PDA

: alevilik,te ölmek(ikrar almak) ve ikinci doğum.......


Rojaazme
11-09-2006, 10:14 AM
alevilik,te ölmek(ikrar almak) ve ikinci doğum.......

--------------------------------------------------------------------------------

ALEVİLİKTE ÖLMEK (İKRAR ALMAK) VE İKİNCİ DOĞUM

Aleviler öğreti yolunda, bütün tutkulardan, aşırı isteklerden, dünyaya bağlı geçici dileklerden, eğilmelerden kurtulmaya ve özünü gerçeğe adamaya yani öğretiyi benimseyip yola girmeye -“İkrar (Nasip) Alma”-, “ölmeden önce ölmek” demektedirler. Bu öğreti için, kişinin kendi isteğiyle maddi ve manevi dileklerinden tümden vazgeçmesiyle (yani iradi olarak ölmekle), mana aleminde, ruh bakımından hayat bulacağına inanılmaktadır. Alevilikte benimsenmiş olan Batıni yorumda iradi olarak ölen yani ikrarını alan can, dünyaya yeniden gelmiş gibidir. Yani, insanların yaşamları boyunca yaptıkları pek çok şeye, ölümle karşılaştıklarında pişmanlık duyacak olmaları ve “bir daha dünyaya gelsem böyle yapmazdım” düşüncesine varmaları “ikrar töreni”ile canlara kavratılmaktadır. Böylece insanın son veda anındaki hesaplaşmasını, önceden ikrar töreninde yaşayan Aleviler, kendilerini yeniden doğmuş olarak kabul ederler ve bu olayı da “ikinci doğum” olarak adlandırırlar. Yola girmenin ön koşulu olan “ölmeden önce ölmek” (iradi olarak ölmek), Aşık Veysel tarafından şöyle dile getirilmiştir:
Topraktandır cümle beden
Nefsi öldür ölmeden
Böyle emretmiş yaradan
Yine iradi olarak ölmeyi ve ikinci doğumu Şâhi bir nefesinde şöyle anlatmaktadır:
Dört kapı selâmın verip aldılar,
Pirim huzuruna çekip yettiler;
El ele, el Hakk’a olsun dediler,
Henüz mâsum olup cihana geldim.
Münire Bacı da bu doğumu bir nefesinde:
Doğdum iki âneden
Kimdir beni taneden
Mürşidim imdat eden
Haydariyim, Haydari.
biçiminde dile getirir. Nefeslerde de belirtilen, Alevilikte yapılan ikrar töreninden sonra, yola girenlerin kendilerini yeniden doğmuş gibi hissetmektedir.
Alevilikte yola giren kişi, kendisini tüm kötülüklerden, istenmeyen davranışlardan arındırmış sayılır. Bundan sonra geride kalan yaşamı boyunca pişmanlık duyacağı şeyleri yapmamaya çalışır yani arındırılmış halde kalabilmek için çaba gösterir.

Rojaazme
11-09-2006, 10:15 AM
--------------------------------------------------------------------------------

ALEVİLİKTE ÖLÜM (HAKK’A YÜRÜMEK / KAVUŞMAK)

Alevilikte biyolojik ölümün “Tanrıya yeniden kavuşmak” olarak kabul görmesinin ana nedeni; nesnelerin, düşüncelerin yoktan var olmayacağına inanılmasıdır. Heterodoks yapıdaki bu öğretiye göre, İnsan-Evren-Tanrı bir bütündür (vahdet-i vücud); bundan dolayı evrendeki nesneler ve düşünceler Tanrının varlığından kaynaklanmakta ve bu durum (ölüm), varlığın (insanın) öze dönüşümü olmaktadır.

Hakk’a yürüyen “can”ın aslında ölmediğine öze (Tanrıya) geri döndüğü inanışına Alevi-Bektaşi menakıbnamelerinde sıkça rastlanır. “Cenazeye İmam Olmak” biçiminde de ifade edilen bu duruma dayanak olarak şu söylence anlatılmaktadır: “Hz. Ali’nin ölmeden önce vasiyeti üzerine, cenazesi evden almak üzere gelen kişiye verilir. Hz. Ali’nin cenazesini devenin üzerine yükleyip, oradan uzaklaşan yüzü örtülü yabancıyı Hz. Ali’nin oğulları gizlice takip ederler. Bir ara yüzündeki örtünün açılmasıyla, cenazeyi alıp götürenin de Hz. Ali olduğunu görürler”. Yani bu düşünce de ölüm, aslında bir yok oluş değil, bir dönüşümdür. Bu söylence, birçok Alevi-Bektaşi deyişine ve söylencesine de kaynaklık etmektedir. Hatai’nin, bu olayla ilgili dörtlüğü ise şöyledir:

Ali’dir cesetin kendisi yuyan

Yuyup kefeniyle tabuta koyan

Ali’dir devesin kendisi yeden

Hak ile Hak olan Arslan Ali’dir .

Tanrısal bir varlık olan insanın öz olarak yok olmayacak...

Cenazeme imam oldu nazarım

Öldüren de benim ölen de benim

Mezarımı elim ilen ben kazdım

Ağlayan da benim gülen de benim

Allah gizli değil sana benziyor

Canı katı teni bana benziyor

Gâh doğar gâh batar güne benziyor

Gidenler de benim kalan da benim

Affedici, bağışlayıcı olan Tanrıdan korkmayan Aleviler, aşk derecesine varan Tanrı-Evren-İnsan sevgisiyle yoğrulmuş dünya görüşüne ve alışılmamış bir öbür dünya anlayışına sahiptirler. 16. Asır Alevi ozanlarından Azmi bu anlayışı şöyle dile getirmektedir:

Esirci misin, koydun cehenneme Arap

Hoca mısın, okur yazarsın kitap

Aslın katip midir, görürsün hesap

Hesabın mı var, yok hancı mısın?

Yüz bin cehennem olsa, korkmam birinden

Rahman ismi nazil değil mi, senden

Günahları bağışlayanım demedin mi, sen

Af et günahımı, yalancı mısın?

Bilirsin ben kulum, sen sultanımsın

Kalbde zikrim, dilde tercemanımsın

Sen benim, canımdan can mihmanımsın

Gönlümün yarisin, yabancı mısın

velakad
12-09-2006, 06:51 AM
rojaazme kardeşim çok ince bir noktaya değinmişsin.....
Bu konuda en önemli olan teslimiyetin boyutudur.Telimiyetse ikrardır.İkrar kime ikrar?İkrar yani söz vermektir pire.İki canın tek can olmasıdır Pir önünde.Yani müsahip olmaktır.İkrara bend olan kişi kendisini arındırmış kişidir....Arınmak temizlik analamındadır.Aynen anadan doğan saf bir bebek gibi olmaktır....Pir karşısında ikrar vermekte bir doğumdur....Birinci doğum annedendir bu bedeni doğumdur yani asıl olan değildir.İkinci doğum ise pirden doğumdur ki bu maneviyen doğumdur Ruhun doğumudur.Bu doğum asıl olan doğumdur...

Bu bağlamda kişi ikinci doğumunu yapmamışsa tam bir insan olamaz.....


aşk-ı muhabbetle...

astokomlu
25-12-2006, 12:09 PM
paylaşımlarınız için teşekkürler canlar.. varolun..

alevi angel
25-12-2006, 12:50 PM
emeğine sağlık, yüreğine ve dostluğuna sağlık.... :)

Rojaazme
25-12-2006, 01:17 PM
sizlerde sağolun candostlarım....

Rojaazme
03-02-2007, 08:45 AM
Ali’dir cesetin kendisi yuyan

Yuyup kefeniyle tabuta koyan

Ali’dir devesin kendisi yeden

Hak ile Hak olan Arslan Ali’dir .

Tanrısal bir varlık olan insanın öz olarak yok olmayacak...

Cenazeme imam oldu nazarım

Öldüren de benim ölen de benim

Mezarımı elim ilen ben kazdım

Ağlayan da benim gülen de benim

Allah gizli değil sana benziyor

Canı katı teni bana benziyor

Gâh doğar gâh batar güne benziyor

Gidenler de benim kalan da benim

Mustafa Kemal
03-02-2007, 09:59 AM
Dört kapı selâmın verip aldılar,
Pirim huzuruna çekip yettiler;
El ele, el Hakk’a olsun dediler,
Henüz mâsum olup cihana geldim.
Şâhi

Bu konuyu biraz daha açalım:)
Bir takım konuyla ilgili sorularım olacak.
İlk doğan insan nasıl doğar ki ikinci bir sefer daha doğmak ister?

Alevilikte yola giren kişi, kendisini tüm kötülüklerden, istenmeyen davranışlardan arındırmış sayılır. Bundan sonra geride kalan yaşamı boyunca pişmanlık duyacağı şeyleri yapmamaya çalışır yani arındırılmış halde kalabilmek için çaba gösterir.

ikrar vermek,3 farz 7 sünnet ayrıca 4 kapı kırk makam ın yol anahtarı ise yol künt-i kenz de ikrar vermiş bir insan nasıl olur da ikinci bir sefer ikrar vermek durumunda kalır?

Rojaazme
29-03-2007, 02:30 PM
Şâhi

Bu konuyu biraz daha açalım:)
Bir takım konuyla ilgili sorularım olacak.
İlk doğan insan nasıl doğar ki ikinci bir sefer daha doğmak ister?



ikrar vermek,3 farz 7 sünnet ayrıca 4 kapı kırk makam ın yol anahtarı ise yol künt-i kenz de ikrar vermiş bir insan nasıl olur da ikinci bir sefer ikrar vermek durumunda kalır?
ey vallah can..