PDA

: Anadolu Aleviliğini anlamak için, Hacı Bektaş-ı Veli’yi tanımak gerekir


Rojaazme
21-03-2007, 01:43 PM
Anadolu Aleviliğini anlamak için, Hacı Bektaş-ı Veli’yi tanımak gerekir. Çünkü, Anadolu Aleviliği ve Bektaşiliği ile Hacı Bektaş-ı Veli adı, eş anlamlıdır. Biri bilinmeden diğeri bilinemez.

Anadolu’da halk arasında, Bektaş-ı Veli’nin hayatı ile ilgili sayısız rivayet vardır. Bu nedenle Hacı Bektaş-ı Veli’nin hayatı ile ilgili bilgilerin esasını masalımsı, mitolojik bilgiler oluşturur.

Yani, Hacı Bektaş-ı Veli’nin gerçek hayatı yanında, bir de mitolojik hayatı vardır.

Mitolojik hayatında, masal unsuru hakimdir. Kahramanımızın bir bağırması ile yüzlerce kişi ölebilir, yok olabilir. Erenler, denize halısını veya postunu serer üstüne oturur, karşıya geçer.

Sırası gelince şahin olur, güvercin olur uçar. Gerekirse silkinir, insan olur. bir anda birçok yerde olabilir. Sabah namazını Kabe’de kılar, öğle namazında evine döner. Ateşte, kaynar suda yanmaz. Taşa basar, taşta ayak izleri çıkar. Taşı isterse un gibi ezer, dağı saman çöpü gibi nefesiyle uçurur. Taşlar, kerametine tanıklık eder. Hayvanlar keremi ile dile gelir, kayalar yürür. Yırtıcı hayvanlar onun bakışıyla ya yok olur ya da taş kesilir.

İradesi tabiat kanunlarının üstündedir. dileyip de gerçekleştiremediği şey yoktur. Zaman içinde zaman, mekan içinde mekan yaratır. Onun için yok yoktur; doğuşu bile bir kerametin sonucudur. Ölüm ise onun için uyumak anlamına gelir.(37)

Velayetname, Hacı Bektaş-ı Veli’yi işte böyle tanıtıyor.

Her masalda halkın yorumu vardır. Dileği, düşüncesi, anlayışı, anlatışı ve masalın dayandığı bir gerçek payı vardır. Bu yüzden bazen gerçek masallaşır ve dile gelir.

Bu özellik, bütün dinlerde ortak paydayı oluşturur. Hıristiyan aziz de ejderha öldürür, Müslüman aziz de, Budist aziz de... Hıristiyan aziz de şu veya bu hayvanın donuna girer, Müslüman aziz de, Budist azizi de... Hepsi denizi geçer, havada uçar v.s.

Bu olağanüstü olaylar dinden ya da mezhepten değil, çok tanrılı dinler dönemindeki düşünceden kaynaklanır. Bunlar, refah ve huzur dileğidir. Erişilmeze erişmeyi isteme duygusudur.

Bu özellikler hangi ulus ve dinde olursa olsun ortak özlemlerdir. Geçmişte ortak şeyler yaşanmıştır. Aynı inanç ve aynı özlemler paylaşılmıştır. Bu durum, şu ya da bu oranda bugüne de yansımıştır.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya gelişi, Anadolu Selçuklu devletinin son yıllarına rastlıyor.

Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anadolu’ya büyük Türk tasavvufçusu Hacı Ahmet Yasevi’nin halifelerinden Lokman Parande’nin gönderdiği rivayet edilir. Lokman Parende aynı zamanda Hacı Bektaş-ı Veli’ye, babası İbrahim Al Sani (Seyyid muhammet) tarafından Hoca olarak tutulmuştur. Lokman Parende öğrencisini Yasevilik tekkelerinde uygun örf ve ananeye göre yetiştirmişti.

İslamiyetin Türkler arasında yayılmasından sonra, Yasevilik Türkler arasında gelişen ve büyük taraflar toplayan ilk Müslüman Türk tarikatı oldu.

Yasevilik, Türkistan, Anadolu ve Rumeli’nde bulunan Türk ve Kürt tarikatlarına tasavvuf anlayışını soktu.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya gelişinden önce Baba İshak önderliğinde Anadolu Selçuklu devletine karşı büyük bir başkaldırı olmuş, Alaaddin Keykubat ayaklanmayı ancak paralı Fransız askerlerinin yardımıyla ve çok kanlı bir biçimde bastırmıştı.

Bu sırada, bir başka tasavvuf piri, Ahi Evren Veli de Kırşehir’de yaşıyordu. Bütün Anadolu işçi ve esnafı onun buyruğundaydı. Ahilik ve Babailik temelde birbirine yakın düşünce akımlarıdır.

Hacı Bektaş-ı Veli Kırşehir’e yerleşmeden önce Horasan ve Erdebil’de tekke eğitimi almış, bunun dışında Ortadoğu’yu hayli gezmiş, incelemişti. Bazı kaynaklar Mekke ve Medine’ye gittiğini de yazar.

Bektaş-ı Veli, İran Batınilerini, Arabistan’daki İsmailileri, Horasan’da Yaseviliği, Mezopotamya’yı Selçuklu Sultanındaki Acem etkisini, Karamanlılardaki Türklük fikrini, Ahi ve Babai inançlarını da yakından tanımıştı.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya geldiği yıllarda Anadolu çok karışıktı. Anadolu Selçuklu Devleti, halka yabancılaşmıştı. Acem ve Arap etkisindeki Türklere insan muamelesi bile yapılmıyordu. İktidar ve din kavgalarının alıp yürüdüğü Anadolu’da halk Selçuklu yönetiminden çok hoşnutsuzdu. Zaten Babai İsyanı da bu yüzden çıkmıştı. İsyanın önderi İshak, Selçuklu ordusunu bir kaç kez yendikten sonra, Fransız paralı askerlerin yardımı ile ele geçirilmiş, asılmış ve isyan da böylece bastırılmıştı (1240).

Hacı Bektaş-ı Veli, Anadolu’da uzun süre gezdikten sonra, Kırşehir civarındaki, Sulucakaracahöyük’e (bugünkü Hacıbektaş Kasabası) yerleşti. Orada tekkesini kurdu ve inançlarını yaymaya başladı.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin evlenip evlenmediğine ilişkin farklı görüşler vardır. Bu konuda bir görüş; Bektaş-ı Veli’nin, İdris Hoca’nın eşi Kadıncık Ana’dan doğma kızı Fatma Nuriye Hatun “Kutlu Melek” ile evlendiği ve çocuğu olmadığıdır.

Başka bir görüşe göre ise, Bektaş-ı Veli hiç evlenmemiştir. Kadıncık Ana’nın Bektaş-ı Veli’den hamile kalması söz konusu değildir. Rivayete göre, “Kadıncık Ana, Bektaş-ı Veli’nin burnundan akan kanı, ziyan olmasın günah olur,diye içer ve hamile kalır.” Bektaş-ı Veli, Kadıncık Ana’ya “Yurdun bekçisi, senden gelecek ve senden olacaktır” diye söylediği de bilinen rivayetler arasındadır.

Ayrıca, Kadıncık Ana’nın İdris Hoca’dan hamile kalarak üç erkek çocuk doğurduğu ve sadece bunlardan , Timur Taş’ın yaşadığı söylenir. Buna SEYİTALİSULTAN veya HIZIRLALA da denilmiştir. İşte PİREVİNEbu çocuk halife olur. İddiaya göre, Hacı Bektaş Çelebilerinin soyu; Hızır Lala’dan gelir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin çocuğu olmamıştır. Çocuksuz vefat etmiştir (1270-71).

Kadıncık Ana, Bektaş-ı Veli’nin eşi değil nefes evladıdır. Seyit Ali Timur Taş bel oğlu değil, Bektaş-ı Veli’nin yol oğludur.

Seyit Ali Sultan daha sonra, Dimetoka’da bir Bektaşi dergahı kurar. Seyit Ali Sultan’ın (mezarı Hacıbektaş’tadır) oğlu RESULBALISULTAN’dır.

Resul Balı Sultan’ın, Hüdadad ve Mürsel Bali Sultan adlarında iki oğlu olur. Kendi mezarı Dimetoka’dadır. Soyu bu iki koldan yürüyen Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahını ve külliyesini 2. Osmanlı Sultanı Orhan Gazi Bey, türbesini de 2. Murat yaptırmıştır. Sonradan bu türbeyi 2. Beyazıt tamir ettirmiştir.(38)

Hacı Bektaş-ı Veli’nin sağlığında “Bektaşilik” denilen bir tarikat yoktu. Alevilik ya da Bektaşilik dediğimiz inanç sistemi veya tarikatı o öldükten çok sonra ortaya çıkmıştır. Bu düşünceyi ve eylemi, Hacı Bektaş-ı Veli’den 200 yıl kadar sonra posta oturan Balım Sultan sistemleştirmiştir. Bektaşilikte hiç evlenmemeyi (mücerret babalığı) ve kendini tamamen dine verme geleneğini Balım Sultan ortaya koymuştur.

Hacı Bektaş “Babaları” bu görüşü savunurken, “Çelebiler” kolu da evlenmeyi savunmuştur.

Balım Sultan’dan sonra Hacı Bektaş’ta iki post vardır: A) Babalar, B)Çelebiler.

Hacı Bektaş-ı Veli 1270-71 yıllarında vefat ettikten sonra, Babalık postuna sırasıyla Hızır Lala, Resul Bali, Yusuf Bali, Mürsel Bali Sultan, Cemali Sultan, Açık Hacım Sultan, Sarı İsmail Sultan oturmuştur. Bunlardan sonra Balım Sultan gelir. Bu postnişinlerin Hacı Bektaş-ı Veli’nin yol oğlu, Timur Taş’tan soy takip ettiği söylenir. Timur Taş’a Hızır Lala da denir.

Bektaşiliği sistemleştirip geliştiren Balım Sultan’ın annesi bir Rum kızıdır. Olay şöyle gelişmiştir. Fatih Sultan Mehmet, Sırbistan’ın fethi sırasında esirler arasında bir Sırp prensi ile bir de prensesi getirir. Bunlar kardeştirler. Fatih bu iki genci, yetiştirilmek üzere Dimetoka’da bulunan Bektaşi tekkesine gönderir. Bu prens ve prenses Bektaşi terbiyesine göre yetişir ve Bektaşi olurlar. Bektaşilerden Sersem Ali Baba bu sırp prensesi ile evlenir ve Balım Sultan dünyaya gelir.

Bir iddiaya göre, Sultan Beyazıt anadolu Alevilerini Şiilikten korumak için Balım Sultan’ı Hacı Bektaş-ı Veli dergahına gönderir.

Bugün, Balım Sultan Türbesi Hacı Bektaş’ta Bektaş-ı Veli’nin türbesi ile birlikte ziyarete açıktır. Mücerret babaların kulağının kesilip küpe takıldığı eşikte niyaz edilir. Bu mücerretlik küpesinin anlamı evlenmemektir. Dini ve felsefi anlamı ise; “Terki dünya, Terki urba, Terki terek” biçiminde özetlenir. Bu, dünya nimetlerinden uzaklaşıp kendilerini Hakka veren dervişliğin yaşam felsefesidir.

Alevilikte Hacı Bektaş-ı Veli’nin soy seceresi meselesi de önemlidir. Birçok Alevi, Hacı Bektaş-ı Veli’nin seceresini Hz. Ali’ye kadar götürürler, bu iki din ulusunun aynı soydan geldiğine inanırlar.

Rojaazme
21-03-2007, 01:43 PM
Ancak, Bektaş-ı Veli’nin soy kütüğünün Hz. Ali’ye dayandırılması mantıken mümkün görülmüyor. Hacı Bektaş’ın soy kütüğü şöyle tespit ediliyor:

Hacı Bektaş-ı Veli, Seyyid Muhammed İbrahim Al-Sani, Seyyid Musa-ı Sanı, İbrahim Mükerrem Al Mücab İmam Musa-ı Kazım, İmam Cafer al-Sadık, İmam Muhammed-al Bakır, İmam Zeynel-al Abidin, Ali-İmam Hüseyin-al Şahid, İmam Emir-al Mu’minin Ali.

Görüldüğü gibi, Hz. Ali ile, Bektaş-ı Veli arasında sekiz kişi var. Ali, Hicret’in 40. yılı ramazanının 19. günü vurulur, 21. gecesi vefat eder (61); Hasan 670’te zehirlenerek öldürülür; HZ. Hüseyin, 680’de Kerbela’da şehit edilir; oğlu Zeynel Abidin Ali, 712’de, onun oğlu Muhammed Bakır, 732’de, Cafer-i Sadık, 705’te, Musa-ı Kazım; 799’a vefat etmiştir.

Hacı Bektaş-ı Veli, hem Vilayet-Name’ye, hem Ariflerin Menkıbeleri’ne hem de Aşık Paşa tarihine göre 1270-1271’de ölmüştür. Bu tarih ile, İmam Musa-ı Kazım’ın ölümü arasında 500 yılı aşkın bir zaman var. Bu kadar yıl içinde, Hacı Bektaş ile Musa-ı Kazım arasında üç kişi görülüyor. Bu hiç mümkün değildir.(39)

Bu bakımdan, Hacı Bektaş-ı Veli’nin soy kütüğünün Hz. Ali’ye ulaştırılması, mantıken mümkün değildir. Elde somut deliller yoktur. Olay zamanın geleneğine uygun bir düşünce tarzı ile, Hacı Bektaş-ı Veli’yi sevip kutsal sayanlarca ona SEYİTLİK verilmek istenmesine dayanmaktadır.*

Hacı Bektaş’ı Veli’nin; 1273 yılında vefat eden Mevlana Celaleddin-Rumi ile çağdaş olduğunu Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri adlı eserinde belirtir. Menakıb-al-Arif’de de Hacı Bektaş, Mevlana’nın çağdaşıdır. Ona İshak adlı dervişi yollayan da gene Mevlana’dır.(40)

Yani, Bektaş-ı Veli’nin bu yıllarda yaşadığı kesindir. Soy kütüğünde hayal unsuru ağır basmaktadır.

Aynı eserde, Nurettin Hoca, Hacı Bektaş’ın şeriat buyruklarına uymadığını Mevlana’ya anlatır. Aşık Paşa Tarihi adlı eserde de, Aşık Paşazade, Hacı Bektaş’ın Osmanoğulları ile görüşmediğini, Selçuklu devrinde yaşadığını belirtir ve onun Babailerden olduğunu açıklar.(41)

Eserde ayrıca, Hacı Bektaş’ın Selçuk İmparatorluğu aleyhine bir isyan tertiplendiği için 1240 yılında idam edilen Baba İshak’ın (kendisine inananların dilinde “Baba Resul Allah”) en ileri gelen halifesi olduğu yer alır. Ayrıca, Hacı Bektaş-ı Veli’nin kardeşi Menteş’in Babai İsyanı’nda öldüğü bilinen olaylardandır.

Halbuki Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu’ya bir Yasevi dervişi olarak gelmişti. Piri ise, Hacı Ahmet Yasevi’dir.

Ahmet Yasevi, Doğu Türkistan’ın Seyran kasabasında doğmuştur. Babası Şeyh İbrahim, annesi ise Ayşe Hatun’dur. Babası sonradan Yesi kasabasına yerleşir. Yesi, Oğuz Han’ın hükümet merkezidir. Bugün buraya Türkistan denir.

Şeyh Ahmet, bu kasaba dolayısıyla “YESEVİ” ismini almıştır. Ahmet ilk tahsilini YESİ’de yapar. Sonra Buhara’ya gider. O sırada Buhara, ilk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlıların elindedir. Ahmet Yasevi mutasavvıflardan, Şeyh Yusuf Hemedani’den ders alır. onun halifeliğini kazandıktan sonra, tüccar olarak Yesi şehrine gelir. Kısa zamanda binlerce müridi olan büyük bir tekke kurar. Hoca Ahmet Yasevi’den Türkistan’da, doksan dokuz bin pirin piri olarak bahsedilir. Yani Hoca Ahmet Yasevi, pirler piridir. Lokman Parende, bu doksan dokuz bin pirin piri Hacı Ahmet Yasevi’nin halifesidir. Hacı Bektaş-ı Veli de Lokman Parende’nin halifesi olarak Anadolu’ya gelir.

Ahmet Yasevi müridlerine tarikatını anlatmak için Türkçe olarak ahlaki ve tasavvufi şiirler yazar. En önemli eseri Divan-ı Hikmet’tir.(42)

Hacı Ahmet Yasevi, kaynaklara göre, Hicri 562’de (1166-1167) 120 yaşında vefat etmiştir. Mezarını Timurlenk yaptırmıştır. Anadolu’ya Lokman Parende’nin halifesi, müridi olarak gelen Hacı Bektaş-ı Veli tasavvuf erbabıdır ama, Yesevi’dir. Yesevilik ise Türkistan’da Müslümanlığı kabul eden ve tasevuf inançlarını izleyen bir tarikattır. Bir başka deyişle Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu’ya ayağını bastığında bir Yasevi dervişidir.

Fakat ne olur, ne biter çok kesin bilinmez. Hacı Bektaş-ı Veli, Anadolu’da Aleviliğin en büyük piri olur. Burası çok önemli ve üzerinde durup düşünülmesi gereken bir konudur. Birçok araştırmacı bunun hikmetinin Anadolu’da olduğunu belirtir. Biz de bu noktada biraz durup o yıllarda Anadolu’da ne olup bittiğine kısaca bir göz atacağız.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya geldiği yıllarda Anadolu’da halkın çok huzursuz olduğunu Selçuklu yönetimine defalarca başkaldırdığını biliyoruz.
kaynak karacaahmet....

Av.A.Guvercin
21-03-2007, 04:12 PM
Ellerine saglik

Alihanlı
13-11-2008, 11:25 AM
Anadolu Aleviliğini anlamak için, Hacı Bektaş-ı Veli’yi tanımak gerekir. Çünkü, Anadolu Aleviliği ve Bektaşiliği ile Hacı Bektaş-ı Veli adı, eş anlamlıdır. Biri bilinmeden diğeri bilinemez.

sımışga36
04-12-2008, 10:19 AM
Merhaba Dostlar Haci Bektaşi Veli Hakkinda şöylede Bir Gerçek Var Bunu Da Unutmamak Lazim Osmanli Devletine Asker Yetiştirmiştir Hemde Osmanlinin Yeniçeri Ocağina Bu Konuda Beni Aydinlatirsaniz Sevinirim

ErzincanliAlevi
06-12-2008, 11:59 AM
Merhaba Dostlar Haci Bektaşi Veli Hakkinda şöylede Bir Gerçek Var Bunu Da Unutmamak Lazim Osmanli Devletine Asker Yetiştirmiştir Hemde Osmanlinin Yeniçeri Ocağina Bu Konuda Beni Aydinlatirsaniz Sevinirim

Merhaba,

Haci Bektas-i Veli Alevi-Bektaşi inançindaki sevgiyi, barişi, hoşgörüyü ve kardeşligi insanlara tanitmiştir. Osmanli devletinde asker yetiştirmiş mi bilmiyorum, yanliz Haci Bektaş-i Veli kesinlikle şiddete karşi çikan bir insandi.

Yeniçerilerden ne kadar iliskişi vardi diye bilmiyorum. Yeniçeriler bildigime göre Osmanli Devletin emrinin altindaydi, zordan diger ülkelerden getirilip müslüman oldular. Daha sonraki onlardaki sistem okudugum kadar degişmişti. Bektaşi inançina bagli olduklarini okumuştum. Ama ne kadar bagli olduklarini ve bu yolu anlamişlar mi açaba bilmiyorum. Toprak kazanmak icin şiddet kullanmak bektaşi inançina karşi cünkü aykiridir.

alevi_prenses
07-12-2008, 05:07 AM
alevilikte tasavvuf inancı vardır.yani yunus emre,ahmet yesevi,hacı bektaş-ı veli yi anlamak demek aleviliği anlamak demektir.yoksa alevilikteki bir çok terim boş ve anlamsız olurdu.tasavvufta görünenin ardındaki gmrünmeyen arımaktayken bu alevilikte de böyledir.yani birebir bizim inancımızın temelini bu terimler ve şahsiyetler oluşturmaktadırlar.hacı bektaş osmanlı devletine asker yetiştirdi doğru.ama osmanlı devleti ilk zamanlarında alevi padişahlar tarafından yönetilmiştir.yeniçeri ocağı osmanlının askeri koluydu.yeniçerililerde ilk başlarda herşey yokundayken daha sonraları 3.ahmet zamanında bu ocağa askerlikle alakalı olmayan bi çok kişi alındı ve bunlar ocağın düzenini bozdular.yani ilk başlarda alevi olan yeniçeri ocağı ve padişahlar zamanla bazı padişahların çalışmalarıyla bozulmuştur.sonrasında isyanlar ve bastırmalar sonucunda ocak dağılmıştır.yani osmanlının kuruluşunda hacı bektaş-ı veli ve alevi olan padişahlar vardır.bektaşi oacakları o zamanlarda padişahların savaşa gitmeden önce himmet aldıkları yerlerdi.sonralarda padişahların taht mücadelesiyle bu ocaklar bozulmuştur.yanlışım varsa düzeltebilirsiniz.

ErzincanliAlevi
07-12-2008, 01:39 PM
Bazi kaynaklar Hünkar Haci Bektas-i Veli hakkinda farkli. Kimi kaynaklara göre 12 yüzyilda kimi ise 13 yüzyilda yaşamiş. Onun için Yeniçerilerden bir ilişkisi vardi mi bilmiyorum. Dedigim gibi Haci Bektas-i Veli Alevi-Bektaşi inançindaki sevgiyi, barişi, hoşgörüyü ve kardeşligi insanlara tanitmiştir. Onun için Toprak kazanmak için şiddet kullanmak bektaşi inançina karşi aykiridir.

sımışga36
12-12-2008, 03:30 AM
Işte Bilmeden Araştirmadan Inanmakta Sorun Yok Mu? Sevgili Can. Ayrica Fazla Aşiri Hoşgörü Iyi Midir? Bu Kadar Yada Bektaşinin Hoşgörüsü Nereye Kadar Sence Biz Maraşta Sivasta Kerbelada çorumda Gazide 80 Cuntasinda Metriste En Son Engin çeber Olayi Biz Bunlara Ne Kadar Hoş Görü Gösterebiliriz. Acaba Bektaşinin Hoş Görüsü Bize Bişey Onutturma Yolu Olmasin Sakin. Yolumuz Bektaşi Değil Pir Sultan Yolu Olsun

ErzincanliAlevi
12-12-2008, 05:12 AM
Işte Bilmeden Araştirmadan Inanmakta Sorun Yok Mu? Sevgili Can. Ayrica Fazla Aşiri Hoşgörü Iyi Midir? Bu Kadar Yada Bektaşinin Hoşgörüsü Nereye Kadar Sence Biz Maraşta Sivasta Kerbelada çorumda Gazide 80 Cuntasinda Metriste En Son Engin çeber Olayi Biz Bunlara Ne Kadar Hoş Görü Gösterebiliriz. Acaba Bektaşinin Hoş Görüsü Bize Bişey Onutturma Yolu Olmasin Sakin. Yolumuz Bektaşi Değil Pir Sultan Yolu Olsun

Hoşgörü tabiki çok iyi birşeydir. Nereye kadar iyi oldugunun ama herşeyin bir siniri vardir. Yeniçeriler kendini savunmak icin sadece degil, emir altinda olduklari için başka ülkelere gidip bunlari işgal altina koyarak savaşiyorlardi ve bunlar bektaşi inançina karşi aykiridir.

Ayrica burada söz konusu Haci Bektaş-i Veli ve Yeniçerilerdir, simdik bunlarin diger örnek verdikleriniz katliamlardan ne alakasi var?

Pir Sultan Abdal Alevidir, ve anadoludaki Alevi-Bektaşi inançina cok bagli olan bir insandi. Biz alevi oldugumuz icin tabiki Alevi-Bektaşi inançina bagliyiz. Yanliz baskalari bize birşey yapiyorlarsa tabiki kendimizi savunuruz.

Mustafa Kemal
12-12-2008, 11:39 AM
Hacı Bektaş-ı Veli Kırşehir’e yerleşmeden önce Horasan ve Erdebil’de tekke eğitimi almış, bunun dışında Ortadoğu’yu hayli gezmiş, incelemişti. Bazı kaynaklar Mekke ve Medine’ye gittiğini de yazar.

Aynı eserde, Nurettin Hoca, Hacı Bektaş’ın şeriat buyruklarına uymadığını Mevlana’ya anlatır. Aşık Paşa Tarihi adlı eserde de, Aşık Paşazade, Hacı Bektaş’ın Osmanoğulları ile görüşmediğini, Selçuklu devrinde yaşadığını belirtir ve onun Babailerden olduğunu açıklar.(41)


Karacaahmet sitesinden aldığınız belirtmişsiniz;ama araştırmanın kime ait olduğunu belirtmemişsiniz.
Bu konuda size iki sorum olucak.
Şeyh Safi 1252’de doğmuştur.Erdebil Tekkesi’ni kuran Şeyh Safayeddin ise nasıl oluyorda Hacı Bektaş Veli orada eğitim alıyor?

İkinci sorum Hacı Bektaş Veli'nin 1271 de vefat ettiğini belirten yanlış tarih üzerine olucak.Hacı Bektaş Veli Yeniçeri Ocağını kuran uludur.1336 da vefat ettiği bir başka kaynakta gösteriliyor.Ayrıca Aşık Paşazade Tarihinde bazı eksiklikler olduğunu bir başka kaynaklar aracılığıyla çürütülmüştür.
Hacı Bektaş Veli'nin mürşidi Lokman Parendedir.O donemde yaşayan babai bir lokman Parende vardır.Ama Velayetname de ve o dönemde yazılmış kaynaklarda Babai olan Lokman Parende Hünkarın mürşidi olduğunu yazmıyor.Babai ayaklanmalarına katılmamıştır;ama Babailer daha sonra Hünkarın kurduğu dergaha gelip onun yoluna girmiştir.

sımışga36
13-12-2008, 02:48 AM
şimdi Güzel Can Demek Istediğim Sudur Bektaşinin Hoş Görü Felsefesi Dünyaya Nam Salmiştir Ama Nasil Bir Hoşgörü Bu şimdi Ben Hoş Görüyü Günümüze Yorumladim Ama Sanirim Sen Anlamadim O Zaman Geçmişe Yorumlayayim. Bir Gecede Yüzbin Aleviyi Katleden Yavuz Sultan Selimemi Hoş Görü Yoksa Pir Sultani Asan Hizir Paşaya Mi Hoşgörü? Gösterelim. Bana Desen Ki Halka Hoş Görü Anlayacam Ama Bana öyle Geliyor Ki O Dönemin Bektaşisi Bugünün Izzettin Doğanidir. Alevileri Yanina çekmek Için Bugün Izzettin Doğan Geçmişte Bektaşi Olmasin Sanirim. Ayrica şuda Bir Gerçektir Asla Inkar Edilemez Bunu Alevi Kaynaklari Ile Birlikte Osmanli Kaynaklarida Kabul Eder. Yeniçeriyi Ocağinda Saklayan Bektaşidir. Yeniçeri Kimdir. Osmanlinin Işgal Ederek Kan Ve Zulumla Aldiği Topraklardaki Halkin çocuğur. Bu çocuklar Bektaşi Ve Diğer Ocaklarda Yetişip Osmanli Bunlara Kendi Ana Ve Babalarini öldürtmüştür. Bektaşi Bu Zulmun Bir Parçasi Olmuştur Aslinda Büyük Bir Parçasi...

ErzincanliAlevi
13-12-2008, 08:12 AM
şimdi Güzel Can Demek Istediğim Sudur Bektaşinin Hoş Görü Felsefesi Dünyaya Nam Salmiştir Ama Nasil Bir Hoşgörü Bu şimdi Ben Hoş Görüyü Günümüze Yorumladim Ama Sanirim Sen Anlamadim O Zaman Geçmişe Yorumlayayim. Bir Gecede Yüzbin Aleviyi Katleden Yavuz Sultan Selimemi Hoş Görü Yoksa Pir Sultani Asan Hizir Paşaya Mi Hoşgörü? Gösterelim. Bana Desen Ki Halka Hoş Görü Anlayacam Ama Bana öyle Geliyor Ki O Dönemin Bektaşisi Bugünün Izzettin Doğanidir. Alevileri Yanina çekmek Için Bugün Izzettin Doğan Geçmişte Bektaşi Olmasin Sanirim. Ayrica şuda Bir Gerçektir Asla Inkar Edilemez Bunu Alevi Kaynaklari Ile Birlikte Osmanli Kaynaklarida Kabul Eder. Yeniçeriyi Ocağinda Saklayan Bektaşidir. Yeniçeri Kimdir. Osmanlinin Işgal Ederek Kan Ve Zulumla Aldiği Topraklardaki Halkin çocuğur. Bu çocuklar Bektaşi Ve Diğer Ocaklarda Yetişip Osmanli Bunlara Kendi Ana Ve Babalarini öldürtmüştür. Bektaşi Bu Zulmun Bir Parçasi Olmuştur Aslinda Büyük Bir Parçasi...


Sen beni anlamadin. Hoşgörü ayri birşey bir katliam ayri birsey. Alevilere karşi birşey yapilirsa mutlakaki kendilerini savunurlar.

sımışga36
21-12-2008, 04:02 AM
şimdi can burdaki asıl konum benim alevi katliamları değil bektaşiyi aleviler sahiplenmeli mi sahiplenmemeli mi benim verdiğim üstte yazdığım bilgilere bakarak sadece ona göre değerlendirmeni rica ediyorum bilgilerin yanlışlığını veya doğrulunu tartışmıyorum seninle

Abkomazan
22-12-2009, 02:19 PM
Konunun bilimsel açıklamasını bu işin uzmanlarına bırakıp; sorunu nasılda ayakları havada,kendi penceremizden bakarak verileni hiçbir şekilde sorgulamadan ve * bu nedir* deme gereği duymadan ve zahmete katlanmadan alıp dağarcığımıza yerleştiriyoruz; yada mideye indiriyoruz diyerek birazcık sorgulamacı mantıkla irdelemek istiyorum...

MUHAMMED geldi; pardon gönderildi ve ALLAHIN emir ve son kurallarını isanklara
tebliğ etti ve İSLAMIN ilkelerini bİtirdikten sonra da gitti.
Bumudur yani; öncesi yokmudur, daha öncesinde belki de onbinlerce toplum inanç
ve kural birikiminin sonucu değilmidir Mahammedin kuralları.
BİR DİZİ FİRAVUN KURALI YOKMUDUR islamda. örnek firavunda kutsal olan KEDİ
islamda neden kutsaldır.
Yere kapaklanarak *TANRI* firavun a tapanlar evrimleşerek neden islam ibadet
kuralı şekline getirmişlerdir ibadeti.
İbrahimden,musadan,isadan tamamen alınmamışmıdır islam kuralları.
ZERDEŞT ten alınmamışmıdır bir sürü ilke.
TAA Buda ve KONFÜÇYÜS e müracat edilmemişmidir MUHAMMED tarafından.
İslam öncesi ŞAMAN neyin nesidir... islamda ve bilhassa ALEVİLİKTE...
20 senelik tecir yolculuğunda MUHAMMED ; ÇİN e kadar gidip gelişlerde birşeyler öğrenmemişmidir. Onu sevk ve idare eden YAHUDİ KEŞİŞ kimdir...
nasıl ki muhammed DÜNYASI kendisinden öncesini red ediyor ve dünyayı
islamdan BAŞLATIYOR ...
ALEVİLER de dünyayı ve oluşumu görmezden (bence bilmiyor,bilende art niyetli
yada militan nitelikli) gelip olayı yada başlangıcı HACIBEKTAŞTAN başlatmak
eğiliminde.

İKİside yanlış ve ikiside METAFİZİK.

VE sonuç bir ulusu yok saymanın ve yok etmenin gönüllü işlevciliğine götürüyor son tahlilde.

Anadoluda alevilik GÖK ten zembille mi indi.
İran steplerinde ve HORASANDA zerdüş NE İŞLEVDEYDİ.
şamanizm ZERDÜŞTÜN BİR MEZHEBİ GİBİ DEĞİLMİYDİ...

Zor ve katliamla İSLAMLAŞTIRILAN Türk boyları eskiyi yeniyle HARMANLAŞTIRMADI MI.
KISRAKBAŞININ ense kısmı KURDISTAN değilmiydi.

ORDA hangi din vardı...
KÜRTLERİN ilk dini ZERDÜŞT yokmuydu. Onlarda zor ve katliamla islama
sokulmadı mı.
KABUL edenler ve etmeyenler diye ayrışma olmadı mı.
Kabul edenler bu günkü SÜNNİ kürtler değil mi..
Etmeyenlerde ALEVİ kürtler değil mi.

ZAMANLA bu ZERDÜŞT kürtler işin *hilesine* kaçıp bizde MÜSLÜMANIZ deyip;
işi KÖYLÜKURNAZLIĞINA dökmediler mi...
Ancak süreç içinde de *MÜSLÜMAN* laşmadılar mı...

İşte günümüz *ALEVİLİĞİ* KÜRT dini * ZERDÜŞLÜK* ün islama bürünmesi değilmidir.

BİN tanrılı HİTİT atalarımızın din felsefesinin yansıması YOKMUDUR zerdeşt ve
ALEVİDE...

sahi ALEVİ pirlerim ALİ alevimiydi ve okuma yazması varmıydı...

SON söz: Konunun uzmanları sahneye...

ve NOLUR aleviliği KÜRDÜN yok edilmesi FELSEFESİ edilmeye çalışılması
projesinden UZAK DURUNUZ.

NİHAYET YOK EDİLMEYE ÇALIŞILANLAR HEPİMİZİZ..

AbKOMAZAN

Abkomazan
22-12-2009, 04:46 PM
Karacaahmet sitesinden aldığınız belirtmişsiniz;ama araştırmanın kime ait olduğunu belirtmemişsiniz.
Bu konuda size iki sorum olucak.
Şeyh Safi 1252’de doğmuştur.Erdebil Tekkesi’ni kuran Şeyh Safayeddin ise nasıl oluyorda Hacı Bektaş Veli orada eğitim alıyor?

İkinci sorum Hacı Bektaş Veli'nin 1271 de vefat ettiğini belirten yanlış tarih üzerine olucak.Hacı Bektaş Veli Yeniçeri Ocağını kuran uludur.1336 da vefat ettiği bir başka kaynakta gösteriliyor.Ayrıca Aşık Paşazade Tarihinde bazı eksiklikler olduğunu bir başka kaynaklar aracılığıyla çürütülmüştür.
Hacı Bektaş Veli'nin mürşidi Lokman Parendedir.O donemde yaşayan babai bir lokman Parende vardır.Ama Velayetname de ve o dönemde yazılmış kaynaklarda Babai olan Lokman Parende Hünkarın mürşidi olduğunu yazmıyor.Babai ayaklanmalarına katılmamıştır;ama Babailer daha sonra Hünkarın kurduğu dergaha gelip onun yoluna girmiştir.

Yapma gözüm; YENİÇERİ yi kuran nasıl oluyorda H.B.VELİ oluyor.
Tarih bilgin nekadarda yanlış; ortaokul bilgin bile yok...
H.B.VELİ Selçuklu zamanında yaşayan biri...

YENİÇERİ FATİHin babası MURAD zamanında kuruldu. yaniOSMANLI ZAMANINDA.
AbKOMAZAN

kocubaba
22-12-2009, 06:44 PM
Emeklerin zaii olmasın...