ve diğerlerinin şehit etmelerini normalden karşılarsınız o zaman?
Bu konuda size açıklama getireyim de olaya Batini değil de Zahiri yaklaştığınızı anlayasınız...
"BİZ ALİ'DEN BAŞKA TANRI BİLMEYİZ "
Allah'ı haşa kimse görmüş müdür? Bilmiş midir? = Tabiki hayır ki Kuran'da Hz Musa Allah'ı görmek isteğini açıklamıştı. Allah o sürede demişti ki: beni olduğum gibi görmeye kimsenin gücü yetmez bak karşındaki dağa tecelli edeceğim ne oluyor. Nitekim tecelli edince dağ'a dağ paramparça oluyor.
Allah'ın ne olduğunu bilen gören var mı?
Yok.
Alaviler ve alevi uluları Hz Ali'nin kişiliğinden zerre şüphe etmezler, Konuşan Kuran bilirler.
Ali'den başka Tanrı bilmeyiz demesi, onu hak yolu üzerinde olduğunu veya konuşan Kuran olduğunu veya Allah'ın nurumdan olduğunu vurgulama olabilir.
İlk okul öğrencileri bu tür kişilikleri yorumlamaya kalkışırsa ortaya çok komik durumlar çıkar...
Herkes yerini mertebesini bilmeli...
Mesela günümüz solcularından örnek vereyim, hiç bir yapıt okumadan kendilerini devrimci sayarlar ve devrimciliği duvarşllara yazı yazmakla, üç -beş kalıplaşmış şiar atmakla eş değer sayarlar...
İnsan önce kendini yetiştirip belirli mertebelere erişecektir ki bazı iddialara soyunsun...
Kamil i mürşitliğe erişmişlerin deyiş , nefes veya şiirlerini her okuyan elbette faklı yorumlayacaktır, bu algılara dayanarak sonuçlar çıkarmak sağlıklı olabilir mi?
Hele ki Kamil'i mürşitlik mertebesinden uzaktan yakındna alakamız yoksa?
Bu konuya örnek vereyim
“Benim yücelerin yücesi olup kahreden! Benim ölüleri diriltip ihya eden! Benim dirileri ölü kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra son(ahir) olan! Benim görünen, benim gizli olan !!!”
Adamlar bunu duyduklarında: “Kafir oldu!” deyip evden dışarı çıkmak için kapıya doğru yürüdüler. İmam Ali kapıya hitaben dediki:
Bakın Hz Ali kendi ağzıyla bu tarz konuşmuş...
Ne demiş : yücelerin yücesi kahredenim, ölüleri diriltip ihya(yeniden canlandırıyormuş) ediyormuş,evel ve ahir oymuş, görünen ve gizli olan oymuş...
Şimdi bu söylemle şirk mi koşmuşş oluyormuş?
Sayın abim her yazarın yazısı öyle her insan tarafından çözülmez, ki böyle olsa bilim dereceleri olmaz.
Bakın o bu sözleri söylerken onun şirk koştuğunu düşünenlere bunu nasıl açıklamış...
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!” Adamlar bu tefsiri duyduklarında: “Üzerimizdeki ağırlığı gidermiş olup bizi rahtlattın, Allah seni de rahatlatsın” dediler. (Şeyh Mufid “Al-İhtisas” s:163 ; Mecliysi “Bihar’ul-Envaar” c:42, s:189)
Bu kadar açıklama yeterli olsa gerek...
Emrahcan
06-10-2006, 06:25 AM
çarpılacazz
srdr_ist
06-10-2006, 06:27 AM
Anlaşılmayacak ne yazdım söylenenle gerçekte gözle görülmüşü örnekleriyle aktardım çömez bana ikiliğe düşmüşsün demiş türkmenci can da hala Hz Ali hakkında ki görüşlerine devam etmiş.
Aslı can polata can vede Ali ekber canın akıllını rehber olarak kullanan kişiler listesinden başka eklenecek yok mudur.
Canlar erenler kandinize gelin 7 ulu ozan 1001 gaiyip erenler 124 bin peybamber alçakta yüksekte duranlar evliyaların hepsi 90 bin kelamı aktarmaya çalışmış bizde bu 90 binin 1 nin sadedece birini söz etmeye çalışıyoz.
Siz ilim şehrinin ne olduğundan be haber olan canlar.
Biz hrşey tanrının sanatı varlığı diyoz biri puları bize örnek veriyor o cana Muhyittin arabinin bir sözünü daha söyleyeim ozaman Sizin dediğiniz tanrı benim şuan ayak bastığım yerdedir.
bana Allah nerde demeyin cevabı bana Allah tan başka bir şey gösterin bende bilim.
Anlayacağınız bunca emek 90 bin kelamı zikretmektedir.
Allah tan önce ne bişey vardı Allah tan sonrada bişey olmayacak.
O Doğmaz doğurulamaz.
Sizlerin yapamadığını hep anmaya sözünü getirmeye çalıştığınız beyitlerden aktardığınız her zat ilim şehrine girebilmek için Ali ye ulaşmaya çalışıyor siz kısa yoldan şehride geçtiniz bu ne torpil yahu kendinize gelin siz kim olduğunuzu bilinde sonra Hz Ali den Sonda Ali isimi ile Allah olanı tanıyın siz rabbınız kim onu bilmiyorsunuz ki.
hele bu kargaşada Türkmenci büyük düşünür din hocası olan cana esefle karşılamamak için bşka açılardan görmeye çalışıyorum ama pess yani bu kadar olur.
Canlar mürşidiniz kuran sonra akıl sonra iman bunları tamlayın sonrada gelin hak sohbeti yapalın sizin dişiniz yok biz doyun diye et veriyoz ne kadar pişirsekte yiyemezsiniz. Çünkü ezecek dişiniz hazmedecek yapınız yok olduğunda gelin.
kafadan atmasyonlarla bir makalatı kabul edip bir karşımıza çıkarıp ip camzlığında emekli olmanıza az kaldı bu kadar depreşmeniz yeter.
Ya ilimle gelin yada şamanlığınız size hayırlı olsun.
Vahdet kabul ediyorsunuz sonrada ret ediyorsunuz
Allah peygamber miracı kabul ediyorsunuz ama kılık uyduruyorsunuz
beyitlerdeki mana nedir kendinizce yorumluyorsunuz biz gözle görülmüş gündüz bulutsuz havada çakan şimşekleri indirenlerden bahsettik inanmıyorsunuz.
Abdül kadir geylani Ölü kaldırdı mezarında bu yağmur yağdırmaktan daha fazla büyük bişey değil mi.
Yunus bir dizesinde bu zat için peygamber onun için oğlm demiş diyor.
Abdal musa dağları yürütmüş normal ama hz Ali yağmur yağdırmış anormal haa.
ya canlar dedimya malınız olsada alsak siz ne alıcısınız nede satıcı bu lafı anlamadan tasavvuftan bahsedenlerde vardı ya.
neyse Allah sizin yardımcınız bizimde yardımcımız olsun.
Türkmen
06-10-2006, 11:40 AM
efendim,
batın ilmine vakıf olmuş olan, cümle sırlara agah olan, yüce kişilikler, insan - ı kamillerden olan aliekber ve srd- ist efendilerimiz.
biz cahiliz. sizin gördüğünüz deruni manalara vakıf olamıyoruz.
bir tek siz anlarsınız.
biz ne biliriz yahu ?
ama şunu bilin ki biz kıt aklımızla KIZILBAŞÇA davranıp ve inanıp Hazreti İmam Ali efendimizin ULUHİYETİNE İMAN EDİYORUZ. BİZ MÜMİNİZ.. CAHİL MÜMİNİZ. SİZ ALİM MÜNKİR Mİ OLUYORSUNUZ?
BİZ NEFESLERİMİZDE YAZILANLARA, SÖYLENENLERE SADIĞIZ. AMA SİZE GÖRE BİZ O NEFESLERİ ANLAYACAK SEVİYEDE DEĞİLİZ. ONLARI ANCAK SİZİN GİBİ YÜCE EFENDİLERİMİZ ANLAR...
ASLA ŞİİLEŞMEYECEK, ASLA SÜNNİLEŞMEYECEĞİZ.
ALİ GÖRÜNEN OSMANLARDAN OLMAYACAĞIZ !!!
""""BİZ ZERREYİZ, ŞEMSİ MAHIMIZ ALİDİR !
MÜMİNLERİZ, PENAHIMIZ ALİDİR !
HALK EYLEYEN ALLAHIMIZ ALİDİR!""""""
LA İLAHE İLLA ALİ !
aliekber
06-10-2006, 11:57 AM
Tamam can öyle olsun ama yazdıklarımı o tür geçiştirmen hak mıdır gerçekten?
Yani bunca emek bu tür geçiştirmeyle mi savılacaktı?
Kamil i mürşitlik iddiasına mı giriştim her farklı insna farklı anlar diye soru
sorarken?
Belli ki yazdıklarım seni kırmış, sayın can , sen sıradan bir insan değilsin ki alınma yoluna gidesin, ben yazdıklarına zaman ayırıp fikir belirtiyorsam sen bu tarzla mı cevap vermeliydin?
Soru sormuştum Kamil i mürşitlerin yazdıkları her kapı üysi tarafından aynen mi anlaşılır diye, buna kırılmışsındır, veya kırıldığın sebep mutlaka vardır ama bu tür cevap vermeni hak görmüyorum sayın can.
aliekber
06-10-2006, 12:20 PM
türkmen can'a
ASLA ŞİİLEŞMEYECEK, ASLA SÜNNİLEŞMEYECEĞİZ.
ALİ GÖRÜNEN OSMANLARDAN OLMAYACAĞIZ !!!
Sayın can bu yazını da yeni gördüm hızlı cevap yazmışım:(
Sayın can biliminden az buçuk şüphelerim vardı ki artık inan üzülmeye başladım
Sünnileşmek, şiileşmek nasıl oluyor sayın can bunu yakıştıramadım ve görünen osmanlardan dedin ki bunu hiç yakıştıramadım...
Sayın can hadi hiç okumamış kişilere bu tarz konuşmayı yakıştıralım da sen okumuşlardansın yanlış mı biliyorum?
Sayın can bazı nefeslere dayanıp Hz. Ali'yi Allah ediyorsunuz ben de bunu yapmanız doğru olmaz ki her insan Kaamil-i-mürşit mertebesine erişmişlerin eserlerini hakkıyla yorumlayamazlar dedim.
Bunu derken Kamil i mürşitlik iddiam yok tu ki?
Bilimsel bir gerçekten dem vurdum.
Ve örnek veridm sayın can örneği tekrar vereyim , benim gibi hızlı okumuş olabilirsin, yazdığın cevabı sinirli bir halde yazmış olabilirsin, uslubun okumuş canların uslubuna yakışmıyor sayın can, burda kullanılan ifadeler dayanaklı ifadeler sayın can, dayanaklı ifadelere şiarvari cevapla karşılık vermek gerçekten de sana göre hoş bir karşılık mı sayın can? tavsip etmiyorum, kınamak da değil yapmak istediğim ama hiç tavsip etmiyorum sayın can hiç tavsip etmiyorum.
Hz Ali'nin bilgeliğinden keramet isteyenlere söylediği laflar:
“Benim yücelerin yücesi olup kahreden! Benim ölüleri diriltip ihya eden! Benim dirileri ölü kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra son(ahir) olan! Benim görünen, benim gizli olan !!!”
Adamlar bunu duyduklarında: “Kafir oldu!” deyip evden dışarı çıkmak için kapıya doğru yürüdüler. İmam Ali kapıya hitaben dediki:
Sayın can bu lafları duyanlar Hz Ali'yi şirk koşmaya başlamış zanetmişler.
Bu apaçık delil ki Hz Ali'yi anlayan insan ya çıkabilirdi ya çıkamazdı.
Hele ki geçmiş yazımda dediğim gibi bu söylenenleri anlama derecesi şeriat, tarikat, marifet ve hakikat kapısında olana göre değişirdi.
Hele ki bu kapıların hiç birinden geçmemiş olana göre haliyle değişridi.
Sayın can okumuşsunuz bunu böyle söylüyorsunuz ama kendi söylediklerinizle şeriat kapısından geçmediğiniz anlaşılıyor.( Hz. Ali'yi ortak görüp Kuran'a iman etmemeniz falan.)
Bu sebeptendir ki bana çıkışmanızı anlıyorum ama anlıyorum diye tavsip etmiyorum hoş bir yaklaşım değil sergilediğiniz yaklaşım.
Hz Ali yukarda zikrettiklerini böylece anlattı ve dinleyenler şirk koşmadığını tanrılık iddiasında olmadığını anlayıp rahatladılar.
Ama bu sözleri anlatımsız dinleyen elbette şirk koştuğunu düşünebilirdi.
Şirk koştuğu düşünülmesiyle şirk koşması arasında dünya fark var.
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!” Adamlar bu tefsiri duyduklarında: “Üzerimizdeki ağırlığı gidermiş olup bizi rahtlattın, Allah seni de rahatlatsın” dediler. (Şeyh Mufid “Al-İhtisas” s:163 ; Mecliysi “Bihar’ul-Envaar” c:42, s:189)
Ve bunun emniyet subabı en azından şeriat kapısından geçmekle olur.
Allah'a iman edip peygamberimizi nebi bellemek Hz. Ali'yi veli bilmek , iman etmek: şirk koşmaktan beri tutar.
Bu olgular zaten cem ibadetlerinde kalıplaşmıştır bunları yerinden sökmeye kimsenin gücü yetmez.
Şirk koşanın şirk'i kendini bağlar ama gerçeklere eremez.
Kabul edilse de bu olgu böyledir kabul edilmese de
Kalem ehlidensin abim, bazı tavsip etmediğim personajlar gibi cevaplar yazman en başta beni üzer .
Sevgiler saygılar sayın abim.
ilayza
06-10-2006, 03:06 PM
sayın ali ekber ilginize tesekkur ederim ben sunnıyım alevilik hakkında bilgim olmaya bilir ama arkadaslarımla aramda sız yada bız gıbı konusmalar gecmedi mezheplerin siyasi seyler olduklarını dusunuyorum.ki ben kuran kursu bitirdim 5 vakit namazını kılan bir insanım ama modern bi sekilde yasıyorum asla ayrımcılıga dusmedım rizeliyim aslım ermenidir asla ayrımcılık yapmadım benim yoremin ınsanındada hıc tanık olmadım biz ermeni laz ve rum aynı koyde yasadık ama hep dayanısma ıcınde halada oyle siz biz boyle seyler sacma siz sunnıler kelimesi hosuma hosuma gitmiyo bunları muslumanlkla bagdastırmıyorum dinimiz guzellik ve anlayıs dinidir ve bence biz siz ortadan kalkmalı benim nısanlım alevi malatyalı dusunsenize cocuklarımız olunca her seyı unutup sızın gibi deil bizim gibi yetisecek yada alevi deil sunni olacak gibi konularda tartıstıgımızı allah korusun ben sizin yorumlarınıza elestirilerinize hayran kaldım. hemen hemen forumdakı yorumlarınızın hepsını okudum.ama bide su siz biz kalksa cok mutlu olucam biliyorum asla bitmiycek ama bitmesini isterdim
ilayza
06-10-2006, 03:07 PM
merak eettıgım konularda nisanlima basvuruyorum yada sidal yarene bundan sonra sizede danısırım
Sidalyaren
06-10-2006, 03:56 PM
merak eettıgım konularda nisanlima basvuruyorum yada sidal yarene bundan sonra sizede danısırım
cok tesekkür ederim ilayza ilgin ve sözlerin icin.sunu unutma can alevilik icinde sen istedigin ve sevdigin sürece yerin vardir.HANİ BİR LAF VARDIR YA NE EKERSEN ONU BİCERSİN DİYE..İste bize 1 adım gelene ben 10 adım giderim gocunmam.evet bir kelimene katiliyorum siz yada bizli konusmalar beni burada derinden yaralayan 2 cümledir..2006 ve hala siz biz ayırgacına takılanlardanız.sanmakii burda o yapılıyor heryerde yapılıyor.güncel hayatında bile vardır bu catısma.onunda düzeldigini umarım ömrümüz yeterde görürüz diye dua ediyorum.
aliekber
06-10-2006, 07:42 PM
sayın ali ekber ilginize tesekkur ederim ben sunnıyım alevilik hakkında bilgim olmaya bilir ama arkadaslarımla aramda sız yada bız gıbı konusmalar gecmedi mezheplerin siyasi seyler olduklarını dusunuyorum.ki ben kuran kursu bitirdim 5 vakit namazını kılan bir insanım ama modern bi sekilde yasıyorum asla ayrımcılıga dusmedım rizeliyim aslım ermenidir asla ayrımcılık yapmadım benim yoremin ınsanındada hıc tanık olmadım biz ermeni laz ve rum aynı koyde yasadık ama hep dayanısma ıcınde halada oyle siz biz boyle seyler sacma siz sunnıler kelimesi hosuma hosuma gitmiyo bunları muslumanlkla bagdastırmıyorum dinimiz guzellik ve anlayıs dinidir ve bence biz siz ortadan kalkmalı benim nısanlım alevi malatyalı dusunsenize cocuklarımız olunca her seyı unutup sızın gibi deil bizim gibi yetisecek yada alevi deil sunni olacak gibi konularda tartıstıgımızı allah korusun ben sizin yorumlarınıza elestirilerinize hayran kaldım. hemen hemen forumdakı yorumlarınızın hepsını okudum.ama bide su siz biz kalksa cok mutlu olucam biliyorum asla bitmiycek ama bitmesini isterdim
------------------------------------------------------------------
sayın ali ekber ilginize tesekkur ederim ben sunnıyım alevilik hakkında bilgim olmaya bilir ama arkadaslarımla aramda sız yada bız gıbı konusmalar gecmedi mezheplerin siyasi seyler olduklarını dusunuyorum.
Sayın can önce şunu belirtmek isterim ki ben felsefe temelinde sohbetlerimi geliştirmekteyim, tek tek kişiler başmın tacıdır ve Allah'ın bilmesi yeterlidir ki insan'ı insan'dan ayırmam ki hepimiz Adem ve Havva'dan yaratılmışız.
Mezhepleri siyaset amaçlı kullananların günahları kendilerine yazılacaktır sayın can, her yola koyulanı siyaset veya çıkar uğruna yola koyulduğuna inanmamalısınız.
Bu yolu Allah için sürenler var sayın can ve inancımıza göre bizler bu yolu hak yolu , dosdoğru yol olduğu için süreriz.
ki ben kuran kursu bitirdim 5 vakit namazını kılan bir insanım ama modern bi sekilde yasıyorum asla ayrımcılıga dusmedım
Sayın can Mevlana efendimizin :" kim olursa gel" lafı biz alevileri bağlıyor, sayın can, kişilerle işimiz olmamamıştır Allah'ın izniyle de olmaz , bizler inanç peşindeyiz bin yıllardır. İnancımız uğruna asılır kesiliriz, insan'ı insandan ayırmayız ama yolumuzu da inkar etmeyiz.
rizeliyim aslım ermenidir asla ayrımcılık yapmadım benim yoremin ınsanındada hıc tanık olmadım biz ermeni laz ve rum aynı koyde yasadık ama hep dayanısma ıcınde halada oyle siz biz boyle seyler sacma siz sunnıler kelimesi hosuma hosuma gitmiyo bunları muslumanlkla bagdastırmıyorum dinimiz guzellik ve anlayıs dinidir ve bence biz siz ortadan kalkmalı
Sayın can karadeniz insanı genelde çağdaş insandır ve dünya cennetlerinden birsi olan karadenizde yaşama şansına sahiptir.
Ermeni derken ben aynı şekilde 72 Millete aynı nazarla bakarım yeterki yaşadığım vatana ihanet içinde kimse olmasın.
Aynı köy içinde yaşamış olup dayanışma içinde yaşamanız insanım denen yaratılmışa yakışan yaşam tarzıdır. İnancınız yüzünden yakılsaydınız pek hoşnut olmazdınız sayın can.
Sayın can dinimiz elbette güzellik dinidir ama birilerinin inancına göre o inançta olmayanları yakmak varsa ben mecburen hak adına bu tür tehlikeli inançlara karşı çıkmalıyım yaptığımda sadece hak arayışı.
Alevi-sünni kelimesi, siz-biz ikilemi ortadan kalkmalı sayın can evet ama nasıl kalkacak? Biz alevilerin inançlarını inkar ederek mi kalkacak? Sünniler gibi mi inanıp tapınmamızla mı kalkacak? Yoksa sünniler ( işin başında , yetkisi olanlar kastediliyor) inançlarımıza saygı duyup da , fırsat bulunca bizleri yakmak, asmaktan vazgeçmeye başlayınca mı kalkacak?
benim nısanlım alevi malatyalı dusunsenize cocuklarımız olunca her seyı unutup sızın gibi deil bizim gibi yetisecek yada alevi deil sunni olacak gibi konularda tartıstıgımızı allah korusun
Sayın can Allah bu konuda sizlere yardım etmesini diliyorum
Yetişen çocuklarınız insan haklarına saygı duyacak temelde yetişip, insan yakmamaları tarzda yetişmeleri azami azulanan olur. Her şey Allah'tandır umuyorum ki gelecekte inanç çatışması yaşamazsınız sayın can.
ben sizin yorumlarınıza elestirilerinize hayran kaldım. hemen hemen forumdakı yorumlarınızın hepsını okudum.ama bide su siz biz kalksa cok mutlu olucam biliyorum asla bitmiycek ama bitmesini isterdim
Sayın can yorumlarımı beğendiniz olgusu için size teşekkür ediyorum, Allah şahidimizdir ki bizler de ikiliğin kalkmasını isteyenleriz ama azami taleplerimiz var sayın can umuyorum ki bunu anlarsınız.
Yakılmamak, özgürce inancımızı icra edebilmek, diyanet aracılığıyla kul hakkımızın yenilmemesi, oruç tutmuyor , namaz klmıyoruz diye taşlanmamak bu ikiliğin kalkması için büyük ilerleme olur.
Sünniliğin önde gelenleri zaman zaman çıkıp ibadet ettiğimiz mekanlarını cümbüş evi diye niteliyorlar, saygı yok sayın can, yoksa her koyun kendi bacağından asılacak ve istediklerimiz vatandaş hakkıdır, ne diye ikinci sınıf vatandaşlığı bizlere reva görülsün ki?
Aynı oranda vergi öderiz, Allah şahittir ki vatanı coşkuyla , sevgiyle bekleriz, bize bir adım atana bizler koşarak gideriz, yaşamak, eşit yaşamak ne diye hakkımız olmasın ki sayın can?
Biz-siz ikilemi kalkması için inancınızdan vazgeçin diyebiliyor musun? Ki vatandan bir parça koparalım da demiyoruz, sadece eşitce yaşayalım diyoruz sayın can.
Türkmen
06-10-2006, 09:42 PM
BU KONUDA SON KEZ YAZIYORUM:
HAZRETİ İMAM ALİ ALLAH DEĞİLDİR! ALLAH'IN İNSAN SURETİNDE TECELLİ ETMİŞ HALİDİR. ALİ'DEN BAŞKA ALLAH YOKTUR SÖZÜ BU MEYANDA ANLAŞILMALIDIR.
HAZRETİ İMAM ALİ BİNBİR DONDA DÜNYAYA GELMİŞTİR.
BÜTÜN NEBİLER ALİ'DİR.
BÜTÜN VELİLER ALİ'DİR !
ALİ KAİNATIN VE HAYATIN SIRRIDIR.
Müminlerin BÜTÜN YOLLARI Ali'ye çıkar.
allah , muhammed ali ...
bu üçleme aslında bir olanın üç değişik isimlendirlmesinden başka bir şey değildir.
ali'yi seven muhammedi sevmiş olur, muhammedi seven allahı sevmiş olur !
yolumuz ALİ'den başlayıp, Ali'ye varır !
selam sana şah - ı merdan, haydar - ı kerrar, şir - i yezdan, ruhullah ve vechullah olan ŞAHIMIZ !
Sidalyaren
06-10-2006, 10:02 PM
BU KONUDA SON KEZ YAZIYORUM:
HAZRETİ İMAM ALİ ALLAH DEĞİLDİR! ALLAH'IN İNSAN SURETİNDE TECELLİ ETMİŞ HALİDİR. ALİ'DEN BAŞKA ALLAH YOKTUR SÖZÜ BU MEYANDA ANLAŞILMALIDIR.
HAZRETİ İMAM ALİ BİNBİR DONDA DÜNYAYA GELMİŞTİR.
BÜTÜN NEBİLER ALİ'DİR.
BÜTÜN VELİLER ALİ'DİR !
ALİ KAİNATIN VE HAYATIN SIRRIDIR.
Müminlerin BÜTÜN YOLLARI Ali'ye çıkar.
allah , muhammed ali ...
bu üçleme aslında bir olanın üç değişik isimlendirlmesinden başka bir şey değildir.
ali'yi seven muhammedi sevmiş olur, muhammedi seven allahı sevmiş olur !
yolumuz ALİ'den başlayıp, Ali'ye varır !
selam sana şah - ı merdan, haydar - ı kerrar, şir - i yezdan, ruhullah ve vechullah olan ŞAHIMIZ !
SEN yolunu aklinımı sasırdin tükmen can.neye güvenerek böyle bisey dersin.kusura bakma senin söylemis oldugun cok mantiksiz bir sey.bizi buna inandırmanı istiyorum.
her neye dayanarak söylüyorsun bilmiyorum ama ben böyle biseye asla ve asla katilmiyorum.
Diyar
06-10-2006, 10:41 PM
Bende türkmenin dediklerine hicmi hic katilmiyorum! Arkadasim bence sen önce Hz. Alinin kim oldugunu tekrar arastir! Ya varmi böyle bir mantik! Böylesinede ilk defa rastliyorum ya
srdr_ist
07-10-2006, 12:55 AM
batın ilmine vakıf olmuş olan, cümle sırlara agah olan, yüce kişilikler, insan - ı kamillerden olan aliekber ve srd- ist efendilerimiz.
Efendilik senin olsun.
Batından bilmiyorsak zaten hiçiz batından gelmeli ilim zahir zaten aşikar.
Nasıl bişey anlatgmamızı bekliyorsun ki yazdığım her şeyin bir yazısı bir düşünürü vardı.
Atmasyon yapmadım ki yazdığımda bilinmedik bişey olsun.
Her defasında şşurası eksik kaldı can şurda şöyle dendi diyecek bir kişi aradım yani eksiğimizi tamamlayan ama gel gör ki eksik değil fazlamız var galiba.
Yalan yanlış bişey demedim.
1- cennet yok diyenler hz Adem in cennet katlarını dolaşınca hz Fatımatüz Zehrayı görüp cemaline bakıp belindeki kuşak hz Ali Başındaki taç Hz Muhammed diyen ilim sahibi canlar madem cennet yoktu Hz Fatımanın cennette ne işi var böyle bişeye demeye ne gerek vardı.
2- Miracta Hz Muhammed Allah ı gördü dediniz. Bizde göremez dedik görürse kendini görür dedik siz kıvırcuk saçlı birini gördü dediniz bizde tecelliyat kalkarsa kendini görür dedik. Hz muhammed kendiside kıvırcıık saçlı değilmiydi.
3- Gönüller şehri,Vücüdün şehri böyle uzar giderken son şehir İlim şehri ile Muhammed Mustafa ya ulaşırsınız ama ona ulaşmak Hz Ali ile olduğundan iş böyle devam eder yücelik zaten Ali demek herkes herşeyi bilse idi Taptuk emre nasibini vereni neden tanımadı çünkü sadece eli görmüş cemali değil.
buda şunu gösterir inanmak için cemal değil himmet elinden verildiğini gösterir bununda Hz Ali olup olmadığını istersen bir düşün.Herkes tüm evliyalar taikat erbabı olarak Hz Ali den nasibini alır onunla konuşur ona arzu halini söyler.
Herkes Peygambere ulaşamaz.ulaşmak içim makam sahibi olması gerek ama herkes işini yapar.
Allah tanıyan bilen bu işi çözer kendinde olanı alır.
bu hal içinde hal denir. akıl ermez sır erer.
gelelim size siz bu dediklerimi iyi anlıyorsunuz ama amacınız nedir anlamış değilim sizin kitabınızı okumadım ama aktarılan yerlerine göz attım şekilsel kaldığından yani aleviliğin dışı olduğından anlamsız dahi kalıyor aynı irene melikof denen o kadının yaptığı gibi.
İşte böyle hallere hareketlere bakarsanız Hz Nuh un tepliğ yaptığı inandıkları halde red ettiği kavime dönersiniz sonunda halinizi biri Allah a havale eder sizin yerinize daha sağlam inan kavim getirir.
Nasıl mollalık bana yakışıyor değil mi? Bizim böyle şeylerle işimiz olmaz değil mi kusura kalmayın efendiler güzel hatrınız için sizin dediğinize katılamam benim doğrularım değil bunlar yazılmış şeyler bende yazılanı buraya aktarıyorum.
oniki_sah
07-10-2006, 02:53 AM
butun yazıları okudum..arastırmacı bır alevıyım..hrıstıyanlıgı da bılıyorum..ama bazı alevı kardeşlerın tıpkı hz isa hangı konumdaysa hz ali yi de o sekılde anladıklarını gordum..gecen gun hz isa kımdır dıye kılısede sordum..bana tanrı ve ötesi dediler..aynı kelımeler bur da da var..kuran hrıstıyanları bu laflarından dolayı elestırmemısmıdır..acıkca hz alı nın adını gecmesıne gerek yok kuranda..burdan pay bıcılmeli dıyorum..öz manalarıkarstırmayalımmhrıstıyanların ozru kabahatınden beter..cok sevdıgımız ıcın tanrı yaptık dıyorlar..aynı duuma gıdıgoruuz..ayrıca bu dıger dınlerın etkılesımınden oldu..yezidilik vb.....öz alevılıkte yoktur..hz ali tanrı gıbı gorundu dıye bazı manalar yuklenmemeli bence..hrıstıyanlarda aynısını dıyor..isa tanrı rolunde ıkıncı kere ındı ..sadece onun vucudunda gezdı dunyayı dıyorlar..hıc bır fark yok..aynı seyi savunuyruz onlarla..katılmıyorummasla dakatılmayacam..sadece nıyazımda şunu derim allah bir dir..muhammed bas tacımdır..ali gonul kapımdır..asla kopmaz.işte benım nıyazım...gerısnı bılmem..ali allah da degıl olamaz da..yuce allah herseyı affederım ama asla şirk kosulmasını afftemem der..nolur yapmayın..hz ali de bir allah ıcın nıyaz etmedı mı
asli_33
07-10-2006, 03:40 AM
Oniki sah can bu güzel sözler için sağolasın ...
Hristiyan lar hz.İsa(AS) Tanrı yerine koyuyorlar ..biz buna karşı çıkarken bir bakıyoruz ki aramızdaki bazı canlarda Hz.Ali(KV) aynı mertebeye yükseltiyorlar ..en büyük günah Allah 'a şirk koşmaktır ..sanırım şirk nedir onuda bilmiyorlar...
ozkan_gunduz
07-10-2006, 03:54 AM
butun yazıları okudum..arastırmacı bır alevıyım..hrıstıyanlıgı da bılıyorum..ama bazı alevı kardeşlerın tıpkı hz isa hangı konumdaysa hz ali yi de o sekılde anladıklarını gordum..gecen gun hz isa kımdır dıye kılısede sordum..bana tanrı ve ötesi dediler..aynı kelımeler bur da da var..kuran hrıstıyanları bu laflarından dolayı elestırmemısmıdır..acıkca hz alı nın adını gecmesıne gerek yok kuranda..burdan pay bıcılmeli dıyorum..öz manalarıkarstırmayalımmhrıstıyanların ozru kabahatınden beter..cok sevdıgımız ıcın tanrı yaptık dıyorlar..aynı duuma gıdıgoruuz..ayrıca bu dıger dınlerın etkılesımınden oldu..yezidilik vb.....öz alevılıkte yoktur..hz ali tanrı gıbı gorundu dıye bazı manalar yuklenmemeli bence..hrıstıyanlarda aynısını dıyor..isa tanrı rolunde ıkıncı kere ındı ..sadece onun vucudunda gezdı dunyayı dıyorlar..hıc bır fark yok..aynı seyi savunuyruz onlarla..katılmıyorummasla dakatılmayacam..sadece nıyazımda şunu derim allah bir dir..muhammed bas tacımdır..ali gonul kapımdır..asla kopmaz.işte benım nıyazım...gerısnı bılmem..ali allah da degıl olamaz da..yuce allah herseyı affederım ama asla şirk kosulmasını afftemem der..nolur yapmayın..hz ali de bir allah ıcın nıyaz etmedı mı
bastan sona katılıyourm sana
aslında bende bu konu hakkında yorum yapacaktıma am senin yorumu gorunce gerek duymadım ki daha agır yazılarda yazacaktım
ya nasıl boyle bir mantık guduyorlar anlamıyorum
iyi o zaman herkes kendi allahını varetsin
meminağa
07-10-2006, 04:07 AM
Hakk bir varlık olmuş söylenir adı,
Bin bir ismi vardır, birisi Allah.
Ezeli, ebedi vardır bünyadı
Kevnü kâinatı yaratan Allah.
Onun sevgilisi Muhammed Ali,
Bir nuru vahittir, ezzel ezeli
Akıllara sığmaz onun Kemali
Vahdeti vücutta bir nurdur Allah.
Binbir ismi vardır bilenler için
Hakkı Hakka yakın görenler için
Bu yolu ahkâmı sürenler için
Küntü Kenz ilminin sahibi Allah.
(Başköylü Hasan Efendi)
aliekber
07-10-2006, 05:30 AM
Ey Ali! Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki Hristiyanların Meryem'in oğlu İsa hakkında söylediklerini ümmetimin içinde senin hakkında da söylemelerinden korkmasaydım, sana dair öyle sözler söylerdim ki her müslüman senin ayaklarının tozunu alıp, onunla bereketi talep ederdi.
Hz. Muhammed.
-------------------------------------------------
İslam'da, Kuran'da, Neçhul Belaga isimli kitap'ta, on iki imamlardan kalan yazılardan ;herşeyin yerli yerinde oluşundan şüphe yoktur.
Olay , Ulu ozanların deyişlerini, şiirlerini yorumlama esnasında meydana geliyor.
Yorumlama konusunda Hz Ali'nin bir yorum örneğini vermiştik, ki Kamil-i-mürşitlik mertebesine erişmişlerin sözleri zorun zorudur demiştik, ve bu tür yorumdan yola çıkıp da Kuran'ı, hadis-i-şerifleri, neçhul belaga isimli kitabı, hak imamlarının sözlerini yok saymamız hata olur diye düşünüyorum.
Türkmen can'ın Yaratan Allah, konusunda teredütleri olmadığı aşikar ki bu iyi bir temeldir bizlere göre.
Yaklaşım farkımız don değiştirme hususunda ayrışıyor ki bu konuda iddialarda bulunmamız olanaksızdır, ki elimizde var olan bir kaç deyişten, nefes'ten ibaret .
Kamil-i-mürşitlerin yazdığı nefes, deyiş ve şiirsel eserler, bizleri işin aslından ve temel kabul gören olgulardan uzaklaştırmamalı.
Kuran- hadis-i-şerifler- neçhul belaga-ve diğer inanç yapıtlarımız.
AliCann
07-10-2006, 05:39 AM
arkadaşlar bu konuyu tartışmaya gerek yok çünkü hz. ali de bunun tartışılmasını istemiyordu bunlar çok büyük sırlardır herkesin harcı deil bu sırlara erişmek
çömez
07-10-2006, 09:04 AM
Canlar
Ali Alevilikde tanrısaldır,
size kim haber getirdi,Havva Cennette dolaşırken ,Fatıma yı görmş,vs. hikayesini, kimse kimseyi görmemiştir,(Kuranda mı yazıyor he arkadaşım)
Sevgili Can yazsana şu öz alevliği,sen neye niyaz edersin,Niye cemevindesin,
Şirtte olmayasın,
Canlar,
Neccetül Beleaga da Alevilikle ilgigli bir tek kelime yoktur,ve onu Hz.Ali yazmamıştır, o yazı ,Mektup ve sohbetlerin toplamıdır,
12 İmamlardan kalan esserler de keza aynıdır, alevilik inanc rütielleinin hiç biri yoktur,
Sevgili Alicandede Sen aç bunları ne gibi sırlardı ,
Ali evvel,Ali batındır.
O Ozanlarla Alevilik bu günlere o ozanlarımızın dörtlüklerinde bu güne gelmişdir.
aleviliği onlar sözlü gelenekle bu günlere taşımıştır,
Kur an kaynak olsaydı,alevilik için, bize alevi denmez başka bir şey denirdi,
Herkes yerini bilsin birkaç ozan değil onlar Anadolu alevi bektaşi ozanlarının hepsinde DON, değiştirme ve Devriye ile ilgili deyişler vardır,
Aleviliğin temel felsefesidir, Bu da Kurana göre şirktir.
Yani islam sizi affetmez,Ya ozanları retdedeçeksiniz, yada anladınız,Tercih sizin,
srdr_ist
07-10-2006, 09:38 AM
Canlar
Ali Alevilikde tanrısaldır,
size kim haber getirdi,Havva Cennette dolaşırken ,Fatıma yı görmş,vs. hikayesini, kimse kimseyi görmemiştir,(Kuranda mı yazıyor he arkadaşım)
Sevgili Can yazsana şu öz alevliği,sen neye niyaz edersin,Niye cemevindesin,
Şirtte olmayasın,
Canlar,
Neccetül Beleaga da Alevilikle ilgigli bir tek kelime yoktur,ve onu Hz.Ali yazmamıştır, o yazı ,Mektup ve sohbetlerin toplamıdır,
12 İmamlardan kalan esserler de keza aynıdır, alevilik inanc rütielleinin hiç biri yoktur,
Sevgili Alicandede Sen aç bunları ne gibi sırlardı ,
Ali evvel,Ali batındır.
O Ozanlarla Alevilik bu günlere o ozanlarımızın dörtlüklerinde bu güne gelmişdir.
aleviliği onlar sözlü gelenekle bu günlere taşımıştır,
Kur an kaynak olsaydı,alevilik için, bize alevi denmez başka bir şey denirdi,
Herkes yerini bilsin birkaç ozan değil onlar Anadolu alevi bektaşi ozanlarının hepsinde DON, değiştirme ve Devriye ile ilgili deyişler vardır,
Aleviliğin temel felsefesidir, Bu da Kurana göre şirktir.
Yani islam sizi affetmez,Ya ozanları retdedeçeksiniz, yada anladınız,Tercih sizin,
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))) )))))))))))))))))
çömez
07-10-2006, 09:53 AM
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))) )))))))))))))))))
bizdende size,
:)
srdr_ist
07-10-2006, 10:06 AM
bizdende size,
:)
Can Allah aşkına bana ben bu kitapları okudum siz alevilik kitabı değil başka her hırt kitabı okumuşssunuz de bende sana hak verim.
Can Allah aşkına hz Ali bir insan bana Hz Ali hakkında öven bir şahıs ismi ver bende bilim çok yorulma Mevlana diyeyim.
Ama ondanda sonra haberimiz oldu.
kuran bizden başka kimseye sorulmazken sen reddettin işte senlede yolum burda ayrılır.
Sen putları biteren peygamberle hz Ali yi aslında bitirdin.Yazık can körü körüne gidiyorsun inan hatamız vardır bizde yanlış yazmış olabiliriz ama bukadar hataya düşmem.
Şu evliyaların yoluna bak ki hepsi Allah der Allah aşkına tutuşur konuşurlar.
Etme gardaşım biraz daha düşün oku gel bak yanlışımızı değil eksiğimizi bulacan.
Söylediğin söz asılsız sadece kuramdır.
Sen halıksın ben mahlukum u hatırla can.
Bu ilk sınavdır.
elestü bezmi alem hatırla
Kalu belada ben sizin rabbınız değilmiyim diyen allah ın meleklerine hitabını hatırla sonra gel Ali kim veli kim konuşacak.
Devriyeyi sen bahsedersin ben gördüm kimler gelip geçmiş hatta birinin ordusundansın dedim bana kızanlar oldu yazık can sadece yazık.
İyi düşün şayet kendini düzeltmezsen Allah tan bekleme Allah sadece kendini düzeltmeye çalışana yardım eder.
Sağlıcakla kal
soreş
07-10-2006, 10:37 AM
Alevilikte tüm canlılar Tanrının birer parçasıdır.Ali İnsanı Kamildir.Muhammed Ali Tanrının tecellisidir.
Türkmen
07-10-2006, 10:37 AM
bımadan usanmadan bir daha yazalım:
1. ali, allah değildir. allah'ın insan suretinde görünen halidir.
2. sidretül müntehada hz. muhammed efendimize allah ali'nin sesiyle seslenmiştir.
3. hz. muahammed, allah'ı ali şeklinde görmüştür.
4. nehcül belaga'yı ali yazmamıştır. ali'ye ait solmayan uydurma sözler mevuttur o kitapta.
5. " iki topluluk helak oldur. biri bana düşman olan, diğeri beni aşırı sevip ilahlaştıran." sözü ali'ye ait değildir. seyyid razı'ya aittir. ali'ye atfetmiştir.
6. ali'nin uluhiyetini yani tanrısallığını kabul etmemek geleneksel aleviliğe sığmaz. yeni bir alevilik yorumu geliştirenlere elbetteki saygı duyarım ancak bu yorum adı üstünde " yeni " bir yorum olur ki daha ziyade şiiliği çağrıştırır.
7. tüm nefeslerde ali'nin uluhiyetine alenen ya da zımnen vurgu vardır.
8. ali'nin uluhiyetini mevlana celaleddin - i rumi dahi kabul etmektedir.
9. uluhiyet sadece ali'ye ait değildir. başta hz. muhammed ve 12 imamların tümünde uluhiyet vardır. masumiyetleri de bundandır. ali ile muahmmed aynı nurun iki parçasıdır. iki ayrı kişilik değildir. musa'nın yanındaki harun ne ise muhammed'in yanında ali odur.
10. " ali'yi seven beni sever, beni seven allah'ı sever " diyen peygamberimiz ali'nin uluhiyetini çok net bir biçimde ortaya koymuştur.
11. ali sadece 7. asırda yaşayıp gitmiş ali bin ebi talip değildir. o evvelden ahire değin binlerce kez binbir değişik donda dünyaya gelmiş, simge kişiliktir. tıpkı hızır gibi başka başka şekillerde görünen ali'dir! hacı bektaş, pir sultan, şah ismail ali'dir !
12. deyişler ve nefesler aleviliğin ana kaynaklarındandır. asimile edilmemiş gerçek ve geleneksel ve hatta reformasyona tabi tutulmamış özgün alevilikte tüm kutsal kitaplara gösterilen saygı kur'an'a da gösterilir. ancak bu saygı kur'an'ı sünniler ya da şiiler gibi anlamak değildir. Alevinin gerçek kur'an'ı " kuran- ı natık " olan ali'dir !
13. deyişleri, nefesleri küçümseyen ya da ozanların cezbe halinde halinde söylediği sözler kabul edip kaynaklık vasfını reddedenler roferme edilmiş, kısmen asimile olmuş yeni bir aleviliğe mensup olabilirler zannımca...
14. bir ömür denecek kadar uzun süre aradığım ve bulduğum bir yolun tek mensubu olarak bile kalsam KIZILBAŞ kalacağım. teolojik deformasyona direnmek kızılbaşlığımızın gereğidir.
herkesin inancı kendinedir. biz böyle inanıyoruz. ali'nin uluhiyetini reddetmek, isa'nın babasız dünyaya geldiğine inanmamak gibidir !
kaynağımız nefeslerimizdir. deyişlerimizdir.
selam ve sevgiyle...
ayrıca son bir not sayın sdr - ist bana ait olmayan ifadeleri bana aitmiş gibi yazmışsınız. sanırım bir karışıklık ve hata oldu. bilginize...
ozgur_ozcan
07-10-2006, 11:45 AM
farkındamısının bilmem ama Hz.ali'den tanrı diye bahseden deyişler genelde DERVİŞ ALİ'ye ait.yani bu ozanımız bu şekilde inanmış.bu bu inanışın gerçek olduğu anlamına gelmez.yada bir kaç ozanınım böyle yazdı diye bu düşünceyi doğrusallaştırmak bence uygun olmaz. eskiden Hz.Ali Peygamber bilirdiniz, bunun aksini anlatmaya çalışırdık.Şimdi dahada ilerleyip Hz.Ali'yi Yaradan biliyorsunuz.yanlış olan ne? Tamam Ali bizim pirimiz Şah'ımız ama Peygamber'imiz değil.Tanrımız, yaratıcımız hiç değil.
aliekber
07-10-2006, 11:54 AM
------------------------------------------------------
bıkmadan usanmadan bir daha yazalım:
Sayın abim giriş kelimenizi hoş karşılamıyorum
Burda kimseyi Allah'ın nuruyla şereflenmiş bilip de verdiği bilgileri mümin edasıyla almıyoruz. Rica ediyorum sohbet edip, bilgi alışverişinde bulunmak sizi sıkıyorsa sohbetlerde yer almayın. Tarzınız beni üzüyor.
------------------------------------------------------
1. ali, allah değildir. allah'ın insan suretinde görünen halidir.
Sayın abim bu ortaya attığınız teori varsayımdan , inançtan öte gitmez ki.
Bunu destekleyecek ulu ozanlarımızın nefes ve deyiş yorumundan başka elinizd everi var mıdır?
Ki dediğim gibi temel kaynaklarla ispatı olmayan bir inançtır öne sürdüğünüz.
Bu konuda iddia'da bulunmanın sağlayacağı sonuç ne olabilir ki?
Don değiştirme yoluna girip bizlerde mi don değiştirelim sonucu çıkar?
Veya bunu iddia etmekten ne sonuç çıkar bunu anlamak istiyorum?
-------------------------------------------------------------------
4. nehcül belaga'yı ali yazmamıştır. ali'ye ait olmayan uydurma sözler mevuttur o kitapta.
Alevi toplumu neçhul belaga'yı kabul ediyor, sizin kabul etmemenizin sebebi nedir ki?
Abdul Baki gölpınarlı'yı tartışılır ilan falan mı ediyorsunuz?
Veya kabul etmediğiniz husus nedir? Kitabın tümü mü uyduruk ? yoksa bir bölümü mü uyduruk? ve bu sonuca nasıl vardınız? Hz Ali don değiştirmelerinden biriyle gelip bunu size haber falan mı verdi?
--------------------------------------------------------------
5. " iki topluluk helak oldur. biri bana düşman olan, diğeri beni aşırı sevip ilahlaştıran." sözü ali'ye ait değildir. seyyid razı'ya aittir. ali'ye atfetmiştir.
Ben bu tür sohbetleri boş tartışmadan ibaret görüyorum.
Ne yapalım yani Allah'ı bırakıp da Hz Ali'ye mi tapalım ?
Hz Ali beni İllahlaştıran helak olur dememiş de: beni ilahlaştırın mı demiştir?
Sayın abim siz gerçekten neler söylediğinizin farkında değilsiniz gibime geliyor .
--------------------------------------------------------------
6. ali'nin uluhiyetini yani tanrısallığını kabul etmemek geleneksel aleviliğe sığmaz. yeni bir alevilik yorumu geliştirenlere elbetteki saygı duyarım ancak bu yorum adı üstünde " yeni " bir yorum olur ki daha ziyade şiiliği çağrıştırır.
Sayın abim ya üzülerek söylüyorum ama uçmuşsunuz...
Geleneksel alevilik Ali'yi Allah biliyorda biz mi duymamışız?
Ezelden beri Hz. Ali Allah'ın aslanıdır İslamın sancağıdır vesaire ya.
Şiilikle ne alakamız var bizim camiye mi giriyoruz?
Böyle bir karşılaştırma yapmanız bile ruhsal haliniz hakkında ciddi ciddi kuşkular uyandırıyor bende...
Hz Ali'yi tanrılaştırmayan inanç Şii'leşiyormuş
Sayın abim ben buna desteksiz atmasyon derim ne alakası var ya Allah aşkına?
--------------------------------------------------------------------
7. tüm nefeslerde ali'nin uluhiyetine alenen ya da zımnen vurgu vardır.
Sayın abim onlar sevgi ifadesi.
Yorumlarla ortaya çıkıp iddia'larda bulunmak ne kadar üzücü bir şey.
Bir önceki sayfada Hz Ali'nin yorumunu yazdım ya yorumların herkes tarafından farklı anlaşılacağına dair?
Her şiir yazanın şiirleri nefesleri kelimesi kelimesine anlaşılacağını ilk sizden duyuyorum.
Örnek de verdik sayın abim ama sizin manifesto isimli kişiden pek farkınız yok ki, hiç bir delil inancınızı sarsmıyor...
Sayın abim bakın Hz. Ali benzer mevzu anlatmış okuyun ve sonra deyiş ve nefesleri yorumlamaya girişin...
“Benim yücelerin yücesi olup kahreden! Benim ölüleri diriltip ihya eden! Benim dirileri ölü kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra son(ahir) olan! Benim görünen, benim gizli olan !!!”
Adamlar bunu duyduklarında: “Kafir oldu!” deyip evden dışarı çıkmak için kapıya doğru yürüdüler. İmam Ali kapıya hitaben dediki:
Görüyorsunuz ki yücelerin yücesi olup kahrediyor. Allah mı oluyor bunu derken?
Ölüleri diriltiyor ihya ediyor.. peki bu söylemine bakınca Allah mıdır ki bunu diyor?
Sonra ölüleri diri kılıyor... Ölüleri Allah'tan başka dirilten olabilir mi? Allahtır o zaman değil mi?
Evvel ve ahir'im diyor... Bu sıfatlar şüphesiz Allah'ın sıfatalarından... Allah'ım falan mı diyor bunu derken?
Hem görünen hem gizli olan'ın diyor... Bu da Allah'ın ifadeleri... Allah falan mıdır abim?
Sonra şirk koştuğuna inanarak kaçışmaya başlayan sırada insanlara ne demk istediklerini açıklıyor...
Sayın abim yazdıklarımı okumazsanız yöneldiğiniz istikametten beri dömezsiniz ki Allah rızası için okuyun ya...
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!” Adamlar bu tefsiri duyduklarında: “Üzerimizdeki ağırlığı gidermiş olup bizi rahtlattın, Allah seni de rahatlatsın” dediler. (Şeyh Mufid “Al-İhtisas” s:163 ; Mecliysi “Bihar’ul-Envaar” c:42, s:189)
Bakın sayın abim " sözlerim zorun zoru" diyor ve ancak bilginlerin bunu anlayacağını söylemedimmi diyor.
Sayın abim sabah akşam Kamil-i-mürşitlik mertebesinden bahsediyoruz siz hala ulu ozanlarımızın deyişlerini baz alıyorsunuz...
Ulu ozanların deyişleri deyiş, nefesleri nefes de Hz Ali'nin bizzat kendi açıklaması mı anlamsız oluyor?
Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!”
KAST ETTİĞİ NEYMİŞ, İŞTE OKUYUN...
Demekki her kelime çeşit çeşit anlamlar ifade edebilir.
Sayın abim bazı deyiş, şiir nefes ve meseleleri Kamil i mürşit insan anlar demem aynen o noktayla ifade edilmiyor.
Bir dönem için bir insnaın beyninde geçenleri o insnadan başka kim çözebilir ki? Kamil -i- mürşit olan bile bazen çözemez, ki her beyin kelimelerle belirli şeyleri simgelemişlerdir.
Sizin doğrunuz para ediyorda benim doğrum nedne para etmiyor ki sayın abim?
bımadan usanmadan bir daha yazalım:
Söylemnize bakarmısınız sayın abim?
Sayın abim Allah muhafaza siz de don değiştirmiş Allah'ın üzerinizdeki tecellisi olduğunuzu falan mı savunuyorsunuz, yoksa savunmak için kamuoyu yoklaması yapıyorsunuz yoksa?
Sohbet etmek, doğrularınızı alıp vermek ağır geliyorsa , sohbet geliştirmeyin sayın abim burda zorla sohbet etme diye şart yok ki?
Kuran'ı, neçhul belaga'yı, elimizde olan her olguyu kenara itmişsiniz ve tek kabul ettiğiniz doğru ise nefes ve deyiş yorumu...
Kuran, hadisler, neçhul belaga , bu güne kadar inandığımız her şey sahte olabiliyorda, o dayandığınız nefesler nasıl doğru oluyor ki peki?
Bazı şeyler uyduruk, bazıları saf kan mı oluyor?
----------------------------------------------------------
7. tüm nefeslerde ali'nin uluhiyetine alenen ya da zımnen vurgu vardır.
Nasıl kabul etmiş yeni bir bulgu falan mı elde ettiniz?
Sayın abim kafanızı oldukça karışık görüyorum ve inanın ki şahsınız adına endişeleniyorum.
----------------------------------------------------
9. uluhiyet sadece ali'ye ait değildir. başta hz. muhammed ve 12 imamların tümünde uluhiyet vardır. masumiyetleri de bundandır. ali ile muahmmed aynı nurun iki parçasıdır. iki ayrı kişilik değildir. musa'nın yanındaki harun ne ise muhammed'in yanında ali odur.
12 imamlar da mı aslında imamlar falan değilmiş de Allah falan mış mı sayın abim?
Sayın abim Hz. Musa'nın yanında ki Harun neydi ki? Allah'ın iki vucutta tecelli edişimiydi?
Harun Hz Musa'nın kardeşiydi ve söylediğiniz söylem, inandığımız hadisi şeriflerden müsaipliğe ,ve kardeşliğe dair peygamber efendimiz ile Hz. Ali arasında ensarlarla diğerleri kardeş oluken peygamber efendimizin söylediği sözdur , vurgudur...
Hz Harun, Hz Musa'nın kardeşi ve yardımcısıydı...
Sayın abim sapı samanı herşeyi birbirine karıştırmşsınız.
aliekber
07-10-2006, 11:54 AM
-----------------------------------------------------------------
10. " ali'yi seven beni sever, beni seven allah'ı sever " diyen peygamberimiz ali'nin uluhiyetini çok net bir biçimde ortaya koymuştur.
Sayın abim Hz Ali üstün meziyetler göstermişti, ilk müslüman olmasından tutun , cennetle müjdelenmesine kadar...
Burda vurgu yapılan uluhiyet falan değil ki, peygamber efendimizin bile böyle bir iddiası yokken, tertemiz örnek, üstüm meziyetli Hz Ali'yi övmesidir.
Buna dayanıpğ da ne gibi tanrısallık bağlantısı kurdunuz ki?
Sayın abim kendinize kötülük yapmaktasınız, sap saman birbirine karışmış sayın abim, inanın size üzülmekteyim.
11. ali sadece 7. asırda yaşayıp gitmiş ali bin ebi talip değildir. o evvelden ahire değin binlerce kez binbir değişik donda dünyaya gelmiş, simge kişiliktir. tıpkı hızır gibi başka başka şekillerde görünen ali'dir! hacı bektaş, pir sultan, şah ismail ali'dir !
Sayın abim bunu Ali özlemi çeken ozanların şiirlerindne nefeslerinden başka neye dayanarak savunursunuz ki?
Allah'ın öyle bir derdi olsaydı apaçık söylerdi ben Ali'yi çeşitli sıfatlarla gönderdim derdi değil mi?
---------------------------------------------------------
12. deyişler ve nefesler aleviliğin ana kaynaklarındandır. asimile edilmemiş gerçek ve geleneksel ve hatta reformasyona tabi tutulmamış özgün alevilikte tüm kutsal kitaplara gösterilen saygı kur'an'a da gösterilir. ancak bu saygı kur'an'ı sünniler ya da şiiler gibi anlamak değildir. Alevinin gerçek kur'an'ı " kuran- ı natık " olan ali'dir !
Sayın abim yorumun ancak bu kadar yanlış anlaşılmışı olabilir di...
Kuran'ı natık olması Allah olup da Kuran'ı zikretmesinden falan kaynaklanmıyor sayın abim.
Kuran ayetleri inerken peygamber efendimizin yanında bulunuş sebeiyle, her ayetin hangi şartlarda ne sebepten indiğini bildiği için o unvanı alıyor.
Yani anlaşılan o ki tarihi ve bilinen gerçekler bir kenara itilmiş ve ne anlamışsanız gerçek doğruyu o saymışsınız...
Sayın abim her insanın inancı dışında gelişmiş kabul edilmiş, bilinen gerçekler de vardır.
Bilinen gerçekleri anladığınız kadar yorumlarsanız gülünç olursunuz, sakının bundan
--------------------------------------------------------------------
13. deyişleri, nefesleri küçümseyen ya da ozanların cezbe halinde halinde söylediği sözler kabul edip kaynaklık vasfını reddedenler roferme edilmiş, kısmen asimile olmuş yeni bir aleviliğe mensup olabilirler zannımca...
Deyişleri küçümseyen yokki sayın abim, deyişleri kafanıza göre anlamış olduğunuzu söyleyen var.
Bu iki olgu arasında nüans çok büyüktür.
Yukarda anlayışa yönelik Hz. Ali'nin yazısını vermiştim
Bir kez daha vereyim ki iki üç kez okursanız daha iyi anlarsınız.
“Benim yücelerin yücesi olup kahreden! Benim ölüleri diriltip ihya eden! Benim dirileri ölü kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra son(ahir) olan! Benim görünen, benim gizli olan !!!”
Adamlar bunu duyduklarında: “Kafir oldu!” deyip evden dışarı çıkmak için kapıya doğru yürüdüler. İmam Ali kapıya hitaben dediki:
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!” Adamlar bu tefsiri duyduklarında: “Üzerimizdeki ağırlığı gidermiş olup bizi rahtlattın, Allah seni de rahatlatsın” dediler. (Şeyh Mufid “Al-İhtisas” s:163 ; Mecliysi “Bihar’ul-Envaar” c:42, s:189)
O sözler zorun zoru ve o zorun zoru sözleri çözdüğünü iddia eden ancak iddia eder : ötesini savunmasın.
------------------------------------------------------------
14. bir ömür denecek kadar uzun süre aradığım ve bulduğum bir yolun tek mensubu olarak bile kalsam KIZILBAŞ kalacağım. teolojik deformasyona direnmek kızılbaşlığımızın gereğidir.
Sayın abim kafanızın içi karışık ötesi , dost acı söyler dolayısıyla sözler incitebilir ama inanın ki dost sözüdür.
---------------------------------------------------------------
herkesin inancı kendinedir. biz böyle inanıyoruz. ali'nin uluhiyetini reddetmek, isa'nın babasız dünyaya geldiğine inanmamak gibidir !
kaynağımız nefeslerimizdir. deyişlerimizdir.
selam ve sevgiyle...
Sayın abim Hz İsa'nın babasız dünyaya geldiğine biz de inanırız ki Kuran'da zikredildiği için inanırız...
Bu olgu Kuranda apaçık zikredilmiştir... ayet vardır , apaçıktır yoruma yer vermez.
deyiş ve nefesler öyle değilki bunu anlamanızı diliyorum sonunda...
Kaynağınız nefes ve deyişlerden anladıklarınızdır.
Son kez yanlış anlama mevzusunu paylaşalım.
“Benim yücelerin yücesi olup kahreden! Benim ölüleri diriltip ihya eden! Benim dirileri ölü kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra son(ahir) olan! Benim görünen, benim gizli olan !!!”
Adamlar bunu duyduklarında: “Kafir oldu!” deyip evden dışarı çıkmak için kapıya doğru yürüdüler. İmam Ali kapıya hitaben dediki:
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!” Adamlar bu tefsiri duyduklarında: “Üzerimizdeki ağırlığı gidermiş olup bizi rahtlattın, Allah seni de rahatlatsın” dediler. (Şeyh Mufid “Al-İhtisas” s:163 ; Mecliysi “Bihar’ul-Envaar” c:42, s:189)
Her şey apaçık aslında sayın abim
BU SAYFAYI OKUYUP DEĞERLENDİRİN VE ANLARSINIZ Kİ KİMSE SİZİ ŞİİRLER GİBİ CAMİYE FALAN DAVET ETMİYOR.
ilayza
07-10-2006, 12:04 PM
Bence insanlar allaha inanıs sekilleri farklı dıye asılıp kesilmemelidir yakılmamalıdır.bunları yapan insanların deil meshep dinimizde yeri yoktur. bunlar bikere insan deiller ki musluman sunni safi alevi olabilsinler.sayın ALİEKBER bu tur katliamları pravakatorlerin yaptıgı kanaatindeyim insanları birbirine dusurmek adına bunu burda tam olarak acıklayamayacagım ama bir alevinın baska bir alevi gencinın kafasına kursun sıkıp sonrada olayların cıktıgını bilenler vardır muhakkak GAZİ olayları tabiki hakkınızı arayacaksınız ama bakın ben sunniyim ve rica ediyorum demeyin oyle biz siz cok uzuluyorum.
Türkmen
07-10-2006, 12:18 PM
HAZRETİ İMAM ALİ'YE OLAN SEVGİM VE BAĞLILIĞIM YUKARIDA YAZILANLARI OKUDUKÇA DAHA ÇOK ARTI. DAHA ÇOK İNANCIM KUVVETLENDİ ONUN ULUHİYETİNE...
ALİ ALLAH DEĞİLDİR DİYORUZ HALA HAYIR ALLAHTIR DEDİNİZ DİYORSUNUZ.
ALİ ALLAH DEĞİLDİR, ALLAH2IN İNSAN DONUNDA GÖRÜNMÜŞ HALİDİR.
İŞTE ŞAH - I MERDAN, RUHULLAH, VECHULLAH, CİSMULLAH OLAN ALİ MİZ GERÇEĞİ NE GÜZEL SÖYLEMİŞ:
“Benim yücelerin yücesi olup kahreden! Benim ölüleri diriltip ihya eden! Benim dirileri ölü kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra son(ahir) olan! Benim görünen, benim gizli olan !!!”
AMA BU GERÇEĞİ BAZI İNSANLARIN KAVRAYAMACAKLARINI ANLAYINCA DA ONLARA ACIYIP TEVİL YAPMIŞ YÜCE ŞAHIMIZ...
HERŞEY SANIRIM ARTIK NETLEŞTİ.
SANIRIM SİZ DE BİR TÜRLÜ O GERÇEĞİ KABUL EDEMİYORSUNUZ. TAMAM SİZİ DE YÜKTEN KURTARALIM VE ALİ'NİN DİLİNDEN DİYELİM:
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!”
SELAM İLE...
sofi_06
07-10-2006, 12:20 PM
selamun aleykum eylem kardeş alevi değilim senin dediğin bir tek şeye katılmıyorum oda hz. ali yanlız alevilerin piri ve hunkaru degıldır benimde pirim ve hunkarımdır fakat HZ. ALİ Yİ ALLAH(C.C) yerine koymak bu sekilde duşünenlere manevi olarak cok büyük zarar verecegine inanıyorum bir insan bir şeyh e veya bi kapıya gönül vermişse bu ahirette ALLAH(C.C) huzurunda bize yardımcı olabilmesi içindir ama bu şekil de HZ. ALİ tanrı yerine koyarsak ALLAH dostlarının kapısından faydalanamayız seninde bu şekilde düşündüğüne inanıyorum ve sana tesekkur ediyorum ALLAH senden razi olsun bu mubarek gunlerde bu sekilde haberler okumak gercek ten beni cok cok üzdü ALLAH yar ve yardımcın olsun hz. ALİ sevenlere ve gönül verenlere selam olsun......HZ. ALİ yolunda canını verebilecek bi dost.
aliekber
07-10-2006, 12:22 PM
Bence insanlar allaha inanıs sekilleri farklı dıye asılıp kesilmemelidir yakılmamalıdır.bunları yapan insanların deil meshep dinimizde yeri yoktur. bunlar bikere insan deiller ki musluman sunni safi alevi olabilsinler.sayın ALİEKBER bu tur katliamları pravakatorlerin yaptıgı kanaatindeyim insanları birbirine dusurmek adına bunu burda tam olarak acıklayamayacagım ama bir alevinın baska bir alevi gencinın kafasına kursun sıkıp sonrada olayların cıktıgını bilenler vardır muhakkak GAZİ olayları tabiki hakkınızı arayacaksınız ama bakın ben sunniyim ve rica ediyorum demeyin oyle biz siz cok uzuluyorum.
-----------------------------------------------------------------------
sayın ALİEKBER bu tur katliamları pravakatorlerin yaptıgı kanaatindeyim insanları birbirine dusurmek adına bunu burda tam olarak acıklayamayacagım ama bir alevinın baska bir alevi gencinın kafasına kursun sıkıp sonrada olayların cıktıgını bilenler vardır muhakkak GAZİ olayları
Sayın can asırlardır bizleri kimler kesip kimlerin kesmediğini kuşkuya yer kalmayacak şekilde biliyoruz bu kouda teredüttümüz yok.
Ve kul hakkımızı hangi inanca mensup topluluğun da yediğini biliyoruz bu konuda da teredütümüz yok..
Sivas olaylarını da mı aleviler provoke etti, kendi kendilerini yaktılar falan.
Sayın can gerçeklerle hiç bağlantınız yok demekten başka laf bulamıyorum.
Bin yıldır elbette dost kim düşman kim biliyoruz...
tabiki hakkınızı arayacaksınız ama bakın ben sunniyim ve rica ediyorum demeyin oyle biz siz cok uzuluyorum.
Sayın can var olan kul hakkımız Allah'a havale.
Üzülüdüğünüz olay nedir ki tam olarak hakkımızı istememiz mi?
Sayın can ortada Allah'ın kitabı var ve hak dininde kul hakkı olmaz, vesaire..
Allah'ın kitabıyla konuşuyorum , Allah'ın ayetleri sizi üzüyorsa bu durumda vicdanınızla başbaşa kalıp düşünün...
Kul hakkımız varsa isteyeceğiz elbet, hak dini İslam dediğimiz , kul hakkı yeme dini değil ki.
asli_33
07-10-2006, 12:25 PM
Türkmen can ..o kadar bilge düşünüyorsun lakin şirkten geri kalmıyorsun ..yazık doğrusu...
Türkmen
07-10-2006, 12:26 PM
selamun aleykum eylem kardeş alevi değilim senin dediğin bir tek şeye katılmıyorum oda hz. ali yanlız alevilerin piri ve hunkaru degıldır benimde pirim ve hunkarımdır fakat HZ. ALİ Yİ ALLAH(C.C) yerine koymak bu sekilde duşünenlere manevi olarak cok büyük zarar verecegine inanıyorum bir insan bir şeyh e veya bi kapıya gönül vermişse bu ahirette ALLAH(C.C) huzurunda bize yardımcı olabilmesi içindir ama bu şekil de HZ. ALİ tanrı yerine koyarsak ALLAH dostlarının kapısından faydalanamayız seninde bu şekilde düşündüğüne inanıyorum ve sana tesekkur ediyorum ALLAH senden razi olsun bu mubarek gunlerde bu sekilde haberler okumak gercek ten beni cok cok üzdü ALLAH yar ve yardımcın olsun hz. ALİ sevenlere ve gönül verenlere selam olsun......HZ. ALİ yolunda canını verebilecek bi dost.
İŞTE HERKESİ KENDİSİ GİBİ İNANMAYA ZORLAYAN BİRİ DAHA ...
EFENDİM SİZ ALİ'YE ÖYLE İNANABİLİRİSNİZ. SAYGI DUYARIM. AMA SİZE NE BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'DEN ?
NE KARIŞIYORSUN Kİ BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'YE !!!!!
BEN KARIŞIYORMUYUM SENİN KALBİNDEKİ ALİ'YE!
aliekber
07-10-2006, 12:31 PM
HAZRETİ İMAM ALİ'YE OLAN SEVGİM VE BAĞLILIĞIM YUKARIDA YAZILANLARI OKUDUKÇA DAHA ÇOK ARTI. DAHA ÇOK İNANCIM KUVVETLENDİ ONUN ULUHİYETİNE...
ALİ ALLAH DEĞİLDİR DİYORUZ HALA HAYIR ALLAHTIR DEDİNİZ DİYORSUNUZ.
ALİ ALLAH DEĞİLDİR, ALLAH2IN İNSAN DONUNDA GÖRÜNMÜŞ HALİDİR.
İŞTE ŞAH - I MERDAN, RUHULLAH, VECHULLAH, CİSMULLAH OLAN ALİ MİZ GERÇEĞİ NE GÜZEL SÖYLEMİŞ:
“Benim yücelerin yücesi olup kahreden! Benim ölüleri diriltip ihya eden! Benim dirileri ölü kılan! Benim her şeyden evvel olan evvel, benim her şeyden sonra son(ahir) olan! Benim görünen, benim gizli olan !!!”
AMA BU GERÇEĞİ BAZI İNSANLARIN KAVRAYAMACAKLARINI ANLAYINCA DA ONLARA ACIYIP TEVİL YAPMIŞ YÜCE ŞAHIMIZ...
HERŞEY SANIRIM ARTIK NETLEŞTİ.
SANIRIM SİZ DE BİR TÜRLÜ O GERÇEĞİ KABUL EDEMİYORSUNUZ. TAMAM SİZİ DE YÜKTEN KURTARALIM VE ALİ'NİN DİLİNDEN DİYELİM:
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!”
SELAM İLE...
Sayın abim burda Allah'ın HZ Ali donundan göründüğünü nerden çıkarıyorsunuz ?
Burda bilim şov yapmış başka ne anlaşılıyor ki?
Bilimi kapısıydı , ilk iman edendi, peygamber efendimizi toprağa gömdüğü için son görendi...
Allah Hz Ali'nin donunda olduğunu nasıl çıkartıyorsunuz biz çıkaramıyoruz da?
Türkmen
07-10-2006, 12:31 PM
Türkmen can ..o kadar bilge düşünüyorsun lakin şirkten geri kalmıyorsun ..yazık doğrusu...
VAHDETİ VÜCUDA İNANIRSAN ŞİRK DİYE BİR ŞEYİN OLMADIĞINI DA ANLARSIN.
HER ŞEY ALLAHIN TECELLİSİDİR. MUHYİDDİN - İ ARABİ YE GÖRE PUTLAR BİLE ALLAHIN TECELLİSİDİR.
ÇÜNKÜ ;
LA MEVCUDE İLLA HU !
ALLAHTAN BAŞKA VARLIK YOKTUR !
SELAMLARIMLA...
Türkmen
07-10-2006, 12:32 PM
Görünen Ali'dir ! Gizli Olan Allahtir !
Ali Gizli Olanin Görünen Halidir !
aliekber
07-10-2006, 12:42 PM
VAHDETİ VÜCUDA İNANIRSAN ŞİRK DİYE BİR ŞEYİN OLMADIĞINI DA ANLARSIN.
HER ŞEY ALLAHIN TECELLİSİDİR. MUHYİDDİN - İ ARABİ YE GÖRE PUTLAR BİLE ALLAHIN TECELLİSİDİR.
ÇÜNKÜ ;
LA MEVCUDE İLLA HU !
ALLAHTAN BAŞKA VARLIK YOKTUR !
SELAMLARIMLA...
----------------------------------------------------------------------
Sayın abim vahdeti vucut 4kapı 40 makamın son aşamasıdır .
Ordaki olgu tam pişince insan kendini Allah'ın yerine koyup da onun bakış açısıyla düşünmek.
Bu olgu düşünce olgusunda öte gitmiyor.
Ne düşüüyorsun diye Allah oluyorsun, ne de Allah gelip senin don'unda tecelli ediyor.
Olay Allah'ın istediklerini daha derinden algılayabilmek olayı.
İnsan o düşünce aşamasına girince haşa kendini Allah falan zanetmesi sadece olguyu anlayabilmesi içindir.
Düşünce aşamasından öte gitmez.
O ruh haliyleyken insna 18 bin alemi gezebilir, kah gökyüzüne çıkıp yer yüzüne inebilir, bu psikolojik don değiştirme aslına bakınca don gömlek değiştirmek yok.
Ruh halidir budizm buna meditasyon-konsanrtasyon-trans gibi kelimelerle anar.
Bunun ilerisi gerisi yok
Vahdet i vucut düşünce yaklaşımıdır, ruh halidir, reel değildir , irreyeldir
ilayza
07-10-2006, 01:15 PM
Sayın ALİEKBER tekrar ediyorum bunların insan bile oldugunu dusunuyorum.sunnı adı altında yapılmıs olabilir yakmak ALLAHA mahsustur.dinimizde boyle bir seye yer yoktur.uzuldugum sey sudur hala biz siz var neden hepimiz deilde biz siz.hakkınızı aramanıza neden kızayım haksızlıklara kızarım tamamıyla yanlıs anlamısınız iyi niyetle yazmistım bı cok seyi neden bu kadar tepkı verdiniz anlamadım.galiba bi cok sey asla degısmıycek.saygılar.
uzak_gull
07-10-2006, 01:23 PM
sevgılı kardesım bu tur beyıtlerı ve buna benzer tarıhı kaynakları ıncelerken ve okurken cok dıkkatlı olmalıyız.zira tarıhten once tarıhcının kısılıgı gelır.ulkemızde bır kelıme osmanlıca bılmeyen ınsanlar cevırıler yapıp etrafa ahkam kesıyorlar.pekı ne yapacagız oku mayacak mıyız,taabıkı okuyacagız ama ne okudugumuzu nasıl okudugumuzu bılerek.........yoksa bızım ıcınde yazılan hersey dogru kabul edılırdı dımı.bu tarz beyıtler yazıldıgı gunun kosullarına gore degerlendırılmelıdırler dıyorum ve eklıyorum tek taraflı kaynak dogru deıldır.bole bır konuda yorum yapmak ıcın cok okumak farklı kaynakları okumak gerekır.
sımdı hz alı kesınlıkle tanrı deıldır.bole dusunenler ve buna ınananlar
allaha sırk kosmus sayılırlar.
ilayza
07-10-2006, 01:29 PM
.................................................. ...............................................
aliekber
07-10-2006, 01:30 PM
Sayın ALİEKBER tekrar ediyorum bunların insan bile oldugunu dusunuyorum.sunnı adı altında yapılmıs olabilir yakmak ALLAHA mahsustur.dinimizde boyle bir seye yer yoktur.uzuldugum sey sudur hala biz siz var neden hepimiz deilde biz siz.hakkınızı aramanıza neden kızayım haksızlıklara kızarım tamamıyla yanlıs anlamısınız iyi niyetle yazmistım bı cok seyi neden bu kadar tepkı verdiniz anlamadım.galiba bi cok sey asla degısmıycek.saygılar.
-------------------------------------------------------
.sunnı adı altında yapılmıs olabilir yakmak ALLAHA mahsustur.dinimizde boyle bir seye yer yoktur.
Aynı şeyleri sözlüyoruz sayın can, din üzerinde oomadıklarını söylüyorum.
Ben ne diye din üzerinde olmadıklarını da açıklayabiliyorum sayın can çünkü zamanında yapıştıkları kul sağlam kulp değildi, bizlerin lanetli dediklerimize Hz derler...
Tepki vermiyorum sayın can, düşüncemi anlamanızı kolaylaştırmaya çalışıyorum.
Siz-Biz olgusu ne sebeplerden kaynaklandığını açıklamaya çalıştım sayın can.
siz-biz ortadan kalkması için saygı duymaları gerektiğini vurgulamaya çalıştım, hala günümüzde yenilen kul hakkımızın biz<lere teslim edilmesi olgusu, insan hakları, ibadet özgürlüğü gibi defalarca saydığım hususlar.
yazdıkalrımı oku sayın can ne demek istediğimi anlarsın.
siz-biz olgusu hakkımızdan vazgeçmekle olacak iş değil.
sünniliğin önde gelenlerinin kul hakkımızı yemekten vazgeçmesiyle olacak.
haktır istediğimiz , vatandaşlığın bizler ebahşedeceği dolay hak.
saygı , hoşgörü ve eşit haktır istediğimiz.
kul hakkımızı yemezlerse, asırlardır asıp kestikleri gibi devam etmezlerse, biz kimseden bişey istemeyiz sayın can.
istediğimiz sadece kul hakkı, sırtımızdan yenilen haramdan geri durmaları, basit ve apaçık şeyler sonuçta.
ilayza
07-10-2006, 03:30 PM
ALİEKBER can kimlerdir lanetli olanlar bilmek isterim ve kime hz denmis neye dayanarak lanetlenmis malum fazla bilgim yok sırtınızdan nasıl haram yenmıs karsnızda sunni var kusun icinizdekileri de ben de biliyim sunni adı altında daha neler yapılmıs saygılar
aliekber
07-10-2006, 09:28 PM
ALİEKBER can kimlerdir lanetli olanlar bilmek isterim ve kime hz denmis neye dayanarak lanetlenmis malum fazla bilgim yok sırtınızdan nasıl haram yenmıs karsnızda sunni var kusun icinizdekileri de ben de biliyim sunni adı altında daha neler yapılmıs saygılar
-----------------------------------------------------------------
karsnızda sunni var kusun icinizdekileri
Sayın can bu yaklaşımı pek yakıştıramıyorum
Burda iftira falan atıyorsak söyleminiz başım üstüne.
Sayın can eğer ki gerçekten de anlama niyetindeyseniz zaten sabah akşam yazıyoruz okurusnuz.
Bu yaklaşımınızı hiç yakıştıramadım ve sizin adına üzülüyorum.
Kul hakkını anlatayım syaın can, olurda anlamak istersiniz.
Kin kusma olgusu yoktur sayın can varsa hakkımız istediğimiz var olandır, hakkımızı istememiz size kusulan kin gelmiş, bu davranışınız hoş değildir sayın can.
Sayın can Türkiye cumhuriyettir , Suudi Arabistan veya Afganistan modeli gibi yönetilmez.
Türkiyemiz binbir tür insandan oluşur, bunun toplamına Ulus denilir.
Anayasa'da her vatandaş inanç özgürlüğüne sahiptir yazar. Vatandaş arası ayrım yapılmaz yazar.
Diyanet işleri başkanlığı sünni bir kurumdur.
Diyanet işleri başkanlığı tüm Türkiye vatandaşlarından kesilen vergilerle işleyiş gösterir.
100 bin imam ordusu bizden kesilen paralarla işlevini, sünniliğini sürdürür, alevileri , ateistleri, hristiyan, Musevi ve envayi inançtan vatandaşlara kuruş koklatmaz.
Bu katrliyonlarla ifade edilen bir kul hakkıdır.
Bunun dışında 70-100 bin arası camilerde tüketilen su ve ceyran yine devlet tarafından karşılanır.
Bu tüketilen ceyran ve su da kartilyonlarla ifade edilir.
Bu olgular apaçık ve inkar götürmeyen kul haklarıdır.
Camide ibadet eden her sünni vatandaşın abdest suyunda kul hakkımız vardır.
Bunların dışında asırlardır asılıp kesilmemiz de sünni inanç çerçevesiyle süregelir.
Asırlar boyu sünni inançlılar onlar gibi ibadet edip tapınmayan alevileri yakıp , asmıştır, son marifetlerini canlı yayında Sivas olaylarıyla izleme şansınız olabilirdi ki hala bunun kayıtları sitemiz içinde bile mevcuttur.
ALİEKBER can kimlerdir lanetli olanlar bilmek isterim ve kime hz denmis neye dayanarak lanetlenmis malum fazla bilgim yok
Sayın can günümüze erişmiş sünnilik ve alevilik yeni bir olgu değildir, yaşanmış süreç ve çekişmelerin, taraf tutmaların devamıdır.
Bu gelişmeler peygamber efendimizin hakka yürümesiyle başlar.
Süregelen olaylar bin yıldan fazlasını içerdiği için temel noktaları aktarabileceğim sadece.
Zamanında Hz Ali halifeyken , Muaviye ve Ebubekir kızı Ayşe Hz Ali'nin hem halifeliğini tanımadılar hem Hz Ali'ye karşı ordular kaldırıp savaştılar.
Ehli beyt'e düşmanlık içinde bulunmuşlara biz aleviler lanet ederiz, lanetli diye anarız.
Sünniler de lanetli Muaviye ve Ayşe'ye Hz sıfatıyla anarlar.
Bu güne kadar gelmişlik tutulan yollarla açıklanıyor.
Asırlar boyu Hz Ali'ye camilerde küfürler edilmiş, belgelidir bunlar inkar da edilmiyor ama Allah bağışlar, hata yapmışlar, fitneye düşmüşler diyerek geçiştirmeye çalışıyor sünniliğin önde gelenleri.
Mevzu bu kadar basit.
Ki tarih boyunca Ehli Beyt'e olan bağlılığımızdan dolayı asılıp kesilmişiz ve hala asılıp kesilmedeyiz son olay Sivas olayıdır...
Bunca apaçık olgudan gerçekten bihaber miydiniz?
karsnızda sunni var kusun icinizdekileri
Bu söylemini yakıştıramıyorum sayın can
Birilerine hoş görünmek adına Allah'ın emrettiklerini mi inkar etmeliyim?
Haksız olan'ı gücüm yeterse elimle, dilimle , kalbimle lanetlemek İslam'ın, aleviliğin olamzsa olmazıdır.
Kul hakkımız yeniliyor sayın can , kendine Müslümanım diyene kul hakkı yakışırmı?
Hem kul hakkımı isterim hem zehir zukkum olsun derim ta ki Allah'tan korkup da bundan vazgeçmelerine kadar.
Bunun neresi kin sayın can?
Allah'ın emirlerini yok saymak mı doğru olan?
Susayım hatta dosdoğru bildiğim yolu terk edip haddini aşmışların, azıtmışların cephesinde yerimi alıp da cehennemlik mi olmam daha uygun olur?
Hak dininden bahsediyoruz, birilerinin İslam anlayışından değil.
Sabah akşam Kuran ayetleri vererek yazıyorum , yazdıklarımın hiç mi anlamı yoktu?
Birilerine iftira falan mı atmadayım? Gıybet mi etmekteyim? Allah'n yarattığı canlara kıymaya mı davet etmekteyim? Benim gibi düşünmeyeni bin yıldır yakmaktayım mı?
Türkmen
07-10-2006, 10:46 PM
----------------------------------------------------------------------
Sayın abim vahdeti vucut 4kapı 40 makamın son aşamasıdır .
Ordaki olgu tam pişince insan kendini Allah'ın yerine koyup da onun bakış açısıyla düşünmek.
Bu olgu düşünce olgusunda öte gitmiyor.
Ne düşüüyorsun diye Allah oluyorsun, ne de Allah gelip senin don'unda tecelli ediyor.
Olay Allah'ın istediklerini daha derinden algılayabilmek olayı.
İnsan o düşünce aşamasına girince haşa kendini Allah falan zanetmesi sadece olguyu anlayabilmesi içindir.
Düşünce aşamasından öte gitmez.
O ruh haliyleyken insna 18 bin alemi gezebilir, kah gökyüzüne çıkıp yer yüzüne inebilir, bu psikolojik don değiştirme aslına bakınca don gömlek değiştirmek yok.
Ruh halidir budizm buna meditasyon-konsanrtasyon-trans gibi kelimelerle anar.
Bunun ilerisi gerisi yok
Vahdet i vucut düşünce yaklaşımıdır, ruh halidir, reel değildir , irreyeldir
vahdet - i vücud u 4 kapı kırk makamın son aşaması olarak tanımlamak doğru değildir.
vahdet - i vücud, yaratan yaratılan ayrılığını tevhid etmektir. varlığın birliğidir.
şeriatçılar derki, allah her şeyi YOK tan var etti. hayır doğru değildir. hiçbir şey yoktan var olmaz. Allah her şeyi kendi varlığından var etti. tüm varlıklar allahın varlığının yansımasıdır. onun tecellisidir.
tüm varlıklarda gördüğümüz rabbanilik, ilahilik insanoğlunda daha bir net ve açıktır. insanların içinde de nebiler ve 12 imamlarda ise hepsinden daha berraktır.
vahdet - i vücud, yoktan yaratılma fikrini reddetmektir. bizler ve tüm varlıklar allahtan yaratıldık. allahın varlığnın südur etmesiyiz biz. nitekim kur'an'da tanrı biz insana ruhumuzdan üfledik diyor. yani içimizde allahın nefesi var. içimizde can diye taşıdığımız öz allahın nefesidir.
bu bağlamda gerçek şirk, yoktan yaratılmayı savunmaktır. çünkü bir olanı iki etmektir bu.
evet BİRLİK ve ÇOKLUK / VAHDET YA DA KESRET ! KESRETİ SAVUNANLAR ŞİRKE DÜŞER. VAHDETİ SAVUNANLAR İSE MUVAHHİDDİR. YANİ TEVHİDE İMAN ETMİŞ MÜMİNLERDİR.
TANRI - EVREN VE TANRI - İNSAN BİLRİĞİNİ SAVUNMAK VAHDET- İ VÜCUD'TUR.
BUNU İNKAR İSE KESRETİ SAVUNMAKTIR Kİ ŞİRKİN TA KENDİSİDİR.
ALLAH'TAN BAŞKA BİR VARLIK YOKTUR. BİZİM VARLIKLARIMIZ İZAFİDİR.
ASIL VARLIK ALLAHTIR.
HAZRETİ ALİ, TÜM NEBİLER, 12 İMAMLAR TANRININ EN MUHTEŞEM TECELLİLERİDİR. ULUHİYET ONLARDA TECELLİ ETMİŞTİR.
"""""BİZ ZERREYİZ, ŞEMSİ MAHIMIZ ALİDİR,
MÜMİNLERİZ, PENAHIMIZ ALİDİR.
BİZ BENDEYİZ, OL ŞAHIMIZ ALİDİR.
HALKEYLEYEN ALLAHIMIZ ALİDİR."""""""
İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUUN !
""""TANRIDAN DOĞDUK / GELDİK, TANRIYA DÖNECEĞİZ.""""
srdr_ist
07-10-2006, 11:03 PM
birzdaha genişletelim.
Türkmenci rumuzun gerçek adın Mustafa
Yani biz türkmenci derken bile mustafayı biliyoz.
Nasıl ki Allah yaratıklarında zatı tecellisi var o halde Allah sayılamayacak kadar çoktur ama kül emrine veren olarak ondan başka yoktur.
Hz Ali peygamberler ise gerçeği hep bir rumuz içinde gelip gitmişler yoksa 40 kı bir olabilirliğini akıl sır ermezdi.
Vahdet herşeyde vücut bulmuş değilmiydi.
Her şey bir noktadan yaratıldı bir nokta olarak yok olacaktır.
Türkmen
08-10-2006, 12:43 AM
birzdaha genişletelim.
Türkmenci rumuzun gerçek adın Mustafa
Yani biz türkmenci derken bile mustafayı biliyoz.
Nasıl ki Allah yaratıklarında zatı tecellisi var o halde Allah sayılamayacak kadar çoktur ama kül emrine veren olarak ondan başka yoktur.
Hz Ali peygamberler ise gerçeği hep bir rumuz içinde gelip gitmişler yoksa 40 kı bir olabilirliğini akıl sır ermezdi.
Vahdet herşeyde vücut bulmuş değilmiydi.
Her şey bir noktadan yaratıldı bir nokta olarak yok olacaktır.
isabetli yorumlarınızdan dolayı kutlarım.
bir anımsatma yapayım: rumuzum Türkmen, Türkmenci değil.
selamlar..
aliekber
08-10-2006, 05:53 AM
vahdet - i vücud u 4 kapı kırk makamın son aşaması olarak tanımlamak doğru değildir.
vahdet - i vücud, yaratan yaratılan ayrılığını tevhid etmektir. varlığın birliğidir.
şeriatçılar derki, allah her şeyi YOK tan var etti. hayır doğru değildir. hiçbir şey yoktan var olmaz. Allah her şeyi kendi varlığından var etti. tüm varlıklar allahın varlığının yansımasıdır. onun tecellisidir.
tüm varlıklarda gördüğümüz rabbanilik, ilahilik insanoğlunda daha bir net ve açıktır. insanların içinde de nebiler ve 12 imamlarda ise hepsinden daha berraktır.
vahdet - i vücud, yoktan yaratılma fikrini reddetmektir. bizler ve tüm varlıklar allahtan yaratıldık. allahın varlığnın südur etmesiyiz biz. nitekim kur'an'da tanrı biz insana ruhumuzdan üfledik diyor. yani içimizde allahın nefesi var. içimizde can diye taşıdığımız öz allahın nefesidir.
bu bağlamda gerçek şirk, yoktan yaratılmayı savunmaktır. çünkü bir olanı iki etmektir bu.
evet BİRLİK ve ÇOKLUK / VAHDET YA DA KESRET ! KESRETİ SAVUNANLAR ŞİRKE DÜŞER. VAHDETİ SAVUNANLAR İSE MUVAHHİDDİR. YANİ TEVHİDE İMAN ETMİŞ MÜMİNLERDİR.
TANRI - EVREN VE TANRI - İNSAN BİLRİĞİNİ SAVUNMAK VAHDET- İ VÜCUD'TUR.
BUNU İNKAR İSE KESRETİ SAVUNMAKTIR Kİ ŞİRKİN TA KENDİSİDİR.
ALLAH'TAN BAŞKA BİR VARLIK YOKTUR. BİZİM VARLIKLARIMIZ İZAFİDİR.
ASIL VARLIK ALLAHTIR.
HAZRETİ ALİ, TÜM NEBİLER, 12 İMAMLAR TANRININ EN MUHTEŞEM TECELLİLERİDİR. ULUHİYET ONLARDA TECELLİ ETMİŞTİR.
"""""BİZ ZERREYİZ, ŞEMSİ MAHIMIZ ALİDİR,
MÜMİNLERİZ, PENAHIMIZ ALİDİR.
BİZ BENDEYİZ, OL ŞAHIMIZ ALİDİR.
HALKEYLEYEN ALLAHIMIZ ALİDİR."""""""
İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUUN !
""""TANRIDAN DOĞDUK / GELDİK, TANRIYA DÖNECEĞİZ.""""
---------------------------------------------------------
Sayın abim ben sizi uçmuş görüyorum.
nitekim kur'an'da tanrı biz insana ruhumuzdan üfledik diyor.
Sayın abim Kuran'ın bazı ayetlerini dayanak veriyorsun bazı ayetlerini mi inkar ediyorsun?
Yani insan bir kararda durmalı diyorum?
vahdet - i vücud, yaratan yaratılan ayrılığını tevhid etmektir. varlığın birliğidir.
Ne oldu ayrılığı birlik edince? Yani bu beyinsel ve izafi çabadan çıkan sonuç ne?
şeriatçılar derki, allah her şeyi YOK tan var etti. hayır doğru değildir. hiçbir şey yoktan var olmaz. Allah her şeyi kendi varlığından var etti. tüm varlıklar allahın varlığının yansımasıdır. onun tecellisidir.
Sayın abim ha hiç bir şey yoktu var etmiş, ha görmemize müsade edip de görmemizi sağlamış? Hem bu konuda elde olan bilgilerin kaynağı nedir ki? Beyinsel düşünce , kuru inanç toplamı değil mi?
Allah bizat gelip de işler böyle olmuş demiş mi?
Şimdi ne yapmamız gerek?
Kuran'ın bazı emirlerini dayanak göstercez, bazılarına inanmicaz, falan olcak. Kafayı ne diye boş yere yorcaz ki?
Ha Allah Kuran'da dediği gibi yaratmış, ha başka türlü yaratmış neticede biz insanlar için değişen olay ne olcak?
Ki bunlar beyinsel çaba ürünü dışında hiç bir dayanağa tabi değildir ki hatta Kuran'ın bazı temel ayetlerini bile inkar eder?
tüm varlıklarda gördüğümüz rabbanilik, ilahilik insanoğlunda daha bir net ve açıktır. insanların içinde de nebiler ve 12 imamlarda ise hepsinden daha berraktır.
Sayın abim bu Allah'ın yaratılış sırrı değil mi? Ne diye yaratılış sırrına kafa erdirmeye çalışıp da mantığımızdan olalım ki?
Evet bize göre tüm insanlar kutsaldır ki melekler Adem'e, insan'a secde etmişler..
Tüm bunlar neyi ispatlıyor ki, yani sonuç ne? Boş uğraş bunlar...
vahdet - i vücud, yoktan yaratılma fikrini reddetmektir. bizler ve tüm varlıklar allahtan yaratıldık. allahın varlığnın südur etmesiyiz biz. nitekim kur'an'da tanrı biz insana ruhumuzdan üfledik diyor. yani içimizde allahın nefesi var. içimizde can diye taşıdığımız öz allahın nefesidir.
Sayın abim ha üfledi ha püfledi sonuç diyorum ama sonuç ne?
bu bağlamda gerçek şirk, yoktan yaratılmayı savunmaktır. çünkü bir olanı iki etmektir bu.
Yine boş uğraş bunlar abim, haticeye bakıyorsun neticeye bakalım
Ha öyle yaratmış ha böyle yaratmış yani değişen ne sen o değişenden haber ver?
evet BİRLİK ve ÇOKLUK / VAHDET YA DA KESRET ! KESRETİ SAVUNANLAR ŞİRKE DÜŞER. VAHDETİ SAVUNANLAR İSE MUVAHHİDDİR. YANİ TEVHİDE İMAN ETMİŞ MÜMİNLERDİR.
Sayın abim sonuç çıkaramıyorum, yine aynı noktaya geliyoruz.
ha Allah bizleri ayrı yaratmış, ha Allah'ın bir yansımasıyız, bunlar düşünce ve inançtır, sonuca gel abim sonuç ne?
Allah nasıl yaratmışsa yaratmış ya başka işimiz yok Allah'ın nasıl yaratmış oluşuyla mı uğraşcaz?
Cehenet veya cehenneme gidince sorarız bu konuda şüphemiz kalmaz sayın abim.. Bunlar boş şeylerdir kafa yormaya harcanan zamana yazık değil mi?
Ha öyle yaratmış ha böyle yaratmış biz yaratılmış olanlar için değişen ne onu açıkla?
TANRI - EVREN VE TANRI - İNSAN BİLRİĞİNİ SAVUNMAK VAHDET- İ VÜCUD'TUR.
Sayın abim vahdet i vucut bu söylediğiniz kadar kolay bir anlatım değil ki...
İslam gizemciliğimde (mistizm-tasavufunda) vahdet_i şühut ve vahdet-i kusuttan sonra erişilen en son aşamadır.
Yani özet olarak önce bütün varlıkları ayrı ayrı gören (vahdet-i şühut) gizemci, sonra kendi iradesini tanrılık iradesitle birleştirmiş(vahdet-i kusut) ve daha sonra kendi varlığını tek varlığa katarak vahdet _ i vücut aşamasına ulaşmıştır.
Sayın abim tüm bunlar beyinde oluyor dikkatini çekerim.
Bu aşamaya ulaşmışlardan Arabi, Feridüddin Attar ,isimleri geçiyor.
Bu söyledikleriniz panteizm'e benziyormuş.
Benzer görüşü hollandalı Spinoza (1632-1677) savunmuş. Spinozaya göre tanrı ve evren aynı şeymiş.
Bu tür inanç deney veya delillere daynamadığı söyleniyor, sadece düşünsel bir çabanın ürünü dneiliyor yani beyinde başlayıp beyinde biten...
İşin garip yönü alevilerle ilgili yönü Kuran'ı, neçhul belaga isimli kitabı, 12 immaların söylemlerini, herşeyi reddediyor???
Panteizm= kamutanrıcılık= ( os. vahdet-i- vucut mezhebi, fr. pantheizm.vesaire...)
Doğayla tanrıyı özdeş kılan öğretilerin genel adı.
kökü Platon da bulunan "iskendiriye kamutanrıcılığı" ( os. iskendiriye vucüdiye mezhebi, fr. panteizm Alexandrin) na göre gerçek olan tanrıdır ve her şey tanrıdan türemiştir, böyle olunca da özdeksel ( materyalist) evren tinsel bir tözden meydana gelmiş demektir.
Bu anlayış da iki biçimdir :
- evren tanrısal belirmedir savını ileri süren görüşe "türümcülük" (os.sudur vucudiye. fr. panteizm d'emanation)
-evren tanrıda içkindir savını öne süren görüşe "içkinci kamutanrıcılık (os. butun vucüdiyyesi. fr. panteizm d'immanance) denir.
Sen hangi kulvardasın abim:)))))))))))
sudur vucudiyemisin?
butun vucudiyyesi misin:)
Mesela Hegel bu kamptaymış ( bu arada Karl Marx'ın yerden yere vurduğu Hegel olduğunu hatırlatmada fayda var)
Hegel ise (os. sayruret vucüdiyyesi, fr. panteizm du devenir) savunmuş
Tüm bunların karşısında özdekçi ( materyalist)bir anlayış ileri sürenler de varmış
Doğalcı kamutanrıcılık ( os. vucudiyye-i maddiye, panteizm naturalist)
Ya da özdekçi kamutanrıcılık( vucüdiye-i tabiyye, fr. panteizm materyalist)
Ve bunlara göre ise gerçek olan evrendir ve tanrı evrendeki bütün varlıkların toplamıdır.
Temelde düşünsel kökleri antik çağ antik çağ Yunan staocılığındandadır.
Stao KAMUTANRICILIK ( Os. vucüdiye-i revakiyye, fr. panteizmstoicien) ileri sürdüğü evrenin ruhu ( os. ruhul kainat fr. l'ame du monde) anlayışıyla giderek Hegelcililiği, ve Spinozalığı doğrumuştur.
Sonuç********************************************* ***
Sayın abim 4 kapı 40 makamdan yola çıkıp nerlere dalmışsın, beri gel abim aleviliğin tüm bu kavramlarla ne işi olur hele ki Kuran'ı, Hz Ali'nin söz ve hutbelerinden oluşan Neçhul Belaga'yı, 12 imamların sözlerini kenara itmişsin sayın abim...
Alevilikten, 4 kapı 40 makamdan sapma olmuş
Tasavuf bilimi 12 imamlarca iyi görülen bir inanç değildir.
Gayb'e ait haberleri hakkıyla çözülmez derler, bu konuda Abdul Baki Gölpınarlının tasavvuf isimli kitabını tavsiye ederim sayın abim.
Aldığınız yolun alevilikle hiç alakası olmadığını bu araştırmamla apaçık ispatlıyorum sayın abim
Sen antik yunan çağ felsefesi üzerine gidiyorsun, ki bu denklemde Farabi, Spinoza, Hegel ve Osmanlıca sayısız terim var.
Bunların hiç birinin alevilikle, İslamla yakındna uzaktan alakası yok.
Bizdeki hakikakt makamındaki beyinsel düşüüş kendimizi Allah'ın yerine koyup daha sağlıklı davranmamız içindir.
Ne Kuran inkar edilir , ne Neçhul Belaga, ne hadis i şerifler , ne 12 imamların olaylara, olgulara yaklaşımı.
Hatta ve hatta bu dayanak aldığınız kişiler aleviliğin sıradan insnalarıyla bile bağdaşmazlar çünkü çoğu görünmeyen alemle ilgili teoriler üretirler.
Alevilerin Hegel gibi personajlarla ne işi olur, bizler materyalist yaklaşımlı toplumuz sayın abim.
Dalmışsınız , dalma esnasında çıktığınız bulutlardan dünyamıza iniş yapmanızı umuyorum.
sofi_nur
08-10-2006, 05:57 AM
ALIEKBER bey sofi kardese bu cevabı vermişsin. İŞTE HERKESİ KENDİSİ GİBİ İNANMAYA ZORLAYAN BİRİ DAHA ...
EFENDİM SİZ ALİ'YE ÖYLE İNANABİLİRİSNİZ. SAYGI DUYARIM. AMA SİZE NE BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'DEN ?
NE KARIŞIYORSUN Kİ BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'YE !!!!!
BEN KARIŞIYORMUYUM SENİN KALBİNDEKİ ALİ'YE!
tamam haklısın kimse kimsenin görüşüne karışamaz,kım neye ınanmak ısterse ona ınanır...AMAAA.. sen Kİ HZ.ALİ' den ALİ dıye bahsedemezsın.rica derım herkes konusmalarına dikkat etsin.alevı olmamamız HZALİ 'ye olan sevgımızden ve saygımızdan hıcbırsey eksıltmez.... TUM DOSTLARA SLM OLSUN
aliekber
08-10-2006, 06:07 AM
ALIEKBER bey sofi kardese bu cevabı vermişsin.
tamam haklısın kimse kimsenin görüşüne karışamaz,kım neye ınanmak ısterse ona ınanır...AMAAA.. sen Kİ HZ.ALİ' den ALİ dıye bahsedemezsın.rica derım herkes konusmalarına dikkat etsin.alevı olmamamız HZALİ 'ye olan sevgımızden ve saygımızdan hıcbırsey eksıltmez.... TUM DOSTLARA SLM OLSUN
--------------------------------------------------------
Sayın sofi can
Türkmen can don değiştirme uzamanıdır , ve o yazı yazıyı yazınca kimin donunda yazdığını bilmediğimiz için yorum yapamayacağım
Türkmen
08-10-2006, 06:40 AM
biraz geç oldu anlamam ama yine de sonuda anladım. ne de güzel söylemiş hazreti peygamber:
" bildikleriniz karşınızdakinin anladığı kadardır. """
bir de sofi'ye seslenelim:
biz ali'ye uluhiyet atfediyoruz. sen kalkmışsın hazreti neden demiyorsun diye aklınmsıra eleştiryorsun. çok gülünç değil mi bu sence ? düşün göreceksin !
hazret ne ki biz uluhiyetten bahsediyoruz...
aliekber
08-10-2006, 06:55 AM
biraz geç oldu anlamam ama yine de sonuda anladım. ne de güzel söylemiş hazreti peygamber:
" bildikleriniz karşınızdakinin anladığı kadardır. """
----------------------------------------------------
Sayın abim yazdıklarımı okuyup da yorumu kendin için mi yaptın?
bildikleriniz karşınızdakinin anladığı kadardır.
Yoksa benim anlamadığımı mı varsaydınız?
bildikleriniz karşınızdakinin anladığı kadardır.
Sayın abim düşünceniz hangi temelden kaynaklanmış olduğunu bile araştırıp buldum hakkımı yemeyin...
Varsa yanıldığım husus bana açıklamanızı dilerdim ki ben verdiğimiz tek bir kelimenin tarihçesine kadar araştırıyorum
ilayza
08-10-2006, 10:57 AM
Sayın ALİEKBER abi kusmak kelimesi mecazi anlamda kullanılmıstır soyle duzeltelim anlatın icinizdeki kini bileyim dediginiz gibi bi cok seyden bi haberim bilmiyorum derinlemesine bilgim yok size danısa bilecegimi soylediniz bende danısıyorum. Ayrıca benim bildigim AYSE ye hz aliyle savasa girdigi icin deil peygamberimizin esi oldugu icin hz denir.ayrıca muavye yezit islamiyetin yuz karasıdırlar.bide cami ibadethanedir kufurhane deil buna inanamam bunu yapanlar acık bır sapıklık icindedirler.dinimizde kufure yer yoktur.bunları yapanlara dinimizde yr yoktur.lutfen bunları sunni olarak degerlendirmeyin. surci lisan ettiysek af ola saygılar
Türkmen
08-10-2006, 11:02 AM
Sayin Ilayza,
Emeviler Döneminde Camilerde Cuma Namazi Sirasinda Hutbede Açikça Ali Taraftarlarian Lanet Olsun Deniliyordu. Hazreti Ali'ye Ve Taraftarlarina Küfürler Ediliyordu. üstelik Bu Ibadetin Bir Parçasi Olarak Görülüyordu. üzgünüm Ama Tarihi Gerçekelr Bunlar.
Bir Sünni Olarak Kirilmaniz Ve şaşirmaniz Doğal Ama Bunlar Gerçek. Elbetteki Bugünkü Sünniler Emeviler Gibi Düşünmüyor. Sünni Ya Da Alevi Her Türk Yurttaşi Kardeşimizdir.
Selamlar..
ilayza
08-10-2006, 11:14 AM
Sayın ALİEKBER anlamak ıstemiyosam neden sorayım anlamaya calıstıgım icin soruyorum ve sabah aksam okuyamasamda elimden geldıgınce okuyup anlamaya calısıyorum ama deigim gibi bende ve yoremin insanında gormedigim icin ayrımcılıgı sasırıyorum acaba gercekten sunniler boyle seyler yaptımı deyip dehsete dusuyorum bunlarıda dogal karsılamanızı ısterim benin adıma uzulmeyin uzulecek bi durum yok.verdiginiz ve verecek oldugunuz bilgiler icin tesekkur edrim
ilayza
08-10-2006, 11:24 AM
turkmen kardes islam tarihine baktıgınızda emeviler donemi islamiyetin yuz karası olarak gecer evet tabıkı emeeviler gibi yapmıyoruz e yapılmasın yani iste boyle seyler yaplıp insanları celiskilere soktukları icin peygamberimiz mescıtlerı yıktırmıstır.ama hazreti alide kendisini hz muhammedden ve yaradanımızdan ustun gorenleride yakmıstır.bilginize
aliekber
08-10-2006, 11:27 AM
Sayın ALİEKBER abi kusmak kelimesi mecazi anlamda kullanılmıstır soyle duzeltelim anlatın icinizdeki kini bileyim dediginiz gibi bi cok seyden bi haberim bilmiyorum derinlemesine bilgim yok size danısa bilecegimi soylediniz bende danısıyorum. Ayrıca benim bildigim AYSE ye hz aliyle savasa girdigi icin deil peygamberimizin esi oldugu icin hz denir.ayrıca muavye yezit islamiyetin yuz karasıdırlar.bide cami ibadethanedir kufurhane deil buna inanamam bunu yapanlar acık bır sapıklık icindedirler.dinimizde kufure yer yoktur.bunları yapanlara dinimizde yr yoktur.lutfen bunları sunni olarak degerlendirmeyin. surci lisan ettiysek af ola saygılar
-----------------------------------------------------------------------
Sayın ALİEKBER abi kusmak kelimesi mecazi anlamda kullanılmıstır soyle duzeltelim anlatın icinizdeki kini bileyim dediginiz gibi bi cok seyden bi haberim bilmiyorum derinlemesine bilgim yok size danısa bilecegimi soylediniz bende danısıyorum.
Sayın can Kuran ayetlerinden biri diyor ki şimdi arayıp bulmaya uğraş vermek de istemiyorum şüpheniz olursa ayet konusunda ya çevrenizde kuran alimi varsa sorun veya bulamazsanız size o ayeti de bulabilirim o ayet diyor ki :" hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın".
Kızmanızı anlayabilirim, kin kusma söyleminin ne olduğunu da anlayabiliyorum sayın can sürçü lisan mı oldu, başka bir şey mi oldu önemi yok, Allah'ın izniyle sorulan sorulara cevap vermeye çalışırım...
Ayrıca benim bildigim AYSE ye hz aliyle savasa girdigi icin deil peygamberimizin esi oldugu icin hz denir.
Sayın can Cemel savaşı İslam tarihinde nedir araştırın isterseniz web2den zaten bunun inkarı yoktur, herkesce bilinen hadiselerdir.
Hz Ali'nin halifeliğini Ebubekir kızı Ayşe kabul etmedi, ve Hz Ali'ye karşı ordu kaldırdı, 10 bin müslüman kırıldı bu asilik yüzünden.
Kimin eşi olması pek önem taşımaz, öenm taşıyan asiliği, ordu kaldırışı ve 10 binlerce müslüman'ın katledilişi.
Hz Ali'nin o döenm ki sıfatları belliydi, cennetle müjdelenmiş olmasından öte o dönemde halifeydi, ona karşı ordu kaldırmışlar elbette lanetle anılacak, bu asiliğinden dolayı göklere mi çıkarılacak...
Hz Nuh ve Hz Nuh'un eşleri de Kuran'da geçmek itibariyle cehennemlik oldukları bildirilmiştir.
Yani peygamber eşi olup olmaması bir şey değiştirmiyor.
Ehli Beyt'e kim düşmanlık etmişse gözümüzde lanetlidir, lanetleriz.
Bu tür azgınlara Hz Sıfatı yakıştıranlara da azgınalrın cephesinde yer almış gözüyle bakarız.
Burda kin ve nefret sezebiliyor musunuz? Tarihi ve hak olgularındna bahsediyoruz.
bide cami ibadethanedir kufurhane deil buna inanamam bunu yapanlar acık bır sapıklık icindedirler.dinimizde kufure yer yoktur.bunları yapanlara dinimizde yr yoktur.
Tarihi olgulardan bahsediyoruz syın can, kendimizden bir şey uydurmuyoruz.
Hz Ali'ye çok uzun on yılar camilerde küfürler edildi ve sayın tturkmen canın söylediği gibi bu olgu din gereği kabul edildi.
Din dediğiniz bu olgular üzerinde geldiğiniz olgulardır sayın can.
Asırlardır yakılıp asılmamız da bu olguların devamıdır.
Günümüzde kul hakkımızın yenilmesi de bu olguların devamıdır.
İbadet hanemiz olan cem evlerimize yapılan hararetler de bu tarihi çizginin izlenmesi.
Her şey apaçık ortadadır sayın can
İşte ak işte kara , işte kul hakkı işte Kuran, varsa sözlerimizde yalan iftira buyurun meydan sayın can.
surci lisan ettiysek af ola saygılar
Önemli değil sayın can kendinizi nasıl rahat hissediyorsanız öyle davranın ben hak için konuşayım emek harcayayım da ister alın ister almayın.
ilayza
08-10-2006, 01:16 PM
ALIEKBER abim en yuce deger bilgi deilmidir ben sizden bilgi alıyorum hosuma gitmeyen verdiginiz bilgiler deil insanlara yapılanlardır.verdiginiz her bilgi icin ayrıca tesekkur ederim tesekkur ederim.
aliekber
08-10-2006, 07:26 PM
ALIEKBER abim en yuce deger bilgi deilmidir ben sizden bilgi alıyorum hosuma gitmeyen verdiginiz bilgiler deil insanlara yapılanlardır.verdiginiz her bilgi icin ayrıca tesekkur ederim tesekkur ederim.
----------------------------------------------------------
Sayın can "içinizde ki kini kusun" kelimesine az alındım ama önemi yoktur geçti, yapı olarak öyle kin tutan kişilikler de değiliz , üzülürüz, Allah'ın yüce hikmetiyle hemencecik geçer de , nitekim geçti.
Allah , doğrularıma erişmenizi değil: doğrulara erişmenizi nasip etsin diyorum.
Bilgi veren kadar , bilgi alan'ın da sevabı vardır, nitekim hadis-i-şerifce sabittir:
Bilgi definelerdir, o definelerin anahtarı da sorulur . Sorun Tanrı rahmet etsin size; çünkü soruda dört kişiye ecir var: Soran, öğreten, dinleyen, bunları seven.
sofi_nur
09-10-2006, 05:18 AM
BEYFENDİ KONUŞMALARANIZA DIKKAT EDİN LÜTFEN.. BEN SIZE BISEYLER SOYLEDİM SADECE KATILIRSINIZ YADA KATILMAZSINIZ AMA BENIMLE SEN DIYE KONUŞAMAZSINIZ BUNU UNUTMAYIN!!!!!!!
''' İLİM İLİM BİLMEKTİR, İLİM KENDİN BİLMEKTİR. SEN KENDİNİ BİLMEZSE, BU NİCE OKUMAKTIR!!!
ozgur_ozcan
09-10-2006, 08:39 AM
selamun aleykum eylem kardeş alevi değilim senin dediğin bir tek şeye katılmıyorum oda hz. ali yanlız alevilerin piri ve hunkaru degıldır benimde pirim ve hunkarımdır fakat HZ. ALİ Yİ ALLAH(C.C) yerine koymak bu sekilde duşünenlere manevi olarak cok büyük zarar verecegine inanıyorum bir insan bir şeyh e veya bi kapıya gönül vermişse bu ahirette ALLAH(C.C) huzurunda bize yardımcı olabilmesi içindir ama bu şekil de HZ. ALİ tanrı yerine koyarsak ALLAH dostlarının kapısından faydalanamayız seninde bu şekilde düşündüğüne inanıyorum ve sana tesekkur ediyorum ALLAH senden razi olsun bu mubarek gunlerde bu sekilde haberler okumak gercek ten beni cok cok üzdü ALLAH yar ve yardımcın olsun hz. ALİ sevenlere ve gönül verenlere selam olsun......HZ. ALİ yolunda canını verebilecek bi dost.
öncelikle bu yazının içtenliğinden şüphem yok. ve alevi olmayan birisinden böyle güzel sözler duymak çok güzel.şu sıralar sofi_66 gibi düşünen insanlara öyle az rastlıyoruzki...ama sanırım bunun bir nedenide biziz.çünkü bir alevi Hz.Ali'yi Peygamber sayarsa insanların bizim düşünce ve inanışlarımıza saygı duymasını bekleyemeyiz.bugün çoğu insan ALEVİ'yiz deyince bir adım geri gidiyorsa bunun bir nedeninide kendimizde aramalıyız.hala Hz.Ali'ye Peygamber,Yaratıcı gibibenzetmeler yapılıyor.Peygamber EFENDİMİZ yok sayılıyor.bugüne kadar alevi canlar olarak hep ezildik.çeşitli işkencelere,acılara maruz kaldık.belki bugüne kadar olan ezilmişlik dışa vuruluyor.rahatça dile geliyor ve bu yüzden mümkün olduğunca yükseklere layık görülüyor ama ALEVİLİK bir din değildir.Hz.Ali Peygamber yada Yaratıcı değildir.
aksini düşünenlerin gözlerini artık gerçeklere açmalarını dilerim.çünkü bunu zamanı geldi.
aliekber
09-10-2006, 08:51 AM
BEYFENDİ KONUŞMALARANIZA DIKKAT EDİN LÜTFEN.. BEN SIZE BISEYLER SOYLEDİM SADECE KATILIRSINIZ YADA KATILMAZSINIZ AMA BENIMLE SEN DIYE KONUŞAMAZSINIZ BUNU UNUTMAYIN!!!!!!!
''' İLİM İLİM BİLMEKTİR, İLİM KENDİN BİLMEKTİR. SEN KENDİNİ BİLMEZSE, BU NİCE OKUMAKTIR!!!
-------------------------------------------------
Beni kastetmediğinizi biliyorum , ama yazınız yazımın hemen altına denk geldiği için , yanlış anlaşılmalara mahal vermemek için ,kastettiğiniz şahsın ben olmadığını belirtmiş olayım kamuoyuna:P
sofi_06
10-10-2006, 11:57 AM
İŞTE HERKESİ KENDİSİ GİBİ İNANMAYA ZORLAYAN BİRİ DAHA ...
EFENDİM SİZ ALİ'YE ÖYLE İNANABİLİRİSNİZ. SAYGI DUYARIM. AMA SİZE NE BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'DEN ?
NE KARIŞIYORSUN Kİ BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'YE !!!!!
BEN KARIŞIYORMUYUM SENİN KALBİNDEKİ ALİ'YE!
güzel kardeşim biz kimsenin HZ. ALİ sine karışamayız ama sen HZ.ALİ yi kainatı yaratan ALLAH(c.c) yerine koymaya çalışırsan şirk ve hakaret etmiş olmazmısın sonuç ta o bütün yaşayan canlı ve cansız bütün varlıkların RABBİ ben bunu kabul edemem ama senın dusuncene karısamam kusura bakmada biz YARATICIMIZ la iyi geçinmek zorundayız ben ALEVİ değilim ama ALEVİLERİ cok ama cok severim bunun tek nedeni ise HZ. ALi ye olan sevginiz dendir insan nasıl bir ruh halı içinde o mısraları yazabiliyor onu cok merak ediyorum ben kaside dinlemeyi severim ama daha cok türkü dinliyorum (bazı) türküler beni irtibatımı kolaylastırıyor diyim ben boyle düsünüyorum ama ALEVİLERİ ALLAH(c.c) kalbimi biliyor cok seviyorum ALLAH (c.c) sizlerden razi olsun
Av.A.Guvercin
10-10-2006, 04:40 PM
bu konuyu bu sekilde acmakla ne kazandiginizi kendi kendinize bir sorunuz arkadaslar. ben bu canlari protesto ettigimi bir alevi olarak bu soylevlerin ali tarafindan dahi soylenmemisken bu arkadaslar nasil oluyorda alinin agzina laf veriyorlar anlamak mumkun degildir.
Arif olan anlar hesabi Akademinin calismasindan su dizeleri aktarmak istiyorum.
[B]Hz. Ali’nin çevresinde yetişen Aleviler, Hz. Muhammed’i görüp tanıyan kişilerden oluşmuştu. Daha sonraki Aleviler de en azından Hz. Muhammed’i gören ve tanıyan Alevilerin ışığı ile aydınlanmışlardı. Hz. Ali’nin etrafında yaşayan ve onu dinleyen Aleviler, Hz. Ali’yi nasılsa öyle anlamış değillerdi. Hz. Muhammed’in zamanında durum daha farklı değildi. (Kuran’da Muhammed suresi, ayet 16: “Ve onlardan seni dinleyenler de var; sonradan yanından çıkınca kendilerine bilgi verilenlere (gerçekten inananlara), demin o ne söylüyordu derler. Onlar öyle kişilerdir ki Allah kalplerini mühürlemiştir. Onlar kendi hava ve heveslerine uyarlar. “) Hz. Muhammed’i dinleyip ona itibar etmeyen müslümanlar gibi, Hz. Ali’yi dinleyip onu anlamayan Aleviler de vardı. Bu durum sonraki Ehl-i Beyt İmamları çevresinde de değişik değildi.
Alevilerin o zamanki durumunu bize çok iyi bir şekilde beyan eden bir olayı aktarmak istiyorum. Bir adam Hz. Ali’nin huzuruna gelip ondan makamının yüceliğine dair bir şeyler göstermesini ister. Hz. Ali o adama ve etrafta bulunanlara dedi ki:
“Sizlere gerçek kudretimden bir nebze gösterseydim, buna dayanmayıp inkâra sapmanızdan korkuyorum.†Hazır olanlar bunda israr ettiklerinde, Hz. Ali hepsinden inkâr etmiyeceklerine ve onu tekzib etmiyeceklerine dair yeminli söz alır. Hz.Ali seçkin olan ashabından 70 kişi ile birlikte Kufe’nin dışına, sahraya çıkar. Hz. Ali oraya vardığında toplumun anlamadığı kelimelerle dua eder. Bu dua üzerine hazır olanlar yüzlerini ona doğru çevirdiklerinde etrafın türlü türlü yemyeşil bahçeler, çeşit çeşit ırmaklar ve saraylar ile dolduğunu ve bunların yanında yakıcı ateşlerin yükseldiği yerler görürler. Bu iki yerin cennet ve cehennem olduğundan kimsenin şüphesi kalmamıştı. Bunu gördüklerinde 68 kişi bunun büyük bir sihir olduğunu söyleyip verdikleri yeminli sözlerinden cayıp inkâr ederler. İki kişi sadece olanların gerçek kudretin sonucu olduğuna inanırlar. Hz. Ali bu iki kişi ile Kufe’ye geri döner. İbadet ettikleri yere vardıklarında Hz. Ali ikisinin duyduğu halde bir duada bulunur. Bu iki kişi yerin üzerindeki çakıl taşlarının mücevherlere dönüştüğünü görürler. İkisinden biri verdiği yemin sözünden dönüp gördüklerini sihir ile niteleyip inkâr eder. Geri kalan bir kişi ise yerdeki bu cevherlerden birini alıp saklar. İnsan oğlunun daha hiç görmediği bir cevheri ertesi güne kadar evinde tutar. Hz. Ali ertesi gün adamın bunu neden yaptığını sorduğunda, o adam dedi ki : “Bu cevherin gerçek olup olmadığını bilmek için saklamıştım!!!†(Kutbeddin Sa’id bin Hibettullah al-Ravendi (ö.573/854) “Al-Haraic vel-Cerayihâ€; Hasan bin Suleyman al-Hilli (ö.8.hicri yüzyılı) “Muhtasar Basair al-Derecaatâ€; Muhammed Bakır al-Mecliysi (ö.1111/1690) “Bihar’ul-Anvaarâ€; Seyyid Haşim al-Bahrani (öl.12.hicri yüzyılı) “Mediynet’ul-Me’acizâ€)
Allah’ın elçisi (Hz. Muhammed) buyurdu ki : Al-i Muhammed’in (Ehl-i Beyt’in) hadisi (hakikati) zorun zorudur. Al-i Muhammed’in hakikatine, ancak Allah’a yakın olan bir melek veya Allah tarafından haber alan bir Peygamber veya kalbi iman ile sınanmış halis müminler iman edebilirler. Al-i Muhammed’in hakikatlerinden size bir haber ulaştığında onu anlayıp ve kalpleriniz de onu kabullenirse kendinize alınız. Şayet kalpleriniz bu hakikate tahammül etmez ve size ağır gelirse, bunu Allah’a, Peygamber’ine ve Al-i Muhammed’in alimine (imamına) bırakınız. Bu hakikati duyup ona tahummül edemeyen ve inkâr edip: Allah’a yemin olsun ki bu hakikat değildir, bu hakikat değildir, diyenleriniz helak olacaktır. İnkâr etmek küfrün ta kendisidir.†(Bu haber aynen, biraz değişik kelimelerle veya muhtasar olarak İmam Ali bin Ebi Talib, imam Ali Zeynunabidin ve imam Ca’fer al-Sadık’tan nakledilmiş (Kuleyni “Al-Kafi†c:1, s:401; Ebi Mansur Ahmed bin Ali al-Tabrasi “Al-İhticaac†c:1, s:175; Ebi Ca’far Muhammed bin Ali İbn Babuveyh al-Kummi al-Saduk “Al-Aamali†veya “Al-Mecaalisâ€s:1-4 ve aynı müellifin “Ma’ani al-Ahbar†s:188; Ebi Abdullah Muhammed al-‘Ukbari al-Bağdadi Şeyh Al-Mufiyd “Al-İhtisaas†s:163; Ebi Ali Fadıl bin Hasan al-Tabrasi “İ’laam al-Vara†s:435 ; Muhammed al-Bakır al-Mecliysi “Bihar’ul-Envaar†c:2 , s:182-212 ve başka yerde; Al-Radiy Muhammed bin Huseyn bin Musa “Nahc’ul-Balağa†İbin Ebil-Hadid şerhi cilt: 6 s: 182 , c:7 s:99, c:13 s:104-107; Sa’d bin Abdullah al-Kummi “Basair al-Derecaat†s:30-36 ; Ebi Kaasem Furat bin İbrahim al-Kufi “Tefsir Furat al-Kufi†s.114 ve 425; Suleym bin Kays al-Hilali al-Kufi “Kitab Suleym†s:555-561; Reşideddin Muhammed bin Ali ibn Şehraaşub “Menakib Al Ebi Taalib†c:4 s: 238 ...)
Bu meşhur haberde görüldüğü gibi Al-i Muhammed’in sırrı herkesin kalbine sığmıyordu. O zamanki Aleviler’in arasındaki ihtilafı daha açık bir şekilde bize aktaran bir haberi daha zikretmek istiyorum.
Ozellikle su asagidaki dizelerde Ali kendisini nasil anlatiyor. Iyi bakiniz. Ali ne diyor size ve siz aliyi nasil anliyorsunuz.
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!†Adamlar bu tefsiri duyduklarında: “Üzerimizdeki ağırlığı gidermiş olup bizi rahtlattın, Allah seni de rahatlatsın†dediler. (Şeyh Mufid “Al-İhtisas†s:163 ; Mecliysi “Bihar’ul-Envaar†c:42, s:189)
[U]
[SIZE="4"]İlk Alevilerin drumunu bu ilginç olay ile irdelemek mümkündür ve Hz. Ali’nin sözleri gayet açık ve nettir. Buna rağmen bazılarının bunu anlamaması doğaldı. Nitekim Hz. Ali’nin sözlerini ancak bilgin olanlar anlıyabilirdi.
Simdi bu yaziyi kaleme alan can ve ona lehte yada aleyhte yorum yapan canlar bbir dudunmeliler, acaba ne yaptilar bu konuyu boyle acmakla ve bu konuya bu sekilde yaptiklari yorumlarla.
Bu siteyi alevi dusmanlarinin okudugundan haberleri hic mi yok acaba.
Bu fakir ne bu baslikla yapilan bu futursuzluga nede bu gayri ciddi yorumlara her hangi bir sekilde alet olmaz ve kimsenin de olmasini istemez. Herkesi alisi kendisineymis. Boyle bir samalik ne duydum ne de gordum. Aleviler ozgurluk ortaminizi kotuye mi kullanmaya basladiniz bu sizlere yakisir mi.
Imam Huseyin in dahi desifre etmedigi sirlari dusunun. Arif olan anlar diyor ve kapatiyorum. Bu yaziyi kaleme alan cani dostca uyarmistim lutfen demistim ancak lutfedip emailime dahi cevap verme geregi duymadi zatimuhterem. yazima cevap vermemsin cunku ben kendisine cevap vermeyecegim. kendisiyle her turlu iliskilerimi askiya aliyorum ve bu tavrinda israrini siddetle protesto ediyorum.
Biri size bir tokat vurursa ve tepki gostermez isenin yumrugu haketmissinizdir. Bu olay bana indirilen bir tokattir ve suratimin hala yandigini hissediyorum. Konuyu acan can ne dusunurse dusunsun, bu olayi protesto etmekten baska carem olmadigini canlara bildirir saygilar sunarim.
polata
10-10-2006, 08:34 PM
BEYFENDİ KONUŞMALARANIZA DIKKAT EDİN LÜTFEN.. BEN SIZE BISEYLER SOYLEDİM SADECE KATILIRSINIZ YADA KATILMAZSINIZ AMA BENIMLE SEN DIYE KONUŞAMAZSINIZ BUNU UNUTMAYIN!!!!!!!
''' İLİM İLİM BİLMEKTİR, İLİM KENDİN BİLMEKTİR. SEN KENDİNİ BİLMEZSE, BU NİCE OKUMAKTIR!!!
Sn. sofi nur,
Forum kurallarında açıkça tamamı büyük harf ile mesaj yazmanın yasak olduğu belirtilmiştir. Kuralları okuduyup kabul ettiğnizi beyan ettiğinize göre kurallara uymanız gerekir.
Lütfen mesajınızdaki harf büyüklüklerini düzeltiniz.
aliekber
10-10-2006, 09:14 PM
Konunun açılmasının kötü yönleri olmuş olsada , toplumumuzun düşüncesini öğrenmiş olmak açısından ben pek konuyu açan can'a kızamıyorum, ki benim açımdan artık bir çok bilimez belli oldu.
Neler belli oldu ? Belirli mertebelere erişmeyenlerin ne tür yorumlara durdukları belli oldu
Bu yola girişenlere karşı anti-dotu da, panzehiri de yine bu konu çerçevesinde keşfettim:
“Ben sizlere sözlerimin zorun zoru olduğunu ve ancak bilginlerin bunu anlıyabileceğini söylemedim mi? Bana doğru gelin de size sözlerimi tefsir edeyim. Size, benim yücelerin yücesi olup kahreden, dedim. Ben bu kılıcım ile üzerinize galip gelerek sizleri kahrettim, ancak böylece Allah’a ve Peygamber’ine iman etmiş oldunuz. Size, ihya eden ve öldüren benim dedim. Ben, Allah’ın yolunu ihya ettim ve sapıklığı öldürdüm. Evvel olduğumu söyledim, ben ilk olarak Allah’a iman eden ve İslam olanım. Son olduğumu söyledim, Peygamberin cenazesini son görüp defneden bendim. Görünen ve gizli olan benim dedim, görünen ve gizli olan ilim bendedir, anlamında söyledim!!!” Adamlar bu tefsiri duyduklarında: “Üzerimizdeki ağırlığı gidermiş olup bizi rahtlattın, Allah seni de rahatlatsın” dediler. (Şeyh Mufid “Al-İhtisas” s:163 ; Mecliysi “Bihar’ul-Envaar” c:42, s:189)
Dolayısıyla ak ile kara apaçık olmuştur benim için.
Sayın ali abimin hasasiyetini anlıyorum , açığımızı arayan Yezit soyunun fırsat kollama olgusunu...
Sayın abim nasıl ki son günlerde Alevilik tartışması tepe yapıyor ve konuşulmayan kalmıyorsa, bu konuda konuşulması gereken konulardan dı, ortaya dökülen delillerle her şey apaçık olmuştur, bunun iyi yönleri de mevcuttur.
Her bir detay tartışıla tartışla, gerçeğe, sentez'e kendi açımdan eriştim...
Yolunu azıtana benden lanet, doğru yolu bulana ise Allah rahmet yazsın
Gökmen
10-10-2006, 09:35 PM
Sayın; Türkmen kullanıcı adlı arkadaş,
yukarda size açtığınız konu ile fikrini ve tavsiyesini beyan eden insan,onca yazıyı hem size hem de sizin gibi düşünün insanlara ibret olmas dileğiyle belirtmiş kaldıkı kendine böyle bir konu ve açılımdan yarar sağlayacak ta değil.
Üstelik ben onun avukatı da değilim zati alileri avukat zaten,ancak doğruya doğru demek,doğru olanın yanında olmak gerekir. Siz; ben istediğimi düşünürüm
diyorsanız ki demişsiniz, o nu sergileme yeri burası değildir, sizin hadi diyelim ki
hiç bir art niyetiniz yok,Hz.Ali sevgisini kendinize göre en yüce yere koydunuz
peki arkadaşım bizim sevgimiz ve bağlılığımız senin sevgi ve bağlılığından daha mı az, daha mı önemsiz. Biz neden sevipte hakkında ileri derecede düşünme
ihtiyacı duymuyoruz haşa Hz.Ali'mizi Allah yerine koymuyoruz,çünki Hz.Ali 'de
böyle sapıkça bir bir düşünce ve inancı ömrü boyunca red etmiştir,o da peygamber de cümle evliya,enbiya da biz ve bizden öncekiler,bizden sonraki insanlar da hep yüce Mevlan'nın kullarıyız,yaratıcı bir ve tek. O halde sevip te
haklarında ileri gitmenize sebep olacak şey ne ola ki kendisi dahi bundan şiddetle kaçınır iken."İki kimse vardır ki benim yüzümden helak olacaktır" sevipte hakkımda ileri giden,sevmeyip hakkıma gasp edip buğz eden düşmanlık eden."Biz orta yolu tutanlarız ileriye giden döner bize kavuşur,geride olan gelir
bize ulaşır". sözleri hiç mi anlam taşımamakta?
Şeksiz süphesiz Hz.Ali cenabı Allah'ın yeryüzündeki hücceti,onun arslanı,onun veli kulu,velayet mülkününün sultanı,yerde gökte,onun iman perdesi,hidayet güneşi,Mevlana hazretleri ; Divan-ı Kebir'de O açıklayıcı İmam'ı
en güzel surette tasvir etmiş, O bir deniz biz bir damlayız demiş, nice erenler,evliyalar hep O nun velayet elinden nasip almış,ancak hiç biri de sizin o dilinize aldığınız şekilde söz söylememiştir.
Hz.Ali'yi gönülden seven bir insan; o na hak ettiği değeri vermek istese de
gönlünce,hakkında bildiği konuda dahi acze düşecektir,bunca erenler ve evliyalar onun sırrını hikmetini tam olarak anlamış değil iken bizler kim oluyoruz da o nu dilimize dolayıp söz söyleyebiliyoruz.
Bu yazıları okuyan farklı bir inançta insan olsa doğrusu şaşırır ancak biz Aleviler olarak Cenabı Hak'kı tenzih ederiz,ortağı olmasından,varlığı ve birliği hususunda ihtilafa düşmekten,sevip te sevdiklerimiz haklarında ne çok ilerde ne de çok geri düşünüp helak olmaktan.
İlim ilim bilmektir den maksat;ilmin sırrı olana vakıf olmaktır
İlim kendin bilmektir;kendini bilen rabbini bilir,ilmin kapısına gelen hak imamını tanır onu kendinde imam ve emir bilir,böylelikle hidayetine nail olur.
Sen kendini bilmezsin;gerçek imam ve yol gösterici olanı tanımaman,bilmemen
Bu nice okumaktır; okumaktan maksat kişinin kendini keşf etmesi,kendi sırrına ulaşması,varlık sebebine,kainatın sırrına ermeye vasıl olmaktır.
"ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir,sen kendini bilmezsen , bu nice okumaktır."
çömez
10-10-2006, 09:52 PM
Can Allah aşkına bana ben bu kitapları okudum siz alevilik kitabı değil başka her hırt kitabı okumuşssunuz de bende sana hak verim.
Benim okuduğum kitapları boşver amma sen,Alevilik ktapları okumamışşsı,daha ziyade şii/şia eserleri okumuşşsun
Can Allah aşkına hz Ali bir insan bana Hz Ali hakkında öven bir şahıs ismi ver bende bilim çok yorulma Mevlana diyeyim.
Ama ondanda sonra haberimiz oldu.
Senin neyden,nezman haberin oldu onu bilmem amma, Aleiv öğretsi tarihsel ali de n önce vardı ve devam etti,Tasavvuf öğretisi dediğimiz,Vahdeti Vucut-Mevcut anlayışı islamdan önce vardı,ve Aleviler 1500 yıllardan sonra Tanrı=İnsankutsalliyetini Ali de gördüler ,
Tecelli dediğin şey
Cemade değilmi?
kuran bizden başka kimseye sorulmazken sen reddettin işte senlede yolum burda ayrılır.
Bencede yollarımız ayrılır,Alevi tarih ve coğrafyasını bilmiyorsu,
Anadolu Alevileri can korkusundan sığındıkları dağ başlarında Kuranı nerde görmüşler,okulu medresyi nerde görmüşler,dönde tarihine bir bak,Kuranı ne zaman bize sormuşlar ,bırakın bu anlamsızlıkları,
Hozatın dağlarında mı?Banaz da mı Kuran alevilerden soruluyordu?
Sen putları biteren peygamberle hz Ali yi aslında bitirdin.Yazık can körü körüne gidiyorsun inan hatamız vardır bizde yanlış yazmış olabiliriz ama bukadar hataya düşmem.
Şu evliyaların yoluna bak ki hepsi Allah der Allah aşkına tutuşur konuşurlar.
Mesela kimler bunlar,Abdal Musa mı,Barak Babamı,Otman Babamı,Akyazılımı Hünkar mı? kim bunlar yuvarlak konuşmayın canlar örneklerle konuşun.
Etme gardaşım biraz daha düşün oku gel bak yanlışımızı değil eksiğimizi bulacan.
Söylediğin söz asılsız sadece kuramdır.
Sen halıksın ben mahlukum u hatırla can.
Bu ilk sınavdır.
elestü bezmi alem hatırla
Kalu belada ben sizin rabbınız değilmiyim diyen allah ın meleklerine hitabını hatırla sonra gel Ali kim veli kim konuşacak.
Bu söylemin bir mitolojik hikayedir,diğer dinlerde de farklı anlatımları vardır,hatta Türklerin Göktanırsı ÜLGEN ninde böyle bir efsanesi vardır.
Devriyeyi sen bahsedersin ben gördüm kimler gelip geçmiş hatta birinin ordusundansın dedim bana kızanlar oldu yazık can sadece yazık.
Yapma ya senin kaçıncı gelişin,peki bu islamın nersinde,Kuranın nersinde yazar, bu şirk değilmidir.
İyi düşün şayet kendini düzeltmezsen Allah tan bekleme Allah sadece kendini düzeltmeye çalışana yardım eder.
Sağlıcakla kal
Canlar ,
Alevilikde,Ali nin tanrısallığı,İnsanın kutsallığı ve tanrının insanda Tecellisinden gelmektedir.
Haklısınız,İslamda ve tek tanrılı dinlerde,insanların tarısallığı şirktir,
Alevilikte bunun dışında İslamca şirk sayılan br çok inanç rütielleri vardır.
Dedeye niyaz,Kadın erkek birlikte ibadet,Devriye,Dem almak,Don değiştirmek gibi,
polata
10-10-2006, 10:09 PM
Canlar ,
Alevilikde,Ali nin tanrısallığı,İnsanın kutsallığı ve tanrının insanda Tecellisinden gelmektedir.
Haklısınız,İslamda ve tek tanrılı dinlerde,insanların tarısallığı şirktir,
Alevilikte bunun dışında İslamca şirk sayılan br çok inanç rütielleri vardır.
Dedeye niyaz,Kadın erkek birlikte ibadet,Devriye,Dem almak,Don değiştirmek gibi,
Sn. çömez,
Aleviliğin hangi kolundan bahsediyorsunuz ki Ali'yi tanrısallaştırıyorsunuz. İnsanın kutsallığı ve Tanrı'nın insanda tecellisi vahdet-i vücut'dan gelirki, daha önce de belirtiğim üzere vahdet-i vücut yaratıcının evrannde yer alan her yaratılmışta var olduğunu kabul eder ve bu nedenlede tek bir yaratılanı değil bütün yaratılmışları kutsal sayar, sever, saygı duyar.
Şirk kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiş olsaydınız " kadın ve erkek birlikte ibadet" eyleminin şirk olmadığını çok rahat bilirdiniz. Şirk kelimesinin anlamı ile bahsettiğiniz ritüelleri bir kıyaslamanızı öneririm.
çömez
10-10-2006, 10:43 PM
Sn. çömez,
Aleviliğin hangi kolundan bahsediyorsunuz ki Ali'yi tanrısallaştırıyorsunuz. İnsanın kutsallığı ve Tanrı'nın insanda tecellisi vahdet-i vücut'dan gelirki, daha önce de belirtiğim üzere vahdet-i vücut yaratıcının evrannde yer alan her yaratılmışta var olduğunu kabul eder ve bu nedenlede tek bir yaratılanı değil bütün yaratılmışları kutsal sayar, sever, saygı duyar.
Şirk kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiş olsaydınız " kadın ve erkek birlikte ibadet" eyleminin şirk olmadığını çok rahat bilirdiniz. Şirk kelimesinin anlamı ile bahsettiğiniz ritüelleri bir kıyaslamanızı öneririm.
Sn.Polata
Evrendeki diğer varlıklara olusu,Vahdeti mevculukla da ilgilidir,
İnsanda oluşu yetenek ,duygu,algılama ve seziş ile varlıkların en yücesi durumna insala cıkışıdır,
"ve evrendeki diğer varlıklarda ben tanrıyım deselerde yanlış olmazéder Varidatında Şeyh Bedrettin.
Şirkde karşılaştırma derken neyi kast ettin,
İslamda ,Kadın erkek bir arada bulunmaz ve ibadet etmez,Hac farızası dışında,bu bir uygulama (Sünnet),ve gelenektir,
ozgur_ozcan
10-10-2006, 11:48 PM
avukataligüvercin can bilginden şüphem yok ve öyle güzel şeyler yazıyorsunki,saygı duymamak imkansız.yüreğine sağlık abim
polata
11-10-2006, 12:19 AM
Sn.çömez,
Yazdıklarınızın üzerinden değerlendirme yapalım.
"ve evrendeki diğer varlıklarda ben tanrıyım deselerde yanlış olmazéder Varidatında Şeyh Bedrettin. Dikkat ederseniz varlık "ben tanrıyım" derse yanlış olmaz. Evrendeki herşey Tanrı'nın bir tecellisidir, bir görüntüsüdür dolayısı ile sizde Tanrı'nın bir parçasısınız Ali de. Bu açıdan Ali'nin tanrısallaştırılması yanlıştır.
Şirkde karşılaştırma derken neyi kast ettin,
İslamda ,Kadın erkek bir arada bulunmaz ve ibadet etmez,Hac farızası dışında,bu bir uygulama (Sünnet),ve gelenektir
Kadın ve erkeğin bir arada bulunması ve ibadet etmesi şirk midir? Bu durumda şu an dünya da ki herkes şirk suçu işlemektedir, çünkü bütün here yerde kadın ve erkek bir aradadır, yolda, iş yerinde, markette, bakkalda, okul da...
aliekber
11-10-2006, 12:24 AM
Birileri şirk ölçütlerini sünni inanca dayanarak ölçüyor...
Allah'ım sen büyüksün ya Rabbim, mahlukatların hepsini elbette yaratan sensin, vardır bildiğin...
srdr_ist
11-10-2006, 12:41 AM
Sn.çömez,
Yazdıklarınızın üzerinden değerlendirme yapalım.
Dikkat ederseniz varlık "ben tanrıyım" derse yanlış olmaz. Evrendeki herşey Tanrı'nın bir tecellisidir, bir görüntüsüdür dolayısı ile sizde Tanrı'nın bir parçasısınız Ali de. Bu açıdan Ali'nin tanrısallaştırılması yanlıştır.
Kadın ve erkeğin bir arada bulunması ve ibadet etmesi şirk midir? Bu durumda şu an dünya da ki herkes şirk suçu işlemektedir, çünkü bütün here yerde kadın ve erkek bir aradadır, yolda, iş yerinde, markette, bakkalda, okul da...
Her harfine katılıyorum. Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Saygılarımla.
Av.A.Guvercin
11-10-2006, 12:41 AM
Benim gururum isterse yuz kere ayaklar altina alinsin, isterse yuzlerce kere hakaretlere ugrayayim ve yuzlerce kotu muamelelere tabi tutulayim hic onemli degil,
Yol kirilmadigi ve yol yuceligini korudugu surece.
Hic bir canim alinmasin, konuyu acan canim dahil tum canlarim icin soyluyorum, soylemek istediklerim kisisel degil, lutfen kisisel algilanmasin, konuyu acan canimiza private mesage attim ve rica ettim konuyu gozden gecirmesini ancak cevap vermedi. Suclamiyorum yanlis anlamasin,
Bu siteyi okuyan alevisi de var sunni si dee.
Bu siteyi herkse okuyor.
Yol a zarar verecegini dusundugum icin tepki koymak zorunda kaldigimi belirtir canlarin konuyu kisisel almamalarini rica ederim.
Daha fazla aciklayamam asil tepkimin nedenini cunku bunlar ancak tarikat makaminda konusulacak seyler. Burasi herkesin girebildigi bir yer olarak sahsi kanatime gore seriat makami olsa gerek. Sadece herkese acik oldugu icin yanlis anlasilmasin.
Imam Huseyin ornegini verdim, nesemi ornegini de simdi ekleyeyim. Alina bir yolda diyelim deniz kara ve hava yollariyla gideceginiz bir yer, ucmaniz gerektigi yerde trene binerseniz, karadan yurmuniz gerektigi yerde deniz ararsaniz, yada uygun zamanda uygun vasitada degilseniz, varmak istediginiz yere ya varamazsiniz yada varmaniz gereken zamanda varamazsiniz. Sanirim mesajlarim algilaniyor olmali. Daha fazla konusamayacagim.
Saygilarimla
asli_33
11-10-2006, 02:16 AM
Ali Abim dediklerin anlaşılmıştır ...Varlıklar Tanrının Tecellisidir..
Vahdet-i vücud a göre ..Allah aynaya bakmış ve insanı yaratmış ona kendinden ruh üflemiştir ..buna göre bizler Allah'ın yansımasıyız ..Allah değiliz..bu konuda Polata Abimin fikirleride takdire değerdir...
çömez
11-10-2006, 03:16 AM
Birileri şirk ölçütlerini sünni inanca dayanarak ölçüyor...
Allah'ım sen büyüksün ya Rabbim, mahlukatların hepsini elbette yaratan sensin, vardır bildiğin...
Şirk in ölçütlerini sen yaz,
Tabiki onlara göre yazarım,
Benim inancıma şirk diyorlar,
Unutma o mahlukatlar içinde sende varsın
çömez
11-10-2006, 03:32 AM
sn AvukatAli Can
Artık gizleme ve gizlenme zamanı gecti,bu bilgiler her Alevi tarafından bilinmeli,
Bizleri ve düşüncelerimizi ,İnançlarımızı başkaları ne der diye saklamak ,gizlemek zorunda değiliz,Onlara görede inançlarımızı biçimleştirecek değiliz,
Bu bizim inançlarımızdır,onlar ın kabul etmesi gerekmiyyor,o nedenle saklayacak gizleyecek bir şeyimiz yok,
Sn.Aslı 33
Bizler yansıma falan değiliz,yani yokdan var olmadık,vardan da yok olmayız,
Yansıma sanal bir durumdur,gerçekci değildir,
Aleviler ise gerçeğe inanır.
Sağlıcakla Kalın
çömez
11-10-2006, 03:36 AM
Sn.çömez,
Yazdıklarınızın üzerinden değerlendirme yapalım.
Dikkat ederseniz varlık "ben tanrıyım" derse yanlış olmaz. Evrendeki herşey Tanrı'nın bir tecellisidir, bir görüntüsüdür dolayısı ile sizde Tanrı'nın bir parçasısınız Ali de. Bu açıdan Ali'nin tanrısallaştırılması yanlıştır.
Kadın ve erkeğin bir arada bulunması ve ibadet etmesi şirk midir? Bu durumda şu an dünya da ki herkes şirk suçu işlemektedir, çünkü bütün here yerde kadın ve erkek bir aradadır, yolda, iş yerinde, markette, bakkalda, okul da...
Sn Polata,
Tecellisi değil, görüntüsü,kendi varlığıdır, olayı sulandırmayın,şeratci bir bakış acısı ile olaya bakıyorsunuz,
Enel Hak diyenleri size hatırlatırım,
Kadınlarla olan olay ,İbadet konusudur,Demogojiye girmeyelim.
polata
11-10-2006, 03:54 AM
Sn Polata,
Tecellisi değil, görüntüsü,kendi varlığıdır, olayı sulandırmayın,şeratci bir bakış acısı ile olaya bakıyorsunuz,
Enel Hak diyenleri size hatırlatırım,
Kadınlarla olan olay ,İbadet konusudur,Demogojiye girmeyelim.
Sn.çömez,
Demogojiye giren yok ancak ya siz yazdıklarınızı tekrar gözden geçirin ya da ben bir daha okuyayım. Ne yazmışsınız birlikte bir bakalım bakalım: Haklısınız,İslamda ve tek tanrılı dinlerde,insanların tarısallığı şirktir,
Alevilikte bunun dışında İslamca şirk sayılan br çok inanç rütielleri vardır.
Dedeye niyaz,Kadın erkek birlikte ibadet,Devriye,Dem almak,Don değiştirmek gibi, Şirkde karşılaştırma derken neyi kast ettin,
İslamda ,Kadın erkek bir arada bulunmaz ve ibadet etmez,Hac farızası dışında,bu bir uygulama (Sünnet),ve gelenektir,
"Enel Hak" diyen Hallac-ı Mansur, dikkat ederseniz Ali veya bir başkası için söylememiştir bunu. Kendisi için söylemiştir, hakikat kapısından içeri girip son makama erişmenin heyecanı ile sırrı tutamamış dile getirmiştir.
Şeriatçı bir bakışla olaya bakmakla suçluyorsunuz. Size ne demeli, şirk koşma konusunda yazdığınızı bir kez daha okuyunuz isterseniz;Şirk in ölçütlerini sen yaz,
Tabiki onlara göre yazarım,
Benim inancıma şirk diyorlar,
Unutma o mahlukatlar içinde sende varsınkaldı ki burada bile hata yapıyorsunuz. Ne Ehl-i Sünnet ne Ehl-i Şii hiç bir yaklaşımda sizin şirk olarak yorumladıklarınız yer almaz.
çömez
11-10-2006, 04:07 AM
Polata Can.
Konu dağılıyor,
Burada Ali nin tanrısallığı değil,İnsanın tanrısallığı inancı ile,Ali ye de bunun verilmesi,yani Ali isminin kutsanması,Hallaccı Mansur Enel Hak sa Alide,bende yani İnsan Enel haktır.
Dedeye niyaz,Kadın erkek birlikte ibadet,Devriye,Dem almak,Don değiştirmek gibi
Birlikte okuyalım ,Dedeye niyaz varmıdır,şii ve Ehli sünnette,
Devriye,
Don değiştirme,
Dem (içki içme)
Kadın erkek birlikte ibadet etmek,
bunları ben yazdım,sence bunlara islam cevaz veriyormu?
yoksa bunlara bir isim koymuşmu,bu isim nedir.
VE Aleviler cezbe halinde veya cezbeden sonrada insanı kutsar,insandaki tanrısallığı bilir,ve ona göre yaşar,davranır,
Senin o dediğin cezbenin geçmesinden sonra geriye dönüş şeriatcıların söylemidir, ki onlar onuda söylemezler, bir kapıya giridnmi geriye dönüşü yoktur,
Hakikat makamına gel,sonra cık şeriatla uğraş yok böyle birşey can.
SAğlıcakla kal.
Av.A.Guvercin
11-10-2006, 04:10 AM
sn AvukatAli Can
Artık gizleme ve gizlenme zamanı gecti,bu bilgiler her Alevi tarafından bilinmeli,
Bizleri ve düşüncelerimizi ,İnançlarımızı başkaları ne der diye saklamak ,gizlemek zorunda değiliz,Onlara görede inançlarımızı biçimleştirecek değiliz,
Bu bizim inançlarımızdır,onlar ın kabul etmesi gerekmiyyor,o nedenle saklayacak gizleyecek bir şeyimiz yok,
Sn.Aslı 33
Bizler yansıma falan değiliz,yani yokdan var olmadık,vardan da yok olmayız,
Yansıma sanal bir durumdur,gerçekci değildir,
Aleviler ise gerçeğe inanır.
Sağlıcakla Kalın
Comez OZUR DILEYEREK SOYLUYORUM sozlerimi lutfen anla.
Neyin gizleyeceksin sana oyle bir sey mi soylendi ki;
Sayin Comez, ne demek yoktan var olmadin, bilimdeki yeni gelismelerden haberin yok galiba.
Atom irdelenmesi ile ortaya cikan bulgularda galiba haberiniz yok.
Lutfen karsinizdaki cani o hurafe islamcilarla karistirarak yorum yapmayiniz uzersiniz beni.
Bilimsellikte materyalismin cikarimlarina bilimsel odugu surece katilirim ve her bir alevi de katimalidir.
Diyaektik dusnmeye tabi ki evet ve siddetli bir savunucusuyum. Ancak hegel in yanindayim Engels in degil.
Ancak bilimsel cikarimlardan hipotezler uretenler e katilip katilmamak bana kalmis bir sey. Cunku ispati olmayan seyler dir bunlar.
Yani buyuk patlamaya evet, hatta bunu savunanlardanim. Uzaydaki bulunan kozmik isinlar bunu ispatlamistir.
Ancak maddenin analizindeki yeni gelismeler materyalis bilim adamlarini dahi dusundurdugunden sizin sanirim haberiniz yok.
Atom u inceleyen bilim adamlari elektronlari tespit etmis olmalarina ragmet icersinde duran protonun yerini kesfedemiyorlar. Elektron cikarildigi zaman da proton kaybolouyor. Bunu ideal labaratuarda yapiyorlar ve milimetrenin binde birini dahi olcecek hassas aletlerle deniyrlar ve elektronun cikarilmasiyla birlikte kabolan atomun nereye gittigini bulamiyorlar.
Bilim adamlari burda atom da bir yaratilis sirri olduguna inanmaya basladilar. Ama siz hala eski bilgileri kullaniyorsunuz sanirim.
Sirri Hakikati desifre etmeyin denen bir gelenekten haberiniz varmi acaba. Ager haberiniz yok ise, ogrenin lutfen, eger haberiniz var ise, neden boyle davrqniyorsunuz.
Saklanacak bir seyimiz yok diyen mantiga bir ornek vereyim ancak her seyden once saklanmasi gereken bir sey olmadigi bizim de saklamadigimiz konusunu belirteyim tabi ki. Soylediklerinizden oyle bir anlam cikartiriyorsunuz ki, sanki soylenenler saklanmasi gereken seyler mis gibi.
ben sizi uyariyorum siz halen anlamamakta direniyorsunuz. hem de baskalarina soyluyorum lafi siz konunun uzerine atiliyorsunuz can, bunun anlami nedir Allah askina.
Bunu boyle yapmak la ne kazaniyorsun diye sordum, herseyden once beni kaybedeceksin, benim gib bir cok cani kaybedeceksin, bana bir sey ogretme hayaliyle bosuna bu konuda, bilakis bir cok sunninin eline bir beyzbol sopasi vereceksin karsisindaki her bir alevinin kafasna vursun diye. Nerde edep nerde erkan. Soylermisin can.
Saklayacak bir seyimiz yok.
Bu bir benim de icersinden geldigim sosyalist cikarimin soylevi. Yani saklayacak bir seyiniz yok, oyle mi. isinize giderken neden giyiniyorsunuz. Ise giderken neden kravat takiyorsunuz. Yatarken neden pijama giyiyor yada deniz kenarinda neden pijama giyiyorsunuz.
Yani halkin ememk sermaye celiskisini ortaya cikarip onu orgutlemeye gittiginde, emek sermaye celiskisini bir yana birakip, allahin varligi yoklugunu tartisip bir de insanin maymundan geldigini tartismaya benziyor. Bunu yapanlar gorduler 1980 sonrasinda, Denizlerin canlarin biraktigi o guzel mirasi darmadaginik ettiler. Dun Denizlerin hemen sonrasinda gulle karsilasan sosyalistler bu gun Zonguldaktan kurekle kovalaniyorlar ve bilakis bir de AK partinin guclenmesine sebebiyet verdiler. El insaf dedik anlamadilar. Bu dan bunun gibi bir sey anlayana.
Bu olayi burda desifre etmek, bu sekilde dile getirmek, istanbulun gobeginde cikpaklar kampi kurmak gibi bir sey anlayana.
iste zaman ve mekani anlamayanlara soyleyecek baska da bir seyim yok. Ben bir Alevi olarak bu yaklasimi ve bu soylevleri protesto ediyorum. Bunu da tekrarliyorum burada canlara.
Bu konuda taviz vermek yolu kirmakla esittir bana gore. bu kadar netim. Kisildereli, Ukis in soyledigi gibi, ben boyle dusunuyorum, benim dusunmeyenlerin sayisi aevilikte benim gibi dusunenlerin sayisini gectigini gorursem, ben bir daha sesimi cikarmam.
Saygilarimla
çömez
11-10-2006, 04:22 AM
AvukatAli can
Bende böyle düşünüyorum,
Atlama sözü ilginç,başkalarına verilen koz nedir, onu anlamadım,açık yaz diğer canlarda anlamadı sanırım anlayan varsa yazsın benim kalın kafama girsin,
ve diğer söylemlerinizede katılmıyorum,kimsenin eline sopa falan verdiğimiz yok,bir önceki yazımda yaptığım eleştiri tekrar ediyorum,
İnsanlar eline sopa veya düşünce anlamında delil alacaklar dıye bir kaygımda yok,bence benim inancım bu bunu söyleyeceğim can,
Sayımmı yaptın senin gibi kaç kişi var kaç kişi yok,
Senin gibi düşünmüyorum ,ancak senin düşüncenide özgürce savunmadan yanayım,gibi bir söz etmiş Voltarel aynen öyle Ali CAn.
Sağlıcakla kal.
polata
11-10-2006, 04:39 AM
Polata Can.
Konu dağılıyor,
Burada Ali nin tanrısallığı değil,İnsanın tanrısallığı inancı ile,Ali ye de bunun verilmesi,yani Ali isminin kutsanması,Hallaccı Mansur Enel Hak sa Alide,bende yani İnsan Enel haktır.
Birlikte okuyalım ,Dedeye niyaz varmıdır,şii ve Ehli sünnette,
Devriye,
Don değiştirme,
Dem (içki içme)
Kadın erkek birlikte ibadet etmek,
bunları ben yazdım,sence bunlara islam cevaz veriyormu?
yoksa bunlara bir isim koymuşmu,bu isim nedir.
VE Aleviler cezbe halinde veya cezbeden sonrada insanı kutsar,insandaki tanrısallığı bilir,ve ona göre yaşar,davranır,
Senin o dediğin cezbenin geçmesinden sonra geriye dönüş şeriatcıların söylemidir, ki onlar onuda söylemezler, bir kapıya giridnmi geriye dönüşü yoktur,
Hakikat makamına gel,sonra cık şeriatla uğraş yok böyle birşey can.
SAğlıcakla kal.
Sn. çömez,
Birlikte okuyalım.
Dedeye niyaz var mı? Tarikatlerin hepsinde şeyh'e niyaz vardır.
Devriye kuramı ve don değiştirme sufi yaklaşım ile doğmuştur ve tasavvufun içerisinde de görülür.
Don değiştirme, Alevi inancı dışında ki İslam'ın değişik inanç ve tarikatlerinde de benzer düşüncelere rastlanır.
Kadın erkek birlikte ibadet etme, İslam'ın içerisinde çok nadir yer alır.
Şirk kelimesinin anlamı nedir?
şirk (isim, din b. (***) Arapça şirk) :Tanrı'nın birden çok olduğuna inanma, Tanrı'ya ortak tanıma, eş koşma.
Peki bu durumda yazdıklarınızdan hangisi şirk eylemi içerisine girer. Kadın ve erkeğin birlikte ibadet etmesi midir şirk, yoksa niyaz mıdır, veya devriye kuramı mıdır ya da don değiştirme midir? Hangisi Allah'dan başka ilahların, yaratıcının olduğunu beyan etme eyle midir?
Gelelim hakikat makamından çıkıp şeriat ile uğraşmaya. Hünkar, Makalat da her kapnın girelen kapıda bir öncekinin uygulanması gerektiğini yazar. Tarikat kapısından geçtim şeriat kapısındaki makamlardan bana ne yoktur. Dolayısı ile hakikat kapısındaki birisinin şeriat ile uğraşması doğaldır. Bahsettiğiniz üzere geriye dönüş yoktur ancak bulunduğunuz kapı diğer kapıların uygulamalarının da aynen devam zorunluluğunu da içermektedir.
Sessiz
11-10-2006, 04:39 AM
Ben bu konu başlığını okuduğumda bu konuya girmek bile istememiştim çünkü;
Hiç bir Alevi canımızın ''evet Hz. Ali Allah'tır'' düşüncesi içinde bulunacağını aklımın ucundan geçirmiyordum, geçiremiyordum.
Resmen bu durum bilmeden konuşmaktır ve Kur-an'ı Kerim'e göre de şirk koşmaktır.
Birde anlayamadığım bazı konularda Kur-an'ı Kerim'i kendimize öncü, lider gösteririz sonrasında ise işimize gelmediği zamansa Kur-an'ı öncü almayıp başka yerlerden birşeyler çıkarmaya çalışırız. Garip.
Hz. Ali'yi Allah yapanlara akıl fikir versin, Allah diyeceğim ama Hz. Ali'ye Allah'tır diyenlere kim akıl verir orasını bilemem.
Av.A.Guvercin
11-10-2006, 04:39 AM
avukataligüvercin can bilginden şüphem yok ve öyle güzel şeyler yazıyorsunki,saygı duymamak imkansız.yüreğine sağlık abim
Gonul kirilsin yol kirilmasin can. Gonlumuzu kirsinlar yuz kere bin kere ama yolumuzu kirmasinlar.
Alnin neden muaviyeyi boguvermedigi ve hakkina razi oldugu gerceginin bizlere sozun baglayilicigi mirasini birakmak oldugunu anlamak gerek.
Imam huzeyinin neden bile bile olume gittiginin, hangi sartlarda nerde olursan ol, zalime boyun egmemek ve inanci satmama gelenegini birakmak oldugunu anlamak gerek.
Al neden muaviyeyi bogmadi yk etmedi diye dusunebilir bazilar, yada huzeyin neden saraylara rai olmadi da olumu sevti diyebilirler.
O zaman bizlere birakacaklari mirasin yalancilik sahtekarlik uckagitcilik oldugunu anlayamayabilirler bu sorulari soran canlar.
Oysa bu gun bir yolu kirmamis olarak ssukur yolumuzdayiz.
Bir de canlara soylemek isterim, Nussayrinin kafasini ali neden kesti kendi muritinin kafasini neden anlamalilar. Eger bu konuda bir kelime daha ederlerse ve o yorumlarina devam ederlerse, nussayrinin akibetini aliden hakediyorlar demektir, baska ne diyeyim.
Saygilarimla
Diyar
11-10-2006, 04:56 AM
Ben bu konu başlığını okuduğumda bu konuya girmek bile istememiştim çünkü;
Hiç bir Alevi canımızın ''evet Hz. Ali Allah'tır'' düşüncesi içinde bulunacağını aklımın ucundan geçirmiyordum, geçiremiyordum.
Resmen bu durum bilmeden konuşmaktır ve Kur-an'ı Kerim'e göre de şirk koşmaktır.
Birde anlayamadığım bazı konularda Kur-an'ı Kerim'i kendimize öncü, lider gösteririz sonrasında ise işimize gelmediği zamansa Kur-an'ı öncü almayıp başka yerlerden birşeyler çıkarmaya çalışırız. Garip.
Hz. Ali'yi Allah yapanlara akıl fikir versin, Allah diyeceğim ama Hz. Ali'ye Allah'tır diyenlere kim akıl verir orasını bilemem.
İnan TANRIVERDİ Türk Dili Ve Edebiyatı Öğretmeni böyle demis sevgili can
Türkmen
11-10-2006, 07:39 AM
Hazreti İmam Ali ve Tanrısallığı
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=83
konuya ilişkin en ayrıntılı yazım.
selamlar.
“Ali’ ye ismullah derler
Yüzüne secde ederler
Taş yerine koyarlar
Koyamazsın demedim mi ?
Bu Kaygusuz ezeliden
Himmet almış ol veliden
Oku ilmini Ali’den
Doyamazsın demedim mi ? “
aliekber
11-10-2006, 08:56 AM
Şirk in ölçütlerini sen yaz,
Tabiki onlara göre yazarım,
Benim inancıma şirk diyorlar,
Unutma o mahlukatlar içinde sende varsın
--------------------------------------------
Sayın çömez can
Bazı sorularına cevap vermek isterim, istemez değilim de, çekiniyorum süt içtim dilim yandı yoğurdu üfleyerek içiyorum.
-------------------------------------------------------
Sünniler bana göre yoldan sapmış, ve azıtmıştır.
Azıtmışları referans almak aklı başında insanın işi değildir BANA GÖRE
Sapıtmışları ciddiye alıp da inançlarını referans alanlara garipseyerek bakarım.
Boşuna mı aleviyiz, Hz. Ali taraftarıyız?
Sünni felsefeye değer verseydik ne işimiz olurdu Ehli Beyt'in peşinde...
Ya sünni olurduk, ya ateist olurduk, ya Hristiyan olurduk, olurduk bir şey işte...
Ama biz onları sapıtmış gördüğümüz için onnların peşine değil de Ehli beyt'in peşine takılmışız.
Sitemizde bulunduğun için sende alevi olmalısın ama bu temel olguları bilmiyorsun bu çok garip...
Allah'a inancın varmı sayın can?
Nelere inanıyorsun anlat da oki birkaç gündür buraların müdavimisin seni de tanıyalım?
Nelere inanırsın ?
Ateist misin? agnostik misin?ü
Anarşist misin?
Kendince devrimci misin?
Bölücü müsün?
Uluscu Atatürkçü müsün?
Mümkünse bu temel unsurları cevaplada seni daha yakındna tanıyalım, anlayalım neden aleviliğin temel olgularından bihabersin?
aliekber
11-10-2006, 09:11 AM
Ayrıca alevilerin Tassavuf -metafizik-panteizm inancının ne olduğunu ele aldığım bir konu açmışım
Bilgilerinden katacak olan canlar buyursun gelsinler
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=4626
Av.A.Guvercin
11-10-2006, 03:07 PM
AvukatAli can
Bende böyle düşünüyorum,
Atlama sözü ilginç,başkalarına verilen koz nedir, onu anlamadım,açık yaz diğer canlarda anlamadı sanırım anlayan varsa yazsın benim kalın kafama girsin,
ve diğer söylemlerinizede katılmıyorum,kimsenin eline sopa falan verdiğimiz yok,bir önceki yazımda yaptığım eleştiri tekrar ediyorum,
İnsanlar eline sopa veya düşünce anlamında delil alacaklar dıye bir kaygımda yok,bence benim inancım bu bunu söyleyeceğim can,
Sayımmı yaptın senin gibi kaç kişi var kaç kişi yok,
Senin gibi düşünmüyorum ,ancak senin düşüncenide özgürce savunmadan yanayım,gibi bir söz etmiş Voltarel aynen öyle Ali CAn.
Sağlıcakla kal.
Bu konu benim icin bnurada kapanmistir. Sana saygisizlik etmek istemem ama israrla sirri hakikati desifre etmek gibi ithamda bulunmaya devam ediyorsun sayin comez.
ben sana bu insanlar ilk okulda diyorum sen univeritenin kitaplarindan konusuyorsun. Daha sana ne anlatayim dost. her seyi aciklarsam sirri hakikati desifre etmis olurum ben Imam Huseyinin dahi desifre etmedigi bir seyi nasil desifre ederim.
yani bu iddialar bu baslik bu konu akil baligi olmus denen bir yas vardir ya Turkce de ona cok benzemektedir.
yani bir cocuga cinsel egitimi nasil ki vermezseniz onun buyumesini beklemek zorundaysaniz ve onun bunu anlayacak seviyeye gelmesini beklemeliyseniz, bu konuyu da ancak tarikat makaminda konusabilirsiniz.
Saygilarimla
çömez
11-10-2006, 10:22 PM
Sn Polata,
senn yazınının içinde cevap yazıyım hem karşılıklı konuşuyoruz gibi olur,
Özellikle bu bbölümde tarafımca cevablanması gerekn yazılar var ,bana hiratben yazılmış yazılar,bazıları ıse ilginç,
Sn. çömez,
Birlikte okuyalım.
Dedeye niyaz var mı? Tarikatlerin hepsinde şeyh'e niyaz vardır.
Tarikatlarda, Şeyhlerine niyaz mı ederler onu bilmem ançak bizlet,Dedeye secde ederiz,bu rütüel sünni tarikatlarda yoktur,
Devriye kuramı ve don değiştirme sufi yaklaşım ile doğmuştur ve tasavvufun içerisinde de görülür.
Can.Sufilerde devriye kuramı yokrur, olmamıştır,sufilik farklı şeydir,batınilik başka şeydir,
Sufilililere bizlerde ZAHİT denir,onlarada bu yoktur, besela bir örenek ver,Nakşibendi dervişlerinden birinin Devriyesini yaz,veya don değiştirdiğine dair bir deyişini beyan et,yok böyle bir şey can
Don değiştirme, Alevi inancı dışında ki İslam'ın değişik inanç ve tarikatlerinde de benzer düşüncelere rastlanır.
Mesala hangisinde vardır,var demekle olmuyor can,
Kadın erkek birlikte ibadet etme, İslam'ın içerisinde çok nadir yer alır.
Konumuz ve benim iddiam Alevi inançlarının ve rütüellerinin İslamda olmadığıdır, Sen Tasavufa ve sufuluğe girmişsin ,Mezhepler ve tarikatların ortya çıkışı,islamın yeterli olmadığından aranan yollardır, Ben o nadirliği yazdım sadece Haç farızasında olur ,onun dışında duymadım ,okumadım.
Şirk kelimesinin anlamı nedir?
şirk (isim, din b. (***) Arapça şirk) :Tanrı'nın birden çok olduğuna inanma, Tanrı'ya ortak tanıma, eş koşma.
Peki bu durumda yazdıklarınızdan hangisi şirk eylemi içerisine girer. Kadın ve erkeğin birlikte ibadet etmesi midir şirk, yoksa niyaz mıdır, veya devriye kuramı mıdır ya da don değiştirme midir? Hangisi Allah'dan başka ilahların, yaratıcının olduğunu beyan etme eyle midir?
Benim yazdıklarıma göre,Devriye ve ,Don değiştirme,İnsana secde etme rütüelleri,şirktir, islama göre, ve tekrar ediyorum bunlar islamda yoktur,ve yaptıklarımız insanı kulluktan,tanrısllık mertbesine getirdiği için Şirktir.
Gelelim hakikat makamından çıkıp şeriat ile uğraşmaya. Hünkar, Makalat da her kapnın girelen kapıda bir öncekinin uygulanması gerektiğini yazar. Tarikat kapısından geçtim şeriat kapısındaki makamlardan bana ne yoktur. Dolayısı ile hakikat kapısındaki birisinin şeriat ile uğraşması doğaldır. Bahsettiğiniz üzere geriye dönüş yoktur ancak bulunduğunuz kapı diğer kapıların uygulamalarının da aynen devam zorunluluğunu da içermektedir.
Buraya da Komple yanıt vermeye çalışıyım,
Malakat konusunda da daha önce bir yere bana istinaden bir yazınız vardı istediğimizde onu delil ,İstemediğimzde ise başka şey diyoruz diye,
Can.
Bilindiği üzere,Malakat ,Buyruklar,ve Veleyatnameler,15yy larda yazılmaya başlandı,
Bu yazılımlarda ise hitap edilenler hayatta yoklardı ve bu dünyadan göçlerinden 50,100 yıl,belkide daha fazla süreler geçtikden sonra yazılmıştır, ( Otman Baba Velayetnamesi hariç) Bu yazılımlar sünni devlet baskılarının coğaldığı ve Rafizi,dinden cıkmış kızılbaşlar diyerek katledikdikleri dönemdir, işte burada Aleviler takkiye dönemine girmişler,inançarına Hz.Ali,12 İmam,ve Ehlibeyt söylemlerini katmışlar,kitaplarına da Kurandan veya Hz.Ali vs.den alıntı yaparken sırlarını ve inançlarınıda ifşa etmişlerdir,
ÖR:Avama namaz oruç gibi ibadetler gerekmektedir,amma hassalar bundan beridir der.( Malakat)
Şeyh Şafi buyruğu,Zahirlere nasıl ki namaz.oruç farz ise ,tarikat ehli ise,pirine niyaz ettiğinde bundan daha fazla sevaba ,hayra girer, der(Bazı kelimeler tam olarak öyle değildir belki yanımda kitablar olmadığı için)sizde namaza devam edin dememiş -takkiye-
Malakattan devam edelim Can.Malakatın cevirini yazpan,Nakşi şeyhi,Seat Coşan,ve Türk İslam sentezcisi,Gazi Üniversitesinde Hünkar adına kurulan bölümde başkalık yapıyor,adnın yanlış yaza bilirim,
Ya, soy adı,Arslanoğlu olan,veya Abdurrahrim Güzel, bu iki çeviride,Hünkarın sünni olduğunu ıspatlamaya çalışan bir cercevede ceviri yapmışlardır.
Ör.şeriatın
5.Maddesi, Namaz kılmak,oruç tutmak haç,zekat vermek gibi islamın 5 şartını katar,
7.Maddesi,Ehli sünnet vel camaatden olmak,
vs. gibi bir sürü anlatımlar yer almaktadır.
Sizce bunlar mümkünmü,Bir Batıni Dai si olan hünkarın bunları yazması ve senin dediğin gibi makamlara atladıktan sonra geriye dönüşü onaylasın, tüm bunlar ,sünni Nakşi cevirilerin ürünü,Tarih yazar Hünkarın şeriata uygun yaşamadığını, ona uymayan insan bunları nasıl yapar, (Bak,Mevlevi Tarihcsi Eflaki, Aşıkpaşazade)
Hünkar aynı Malakatta,
Şeriatı: Yel e,
Tarikatı:Ateş e
Marifetti: Su'ya
Hakikatı:Torağa benzetir,
Aşık demişya,
Sorma birader Meshebimizi
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır. bu yol girip tekrar dönme yolu değildir,
Polata CA.
Senle anlaşamadığımız nokta, Alevilikde İnsan felefesi,Sen daha ziyade,
Sünni tarikatlar tasaffufi anlayışı cercevesinde, kalıyorsun,yani Şerat ve Tarikat içinde KUL lukda taklısın,ve ikilikdesinn,
Vahdetlerin,Vahdeti şuhut veVahdeti Kusut dasın,Vahdeti Birliğe gel derim,
Diyeceklerim şimdilik bunlar,
Bu bakış açısında ise ortak noktaya ulaşacağımızı sanmıyorum.
Ben Alevi öğretilerinin bunlar olduğunu biliyorum ,yaşıyorum
Sağlıcakla kal
çömez
11-10-2006, 10:49 PM
Sayın Aliekber
Sizede sizin yazınızın içinde yanıt vereyim,karşılıklı konuşuyor gibi oluruz.
--------------------------------------------
Sayın çömez can
Bazı sorularına cevap vermek isterim, istemez değilim de, çekiniyorum süt içtim dilim yandı yoğurdu üfleyerek içiyorum.
Kimin ağzı yandı o belli değil,banlanan bendim
Sakak ağızlı olan,Anneside aynı,ve köprü aldı dimi, bu sözleri hatıladın sanırım.
-------------------------------------------------------
Sünniler bana göre yoldan sapmış, ve azıtmıştır.
Azıtmışları referans almak aklı başında insanın işi değildir BANA GÖRE
Sapıtmışları ciddiye alıp da inançlarını referans alanlara garipseyerek bakarım.
Senin düşüncan bu,bence bizim inancımız başka,onalrı bu şekilde değerlendiremem çünkü ETİK değil,
Azıttıklarına dair kıstasların nedir,
Boşuna mı aleviyiz, Hz. Ali taraftarıyız?
Sünni felsefeye değer verseydik ne işimiz olurdu Ehli Beyt'in peşinde...
Ya sünni olurduk, ya ateist olurduk, ya Hristiyan olurduk, olurduk bir şey işte...
Ama biz onları sapıtmış gördüğümüz için onnların peşine değil de Ehli beyt'in peşine takılmışız.
Elibeyt ve Hz.Ali onların yaptığı inanc rütüelinden farklımı inanıyordu,Mesela ,Oruç tutmazlarmıydı,Namaz Kılmazlarmıydı,
Delillerin nelerdir ki İslamın kurucularının farklı inandıklarını söylersin ve bu farkın Anadolu Aleviliği ile ne ilgisi var.
Sitemizde bulunduğun için sende alevi olmalısın ama bu temel olguları bilmiyorsun bu çok garip...
Senin gibi düşünmüyorum onadan bu düşünceye sahipsin,Aleviliğin ttemel olguları nedir, yazarmısın ve İslamla nasıl bir bağı vardır.
Allah'a inancın varmı sayın can?
Caennet,cehennem başlığında yazdım ,ve birçok yazı yazdım,Tarı inancımın olmadığını hangi yazımdan cıkardın,seni ıspata davet ediyorum,Ançak senin gibi inanmıyorum tanrıya, bu kesin
Nelere inanıyorsun anlat da oki birkaç gündür buraların müdavimisin seni de tanıyalım?
Nelere inanırsın ?
Neyemıi İnannırım? Herşeye İnanırım,amma senin gibi inanman,Ben Aleviyim,Alevi gibi yaşar,Alevi gibi inanrım, Sen neye inanırsın.
Ateist misin? agnostik misin?ü
Sen nesin,Şerriatcımısın,veya Şii misin ve onların Misyonerimisin,görevin Alevileri asimle etmek mi?
Anarşist misin?
bu soru ile kimin ne olduğu açık değilmi, Aleviyim
Kendince devrimci misin?
Evet devrimciyim,Sen gerici ve Faşistmisin,
Sivasa sahip çıkmayan ve şeriatcıları haklı bulan bir mantığınvar ,asıl sen nesin
Bölücü müsün?
Aleviyim,Senin gibi Aleviliği şeriata ve başka inanaçlara yamamayan biriyim ,Bölen sensin
Uluscu Atatürkçü müsün?
Evet ,Ulusalcıyım,ve Atatürke büyük saygım ve sevgim var,
Senin gibi ÜMMETCİ değilim
Mümkünse bu temel unsurları cevaplada seni daha yakındna tanıyalım, anlayalım neden aleviliğin temel olgularından bihabersin?
Aleviliğin temel olgularını yazda görelim ,kim bi haberdir,kim asimilasyoncudur, kim bölücüdür,
Ve ben yazılarımda açıkca yazıyorum ,Kimseye kendimi ıspatlama ihtiyacım yoktur,
Ançak senin gibi inanmadığım doğrudur,
SnAliekber,
Senin bu yaptığın suçlamalara yönelik yazılarını ve düşünce sistemini çoguluğun dininden oallarda yapıyor,kendi gibi düşünüp,inanmayanları iten kakan,aşağılayan bir tavıra girerler ve sende aynısını yapıyorsun,
Bu yaptığın ne kadar Alevice,
Ozan ne demiş
Cahiller sözün söyler
alimler özün yoklar diye,özünü bir yokla,
ben senin kim olduğunu yazılarından cıkardım
aliekber
11-10-2006, 10:53 PM
Bu yazılımlar sünni devlet baskılarının coğaldığı ve Rafizi,dinden cıkmış kızılbaşlar diyerek katledikdikleri dönemdir, işte burada Aleviler takkiye dönemine girmişler,inançarına Hz.Ali,12 İmam,ve Ehlibeyt söylemlerini katmışlar,kitaplarına da Kurandan veya Hz.Ali vs.den alıntı yaparken sırlarını ve inançlarınıda ifşa etmişlerdir,
Kültürümüzü takkiyecilikle açıklayanları kınıyorum.
Hz Hüseyin, Kerbela şehitleri, Pir Sultanlar ne olduğumuz konusunda şüpheye yer bırakmaz...
İnancımızı takkiyecilikle açıklamaya çalışanlar aleviliğe resmen hakaet ediyorlar.
Bziler o bildiklerinizden değiliz.
Takkiyeciliği savunanlar demekki kendilerinden pay biçiyorlar.
Kişiler dönekse, herkesi dönek görmesi kınanası bir durum , özellikle söz konusu olan alevilikse...
çömez
11-10-2006, 10:58 PM
Sevgili Avukat ali
Ben yazdığım gibi sizinle aynı düşüncede değilim,
Mesela bir çok şeyler yazıldı ,çizildi alan aldı,almayan yokya olurmu öyle şey dedi,hatta bir kaç arkadaş,seni şaşırtacak şekilde bunlar sır değil anlamında yazılar yazdı,yani alan alır,almayan bize kalır,
Ben yeeri ve zamanı geldiğinde Alevi,İnancını,Felsefesini,Kültürünü,Yaşam biçiini bildiğim ve yaşadığım kadarını yazaçağım.
SAğlıcakla Kal.
aliekber
11-10-2006, 11:00 PM
Sayın çömez can
ben sana türlü türlü seçenekler vermişim
Nelere inanırsın ?
Ateist misin? agnostik misin?ü
Anarşist misin?
Kendince devrimci misin?
Bölücü müsün?
Uluscu Atatürkçü müsün?
kendini tarif et demişim, senin apaçık soruma verdiğin cevaba bakarmısın?
Caennet,cehennem başlığında yazdım ,ve birçok yazı yazdım,Tanrı inancımın olmadığını hangi yazımdan cıkardın,seni ıspata davet ediyorum,Ançak senin gibi inanmıyorum tanrıya, bu kesin
Yazdıklarımın ne anlama geldiğini dahi çözemiyorsan, seninle konuşmam bana zaman kaybettirecek, bir birimizi tekrar kırmadan Allah yolunu açık etsin , ve sohbetlerini bol!!!
Tanrı inancımın olmadığını hangi yazımdan cıkardın,seni ıspata davet ediyorum,
Böyle bir tiplemesin işte seninle ne konuşabilirim ki en basit sorularımı bile saldırı algılıyorsun...
bye bye ve bye bye
çömez
11-10-2006, 11:04 PM
Kültürümüzü takkiyecilikle açıklayanları kınıyorum.
Hz Hüseyin, Kerbela şehitleri, Pir Sultanlar ne olduğumuz konusunda şüpheye yer bırakmaz...
İnancımızı takkiyecilikle açıklamaya çalışanlar aleviliğe resmen hakaet ediyorlar.
Bziler o bildiklerinizden değiliz.
Takkiyeciliği savunanlar demekki kendilerinden pay biçiyorlar.
Kişiler dönekse, herkesi dönek görmesi kınanası bir durum , özellikle smöz konusu olan alevilikse...
Canlar,
Ben burada açıklamalrla deililerle yazıyorum,öyle kınama ile bu işler olmuyor,
İmam Hüsyinle bağlantı kuramadım,
Pir Sultan ise,İslam ve Kuran deselerdi aılmazlardı.
Bende Aleviliği,asimile teme gayretlerinde olanları kınıyorum,
Buyrun düşğce yazın,Pir Sultanın Aleviliğini yazın o zaman,
Ay Ali'dir ,Gün Muhammet,
Üçyüz altmışaltı sünnet,
Balıklarda suya hasret
Çarkı döner şar içinde,
Pir sultanın bu deyişinde de takkiye vardır.
Bakın aynı suçlamalar ,hemem saldırı,Bilginizi konuşturun
çömez
11-10-2006, 11:07 PM
Güle güle Aliekber,
Tahmin ettiğim gibi yaptın,
Yanılmadım,
Başın pınar,Ayağın göl aolsun,
Yanlış bulduğum veya İnancıma ters gelen tüm yazılara ben yanıt yazacağım bu böyle biline.
Sürgün_24
11-10-2006, 11:29 PM
Yazılara göz atıyorum bazı arkadaslarımızın elinden gelse neredeyse Peygamberimizi putlastırıp ona tapacaklar..Konu neden bu kadar uzamıs onuda cözemedim..
Bunu kabullenmek aslında bu kadar zor ve karmasık olmamalı diye düsünüyorum..
Hz Ali Bizim halifemizdir ve onu cok seviyoruz varmı ondan ötesi..O tanrı degil ve tapınılacak bir putta degil..Tanrı oldugunu düsünenler bence biran önce içinde bulundukları calkantıdan kurtulsunlar..
çömez
11-10-2006, 11:48 PM
Sayın Türkülü yürek,
Burada Peygamber tartışılmıyor,
Burada özelde Hz.Alinin (Halife Ali değil) tanrısallığı,
Genelde ise İnsanların tanrısallığı,
Ve Sebebler, vedenler her can kendince yazılarını yazmıştır,
Kabul ederiz veya etmeyiz, saygılı olmak gerkir diye dşünüyorum
Bende senin çalkantıda olduğunu falan yazsam şık olmaz sanıyorum,
Sağlıcakla Kal
polata
12-10-2006, 12:02 AM
Sn Polata,
.
.
.
Bu bakış açısında ise ortak noktaya ulaşacağımızı sanmıyorum.
Ben Alevi öğretilerinin bunlar olduğunu biliyorum ,yaşıyorum
Sağlıcakla kal
Sn.Çözez,
Yazınızda Senle anlaşamadığımız nokta, Alevilikde İnsan felefesi,Sen daha ziyade, Sünni tarikatlar tasaffufi anlayışı cercevesinde, kalıyorsun,yani Şerat ve Tarikat içinde KUL lukda taklısın,ve ikilikdesinn,
Vahdetlerin,Vahdeti şuhut veVahdeti Kusut dasın,Vahdeti Birliğe gel derim, diye bir tespit yapmışsınız. Ancak tespitinizdeki bazı noktalara katılmıyorum. Evet ayrı noktalardan konuya bakıyoruz, ben konuya tasavvufi açıdan bakıyorum, ancak yazdığınız gibi Sünni tarikatler noktasından değil. Gerçek ayrı düştüğümüz nokta buğün Alevilik olarak adlandırılan ancak içinde farklı yaklaşımları içeren inancın farklı yaklaşımlarında olma nedenimiz. Benim yaklaşımım ile sizinkindaki farklılıklar bazı konularda ortak noktada buluşmamıza engeldir. Tarikatlarda, Şeyhlerine niyaz mı ederler onu bilmem ançak bizlet,Dedeye secde ederiz,bu rütüel sünni tarikatlarda yoktur, Dedeye mi secde ederiz yoksa Dede'nin önünde mi secde ederiz? Dede'yi ilah sayıp onu Tanrılardan birisi mi kabul ederiz yoksa ruhani bir önder mi sayarız? İkisi birbirinden farklıdır. Sizce Dede ilahlardan-Tanrılardan birimidir yoksa Hz.Ali'nin veli olması ve onun soyundan gelmesi nedeni ile ruhani bir şider midir? Can.Sufilerde devriye kuramı yokrur, olmamıştır,sufilik farklı şeydir,batınilik başka şeydir,
Sufilililere bizlerde ZAHİT denir,onlarada bu yoktur, besela bir örenek ver,Nakşibendi dervişlerinden birinin Devriyesini yaz,veya don değiştirdiğine dair bir deyişini beyan et,yok böyle bir şey can Batınilik derken kast ettiğiniz Hasan Sabbah'ın kurduğu tarikat/inançdan bahsediyorsanız incelerseniz onunda sufi olduğunu göreceksiniz. Sufizimin çıkış noktasında Kuran'ın zahiri anlamı değil batıni yani içsel anlamı yatmaktadır. Devriye kuramalarından bir örnek vermek gerekir ise insan doğanın içerisinde havada, suda, bitkide, hayvanda yer alır sonra insan bedenine girer ve dünyaya gelir. Bir tane tasavvufi yaklaşım olmadığına göre bir tane de devriye kuramı olmayacaktır. Konumuz ve benim iddiam Alevi inançlarının ve rütüellerinin İslamda olmadığıdır, Sen Tasavufa ve sufuluğe girmişsin ,Mezhepler ve tarikatların ortya çıkışı,islamın yeterli olmadığından aranan yollardır, Ben o nadirliği yazdım sadece Haç farızasında olur ,onun dışında duymadım ,okumadım. Siz her ne kadar ritüller İslam içinde olmadığından dolayı bunları şirk koşmak olarak yorumlasanızda göz önünden kaçırdığınız bir nokta vardır.
Şirk koşma tanımı çok açık ve net olarak tek ilah, yaratıcı, tanrı yerine çok ilah, yaratıcı ve tanrı varlığını kabul etmektir. Bu durum Aleviliğin içerisinde yer alan hiç bir yaklaşımda yer almaz. Ne Babağan Bektaşiliğinde, ne Çelebi Bektaşiliğinde, ne Türkmen Kızılbaşlığında, ne Tahtacılarda, ne Çepnilerde ne de diğerlerinde. Hepsinde de tek bir ilah, yaratıcı ve tanrı vardır o da Allah olarak adlandırılır. Bilindiği üzere,Malakat ,Buyruklar,ve Veleyatnameler,15yy larda yazılmaya başlandı, Buyruk'un 16. asırda Safevilerce yazılıp Anadoluya gönderildiği kesin. Ancak Makalat için 15. asırda yazıldı demek için elinizde net kaynaklar olması gerek. Makalat içerik, anlatım, ifade, yazım, yaklaşım, bilgi ve tasavvuf açısından içerdiği zenginlik bakımından yazarının üsttün meziyetlere sahip bir alim olduğu izlenimini çok rahat vermektedir. Vilayetname için dediğiniz doğrudur, Hünkar'ın ölümünden sonra halk diline ve inanışına uygun bir şekilde kaleme alındığı kesindir. Bu yazılımlar sünni devlet baskılarının coğaldığı ve Rafizi,dinden cıkmış kızılbaşlar diyerek katledikdikleri dönemdir, işte burada Aleviler takkiye dönemine girmişler,inançarına Hz.Ali,12 İmam,ve Ehlibeyt söylemlerini katmışlar,kitaplarına da Kurandan veya Hz.Ali vs.den alıntı yaparken sırlarını ve inançlarınıda ifşa etmişlerdir, Bu dediğinizden çıkan sonuç kısaca şudur; Kızılbaşlar 15. asırdan sonra takkiye yapmak için söylemlerine, yazılarına, kitaplarına, ritüellerine ve inançlarına Hz.Ali'yi ve imamları almışlardır. Sn.çömez katliamlara uğramış, dağlara çekilmiş, saklanmış bir toplumun takkiye yapmasına gerek var mıdır? Madem takkiye yapacak o zaman neden iktidarın benimsediği Ehl-i Sünnet duruken Ehl-i Şii'liğe ait sözleri, söylemleri ve inançalrı alsınlar. Madem takkiye yapacağım iktidara uygun yolu seçmem mi?
Türkmen Kızılbaşlara ait ocakları ve kurucularını incelerseniz bu konuda ki yanılgınızı göreceksiniz. Bir örnek teşkil etmesi bakımından Şeyh Ahmet ve onun kardeşi Şeyh Hasan'nı ve ocaklarını incelemizi öneririm. Malakattan devam edelim Can.Malakatın cevirini yazpan,Nakşi şeyhi,Seat Coşan,ve Türk İslam sentezcisi,Gazi Üniversitesinde Hünkar adına kurulan bölümde başkalık yapıyor,adnın yanlış yaza bilirim,
Ya, soy adı,Arslanoğlu olan,veya Abdurrahrim Güzel, bu iki çeviride,Hünkarın sünni olduğunu ıspatlamaya çalışan bir cercevede ceviri yapmışlardır. Makalat'ı çeviren bir kişi mi? Hadi o yanlış çevirdi o halde siz veya diğer bilgi sabipleri neden çevirmiyor, yanlışı düzeltmiyor? Bakınız çeviriyi yanlış saymak ile Makalat'ı yanlış bulmak birbirinden farklıdır. Bu arada bir anektot eklemek isterim çok değil 40 yıl öncesinde Hacı Bektaş Veli dergahı Kızılbaşlarca pek anlam ifade etmemektedir. Dergahta heryıl düzenlenen törenlere örneğin Malatya'dan bir veya iki köy katılmaktadır ki onlarda Çelebi Bektaşisidir. Son 20 yıldır bir birlik oluşturulması, bir önder belirlenmesi için önem arz etmiştir. Hünkar aynı Malakatta,
Şeriatı: Yel e,
Tarikatı:Ateş e
Marifetti: Su'ya
Hakikatı:Torağa benzetir,
Bunu Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii olmak üzere bir çok tarikatte göreceksinizdir. Her iki ana ayrımın tarikatlerinde oniki imam saygı ile anılır ve "İmam" sıfatı isimlerinin önünde yer alır. Gerçeğine bakarsanız Hanifi mezhebinin kurucusunun İmam Cafer-i Sadık'ın öğrencisi olması bile bize bir konuda ışık tutmaktadır. Hz.Ali en büyük Kuran tevsircisi ve en büyük batınicisidir diyebiliriz. Bu açıdan baktığımız da onun açtığı yolun diğer şekillendiricisi de İmam Cafer-i Sadıktır. Bu nedenledir ki Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii tarikatler de 4 kapı 40 makam, yel-hava-su-toprak yaklaımlarını görebilirsiniz. Makalat'a ki bu sınıflandırmanın benzeri Buyruk'ta yer aldığı gibi Şeyh Ahmet Yesevi'nin eserlerinde de yer alır.
Sonuç olarak ana konuya dönersek, bir insanı ki adı ne olursa olsun ilah, yaratıcı veya Tanrı saymak ya da birden çok yaratıcı, ilah, Tanrı varlığını kabul etmek şirk koşmaktır. Bu nedenledir ki ne Hz.Ali ne de dedeler Tanrı olmadıkları gibi Tanrı yerine de konulamazlar.
Sürgün_24
12-10-2006, 12:12 AM
Sayın Türkülü yürek,
Burada Peygamber tartışılmıyor,
Burada özelde Hz.Alinin (Halife Ali değil) tanrısallığı,
Genelde ise İnsanların tanrısallığı,
Ve Sebebler, vedenler her can kendince yazılarını yazmıştır,
Kabul ederiz veya etmeyiz, saygılı olmak gerkir diye dşünüyorum
Bende senin çalkantıda olduğunu falan yazsam şık olmaz sanıyorum,
Sağlıcakla Kal
Sayın Çömez yazılarımı iyi okuduysanız bende farklı birsey yazmadım..Ayrıca Türkülü Yürek degil Türkü_Yürekli..
Konuyu çarpıtmakta üzerinize yok, bende senin çalkantıda oldugunu yazsam şık olmaz sanıyorum demissin ne alakaysa konuyla..Kimse senin kisiselligine laf etmiyor o yüzden sana tavsiye sende etme, sonu hoş olmaz..Ayrıca benim yazımda sahsına yönelik birsey yok ismin gecmiyor olaya balıklama daldıgına göre üzerine alındın buda senin sorunun..
Ali tanrı degildir bu düsünceden de kurtul istersen biran önce!!!Bir tane ali var oda Halife Hz Ali baska yok ...
ozkan_gunduz
12-10-2006, 01:34 AM
zamanında bi kitap yazılmıs yazan kişileri biz bugun bile tasif etmiyoruz en sevdiğimzi kişiye yapılan haksızlıkların kaynagı kitabi yazan kişilerdir
biz sevdiğimiz sadıgımız yüce oalrak gördüğümüz en zor durumda bile aklımızdan cıkarmadıgımız birini baskalarının yazdıgı bir kiatp yuzunden ki o yazanları (aslında yazılanlardan kasot bir araya getirilip topalanması) tasvip etmiyoruz
neden bu kadar cekiştiriyoruz
gunumuzde neredeyse her insan kuran yazar hale gelmiş ki hal boyleyken o zamanda herseyin bire bir yazıldıgını nereden bileceyiz
o zamanlarda yazılanları bugun kaynak olarak kabul ediyorsak onca ozanlarımızın soylediklerini neden kaynak olarak almıyoruz
burda aleviliği daha cok sunni islam anlayısıyla özdeştirme gayreti içinde olanları goruyorum
ya tarihimizi bilmiyoruz yada bildiğimizi sanıyoruz
yada tarihimizin bir bölümünü bilmek haırlatmak istemiyoruz
tarihi iyi okuyun
çömez
12-10-2006, 04:10 AM
Türkü_yürekli Can
Sen orda benim düşünce tarzıma çalkantılı demişsin,isim vermemişsin evet tekrar ediyorum şık değil, ve bunda da bir çarpıtma görmüyorum,
Ve kişiliğine benim yazımda herhangi bir söz yok ve
sonu hoş olmaz
Ne bu tehdit vari konuşma,
Canlar garip değilmi,hep racon kesme ayakları,ne olur can,
Benim yazımda tehdit yok,kişiliğe hakaret yok,amma hemen karşıdan bir şekilde bu tip yazılar geliyor.
Bence İnsan Tanrısaldır, ve Tanrının tecellisidir.
Diyar
12-10-2006, 04:18 AM
Türkü_yürekli Can
Sen orda benim düşünce tarzıma çalkantılı demişsin,isim vermemişsin evet tekrar ediyorum şık değil, ve bunda da bir çarpıtma görmüyorum,
Ve kişiliğine benim yazımda herhangi bir söz yok ve
Ne bu tehdit vari konuşma,
Canlar garip değilmi,hep racon kesme ayakları,ne olur can,
Benim yazımda tehdit yok,kişiliğe hakaret yok,amma hemen karşıdan bir şekilde bu tip yazılar geliyor.
Bence İnsan Tanrısaldır, ve Tanrının tecellisidir.
Arkadaslar bence burada herkes düsüncelerini ortaya döküyor bence abartmayalim olayi!
Sürgün_24
12-10-2006, 04:21 AM
Sonu hoş olmaz dedim bu tehdit degil sen tehdit görmemissin hayatında..
Benimki sadece uyarı sen bana birsey dersin altında kalmam laf uzar gereksiz yere demek istedim onudamı yanlıs anladın pes dogrusu..Sütten çıkma ak kaşıksın sen zaten..Sana söyleyecek lafım yok artık...
çömez
12-10-2006, 04:43 AM
Sn Polata,
aynı şekilde sohbette devam edelim,
Sn.Çözez,
Yazınızda diye bir tespit yapmışsınız. Ancak tespitinizdeki bazı noktalara katılmıyorum. Evet ayrı noktalardan konuya bakıyoruz, ben konuya tasavvufi açıdan bakıyorum, ancak yazdığınız gibi Sünni tarikatler noktasından değil. Gerçek ayrı düştüğümüz nokta buğün Alevilik olarak adlandırılan ancak içinde farklı yaklaşımları içeren inancın farklı yaklaşımlarında olma nedenimiz. Benim yaklaşımım ile sizinkindaki farklılıklar bazı konularda ortak noktada buluşmamıza engeldir.
Dedeye mi secde ederiz yoksa Dede'nin önünde mi secde ederiz? Dede'yi ilah sayıp onu Tanrılardan birisi mi kabul ederiz yoksa ruhani bir önder mi sayarız? İkisi birbirinden farklıdır. Sizce Dede ilahlardan-Tanrılardan birimidir yoksa Hz.Ali'nin veli olması ve onun soyundan gelmesi nedeni ile ruhani bir şider midir?
Hayır Ali soyundan gelmesinden değil,İnsan olmasından dolayı,Tanrılardan değil,tanrısal özü yönüyle kutsal olmasından,ve tabiki ruhani uluhiyetindendir.yani dedeler Ruhban dırlar, buda yani Ruhbanlık islamda yoktur.
Batınilik derken kast ettiğiniz Hasan Sabbah'ın kurduğu tarikat/inançdan bahsediyorsanız incelerseniz onunda sufi olduğunu göreceksiniz.
Hasan Sabbah ve sufilik,yk öyle birşey can. Sufizimin çıkış noktasında Kuran'ın zahiri anlamı değil batıni yani içsel anlamı yatmaktadır.
Hasan Sabbahın Kurani yorumu falan yotur,ve Kuran ne ise odur,Baini yorumu falan olmaz.Kuran açık ve nettir.
Devriye kuramalarından bir örnek vermek gerekir ise insan doğanın içerisinde havada, suda, bitkide, hayvanda yer alır sonra insan bedenine girer ve dünyaya gelir. Bir tane tasavvufi yaklaşım olmadığına göre bir tane de devriye kuramı olmayacaktır. Siz her ne kadar ritüller İslam içinde olmadığından dolayı bunları şirk koşmak olarak yorumlasanızda göz önünden kaçırdığınız bir nokta vardır.
Devriye Kuramları ne kadar farklıdır amma ,Devriye vardır, ve İslamda,Kuranda devriye yoktur,
Kuranda,İnsan ölür, ve Kalkım (Mahşer) gününe kadar bekler, yok öyle ottan, toprekdan geri felmek,biraz net olalım can,
Şirk koşma tanımı çok açık ve net olarak tek ilah, yaratıcı, tanrı yerine çok ilah, yaratıcı ve tanrı varlığını kabul etmektir. Bu durum Aleviliğin içerisinde yer alan hiç bir yaklaşımda yer almaz.
Bu kuramlar ve insanın tanrısallığı,Cem vsç tüm kuramlar vardır, ve bunları islam kabul etmez,birbirimizi kandırmayalım.
Ne Babağan Bektaşiliğinde, ne Çelebi Bektaşiliğinde, ne Türkmen Kızılbaşlığında, ne Tahtacılarda, ne Çepnilerde ne de diğerlerinde. Hepsinde de tek bir ilah, yaratıcı ve tanrı vardır o da Allah olarak adlandırılır.
Tüm bu saydıkların Alevidir, ve aralarında sürenek olarak farklılıklar vardır, bu tip isimlendirme sadece yöreseldir,Alevilerin hepsi kızılbaştır, Hepsi insanı kutsar,allah kavramı senin anladığın yada anlattığın şekilde değildir.
Buyruk'un 16. asırda Safevilerce yazılıp Anadoluya gönderildiği kesin. Ancak Makalat için 15. asırda yazıldı demek için elinizde net kaynaklar olması gerek.
Yazan Adamımı buluyum net kaynak ,Okuduun kaynaklarda yazar,en erken ortya cıkan tarıhler,15 asıdır.daha önce bir kaynak varmı Hünkarla ilgili,(Tarihcilerin hariç)
Makalat içerik, anlatım, ifade, yazım, yaklaşım, bilgi ve tasavvuf açısından içerdiği zenginlik bakımından yazarının üsttün meziyetlere sahip bir alim olduğu izlenimini çok rahat vermektedir. Vilayetname için dediğiniz doğrudur, Hünkar'ın ölümünden sonra halk diline ve inanışına uygun bir şekilde kaleme alındığı kesindir. Bu dediğinizden çıkan sonuç kısaca şudur; Kızılbaşlar 15. asırdan sonra takkiye yapmak için söylemlerine, yazılarına, kitaplarına, ritüellerine ve inançlarına Hz.Ali'yi ve imamları almışlardır. Sn.çömez katliamlara uğramış, dağlara çekilmiş, saklanmış bir toplumun takkiye yapmasına gerek var mıdır? Madem takkiye yapacak o zaman neden iktidarın benimsediği Ehl-i Sünnet duruken Ehl-i Şii'liğe ait sözleri, söylemleri ve inançalrı alsınlar. Madem takkiye yapacağım iktidara uygun yolu seçmem mi?
Evet bu bir tecih,ya sünni olacaksın yada bu şekilde yaşayacaksın.
Dağlarda olmak cevre olmak,merkezle bağını kesmiyor,
Zaten sünni olanlar olmuş olmayanlarda her zorluğa gögüs gererek bu günlere gelmiştir.Ehli şii mi,neyse can,İslami görünmek için almışlar.
Türkmen Kızılbaşlara ait ocakları ve kurucularını incelerseniz bu konuda ki yanılgınızı göreceksiniz. Bir örnek teşkil etmesi bakımından Şeyh Ahmet ve onun kardeşi Şeyh Hasan'nı ve ocaklarını incelemizi öneririm.
Şeyh Hasan oçağı batını bir oçak olup,Babi ayaklanmasına desdek vermiş bir ocaktır.Bugüm İsmail Kaygusuzun falan Alevi ilam fantezilerine istinaden o oçakları örnekleme can.
Makalat'ı çeviren bir kişi mi? Hadi o yanlış çevirdi o halde siz veya diğer bilgi sabipleri neden çevirmiyor, yanlışı düzeltmiyor? Bakınız çeviriyi yanlış saymak ile Makalat'ı yanlış bulmak birbirinden farklıdır. Bu arada bir anektot eklemek isterim çok değil 40 yıl öncesinde Hacı Bektaş Veli dergahı Kızılbaşlarca pek anlam ifade etmemektedir. Dergahta heryıl düzenlenen törenlere örneğin Malatya'dan bir veya iki köy katılmaktadır ki onlarda Çelebi Bektaşisidir. Son 20 yıldır bir birlik oluşturulması, bir önder belirlenmesi için önem arz etmiştir.
Yanılıyorsun can ,senn yaşın kaç 40 yıl öncesini söylüyorsun,okudum diyeceksin,
Şah İsmailin yenigisi ve Kalender Celebinin Ayaklanmasından sonra Hacı Bektaş Merkez olmuştr ve adı üstünde SERÇEŞMEDİR, sen nerden aldın bu öğretiyi canyok öyle son 20 yıldır falan sözü böyle bişey yok,
Alevilikde el ele el hakka bağlı deyimi vardır, ve bu söz itikatınca Hünkarın makamı hep gözde olmuştur, bu söylem i sünnice buldum,bir başka yerde de bunu yazmışssın kaynağın nedir.
Bunu Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii olmak üzere bir çok tarikatte göreceksinizdir. Her iki ana ayrımın tarikatlerinde oniki imam saygı ile anılır ve "İmam" sıfatı isimlerinin önünde yer alır. Gerçeğine bakarsanız Hanifi mezhebinin kurucusunun İmam Cafer-i Sadık'ın öğrencisi olması bile bize bir konuda ışık tutmaktadır. Hz.Ali en büyük Kuran tevsircisi ve en büyük batınicisidir diyebiliriz.
Yapma gözünü seviyim, sünni tarikatlar 12 İmamcı öylemi,nerden buldun bu delili he can,Hz.Ali batini falan değildi,İmam Caferde değildi ,o bildiğimiz,Ortaddoks bir yorumcuydu,Hanifinin onun öğrenci olması,Aleviliğe bir şeref katmaz,
Bu açıdan baktığımız da onun açtığı yolun diğer şekillendiricisi de İmam Cafer-i Sadıktır. Bu nedenledir ki Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii tarikatler de 4 kapı 40 makam, yel-hava-su-toprak yaklaımlarını görebilirsiniz. Makalat'a ki bu sınıflandırmanın benzeri Buyruk'ta yer aldığı gibi Şeyh Ahmet Yesevi'nin eserlerinde de yer alır.
Tabiki yer alır,Çünkü,Yel,Hava,Ateş,Toprak bir eflatun felsefesidir, onlarda biliyordur,b
Bilmek başka
Bulmak başka
Olmak başkadır can.
Tayyipde Hz.Aliyi sever,?
Sonuç olarak ana konuya dönersek, bir insanı ki adı ne olursa olsun ilah, yaratıcı veya Tanrı saymak ya da birden çok yaratıcı, ilah, Tanrı varlığını kabul etmek şirk koşmaktır. Bu nedenledir ki ne Hz.Ali ne de dedeler Tanrı olmadıkları gibi Tanrı yerine de konulamazlar.
Bunlar senin ve senin gibi düşünenlerindir,
Alevilerin Tanrı_İnsan anlayışları,İslamın anlayışından farklıdır, hep öyle olmuştur,öyle olmaya devam edecektir,
Senin Tanrı anlayışın Tanrı-Kul ilişkisidir, BU Aleviliğin Anlayışı değildr.
Sanırım yarın devam ederiz ben işyerindeyim birazdan cıkarım,
Sağlıcakla kal,
NOT: Yazılarına katılmasamda, yaptığımız bu seviyeli ve hoş sohbet için teşekküt ederim.
aliekber
12-10-2006, 05:48 AM
Ben sana neye inanıyorsun demiştim
=aliekber
Nelere inanırsın ?
Ateist misin? agnostik misin?
Anarşist misin?
Kendince devrimci misin?
Bölücü müsün?
Uluscu Atatürkçü müsün?
senin bana dediğine bir bakar mısın?
= çömez
Tanrı inancımın olmadığını hangi yazımdan cıkardın,seni ıspata davet ediyorum,
Kişiler hakkında ender yanılırım , ki seninle daha önce de konuşmama kararı almıştım, sen kuşkusuz arızanın tekisin işte sorum işte cevabın...
Ve sonraki yazın
Güle güle Aliekber,
Tahmin ettiğim gibi yaptın,
Yanılmadım,
Evet yanılmadın tahmin ettiğin gibi arıza kişiliklerden uzak durmayı tercih ediyorum.
eylem
12-10-2006, 06:57 AM
sofi-06
Ben zaten sadace Alewilerin piri demedim lütfen yanlış anlaşılmasın..
inantanriverdi
12-10-2006, 08:49 AM
Bizim diye yeni bir yol kurmuşlar,
Biz gideriz gitmeyenden bize ne?
Muhammed-ali’yi önder bilmişler
Biz biliriz bilmeyenden bize ne?
Pir Sultan Abdal
Merhaba;
Sitenizde yayınladığınız “Hz. Ali’nin Tanrı Olduğu Düşüncesi-İnan TANRIVERDİ”adlı makaleye verilen cevaplar üzerine:
“Birdost”Sefil Ali’nin bir şiirini vermiş.(Gerçi dörtlüklerin yeri karıştırılmış.)ve şöyle demiş:
“Burada verilen her beyitin manasını bilmeden yorum getirmek
sizi tehlikelere sürükler. Söyleyen dediğini biliyor da buraya yazanın ne dediğinden bilgisi var mı?”
Tabi ki bilgimiz var sevgili dost. Bilmediğimizi söylemek bizim Âdetimiz değildir. Şiirin orijinali ve açıklaması aşağıdaki gibidir. (bu arada şiir beyitlerle değil dörtlüklerle yazılmıştır.)
Sefil Ali diğer adıyla Derviş Ali,Çorumlu olup Alevi ulularından Teslim Abdal’ın torunudur. Sadece bu şiirinde değil birçok şiirinde İmam Ali’nin tanrılığını/tanrısallığını (Bin bir ismi vardır bir ismi Allah-ben Ali’den başka tanrı görmedim…gibi) dile getirmiştir.
Sefil Ali’nin bu şiiri bir Alevi söylencesini dramatize etmektedir. İmam Ali ile hilafet gaspçılarından Ömer arasında geçen bir diyalogu anlatır. Efsaneye göre :
Çöl ortasında Ömer ve İmam Ali sohbet ederken Ömer İmam Ali’yi küçümseyince İmam Ali hiddetlenir ve Ömer’e “ben Allah’ım. Sen benimle nasıl böyle konuşursun.” İmam Ali sözlerini bitirmeden gök gürler,şimşekler çakar ve şiddetli bir yağmur başlar. İmam Ali’nin sözlerine gök şahitlik eder.
Şah-ı Merdan coşa geldi sırrın aşikar eyledi,
“yağmuru yağdıran benim”dey Ömer’e söyledi.
Ol demde şimşek balkıyıp yedi sema gürledi.
Hem sakidir,hem bakidir nur-i Rahman’ım Ali
Ömer bu manzara karşısında korkuya kapılıp Muhammet Peygamber’e koşar. Bunun doğru olup-olmadığını sorar. Muhammet Peygamber,Ali’nin sözlerini doğrular.
Ömer varıp Hak Muhammed katına dedi eyle beyan
Ya Muhammed ,Ali midir arş ü alada gürleyan
Çarh-ı gerdun ellerinde türlü hikmet eyleyan”
Hem sakidir,hem bakidir nur-i Rahman’ım Ali
Hak Muhammed buyrdu ki” Yektir Ali bir” dedi
Hem evvel,hem ahir;her şeye kadir “dedi
Ali’ye şirk koşanlar mutlaka kafir” dedi
Hem sakidir,hem bakidir nur-i Rahman’ım Ali
Kün deyince var eyledi on sekiz bin alemi
Hem yazandır hem bozandır levh-i mahfuz kalemi
Türlü dertlerin dermanı,yaraların merhemi
Hem sakidir,hem bakidir nur-i Rahman’ım Ali
Sefil Alim akıl ermez hikmetine Ali’nin
Sarraf olan değer biçer gevher ile lalının
Nice aşığa maşuk oldu,aklın aldı delinin
Hem sakidir,hem bakidir nur-i Rahman’ım Ali
Tabi Ömer Muhammed’e inanmaz. Ondan sonra gelen Ömerler de inanmaz… boşuna demiyor ya Sefil Ali “Sarraf olan değer biçer gevher ile lalının”
Şiir ve hikayesi açıktır. Açık olan ise Ali’nin tanrılığıdır.sakidir Ali,Kevser ırmağından müminlere dolular sunar… bakidir.evveldir,ezeldir,ebedir,levh-i mahfuzu/kaderi yazandır.yaratmak isterse “kün”/ol der ve her şey olur. böyle yaratmıştır tüm varlıkları. Kuran’da da böyle yazar.
“Sözüm kendime kimse üzerine alınmasın”demiş Birdost. Biz de üstümüze alınmadık. “bir padişah olur,iki padişah bir koltuğa oturmaz.benim inancımda tevhid var,sizi bilmem.ikrar kime verilir bilicez….”
Kaldı ki bizim bir padişahımız var,iki gören o. Biz de tevhide inanırız ve kime ikrar vereceğimizi çok iyi biliyoruz.
Agahi alemde pire bağlıyız
Birdir ikrarımız bire bağlıyız
Aslı_33 Peyikçi arkadaşımız konuya biraz Müslümanca yaklaşmış. Söylediklerine katılmıyorum arkadaşımızın. “Ozanlarımız aşk ile böyle söyleyebilir ama Hz. Ali (Kv) Allah değildir.böyle kabul etmek şirke düşmektir.” Biz olayı böyle değerlendirmiyoruz. Ozanlarımızın sözlerine bu tür basit yorumlar getirmek büyük bir hatadır.onlar görmezden gelmektir.
Hz Ali’nin bir sözüyle bitiriyor arkadaşımız sözlerini:”Benim yüzümden iki tip insan helak olmuştur. Birinciler beni sevme konusunda aşırı gidenler. İkincisi de beni sevmeyip aleyhimde bulunanlardır.” Kul himmet’in şu sözleri cevap için yeterli olacaktır.
Çok günahım varsa ne de gamım var
Ali gibi şah-ı merdana düştüm
Bu yazıyı sitenizde yayımlayan Gonca arkadaşa teşekkür ediyorum.çalışmalarında başarılar dilerim.
09.10.2006
Sinan TANRIVERDİ
inantanriverdi
12-10-2006, 08:51 AM
ALEVİLİĞİ SATANLAR- ve Aleviliği savunanlar
geçtiğimiz yaz Karacaahmet sitesinde bazı yazılarım yayınlanmıştı. Bunlardan biri vardı ki siteyi hazırlayanların yayınladıklarına bin pişman oldukları bir yazıydı: “Alevi İnancında Hz. Ali’nin Tanrı Olduğu Düşüncesi”
bu yazı tekke erbabını deliye döndürdü. Ne yapacaklarını bilemediler. Nasıl yanıt vereceklerini de. Aleviler için yeni bir şeydi bu yazı. Gizli kalması gereken,tarihin karnlığına gömülmesi gereken bir konuyu işliyordu. Hele hele Aleviliğin ve Alevilerin sünni devlet sistemine yedeklenmeye çalışıldığı bu dönemde yazılacak yazımıydı bu canım. Ne güzel adamlar işlerini yoluna koymuşken… Aleviliği düzenin talimatları doğrultusunda yeniden biçimlendirmeyi neredeyse başarmışlarken farklı bir yönünü ortaya çıkartmak olacak işmiydi. Sonra efendileri ne der? Hemen önlemini almalıydılar. Reddiyeler yazmalıydılar. Peki ne yazacaklardı. İşte orda sıkıştılar. Alışmışlar kendileri atsın savursun,insanlar dinlesin “büyüksün abi” desinlere. Bu kez ezber bozuldu.
Yayınlayalım,bunlara bağırır çağırırız sustururz. Hadlerini bilirler bir daha böyle bir şeye cesaret edemezler”düşüncesiyle olsa gerek yayımladılar bir defa. Ama öyle olmadı.
İşin kolayına kaçtılar. Konuyu bireyselleştirme ve saptırma… vay efendim Aleviliği Kürtlüğe bağlıyormuşuz da,vay efendim Alevilik islamın özüymüş de,efendim nasıl böyle bir şey söylenirmiş.. küfürler,hakaretler….. ama gene olmadı.. hemen yanıtını aldılar.zaten cevap bulamıyorlar.. bir de aynı sertlikte yanıtla karşılaşınca iyice tebdilleri şaştı. Okuyucu yorumlarını sansürlediler önce;sonra benim yazılarımı yayınlamadılar,daha sonra da kardeşimin. Çünkü söyleneler karşısında dilleri tutulmuştu. Cesaret edemiyorlardı yayınlamaya.
Peki ne oldu? Neyi engelleyebildiler ki. Alevi halkı yazılarımızdan uzak tutabildiler mi? Hayır! Bu yazılar daha sonra üç alevi formunda yayınlandı. İnsanlar mail yoluyla bize ulaştı. Hatta güzel dostluklar kuruldu. Binlerce kişi bunların sayesinde bu yazıları okudu. Halkın gözünde yarattıkları o her şeyi bilir imajı tozla buz oldu,tahtları sarsıldı. Bu yazının daha geniş bir biçimi KIRKBUDAK dergisinde 2006’da yayımlanmıştı. Şimdi başka alevi sitelerinde de yayınlanıyor. Hatta o yayınlamaya korktukları yazılarla beraber. Yani düşündükleri gibi sesimizi kesemediler. BİR HALKIN SESİNİ NASIL KESEBİLİRLER Kİ!
BU ONLARIN ACİZLİĞİNİN VE KORKAKLIĞININ GÖSTERGESİYDİ
Korkuyorlardı!çünkü aldıkları yanıtlara karşı bir şey söyleyemiyorlardı. Cevap vermiyorlardı! Çünkü alevliği bilmiyorlardı. Alevi önderlerini/ozanlarını-mitolojisini ve teolojisini bilmiyorlardı. Elleri ayakları birbirine dolaşmıştı. Çünkü ezberleri bozulmuştu. Çare ne olabilirdi?buldular! kesin bunlar delidir deyip işi geçiştirmeye çalıştılar. Başaramadılar.
Bunları Aleviliğin adına konuşmak için /Alevililiğe önder olarak kim seçmişti. Kimdi bunlar.bunlar koynunun bulunmadığı dönemlerde alevi dernek-vakıf ve dergahlarının başına çöreklenmiş tekke oligarşisinin uzantılarından başkası değildi. Alevilerin bedenlerini panzerlerin,bul dozerlerin önüne siper ederek/canlarını ortaya koyarak boğazlarından –çocuklarından kestikleri parayla kurdukları dergahların başına oturmuş Alevilerin emeğini sömüren bir avuç alevi düşmanından başkası değildi bunlar. Görevleri bir yandan Aleviliği evcileştirmeye çalışmak öte yandan düzene yedeklemekti. Evet kısmen başardılar bunu. Birilerinin yedirdiği somun ekmeği midelerine iyi geldi. Ama birileri haddini bilmeyerkten çıp oyunlarını bozunca her çeşit çirkefi yapmaktan çekinmediler. Yaygarayı bastılar.ama durum onu gösteriyor ki daha çook bağıracaklar.
Bunlar kendilerine alevi önderliği sıfatını kimden izin almışlarda takmışlar. Beni temsil etme hakkını kim verdi onlara ben hala anlamış değilim.kime yaranmaya çalışıyorlar? Gecenin saat üçünde dergahlarına başlarına yıkanlara mı? Gök yüzünde halkına ölüm yağdıranlara mı? İnsanlarımı yakanlara mı? Maraşları,Çorumları yaratanlara mı? Dedeliği,cemi yasaklayıp dergahlarımızı ahıra çevirenlere mi? Üzerimize kurşun yağdıranlara mı?......
Bunlar bizim içimizden çıkan Hızır Paşalardır. Alişer’in kellesini kesenlerdir. 2 Mahmut’un Bektaşi dergahlarına atadığı Nakşi şeyhleridir. Sadece post ve ad değişmişlerdir. Ama ne yapabilirler ki? Sonunda o Nakşi şeyhleri de gerçeğin karşısında pes edip Bektaşiliği seçmedi mi?
Bizim karşımıza ırkçıları,dincileri,yozları ve yobazları çıkartıyorlar. Buyursunlar. Biz buradayız. Arap Aleviliğini bile türke bağlayanlar bize ne yapabilir ki?
“severim dostluğun da
Düşmanlığın da
Erkekçesini..”
Alevi kaynaklarından söz ediyorlar. Aleviliğin en büyük kaynağı ozanlarımız değil mi? Yazılı kaynaklarımızın çoğu yakılmışken bu yolu ozanlarımız bu güne taşımadı mı?
BİZ ALEVİLİĞİ BAŞKALARI GİBİ NE TÜRKLÜKTE,NE KÜRTLÜKTE NE DE BAŞKA BİR YERDE ARIYOR. NE DE BAŞKA BİR YERE YAMIYORUZ. ONU KENDİ ÖZÜNDE ARIYORUZ. HELE HELE ALİSİZ ALEVİLİK YARATMAK BİZDEN ÇOK UZAK. Zira “Alisiz muhabbet olmaz.”
İsmail Beşikçi diyor ki Alevileri en çok öldüren lider Hz. Ali’dir. Ömerin,Osman’ın danışmanı olduğu için Ali,Müslümanlar da kürt topraklarını bu dönemde istila ettiği için Aleviler de Kürt olduğu için Aleviliği en çok Ali katletmiştir. Hayır Alevilik bir kürt dini değildir. Ve Alevileri ve bölgedeki diğer halkları katledenler de Kürtler olmuştur.
Kürtler ta Anadolu Selçukluları döneminden beri Sünni devletin vurucu gücü olmuştur. Babaileri bastıran Selçuklu ordusunun önemli bölümü Kürt aşiretleriydi. Celali ayaklanmalarını Osmanlı değil Kürtler bastırdı. Hem de herkesi katlederek. Yavuzun yanında Kızılbaş safevilerin karşısına dikilenler Şeyh Bitlisinin cemaat üyeleriydi hamidiye alaylarını da unutmamak gerek…. Beşikçi yanılıyor.
Kaldı ki onların Kürtleştirmeye çalıştığı Yezidilik Aleviliğin oluşumundan yüz yıllar sonra ortaya çıktı. Bu durumda Alevilik Yezidilikten değil,Yezidilik Alevilikten etkilenmiş olabilir.
Cemal Şenerler,İsmail Onarlılar,Vahap Gügörler ve diğerleri de yanılıyorlar. Alevilik şamanizmin bir devamı da değildir.
Alevilik orta Asya-Fars- Anadolu kültürlerinin Mezopotamya’da bulaşması;Abbasi zulmünden kaçan İmamlar ve ali soyluları ile İsmaili dailerin biçimlendirmesiyle yeniden biçimlenmiş kökleri daha eskiye dayanan bir inançtır. İşte önemli olan bu köklere inebilmektir. Ne yazık ki bu noktada kaynak sıkıntısı yaşanmaktadır.
ALİ DE BU KÖKLÜ İNANÇ İÇERİSİNDE KİLİT NOKTADIR. ALEVİLİĞİ ÇÖZMEK/ANLAMAK İÇİN ALİ’NİN ROLÜNÜ İYİ KAVRAMAK VE TESBİT ETMEK LAZIMDIR.
İŞTE BİZ TÜM ÇALIŞMALRIMIZDA ALİ’NİN YERİNİ ÇÖZME GAYRETİNDEYİZ. ALİ’Yİ ALEVİLERDEN UZAKLAŞTIRMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL.
Aleviliğin Sünnilikle bir ilgisi yoktur. Benzerliği yoktur. Sünnilik Ebu Bekir’le başlayıp Osman’dan Muaviye’ye oradan da Abbasilerce devr alınan ve temelde Ali’yi dışlayan ya da rolünü küçümseyen hatta Ali’yi yok sayan eski Arap ve İran etkisini yoğun olarak yaşayan yapay bir sistemdir.
Öyle ki Kuran bile yeniden yazıldı. Yazılmakla kalmadı. Kuranın yorumlanması da yasaklandı. Yeni ayetler eklendi,çıkartıldı. Bu yüzyıllardır Alevilerin savunduğu bir düşüncedir.
Yavuz’un bir şiiri var:
Geçme namerd köprüsünden /ko aparsın su seni
Tilkiler parçalayacağına/aslanlar yesin seni
Ne kadar doğru bir söz. Ama ne yapalım biz geçtik bir defa.
Tekke oligarşisinin iddia ettiği gibi biz imamları,Ehl-i beyt’i yok saymıyoruz. Alevilikteki yerini inkar etmiyoruz.
ONLARA SORMAK İSTİYORUM HIZIR PAŞANIN ÇOCUKLARI YOLU AYDINLIĞA ÇIKARTMAK İÇİN UĞRAŞANLAR MI ALEVİLİĞİ ALEVİ DÜŞMABNLARINA SATANLAR MI?
BİZ ONLAR GİBİ HINZIRLARIN DEĞİL HIZIRLARIN YOLUNDYIZ….
İster ruh desinler ister kalender
Olmuşuz felekten korkmaz semender
İstersen ilahi tamuya gönder
Biz pire uymayı hikmet biliriz
Tüm insanlığa sevgiler,mutluluklar dilerim.
Herkesin güldüğü bir dünyada görüşürüz umarım
10.10.2006
İnan TANRIVERDİ
aliekber
12-10-2006, 09:36 AM
Sadece inancınızın ismini koymak kalıyor...
Hz Ali'yi Allah belleyen aleviler:D
Zaman neyin ne olduğunu gösterecek ki ***'nın alevi stratejisi isimli makalede her şey belli olmuştur...
Önüne gelen istediği gibi yorumlamaya elbette hakkı vardır ama zaman öyle birşey ki doğruyu eğriden seçiyor.
Kimin aleviliği satıp insnalarımızı böldüğü de ortaya çıkacak.
Güzel de olacak kampınızı seçin ve kendinize isim de bulun.
Ve o ki mertlikten bahsediyorsunuz mümkünse karşı tarafı karalayıp atıp tutmadan.
Dedi kodu, çamur atma, sonrada gidip Ermeni-Yunan ve *** teorilerini destekleyenlerin çok şükür maskesini al aşağı ettik.
Adam gibi fikirlerinizi savunup, etiket isminizi koyduktan sonra iyiyi doğrudan elbette Allah ayırtacak
Türkmen
12-10-2006, 09:43 AM
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=83
sayın inan tanrıverdi,
sözlerinizin bir kısmına katılmamakla birlikte yazınızı genelde olumlu buluyorum.
ne var ki bence hazreti ali tanrı / allah değildir. sadece tanrısal bir kimliğe sahiptir.
tanrısal olmakla tanrı olmak arasındaki farkı ayırdedemeyen arkdaşlarla tartışmalarımız bir süre daah devam edeceğe benziyor.
tekrar söyliyeyim. bana göre HAZRETİ İAMAM ALİ, TANRI DEĞİLDİR. AMA TANRISALDIR !
SELAMLAR.
aliekber
12-10-2006, 10:39 AM
Şimdi de yazını gözden geçirelim ki aklı karışan canlarımız imanlarından kayıpları olmasın...
Bilmediğimizi söylemek bizim Âdetimiz değildir.
Bilmediğini söylemek “adat’e” göre mi oluyor?
Bu ilk giriş sözünün bile anlamı yok ki?
Bu işler delillerle , bilimlerle çözülür, bizim adetimizmiş, yok adetimiz değilmiş bunlar boş laflar. O ki kendinden büyük lokmalar yemektesin, o lokmalara göre de laflar edeceksin.
Bizim adetimizmiş, adetimiz değimiş hiçbir şey ispatlamaz.
Dakka bir faul bir.
Sefil Ali diğer adıyla Derviş Ali,Çorumlu olup Alevi ulularından Teslim Abdal’ın torunudur. Sadece bu şiirinde değil birçok şiirinde İmam Ali’nin tanrılığını/tanrısallığını (Bin bir ismi vardır bir ismi Allah-ben Ali’den başka tanrı görmedim…gibi) dile getirmiştir.
Sefil Ali Hz Ali’yi Allah bilmiş meselesi tam olarak nedir Hz Ali’yi nasıl Allah görmüş? Yani bunun da açılımını verseydin? Allah kendisi mi o şaire bunu demiş? Yoksa şiirle başka şeyler mi anlatmaya çalışmış? Bu konuda bir fikir birliği sağlanmış mı ? Bu konuda şairin kendi ağzından açıklaması varmı? Yoksa dayanak yorumlanmış şiirler mi?
Beşer bir insanın ağzından çıkan hek kelime çıktığı gibi anlaşılacak diye bir kaide falan varmı?
Sefil Ali’nin bu şiiri bir Alevi söylencesini dramatize etmektedir.
Söylence deyince akla ne gelir? Söylence gelir elbet, bir varmış bir yokmuş.
Ki bu söylenceyi , masalı , bir varmış bir yokmuş'u sosyolojik açıdan da ele alınabilir: bu söylence hangi yöreye özel? Hangi aşiretlere özel? Gibi sorular elbette aydınlık ister değil mi?
Efsaneye göre :
Ne olduğunu kendin yazmışsın zaten : efsane, bir varmış, bir yokmuş, ya varmış ya yokmuş…
Şimdi efsanelere dayanarak mı inanç oluşturalım?
Bunun ciddi bir yanı olası mı ismi üstünde efsane…
Ki bu efsaneyi kimlerin uydurduğu da elbette önem taşır…
Hangi yöre veya hangi aşiretlerin uydurduğu biliniyor mu?
Bu güne kadar ciddi sayılacak tek bir bilim adamı var mıdır ki efsanelere dayanıp da sonuç çıkarsın?
Allah bilir sen de kendini bilim mertebesinde sayıyorsundur?
Aslını, gelmişini geçmişini bilseydim daha çok belirginlikler bulacağımdan adım gibi eminim, hele ki çocukluğuna inebilseydim...
İnsanın doğduğu ortam, aldığı eğitim, çektiği acılar kişiliğini şekillendiren sebeplerdendir.
Nasip kısmet olursa bu yönde de bilgi alırız sizden bir gün...
Çöl ortasında Ömer ve İmam Ali sohbet ederken Ömer İmam Ali’yi küçümseyince İmam Ali hiddetlenir ve Ömer’e “ben Allah’ım. Sen benimle nasıl böyle konuşursun.” İmam Ali sözlerini bitirmeden gök gürler,şimşekler çakar ve şiddetli bir yağmur başlar. İmam Ali’nin sözlerine gök şahitlik eder.
İşte delil , iyi bulmuşsun helal sana….
Yani efsanelerle her iş halloluyor değil mi?
Delil de sağlam bir delil: neymiş efendim: EFSANE…
Ve sayın şairimiz başlamış bu efsaneyi saza , şiire almaya…
Tabi Ömer Muhammed’e inanmaz. Ondan sonra gelen Ömerler de inanmaz…
Efsaneyi gerçek olarak temele oturttun, üstünede Ömer’den sonra gelen Ömer’leri de inanmaz ettin…
Yani bu efsaneyi kabul etmeyenler Ömer mi oluyor?
Ya Ömer’leri akıl sahibi yapmayı amaçladın,sünniliğe hizmet ettin, ve, ya da nerden çıktığı belli olmayan efsane’ne inanmayanları peşinen Ömer eyledin, efsane , şahane gerçekten…
Şiir ve hikayesi açıktır. Açık olan ise Ali’nin tanrılığıdır.
Şiir, şiirin dayandığı efsane açıktır, ama sayın can dayanağı bir düşünsene efsane diyorsun ya, EFSANE işte, bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde falan...
Allah'tan ki ciddi daynakların yok masken erken düştü yoksa aleviliği ikiye bölecektin, sünniliğe hizmet edecektin, Hz Ali'ye lanetler yağdırtıp, Öerleri akıl sahibi edecektin...
Ben seni şüphesiz yol Yezidi görüyorum.
Ali,Kevser ırmağından müminlere dolular sunar… bakidir.evveldir,ezeldir,ebedir,levh-i mahfuzu/kaderi yazandır.yaratmak isterse “kün”/ol der ve her şey olur. böyle yaratmıştır tüm varlıkları. Kuran’da da böyle yazar.
Kuran’da da böyle yazar diyorsun : Kuran’da nasıl yazar yani?
Sayın can sapla samanı karıştırmasan?
Şimdi Kuran referans olarak doğrumudur? Yoksa efsanenin inanılış gücüne güç katmak için mi Kuran’da böyle yazar dedin?
Kuran referans mıdır değil midir karar ver ama…
Yeri geliyor Kuran değişti diyorsun, yeri geliyor Kuran'ı dayanak sunuyorsun oha be ayıp ya, çocuk mu kandırıyorsun?
Kuran’da ne yazar ayrıca onu da bildir de cahil kalmayak?
Hz Ali kün deyince her şey var mı olur?
Yoksa Kuran ne demiş bir açıklasan.
Aslı_33 Peyikçi arkadaşımız konuya biraz Müslümanca yaklaşmış.
Yuh sana yani… söz konusu Allah Muhameed Ali olunca gavurca mı yaklaşmalıydılar??
İlahi tanrıverdi can
Bu yazıyı sitenizde yayımlayan Gonca arkadaşa teşekkür ediyorum.çalışmalarında başarılar dilerim.
09.10.2006
Sinan TANRIVERDİ
Bende teşekkür ederim bol bol eğlenmeme sebep oldu saolsun
Sıra efsane yazının ikinci bölümüne geliyor...
aliekber
12-10-2006, 10:44 AM
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=83
sayın inan tanrıverdi,
sözlerinizin bir kısmına katılmamakla birlikte yazınızı genelde olumlu buluyorum.
ne var ki bence hazreti ali tanrı / allah değildir. sadece tanrısal bir kimliğe sahiptir.
tanrısal olmakla tanrı olmak arasındaki farkı ayırdedemeyen arkdaşlarla tartışmalarımız bir süre daah devam edeceğe benziyor.
tekrar söyliyeyim. bana göre HAZRETİ İAMAM ALİ, TANRI DEĞİLDİR. AMA TANRISALDIR !
SELAMLAR.
sözlerinizin bir kısmına katılmamakla birlikte yazınızı genelde olumlu buluyorum.
Olumlu bulduğunuz noktaları da paylaşsaydınız bari...
inantanriverdi
12-10-2006, 10:55 AM
Merhaba değerli canlar;
Bazı arkadaşların gayet doğal olarak yapmış oldukları bunun yanında bazılarının da haddini aşarak yapmış oldukları eleştirilerin bazılarına yanıt vereceğim.
Yazımızın girişinde Ali kültünün yalnız Alevilik sınırları içerisinde sınırlı kalmadığını;başka din ve mezheplerde de görüldüğünü anlatmak amacıyla kısa bilgiler aktarmıştım. Bunlar neydi? Demiştik ki Kırım’da bazı kiliselerde Ali’nin peygamber olduğu yazılıdır. Yezidiler Ali’yi insan suretine bürünmüş tanrı olarak kabul ederler. Bermeki Budistlerin Ali’yi kutsal saymıştır.
Bunlar Aleviliği bu dinlere bağlıyoruz anlamına gelmiyor. Aksine Ali’nin önemini anlatmak amacıyla söylenmiştir. Ali geniş bir coğrafyada bir kült olmuştur.
Yine demiştik ki “Dante ,İlahi Komedya’nın Cehennem kitabında Ali’yi muhammed’le beraber cehennemin en aşağı katına atmıştır. Hem de müminleri böldüğü için çenelerinden aşağı ikiye bölünmüş olarak… bakın bunu biz demiyoruz. Katolikliğin en koyu savunucularından Dante demektedir. Burada müminler/inananlar derken aslı arkadaş’ın anladığı inananlardan söz etmiyor Dante. Hıristiyanlardan mümin diye söz ediliyor.Biz buna katıldığımız için bu alıntıyı yapmadık. Peki bizim bu alıntıyı yaparken amacımız nedir? Dikkat edin Hıristiyan kaynağı bile Muhammed’in yanında Ali’nin olduğunu söylüyor. Ömer,Osman ve diğerleri yok.. Ali var.
Dikkat edin Ali’nin tanrı olduğunu biz demiyoruz. Biz Alevi önderlerinden alevi halkından aldığımız bilgilerden yola çıkarak Alevilikte Ali’nin tanrı olduğu inancı vardır diyoruz.
Kim diyor Ali Allah? Pir Sulatan Abdal,Kul Himmet,Şah İsmail Hatayi,Virani;Nesimi;Yemini,Kul Hüseyin,derviş Ali,alevi mitolojisi…… bakın bu kaynaklara. İyi okuyun.
Ozanlarımız aşk ile böyle söylemiş diyorlar. Onlara bunu söyleten aşk nedir? Neden bu kadar derinden sarsıcı şeyler söylemişlerdir?
Alevilikte şirk Ali’ye başkalarını eş koşmaktır. (Ali’ye şirk koşan mutlaka kafir dedi) Müminlik Ali ve ailesine inanmak/onları benimsemek;münkirlik ise Ali’yi reddetmektir.
Demişler ki” Ali Şöyle demiş: -benim yüzümden iki kişi helak olacak. Biri beni sevmekte aşırıya gidenler:diğerleri beni sevmeyenler.” Aleviler yüzyıllardır zaten Ali’yi sevdikleri için helak oluyorlar,yakılıyorlar,asılıyorlar,derisi yüzülüyor,kesiliyor. Hem de “yetiş ya Ali” diyerek. Her ne kadar Ali yetişmese de. Çünkü onlar inanıyorlar ki bu dünyada gelmese de sıratta ellerinden tutacak Ali mümin kullarının,kevserde şarap sunacak kullarına. Onun sakiliği buradan gelmektedir.
Birisi demiş ki “yazanlar ne dediğini biliyor,peki yazıyı yazanlar biliyor mu” biz ne yazdığımızı ve ne dediğimizi çok iyi biliyoruz. Ya sen ne yazıldığını/denildiğini biliyor musun?
Eğer insan ikiye inanırsa iki olur/kesret olur. bire inanırsan her şeyin birden geldiğine ve birde birleşeceğine inanırsan bir olur.
Gözlüye gizli yok. Aliler karışmaz. Arap dünyasında Ali’den önce Ali adında kimse yoktu. Bu ad tesadüfen de konulmadı. Kuran’da otuzdan fazla Allah’ın adı Ali geçiyor.
“Hangi kitapta var ol ömer,Osman
Kuran’da okunan Ali değil mi? Pir sultan
*
Bizim bildiğimiz Ali bir idi
Şimdi her köşede Al’eylediler
*
Ali çoktur şah_ı merdan bulunmaz- pir Sultan Abdal
Diyor ki bir zat-ı muhterem Ali’leri karıştırmayalım. Aynısını vahap Amca ‘da söylemiş. Onlardan yıllar önce Mesnevi tercümesi’nde de bir sünni söylemiş. Biz her iki Ali’yi de bir biliyoruz. Peki bu değerli canlar nasıl a6yırd ediyor Alileri. Bize de öğretsinler biz de bilelim.
Bunların hepsini daha önce tezimde inceledim. Tez bir Alevi formunda yayılndı.bakabilir isteyen.
Şimdilik herkese baki selam,
12.10.2006
İnan TANRIVERDİ
inantanriverdi
12-10-2006, 11:08 AM
BİZE ALEVİ DÜŞMANI DEMİŞLER
GEREKLİ BİR AÇIKLAMA
Daha bir arkadaşa yazmış olduğum yanıtımda kullanmış olduğum “Çook kitap okuması ve gezmesi gerek.”tümcesi kendisini incitmiş ve üzmüş. Kabul etmek gerekir ki bu cümle kullanılmamalıydı. Başkalarını üzmek ya da incitmek gibi bir niyetimiz olmasa da sonuçta insanlar inciniyor ve kırılıyor. Kendisini kırdığımız için üzgün olduğumuzu belirtmem gerekiyor.
Yazıların bireyleri hedef almaması ve kişiselleşmemesi en doğru yoldur. Bizim işimiz bireylerle değildir zaten yanlış olan düşüncelerledir. Aleviliği doğru anlatma amacı gütmekteyiz. Zıtların çarpışmasında her zaman doğrular ortaya çıkmıştır. Artık bilimler değişmez diye bir kuralı kabul etmemektedir. Sürekli olarak yeni bilgilere belgelere ulaşılmaktadır. İlerleyen zaman tüm dogmaların yıkıldığı dönem olacaktır. Bu nedenle bireyler önemli değildir ; önemli olan söylenenlerdir.
Yazılan yazılarda konun ön plana çıkması gerekirken daha çok yazıyı yazanlar ön plana çıkarılarak yazı içerisinde çok az bir yer tutan bazı sözcüklere ilgisiz anlamlar yüklenerek ana konu önemsizleştirilmeye; konu farklı bir noktaya çekilmeye çalışılmaktadır. Bu doğru bir davranış değildir. Kaldı ki verilen cevaplar gerçekçi ve yeterli olmamakla beraber bazı cevaplar tamamen duygusallığın ağır bastığı sözlerle aktarılmıştır.
ALEVİLER İSLAM’IN NERESİNDE?
Aleviler yıllardır kendilerini,düşüncelerini,inançlarını gizlediler. Aşağılanma, dışlanma, okuldan-işten-apartmandan atılma,saldırıya uğrama korkusuyla kendilerini ifade edemediler. Bu gün dincileri suçladığımız takiyyeyi daha önceleri bu ülkede Aleviler yaptı. Öyle ki aynı apartmanda ,aynı işyerinde beraber bulunduğu kişilerin bile Alevi olduğunu çok sonraları tesadüfen öğrendiler. Bu bir savunma yöntemiydi.
Diğer bir savunma yöntemi ise en iyi/en gerçek Müslüman’ın Aleviler olduğunu savunmaktı. Ulema “kafir,zındık,katli vacip” dedikçe “Bir Alevi’nin Müslüman olması için önce Hıristiyan olması gerek” diye fetvalar verdikçe Aleviler “en iyi Müslüman biziz” diye bağrışıp kendilerini birilerine kabul ettirmeye çalıştılar.
Şimdi durum değişti. Bir takım Alevi çıkıp “Aleviler Müslüman değil.”deyince en başta karşı çıkanlar dün Maraş’ta,Sivas’ta ,Çorum’da,Gazi’de Ebu Suud fetvalarıyla Alevileri kesen,yakan,kurşuna dizenlerden meded uman bir takım Alevi önderinden geldi. Nihayet AKP hükümeti onların sesini duydu. “Aleviler has Müslüman’dır.”demesin mi yıllardır bunlar Müslüman değildir diye fetva yazanlar. Ama yine üzdüler dostlarını. Çünkü “Müslüman’dır amma yok öyle cümbüş yerlerinde ibadet,. Onların yeri camidir. İbadeti namaz,ramazan orucu….”
Peki ne değişti. Değişen şuydu: Aleviler yıllardır bedellerini ödeyerek ulusal ve uluslar arası alanda meşruluk kazandılar. Kurdukları büyük ve güçlü örgütlerle Aleviliği tüm dünyaya tanıttılar. Bu nedenle inkar edemediklerini asimile etmeye çalışıyorlar.
Alevilerin konusu bu noktada İslam’ın neresinde olduklarını tartışmak olmamalıdır. Bu Alevileri bir sonuca götürmez. Evet;Alevilik İslam ile beslenmiştir. Ancak Aleviliğin sadece koyu bir İslama dayandırılması yanlıştır. Alevilik daha geniş ve daha köklü bir çok inançtan beslendiği gibi bir çok inancı da beslemiştir. Eski arp yaşayışını ve geleneğini sürdüren Sünnilik ile birbirine çok uzaktır Alevilik. Burada Alevilere düşen Aleviliğin İslam’ın neresinde olduğunu tartışmak değil,Aleviliğin kendisidir. Yüzyıllardır taşıdığı değerlerin anlamını ve önemini yani kendisini aramaktır.
Her ne kadar Alevilerin Anadolu’daki ilk öncülleri kendilerini “mümin,Müslim,güruh-ıu naci”;karşı gördükleri Sünnileri “münkir,münafık,Yezit,Mervan”gibi sözcüklerle adlandırsalar da Aleviliğin bu gün Sünnilik ve Şiilikle ya da onların özdeyimiyle Müslümanlıkla aralarında büyük ayrılıklar vardır. Alevilik daha çok bu günkü görüntüsüyle İsmailiyenin şeriat kurallarını kaldırdığı kıyamet dönemlerini ya da Karmatilerin doğu Arabistan’da kurdukları yaşamı anımsatmaktadır.
“Mümin Müslümanlar gider işine” Pir Sultan
“Mümin,Müslüman bacılar” Hatayi
Müminlik deyimiyle kastedilen daha çok Ali’ye ve soyuna iman ve bağlılıktır. “Münkir”ise Alah’a inanmayan anlamından çok Ali’nin reddilmesine denilmektedir. Bir anlamda dine bağlılık Ali’ye bağlılıktır. Ali’yi reddetmek günahtır.
inantanriverdi
12-10-2006, 11:09 AM
Bu durumda Sünnilik İslamsa Alevilik Müslümanlık değildir. Alevilik İslamı temsil ediyorsa Alevilik İslam dışıdır. Zira her ikisi de her ne kadar aynı imler etrafında zaman zaman birleşse de inanç,yaşam,bakış açısı,gelenek ve görenekler bakımından birbirine çok uzak yapılar durumundadır.birbirinden bağımsız yapılardır.
Kaldı ki Alevilik içerisinde islamdan çokça öğe barındırmaktadır. ancak sadece İslami motifler taşımaz. Büyük Okyanus ve Akdeniz arasında yaşam bulmuş tüm inançlardan izler taşımaktadır. O zaman Aleviliği tek bir köke bağlamak yanlış olur. Erdoğan ÇINAR konuya farklı yakalaşarak Aleviliğin tüm dinlerin serçeşmesi olduğunu ,başka inançlardan etkilenmediğini aksine tüm inançların Alevilikten etkilendiğini savunur. Yani Alevilik etkilenmemiş etkilemiştir.
ALİSİZ ALEVİLİK NERDEN ÇIKTI
Bizim için “Bakalım Alisizler daha neler icat edecek”demişler. Bu söz yazının anlamını anlamamaktır. Yazıyı gerçekçi bir gözle okuyanlar “Ali’siz bir Aleviliğin olmayacağını”;Ali’nin Aleviler için her şey olduğunu.vazgeçilmez olduğunu anlatan bir yazı olduğunu görmüşlerdir. Ancak bize bu suçlamayı yapanlar bu yargıya nasıl ulaşmışlardır bunu anlamış değilim.
Kafamıza takılan bir soru cevabını beklemektedir. “Alisiz Alevilik nasıl bir şeydir;neden böyle bir tez ortaya atılmıştır?” Geçmişe kısa bir yolculuk yapmanın yararlı olacağını düşünüyorum.
1- TÜRKÇÜ YAKLAŞIM
Daha çok resmi kurumların ve onlardan medet umanların savunduğu bu teze göre Alevilik bir Türk inancıdır. Şamanizm’e inan Türklerin bir kısmı eski inançlarından vazgeçmeyerek İslam’dan sonra da bu inançlarını sürdürmüşlerdir. Şamanın yerini dede,sergilenen oyunu yerini ise semah almıştır. İslamdan önce Türkler için kutsal olan hayvanlar gene kutsallığını korumuştur. Ahmet Yesevi bu eski Şaman inançlarını derleyip toplamış ;İslami bir nitelik kazandırmıştır. Ancak 16.yy’da kötü niyetli bir Şii olan Şah İsmail,İran tahtına oturarak Alevileri etrafında toplamış,onlara Ali,Kerbela,Oniki imam gibi Şii ögeleri aşılamıştır. Oysaki ilk başlarda böyle Şii bir hareket olmayan Alevilik Şah İsmail zamanında bozulmuş ve özünden uzaklaşmıştır. Gerçekte Alevilik Türklerin en bozulmamış biçimidir.
2- KÜRT MİLLİYETÇİ YAKLAŞIMI
Alevilik Kürtlüğün Yezidilik’ten sonra en bozulmamış biçimidir. Kürtlerin eski dini olan Zerdüştlüğün devamı niteliğindedir. İslamdan sonra eski dinlerini süren Kürtler Zerdüşti unsurları İslami motifle süslemişlerdir. 16yy’da Şah İsmail ile beraber Alevilik eski yapısını yitirmeye ve Şiileşmeye başladı. O zamana kadar Alevilikte olmayan Ali,Kerbela,on iki imam gibi kavramları kullanmaya başladı. Aslında Ali,Kürtlerin peygamberi Zerdüşt’ten başkası değildir. Gerçek Ali bir Arap’tır,kafa-kol keser,namaz kılıp oruç tutar.
3- HIRİSTİYAN KÖKENLİLİK TEZİ
Bizans otoritesine karşı çıkmış bazı Hıristiyan topluluklar Türkler zamanında da kovuşturmaya uğradı. Ancak eski düşüncelerini İslami motiflerle süslediler. 16yy’da Şah İsmail ile beraber Alevilik eski yapısını yitirmeye ve Şiileşmeye başladı. O zamana kadar Alevilikte olmayan Ali,Kerbela,on iki imam gibi kavramları kullanmaya başladı. Aslında Alevilikte kutsanan din büyükleri eski Hıristiyan azizleridir.
Bu üç görüşe dikkat ettiniz mi? Her üçünün ortaklaştığı nokta Ali,on iki İmam,Kerbela gibi kavramların Aleviliğe sonradan girdiği;bunu yapanın da aslında Alevilikle ilgisi olmayan Şii Şah İsmail tarafından getirildiğidir. Neden peki Ali ve Şah İsmail? Çünkü Ali Alevilik için dinsel önderdir;her şeydir. Bir Alevinin işi “Ya Ali”diye başlar ve biter. Şah İsmail ise Aleviliği iktidara taşıyan kişidir. Çevresindeki ona yakın sünni hanedanlığı ortadan kaldırmış;Anadolu’da onlarca Kızılbaş ayaklanmasının çıkmasında tetikleyici olmuş-ki bu ayaklanmalar Osmanlının çöküşünü hazırlamıştır- Kızılbaşlarla devlet arasına mesafe girmesine neden olmuştur. Bu kişiler Alevilerin tarihidir. Aleviliği asimile etmek için önce köklerinden uzaklaştırmak,kendine yabancılaştırmak gerek. Bunun için en önemli değerlerine saldırıyorlar.
Tüm bunlara karşın biz ne diyoruz? “ALİSİZ MUHABBET OLMAZ.” Alevilik Ali’den ayrı düşünülemez. Onu iktidara taşıyan,teorisini oluşturan;günümüze taşınmasında en büyük katkıyı sunan Şah
inantanriverdi
12-10-2006, 11:11 AM
İsmail Hatayi ise onun siyasi ve dini önderidir. Alevi tarihindeki en önemli unsurdur. Döneminin Alevileri Şah İsmail Hatayi’ye Ali olarak kabul edip ikrar vermişlerdir.
Peki bizi ne diye suçlamışlar? “Bakalım ALİSİZLER daha neler icat edecekler.” Birileri demiş bizim için. Oysa biz ne demişiz :ALİ ALEVİLER İÇİN HER ŞEYDİR. Bizi iyi bir okur olmamakla suçlayanlar acaba kendileri gönderdiğimiz yazıyı nasıl okumuşlarda böyle bir anlam yüklemişler?
ALEVİ HALKIN GÖZÜNDE ALİ
Yaradan,koruyan,nimetleri veren,gözleyen,koruyan,dertlerin dermanı,saklayan,hastaları iyileştiren, bağışlayan,kurtaran,Kevser’de müminlere şarap sunan,sırat’ta kullarının elinden tutan,cömert,,ALLAH/TANRI ; peygamber,pir,mürşit,rehber,imam,velayet sahibi,şah,padişah,sultan,Yezid’e kılınç çalan;peygamberin damadı,vekili,musahibi;tanrının tecellisi,bin bir dona bürünen,her yerde hazır,her şeye kadir,her varlıkta tecelli etmiş ….bir kişiliktir Ali. Bu Alevi şiirlerinde,deyimlerinde,mitlerinde,kargışlarında ve dualarında açıkça görülmektedir.
15. Aleviler, Hz. Ali'ye uluhiyet izafe ederler. Yerde, gökte, mekânda,
zamanda, Hakk ile tek ve bütün olan bir zattır. Evvel O’dur, sonsuz ahir
O’dur. Yüzü aynadır dünyayı ışıklandırır. Hakk ondan görünür, hatta, o Hakk
ile ebedidir. Adem’in toprağı O’nun nurundandır. Fatma Ana’nın kemeri O’dur.
O’nun nuru yaradanın nurudur... O, şeriatta ilim şehrinin kapısıdır.
Hakikatte ise iki cihanın padişahıdır. İki cihan sultanı Muhammed, Hakk'a
yakınlık gecesinde yani İsra ve Miraç da, Allah'a kavuşmanın harem yerinde,
O’nun sırrını gördü... Kırklar Cemi’nde kırkların başı Ali'dir... Bu
anlayış, Çin ve Hint inanışının bir geleneğidir. Dolaylı olarak;
İnsan-Tanrı-Evren tümlüğünüdür...” (İsmail Onarlı,
www.aleviyol.com/bulanikkafa.htm)
Benim pirim şah-ı merdan Ali’dir
Sefiller carına yeten Haydar’dır
Kapı_yı Hayber’i şahadet parmağıyla
Kaldırıp asumana atan Haydar’dır
Onlar girer zahir batın donuna
Onların rızkı gelir kudret nurunda
Asuman yüzünde aslan donunda
Resulün yoluna yatan haydardır
Şah Hatayi’m müşkülümüz kaldıran
Hu deyip Cebrail ferini yakan
Üç yüz yıldan sonra nergiz getiren
Selman’a nergizi sunan Haydar’dır
ALİ’NİN PEYGAMBERLİĞİ
İmam Ali’nin “ İncil’de Çerya olarak anılan kişi benim” dediği rivayet edilir. Bu nedenden dolayı daha önceki yazılarımızda Kırım’daki bazı kiliselerde İmam Ali’nin peygamber olarak kabul gördüğünü söylemiştik.
İkincil bir görüş ise Keysanilik kaynaklı olanıdır. Buna göre İmam Ali ile Peygamber bir birine o kadar benzemektedir ki Cebrail yanlışlıkla İmam Ali’ye vahiyi vereceği yerde Peygamber’e vermiştir. Fakat karmaşa çıkmasın diye Ali ses etmemiştir.
Ali’nin peygamber olduğu düşüncesi Alevi şiirine de yansımıştır. Anadolu’da sıkça rastlanan bir inanış değildir ikinci görüş. Ancak inanalar vardır. Her ne kadar bazıları “Ali peygamberdir demedik” dese de diyenler varıdır. Biz bir şeylere inanmıyoruz diye başkaları da inanmayacak diye bir kural yoktur.
Ali’dür pişüvayı ENBİYA vü evliya
inantanriverdi
12-10-2006, 11:12 AM
Muhammed Ali’yi önder bilmişler
Biz biliriz bilmeyenden bize ne
Ali Muhammet’tir Muhammet Ali
Onlardan öğrendik erkanı yolu
NUSAYRİLİK’TE ALİ SIRRI
Ali zahirde İmam batında Allah’tır. Ancak bunu görmek için göz gerek. Bu gönül gözüdür. Herkes buna eremez. Muhammet bu sırrın önünde perde;Selman ise Ali’nin tanrılığına açılan kapıdır/babdır. Yani onu Ali’yi bilmek için önce Selman ve Muhammed’i bilmek gerek. Onları öğrenmeden,ayna/göze sahip olamazsınız.
YEZİDİLİK KONUSUNA GELİNCE
Kimsenin Aleviliği Yezidiliğe,dolaylı yollardan Kürtlüğe bağlama amacı yoktur. “Yezidiler;Ali’yi insan biçimine bürünmüş tanrı olarak kabul ederler” iddiası bana ait değildir. Bu sosyolog Orhan TÜRKDOĞAN’ın Türkiye’nin Etnik Sosyolojisi adlı kitabından alınmış bir cümledir ve benim anayazımda Yezidilik ile ilgili tek cümle de budur. Yezidilerde böyle bir inancın bulunması onları Alevi yapmayacağı gibi Aleviliği de Yezidiliğe bağlamaz/yedeklemez. İkisi de kendine özgü içerik ve biçimleri olan ayrı sistemlerdir. Aralarında bazı benzerliklerin/ortaklaşmaların olması diğerini öbürünün içerisinde eritmez. Bu doğru bir yol değildir.
Kaldı ki Yezidilik 11. asırda ortaya çıkıp 12.asırda biçimlenmeye başlamışken Alevilik daha eski tarihlerde de vardı. Nasıl olur da Alevilik kendinden sonra doğmuş bir inançtan etkilenmiştir. Bizim böyle bir tezimiz yoktur. Bunu söyleyenler yanılıyor.
Ancak kimse de burada Yezidilere haksızlık etmesin. Yezidiler şeytana tapmazlar. Şeytanı melek olarak kabul ederler. Dikkat edilirse adı MELEK Tavus’tur. Yezit ile de bir ilgisi yoktur. Burada kullanılan “Yezid “ sözcüğü Farsça’dır Allah/tanrı anlamında kullanılmıştır.
Yezidiliğin inançsal kökenleri hakkındaki görüşler de farklıdır. İslam alimleri ilk çıkışında Müslümanlardı sonradan sapıttılar der. Değişik kaynaklarda farklı bilgiler bulunur.Kadiri,İbadi/Harici,Sünni,Hırıitiyanlığın Yakubi kolundan olduğunu söyleyenler var. Ancak asıl kaynağını Zerdüştlükten alır.
ALEVİLERİN BÜYÜK SIRRI
Ünsal ÖZTÜRK’ün bu kitabı üzerine Alevi Formu’nda yayınlanmış OLAN Sinan TANRIVERDİ’nin “NACİ DERLER BİR GÜRUHA UĞRADIM” yazısı üzerine Sayın Haydar Kale’nin göndermiş olduğu mektubuna burada yanıt verelim.
Gerçek olan bir şey vardır ki Alevileri sadece Türklüğe dayandırmak yanlıştır. Evet milyonlarca Türk ya da Türkmen alevi bulunmaktadır. Türkmenler Alevilik tarihinde önemli çığırlar açmışlardır. Ancak bundan yola çıkarak Alevilik türk inancı demek yanlıştır. Bunu dersek Zaza,Kürt,Arap,Arnavut,Çerkez,Ermeni,Kızılderili ve diğer ırklardan gelen Alevileri yok saymış;Türk kimliği içerisinde eritmiş olmayız mı?
Şamanın kendinden geçerek,dünyadan ilgisini kesmiş vaziyette yapmış olduğu anlamsız garip hareketlerle belli bir kurala ve düzene göre yapılan semahlar elbette ki aynı kefeye konulamaz. Şamanın amacı ruhlarla konuşmak iken semahın amacı tanrı ile bütünleşmektir. Semah ve şaman dansları arasında hem biçim hem amaç farkı vardır.
Şaman genelde kadındır ve Şamanlık bir meslektir. İlkel kabilelerdeki büyücülüğe benzer daha çok. Usta çırak ilişkisi ile devam eder. Dede ise dinsel ve hukuksal önderdir. Hem dünya hem de ahret işlerine bakar. O şaman gibi töreni tek başına yapmaz. Yöneticidir. Toplulukla berber yapar hareketleri. Dedeler erkektir ve dedelik soy takip eder.
Genelde cemler Türkçe yürütüldüğü gibi dersim yöresinde Zazaca yapılan cemler,Zazaca deyişler vardır. Yine Arnavutlar kendi dilleriyle yaparlar töreni. Cemler sadece Orta Asya’da yapılan törenler değildir. Ortadoğu’da ve Anadolu’da pek çok tarikat cemlere benzer törenler yapmaktadır.
Bu noktalarda yazarla ayrı düşmemekteyiz. Bizce Aleviliğin kökleri Mezopotamya ve Anadolu’da aranmalıdır. Zamanla daha geniş coğrafyaları etkilemiştir. Burada İsmaili dailerin;Hurufilerin ve zulümden kaçan Ali soyunun etkisi büyüktür.
Kırklar Cemi için Değişik kişiler tarafından verilen liste sadece Arapları içermiyor. Bu listelerde en önemli öğelerden biri olan Selman Fars/Acem kökenlidir. Bir de Türk vardır. Nacak bu Aleviliği arap kökenli yapmaz.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta “her ne kadar kırkımız bir,birimiz kırk” dense de cemin merkezinde oturan;neşteri çalan,kanı durduran ve engürü sunan Ali’dir. Peygamberle direk muhatap olan kişi Ali’dir. Bu nedenle cemi yöneten Ali’dir demekte sakınca yoktur. Ancak bizim söylediğimiz bir şey yanlış yorumlanıyor. Bizim dediğimiz şu dede saygıyı Ali soyundan olduğu için;Ali’yi temsil ettiğinden saygı görmektedir. Kendi bireysel özelliklerinden dolayı değil.
Kullanılan dil ne olursa olsun Şah Hatayi ve diğer şairler Türk olduğu için konuyu Türkçe işlemişlerdir.
Ben Ünsal ÖZTÜRK’ün Kırklar Cemi ile ana rahmindeki çocuk arasında nasıl bir bağlantı kurduğunu anlamış değilim.
Hamza peygamberin amcasıdır. Ebu Talib’in de kardeşidir. Yani Ali’nin de amcasıdır. İslam mitolojisinde gücün,cesaretin ve pehlivanlığın simgesidir. Uhut savaşında bir köle tarafından öldürülür. Caferi Ali’nin kardeşi;peygamber’in amcası Ebu Talib’in oğludur. Hamza ise Caferi Tayyar’ın amcasıdır. Bir savaşta önce iki kolu kesilir,sonra da öldürülür. Peygamber “rüyamda cennette kanatlanmış uçuyordu”dediği için “Tayyar yani uçan adam”denilmiştir. Peygamber etrafında akrabalarının çok olması doğaldır.
Ancak Ünsal ÖZTÜRK sırrı bulduğu konusunda yanılmaktadır. Kitabının ikinci bölümü tamamen çelişkiler,anlam karmaşaları ve yanlış ifadelerle doludur.
Ancak tekrar edelim ki Alevilik sadece Türklere özgü bir sistem değildir. Tabi ki saf bir türk inancı olmayan bu sistem sadece Kürtlerin,Arapların yada tek başına başka bir ırkın da değildir. O özelde Anadolu,Mezapotamya ;genelde tüm dünya halklarınındır.
NEYLE SUÇLAYACAKLARINA ŞAŞIRMIŞLAR
Bize cevap veren arkadaşlar bizi neyle suçlayacağını bilememişler. “Alisiz ;Alevi düşmanı;Kürt milliyetçisi;mağripte mal bulmuş Türk-İslam sentezcisi,akli dengesinde şüphe duyulan,küstah,sinsi…” biri olarak tanıtmışlar. Şimdi benim aklım karıştı. Ben neymişim de haberim yokmuş. Sanırım arkadaşlar beni gözlerinde fazla büyütmüşler.
Buradaki amaç konuyu bireyselleştirerek,farklı yönlere çekerek asıl üzerinde durulması gereken noktalar sümen altı edilmeye çalışılıyor. Kendilerince buldukları kilit kelimelere yine kendilerince ilgili-ilgisiz anlamlar yükleyerek konu boğulmaya,öneminden uzaklaştırılmaya çalışılıyor.
Aleviliğin birçok gerçek hakim unsurlarca ağır eleştiriler alınacağı kaygısı var. Yıllardır Alevilerin kafasını gerçek dışı bilgilerle karma karışık edenler Alevilerin kendi özüne dönmesinden,kendi gerçeklerini öğrenmesinden rahatsız olmaktadırlar. Ancak onlar ne kadar uğraşırsa uğraşsın aleviler elbette ki kendi köklerini,kendi gerçeklerini bilimin ışığında aydınlatacaklardır. Tabi ki bu süreçte kendilerini alevi önderi olarak gören bazılarının statüleri yeniden sorgulanacaktır. Bazıları bundan zarar görecektir. Ancak bu nafile bir çaba olmaktan öteye geçmeyecektir.
Bu gün Aleviliğin karanlık geçmişi aydınlanmaya,değerleri yeni yeni ortaya çıkmaya,irdelenmeye başlandı. Eski bilgilerin yanlışlığı ortaya çıkıyor. Aleviler artık kendilerini Alevi olarak tanımlıyor. Başka bir şey olarak değil. Bu bazılarını rahatsız etmiş anlaşılan.
17.07.2006 İnan TANRIVERDİ
inan_tanriverdi@mynet.com
Türkmen
12-10-2006, 11:12 AM
ali, allahın kendisi yani zatı değildir. onun görüntüsüdür. tecellisidir. ayrıca ali bir tane değildir. Ali binlercedir. milyonlarcadır. o ali ki, binbir donda dünyaya gelmiştir. gelmektedir. buda da odur. isa da odur. musa da odur. pir sultan da odur. şah hatai de odur.
ali'yi tarınsal kabul etmek tanrı - insan birliğinin ve bütünleşmesinin simgesel anlatımlarından biridir.
şii teolojisi ve sünni teolojisi aliş'yi üstün vasıfları olan ama yinede diğer insanlar gibi bir insan olarak görür. Alevi teolojisi ise, ali 'yi hem bir insan hem de tanrının tecellisi, evrene , dünyaya yansıması olarak görür. o ruhullahtır. yüzü vechullahtır.
sözü, " kur'an - u natık" tır.
sesi, savtullahtır.
selam ile...
aliekber
12-10-2006, 11:28 AM
Aleviler için yeni bir şeydi bu yazı.
Haliyle şaşırmışlardır
-Gizli kalması gereken,tarihin karanlığına gömülmesi gereken bir konuyu işliyordu.
Siz de olmasaydınız kayıbımız büyük olacaktı, iyi ki akıl etmişsiniz sayın tanrıverdi can.
Sünniler artık Alevilerle alay edecek bir şey bulurlar, ki bu olgu senin gibi düşünen Alevileri bağlar : efsaneleri , bir varmış bir yokmuşları dayanak alarak yola çıkan sözde aleviler…
Hele hele Aleviliğin ve Alevilerin sünni devlet sistemine yedeklenmeye çalışıldığı bu dönemde yazılacak yazımıydı bu canım.
Yoo sen işine bak , bu tür çıkışla Aleviliğe büyük hizmetler edeceğin apaçık değil mi?
Bakalım söylemlerin kimlerin elinde koz olacak, yakında belli olacak sayın Tanrıverdi can…
Allah kimseyi lanetlilerle bir andırmaya diyorum…
Ne güzel adamlar işlerini yoluna koymuşken… Aleviliği düzenin talimatları doğrultusunda yeniden biçimlendirmeyi neredeyse başarmışlarken farklı bir yönünü ortaya çıkartmak olacak işmiydi.
Yok ya büyük kahramanlık sergilemişsin… Bu çıkışının Aleviliğe büyük hizmetleri olacak…
Zaman gösterecek becerdiğin işin tam niteliğini …
Amacın Aleviliğe hizmet değil mi? Yoksa neden efsane diye nitelediğin şiirlerle vardığın sonuçlara varasın ki değil mi?
Senin anıtını bile dikerler artık ama bakalım kimin ekmeğine yağ sürdün belli olacak…
Sonra efendileri ne der? Hemen önlemini almalıydılar. Reddiyeler yazmalıydılar. Peki ne yazacaklardı. İşte orda sıkıştılar. Alışmışlar kendileri atsın savursun,insanlar dinlesin “büyüksün abi” desinlere. Bu kez ezber bozuldu.
Hadi ya? Efsaneye dayandığını söyleyemediler mi o sitedekiler?
İnan beceriksizliklerine gülümsüyorum ama bence görmüşlerdir ya, gözden kaçar mı kendi ağzınla söylemişsin, “ efsaneye göre”…
Bir varmış, bir yokmuş, evel zaman içinde kalbur zaman içinde bir Hz Ali varmış ki onu küçümseyen Ömer’e ben Allah’ım demiş…
Oha be , ayıp valla, insan efsane uydururda bu kadarını mı uydurur..
vay efendim Aleviliği Kürtlüğe bağlıyormuşuz
Bak bunu biz bilmiyorduk demek ki öyle mi dediler? Varmı öyle bir bağlantı gerçekten ki bu da yeni bir olgu sanırım değil mi?
Oldukça ilahisin sayın tanrıverdi can, daha bizlere çokkk şeyler alıştırcan yani…
vay efendim Alevilik islamın özüymüş de,efendim nasıl böyle bir şey söylenirmiş..
Hadi ya öyle mi dediler gerçekten? Biz İslam’ın özüyüz dediler ha?
Yok ya İslam’ın özü Yezidin izini sürenler falan olmalıydı değil mi?
Bizler ne yapmışız sayın Tanrıverdi can : TAKKİYE değil mi?
Hz Hüseyin’ler, Pir Sultan’lar takkiyeciydiler değil mi?
hemen yanıtını aldılar.zaten cevap bulamıyorlar..
Efendim cevap bulmaları mümkün mü sizin üstün zekanız karşısında haşa diyelim ya…
Sayın Tanrıverdi can haşa haddimize ama sizler kimin don’undasınız yani peşin bilelim ki Allah’sanız falanda saygıdan kusur etmiş olmayalım…
bir de aynı sertlikte yanıtla karşılaşınca iyice tebdilleri şaştı.
He he he he he… Sen Aslan’sın, sen kaplansın sayın abim
Okuyucu yorumlarını sansürlediler önce;sonra benim yazılarımı yayınlamadılar,daha sonra da kardeşimin.
Demek ki işin içinde kardeşin de var öyle mi… Burdaki üye ismi nedir abim ..
Gerçi kim olacağı husussunda birinden şüpheleniyorum ama acaba o mudur:))))))))))
Sayın abim aramızda kalsında kardeşin de birilerinin donunda falan mı? Yani aklımda Hz Harun falan geçiyor da…
Çünkü söyleneler karşısında dilleri tutulmuştu.
Onları az bir şey anlıyorum sayın abim, hor görme onları alışık değiller her gün haşa Allah’la sohbet etmeye…
Alevi halkı yazılarımızdan uzak tutabildiler mi? Hayır!
Sayın abim bu kimsenin haddine değil ki ama değil mi?
Bizlerin işi gücü yok okuruz abim boşver onları , geçti artık emin ol geçti...
İnsanlar mail yoluyla bize ulaştı. Hatta güzel dostluklar kuruldu. Binlerce kişi bunların sayesinde bu yazıları okudu. Halkın gözünde yarattıkları o her şeyi bilir imajı tozla buz oldu,tahtları sarsıldı.
Sen yaparsın sayın abim, sen aslan’sın , hatta kaplansın, belki’de Hz Ali’dir don değiştirip vücudunuzda yer edinen…
Bu yazının daha geniş bir biçimi KIRKBUDAK dergisinde 2006’da yayımlanmıştı.
Kimlerin dergisi o abim?
Yeni kurulmuş bir dergi ise kimlerin paralarıyla falan kuruldu? Art niyet arama ağabeycim merak sadece?
BİR HALKIN SESİNİ NASIL KESEBİLİRLER Kİ!
Abi bu resman imkansız… yinede merak ediyorum o bahsettiğin halk hangisi, çünkü ifade ettiğin gibi yepyeni bir olgu bu değil mi abim, taze keşfedilmiş yani..e o halde bahsettiğin halk hangisi oluyor ki abim? Vardır bildiğin…
Devamı var , yazını yorumlamaya devam…
aliekber
12-10-2006, 11:32 AM
ali, allahın kendisi yani zatı değildir. onun görüntüsüdür. tecellisidir. ayrıca ali bir tane değildir. Ali binlercedir. milyonlarcadır. o ali ki, binbir donda dünyaya gelmiştir. gelmektedir. buda da odur. isa da odur. musa da odur. pir sultan da odur. şah hatai de odur.
ali'yi tarınsal kabul etmek tanrı - insan birliğinin ve bütünleşmesinin simgesel anlatımlarından biridir.
şii teolojisi ve sünni teolojisi aliş'yi üstün vasıfları olan ama yinede diğer insanlar gibi bir insan olarak görür. Alevi teolojisi ise, ali 'yi hem bir insan hem de tanrının tecellisi, evrene , dünyaya yansıması olarak görür. o ruhullahtır. yüzü vechullahtır.
sözü, " kur'an - u natık" tır.
sesi, savtullahtır.
selam ile...
--------------------------------------------------
Sayın ustadımız Hz Ali milyonlarca idi diyorsunuz ya..
Bu silsile kesildi mi yoksa Hz Ali hala don değiştirip birilerinin vücuduna geliyor mu?
Yani acaba diyorum da olası mı ki bunlardan birisi siz olasınız da diğeri de sayın Tanrıverdi?
Yoksa Hz Ali aynı anda iki kişinin donundan gelmez mi?
Bu konuda daha derin bilgi alabilirmiyiz sayın abim:)))
Türkmen
12-10-2006, 11:40 AM
daha fazla bilgi alamassınız. çünkü zaten kapasiteniz bu kadar. boşverin siz gidin şiilerin kitaplarını okuyun. dürüstçe çıkın ben şiiyim deyin. alevi rolü oynamayın !
124. bin peygamber, milyonlarca evliya ( veliler ) ali'den başkası değildir !
ayna tuttum yüzüme
ali göründü gözüme
nazar kıldım özüme
ali göründü gözüme
bazı körse ve göremiyorlarsa görenlerin suçu nedir ?
aliekber
12-10-2006, 12:29 PM
daha fazla bilgi alamassınız. çünkü zaten kapasiteniz bu kadar. boşverin siz gidin şiilerin kitaplarını okuyun. dürüstçe çıkın ben şiiyim deyin. alevi rolü oynamayın !
124. bin peygamber, milyonlarca evliya ( veliler ) ali'den başkası değildir !
ayna tuttum yüzüme
ali göründü gözüme
nazar kıldım özüme
ali göründü gözüme
bazı körse ve göremiyorlarsa görenlerin suçu nedir ?
----------------------------------------------------------------
O kadar okumuş birinden böylesine bir cevap...
Aslın sünni olduğunu söylemiştin, sonradan alevi oldum demiştim, nasıl alevi
oldun anlatırmısın?
Yeni zamanda moda oldu ya dinsizler bizleri temsil ediyor ya cem evlerinden içeri girmemişler...
Sonradan hidayete ermişler nasıl da gelip bizlere önder oluyor anlaşılır değil...
Tıpkı koskoca AABF başkanı gibi...
Benim aklım almıyor bu tür olguları
Kaç yaşından sonra hidayete erdin merak ediyorum?
Türkmen
12-10-2006, 12:34 PM
efendim biz hidayete ermedik. hidayet sizin tekelinizde !
ne haddimize ?
biz dalaletteyiz. ali 'ye tanrı diyoruz ya ! sapık bir inanç içindeyiz. biraz daha çaba sarfedin de bizi de mümin yapın. yoksa şii mi deseydim ?
Sürgün_24
12-10-2006, 12:43 PM
Neyi paylaşamıyorsunuz arkadaşlar..İkinizde büyügümüzsünüz bizlere örnek olmanız gerekmezmi nedir bu çekisme..
Kırmayın lütfen birbirinizi..
aliekber
12-10-2006, 12:43 PM
Tanrıverdi can'ın yazı yorumuna cevap
kesin bunlar delidir deyip işi geçiştirmeye çalıştılar. Başaramadılar.
He he he he he …
Öyle mi dediler abi? Haşa ya , düşünememişler ki beklide , ki bence kesin öyledir Hz Ali sizin vücudunuzda tecelli bulmuştur falan…
Bunları Aleviliğin adına konuşmak için /Alevililiğe önder olarak kim seçmişti. Kimdi bunlar.bunlar koynunun bulunmadığı dönemlerde alevi dernek-vakıf ve dergahlarının başına çöreklenmiş tekke oligarşisinin uzantılarından başkası değildi.
Sayın abim bu noktada çamur atmaktasınız, bu attığınız çamuru hangi efsaneyle ispatlayacaksınız? Malum sizde efsane sıkıntısı yoktur, ama yinede pek etik bir davranış değildir sayın abim.
Oligarşi ve uzantısı diyorsunuz bu pek büyük bir laf…
Delilleriniz nedir? Delilsiz konuşmak çamur atmaktır, iftiradır, gıybettir, pek yakışır bir hal değil yani…
Bir vakıf da siz kurun çamur atacağınıza: önünüzde engel mi var?
Resmen bu ahlaksız davranışınızı kınıyorum.
Alevilerin bedenlerini panzerlerin,bul dozerlerin önüne siper ederek/canlarını ortaya koyarak boğazlarından –çocuklarından kestikleri parayla kurdukları dergahların başına oturmuş Alevilerin emeğini sömüren bir avuç alevi düşmanından başkası değildi bunlar.
Bu söylemle haddinizi aşıyorsunuz. Bu söylem ispat ister delil ister. Ne gibi sömürmüşler?
Vakıf veya cem evi kurmanız yasaklanmış mı birilerince?
Ben bu davranışı çok aşağılık bir davranış olarak kabul ediyorum ve kınyorum.
Duygu sömürüsü yapmak lanetlediğim belirli sınıf insanlarına hastır.
Ki kim neyi sömürmüş delil sunmalısınız.
Aleviliği evcileştirmeye çalışmak öte yandan düzene yedeklemekti.
İç savaş tahlili mi yürütmektesiniz?
Halkı kin ve nefrete sürüklemek maddesinden cezaya tabisiniz.
Aşağılık bir davranıştır bu çıkışınız…
Evet kısmen başardılar bunu. Birilerinin yedirdiği somun ekmeği midelerine iyi geldi.
Bir dedi kodu daha.. kim kime ne yedirdi delilin nerde? Deminden beri atıyorsun atıyorsun da delil nerde?
Bilimsel ispatlı bir yazı bulacağımı düşünmüşken üzüntüyle görüyorum ki sokak kadını yaklaşımı ve çamur atma.. delil , somut bilgi yokmu?
Bu tür davranış ayıp bir davranıştır: çamur at izi kalsın…. Kınıyorum.
Ama birileri haddini bilmeyerkten çıp oyunlarını bozunca her çeşit çirkefi yapmaktan çekinmediler. Yaygarayı bastılar.ama durum onu gösteriyor ki daha çook bağıracaklar.
Delillerle konuşsan kimse bir şey diyemez…
Efsane masaldan girdin dedi kodu yapmaktan çıktın yani çok mu hoş bir davranış sergiliyorsun?
Ayıp demişlerdir, utan demişlerdir buna benzer şeyler söylemişlerdir…
Bunlar kendilerine alevi önderliği sıfatını kimden izin almışlarda takmışlar. Beni temsil etme hakkını kim verdi onlara ben hala anlamış değilim.
Abim ya bilgisizsin ya kötü niyetli…
Veya hem bilgisiz ve kötü niyetli...
Sen gidip vakıf falan kurdun da sana itiraz edip yasak mı koydular?
Çamur atmaktan başka bir hünerini göremiyorum ki.. delil nerde delil sabahtan beri bir sürü yazı yazmışsın ama yarısı efsane, yarısı dedi kodu ve çamur atma…
Nerden girdin nereden çıkıyorsun yani bağdaştırmak bile mümkün değil…
kime yaranmaya çalışıyorlar? Gecenin saat üçünde dergahlarına başlarına yıkanlara mı? Gök yüzünde halkına ölüm yağdıranlara mı? İnsanlarımı yakanlara mı? Maraşları,Çorumları yaratanlara mı? Dedeliği,cemi yasaklayıp dergahlarımızı ahıra çevirenlere mi? Üzerimize kurşun yağdıranlara mı?......
Savaşmamamızı mı öneriyorsun? Boş konuşmadığını görelim önerin neymiş?
Ne yapsak mesela arkamıza Kuzey Irak’daki Taliban gibi amerikayı mı alıp uşaklık yapsak? Yoksa Türkiyeye kini olan kimler varsa ortak cephe mi kursak: Ermenilerle, Yunanlarla- ***’yla ne dersin?
İç savaş davamıza daha iyi hizmet eder değil mi? Yazdıklarından ilk cümlelerde eğlenirken , kişiliğinde nefret duymaya başlıyorum…
Bunlar bizim içimizden çıkan Hızır Paşalardır. Alişer’in kellesini kesenlerdir. 2 Mahmut’un Bektaşi dergahlarına atadığı Nakşi şeyhleridir. Sadece post ve ad değişmişlerdir.
Halkı kin ve nefrete sürükleyici konuşmadır yaptığın… Yuh yaklaşımına
İsmarlama bir yazı bu başka türlü olamaz… kin nefret ve kırıp dökme duygular'ı barındırıyor..
Bu yazını okuyan hakim, avukat veya benzer sıfattan birileri varsa hakkında halkı kin ve nefrete sürükleyici konuşmalar yapmaktan sana dava açmalıdır...
Tehlikeli ve vebal almaya hazır bir tiplemesin… don değiştirme olgusu doğruysa senin don’una kimin girdiği bile şüpheli…
Bizim karşımıza ırkçıları,dincileri,yozları ve yobazları çıkartıyorlar. Buyursunlar. Biz buradayız. Arap Aleviliğini bile türke bağlayanlar bize ne yapabilir ki?
Neler olacağını biliyorsun… Irksal yaklaşımın mı var ki ırkçıları karşımıza çıkarıyorlar diyorsun?
Dincileri diyorsun : dinsizliği mi savunuyorsun? Yozlar kelimesi aynen iade, ağzın hep hakaret kelimeleri ediyor… Kişiliğini bir tartsana neler söyemektesin…
Yani seni eleştirenler bunların dışında bir şey olamaz öyle mi?
Kendini Allah mı zannediyorsun? Put musun eleştirilmeyesin?
Bu ne kendini beğenme böyle…
“severim dostluğun da
Düşmanlığın da
Erkekçesini..”
bu lafları önce kendine uygulayacaksın… sabahtan beri delilsiz attın savurdun…
söylediğin sözlerden muaf mı oluyorsun…
Delilsiz suçlamalara girmek, kendi inancı dışında peşinen inanç kabul etmeyen , ve buna ulaşmak için çamur atmak erkekçe mi oluyor?
Alevi kaynaklarından söz ediyorlar. Aleviliğin en büyük kaynağı ozanlarımız değil mi? Yazılı kaynaklarımızın çoğu yakılmışken bu yolu ozanlarımız bu güne taşımadı mı?
Yorumdan başka bir şey mi sunuyorsun ki EFSANE yorumu…
Ama Allah senin donuna girmiş ve özel bilgiler ve açıklamalarda bulunmuşsa o zaman durum başka…
BİZ ALEVİLİĞİ BAŞKALARI GİBİ NE TÜRKLÜKTE,NE KÜRTLÜKTE NE DE BAŞKA BİR YERDE ARIYOR. NE DE BAŞKA BİR YERE YAMIYORUZ. ONU KENDİ ÖZÜNDE ARIYORUZ. HELE HELE ALİSİZ ALEVİLİK YARATMAK BİZDEN ÇOK UZAK. Zira “Alisiz muhabbet olmaz.”
Evet Ali’siz Alevilik tutmayınca sıra Hz Ali’yi tanrılaştırmaya geldi…
O da tutmayacak rahat ol
İsmail Beşikçi diyor ki Alevileri en çok öldüren lider Hz. Ali’dir. Ömerin,Osman’ın danışmanı olduğu için Ali,Müslümanlar da kürt topraklarını bu dönemde istila ettiği için Aleviler de Kürt olduğu için Aleviliği en çok Ali katletmiştir. Hayır Alevilik bir kürt dini değildir. Ve Alevileri ve bölgedeki diğer halkları katledenler de Kürtler olmuştur.
Bu yazını kasıtlı mı anlaşılmaz kıldın?
Beşikçi demişki efendim falan da filan da…
Bu ne biçim konuşma tarzı ya, baştan beri başladığın tarzı hiç mi değişmeyeceksin…
Hep efsane ve dedi kodu vari mi devam edecek.?
Burada anladığım kadar iki ana vurgu yapmışsın, İsmail Beşikçinin ağzından o şahıs kimse tabi…
Hz Ali danışman olduğu için Alevileri katletmiş… Müslümanlarda Kürt topraklarını istila etmiş…
İnce bir yaklaşım… ek bakalım ne biçeceksin…
yazılarının devamının yorumu gelecek bekle...
aliekber
12-10-2006, 12:49 PM
efendim biz hidayete ermedik. hidayet sizin tekelinizde !
ne haddimize ?
biz dalaletteyiz. ali 'ye tanrı diyoruz ya ! sapık bir inanç içindeyiz. biraz daha çaba sarfedin de bizi de mümin yapın. yoksa şii mi deseydim ?
-----------------------------------------------------
Sorduğum soruları örtme
Kendinden bahsetsene çekiniyor musun ne zaman hidayete erdin?
Cem evlerinden içeri girdin mi, griyor musun?
Pir'e bağlandın mı?
4 kapı 40 makam'ı hangi Pir'le geçtin?
Anladığım kadar sünni imam hatiplerden mevzunsun?
Savunduğun Tasavvuf'u panteizm'i kimlerden aldın?
Yanılmıyorsam devlet görevlisisin ayrıca?
Din öğretmeni?
Utanıyormusun bu sorduğum sorulara cevap vermekten?
aliekber
12-10-2006, 01:11 PM
yazdığın incilerin yorumunun devamı...
ALEVİLİĞİ ÇÖZMEK/ANLAMAK İÇİN ALİ’NİN ROLÜNÜ İYİ KAVRAMAK VE TESBİT ETMEK LAZIMDIR.
İŞTE BİZ TÜM ÇALIŞMALRIMIZDA ALİ’NİN YERİNİ ÇÖZME GAYRETİNDEYİZ. ALİ’Yİ ALEVİLERDEN UZAKLAŞTIRMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL.
Hadi hayırlısı bakalım nerelere gideceğiz…
Öyle ki Kuran bile yeniden yazıldı. Yazılmakla kalmadı. Kuranın yorumlanması da yasaklandı. Yeni ayetler eklendi,çıkartıldı. Bu yüzyıllardır Alevilerin savunduğu bir düşüncedir.
Hangi Alevi büyüğü bunu savunmuş? Mideden atmasyon gibime geldi..Efsane falan mı yoksa bu da?
Hz Ali bu yönde terdüt bildirmemiştir, Ehli Beyt imamları bildirmemiştir…
Dayanak nedir? Delil nedir? Yine mi savunulan bir düşüncedir de efendim, böyle inanılıyormuş da efendim…
Yani bu tür yazıların bilimselikle nasıl bağdaşır ki?
Buraya kadar en büyük dayanağın 15 inci yüzyıllarda efsaneye dayanarak söylenen bir şiridir… Varmı başka dayanağın?
Kuran değişmiş diyorsun yukarda Kuran ayetini yazdıklarına ispat olarak dayanak sunuyorsun…
Yani ben buna paradoks derim başka ismi olur mu bunun ?
Şaşkınlık da denilebilir…
Kanıt vermek için Kuran ayetini önerirsin, başka bir olguyu öne sürmek için efendim Kuran değişmiş dersin…
Yani yazılarında tutarsızlık barınması çok mu önemsiz?
Boşver boyunu aşan işlere kafa yormayı , gel sosyal statünden falan bahset seni daha iyi irdeleyelim…
Tekke oligarşisinin iddia ettiği gibi biz imamları,Ehl-i beyt’i yok saymıyoruz. Alevilikteki yerini inkar etmiyoruz.
ONLARA SORMAK İSTİYORUM HIZIR PAŞANIN ÇOCUKLARI YOLU AYDINLIĞA ÇIKARTMAK İÇİN UĞRAŞANLAR MI ALEVİLİĞİ ALEVİ DÜŞMANLARINA SATANLAR MI?
BİZ ONLAR GİBİ HINZIRLARIN DEĞİL HIZIRLARIN YOLUNDAYIZ….
Hay babam hay, oluşturduğun çorbadan kendin bile bir şey anlamadın ki başkaları bir şey anlasın…
Tekke oligarşisi: yapıştırmışsın yine ; desteksiz delilsiz etiketi…
Hınzırların yolunda mısın yoksa Hızırların yolunda mısın bunu Allah biliyor…
Ama Allah donuna girmişse demekki delilli konuşuyorsun…
Şimdiye kadar yazdığın her kelime dedi kodu, efsane, bir varmış bir yokmuş.
Karalama , çamur atma, hem Kuran’dan delil vermek hem Kuran’ın değiştiğini savunmak…
Baştan sona tutarsızlık örneği… Ancak bu kadar rezil bir yazı olur yani…
aliekber
12-10-2006, 02:04 PM
12.10.2006
İnan TANRIVERDİ
---------------------------------------------------------------------
Bazı arkadaşların gayet doğal olarak yapmış oldukları bunun yanında bazılarının da haddini aşarak yapmış oldukları eleştirilerin bazılarına yanıt vereceğim.
İşine glene ver işine gelmeyene verme
Anlayışsız değiliz merak etme.
Yazımızın girişinde Ali kültünün yalnız Alevilik sınırları içerisinde sınırlı kalmadığını;başka din ve mezheplerde de görüldüğünü anlatmak amacıyla kısa bilgiler aktarmıştım. Bunlar neydi? Demiştik ki Kırım’da bazı kiliselerde Ali’nin peygamber olduğu yazılıdır.
HE he he hehe ne güzel deliller bunlar ya...
Tebeşirle mi yazılmış boyayla mı? Yoksa altınla işlenmi şyazılar mı bunlar?
Varsayalım k bu tür yazılar yazılmış bu neye delil sayılır ki?
Yezidiler Ali’yi insan suretine bürünmüş tanrı olarak kabul ederler. Bermeki Budistlerin Ali’yi kutsal saymıştır.
Yezidi dediğin Yezidin izini sürmüş olanlar mı? yoksa o Şeytan'ı melek olduğu için saygı duyuması gereken ilan edenlermi? Güneşe mi taparlar ay'a mı ne oldukları pek belli olmayanlardan bahsediyorsun değil mi?
Şu bermede ki budistlerin Hz Ali'yi kutsal saymaları neyin nesi imiş
Hz Ali'ye Hz dersen inancından bir kaybın falan mı olur ayrıca?
Aksine Ali’nin önemini anlatmak amacıyla söylenmiştir. Ali geniş bir coğrafyada bir kült olmuştur.
Sayın abim ya öerdeiğiniz deliller çok fazla zayıf değil mi?
Kült kelimesinin anlamını bilmeden kullanmış olmalısın ki kült demek tapmak demektir...
Yoksa bu saydıkların Hz Ali'ye tapıyorlar falanda bizler mi bilmiyorduk?
Atmasyonu geçtin serbest atmasyona başladın...
Kiliseler, yezidiler, budistler, hepsi bir ağızdan kült yapmışlar Hz Ali'mizi...
Sayın abim hangi kaynaklardna besleniyorsun bir de kaynaklarını bilsek...
Yani hadi Yezidileri sana bağışlayalım da kiliseler ve budistler genel merkezleri dışında mı tapınıyorlar?
Kilise ve Budizm anarşist yaklaşımla mı işlev görüyor...
Bu ortaya koyduklarına güleyim mi ağlayayım mı şaşırdım doğrusu...
Bu tür savları sadce ve sadece sünni kökenli olanlar ortaya atar, ki desteksiz olduğu her halinden belli...
Aleviler avrupalı bilim adamları gibi hareket eder, paradoksal yaklaşımlardan uzak dururlar, hele ki yazılarınızın başından şimdiye kadar aykırılık örneği bir değil bin oldu sayın abim.
Bunca aykırıığı aynı anda nasıl beceriyorsunuz?
Yine demiştik ki “Dante ,İlahi Komedya’nın Cehennem kitabında Ali’yi muhammed’le beraber cehennemin en aşağı katına atmıştır.
Bir Dante eksikti zaten
Bu aşamada size nasrettin hocanın fir fıkrasını anlatmadan edemem...
Bir gün bir komşu Nasrettin hocadn eşşeğini ödünç almak ister, sayın hocamız eşşek öldü der, ki o esnada eşşek ahırdan anırmaya başlar...
Komşusu sorar hocamıza: sayın hocam hani eşşek ölmüştü...
Sayın hocamız bunun altında kalır mı: şimdi sen bana inanmıyor da eşşeğe mi inanıyorsun der...
Sayın abim Kırımlı kiliselerden, Budistlerden Yezidilerden tuttun geldin bir dante eksikti onu da davaya kattın ya helal olsun...
Bakalım sırada kimler var...
Hem de müminleri böldüğü için çenelerinden aşağı ikiye bölünmüş olarak… bakın bunu biz demiyoruz. Katolikliğin en koyu savunucularından Dante demektedir.
He he he he he...
Ben diyorsam namerdim misali...
Bunlar sarsımaz delil ya gerçekten...
Allah'ım sen büyüksün...
Biz Alevi önderlerinden alevi halkından aldığımız bilgilerden yola çıkarak Alevilikte Ali’nin tanrı olduğu inancı vardır diyoruz.
Alevi önderin dedi demin efsaneydi hani? Efsane dediğin makale veya tez mi demek oluyor ?
Yani efsane ismi üstünde ya , masalsı bir inanç, halkın veya belirli kısım halkın veya halka mal edilmiş ama kimler tarafından uydurulduğu belirsiz bir söylem...
Efsane derken başka nalam mı taşıyor?
Aynı şekilde yunan efsanelerini de yorumlayın onların bizlerden çok ihtiyacı var değerli yorumlarınıza:D
Kim diyor Ali Allah? Pir Sulatan Abdal,Kul Himmet,Şah İsmail Hatayi,Virani;Nesimi;Yemini,Kul Hüseyin,derviş Ali,alevi mitolojisi…… bakın bu kaynaklara. İyi okuyun.
Okumaya okuyoruz sayın abim de donumuza açıklayıcı yüceler girmiyor ki senin gibi anlayak... Bu konuda sen özelsin...
Bizler bu şahsiyetlerin ne demek istediğini çözemedik ama anlaşılıyor ki sen çözmüşsün...
En azından mitolojya kısmını çözmüşsün bu da özel yetenek işidir , anlaşılıyor ki bu yeteneğe vakıfsın.
Ki bunun açıklaması ancak don -gömlek-çorap değiştirmeyle alakalıdır...
Kimin donuna girdin sayın abim bana gerçeği söyle:D
Alevilikte şirk Ali’ye başkalarını eş koşmaktır. (Ali’ye şirk koşan mutlaka kafir dedi) Müminlik Ali ve ailesine inanmak/onları benimsemek;münkirlik ise Ali’yi reddetmektir.
Abim bunu yanlış anlamışsın Ali'ye inanmayan şöyle münkirdir ki zaten hadisi şerif'le sabittir ki Hz Ali'ye inanan peygamber efendimize, peygamber efendimize inanan ise Allah'a inanmış oluyorlar çünkü Hz Ali zaten cennetle müjdeleniyor, yani hak ve pak sıfatına layık görülüyor.
Allah kendi kendini mi cennetle müjdelemiş olacak haşa...
Bunlar Dantenin söyledikelri değil cümle alemin kabul ettiği doğrulardır....
Şimdi biz Nasrettin hoca misali eşşeğe mi inanalım yoksa hocaya mı:P
Gözlüye gizli yok. Aliler karışmaz. Arap dünyasında Ali’den önce Ali adında kimse yoktu. Bu ad tesadüfen de konulmadı. Kuran’da otuzdan fazla Allah’ın adı Ali geçiyor.
He He He He He
Klasik bir açığını yakaladım yine
Hem Kuran değişti diyorsun hem Kuran'la delil veriyorsun:P
İlahi Tanrıverdi abim...
İsmin bile tesadüf olmayabilir seni de hepimiz gibi Tanrı verdi ne yapalım değil mi?
Ali çoktur şah_ı merdan bulunmaz- pir Sultan Abdal
He he he he he...
Ne güzel anlamışsın sayın abim ya...
Bu konuda da kurduğun kumdan kuleyi yıkmalıyım üzgünüm çünkü iş öyle değil, yine yanış anlamışsın:P
Ali ismini almış Aliler çok demiş apaçık bu, ve Hz Ali ayarında değerinde biri bulunmaz demiş: bu kadarını bile anlamıyorken vazgeçin boyunuzu aşan işlere girişmeyi...
Dikkat edersen birine benim de diyeceğim gibi sadece Ali demiş, gerçek ve bildiğimiz Hz Ali'ye Şah ı Merdan demiş
Diyor ki bir zat-ı muhterem Ali’leri karıştırmayalım. Aynısını vahap Amca ‘da söylemiş. Onlardan yıllar önce Mesnevi tercümesi’nde de bir sünni söylemiş. Biz her iki Ali’yi de bir biliyoruz. Peki bu değerli canlar nasıl a6yırd ediyor Alileri. Bize de öğretsinler biz de bilelim.
Korma sayın abim karıştırmana imkan yoktur
Bu konuda şöyle bir örnek vereyim..
Mesela Mustafa Kemal paşamızın ismini almış milyonlarca Kemaller var, ama Mustafa paşamızdan Atamızdan Türkümüzden bir başka var mıdır, söylenmek istenen sadece budur...
Sayın abim siz bu tür konuları irdeleyecek mertebeden çoooooooookkkk uzaksınız ki bu kadar basit bir meseleyi bile çözmemişsiniz..
İşiniz gücünüz yokmu ya mertebenize göre bir şeylerle ilgilenin , mesela bahçeniz varsa sebze meyve ekin, dönün yüzünüzü doğan güneşe, Allah'ım sana şükürler olsun deyin arada bir, Allah'ın işleriyle uğraşma minimum birikim ister, yani demek istediğim şudur ki abim bu giriştiğiiz işler ispatını verdiğim gibi size göre işler değildir, herkes haddinde yaşasa dünyada yaşadığımız kargaşalar çıkar mı?
Ki halk'ı kin ve nefrete , savaşmaya , silahlara sarılmaya davet etmişsiniz?
Veya geri de durmayın açın bir vakıf ve müritler bulun dişinize göre, onları bir güzel eğitin sayın abim biz de alkışlayalım ortaya koyacaklarınızı...
Alevilik işini öyle kolay bir mesele mi sandınız ki gelişi güzel yaklaşımlarla millet peşinize takılsın:)
İlahi Tanrıverdi abim beni gülme komasına soktunuz
çömez
12-10-2006, 11:17 PM
Sn Aliekber
Yazıları kafana göre cımbızlama sen sorunu sormuşsuun bende yanıtlamısım ,niye içinden cıbızlma yapıyorsun,
Canlar,
Soru ve yanıtım
Allah'a inancın varmı sayın can?
Cennet,cehennem başlığında yazdım ,ve birçok yazı yazdım,Tarı inancımın olmadığını hangi yazımdan cıkardın,seni ıspata davet ediyorum,Ançak senin gibi inanmıyorum tanrıya, bu kesin
ve o surların cevabların tamamı
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=2600&page=14 burada
Bakın ne garip,ben her seferinde yazıyorum,düşünce ve fikir yaz diye amma o öyle yapmıyor şidi de beni ARIZALI olarak niteleidirmiş,
bu tip saldırıları anlıyorum,söyleyecek bir şeyi olmayanların tutumu bu,yıne başka bir arkadaşın düşüncesine katılmadığı içinn,
ERmeni-Yunan-*** gibi güya kendince aşağılayıcı sözlerde bulunuyor,sanırım yönetim bunları dikkate alacaktır,
Dikkat ederseniz bu arkadaş, çok yazıyor amma içinde bir şey yok, ve söylemleri gerici,bağnaz ve şeriatcı,
Sivas katlıamını önemsemeyen ,nerdeyse şeriatcılarla aynı düşünen,Alevileri asimile oyunlarına desdek veren,bir asimilatör,
Yazdıklarında hiç alevice bir söylem yok.ve delili de yok
astokomlu
12-10-2006, 11:24 PM
sayın üyeler lütfen yazdıklarımıza, üslubumuza dikkat edelim.. kişilere karşı hitamlarda bulunmayalım..
polata
13-10-2006, 03:25 AM
Evet yanılmadın tahmin ettiğin gibi arıza kişiliklerden uzak durmayı tercih ediyorum.
Sn. Ali Ekber,
Bilgi ancak paylaşıldığı zaman anlam kazanır. Paylaşmak ise saygı ile olur. Karşımızdaki kişi nasıl olursa olsun, fikri ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun önemli olan saygımızı sunarak bilgimizi aktarmaktır. Yoksa yapacağımız kör bir kavgadan öteye geçmez.
Karşımızdakini küçümsemek, hor görmek, yok saymak, aşağılamak veya kişiliğini kendimizce tartıp sonuç belirlemek bizi bilgili cahiller sınıfına sokar. İşte bu nedenle yukarıda yer alan cümle içerisinde kullandığınız sıfatlandırmayı sizin şahsınıza yakıştıramadım.
Bu tür sıfatlandırma yapmayı sadece size değil gerçek insan olmak yolunda ilerleyen hiç bir insana yakıştıramam.
Saygılarımla...
aliekber
13-10-2006, 04:11 AM
Sn Aliekber
Yazıları kafana göre cımbızlama sen sorunu sormuşsuun bende yanıtlamısım ,niye içinden cıbızlma yapıyorsun,
Canlar,
Soru ve yanıtım
ve o surların cevabların tamamı
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=2600&page=14 burada
Bakın ne garip,ben her seferinde yazıyorum,düşünce ve fikir yaz diye amma o öyle yapmıyor şidi de beni ARIZALI olarak niteleidirmiş,
bu tip saldırıları anlıyorum,söyleyecek bir şeyi olmayanların tutumu bu,yıne başka bir arkadaşın düşüncesine katılmadığı içinn,
ERmeni-Yunan-*** gibi güya kendince aşağılayıcı sözlerde bulunuyor,sanırım yönetim bunları dikkate alacaktır,
Dikkat ederseniz bu arkadaş, çok yazıyor amma içinde bir şey yok, ve söylemleri gerici,bağnaz ve şeriatcı,
Sivas katlıamını önemsemeyen ,nerdeyse şeriatcılarla aynı düşünen,Alevileri asimile oyunlarına desdek veren,bir asimilatör,
Yazdıklarında hiç alevice bir söylem yok.ve delili de yok
--------------------------------------------------------------------
Bunu yazmıştım...
Bu yazılarımdan suçlama mı çıkardın?
Hatta ve hatta o kadar detaylı oldum ki sözlerimi yanlışa çekme diye, bundan açık yazılır mı?
Nelere inanırsın ?
Ateist misin? agnostik misin?ü
Anarşist misin?
Kendince devrimci misin?
Bölücü müsün?
Uluscu Atatürkçü müsün?
----------------------------------------------------
Bundan açık yazılmaz nelere inandığını sormak için...
Soru dmek genel olarak bilmediğim olguyu sana sorup cevap almak değil mi?
Bu kadarını anlamıyorsun ki nasıl anlatim????????????????????
--------------------------------------------
Sayın çömez can
Bazı sorularına cevap vermek isterim, istemez değilim de, çekiniyorum süt içtim dilim yandı yoğurdu üfleyerek içiyorum.
-------------------------------------------------------
Sünniler bana göre yoldan sapmış, ve azıtmıştır.
Azıtmışları referans almak aklı başında insanın işi değildir BANA GÖRE
Sapıtmışları ciddiye alıp da inançlarını referans alanlara garipseyerek bakarım.
Boşuna mı aleviyiz, Hz. Ali taraftarıyız?
Sünni felsefeye değer verseydik ne işimiz olurdu Ehli Beyt'in peşinde...
Ya sünni olurduk, ya ateist olurduk, ya Hristiyan olurduk, olurduk bir şey işte...
Ama biz onları sapıtmış gördüğümüz için onnların peşine değil de Ehli beyt'in peşine takılmışız.
Sitemizde bulunduğun için sende alevi olmalısın ama bu temel olguları bilmiyorsun bu çok garip...
Allah'a inancın varmı sayın can?
Nelere inanıyorsun anlat da oki birkaç gündür buraların müdavimisin seni de tanıyalım?
Nelere inanırsın ?
Ateist misin? agnostik misin?ü
Anarşist misin?
Kendince devrimci misin?
Bölücü müsün?
Uluscu Atatürkçü müsün?
Mümkünse bu temel unsurları cevaplada seni daha yakındna tanıyalım, anlayalım neden aleviliğin temel olgularından bihabersin?
Bu yazdıklarım tasavvuf diliyle mi yazılmış da anlamamışsın saldırı olarak algılamışsın?
Ya algılama sorunun var, ya anlatma sorunum var, bundan basit yazamıyorum ne yapim...
bye bye..............
polata
13-10-2006, 04:19 AM
Sn Polata,
aynı şekilde sohbette devam edelim,
Sanırım yarın devam ederiz ben işyerindeyim birazdan cıkarım,
Sağlıcakla kal,
NOT: Yazılarına katılmasamda, yaptığımız bu seviyeli ve hoş sohbet için teşekküt ederim.
Sn. çömez,
Karşılıklı yazışmalarınız hakkında ki düşüncelerinizden ötürü bende teşekkürlerimi sunuyorum. Önemli olan ayn şeyleri düşünmek, aynı açıdan bakmak veya değerlendirmek değildir. Zaten ilerleme ve gelişim için şart olan, farklı açılım ve bilgilerden faydalanmak, eksikleri veya hataları görmektir. Bilgi bir okyanus ise bir insanda bulunan o okyanusun bir kaç damlasıdır.
Her ne kadar yazışmalarımızda konu başlığından uzaklaşmık gibi görülsekte aslında yakınındayız.
Asıl ayrı düşünmemize veya bakmamıza neden olan nokta Alevi kelimesinin içerdiği alt gruplardan kaynaklanmaktadır. Her ikimizin farklı ayl gruplara göre konuyu değerlendirmemiz biribirine aykırı gibi gözüken fikirlere neden olmakta. Yazdıklarını bir bütün ve de içerisinden bazı noktaları alarak değerlendirmek isityorum. Umarım bu uygulamam bir sakınca yaratmaz veya yanlış düşüncelere seni yönlendirmez. Bunu Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şii olmak üzere bir çok tarikatte göreceksinizdir. Her iki ana ayrımın tarikatlerinde oniki imam saygı ile anılır ve "İmam" sıfatı isimlerinin önünde yer alır. Gerçeğine bakarsanız Hanifi mezhebinin kurucusunun İmam Cafer-i Sadık'ın öğrencisi olması bile bize bir konuda ışık tutmaktadır. Hz.Ali en büyük Kuran tevsircisi ve en büyük batınicisidir diyebiliriz. bu yazdıklarıma karşılık olarak verdiğin Yapma gözünü seviyim, sünni tarikatlar 12 İmamcı öylemi,nerden buldun bu delili he can,Hz.Ali batini falan değildi,İmam Caferde değildi ,o bildiğimiz,Ortaddoks bir yorumcuydu,Hanifinin onun öğrenci olması,Aleviliğe bir şeref katmaz, bu cevap ilginç. Yazımın her hangi bir yerinde Ehl-i Sünnet'e bağlı tarikatlerin 12 imamcı olduklarını belirtmedim. Onlarında 12 imamı saygı ile saydıklarını, değer verdiklerini ve de isimlerinin önünde ki İmam sıfatını kullandıklarını yazdım. Hz.Ali mushafını duyduğuna eminim. Böyle bir mushafın varlığı kanıtlanamamış olmasına karşın Hz.Ali'nin peygamber yaşarken Kuran ayetlerini sınıflandırdığı, tevsir çalışmaları yaptığı konusunda önemli kayda değer bilgiler mevcuttur. Batıni kelimesi, zahirinin zıttıdır. Kuran'ın zahiri, görülen ve okurken anlaşılan anlamının yanında farklı bir anlamı, ifadesi ve dolayısı ile asıl manasını bulmaya çalışmaktır. Bu açıdan baktığında Hz.Ali ve İmam Cafer-i Sadık'ı yaşadıkları dönemler açısından birer batıni olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Yanılıyorsun can ,senn yaşın kaç 40 yıl öncesini söylüyorsun,okudum diyeceksin,
Şah İsmailin yenigisi ve Kalender Celebinin Ayaklanmasından sonra Hacı Bektaş Merkez olmuştr ve adı üstünde SERÇEŞMEDİR, sen nerden aldın bu öğretiyi canyok öyle son 20 yıldır falan sözü böyle bişey yok,
Alevilikde el ele el hakka bağlı deyimi vardır, ve bu söz itikatınca Hünkarın makamı hep gözde olmuştur, bu söylem i sünnice buldum,bir başka yerde de bunu yazmışssın kaynağın nedir. bu yadığınızla Şeyh Hasan oçağı batını bir oçak olup,Babi ayaklanmasına desdek vermiş bir ocaktır.Bugüm İsmail Kaygusuzun falan Alevi ilam fantezilerine istinaden o oçakları örnekleme can. bunu birlikte değerlendirmek isityorum. Daha önce yazdığım Bu arada bir anektot eklemek isterim çok değil 40 yıl öncesinde Hacı Bektaş Veli dergahı Kızılbaşlarca pek anlam ifade etmemektedir. Dergahta heryıl düzenlenen törenlere örneğin Malatya'dan bir veya iki köy katılmaktadır ki onlarda Çelebi Bektaşisidir. Son 20 yıldır bir birlik oluşturulması, bir önder belirlenmesi için önem arz etmiştir. Baba tarafım Çelebi Bektaşisidir, Ulusoy ailesine bağlıdır. Anne tarafım ise Şeyh Ahmet'in soyundandır ki Şeyh Ahmet Şeyh Hasan'ın kardeşidir. Dün ki yazdığım olay kendi ailem içerisinde edindiğim bir bilgidir. Her hangi bir yerden okuma veya kafadan sallama değildir. 1960 larda Malatyadan Hacıbektaş'a giden bir veya iki köy katılmaktayken bu durum özellikle 1980 sonrası değişmiştir. Şayet sizin dediğiniz gibi Hacı Bektaş dergahı Serçeşme olsaydı ocakzade dedeler var olmaz veya oraya bağlı olurdu. Ocakzade dedelerin Hacı Bektaş postuna bağlı olmamalarının nedeni nedir acaba? "El ele el hakka" sadece Alevilikte mi var? Hayır bu bütün tarikatlerin bir yaklaşımıdır. Tarikat olaylarını dikkatlice incelediğinizde (ki zaten oluşum nedenlerinden biriside bu yaklaşımdır) bunu göreceksinizdir. Mezhebin bir altında bulunan tarikatler daha sıkı bağlarla aynı yolda giden aynı inancın birlikte yolun sonuna ulaşmak amacı ile oluşturdukları bir yapıdır. Bu nedenle her tarikat bir anlamda "el ele el hakka" düşüncesi içerisindedir. Evet bu bir tecih,ya sünni olacaksın yada bu şekilde yaşayacaksın. Dağlarda olmak cevre olmak,merkezle bağını kesmiyor,
Zaten sünni olanlar olmuş olmayanlarda her zorluğa gögüs gererek bu günlere gelmiştir.Ehli şii mi,neyse can,İslami görünmek için almışlar. Takkiye konusunda aynı yanılgı içerisindesiniz. Bir toplum ezilme ve horlanmayı alt etmek için takkiye yapacaksa doğal olanı bunu iktidar ve gücün taraf olduğu yönde yapmasıdır. Aksi halde takkiye yapmanın bir anlamı kalmaz. İktidar ve güc İslamın Ehl-i Sünni inancında olacak ve siz İslam görülmek için Ehl-i Şii tarafında yer alacaksınız, bu bütünü ile saçmalıktan öteye geçmez. Sonuç olarak ana konuya dönersek, bir insanı ki adı ne olursa olsun ilah, yaratıcı veya Tanrı saymak ya da birden çok yaratıcı, ilah, Tanrı varlığını kabul etmek şirk koşmaktır. Bu nedenledir ki ne Hz.Ali ne de dedeler Tanrı olmadıkları gibi Tanrı yerine de konulamazlar. bu yazdığıma cevap olarak Bunlar senin ve senin gibi düşünenlerindir,
Alevilerin Tanrı_İnsan anlayışları,İslamın anlayışından farklıdır, hep öyle olmuştur,öyle olmaya devam edecektir,
Senin Tanrı anlayışın Tanrı-Kul ilişkisidir, BU Aleviliğin Anlayışı değildr. Başta da dediğim gibi Alevi kelimesinin farklı alt gruplarına bağlı kalarak konuyu değerlendirdiğimizdendir yaklaşım farklarımız. Şirk kelimesinin anlamı ve içeriği bellidir, bu kelimenin anlamı İslam da farklıdır Alevilikte farklıdır demek için ancak Alevilik İslam dışıdır demek gerekir. Zaten o zaman da bunları tartışmaya gerek kalmaz. Ancak Alevilik İslam dışıdır demek için içerisinde yer alan söylemlerden başlamak üzere nerede ise herşeyini değiştirmek gerekir. Bu seferde ortaya çıkana Alevi demek doğru olur mu o tartışılır.
Tanrı-insan anlayışında benim baktığım açıdan bakıp bunu Tanrı-kul olarak nitelendirmek ne kadar doğru olur? İnsan, yaratılan bir varlıktır, her insanda yaratıcının nefesi olması onu yaratılan vasfından yaratıcı vasfına getirmez. Bu açıdan bir kul'dur, çünkü yaratıcı değil yaratılandır. Ancak bu onu statik bir konuma sokmaz aksine dinamiktir. Dinamizmi nedeni ile kendi gelişimini sağlamakla yükümlüdür, bu yükümlülük bir anlamda parçadan bütüne gitmesini sağlar.
Kısaca aykırı bakma nedenimizi bir kez daha yinelemek gerekir ise 19 asrın ikinci yarısında oluşmaya başlayan ancak gerçek olarak 20 yüzyılda kullanılan Alevi kelimesinin içerisinde aslında farklı alt grupların olmasıdır.
Saygı ve sevgilerimle.
Türkmen
13-10-2006, 06:31 AM
-----------------------------------------------------
Sorduğum soruları örtme
Kendinden bahsetsene çekiniyor musun ne zaman hidayete erdin?
Cem evlerinden içeri girdin mi, griyor musun?
Pir'e bağlandın mı?
4 kapı 40 makam'ı hangi Pir'le geçtin?
Anladığım kadar sünni imam hatiplerden mevzunsun?
Savunduğun Tasavvuf'u panteizm'i kimlerden aldın?
Yanılmıyorsam devlet görevlisisin ayrıca?
Din öğretmeni?
Utanıyormusun bu sorduğum sorulara cevap vermekten?
sayın aliekber,
bu uslubunuz hayırlı bir sonuç doğurmaz.
beni hesaba çekmek sizin haddinize değildir.
utanıyormusun sorduğum sorulara cevap vermekten diyorsunuz.
aslında size cevap vermekten değil de sizinle böyle bir diyaloğu yaşamış olmaktan hicap ediyorum.
ben şuyum .... diye başlayan cümleler yazmak istemiyorum. lüzum hissetmiyorum.
hakkımdaki tüm bilgilere çok rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
gizli saklım yok. üstelik heryerde gerçek adımı yazan biriyim.
bu diyaloğu daha fazla sürdürmek istemiyorum.
keskin sirke küpüne zarar.
tanrı sizi esirgesin !
Av.A.Guvercin
13-10-2006, 08:31 AM
BU KONUDA SON KEZ YAZIYORUM:
HAZRETİ İMAM ALİ ALLAH DEĞİLDİR! ALLAH'IN İNSAN SURETİNDE TECELLİ ETMİŞ HALİDİR. ALİ'DEN BAŞKA ALLAH YOKTUR SÖZÜ BU MEYANDA ANLAŞILMALIDIR.
HAZRETİ İMAM ALİ BİNBİR DONDA DÜNYAYA GELMİŞTİR.
BÜTÜN NEBİLER ALİ'DİR.
BÜTÜN VELİLER ALİ'DİR !
ALİ KAİNATIN VE HAYATIN SIRRIDIR.
Müminlerin BÜTÜN YOLLARI Ali'ye çıkar.
allah , muhammed ali ...
bu üçleme aslında bir olanın üç değişik isimlendirlmesinden başka bir şey değildir.
ali'yi seven muhammedi sevmiş olur, muhammedi seven allahı sevmiş olur !
yolumuz ALİ'den başlayıp, Ali'ye varır !
selam sana şah - ı merdan, haydar - ı kerrar, şir - i yezdan, ruhullah ve vechullah olan ŞAHIMIZ !
Su soyledklerini bastan soyleseydin de bir suru tartismasaydiniz daha iyi olurdu gibime geliyor can. Ancak baslik baska soyluyor bu yazilar baska soyluyor. Aciklamasi boyle yapiliyorsa buna kimsenin bir itirazi olmayacak olmaz da sanirim.
asli_33
13-10-2006, 08:44 AM
Türkmen can vay sağolasin ..Ali Abimin dediği gibi başta söyleseydin ..illakide "hz.Ali (KV) Allah "demeseydin 18sayfalık bir kitap olmazdı ...konu ,ana başlığı dışında farklı bir hal almıs ..konu içinde konu oluşturmuş ..değerli bilgilerini ve görüşlerini bizden esirgemeyen canlara teşekkür eder ..tartışırken saygıyı ve hoşgörüyü unutmamalarını temenni ederim
saygılarımla
Türkmen
13-10-2006, 08:53 AM
sayın avukataligüvercin ve sayın aslı 33 ben hiçbir yazımda ali allahtır demedim. tanrısaldır dedim. tanrının tecellisidir dedim. tanrı ali donunda görünmüştür dedim.
yazdıklarım ortada.
selam ile.
Av.A.Guvercin
13-10-2006, 09:06 AM
İŞTE HERKESİ KENDİSİ GİBİ İNANMAYA ZORLAYAN BİRİ DAHA ...
EFENDİM SİZ ALİ'YE ÖYLE İNANABİLİRİSNİZ. SAYGI DUYARIM. AMA SİZE NE BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'DEN ?
NE KARIŞIYORSUN Kİ BENİM GÖNLÜMDEKİ ALİ'YE !!!!!
BEN KARIŞIYORMUYUM SENİN KALBİNDEKİ ALİ'YE!
Sayin Turkmen Can
Nasil yani Turkmen Can. herkesin seni anlamadigini soyluyorsun bir kere daha dusun derim. Alkol bir kez mideye indiginde sisede durdugu gibi durmaz derler.
Siz de soylediniz bir hareket ortami ousturdunuz simdi de size ne benim alimden deme hakkiniz malesef yok can. Bu soylevlere katlanacaksiniz.
Sozlerinize katildigimi yada katilmadigimi soylemiyorum. Bu konuda yorum bile yapmiyorum. neden yapmadigimi soyleyeyim. Siz de neden yapmamamis olmaniz gerektigini anlayin.
Hiristiynlar baba ogul kutsal ruh diye adlandirirlar.
Aslinda isa aleyhi selam ben var olan Allahin bana bahsettigi gucunden sadece bir damlayim onun parcasiyim demek istemisti. yani ben ondanim ben bir damla o bir deryadir gibi aciklama yaparak insana anlatmaya calisti.
tekrar tekrar anlatti.
yani nasi diye sormaya devam ettiler.
Bir daha anlatti
yani nasil diye bir daha sordular
O anlatti onlar sormaya devam ettiler.
Sinegin kis mevsimini kari algilama kapasitesi varmidir can. Yoktur. Ona yazi anlatacaksin ve biraz da serinligi anlatabilirsin.
Sonra bu insanlar Isa nin babasini gorunmez allah, isayi gorunen allah ve ikisinin de bir ortak ruhu oldugu sekilde yorumladilar.
Buda buna benzer seyleri soyledi insanlara, Kurandaki ayetlerin bi benzerini buda soyledi. Allah size sah damarinizdan daha yakin dedi. Icinizde sizi hareket ettiren can ondandir dedi.
Dikkat edin CAN
CAN
ve CANAN
ne anlama gelir iyi irdelemek lazim.
Budayi allah ilan ettiler.
Simdi siz Ali ile ilgi seyleri gundeme getirirken, isa aleyhiselamin sylevleri ve insanlarin ona inanislari, budanin soylevleri insanlarin ona olan yorumlarini, Muhammet ve Alinin donemnde ise bu gerceklerden alinmis bir ders varmis gibi
sirri hakikati ifsa etmeyin dediler mi demediler mi.
O halde siz neden bu sirri hakikati desifre edici bir konuyu gundeme getirip yetersiz bilginizle anlatmaya calisiyorsunuz ve yetersiz bilgimizle bizim de anlayacagimizi bekliyorsunuz.
Kizmayin, hakaret degil, terminolojinin gercek anlamiyla, burda bir edep ve erkan mevzuu vardir.
Yuce duygularin inandigin sekliyle kabul gore, askin yanmaya devam ede eksilmeye ancak, ............iste kocaman bir ancak............ancak insanlara anlattigin sekilde degildir olay her bir olayin icersinde baska bir olay vardir. Pekinedir deme hep birlikte hakikat makamina cikalim ve orda konusalim. Onuuzde 1000 merdiven var. Biz ise henuz yolun basindayiz.
Bir hkaye anlatayim musadenle;
Ali den israrla hakikatin sirrini ogrenmek isteyen Salmani Faris i alinin bak salman dayanamazsin uyarilarina kulak asmaz. Ali de sirri hakikati salmana hic kimseye soylememe konusunda ona anlatir. Ali de Hz Muhammetten ogrenmistir cunku hakikat makamina cikabilen tek miriddir.
Salmani farisi siser ve hastalanir, karni patlayacak dayanamz ve bir dut agacina soyle.
Aliye gider soyler, ya ali ben boyleboyle yaptim, der. Ali de ne guazel yaptin salman kendini kurtardin ama yarin gitte bir dut agacina bak acaba o nasil tepki verecek. Salaman gider bakar ki dut agaci iki kat genisemis, sismekte. Patlayacak.
Aliye doner ve yalvarir. ya Ali der, ben ettim sen etme. Bakiniz ne cavap verir.
Elimde bir sey Salman, ben sana soyledim sen de razi oldun. Ama simdi dut agacinin hakki var uzerinde der. Ancak sen git o dut agacini kes getir der bir aet yapalim ondan da dut da kurtulsun ve hakikati soylemeye devam etsin.
iste dut agacindan yapilan saz in hikayesi ve hakikati soylemesinin hikayesi budur, anlatilana gore.
Bilmselligini bir yana birakalim bir an, verilen mesaj cok ilginctir. hakikatin sirri oyle bir seydir, Salamani Farisi buna dayanamamistir.
Dostlarim hakikati sirrina aranizda dayanacak biri varsa ve bunu biliyorsa lutfen anlatmasin, ta ki onu anlayacak bir insanin kendi seviyesine gelip onu anlayabilecek bilgi ve beceriye oze sahip oldugu gune kadar.
Saygilarimla
Türkmen
13-10-2006, 09:17 AM
sayın avukataligüvercin,
konuyu açan ben değilim.
yanlışınız var. benim ali'ye allah dediğim hiçbir yazımı gösteremessiniz.
alıntıladığınız yazının kime hitaben yazıldığına da dikkat ediniz lütfen.
benim konu hakkındaki tüm fikirlerim burada:
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=83
selamlar.
sırrı ifşa etmek ne demek ?
şah - ı merdan çuşa geldi sırrın aşikar eyledi...
diyor ozanımız.
sır mı kalmış ? Hazreti İmam ALİ açıklamış zaten sırrı.
selam ve sevgi ile kalın !
Av.A.Guvercin
13-10-2006, 09:34 AM
Hazreti İmam Ali ve Tanrısallığı
http://www.cemvakfi.org/yazi_detay.asp?ID=83
konuya ilişkin en ayrıntılı yazım.
selamlar.
“Ali’ ye ismullah derler
Yüzüne secde ederler
Taş yerine koyarlar
Koyamazsın demedim mi ?
Bu Kaygusuz ezeliden
Himmet almış ol veliden
Oku ilmini Ali’den
Doyamazsın demedim mi ? “
Buda tartisilanlarla o link verdgin sitede ki yazinin muhtevasi bire bir cakismiyor can. O sitedeki yazinin icerigine sahsimin bir itirazi olmaz. Orda edep te erkan da bir eksiklik yoktur. Ancak burada ayni konular dusunulmeden islenmistir.
Yani derler ya
Hoooooo var okuz durdurur,
Hooooo var saban kirdirir.
Ordaki yazinin okuzu durduruyor ancak buradaki soylevleriniz malesef sabani kirdiriyor. Insanlarin ve sahsimin tepkisellikleri bundan sanirim.
Saygilar
Av.A.Guvercin
13-10-2006, 09:49 AM
daha fazla bilgi alamassınız. çünkü zaten kapasiteniz bu kadar. boşverin siz gidin şiilerin kitaplarını okuyun. dürüstçe çıkın ben şiiyim deyin. alevi rolü oynamayın !
124. bin peygamber, milyonlarca evliya ( veliler ) ali'den başkası değildir !
ayna tuttum yüzüme
ali göründü gözüme
nazar kıldım özüme
ali göründü gözüme
bazı körse ve göremiyorlarsa görenlerin suçu nedir ?
Sayin Turkmen bir kez daha ve sn kez bir sey soyleyecek br daha da bir seyler soylemeyecegim size eger bu israrci tavrinizi surdururseniz.
Anck dah once bir giris yapayim.
Bildikleriniz ve tespileriniz dunyanin en degerli bilgileri ve taspiteri dahi olsa dogru durust ifsa edilmedigi surece bence bir degeri yoktur.
Sizin bu sayfadaki sozlerinize benim soyleyecek bir tek lafim yok ama sizinle yine de hemfikir degilim bunu anlayabiliyormusunuz.
Bu sozleriniz dogrudur ancak boyle anlatilmaz iddiasindayim. Burda anlatilmaz iddiasindayim. Basit bir sekilde anlatilmaz iddiasindayim.
Saygilarima
Av.A.Guvercin
13-10-2006, 09:52 AM
sayın avukataligüvercin ve sayın aslı 33 ben hiçbir yazımda ali allahtır demedim. tanrısaldır dedim. tanrının tecellisidir dedim. tanrı ali donunda görünmüştür dedim.
yazdıklarım ortada.
selam ile.
Soylediklerine degil biraz da nasil anlasildigina bakarsan verilen yanitlardan sanirim daha iyi anlayacksin.
Türkmen
13-10-2006, 10:08 AM
“Ali’ ye ismullah derler
Yüzüne secde ederler
Taş yerine koyarlar
Koyamazsın demedim mi ?
Bu Kaygusuz ezeliden
Himmet almış ol veliden
Oku ilmini Ali’den
Doyamazsın demedim mi ? “
biz zerreyiz, şemsi mahımız alidir.
müminleriz, penahımız alidir.
biz bendeyiz, ol şahımız alidir.
halkeyleyen allahımız alidir.
Türkmen
13-10-2006, 11:17 AM
dilerseniz bu konuda son sözü MEVLANA söylesin:
O açıklayıcı imam, o Tanrı velisi safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekanda, zamanda Hak'la duran o imamın zatı, iç ve dış temizliği ile vasıflanmak vaciptir. Çünkü küfürden, ikiyüzlülükten kurtulmuştur, temizdir...
Onun toprağı birlik alemidir. O, insanın hakikati ve canı gibiydi. Herşey fanidir, fakat can yaşar, ölmez. Onun hareketi kendinden diri olan ezeli varlıktandır. Beka çevresinde döner dolaşır, yaratıkları yaratanın zatı gibi O bakidir. Hakkın yüksek sıfatları Ali'nin vasfıdır. Hakk'ın sıfatları zaten ayrı değildir. O, Tanrı'nın zatına yapışmış "O" olmuştur. Hani duyduğun lahutun gizli hazinesi yok mu; işte o odur. Çünkü o, Hak'tan Hak'la görünmüştür. O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksat, yüce Ali'dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o hakimdir, herşeyin bilginidir.
İptidasız evvel o idi, sonsuz ahir de o olur. Peygamberlere yardım eden o idi, velilerin gören gözü de hakikaten odur. Yüzünün nurlu parıltısı, kendi ziyasından bir güneş yarattı. O, Hak iledir; Hak ondan görünür. Hakka ki, o Hak ile ebedidir.
Ademin toprağı onun nurundan idi, o sebeple meleklerin tacı oldu; Allahın isimleri ondan belirdi. O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde Adem, herşeyi anladı. O nur tek olan yaratanın nuru olduğu içindir ki, melekler onun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Adem, O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi...
Şit, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi öğrendi. Nuh, kendini yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehirde gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu. Halil peygamber, dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu. Nemrudun ateşi, o Allahın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu. Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu İsmail'e kurban etti. Yusuf kuyuda onu andı da, o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup, onun önünde birçok inledi de Yusuf'un kokusunu alıp gözleri açıldı. İmran'ın oğlu Musa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı. Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı. Sonra dedi ki: "Yarabbi! Bana bu lutfundan bir alamet ver." Hak ona: "İşte sana nurlu eli verdim" dedi. Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkadaş oldu da İsa vücuda geldi...
O, şeriatte ilim şehrinin kapısıdır. Hakikatte ise iki cihanın beyidir. İki cihanın sultanı Muhammed, hakka yakınlık gecesinde, Allaha kavuşmanın harem yerinde onun sırrını gördü. Ali'nin nutkunu, Ali'den dinledi. Ali ile birleşilen o yerde Ali'den başka bulunmaz.
Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyleyenler söylerler, susarlar. O, susmaz, söyler. Ebedi ilim, onun göğsünde parlayıp göründü. Vahyolunanların sırlarını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetlere haykırdı:
-Allah yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur.
Allah'a içi doğru olanlar yüzlerini ona çevirmişlerdir. Zira o şahtır, doğru yolu gösterendir, efendidir...
O, bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa:
-Benimle açıkça beraber bulundu, dedi.
Dinde evvel, ahır o idi. Allah ile içli dışlı o idi...
İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur.
Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.
srdr_ist
13-10-2006, 02:44 PM
O, bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa:
-Benimle açıkça beraber bulundu, dedi.
Dinde evvel, ahır o idi. Allah ile içli dışlı o idi...
çok mu zor can eremezsiniz bu sırra kamilullah olmadıkça.
Hala şehrin kapısı varabilirsen gir şehride gör.Göremedin mi o halde okumaya devam.
aliekber
13-10-2006, 09:45 PM
dilerseniz bu konuda son sözü MEVLANA söylesin:
O açıklayıcı imam, o Tanrı velisi safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekanda, zamanda Hak'la duran o imamın zatı, iç ve dış temizliği ile vasıflanmak vaciptir. Çünkü küfürden, ikiyüzlülükten kurtulmuştur, temizdir...
Onun toprağı birlik alemidir. O, insanın hakikati ve canı gibiydi. Herşey fanidir, fakat can yaşar, ölmez. Onun hareketi kendinden diri olan ezeli varlıktandır. Beka çevresinde döner dolaşır, yaratıkları yaratanın zatı gibi O bakidir. Hakkın yüksek sıfatları Ali'nin vasfıdır. Hakk'ın sıfatları zaten ayrı değildir. O, Tanrı'nın zatına yapışmış "O" olmuştur. Hani duyduğun lahutun gizli hazinesi yok mu; işte o odur. Çünkü o, Hak'tan Hak'la görünmüştür. O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksat, yüce Ali'dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o hakimdir, herşeyin bilginidir.
İptidasız evvel o idi, sonsuz ahir de o olur. Peygamberlere yardım eden o idi, velilerin gören gözü de hakikaten odur. Yüzünün nurlu parıltısı, kendi ziyasından bir güneş yarattı. O, Hak iledir; Hak ondan görünür. Hakka ki, o Hak ile ebedidir.
Ademin toprağı onun nurundan idi, o sebeple meleklerin tacı oldu; Allahın isimleri ondan belirdi. O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde Adem, herşeyi anladı. O nur tek olan yaratanın nuru olduğu içindir ki, melekler onun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Adem, O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi...
Şit, kendinde Ali'nin nurunu gördü ve yüksek alemi öğrendi. Nuh, kendini yüksek menzile ulaştırıncaya kadar, istediğini hep ondan buldu. Gene ondandır ki kurtuluşa eren Nuh, dehirde gayret tufanını buldu da beladan kurtulmuş oldu. Halil peygamber, dostlukla onu andı da, ateş ona al lale oldu. Nemrudun ateşi, o Allahın dostuna hep gül, nesrin, lale oldu. Gene o idi ki, keyfiyle kendi koyununu İsmail'e kurban etti. Yusuf kuyuda onu andı da, o saltanat mülkünü süsleyen tahtı buldu. Yakup, onun önünde birçok inledi de Yusuf'un kokusunu alıp gözleri açıldı. İmran'ın oğlu Musa, onun nurunu gördü de uzun geceler hayran kaldı. Kırk gece kendinden geçti; kavuşma ve görüşme zevkine daldı. Sonra dedi ki: "Yarabbi! Bana bu lutfundan bir alamet ver." Hak ona: "İşte sana nurlu eli verdim" dedi. Gene Ali'nin vergisidir ki, Meryem'e arkadaş oldu da İsa vücuda geldi...
O, şeriatte ilim şehrinin kapısıdır. Hakikatte ise iki cihanın beyidir. İki cihanın sultanı Muhammed, hakka yakınlık gecesinde, Allaha kavuşmanın harem yerinde onun sırrını gördü. Ali'nin nutkunu, Ali'den dinledi. Ali ile birleşilen o yerde Ali'den başka bulunmaz.
Allah yolunda gidenler isteyicidirler; Ali istenilendir. Söyleyenler söylerler, susarlar. O, susmaz, söyler. Ebedi ilim, onun göğsünde parlayıp göründü. Vahyolunanların sırlarını, o hakikat olarak bildi ve bildirdi. Ümmetlere haykırdı:
-Allah yolunda Ali, sizin kılavuzunuzdur.
Allah'a içi doğru olanlar yüzlerini ona çevirmişlerdir. Zira o şahtır, doğru yolu gösterendir, efendidir...
O, bütün peygamberlerin sırrında idi. Cenabı Mustafa:
-Benimle açıkça beraber bulundu, dedi.
Dinde evvel, ahır o idi. Allah ile içli dışlı o idi...
İşte bunları söyledim ki, bu yüksek mananın nüktesini öğrenesin de yüksek velayete eresin. Sence apaçık bilinsin ki, hakikatte yüce olan O'dur.
Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.
-------------------------------------------------------------------------
O açıklayıcı imam, o Tanrı velisi safa ehlinin vücut güneşidir. Yerde, gökte, mekanda, zamanda Hak'la duran o imamın zatı, iç ve dış temizliği ile vasıflanmak vaciptir. Çünkü küfürden, ikiyüzlülükten kurtulmuştur, temizdir...
Burda bahsedilen açıklayıcı İMAM oluşu, İÇ ve DIŞ temizliği ile vasıflanmanın vacip oluşu...
Yerde, gökte, mekanda, zamanda Hak'la duran o imamın zatı,
Nerde olursa olsun Allah'ın beklentisinin dışında durmadığı vurgulanıyor.
Neden böyle olduğunu da belirtmiş:
Çünkü küfürden, ikiyüzlülükten kurtulmuştur, temizdir...
O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksat, yüce Ali'dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o hakimdir, herşeyin bilginidir.
Burda bilginliğinden bahsediyor , ki bilimin kapısı unvanını almıştı bildiğimiz gibi.
Hz Ali bilimin kapısıydı, herkes'ten çok bilgiliydi bu doğru zaten bunu inkar eden yok ki.
O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde Adem, herşeyi anladı. O nur tek olan yaratanın nuru olduğu içindir ki, melekler onun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Adem, O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi...
Burda bahsedilen Hz Ali'den çok "ilmidir", bilimdir, bilgidir.
İmam'ın ilmi sayesinde Adem herşeyi anladı. Gerçi biliriz ki Adem her şeyi anlamadı, Allah'ın söylediklerini anladı, Allah ne kadar söylediyse zaten tespit edilmiştir hak kitaplarından.
Burda bahsedilen imam'ın nur'udur, Allah'ın, insanları yaratırken üflediği nefestir.
Doğuştan sahip olunandan bahsediliyor.
İyice anlaşılsın diye Hz Ali örnek gösteriliyor.
O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi...
"O İmam'ın nur'u ne olduğu apaçık zaten: Allah'ın insanları yaratırken üflemesi, "var ol" demesi meselesi.
Anlaşılması gerekiyor ki Allah o kattığı nur'dan, emirden :" bilimden bihaber olun" arzusunu ilave etseydi Adem bilemezdi.
Burda Ali'nin nur'undan maksat ilahi emirdir, "varol" deyişidir, o varol emrine yüklediği içeriktir.
Bahsedilen nur Allah'ın kurgusudur, bu kurgu insan'ı sadece doğruya götürmek için kurgulanmamıştır.
Bilim verilmiş o "nur"'da, akıl da verilmiş, mantık'da verilmiş, peygamberler zaten gönderilmiş, dileyen doğru yolu bulacak.
Allah'ın bu "nur" bilinmezini günümüzde: "kromozom'ların "varlık"( etre) ve nitelik dökümünün incelenmesi ile daha belirginleşir.
Kurgulanmış insan oğlu, kromozomik gerçekler vardır, nasıl tasarlanmışsa o doğrultuda hareket gösterirler.
Bu örneği , Allah'ın bahşettiği ve insanlarda varolan "nur" nedir iyice anlaşılsın diye verdim.
Bilgisine göre insanlar Kuran'ın emirlerini şeriat, tarikat, marifet, ve hakikat seviyesinde okur.
Kimileri Allah arılara bal yapın dedi ve arılar bal yaptı der, daha detayını bilmez çünkü.
Daha ileri mertebelere erişmiş bilir ki arı'lar varlık ve kromozomik, kurgulanış sebeplerden pollen topllarlar, peteğe getirirler falan...
O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi. İşte o ilimden maksat, yüce Ali'dir. Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o hakimdir, herşeyin bilginidir.
Mevlana baya bir şeyler çözmüş, ki anlamış ki : O hazinenin nakdi, tükenmez ilimdi
İşte o ilimden maksat, yüce Ali'dir.
Neden maksat yüce Ali'dir?
Çünkü :
Hakkın hikmetini ondan başka kimse bilemez. Zira o hakimdir, herşeyin bilginidir.
Burda da Mevlana aynen anlatmış anlayabileceklere...
Hz Ali'den daha bilgin birinin olmadığını vurgulamış, ve meseleye hakim oluşunu ...
İptidasız evvel o idi, sonsuz ahir de o olur. Peygamberlere yardım eden o idi, velilerin gören gözü de hakikaten odur. Yüzünün nurlu parıltısı, kendi ziyasından bir güneş yarattı. O, Hak iledir; Hak ondan görünür
İptidasız evvel o idi, sonsuz ahir de o olur
Bahsedilen Allah'ın insanlara üflediği nur, ve o nur'a yüklediği "kormozomsal" özelliklerdir: iyiyi kötüyü alıgılama,vicdan falan.
Peygamberlere yardım eden o idi, velilerin gören gözü de hakikaten odur.
Allah'ın bahşettiği bilgi bahsedilen.
Yüzünün nurlu parıltısı, kendi ziyasından bir güneş yarattı.
Bahşettiği "nur'dan", yüklediği kurgudan, kromozomik gerçekten bahsetmiş.
O, Hak iledir; Hak ondan görünür
Burda Hz Ali'nin doğruya doğru iman'la yol almasından bahsetmiş. Ve ona bahşedilmiş özelliklerin dışa vurumu bizlere insanları Yaradan'ı , halkeyleyeni hatırlatır vurgusu yapılmış.
o sebeple meleklerin tacı oldu; Allahın isimleri ondan belirdi. O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde Adem, herşeyi anladı. O nur tek olan yaratanın nuru olduğu içindir ki, melekler onun huzurunda secde ettiler. Evet, muhakkak ki, Adem, O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi...
O temiz ve yüce imamın ilmi sayesinde Adem, herşeyi anladı.
İlimden bahsediliyor: neden anlamış Adem herşeyi= Allah'ın kullarına , nitekim örnek verecek olursak Hz Ali'de en belirgin olan ilim sayesinde.
O nur tek olan yaratanın nuru olduğu içindir ki, melekler onun huzurunda secde ettiler.
Burda yoruma bile gerek yok apaçık anlatmış.
Evet, muhakkak ki, Adem, O imamın nuru ile bütün ilahi isimleri bildi...
YANİ... Allah istemeseydi, insanlara nur'undan üflemeseydi, insanlar İlahi isimleri elbette bilmezdi.
---------------------------------------------------------------
Ey efendi, benimle boşuna kavga etme. Bu böyledir. Hakikat budur ki, hepimiz bir zerreyiz, güneş odur. Biz hepimiz damlayız, deniz O'dur.
Bunun tersini söyledik sanki...
Ne yani şimdi Allah'ı bırakıp da Hz Ali'ye mi secde edelim efendi ???
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Kendini bilmeyen
İlimden ne anlar efendi efendi...
Sidalyaren
13-10-2006, 09:47 PM
inanin bana bu yazilar cok komik geliyor sakin yalnis anlamayin genel olarak demiyorum bunu.hz ali halifemin tanri oldugunu söyleyen canlaradir lafim.evet hz ali biz alevilerin gözünde cok kutsal ve sonsuz bir yerdedir.ama gecmiste ve tarihte onun tanri oldugunu kanıtlayacak bir bilgi göremiyorum ben ve hala idda ediyorsunuz.bosunami biz akevilerin agzından YA ALLAH YA MUHAMMET YA ALİ kelimeri cıkıyor..nasilki isa hristiyanların tanrısı ve tanrının oglu olarak kaldıysa.hz alide allah,ın aslanı olarak ilan edilmistir..bizim hristiyanlarla tek benzetildigimiz yönse sadece şudur..biz ya allah ya muhammet ya ali deriz onlarsa tanrı baba ve ogul derler ve bu degislerlerle alevilerin kendilerine cok benzedigini söylerler.YA ALLAH YA MUHAMMET YA ALİ yardımcınız olsun canlar.
çömez
13-10-2006, 09:55 PM
Sayın Polata,
Yine karşılıklı sohbet ortamına devam edelim,
Evet konu başlığı Hz.Ali Tanrımı,ançak sohbetimiz,biraz farklılaştı olsun,
aleviliğin rütiellerinin İslamda olmadığı ndan devam ettik oçaklar derken sohbet ilerliyor,evet ortak noktamız çok az,
[QUOTE=polata]Sn. çömez,
Karşılıklı yazışmalarınız hakkında ki düşüncelerinizden ötürü bende teşekkürlerimi sunuyorum. Önemli olan ayn şeyleri düşünmek, aynı açıdan bakmak veya değerlendirmek değildir. Zaten ilerleme ve gelişim için şart olan, farklı açılım ve bilgilerden faydalanmak, eksikleri veya hataları görmektir. Bilgi bir okyanus ise bir insanda bulunan o okyanusun bir kaç damlasıdır.
Her ne kadar yazışmalarımızda konu başlığından uzaklaşmık gibi görülsekte aslında yakınındayız.
Asıl ayrı düşünmemize veya bakmamıza neden olan nokta Alevi kelimesinin içerdiği alt gruplardan kaynaklanmaktadır.[B]Alt grublar kavramını yanlış buluyorum yok öyle alt grub falan can,tahtacı,kızılbaş vs. hepsi bir potanın ürünü eski adı ile IŞIKLAR taifesi,yeni adı ile ALEVİLER Her ikimizin farklı ayl gruplara göre konuyu değerlendirmemiz biribirine aykırı gibi gözüken fikirlere neden olmakta. Yazdıklarını bir bütün ve de içerisinden bazı noktaları alarak değerlendirmek isityorum. Umarım bu uygulamam bir sakınca yaratmaz veya yanlış düşüncelere seni yönlendirmez. bu yazdıklarıma karşılık olarak verdiğin bu cevap ilginç. Yazımın her hangi bir yerinde Ehl-i Sünnet'e bağlı tarikatlerin 12 imamcı olduklarını belirtmedim. Onlarında 12 imamı saygı ile saydıklarını, değer verdiklerini ve de isimlerinin önünde ki İmam sıfatını kullandıklarını yazdım.Evet polata can onları söylemişsin ve bende genelleme ile bunları yazdım yani 12 İmam,
Can bu yazım şeklinle ve anlatımınla ,Sünnilerle senin deyiminle Ehli sünnetle biz alevilerin arasında çok bir fark olmadığını tarikat babında onlarda bizimle aynı,şeriat babında da,batını yorum denilen -ben buna katılmıyorum- bir yorum farkı var yok aslında birbirimizden farkımız der ğibi bir anlam cıkıyor,Nerdenmi,
1-Onlarda Şıhlarına niyaz ederler.
2-Onlarda ehlibeyti severler ve İmam derler.
3-Onlarda da el,ele el hakka sistemi vardır vs. gibi bir çok benzerliklerimiz olduğunu anlatmaya çalışrın,yakın olduğumuzu ,nerdeyse onlar gibi,devlet gibi,allah,Bir kuran bir,peygamber bir vs. gibi bir yoruma iyice yakınlaştın,
Ben bunları söylemedim diyeceksin haklısın ,konuşmalarından böyle bir yorum cıkardım.
Ve ben diğer tarikatların mesela Nakşiler hakkında bir kitap okumadım onların rütielleri nasıldır vs. gibi sanırım senin okuduğun anlaşılıyor,bize bir kaç kitaptan örnek verirsen alır okur faydalanırız.
Mesela Esat Coşan ın bir kitabından,İmam Naki hakkında bir yazısı veya onu İmam diye anışı,Mesela ,Saidi NUrsiden,veya Fettullahcılardan veya İmam Rabbaniden,bunlarda İmam Tagı şöyle demişti diye ,veya Gazali ,gerçi o tarikatcı değil amma,
Can ben ufak bir açıklama ile sohbete devam edeyim,
Süniler şeyhlerine niyaz eder,biz ise Dedelere yani insana secde ederiz,dedik aradaki bu fark Tanrı-İnsan-evren felsefesinden gelmektedir ve bu şirktir dedim,yani bizler Tanrıyı bir varlığa benzetiyoruz can alıcı nokta burada, Yani Özelde Ali nin,genelde İnsanların tanrısallığı Hz.Ali mushafını duyduğuna eminim. Böyle bir mushafın varlığı kanıtlanamamış olmasına karşın Hz.Ali'nin peygamber yaşarken Kuran ayetlerini sınıflandırdığı, tevsir çalışmaları yaptığı konusunda önemli kayda değer bilgiler mevcuttur.burada bende başka bir mantıkla bakacağım,Ali nin musaafına niye yoktur,Hz.Ali 6 yıl halifelik yapmıştır, niye onu çoğaltıp dağıtmadı, niye ortada yok,bunu emeviler yok etti diyemezssin gibime geliyor,yani Ali Musafı bir duyum gerçekliliği tartışılır, Batıni kelimesi, zahirinin zıttıdır. Kuran'ın zahiri, görülen ve okurken anlaşılan anlamının yanında farklı bir anlamı, ifadesi ve dolayısı ile asıl manasını bulmaya çalışmaktır. Bu açıdan baktığında Hz.Ali ve İmam Cafer-i Sadık'ı yaşadıkları dönemler açısından birer batıni olarak değerlendirmek yanlış olmaz.[COLOR="red"][B]Bence yanlış olur can,daha öncede yazdım Kuran Kurandır ne yazıyorsa odur,Batını yorum da ALİ İMRAN 7 ayeti ile yasaklanmıştır,Yani yorumlanması,tevili yasaklanmıştır.
çömez
13-10-2006, 09:55 PM
İmam Cafer veya bir başkası dedelerinin kuranında yazan yasakları delmez değilmi, ve malumunuz,Peygamberden 100 yıl geçmeden mezhepler cıkmış ve kuranın hayata göre yorumunu yapmışlardır, yani ictihat denilen olay onu dersen kabul ançak batını yorum yoktur.[/B][/COLOR] bu yadığınızla bunu birlikte değerlendirmek isityorum. Daha önce yazdığım Baba tarafım Çelebi Bektaşisidir, Ulusoy ailesine bağlıdır. Anne tarafım ise Şeyh Ahmet'in soyundandır ki Şeyh Ahmet Şeyh Hasan'ın kardeşidir. Dün ki yazdığım olay kendi ailem içerisinde edindiğim bir bilgidir. Her hangi bir yerden okuma veya kafadan sallama değildir. 1960 larda Malatyadan Hacıbektaş'a giden bir veya iki köy katılmaktayken bu durum özellikle 1980 sonrası değişmiştir. Şayet sizin dediğiniz gibi Hacı Bektaş dergahı Serçeşme olsaydı ocakzade dedeler var olmaz veya oraya bağlı olurdu. Ocakzade dedelerin Hacı Bektaş postuna bağlı olmamalarının nedeni nedir acaba?Senin bu sohbetin üzerine elimdeki kaynaklara tekrar baktım ançak şunu söyleyeyim ,Bağımsız oçakların olması Hacı Bektaşın degerini yitirmez,gözdeliğini kaybettirmez ve nedendir diye sormuşssun yanıtını vermemişsin sence niye ki? Şeyh hasan oçağını piri,Mürşiti kimdir, o oçak Hacı bektaşa tabi değilmidir (Öğrenmek İçin)
evet Kaynaklarıma Baktım Ali YAMAN IN anadolu aleviliğinde Oçak sistemi ve Dedelik Kurumu isimli Alan Çalışmasını tekrar okudum-ALEVİLİK BEKTAŞİLİK ARAŞTIRMA SİTESİ ÇIKTISI-
oÇAKLARI 3 e ayırmış
1.Bağımsız Oçakzade dedeler
2-Hacı Bektaş Çlebilerinde Bağlı Dede/Babalar
3-Oçakzade dedlerce Görevlendirilen Dikme dedeler/Babalar.
Burda bizi Bağımsız oçaklar ilgilendiriyor, sayfayo tam yazmayaçağım alıtılar yaparak devam edeceğim.
Bu Bağımsız oçakzadeler Hacı Bektaş Veli yi pir ve serçeşme kabul etmekle birlikte Hacı Bektaşın postunda oturan ve onu temsil ettiğine inanılan Çelebilerden İCAZETNAME (HÜCCET veya İZİN) almaksızın taliplerinin hizmetini görürlerdi Bu durum hem ulaşım ve iletişim olanaklarına dayandırılabileceği gibi Osmanlı -safavi ilişkilerinede bağlana bilir diyor yani baskıları anlatıyor,
Sanırım Ali Yaman senin sorunun da karşılığını veriyor sanırım yani Hacı Bektaş her zaman alevilerin gözdesi Serçeşmesi,
Malatyadan sizin oralardan bir iki oçağın gitmemesi olayı değiştirmez. "El ele el hakka" sadece Alevilikte mi var? Hayır bu bütün tarikatlerin bir yaklaşımıdır. Tarikat olaylarını dikkatlice incelediğinizde (ki zaten oluşum nedenlerinden biriside bu yaklaşımdır) bunu göreceksinizdir. Mezhebin bir altında bulunan tarikatler daha sıkı bağlarla aynı yolda giden aynı inancın birlikte yolun sonuna ulaşmak amacı ile oluşturdukları bir yapıdır. Bu nedenle her tarikat bir anlamda "el ele el hakka" düşüncesi içerisindedir.Tabi ki değildir can,Onlarda bizdeki gibi görgü ve sorgu yoktur, Onlar secerelerini Ebubekir yolu ile Muhammede bağlarlar, bizler ise Bektaşiyi örnekleyelim Hz.Ali ile Muhammede bağlarlar,Yani onlarda bizim gibi el ele,eli hakka yoktur can. Takkiye konusunda aynı yanılgı içerisindesiniz. Bir toplum ezilme ve horlanmayı alt etmek için takkiye yapacaksa doğal olanı bunu iktidar ve gücün taraf olduğu yönde yapmasıdır.Bak burada da sen yanıldın gibi bugün dahi Aleviler toplumsal baskı nedeniyle iş yerlerinde,okullarda,kahvelerde, Oruç tutuyorlar ve tutar gibi görünüp takkiye yapıyorlar niye senin bakış açınla olaya bakmıyorlar, hatta sitedede bu konuda başlık var ,düşünki osmanlı dönemi can da alıyor,Kızılbaşın,Canı ,Malı,Kadını helal onlar için ,bu bakış acısı hiç doğru değil can,Bugüün bile Takkiye yapıp namaz kılıp oruç tutuyorsak o günlere söz söylemey hakkımız olmamalı, bu bakış açısı Türk-İslam sentezcileri çağrıştırıyor. Aksi halde takkiye yapmanın bir anlamı kalmaz. İktidar ve güc İslamın Ehl-i Sünni inancında olacak ve siz İslam görülmek için Ehl-i Şii tarafında yer alacaksınız, bu bütünü ile saçmalıktan öteye geçmez. bu yazdığıma cevap olarak Başta da dediğim gibi Alevi kelimesinin farklı alt gruplarına bağlı kalarak konuyu değerlendirdiğimizdendir yaklaşım farklarımız. Şirk kelimesinin anlamı ve içeriği bellidir, bu kelimenin anlamı İslam da farklıdır Alevilikte farklıdır demek için ancak Alevilik İslam dışıdır demek gerekir.İslam içide desen Şirktir yukarıda yazdım,dedeye secde_insana secde_ don değiştirmek vs. gibi şirk tanrıyı bir şeylere benzetme dir,İslamda ve sünnilikte Tanrıya secde edilir, Kabeye edilir, İnsanın cemaline secde edilmez,Sen hiç bir kaynakda gördünmü ,Muhammet bir meclisde veya mescitte oturuyordu,sahabe geldi ona secde etti ve hal hatır sordu diye veya Hz.Alide duydun okudun mu Can.Şirktir
Ve alevilik Alt grup değerlendirmene katılmıyorumalan çalışması yapan Ali Yamanda böyle bir gruplandırma yapmamış ve ben iilk kez senden duyuyorum Zaten o zaman da bunları tartışmaya gerek kalmaz. Ancak Alevilik İslam dışıdır demek için içerisinde yer alan söylemlerden başlamak üzere nerede ise herşeyini değiştirmek gerekir. Bu seferde ortaya çıkana Alevi demek doğru olur mu o tartışılır.
Tanrı-insan anlayışında benim baktığım açıdan bakıp bunu Tanrı-kul olarak nitelendirmek ne kadar doğru olur? İnsan, yaratılan bir varlıktır,İnsan yartılan değildir,görüş alanına çıkan varlıktır,Vahdeti Vucut bunu söyler can yok öyle dedimya sen Vahdeti Kusuttasın her insanda yaratıcının nefesi olması onu yaratılan vasfından yaratıcı vasfına getirmez. Bu açıdan bir kul'dur, çünkü yaratıcı değil yaratılandır. Ancak bu onu statik bir konuma sokmaz aksine dinamiktir. Dinamizmi nedeni ile kendi gelişimini sağlamakla yükümlüdür, bu yükümlülük bir anlamda parçadan bütüne gitmesini sağlar.
Kısaca aykırı bakma nedenimizi bir kez daha yinelemek gerekir ise 19 asrın ikinci yarısında oluşmaya başlayan ancak gerçek olarak 20 yüzyılda kullanılan Alevi kelimesinin içerisinde aslında farklı alt grupların olmasıdır.
Böle olmadığını yukarıda delilleri ile yazdım
Saygı ve sevgilerimle. [/B][/QUOTE]
Saygı sevgi bizden can.
Sağlıcakla Kal
çömez
13-10-2006, 10:02 PM
Canlar Mevlana Bile Türkmenin yazında kırmızı ile dikkat çekilen alanlarda ,Hz.Ali yi kutsamuş,uluhiyetleştirmiş,tanrısallaştırmıştır,
yok şunu dedibunu dedi gibi olayları sulandırmanın bir anlamı yok,
alevilikte İnsan Kutsaldır,Bu da Hz. Alide ,genelde de insanda o tanrısallıktır.
geriye yapılan açıklamalar,Ehl-i Sünnetci yaklaşımdır.
Türkmen
13-10-2006, 10:59 PM
mevlana'dan bir alıntı:
""""""""""""O, Tanrı'nın zatına yapışmış "O" olmuştur. """"""""""""
sürekli başa dönüyoruz. Hazreti İmam Ali'ye tanrı diyen yok. Ali, tanrının insan donunda görünmüş halidir vesselam. Ali tanrısaldır. Ali uluhiyetin zirvesinde olan bir İNSANDIR !
srdr_ist
13-10-2006, 11:10 PM
Canlar Mevlana Bile Türkmenin yazında kırmızı ile dikkat çekilen alanlarda ,Hz.Ali yi kutsamuş,uluhiyetleştirmiş,tanrısallaştırmıştır,
yok şunu dedibunu dedi gibi olayları sulandırmanın bir anlamı yok,
alevilikte İnsan Kutsaldır,Bu da Hz. Alide ,genelde de insanda o tanrısallıktır.
geriye yapılan açıklamalar,Ehl-i Sünnetci yaklaşımdır.
Siz bilmediğiniz vede sanırım hiç çözemeyeceğiniz şeyden bahsdediyorsunuz.
[O açıklayıcı imam, o Tanrı velisi safa ehlinin vücut güneşidir/QUOTE]
burda anlaşılmayan şey.
[QUOTE]Hakkın yüksek sıfatları Ali'nin vasfıdır
Hakkızn sıfatlarıyla sıfatlanmak kamil kişi olmak kamilullah denir değil mi?
İptidasız evvel o idi, sonsuz ahir de o olur. Peygamberlere yardım eden o idi
O dediği malum Kubbeyi rahmanda söylemeye çalıştığımız bir nurun yeşil vede beyaz kısmından.
HZ muhammed Adem toprak ile su iken ben nebi idim der.
Her peygamber Hz Muhammed adını bilirdi Resüllük vede nebilik obnda olacaktı vede veliliği onda olacaktı.
Hz Ali bu nurun veli her nebide Hz Muhammöed gibi ilim vede kuvvet yönüyle aşikar olana dek söz edilirdi.onların hürmetine dua edilirdi.
Bu nur veli vede Resül olarak Adem den her nebinin vedede veli sıfatlı her nübettin alnında nur idi. Nezamanki aşikart oldu Nurun biri Muhammöed Mustafa diğeri Aliyun Murtaza oldu.
Nübevetlik bitti ama velayetlik birtmedi.
Hz Aliden daim oldu Mahşere kadar.
velayetliktir ki o Her evliya ondan nasibini alır vede dağırtır.
Hz Adem değilmi Hz fatımayı görünce Muhammed Mustafa Vede Aliyün Murtazanın adını bildi.Orda öğrendi.
Daha uzatarım ama nasılsa herkes işine geleni söylüyor.
Malum sanki ben doğruyu mu söylüyorum tabiki değil.
Allah vardır dersem ne olacak haliniz.
iyisimi herkes battığı yerde kalsın.
Allah demeden şu dünyada dönen semah etmeyen bişey bulunmaz.
hz Muhammed nasıl olurda burda normal bir resül iken Hz Ali Tanrısal varlik oluyor.
İlim şehrinin kapısı demiş Hz Muhammed kendisi içinde şehrin kendisi demiş.
Vücüdün şehri yada gönüller şehri toplayın ilim şehri.
Biz Nebi vceliyi ayıramazken Mevlanada ayıramazken siz nasıl başardınız ayırmayı yahu.
vela havle vela kuvvete illaha billahi Aliyün azim
Hak bizi dosdoğru yoldan ayırmasın.
Türkmen
13-10-2006, 11:16 PM
"""vela havle vela kuvvete illaha billahi Aliyün azim""""""""
doğrusu şudur:
la havle vela kuvvete illa billahil aliyyül aziym !
ali yi muhammedi ayıran yok. tam tersine ali de muhammed de isa da musa da harun da birdir diyoruz.
cümle nebiler alidir.
cümle veliler alidir.
ali allahın tecellisidir.
biz " kün deyince onsekizbin alemi yaratan" Ali'yi seviyoruz.
bakın yine mevlana ne diyor:
""""""""""""O, Tanrı'nın zatına yapışmış "O" olmuştur. """"""""""""o kimdir ?
ali nin yüzü allahın yüzüdür.
ruhu allahın ruhudur.
bütün yollar ali'ye çıkar.
inantanriverdi
13-10-2006, 11:30 PM
SİNAN TANRIVERDİ
EVVEL EMANET BUDUR Kİ
PİRİ REHBERİ TTASIN
SAFIMIZ ATEŞLERDEN VE KIYIMLARDAN GELEN;KENDİNİ SAVUNAN ALEVİLİĞİN SAFIDIR
Deniyor ki “Kampınızı seçin ve kendinize isim de bulun.” Biz kampımızı kal ü belada seçtik. Bir ikrara beli dedik dönmedik. Safımız direnen Aleviliğin safıdır. Bizim bir adımız var zaten. Bilmeyenler öğrensin adımızı : ALEVİ/KIZILBAŞ. Ya sizin adınız nedir? Dönek mi,düşkün mü,Yezit mi?
72 millete bir nazarda bakarız diyorlar;özgürlük-eşitlik diyorlar.ancak bunlara yunandan,Ermeni’den,Kürt’ten,Arap’tan bahsedince faşist duyguları kabarıyor nedense?72 milletin ikisinin bile adı kalmıyor,tarumar oluyor.
Mürşidiyle haşrolmayan
Dünyasını ne bilir
Cahilde boş söz çok olur
Kendisini umman bilir
ALLAH’IN BİR İSMİ ALİ DEĞİL;ALİ’NİN BİR İSMİ ALLAH’TIR
Derler ki Allah’ın 99 isimindin biri Allah’tır. Hayır! Ali’nin bin bir isminden biri Allah’tır.
İSLAM İÇİNDE YOL ARAYANLARIN YOLU 571’DE MEKKE’DE SON BULUR
Bazıları diyor ki”siz bunları söylüyorsunuz ama Sünniler ne der?”biz zaten onlara şirin görünmek için,İslamlığımızı kanıtlamak için yıllardır didindik durduk. Aleviliğimizi,pirimizi,rehberimizi,mürşidimizi reddettik. Alimize ortak/şirk koştuk.küfür ettik. Siz ne yaptınız. Çıkıp ali allh dediniz.tüm emeklerimizi sele verdiniz.” İşte bizi bununla suçluyorlar.
Alevilik islamdır,değildir. İslam tarihi 571’de Muhammed’in doğumuyla başlar. İslamın içinde Ali; Ömer gibi Osman gibi biridir. Oysa Alevilik ne Muhammed’le ne İsa’yla ne Musa’yla başlar. Alevilik ilk insanla ;Ali ile başlar.
Hatayım uluya gider
Uludan uluya gider
Gafil olmayın gaziler
Bu yol şah-ı merdan Ali’ye gider
GÖZLÜYE GİZLİ YOK YA SEN NE DERSİN
Mesele bir tek sefil Ali’nin meselesi mi? Erenler meselsidir. Dört kapı kırk makam diyorsun. Dört kapı kime çıkar biliyor musun;kırk makam kimin?
Pir Sultan’ı Hatayi’yi,kul Himmet’i,Nesimi’yi,Mansur’u … okudun mu? Bu erenler ne dediler de öldürüldüler hiç düşündün mü? Belli ki okumamışsın,bilmiyorsun.
ERENELERE BİR SÖZ EFSANE YETER
Alevi yolu söz üzerine kurulmuştur. İkrar sözdür. İkrar veren ikrarından/sözünden dönmemiştir. Alevilik asırlarca sözlerle taşınmıştır. Onu günümüze söz getirmiştir. Ne yazık ki kıyımlara,kovuşturmalara uğrayan aleviler İnciller,Kuranlar yazamamıştır. Zaten yazdıkları da yakılmıştır.o yüzden şimdi dayanağımız efsaneler,şiirlerdir beyefendi. Gerçeği bilen nerede olursa görür,efsanede bile olsa.Yeter ki bakmayı bilsin.
ASLINI SORARSAN ŞAHIN OĞLUYUM
“Allah bilir sen de kendini bilim mertebesinde sayıyorsun.” Hayır saymıyorum. Ama sayacak olsam diplomamın “unvanı” bölümünde yazan “bilim uzmanı” unvanını öne sürebilirdim.10 yıllık akademik unvanım bana bu hakkı vermez mi?fakat benim için bunun önemi yok. Erenler bu yolda baş açık,ayak yalın yürürler.
“aslını geçmişini bilseydim daha çok daha çok belirginlikler bulacağıma eminim.” Demişsiniz. Merak ediyorum sen kendi aslını biliyor musun ki? Hele özünü bir yokla bak bakalım ne çıkacak?
Çok da merak ediyorsan söyleyeyim.”aslımı sorarsan Ali’ye çıkar.şeyh Hasan’dır benim aslım.seyyid Rıza’dır,Dersim’dirErzincan’dır.sinesi dağ gibi Kızılbaş’ım ben. Onikimamlara çıkar aslımız,ser çeşmeden gelir suyumuz bizim.
“hele ki çocukluğuna insem.”sen çocukluğuma inersin de çıkamazsın.benim çocukjluğum Yusuf kuyusu gibidir.
“İnsanın doğduğu ortam,aldığı eğitim,çektiği acılar kişiliğini şekillendiren sebeplerdir.”
Ben halkımın içinde doğdum,halkımdan öğrendim,halkımın çektiği acılardan başka da acım olmadı.
Erenler şahtan gelirler
Ali derler pirimize
Onikimam erleriyiz
Münkir ermez sırrımıza
İKİLİK PERDESİ YOKTUR
Viraniyem niyazımız üstaza
Elinde zülfikar hem ehl-i gaza
Binbir donda baş gösterdi aliyel mürteza
Biz bir dedik Allah eyvallah
Şirk ikiliktir. Şirke düşen kafir olur. Bizim kalbimizde ise ikilik yoktur. Birlik vardır. Pirimiz,imanımız,ikrarımız,allahımız birdir bizim.
Agahi alemde pire bağlıyız
Birdir ikrarımız bire bağlıyız
Elüstü bezminde pınara bağlıyız
Bir derya bulatmaz çayımız bizim
Deryanın yanında durup deryayı seyretmek kolay ve güzel. Otlar,otlar ağaçlarda yapıyor bunu. Deryanın içinde olmak ise daha zordur ve daha güzeldir.kimi iyi der kimi kötü der sana o zaman. Sen de dal da gör o deryada ne inciler,mercanlar var. Fakat unutma derya seçicidir,kendinden olmayanı kabul etmez.atar dışarı.
Hatayim vakıf oldu
Bu sırrın esrarına
Ama hakkı inandıramadı
Özü çürük ervaha
GERÇEĞE HÜ,MÜMİNE YA ALİ
14 ekim 2006-10-14
Sinan Tanrıverdi
inantanriverdi
13-10-2006, 11:30 PM
SİNAN TANRIVERDİ
EVVEL EMANET BUDUR Kİ
PİRİ REHBERİ TTASIN
SAFIMIZ ATEŞLERDEN VE KIYIMLARDAN GELEN;KENDİNİ SAVUNAN ALEVİLİĞİN SAFIDIR
Deniyor ki “Kampınızı seçin ve kendinize isim de bulun.” Biz kampımızı kal ü belada seçtik. Bir ikrara beli dedik dönmedik. Safımız direnen Aleviliğin safıdır. Bizim bir adımız var zaten. Bilmeyenler öğrensin adımızı : ALEVİ/KIZILBAŞ. Ya sizin adınız nedir? Dönek mi,düşkün mü,Yezit mi?
72 millete bir nazarda bakarız diyorlar;özgürlük-eşitlik diyorlar.ancak bunlara yunandan,Ermeni’den,Kürt’ten,Arap’tan bahsedince faşist duyguları kabarıyor nedense?72 milletin ikisinin bile adı kalmıyor,tarumar oluyor.
Mürşidiyle haşrolmayan
Dünyasını ne bilir
Cahilde boş söz çok olur
Kendisini umman bilir
ALLAH’IN BİR İSMİ ALİ DEĞİL;ALİ’NİN BİR İSMİ ALLAH’TIR
Derler ki Allah’ın 99 isimindin biri Allah’tır. Hayır! Ali’nin bin bir isminden biri Allah’tır.
İSLAM İÇİNDE YOL ARAYANLARIN YOLU 571’DE MEKKE’DE SON BULUR
Bazıları diyor ki”siz bunları söylüyorsunuz ama Sünniler ne der?”biz zaten onlara şirin görünmek için,İslamlığımızı kanıtlamak için yıllardır didindik durduk. Aleviliğimizi,pirimizi,rehberimizi,mürşidimizi reddettik. Alimize ortak/şirk koştuk.küfür ettik. Siz ne yaptınız. Çıkıp ali allh dediniz.tüm emeklerimizi sele verdiniz.” İşte bizi bununla suçluyorlar.
Alevilik islamdır,değildir. İslam tarihi 571’de Muhammed’in doğumuyla başlar. İslamın içinde Ali; Ömer gibi Osman gibi biridir. Oysa Alevilik ne Muhammed’le ne İsa’yla ne Musa’yla başlar. Alevilik ilk insanla ;Ali ile başlar.
Hatayım uluya gider
Uludan uluya gider
Gafil olmayın gaziler
Bu yol şah-ı merdan Ali’ye gider
GÖZLÜYE GİZLİ YOK YA SEN NE DERSİN
Mesele bir tek sefil Ali’nin meselesi mi? Erenler meselsidir. Dört kapı kırk makam diyorsun. Dört kapı kime çıkar biliyor musun;kırk makam kimin?
Pir Sultan’ı Hatayi’yi,kul Himmet’i,Nesimi’yi,Mansur’u … okudun mu? Bu erenler ne dediler de öldürüldüler hiç düşündün mü? Belli ki okumamışsın,bilmiyorsun.
ERENELERE BİR SÖZ EFSANE YETER
Alevi yolu söz üzerine kurulmuştur. İkrar sözdür. İkrar veren ikrarından/sözünden dönmemiştir. Alevilik asırlarca sözlerle taşınmıştır. Onu günümüze söz getirmiştir. Ne yazık ki kıyımlara,kovuşturmalara uğrayan aleviler İnciller,Kuranlar yazamamıştır. Zaten yazdıkları da yakılmıştır.o yüzden şimdi dayanağımız efsaneler,şiirlerdir beyefendi. Gerçeği bilen nerede olursa görür,efsanede bile olsa.Yeter ki bakmayı bilsin.
ASLINI SORARSAN ŞAHIN OĞLUYUM
“Allah bilir sen de kendini bilim mertebesinde sayıyorsun.” Hayır saymıyorum. Ama sayacak olsam diplomamın “unvanı” bölümünde yazan “bilim uzmanı” unvanını öne sürebilirdim.10 yıllık akademik unvanım bana bu hakkı vermez mi?fakat benim için bunun önemi yok. Erenler bu yolda baş açık,ayak yalın yürürler.
“aslını geçmişini bilseydim daha çok daha çok belirginlikler bulacağıma eminim.” Demişsiniz. Merak ediyorum sen kendi aslını biliyor musun ki? Hele özünü bir yokla bak bakalım ne çıkacak?
Çok da merak ediyorsan söyleyeyim.”aslımı sorarsan Ali’ye çıkar.şeyh Hasan’dır benim aslım.seyyid Rıza’dır,Dersim’dirErzincan’dır.sinesi dağ gibi Kızılbaş’ım ben. Onikimamlara çıkar aslımız,ser çeşmeden gelir suyumuz bizim.
“hele ki çocukluğuna insem.”sen çocukluğuma inersin de çıkamazsın.benim çocukjluğum Yusuf kuyusu gibidir.
“İnsanın doğduğu ortam,aldığı eğitim,çektiği acılar kişiliğini şekillendiren sebeplerdir.”
Ben halkımın içinde doğdum,halkımdan öğrendim,halkımın çektiği acılardan başka da acım olmadı.
Erenler şahtan gelirler
Ali derler pirimize
Onikimam erleriyiz
Münkir ermez sırrımıza
İKİLİK PERDESİ YOKTUR
Viraniyem niyazımız üstaza
Elinde zülfikar hem ehl-i gaza
Binbir donda baş gösterdi aliyel mürteza
Biz bir dedik Allah eyvallah
Şirk ikiliktir. Şirke düşen kafir olur. Bizim kalbimizde ise ikilik yoktur. Birlik vardır. Pirimiz,imanımız,ikrarımız,allahımız birdir bizim.
Agahi alemde pire bağlıyız
Birdir ikrarımız bire bağlıyız
Elüstü bezminde pınara bağlıyız
Bir derya bulatmaz çayımız bizim
Deryanın yanında durup deryayı seyretmek kolay ve güzel. Otlar,otlar ağaçlarda yapıyor bunu. Deryanın içinde olmak ise daha zordur ve daha güzeldir.kimi iyi der kimi kötü der sana o zaman. Sen de dal da gör o deryada ne inciler,mercanlar var. Fakat unutma derya seçicidir,kendinden olmayanı kabul etmez.atar dışarı.
Hatayim vakıf oldu
Bu sırrın esrarına
Ama hakkı inandıramadı
Özü çürük ervaha
GERÇEĞE HÜ,MÜMİNE YA ALİ
14 ekim 2006-10-14
Sinan Tanrıverdi
inantanriverdi
13-10-2006, 11:31 PM
SİNAN TANRIVERDİ
EVVEL EMANET BUDUR Kİ
PİRİ REHBERİ TTASIN
SAFIMIZ ATEŞLERDEN VE KIYIMLARDAN GELEN;KENDİNİ SAVUNAN ALEVİLİĞİN SAFIDIR
Deniyor ki “Kampınızı seçin ve kendinize isim de bulun.” Biz kampımızı kal ü belada seçtik. Bir ikrara beli dedik dönmedik. Safımız direnen Aleviliğin safıdır. Bizim bir adımız var zaten. Bilmeyenler öğrensin adımızı : ALEVİ/KIZILBAŞ. Ya sizin adınız nedir? Dönek mi,düşkün mü,Yezit mi?
72 millete bir nazarda bakarız diyorlar;özgürlük-eşitlik diyorlar.ancak bunlara yunandan,Ermeni’den,Kürt’ten,Arap’tan bahsedince faşist duyguları kabarıyor nedense?72 milletin ikisinin bile adı kalmıyor,tarumar oluyor.
Mürşidiyle haşrolmayan
Dünyasını ne bilir
Cahilde boş söz çok olur
Kendisini umman bilir
ALLAH’IN BİR İSMİ ALİ DEĞİL;ALİ’NİN BİR İSMİ ALLAH’TIR
Derler ki Allah’ın 99 isimindin biri Allah’tır. Hayır! Ali’nin bin bir isminden biri Allah’tır.
İSLAM İÇİNDE YOL ARAYANLARIN YOLU 571’DE MEKKE’DE SON BULUR
Bazıları diyor ki”siz bunları söylüyorsunuz ama Sünniler ne der?”biz zaten onlara şirin görünmek için,İslamlığımızı kanıtlamak için yıllardır didindik durduk. Aleviliğimizi,pirimizi,rehberimizi,mürşidimizi reddettik. Alimize ortak/şirk koştuk.küfür ettik. Siz ne yaptınız. Çıkıp ali allh dediniz.tüm emeklerimizi sele verdiniz.” İşte bizi bununla suçluyorlar.
Alevilik islamdır,değildir. İslam tarihi 571’de Muhammed’in doğumuyla başlar. İslamın içinde Ali; Ömer gibi Osman gibi biridir. Oysa Alevilik ne Muhammed’le ne İsa’yla ne Musa’yla başlar. Alevilik ilk insanla ;Ali ile başlar.
Hatayım uluya gider
Uludan uluya gider
Gafil olmayın gaziler
Bu yol şah-ı merdan Ali’ye gider
GÖZLÜYE GİZLİ YOK YA SEN NE DERSİN
Mesele bir tek sefil Ali’nin meselesi mi? Erenler meselsidir. Dört kapı kırk makam diyorsun. Dört kapı kime çıkar biliyor musun;kırk makam kimin?
Pir Sultan’ı Hatayi’yi,kul Himmet’i,Nesimi’yi,Mansur’u … okudun mu? Bu erenler ne dediler de öldürüldüler hiç düşündün mü? Belli ki okumamışsın,bilmiyorsun.
ERENELERE BİR SÖZ EFSANE YETER
Alevi yolu söz üzerine kurulmuştur. İkrar sözdür. İkrar veren ikrarından/sözünden dönmemiştir. Alevilik asırlarca sözlerle taşınmıştır. Onu günümüze söz getirmiştir. Ne yazık ki kıyımlara,kovuşturmalara uğrayan aleviler İnciller,Kuranlar yazamamıştır. Zaten yazdıkları da yakılmıştır.o yüzden şimdi dayanağımız efsaneler,şiirlerdir beyefendi. Gerçeği bilen nerede olursa görür,efsanede bile olsa.Yeter ki bakmayı bilsin.
ASLINI SORARSAN ŞAHIN OĞLUYUM
“Allah bilir sen de kendini bilim mertebesinde sayıyorsun.” Hayır saymıyorum. Ama sayacak olsam diplomamın “unvanı” bölümünde yazan “bilim uzmanı” unvanını öne sürebilirdim.10 yıllık akademik
inantanriverdi
13-10-2006, 11:32 PM
unvanım bana bu hakkı vermez mi?fakat benim için bunun önemi yok. Erenler bu yolda baş açık,ayak yalın yürürler.
“aslını geçmişini bilseydim daha çok daha çok belirginlikler bulacağıma eminim.” Demişsiniz. Merak ediyorum sen kendi aslını biliyor musun ki? Hele özünü bir yokla bak bakalım ne çıkacak?
Çok da merak ediyorsan söyleyeyim.”aslımı sorarsan Ali’ye çıkar.şeyh Hasan’dır benim aslım.seyyid Rıza’dır,Dersim’dirErzincan’dır.sinesi dağ gibi Kızılbaş’ım ben. Onikimamlara çıkar aslımız,ser çeşmeden gelir suyumuz bizim.
“hele ki çocukluğuna insem.”sen çocukluğuma inersin de çıkamazsın.benim çocukjluğum Yusuf kuyusu gibidir.
“İnsanın doğduğu ortam,aldığı eğitim,çektiği acılar kişiliğini şekillendiren sebeplerdir.”
Ben halkımın içinde doğdum,halkımdan öğrendim,halkımın çektiği acılardan başka da acım olmadı.
Erenler şahtan gelirler
Ali derler pirimize
Onikimam erleriyiz
Münkir ermez sırrımıza
İKİLİK PERDESİ YOKTUR
Viraniyem niyazımız üstaza
Elinde zülfikar hem ehl-i gaza
Binbir donda baş gösterdi aliyel mürteza
Biz bir dedik Allah eyvallah
Şirk ikiliktir. Şirke düşen kafir olur. Bizim kalbimizde ise ikilik yoktur. Birlik vardır. Pirimiz,imanımız,ikrarımız,allahımız birdir bizim.
Agahi alemde pire bağlıyız
Birdir ikrarımız bire bağlıyız
Elüstü bezminde pınara bağlıyız
Bir derya bulatmaz çayımız bizim
Deryanın yanında durup deryayı seyretmek kolay ve güzel. Otlar,otlar ağaçlarda yapıyor bunu. Deryanın içinde olmak ise daha zordur ve daha güzeldir.kimi iyi der kimi kötü der sana o zaman. Sen de dal da gör o deryada ne inciler,mercanlar var. Fakat unutma derya seçicidir,kendinden olmayanı kabul etmez.atar dışarı.
Hatayim vakıf oldu
Bu sırrın esrarına
Ama hakkı inandıramadı
Özü çürük ervaha
GERÇEĞE HÜ,MÜMİNE YA ALİ
14 ekim 2006-10-14
Sinan Tanrıverdi
srdr_ist
13-10-2006, 11:33 PM
"""vela havle vela kuvvete illaha billahi Aliyün azim""""""""
doğrusu şudur:
la havle vela kuvvete illa billahil aliyyül aziym !
ali yi muhammedi ayıran yok. tam tersine ali de muhammed de isa da musa da harun da birdir diyoruz.
cümle nebiler alidir.
cümle veliler alidir.
ali allahın tecellisidir.
biz " kün deyince onsekizbin alemi yaratan" Ali'yi seviyoruz.
ali nin yüzü allahın yüzüdür.
ruhu allahın ruhudur.
bütün yollar ali'ye çıkar.
Düzeltme için saol arapcı diyenlere duyrulur arap duasını dahi yazamıyorum.
Can Ali şurda bir hesapyapalım
Kaç peygamber gelmiş
124 bin
1+2+4=7
7 ne demek Fatiha
fatihanın üstünde ne var besleme Hz Ali nerde ba nın altındaki noktayım demiş.
Allah herşeye bir şekil verir vede tecelli eder olur.
o can verendir kuş kül ol der o olur. uçar şakır.
Allah yarattıklşarının dışında idrak edilemez keşfi hiçbir şekilde de bulunamaz.
Kamil kişi tecelliyatı görmese Allah a inancını red ederdi.
:ünkü Allah sizin düşündüğünüz idrak edebildiğiniz haldedir ki o Allah tır ki kalınba sokan şeksiz vede şüphesizken bu halde kalan sanırım siz daha iyi bilirsinizki dinden düşer Allah ı mabudluğundan ziyade cansız puta cavirir.
Siz Hz Ali nin sırrına eremezken nasıl Hz Hızır ilmine var oluşunu bilebilirmisiniz.
cebrail A.s 3. kez halk olduğunda soru soruldulktan sonra cevabını bulamayınca bir yerde oturmuş düşünüyordu cevap istenen zamanda vermediğinden kanatları yanmaya başladı o anda Hızır A.s yetişip cevap ver çabuk yoksa yanacaksın demiş sen halıksın ben mahlukum de demiştir.
cebrail bunu demiş ama kanatları yanmış az bir kısmı ama hz hızır yanan külleri tutup fırlatmış 7 deniz oluşmuştur.
burda alınması gereken mesele bu olşay doğrumu bir sürü versiyonu olması karşılık hepsinin içinde bir sır saklı olarak anlatılmasıdır.
bu olay olurken Hz Muhammed ile hz Ali nur içinde nur idiler bir yanı yeşil bir yanı beyaz.
Herşey onlar için varoldu.
Ali ile Ali yi ayıracaksınız dediysek hata değil sadece sırrın içinde sırrı çözün dedik.
Gün gelir hesap sorulduğunda ya Ali yada ya Muhammed diyemeyeceksiniz.
Bunu bilerek konuşun.
Bilinki buda bir nasiptir anlayan için.
Allah herşeyin en doğrusunu bilir.
Türkmen
13-10-2006, 11:50 PM
sayın inan tanrıverdi,
bir taraf ali üstün nitelikleri olan sıradan bir insandır. sadece bir velidir. tanrısallığı yoktur diyor.
sizse ali tanrısal değil doğrudan doğruya tanrıdır diyorsunuz.
ben her iki yaklaşıma da karşıyım.
ALİ NE TANRIDIR, NE DE SADECE VELİDİR.
ALİ TANRININ TECELLİSİ OLAN TANRISAL BİR YÜCELİKTİR.
aliekber
14-10-2006, 04:44 AM
Canlar Mevlana Bile Türkmenin yazında kırmızı ile dikkat çekilen alanlarda ,Hz.Ali yi kutsamuş,uluhiyetleştirmiş,tanrısallaştırmıştır,
yok şunu dedibunu dedi gibi olayları sulandırmanın bir anlamı yok,
alevilikte İnsan Kutsaldır,Bu da Hz. Alide ,genelde de insanda o tanrısallıktır.
geriye yapılan açıklamalar,Ehl-i Sünnetci yaklaşımdır.
---------------------------------------------------------------------
yok şunu dedi bunu dedi gibi olayları sulandırmanın bir anlamı yok,
Sayın çömez haddini bilsen diyorum? Yani saygı içeren laf edemiyor mu ağzın?
Çok anlayışlı birisin ya değerlendirirsin yazdıklarımı...
Nelere inanıyorsun? Ateistmisin, agnostik misin? devrimci misin? Bölcü müsün? Uluscu Atatürkçü müsün? Diyorum , bana verdiğin cevapla ne kadar anladığını belli ettin zaten...
"Ben nerde yazdım ateist olduğumu, ispatlamanı istiyorum" demedin mi?
Bu kadar apaçık soruları bile saldırıya dönüştürebilen sen, sen ne anlarsın bu tür yorumlardan ve "sulandırma" diye hakaret vari konuşursun şahsımla???
Haddini bileceksin çömez, işim gücüm seni olmayan saygıya davet etmek...
Saygılı davranmayınca da başlıyorum geçmişini sorgulamaya , sorgulayınca da bana daha da çok kızıyorsun...
Haddini aşmayacaksın, kullandığın kelimelerin anlamını bileceksin, ve seninle sohbet etmeme dileğimi defalarca belirtmişim ki, hala birşeyler ifade etmeye çalışıyorsun...
İlk okul 3üncü sınıf öğrencisi kadar anlayışın gelişik değilki yazılanları anlayıp da yorumlayasın...
Anlamamanı hadi kabul ettik ne diye "sulandırma" türü kelimeler kullanırsın ki?
Seni saygıya davet ediyorum sayın çömez...
Sulandırma türü kelimeler kullanmayacaksın söz konusu ailenden biri değilse...
İşimizi gücümüzü bıraktık sana abc anlatmaya çalışıyorum ayıp ama sayın çömez kendine gel
aliekber
14-10-2006, 05:01 AM
mevlana'dan bir alıntı:
""""""""""""O, Tanrı'nın zatına yapışmış "O" olmuştur. """"""""""""
sürekli başa dönüyoruz. Hazreti İmam Ali'ye tanrı diyen yok. Ali, tanrının insan donunda görünmüş halidir vesselam. Ali tanrısaldır. Ali uluhiyetin zirvesinde olan bir İNSANDIR !
--------------------------------------------------------------------------
Benim mi Türkçem kıt yoksa insanlar mı yanlış anlıyor ...
""""""""""""O, Tanrı'nın zatına yapışmış "O" olmuştur. """"""""""""
Bu durum hakikat makamında ki kendini tanrının yerine koyma olgusu değil mi?
Kendini Allah'ın yerine koyup onun gibi düşünmeye çalışıp , o olmaya çalışmak veya o olmak bir durum'u açığa çıkartır yoksa ben mi anlayamıyorum??
=Türkmen Ali, tanrının insan donunda görünmüş halidir vesselam.
Kendini Allah'ın yerine koymaya çalışmakla , Allah'ın insan donunda görünmesi aynı şey mi?
Kendini Allah'ın yerine koymaya çalışmak 4 kapı 40 makamın son aşamasıdır, o mertebede olan kendini Allah'ın donuna koymaya Çalışır...
Çalışmakla , kendini Allah'ın donuna koymak aynı şeyi ifade edebilir mi?
sürekli başa dönüyoruz. Hazreti İmam Ali'ye tanrı diyen yok. Ali, tanrının insan donunda görünmüş halidir vesselam. Ali tanrısaldır. Ali uluhiyetin zirvesinde olan bir İNSANDIR !
Allah birilerinin donunda görünmesi çok büyük kelime, Allah böyle durumlara ihtiyaç mı duymakta? Var ol demesi yeterli değil mi her istediği anında olması için?
Hz Ali'de olan nur'dan hepimizde var, hepimiz uluyuz meleklerin Adem'e secde etmesi anlamında.
Hz Ali iman'ından dolayı üst mertebelere erişmiştir, onda olan nur hepimizde var.
O, Tanrı'nın zatına yapışmış "O" olmuştur.
Bu bir olguyu anlatıyor, iman gücünün Hz Ali'yi nereye sürüklediği anlamında, yoksa Hz Ali'nin Allah olmuş olma olgusu Hz Mevlana'nın bile haddine değil, anlatmak istediği anladığın değil.
Yoksa senin de mi donuna girip de sana tartışılmaz doğrular üfleyen var?
Konuşan Mevlana'a efendimizdir, Batini önderlerindendir: bu olgunun hiç mi ifadesi yok?
Hz Mevlana'nın sözlerini de her mertebe insan'ı farklı anlar bunu tartışmanın bile anlamı yok.
Denemesi bile yapılabilir her mertebeden insan toparlayın 100-1000 arası ve çeşitli yapıtlardan örnekler alarak sorular sorun. Sonuç gösterecek ki her mertebe insan'ı farklı şeyler anlayacak.
Bu olgu işin abc'sidir insan önce bu basit olguyu anlamalı ki bilim, ilim yapabilsin.
aliekber
14-10-2006, 05:38 AM
SİNAN TANRIVERDİ
EVVEL EMANET BUDUR Kİ
PİRİ REHBERİ TTASIN
SAFIMIZ ATEŞLERDEN VE KIYIMLARDAN GELEN;KENDİNİ SAVUNAN ALEVİLİĞİN SAFIDIR
Deniyor ki “Kampınızı seçin ve kendinize isim de bulun.” Biz kampımızı kal ü belada seçtik. Bir ikrara beli dedik dönmedik. Safımız direnen Aleviliğin safıdır. Bizim bir adımız var zaten. Bilmeyenler öğrensin adımızı : ALEVİ/KIZILBAŞ. Ya sizin adınız nedir? Dönek mi,düşkün mü,Yezit mi?
72 millete bir nazarda bakarız diyorlar;özgürlük-eşitlik diyorlar.ancak bunlara yunandan,Ermeni’den,Kürt’ten,Arap’tan bahsedince faşist duyguları kabarıyor nedense?72 milletin ikisinin bile adı kalmıyor,tarumar oluyor.
Mürşidiyle haşrolmayan
Dünyasını ne bilir
Cahilde boş söz çok olur
Kendisini umman bilir
ALLAH’IN BİR İSMİ ALİ DEĞİL;ALİ’NİN BİR İSMİ ALLAH’TIR
Derler ki Allah’ın 99 isimindin biri Allah’tır. Hayır! Ali’nin bin bir isminden biri Allah’tır.
İSLAM İÇİNDE YOL ARAYANLARIN YOLU 571’DE MEKKE’DE SON BULUR
Bazıları diyor ki”siz bunları söylüyorsunuz ama Sünniler ne der?”biz zaten onlara şirin görünmek için,İslamlığımızı kanıtlamak için yıllardır didindik durduk. Aleviliğimizi,pirimizi,rehberimizi,mürşidimizi reddettik. Alimize ortak/şirk koştuk.küfür ettik. Siz ne yaptınız. Çıkıp ali allh dediniz.tüm emeklerimizi sele verdiniz.” İşte bizi bununla suçluyorlar.
Alevilik islamdır,değildir. İslam tarihi 571’de Muhammed’in doğumuyla başlar. İslamın içinde Ali; Ömer gibi Osman gibi biridir. Oysa Alevilik ne Muhammed’le ne İsa’yla ne Musa’yla başlar. Alevilik ilk insanla ;Ali ile başlar.
Hatayım uluya gider
Uludan uluya gider
Gafil olmayın gaziler
Bu yol şah-ı merdan Ali’ye gider
GÖZLÜYE GİZLİ YOK YA SEN NE DERSİN
Mesele bir tek sefil Ali’nin meselesi mi? Erenler meselsidir. Dört kapı kırk makam diyorsun. Dört kapı kime çıkar biliyor musun;kırk makam kimin?
Pir Sultan’ı Hatayi’yi,kul Himmet’i,Nesimi’yi,Mansur’u … okudun mu? Bu erenler ne dediler de öldürüldüler hiç düşündün mü? Belli ki okumamışsın,bilmiyorsun.
ERENELERE BİR SÖZ EFSANE YETER
Alevi yolu söz üzerine kurulmuştur. İkrar sözdür. İkrar veren ikrarından/sözünden dönmemiştir. Alevilik asırlarca sözlerle taşınmıştır. Onu günümüze söz getirmiştir. Ne yazık ki kıyımlara,kovuşturmalara uğrayan aleviler İnciller,Kuranlar yazamamıştır. Zaten yazdıkları da yakılmıştır.o yüzden şimdi dayanağımız efsaneler,şiirlerdir beyefendi. Gerçeği bilen nerede olursa görür,efsanede bile olsa.Yeter ki bakmayı bilsin.
ASLINI SORARSAN ŞAHIN OĞLUYUM
“Allah bilir sen de kendini bilim mertebesinde sayıyorsun.” Hayır saymıyorum. Ama sayacak olsam diplomamın “unvanı” bölümünde yazan “bilim uzmanı” unvanını öne sürebilirdim.10 yıllık akademik unvanım bana bu hakkı vermez mi?fakat benim için bunun önemi yok. Erenler bu yolda baş açık,ayak yalın yürürler.
“aslını geçmişini bilseydim daha çok daha çok belirginlikler bulacağıma eminim.” Demişsiniz. Merak ediyorum sen kendi aslını biliyor musun ki? Hele özünü bir yokla bak bakalım ne çıkacak?
Çok da merak ediyorsan söyleyeyim.”aslımı sorarsan Ali’ye çıkar.şeyh Hasan’dır benim aslım.seyyid Rıza’dır,Dersim’dirErzincan’dır.sinesi dağ gibi Kızılbaş’ım ben. Onikimamlara çıkar aslımız,ser çeşmeden gelir suyumuz bizim.
“hele ki çocukluğuna insem.”sen çocukluğuma inersin de çıkamazsın.benim çocukjluğum Yusuf kuyusu gibidir.
“İnsanın doğduğu ortam,aldığı eğitim,çektiği acılar kişiliğini şekillendiren sebeplerdir.”
Ben halkımın içinde doğdum,halkımdan öğrendim,halkımın çektiği acılardan başka da acım olmadı.
Erenler şahtan gelirler
Ali derler pirimize
Onikimam erleriyiz
Münkir ermez sırrımıza
İKİLİK PERDESİ YOKTUR
Viraniyem niyazımız üstaza
Elinde zülfikar hem ehl-i gaza
Binbir donda baş gösterdi aliyel mürteza
Biz bir dedik Allah eyvallah
Şirk ikiliktir. Şirke düşen kafir olur. Bizim kalbimizde ise ikilik yoktur. Birlik vardır. Pirimiz,imanımız,ikrarımız,allahımız birdir bizim.
Agahi alemde pire bağlıyız
Birdir ikrarımız bire bağlıyız
Elüstü bezminde pınara bağlıyız
Bir derya bulatmaz çayımız bizim
Deryanın yanında durup deryayı seyretmek kolay ve güzel. Otlar,otlar ağaçlarda yapıyor bunu. Deryanın içinde olmak ise daha zordur ve daha güzeldir.kimi iyi der kimi kötü der sana o zaman. Sen de dal da gör o deryada ne inciler,mercanlar var. Fakat unutma derya seçicidir,kendinden olmayanı kabul etmez.atar dışarı.
Hatayim vakıf oldu
Bu sırrın esrarına
Ama hakkı inandıramadı
Özü çürük ervaha
GERÇEĞE HÜ,MÜMİNE YA ALİ
14 ekim 2006-10-14
Sinan Tanrıverdi
-------------------------------------------------------
Ya sizin adınız nedir? Dönek mi,düşkün mü,Yezit mi?
Ağzından bal damlıyor sayın abim...
Terbiyeye davet etsem? Şimdi çıkıp bende sizi buna benzer sözlerle hitap etsem nasıl bir ortam oluşur hiç mi akıl edemiyorsunuz ?
Senin gibi olmayanı bu sıfatlarla tanıtlaman haddini aşmak olmuyor mu?
72 millete bir nazarda bakarız diyorlar;özgürlük-eşitlik diyorlar.ancak bunlara yunandan,Ermeni’den,Kürt’ten,Arap’tan bahsedince faşist duyguları kabarıyor nedense?72 milletin ikisinin bile adı kalmıyor,tarumar oluyor.
Vatan'a kast edenlerden bahsediyoruz, vatan'a kast edenlerle aynı safları tutanlara yakışık olmayan ifadeler kulanıyoruz.
Sen bölücülerle aynı safta mı yer alıyorsun?
Vatanımıza kast edenleri lanetli YEZİTLE bir tutuyoruz biz ya sen nasıl tutuyorsun onu da bileydik...
Cahilde boş söz çok olur
Kendisini umman bilir
Evet katılıyorum buna dosdoğru söyledin...
ALLAH’IN BİR İSMİ ALİ DEĞİL;ALİ’NİN BİR İSMİ ALLAH’TIR
Derler ki Allah’ın 99 isimindin biri Allah’tır. Hayır! Ali’nin bin bir isminden biri Allah’tır.
Bu yaklaşımını kınıyorum ama özgürsün doğrularını anlatmaya...
Allah ne oluyor: Hz Ali'ye çıkak mı oluyor inancında?
Seni ciddiye almak olası değil kusura bakma, ki bunu savunan 100 kişi çıkmaz dünyada..
Anlaşılıyor ki sen bu konuda özelsin...
Hatayım uluya gider
Uludan uluya gider
Gafil olmayın gaziler
Bu yol şah-ı merdan Ali’ye gider
Amaç okumak değil ki... Amaç anlamak...
Hz Ali bildiğimiz gibi ilmin kapısıydı, kapı Hz Ali şehir Hz Muhammeddir...
Elbette ki zikredilen ulular kapıya erişmek isteyecekler...
Benzer yönde örnek vereyim: çıkılması gereken 100 merdiven varsa, ilk merdivenden son merdivene zıplanmaz... basamak basamak ilerlenir...
Hz Ali'ye erişmeden Hz Muhammed'e erişilmez, Hz Muhammed'e erişemeyen Allah'a erişemez...
GÖZLÜYE GİZLİ YOK YA SEN NE DERSİN
Gören göze elbette ama bu fazla iddialı olmaz mı?
Ben biliyorum demek hiç birşey bilmediğimizin delili diyor önderlerimiz nasıl olacak?
Mesele bir tek sefil Ali’nin meselesi mi?
he he he he efsane seçimini nasıl yakaladım:P
ERENELERE BİR SÖZ EFSANE YETER
Tabi ya sen de erenlerdensin değil mi:D Abim ya bildiğim kadar kendini beğenmek , bunu formüle edenlere hoş bakmazlar hatta "megaloman" derler bilirmisin?
ERENELERE BİR SÖZ EFSANE YETER
Alevi yolu söz üzerine kurulmuştur. İkrar sözdür. İkrar veren ikrarından/sözünden dönmemiştir. Alevilik asırlarca sözlerle taşınmıştır. Onu günümüze söz getirmiştir. Ne yazık ki kıyımlara,kovuşturmalara uğrayan aleviler İnciller,Kuranlar yazamamıştır. Zaten yazdıkları da yakılmıştır.o yüzden şimdi dayanağımız efsaneler,şiirlerdir beyefendi. Gerçeği bilen nerede olursa görür,efsanede bile olsa.Yeter ki bakmayı bilsin.
Sayın abim bazen efsane bile gerekmez değil mi:D
10 yıllık akademik unvanım bana bu hakkı vermez mi?fakat benim için bunun önemi yok. Erenler bu yolda baş açık,ayak yalın yürürler.
Sayın abim kimin akademisi bahsettiğin ve ne akademisi:D
Hz Ali'yi Allah bilenlerin akademisi mi?
İmam hatip akademisi mi? Türkiyemiz bildiğin gibi pek akademik referanslarıyla övünecek durumda değildir sayın abim.
------------------------------------------------
Sayın abim yeri geldi Kuran değişmiştir dedin yeri geldi Kuran'la örnekler verdin ve bunun kerametini açıklamadın bizlere:D Açıklamayacak mısın?
Türkmen
14-10-2006, 08:04 AM
Bu bir olguyu anlatıyor, iman gücünün Hz Ali'yi nereye sürüklediği anlamında, yoksa Hz Ali'nin Allah olmuş olma olgusu Hz Mevlana'nın bile haddine değil, anlatmak istediği anladığın değil.
böyle diyor büyük bilgemiz aliekber.
biz anlayamazmışız. biz elbette anlayamayız. biz türkçe bilmiyoruz. biz hiç bişey bilmiyoruz. biz salağız ya da aptalız.
tek anlayan sizsiniz yüce efendimiz !
mevlanayı en güzel anlayan siz !
ali'yi en güzel anlayan siz !
veli'yi en güzel anlayan siz !
kur'an'ı en güzel anlayan da siz !
gerçekleri saptırmak için onları gerçekten iyi anlamak lazım. bu bakımdan gerçekten çok iyi anlıyorsunuz ve çok iyi saptırıyorsunuz.
illa aleviliği sünni ve şii teolojisine kurban edeceksiniz.
illa hazreti imam ali'ye uluhiyeti çok göreceksiniz.
birileri hilafeti çok görmüştü zamanında !
benim yazdıklarımla sayın inan tanrıverdi'nin yazdıklarını da birbirine karıştırarak çok iyi hedef saptırıyorsunuz.
biraz dürüst olmaya çalışsanız !!!
yok yok sizin gücünüz sanıyorum buna yetmez.
siz en iyisi mi dürüst olmayın çünkü dürüst olmamak size çok yakışıyor !
Türkmen
14-10-2006, 08:12 AM
bu yazıları okuyanlardan özür dileyerek söylüyorum ama sayın aliekber artık edep sınırlarını aşıyorsunuz.
sürekli tahrik ediyorsunuz.
ne yapmamı istiyorsunuz ?
size sizin gibi davranmamı mı ?
ne desem ne söylesem boş, siz bir inada düştünüz. illa uğraşacaksınız.
peki sizin dediğiniz olsun.
ozanlarımız , pirlerimiz hatta Hazreti İmam ali bile anlayamamış tanrısal olduğunu !
siz anlamışsınız.
tanrı sizi esirgesin !
aliekber
14-10-2006, 09:21 AM
bu yazıları okuyanlardan özür dileyerek söylüyorum ama sayın aliekber artık edep sınırlarını aşıyorsunuz.
sürekli tahrik ediyorsunuz.
ne yapmamı istiyorsunuz ?
size sizin gibi davranmamı mı ?
ne desem ne söylesem boş, siz bir inada düştünüz. illa uğraşacaksınız.
peki sizin dediğiniz olsun.
ozanlarımız , pirlerimiz hatta Hazreti İmam ali bile anlayamamış tanrısal olduğunu !
siz anlamışsınız.
tanrı sizi esirgesin !
-------------------------------------
Sayın abim kızma sebebiniz nedir tam olarak?
Söylemlerinize katılmamış olmam mı? Yoksa size hakaret vari konuştum da farkına mı varmadım?
=Türkmen
böyle diyor büyük bilgemiz aliekber.
biz anlayamazmışız. biz elbette anlayamayız. biz türkçe bilmiyoruz. biz hiç bişey bilmiyoruz. biz salağız ya da aptalız.
tek anlayan sizsiniz yüce efendimiz !
mevlanayı en güzel anlayan siz !
ali'yi en güzel anlayan siz !
veli'yi en güzel anlayan siz !
kur'an'ı en güzel anlayan da siz !
gerçekleri saptırmak için onları gerçekten iyi anlamak lazım. bu bakımdan gerçekten çok iyi anlıyorsunuz ve çok iyi saptırıyorsunuz.
illa aleviliği sünni ve şii teolojisine kurban edeceksiniz.
illa hazreti imam ali'ye uluhiyeti çok göreceksiniz.
birileri hilafeti çok görmüştü zamanında !
benim yazdıklarımla sayın inan tanrıverdi'nin yazdıklarını da birbirine karıştırarak çok iyi hedef saptırıyorsunuz.
biraz dürüst olmaya çalışsanız !!!
yok yok sizin gücünüz sanıyorum buna yetmez.
siz en iyisi mi dürüst olmayın çünkü dürüst olmamak size çok yakışıyor !
Sayın abim: bu ne şiddet bu ne celal?
Sizin gibi düşünmeyince insanlar böyle çıkışmanız doğru olabilir mi?
Haşa sizde ilahiyet falan mı taşıyorsunuz? Rica ediyorum sayın abim bu tür çıkışlardan beri durun, sakin olun, herkes sizin gibi düşünme mecburiyeti taşır mı?
Yazdığım tüm eleştirileri pas geçmişsiniz, ve yorumlarımı çürüteceğinize bana saldırmışsınız ?
Yazdıklarım çok mu anlamsız dı?
Bakın ne dedim abim buna cevap verir misiniz lütfen!
=Aliekber
Hz Mevlana'nın sözlerini her mertebe insan'ı farklı anlar bunu tartışmanın bile anlamı yok.
Denemesi bile yapılabilir her mertebeden insan toparlayın 100-1000 arası ve çeşitli yapıtlardan örnekler alarak sorular sorun. Sonuç gösterecek ki her mertebe insan'ı farklı şeyler anlayacak.
Bu olgu işin abc'sidir insan önce bu basit olguyu anlamalı ki bilim, ilim yapabilsin.
Bakın önerilerimi bilimsel deneye açık olarak sunuyorum.
Bilimsel deneylerle ispatlanabilecek olgulardan bahsediyorum neden celallanıyorsunuz sayın Türkmen bey?
Sayın Türkmen bey ben sizin öğrencilerinizden değilim sitedir burası ve sanıyorum ki bilimsel laflar etmekteyim, bana tahamül edip celallenmeyeceksiniz ...
Sayın abim celallenme sebeplerinizi anlıyorum ama tavsip etmiyorum , tabiki putları yıkılanlar sert etpki verir çünkü Allah'ı izniyle tarzımı aşmam ,
kimseye argo kelimeler kullanmam ve yazılarımı okursanız ki her daim bilimsellikle yaklaşıyorum olaylara...
Ve yukarda verdiğim deneysel öneri söylediklerimi elbette ispatlıyor ama hiddetlenmişsiniz...
Hocalığınız, öğrencilerinizle olan iletişim ezberiniz bozuldu ve söylemlerinize karşı gelinmesini celallenmekle bastırmaya çalıştınız...
Bu hoş olmayan bir davranıştır...
Bilim okumuşsunuz, biliminize dayanarak söylemlerimi çürütmelisiniz işte er meydanı burası sayın Türkmen can, bana hiç bir sıfatınız işlemez, bana bilginiz işler varsa hodri meydan...
Türkmen
14-10-2006, 09:24 AM
haklısnız sayın aliekber bey haklısınız.
tanrı sizi esirgesin.
aliekber
14-10-2006, 09:31 AM
Sayın abim bey'lik mertebesi sizin olsun bana can derseniz kafidir
sevgi ve saygılarımla
Av.A.Guvercin
14-10-2006, 09:35 AM
Canlar Mevlana Bile Türkmenin yazında kırmızı ile dikkat çekilen alanlarda ,Hz.Ali yi kutsamuş,uluhiyetleştirmiş,tanrısallaştırmıştır,
yok şunu dedibunu dedi gibi olayları sulandırmanın bir anlamı yok,
alevilikte İnsan Kutsaldır,Bu da Hz. Alide ,genelde de insanda o tanrısallıktır.
geriye yapılan açıklamalar,Ehl-i Sünnetci yaklaşımdır.
Sayin Comez
Hadi yukaridakiler guzel de, kirmiziyla highlight yaptigim cumleni kizginlikla soyledigin amacini asan bir soylem olmali diye dusunuyorum.
Evet Oyle de lutfen de ben de kizmayayim. Ben o dediginden degilim cunku. Aksi halde karsi bir suclamanin gelmesi kacinilmaz olacak.
Saygilarimla
Türkmen
14-10-2006, 09:37 AM
sayın aliekber,
yaşça benden büyüksünüz. abilik size yakışır.
ali sizi esirgesin.
aliekber
14-10-2006, 09:48 AM
sayın aliekber,
yaşça benden büyüksünüz. abilik size yakışır.
ali sizi esirgesin.
-----------------------------------------
Saolasın sayın can
Allah cümlemizi esirgesin o halde , istemeyerek kırdıysak afola.
aliekber
14-10-2006, 09:52 AM
Don değiştirme nedir ne değildir bunu anlayan zaten gerisini getirir...
Anadolu Aleviliğini anlamak için, Hacı Bektaş-ı Veli’yi tanımak gerekir. Çünkü, Anadolu Aleviliği ve Bektaşiliği ile Hacı Bektaş-ı Veli adı, eş anlamlıdır. Biri bilinmeden diğeri bilinemez.
Anadolu’da halk arasında, Bektaş-ı Veli’nin hayatı ile ilgili sayısız rivayet vardır. Bu nedenle Hacı Bektaş-ı Veli’nin hayatı ile ilgili bilgilerin esasını masalımsı, mitolojik bilgiler oluşturur.
Yani, Hacı Bektaş-ı Veli’nin gerçek hayatı yanında, bir de mitolojik hayatı vardır.
Mitolojik hayatında, masal unsuru hakimdir. Kahramanımızın bir bağırması ile yüzlerce kişi ölebilir, yok olabilir. Erenler, denize halısını veya postunu serer üstüne oturur, karşıya geçer.
Sırası gelince şahin olur, güvercin olur uçar. Gerekirse silkinir, insan olur. bir anda birçok yerde olabilir. Sabah namazını Kabe’de kılar, öğle namazında evine döner. Ateşte, kaynar suda yanmaz. Taşa basar, taşta ayak izleri çıkar. Taşı isterse un gibi ezer, dağı saman çöpü gibi nefesiyle uçurur. Taşlar, kerametine tanıklık eder. Hayvanlar keremi ile dile gelir, kayalar yürür. Yırtıcı hayvanlar onun bakışıyla ya yok olur ya da taş kesilir.
İradesi tabiat kanunlarının üstündedir. dileyip de gerçekleştiremediği şey yoktur. Zaman içinde zaman, mekan içinde mekan yaratır. Onun için yok yoktur; doğuşu bile bir kerametin sonucudur. Ölüm ise onun için uyumak anlamına gelir.(37)
Velayetname, Hacı Bektaş-ı Veli’yi işte böyle tanıtıyor.
Her masalda halkın yorumu vardır. Dileği, düşüncesi, anlayışı, anlatışı ve masalın dayandığı bir gerçek payı vardır. Bu yüzden bazen gerçek masallaşır ve dile gelir.
Bu özellik, bütün dinlerde ortak paydayı oluşturur. Hıristiyan aziz de ejderha öldürür, Müslüman aziz de, Budist aziz de... Hıristiyan aziz de şu veya bu hayvanın donuna girer, Müslüman aziz de, Budist azizi de... Hepsi denizi geçer, havada uçar v.s.
Bu olağanüstü olaylar dinden ya da mezhepten değil, çok tanrılı dinler dönemindeki düşünceden kaynaklanır. Bunlar, refah ve huzur dileğidir. Erişilmeze erişmeyi isteme duygusudur.
Bu özellikler hangi ulus ve dinde olursa olsun ortak özlemlerdir. Geçmişte ortak şeyler yaşanmıştır. Aynı inanç ve aynı özlemler paylaşılmıştır. Bu durum, şu ya da bu oranda bugüne de yansımıştır.
Bu makale sayın Cemal Şener bey'e ait...
Yani don değiştirme deyince halk'ın masalsı inancı olduğu anlaşılmalı ki bunun ispatlanır ne yönü vardır ne uygulayışı...
Masaldır, mitolojya'dır , halk özlemidir o kadar.
Mitolojya, efsane ve masallara dayanarak bir şeyler öne sürmek pek ciddi olmaz, ismi üstünde masaldır, efsanedir, mitolojya'dır.
Türkmen
14-10-2006, 10:35 AM
HAYY ALİ !
Her sabah doğan güneş sensin ya Ali !
Kalbimde yanan ateş sensin ya Ali !
Sen ki ; nur _ i rahman,
Sen ki ; şir _ i yezdan,
Sen ki ; derde dermansın ya Ali !
Adına ismullah derler,
Yüzüne vechullah...
Ruhundan üflemiş Tanrı insana,
Ruhun ruhullah ya Ali !
GECELEYİN GÖKTE DOĞAN AY SENSİN YA ALİ !
KAYYUM SENSİN, HAYY SENSİN YA ALİ !!!
Sen ki ; Hoca Ahmet Yesevi,
Sen ki; Hacı Bektaş Veli,
KUŞKU YOK;
Sensin gönderen MUSTAFA KEMALİ !!!!
MUSTAFA CEMİL KILIÇ
[I]BİR AÇIKLAMA: HAYY, ARAPÇA'DA DİRİ VE ÖLÜMSÜZ ANLAMINA GELİR.
çömez
14-10-2006, 10:40 AM
Sn aliekber
Sizdeki bu ne şiddet,
Evet olayları sulandırma,
Sana ne benim gecmişimden,ben senın gecmişini soruyormuyum,senden başka varmı gecmiş karıştıran,
Sen bilgin varsa yaz,ve her sayfaya yazıyrsun, Türkmen in de dediği gibi ,hep tahrik edici,sonra dönüp ,Magdurları oynuyorsun
Ne o nıye kızdınız, Bu ne şiddet gibi,
sen Şii,veya sünni Misyonerimisin,amma daha ziyade şii misyonerisin gibime geliyor,
konu hakkında düşüncenizi yazın ainsanların gelece,gecmişi seni ilgilendirmiyor,Ajan mısın,Sicil kaydımı yapıyorsun,
çömez
14-10-2006, 10:52 AM
Sayin Comez
Hadi yukaridakiler guzel de, kirmiziyla higlight yaptigim cumleni kizginlikla soyledigin amacini asan bir soylem olmali diye dusunuyorum.
Evet Oyle de lutfen de ben de kizmayayim. Ben o dediginden degilim cunku. Aksi halde karsi bir suclamanin gelmesi kacinilmaz olacak.
Saygilarimla
Hayır Sevgili Avukatali
bilerek yazdığım bir sözdür bu kızmadım kimseye ve bilerek yazdım,
Şöyle sayfalara bir bak kımileri sünnilerle bizim aramızda bir fark olmadığı farkın sadece yorum olduğuna,kimileri şia yoluna çekmeye çalişıyor,ve bunlarıda Alevilik olarak sunuyor,
alevilik İkrar-İmandır,
anadolu aleviliğini bıraktık,nelerle uğraşıyoruz, ve ben yazdım su arkını bulurmuş
Kuranda Cem yok,İnsana secde etmek yok,semah yok,12 Hizmet yok,yok oğlu yok ve halen bizi bir dinin içine sokmaya çalışılıyor,
Sen ve bazı arkadaşlar,başkaları ne der, vs. gibi yorumlardasınız, yapmayın canlar biz aleviyiz, ve kimseye cici gözükmen için inançlarımızı söylemekten çekinmeyiz,çekinmeyelim, yok o makanda yok bu makanda söyenir demenin bence bir anlamı yok can.
Biz aleviyiz ve özümüz bu ,
Peki Ali Tanrısal değil,Cemde Niye İnsana (DEDEYE) secde ediyorsun,
bunu açıklayın?
ve Bana Muhammedden,Ali den örnekliyerek aktarın , kuranında şurasında var deyin ve bizlerde tamam yani ben tamam arkadaş deyim hatalıyım ,sizin düşüncenizde devam edecem deyim,
Sağlıcakla Kal can.
srdr_ist
14-10-2006, 10:56 AM
canlar etmeyin Alah vardır. allahta Haydır diridir canlıdır.
felsefede birini 2 cümleyle ilah edemezsiniz buna hakkınız yok.
Koca peygamber orda dururken habibim derken önce peygamberiniz kim ne herşeyiyle anlayın gelin ondan sonra.
Ali yüce demek Allah demek. Her Ali gelir vede gider.İster devriye olsun ister nöbet ama Allah tektir yeganedir.
HzAli ye sen Alah sın demiş biri kızıp sinirinden kılıcını yere atmış ben Allah değilim diye kılıcı taşa gelip kırılmış.
ne derseniz deyin neyi neye benzettiğiniz belli sizin ilahınız tek vede odur.
errahman errahim olan o .
şayet bilmeden sadece denilenle giderseniz siz kimin gönlünde Ali sevgisi nasıl bilecekseniz.
SİZ ALLAH I SEVDİNİZ Mİ?
Allaha inandınız mı?
eksik bşladınız canlar bu iş öyle değil.
Kusura kalmayın zarardasınız.
Allah vardır Hz Ali peygamberim gibi onun kuludur.
O koca nebidir ki alemlerin güneşi kimse yokken o var iken bir mucize göstermeden herkesi doğru yola getirmiş Hz Ali ise ondan farkı yok.
Siz Hz Ali derken ben Hz Muhammed Ali anlıyorum ben ayıramıyorum.
Allah ın adı geçmeden
Peygamberin adı geçmeden bahsettiğiniz her neyse o Hz Ali değil siz başka şeyden bahsediyorsunuz.
Bizim anlama kapıları sizlere kapalı.
etmeyin sizin şahadetliğiniz ALlah a nasıldır.
herşey hakkın tecellisi.
Hz Ali nin evlatlarının dedelerin velilerin mezarlarının başında hala yeşil ateş yanarken siz neden bahsediyorsunuz hz Ali Alla diyenler Allah inancında şüphe etsin çünkü Allah ın ne olduğunu bilmiyor.
Putlara tapanlar Allah ın varlığından farkları ne sormak lazım bana Ali sensin yaratan sensin diyen aklıma hz Ali gelmez.
Herkes hakkın tecelliyatı bir kula ilah değil bir pire verdiğiniz kadar değer verilir.
Siz yaratan Ali derseniz işte burda siz süzgeçten ışık hızıyla geçireceksiniz.
Bulamadınız mı sizin ilahınız benim ilahımla çatışır ozaman.
Benim ilahım şeksiz vede şüphesizdir.
Senin ilahın benim gibi yemek yiyip cocuk sahibi olan ilah ise bir sorun var.
Dünyada böyle inanc sahibi yok.
aliekber
14-10-2006, 10:57 AM
Sn aliekber
Sizdeki bu ne şiddet,
Evet olayları sulandırma,
Sana ne benim gecmişimden,ben senın gecmişini soruyormuyum,senden başka varmı gecmiş karıştıran,
Sen bilgin varsa yaz,ve her sayfaya yazıyrsun, Türkmen in de dediği gibi ,hep tahrik edici,sonra dönüp ,Magdurları oynuyorsun
Ne o nıye kızdınız, Bu ne şiddet gibi,
sen Şii,veya sünni Misyonerimisin,amma daha ziyade şii misyonerisin gibime geliyor,
konu hakkında düşüncenizi yazın ainsanların gelece,gecmişi seni ilgilendirmiyor,Ajan mısın,Sicil kaydımı yapıyorsun,
----------------------------------------------------------------
Beni , sohbetlerinin içine çekme sayın çömez bunu defalarca bildirdim...
Ajan mısın,Sicil kaydımı yapıyorsun
he he he he he...
çömez
14-10-2006, 11:09 AM
srdr ist.
Evet Alevilerin tanrısı ile senin tanrın bir değil
Bunu kaç kez yadım,ve bir önceki mesajda delillendirin istedim yine aynı sözler,yok yeşil ışık,Beyaz ışık,Kuranda varmı bu iki Işık onu yaz
alevilerin Tanrısı Dünyadadır,görünüşde ,evrende ,
Bunu Cennet-Cehennem konu başlığında yazdım,bzizm ozanlara hikaye de sen ,ışıklarla uğraş bunlar gercek he,?
Canlar Alevilik varlıktır, Yokluğun inancı değil.
çömez
14-10-2006, 11:10 AM
aliekber,
Konuya dönelim ,lütfen
yazdıklarına tekrar dön bak özünü yokla.
aliekber
14-10-2006, 11:32 AM
aliekber,
Konuya dönelim ,lütfen
yazdıklarına tekrar dön bak özünü yokla.
---------------------------------------------------------
Sana nasıl laf anlatırım üzerinde sabah akşam düşünüyorum da yol bulamıyorum ki... Hangi dilden anlıyorsun ya , illaki kırıc laflar kullanınca mı anlayacaksın?
Çömez bak 3 üncü, 4 üncü belkide 5 inci kez yazıyorum ama anlama sorunu çekiyorsun belki ama sorun olduğu apaçık...
Benden uzak ol, seninle sohbet geliştirmem sebebplerimi defalarca anlattım değil mi?
Apaçık yazılarımı neden kaale almıyorsun?
İşim gücüm benden uzak dur demeyle mi geçecek?
Bu konuda yönetici arkadaşlardan şikayetçiyim defalarca çömez'e benimle sohbet etmekten uzak durmasını bildirdiysem, hala sohbet etmek için üstüme gelmesine müdahele etmemeleri üzücü..
O ki ben laf anlatamıyorum çöemz'e bari yönetici arkadaşlar anlatsın ki bir insan defalarca sohbet etmeme ricasını anlatmışsa çömez de bunu anlamalı değil mi?
Şimdi ne diye çömezle sohbet edeyim Allah rızası içinmi edeyim?
Sayın çömez benden uzak dur zamanımı çalma, 3-4-5 inci kez anlata anlata anlatamıyorsam sorgulamaya başlayacağım yine annenin sana verdiği eğitimi ve kızacaksın yine...
Anla ki aranıyorsun ve son ekz söylüyorum benden uzak dur!
Anlamaman mümkün mü ya??
Av.A.Guvercin
14-10-2006, 02:08 PM
Soylediklerine degil biraz da nasil anlasildigina bakarsan verilen yanitlardan sanirim daha iyi anlayacksin.
Soylediklerine degil biraz da nasil anlasildigina bakarsan verilen yanitlardan sanirim daha iyi anlayacksin.
Sen istedigin kadar tanrinin tecellisidir de, konuyu acan Gonca 58 durumun farkina varmis ve susmustur ama sis israrla sanki karsinizda cahiller surusu varmis gibi bir seyeleri ispatlamak istercesine feryat figan etmeye devam ettiniz.
Konunun basligi Ali Allahtir bunu anliyormusun sayin Turken.
Yani ali nin tanrisalligi diye sonrada ekledigin seyler insanlar tarafindan manevra hareketleri olarak algilandiginin acaba farkindamisiniz. Ben sizin manevra yapmadiginizi biliyorum ama burasi sadece benim girdigim bir yer degil ki; Siteyi ziyaret eden yuzlerce sunni ye iste Ali ye Allah diyorlar diyerek kendi cemaatini biraz daha kakdirmalari icin yeterince malzeme verdiniz hem de uyarilmalariniza ragmen.
Bir de Comez Can cok daha ters davraniyordu ama o ikna oldu, en azindan israrla ben ben ben demedi. Siz israrla devaqm ettiniz. Oysa karsinizda size laf soyleyen kisinin sizin tanimladiginiz ali nin kendisi oldugundan haberiniz bile olmadi. Ama sizin degiminizle o size cikip kun deyip durdurmadi sizi, edebini erkanini bildi, ama her seyin de bir siniri var canim. Bu kadar israrci olunmaz ki.
Konu basligi Ali nin allah oldugu seklinde, konu basligini acan arkadas olayin farkinda ve israrindan vaz gecmis, israrindan diyorum, inancindan degil, isteyen istedigi gibi inanir; Ayni konu basliginda siz aldiniz devam ettiniz. Bravo. Ali Tanrisaldir. EDvet bir itirazimiz mi var alinin tarisal olduguna, bir yerde insan gokte melek yok idi
diye baslar Aliyi anlatirken,
Mursid i kamil.
Daha sonra
Bir kirmiz ve yesil nur gordugunden bahseder cebrail yeryuzu yaratiomadan,
butun bunlarin bilincinde dir aleviler zaten.
Konu basligi Allahin Ali Oldugu siz de son dakikada hayir ben boyle bir sey demiyorum ki diyorsunuz. Ali tanrisaldir diyorsunuz. hala israr ediyorsunuz. Biz Allhin insanda tecelli ettigin itiraz mi ediyoruz. Acaba bunu anlamak istediniz mi hic.
Ayri bir baslik acsaniz ve orda bunlari tartissaniz size bir sey denmeyecek. Ama siz hala israr ediyorsunuz Ali Allahtir basliginin altinda bunlari tartismaya. ne kadar sussamda bu dizeleri okuyan kotuniyetli sunnilerin cemaatlerini uyutabilmek biraz daha malzeme kazandiklarini dusunup o malzemeleri hayirlamak uzere bir seyler soylemek bir alevi olarak fikre karsi cikjtigimi gostermek isteyerek kotu niyetli sunninin planlayabilecegi oyunu simdiden bozmus olayim diye dusunuyor manevra yapiyorum ve halen arkasindan bir yazi daha geliyor.
EDEP ERKAN diyorum yine anlasilmiyor.
Artik gunah benden gitmistir. Bu olayin yol a verebilecegi butun zararlari hunkar adresinize yonlendirilirse uzulurum ama yapabilecegim her seyi yaptigimi dusunuyorum.
Siz Fenerbahce takimiyla birlite sahaya ciktiniz top oynuyorsunuz. Sizin fenerbahceli olmadiginizi dusunen biri cikarmi soyleyin. Isterseniz rakip takimin adamina bir fener formasi giydirerek oynatin, ve fenere gol atttirin, seyirci kendi takiminiza gol attigin dusunur. Eger anlarsaniz size anlatilmak istene bu idi. Siz Ali Ahtatir formasi giyerek sahaya ciktiniz ve surekli goller attiniz, karsi kaleye, ancak bu goller seyircinin gozunde kendi kalenize attigin goller olarak yazildi.
Sizin her soylediginiz sey bunu tasdik etmistir sunninin gozunde. Bunu hic dusunmeden konusmalariniza devam ettiniz.
ustelik bir de Comez Can tarafindan ehli sunnet olmakla suclanmaya maruz kaldik sayenizde.
Ozellikle de ben ben ben diyen tavriniz i su dizelerle size ayna tutatim.
HEr seyi Ali Ekber Bilir, o anlar biz bir sey anlamayiz diye de Ali Ekber e sitem ettiniz, sizi kucumsedigini dusundunuz.
Ali Ekber Can in soyledigi o degil ki, onun yazdiklarini da sizin kini de okudum. Evet uslubu sert biraz da kabul ediyorum ve biraz da tez canli, alinmasi amadiger yandan hakkini inkar etmemek gerek, cunku bilge; size diyor ki her seyi anladigini zannetme. vermek istedigi mesaj bu.
Bu demek degildir ki ben her seyi anliyorum siz den ustunum demek istiyor size. Ben boyle algilamadim.
O nu ben soyle anliyorum, hayir her seyi anladigini zatnnetme cunku o kadar cok anlasilmaz var; ki demek istiyor. Ben de katiliyorum
Siz de vay efendim sen anladigini iddia edip benim anlamadigimi iddia ediyorsun, ben aptalmisyim demeye getiriyor ve hicvediyorsunuz.
Burda bir gonullenme ben len me vardir can. Ben ben ben, ben bu sirri anladim, yeeeeeee anladim, okuyucuya da demek istiyorsunuz ki, ne kadar aptalsiniz ya, su dizeleri okuyun da anlayin, diyorsunuz. Yani verilen mesaj odur.
Sonuc olarak, link ini verdiginiz sitedeki yaziyi yazan kisi ile burdaki kisinin uslubu ayni degil.
Orda Hoooooo dediniz okuz durdu, ama burdaki soylediginiz hooooo da okuz sabani kirdi. Size derin saygilarimi ve su dezeleri gonderiyorum.
Türkmen
15-10-2006, 12:43 AM
....
Ali sözcüğünün anlamı “ yüce” dir. Adının anlamındaki yücelik onun özel olduğunun da göstergelerinden biridir. Ondaki yücelik Tanrı’dandır. Nitekim Alevi / Bektaşiler, Onda İlahi / Tanrısal özellikler olduğuna inanırlar. Bu inanış, Alevi karşıtları tarafından Hazreti Ali’nin Tanrılaştırıldığı ve putlaştırıldığı suçlamasına zemin teşkil etmiştir. Oysa bu suçlama yersizdir. Çünkü Alevi / Bektaşi inanışının omurgasını oluşturan “ vahdet – i vücud “ anlayışı ve Tanrı’nın insanda tecelli ettiği düşüncesi, bu inanışın yani Hazreti Ali’nin Tanrısallığı inancının temelini oluşturmaktadır. İnsan Tanrı’dan bir parçadır. Nitekim Tanrı, “ Biz insana ruhumuzdan üfledik.” Buyurmaktadır. Hazreti Ali’deki Tanrısallık da böyle anlaşılmalıdır. Aynı zamanda unutulmaması gereken hususlardan biri de “ ALİ “ sözcüğünün Allah’ın doksandokuz adından biri olmasıdır. Aleviler “ Ali “ adını aynı zamanda bu anlamda da kullanmaktadırlar.
....
Hazreti Ali’ye duyulan sevgi ve bağlılık, Alevi / Bektaşi yolunun özüdür, temelidir. Bu sevgi diğer İslami gruplarda da vardır. Lakin Alevilerdeki Ali sevgisinin özgün bir temele dayandığı malumdur. Bu temel onu sıradan bir sahabe veya dört halifeden biri ya da Hazreti Muhammed’den sonraki yüce kişiliklerden biri olarak görme anlayışının çok ötesinde bulunan tanrısallık inancıdır. Bu bakımdan Alevilerdeki Ali sevgisinin Sünni ve Şiilerden çok farklı bir noktada bulunduğu kabul edilmelidir.
Şimdi bu noktaları kısaca irdeleyelim:
Sünnilerce doğrudan doğruya Allah’a verilen kimi sıfatların Aleviler tarafından Hazreti İmam Ali için de kullanıldığı görülmektedir. Pekçok deyiş / nefeste Hazreti İmam Ali, Allah için kullanılan “rahman, rahim, onseikzbin alemi vareden, yaradan, yağmuru yağdıran, şimşeği çaktıran vb. “ olağanüstü özellikte bir yüce kişilik olarak anılmaktadır. Hatta Alevi / Bektaşi inancına göre Hazreti Muhammed miraçta, sidret’ül- müntehada Allah’ı onyedi – onsekiz yaşında bir delikanlı suretinde görmüştür ki bu delikanlı Hazreti İmam Ali’den başkası değildir. Yani Allah, Ali suretinde belirmiştir, tecelli etmiştir. Başka bir deyişle Hazreti İmam Ali, Allah’ın yansımasıdır. Nur- u rahman’dır. Bu hususiyet miraçnamelerde gayet serahatle anlatılmaktadır.
Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı Alevi / Bektaşi teolojisinin omurgasını teşkil etmektedir. Ancak pek çok nedenden dolayı bu inanç öne çıkarılmamakta ve deyim yerindeyse “ sır “ edilmektedir. Sünni ve Şiilerin bu sırrın alenileşmesi durumunda ne tür bir tepki vereceklerini tahmin etmek zor değildir. Geçmişte bağnaz / yobaz din bilginlerinin Alevi / Bektaşiler için bu ve benzer inançlardan dolayı zalimce fetvalar verdikleri, onları kafir, müşrik, putperest addettikleri malumdur. Aslında Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı insanın tanrısallığı ile birlikte düşünülmelidir. Büyük Alevi mistik düşünür Hallac – ı Mansur’un “ ene’l- hak “ deyişindeki gizem insanın tanrısallığı gizemidir. Biliyoruz ki, zamanın müftüleri ve din egemenlerinin gözünde Hallac – ı Mansur, kafirdi, kendini Tanrıya ortak koşan, TANRILIK İDDİASINDA BULUNAN bir müşrikti. Nitekim malum olduğu üzre bu nedenle KATLİNE FERMAN VERİLDİ.
Ene’l- Hak inancı, kamil insan / İnsan – ı kamil mertebesindeki hak erenlerinin sırrıdır. Bu sırrı anlamak için o mertebeye vasıl olmak lazımdır. Zahirilik gurbetinin en ücra bölgelerinde dolaşan yani vuslattan nasip alamamış olan şeriat ehlinin “ene’l- hak “ inancını ve insanın uluhiyetini idrak etmesi olanaksızdır. Bu olanaksızlık, insan – ı kamil olmanın doruğunda bulunan Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığını kabul etmeyi de doğal olarak kuşatmaktadır. Yaratan – yaratılan ayrılığını ortadan kaldırıp “vahdet- i vücud “ ilkesi gereği tüm evrende olduğu gibi insanda da Tanrıyı gören, Hazreti İmam Ali’nin yüzünü, vech’ullah / Allah’ın yüzü olarak tavsif eden Alevi / Bektaşi inancı bu özgünlüğüyle bambaşka bir güzelliğe ve derinliğe sahip bulunmaktadır. Ondaki hümanist özün dayandığı paradigmal temel işte böylesi bir inançtan neşet etmektedir.
Tekraren dile getirelim ki, Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı gerçeğini savunan, buna içtenlikle inanan müminlerin zahir ehli tarafından anlaşılmaları tamamen olanak dışıdır. Bu inanışın İslam’a aykırı olduğunu iddia etmek, İslam’ı Sünni, Şii veya başka bir ifadeyle zahiri / dışsal anlayışa hapsetmek demektir. İslam’ın batıni yönünü yani Alevi / Bektaşi inancını yadsımak demektir. İslam denilince sadece Sünnilik veya Şiilik anlaşılmamalıdır. Kendi özgün teolojik çerçevesi dahilinde Alevilik ve Bektaşilik de İslamdır. Hatta bu yolun müminlerine göre Alevilik / Bektaşilik İslam’ın ta kendisidir. O halde Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığını İslam dışı bir sapkınlık olarak görmek abestir, anlamsızdır. Hatta bize göre küfürdür / kafirliktir.
Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı / uluhiyeti inancı gayet doğal olarak kadim Türk inançlarından da izler taşımaktadır. Alevi / Bektaşilerin ezici çoğunluğunun Türk / Türkmen oluşları gerçeği göz önüne alındığında Hazreti Ali’ye uluhiyet atfetmenin kadim Türk inançlarıyla da ilişkilendirilmesi daha net anlaşılacaktır. Nitekim ünlü araştırmacı İrene Melikoff’a göre Alevi / Bektaşilerdeki Ali inancı ve kültü eski Türklerdeki Gök Tanrı inancını anımsatmaktadır. Eski Türklerin Gök Tanrı’ya verdikleri kimi önadları / sıfatları / nitelikleri, Alevi / Bektaşiler, Hazreti İmam Ali’ye vermektedirler. Buradan hareketle söylemek kabildir ki, eski Türklerdeki “ Gök Tanrı “ bugünün en özgün / halis Türkleri olan Alevi / Bektaşilerde Hazreti İmam Ali hüviyetinde / donunda yaşamaya devam etmektedir.
Münkirlerin inkarına, tahammülsüzlerin tahammülsüzlüğüne ve cümle zahirilerin sığlığına aldırmadan Hazreti İmam Ali efendimizin uluhiyetini / tanrısallığını imanımızın gereği olarak haykırmayı her koşulda sürdürmeliyiz.
....
SONUÇ:
1. Hazreti İmam Ali’nin kişiliği tanrısaldır. Bu tanrısallık “ vahdet – i vücud “ anlayışı çerçevesinde düşünülmelidir.
2. Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığının kaynağı Kur’ansaldır. Kutsal kitabımız Kur’an – ı Kerim’de “ Biz insana ruhumuzdan üfledik. “ denilmek suretiyle insandaki tanrısallığa ve insanların içinden seçilmiş olan resuller ve nebilerle birlikte ehlibeytin ve oniki imamların uluhiyetine işaret edilmektedir. Nitekim, ehlibeytin masumiyeti / günahsızlığı ve dolayısıyla tanrısallığı Ahzab Suresi’nde apaçık bir biçimde ortaya konulmaktadır.
3. Başta Sünni ve Şiiler olmak üzere diğer İslami ekollere mensup çevrelerin Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı inancı nedeniyle Alevi / Bektaşilere yönelik mütecaviz tutumları kaale alınmamalıdır. Mümin olmanın gereği teslimiyettir. Alevi olmak demek, Aleviliğin tüm inanç esaslarına hiçbir kuşkuya düşmeden sarılmak demektir. Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı da Alevi / Bektaşiliğin birincil inanç esaslarındandır. Bu inanca bağlılık ve teslimiyet Alevi olmanın şartlarındandır.
aliekber
15-10-2006, 08:45 AM
HEr seyi Ali Ekber Bilir, o anlar biz bir sey anlamayiz.
Ali Ekber Can in soyledigi o degil ki, onun yazdiklarini da sizin kini de okudum. Evet uslubu sert biraz da kabul ediyorum tez, ama hakkini inkar etmemek gerek bilge; size diyor ki her seyi anladigini zannetme.
Bu demek degildir ki ben her seyi anliyorum diyor size.
hayir her seyi anladigini zannetme cunku o kadar cok anlasilmaz var ki demek istiyor.
Siz de vay efendim sen anladigini iddia edip benim anlamadigimi iddia ediyorsun, ben aptalmisyim demeye getiriyor ve hicvediyorsunuz.
Burda bir gonullenme ben len me vardir can. Ben ben ben, ben bu sirri anladim, yeeeeeee anladim, okuyucuya da demek istiyorsunuz ki, ne kadar aptalsiniz ya, su dizeleri okuyun da anlayin, diyorsunuz. Yani verilen mesaj odur.
-------------------------------------------------------------------------
Sayın abim desteğinden dolayı sağolasın.
Sayın abim birileri eleştiriye açık olamıyor, en ufak bir eleştiride hemencecik hiddetleniyor...
Eleştiriyi kabul etmemek, hiddetlenmek bilimden olabilir mi?
Bu olguyu iyice anlasın diye soruyorum : "senin don'una kutsal kişilikler mi girdi de bu kadar emin olabiliyorsun veya eleştiriye tahamül edemiyorsun" diyorum : daha da hiddetleniyor...
Şimdi son yazılanları inceleyeceğim , bilim gereğidir incelemek , haklı görmediğimiz noktaların altını çizmek, bize farklı gelen noktaları bildirmek...
Bu tür girişime girmemi ne engeller ki ? Bana hatasızlığının delilini sunmalı, veya don'una yüce kişiliklerin girdiğini bildirmeli ki eleştiri gücüm kalmasın...
Sayın abim eleştiriyi kimler kabul etmez bilirsin, bu tür kişiliklerin ismini zikretmiyeceğim ki gereksiz gerginlik olmasın...
Bir insan'ın kendisiyle konuşması monolog olur, diyaloglarda karşı tarafın fikrini dinlemek, tartmak, kaldırıp indirmek mecburudir ki bunu bilim ister: bilim alır tez'leri, anti_tez'lerini ister ki ancak sentez'lere erişilsin.
Ben klasik bilimi aşmış biriyim sayın abim şöyle ki bana sentez bile yeterli gelmez ve her alanda "aksiyom'lar" görmek isterim...
Bu yaklaşımım bilimsel yaklaşımın ötesinde mi ki insanlar hiddetleniyor?
Bilimse işte sohbetimizin temeli, tez diyorum, antitez diyorum , sentez diyorum hatta aksiyom diyorum hala anlaşılmıyor muyum?
Diğer bir alanda izafi, objektif ve aksiyom diyeceğim .
Bu klasik temel kelimelere vakıf olamayan hiddetlenir, kızar, kimileri ağzını bozarak haddini aşar, kimileri değişik yaklaşımsal tarzlar benimser...
Bunların hiç birini kabul etmiyorum, site sohbet platformudur, kimse kimsenin bilgisini "peşin doğru" diye kabul etme mecburiyeti olabilir mi?
Elbette ki bana ters gelen olguları eleştireceğim, bilimlere, bilgine hakimsen cevap vereceksin, değilsen hiddetlenmek neyi değiştirir ki?
Hoş yaklaşımlar değildir tüm bunlar.
Aşağıda son yazılanları eleştireceğim, hiddetlenenler hiddetlensin, celallenenler celallensin...
----------------------------------------------------------------------
TÜKMEN can'ın son yazısına cevap-yorum
=Tükmen alıntı
İslam’ın batıni yönünü yani Alevi / Bektaşi inancını yadsımak demektir.
=aliekber cevap
İslamın Batini yönünden bahsediyorsunuz, Batini yaklaşım kişilerin yorumuna göre değişkenlik gösterir , ilk önce bu olguyu kabul etmeniz gerek.
Her mürşit i kamil Batini yorumunda diğer mürşit i kamil'le aynı yorumlamayacağı diye bir olgunun olmadığını önce kabul etmeniz gerekir.
Kabul etmezseniz açıklayın bu defalarca vurgu yaptığım olguyu.
Batini literatürde 1 ler diye anılan veya miller mili, veya merkez diye anılan olgunun varlığını biliyorsanız anlarsınız ki kamil i mürşit'likte bile mertebeler vardır.
Şimdi alevilik aleminin mil'i olduğunuzu düşünebilirsiniz ama bunu herkesin kabul etmesini beklememelisiniz...
Sanıyorum ki ne demek istediğimi anlıyorsunuz?
-----------------------------------------------------
=TÜRKMEN
O halde Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığını İslam dışı bir sapkınlık olarak görmek abestir, anlamsızdır. Hatta bize göre küfürdür / kafirliktir.
=aliekber cevap
Sayın can hem Hz Ali Allah değil diyorsunuz hem tanrısallık kelimesini kullanıyorsunuz.
Bu kelimeyi kullanmanıza vetomu koyuyorum şöyle ki 4 kapı 40 makamın son aşamasında olan kendini Allah'ın yerine , don'una koymaya çalışsa da bu olay itibariyle kimse haşa Allah'ın donuna girmez.
Tanrısal kelimesinin anlamını bilmeden kullanmanız şık'ı kalıyor onu da irdeleyelim...
Tanrısal: Tanrı ile ilgili olan, tanrıya özgü.
Tanrısallık: Tanrı olma durumu, uluhiyet.
Uluhiyet: Tanrılık sıfatı, Allahlık vasfı.
Hz Ali'nin bazı tanrısallık sıfatlarına sahip olması onu Allah yapmıyor, dolayısıyla bu tür kelimeleri kullanmak kavram belirsizliği doğurur, bu sebeptendir ki kullanılmamalı.
Allah'ın nur'u bildiğiniz gibi her Adem'de vardır, o halde hepimiz hakkında da bu tür kelimeleri kullanmalıyız ki haddimizi aşarız diyorum.-------------------------------------------------------------------
1. Hazreti İmam Ali’nin kişiliği tanrısaldır. Bu tanrısallık “ vahdet – i vücud “ anlayışı çerçevesinde düşünülmelidir.
2. Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığının kaynağı Kur’ansaldır. Kutsal kitabımız Kur’an – ı Kerim’de “ Biz insana ruhumuzdan üfledik. “ denilmek suretiyle insandaki tanrısallığa ve insanların içinden seçilmiş olan resuller ve nebilerle birlikte ehlibeytin ve oniki imamların uluhiyetine işaret edilmektedir. Nitekim, ehlibeytin masumiyeti / günahsızlığı ve dolayısıyla tanrısallığı Ahzab Suresi’nde apaçık bir biçimde ortaya konulmaktadır.
3. Başta Sünni ve Şiiler olmak üzere diğer İslami ekollere mensup çevrelerin Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı inancı nedeniyle Alevi / Bektaşilere yönelik mütecaviz tutumları kaale alınmamalıdır. Mümin olmanın gereği teslimiyettir. Alevi olmak demek, Aleviliğin tüm inanç esaslarına hiçbir kuşkuya düşmeden sarılmak demektir. Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı da Alevi / Bektaşiliğin birincil inanç esaslarındandır. Bu inanca bağlılık ve teslimiyet Alevi olmanın şartlarındandır.
1. Hazreti İmam Ali’nin kişiliği tanrısaldır. Bu tanrısallık “ vahdet – i vücud “ anlayışı çerçevesinde düşünülmelidir.
Vahdet i vucut çerçecesinde Tanrısallık olgusu oluşmaz. Tanrı'nın yerine kamil i mürşitler koymaya çalışır, ki algılayabilecekleri oran gerçek Allah'ın bir damlasını ifade edemez, dolayısıyla vahdet-i-vücut münasebetiyle Tanrısal türü sıfatlar kullanılmaz.
--------------------------------------------------------------
2. Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığının kaynağı Kur’ansaldır. Kutsal kitabımız Kur’an – ı Kerim’de “ Biz insana ruhumuzdan üfledik. “ denilmek suretiyle insandaki tanrısallığa ve insanların içinden seçilmiş olan resuller ve nebilerle birlikte ehlibeytin ve oniki imamların uluhiyetine işaret edilmektedir. Nitekim, ehlibeytin masumiyeti / günahsızlığı ve dolayısıyla tanrısallığı Ahzab Suresi’nde apaçık bir biçimde ortaya konulmaktadır.
Bu iddianız ne kadar kafanızın karışık ve uyum içinde olmadığını ispatlıyor...
Çünkü yeri geliyor Kuran değişti diyorsunuz, yeri gelince de Kuran'ı dayanak sunuyorsunuz...
Bu kafanızdaki inancın ne tür çelişik halde olduğunun ispatıdır.
Ya Kuran değişmemiştir ve inanırsınız, ya değişmiştir ve düşüncenizde temel oluşturmaz.
Ayrıca verdiğiniz ayet örneği Hz Ali'nin kişisel kutsiyetini açıklamıyor, tüm insanlar'a üflendiği ifade ediliyor.
Ben bu olguya : sapla saman'ın bir birine karışmış olduğunu söylüyorum.
Öneriniz, tez'iniz, dayanağınız ayakta durmaz.
------------------------------------------------------------
3. Başta Sünni ve Şiiler olmak üzere diğer İslami ekollere mensup çevrelerin Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı inancı nedeniyle Alevi / Bektaşilere yönelik mütecaviz tutumları kaale alınmamalıdır. Mümin olmanın gereği teslimiyettir. Alevi olmak demek, Aleviliğin tüm inanç esaslarına hiçbir kuşkuya düşmeden sarılmak demektir. Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı da Alevi / Bektaşiliğin birincil inanç esaslarındandır. Bu inanca bağlılık ve teslimiyet Alevi olmanın şartlarındandır.
Sayın abim Hz İmam Ali'yi kişiliğinden dolayı aleviler seviyor, Allah'ın onu özel kılmışlığı olasılığından değil, çünkü tarih boyunca yaptıkları bizlere kişiliği hakkında delildir.
Hz Ali'ye tanrısallık yüklemenin davamıza ne tür faydası olur onu söyleyin de bu kadar çırpınmanızı anlayalım?
Mümin olmanın gereği teslimmiyettir deyişini de tehlikeli buluyorum: teslimiyettir ama neye teslimiyettir?
Alevilik yolu zaten bellidir, cem evleri , işleyişleri,iyi kötü, kısaca kültürümüz , inancımız oluşmuştur, oturmuştur, bu inanca teslimiyetse amenna..
Ama hata payı olası sözde alimlere teslimiyetse asla.
Hazreti İmam Ali’nin tanrısallığı da Alevi / Bektaşiliğin birincil inanç esaslarındandır. Bu inanca bağlılık ve teslimiyet Alevi olmanın şartlarındandır
Bu olguyla gelip getirip sünnilerin İslam'ı 5 şarta bağlamalarıyla anyı yaptınız...
Hz Ali'nin tanrısallığı diye bir olgu yoktur, bu olgu masalsı bir inançtır, ki daha çok eğitimsiz ve bilgisiz kitlelerimizin inancıdır, ki bu inancın niteliği hakkında da yazı yazmıştım iyice anlaşılsın diye...
aliekber
15-10-2006, 08:46 AM
Aliekber
Yani, Hacı Bektaş-ı Veli’nin gerçek hayatı yanında, bir de mitolojik hayatı vardır.
Mitolojik hayatında, masal unsuru hakimdir. Kahramanımızın bir bağırması ile yüzlerce kişi ölebilir, yok olabilir. Erenler, denize halısını veya postunu serer üstüne oturur, karşıya geçer.
Sırası gelince şahin olur, güvercin olur uçar. Gerekirse silkinir, insan olur. bir anda birçok yerde olabilir. Sabah namazını Kabe’de kılar, öğle namazında evine döner. Ateşte, kaynar suda yanmaz. Taşa basar, taşta ayak izleri çıkar. Taşı isterse un gibi ezer, dağı saman çöpü gibi nefesiyle uçurur. Taşlar, kerametine tanıklık eder. Hayvanlar keremi ile dile gelir, kayalar yürür. Yırtıcı hayvanlar onun bakışıyla ya yok olur ya da taş kesilir.
İradesi tabiat kanunlarının üstündedir. dileyip de gerçekleştiremediği şey yoktur. Zaman içinde zaman, mekan içinde mekan yaratır. Onun için yok yoktur; doğuşu bile bir kerametin sonucudur. Ölüm ise onun için uyumak anlamına gelir.
Velayetname, Hacı Bektaş-ı Veli’yi işte böyle tanıtıyor.
Her masalda halkın yorumu vardır. Dileği, düşüncesi, anlayışı, anlatışı ve masalın dayandığı bir gerçek payı vardır. Bu yüzden bazen gerçek masallaşır ve dile gelir.
Bu özellik, bütün dinlerde ortak paydayı oluşturur. Hıristiyan aziz de ejderha öldürür, Müslüman aziz de, Budist aziz de... Hıristiyan aziz de şu veya bu hayvanın donuna girer, Müslüman aziz de, Budist azizi de... Hepsi denizi geçer, havada uçar v.s.
Bu olağanüstü olaylar dinden ya da mezhepten değil, çok tanrılı dinler dönemindeki düşünceden kaynaklanır. Bunlar, refah ve huzur dileğidir. Erişilmeze erişmeyi isteme duygusudur.
Bu özellikler hangi ulus ve dinde olursa olsun ortak özlemlerdir. Geçmişte ortak şeyler yaşanmıştır. Aynı inanç ve aynı özlemler paylaşılmıştır. Bu durum, şu ya da bu oranda bugüne de yansımıştır.
Bilim alevilikten ayrı varolamaz.
Batiniliğin zaten temeli mantıkla incelemektir.
Mantığın yerine masalsı , mitolojik ögeleri koyarsanız işin etologyasından saparsınız.
Tüm bunlar benim yaklaşımımdır yorumumdur.
Bu yorumlar hiddetenmeyle, " sadece sen doğruları biliyorsun" demeyle çürütülmez.
Ne yaptığıma bak örnek al: yazdıklarını tek tek alıp inceliyorum ve nerde anlaşamadığımız konuları yazıyorum, yorumumu getiriyorum.
Bilimsel yaklaşım budur, okumuş olana da yakışan yaklaşım bu olur.
Bunun dışına elbette istersen çıkarsın ama bunu "marifet" sayamayız.
Türkmen
15-10-2006, 09:47 AM
"""""""Mümin olmanın gereği teslimmiyettir deyişini de tehlikeli buluyorum: teslimiyettir ama neye teslimiyettir?
Alevilik yolu zaten bellidir, cem evleri , işleyişleri,iyi kötü, kısaca kültürümüz , inancımız oluşmuştur, oturmuştur, bu inanca teslimiyetse amenna.."""""
inanmak teslimiyetle olur. çünkü imana konu olan husuları akılla ve bilimle izah edemessiniz. aklileştiremessiniz. tanrının varlığını, nübüvveti, velayeti, vahyi, cebraili, ahireti vb. akılla izah mümkün olsaydı bunlar inanç konusu değil bilim konusu olurdu. Çünkü bilimin verileri ispatlanabilirdir. ispatlanabilen şeyler ise zaten imana konu olamaz. bilgiya konu olur. o halde iman için akıllı olmak lazımdır lakin imanın teşekkülü akılda değil kaptedir. yani duygudadır.
hazreti muhammed'in miracını bilimsel yollarla izah mümkün müdür ki biz uluhiyeti bilimle ispat edelim ?
hazreti iamam ali'nin uluhiyeti için kaynağımız ozanların nefesleridir. ama siz onları cahil halk kesimi olarak nitemişsiniz.
işte sözleriniz:
"""Hz Ali'nin tanrısallığı diye bir olgu yoktur, bu olgu masalsı bir inançtır, ki daha çok eğitimsiz ve bilgisiz kitlelerimizin inancıdır, ki bu inancın niteliği hakkında da yazı yazmıştım iyice anlaşılsın diye...""""""
sahi o eğitimsiz kitlelerin içinde kimler var ? pir sultan, derviş ali, edip harabi vb. mi ?
ateistlere göre allah'a inanmak da cahillerin işidir. sahi neye göre belirleyeceğiz şu "bilimsel inancı " ?
bir inancı masal ve mitoloji diye nitelemek ancak ona inanmayanlar için bir anlam ifade eder. inanların gözünde ise onlar asla mitoloji değildir.
inanmayana göre hz. muhammed'in allah'tan vahiy alması da mitolojidir. sanıyorum size göre hazreti muhammed'in vahiy alması da mitoloji değildir ? yoksa yanılıyor muyum ?
""""Sayın abim Hz İmam Ali'yi kişiliğinden dolayı aleviler seviyor, Allah'ın onu özel kılmışlığı olasılığından değil, çünkü tarih boyunca yaptıkları bizlere kişiliği hakkında delildir."""""
hazreti ali'nin özel kılınmış biri olduğuna inanmadığınızı güzel ifade etmişsiniz. Hazreti İmam Ali efendimizin " kişiliği " sizce " özel " değil mi yoksa ?
mesela onun miraça çıkarken arslan donunda görünmesi, hz. muhammed'in yüzüğünü ona vermesi, sonra o yüzüğü kırklar ceminde hz. imam ali'nin parmağında görmesi vb. hepsi mitoloji mi yoksa ? kırklar cemi mitoloji mi ?
yüce allah2ın hz. muhammed'e imam ali'nin sesiyle seslenmesi onun özel kılınmış olduğunun göstergesi değil mi ? ama sanıyorum size göre bunlar mitoloji !
sayın aliekber,
kırklar ceminde hazreti mahammedin elinden engür bir kişinin engür suyu içmesiyle kırk kişinin birden esriyip yani ilahi aşkla sarhoş olup semaha durması da mitoloji mi ?
öyle ya bir kişi içince sadece içen esrimeli değil mi ? kırkı birden nasıl esriyor ? kırklar cemini akılla, bilimle nasıl açıklayacaksınız ki !
bu ancak inançla açıklanır.
inanan inanır, inanmayan küfre düşer !
peki sayın aliekber,
12. imam muhammed mehdi'nin gaybetini ve bir gün tekrar zuhura geleceğini bana akılla ve bilimle açıklayabilirmisniz ?
açıklanamadığına göre sizce bunlar hurafe mi ? mitoloji mi ?
ha bu arada bu inanç yani imam muhammed mehdi'ni gaybeti ve zuhura gelmesi inancı sünnilikte yok. bunu söylersek sünniler bize kızar diye endişe edenlere de şunu diyelim: o halde alevi oldğunuzu da sır gibi saklayın. sünniler size kızabilir.
hazin olan şu ki, asimile olan sadece ALEVİLER değil ! aslında gerçek asimile ALEVİLİKTE oluyor.
sırf sünniler ve şiiler üzerimize gelmesin diye Alevi inançlarını sünniliğe ve şiiliğe göre " kabul edilebilir " bir yoruma tabi tutmaya çalışanlar kanımca bu asimilasyonun failleridir. iyi niyetli olduklarındna şüphe etmiyorum. ama bazen iyi niyet gerçekten iyi sonuçlar veremeyebiliyor !
yine şöyle demişsiniz :
""""Alevilik yolu zaten bellidir, cem evleri , işleyişleri,iyi kötü, kısaca kültürümüz , inancımız oluşmuştur, oturmuştur, bu inanca teslimiyetse amenna..""""
kötü olan nedir size göre ? mesela mitolojik miraçlamalar, kırklar ceminin anlatılması ya da Hazreti İmam Ali'nin ULUHİYETİ Mİ ?
ŞU İFADE DE SİZE AİT:
Tanrısal: Tanrı ile ilgili olan, tanrıya özgü.
Tanrısallık: Tanrı olma durumu, uluhiyet.Uluhiyet: Tanrılık sıfatı, Allahlık vasfı.
TANRISALLIK, TANRILIK DEĞİLDİR. TANRIYLA İLGİLİ OLAN ANLAMINDA KULLANILMAKTADIR BURADA . MESELA ALLAH2IN İAMAM ALİNİN SESİYLE PEYGAMBERE SESLENMESİ GİBİ ...
NEYSE HERKESİN İNANCI KENDİNE. AMA İNANCI AKILLA İZAH YA DA BİLİMSEL BİR ÇERÇEVEYE OTURTMAYA ÇALIŞMAK POZİTİVİZMİ DİNLEŞTİRMEK GİBİDİR !
VESSELAM !
NOT: büyük harfle yazmamın tek sebebi yavaş yazıyor oluşum, ve büyük harf tuşunu açık unutmamdır.
Türkmen
15-10-2006, 09:48 AM
bir not daha alıntı yapma işini pek bilmiyorum. sanırım karışıklık olmamıştır. yan yazmaya çalıştım alıntı olan yerleri.
aliekber
15-10-2006, 11:50 AM
---------------------------------------------------------------------------
[QUOTE]inanmak teslimiyetle olur. çünkü imana konu olan husuları akılla ve bilimle izah edemessiniz. aklileştiremessiniz. tanrının varlığını, nübüvveti, velayeti, vahyi, cebraili, ahireti vb. akılla izah mümkün olsaydı bunlar inanç konusu değil bilim konusu olurdu. Çünkü bilimin verileri ispatlanabilirdir. ispatlanabilen şeyler ise zaten imana konu olamaz. bilgiya konu olur. o halde iman için akıllı olmak lazımdır lakin imanın teşekkülü akılda değil kaptedir. yani duygudadır.
Sayın can ben sorduğum sorudan amacım vardı. Neye iman diye sorduysam şunu anlamanı istiyordum: herkesin kendine göre bir yorumu vardır ve bu yorumu anladığı ölçüde ifade eder ve ölçüler değişkendir.
Söylemimi şu verilerle desteklemiştim:
=Aliekber
İslamın Batini yönünden bahsediyorsunuz, Batini yaklaşım kişilerin yorumuna göre değişkenlik gösterir , ilk önce bu olguyu kabul etmeniz gerek.
Her mürşit i kamil Batini yorumunda diğer mürşit i kamil'le aynı yorumlamayacağı diye bir olgunun olmadığını önce kabul etmeniz gerekir.
Batini literatürde 1 ler diye anılan veya miller mili, veya merkez diye anılan olgunun varlığını biliyorsanız anlarsınız ki kamil i mürşit'likte bile mertebeler vardır.
Şimdi alevilik aleminin mil'i olduğunuzu düşünebilirsiniz ama bunu herkesin kabul etmesini beklememelisiniz...
Sanıyorum ki ne demek istediğimi anlıyorsunuz?
Bu olgumu ele almamış olmanız beni üzdü, çünkü sohbet oluşturmamıza temel budur.
Sayın can okumuş olmanızla, ortaya doğrular koymakla kamil i mürşitlik mertebesi iddia ediyorsunuz ister istemez.
Ben de diyorum ki Kamil-i-mürşitlik'de bile dereceler vardır ve mesela Hacı Bektaş "değirmen taşında" "mil" olarak ifade edilir.
Yani Kamil i mürşitler mürşidi...
Her Kamil i mürşitliğe erişmiş olan aynı mertebede bulunmaz yok böyle birşey önce bunu anlamanızı istiyorum.
İnsanlarımızın iman etme olguları işin felsefik yönüyle değildir, sıradan insanımızın iman açısından yapması gereken nedir? Pir'in eteğinden tutmak değil midir?
Muharrem orucunu tutmak değil midir?
Bu mertebede ki insanımız Kamil i mürşitlere özgü konulara girerlerse ne olur?
Kargaşa oluşur: çünkü her birey eriştiği mertebeye göre yorum yapar...
Şimdi mümin olmanın gereği teslimiyettir demenizin neresini tehlikeli bulduğumu anladınız mı?
Her meydana çıkan bilgiçlik taslarsa bilgiçten geçemeyiz...
Sıradan insanımız önüne gelen sözde bilgiçlere teslimiyet gösterirse sağlıklı bir durum olabilir mi?
Teslimiyeti yol'a yapacaklar ve yol koyulmuştur: cem vardır, pir vardır, 4 kapı 40 makam vardır...
Sıradan insan için çizilmiş yol'a uymak sıradan insan'ın teslimiyeti olur.
Bu çerçeve aşılırsa tehlikeli durumlar oluşur.
Her kendini bilgiç ilan eden değişik değişik "doğrular" savunursa alevilikte kargaşalık yaşanır diyorum ve tehlikelidir bu durum.
hazreti muhammed'in miracını bilimsel yollarla izah mümkün müdür ki biz uluhiyeti bilimle ispat edelim ?
hazreti imam ali'nin uluhiyeti için kaynağımız ozanların nefesleridir. ama siz onları cahil halk kesimi olarak nitemişsiniz.
Sayın abim peygamber efendimizin miraç meselesi sadece bizi değil sünni alimleri de aşıyor ve çeşitli yorumlara sürüklüyor...
Bir insan herşeyi bilecek diye bir kural var mı?
Vardır bir hikmet o söylemlerden, gün gelir aramızdan biri çıkıp da tam manasını ortaya koyabilir, bu tür konular üzerinde durmak bizlere ne sağlayacak ki?
Bizlere, aleviliğe , Allah'ın şeriatına yarayacak unsurları almamız kafi değil midir?
Sayın abim yazdıklarımı değerince anlayamıyorsunuz.
Cahil dediğim halkın bazı meseleleri algılayışıdır, ozanlarımıza laf söylediğim yok, onların nefeslerini yorumlayan sıradan halk kitlelerinden bahsediyorum, işin Batini , bilimsel yönüne hakimiyeti olana söz söylediğim yok.
Konu ile ilgili örnek verdim okuyun ve anlarsınız, ya okumadınız, ya da ozanlara cahil demek istediğimi anlamak istediniz...
Yazılarım az yukarda tekrar ve tekrar okuyun ve anlarsınız ki yazdıklarımdan o anlam çıkmaz.
tekrar vereyim yazıyı tekrar okuyun bakın neler yazılmış, neler demişim...
Aliekber
Yani, Hacı Bektaş-ı Veli’nin gerçek hayatı yanında, bir de mitolojik hayatı vardır.
Mitolojik hayatında, masal unsuru hakimdir. Kahramanımızın bir bağırması ile yüzlerce kişi ölebilir, yok olabilir. Erenler, denize halısını veya postunu serer üstüne oturur, karşıya geçer.
Sırası gelince şahin olur, güvercin olur uçar. Gerekirse silkinir, insan olur. bir anda birçok yerde olabilir. Sabah namazını Kabe’de kılar, öğle namazında evine döner. Ateşte, kaynar suda yanmaz. Taşa basar, taşta ayak izleri çıkar. Taşı isterse un gibi ezer, dağı saman çöpü gibi nefesiyle uçurur. Taşlar, kerametine tanıklık eder. Hayvanlar keremi ile dile gelir, kayalar yürür. Yırtıcı hayvanlar onun bakışıyla ya yok olur ya da taş kesilir.
İradesi tabiat kanunlarının üstündedir. dileyip de gerçekleştiremediği şey yoktur. Zaman içinde zaman, mekan içinde mekan yaratır. Onun için yok yoktur; doğuşu bile bir kerametin sonucudur. Ölüm ise onun için uyumak anlamına gelir.
Velayetname, Hacı Bektaş-ı Veli’yi işte böyle tanıtıyor.
Her masalda halkın yorumu vardır. Dileği, düşüncesi, anlayışı, anlatışı ve masalın dayandığı bir gerçek payı vardır. Bu yüzden bazen gerçek masallaşır ve dile gelir.
Bu özellik, bütün dinlerde ortak paydayı oluşturur. Hıristiyan aziz de ejderha öldürür, Müslüman aziz de, Budist aziz de... Hıristiyan aziz de şu veya bu hayvanın donuna girer, Müslüman aziz de, Budist azizi de... Hepsi denizi geçer, havada uçar v.s.
Bu olağanüstü olaylar dinden ya da mezhepten değil, çok tanrılı dinler dönemindeki düşünceden kaynaklanır. Bunlar, refah ve huzur dileğidir. Erişilmeze erişmeyi isteme duygusudur.
Bu özellikler hangi ulus ve dinde olursa olsun ortak özlemlerdir. Geçmişte ortak şeyler yaşanmıştır. Aynı inanç ve aynı özlemler paylaşılmıştır. Bu durum, şu ya da bu oranda bugüne de yansımıştır.
O tür insanların gerçek hayatlarının yanısıra bir de mitolojik hayatlarından bahsedilir...
Halk bazı ögeleri alır büyütür, şekilden şekile sokar..
O yöne gerçek hayat denmez, paralel olarak yol alan mitolojik hayat denir...
Burda cahil, birikimsiz diye nitelediğim ulu ozanlar mı oluyor yoksa halk kitleleri mi?
Tekrar okuyun yazıyı neler dediğimi anlamamanız mümkün değil...
=Türkmen
hazreti imam ali'nin uluhiyeti için kaynağımız ozanların nefesleridir. ama siz onları cahil halk kesimi olarak nitemişsiniz.
Sayın abim ben ozanlara laf söylemiyorum yukardaki açıklamayıı okuyun anlarsınız ne demek istediğimi.
mesela onun miraça çıkarken arslan donunda görünmesi, hz. muhammed'in yüzüğünü ona vermesi, sonra o yüzüğü kırklar ceminde hz. imam ali'nin parmağında görmesi vb. hepsi mitoloji mi yoksa ? kırklar cemi mitoloji mi ?
yüce allah'ın hz. muhammed'e imam ali'nin sesiyle seslenmesi onun özel kılınmış olduğunun göstergesi değil mi ? ama sanıyorum size göre bunlar mitoloji !
Sayın can Miraç'lama olgusu Tasavvuf sanatıyla bezenmiştir, erişebileceğimiz, erişemeyeceğimiz sırlar içermekte...
Hadi bunu şahsen anlamayı bırakmışsınız bir de sıradan insan'ın anlamasını istiyorsunuz...
Konu hakkında bizlerin alacağı doğrular elbette vardır yine tekrar edeyim ki Miraçlama olgusu çeşitli yorumlara varır, burda yorumlamaya girmeyeceğim ki bu olgudan kırklar meclisi çıkmıştır ve işlevsel haldedir, dolayısıyla bu olguyu alemin içinde çekiştirmemiz ne fayda sağlayacak ki bizlere?
12. imam muhammed mehdi'nin gaybetini ve bir gün tekrar zuhura geleceğini bana akılla ve bilimle açıklayabilirmisniz ?
aliekber
15-10-2006, 11:50 AM
Sayın abim Kuran'a pek vakıf olmadığınızı kabul ediyorum ki bazen ayetlerle dayanak yapsanız bile bazen de değişmiş olabileceği hususunu dile getiriyorsunuz...
Kuran her ayette , daima akıl'a başvurmayı öğütler...
Hadis i şeriflerle sabittir ki aklı olmayanın dini de olmaz, dolayısıyla akılla açıklanmayan hiç bir bilginin bizler için ne anlamı olur ki?
Cennet cehennem olgusu var mıdır önderlerimiz evet diyor = inanıyorum ama bu olgular gayb aelmidir, dolayısıyla kaldırıp indirmenin alemi yok, var gibi amelimizi edip, sıratı geçince görcez neler olduğunu...
Mehdi de aynı şekilde elbette akılla açıklanır...
Mehdi'nin ne olacağı zaten anlamında gizlidir...
Mehdi bilen ve öç alan olacak...
Kim ki "bilir ve öç alırsa" Mehdi de o olacak.
Her insan Mehdi olmaya müsaittir.
Mehdi kader ile haber verilmiştir, gelecektir ve kaderle haber verilen her olgu "kromozom'larımıza " yazılmıştır.
Zuhur edince MEHDİ efendimiz şüpheye yer kalmayacaktır.
inanmayana göre hz. muhammed'in allah'tan vahiy alması da mitolojidir. sanıyorum size göre hazreti muhammed'in vahiy alması da mitoloji değildir ? yoksa yanılıyor muyum ?
Sayın abim benim hamd olsun Allah'a, Kuran'a, peygamber efendimize, 12 imamlarımıza inancım tamdır.
Bu olgu inanç işidir ama inanç da belirli etkenlerle oluşur değil mi?
Hz Muhammed hiç bir mucize göstermemiştir diğer peygamberlerin aksine, Miraç olayını saymazsak, ki bu olguya da şahit yoktur yani inanan bunca milelt kuru kuruya inanmıyor, herekesin inanmaya sebepleri vardır ben mantıklı diye inanıyorum.
Beni ikna eden Kuran'dır.
Konu oldukça uzamamış olsaydı hangi ayetlerden dolayı da açıklama yapabilirdim ama konu uzar da uzar.
ha bu arada bu inanç yani imam muhammed mehdi'ni gaybeti ve zuhura gelmesi inancı sünnilikte yok. bunu söylersek sünniler bize kızar diye endişe edenlere de şunu diyelim: o halde alevi oldğunuzu da sır gibi saklayın. sünniler size kızabilir.
Sayın abim benim karşı koyma sebebim kimsenin kızması değildir, ki inancımızda doğrularımızdan geri adım atmak yazmaz, bu kadarını bilmelisiniz şehitlerimiz var bu olgu apaçık.
Mehdi elbette zuhur edecektir ister sünniler buna kızsın ister kızmasın...
Sohbetlerimi iyice okursanız sünnilerin kızma olgusu beni ilgilendirmediğini anlardınız...
Bana göre yolda azmışlar ve bunu Kuran'la ispatlıyorum ...
Yaptığım tahlilleri iyice okuyun ne demişim: sünnilik son demlerini oynuyor , Osmanlı gibi tarih olacaktır diyorum.
Sayın abim bir de asimilasyon hakkında birşeyler yazmışsınız hiç bir şey anlamadım knouya hakimiyet bulamadım ve demek istediklerinizi bile anlayamadım.
asimilasyon yerine asimile kelimesi kullanmış olmanız gibi konununtümünü tutarsız ve anlamsız buldum.
Gerek duyarsanız konuyu detaylandırabilirsiniz.
Av.A.Guvercin
15-10-2006, 03:30 PM
12-19 yas gurubu cocuklarimizin kullanip kendilerince uretim yapabilmelerinin planlandigi bir genclik sitesi planladik. Ancak site yapim asamasinda. Sitenin link i asagidaki gibidir ve siteyi tikladiginizda su asagidaki aciklamayi ve altindaki duayi koymustuk. Sahsen benim hosuma gitti ve bu duazi canlarimizla paylasmak ve bu duazi bu sitede de emegi gecen butun canlarimiza vermek istedim.
www.aleviyouth.org.uk
DUYURU
Site yapim calismasi devam etmektedir.
Gencler hazir olan su siteLerden yararlanabilirler.
www.alevi.org.uk
www.aleviakademisyenler.org.uk
www.alevileriz.org
Bu Site ilim ve irfan dagitmak uzere bir araya gelen Alevi Akademisyenlerin calismalarini kutlamak ve onlari onore etmek, ve bilgileri alevi genclerine aktarmada yardimci olmak, paylasmak ve buyuklerinden ogrenmek, ve kucuklerine ogretmek amaciyla, genc beyiner tarafindan icra edilmek uzere programlanmaktadir.
Emegi gecen Butun canlarin
HAK Muhammed Ali yardimcisi ola.
Emekleri Zay Olmaya
Allah Alah
Eyvallah
Cumle insanlgin yolunu Ehli Beyt'in katarindan didarindan ayrimaya
Yeryuzunun gunesini, suyunu ayini ve topragini ve yesil tabitini bahsetmekten eksik etmeye,
Karanlik zihniyetlerden, cahillkten, gerilikten, ilimsizlikten uzak bizleri ilmin yolundan gidenlerden eyleye
ozelde yurdumuz Turkiye insninin genelde dunya insanlarinin barisi ve huzurunu eksik etmeye, ve tum kotu niyetlilerin,
karanliklarin, gericilerin, Islam Alemini bunca seneler etkisi altina alip inleten Zahit islam tacirlerinin ve tum kotuluklerin
serrinden ve sana siginiriz bizleri mukafatlindirdiklarindan yolundn ayirma.
Dil bizden Nefes Hunkar Haci bektasi Veliden ola
Allah Allah
Eyvallah
sofi_06
15-10-2006, 04:36 PM
Dinimiz için Allah bize yeter
Dünyamız için Allah bize yeter
Kaygılandığımız şeylere karşı
Bütün canlıları çeşitli duygularla donatıp,
Sayısız rahmet meyvelerini önlerine seren
Ve iyiliği bol Kerim Allah bize yeter.
Zulmedenleri hemen cezalandırmayıp
Cezalarını sonraya bırakan
Ve kuvveti bütün kainatı kaplayan
Bütün varlıkları zaptederek
Hükmü altına alan
Halim ve Kavi Allah bize yeter
ALLAHA ıman etmış ona kavusmaya ınanmışız ve delıllerını kabul etmişiz ALLAHı meleklerini kitaplarını peygamperlerini arsı tasıyan meleklerını sahit tutuyoruzki o butun mukemmel sıfatlara sahıp ALLAHtır kendisinden baska hıcbır ilah yoktur o tektir onun ortagı yoktur ve yine sehadet edıyoruz ki HZ MUHAMMED (S.A.V ) onun kulu ve rasuludur cennet haktır cennem haktır sefaat haktır ALLAHIN verdıgı soz haktır mutlaka kıyamet gunu gelecektır bunda hicbir suphe yoktur ALLAH kabırde yatanlarıda diriltecektir iste bız bu ınanç ile yasıyor bu olecegiz bu inanc la yarın diriltilecegiz.........
sofi_06
15-10-2006, 04:41 PM
Dinimiz için Allah bize yeter
Dünyamız için Allah bize yeter
Kaygılandığımız şeylere karşı
Bütün canlıları çeşitli duygularla donatıp,
Sayısız rahmet meyvelerini önlerine seren
Ve iyiliği bol Kerim Allah bize yeter.
Zulmedenleri hemen cezalandırmayıp
Cezalarını sonraya bırakan
Ve kuvveti bütün kainatı kaplayan
Bütün varlıkları zaptederek
Hükmü altına alan
Halim ve Kavi Allah bize yeter
ALLAHA ıman etmış ona kavusmaya ınanmışız ve delıllerını kabul etmişiz ALLAHı meleklerini kitaplarını peygamperlerini arsı tasıyan meleklerını sahit tutuyoruzki o butun mukemmel sıfatlara sahıp ALLAHtır kendisinden baska hıcbır ilah yoktur o tektir onun ortagı yoktur ve yine sehadet edıyoruz ki HZ MUHAMMED (S.A.V ) onun kulu ve rasuludur cennet haktır cennem haktır sefaat haktır ALLAHIN verdıgı soz haktır mutlaka kıyamet gunu gelecektır bunda hicbir suphe yoktur ALLAH kabırde yatanlarıda diriltecektir iste bız bu ınanç ile yasıyor bu olecegiz bu inanc la yarın diriltilecegiz.........
cennet ucuz cehennem luzumsuz degıldır
Gevrenci
15-10-2006, 11:15 PM
Sanırım bu sadece Hz.Ali'yi yüceltmenin bir aracı.
Yakın bil ebcedi burhandır Ali
Beyanı tevhidi kurandır Ali
Muhammed miraca vardığı gece
Kapıda gördüğü aslandır Ali
Çıkardı yüzüğü verdi nişanı
Hakikat gördüki süphandır ALİ
Türkmen
16-10-2006, 10:34 AM
Hazreti İmam Ali ve ehlibeytin TANRISALLIĞI İLE İLGİLİ çok çarpıcı bilgiler mevcut tüm ziyaretçilerin bakmasını öneririm.
http://www.alevileriz.org/showthread.php?p=36744
polata
16-10-2006, 10:05 PM
SİNAN TANRIVERDİ
EVVEL EMANET BUDUR Kİ
PİRİ REHBERİ TTASIN
SAFIMIZ ATEŞLERDEN VE KIYIMLARDAN GELEN;KENDİNİ SAVUNAN ALEVİLİĞİN SAFIDIR
Deniyor ki “Kampınızı seçin ve kendinize isim de bulun.” Biz kampımızı kal ü belada seçtik. Bir ikrara beli dedik dönmedik. Safımız direnen Aleviliğin safıdır. Bizim bir adımız var zaten. Bilmeyenler öğrensin adımızı : ALEVİ/KIZILBAŞ. Ya sizin adınız nedir? Dönek mi,düşkün mü,Yezit mi?
72 millete bir nazarda bakarız diyorlar;özgürlük-eşitlik diyorlar.ancak bunlara yunandan,Ermeni’den,Kürt’ten,Arap’tan bahsedince faşist duyguları kabarıyor nedense?72 milletin ikisinin bile adı kalmıyor,tarumar oluyor.
.
.
.
14 ekim 2006-10-14
Sinan Tanrıverdi
Sn. Sinan Tanrıverdi,
Yazınızda kırmızı ile işaretlediğim kısımda yer alan söylemleriniz kime karşıdır, neye karşılık bu söylem zirkedilmiştir? Açıklarsanız sevinirim.
polata
16-10-2006, 11:10 PM
Sayın Polata,
Yine karşılıklı sohbet ortamına devam edelim,
Evet konu başlığı Hz.Ali Tanrımı,ançak sohbetimiz,biraz farklılaştı olsun,
aleviliğin rütiellerinin İslamda olmadığı ndan devam ettik oçaklar derken sohbet ilerliyor,evet ortak noktamız çok az,
Sn. çömez,
Ortak noktamıızn çok az olması karşılıklı yazışmaya ve tartışmaya temel oluşturduğu kadar esas bilgilenmeye neden olmaktadır. Her ne kadar her ikimizde kendi edindiğimiz bilgiler, tespitler ve bunlara bağlı olarak görüşlerle fikirlerimizi sunma eğiliminde olsak ve de kendi doğrularımıza göre yazışsak bile konuya farklı bir açıdan bakılmasının verdiği bilgilenmeden eminim ki faydalanmaktayızdır.
Ortak noktamızın az oluşundaki neden de her ne kadar sizce kabul edilmese de Aleviliğin alt gruplarının oluşundan kaynaklanmaktadır. Alt gruplar her ne kadar bir potanın ürünü olarak görsek bile bu potanın eski adı ile Işıklar taifesi olduğunu söylemek yanlış olur. Yanlış hatırlamıyor isem son dönemde özellikle Sn.Erdoğan Çınar'ın "Aleviliğin kayıp bin yılı" ve "Aleviliğin gizli tarihi" eserlerinde vurgulanan Işıklar/Işıkçılar Aleviliği köken olarak tamamen Anadoluya bağlamakta, Anadoluda yaşayan eski kavimlerin dinsel ve kültürel inanış, ibadet ve ritüellerine dayandırmaktadır. Süniler şeyhlerine niyaz eder,biz ise Dedelere yani insana secde ederiz,dedik aradaki bu fark Tanrı-İnsan-evren felsefesinden gelmektedir ve bu şirktir dedim,yani bizler Tanrıyı bir varlığa benzetiyoruz can alıcı nokta burada, Yani Özelde Ali nin,genelde İnsanların tanrısallığı Bir Sünni bu yazdığınızın benzerini yazmıştı geçen yıllarda, siz insana secde ediyorsunuz demişti. Cevabım şu olmuştu "siz camide namazı kılarken önünüzde ne yer alıyorsa ona mı secde ediyorsunuz?" Ayin-i cemde her ne kadar tek sıra olunmaya çalışılsada post ile aranızda başka insanlar buluna bilir, bu durumda secdeniz postta oturan dedeye/mürşite değilde önünüzde ki insana mı olmuş oluyor. Bence yanlış olur can,daha öncede yazdım Kuran Kurandır ne yazıyorsa odur,Batını yorum da ALİ İMRAN 7 ayeti ile yasaklanmıştır,Yani yorumlanması,tevili yasaklanmıştır. Bahsettiğiniz Medine surelerinden olan Al-i İmran suresinin 7. ayeti "Sana Kitab'i indiren O'dur. Onun (Kur'an'in) bazi âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab'in esasidir. Digerleri de mütesâbihtir. Kalplerinde egrilik olanlar, fitne çikarmak ve onu tevil etmek için ondaki mütesâbih âyetlerin pesine düserler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. Ilimde yüksek pâyeye erisenler ise: Ona inandik; hepsi Rabbimiz tarafindandir, derler. (Bu inceligi) ancak akliselim sahipleri düsünüp anlar." diyerek Kuran'ın sadece mütesâbih âyetlerin peşine düşmeyi yasak saymıştır. Kuran'ın esasının muhkem ayetler olduğunu bildirmektedir. Bu açıdan Kuran'ın batını yorumu yoktur, yapılamaz, yapılması yasaktır demek yanlış olur.
Ali Yaman'ın araştırmaları benim içinde önemlidir. Alan çalışma ve araştırmalarında dikkat çekici bir çok nokta yer almaktadır. Unutmayınız ki alan çalışmaları bugün için yapılmıştır, yani bugünü değerlendirmek, bugün için bilgiler vermektedir. Sn. Ali Yaman'ın yaptığı "DEDELİK KURUMU EKSENİNDE
DEĞİŞİM SÜRECİNDE ALEVİLİK" isimli çalışmada görüleceği üzere dedelerin verdiği bilgilerde tutarsızlıklar, eksiklikler mevcuttur (Bu çalışmadan bir kısmını foruma eklemiştim). Bağımsız ocaklar veya ocakzade dedelerin Hacıbektaş postuna bağlı olmamaları veya oradan icazet almamaları bile bize bir göstergedir. Serçeşme olarak adlandırılan bir dergaha bağlı olmayan, icazet almayan ocaklar Hacı Bektaş Veli'ye önem verselerde gerçekte Hacıbektaş dergahını pirleri, liderleri, önderleri olarak kabul etmemişlerdir.
Şeyh Hasan ve Şeyh Ahmet ocaklarının Hacıbektaş postuna bağlı olup olmaması konusuna gelince, foruma eklediğim İsmail Onar'lının araştırmalarından aldığım Şeyh Ahmet, Şıh Hasan köyü ve Teslim Abdal konularına bakacak olursanız bu ocakların Hacıbektaş dergahına bağlı olmadıklarını, olamayacaklarını görürsünüz. Tabi ki değildir can,Onlarda bizdeki gibi görgü ve sorgu yoktur, Onlar secerelerini Ebubekir yolu ile Muhammede bağlarlar, bizler ise Bektaşiyi örnekleyelim Hz.Ali ile Muhammede bağlarlar,Yani onlarda bizim gibi el ele,eli hakka yoktur can. Hangi tarikatlerin secerelerini Hz.Ebubekir yolu ile Hz.Muhammede bağladığını bilmiyorum, bu konuda yorum yapmayacağım. Ancak sanırım bahsettiğiniz bu secere soy değil yol seceresi olsa gerek. Secere olayından bakarsak Ocakzade dedelerde kendilerini secere ile Hz.Ali üzerinden Hz.Muhammed'e bağlamaktadırlar ve üstelik bunu yol değil soy seceresi olarak dikte etmektedirler.
Takkiye konusunda aynı düşüncemde ısrar etmekteyim. Ekl-i Sünnet'in eğemen olduğu bir idare ve ülkede kendini sakınmak ve korumak adına takkiye yapacaksam neden Ehl-i Sünnet dururken Ehl-i Şii üzerinden yapayım ki, bunun bana ne faydası olacaktır. Bu konu hakkında foruma eklediğim " Dede Mustafa Güvenç ile söyleşi" konusunu incelemnizi öneririm. Aslında bu söyleşide dikkat çeken noktalar yer almaktadır. Özellikle de Mustafa Güvenç'in verdiği bilgileri inceleyip kıyasladığımız da alt gruplar konusu net olarak görülebilmektedir. İnsan yartılan değildir,görüş alanına çıkan varlıktır,Vahdeti Vucut bunu söyler can yok öyle dedimya sen Vahdeti Kusuttasın İnsan kimin görüş alanına çıkmıştır?
Saygı ve sevgilerimle.
srdr_ist
17-10-2006, 12:08 AM
Alevilik kelime anlamiyla Hz.Ali (as)a baglanan,Hz.Ali (as) taraftari olan,Hz.Ali (as)in yolunu süren demektir.Bugün "Hz.Ali'ye bagliyiz,onun yolunu sürüyoruz" diyen herkes Alevi midir?Gercek anlamda Hz Ali (as)in yolundan giden,ona taraftar olan insan Alevidir.Kimin "gercek" Alevi olup olmadigini anlayabilmek icin,Hz.Ali (as) in kim oldugunu ve nasil biri oldugunu bilmemiz gerekiyor.
Hz Ali(as) kimdir?
Hz.Ali (as)i "kimlik" bilgilerinden daha cok "inancsal" yönü ile tanir isek,ona layik olup olmadigimizi anlariz.Hz Ali(as)i inancsal yönü ile anlatabilmek icin,Kurani Kerime veya Hz Peygamberin Ekrem (as)in hadislerine veya Hz Ali(as)in kendi sözlerine,hutbelerine basvurulmalidir.Cünkü Hz Muhammed (s.a.a) söyle buyurmustur "Ya Ali Allahi en iyi sen ile ben biliriz.Beni en iyi sen ve Allah bilirsiniz,seni ise en iyi ben ve Allah biliriz." O halde herkesin kendi kafasina göre bir "Ali Kültü" yaratmasi erdemli bir davranis bicimi degildir.Ya Hz Ali (as) oldugu gibi kabul edilir,sevilir,ona taraf olunur veya olunmaz.
Hz.Muhammed (s.a.a)in dilinden Hz Ali(as):
1) Hz Muhammed (s.a.a) Hz Ali (as) ve Hz Ali (as) Hz Muhammed(s.a.a) i cok severlerdi.Her ikisi de Allah'i sevrlerdi ve Allah'ta onlari severdi.
Allah’in Rasulü (s.a.a) (Hayber günü): "(Yarin) öyle birisini gönderecegim ki; o Allah ve Rasulü’nü, Allah ve Rasulü de onu seviyor!
Üstelik Allah onu mahcup etmeyecek!" buyurmustu. Bunun üzerine birileri heyecanla beklemeye basladi. Ancak O: "Ali b. Ebi
Talib nerede?" buyurdu.
2) Hz Ali(as),Hz.Muhammed (s.a.a) dendir ve Hz Muhammed(saa) Hz Ali (as)dandir.
Allah’in Raslü (s.a.a) (hac emirligi için) Ebubekr’i Tevbe sûresi ile birlikte (Mekke’ye) göndermisti. Ama hemen arkasindan bu görevi Ebubekr’den alip Ali’yi gönderdi ve söyle buyurdu: "Bunu, benden olan, benim de kendisinden oldugum birisi; yani Ali disinda hic kimse götüremez!!!"
3)Hz Muhammed (s.a.a) Allahin bildirmesi sonucu Ehlibeyt'in masum oldugunu bildirmistir ümmetine.
Rasulullah (s.a.a) örtüsünü alip Ali, Fatima, Hasan ve Hüseyin’in üzerine örttü ve "Ey Ehl-i Beyt! Hic kuskusuz Allah sizden her tür pisligi gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor." ayetini okudu.(Ahzap,33)
4)Hz Ali (as),Hz Muhammed (s.a.a)in kardesi ve halifesidir.
(Rasulullah) insanlarla birlikte Tebuk gazvesine cikiyordu. Ali: "Ben de seninle gelebilir miyim?" demisti. Allah’ın Peygamberi (s.a.a) "hayir!" deyince Ali aglamaya basladi... Bunun üzerine Allah’in Rasulü söyle buyurdu: "Sen benim yanimda, Musa yaninda Harun’un makaminda olmak istemez misin? Ama benden sonra peygamber degilsin! Sen yerime benim halifem olmadan gitmem uygun degil!"
5)Allah Hz.Ali (as)in dilini sabit kilmis ve kalbini hidayete erdirmistir.
İmam Ali (a.s) anlatiyor: "Allah’in Rasulü (s.a.a) beni Yemen’e gönderiyordu. Ona dedim ki: "Ya Rasulallah! Sen beni yasli basli insanlara gönderiyorsun; isabetli karar veremeyecegimden korkarim!" Bunun üzerine söyle buyurdu: "Süphesiz, Allah senin dilini sabit
kilacak, kalbini hidayet edecektir!"
6)Hz Ali (as) Hz Muhammed(s.a.a)in canindan bir parcadir.
Mü’minlerin Emîri İmam Ali’nin (a.s) Allah'in Rasulü’nün (s.a.a) bir parcasi oldugu gercegini, Abdullah b. Abbas’tan rivayet edilen su hadis-i serif de acikca ifade ediyor: "İste Ali b. Ebi Talib. Onun eti benim etimden, kani benim kanimdandir! O benim yanimda, Mû-sa’nin yaninda Harun’un makamina sahiptir; ancak benden sonra peygamber yok!..."
7) Hz Muhammed (s.a.a) "Hz Ali (as) Hak'tan ve Kurandan ayrilmaz." buyurmustur.
a)Ümmü Seleme hadisi: Peygamber (s.a.a) söyle buyuruyor: "Ali Kur'an ile, Kur'an da Ali ile beraberdir. Her ikisi de havuz başında benimle kavusuncaya dek birbirlerinden asla ayrilmayacaklar!"
b)Sa’d b. Ebi Vaqqas hadisi: Allah'in Rasulü (s.a.a) Ümmü Seleme annemizin evinde Ali icin söyle buyurmustu: "Ali hak ile, hak da Ali ile birliktedir."
8)Hz Muhammed (s.a.a) Hz Ali (as)i ümmete önder ve veli tayin etmistir.
Zeyd b. Erqam diyor ki: "Allah'in Rasulü (s.a.a) ayaga kalkti; Allah’a hamd ü senadan sonra söyle buyurdu: "Benim, bütün mü’minler hak-kinda kendi canlarindan daha öncelikli oldugumu bilmiyor musunuz!?" Sonra Ali’nin elini tutarak söyle devam etti: "Süphesiz, ben kimin mevlasi isem, Ali de onun mevlasidir."
9)Hz Ali (as)a söven Hz Muhammed (s.a.a) e sövmüs olur.
Ümmü Seleme annemizden: Ebu Abdillah el-Cedeli diyor ki: "Ümmü Seleme’nin yanina gitmistim. Söyle dedi: "İcinizde Allah’in Rasulü’ne (s.a.a) mi sövülüyor!" Ben "Sübhanallah!" – yahut, "maazallah!" – deyince söyle devam etti:"Allah’in Rasulü’nün (s.a.a) söyle buyurdugunu isittim:
"Kim Ali’ye söverse, bana sövmüs olur!"
10)Hz Ali(as)dan ayrilan Allah'tan ve Peygamberden ayrilmis olur.
Ebu Zerr el-Giffari: Peygamber (s.a.a) söyle buyuruyor: "Ey Ali! Kim benden ayri kalirsa, Allah’tan ayri kalmis olur; Kim de senden ayri kalirsa, benden ayri kalmis olur!"
srdr_ist
17-10-2006, 12:11 AM
Müminlerin Emiri ve Vasilerin Seyyidi Hz.Ali (as) hakkinda yüzlerce ayet inmistir. İslam alimleri, tefsir, hadis, tarih ve siyer kitaplarinda bunlari isnatli olarak nakletmislerdir.
Adullah bin Abbas dedi ki: "Ali hakkinda 300 ayet indi."
Yine Abdullah bin Abbas dedi ki: "Allah'in kitabinda Ali hakkinda indigi kadar hic kimse hakkinda (Ayet) inmemistir."
1)"Aralarinda perde vardir, Araf'in üzerinde onlari yüzlerinden taniyan adamlar vardir." (A'raf Suresi 46.Ayet)
a)el-Menakib senedinde Zadan' dan, o da Selman-ı Farisi' den, dedi ki: Resulullahin, Hz. Ali'ye on kereden fazla söyle buyurdugunu duydum: Ey Ali, sen ve senden sonraki vasiler Cennet ve Cehennem arasindaki Araf'siniz. Cennete, sizi taniyip, sizin de kendisini tanidigi kimseden baska kimse gecmeyecek. Cehenneme de sizi inkar eden ve sizin de kendisini inkar ettiginiz kimseden başka gecmeyecektir. "
b) el-Hakim senedinde Asbag bin Nebate' den, dedi ki: Hz. Ali'nin yanindaydim, İbn' il Kevva onun yanina geldi ve ona bu ayeti "Araf üzerinde onlari yüzlerinden taniyan adamlar vardir." (A'raf Suresi 46.Ayet) hakkinda sordu. Hz. Ali ona söyle buyurdu: Ey İbn'il Keva, Kiyamet gününde Cennet ve Cehennem arasinda duracaklar biziz. Bizi seveni yüzünden taniyip onu Cennete gecirecegiz, bizi bugzedeni de yüzünden taniyacagiz ve Cehenneme gececek. "
2)"Sen ancak ve ancak bir uyarici-korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eristiricisi vardır" (Rad Suresi 7. Ayet)
Hz. Ali (as) bu ayet icin şöyle buyurdu: "Uyarici-korkutucu Resulullah (s.a.a)'dir, hidayete eristiren de benim."
Abdullah bin Abbas dedi ki: "Sen ancak ve ancak bir uyarici, korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eristiricisi vardır" (Rad Suresi 7.Ayet) ayeti indigi zaman Resulullah (s.a.a) söyle buyurdu: "Uyarici-korkutucu benim, hidayete eristiren de Ali'dir, ey Ali, hidayete varmak isteyenler, ancak seninle hidayeti bulurlar."
3a) "İman edip de salih ameller isleyenler yaratilmislarin en hayirlisidir." (Beyyine Suresi 7.Ayet) ayeti indiginde Resulullah (s.a.a) Hz. Ali (as)'ye hitaben söyle buyurdu: "Onlar sen ve senin siandir ey Ali. Kiyamet gününde razi olmus ve riza görmüs olarak geleceksiniz, senin düsmanlarin ise gazap ve suc yüklü olarak gelecekler."
b) İbn-i Asakir, Cabir bin Abdullah' tan söyle tahric etti: "Resulullah (s.a.a)'in yanindaydik. Ali (a.s) geldi. Resulullah söyle buyurdu: "Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin olsun ki bu gelen ve siasi (yandaslari) Kiyamet gününde kurtulanlardir. Sonra su ayeti serife indi: "İman edip de salih ameller isleyenler yaratilmislarin en hayirlisidir." Yine bir ara Resulullah (s.a.a)'in yaninda ashabi oldugu bir sirada Hz. Ali (a.s) gelince ashab: "İste yaratilmislarin en hayirlisi geliyor" dediler."
4)"De ki: Benimle sizin aranizda tanik olarak Allah ve yaninda kitabin ilmi bulunan yeter" (Ra'd Suresi 43.Ayet)
a) Abdullah bin Selem dedi ki: Resulullah (s.a.a)'a Allahin bu buyrugunu "De ki, benimle sizin aranizda tanik olarak Allah ve yaninda kitabin ilmi bulunan yeter." hakkinda sordum, buyurdu ki: Ali bin Ebi Talib' dir."
b) İbn-i Abbas dedi ki: "De ki, benimle sizin aranizda tanik olarak Allah ve yaninda kitabin ilmi bulunan yeter." O Ali (as)'dir. Cünkü kendisi tefsirde, tevilde, nesih ve mensuhta alimdir."
c) Fudayl bin Yesar'dan, İmam Bakir (a.s) söyle buyurdu: "De ki, benimle sizin aranizda tanik olarak Allah ve yaninda kitabin ilmi bulunan yeter." ayeti Hz. Ali (as) hakkinda indi. O, bu ümmetin alimidir."
d) İmam Musa bin Cafer (as)' den, Zeyd bin Ali' den, Muhammed bin Hanefi' den, Selman-i Farisi' den, Ebu Said el-Hudri' den, dediler ki: "De ki, benimle sizin aranizda tanik olarak Allah ve yaninda kitabin ilmi bulunan yeter." Ayeti Hz. Ali hakkinda indi."
5) "Mallarini gece, gündüz, gizli ve acikta harcayanlar yok mu, onlarin ödülleri Rableri yanindadir, onlara hicbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar." (Bakara Suresi 274.Ayet)
İbn-i Abbas ve Mücahit dediler ki: Ali'nin dört dirhemi vardi, birini gece birini gündüz, birini gizli, birini de acik olarak nafaka verdi. Sonra su ayeti serife indi:"Mallarini gece, gündüz, gizli ve acikta harcayanlar yok mu, onlarin ödülleri Rableri yanindadir, onlara hicbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar." (Bakara Suresi 274.Ayet)
srdr_ist
17-10-2006, 12:14 AM
ALLAH INANCI(Nehcul Belagadan )
Hamd, Allah'a ki övenler onu layikiyla övemezler; nimetlerini sayip dökenler, onlari söyleyip bitiremezler; calisip cabalayanlar, hakkini eda edemezler. Öyle bir ma'buddur ki derin düsünceler onu idrak edemez; akil-fikir, denizine dalanlar,