:
Aleviliğin inanç ve ibadet esaslarını
Rojaazme
22-09-2006, 11:20 AM
Aleviliğin inanç ve ibadet esaslarını görmeden önce, bu esasların günümüze hangi şekillerde ulaştığına değinmek gerekir.Alevilik günümüze sözlü ve yazılı olmak üzere iki kaynaktan ulaşmıştır. Sözlü gelenek nesilden nesile aktarılan bilgi ve uygulamalar ve Dedelerin günümüze ulaştırdığı bilgiler şeklinde günümüze ulaşmıştır. Sünni kitlelerin aksine eğitim kurumlarından yoksun kalan Aleviler inanç, gelenek ve kültürlerini daha çok bu yolla günümüze ulaştırmışlardır. Çevreyi temsil eden ve göçebe/ yarı göçebe kitlelerin oluşturduğu bu gruplar, resmi din anlayışına karşı bir dinsel anlayışı, yani heterodoksiyi temsil ediyorlar, toplumsal yapıları itibariyle, sünnî çevrelerin aksine, eğitim ve kültür kurumlarından yoksun bulunuyorlardı. Bektaşî dergâhlarında ise belli bir organizasyon bulunmaktaydı. Bu dergâhlarda bulunan bektaşî dervişleri ve onların nüfuzundaki kitleler, Ocakzade dedelerin faaliyette bulundukları kitlelerle kıyaslanmayacak ölçüde kurumlaşmış idiler. Bu durumu arşiv belgelerinden rahatlıkla görebiliyoruz. Ocakzade dedelerin faaliyette bulunduğu yerlerde yaşayan kitleler Bektaşî dergâhlarından daha farklı bir organizasyona tabi bulunmaktaydılar. Bu kitleler arasında, bilgiler, yazılı olmayan yani sözlü geleneğe dayalı bir şekilde nesilden nesile aktarılıyordu. Merkezi iktidarların bu kitleler üzerindeki baskısı ve zaman zaman gerçekleşen sürgünlerin yarattığı olumsuzluklar bu kitlelerin yaşamlarının her alanına yansımış, örneğin cem ayinleri büyük bir temkinle ve gizlilik içerisinde yapılır olmuştur.
Alevi Yol ve Erkânının günümüze ulaşmasının ikinci kaynağı ise yazılı kaynaklardır. Ancak bu kitlelerin sosyal yaşamlarının doğal bir sonucu olarak, sahip oldukları yazılı eserler de oldukça sınırlıdır. Alevî köylerinde yaptığımız araştırmalarda, daha çok dede evlerinde nefeslerin ve deyişlerin yer aldığı kitaplar (Cönkler), Menakıb-ı İmam Cafer-i Sadık, Hutbe-i Düvaz-deh İmam/Menakıb-ı Seyyid Safi, “Küçük Buyruk” olarak da bilinen “Dergah-ı Ali’de Seyyid Abdülbaki Efendi’nin Erenlere Muhib olan Temiz İnançlı Müminlere Gönderdiği Mektup” başlıklı bir kitapçık, Makalat-ı Hacı Bektaş-ı Veli ve Vilayet-name adlı el yazması (Osmanlıca) eserlerin varolduğunu biliyoruz. Oysa sünnî kesimler yüzyıllara yayılan zaman sürecinde medreseler ve şeyh-mürid ilişkisi çerçevesinde birçok eğitim kurumlarına sahip olmuş, bu şekilde yüzlerce eser kaleme alınmıştır. Bektaşi dergâhları eğitim faaliyetleri ve araçları bakımından da, ocakzade dedelere bağlı Alevilerle kıyaslanmayacak ölçüde kurumsallaşmış idiler.Dergahlarda yüzlerce cilt eser bulunurken Alevi köylerinde sadece Dede evlerinde elyazması kitaplar bulunurdu.
Aleviler’de İnanç Anlayışı
Alevilerde inanç ve ibadet anlayışının kendine özgü yönleri bulunmaktadır. Bu anlayışın temeli biçimden çok özü esas almasına dayanır. Biçimsel anlamda ibadetin bir araç, olgun insan olmanın ise esas amaç olduğu kabul edildiğinden cemlere katılmak, oruç tutmak yetmez. Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleri de boşunadır. Bu kişiler Cem törenlerine alınmadıkları gibi toplumdan da dışlanırlar.Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır.
Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve Oniki İmam Sevgisi
Bilindiği üzere Alevilik Hz. Ali, Ehl-i Beyt ve Oniki İmam sevgisine dayanır. Ehl-i Beyt sözcük olarak ev halkı demektir. Ev halkı yani Ehl-i Beyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den oluşmaktadır. Ehl-i Beyt halk arasında Pençe-i Al-i Abâ olarak da adlandırılır.
Rojaazme
22-09-2006, 11:20 AM
Oniki İmamlar, Alevilerin Hz. Muhammed’den sonra önder olarak tanıdıkları Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın soyundan gelen kişilerdir.Oniki İmamların adları sırasıyla şöyledir:
İmam Ali
İmam Hasan
İmam Hüseyin
İmam Zeynel Abidin
İmam Muhammed Bakır
İmam Cafer Sadık
İmam Musa Kazım
İmam Ali Rıza
İmam Muhammed Taki
İmam Ali Naki
İmam Hasan Askeri
İmam Mehdi
Alevilere göre müslümanlar Hz. Muhammed’den sonra 73 fırkaya ayrılacaklar ve Ehl-i Beytin, Oniki İmamların yolundan gidenlerin dışındakiler cehenneme gideceklerdir. Ehl-i Beytin, Oniki İmamların yolundan gidenler Fırkayı Naciye veya Güruh-u Naci olarak adlandırılır.
Demek ki Ehl-i Beyt sevgisi Aleviliğin esasını oluşturur. Tevella ve teberra anlayışı da bu sevgiden kaynaklanır. Tevella Ehl-i Beyti, Oniki İmamları, Ondört Masumları, Onyedi Kemerbestleri ve onların yolundan gidenleri sevenleri sevmek, teberra ise onları sevmeyenleri sevmemektir
Rojaazme
22-09-2006, 11:22 AM
Ondört Masum
Muhammed Ekber, Abdullah b. İmam Hasan, Abdullah b. İmam Hüseyin, Kasım, Zeynelaba, Kasım b. Zeynel-abidin, Ali Eftar, Abdullah b. İmam Cafer Sadık, Yahya el-Hadi, Salih, Tayyib, Cafer b. Muhammed Taki, Cafer b. Hasan Askeri, Kasım b. Muhammed Taki.
Onyedi Kemerbest
İmam Hasan, İmam Hüseyin, Hadi-i Ekber, Abdülvahid, Tahir, Tayyib, Türab, Muhammed Hanefi, Abdurrauf, Ali Ekber, Abdülvahab, Abdülcelil, Abdurrahim, Abdülmuin, Abdullah Abbas, Abdülkerim, Abdüssamed
Dört Kapı Kırk Makam
Dört Kapı Kırk Makam şeklindeki Kâmil(olgun) insan olma ilkelerini Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin tespit ettiğine inanılır.Hacı Bektaş “Kul Tanrı’ya kırk makamda erer, ulaşır, dost olur.” buyurmuşlardır. Bu ilkeler aşama aşama insanı olgunluğa ulaştırır. Bir başka yoruma göre ise şeriat anadan doğmak, tarikat ikrar vermek, marifet nefsini bilmek, hakikat Hakkı özünde bulmak yollarıdır.
Dört Kapı şunlardır:
1.Şeriat
2.Tarikat
3.Marifet
4.Hakikat
Her kapının on makamı vardır:
Şeriat kapısının makamları:
İman etmek,
İlim öğrenmek
İbadet etmek
Haramdan uzaklaşmak
Ailesine faydalı olmak
Çevreye zarar vermemek,
Peygamberin emirlerine uymak
Şefkatli olmak
Temiz olmak
Yaramaz işlerden sakınmak
Tarikat kapısının makamları
Tövbe etmek
Mürşidin öğütlerine uymak
Temiz giyinmek
İyilik yolunda savaşmak
Hizmet etmeyi sevmek
Haksızlıktan korkmak
Ümitsizliğe düşmemek
Ibret almak
Nimet dağıtmak
Özünü fakir görmek
Marifet kapısının makamları
Edepli olmak
Bencillik, kin ve garezden uzak olmak
Perhizkârlık
Sabır ve kanaat
Haya
Cömertlik
İlim
Hoşgörü
Özünü bilmek
Ariflik
Hakikat kapısının makamları
Alçakgönüllü olmak
Kimsenin ayıbını görmemek
Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
Allah’ın her yarattığını sevmek
Tüm insanları bir görmek
Birliğe yönelmek ve yöneltmek
Gerçeği gizlememek
Manayı bilmek
Tanrısal sırrı öğrenmek
Tanrısal varlığa ulaşmak
Üç sünnet yedi farz
Alevilerin kutsal kitaplarından “Buyruk”larda yazıldığına göre Alevi yolunun temeli üç sünnet yedi farza dayanır. Bu temel esaslara uymak zorunludur. Üç sünnet yedi farz şunlardır:
Üç Sünnet
Dilini tevhid kelimesinden ayırmaya
Gönlünden düşmanlığı gidere, kimseye kin ve kibir tutmaya, kıskançlık etmeye, hırsına uyup şeytana gönül vermeye.
Sözü Hakkın kudreti ola, kimseyle kavga etmeye, kimseye düşmanlık yapmaya
Yedi Farz
Çok sır saklaya
Talip binbir ise, bir otura ve bir dilden söyleye
Hakkın terazisine itaat ede, yaptığı bir günaha bin özür ve niyaz eyleye, kimsenin gıybetini etmeye ve yalan yere and içmeye, yalan söylemeye
Mürebbi hakkına itaat ede, emrine uya
Kuşak kuşana, halifeden el alıp, tövbe eyleye
Musahibini hakikatte Hak cemiyetine eriştire
Halife’den tac ve kisvet kabul eyleye. Özünü şeyhlere ulaştıra
Bu yol üzere olmayana sofu diye inanmayasanız. Bir kişi bunca farzdan ve sünnetten düşse, ona derman yoktur, sürgün olur, yüzü karadır.
Oniki Şart
Cömertlik
Mutluluk
İbret
Gayret
Sohbet
Mürüvvet
Şefkat
Şefkat
İkram
Tevella
Teberra
Oniki İşlek
Evvel kendi özünü hassas etmektir
Marifet tohumunu ekmektir
Şefkat beslemektir
Rıza eteğini tutmaktır
Hikmet sıfatını sem etmektir
Özünü hizmet hürmetin saklamaktır
Özünü mukarribiyle hudetmektir,
Özünü sabır ehline vermektir
Muhabbet kilesiyle ölçmektir
Takva değirmeninde özünü arındırmaktır
Su ile yuğurmaktır
İradet tennurunda pişmek ve ihlas sofrasına girmek , özünü dervişlere ve fukaralara sarfetmektir
Rojaazme
22-09-2006, 11:22 AM
Eline Diline Beline Hakim Olmak
Eline, diline, beline hakim olma kuralı Alevilerin yaşamları boyunca uymaları zorunlu ahlak sisteminin adeta simgesidir. Eline bağlı olmak, elinle koymadığını almamak, diline bağlı olmak gözünle görmediğini söylememek ve beline hakim olmak haram olan cinsel ilişkiye girmemektir. Bu kural Alevi toplumunun çok güçlü ahlak sisteminin özetidir ve Alevi Yolu Dedelerimizin deyimiyle “kıldan ince, kılıçtan keskindir”. Yolun bu kurallarına uymayanlar düşkün sayılırlar. Düşkünler toplumdan soyutlanırlar, işledikleri hatanın durumuna göre değişik şekillerde cezalandırılırlar.
Alevi toplumunda kadın-erkek yaşamın her alanında eşittir. Çalışırken de, ibadet ederken de kadın erkek birliktedir. Sünni geleneğin aksine tek eşlilik esastır. Başlık parası gibi uygulamalar kabul edilmez. Kadın olsun erkek olsun eşinden şikayetini Dedeye iletebilir, suçlu bulunursa düşkün edilir. Alevilerde sosyal yaşamın her alanında kadının da erkekle birlikte ve eşit olarak yeralması bunu çekemeyenlerce çeşitli iftiralara da konu olmuştur.
Ayin ve Merasimler (Muharrem,Hızır Orucu, Cemler)
Her toplumun önemli anma ve toplanma günleri bulunmaktadır. Alevilerin de böyle kutsal ibadet ve bayram günleri vardır. Cemler düzenli olarak yapılan ibadetlerdir. Cemlerin yanısıra Sultan Nevruz, Muharrem Orucu, Hızır Orucu, Hıdırellez, Kurban Bayramı, Abdal Musa Lokması da Alevilerin önemli günlerindendir. Aleviler Ramazan Orucunu tutmazlar. Şimdi sırasıyla bunlar üzerinde duralım:
İlkbaharın başlangıcı ve Hz. Ali’nin doğumu sayılan Nevruz (21 Mart) akşamı Sultan Nevruz olarak adlandırılır ve Cem yapılır.
Alevilerce Kerbela Olayı’nın anlamı büyüktür. Yine kış aylarında Abdal Musa Lokması düzenlenirdi. Abdal Musa Lokması için evler dolaşılarak lokmalar toplanır, kurbanlar kesilir cem yapılır, ertesi gün pişen lokmalar dağıtılırdı. Abdal Musa lokmasının topluma yararlı olacağına, ürünlerin bereketli olacağına inanılırdı. Hz. Hüseyin’in acımasızca şehid edilmesinin anısına yüzyıllardır Muharrem ayında oruç tutulur. Muharremin birinci günü başlanan oruç Oniki İmamlar aşkına oniki gün tutulur. Ondört Masumlar için fazladan oruç tutanlar da vardır. Muharrem Orucu sırasında Hz. Hüseyin’in susuz şehid olması anısına su içilmez, kurban kesilmez, traş olunmazdı. Akşamları Kerbela olayını anlatan kitaplar okunurdu.
Şubat ayında ise üç gün Hızır Orucu tutulurdu.
Her yıl 6 Mayıs günü Hızır İlyas günü kutlanır.Hızır karada, İlyas ise denizde zor durumda kalanlara yardım ederler inancı vardır. Bu nedenle Aleviler arasında “Yetiş Ya Hızır” deyimi yerleşmiştir.
Alevilerde kurban geleneği de yaygındır. Cemlerde, Hızır orucunda, Abdal Musa törenlerinde ve Kurban Bayramında kurbanlar kesilir.
Ancak “yol bir sürek binbir” sözünden de anlaşılacağı üzere Anadolu’nun değişik bölgelerinde yaşayan Aleviler arasında bu dinsel ibadetlerin uygulanmasında çok küçük farklılıklar bulunmaktadır
Rojaazme
22-09-2006, 11:23 AM
Cem
Aleviliğin temel ibadeti “Cem” dir. Alevi Cemleri daha çok hasat döneminden sonra yapılır. Cemlerin cuma akşamları yapılması gerekir. Cuma akşamı Alevilerce perşembe akşamına verilen addır. Alevi Dedeleri talipleri köylerde ziyaret ettiğinde Cem yapılacağı duyurulur. Ceme katılacak olanlar yanlarında niyaz veya lokma adı verilen yiyecekler getirirler. Cemler büyük evlerde yapılır. Dede cem yapılacak yerin başköşesinde bulunan posta oturur. Cemde Oniki hizmet vardır. Bu oniki hizmetin sahipleri şunlardır:
Dede(Mürşid)
Rehber
Gözcü
Çerağcı(Delilci)
Zakir(Aşık)
Ferraş(Süpürgeci)
Sakka(İbriktar)
Kurbancı(Sofracı)
Pervane
Peyk(Davetçi)
İznikçi(Meydancı)
Bekçi
Cem töreni Oniki hizmetin yerine getirilmesinden oluşan kutsal bir ibadettir. Cem içerisinde semah da edilir, Pir Sultan’dan, Hatayi’den, Kul Himmet’ten deyişler söylenir. Lokmalar dağıtılır. Kerbela Olayı anılır. Cem’de musahipler görülür, düşkünler dara kaldırılır, toplumun önünde haklı haksız belirlenir, suçlu olanların gerekli cezaları verilir. Cemlerde verilen cezalara uyulur, aksi halde toplum dışına itilmek kaçınılmazdır.
Bu belli günlerde yapılan ibadetlerin dışında Anadolu’nun değişik merkezlerinde de her yılın belli günlerinde törenler düzenlenmektedir. Bunların en bilinenleri şu şekildedir: Hacı Bektaş Veli Törenleri, Abdal Musa Törenleri(Antalya), Veli Baba Törenleri(Isparta), Hamza Baba Törenleri(İzmir), Şücaettin Veli(Eskişehir) Törenleri, Pir Sultan Törenleri(Sivas), Hıdır Abdal Törenleri (Erzincan). Bu törenlere Türkiye’den ve yurtdışından yüzbinlerce insan katılmakta ve kutlanmaktadırlar
Rojaazme
12-05-2007, 11:35 AM
Alevilerde inanç ve ibadet anlayışının kendine özgü yönleri bulunmaktadır. Bu anlayışın temeli biçimden çok özü esas almasına dayanır. Biçimsel anlamda ibadetin bir araç, olgun insan olmanın ise esas amaç olduğu kabul edildiğinden cemlere katılmak, oruç tutmak yetmez. Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleri de boşunadır. Bu kişiler Cem törenlerine alınmadıkları gibi toplumdan da dışlanırlar.Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır.
jaramılali
12-05-2007, 03:09 PM
Alevilerde inanç ve ibadet anlayışının kendine özgü yönleri bulunmaktadır. Bu anlayışın temeli biçimden çok özü esas almasına dayanır. Biçimsel anlamda ibadetin bir araç, olgun insan olmanın ise esas amaç olduğu kabul edildiğinden cemlere katılmak, oruç tutmak yetmez. Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleri de boşunadır. Bu kişiler Cem törenlerine alınmadıkları gibi toplumdan da dışlanırlar.Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır.
Allah Allah eyvallah rojaazme can bırayemı (kardeşim)
Emeklerine sağlık işığınla var ol
Saygılar
jaramılali
24-07-2007, 11:58 AM
Ondört Masum
Muhammed Ekber, Abdullah b. İmam Hasan, Abdullah b. İmam Hüseyin, Kasım, Zeynelaba, Kasım b. Zeynel-abidin, Ali Eftar, Abdullah b. İmam Cafer Sadık, Yahya el-Hadi, Salih, Tayyib, Cafer b. Muhammed Taki, Cafer b. Hasan Askeri, Kasım b. Muhammed Taki.
Onyedi Kemerbest
İmam Hasan, İmam Hüseyin, Hadi-i Ekber, Abdülvahid, Tahir, Tayyib, Türab, Muhammed Hanefi, Abdurrauf, Ali Ekber, Abdülvahab, Abdülcelil, Abdurrahim, Abdülmuin, Abdullah Abbas, Abdülkerim, Abdüssamed
Dört Kapı Kırk Makam
Dört Kapı Kırk Makam şeklindeki Kâmil(olgun) insan olma ilkelerini Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin tespit ettiğine inanılır.Hacı Bektaş “Kul Tanrı’ya kırk makamda erer, ulaşır, dost olur.” buyurmuşlardır. Bu ilkeler aşama aşama insanı olgunluğa ulaştırır. Bir başka yoruma göre ise şeriat anadan doğmak, tarikat ikrar vermek, marifet nefsini bilmek, hakikat Hakkı özünde bulmak yollarıdır.
Dört Kapı şunlardır:
1.Şeriat
2.Tarikat
3.Marifet
4.Hakikat
Her kapının on makamı vardır:
Şeriat kapısının makamları:
İman etmek,
İlim öğrenmek
İbadet etmek
Haramdan uzaklaşmak
Ailesine faydalı olmak
Çevreye zarar vermemek,
Peygamberin emirlerine uymak
Şefkatli olmak
Temiz olmak
Yaramaz işlerden sakınmak
Tarikat kapısının makamları
Tövbe etmek
Mürşidin öğütlerine uymak
Temiz giyinmek
İyilik yolunda savaşmak
Hizmet etmeyi sevmek
Haksızlıktan korkmak
Ümitsizliğe düşmemek
Ibret almak
Nimet dağıtmak
Özünü fakir görmek
Marifet kapısının makamları
Edepli olmak
Bencillik, kin ve garezden uzak olmak
Perhizkârlık
Sabır ve kanaat
Haya
Cömertlik
İlim
Hoşgörü
Özünü bilmek
Ariflik
Hakikat kapısının makamları
Alçakgönüllü olmak
Kimsenin ayıbını görmemek
Yapabileceğin hiçbir iyiliği esirgememek
Allah’ın her yarattığını sevmek
Tüm insanları bir görmek
Birliğe yönelmek ve yöneltmek
Gerçeği gizlememek
Manayı bilmek
Tanrısal sırrı öğrenmek
Tanrısal varlığa ulaşmak
Üç sünnet yedi farz
Alevilerin kutsal kitaplarından “Buyruk”larda yazıldığına göre Alevi yolunun temeli üç sünnet yedi farza dayanır. Bu temel esaslara uymak zorunludur. Üç sünnet yedi farz şunlardır:
Üç Sünnet
Dilini tevhid kelimesinden ayırmaya
Gönlünden düşmanlığı gidere, kimseye kin ve kibir tutmaya, kıskançlık etmeye, hırsına uyup şeytana gönül vermeye.
Sözü Hakkın kudreti ola, kimseyle kavga etmeye, kimseye düşmanlık yapmaya
Yedi Farz
Çok sır saklaya
Talip binbir ise, bir otura ve bir dilden söyleye
Hakkın terazisine itaat ede, yaptığı bir günaha bin özür ve niyaz eyleye, kimsenin gıybetini etmeye ve yalan yere and içmeye, yalan söylemeye
Mürebbi hakkına itaat ede, emrine uya
Kuşak kuşana, halifeden el alıp, tövbe eyleye
Musahibini hakikatte Hak cemiyetine eriştire
Halife’den tac ve kisvet kabul eyleye. Özünü şeyhlere ulaştıra
Bu yol üzere olmayana sofu diye inanmayasanız. Bir kişi bunca farzdan ve sünnetten düşse, ona derman yoktur, sürgün olur, yüzü karadır.
Oniki Şart
Cömertlik
Mutluluk
İbret
Gayret
Sohbet
Mürüvvet
Şefkat
Şefkat
İkram
Tevella
Teberra
Oniki İşlek
Evvel kendi özünü hassas etmektir
Marifet tohumunu ekmektir
Şefkat beslemektir
Rıza eteğini tutmaktır
Hikmet sıfatını sem etmektir
Özünü hizmet hürmetin saklamaktır
Özünü mukarribiyle hudetmektir,
Özünü sabır ehline vermektir
Muhabbet kilesiyle ölçmektir
Takva değirmeninde özünü arındırmaktır
Su ile yuğurmaktır
İradet tennurunda pişmek ve ihlas sofrasına girmek , özünü dervişlere ve fukaralara sarfetmektir
Eyvallah yüregine sağlık can
Saygılar
Rojaazme
28-07-2007, 07:23 AM
sagolasın can kardeşim varolasın..
huseyn esedi
18-09-2007, 09:24 AM
Aleviliğin özünde Ehli Beyt Yatar Gerisinde De Matem Vardir Imamlarin Hepsine O Yüzden Alevilerin çoğu Siyah Giyer Ama Hz Zeynep Selamullah Demiştir Annesini Den Naklen Baştan Aşşaği Siyah Giymeyin O Kötü Bir Huydur Demiştir Biz Aleviler Biliyoruz Ki Orucumuzu Büyüklere Iyi Davranmayi Açlari Doyurmayi Fakiri Giydirmeyi Ve özelliklede Insanlara Hoş Görülü Olmayi Aleviliğin Temel şartlarindan Sayiyor Ve Uyguluyoruz Ediyoruz
zalim58
16-12-2007, 11:05 AM
eline koluna emeğine sağlık
Divrikli
16-12-2007, 11:11 AM
Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır.
emeğine o güzel bilgilerine sağlıkkk çok bilgi verici aydınlatıcı
minya07
15-01-2008, 06:47 AM
Merhaba arkadaşlar benim bi sorum olacaktı.Namaz ve cami konusunda.
Hz Muhammet ve Hz Ali'nin ibadet şekilleri nasıldı?Ben bir alevi olarak sunni arkadaşlarımın sorularına tam yanıt veremiyorum.Diyorlarki Hz Ali camide öldürülmüş ve sen onun yolundan gidiyorum diyorsun camiye gitmiyorsun bu nasıl iş diyorlar? Yardımcı olursanız çok sevinirim
esmerböcük_44
20-01-2008, 07:32 AM
aynı şeyi bende yaşadım arkadaşım beraber çalıştığım arkadaşım bana sordu nedir neden camiye gitmiyorsun Hz.Ali camide öldürüldü yani o kadar bağlıymış dinine neden sen camiye gitmiyorsun diyince susup kalıyorum bende bi çok şeye cevap bulamıyorum.bu konuda aydınlatacak olan varsa sevinirim neden aleviler camiye gidip namazını kılmaz????
Saniyekaraman
20-01-2008, 08:17 AM
yolumuzu öğrenme konusunda yardımcı olan konu paylaşımlarınız için tşk ler...
minya ve esmerböcük arkadaşlar forumu biraz incelerseniz sorularınıza cevap bulabilirsiniz sanırım...
Eline, diline, beline bağlı olmayan, en kutsal varlık olan insanı sevmeyen, olgunlaşmamış insanların ibadetleri de boşunadır. Bu kişiler Cem törenlerine alınmadıkları gibi toplumdan da dışlanırlar.Alevi inancının temeli Hak-Muhammed-Ali sevgisine dayanır.
Varolasın sayın Rojaazme. Teşekkürler paylaşım için...
siyahal
16-03-2008, 04:54 AM
Eline Diline Beline Hakim Olmak
Eline, diline, beline hakim olma kuralı Alevilerin yaşamları boyunca uymaları zorunlu ahlak sisteminin adeta simgesidir. Eline bağlı olmak, elinle koymadığını almamak, diline bağlı olmak gözünle görmediğini söylememek ve beline hakim olmak haram olan cinsel ilişkiye girmemektir. Bu kural Alevi toplumunun çok güçlü ahlak sisteminin özetidir ve Alevi Yolu Dedelerimizin deyimiyle “kıldan ince, kılıçtan keskindir”. Yolun bu kurallarına uymayanlar düşkün sayılırlar. Düşkünler toplumdan soyutlanırlar, işledikleri hatanın durumuna göre değişik şekillerde cezalandırılırlar.
Alevi toplumunda kadın-erkek yaşamın her alanında eşittir. Çalışırken de, ibadet ederken de kadın erkek birliktedir. Sünni geleneğin aksine tek eşlilik esastır. Başlık parası gibi uygulamalar kabul edilmez. Kadın olsun erkek olsun eşinden şikayetini Dedeye iletebilir, suçlu bulunursa düşkün edilir. Alevilerde sosyal yaşamın her alanında kadının da erkekle birlikte ve eşit olarak yeralması bunu çekemeyenlerce çeşitli iftiralara da konu olmuştur.
Teşekkürler....
Tahtacı07
16-03-2008, 04:57 AM
Bİlgiler çok iyi,ve herkesin okuması ve bunları öğrenmesi,ezberlemesi gerekli bence.Ama butür yazılar yayınlanırken bence başlıklar kırmızı olmalı diğer taraflar siyah bezeri bir renk olmalı çünkü uzun olduğundan çok zor okunuyor bu renk tonajıyla.
Bu kutsal paylaşımınızdan dolayı teşekkürler.
burcuzeugma
16-03-2008, 06:02 AM
Verdigin bilgiler için saolsın can emegine sağlık
Rojaazme
22-03-2008, 01:16 AM
sizlerde sağolun canlar hakk razı ola..
allah allah ey vallah..
Demokrasi
23-11-2008, 10:04 AM
Şunun cevabını bir türlü bulamadım, yada alamadım!
Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali namaz kılıyordu da
Neden Aleviler namaz kılmıyor?
Öğrenebilirmiyim acaba?
Bâki Selam
ErzincanliAlevi
23-11-2008, 10:17 AM
Şunun cevabını bir türlü bulamadım, yada alamadım!
Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali namaz kılıyordu da
Neden Aleviler namaz kılmıyor?
Öğrenebilirmiyim acaba?
Bâki Selam
Bence ilk önce sen biraz kendine baksan daha iyi olur. Sen 5 vakit namaz kiliyor musun? Durup durmadan sunnilerden bu soruyu duyuyorum, neden namaz kilmiyorsunuz? Sunnilerin kac tanesi namaz kiliyor? Ben okadar az kisi taniyorum ki.
Gelelim konuya. Biz size neden Muharrem ve Hizir Orucunu tutmiyorsunuz diye birsey soruyoruz mu? Biz size neden 12 Imamlari Hz. Muhammed ve Hz. Ali´nin soyundan gelenleri olduklari halde niye anmiyorsun diye soruyoruz mu? Bizim inancimiza göre Hz. Muhammed ve Hz. Ali Kirklar Cemine katilmis, biz size neden Cem yapmiyorsunuz diyor muyuz?
Namaz arapca dua demek, eger dua konusuna gelince aleviler tabiki dua ediyorlar, ama sunni inancindaki namaz sekilindeki gibi deyil. Alevi inancinda acik ibadet vardir, herkes istedigi yerde, istedigi sekilde, istedige saat´de dua edebilir. Bizim inancimiza göre uygun olan budur. Bu inanc meselesidir. Ayrica Hz. Muhammed ve Hz. Ali nasil dua ediyorlardi diye herhalde hic kimse detaili bilemez.
Sanki sorguya cekiyorlarmis gibi böyle sorulardan biktim artik.
Demokrasi
23-11-2008, 10:28 AM
Bence ilk önce sen biraz kendine baksan daha iyi olur. Sen 5 vakit namaz kiliyor musun? Durup durmadan sunnilerden bu soruyu soruyorum, neden namaz kilmiyorsunuz? Sunnilerin kac tanesi namaz kiliyor? Ben okadar az kisi taniyorum ki.
Gelelim konuya. Biz size neden Muharrem ve Hizir Orucunu tutmiyorsunuz diye birsey soruyoruz mu? Biz size neden 12 Imamlari Hz. Muhammed ve Hz. Ali´nin soyundan gelenleri olduklari halde niye anmiyorsun diye soruyoruz mu? Bizim inancimiza göre Hz. Muhammed ve Hz. Ali Kirklar Cemine katilmis, biz size neden Cem yapmiyorsunuz diyor muyuz?
Namaz arapca dua demek, eger dua konusuna gelince aleviler tabiki dua ediyorlar, ama sunni inancindaki namaz sekilindeki gibi deyil. Alevi inancinda acik ibadet vardir, herkes istedigi yerde, istedigi sekilde, istedige saat´de dua edebilir. Bizim inancimiza göre uygun olan budur. Bu inanc meselesidir. Ayrica Hz. Muhammed ve Hz. Ali nasil dua ediyorlardi diye herhalde hic kimse detaili bilemez.
Sanki sorguya cekiyorlarmis gibi böyle sorulardan biktim artik.
Rahatsız oldunuz galiba? Neden sorulara tahammülünüz yok böyle?
Evet, ben namazımı kılıyorum. Kılmayanlar da beni çok ilgilendirmez.
Neden sizin ibadetlerinizi, inancınızı biz benimsemiyoruz?
Hazreti Muhammed veya Kur'an-i Kerim buna emrediyorsa
elbette bende sizin gibi ibadet ederim,
fakat ben ne Hadislerde nede Kur'an-i Kerim de
böyle bir ibadetin olduğunu görmedim.
Yanlış anlaşılmasın, inancınıza saygım var..
Selametle
ErzincanliAlevi
23-11-2008, 10:38 AM
Rahatsız oldunuz galiba? Neden sorulara tahammülünüz yok böyle?
Evet, ben namazımı kılıyorum. Kılmayanlar da beni çok ilgilendirmez.
Neden sizin ibadetlerinizi, inancınızı biz benimsemiyoruz?
Hazreti Muhammed veya Kur'an-i Kerim buna emrediyorsa
elbette bende sizin gibi ibadet ederim,
fakat ben ne Hadislerde nede Kur'an-i Kerim de
böyle bir ibadetin olduğunu görmedim.
Yanlış anlaşılmasın, inancınıza saygım var..
Selametle
Ben bu soruyu devamli duyuyorum diye sanki sorguya cekiyorlarmis gibi bana geliyor. Aleviler hic sunnilere niye bunu, sunu yapmiyorsunuz diye birsey söylüyorlar mi? Bu inanc meselesidir. Aleviler böyle inanirlar sunnilerde böyle. Ben böyle sorulari tek sunnilerden duyuyorum, ve genelde kendileri 5 vakit namaz kilmiyanlar bunu soruyorlar. Bu nebicim mantik?
Hadislere bakinca nereye kadar dogru oldugunu bilemiyorum. Bizim inancimizda ibadet baska sizinkinizde baska. Böyle bir ibadeti tabiki görmedin, cünkü sunni inancinda baska inaniliyor alevi inancinda baska.
Ben hicbir zaman bir insani inancindan dolayi sorguya cikarip niye bunu sunu yapmiyorsunuz diye sormuyorum. O onun ve onun inancinin arasindaki olan seydir. Her insanin inancina saygi duyarim, dogru ve yanlis diye birsey kimsenin inancina karsi söylemem. Ona cünkü hakkim yoktur. Bu inanc meselesidir.
Hidayet Coban
15-09-2009, 03:36 AM
Hatirlatma...
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.