PDA

: Yeniçeriler Alevi miydi?


AleviGenç
11-09-2006, 09:42 AM
Yeniçeriler Alevi miydi?

Yeniçerilerin Aleviliği konusu en çok çarpıtılan konulardan biridir. Genel anlamda yeniçeriliğin ne anlama geldiğini özetlersek; Yeniçeri ocağı ,1362 yılında I.MURAT tarafından kurulmuş daimi ve ücretli askeri bir teşkilattır. Yeniçeri askerleri, Osmanlı ordusunun ilk düzenli savaş birliğiydi. Kazanılan savaşların sonunda esir olarak alınıp getirilen ve daha sonraki tarihlerde de Hıristiyan tebaadan da devşirilen 8-20 yas arası çocuklar, sıkı disiplin altında askeri eğitim görüyorlar ve "Yeniçeri " oluyorlardı.

Yeniçeriler Osmanlının savaş gücüydü. Bu güce hakim olan unsurlar devlete hakim oluyordu. Devlete hakim olmasa bile sözü geçenlerden oluyordu. Bu durumu gören Alevi önderleri yeniçerileri etkilemeye çalıştılar ve bunda başarılıda oldular. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var: iddia edildiği gibi Aleviler yeniçeri ocağını kurmadı, ancak zamanla yeniçeri ocağı üzerinde büyük bir etkiye sahip oldular. Kısacası yeniçeriler ilk etapta Alevi değillerdi. Zamanla Alevi inancının hakim olduğu bir zümre oldular. Bu hakimiyetin belirgin bir şekilde kendini göstermesi sonucu yeniçeri ocağı kapatıldı (1826 yılında) ve yeniçeriler kıyımdan geçirildi. 1826 tarihi ayni zamanda Osmanlı topraklarında Aleviliğin yasaklanmasının da tarihidir.

www.alevikonseyi.com

AleviGenç
11-09-2006, 09:43 AM
Yeniçerilerin; "Allah, Allah! İllallah! Baş uryan, sine püryan, kılıç al kan. Bu meydanda nice başlar kesilir. Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan! Kulluğumuz padişaha ayan! Üçler, yediler, kırklar! Gülbang-i Muhammedi, Nûr-i Nebi, Kerem-i Ali... Pirimiz, sultanımız Hacı Bektaş-ı Veli..." diyerek savaşa başlamaları, bunun manidar bir ifadesidir.

Mustafa Kemal
11-09-2006, 11:34 AM
yeniçeriler Bektaşidir.

Allah Allah eyvallah
Baş uryan, sine püryan, kılıç al kan
Bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran!
Eyvallah! Eyvallah!
Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan
Kulluğumuz padişaha ayan
Üçler, yediler, kırklar
Gülbankı Muhammedi, nuru nebi, keremi Ali
Pirimiz, Hünkârımız Hacı Bektaş Veli
Demine devranına Hû diyelim!

yukarıdaki bir yeniçeri Gülbankıdır.Ocağa ismini veren Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir.Ocağın Piri,Hacı Bektaş Veli'dir.Her daim ocağın ağası bir Bektaşi babası olmuştur.

soreş
11-09-2006, 01:50 PM
Her Bektaşi Alevidir ama her Alevi, Bektaşi değildir.. Yeniçerilerde Bektaşidir.Sonradan Bektaşi olup, Alevi Bektaşi yolunu sürmektedirler.

Köroglu
18-03-2008, 02:15 PM
http://img406.imageshack.us/img406/944/yeniceri45gq.jpg

Zerigin
27-04-2008, 05:36 AM
yeniçeriler bektaşidir..

mursaloğlu
27-04-2008, 05:42 AM
alevi genç:

Anlatıklarının belgesi varmı yoksa bir yerden alıntımı
Biliyorsunuz internet icat oldu mertlik bozuldu her şey yapılabiliyor her şey yazılabiliyor bilgisayarla

can belge varmı belge konu bana biraz asimilasyon kokuyorda.

yeni çeriler bektaşidir.

Kandemir
27-04-2008, 06:20 AM
Her Bektaşi Alevidir ama her Alevi, Bektaşi değildir.. Yeniçerilerde Bektaşidir.Sonradan Bektaşi olup, Alevi Bektaşi yolunu sürmektedirler.

Yanlış: her Bektaşi Alevi olmak zorunda değil. Alevi olmayan Bektaşiler de var.

öykürülü
27-04-2008, 06:53 AM
hristiyan dönmeleri nareden Alevi olsun olsa olsa Bektaşi olur.
Alevilik sonradan kazanılan birşey değildir. Allah'ın her kulu Alevi olarak doğma şansına sahip değildir.

Zerigin
27-04-2008, 07:28 AM
Allah'ın her kulu Alevi olarak doğma şansına sahip değildir.


katılıyorum

Köroglu
18-05-2008, 04:18 PM
hristiyan dönmeleri nareden Alevi olsun olsa olsa Bektaşi olur.
Alevilik sonradan kazanılan birşey değildir. Allah'ın her kulu Alevi olarak doğma şansına sahip değildir.


Evet Yeniceriler Alevi olarak dogmadi, AMA senden önce Aleviydiler ;)

menekse
19-05-2008, 12:55 AM
yeniçeriler alevi değillerdi.zaten devşirme kökenlıydıler.hrıstıyandıydılar yanı köken olarak.fakat bektaşi gelenegıyle yetiştırılıyorlardı.bektaşi kültürü alıyolardı.saygılar

Av.A.Guvercin
19-05-2008, 01:53 AM
hristiyan dönmeleri nareden Alevi olsun olsa olsa Bektaşi olur.
Alevilik sonradan kazanılan birşey değildir. Allah'ın her kulu Alevi olarak doğma şansına sahip değildir.

Kirmiziya boyanan bu cumle, soylemek istedin ne olursa olsun, duusuncende hakli da olsan haksiz da olsan, bu cumle usulsuzlukten dolayi karsina cikaiyor.

Hos olmayan ortaya gonderilen hakarat cumlesi. Lutfen dikkatli olun.

Saygilarimla

Av.A.Guvercin
19-05-2008, 02:04 AM
Birileri bektasilikle aleviligi birbirinden ayrip, biri devletci biri devlete karsiydi demeye getirmek istiyorsa arkadaslar,

Ne bektasi develtciydi, ne de alvi.

Oyle bir sey olsaydi yeniceri katliami olmazdi 1926 da.

Evet yeniceriler bektasi kulturu aldilar, bu da kaynagini hunkardan aldi ama hunkar yenicerileri kirala usak olsunlar diye yetistirmedi. Hunkarin boyle seylerle hic alakasi olmadi.

oNUN OGRETISINDEN ETKILENENLER hunkarin kontrolunde olacaklar diye birs ey degil mi.

Saygilarimla

kanlıbey
19-05-2008, 03:58 AM
hristiyan dönmeleri nareden Alevi olsun olsa olsa Bektaşi olur.
Alevilik sonradan kazanılan birşey değildir. Allah'ın her kulu Alevi olarak doğma şansına sahip değildir.



Sayın şahsiyet


Önce biraz ciddiyet lütfen.

Eğer sizin bu duruşunuz (yada görüşünüz) bilinçli bir çarpıtma değilse en azından saygısızlıktır.

Mesala ben Anadan doğma Alevi oğlu Aleviyim.

Ne varkı bizim yolumuzda belden gelmeler olduğu gibi yoldan gelmelerde vardır.

Evladı Resul olmak sadece Mürşitler (iyi bilen dede babalar) için geçerlidir.

İnsan ben Aleviyim diyorsa ve yaşamı ile bunu ispat ediyorsa birde kan tahlilimi yaptıracağız.

Ayrıca Hünkar Hacı Bekdaş VELİ yolundan gidene bektaşi denir ve de bektaşilik ile Alevilik aynı şeylerdir.

Tüm Alevi ocakları geldikleri konum itibariyle kendilerini bir üst makam olarak Hacı Bekdaş Veli ye bağlarlar.

Sayın öykürülü

İleri sürdüğünüz görüşleri bir dil sürçmesi olarak algılıyorum.

Yoksa "yalancının mumu yatsıya kadar yanar"

Alinin_Askeri
19-05-2008, 07:32 AM
Yanlış: her Bektaşi Alevi olmak zorunda değil. Alevi olmayan Bektaşiler de var.

nası oluyor bu?
böle ayrımları yapmayın arkadaslar,her bektaşi alevidir.hangi bektası ben alevı değilim diyor?şiilerin ve sunnilerın bızı bırbırımızden ayırıp bölmek ıcın bektasılerı dıslama oyunlarına gelmeyelim.

Alinin_Askeri
19-05-2008, 07:42 AM
hristiyan dönmeleri nareden Alevi olsun olsa olsa Bektaşi olur.
Alevilik sonradan kazanılan birşey değildir. Allah'ın her kulu Alevi olarak doğma şansına sahip değildir.

erenler nedemiş:edep erkan ile...

sen ne dönmesının arkadasım?ataların gök tengri ye tapmıyolarmıydı orta asya bozkırlarında at koştururken?

bektaşiliği böle ucuz laflarla kirletmeye çalışıp bitakım kişilerin ekmegıne yag surme!

her alevi aıleden dogan alevıdır dıye bı kural yoktur eger öle olsaydı aramızdan yıldız elınde hızır paşalar,dersımde rayber ler ...çıkmazdı...

bu yolu canı gönulden süren herkez alevidir:bektaşiside,nusayriside,tahtacısıda...yet erki gönülden olsun...

ebrucan
19-05-2008, 07:48 AM
Ben yeniçeri isminin de onların Hacı Bektaş-ı Veli'nin elini öperken yenlerinin yüzlerini kapatması üzerine onların da ''-Yen içeri, yen içeri..'' dediklerini ve böylelikle oluştuğunu biliyorum, bilmem doğru mudur ??

kanlıbey
22-05-2008, 04:59 AM
Ben yeniçeri isminin de onların Hacı Bektaş-ı Veli'nin elini öperken yenlerinin yüzlerini kapatması üzerine onların da ''-Yen içeri, yen içeri..'' dediklerini ve böylelikle oluştuğunu biliyorum, bilmem doğru mudur ??



Hayır değil .

Yeniçeriler Hacı Bektaş Veli hakka yürdükten çok sonraları oluşturulmuştur.

Çünkü o zaman Osmanlılar diye bir devlet yoktu.

Sadece küçük bir aşirettiler.

ebrucan
22-05-2008, 05:17 AM
Evet yanılıyor olabilirim. Bunu sınıfta bu konuyu işlediğimizde duymuştum sanki, ama yenlerinin yüzlerini kapattığı ve ismin burdan geldiği kısmı doğru olabilir.

@erdal@
22-05-2008, 06:04 AM
Hayır değil .

Yeniçeriler Hacı Bektaş Veli hakka yürdükten çok sonraları oluşturulmuştur.

Çünkü o zaman Osmanlılar diye bir devlet yoktu.

Sadece küçük bir aşirettiler.

Syn Kanlı Bey Dogrudur Hacı Bektaş Veli'den Cok Sonraları Oluşmuştur.Abdal Musa'nun Bursa Fethin'den Sonra Olduğu Elif-i Tacı giyinmesi Ve Yeniçerilere Okutması Delilidir Tabiki Bunu Hacı Bektaşi Veli'ye Bağlılığını Simgelediği İçin Hacı Bektaşi Veli demişlerdir.

Okudukları Gulbanklar,Başlarındaki Elif-i Taç ,Soyledikleri Nefesler,İçlerindeki Dedeler Baba'lar,Sancaklarındaki Ehlibeyt İşaretleri EN buyuk Delilidir.

........

alieren2000
22-05-2008, 09:56 AM
Yanlış: her Bektaşi Alevi olmak zorunda değil. Alevi olmayan Bektaşiler de var.



Alevi olmayan Bektasiler nerede var can. Her bektasi alevidir. Sen onu nereden duydun? Benim bildigim bütün bektasilerin alevi oldugudur. Sünni bektasi var diyen aleviligi sünnilestirmek isteyendir baska birsey degil.

metehan
16-07-2008, 08:31 AM
bilgisi olanda yaziyo olmayanda biseyler atiyo burda osmanli balkanlara girdiginde anasiz babasiz kalan hiristiyan cocuklarini vede hiristiyan ailelerden alipda yetisdirmek isdedigi cocuklari ni bektasinin dergahina gönderiri ve durum bu der anlatir bektasi dergahida bu ordunun ismi yeniceri olsun der baslarinada bektasi bir eren hoca atarlar bu ren bunlari yetisdirir tabiki bektasi terbiyesiyle yetisdirir ve savasa cikmadan önce bu ordu bektasi dergahina gelir........ Allah Allah eyvallah
Baş uryan, sine püryan, kılıç al kan
Bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran!
Eyvallah! Eyvallah!
Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan
Kulluğumuz padişaha ayan
Üçler, yediler, kırklar
Gülbankı Muhammedi, nuru nebi, keremi Ali
Pirimiz, Hünkârımız Hacı Bektaş Veli
Demine devranına Hû diyelim! derlr dua ederler di ayrica ben almanyada yasiyorum burda cok arnavutla sohbet ettim bu arnavutlar osmanliya cok kizarrlar hic sevmezler ama haci bektasi veli dedinnmi ismini duysa önünde egilirler cok saygi duyarlar ve ben bunu gördüm ve yasadim müslüman olmayan arnavut bile saygi duyar haci bektasi ya

Çakırcalı
16-07-2008, 08:39 AM
Yeniçeriler Alevi değil, Bektaşi'ydiler.

kızıl devrim
17-07-2008, 04:39 AM
konulurı ve yazılanları hepisni okudum yeniçeriler alevimiydi .olsa ne olur olmasa ne olur .yeniçeriler eğer insan olma duygusu ile insana insanca yaklaşmayı almışlarsa yeni çeri ocağı dergahlarımızın yetiştirdiği en güzel insan olma biçimini eğer verdiyse bunda mutluluk duymalıyız yeniçeri ocağını benimseriz veya benimsemeyiz ama şunuda kabul etmek gerekir osmanlıyı yeniçeri ocağı şaha kaldırmıştır.ve yeniçeriocağına ne zaman nifak düştü o zaman osmanlı zulümleri yeniçeriler kıyımına başladılar ve yeniçeri ocağını kendileri gibi düşünmeyen bir kurum olarak gördüler .yeniçeri kıyımı ve bu kuruma yapılan insafsı z baskı ve zulümler ne yazıki bu kurumun yok olması demekti. ve bu kurumun dağılma sürecinde sonra osmanlıda dağılma süreci başlamıştır.bu çok önemli bir olaydır.bu olayı lütfen çok iyi benimsemelisiniz.
anadoluda 3 büyük devlet kurulmuştur. ve 3 büyük devletin temellerinde alevi öğretileri ve alevi yolu vardı r. ne zaman bu kurulan devletlerde aleviler üzerinde asimile ve baskılar sürmüştür. bu devletler tarihin çöplüklerinde yerini almıştır. bu uygarlıklar üzerinde.
bu çok önemli bir dönemdir.ve çok büyük bir olaydır.tarihimizde

Çakırcalı
17-07-2008, 06:16 AM
Alevi olmayan Bektasiler nerede var can. Her bektasi alevidir. Sen onu nereden duydun? Benim bildigim bütün bektasilerin alevi oldugudur. Sünni bektasi var diyen aleviligi sünnilestirmek isteyendir baska birsey degil.

Her Alevi, Bektaşi'dir; ancak her Bektaşi, Alevi değildir! Nereden bilgilendiğini bilmiyorum ama yanlış bilgilenmişsin dostum. Zaten Aleviliğin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de budur. Alevilik hakkında hiçbir şey bilmeyen, kulaktan dolma bilgilerle Alevilik hakkında fikir ileri sürenler, sünni veya Alevi olsun farketmez, Aleviliğe zarar veriyorlar. En azından yanlış bilgiler aktarmış oluyorlar.

Hacı Bektaş Veli, Anadolu'ya daha gelmemişken Anadolu'da Aleviler vardı (Türkmenlerin Baba Resul dediği Baba İshak, Baba İlyas gibi Türkmen büyükleri). Hatta Hacı Bektaş Veli'nin kardeşi Menteş'in, Babai ayaklanmasında şehit düştüğü rivayet edilir. Babai ayaklanmasının ardından büyük darbe alıp dağılan Türkmen-Aleviler, kısa bir süre sonra Horasan'dan gelip Suluca Karahöyük'e (şimdiki Hacıbektaş) yerleşen Hacı Bektaş Veli'nin etrafında toplanmışlardır. O tarihlerden itibaren de Aleviliğin yanısıra Bektaşi kimliğini de edinmişlerdir.

Yeniçeriler, Alevi değil Bektaşidir. Orhan Gazi, Rumeli seferinden sonra esir aldığı gayrı müslim çocukları Balıkesir'e getirmiş ve bu çocukları devşirip yetiştirerek yeni bir askeri birlik oluşturmuştur. Bazı kaynaklarda (örneğin Hammer tarihi, Ahmet Refik, Namık Kemal gibi) Sultan Orhan, yeni erlerinden birkaçını yanına alarak Hacı Bektaş Veli'nin yanına gittiği, yeni asker için dua etmesini ve bir ad vermesini istediği, Pir'in de oradaki erlerden birinin başına elini koyup, yenlerini erin arka tarafından ensesine doğru sarkıtmış (Yeniçeri börkünün de Hacı Bektaş Veli'nin bu yenlerinden kaynaklandığı iddia edilir) "Yüzleri ak, kılıçları keskin olsun" türünden bir dua ederek bu askere "Yeniçeri" adını verdiği anlatılır.
Yeniçeri olanlara "Sofa Tezkiresi" adı verilen bir belge verilirdi. Ve bu tezkire:

"El-Minnet-ü L'illah
Orta 45.
Kaalu bela'dan beri Hakk'ın birliğini eyledik ikrar. Bu yola vermişiz can-ü ser'i. Nebimiz vardır Ahmed-i Muhtar, ezelden beri mestaneleriz. Nur-i İlahide pervaneleriz, bir bölük bu cihanda serseri divaneleriz. Sayılmayız parmakla,tükenmeyiz kırmakla. Taşramızdan sormakla kimse bilemez halimiz. Oniki imam, oniki yol'un cümlesine dedik beli. Üçler, yediler, kırklar, Nur-i Nebi, kerem-i Ali, Pir'imiz Hünkar Hacı Bektaş Veli..."

veya:

"Müminiz kaalü bela'dan beri, Hakk'ın birliğini eyledik ikrar, bu yolda vermişiz can-ü seri, Nebimiz vardır cenab-ı Ahmed-i Muhtar, ezelden beri mestaneleriz, Nur-i ilahide pervaneleriz. Bir bölük bu cihanda divaneleriz. Sayılmayız parmakla tükenmeyiz kırmakla. Eksilirse birimiz hadis olur binimiz. Taşramızdan sormakla kimse bilmez halimiz. Oniki imam, oniki tarıyk, cümlesine dedik beli. Üçler, beşler, yediler, kırklar, Nır-u Nebi, kerem-i Ali, Pirimiz Hünkarımız Sultanımız Hacı Bektaş Veli..." gibi başlardı.

Osmanlı ordusunda uzun yıllar büyük savaşlarda bulunmuş, düşman ordularının korkulu rüyası olmuş Yeniçeriler, zaman zaman kazan kaldırmış, sultana karşı gelmişlerdir. Özellikle Çaldıran seferi sırasında, Anadolu'da yol üzerindeki Türkmen-Alevi köylerine yönelik katliam sırasında, bu katliama katılmayıp ayaklanmaları üzerine yüzlercesi Alevilerle aynı kaderi paylaşıp, katledilmiştir.

Kuruluş döneminden başlayarak uzun süre Tarik-i Bektaşiye'yi benimseyen Yeniçerilerin bu geleneği, zamanla ortadan kalktı ve bu yola sadece 196 orta içinde 33 orta bağlı kaldı. İlk başlarda sadece askerlik mesleğini icra eden ve hatta evlenmeleri dahi yasak olan Yeniçeriler, zamanla bu gelenekleri terketmeye, evlenmeye, halk arasında dükkanlar açmaya, sadece savaş sırasında orduya katılmaya başlamışlardı. Osmanlı softalarının Yeniçerilere el atmasıyla Yeniçeriler, askerlik ve ordu ruhunu tamamen kaybederek, serseriler takımı haline gelmişlerdi.

En sonunda, 1826'da II. Mahmut tarafından 10.000'in üzerinde Yeniçeri katledildi, evleri yakılıp yıkıldı, binlercesi zindanlara atıldı, sürgüne gönderildi. Aynı anda Bektaşi önderleri de aynı uygulamaya tabi tutuldu, Bektaşi dergah ve tekkeleri kapatılıp Nakşibendilere devredildi.

Hangi dinden veya etnik kökenden olursa olsun isteyen bir Bektaşi tarikatına gidip, gerekli şartları yerine getirerek Bektaşi olabilir; ancak, Alevilik atadan gelir, Babai ayaklanmalarıyla birlikte Türkmen adını alan topluluktan olmak zorundadır.

Alinin_Askeri
17-07-2008, 12:29 PM
Her Alevi, Bektaşi'dir; ancak her Bektaşi, Alevi değildir! Nereden bilgilendiğini bilmiyorum ama yanlış bilgilenmişsin dostum. Zaten Aleviliğin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de budur. Alevilik hakkında hiçbir şey bilmeyen, kulaktan dolma bilgilerle Alevilik hakkında fikir ileri sürenler, sünni veya Alevi olsun farketmez, Aleviliğe zarar veriyorlar. En azından yanlış bilgiler aktarmış oluyorlar.

Hacı Bektaş Veli, Anadolu'ya daha gelmemişken Anadolu'da Aleviler vardı (Türkmenlerin Baba Resul dediği Baba İshak, Baba İlyas gibi Türkmen büyükleri). Hatta Hacı Bektaş Veli'nin kardeşi Menteş'in, Babai ayaklanmasında şehit düştüğü rivayet edilir. Babai ayaklanmasının ardından büyük darbe alıp dağılan Türkmen-Aleviler, kısa bir süre sonra Horasan'dan gelip Suluca Karahöyük'e (şimdiki Hacıbektaş) yerleşen Hacı Bektaş Veli'nin etrafında toplanmışlardır. O tarihlerden itibaren de Aleviliğin yanısıra Bektaşi kimliğini de edinmişlerdir.

Yeniçeriler, Alevi değil Bektaşidir. Orhan Gazi, Rumeli seferinden sonra esir aldığı gayrı müslim çocukları Balıkesir'e getirmiş ve bu çocukları devşirip yetiştirerek yeni bir askeri birlik oluşturmuştur. Bazı kaynaklarda (örneğin Hammer tarihi, Ahmet Refik, Namık Kemal gibi) Sultan Orhan, yeni erlerinden birkaçını yanına alarak Hacı Bektaş Veli'nin yanına gittiği, yeni asker için dua etmesini ve bir ad vermesini istediği, Pir'in de oradaki erlerden birinin başına elini koyup, yenlerini erin arka tarafından ensesine doğru sarkıtmış (Yeniçeri börkünün de Hacı Bektaş Veli'nin bu yenlerinden kaynaklandığı iddia edilir) "Yüzleri ak, kılıçları keskin olsun" türünden bir dua ederek bu askere "Yeniçeri" adını verdiği anlatılır.
Yeniçeri olanlara "Sofa Tezkiresi" adı verilen bir belge verilirdi. Ve bu tezkire:

"El-Minnet-ü L'illah
Orta 45.
Kaalu bela'dan beri Hakk'ın birliğini eyledik ikrar. Bu yola vermişiz can-ü ser'i. Nebimiz vardır Ahmed-i Muhtar, ezelden beri mestaneleriz. Nur-i İlahide pervaneleriz, bir bölük bu cihanda serseri divaneleriz. Sayılmayız parmakla,tükenmeyiz kırmakla. Taşramızdan sormakla kimse bilemez halimiz. Oniki imam, oniki yol'un cümlesine dedik beli. Üçler, yediler, kırklar, Nur-i Nebi, kerem-i Ali, Pir'imiz Hünkar Hacı Bektaş Veli..."

veya:

"Müminiz kaalü bela'dan beri, Hakk'ın birliğini eyledik ikrar, bu yolda vermişiz can-ü seri, Nebimiz vardır cenab-ı Ahmed-i Muhtar, ezelden beri mestaneleriz, Nur-i ilahide pervaneleriz. Bir bölük bu cihanda divaneleriz. Sayılmayız parmakla tükenmeyiz kırmakla. Eksilirse birimiz hadis olur binimiz. Taşramızdan sormakla kimse bilmez halimiz. Oniki imam, oniki tarıyk, cümlesine dedik beli. Üçler, beşler, yediler, kırklar, Nır-u Nebi, kerem-i Ali, Pirimiz Hünkarımız Sultanımız Hacı Bektaş Veli..." gibi başlardı.

Osmanlı ordusunda uzun yıllar büyük savaşlarda bulunmuş, düşman ordularının korkulu rüyası olmuş Yeniçeriler, zaman zaman kazan kaldırmış, sultana karşı gelmişlerdir. Özellikle Çaldıran seferi sırasında, Anadolu'da yol üzerindeki Türkmen-Alevi köylerine yönelik katliam sırasında, bu katliama katılmayıp ayaklanmaları üzerine yüzlercesi Alevilerle aynı kaderi paylaşıp, katledilmiştir.

Kuruluş döneminden başlayarak uzun süre Tarik-i Bektaşiye'yi benimseyen Yeniçerilerin bu geleneği, zamanla ortadan kalktı ve bu yola sadece 196 orta içinde 33 orta bağlı kaldı. İlk başlarda sadece askerlik mesleğini icra eden ve hatta evlenmeleri dahi yasak olan Yeniçeriler, zamanla bu gelenekleri terketmeye, evlenmeye, halk arasında dükkanlar açmaya, sadece savaş sırasında orduya katılmaya başlamışlardı. Osmanlı softalarının Yeniçerilere el atmasıyla Yeniçeriler, askerlik ve ordu ruhunu tamamen kaybederek, serseriler takımı haline gelmişlerdi.

En sonunda, 1826'da II. Mahmut tarafından 10.000'in üzerinde Yeniçeri katledildi, evleri yakılıp yıkıldı, binlercesi zindanlara atıldı, sürgüne gönderildi. Aynı anda Bektaşi önderleri de aynı uygulamaya tabi tutuldu, Bektaşi dergah ve tekkeleri kapatılıp Nakşibendilere devredildi.

Hangi dinden veya etnik kökenden olursa olsun isteyen bir Bektaşi tarikatına gidip, gerekli şartları yerine getirerek Bektaşi olabilir; ancak, Alevilik atadan gelir, Babai ayaklanmalarıyla birlikte Türkmen adını alan topluluktan olmak zorundadır.

hacı bektas alevıyken nasıl bektasıler farklı olabılır?her alevı bektası degıldır ama her bektası alevıdır.kı bu yazındada acık:alevıler soydan bektasıler yoldan gelır ama yürüdüklerı yol sürduklerı erken aynıdır..alevıler türkmen demısın.ya nusayrıler,zazaların kürtlerın alevıleri?baba resulden önce anadoluda yasayan battal gazıdemı türkmendı? ya da ırandakı hallac?

Çakırcalı
17-07-2008, 01:33 PM
hacı bektas alevıyken nasıl bektasıler farklı olabılır?her alevı bektası degıldır ama her bektası alevıdır.kı bu yazındada acık:alevıler soydan bektasıler yoldan gelır ama yürüdüklerı yol sürduklerı erken aynıdır..alevıler türkmen demısın.ya nusayrıler,zazaların kürtlerın alevıleri?baba resulden önce anadoluda yasayan battal gazıdemı türkmendı? ya da ırandakı hallac?

"Ağzı olan konuşuyor" demişler ya, doğru söylemişler. Şimdi ben sana "Battal Gazi, menkabevi bir Türk kahramanıdır ki, menkabeye göre, Ebu Muhammed Ca'fer b. Sultan Hüseyin b. Rebi'b b. 'Abbas El-Haşimi isminde olup, Malatya'da doğmuş ve bundan dokuzyüz sene önce yaşamıştır." desem ve bunu da Prof. Dr. Fuad Köprülü söylüyor desem; İran'daki Hallac dediğinin de 857'de Tur ilinde doğup, 922'de Halife Muktedir'in buyruğuyla Bağdat'ta asılarak öldürülen, Yeni Platonculuk'tan esinlenmiş, Zerdüşt kökenli bir İslam sofisi olan Hallac-ı Mansur olduğunu, Alevilikle veya Türkmenlikle hiçbir alakasının bulunmadığını söylesem; nasıl ki Muhammed Arap olduğu halde O'nun dini İslam'ı benimsemek, yani Müslüman olmak için Arap olmak gerekmiyorsa, her milletten herkes istedikten sonra Müslüman olabiliyorsa ama Arap olamıyorsa, aynı şekilde Hacı Bektaş Veli Türkmen olduğu halde onun TARİKATI Bektaşiliğe girmek için Türkmen olmak gerekmiyor, her milletten herkes istedikten sonra Bektaşi olabiliyor, ama Türkmen olamıyor desem...

Yeniçerilerin hiçbiri ne Türkmen ne de Müslüman çocuğuydu, tamamı devşirme çocuklardan oluşuyordu ve Bektaşilerdi, Alevi değillerdi... Hah, işte bundan sonrasını dikkatli okuman gerek: Babai ayaklanmalarından arta kalan bütün Türkmen-Aleviler, Hacı Bektaş Veli'nin etrafında toplanıp, onun yolundan gitmeye başlamışlardı, çünkü bu kişi de kendileri ve kısa bir süre önce etrafında kenetlenip Selçuklu'ya başkaldırdıkları Baba İshak ve Baba İlyas gibi bir Türkmen-Alevisiydi, kutsal bir şahsiyetti. Dolayısıyla Bektaşiliği de kolaylıkla benimsediler. Kaldı ki bugün dahi Batı Anadolu'da, Batı Trakya ve Balkanlarda (mesela Bedrettiniler gibi) Bektaşi olmayan Alevilerin olduğundan da haberin yoktur senin.

Ezbere konuşmak ve konuyu öğrenmek isteyenlere yanlış bilgiler vermek yerine, konuyla ilgili hiç olmazsa birkaç kitap okunsa, daha iyi olur sanıyorum, güzel kardeşim.

Dede-baba
17-07-2008, 01:59 PM
Bektaşilik ayrı alevilik ayrı diye saçma bir şey olur mu* hele hele aleviliğin ırki boyutunu savunmak ne kadar mantıksızdır.. ne yani bütün aleviler hzx. Ali'nin çocukları ve torunlarımıdır* bunumu savunuyorsunuz? Böyle saçma şey olur mu?

Soy ancak dede-babalarda olur.. dedeler, babalar yani Pirler Evlad-ı Resul dür yani Hz. Ali'nin soyundan gelir.. ama talipler yani dedeye bağlı aleviler.. her milletten, ırktan olur, yani kimisi kürttür.. zazadır. ermenidir, lazdır, çerkezdir.. dini yönden ise, sünni, hıristiyan, şaman, budist zerdüş yada inanmayan.. herkes alevi olabilir..olmuşturda

Bu bağlamda Alevilik ırki bir kavram değildir.. Sonradan da alevi olunur.. zaten Anadolu Aleviliği de böyledir... Unutmayalımki. Kaygusuz Abdal Alanya beyinin oğlu ve sünnidir.. Yine seyh bedrettin.. Şah İslamil yani Hatai.. Nesimi halacı mansur hepsi sünni olup sonradan İkrar vererek Alevi olmuşlardır...

ee ne diyeceksiniz şimdi bunlara.. bu ulu kimseleride mi alevi saymayacaksınız? böyle saçmalık olur mu?.. şimdi gerçekler üzerine konuşalım..

Peki Alevi-Bektaşi nasıl olunur? DEGERLİ canlar İKRAR CEMİ Alevi -bektaşiliğe ilk girişte yapılan bir cemdir.. sırf bunun için yapılır yani Alevi olmayanların Alevi yapılması için..

Peki Nasıl bir İnsan alevi olur şimdi buna bakalım

Fakat önce Aleviliği kabul eden cana tarikat abdesti aldırılır...

Sonra İkrar cem-i düzenlenirdi...[/B]


a) Ellerini yıkatırken " ey talip! ezelden bu ana gelinceye kadar Tanrı'nın yasak ettiklerine el sürdünse cümlesinden arı olmak için ellerini yumak Cenab-ı
resul'un sünneti seniyesidir YIKA!

b)Burnunu yıkatırken "ey talip! Elest Bezmin'nden bu ana gelinceye kadar kokladığın iğrenç kokuların giderilmesi için burnuna su vermek Muhammed Mustafa'nın sünneti seniyesidir. YIKA

C) Yüzünü yıkatırken "Ey talip! Ezelden bu ana kadar yüz kızartıcı işlerin cümlesinden arı ve beri olmak için yüz yumak Cenab-ı Hakk'ın farzıdır. YIKA!

D) Kollarını Yıkatırken: "Ey talip! Bu ana gelinceye değin kol sarmış olduğun yasaklarının cümlesinden temizlenmek için kollarını yumak Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır YIKA!

E) Başını mest ettirirken: "Ey talip! Baş abanın en değerlisidir. Gövde insanı tasıyıcı, baş bilip anlayıcıdır. Akıl ve fikir başta gerekir. Bu ana değin akılsızca yaptığın işlerin, işlediğin suçların cümlesinden arı ve beri olmak için basını YIKA!... Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır.


F) Ayaklarını yıkatırken: "Ey talip! ezelden bu ana kadar tanrı rızasına uymayan günah ve suça götürür yerlere vardın ise cümlesinden arı ve beri olmak için ayağını mest edesin. Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın farzıdır.

Rehber kurulanması için talibe havlu verirken: " ey talip! ervah-ı ezelden, nahn ü kasemnadan bu yana gelinceye kadar işlemiş olduğun şirk ve hatadan, masiva çamurundan silinip pak olmak içindir. SİL!"

Ardından "Ey talip! Bu yıkanan yerleri temizlemekten maksat, bu uzuvların ile yapılmış suç ve başkaldırmaların var iseseni ve oralarını bunlardan temizlemek içindir. Bu abdest, İmam cafer-üs Sadık erkanındandır. cenab-ı hakk erenler abdestinde sabit kadem eyleye Allah, eyvallah. HU DOST"

Allah Eyvallah... Gerçekler Demine Huuu Diyelim..



İkrar cemi ve yapılısı (Aleviliğe kabul cemi)

İkrar cem-i : Aleviliği kendi rızası ile kabul eden, Can'a yapılır. cem görgü cem'inden farklı olarak , ikrar veren can'a Pir tarafından, su tavsiyeler de
bulunulur. ve su sözleri vermesi istenir;

Pir darda duran cana'a bazı telkinlerde bulunur;

Rehber öncelikle, "Marifetten gelip sırrı hakikate gidiyoruz destur Pirim." der.


Pir; "GİDEMEZSİNİZ! Kış var, aşılmaz yüce dağlar, geçitsiz ırmaklar var. Bu belleri aşamazsınız. bu selleri geçemezsiniz. çok büyük engeller var, çok zor ortam var. demirden leblebidir yenilmez. Ateşten gömlektir giyilmez. GELME! Gelirsen dönme! gelenin malı gider, dönenin canı gider. Öl ama ikrar verme. Öl, ikrarrından dönme! hal böyledir. Bu halleri ben size demiş ve duyurmuş olayım evladım."

Can rehberi eşlinde Pir huzurunda, ve rehber can adına ;

" Pirim cematın varlığına, Tanrı'nın birliğine inanarak, Muhammed-Ali'nin yoluna, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin katarına girerek, Muhammed'e ümmet, Allah'a kul, Hüseyin'e talip olmak için adlarını andığımız kişilere inanarak, güvenerek geldik. Ölümüz olur, dönüşümüz olmaz basımız acık, ayağımız yalın. özümüz darda, yüzümüz yerde. pir'den ne gelirse "Alllah eyvallah" dedik, durduk darına. Boynumuz kıldan ince, yolumuz kılıçtan keskin. İnandık iman getirdik. Huzurunuzda birliğe yettik"

Pir: "Eyvallah talip! İkrarın imanına yoldaş olsun! Hak, Şahımerdan, doğru yoldan ayırmasın. Büyükleri sayacaksınız, küçükleri seveceksiniz. Ulu Tanrı'nın buyurduklarını tutup, yasak dediğini yasak, gerçek dediğini gerçek bileceksiniz. Tanrı'nın yolundan ayrılmayacaksınız. işittiniz mi Evladım."

Sevgi ve Saygılarımla, Değerli Canlar

Çakırcalı
17-07-2008, 02:24 PM
Bektaşilik ayrı alevilik ayrı diye saçma bir şey olur mu* hele hele aleviliğin ırki boyutunu savunmak ne kadar mantıksızdır.. ne yani bütün aleviler hzx. Ali'nin çocukları ve torunlarımıdır* bunumu savunuyorsunuz? Böyle saçma şey olur mu?

Soy ancak dede-babalarda olur.. dedeler, babalar yani Pirler Evlad-ı Resul dür yani Hz. Ali'nin soyundan gelir.. ama talipler yani dedeye bağlı aleviler.. her milletten, ırktan olur, yani kimisi kürttür.. zazadır. ermenidir, lazdır, çerkezdir.. dini yönden ise, sünni, hıristiyan, şaman, budist zerdüş yada inanmayan.. herkes alevi olabilir..olmuşturda

Bu bağlamda Alevilik ırki bir kavram değildir.. Sonradan da alevi olunur.. zaten Anadolu Aleviliği de böyledir... Unutmayalımki. Kaygusuz Abdal Alanya beyinin oğlu ve sünnidir.. Yine seyh bedrettin.. Şah İslamil yani Hatai.. Nesimi halacı mansur hepsi sünni olup sonradan İkrar vererek Alevi olmuşlardır...

ee ne diyeceksiniz şimdi bunlara.. bu ulu kimseleride mi alevi saymayacaksınız? böyle saçmalık olur mu?.. şimdi gerçekler üzerine konuşalım..

Peki Alevi-Bektaşi nasıl olunur? DEGERLİ canlar İKRAR CEMİ Alevi -bektaşiliğe ilk girişte yapılan bir cemdir.. sırf bunun için yapılır yani Alevi olmayanların Alevi yapılması için..

Peki Nasıl bir İnsan alevi olur şimdi buna bakalım

Fakat önce Aleviliği kabul eden cana tarikat abdesti aldırılır...

Sonra İkrar cem-i düzenlenirdi...[/B]


a) Ellerini yıkatırken " ey talip! ezelden bu ana gelinceye kadar Tanrı'nın yasak ettiklerine el sürdünse cümlesinden arı olmak için ellerini yumak Cenab-ı
resul'un sünneti seniyesidir YIKA!

b)Burnunu yıkatırken "ey talip! Elest Bezmin'nden bu ana gelinceye kadar kokladığın iğrenç kokuların giderilmesi için burnuna su vermek Muhammed Mustafa'nın sünneti seniyesidir. YIKA

C) Yüzünü yıkatırken "Ey talip! Ezelden bu ana kadar yüz kızartıcı işlerin cümlesinden arı ve beri olmak için yüz yumak Cenab-ı Hakk'ın farzıdır. YIKA!

D) Kollarını Yıkatırken: "Ey talip! Bu ana gelinceye değin kol sarmış olduğun yasaklarının cümlesinden temizlenmek için kollarını yumak Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır YIKA!

E) Başını mest ettirirken: "Ey talip! Baş abanın en değerlisidir. Gövde insanı tasıyıcı, baş bilip anlayıcıdır. Akıl ve fikir başta gerekir. Bu ana değin akılsızca yaptığın işlerin, işlediğin suçların cümlesinden arı ve beri olmak için basını YIKA!... Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır.


F) Ayaklarını yıkatırken: "Ey talip! ezelden bu ana kadar tanrı rızasına uymayan günah ve suça götürür yerlere vardın ise cümlesinden arı ve beri olmak için ayağını mest edesin. Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın farzıdır.

Rehber kurulanması için talibe havlu verirken: " ey talip! ervah-ı ezelden, nahn ü kasemnadan bu yana gelinceye kadar işlemiş olduğun şirk ve hatadan, masiva çamurundan silinip pak olmak içindir. SİL!"

Ardından "Ey talip! Bu yıkanan yerleri temizlemekten maksat, bu uzuvların ile yapılmış suç ve başkaldırmaların var iseseni ve oralarını bunlardan temizlemek içindir. Bu abdest, İmam cafer-üs Sadık erkanındandır. cenab-ı hakk erenler abdestinde sabit kadem eyleye Allah, eyvallah. HU DOST"

Allah Eyvallah... Gerçekler Demine Huuu Diyelim..

Dede-baba nickiyle yazı yazıyorsun ama ezbere ve boş konuşuyorsun. Hiç olmazsa bir dedebabanın, mesela Salih Bedrettin Noya Dedebaba'nın "Alevilik ve Bektaşilik" adlı kitabını al, oku. Ne kadar da çok şey bildiğini sanan fakat hiçbir şey bilmeyenler varmış bu sitede.

İnsan bir fikir ileri sürmeden önce, hiç olmazsa diğer düşüncelere de bir göz gezdirip, doğruluğunu yanlışlığını araştırma zahmetine girer. Her Alevi Bektaşidir fakat her Bektaşi Alevi değildir dememe rağmen bir istisnayı dahi verdim:Bedrettiniler! Yani değil ki Alevi olmayan Bektaşiler, Bektaşi olmayan Aleviler dahi var! Niye bilir bilmez ezbere konuşup insanları yanlış bilgilendiriyorsunuz kardeşim? Siz kendi cehaletinizi öldürememişsiniz, başkalarının cehaletini nasıl öldüreceksiniz?

Sırf şu Hallac-ı MansUr ve Nesimi örneklerin dahi cehaletinin yeterli göstergesidir; çünkü her ikisi de Alevi değil, Alevilerin de de bir takım etkiler aldığı Hurufi'dirler.

Şeyh Bedrettin'in ne Alevilikle ne de Bektaşilikle en küçük bir ilişkisi olmamıştır. Simavne Kadısı oğlu, bir fıkıh ve tefsir bilginidir, sünni düşünceye de sıkı sıkıya bağlıdır. Varidat dışında tüm yapıtları sünni-İslam doğrultusunda tesbit ve düşünceleridir.Sadece varidatta bir parça tasavvufi düşünce ortaya koymuştur. Ancak onu diğer din adamlarından ayıran en önemli özellik, toplumsal düzen ve sınıf farklılıklarına, üretim araçlarına, toprak reformuna yönelik düşünceleridir. "Yarin gül yanağından gayrı her şey ortak olmalıdır" düşüncesiyle büyük bir toplumsal hareket başlatmış, Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa gibi Türkmen kocalarının da desteğiyle halkı ayaklandırmış ve 1420'de Serez'de asılarak öldürülmüştür. Ne Alevi'ydi, ne de Bektaşi'ydi. Ancak onun yolundan gidenler, kendilerine Bedrettini demeye başlayan Alevilerdi ki hala kendilerini Alevi olarak tanımlasalar bile Bektaşiliği kabul etmemektedirler, cemlerinde de Hacı Bektaş Veli'nin adı bile geçmemektedir.

1404'te Bağdat'ta derisi yüzülerek öldürülen Nesimi de Alevi değil, hurufiydi. Ancak şiirlerindeki ve görüşlerindeki hümanizm Alevilerin , tıpkı Alevi-Bektaşi olmadığı, Şii olduğu halde Fuzuli'yi tanıdıkları gibi onu da7 büyük ozandan biri olarak tanımalarını sağlamıştır. Oysa kendisinin ne Alevilik'ten, ne de Bektaşilikten haberi vardı.

En temelsiz iddiana gelince: 922'de ölen Hallac-ı Mansur, kime ikrar verdi de Alevi oldu, doğumu 1247 kabul edilen ve Anadolu'ya da 1270-1280 civarları gelmiş olan Hünkar'a mı? El insaf!!!

Alinin_Askeri
17-07-2008, 11:38 PM
"Ağzı olan konuşuyor" demişler ya, doğru söylemişler. Şimdi ben sana "Battal Gazi, menkabevi bir Türk kahramanıdır ki, menkabeye göre, Ebu Muhammed Ca'fer b. Sultan Hüseyin b. Rebi'b b. 'Abbas El-Haşimi isminde olup, Malatya'da doğmuş ve bundan dokuzyüz sene önce yaşamıştır." desem ve bunu da Prof. Dr. Fuad Köprülü söylüyor desem;
bizans kaynaklarını oku arkadasım bizans.bak bakalım o tarıhte anadoluda bızanasa karsı savasmıs kısının ve eskısehır dolaylarında hayın bır pusuda dusmus anadolu kahramanının ısmı battal gazımı?agzı olan konusuyor dıyecegıne önce edep erkan de ve adam gıbı bılgını paylas.
İran'daki Hallac dediğinin de 857'de Tur ilinde doğup, 922'de Halife Muktedir'in buyruğuyla Bağdat'ta asılarak öldürülen, Yeni Platonculuk'tan esinlenmiş, Zerdüşt kökenli bir İslam sofisi olan Hallac-ı Mansur olduğunu, Alevilikle veya Türkmenlikle hiçbir alakasının bulunmadığını söylesem;
söyler söyler oldugun yerde durursun derı.hallacın kım oldugunu bılıyorum kı türkmen olmadıgını belırtmek ıcın solemıstım anlamadınmı yazımı.koskoca "dar cemı" nerden gelıyor bı buyuklerıne sor bakalım alevı alimi.hallacı alevılıkle alakası yok dedın ya nedeyım?enel hak sözu kıme aıttır ılk olarak?
nasıl ki Muhammed Arap olduğu halde O'nun dini İslam'ı benimsemek, yani Müslüman olmak için Arap olmak gerekmiyorsa, her milletten herkes istedikten sonra Müslüman olabiliyorsa ama Arap olamıyorsa, aynı şekilde Hacı Bektaş Veli Türkmen olduğu halde onun TARİKATI Bektaşiliğe girmek için Türkmen olmak gerekmiyor, her milletten herkes istedikten sonra Bektaşi olabiliyor, ama Türkmen olamıyor desem...
bektasılık agzınla söyluyorsun bır tarıkat din degıl,yanı alevılıgın bır tarıkatı,dedıgın gıbı sonradan alevılıgı secenlerın gırdıgı dergah.ya sen nusayrıler ne bı söylesene,zaza ve kurt alevılerı ne ?


Yeniçerilerin hiçbiri ne Türkmen ne de Müslüman çocuğuydu, tamamı devşirme çocuklardan oluşuyordu ve Bektaşilerdi, Alevi değillerdi... Hah, işte bundan sonrasını dikkatli okuman gerek: Babai ayaklanmalarından arta kalan bütün Türkmen-Aleviler, Hacı Bektaş Veli'nin etrafında toplanıp, onun yolundan gitmeye başlamışlardı, çünkü bu kişi de kendileri ve kısa bir süre önce etrafında kenetlenip Selçuklu'ya başkaldırdıkları Baba İshak ve Baba İlyas gibi bir Türkmen-Alevisiydi, kutsal bir şahsiyetti. Dolayısıyla Bektaşiliği de kolaylıkla benimsediler. Kaldı ki bugün dahi Batı Anadolu'da, Batı Trakya ve Balkanlarda (mesela Bedrettiniler gibi) Bektaşi olmayan Alevilerin olduğundan da haberin yoktur senin.
atıp tutma bı öncekı yazımı oku,ama adam gıbı oku!ne demısım sonradan alevı olanlar bektasıdır.bu nedemek arkadasım demek ıstedıgımle yazdıgının bı farkı varmı.ben ulularımı pırlerımı bılırım senın gıbı hallacı alevı degıl gıbı ıpsız sapsız sözlerle ınkar etmem.
Ezbere konuşmak ve konuyu öğrenmek isteyenlere yanlış bilgiler vermek yerine, konuyla ilgili hiç olmazsa birkaç kitap okunsa, daha iyi olur sanıyorum, güzel kardeşim.
bencede okunmalı ama ezbere yazı yazan yazarların degıl ezber bozanlarınkı okunmalı kı böyle ıddalı ama tutarsız bılgıler ortaya cıkmasın.su forumda herkeze bılgısız dıyerek laf atacagıne bıkez olsun kendı bılgılerını tart.
pir sultan nedemıs:
"nekadar bılırsen hey dost bilene danıs!"

Çakırcalı
18-07-2008, 12:26 AM
bizans kaynaklarını oku arkadasım bizans.bak bakalım o tarıhte anadoluda bızanasa karsı savasmıs kısının ve eskısehır dolaylarında hayın bır pusuda dusmus anadolu kahramanının ısmı battal gazımı?agzı olan konusuyor dıyecegıne önce edep erkan de ve adam gıbı bılgını paylas.

söyler söyler oldugun yerde durursun derı.hallacın kım oldugunu bılıyorum kı türkmen olmadıgını belırtmek ıcın solemıstım anlamadınmı yazımı.koskoca "dar cemı" nerden gelıyor bı buyuklerıne sor bakalım alevı alimi.hallacı alevılıkle alakası yok dedın ya nedeyım?enel hak sözu kıme aıttır ılk olarak?

bektasılık agzınla söyluyorsun bır tarıkat din degıl,yanı alevılıgın bır tarıkatı,dedıgın gıbı sonradan alevılıgı secenlerın gırdıgı dergah.ya sen nusayrıler ne bı söylesene,zaza ve kurt alevılerı ne ?



atıp tutma bı öncekı yazımı oku,ama adam gıbı oku!ne demısım sonradan alevı olanlar bektasıdır.bu nedemek arkadasım demek ıstedıgımle yazdıgının bı farkı varmı.ben ulularımı pırlerımı bılırım senın gıbı hallacı alevı degıl gıbı ıpsız sapsız sözlerle ınkar etmem.

bencede okunmalı ama ezbere yazı yazan yazarların degıl ezber bozanlarınkı okunmalı kı böyle ıddalı ama tutarsız bılgıler ortaya cıkmasın.su forumda herkeze bılgısız dıyerek laf atacagıne bıkez olsun kendı bılgılerını tart.
pir sultan nedemıs:
"nekadar bılırsen hey dost bilene danıs!"

Sen aynen böyle Alevicilik oynamaya devam et. Körler sağırlar birbirini ağırlar. Abuk subuk bilgilerinizi birbirinize, ondan da kötüsü gerçekten öğrenmek isteyen kardeşlerimize aktarıp durursunuz, olan size olmaz, nasılsa Aleviliğe olur, ha? Bütün İslam alimlerinin, bütün Alevi-Bektaşi araştırmacılarının, inanç önderlerinin "Hurufi" dediği insanı burada ısrarla "Alevi" diye tanıtmaya çalışıyorsun, ardından da utanmadam "adam gibi oku" diyorsun. Önce Cehaletini öldür, adam ol!

Alinin_Askeri
18-07-2008, 05:50 AM
Sen aynen böyle Alevicilik oynamaya devam et. Körler sağırlar birbirini ağırlar. Abuk subuk bilgilerinizi birbirinize, ondan da kötüsü gerçekten öğrenmek isteyen kardeşlerimize aktarıp durursunuz, olan size olmaz, nasılsa Aleviliğe olur, ha? Bütün İslam alimlerinin, bütün Alevi-Bektaşi araştırmacılarının, inanç önderlerinin "Hurufi" dediği insanı burada ısrarla "Alevi" diye tanıtmaya çalışıyorsun, ardından da utanmadam "adam gibi oku" diyorsun. Önce Cehaletini öldür, adam ol!

hurufılık nezaman cıkmıstır? hallac nezaman yasamıstır bu ıkı sorunun cevabını ver ve curut bılgılerımı hadı beklıyorum.ha bıde neden nesımının deyıslerı cemlerımızde okunur ve dar cemı nerden gelır ?hadı beklıyorum cevapları,aydınlat benı..sakın polemık cevaplar vereyım deme,bilgimi yanlıs dusunuyosan bilginle duzelt çenenle degıl.

ve eger bu yola hürmetin varsa edep erkan ile arkadasım..

Çakırcalı
18-07-2008, 06:17 AM
hurufılık nezaman cıkmıstır? hallac nezaman yasamıstır bu ıkı sorunun cevabını ver ve curut bılgılerımı hadı beklıyorum.ha bıde neden nesımının deyıslerı cemlerımızde okunur ve dar cemı nerden gelır ?hadı beklıyorum cevapları,aydınlat benı..sakın polemık cevaplar vereyım deme,bilgimi yanlıs dusunuyosan bilginle duzelt çenenle degıl.

ve eger bu yola hürmetin varsa edep erkan ile arkadasım..

Ama sen resmen saçmalıyorsun artık! Bak, bir önceki alıntı yaptığın mesajımda bu sorularının cevabını vermişim zaten.

İran'daki Hallac dediğinin de 857'de Tur ilinde doğup, 922'de Halife Muktedir'in buyruğuyla Bağdat'ta asılarak öldürülen, Yeni Platonculuk'tan esinlenmiş, Zerdüşt kökenli bir İslam sofisi olan Hallac-ı Mansur olduğunu, Alevilikle veya Türkmenlikle hiçbir alakasının bulunmadığını..." söylemişim, sen de bu kısmı aynıyla alıntı yapmışsın hatta. Senin alıntından aldım şimdi.

Hallac-ı Mansur'dan, Seyyid Nesimi'den, Fazlullah Hurufi'den bu sitede birçok yerde bahsettim, aynı mesajları herkes için tekrar tekrar mı yazayım? Ama sen, doğrudan sana yazılanı dahi okuma zahmetine katlanmıyorsun, diğer ilgili topicleri ve ilgili mesajları okuma zahmetine nasıl katlanabilirsin ki?

Edep erkandan bahsetmeyi çok iyi biliyorsunuz da, biraz da bu erdemleri taşımayı bilseniz, inandığınızı söylemiyor diye doğrudan saldırıya geçmeseniz, karşınızdakine ve fikirlerine karşı olsanız bile bu fikirleri dile getirme hakkına saygı duymayı öğrenseniz, adamlık dersi vermeden önce kendi adamlığınızı tartmaya çalışsanız...

Hatayim eydur ya gani
Veren alır tatlı canı
Evvel kendi kendin tanı
Sonra ele nazar eyle

Alinin_Askeri
18-07-2008, 06:34 AM
Ama sen resmen saçmalıyorsun artık! Bak, bir önceki alıntı yaptığın mesajımda bu sorularının cevabını vermişim zaten.

İran'daki Hallac dediğinin de 857'de Tur ilinde doğup, 922'de Halife Muktedir'in buyruğuyla Bağdat'ta asılarak öldürülen, Yeni Platonculuk'tan esinlenmiş, Zerdüşt kökenli bir İslam sofisi olan Hallac-ı Mansur olduğunu, Alevilikle veya Türkmenlikle hiçbir alakasının bulunmadığını..." söylemişim, sen de bu kısmı aynıyla alıntı yapmışsın hatta. Senin alıntından aldım şimdi.

Hallac-ı Mansur'dan, Seyyid Nesimi'den, Fazlullah Hurufi'den bu sitede birçok yerde bahsettim, aynı mesajları herkes için tekrar tekrar mı yazayım? Ama sen, doğrudan sana yazılanı dahi okuma zahmetine katlanmıyorsun, diğer ilgili topicleri ve ilgili mesajları okuma zahmetine nasıl katlanabilirsin ki?

Edep erkandan bahsetmeyi çok iyi biliyorsunuz da, biraz da bu erdemleri taşımayı bilseniz, inandığınızı söylemiyor diye doğrudan saldırıya geçmeseniz, karşınızdakine ve fikirlerine karşı olsanız bile bu fikirleri dile getirme hakkına saygı duymayı öğrenseniz, adamlık dersi vermeden önce kendi adamlığınızı tartmaya çalışsanız...

Hatayim eydur ya gani
Veren alır tatlı canı
Evvel kendi kendin tanı
Sonra ele nazar eyle
hallaca hurufı dıyen sen degılmısın kardesım?fazlullah hurufının yasam tarıhıyle hallaca arasındakı zaman farkını bılıyormusunkı bole bır söylemı soyluyorsun?dar cemı nedır dıyorum sana nıye cevaplamıyorsun?neden nesımı alevılıgın yedı ulu ozanı arasında sayılıyor?alevı dergahları bunları önder nıye kabul edıyor?ben yeterınce okudum yazılarınıda baska yazılarıda,bu dogrultuda sorular soruyorum sana ve cevap beklıyorum sadece cevap bu sorulara.

Çakırcalı
18-07-2008, 08:20 AM
hallaca hurufı dıyen sen degılmısın kardesım?fazlullah hurufının yasam tarıhıyle hallaca arasındakı zaman farkını bılıyormusunkı bole bır söylemı soyluyorsun?dar cemı nedır dıyorum sana nıye cevaplamıyorsun?neden nesımı alevılıgın yedı ulu ozanı arasında sayılıyor?alevı dergahları bunları önder nıye kabul edıyor?ben yeterınce okudum yazılarınıda baska yazılarıda,bu dogrultuda sorular soruyorum sana ve cevap beklıyorum sadece cevap bu sorulara.

Anlaşıldu kardeşim, senin için bu konulara biraz daha değineyim. Başka türlü işin içinden çıkılamayacak çünkü.

Hallc-ı Mansur, 922'de Bağdat'ta ölmüş, Zerdüşt kökenli bir Sufi'dir.

Fazlullah Hurufi ise 1394'te Şirvan'da ölmüş Sufi'dir

Seyyid Nesimi, 1404 civarları Halep'te ölmüş bir Hurufi'dir.

Her nekadar Fazlullah Hurufi ve onun müridi Seyyid Nesimi'den yüzyıllar önce yaşamışsa da, Hallac-ı Mansur da Hurufi'dir, çünkü zamanında düşünceleri, kendi düşüncelerine yakın tüm düşünceler gibi Batıni olarak kabul görüyordu. Ancak Fazlullah Hurufi de, tıpkı Hallac-ı Mansur gibi Yeni Platonculuk akımıyla felsefesini oluşturmuş ve kurallara bağlamıştır. Dolayısıyla tasavvufta bu düşünceleri savunan herkes, Hurufi olarak nitelenmektedir. Tıpkı bundan 24 asır önce yaşamış Herakleitos'un da, kurgusu şundan 150 yıl kadar önce tamamlanmış Materyalizm'e dahil olup Materyalist olarak nitelenmesi gibi. Herakleitos nasıl ki düşüncelerini Materyalist olarak nitelemiyorsa, bu kelimeyi dahi duymamışsa, Hallac-ı Mansur da düşüncelerini Hurufilik olarak nitelemiyordu, çünkü o tarihte Hurufilik diye bir kavram yoktu. Ancak bu, Hallac-ı Mansur'un Hurufi olduğu, o düşünceyi savunduğu gerçeğini değiştirmez. Herakleitos'un Materyalist olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi.

Alevi düşüncesinin bunları kabul etmesi, bunların da Alevi olduğu anlamına gelmez. Alevilik, tarihte bir çok düşünceden, bir çok düşünürden etkilenmiştir. Bu etkilendiklerinin de Alevi olduğu anlamına gelmez. Senin bu mantığınla hareket edersek, birçok kişi gibi saçmalayıp, "Ali de Aleviydi" dememiz gerek. Ha, doğru ya; sizlerin de savunduğu buydu zaten: "İlk Alevi, Ali'ydi!" Ben niye anlatıyorum ki o zaman? Bu mantıkla, Ali'den önce Muhammed'in adı geldiğine göre, Muhammed Ali'den de önce Alevi olmaz mı? Eh zaten onu da söyleyenler var.

Alevilerin Nesimi'den ve Mansur'dan etkilenmelerinin sebebi, Hurufiliğin "Ene-l Hak" düsturudur. Çünkü Aleviler de, Hurufilikten etkilenip "Ene-l Hak" felsefesini benimsemişlerdir. Onun için zaten Alevilik-Bektaşilikten zerrece haberleri olmayan bu insanlara kutsallık yükleyip, onları her fırsatta anmışlardır. Ancak önder diye nitelediklerine hiç şahit olmadım. Sen onları önder diye mi biliyorsun? Bu arada Fuzuli de Yedi büyük ozandan biridir ama Alevilikten bihaber, Azeri Türk'ü bir Şii şairdir. Ha, doğru ya. Alevilik'le Şiilik birdir diyenleriniz de vardı sizin.

Dar Cemi dediğin şeye gelince, ben 1) Görgü Cemi, 2) Abdal Musa Cemi ve 3) Lokma (Kurban) Cemi duydum: ama, hiç "Dar Cemi" diye bir şey duymadım. "Dardan İndirme Erkanı" vardır ki, bunun konuyla ilgili yanını göremedim. Çünkü ölmüş bir kişi için yapılan bir törendir.
Ha, eğer Görgü Ceminde yapılan Dara çekmekse (-ki, ille de yapılacak diye birşey yok. Sebep yoksa yapılmaz) yol düşkünü olan, edep ve erkanın gereğini yerine getirmeyenlerin Dar'a çekilmesidir, yani yargılanıp hüküm kurulması; bağışlanıp veya cezalandırılmasıdır. Dolayısıyla yine konuyla ilgisini göremedim. Yoksa yazdıklarımdan dolayı Yol Düşkün mü ilan edildim? Tabi bir de "Dar" genel adıyla anılan, yine cem ayininde görülen çeşitli ritüeller vardır ki, sen sanıyorum Dar-ı Mansur ve Dar-ı Nesimi adıyla anılan ve "Tekke"ye alınış sırasında talibin duruş pozisyonunu soruyorsun sanırım. Eh o kadarını da sen bul oku. Nasıl durulduğunu da ben mi anlatayım?

Yalnız bunların tamamı, kendisi bir Sırp (annesi Macar) devşirmesi olan Balım Sultan tarafından Bektaşiliğe oturtulmuş kurallar olduğunu bilmediğin, Alevilikle Bektaşiliğin aynı şeyler olduğuna inandığınız ve tüm bunlar size saçma ve anlamsız geldiği için; işin kötüsü senin deyiminle ipe sapa gelir şeyler üretemediğiniz için, giderek sünnileşmekte olduğunuzu da göremiyorsunuz. Zaten ben de anlatımda bu ayrıma girmeye gerek görmedim artık. Sadece "Alevi" deyip geçiştirdim.

Alevilik, toplumsal, sınıfsal ve kültürel bir yaşam biçimi; Bektaşilik ise dini-tasavvufi bir yol, adı üzerinde bir "Tarikat"tır. Deliorman Alevileri Bektaşi olmadıkları için size göre Alevi de değillerdir zaten. Kendinize göre çekip uzatın, bakalım ne kadar uzayacak...

hüseyin kani
18-07-2008, 11:32 AM
bu kadar tartışacağınıza alevi kime denir bunu cevaplayın arkadaşlar.. alevilik hz alinin yolundan gitmekse bektaşiler de iranlı şiiler de nusayriler de bedreddiniler de alevidir.. aleviliği kalıplara oturtmayın, kimin alevi olup olmayacağına siz karar veremezsiniz.. kaldı ki mansurun veya nesiminin aleviliğini tartışmak anlamsızdır.. annesine bakarak aleviliğini yargıladığınız kimselere gelince hazreti hüseyinin karısı şehriban ana nereli? lütfen bunları düşünün bilmişlik yapmayın.. bu memlekette tek siz kitap okumuyorsunuz bunu da uutmayın...

Çakırcalı
18-07-2008, 12:06 PM
bu kadar tartışacağınıza alevi kime denir bunu cevaplayın arkadaşlar.. alevilik hz alinin yolundan gitmekse bektaşiler de iranlı şiiler de nusayriler de bedreddiniler de alevidir.. aleviliği kalıplara oturtmayın, kimin alevi olup olmayacağına siz karar veremezsiniz.. kaldı ki mansurun veya nesiminin aleviliğini tartışmak anlamsızdır.. annesine bakarak aleviliğini yargıladığınız kimselere gelince hazreti hüseyinin karısı şehriban ana nereli? lütfen bunları düşünün bilmişlik yapmayın.. bu memlekette tek siz kitap okumuyorsunuz bunu da uutmayın...

Evet, "Alevilik hz alinin yolundan gitmekse, sadece o adını saydığın inanç mensupları değil, recep tayyip de, erbakan da, şevket kazan da aleviler" çok güzel bir tesbitte bulunmuş, konuyu bağlamışsın. bizi yazma zahmetinden kurtardın. kutlarım...

kanlıbey
20-07-2008, 04:23 AM
Anlaşıldu kardeşim, senin için bu konulara biraz daha değineyim. Başka türlü işin içinden çıkılamayacak çünkü.

Hallc-ı Mansur, 922'de Bağdat'ta ölmüş, Zerdüşt kökenli bir Sufi'dir.

Fazlullah Hurufi ise 1394'te Şirvan'da ölmüş Sufi'dir

Seyyid Nesimi, 1404 civarları Halep'te ölmüş bir Hurufi'dir.

Her nekadar Fazlullah Hurufi ve onun müridi Seyyid Nesimi'den yüzyıllar önce yaşamışsa da, Hallac-ı Mansur da Hurufi'dir, çünkü zamanında düşünceleri, kendi düşüncelerine yakın tüm düşünceler gibi Batıni olarak kabul görüyordu. Ancak Fazlullah Hurufi de, tıpkı Hallac-ı Mansur gibi Yeni Platonculuk akımıyla felsefesini oluşturmuş ve kurallara bağlamıştır. Dolayısıyla tasavvufta bu düşünceleri savunan herkes, Hurufi olarak nitelenmektedir. Tıpkı bundan 24 asır önce yaşamış Herakleitos'un da, kurgusu şundan 150 yıl kadar önce tamamlanmış Materyalizm'e dahil olup Materyalist olarak nitelenmesi gibi. Herakleitos nasıl ki düşüncelerini Materyalist olarak nitelemiyorsa, bu kelimeyi dahi duymamışsa, Hallac-ı Mansur da düşüncelerini Hurufilik olarak nitelemiyordu, çünkü o tarihte Hurufilik diye bir kavram yoktu. Ancak bu, Hallac-ı Mansur'un Hurufi olduğu, o düşünceyi savunduğu gerçeğini değiştirmez. Herakleitos'un Materyalist olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi.

Alevi düşüncesinin bunları kabul etmesi, bunların da Alevi olduğu anlamına gelmez. Alevilik, tarihte bir çok düşünceden, bir çok düşünürden etkilenmiştir. Bu etkilendiklerinin de Alevi olduğu anlamına gelmez. Senin bu mantığınla hareket edersek, birçok kişi gibi saçmalayıp, "Ali de Aleviydi" dememiz gerek. Ha, doğru ya; sizlerin de savunduğu buydu zaten: "İlk Alevi, Ali'ydi!" Ben niye anlatıyorum ki o zaman? Bu mantıkla, Ali'den önce Muhammed'in adı geldiğine göre, Muhammed Ali'den de önce Alevi olmaz mı? Eh zaten onu da söyleyenler var.

Alevilerin Nesimi'den ve Mansur'dan etkilenmelerinin sebebi, Hurufiliğin "Ene-l Hak" düsturudur. Çünkü Aleviler de, Hurufilikten etkilenip "Ene-l Hak" felsefesini benimsemişlerdir. Onun için zaten Alevilik-Bektaşilikten zerrece haberleri olmayan bu insanlara kutsallık yükleyip, onları her fırsatta anmışlardır. Ancak önder diye nitelediklerine hiç şahit olmadım. Sen onları önder diye mi biliyorsun? Bu arada Fuzuli de Yedi büyük ozandan biridir ama Alevilikten bihaber, Azeri Türk'ü bir Şii şairdir. Ha, doğru ya. Alevilik'le Şiilik birdir diyenleriniz de vardı sizin.

Dar Cemi dediğin şeye gelince, ben 1) Görgü Cemi, 2) Abdal Musa Cemi ve 3) Lokma (Kurban) Cemi duydum: ama, hiç "Dar Cemi" diye bir şey duymadım. "Dardan İndirme Erkanı" vardır ki, bunun konuyla ilgili yanını göremedim. Çünkü ölmüş bir kişi için yapılan bir törendir.
Ha, eğer Görgü Ceminde yapılan Dara çekmekse (-ki, ille de yapılacak diye birşey yok. Sebep yoksa yapılmaz) yol düşkünü olan, edep ve erkanın gereğini yerine getirmeyenlerin Dar'a çekilmesidir, yani yargılanıp hüküm kurulması; bağışlanıp veya cezalandırılmasıdır. Dolayısıyla yine konuyla ilgisini göremedim. Yoksa yazdıklarımdan dolayı Yol Düşkün mü ilan edildim? Tabi bir de "Dar" genel adıyla anılan, yine cem ayininde görülen çeşitli ritüeller vardır ki, sen sanıyorum Dar-ı Mansur ve Dar-ı Nesimi adıyla anılan ve "Tekke"ye alınış sırasında talibin duruş pozisyonunu soruyorsun sanırım. Eh o kadarını da sen bul oku. Nasıl durulduğunu da ben mi anlatayım?

Yalnız bunların tamamı, kendisi bir Sırp (annesi Macar) devşirmesi olan Balım Sultan tarafından Bektaşiliğe oturtulmuş kurallar olduğunu bilmediğin, Alevilikle Bektaşiliğin aynı şeyler olduğuna inandığınız ve tüm bunlar size saçma ve anlamsız geldiği için; işin kötüsü senin deyiminle ipe sapa gelir şeyler üretemediğiniz için, giderek sünnileşmekte olduğunuzu da göremiyorsunuz. Zaten ben de anlatımda bu ayrıma girmeye gerek görmedim artık. Sadece "Alevi" deyip geçiştirdim.

Alevilik, toplumsal, sınıfsal ve kültürel bir yaşam biçimi; Bektaşilik ise dini-tasavvufi bir yol, adı üzerinde bir "Tarikat"tır. Deliorman Alevileri Bektaşi olmadıkları için size göre Alevi de değillerdir zaten. Kendinize göre çekip uzatın, bakalım ne kadar uzayacak...


Değerli can

Yazılarınızı okuyorum.

Bir kaç noktada müdahele etme gereği duydum.

İlkin Aleviliğin İnaç ve yaşam biçimi olarak (batıni) bir yol olduğunu kabul edersek,bahsi geçen NESİMİ,HALLACI MANSUR v.b gibi alevi ulularını Alevi saymamak ve Alevi geleneğinin dışında tutmak yanlıştır.

Burada asıl olan Kabullenmedir.

İkinci konu Balım SULTAN ile ilgili yapmış olduğun yorumdur.

Vermiş olduğun bilgiler (özellikle annasi şu babası bu gibi) yanlıştır.Yanlıştandan öte zaman ve mekan kavramlarını dikkate almayan bir yaklaşımdır.

Hacı Bektaş VELİ-Bayındır -Bektaşlı obasındandır.
Ede BALI -Bayındır Balı obasındandır.
Balım Sultan -Bayındır-Balı obasındandır.
Abdal MUSA-Bayındır-Musulu/Musalı obasındandır.

Şimdi bu örnekleri neden mi verdim.?

Alevilikte ocak kültürü vardır.

Dedelik-Mürşitlik babadan oğula,yoksa yakın akrabalara verilir.

Bu anlamda bu gün Anadolu Aleviliğinin serçeşmesi kabul edilen BEKTAŞ VELİ pirin yerine (çok olağan üstü bir şart yoksa) soydan gelmeyen biri atanamaz.

Atansa bile talipler bunu kabullenmezler ve gerçek dedelerini bilirler.

Yani anlayacağınız bu sosyal bir vakadır.

Yüzlerce yıl sonra bile Aleviler Hacı Bektaşı ve Abdal Musayı unutmamışlarsa tamamen bu duruşlarından dolayıdır.

Alevi mürşitleri illa Türk soylu ile evlenir diye bir kuralda yoktur ayrıca.

Saygı ve sevgilerimle.

Çakırcalı
20-07-2008, 06:04 AM
Değerli can

Yazılarınızı okuyorum.

Bir kaç noktada müdahele etme gereği duydum.

İlkin Aleviliğin İnaç ve yaşam biçimi olarak (batıni) bir yol olduğunu kabul edersek,bahsi geçen NESİMİ,HALLACI MANSUR v.b gibi alevi ulularını Alevi saymamak ve Alevi geleneğinin dışında tutmak yanlıştır.

Burada asıl olan Kabullenmedir.

İkinci konu Balım SULTAN ile ilgili yapmış olduğun yorumdur.

Vermiş olduğun bilgiler (özellikle annasi şu babası bu gibi) yanlıştır.Yanlıştandan öte zaman ve mekan kavramlarını dikkate almayan bir yaklaşımdır.

Hacı Bektaş VELİ-Bayındır -Bektaşlı obasındandır.
Ede BALI -Bayındır Balı obasındandır.
Balım Sultan -Bayındır-Balı obasındandır.
Abdal MUSA-Bayındır-Musulu/Musalı obasındandır.

Şimdi bu örnekleri neden mi verdim.?

Alevilikte ocak kültürü vardır.

Dedelik-Mürşitlik babadan oğula,yoksa yakın akrabalara verilir.

Bu anlamda bu gün Anadolu Aleviliğinin serçeşmesi kabul edilen BEKTAŞ VELİ pirin yerine (çok olağan üstü bir şart yoksa) soydan gelmeyen biri atanamaz.

Atansa bile talipler bunu kabullenmezler ve gerçek dedelerini bilirler.

Yani anlayacağınız bu sosyal bir vakadır.

Yüzlerce yıl sonra bile Aleviler Hacı Bektaşı ve Abdal Musayı unutmamışlarsa tamamen bu duruşlarından dolayıdır.

Alevi mürşitleri illa Türk soylu ile evlenir diye bir kuralda yoktur ayrıca.

Saygı ve sevgilerimle.


Sevgili dostum, bu konuyla ilgili düşüncelerimi çeşitli topiclerde açıklamıştım. Zaten en büyük sorun Alevilik ile Bektaşiliğin aynı olduğu yanlışında diretilmesidir. Bektaşilik bir tarikattir ve Hacı Bektaş Veli düsturları doğrultusunda Balım Sultan tarafından kuramı oluşturulmuştur. Oysa Alevilik Horasan üzerinden Anadolu'ya göçmüş Türkmenlere özgü bir kültürel bir yaşam tarzıdır. Aynı örneği sık sık vermek zorunda kalıyorum: Deliorman Alevileri, Bedrettiniler Bektaşi değildir ve cemlerinde Hacı Bektaş Veli'nin esamesi dahi okunmamaktadır. Bunlar şimdi Alevi olmuyor mu?

Bir diğer yanlışın da bütün Batınilerin aynı zamanda Alevi olduğu yönündeki düşüncendir. Batınilik çok daha geniş bir coğrafyada ve çok daha eskiye dayanan bir islami yorum biçimidir. Bütün Aleviler Batınidir desen bir nebze haklılık payı olur ama, bütün Batıniler Alevidir dersen bu çok büyük bir hata olur.

Üstelik bu iddialarınızla kendi kendinizle ne denli çeliştiğinizin de farkında değilsiniz. Mesela: Alevilikle Bektaşiliği bir tutuyorsunuz, Alevilikle Hurufiliği bir tutuyorsunuz ve dolayısıyla Bektaşilikle Hurufiliği bir tutuyorsunuz.
Hallac-ı Mansur 922'de öldürülmüştür, Hacı Bektaş Veli ise 1242'de doğmuştur, Hallac bu durumda nasıl Bektaşi ve dolayısıyla Alevi olabilir?

Başta da dediğim üzere Alevilik ile Bektaşilik birbirleriyle her ne kadar ilintili hale gelmişlerse de "aynı" kavramlar değildir.

Birçok kaynakta VIII. yüzyılda yaşamış olan Battal Gazi'nin Arap komutanı olduğu, Emeviler adına birçok savaşa girdiği ve hatta İstanbul kuşatmasında da aktif rol üstlendiği anlatılmakta ve aslen Arap olmadığı, Antakya veya Şam asıllı olduğu, bu tarihlerde sözkonusu yerleşim birimlerinde Türklerin de yoğun yaşadığı; Seyit Battal Gazi'nin bir diğer adının da "İmam Abd'ur-Rahman Alevi" olması münasebeti ile Türkmen asıllı olduğu ağırlık kazanmaktadır. VIII. yüzyılda yaşamış İmam Andurrahman Alevi'nin, 1242'de doğmuş Hacı Bektaş Veli'ye biat ettiğini ileri sürmek mümkün müdür?

Bana "Bu ismi sayılanların hepsi Batıni'dir ve adı her ne kadar bunların bazılarından sonra konmuş olsa da Hurufidir" derseniz, bir nebze hak veririrm. Ancak Battal Gazi'yi, Hallac-ı Mansur'u Bektaşi, Balım Sultan'ı Alevi yaparsanız, bu saçmalıktan ileri gitmez.

Balım Sultan ile ilgili bilgiyi, Bektaşi Dedebabası Salih Bedrettin Noyan Dedebaba'nın ifadesiyle aktarayım. Yakın tarihte hakka yürümüş olan bu muhterem, Balım Sultan'ın soy zincirini İdris Hoca ile Kadıncık Ana'nın oğulları Hızır Lale'ye dayandığını, Hızır Lale'nin ise Hacı Bektaş hazretlerinin nehes evladı, yol evladı olduğunu, bel evladı olmadığını, Hıhır Lale oğlu Resul Bali oğlu Yusuf Bali oğlu Mürsel Bali'nin Balım Sultan'ın babası olduğunu söylüyor ama bunlara bir kaynak göstermiyor; ardından Balım Sultan'ın genç yaşında Dimetoka'dan Aydınlatıcılık (irşad) görevini yerine getiren Seyyid Ali Sultan işareti ile İstanbul'a geldiğini, Padişah tarafından Hacıbektaş'a Pir Evi'ne Postnişin olarak atandığını ve orada 1516'da hakka yürüdüğünü anlatıyor. "Anası hakkında çeşitli söylentiler olduğu gibi, babası hakkında da başka bir kişi ortaya atılmaktadır. Anasının bir Sırp veya Macar prensesi ya da soylusu olduğu, bir başka kaynakta da Bulgar prensesi olduğu, bir yerde ise sıradan bir Bulgarın kızı olduğu şeklinde yazılıdır. Babası hakkında ise Arnavut, Rum veya Sırp asıllı veya Macar mühtedisi (sonradan Müslüman olan) Gedik Ahmet Paşa'nın oğlu olduğu söylenir." diyor ve Gedik Ahmet Paşa ile II. Bayezıd arasında geçen bir münakaşa sonrasında Gedik Ahmet Paşa'nın 18 Aralık 1482'de idam edilmesini anlatıyor ve "O sırada Gedik Ahmet Paşa'nın iki oğlu sarayda rehindir. Bazılarına göre, sarayda tutulan Balım, babasının öldürülmesinden etkilenerek dervişlik yolunu tutmuştur... İşte, bu Gedik Ahmet Paşa'nın sarayda rehin olarak tutulan iki oğlundan birinin Balım Sultan olduğu söylenir." diyor ve bu yöndeki birçok kaynaktan alıntılar yapıyor, hatta, kendi babasının bir el yazmasında da "Balım Sultan'ın, Mürsel Baba'nın Dimetoka'da evlendiği Bulgar bir kızdan olduğu" yönündeki notu aktarıyor ve en sonunda da:" Her ne olursa olsun, onun Türk veya Macar olması aslında sonuca bir etki yapmaz. Kemale ermiş bir insan için, soy ve milliyet farkı olmaz. Birçok erkanı yani tören usullerini koymuş ve o yüzden de, Pir-i sani (ikinci Pir) lakabını almıştır. Uygulamaları, onun büyük bir yönetici ve islahatçı olduğunu göstermektedir." diyor ki, en güzelini diyor. Tam bir Bektaşi felsefesidir bu, hangi milletten olursa olsun önce insan olması önemli ve Balım Sultan da İnsan-ı Kamil mertebesine yükselmiş bir uludur. Onun Macar veya Sırp veya Bulgar asıllı olduğunu söylerken aşağılamak amacıyla değil, Bektaşiliğin etnik bir kimliğe dayanmadığını vurgulamak için söylemiştim ki, bu iddiamı har zaman savunurum.

Konu başlığı doğrultusunda son olarak şunu diyebilirim:Birileri kabul eder veya etmez, "Yeniçeriler, Bektaşi tarikatına bağlı devşirmelerdi. Alevi değillerdi."

kanlıbey
21-07-2008, 02:31 AM
Sevgili dostum, bu konuyla ilgili düşüncelerimi çeşitli topiclerde açıklamıştım. Zaten en büyük sorun Alevilik ile Bektaşiliğin aynı olduğu yanlışında diretilmesidir. Bektaşilik bir tarikattir ve Hacı Bektaş Veli düsturları doğrultusunda Balım Sultan tarafından kuramı oluşturulmuştur. Oysa Alevilik Horasan üzerinden Anadolu'ya göçmüş Türkmenlere özgü bir kültürel bir yaşam tarzıdır. Aynı örneği sık sık vermek zorunda kalıyorum: Deliorman Alevileri, Bedrettiniler Bektaşi değildir ve cemlerinde Hacı Bektaş Veli'nin esamesi dahi okunmamaktadır. Bunlar şimdi Alevi olmuyor mu?

Bir diğer yanlışın da bütün Batınilerin aynı zamanda Alevi olduğu yönündeki düşüncendir. Batınilik çok daha geniş bir coğrafyada ve çok daha eskiye dayanan bir islami yorum biçimidir. Bütün Aleviler Batınidir desen bir nebze haklılık payı olur ama, bütün Batıniler Alevidir dersen bu çok büyük bir hata olur.

Üstelik bu iddialarınızla kendi kendinizle ne denli çeliştiğinizin de farkında değilsiniz. Mesela: Alevilikle Bektaşiliği bir tutuyorsunuz, Alevilikle Hurufiliği bir tutuyorsunuz ve dolayısıyla Bektaşilikle Hurufiliği bir tutuyorsunuz.
Hallac-ı Mansur 922'de öldürülmüştür, Hacı Bektaş Veli ise 1242'de doğmuştur, Hallac bu durumda nasıl Bektaşi ve dolayısıyla Alevi olabilir?

Başta da dediğim üzere Alevilik ile Bektaşilik birbirleriyle her ne kadar ilintili hale gelmişlerse de "aynı" kavramlar değildir.

Birçok kaynakta VIII. yüzyılda yaşamış olan Battal Gazi'nin Arap komutanı olduğu, Emeviler adına birçok savaşa girdiği ve hatta İstanbul kuşatmasında da aktif rol üstlendiği anlatılmakta ve aslen Arap olmadığı, Antakya veya Şam asıllı olduğu, bu tarihlerde sözkonusu yerleşim birimlerinde Türklerin de yoğun yaşadığı; Seyit Battal Gazi'nin bir diğer adının da "İmam Abd'ur-Rahman Alevi" olması münasebeti ile Türkmen asıllı olduğu ağırlık kazanmaktadır. VIII. yüzyılda yaşamış İmam Andurrahman Alevi'nin, 1242'de doğmuş Hacı Bektaş Veli'ye biat ettiğini ileri sürmek mümkün müdür?

Bana "Bu ismi sayılanların hepsi Batıni'dir ve adı her ne kadar bunların bazılarından sonra konmuş olsa da Hurufidir" derseniz, bir nebze hak veririrm. Ancak Battal Gazi'yi, Hallac-ı Mansur'u Bektaşi, Balım Sultan'ı Alevi yaparsanız, bu saçmalıktan ileri gitmez.

Balım Sultan ile ilgili bilgiyi, Bektaşi Dedebabası Salih Bedrettin Noyan Dedebaba'nın ifadesiyle aktarayım. Yakın tarihte hakka yürümüş olan bu muhterem, Balım Sultan'ın soy zincirini İdris Hoca ile Kadıncık Ana'nın oğulları Hızır Lale'ye dayandığını, Hızır Lale'nin ise Hacı Bektaş hazretlerinin nehes evladı, yol evladı olduğunu, bel evladı olmadığını, Hıhır Lale oğlu Resul Bali oğlu Yusuf Bali oğlu Mürsel Bali'nin Balım Sultan'ın babası olduğunu söylüyor ama bunlara bir kaynak göstermiyor; ardından Balım Sultan'ın genç yaşında Dimetoka'dan Aydınlatıcılık (irşad) görevini yerine getiren Seyyid Ali Sultan işareti ile İstanbul'a geldiğini, Padişah tarafından Hacıbektaş'a Pir Evi'ne Postnişin olarak atandığını ve orada 1516'da hakka yürüdüğünü anlatıyor. "Anası hakkında çeşitli söylentiler olduğu gibi, babası hakkında da başka bir kişi ortaya atılmaktadır. Anasının bir Sırp veya Macar prensesi ya da soylusu olduğu, bir başka kaynakta da Bulgar prensesi olduğu, bir yerde ise sıradan bir Bulgarın kızı olduğu şeklinde yazılıdır. Babası hakkında ise Arnavut, Rum veya Sırp asıllı veya Macar mühtedisi (sonradan Müslüman olan) Gedik Ahmet Paşa'nın oğlu olduğu söylenir." diyor ve Gedik Ahmet Paşa ile II. Bayezıd arasında geçen bir münakaşa sonrasında Gedik Ahmet Paşa'nın 18 Aralık 1482'de idam edilmesini anlatıyor ve "O sırada Gedik Ahmet Paşa'nın iki oğlu sarayda rehindir. Bazılarına göre, sarayda tutulan Balım, babasının öldürülmesinden etkilenerek dervişlik yolunu tutmuştur... İşte, bu Gedik Ahmet Paşa'nın sarayda rehin olarak tutulan iki oğlundan birinin Balım Sultan olduğu söylenir." diyor ve bu yöndeki birçok kaynaktan alıntılar yapıyor, hatta, kendi babasının bir el yazmasında da "Balım Sultan'ın, Mürsel Baba'nın Dimetoka'da evlendiği Bulgar bir kızdan olduğu" yönündeki notu aktarıyor ve en sonunda da:" Her ne olursa olsun, onun Türk veya Macar olması aslında sonuca bir etki yapmaz. Kemale ermiş bir insan için, soy ve milliyet farkı olmaz. Birçok erkanı yani tören usullerini koymuş ve o yüzden de, Pir-i sani (ikinci Pir) lakabını almıştır. Uygulamaları, onun büyük bir yönetici ve islahatçı olduğunu göstermektedir." diyor ki, en güzelini diyor. Tam bir Bektaşi felsefesidir bu, hangi milletten olursa olsun önce insan olması önemli ve Balım Sultan da İnsan-ı Kamil mertebesine yükselmiş bir uludur. Onun Macar veya Sırp veya Bulgar asıllı olduğunu söylerken aşağılamak amacıyla değil, Bektaşiliğin etnik bir kimliğe dayanmadığını vurgulamak için söylemiştim ki, bu iddiamı har zaman savunurum.

Konu başlığı doğrultusunda son olarak şunu diyebilirim:Birileri kabul eder veya etmez, "Yeniçeriler, Bektaşi tarikatına bağlı devşirmelerdi. Alevi değillerdi."



Deliorman lıların ve Bedrettinilerin şimdiki zamandaki hallerini bilmem.

Bildiğim bir şey varsa bu ülkenin bütün Alevi ocakları Hacı Bektaş VELİ yi pir kabul ederler.

Bu Aleviliğin İsmi Anadolu aleviliğidir.

Bu ülkede hangi dili kullanırsa kullansınlar tüm Aleviler Hacı Bektaş VELİ inin şahsında yolu kabullenirler.

Alevilikte soydan gelme (evladı resul) sadece dedeler için kullanılan bir tanımdır.

Aleviliğin batı kolunda (örneğin Trakya Aleviliğinin bir kısmında ve Arnavutluk ta) bektaşi babaları seçimle işbasına gelir.

Ama hepsi Alevi olduğunu bilir ve kabul ederler.

Birçok şeyi araştırmanıza rağmen Alevilikteki ocak kültürünün belirleyiciliğini ve ocak dedelerinin kendi boy-aşiret (yada akraba boylara) etki ettiğini kavrayamamışsınız.

Ayrıca devşirme askeri-siyası pozisyonlarda kullanılan bir kavramdır.

İnançsal anlamda devşirme olmaz.

Bütün insanlar akraba değilmi.

Eğer yeniçeriler devşirme ise ,bu onların özrü olamaz.Onları çok küçük yaşlarda zorla ailelerinden koparan Osmanlı İstipdadında aramak lazım bu suçu.

Ayrıca Alevilerin en büyük ozanlarından ve pirlerinden biri olan Şah İsmail Hatayinin annesinin annesi tarafında Trabzon Rum imparatorlluğuna kadar uzandığını bilmeniz gerekir.

Bu durum Hatayinin hiç bir özelliğini eksiltmez.

Alevilik bir gelenektir aynı zamanda.

Bu anlamda Hallacı Mansurun ,Battal Gazinin v.b hangi tarihlerde yaşadığına milliyetinin ne olduğuna da bakılmaz.

Alevilerin önderi ALİ değilmi.?

Öyleyse Alevilik bir ırmak gibi aka aka içine yeni şeyler ala ala bu günlere gelmiştir.

Bazı inanç bçimlerini siler süpürürken bazılarını da içinde eritmiş kendine benzetmiştir.

Bu tesbit kavranılmadan Alevilik kavranılmaz.

Çakırcalı
21-07-2008, 03:21 AM
Deliorman lıların ve Bedrettinilerin şimdiki zamandaki hallerini bilmem.

Bildiğim bir şey varsa bu ülkenin bütün Alevi ocakları Hacı Bektaş VELİ yi pir kabul ederler.

Bu Aleviliğin İsmi Anadolu aleviliğidir.

Bu ülkede hangi dili kullanırsa kullansınlar tüm Aleviler Hacı Bektaş VELİ inin şahsında yolu kabullenirler.

Alevilikte soydan gelme (evladı resul) sadece dedeler için kullanılan bir tanımdır.

Aleviliğin batı kolunda (örneğin Trakya Aleviliğinin bir kısmında ve Arnavutluk ta) bektaşi babaları seçimle işbasına gelir.

Ama hepsi Alevi olduğunu bilir ve kabul ederler.

Birçok şeyi araştırmanıza rağmen Alevilikteki ocak kültürünün belirleyiciliğini ve ocak dedelerinin kendi boy-aşiret (yada akraba boylara) etki ettiğini kavrayamamışsınız.

Ayrıca devşirme askeri-siyası pozisyonlarda kullanılan bir kavramdır.

İnançsal anlamda devşirme olmaz.

Bütün insanlar akraba değilmi.

Eğer yeniçeriler devşirme ise ,bu onların özrü olamaz.Onları çok küçük yaşlarda zorla ailelerinden koparan Osmanlı İstipdadında aramak lazım bu suçu.

Ayrıca Alevilerin en büyük ozanlarından ve pirlerinden biri olan Şah İsmail Hatayinin annesinin annesi tarafında Trabzon Rum imparatorlluğuna kadar uzandığını bilmeniz gerekir.

Bu durum Hatayinin hiç bir özelliğini eksiltmez.

Alevilik bir gelenektir aynı zamanda.

Bu anlamda Hallacı Mansurun ,Battal Gazinin v.b hangi tarihlerde yaşadığına milliyetinin ne olduğuna da bakılmaz.

Alevilerin önderi ALİ değilmi.?

Öyleyse Alevilik bir ırmak gibi aka aka içine yeni şeyler ala ala bu günlere gelmiştir.

Bazı inanç bçimlerini siler süpürürken bazılarını da içinde eritmiş kendine benzetmiştir.

Bu tesbit kavranılmadan Alevilik kavranılmaz.

Hep aynı yanlışı tekrarlayıp duruyorsunuz. Aleviliği bir kalıba sokmak ve sonunda İslam potası içinde eritmek için çabalamaya devam edin. Başaracaksınız da, nasıl olsa siz bilmiyorsunuz ve sizin gibi bilmeyip de öğrenmeye çalışan yalan yanlış yönlendirilecek çok insan var.

Alevilik hakkında iki satır okuyamıyorsunuz, atıp tutuyorsunuz. Bari ileri süreceğiniz fikirle ilgili bir sözlük veya ansiklopedi olsun açın da okuma zahmeti gösterin. "İnançsal anlamda devşirme olmaz." da ne demenk? Devşirme, zaten "Hristiyan çocuklarının toplanıp, belirli bir amaç doğrultusunda İslam kültürüyle yetiştirilip, müslümanlaştırılması" demek. Hristiyanlık ve müslümanlık inanç değil mi yoksa?

"Deliormanlıların ve Bedrettinilerin şimdiki zamandaki hallerini bilmem. Bildiğim bir şey varsa bu ülkenin bütün Alevi ocakları Hacı Bektaş VELİ yi pir kabul ederler." diyorsun ve aynı tavrı sergileyip, araştırma gereği dahi görmüyorsun. Çünkü bir şeye inanmışsın ve en doğrusunun da bu olduğunu sanıyorsun, ileri sürülen, ortaya konan bir tez hiçbir anlam ifade etmiyor nasılsa. Bunun adına "Dogmatizm" dendiğini, Aleviliğin ve onun felsefi oluşumunda etkin rol oynayan Batıniliğin, dogmatizme karşı duruştan kaynaklandığını da bilmiyorsun dolayısıyla. Deliormanlıları, Bedrettinileri bir araştırın yahu, korkmayın adam yemezler! Aksine Aleviliğin en güzel yanlarından olan paylaşımın, dostluğun, ikramın en güzeliyle karşılaşırsınız. Onlar Hacı Bektaş Veli'yi değil, Şeyh Bedrettin'i pir kabul etmiş Türkmen-Alevilerdir.

Yeniçerilerin devşirme olmalarının bir suç veya özür olduğunu söylemiş değilim. Bektaşidirler ama Alevi değildirler. Aynı durum sözünü ettiğin Arnavutlar için de geçerlidir: Bektaşidirler ve Alevi değiller. "Alevi" sözcüğünü dahi çoğu duymamıştır.

Kaldı ki, "Bu ülkede hangi dili kullanırsa kullansınlar tüm Aleviler Hacı Bektaş VELİ inin şahsında yolu kabullenirler." diyorsun ama, özellikle Batı Anadolu'da Alevi ve Bektaşi köylerinin kendiliğinden ayrılığını, özellikle Bektaşi köylerinin "Biz Bektaşiyiz, Alevi değiliz" dediklerini, kendilerini Bektaşi olarak tanımlayanların genellikle Türkmenliği kabul etmediklerini, çünkü Türkmenlerin Alevi olduklarını, kendilerininse "Yerli, Yörük" diye adlandırıldıklarını söylerler. Egeli bir Alevi'ninse, derleme gezisi yapan bir halkbilimciye Bektaşi bir köy için "Onlar Bektaşi'dir, hu çekip dururlar. Alevilikle ilgili bir şey bilmezler" diyebileceğini hayal dahi edemezsiniz, çünkü kabul edemezsiniz. (Hatta bu farklılığı görsel olarak ortaya koymak için, Bektaşilerin bıyıklarının üst tarafını traş ettiklerini, Alevilerinse bıyıklarını dudakları tamamen örtecek şekilde bıraktıklarını ve üst tarafa jilet vurmadıklarını da bilmiyorsunuz)

Ezbere konuşmak yerine okuyup araştırın. Okuyup araştırmaktan da zarar gelmez.

kanlıbey
21-07-2008, 04:22 AM
Hep aynı yanlışı tekrarlayıp duruyorsunuz. Aleviliği bir kalıba sokmak ve sonunda İslam potası içinde eritmek için çabalamaya devam edin. Başaracaksınız da, nasıl olsa siz bilmiyorsunuz ve sizin gibi bilmeyip de öğrenmeye çalışan yalan yanlış yönlendirilecek çok insan var.

Alevilik hakkında iki satır okuyamıyorsunuz, atıp tutuyorsunuz. Bari ileri süreceğiniz fikirle ilgili bir sözlük veya ansiklopedi olsun açın da okuma zahmeti gösterin. "İnançsal anlamda devşirme olmaz." da ne demenk? Devşirme, zaten "Hristiyan çocuklarının toplanıp, belirli bir amaç doğrultusunda İslam kültürüyle yetiştirilip, müslümanlaştırılması" demek. Hristiyanlık ve müslümanlık inanç değil mi yoksa?

"Deliormanlıların ve Bedrettinilerin şimdiki zamandaki hallerini bilmem. Bildiğim bir şey varsa bu ülkenin bütün Alevi ocakları Hacı Bektaş VELİ yi pir kabul ederler." diyorsun ve aynı tavrı sergileyip, araştırma gereği dahi görmüyorsun. Çünkü bir şeye inanmışsın ve en doğrusunun da bu olduğunu sanıyorsun, ileri sürülen, ortaya konan bir tez hiçbir anlam ifade etmiyor nasılsa. Bunun adına "Dogmatizm" dendiğini, Aleviliğin ve onun felsefi oluşumunda etkin rol oynayan Batıniliğin, dogmatizme karşı duruştan kaynaklandığını da bilmiyorsun dolayısıyla. Deliormanlıları, Bedrettinileri bir araştırın yahu, korkmayın adam yemezler! Aksine Aleviliğin en güzel yanlarından olan paylaşımın, dostluğun, ikramın en güzeliyle karşılaşırsınız. Onlar Hacı Bektaş Veli'yi değil, Şeyh Bedrettin'i pir kabul etmiş Türkmen-Alevilerdir.

Yeniçerilerin devşirme olmalarının bir suç veya özür olduğunu söylemiş değilim. Bektaşidirler ama Alevi değildirler. Aynı durum sözünü ettiğin Arnavutlar için de geçerlidir: Bektaşidirler ve Alevi değiller. "Alevi" sözcüğünü dahi çoğu duymamıştır.

Kaldı ki, "Bu ülkede hangi dili kullanırsa kullansınlar tüm Aleviler Hacı Bektaş VELİ inin şahsında yolu kabullenirler." diyorsun ama, özellikle Batı Anadolu'da Alevi ve Bektaşi köylerinin kendiliğinden ayrılığını, özellikle Bektaşi köylerinin "Biz Bektaşiyiz, Alevi değiliz" dediklerini, kendilerini Bektaşi olarak tanımlayanların genellikle Türkmenliği kabul etmediklerini, çünkü Türkmenlerin Alevi olduklarını, kendilerininse "Yerli, Yörük" diye adlandırıldıklarını söylerler. Egeli bir Alevi'ninse, derleme gezisi yapan bir halkbilimciye Bektaşi bir köy için "Onlar Bektaşi'dir, hu çekip dururlar. Alevilikle ilgili bir şey bilmezler" diyebileceğini hayal dahi edemezsiniz, çünkü kabul edemezsiniz. (Hatta bu farklılığı görsel olarak ortaya koymak için, Bektaşilerin bıyıklarının üst tarafını traş ettiklerini, Alevilerinse bıyıklarını dudakları tamamen örtecek şekilde bıraktıklarını ve üst tarafa jilet vurmadıklarını da bilmiyorsunuz)

Ezbere konuşmak yerine okuyup araştırın. Okuyup araştırmaktan da zarar gelmez.



Bak güzel kardeşim

Her halde (kel değiseniz) saçınızın sayısı kadar kitap okudum.Ve halen de okumaktayım.
Verdiğin birçok örnek yanlış.
Bizim dedelerimiz direk Hacıbektaş tan gelir.
Hiç bir şekilde sizin tariflediğiniz bıyık tipi yoktur.

Üstelik konumuz bıyık,şekil şemal değil.

Çok net şekilde ifade ediyorum.

Aleviyim deyipte Hacı Bektaş Veli ye yan bakan kimse gördünmü.?

Dikkat Şiiler ve benzeri topluluklar hariç.Çünkü onlar Alevi değildirler.

Ee hadi söyle bakalım.Ne anlatmak istiyorsun?

Alevilikle Bektaşilik ayrımıdır demek istiyorsun?

Böyleyse yanılıyorsun.

Bak Alevi-Bektaşi_kızılbaş (anadolu aleviliği) ozanların nefeslerine böyle bir ayrım varmı.?

Hangi Alevi topluluğu vardırki ALİ olmadan Alevi olsun.

Şimdi Müslüman -İslam deyip durmaktasın.

Bizde (alevilerde) bizim karşımızda olana yezit derler.Tarih ve yaşayan alevilik bu yolu böyle tanımlamış.

Yani bizim karşımızda olanlara İslam demeyi siz ve sizin gibileri moda yaptı.

Bırakın Yeniçerilerin Alevi olup olmayacaklarınıda siz nasıl bir alevilik düzlemindesiniz önce onu açıklayında bilelim.

Çakırcalı
21-07-2008, 06:25 AM
Bak güzel kardeşim

Her halde (kel değiseniz) saçınızın sayısı kadar kitap okudum.Ve halen de okumaktayım.
Verdiğin birçok örnek yanlış.
Bizim dedelerimiz direk Hacıbektaş tan gelir.
Hiç bir şekilde sizin tariflediğiniz bıyık tipi yoktur.

Üstelik konumuz bıyık,şekil şemal değil.

Çok net şekilde ifade ediyorum.

Aleviyim deyipte Hacı Bektaş Veli ye yan bakan kimse gördünmü.?

Dikkat Şiiler ve benzeri topluluklar hariç.Çünkü onlar Alevi değildirler.

Ee hadi söyle bakalım.Ne anlatmak istiyorsun?

Alevilikle Bektaşilik ayrımıdır demek istiyorsun?

Böyleyse yanılıyorsun.

Bak Alevi-Bektaşi_kızılbaş (anadolu aleviliği) ozanların nefeslerine böyle bir ayrım varmı.?

Hangi Alevi topluluğu vardırki ALİ olmadan Alevi olsun.

Şimdi Müslüman -İslam deyip durmaktasın.

Bizde (alevilerde) bizim karşımızda olana yezit derler.Tarih ve yaşayan alevilik bu yolu böyle tanımlamış.

Yani bizim karşımızda olanlara İslam demeyi siz ve sizin gibileri moda yaptı.

Bırakın Yeniçerilerin Alevi olup olmayacaklarınıda siz nasıl bir alevilik düzlemindesiniz önce onu açıklayında bilelim.


Hala aynı teraneleri anlatıyorsun. Senin görmediğin bir şey asla var olamaz tabii. Gözlüğünü çıkarıp kendi çevren dışındakileri de görmeye çalışsana, "Hiç bir şekilde sizin tariflediğiniz bıyık tipi yoktur." diyeceğine Ege'de Bektaşi köylerini gezsene. Kargadan başka kuş bilmez misiniz siz?

Deliorman Alevilerini, Bedrettinileri örnek gösteriyorum sana, "Hacı Bektaş Veli'nin esamesini dahi okumazlar" diyorum, hala "Aleviyim deyipte Hacı Bektaş Veli ye yan bakan kimse gördünmü.?" diyorsun. Okuman da mı yok senin?

Bu arada benim saçım kadar kitap okuduğunu söylüyorsun, senin okuduğun dan çok kitap yazdım dersem ne olacak? Çünkü hep diyorum ya 2-3 (iki-üç) kitap dahi okuma zahmetine katlanamıyosunuz. Ezberlediğinizin dışına çıkmaya korkuyorsunuz. Araştırın, kardeşim, korkmayın yemezler sizi!!!

Fukara-i Abdal
21-07-2008, 06:31 AM
Hala aynı teraneleri anlatıyorsun. Senin görmediğin bir şey asla var olamaz tabii. Gözlüğünü çıkarıp kendi çevren dışındakileri de görmeye çalışsana, "Hiç bir şekilde sizin tariflediğiniz bıyık tipi yoktur." diyeceğine Ege'de Bektaşi köylerini gezsene. Kargadan başka kuş bilmez misiniz siz?

Deliorman Alevilerini, Bedrettinileri örnek gösteriyorum sana, "Hacı Bektaş Veli'nin esamesini dahi okumazlar" diyorum, hala "Aleviyim deyipte Hacı Bektaş Veli ye yan bakan kimse gördünmü.?" diyorsun. Okuman da mı yok senin?

Bu arada benim saçım kadar kitap okuduğunu söylüyorsun, senin okuduğun dan çok kitap yazdım dersem ne olacak? Çünkü hep diyorum ya 2-3 (iki-üç) kitap dahi okuma zahmetine katlanamıyosunuz. Ezberlediğinizin dışına çıkmaya korkuyorsunuz. Araştırın, kardeşim, korkmayın yemezler sizi!!!


Sevgili Çakırcalı,

Bedreddinilerde Balım Sultan Erkanı Ve On İki Hizmette Hacı Bektaşi Veli Geçer ....

Deliorman Alevilerine Gelince Seyyid Kızıldeli Sultana Bağlıdırlar Bir Çoğu Ve Bunların Bir Çok Özünde Gene HAcı Bektaqşi Veli Geçer Sebebi İse Kızıldeli ,Seyyid Rüstem Gazi ve Kırk Erenlerin Olmasından Kaynaklanıyor.
Erkanameler Birebir Aynıdır Ve İbadetleri birebir Aynıdır.

Aleviliğin Üç Kolu Vardır Birbiri ile Tamamen Benzer Olan
Babagan,Ocakzade Ve Çelebiler Diğerleri ise On İki Tarikkattır.
Babagan Kolu Diger On İki Tarikat içerisinde Gözükür ve Ehli Sunnete Açıktır.Diğerleri Babadan Oğula Geçiş vardır Sizde benim gibi biliyorsunuz.

Cumlesinin Piri On bir Tarikat Haricinde,Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir.

Aşk-ı Niyazla ;Gerçeğe Hü

Dede-baba
21-07-2008, 06:36 AM
Hacı Bektaş-ı Veli

***Horasan'nın Nişabur kentinde doğdu..

*** Babası İbrahim Sani (Seyid Muhammed) dir ve soyu Hz. Ali'ye dayanır.

*** Annesi Ünlü alim Ahmed Amii Nişaburi'in kızı Hatem Hatun'dur..

*** Doğum tarihi tam olarak bilinememekte 1200 lü yıllarda yaşdığı bilinmektedir.

*** Ahmet Yesevi'nin öğrencisi Lokman Parande'den ders almıştır.. kardeşi menteş ile Hocasının talimatıyla.. Necef-Mekke-Medine- ve Halep üzerinden Anadoluya geçmiştir.

*** Anadolu Aleviliğinin Kurucusu kabul edilir ve Dört Kapı Kırk Makam öğretisi Hünkar'a aittir.

*** Makalat... Vilayetname... en önemli eserleridir.

Allah Eyvallah

Ne çare zahide kızılbaş olduk
Daima bade-i gülfam süreriz
Bezmimize mahbub bir saki bulduk
Onun için böyle sarhoş gezeriz

Bektaşiyiz ya HU etmeyiz inkar
Namımız söylenir dillerde her bar
Bizlere bir mahbub olursa şikar
Kırk kişiyle onu heman vururuz

Harabi nedir bu melamet
Efsane söyleyip uzatma kali
zahid ağzı torba misali
çekince yuların ağzın büzeriz..

yazan Harabi

Hacı bektaş-ı Veli.. Öncelikle Afşin-Elbistan'ın Ashab-ı Keyf mağarasın'da kaldığı, daha sonra Kayseri-Ürgüp-Sineson köyü üzerinde, yedi hanelik küçük bir köy olan Sulucakarahöyük'e vardığı belirtilmektedir..

Hünkar'ı... 12 İmam'a ve de Hz Ali'ye ve dahi Peygamber'e ulaştıran Soy seceresi ise aşağıdadır.

1- İbrahim Sani Bin Hacı Bektaş-ı Veli

2-Seyyid Musa El sani bin İbrahim Sani (Seyyid Muhammed)

3- Seyyid Musa El sani

4- Seyyid Muhammed bin İshak

5- Seyyid Hasan bin Muhammed

6- Seyyid Muhammed bin Hasan

7- Seyyid Mehdi bin Muhammed

8- Seyyid Muhammed Sani bin Mehdi

9- Seyyid Hasan bin Muhammed Sani

10- Seyyid Mükerrem Mucap bin Hasan

11- İmam Musa-i Kazım bin Mükerrem Mucap (İbrahim)

12- İmam Musa-i Kazım

kanalıyla Hz. Ali...


*** Anadolu Aleviliğinin sistematize eden kabul edilir ve Dört Kapı Kırk Makam öğretisi Hünkar'a aittir.

*** Makalat... Vilayetname... en önemli eserleridir.


Horasan'dan Rum'a huzur eyleyen
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?
Binip cansız duvarları yürüten
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

Doksan altı bin Horasan Pirleri
Elli yedi binde Rum erleri
Cümlesinin serfirazı serveri
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?

Balım Sultan yareni, yoldaşı
Kızıl deli Sultan durur hem eşi
Abdal Musa Sultan dersem ne İş?
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?
Abdal Musa

Saygılarımla

Dede-baba
21-07-2008, 06:39 AM
Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'nin.... Jön Türklerden Namık Kemal'in.. Şinasi'nin... ve Neyzen Teyfik'in Bektaşi olduğunu... biliyormuydunuz..


Osmanlı İmparatorluğunun asıl adının devlet-i Ali olduğunu ve osmanlı kaynaklarında "osmanlı İmparatorluğu kelimesinin kullanılmadığını .... biliyor muydunuz*

Osmanlı İmparatorluğunun Kurucusu sayılan Osman bey'in asıl adının OTMAN olduğunu..

**Yeniçerilerin Pirinin Hacı Bektaşı Veli olduğunu. Pir Duası almadan savaşa gitmediklerini..... Abdal Musa'nın ve Geyikli Baba'nın Bursa'nın fethine bizzat katıldığını... biliyor muydunuz..

***Osmanlı Padişahlarının Yavuz Sultan Selim'e kadar Bektaşi-Alevi Ayini cemlerine katıldığını ve Alevi olduklarını biliyormuydunuz...

İlk Alevi kaynakları arasında Dede Korkut kitabI'nın yer aldığını.... içinde yer alan Dualarda Hızır peygamber'den... Hz. Ali'den ve Ehl-i beyt'ten bahsettiğini biliyormuydunuz...

Saygılarımla..

***Bilindiği gibi yeniçeriler bektaşi olup.. Hacı bektaş dede-babalarına bağlıydılar... yeniçeriler yavudan sonra pasifleştirildi.. başlarında yer alan bektaşi dede-babaları baskı altına alındı.. ve nihayetinde 1876 yılında yeniçeriler kaldırıldı.. bunla birlikte Bektaşilik yasaklandı.. Bütün bektaşi babaları hakkında ölüm fetvaları çıkarıldı.. Bu dönemlerde bektaşi tekkelerine nakşibendi dervişeri getirildi..

*** Yeniçerilerin sancaklarında İmam-ı Ali.. İmam-ı Hasan.. İmam-ı Hüseyin adları vardır..

*** Yine yeniçeri sancaklarında "la feta illa Ali laseyfe illa Zülfikar" yazardı..

*** Bir bilinmiyende Yavuzun çaldıran şavaşında Alevileri alevi-bektaşi yeniçerilere kırdırdığı yalanıdır.. Degerli canlar Yeniçeriler şah İsmail'i Çaldıranda malup edince --oradaki halkla şavaşmayıp--- şah ismailin peşine düştüler.. önce İran'a sonra güneye yöneldiler Irak üzerinden Mısıra gittiler..

Sapla samanı karıştırmamak.. Biraz tarih okumak herkes için gereklidir.

*** Anadoludaki Büyük Alevi katliamını ise Yavuzun yanındaki şeyhüsselem vermiştir.. Çıkarılan fetva ile şafiii kürtler Aleviler üzerine gönderilmiş.. Alevi katliamını yeniçeriler değil Bölgedeki şafii kürtler yapmıştır.. " hala bölgede cennete gitmek için yedi aleviyi öldürmek kafidir." sözü vardır.. Bu sözler zamanın şayhüsselenmının fetvasına dayanır..

Yeniçerilerin istanbula dönüşünde Alevi-bektaşi katliamını duyduklarında büyük bir Yeniçeri isyanı çıktığı günlerce, Bu isyanın sürdüğü tarihsel bir gerçektir.. isyan ancak yavuzun bektaşi dergahına giderek, bağlığının ispatı olarak, Kulağına küpe takması (Bektaşilikte dede-baba'ya bağlılık anlamında mengüc'de denir) son buldu.. fakat ne çare ki Halifelik ile birlikte. önce saraydan, sonra ordu'da bektaşi ögeler yok edilmeye, başlandı.. yeniçeriler ülke sınırlarını genişletirken (yeniçeriler ülke içinde değil ülke dışında gaza ve fetih ile görevliydi), Doğuda kürt beylerinin emrindeki askerler alevi katlimı yapıyorlardı..şafileri koruyorlardı..

Anadoludaki.. alevi-türkmen nufusun huzursuluğu ve isyanı buna idi..bu süreç dema etti. taki 1826 yılına kadar sürdü..bu tarihte Bir çok yeniçeri katledildi..yeniçeri ocağı kaldırıldı..ve daha sonra ayrım yapılmaksızın, Alevi-bektaşi-kızılbaş katliamları yapıldı.. hatta bu katliamların fermanları dahi hala vardır..

Gerçekler demine Hüü diyelim..

Hz. Muhammed.. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi üzerine olan bu GülBank-ı Muhammediye'lerden birini sizinle paylaşmak istedim..

"".. Bism-i Şah, Allah Allah!... İlallah
Baş üryan, sine püryan, kılıç al kan..

Bu meydanda nice başlar kesilür, olmaz hiç soran...
Eyvallah, Eyvallah...

Kahrımız, kılıcımız, düşmana ziyan,
Kulluğumuz padişaha ayan..
Üçler, beşler, yediler, kırklar,

Gulbank-ı Muhammed, Nur-u Nebi, Kerem-i Ali,
Pirimiz, Hünkarımız Hacı Bektaş Veli

Demine devranına Huuu Diyelim Huu."

Allah Eyvallah...

Saygılarımla..

Dede-baba
21-07-2008, 06:50 AM
Degerli canlar.. Bilindiği gibi Hacı Bektaş-ı Veli'i yetiştiren Lokman Parende.. ahmet Yesevi'nin halifelerindendir..

Ahmet YESEVİ.. Alevi-bektaşiğin kurucusu sayılır.. Cem ayni yaptığı kaynaklarda vardır.. ayrıca 4 kapı Kırk makam öğretisinin birçok ilkesi.. Piri Horani'nin DİVAN-I HİKMETİNDE YER ALIR..

Yine şaşılacak bir durumda.. bir çok kişinin Ahmey Yeseviyi sünni gösterme çabasıdır.. Elbette güneş başlıkla sıvanmaz.. DİVAN-I HİKMETTE YER OLAN VE değişte KIRKLAR MECLİSİNİN adını veren Yesevinin değişini sizinle pylaşmak istedim.. Acaba sünniler masal dedikleri KIRKLAR MECLİSİNİ NE ZAMAN KABUL ETTİLER... OYSA AHMET YESEVİ DEĞİŞLERİNDE KIRKLARDAN BAHSEDER..

Herkesin bildigi gibi bugün Sünni tarikatlarinda 4 kapi 40 makam geleneginin ilk hali vardir. Bu gelenegin kurucusunun ise Ahmet Yesevi oldugu biliniyor.


Şimdi sünni kardeşlerimize soralım..Ahmet yesevi sünni mi? Sizce ahmet yesevi sünni olsa KIRKLAr dan bahsedermi?

Divan-ı hikmetten bir örnek:

''Bir yaşında ruhlar bana nasip verdi;
İki yaşta peygamberler gelip gördü;
Üç yaşımda Kırklar gelip halimi sordu;
O sebepten altmış üçte girdim yere.


Dört yaşımda hak Mustafa hurma verdi;
Yol gösterdim,nice şaşkın yola girdi;
Nere varsam Hızır Baba’m yoldaş oldu;
O sebepten altmış üçte girdim yere.

Saygı ve Sevgilerimle

Dede-baba
21-07-2008, 06:52 AM
Degerli canlar Bugün sizlerle Osmanlı İmp. luğunun Kuruluşu ve bilinmiyenlerinden bahsetmek istedim..

Şeyh Edebali (Edeb-ALİ) kesin olmamakla beraber 1206 yılında Horasan in Merv sehrinde M,1206 yilinda doğmuş, 1326 yılında hakka yürümüştür. Ahi ve Kalenderi şeyhidir.. Otman Gazi'nin (Osman Gazi) kayınpederi ve hocası, Orhan Gazi'nin dedesi bir anlamda da sonradan imparatorluk olacak Osmanlı Devleti'nin (Ottoman Emperier) fikir babasıdır...

İlk tahsilini memleketinde yapan Edebali, tahsilini Şam’da tamamlamıştır. Hacı Bektaş ve diğer Horasan Erenleri ile yakın ilişki içinde olup, sohbetlerinde bulunmuştur. Alevi öğretisi dahilinde Şii-batıni zümreden olan Baba İlyas halifelerinin ileri gelenlerindendir...

Kaynaklar her ne kadar Edebali ile ilgili değiştirici bilgiler vermiş olsalar da sonuçta yollar aynı yere çıkmaktadır. Kimi kaynaklar bu büyük Şeyh’i, Baba İlyas’ın halifesi gibi gösterirken, kimi kaynaklar da onu bir Ahi Şeyhi olarak noktalamaktadır. Sonuçta her iki yol da aynı yere çıkar. Ali yandaşlığı ve Alevilik.

Edebali’nin Bir Alevi-betıni evliyası olan Ebul Vefa ’nin bir mensubu olduğunu Katip Çelebi “Vefaiyye tarikatına mensup Edeb Ali” diye vermektedir.”

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda büyük emeği geçen Alevi pirleri gibi Edebali de her nedense gözlerden uzak tutularak Sünnileştirilmek istenmektedir. Ancak kaynakların incelendiğinde onun bir Alevi piri olduğu her noktada ortaya konmaktadır.Zaten ilk Osmanlı Devleti’nde ki dinsel hoşgörü ve hümanist yapı bu pirlerin öncülüğünde kurulmuştu.

Ertuğrul Gazi’nin. oğlu Otman Gazi, (Osman gazi) Anadolu topraklarına geldiklerinde Müslümanlıkla pek ilgileri yoktu. Öğrenmeleri gerekli tüm bilgileri ve Kuran-i Hz. Muhammed hakkında ne öğrendilerse Edebali tekkesinde öğrenmişlerdir

İşte bu süreçte küçücük bir beylik olan Osmanlı Beyliği’ne destek veren Horasan Erenleri olan Alevi pirleri, bu Beyliğin kısa sürede büyüyüp, bir devlet kuracak duruma getirmişlerdir. Hacı Bektaşlar, Sarı Saltuklar, Abdal Musalar, Geyikli Babalar ve niceleri Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreçlerinde bilginleri, yöneticileri, öğretmenleri olmuşlardır. Taa ki, ne zaman Alevi inancının ve Alevi’nin toplumsal yaşamının Osmanlı devlet erkanına ve feodal toprak beylerine ters gelmeye başlamasıyla bu ilişkiler tersine dönmüş, 15. yy.lın ortalarından başlayarak kopmaya ve adeta da Aleviler Osmanlı Devleti’nce düşman olarak görülmeye başlanmıştır.

Söz konusu ayrışmanın olduğu ve herşeyin tersine döndüğü 15 yüzyıla kadar..Horasan Erenleri hem Selçuklu, hem de Osmanlı devletinin ilk yıllarında o ülkenin birer yöneticisi gibi sorumlu davranıyor, aynı sorumluluk içerisinde de görevlerini yerine getiriyorlardı. Örneğin Osmanlı Devleti’nin oluşumunda Otman Gazi’ye (osman gazi) kızını vererek kayınbabası olan Edebali, Osmanlı Devleti’nin örfi ve dini konularında hüküm verendir... Osmanlı'nın ordusu olan yeniçerilerde Horasan erenlerinin denetimindeydi.. Osmanlı devletinde alevi-batını egemenlik.. yavuzun mısırdan halifeliği getirdiği döneme kadar etkinir.

EY OĞUL!!!!

Ey oğul, artık Bey’sin!
Bundan sonra
öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoşgörmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...

Ey oğul, sabretmesini bil,
vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma;
insanı yaşat ki devlet yaşasın.

Ey oğul, işin ağır,
işin çetin, gücün kula bağlı.
Allah yardımcın olsun...
Güçlüsün, kuvvetlisin,
akıllısın, kelamlısın!
Ama; bunları nerede,
nasıl kullanacağını bilmezsen
sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın!
Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi
değildir. Bütün bilinmeyenler,
feth edilmeyenler,
görünmeyenler, ancak sen faziletli ve
ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır.

Ey oğul ! Ananı , atanı say !
Bereket büyüklerle beraberdir.
İnancını kaybedersen ,
yeşilken çöllere dönersin.
Açık sözlü ol ! Her sözü üstüne alma !
Gördüğünü görme ! Bildiğini bilme !
Sevildiğin yere sık gidip gelme !

Ey oğul ! Üç kişiye acı :
Cahil arasındaki alime ,
zenginken fakir düşene,ve
hatırlı iken itibarını kaybedene.

Ey oğul! unutma ki,
yüksekte yer tutanlar,
aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklıysan mücadeleden korkma !...
Şeyh Edebali

Allah Eyvallah Gerçeğin demine Huu Diyelim...

Yazın oluştutulurken yararlanılan kaynak:http://www.**********.biz/archive/index.php/t-15136.html

Dede-baba
21-07-2008, 07:14 AM
Bilindiği gibi yeniçeriler bektaşi olup.. Hacı bektaş dede-babalarına bağlıydılar... yeniçeriler yavuzdan sonra pasifleştirildi.. başlarında yer alan Bektaşi dede-babaları baskı altına alındı.. ve nihayetinde 1876 yılında yeniçeriler kaldırıldı.. bunla birlikte Bektaşilik yasaklandı.. Bütün Bektaşi babaları hakkında ölüm fetvaları çıkarıldı.. Bu dönemlerde Bektaşi tekkelerine nakşibendi dervişeri getirildi... Hacıbektaştaki cami 1800 lü yıllarda bu nakşi dervişlerince yaptıldı...

Yeniçerilerin sancaklarında İmam-ı Ali.. İmam-ı Hasan.. İmam-ı Hüseyin adları vardır..

Yine yeniçeri sancaklarında "La Feta İlla Ali La Seyfe İlla Zülfikar" yazardı..

Yeniçerilerin okuduğu iki gulbank sunmak istedim..

Allah, Allah, illallah
Baş üryan sine püryan
Bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran
Kulluğumuz padişaha ayan
Üçler, yediler, kırklar
Gülbengi Muhammedi
Nur-ı Nebi
Kerem-i Ali
Pirimiz, sultanımız
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Demine devranına hû diyelim...
Huuuu....


YENİÇERİ SANCAĞINDAKİ SÖZLER

Hacı Bektaş Veli'nin bindiği cansız duvar. Mazharı Nur-i Ali'dendir ona ol yadigar.
Nare-i düldül ederdi arşı âla da karar.
Şad hazare bin kâfiri bir narada etti şikar.
Dedi: Arslanım Ali'dir, kudretine girdikar.
Lâ fetâ illa Ali
Lâ seyfe illa Zülfikar

Koydular başın ol şahın Kerbela Meydanına.
Bastılar parmakların Şah Hüseyin kanına
Urdular miskin pelitle kıymadan gerdanına
Bu hakaretler yaraşmazdı o şahın şanına
Düşmeden kanı yere, ol demde çağırdı gübar

La fetâ illa Ali
Le seyfe illa Zülfikar
Padişahım çok yaşa
Devletinle bin yaşa

Çakırcalı
21-07-2008, 08:59 AM
Sevgili Çakırcalı,

Bedreddinilerde Balım Sultan Erkanı Ve On İki Hizmette Hacı Bektaşi Veli Geçer ....

Deliorman Alevilerine Gelince Seyyid Kızıldeli Sultana Bağlıdırlar Bir Çoğu Ve Bunların Bir Çok Özünde Gene HAcı Bektaqşi Veli Geçer Sebebi İse Kızıldeli ,Seyyid Rüstem Gazi ve Kırk Erenlerin Olmasından Kaynaklanıyor.
Erkanameler Birebir Aynıdır Ve İbadetleri birebir Aynıdır.

Aleviliğin Üç Kolu Vardır Birbiri ile Tamamen Benzer Olan
Babagan,Ocakzade Ve Çelebiler Diğerleri ise On İki Tarikkattır.
Babagan Kolu Diger On İki Tarikat içerisinde Gözükür ve Ehli Sunnete Açıktır.Diğerleri Babadan Oğula Geçiş vardır Sizde benim gibi biliyorsunuz.

Cumlesinin Piri On bir Tarikat Haricinde,Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir.

Aşk-ı Niyazla ;Gerçeğe Hü

Sevgili dost, benim en büyük kaygım (-ki zaten bunca polemiğe de bunun için katlanıyorum), Alevilik gibi bir yüce düşüncenin islam karanlığı içinde eritilip yok edilmesinden kaynaklanan kaygıdır. Sırf bu kaygımdan dolayı da Aleviliği öğrenmek isteyen gençlerin bunu doğru ve bilimsel kaynaklardan öğrenmesi, cumhuriyete ve aydınlığa tehlike oluşturacak bir takım kişilerin tuzağına düşmemesi, bunun için de araştırıp doğruya varması için çaba sarfediyorum. "Armut piş, ağzıma düş" tembelliğiyle öğrenilen bilgiden hayır gelmez. Gönül isterdi ki, bu doğrultuda başarıya ulaşayım, birileri araştırsın ve kendileri bazı gerçekleri bulsun. Ama olmuyor, ille de hazıra alıştırılmışız. İşte bu nedenle değindiğim konulardan birine bir örnek vermekle yetineceğim.

"Siz de benim gibi biliyorsunuz" diyorsunuz ama, bakın Deliorman Alevi düşüncesiyle Bektaşi düşüncesi arasındaki derin uçurumu sadece birkaç şiirden birer kıt'a alıntısıyla ortaya koymaya çalışayım:

Biz de ulu dedik bizden uluya
İman aldık ikrar verdik Veli'ye
Necef deryasında İmam Ali'ye
Makamın ordadır da vardın mı durnam

Bu şiirde de açıkça belirtildiği üzere Bektaşilik'te ikrar, Hacı Bektaş Veli'ye verilir.

Peki bir de Deliorman Alevilerinin inancına özgü bir şiirden alıntı yapalım:

Biz urum abdalıyız serdarımız Kızıldeli
Çeşmimizde şu'le-i envarımız Kızıldeli
Bülbül-ü şeyda biziz gülzarımız Kızıldeli
Dinimiz, imanımız, ikrarımız Kızıldeli
Nur-u Ahmed, Hayder-i Kerrarımız Kızıldeli
Kande baksak dembedem didarımız Kızıldeli

Bakın burada Kızıldeli Sultan, Alevi-Bektaşi düşüncesinin tüm ulularını bünyesinde barındırır. Hacı Bektaş Veli'den de, Hz. Muhammet'ten de Hz. Ali'den de ulu kabul edilir. Hacı Bektaş Veli'ye değil, Kızıldeli Sultan'a ikrar vermişlerdir (öyle kabul ederler). Aleviliğin olmazsa olmaz üçlemesi (Allah-Muhammet-Ali) Kızıldeli Sultan'da tecelli bulmuştur. Dembedem didarlarının (yani yüz yüze niyazın, insan yüsünde yansıyan tanrının) Kızıldeli Sultan olduğunu kabul etmişlerdir. Bunu yok saymak veya basit bir varyasyon olarak görmek mümkün mü?

Bir örnek daha vermek gerekirse:

Pir Sultan'ım bu sözleri söyledi
Kafirlerin Yezitlerin bağladı
İlk selamı esselada söyledi
Kırklara ser-çeşmesin pirim Ali
Cümlemizden ulusun Kızıl Deli.

Kızıl Deli'nin cümleden ulu olduğunu söyleyen Pir Sultan'ın da Bedrettini olmakla suçlanıp asıldığını söylememe gerek yok sanırım.

Yine:

Akdeniz yakası Aydın elleri
Kuşlar gider bizim Dede Sultana
Cemalin görünce yürüdü dağlar
Taşlar gider bizim Dede Sultana

diyen Karaburun Alevilerinde ve Bedrettinilerde aynı durum Dede Sultan adıyla anılan Börklüce Mustafa için geçerlidir. Menkıbelere göre Hacı Bektaş Veli duvara binip yürütmüştür ama, dağlar taşlar Dede Sultana gitmek için yürümüştür. Bunları yok saymak mümkün mü? Bu insanlar Hacı Bektaş Veli adını anmıyorlar diye Alevilikten de mi çıkarılacak. Hacı Bektaş Veli'nin bu topraklarda esamesi yokken, bu insanlar bu topraklarda Aleviliği yaşıyorlardı.

Bir başka ayrıntı: Bektaşiliğin en önemli müesseselerinden "Mücerredlik", Alevilik'te var mı?

Ben çok şey istemiyorum ki, araştırın diyorum. Birileri kalkıp, hala bana menkıbelerden, olağanüstü kerametlerden, sünni islam inancından, Kur'andan, namazdan dem vuruyor. Alevilik bu kadar basit bir kavram mıdır? Bugün birilerinin göstermeye çalıştığı gibi sıradan bir "Allah-Muhammet-Ali" kalıbına sığsaydı, yüzbinlerce insan bu yolda ölür müydü? Onca insan, gerçekten böylesine sığ bir inanç adına mı, kendilerini hiç düşünmeden ölümün kollarına attılar, katledildiler?

Fukara-i Abdal
21-07-2008, 08:39 PM
Kendi Alıntınız ile Kızıldeli'den Bahsediyorsunuz !!

Sah Seyyid Kızıl Deli Sultan Kimdir ?

Kırk Erenlerdendin Kırk Abdallardandır
Çelebilere GÖre Hacı Bektaş Veli'nin,Bektaşilere GÖre İse Mürsel Bali'nin Oğlu diye adlandırılır.

Ana Kaynak Belirtmenizde Yarar Var Kırk Abdal'ın Başı Seyyid Ali Kızıl Deli Sultandır Pir Sultan Abdal İse Bu Kırk Abdal'dan Biridir.

Birinci Yüz Zahirden Kurtulalım ilk Başta
Batıni Acıklama yapılım

Anadolu Erenlerinin Serçeşmesi Olmuştur Hacı Bektaş Veli !!! Öyle Bir Kanat ile açılmıştırki Ona Bağlı Erenler,Dervişler Abdallar ile Tüm Avrupadan,Mısıra,Anadoludan Bir Cok yere Kadar Hakikat Aşkı yayılmıştır.
Kızıldeli De Hacı Bektaştır,Abdal Musa'da Hacı Bektaş'tır,Kaygusuz Da Hacı Bektaş 'tır, Anlayanına Hünkar Hacı BEktaş Veli Bir Ağacon Köküdür Sizin Saydığınız Erenlerde O Ağacın Bölümleridir.Hacı Bektaş Veli öğretisini Yayarlar

Seyyid ALi Sultan Vilayetname'sini Okumanızda yarar var !!

Sonra bir Soru

Seyyid Ali Sultan Nam-ı KızılDeli 'nin Piri Kimdir ? Cevab Bekliyorum,Ve Kızıldeli'nin yanında Olan Gazi Rüstem Kimdir ?

Gel Gelelim

Hacı Bektaş Gülleri
Seyyid Ali Değilmi
Öten Hak Bülbülleri
Abdal Musa Değilmi

Ali Yolunu Süren,
Gerçekleri Deren,
İmam Ali'yi Seven,
Pir Sultan Değilmi,

Doksan Bin urum Eri,
Cümlesi Dedi Beli,
Hünkar Bektaş-i Veli,
Kendi Ali Değilmi ?

FUKARA Deli Dedik,
Sır ile Beli Dedik,
Hünkar-ı Veli Dedik,
Cismi Ali Değilmi ?

Sen Sunu Düşün Sevgili Cakırcalı Her Anadolu Erenlerinden Birini Alan Hünkar'ıda Anıyor.

Çakırcalı
22-07-2008, 01:13 AM
Kendi Alıntınız ile Kızıldeli'den Bahsediyorsunuz !!

Sah Seyyid Kızıl Deli Sultan Kimdir ?

Kırk Erenlerdendin Kırk Abdallardandır
Çelebilere GÖre Hacı Bektaş Veli'nin,Bektaşilere GÖre İse Mürsel Bali'nin Oğlu diye adlandırılır.

Ana Kaynak Belirtmenizde Yarar Var Kırk Abdal'ın Başı Seyyid Ali Kızıl Deli Sultandır Pir Sultan Abdal İse Bu Kırk Abdal'dan Biridir.

Birinci Yüz Zahirden Kurtulalım ilk Başta
Batıni Acıklama yapılım

Anadolu Erenlerinin Serçeşmesi Olmuştur Hacı Bektaş Veli !!! Öyle Bir Kanat ile açılmıştırki Ona Bağlı Erenler,Dervişler Abdallar ile Tüm Avrupadan,Mısıra,Anadoludan Bir Cok yere Kadar Hakikat Aşkı yayılmıştır.
Kızıldeli De Hacı Bektaştır,Abdal Musa'da Hacı Bektaş'tır,Kaygusuz Da Hacı Bektaş 'tır, Anlayanına Hünkar Hacı BEktaş Veli Bir Ağacon Köküdür Sizin Saydığınız Erenlerde O Ağacın Bölümleridir.Hacı Bektaş Veli öğretisini Yayarlar

Seyyid ALi Sultan Vilayetname'sini Okumanızda yarar var !!

Sonra bir Soru

Seyyid Ali Sultan Nam-ı KızılDeli 'nin Piri Kimdir ? Cevab Bekliyorum,Ve Kızıldeli'nin yanında Olan Gazi Rüstem Kimdir ?

Gel Gelelim

Hacı Bektaş Gülleri
Seyyid Ali Değilmi
Öten Hak Bülbülleri
Abdal Musa Değilmi

Ali Yolunu Süren,
Gerçekleri Deren,
İmam Ali'yi Seven,
Pir Sultan Değilmi,

Doksan Bin urum Eri,
Cümlesi Dedi Beli,
Hünkar Bektaş-i Veli,
Kendi Ali Değilmi ?

FUKARA Deli Dedik,
Sır ile Beli Dedik,
Hünkar-ı Veli Dedik,
Cismi Ali Değilmi ?

Sen Sunu Düşün Sevgili Cakırcalı Her Anadolu Erenlerinden Birini Alan Hünkar'ıda Anıyor.

Yahu zaten sizin sorununuz bu. Kendi bildiğiniz bir şey var. Bunun dışındakiler yanlıştır deyip çıkıyorsunuz. Sen benim Kızıldeli Sultan'ın kim olduğu hakkındaki düşüncemi ne yapacaksın? Bak "Çelebilere GÖre Hacı Bektaş Veli'nin,Bektaşilere GÖre İse Mürsel Bali'nin Oğlu diye adlandırılır" diyorsun, saçmalamaya devam ediyorsun. Kızıldeli Sultan (Hızır Lale Seyyid Ali Sultan), yine Horasan erenlerinden Hüseyin Ata'nın oğludur. Hayatını, iciğini, cıcığını anlatır, bütün şiirlerini, felsefesini aktarırım burada. Ama konu bu değil ki; konu, Deliormanlıların onu nasıl gördüğüdür. Deliorman Alevilerinin ve Bedrettinilerin Kızıldeli Sultan'ı nasıl gördüklerini de belgesiyle aktardım.

Biz urum abdalıyız serdarımız Kızıldeli
Çeşmimizde şu'le-i envarımız Kızıldeli
Bülbül-ü şeyda biziz gülzarımız Kızıldeli
Dinimiz, imanımız, ikrarımız Kızıldeli
Nur-u Ahmed, Hayder-i Kerrarımız Kızıldeli
Kande baksak dembedem didarımız Kızıldeli

İşte bu kadar. Kızıldeli Sultan, bu insanlara göre Allah'tır da, Muhammet'tir de, Ali'dir de, Hacı Bektaş Veli'dir de. İkrar da O'na verilir. Din iman da O'dur. Size göre Deliorman Alevileri de Bedrettiniler de Alevi olmuyor şu durumda. Bu hakkı nerden buluyorsunuz? Bu insanlar Bektaşi değil, bunu kendileri de söylüyor. Ama siz aralarındaki farkı görüp anlayamadığınız ve Bektaşi kafasıyla gittiğiniz için "Bunlar Bektaşi değilse, Alevi de değildir" diyorsunuz. Hatta onu da açık açık söyleyemiyor, "Kızıldeli Sultan, Hacı Bektaş Veli'dir de aynı zamanda, kastettikleri Hacı Bektaş'tır" gibi kendinizce yine bir kalıba sokmaya çalışıyorsunuz,hala Bektaşi olduklarını ispatlamaya çalışıyorsunuz. Bektaşiliğin "şeriat" kapısına sıkışıp kalmışsınız. "Kızıldeli de Hacı Bektaş'tır, şu da falancadır..." türünden saçmalıklardan vazgeçin. Şu verdiğim şiir zaten her şeyi açıklıyor. Hala saçma sapan sorular sorup duruyorsunuz.

"Buyruk" okumamı söylüyorsunuz. O sizin "Buyruk" dediğiniz şey Şii inancının öğretilerini anlatır. İran'da yazılmış ve Anadolu Alevileri'ni çekmek amaçlı bir kitaptır. Benim ailem Şii değil, Alevi! Alevilikle Şiiliği, Alevilikle Bektaşiliği bir tutma hakkını nereden buluyorsunuz? "İkrar vermeden Alevi olunmaz"mış! İkrar vermeden "Bektaşi" olunmaz, Alevi değil! İkisini bir gördüğünüz için aynı teraneleri tekrarlayıp duruyorsunuz. Pir Sultan'ın dahi şiirlerine yansımış, Alevi'nin ikrarı da verilmiştir, abdesti de alınmıştır, namazı da kılınmıştır; DOĞUŞTAN ALEVİ DOĞAR!!! Bektaşi'nin ikrarı, törende alınır. Çünkü o DOĞUŞTAN BEKTAŞİ DEĞİLDİR!!! Anası-babası Bektaşi de olsa, kendisi yine de İkrar töreniyle Bektaşi olur.

Hatta yine bu sitede gördüğüm ve sizlerin de hararetle kabul edip savunduğunuz "Kızılbaşlık" adıdır. Kızılbaş, Alevi düşmanlarının aşağılamak maksadıyla sünnilerin Alevilere taktıkları bir lakaptır. Aleviler de buna karşılık olarak onlara "Yezit" demeye başlamışlardır. Ama kendini Alevi sanan birileri, bu hakareti dahi öylesine sindirmiş ki, kendi kendilerine Kızılbaş demeye başlamışlar.

Gidi yezit bize Kızılbaş demiş
Meğer Şah'ı sevdi dese yeridirdiye başlayan deyiş, Kızılbaşlığı kabul edenlerin Aleviliklerini de ortaya koymaya yetiyor.

Araştırın kardeşim. Ben hayatımı vermişim bu araştırmalar için. İki üç kitap okumuş, iki-üç cem görmüş, iki-üç yaşlıyla konuşmuşsunuz, ezberleyip aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsunuz. "Kargadan başka kuş yok" mu sanıyorsunuz?

kanlıbey
22-07-2008, 02:33 AM
Hala aynı teraneleri anlatıyorsun. Senin görmediğin bir şey asla var olamaz tabii. Gözlüğünü çıkarıp kendi çevren dışındakileri de görmeye çalışsana, "Hiç bir şekilde sizin tariflediğiniz bıyık tipi yoktur." diyeceğine Ege'de Bektaşi köylerini gezsene. Kargadan başka kuş bilmez misiniz siz?

Deliorman Alevilerini, Bedrettinileri örnek gösteriyorum sana, "Hacı Bektaş Veli'nin esamesini dahi okumazlar" diyorum, hala "Aleviyim deyipte Hacı Bektaş Veli ye yan bakan kimse gördünmü.?" diyorsun. Okuman da mı yok senin?

Bu arada benim saçım kadar kitap okuduğunu söylüyorsun, senin okuduğun dan çok kitap yazdım dersem ne olacak? Çünkü hep diyorum ya 2-3 (iki-üç) kitap dahi okuma zahmetine katlanamıyosunuz. Ezberlediğinizin dışına çıkmaya korkuyorsunuz. Araştırın, kardeşim, korkmayın yemezler sizi!!!



Sayın çakırcalı

Önce biraz mütavazi olalım.

Ben burada sadece Bedrettinilerden bahsetmiyorum.

Her kim ben Aleviyim diyorsa;

1-Hz.ALİ nin allahın aslanı,serçeşme,rahman ve rahim olan ,Kuranı natık olan ve
evvel ve ahir olan ve insanlığın ışığı olan kimliğini kabul etmek zorundadır.

2-Anadolu Aleviliğinde Hacı Bektaş VELİ reddelerek Alevi olunmaz.

3-Eğer deliormanlılar yukardaki iki hususu red ediyorlarsa batıni bir yol olabilirler ancak Alevi olamazlar.

4- Burada benim bahsettiklerim Aleviliğin A,B,C sidir.

5-Bu durumu saptamak için kitap okumaya yada kitap yazmaya gerek yoktur.Bu ülkede ortalama bir Alevi bunları bilir.

7-Bu ülkede (hangi bölgede olursa olsun) tüm canlar (ana çerçeve olarak) Aleviliği böyle kabüllenir ve yaşar.

Gerisi bir teferruattan ibarettir.

Çakırcalı
22-07-2008, 03:03 AM
Satın çakırcalı

Önce biraz mütavazi olalım.

Ben burada sadece Bedrettinilerden bahsetmiyorum.

Her kim ben Aleviyim diyorsa;

1-Hz.ALİ nin allahın aslanı,serçeşme,rahman ve rahim olan ,Kuranı natık olan ve
evvel ve ahir olan ve insanlığın ışığı olan kimliğini kabul etmek zorundadır.

2-Anadolu Aleviliğinde Hacı Bektaş VELİ reddelerek Alevi olunmaz.

3-Eğer deliormanlılar yukardaki iki hususu red ediyorlarsa batıni bir yol olabilirler ancak Alevi olamazlar.

4- Burada benim bahsettiklerim Aleviliğin A,B,C sidir.

5-Bu durumu saptamak için kitap okumaya yada kitap yazmaya gerek yoktur.Bu ülkede ortalama bir Alevi bunları bilir.

7-Bu ülkede (hangi bölgede olursa olsun) tüm canlar (ana çerçeve olarak) Aleviliği böyle kabüllenir ve yaşar.

Gerisi bir teferruattan ibarettir.

Hayır işte güzel kardeşim, kazın ayağı öyle değil. "Önce biraz mütavazı olalım" diyorsunuz ama en ufak bir tevazuya yanaşmıyorsunuz. Kendinize göre bir "Alevilik" oluşturmuşsunuz kafanızda, "Buna uyan Alevidir, uymayan Alevi değildir" deyip çıkıyorsunuz. Bu sizin dediğiniz Bektaşilik için geçerli olabilir; çünkü kuralları, ritüelleri en küçük ayrıntısına kadar Balım Sultan tarafından belirlenmiştir. Ama siz "Alevilik=Bektaşilik" saplantısına takılıp kaldığınız için, "Bektaşi olmayan Alevi değildir" veya "Şu veya bu Bektaşi ritüelini yerine getirmeyen Alevi değildir" diyorsunuz. Oysa Aleviliğin Bektaşilik olmadığını, Bektaşiliğin Alevilik olmadığını, "Bektaşiliğin Alevi öğretileri doğrultusunda kurulmuş bir TARİKAT; Aleviliğinse çok daha geniş bir SOSYO-KÜLTÜREL YAŞAM BİÇİMİ" olduğunu anlayamıyor, aynı şeyleri tekrarlayıp ve dolayısıyla tekrarlatıp duruyorsunuz.

Bak işte şu yazınızla (adını koymuyorsunuz ama) doğrudan doğruya Deliorman Alevilerini ve Bedrettinileri afaroz ediyor, "yol düşkünü" ilan ediyorsunuz. Neymiş, Hacı Bektaş Veli'yi reddederek ALEVİ olunmazmış. Size bunu söyleme hakkını, yetkisini kim veriyor? Hoş, sizin bu yaklaşımınız, onların umurunda mı? Onlar Bektaşi değil, Alevi olduklarını söylüyorlar. Bir Bektaşi, bir Aleviyi yol düşkünü ilan etmiş, ne yazar?

Niye anlamıyorsunuz, bu topraklarda Bektaşiliğin esamesi okunmuyorken Aleviler bu uğurda kanlarını canlarını veriyordu. Baba İlyas'ı, Baba İshak'ı araştırın diyorum. Hatta onlardan çok daha önce, İmam Abd'ur-Rahman Alevi'yi (Yani Battal Gazi'yi) araştırın. Bu adamların Bektaşilik bir yana Hacı Bektaş Veli'den haberleri var mıydı? Bektaşi değillerdi, o zaman Alevi de değillerdi, öyle mi? El insaf kardeşim!

Fukara-i Abdal
22-07-2008, 04:08 AM
Ya Çakırcalı Şu Kibirini Benliğini Yenmen gerek ilk Önce ..

On Yedi Kemerbest'te Alevidir Aleviliğin Ne olduğunu Merak Etme İyi biliyoruz Battal Gazi'nin Hacı Bektaşi Veli Gelmeden Önce Abdalların Piri Olduğunuda ...
Bak Sana yazımdada Söyledim..

Sen birde Gaibe gidip geliyorsun sanırım ..

Araştırın kardeşim. Ben hayatımı vermişim bu araştırmalar için. İki üç kitap okumuş, iki-üç cem görmüş, iki-üç yaşlıyla konuşmuşsunuz, ezberleyip aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsunuz. "Kargadan başka kuş yok" mu sanıyorsunuz?

Ne Kadar Guzel benimle bir ömürmü geçirdin yoksa ?

Benim Cümle Erenler Hacı Bektaş Veli idi dememden ne anladın ona şaşıyorum ,Zahir bilgide mükemmelsiniz ama Batin sözümde n hiç bir sey anlamadığınız kesin..

Anadolu Erenleri birdir İster Hacı Bektaş Veli,İster Pir Sultan Abdal İste Seyh Bedrettin İster Battal Gazi ister Cümle Erenler

O Değirmende Ezildi hepsi hiç birinin birbirinden Farkı Yoktur.O Çarkın Taşı Muhammed ALi'dir O Sonsuz Su Kaynağının Sahibi Allah'tır.Cümle Erenleri Bir Görmez isen şaşarım.

Seninm Şii Kaynaklı Dediğin Buyruğu Yıllardır Araştırdığın Bedrettinilerde Mgeçiyor aynı erkan uygulanıyor.

www.refikengin.com Bedrettinilik Araştır bakalım neler cıkacak

Aleviliğin On İki Kol Olduğunu Söyledim Hepsinin Piri HAcı Bektaş Veli Değildir.
Bektaşilerin,Çelebilerin,Ocakzadelerin Piri Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir.

Aklının bir kenarına Şunu yaz bence Ten Değişir Suret Alır Ama Kamil Anyı Kamildir.Hepsi İmam ALi'dir.
Sonra Bektaşiliği Almış Eline SürdürüyorsunYa Allah Aşkına Hacı Bektaşi Veli'mi Kurdu Bektaşiliği :D,Yunus Emre'den Seyyid Mahmud Hayrani'ye Tapduk Emre'den Karac Ahmed'e Hepsine Nasip Veren El Kimdi ?

Muhammed ALi'yi Özde Ararsan,
Cümle Erenleri Birden Sayarsan,
Gerçeğin Demini Pirde Bularsan,
Doğruları Bilmek şimdi Yeridir.

Gönül Kitabını Açıp Okusan,
Erenler Süreğin Kayda Tuttursan,
Fukara'nın Sözünü Ah bir Anlasan,
Sırlarımı Sezmek Şimdi Demidir.

Dede-baba
22-07-2008, 04:14 AM
Niye anlamıyorsunuz, bu topraklarda Bektaşiliğin esamesi okunmuyorken Aleviler bu uğurda kanlarını canlarını veriyordu. Baba İlyas'ı, Baba İshak'ı araştırın diyorum. Hatta onlardan çok daha önce, İmam Abd'ur-Rahman Alevi'yi (Yani Battal Gazi'yi) araştırın. Bu adamların Bektaşilik bir yana Hacı Bektaş Veli'den haberleri var mıydı? Bektaşi değillerdi, o zaman Alevi de değillerdi, öyle mi? El insaf kardeşim!

1-Hacı bektaş-ı Veli, yukarıda ismi anılan, horasanlar erenlerinden ayrı değildir.. Bu erenlerle beraberdir.. aynı öğretiyi yaymıştır.. Aralarında farklılık yoktur..

2- Hacı bektaş-ı Veli erenlerin evliyaların Piridir... Anadoludaki Tüm ocaklara nasipler verendir.. SERÇEŞMEDİR...

3- Hacı bektaş-ı veli'yi inkar eden, karşısında duran yada onu anmayan ve görmezden gelen tek bir Alevi ocağı yoktur.. Olamaz..

4- Hünkarı red eden, yolundan yada ocaklara gönderdiği, Kızıl deli sultandan tutunda, Abdal Musaya, Düzgün baba2ya sarı saltuğa kadar Anadoludaki cümle halifelerine tabi olmayan anadoluda ocak yoktur bulunmaz..

4- Hünkarı red eden, sevmeyen sünniler ve şiilerdir...

5- Aleviliğin temelinde İKRAR vardır.. ikrarsız alevi olunmaz.. İkrar cemi düzenlenmese bile şifaen bu ikrarı bilmeyen 4 kapı 40 makamdan bi haber olana alevi denmez.. olamazda...

Hz.ALİ nin allahın aslanı,serçeşme,rahman ve rahim olan ,Kuranı natık olan ve
evvel ve ahir olan ve insanlığın ışığı olarak kabul etmeyende bizden değildir.

Bu ilkeler alevi-bektaşiliğin temelidir..

Yoksa Necmettin erbakanda, Tayyip erdoğanda ben aleviyim diyor..

HERKESİN KAFASINA GÖRE ALEVİLİK OLMAZ.. Bu yolun Erkanın Kurucularuları vardır.. Bu yola uyanlar Alevidir.. uymayanlar ne derse desinler Lafı güzaftır (Boştur)

erbakan alevisi olurlar.. tayyip gibi alevi olurlar yada allasız, peygambersiz Ali'siz bir alevi oluırlar

ACABA, Nasıl tayyip yada erbakan alevi değilse, Atesitende alevi olmaz.. Ali'i inkar eden yolundan gitmeyen alevi olmaz..

Her yolun, öğretinin prensipleri, disiplini vardır.. . Bu disiplinve ilkeleri kabul eden alevidir.. yoksa ben aleviliğin surasını seviyorum burasını red ediyorum kabul etmiyorum diye uyduruk bir inanç olmaz..

kanlıbey
22-07-2008, 04:24 AM
Hayır işte güzel kardeşim, kazın ayağı öyle değil. "Önce biraz mütavazı olalım" diyorsunuz ama en ufak bir tevazuya yanaşmıyorsunuz. Kendinize göre bir "Alevilik" oluşturmuşsunuz kafanızda, "Buna uyan Alevidir, uymayan Alevi değildir" deyip çıkıyorsunuz. Bu sizin dediğiniz Bektaşilik için geçerli olabilir; çünkü kuralları, ritüelleri en küçük ayrıntısına kadar Balım Sultan tarafından belirlenmiştir. Ama siz "Alevilik=Bektaşilik" saplantısına takılıp kaldığınız için, "Bektaşi olmayan Alevi değildir" veya "Şu veya bu Bektaşi ritüelini yerine getirmeyen Alevi değildir" diyorsunuz. Oysa Aleviliğin Bektaşilik olmadığını, Bektaşiliğin Alevilik olmadığını, "Bektaşiliğin Alevi öğretileri doğrultusunda kurulmuş bir TARİKAT; Aleviliğinse çok daha geniş bir SOSYO-KÜLTÜREL YAŞAM BİÇİMİ" olduğunu anlayamıyor, aynı şeyleri tekrarlayıp ve dolayısıyla tekrarlatıp duruyorsunuz.

Bak işte şu yazınızla (adını koymuyorsunuz ama) doğrudan doğruya Deliorman Alevilerini ve Bedrettinileri afaroz ediyor, "yol düşkünü" ilan ediyorsunuz. Neymiş, Hacı Bektaş Veli'yi reddederek ALEVİ olunmazmış. Size bunu söyleme hakkını, yetkisini kim veriyor? Hoş, sizin bu yaklaşımınız, onların umurunda mı? Onlar Bektaşi değil, Alevi olduklarını söylüyorlar. Bir Bektaşi, bir Aleviyi yol düşkünü ilan etmiş, ne yazar?

Niye anlamıyorsunuz, bu topraklarda Bektaşiliğin esamesi okunmuyorken Aleviler bu uğurda kanlarını canlarını veriyordu. Baba İlyas'ı, Baba İshak'ı araştırın diyorum. Hatta onlardan çok daha önce, İmam Abd'ur-Rahman Alevi'yi (Yani Battal Gazi'yi) araştırın. Bu adamların Bektaşilik bir yana Hacı Bektaş Veli'den haberleri var mıydı? Bektaşi değillerdi, o zaman Alevi de değillerdi, öyle mi? El insaf kardeşim!

Değerli can

Sanırım aynı şeyleri siz tekrarlamaktasınız.
Ve ne yazıkki bilinen ezberleri tekrarlıyorsunuz.

Yani Yaşar Ocak ve benzerleri gibi Hacı Bektaş ı Baba İlyasın halifesi göstermeye çalışıyorsunuz.Yada Alevilik ve Bektaşiliğe bu kafadan yaklaşıyorsunuz.

Aslında kabul etmek istemediğiniz husus Bektaşilik diye bir şeyin olmadığı gerçeğidir.

Bak kardeşim

Kadim tarihler boyunca bu topraklarda biz Alevilere; ışıkçı-aşıkçı,zındık,kızılbaş,bektaşi v.b bir çok isimlerle anmışlar.

Bu isimleri (alevi ismi dahil) biz kendimize koymadık.Dışardan verildi.

Biz kendimizi Hakk (gerçek) yolundan gidenler diye tanımladık çoğu zaman.

Bu anlamda bektaşilik te (Bayındır-Bektaş obasının Hacısından/Hacı Begdeş VELİ den) kalma bir isimdir.

Türkmen/kızılbaşlarda oba oymak boy örgütlenmesini anlayamadan zaten sizin Hacı Bektaş Veli yi anlamanız beklenemez.

Hele hele babai ayaklanmasını ve baba ilyas-baba ishak kimliğini anlamanız hiç beklenemez.

Babai ayaklanmasını önderi Dede GARKIN dır.Anlamı GARKIN boyunun dedesi demektir.

Horasandan (gerçekte Berriyecikten-Harran-Güneydoğu anadolu) Rum gelen Hacı Bektaş ve Dede Garkın yol arkadaşdırlar.

Tarihi birçok rivayette Hacı bektaş hepsinden önde görülür.

Aleviler cemlerini iki kişi adına yaparlar.

Biri hacı bektaş diğeri Abdal musa dır.

Niçin Baba İlyas ve baba ishak adı cemlerde geçmez.?

Baba İlyas ve Baba İshak mademki Alevi mürşitleridir.Aleviler sosyolojik önderlerini unutabilirlermi.?

Bu mümkün değildir .Çünki Babalar Dede Garkının halifelerindendir ve Dede Garkın Hacı Bektaş la yol arkadaşıdır.

Ayrıca Tüm dede Garkın dedeleri ve garkın ocak talipleri Hacı Bektaşı bir üst makam kabul ederler.

Öyleyse Pir Hacı Bektaş dır.

Hacı Bektaş ın pirliğini kabul edenler Alevilerdir.

Burada geçmişten beri yapılmakta olan Bektaşi_Alevi ayrımı ancak amaçlı bir zorlama olabilir.

Oysaki bütün yazılı kaynaklar,gelenekler ve yaşayan Alevilik böyle bir düzlemi yalanlamaktadır.

kanlıbey
22-07-2008, 04:59 AM
Sevgili Canlar


Bu tartışmanın başlığı "yeni çeriler alevi miydi" şeklinde olmasına rağmen bu konuda bir şey yazmadım.

Şimdi yazıyorum:

Evet;

Alevilik bir yol sa ve Toplumsal (sosyolojik) bir olguysa Yeniçerilerin duası Ali ye ve Kazanı Hacı Bektaş kazanıysa;

Evet;

Yeniçeriler Alevidir.

Nasıl Alevi olduklarını anlayabilmek için "vakayı hayriye" bize göre "vakayi şerriye" olaylarına bakmak yeterli olacaktır.

Ayrıca bu olaydan sonra Tüm Alevi dergah ve tekkelerine ve genelinde alevi kitlesine karşı yürütülen sürek avını hatırlayanların yeniçerilerin Alevi olduklarını bir kez daha görmeleri mümkündür.

Son olarak Yeniçeri ocağının MEYDAN a kimin BAYRAK ını ve kimin KAZANI nı diktiklerini bilirlerse konu daha net görülecektir.

Meydana dikilen SANCAK Şahı Merdan ALİ nin sancağı kazan da Hacı Bektaş Veli yi (ocağı) temsil ediyordu.

Varmı başka söylenecek söz.???

Çakırcalı
22-07-2008, 05:29 AM
kanlıbey tarafından gönderildi
Yani Yaşar Ocak ve benzerleri gibi Hacı Bektaş ı Baba İlyasın halifesi göstermeye çalışıyorsunuz

diyorsun...

"1107 M. tarihinde vefat eden, Vefaiyye yolunun Pir'i, Tac-ül-arifin Şeyh Ebül-Vefa'dan sonra, yolun ilgilileri Baba İlyas adındaki aydınlatıcının çevresinde toplandılar. Bunlara Babai denildiği gibi, aydınlatıcılarına da Baba adı veriliyordu. Daha sonraları, Moğol yayılması yüzünden, Horasan'dan göçerek Anadolu'ya gelen ve Amasya'da yerleşen Baba İshak, 13. yüzyıl başlarında bu topluluğun başına geçmiştir. Yol evladları Baba İshak'a o kadar bağlı idiler, o kadar seviyorlardı ki "La İlah-e İllallah, Baba Resul-ullah" diyerek ona bir yalvaç imişçesine saygı gösteriyorlardı. Baba İshak'a bağlı olan topluluğa, Türkmen (yani: Büyük Türk, Kocaman Türk) adı veriliyordu.

Hazret-i Pir Hacı Bektaş, bu sırada Horasan'dan Anadolu'ya gelerek Amasya'da Baba İlyas'a ve sonra Baba İshak'a ulaşmıştır. Beraberinde kardeşi Menteş de vardır. Hacı Bektaş Hazretleri, Baba İlyas'ın Halife-i hass'ı (en seçkin ardılı) olmuş, onun yanında kalmayarak oradan Kayseri'ye gitmiştir..." diye devam ediyor.

Kim? Doç Dr. Bedri Noyan Dedebaba! Yani, Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili bugün bilinen el yazmaları dahil tüm belgeleri, devlet arşivlerini okuyup hatmetmiş bir Bektaşi Dedebabası.

NOT: Noktalama işaretlerine kadar aynıyla yazdım ki, zahmet buyurup okuyun.

kanlıbey
22-07-2008, 05:37 AM
kanlıbey tarafından gönderildi
Yani Yaşar Ocak ve benzerleri gibi Hacı Bektaş ı Baba İlyasın halifesi göstermeye çalışıyorsunuz

diyorsun...

"1107 M. tarihinde vefat eden, Vefaiyye yolunun Pir'i, Tac-ül-arifin Şeyh Ebül-Vefa'dan sonra, yolun ilgilileri Baba İlyas adındaki aydınlatıcının çevresinde toplandılar. Bunlara Babai denildiği gibi, aydınlatıcılarına da Baba adı veriliyordu. Daha sonraları, Moğol yayılması yüzünden, Horasan'dan göçerek Anadolu'ya gelen ve Amasya'da yerleşen Baba İshak, 13. yüzyıl başlarında bu topluluğun başına geçmiştir. Yol evladları Baba İshak'a o kadar bağlı idiler, o kadar seviyorlardı ki "La İlah-e İllallah, Baba Resul-ullah" diyerek ona bir yalvaç imişçesine saygı gösteriyorlardı. Baba İshak'a bağlı olan topluluğa, Türkmen (yani: Büyük Türk, Kocaman Türk) adı veriliyordu.

Hazret-i Pir Hacı Bektaş, bu sırada Horasan'dan Anadolu'ya gelerek Amasya'da Baba İlyas'a ve sonra Baba İshak'a ulaşmıştır. Beraberinde kardeşi Menteş de vardır. Hacı Bektaş Hazretleri, Baba İlyas'ın Halife-i hass'ı (en seçkin ardılı) olmuş, onun yanında kalmayarak oradan Kayseri'ye gitmiştir..." diye devam ediyor.

Kim? Doç Dr. Bedri Noyan Dedebaba! Yani, Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili bugün bilinen el yazmaları dahil tüm belgeleri, devlet arşivlerini okuyup hatmetmiş bir Bektaşi Dedebabası.

NOT: Noktalama işaretlerine kadar aynıyla yazdım ki, zahmet buyurup okuyun.



Değerli Can

Hiç kusura bakma tam bir ezbercisiniz.

Yukarıda vermiş olduğun sinyallerle Alevilikten ne anladığının alt yapısınıda ortaya koymaktasın.

Bütün ezber araştırmacılar gibi Alevileri ve onların sosyal ve coğrafi kökenlerini ve içtimai hayatını anlamadan yazmaktasın.

Şu anda zamanım müsait değill.

Ama Anadolu Aleviliğinin içinde Abul Vefanın olmadığını gerçekte Ebul Vefa kimliğinin ne olduğunu ve Aleviliğin onu nasıl değerlendirdiğini size izah edeceğim.

Devam etmek umuduyla.

imhotep
22-07-2008, 06:03 AM
Bu konu yeniçerilerden nerelere geldi...

Alevilikte bu hep var kimliklere ve kişiliklere neden takılır bu kadar anlamıyorum... Amaç allahsa ve inançsa...

başka hiç bir dini olguda karşılaşmadım Allah(tanrı) ve peygamberi dışındaki kişilerden bu kadar bahsedildiğini vede ibadetlerininde bu yönde olduğunu...

Fukara-i Abdal
22-07-2008, 06:07 AM
İhtiyaca göre zamanı değişsede genel olarak her beş yılda bir bu işle görevli memurlar Rumeli eyaletinde genelikle Makedonya Bosna kuzey Yunanistanda Hristiyan köylerine gider ve köylerde buldukları genç sağlıklı bu Hristiyanları toplarlardı sonra bu gençler Bursa ve İstanbul çevresindeki müslüman ailelere bir süreliğine verilir ki böylelikle İslam dinini ve Türk geleneklerini öğrenmeleri sağlanırdı.Tabiki zaman zaman bu genç Hristiyanları ailelerinden almakta zorluklar çıksada bircok aile bu işe gönüllü oluyolardı çünkü bu sekilde hem gençler iyi bir eğitim alırlar ve devlet içersinde önemli görevlere gelebilirlerdi hemde oralarda asle elde edemiyecekleri bir servet sahibi olma şansı yakalıyolardı.yeniçeri ocagındaki askerler Sultanlar gibi sünni-Hanifi değil alevi-bektaşi idiler bunun nedeni bu erken Osmanlı döneminde Anadolu nüfusunun yarısından çoğu orta asyadan yeni gelmiş göçer topluklardan oluşuyolardı alevi geleneği orta asyada o dönemde göçer hayata daha uygun olduğundan dolayı sünnilikten daha yaygındı işte Anadoluda müslüman ailelere verilen bu hristiyanlar burda alevi İslamı öğreniyolardı. 16.yy da nufusun çoğunluğu sünni olmasına rağmen onlara farklı bir aidatlık duygusu veren ve geleneklerine çok bağlı olan bu askerler 19.yy da kaldırılmalarına kadar bu geleneği sürdürdüler.Bir süre sonra bu koruyucu ailelerden alınan gençler sarayda padişahın hemen yanında sıkı bir askeri eğitime alınırlardı evlenmeleri ve ticarete atılmaları kesinlekle yasaktı yeni aileleri ocaktaki arkadaşları ve yeni babaları kendiside bir numaralı yeniçeri olan padişahtı işte bu kardeşlik ve bir yere ait olma duygusu ve disiplinli eğitimleri onlara savaş meydanlarında çok önemli bir güç haline getiriyordu.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Alevi

Şimdi Yeniçeriler Alevimi ? :D Ahmet Alevimi Mehmet Alevimi :D Yetmiş İki Millete Bakıcaz İnşallah bir nazarla

aşk-ı niyazla

kanlıbey
22-07-2008, 07:28 AM
Değerli can

Dünya hakk muhammed ali çağırır.

Esen rüzgar,doğan güneş,akan ırmak,bilimum canlı ve cansız mahlukat ALİ çağırır.

Burada kim Alevi'ydi tartışmanın anlamı varmı.?

Kainat;

Hakk Muhemmed Ali Çağırır.

Ne Mutlu ALEVİyim diyene.

Ne Mutlu Alevi olana.

Ne mutlu Kamil İnsan olana.

Ne mutluki Aleviyim.

Hü dost.

kanlıbey
22-07-2008, 07:47 AM
Sevgili Canlar


Öze Döneceğiz.

Başka yol yok.

Tek yol ALİ.


"Allah allah ALİ misin sen.
ALİ sevilmezmi delimisin sen."

ALİ Yİ GÖNÜLDEN SEVMEYEN BİZDEN DEĞİLDİR.

illegal
22-07-2008, 07:51 AM
yeni ceriler alevimi sorusuna yanit aramak icin fazla uzaga gitmemek gerek

örnegin
reha camuroglu alevimi sorusunun cevabi neyse
yeniceri alevimi sorusunun cevabi o dur

kanlıbey
22-07-2008, 08:18 AM
yeni ceriler alevimi sorusuna yanit aramak icin fazla uzaga gitmemek gerek

örnegin
reha camuroglu alevimi sorusunun cevabi neyse
yeniceri alevimi sorusunun cevabi o dur



Yapma CAN

LÜTFEN.

illegal
22-07-2008, 08:22 AM
Yapma CAN

LÜTFEN.

ben , bana inanin demek istemedim
KENDI fikrimi söyledim
herkes benim fikrimde olacak diye bir iddiam yok ;)

Gercekten ben öyle düsünüyorum

HA osmanlinin yeni cerileri
ha tayibin MÜMIN LERI

kanlıbey
22-07-2008, 08:50 AM
ben , bana inanin demek istemedim
KENDI fikrimi söyledim
herkes benim fikrimde olacak diye bir iddiam yok ;)

Gercekten ben öyle düsünüyorum

HA osmanlinin yeni cerileri
ha tayibin MÜMIN LERI



Yapma can.

LÜTFEN.

Alevilik ezber iş değildir.

Çakırcalı
22-07-2008, 01:03 PM
Değerli Can

Hiç kusura bakma tam bir ezbercisiniz.

Yukarıda vermiş olduğun sinyallerle Alevilikten ne anladığının alt yapısınıda ortaya koymaktasın.

Bütün ezber araştırmacılar gibi Alevileri ve onların sosyal ve coğrafi kökenlerini ve içtimai hayatını anlamadan yazmaktasın.

Şu anda zamanım müsait değill.

Ama Anadolu Aleviliğinin içinde Abul Vefanın olmadığını gerçekte Ebul Vefa kimliğinin ne olduğunu ve Aleviliğin onu nasıl değerlendirdiğini size izah edeceğim.

Devam etmek umuduyla.

Kardeşim sizin sorununuzun ne olduğunu anlayamadım ki. Araştırmalarımdan ve kendi çalışmalarımdan bahsediyorum olmuyor, konuyla ilgili en yetkin kişilerin tesbitlerini aktarıyorum olmuyor, Alevi düşüncesini ve akaidlerini yansıtan deyişlerden bahsediyorum olmuyor... E, tarif edin de ona göre yapalım, niye boşa yoruyorsunuz insanı?

Hamzababa
22-07-2008, 03:07 PM
Kardeşim sizin sorununuzun ne olduğunu anlayamadım ki. Araştırmalarımdan ve kendi çalışmalarımdan bahsediyorum olmuyor, konuyla ilgili en yetkin kişilerin tesbitlerini aktarıyorum olmuyor, Alevi düşüncesini ve akaidlerini yansıtan deyişlerden bahsediyorum olmuyor... E, tarif edin de ona göre yapalım, niye boşa yoruyorsunuz insanı?


Degerli Dost,

bence konuya girisiniz biraz yanlis oldu Aleviler ve Bedreddinlilerle ilgili olarak yazdiklarinizda biraz eksiklikler var. Söyleki ;

Alevilerde Vahdet-i Vücut

Bedrettinlilerde Vahdet-i Mevcut felsefesi vardir.

Mademki Varidat i okudunuzda orda gerekli bilgilerin mevcut oldugunu düsünüyorum.

Yeniceriler Bektasi idiler ama Hangi amacla Alevi degillerdi deniyor buna aciklik getirmek lazi.

Alevilerde olan üc koldan bahsedilmis burda ama genel olarak iki cizgi vardir.

1. Soy olarak ana-babadan alevi olanlar ( bunlarin Dedeleri soya göre gelir)

2. Sonradan erkana girenlerki, bunlarda Bektasiligin Dedebaba koludur ( Bedri Noyan Dedebabaydi önceki Dedeleri) Dedebabalari secimle gelir ve 5 vakit namazlarini kilan, sünniler gibi ibadet edenlerdir.

Ilk halifeleri Sersem Ali Baba adinda Naksibendi bir Seyh iken, alevi isyanlari sonucu ( O zamanki Postnisinin idamindan dolayi) bos kalan Haci bektasa atanip, cami yaptiran zattir. Bunlar Balkanlarda gayet yaygindirlar ve bir zaman Arnavutlugun resmi dini Bektasilik olsun diyenler dahi cikmisdir.

Yeniceriler hangi gruptaydilar acaba, ona göre bir yanit verilebilir.

Ayrica Sayin Dost,

sizin islam fobinizi pek anlamis degilim. Alevilkle Islami ayirmaya ugrasmaniz bende bazi gereksiz süpheler uyandirdi sanki, sayin Cinarin Kitabindan pasajlar okuyormus gibi hissettim kendimi.

Alevilik Islamin icindemi, disindami tartismasina girmeyecegim ama Elmaya armut demekle, armutun elma olmayacaginida siz pekala biliyorsunuz sanirim.

Alevilikde Islami cikarttiginiz zaman geriye pek bir sey kalmayacag da kesin.

Ask-i muhabbetle

öykürülü
30-07-2008, 08:56 AM
Sayın şahsiyet


Önce biraz ciddiyet lütfen.

Eğer sizin bu duruşunuz (yada görüşünüz) bilinçli bir çarpıtma değilse en azından saygısızlıktır.

Mesala ben Anadan doğma Alevi oğlu Aleviyim.

Ne varkı bizim yolumuzda belden gelmeler olduğu gibi yoldan gelmelerde vardır.

Evladı Resul olmak sadece Mürşitler (iyi bilen dede babalar) için geçerlidir.

İnsan ben Aleviyim diyorsa ve yaşamı ile bunu ispat ediyorsa birde kan tahlilimi yaptıracağız.

Ayrıca Hünkar Hacı Bekdaş VELİ yolundan gidene bektaşi denir ve de bektaşilik ile Alevilik aynı şeylerdir.

Tüm Alevi ocakları geldikleri konum itibariyle kendilerini bir üst makam olarak Hacı Bekdaş Veli ye bağlarlar.

Sayın öykürülü

İleri sürdüğünüz görüşleri bir dil sürçmesi olarak algılıyorum.

Yoksa "yalancının mumu yatsıya kadar yanar"

Her Bektaşi Alevi değildir. yapmaya çalıştığınızx şey Aleviliğin içini boşaltmaktır. Sende Alevisin, sende sende. hacıbaba tekkesi değil bu inanç kan bağıdır önemli olan. sonradan Alevi olan kaç insan sayabilirsin bana. Aleviliği bugünlere kadar bozulmadan getiren şey babadan oğula geçmesidir. Her önüne gelen Alevi olabilseydi bugün sayımız bukadar az olmazdı yada içinde türlü türlü malzemeler olurdu.

öykürülü
30-07-2008, 09:02 AM
erenler nedemiş:edep erkan ile...

sen ne dönmesının arkadasım?ataların gök tengri ye tapmıyolarmıydı orta asya bozkırlarında at koştururken?

bektaşiliği böle ucuz laflarla kirletmeye çalışıp bitakım kişilerin ekmegıne yag surme!

her alevi aıleden dogan alevıdır dıye bı kural yoktur eger öle olsaydı aramızdan yıldız elınde hızır paşalar,dersımde rayber ler ...çıkmazdı...

bu yolu canı gönulden süren herkez alevidir:bektaşiside,nusayriside,tahtacısıda...yet erki gönülden olsun...

ben hala Göktanrı'ya tapıyorum. arabın allahına değil. Eğer Allahlarımız bir olsaydı onlarla aynı ibadet ve devamında gelen şeyleri yapardık. Biraz araştır ki Göktanrı inancı ile Kızılbaşlığın ne kadar birbirine benzediğini anla

-dost-
30-07-2008, 10:49 AM
1-Hz.ALİ nin allahın aslanı,serçeşme,rahman ve rahim olan ,Kuranı natık olan ve
evvel ve ahir olan ve insanlığın ışığı olan kimliğini kabul etmek zorundadır.


:confused:
rahman ve rahim: Allah’ın güzel isimlerinden olup çok merhamet eden, esirgeyen ve bağışlayan demektir.

Evvel: “Başlangıcı olmayan.”

Âhir: “Sonu olmayan.”

Evvel ismi, Kıdem sıfatına dayanır ve Allah’ın ezelî olduğunu ifade eder. Âhir ismi ise, Beka sıfatına dayanır, varlığının ebediyen devam edeceği mânâsına gelir.


Allahın sıfatlarını bir insana mı veriyoruz :confused:

kanlıbey
30-07-2008, 11:19 AM
Her Bektaşi Alevi değildir. yapmaya çalıştığınızx şey Aleviliğin içini boşaltmaktır. Sende Alevisin, sende sende. hacıbaba tekkesi değil bu inanç kan bağıdır önemli olan. sonradan Alevi olan kaç insan sayabilirsin bana. Aleviliği bugünlere kadar bozulmadan getiren şey babadan oğula geçmesidir. Her önüne gelen Alevi olabilseydi bugün sayımız bukadar az olmazdı yada içinde türlü türlü malzemeler olurdu.

Sevgili Can


Hacı Bektaş Alevi değilse Anadolu toprakları üzerinde hiç Alevi yok demektir.
Onun için terbiyeni bil ve özüne dön.!


Her cana ayrı Hacı BEKTAŞı anlatacak değiliz.


Zaten VELİ yi kabul etmeyende Alevi değildir.

Çakırcalı
30-07-2008, 12:00 PM
Degerli Dost,

bence konuya girisiniz biraz yanlis oldu Aleviler ve Bedreddinlilerle ilgili olarak yazdiklarinizda biraz eksiklikler var. Söyleki ;

Alevilerde Vahdet-i Vücut

Bedrettinlilerde Vahdet-i Mevcut felsefesi vardir.

Mademki Varidat i okudunuzda orda gerekli bilgilerin mevcut oldugunu düsünüyorum.

Yeniceriler Bektasi idiler ama Hangi amacla Alevi degillerdi deniyor buna aciklik getirmek lazi.

Alevilerde olan üc koldan bahsedilmis burda ama genel olarak iki cizgi vardir.

1. Soy olarak ana-babadan alevi olanlar ( bunlarin Dedeleri soya göre gelir)

2. Sonradan erkana girenlerki, bunlarda Bektasiligin Dedebaba koludur ( Bedri Noyan Dedebabaydi önceki Dedeleri) Dedebabalari secimle gelir ve 5 vakit namazlarini kilan, sünniler gibi ibadet edenlerdir.

Ilk halifeleri Sersem Ali Baba adinda Naksibendi bir Seyh iken, alevi isyanlari sonucu ( O zamanki Postnisinin idamindan dolayi) bos kalan Haci bektasa atanip, cami yaptiran zattir. Bunlar Balkanlarda gayet yaygindirlar ve bir zaman Arnavutlugun resmi dini Bektasilik olsun diyenler dahi cikmisdir.

Yeniceriler hangi gruptaydilar acaba, ona göre bir yanit verilebilir.

Ayrica Sayin Dost,

sizin islam fobinizi pek anlamis degilim. Alevilkle Islami ayirmaya ugrasmaniz bende bazi gereksiz süpheler uyandirdi sanki, sayin Cinarin Kitabindan pasajlar okuyormus gibi hissettim kendimi.

Alevilik Islamin icindemi, disindami tartismasina girmeyecegim ama Elmaya armut demekle, armutun elma olmayacaginida siz pekala biliyorsunuz sanirim.

Alevilikde Islami cikarttiginiz zaman geriye pek bir sey kalmayacag da kesin.

Ask-i muhabbetle

Sevgili kardeşim, konuyla ilgili önceki mesajlarımı okusaydınız, bu sorulara da gerek kalmazdı zaten. Kaldı ki o mesajlarımda söylediğim aynı şeyleri siz söylüyorsunuz burada. Yeniçerilerin Alevi değil, Bektaşi olduğunu söylediğimde, neden ve nasıl Bektaşi olabildiklerini ancak neden Alevi olamadıklarını açıklamıştım zaten.

Keza sizin de aynıyla tekrarladığınız üzere Alevilik ve Bektaşilik her ne kadar birbiriyle dirsek teması içinde görünseler de birbirlerinden farklı kavramlardır. Alevilik, bir çok dinden ve kültür öğesinden bir şeyler alıp islam düşüncesi içinde yoğurmuş sosyo kültürel bir yaşam biçimiyken, Bektaşilik Alevi öğretileri ağırlıklı benimsemiş ancak sünni tarikatlarla da (başta Mevlevilik ve Nakşilik gibi) etkileşim içine girmiş bir tarikattır. Hangi dinsel veya etnik kimlikten olursa olsun isteyen herkes, gerekli şartları yerine getirdikten sonra Bektaşi olabilir (örneğin yeniçeriler gibi) ancak Alevilik tarih içinde etnik bir kimlik de kazanmıştır ve atadan oğula geçer. Çinli bir Bektaşi görebilirsiniz ama Çinli bir Alevi göremezsiniz, olamaz çünkü.

Aleviliği islamdan veya şu dinden bu dinden çıkarmaya çalışmak gibi bir kaygım yok, isteyen Alevi kendini islam içinde görür, isteyen islam dışı bir dinde ve hatta hiçbir dinde görmez, Aleviliği bir din olarak kabul eder. Benim bu forumda da ısrarla üzerinde durduğum konu, bir kesim zihniyetin Aleviliği islamın özü gibi göstermeye çalışması ve buna bağlı olarak da sünniden de sünni bir biçime sokma gayretine girişmesidir. Forumu takip ediyorsanız bu kaygılarımın yerli mi yersiz mi olduğunu anlarsınız sanırım; eğer şeriat yanlısı değilseniz tabii.

Burada insanlar yeri geldiği zaman Hallac-ı Mansur'dan, Nesimi'den atıp tutarlar ama bu insanların neden katledildiklerini anlayamadıkları için, onları katledenlerin zihniyetiyle Aleviliği savunuyorlar (?), aykırı düşünce ileri sürenlerin manen derisini yüzüyorlar. Böylesine trajikomik bir durum var mı?

Ben Alevi bir ailede doğup büyüdüm, mesleğim gereği Anadolu'nun her köşesinde çeşitli Alevi köylerini ve törenlerini izlemek ve folklorik değerlerini toplamak fırsatını buldum. Alevilikle ilgili bugüne kadar yazılmış tüm kitap, dergi ve gazete yazılarını, el yazmalarını toplayıp okumuş bir insanım. Kitaplığımın Alevilikle ilgili kısmı, bugün birçok il halk kütüphanesinde yoktur. Bazıları gibi bir gözümü Buyruk, diğer gözümü Kumru'yla, kulaklarımı da Arapça ayetlerle örtmedim. İslamın da ne olduğunu iyi biliyorum, Aleviliğin de.

İslamla ilgili de fobim var tabii. %99'u müslüman (?) denen laik bir (?) ülkede yaşıyorum ve çocuklarım da bu ülkede yaşıyor.

Alinin_Askeri
31-07-2008, 09:59 AM
ben hala Göktanrı'ya tapıyorum. arabın allahına değil. Eğer Allahlarımız bir olsaydı onlarla aynı ibadet ve devamında gelen şeyleri yapardık. Biraz araştır ki Göktanrı inancı ile Kızılbaşlığın ne kadar birbirine benzediğini anla

batınilik nedır bılıyomusun?bırak göktanrılıgı,gok tanrıda yetmıs ıkı mıllete bır gozle bakmak varmıdır?benım kabem ınsan varmıdır?devrıye ,vahdetı vucut varmıdır?gecelım alevılık gıbı ulu bır yolu bır ırkın temelıne baglama calısmalarını,madem gök tanrıya tapıosun arapların allahına degıl, neden dedeler peygamber soyundanız dıyor?

Alinin_Askeri
31-07-2008, 10:56 AM
Anlaşıldu kardeşim, senin için bu konulara biraz daha değineyim. Başka türlü işin içinden çıkılamayacak çünkü.

Hallc-ı Mansur, 922'de Bağdat'ta ölmüş, Zerdüşt kökenli bir Sufi'dir.

Fazlullah Hurufi ise 1394'te Şirvan'da ölmüş Sufi'dir

Seyyid Nesimi, 1404 civarları Halep'te ölmüş bir Hurufi'dir.

Her nekadar Fazlullah Hurufi ve onun müridi Seyyid Nesimi'den yüzyıllar önce yaşamışsa da, Hallac-ı Mansur da Hurufi'dir, çünkü zamanında düşünceleri, kendi düşüncelerine yakın tüm düşünceler gibi Batıni olarak kabul görüyordu. Ancak Fazlullah Hurufi de, tıpkı Hallac-ı Mansur gibi Yeni Platonculuk akımıyla felsefesini oluşturmuş ve kurallara bağlamıştır. Dolayısıyla tasavvufta bu düşünceleri savunan herkes, Hurufi olarak nitelenmektedir. Tıpkı bundan 24 asır önce yaşamış Herakleitos'un da, kurgusu şundan 150 yıl kadar önce tamamlanmış Materyalizm'e dahil olup Materyalist olarak nitelenmesi gibi. Herakleitos nasıl ki düşüncelerini Materyalist olarak nitelemiyorsa, bu kelimeyi dahi duymamışsa, Hallac-ı Mansur da düşüncelerini Hurufilik olarak nitelemiyordu, çünkü o tarihte Hurufilik diye bir kavram yoktu. Ancak bu, Hallac-ı Mansur'un Hurufi olduğu, o düşünceyi savunduğu gerçeğini değiştirmez. Herakleitos'un Materyalist olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi.


heraklıtos materyalızmın temellerını atmıs olabılır,dogrudur.150 yıl önce tamamlanmıs materyalızmı dedıgın bilimsel materyalızmdır yanı marksızm,yanı heraklıtos materyalıst dır ama ayakları havada dusuncelerı havada bır materyalıst oldugundan marksıst degıldır olamazda cunku yasadıgı kosullarda bu mumkun degıldır.yanı hallac hurufılıgın temelını attı dıyebılırsın ama bu onun hurufı oldugu anlamına gelmez.o dusunce dedıgın de marksızmle heraklıtosun materyalızmı arasındakı fark gıbıdır yanı ancak bırbırını tamamlar ötesı degıl bırı dıgerı degıldır.

Alevi düşüncesinin bunları kabul etmesi, bunların da Alevi olduğu anlamına gelmez. Alevilik, tarihte bir çok düşünceden, bir çok düşünürden etkilenmiştir. Bu etkilendiklerinin de Alevi olduğu anlamına gelmez. Senin bu mantığınla hareket edersek, birçok kişi gibi saçmalayıp, "Ali de Aleviydi" dememiz gerek. Ha, doğru ya; sizlerin de savunduğu buydu zaten: "İlk Alevi, Ali'ydi!" Ben niye anlatıyorum ki o zaman? Bu mantıkla, Ali'den önce Muhammed'in adı geldiğine göre, Muhammed Ali'den de önce Alevi olmaz mı? Eh zaten onu da söyleyenler var.

cok guzel yargısız ınfaz yapıosun.benım kac yazımı okudunda benım öyle bır mantıga sahıp oldugum sonucuna vardın?
aleviligi batınılıkten ayırırsak dedıgın hatalara duseriz:aliye alevı de derız,bız sadece nesımılerden etkılendıkte..alevı ısmı 18.yuzyıl öncesı osmanlı belgelerınde gecmedıgını bılıyosundur,kızılbas,ışık taıfesı gıbı cesıtlı ısımlerle her yörede,adlandırılmısızdr ama özumuz bırdır oda: batınılık


Alevilerin Nesimi'den ve Mansur'dan etkilenmelerinin sebebi, Hurufiliğin "Ene-l Hak" düsturudur. Çünkü Aleviler de, Hurufilikten etkilenip "Ene-l Hak" felsefesini benimsemişlerdir. Onun için zaten Alevilik-Bektaşilikten zerrece haberleri olmayan bu insanlara kutsallık yükleyip, onları her fırsatta anmışlardır. Ancak önder diye nitelediklerine hiç şahit olmadım. Sen onları önder diye mi biliyorsun? Bu arada Fuzuli de Yedi büyük ozandan biridir ama Alevilikten bihaber, Azeri Türk'ü bir Şii şairdir. Ha, doğru ya. Alevilik'le Şiilik birdir diyenleriniz de vardı sizin.

sizin bizim gıbı diyerek karsı tarafı küçümseyıcı sözlerı bırakalım kı faydalı bır bılgı paylasımına ortamı daha kolay yaratabılelım.fuzulı ve şiirlerı hakkında pek bılgım yok,oyuzden bir yorum yapmam yanlıs olur.ama nesımı nın deyıslerını sazımla sözumle dıllendırırım,enel hak felsefesı alevılıgın temellerınden bırı degılmıdır,ınsanın alevılıktekı yerını belırten büyük genıs bır olgu degılmıdır?hacı bektasın benım kabem ınsandır sözuyle enel hak kın hıçmı baglantısı yoktur?alevılıgın hurufılıkle tanısmadan önce ınsana yaklasımı farklımıydı?evet nesımı önderdır o can nesımıdır şah nesımıdır seyıt nesımıdır,mazlum bır velidir,o mucadelesıyle batınilere bır bayraktır,tüm pirlerimiz gibi!

Dar Cemi dediğin şeye gelince, ben 1) Görgü Cemi, 2) Abdal Musa Cemi ve 3) Lokma (Kurban) Cemi duydum: ama, hiç "Dar Cemi" diye bir şey duymadım. "Dardan İndirme Erkanı" vardır ki, bunun konuyla ilgili yanını göremedim. Çünkü ölmüş bir kişi için yapılan bir törendir.
Ha, eğer Görgü Ceminde yapılan Dara çekmekse (-ki, ille de yapılacak diye birşey yok. Sebep yoksa yapılmaz) yol düşkünü olan, edep ve erkanın gereğini yerine getirmeyenlerin Dar'a çekilmesidir, yani yargılanıp hüküm kurulması; bağışlanıp veya cezalandırılmasıdır. Dolayısıyla yine konuyla ilgisini göremedim. Yoksa yazdıklarımdan dolayı Yol Düşkün mü ilan edildim? Tabi bir de "Dar" genel adıyla anılan, yine cem ayininde görülen çeşitli ritüeller vardır ki, sen sanıyorum Dar-ı Mansur ve Dar-ı Nesimi adıyla anılan ve "Tekke"ye alınış sırasında talibin duruş pozisyonunu soruyorsun sanırım. Eh o kadarını da sen bul oku. Nasıl durulduğunu da ben mi anlatayım?

okuyorum güzel kardesım ve sana aktarayım alıntı yapayımda okuduklarımdan ,dar cemını kı sende bılgılen:
""batınılıkte dar dendıgınde;hallacı mansurun asıldıgı dırek anlamına gelen dar agacı ya da yolla ılıgılı törenlerin yapıldıgı 'meydan'nın orta yeri anlamına gelen 'dar ı mansur' akla gelir.dar'ın pirleri;hallacı mansur,fazlullah hurufi,nesimi,hz.hüseyin ya da hz.fatmadır.bu nedenler dar'a durmak;asılma duruşu alarak yol ugruna ölümü göze almak anlamında 'dar'ı mansur';yüz üstü yere kapanarak yol ugruna başı boynunda kestirmeye hazır olmak anlamında 'darı fazlı';dizüstü durusu alarak yol ugrun yüzülmeye hazır olmak anlamında ' dar-ı nesımı',yol ugruna canını vermeye hazır olmak anlamnda 'darı hüseyın' ya da 'dar-ı fatma'"

Bir diğer yanlışın da bütün Batınilerin aynı zamanda Alevi olduğu yönündeki düşüncendir. Batınilik çok daha geniş bir coğrafyada ve çok daha eskiye dayanan bir islami yorum biçimidir. Bütün Aleviler Batınidir desen bir nebze haklılık payı olur ama, bütün Batıniler Alevidir dersen bu çok büyük bir hata olur.
islam ıcındekı butun batınılerin isimlerine takılmayalım,ve alevı ısmıne takılmayalım dıyorum bu ısım son 2 yuzyıldır bıze verılen ısımdır.uygulamalardan cok felsefelerımızın bırlıgıne bakalım tanrı-evren-insan üçlemesı arasındakı ılıskılere yaklasımlarına bakalım..batınılık ıslamın bır yorumu demek buyuk bır hatadır.ezoterzm tüm dunya halklarında vardır bunun arapcaı batınıdır sadece,yahudılıkte kabalacılar hrıstıyanlarda katharlar-bogomıller,dınler öncesı hermetık ınanclar...islamdada alevi-bektasi-bedreddını-ismaılı-...batını toplumlardır.
Yalnız bunların tamamı, kendisi bir Sırp (annesi Macar) devşirmesi olan Balım Sultan tarafından Bektaşiliğe oturtulmuş kurallar olduğunu bilmediğin, Alevilikle Bektaşiliğin aynı şeyler olduğuna inandığınız ve tüm bunlar size saçma ve anlamsız geldiği için; işin kötüsü senin deyiminle ipe sapa gelir şeyler üretemediğiniz için, giderek sünnileşmekte olduğunuzu da göremiyorsunuz. Zaten ben de anlatımda bu ayrıma girmeye gerek görmedim artık. Sadece "Alevi" deyip geçiştirdim.

şii-caferıler ortodoks ıslamdır ve alevılıkle uzkatan yakından ılgısı yoktur batını degıllerdır onlar şeriat ehlıdır,sunnılestıgımız ya da siilestıgımız yok dedıgın gıbı, bız bedreddınle kaygusuzla daha nıce ulumuzla tanrıya ve egemene ısyan ettık bu ugurda asıldık kesıldık yüzüldük.
bektasılıgı alevılıkten ayıramayız bektasılerde batınıdır,koskoca alevı-bektası federasyonu yanlısmı yapıyor-kı bu kurulus alevılık ve ıslam konusunda bakıs acısı senden farklı degıl-bu federasyon bu ıkı ısmı bırarada kullanarak bızı sunnılıgemı ıtıyor?

Çakırcalı
31-07-2008, 12:22 PM
heraklıtos materyalızmın temellerını atmıs olabılır,dogrudur.150 yıl önce tamamlanmıs materyalızmı dedıgın bilimsel materyalızmdır yanı marksızm,yanı heraklıtos materyalıst dır ama ayakları havada dusuncelerı havada bır materyalıst oldugundan marksıst degıldır olamazda cunku yasadıgı kosullarda bu mumkun degıldır.yanı hallac hurufılıgın temelını attı dıyebılırsın ama bu onun hurufı oldugu anlamına gelmez.o dusunce dedıgın de marksızmle heraklıtosun materyalızmı arasındakı fark gıbıdır yanı ancak bırbırını tamamlar ötesı degıl bırı dıgerı degıldır.



cok guzel yargısız ınfaz yapıosun.benım kac yazımı okudunda benım öyle bır mantıga sahıp oldugum sonucuna vardın?
aleviligi batınılıkten ayırırsak dedıgın hatalara duseriz:aliye alevı de derız,bız sadece nesımılerden etkılendıkte..alevı ısmı 18.yuzyıl öncesı osmanlı belgelerınde gecmedıgını bılıyosundur,kızılbas,ışık taıfesı gıbı cesıtlı ısımlerle her yörede,adlandırılmısızdr ama özumuz bırdır oda: batınılık




sizin bizim gıbı diyerek karsı tarafı küçümseyıcı sözlerı bırakalım kı faydalı bır bılgı paylasımına ortamı daha kolay yaratabılelım.fuzulı ve şiirlerı hakkında pek bılgım yok,oyuzden bir yorum yapmam yanlıs olur.ama nesımı nın deyıslerını sazımla sözumle dıllendırırım,enel hak felsefesı alevılıgın temellerınden bırı degılmıdır,ınsanın alevılıktekı yerını belırten büyük genıs bır olgu degılmıdır?hacı bektasın benım kabem ınsandır sözuyle enel hak kın hıçmı baglantısı yoktur?alevılıgın hurufılıkle tanısmadan önce ınsana yaklasımı farklımıydı?evet nesımı önderdır o can nesımıdır şah nesımıdır seyıt nesımıdır,mazlum bır velidir,o mucadelesıyle batınilere bır bayraktır,tüm pirlerimiz gibi!



okuyorum güzel kardesım ve sana aktarayım alıntı yapayımda okuduklarımdan ,dar cemını kı sende bılgılen:
""batınılıkte dar dendıgınde;hallacı mansurun asıldıgı dırek anlamına gelen dar agacı ya da yolla ılıgılı törenlerin yapıldıgı 'meydan'nın orta yeri anlamına gelen 'dar ı mansur' akla gelir.dar'ın pirleri;hallacı mansur,fazlullah hurufi,nesimi,hz.hüseyin ya da hz.fatmadır.bu nedenler dar'a durmak;asılma duruşu alarak yol ugruna ölümü göze almak anlamında 'dar'ı mansur';yüz üstü yere kapanarak yol ugruna başı boynunda kestirmeye hazır olmak anlamında 'darı fazlı';dizüstü durusu alarak yol ugrun yüzülmeye hazır olmak anlamında ' dar-ı nesımı',yol ugruna canını vermeye hazır olmak anlamnda 'darı hüseyın' ya da 'dar-ı fatma'"


islam ıcındekı butun batınılerin isimlerine takılmayalım,ve alevı ısmıne takılmayalım dıyorum bu ısım son 2 yuzyıldır bıze verılen ısımdır.uygulamalardan cok felsefelerımızın bırlıgıne bakalım tanrı-evren-insan üçlemesı arasındakı ılıskılere yaklasımlarına bakalım..batınılık ıslamın bır yorumu demek buyuk bır hatadır.ezoterzm tüm dunya halklarında vardır bunun arapcaı batınıdır sadece,yahudılıkte kabalacılar hrıstıyanlarda katharlar-bogomıller,dınler öncesı hermetık ınanclar...islamdada alevi-bektasi-bedreddını-ismaılı-...batını toplumlardır.


şii-caferıler ortodoks ıslamdır ve alevılıkle uzkatan yakından ılgısı yoktur batını degıllerdır onlar şeriat ehlıdır,sunnılestıgımız ya da siilestıgımız yok dedıgın gıbı, bız bedreddınle kaygusuzla daha nıce ulumuzla tanrıya ve egemene ısyan ettık bu ugurda asıldık kesıldık yüzüldük.
bektasılıgı alevılıkten ayıramayız bektasılerde batınıdır,koskoca alevı-bektası federasyonu yanlısmı yapıyor-kı bu kurulus alevılık ve ıslam konusunda bakıs acısı senden farklı degıl-bu federasyon bu ıkı ısmı bırarada kullanarak bızı sunnılıgemı ıtıyor?

Güzel kardeşim senin duygularında samimi olduğunu anlıyorum ancak kulaktan dolma bilgilerle birçok konuda yanıldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Zira en önemli gördüğüm yanılgın, Aleviliğin en azından isim olarak 2 yüzyıl önceye dayandığını söylemendir. Oysa bunu daha önce birçok topicte yazmıştım. Seyyid Battal Gazi'nin gerçek adı İmam Abdurrahman Alevi'dir. Adının sonundaki "Alevi", etnik kimliğinden dolayı takılmıştır ki, özellikle yaşadığı dönemlerde bu bir gelenektir. Kişinin adının sonuna etnik kimliği veya coğrafi aidiyeti eklenirdi. Örneğin Hoca Ahmet Yesevi'nin adının nasıl ki sonuna Yesili olduğu belirtilmişse, Battal Gazi'nin adının sonuna da etnik kimliğinden dolayı Alevi adı eklenmiştir ki Alevi, Türkmen demektir ve Battal Gazi'nin Türkmen olması nedeniyle bu ad eklenmiştir. Yani Alevi deyimi çok daha eskilere dayanmaktadır, etnik ve toplumsal bir kimliği ifade etmektedir. Ta ki, Osmanlı'nın Türkmen-Alevi katliamlarına yoğunluk kazandırmasına ve Alevileri tahkir amacıyla taktığı "Kızılbaş" lakabına kadar da Alevi deyimi halk arasında kullanılıyordu (ne yazık ki bugün Aleviler dahi Kızılbaş deyimini kanıksamış ve kendilerini o şekilde tanımlar olmuşlardı. Oysa bu deyim ilk kullanılmaya başlandığında Aleviler tarafından hakaret olarak algılanmış ve karşılık olarak tüm sünnilere "Yezit" denmeye başlanmıştır ki Pir Sultan'ın "Gidi yezit bize kızılbaş demiş/Meğer Şah'ı sevdi dese yeridir" diye başlayan nefesi de bu yerinmeyi ve kızgınlığı ortaya koyuyor zaten). Sözün özü Alevilik, dini bir kimlik kadar etnik bir kimliğin de adıdır. Onun için zaten Alevilik belden gelir. Kişi doğduğunda Alevi olarak doğar, Bektaşi veya diğer bir tarikat mensubu gibi ikrar vermesi sözkonusu dahi değildir, ikrarı ezelden verilmiştir inancı vardır.

kanlıbey
02-08-2008, 12:31 AM
Güzel kardeşim senin duygularında samimi olduğunu anlıyorum ancak kulaktan dolma bilgilerle birçok konuda yanıldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Zira en önemli gördüğüm yanılgın, Aleviliğin en azından isim olarak 2 yüzyıl önceye dayandığını söylemendir. Oysa bunu daha önce birçok topicte yazmıştım. Seyyid Battal Gazi'nin gerçek adı İmam Abdurrahman Alevi'dir. Adının sonundaki "Alevi", etnik kimliğinden dolayı takılmıştır ki, özellikle yaşadığı dönemlerde bu bir gelenektir. Kişinin adının sonuna etnik kimliği veya coğrafi aidiyeti eklenirdi. Örneğin Hoca Ahmet Yesevi'nin adının nasıl ki sonuna Yesili olduğu belirtilmişse, Battal Gazi'nin adının sonuna da etnik kimliğinden dolayı Alevi adı eklenmiştir ki Alevi, Türkmen demektir ve Battal Gazi'nin Türkmen olması nedeniyle bu ad eklenmiştir. Yani Alevi deyimi çok daha eskilere dayanmaktadır, etnik ve toplumsal bir kimliği ifade etmektedir. Ta ki, Osmanlı'nın Türkmen-Alevi katliamlarına yoğunluk kazandırmasına ve Alevileri tahkir amacıyla taktığı "Kızılbaş" lakabına kadar da Alevi deyimi halk arasında kullanılıyordu (ne yazık ki bugün Aleviler dahi Kızılbaş deyimini kanıksamış ve kendilerini o şekilde tanımlar olmuşlardı. Oysa bu deyim ilk kullanılmaya başlandığında Aleviler tarafından hakaret olarak algılanmış ve karşılık olarak tüm sünnilere "Yezit" denmeye başlanmıştır ki Pir Sultan'ın "Gidi yezit bize kızılbaş demiş/Meğer Şah'ı sevdi dese yeridir" diye başlayan nefesi de bu yerinmeyi ve kızgınlığı ortaya koyuyor zaten). Sözün özü Alevilik, dini bir kimlik kadar etnik bir kimliğin de adıdır. Onun için zaten Alevilik belden gelir. Kişi doğduğunda Alevi olarak doğar, Bektaşi veya diğer bir tarikat mensubu gibi ikrar vermesi sözkonusu dahi değildir, ikrarı ezelden verilmiştir inancı vardır.

Değerli Can

Talip olunmadan Alevi olunmaz.

Alevi anne ve babadan doğan Alevidir.

Fakat kabak Alevidir.

Gerçek alevi olmak için yola girmek gerek,yola.

Bu anlamda Yeniçeriler kütle olarak bektaşi-aleviydiler.

Bu kadar okuduğunuza ve yazdığınıza göre "vakayı hayriye" yani " vakayi şerriye" olaylarınıda bilmeniz gerekir.Ve ondan sonraki sürek avınıda.

Yani demem o ki sayın çakırcalı;

HAcı Bektaş Dergahına Nakşibendi şeyhi atayıp içindeki caminin o yıllarda yapıldığını,

Ve de neredeyse tüm alevi tekke ve zaviyelerinin taramur edildiğini de bilmeniz gerekir.

Şimdi siz deyin bakalım yeniçeriler Alevimi,değilmi...!!???

Çakırcalı
02-08-2008, 02:23 AM
Değerli Can

Talip olunmadan Alevi olunmaz.

Alevi anne ve babadan doğan Alevidir.

Fakat kabak Alevidir.

Gerçek alevi olmak için yola girmek gerek,yola.

Bu anlamda Yeniçeriler kütle olarak bektaşi-aleviydiler.

Bu kadar okuduğunuza ve yazdığınıza göre "vakayı hayriye" yani " vakayi şerriye" olaylarınıda bilmeniz gerekir.Ve ondan sonraki sürek avınıda.

Yani demem o ki sayın çakırcalı;

HAcı Bektaş Dergahına Nakşibendi şeyhi atayıp içindeki caminin o yıllarda yapıldığını,

Ve de neredeyse tüm alevi tekke ve zaviyelerinin taramur edildiğini de bilmeniz gerekir.

Şimdi siz deyin bakalım yeniçeriler Alevimi,değilmi...!!???

Güzel kardeşim 50 kere dedim diyeceğimi, hala "Şimdi siz deyin bakalım" diyorsunuz. Alevilik farklı bir şeydir Bektaşilik farklı bir şey. İkisini eşit görürseniz aynı hatayı tekrarlar durursunuz. BEKTAŞİLİK BİR TARİKATTİR, TA-Rİ-KAT!!! İsteyen herkes tarikata girip, gerekli şartları yerine getirir, Bektaşi olur! ALEVİLİK TARİKAT DEĞİLDİR! Dinsellikten çok etnik bir kimliği, sosyo-kültürel bir yaşam biçimini ifade eder. Siz müslüman olabiliyorsunuz ama ARAP olabiliyor musunuz?

Aleviliğin olmazsa olmaz koşullarını yok sayarak Alevi kimliğini yozlaştırıyorsunuz. Alevi cem törenleriyle Bektaşi cem törenleri bile birbirinden dağlar kadar farklıdır. "Siz önce Alevi misiniz, Bektaşimisiniz? Ona karar verin." diyeceğim ama, ikisini bir görmeye devam ettiğiniz, aralarındaki farklılığı bilmediğiniz ve kabul etmediğiniz için sormanın da bir anlamı kalmıyor.

YENİÇERİLER, ALEVİ DEĞİL, BEKTAŞİYDİLER! Çünkü onlar devşirme hristiyan çocuklarıydı. Alevi bir aileden gelmiyorlardı. Bektaşi tarikatına girerek BEKTAŞİ OLUYORLARDI, ama ALEVİ OLMUYORLARDI. Tıpkı islam dinine girip müslüman olan, ama Arap olmayan insanlar gibi!

türk koçgirili
02-08-2008, 02:26 AM
Yahudilik gibi mi? Yalnız eğer Alevilik bir etni kimlik belirtiyorsa ben Türk değilim Aleviyim ozaman öyle mi değerli can?

Çakırcalı
02-08-2008, 02:46 AM
Yahudilik gibi mi? Yalnız eğer Alevilik bir etni kimlik belirtiyorsa ben Türk değilim Aleviyim ozaman öyle mi değerli can?

Sevgili dostum, zaten bu konularda GERÇEKLERİ dile getirdiğiniz zaman, hemen faşistlikle itham ediliyorsunuz. Alevilik Türkmenlere özgü bir dinsel ve sosyo kültürel bir yaşam biçimidir. Bugün Kürt Alevisi veya sünni Türkmen olduğunu söyleyen kişiler dahi, aslında Osmanlı döneminde Türkmen-Alevilere karşı uygulanan katliamlar sonucu kimliklerini inkara zorlanmış kılıç dönmeleridir. Alevilik=Türkmenliktir. Yani bugün "Ben Aleviyim" diyen (Bektaşi demiyorum) herkes, köken olarak Türkmendir. Kişi, Alevi olduğunu söylediğinde, aynı zamanda Türkmen olduğunu da dile getirmektedir.

İşte kendinden pay biç. Koçgiri aşiretindensin, bir kısmı Türkmen olduğunu ifade eder, bir kısmı Kürt olduğunu. Aynı durum Karakeçili aşireti için de geçerlidir. Bir kısmı Türkmen olduğunu söyleyip Türkçe konuşur, ama diğer kısmı Kürtçe konuşsa da Türkmen olduklarını söylerler. Aynı aşiretin yarısı Kürt, yarısı Türkmen olabilir mi?

kanlıbey
02-08-2008, 02:49 AM
Güzel kardeşim 50 kere dedim diyeceğimi, hala "Şimdi siz deyin bakalım" diyorsunuz. Alevilik farklı bir şeydir Bektaşilik farklı bir şey. İkisini eşit görürseniz aynı hatayı tekrarlar durursunuz. BEKTAŞİLİK BİR TARİKATTİR, TA-Rİ-KAT!!! İsteyen herkes tarikata girip, gerekli şartları yerine getirir, Bektaşi olur! ALEVİLİK TARİKAT DEĞİLDİR! Dinsellikten çok etnik bir kimliği, sosyo-kültürel bir yaşam biçimini ifade eder. Siz müslüman olabiliyorsunuz ama ARAP olabiliyor musunuz?

Aleviliğin olmazsa olmaz koşullarını yok sayarak Alevi kimliğini yozlaştırıyorsunuz. Alevi cem törenleriyle Bektaşi cem törenleri bile birbirinden dağlar kadar farklıdır. "Siz önce Alevi misiniz, Bektaşimisiniz? Ona karar verin." diyeceğim ama, ikisini bir görmeye devam ettiğiniz, aralarındaki farklılığı bilmediğiniz ve kabul etmediğiniz için sormanın da bir anlamı kalmıyor.

YENİÇERİLER, ALEVİ DEĞİL, BEKTAŞİYDİLER! Çünkü onlar devşirme hristiyan çocuklarıydı. Alevi bir aileden gelmiyorlardı. Bektaşi tarikatına girerek BEKTAŞİ OLUYORLARDI, ama ALEVİ OLMUYORLARDI. Tıpkı islam dinine girip müslüman olan, ama Arap olmayan insanlar gibi!



Ya güzel kardeşim sizde biraz takıntımı var benmi anlatamıyorum.

O zaman soralım;

Sizin ifadenizle;

Anadolu Aleviliğinin ser çeşmesi kimdir?

Bektaşilerin ser çeşmesi kimdir.?

Çakırcalı
02-08-2008, 03:00 AM
Ya güzel kardeşim sizde biraz takıntımı var benmi anlatamıyorum.

O zaman soralım;

Sizin ifadenizle;

Anadolu Aleviliğinin ser çeşmesi kimdir?

Bektaşilerin ser çeşmesi kimdir.?

Kardeşim bu takıntıyı biraz sen kendinde arasana. Anlatıyoruz anlatıyoruz hala serçeşmeden merçeşmeden bahsediyorsun. ALEVİLİK BEKTAŞİLİK DEĞİLDİR. Aleviliğin serçeşmesi diye bir şey yok. Hacı Bektaş Veli Anadolu'ya gelmeden çok önce bu topraklarda Baba İshak, Baba İlyas vardı. Bunlar ALEVİYDİ! Serçeşme mi lazım bunlara? Alevi değilmiydi bunlar?

Hacı Bektaş Veli, Bektaşi tarikatına girenlerin serçeşmesidir. Bektaşi olmayan Aleviler de olduğunu kabul etmezseniz böyle saçmalayıp durursunuz.

Oturup biraz tarih okuyun kardeşim.

kanlıbey
02-08-2008, 03:06 AM
Sevgili dostum, zaten bu konularda GERÇEKLERİ dile getirdiğiniz zaman, hemen faşistlikle itham ediliyorsunuz. Alevilik Türkmenlere özgü bir dinsel ve sosyo kültürel bir yaşam biçimidir. Bugün Kürt Alevisi veya sünni Türkmen olduğunu söyleyen kişiler dahi, aslında Osmanlı döneminde Türkmen-Alevilere karşı uygulanan katliamlar sonucu kimliklerini inkara zorlanmış kılıç dönmeleridir. Alevilik=Türkmenliktir. Yani bugün "Ben Aleviyim" diyen (Bektaşi demiyorum) herkes, köken olarak Türkmendir. Kişi, Alevi olduğunu söylediğinde, aynı zamanda Türkmen olduğunu da dile getirmektedir.

İşte kendinden pay biç. Koçgiri aşiretindensin, bir kısmı Türkmen olduğunu ifade eder, bir kısmı Kürt olduğunu. Aynı durum Karakeçili aşireti için de geçerlidir. Bir kısmı Türkmen olduğunu söyleyip Türkçe konuşur, ama diğer kısmı Kürtçe konuşsa da Türkmen olduklarını söylerler. Aynı aşiretin yarısı Kürt, yarısı Türkmen olabilir mi?



Alevilik=Türkmenliktir diyorsun.

Pekala;


Hacı Bektaş VELİ nin Bayındır Bektaş obasının Veli si anlamında bir mahla olduğunu da kabul etmen gerekir.

Ayrıca eninde sonunda bir inanç ve yaşam biçimi olan Aleviliği nasıl bir milliyetin dini gibi gösteriyorsun.

Neden Türkmenlerin dışın da Alevi olacağını (ki gerçekte de vardır.) kabul etmiyorsun.

Hangi bilimsel temellere dayanarak böyle sonuca varıyorsunuz.

Evet ben kızılbaş bir Türkmenim.

Ne varki kızılbaşlığın başı da gövdeside Türkmen olmasına rağmen türkmen olmayan topluluklarında (mesala Kürtlerin,zazaların) alevi olduklarını bilmekteyim.

Şah İsmailin devleti kızılbaşında kürt kökenli gurupların olduğunu inkarmı edelim.

Ayrıca defalarca yazdık.

Soy güdümü dedelere aittir.

Taliplerde soy güdümü olmaz.

Alevi yola girince alevi olur.

Türk olmayan biri ile Türk olan birinin yola girmesi (alevi olması) arasında hiç bir fark yoktur.

Başka milliyetlerden (battal gazi zamanından beri) yola girip alevi olan,yani anadoludaki çeşitli ocaklara talip olan çok miktarda insan vardır.

Biz bunları biliriz.Peki kim bunlara alevi değil diyebilir.?

Öyleyse şu bektaşi-Alevi ayrımı saplantısından kurtul.

Her şeyden önce ;

"Hedef bir sürek binbirdir." desturunun ne manaya geldiğini bir öğren.

Çakırcalı
02-08-2008, 03:15 AM
Alevilik=Türkmenliktir diyorsun.

Pekala;


Hacı Bektaş VELİ nin Bayındır Bektaş obasının Veli si anlamında bir mahla olduğunu da kabul etmen gerekir.

Ayrıca eninde sonunda bir inanç ve yaşam biçimi olan Aleviliği nasıl bir milliyetin dini gibi gösteriyorsun.

Neden Türkmenlerin dışın da Alevi olacağını (ki gerçekte de vardır.) kabul etmiyorsun.

Hangi bilimsel temellere dayanarak böyle sonuca varıyorsunuz.

Evet ben kızılbaş bir Türkmenim.

Ne varki kızılbaşlığın başı da gövdeside Türkmen olmasına rağmen türkmen olmayan topluluklarında (mesala Kürtlerin,zazaların) alevi olduklarını bilmekteyim.

Şah İsmailin devleti kızılbaşında kürt kökenli gurupların olduğunu inkarmı edelim.

Ayrıca defalarca yazdık.

Soy güdümü dedelere aittir.

Taliplerde soy güdümü olmaz.

Alevi yola girince alevi olur.

Türk olmayan biri ile Türk olan birinin yola girmesi (alevi olması) arasında hiç bir fark yoktur.

Başka milliyetlerden (battal gazi zamanından beri) yola girip alevi olan,yani anadoludaki çeşitli ocaklara talip olan çok miktarda insan vardır.

Biz bunları biliriz.Peki kim bunlara alevi değil diyebilir.?

Öyleyse şu bektaşi-Alevi ayrımı saplantısından kurtul.

Her şeyden önce ;

"Hedef bir sürek binbirdir." desturunun ne manaya geldiğini bir öğren.

Sen bildiğin yoldan devam et kardeşim. Sana "Hiç olmazsa bir sözlük aç da Alevi ve Bektaşi maddelerine bak" diyeceğim ama, sen alıntı yaptığın yazıyı dahi okumaktan veya anlamaktan acizsin. Aynen devam et.

kanlıbey
02-08-2008, 03:30 AM
Kardeşim bu takıntıyı biraz sen kendinde arasana. Anlatıyoruz anlatıyoruz hala serçeşmeden merçeşmeden bahsediyorsun. ALEVİLİK BEKTAŞİLİK DEĞİLDİR. Aleviliğin serçeşmesi diye bir şey yok. Hacı Bektaş Veli Anadolu'ya gelmeden çok önce bu topraklarda Baba İshak, Baba İlyas vardı. Bunlar ALEVİYDİ! Serçeşme mi lazım bunlara? Alevi değilmiydi bunlar?

Hacı Bektaş Veli, Bektaşi tarikatına girenlerin serçeşmesidir. Bektaşi olmayan Aleviler de olduğunu kabul etmezseniz böyle saçmalayıp durursunuz.

Oturup biraz tarih okuyun kardeşim.



Sizi şimdi yakaladım.Ve çok kötü yakalandınız.

Ayrıca okuyalım felan derken ezberci olduğunu da itiraf ettin.

Bak şimdi;

1-yaşar ocak ı az oku! Faydası kadar zararı da vardır.

Nedenmi?

Hacı Bektaş bu topraklara gelmeden önce Baba İlyas ve Baba İshak yoktu.

Önce ezberden kurtul ve bunu öğren.

Alevilik=Türkmenlik tir diyorsun ve daha sizin Türkmen oba oymak örgütlenmesinden ve sosyal yaşantısından haberiniz yok.


Türkmenler/Oğuzlar 180.000 konar göçer ev olarak 1180 yılında Berriyeciğe (Ceylenpınar çevresi/Güney d.Anadolu) geldiler.

Babai olayları 1240 Muharreminde meydana geldi.

Babai olaylarının piri Dede Garkın ve halifeler İshak ve İlyastı.

Her iki erende Eymür dendi.

Dede Garkın Garkın dandı.

Hacı Bektaş ve Dede Garkın Ruma yol arkadaşı olarak geldiler.

Tüm Garkınlılar Hacı Bektaşı Pir kabul ederler.

Dede Garkını anlatan belgelerde bunları bulabilirsin.

Dolayısı ile babai olayları 6000 kişilik (kadın-çocuk dahil) bir Türkmen grubunun çıkardığı bir olaydır.

Olaydan dede garkın ve hacı bektaş ın haberi vardır.

Şimdi sizin Hacı Bektaşı Alevi göstermeyip dede babaları alevi göstermenize kargalar bile güler.

Zira pirde halifeleride Aleviydiler ve birlikteydiler.

Size geçen sordum yine cevap vermediniz.

Kardeşim ALevilerin kurucu pirlerini (mesala babai önderler-ki babailik Yaşar ocağın uydurmasıdır.) unutmaları sosyolojik olarak mümkünmüdür.?

Öyleyse

Kızılbaş-ALeviler ve Bektaşiler=ANADOLU ALEVİLERİ iki kişi adına cem yaparlar.


1)HAcı Bektaş VELİ
2)Abdal MUSA

Sor bakalım yaşlı bir Aleviye baba ishakı tanırmı.?

Ama her kes Pir sultanı yada Hataiyi bilir.

Önce bırak bu ezberide ALeviliği öğren.

Çakırcalı
02-08-2008, 04:41 AM
Sizi şimdi yakaladım.Ve çok kötü yakalandınız.

Ayrıca okuyalım felan derken ezberci olduğunu da itiraf ettin.

Bak şimdi;

1-yaşar ocak ı az oku! Faydası kadar zararı da vardır.

Nedenmi?

Hacı Bektaş bu topraklara gelmeden önce Baba İlyas ve Baba İshak yoktu.

Önce ezberden kurtul ve bunu öğren.

Bak sen ciddiye alınıp cevap verilecek biri dahi değilsin. Ben de bunu anladım. Son olarak şunu söyleyeyim de aklın başına gelsin:

Baba İshak: Kefersud'da doğdu, 1240'ta Amasya'da öldü. Babai ayaklanmalarının (1237-1240) önderi gibi görülse de, ayaklanmanın elebaşı, onun mürşidi olan Baba İlyas'tır.

Baba İlyas: Horasan'da doğdu, I. Alaaddin Keykubat zamanında (1220-1237) Dede Kargın'ın halifesi olarak Anadolu'ya geldi, Babai ayaklanmarının önderlerindendir. 1240'ta Amasya'da öldü.

Dede Kargın: 13. yüzyılın ilk yarısında, Elbistan bölgesinde yaşayan bir Türkmen Babasıdır. Hacı Bektaş'ın Zülkadir iline gelmeden önce Elbistan'a gelip bu kişiyle tanıştığı, tarihi kaynaklarda geçer.

Hacı Bektaş Veli: 1210'da Horasan'da doğmuş, 1240'tan önce Anadolu'ya gelmiş, önce Baba İlyas'la sonra Baba İshak'la tanışıp onun tarafından halife ilan edilmiştir. Babai ayaklanmasının ardından sağ kalan Türkmenleri etrafında derleyip toparlamıştır. 1271'de Hacıbektaş'ta öldü. (Bazı kaynaklarda 1249'da doğduğu, 1271'de Anadolu'ya geldiği ve 1337'de öldüğü türünden bilgiler de vardır. Ancak bu durumda Kardeşi Menteş'in Babai isyanlarında ölmesi, kendisinin Baba İshak'ın halifesi olması gibi iddialar geçerliğini yitirir tabii).

kanlıbey
02-08-2008, 04:54 AM
Bak sen ciddiye alınıp cevap verilecek biri dahi değilsin. Ben de bunu anladım. Son olarak şunu söyleyeyim de aklın başına gelsin:

Baba İshak: Kefersud'da doğdu, 1240'ta Amasya'da öldü. Babai ayaklanmalarının (1237-1240) önderi gibi görülse de, ayaklanmanın elebaşı, onun mürşidi olan Baba İlyas'tır.

Baba İlyas: Horasan'da doğdu, I. Alaaddin Keykubat zamanında (1220-1237) Dede Kargın'ın halifesi olarak Anadolu'ya geldi, Babai ayaklanmarının önderlerindendir. 1240'ta Amasya'da öldü.

Dede Kargın: 13. yüzyılın ilk yarısında, Elbistan bölgesinde yaşayan bir Türkmen Babasıdır. Hacı Bektaş'ın Zülkadir iline gelmeden önce Elbistan'a gelip bu kişiyle tanıştığı, tarihi kaynaklarda geçer.

Hacı Bektaş Veli: 1210'da Horasan'da doğmuş, 1240'tan önce Anadolu'ya gelmiş, önce Baba İlyas'la sonra Baba İshak'la tanışıp onun tarafından halife ilan edilmiştir. Babai ayaklanmasının ardından sağ kalan Türkmenleri etrafında derleyip toparlamıştır. 1271'de Hacıbektaş'ta öldü. (Bazı kaynaklarda 1249'da doğduğu, 1271'de Anadolu'ya geldiği ve 1337'de öldüğü türünden bilgiler de vardır. Ancak bu durumda Kardeşi Menteş'in Babai isyanlarında ölmesi, kendisinin Baba İshak'ın halifesi olması gibi iddialar geçerliğini yitirir tabii).



Boş ve ezberci biri olduğunuz şimdi dahada açığa çıktı.

Burası bir form.Sayfalar dolusu yazma imkanına sahip değiliz.

Sizin gibilerine inkarcı denir.(Boş inkarcı-Bir şey bildiğini sanmak.)

Bak size yardımcı oluyum.

Hiç değilse bildik ezberlerden kurtulmuş olursun.

İKİ KAYNAK


1)Yazar HAMZA AKSÜT.

ANADOLU ALEVİLİĞİNİN SOSYAL VE COĞRAFİ KÖKENLERİ.
ART BASIN Yayıncılık.Ankara.

2)Yazar HAMZA AKSÜT
ALEVİ ERENLERİN İLK SAVAŞI
YURT yayınları.

Nacizane bu kitapları oku.

Ondan sonra tartışalım.

Bakalım ALevilik neymiş nasılmış.

h.alibaba
02-08-2008, 05:00 AM
Öyleyse

Kızılbaş-ALeviler ve Bektaşiler=ANADOLU ALEVİLERİ iki kişi adına cem yaparlar.


1)HAcı Bektaş VELİ
2)Abdal MUSA

Sor bakalım yaşlı bir Aleviye baba ishakı tanırmı.?

Ama her kes Pir sultanı yada Hataiyi bilir.

Önce bırak bu ezberide ALeviliği öğren.

Değerli Can; al sana bir çelişki daha. Bu yolun en büyük iki ocağı olan Baba Mansur ve Kureşyan ocaklarının kurucularının da Cemlerden adlerı geçmiyor. Acaba neden?

Çakırcalı
02-08-2008, 05:11 AM
Boş ve ezberci biri olduğunuz şimdi dahada açığa çıktı.

Burası bir form.Sayfalar dolusu yazma imkanına sahip değiliz.

Sizin gibilerine inkarcı denir.(Boş inkarcı-Bir şey bildiğini sanmak.)

Bak size yardımcı oluyum.

Hiç değilse bildik ezberlerden kurtulmuş olursun.

İKİ KAYNAK


1)Yazar HAMZA AKSÜT.

ANADOLU ALEVİLİĞİNİN SOSYAL VE COĞRAFİ KÖKENLERİ.
ART BASIN Yayıncılık.Ankara.

2)Yazar HAMZA AKSÜT
ALEVİ ERENLERİN İLK AYAKLANMASI
YURT yayınları.

Nacizane bu kitapları oku.

Ondan sonra tartışalım.

Bakalım ALevilik neymiş nasılmış.

Yahu geç bunları, zırvalayıp duruyorsun. Alevilikle ilgili çıkmış hemen hemen tüm kitaplar, dergi ve gazete yazıları, va hatta birçok elyazması var kitaplığımda. Ben sana sadece bir kaynak vereyim, boş boş konuşup zırvalayacağına otur da oku.

Doç. Dr. Bedri Noyan Dedebaba, "Bütün Yönleriyle Bektaşilik ve Alevilik", Ardıç Yayınları, 1998

Sen bu adamdan da çok şey bildiğini iddia edersin ya...

Bana kaynak gösteriyor, banim hayatım bu kaynakları araştırmakla geçmiş, kitaplığımın Alevilik-Bektaşilikle ilgili bölümü, senin yaşadığın ilin halk kütüphanesinde yoktur. Bizim gibilere inkarcı denirmiş, senin gibilere ne denir acaba? Kaynak gösteriyor, gözüne sokuyoruz, hala başını kumdan çıkarma zahmetine katlanmıyorsun.

öykürülü
02-08-2008, 05:24 AM
Sevgili Can


Hacı Bektaş Alevi değilse Anadolu toprakları üzerinde hiç Alevi yok demektir.
Onun için terbiyeni bil ve özüne dön.!


Her cana ayrı Hacı BEKTAŞı anlatacak değiliz.


Zaten VELİ yi kabul etmeyende Alevi değildir.

cahil cahil konuşma Hacı Bektaş ile bektaşileri bir tutma. bektaşi masonlar dahi varken her bektaşi alevidir gibi saçma bir tezle neyi savunuyorsun?
Hacı Baktaş bu topraklardaki en büyük Alevi önderidir.
Ancak bektaşi Alevi değildir. sonradan Alevi olan kaç kişi gösterebilirsin bana

kanlıbey
02-08-2008, 05:25 AM
Yahu geç bunları, zırvalayıp duruyorsun. Alevilikle ilgili çıkmış hemen hemen tüm kitaplar, dergi ve gazete yazıları, va hatta birçok elyazması var kitaplığımda. Ben sana sadece bir kaynak vereyim, boş boş konuşup zırvalayacağına otur da oku.

Doç. Dr. Bedri Noyan Dedebaba, "Bütün Yönleriyle Bektaşilik ve Alevilik", Ardıç Yayınları, 1998

Sen bu adamdan da çok şey bildiğini iddia edersin ya...

Bana kaynak gösteriyor, banim hayatım bu kaynakları araştırmakla geçmiş, kitaplığımın Alevilik-Bektaşilikle ilgili bölümü, senin yaşadığın ilin halk kütüphanesinde yoktur. Bizim gibilere inkarcı denirmiş, senin gibilere ne denir acaba? Kaynak gösteriyor, gözüne sokuyoruz, hala başını kumdan çıkarma zahmetine katlanmıyorsun.



Önce şu dilini düzelt.

Ne bu "zırvalıyorsun" falan.

Biraz da mütavazi olmayı öğren.

Sizdeki kaynak lardan bende onlarca var.

İsterseniz bir kısmını size gönderebilirim.

Ayrıca buranın bir form olduğunu unutmuş görünüyorsun.

Bedri NOYAN Alevi bilimi Tanrısı değil.

Şimdi bu konuda belgelere dayalı araştırma yapan onlarca araştırmacı var.

Onlardan birinin ismini verdim.HAMZA AKSÜT.

Oku kitaplarını bakalım ne öğreneceksin.

kanlıbey
02-08-2008, 05:34 AM
Değerli Can; al sana bir çelişki daha. Bu yolun en büyük iki ocağı olan Baba Mansur ve Kureşyan ocaklarının kurucularının da Cemlerden adlerı geçmiyor. Acaba neden?


Değeri Can

Biz bu topraklardaki en eski (kurucu-önder-pir-mürşüt) Alevi önderlerinden bahsediyoruz.

Baba Mansur ve Kureyşan Ocakları ve ocak önder pirleride ilk alevi erenlerdendir.

Gelenek olduğu üzere her ocak soyu kendini 12 İmamlara bağlar.

Yani evladı Resuldur.

ALeviler Evladı Resul olmayana talip olmaz.


Ne varki burada bahsettiğim husus ocakların (hiyarerşi içinde) bir üst makam olarak Hacı Bektaş ı kabul ettikleri gerçeğidir.

Kureyşan ve Baba Mansurluların dedelerine sorabilirsiniz.

Farklı bir şey demeyeceklerdir.

Saygılarımla.

Çakırcalı
02-08-2008, 05:34 AM
Önce şu dilini düzelt.

Ne bu "zırvalıyorsun" falan.

Biraz da mütavazi olmayı öğren.

Sizdeki kaynak lardan bende onlarca var.

İsterseniz bir kısmını size gönderebilirim.

Ayrıca buranın bir form olduğunu unutmuş görünüyorsun.

Bedri NOYAN Alevi bilimi Tanrısı değil.

Şimdi bu konuda belgelere dayalı araştırma yapan onlarca araştırmacı var.

Onlardan birinin ismini verdim.HAMZA AKSÜT.

Oku kitaplarını bakalım ne öğreneceksin.

"Boş ve ezberci biri olduğunuz şimdi dahada açığa çıktı.
Sizin gibilerine inkarcı denir" gibi sözerini sadece "zırvalık" olarak nitelemiş olmam, dilimin aslında ne kadar düzgün olduğunu gösterir.
Ben öğreneceğimi öğrendim, öğrenmeye niyeti olmayanlar düşünsün. Alevi bilimi tanrısı değil dediğin adam, Bektaşi Dedebabasıydı, Alevilik-Bektaşilik üzerine bir otoriteydi, işkembeden atmak yerine Alevilik ve Bektaşilik üzerine el yazmaları dahil tüm yazılı kaynakları didik didik etmiş biriydi.

Sen daha Alevilikle Bektaşiliği bir sanan bir cahilsin, seni ciddiye alıp cevap yazmak hata zaten.

kanlıbey
02-08-2008, 05:40 AM
"Boş ve ezberci biri olduğunuz şimdi dahada açığa çıktı.
Sizin gibilerine inkarcı denir" gibi sözerini sadece "zırvalık" olarak nitelemiş olmam, dilimin aslında ne kadar düzgün olduğunu gösterir.
Ben öğreneceğimi öğrendim, öğrenmeye niyeti olmayanlar düşünsün. Alevi bilimi tanrısı değil dediğin adam, Bektaşi Dedebabasıydı, Alevilik-Bektaşilik üzerine bir otoriteydi, işkembeden atmak yerine Alevilik ve Bektaşilik üzerine el yazmaları dahil tüm yazılı kaynakları didik didik etmiş biriydi.

Sen daha Alevilikle Bektaşiliği bir sanan bir cahilsin, seni ciddiye alıp cevap yazmak hata zaten.



Bir ALEVİ olarak aldığım terbiye gereği tahrik olmayacağım ve size kötü söz etmeyeceğim.

Sizi ezbercilikle itham ettim.Hatta şimdi "tek tip" bir görüş sahibi olduğunuzuda söyleyeceğim.Bunlar hakaret değil tesbittir.

Öyle burnundan kıl aldırmaz pozisyonları bırakınız.

Aleviliği anlayabilmek için önce Alevi gibi alevi olmak gerekir.

Doğrusu ALEVİ olmak gerekir.

öykürülü
02-08-2008, 05:40 AM
batınilik nedır bılıyomusun?bırak göktanrılıgı,gok tanrıda yetmıs ıkı mıllete bır gozle bakmak varmıdır?benım kabem ınsan varmıdır?devrıye ,vahdetı vucut varmıdır?gecelım alevılık gıbı ulu bır yolu bır ırkın temelıne baglama calısmalarını,madem gök tanrıya tapıosun arapların allahına degıl, neden dedeler peygamber soyundanız dıyor?

kendini ezik hissettiği için kendisini dışlayan sisteme bir şekilde adapte olabilmek için. Bütün Alevi ocaklarının arap kökenli olduğunu varsayarsak, Türk kültürünü bugünlere taşıyan yegane unsur Alevilerin çoğu Araptır. Kendisini peygamber soyundanım diyenlere sor aslın nereden gelir diye kesinlikle Horasan diyecektir. Horasan o tarihlerde bir Türk yurdu idi. ve yıllar boyunca araplarla savaştılar emevi islamını kabul etmemek için. Horasan'a gelen tek imam 8. İmam Ali Rıza'dır.
soyunu bu kadar çoğaltması mümkünmüdür. neden Alevi dedeleri ana toprağını mekke medine diye tarif etmez de bir Türk yurdu olan Horasan'ı söyler. Bin yıldır sünni islamı altında ezilmiş katledilmiş kıyımlara uğramış, dışlamış bir toplumdan başka ne bekliyordun tabiki kendisini araba bağlayacak

Yetmiş iki millete bir nazarla bakma meselesi ise osmanlının uydurduğu bir sözdür. Tarih boyunca bektaşiler ve osmanlı hep iyi geçinmiş anadoluda Kızılbaşlar katledilirken bektaşi tekkelerine osmanlı hep yardım yapmıştır.1826 ya kadar.
Kızılbaşlar hep korunma refleksi içinde dağ başlarında yaşamışlardır. Kendisinden olmayan herhangi bir toplumla ilişkiler kurmamıştır. Yakın zamana kadar kaç alevi diğer topluluklarla akrabalık ilişkileri kurmuştur.
Moğol saldırılarına karşı savamış, Anadoluda direniş örgütlemiş bir insanın yetmiş iki millete bir nazarla bakması inanılacak şey değil.

Çakırcalı
02-08-2008, 05:48 AM
Bir ALEVİ olarak aldığım terbiye gereği tahrik olmayacağım ve size kötü söz etmeyeceğim.

Sizi ezbercilikle itham ettim.Hatta şimdi "tek tip" bir görüş sahibi olduğunuzuda söyleyeceğim.Bunlar hakaret değil tesbittir.

Öyle burnundan kıl aldırmaz pozisyonları bırakınız.

Aleviliği anlayabilmek için önce Alevi gibi alevi olmak gerekir.

Doğrusu ALEVİ olmak gerekir.

Ben bir Aleviyim ve Aleviliğin gereği olarak da yobazlığın, bağnazlığın, körü körüne inanmanın karşısındayım. "Alevilikle Bektaşilik birdir" diyen, daha bu ayrımın dahi farkına varamayıp "dediğim dedik çaldığım düdük" diyen cahillerden değilim. Savunduğum bir konuyu yeterince araştırmamışsam, kaynak veremeyeceksem savunmam zaten. Sana dedim ki, "Hiçbir şey okumadıysan bari bir sözlük al, Bektaşilik ve Alevilik maddelerine bak, basitce de olsa aralarındaki farkı anla", onu dahi yapmaya gerek görmüyorsun. Bir de kalkıp kibirden, Alevilikten bahsediyorsun. Aynen devam et, aynen...

kanlıbey
02-08-2008, 05:52 AM
kendini ezik hissettiği için kendisini dışlayan sisteme bir şekilde adapte olabilmek için. Bütün Alevi ocaklarının arap kökenli olduğunu varsayarsak, Türk kültürünü bugünlere taşıyan yegane unsur Alevilerin çoğu Araptır. Kendisini peygamber soyundanım diyenlere sor aslın nereden gelir diye kesinlikle Horasan diyecektir. Horasan o tarihlerde bir Türk yurdu idi. ve yıllar boyunca araplarla savaştılar emevi islamını kabul etmemek için. Horasan'a gelen tek imam 8. İmam Ali Rıza'dır.
soyunu bu kadar çoğaltması mümkünmüdür. neden Alevi dedeleri ana toprağını mekke medine diye tarif etmez de bir Türk yurdu olan Horasan'ı söyler. Bin yıldır sünni islamı altında ezilmiş katledilmiş kıyımlara uğramış, dışlamış bir toplumdan başka ne bekliyordun tabiki kendisini araba bağlayacak

Yetmiş iki millete bir nazarla bakma meselesi ise osmanlının uydurduğu bir sözdür. Tarih boyunca bektaşiler ve osmanlı hep iyi geçinmiş anadoluda Kızılbaşlar katledilirken bektaşi tekkelerine osmanlı hep yardım yapmıştır.1826 ya kadar.
Kızılbaşlar hep korunma refleksi içinde dağ başlarında yaşamışlardır. Kendisinden olmayan herhangi bir toplumla ilişkiler kurmamıştır. Yakın zamana kadar kaç alevi diğer topluluklarla akrabalık ilişkileri kurmuştur.
Moğol saldırılarına karşı savamış, Anadoluda direniş örgütlemiş bir insanın yetmiş iki millete bir nazarla bakması inanılacak şey değil.



Tarih boyunca Osmanlı hep bektaşilerle iyi geçinmemiş,geçinmek zorunda kalmıştır.

İkisi farklı şeylerdir..

İsterseniz osmanlı padişahlarının hangi inançtan (yada tarikattan olduğunu) öğrenebilirsiniz.

Sürakli bir Türkmen katliamı yaparak büyüyen osmanlı nasıl olmuşta bektaşilerle iyi geçinmiş.!!??

Tabi burada Bektaşileri devşirme görme mantığı var.

Tabi bu bektaşiler durduk yerde bektaşi olmuşlar.

Obası,oymağı,piri,mürşidi yok.

Birde şu ocak olayını öğrenemediniz gitti.

Ocak pirleri -dedeleri anne tarafından ehlibeyte uzanabilir.
Ama talipleri uzanır diye bir şey yoktur.

h.alibaba
02-08-2008, 06:08 AM
Değeri Can

Biz bu topraklardaki en eski (kurucu-önder-pir-mürşüt) Alevi önderlerinden bahsediyoruz.

Baba Mansur ve Kureyşan Ocakları ve ocak önder pirleride ilk alevi erenlerdendir.

Gelenek olduğu üzere her ocak soyu kendini 12 İmamlara bağlar.

Yani evladı Resuldur.

ALeviler Evladı Resul olmayana talip olmaz.


Ne varki burada bahsettiğim husus ocakların (hiyarerşi içinde) bir üst makam olarak Hacı Bektaş ı kabul ettikleri gerçeğidir.

Kureyşan ve Baba Mansurluların dedelerine sorabilirsiniz.

Farklı bir şey demeyeceklerdir.

Saygılarımla.

Can; Baba Mansur ve Kureyşan Ocakları hiç bir zaman Hacı Bektaşla ilişiği olmamaıştır. Bilginize
Saygılar

kanlıbey
02-08-2008, 06:08 AM
Ben bir Aleviyim ve Aleviliğin gereği olarak da yobazlığın, bağnazlığın, körü körüne inanmanın karşısındayım. "Alevilikle Bektaşilik birdir" diyen, daha bu ayrımın dahi farkına varamayıp "dediğim dedik çaldığım düdük" diyen cahillerden değilim. Savunduğum bir konuyu yeterince araştırmamışsam, kaynak veremeyeceksem savunmam zaten. Sana dedim ki, "Hiçbir şey okumadıysan bari bir sözlük al, Bektaşilik ve Alevilik maddelerine bak, basitce de olsa aralarındaki farkı anla", onu dahi yapmaya gerek görmüyorsun. Bir de kalkıp kibirden, Alevilikten bahsediyorsun. Aynen devam et, aynen...



Gerçektende siz tek tipsiniz.

Bu fakir 25 yıl marksizm,tarihsel materyalizm,batı aydınlanmacılığının kaynaklarını okudu ve de bedeller ödeyerek uyguladı.

Kimmiş bakalım o körükörüne inanan.?

Şimdide 10 yıldan buyana Anadolu,Mezepotamya,orta asya ,ortadoğu tarihi ve felsefesi ile Alevilik üzerine okuyorum araştırıyorum.

Ama dedim ya tek boyutlusunuz.

Benim tanrı inancım Enel Hakk dır.

Yani hakk ı ademde görürüm.

Cemal cemale diyenlerdenim.

Şöyleki;

Kainatın aynasıyım

Mademki ben bir insanım.

Anlatabildimmi çakırcalı.

Fukara-i Abdal
02-08-2008, 06:24 AM
Can; Baba Mansur ve Kureyşan Ocakları hiç bir zaman Hacı Bektaşla ilişiği olmamaıştır. Bilginize
Saygılar

On İki Ocak Ve24 Ocak Hünkar İle nasiplenmiştir.Kureyşhan Ocağının Büyük Pirlerinden Biri Seyyid Mahmud Hayrani'dir Ve Kendisi HAcı Bektaş Veli'den Nasibini almıştır.O zamandan sonra Hacı Kureyş Ve Evladları HAcı BEktaş Veli'den Nasiplenmiştir.

Hünkar HAcı Bektaş Veli bir Batındır.Cümle Anadolu Erenlerini Nasiplendirmiştir.Nasiplendirmediği Yoktur.

ferhat_gs
03-08-2008, 01:25 AM
1-Hz.ALİ nin allahın aslanı,serçeşme,rahman ve rahim olan ,Kuranı natık olan ve
evvel ve ahir olan ve insanlığın ışığı olan kimliğini kabul etmek zorundadır.


:confused:
rahman ve rahim: Allah’ın güzel isimlerinden olup çok merhamet eden, esirgeyen ve bağışlayan demektir.

Evvel: “Başlangıcı olmayan.”

Âhir: “Sonu olmayan.”

Evvel ismi, Kıdem sıfatına dayanır ve Allah’ın ezelî olduğunu ifade eder. Âhir ismi ise, Beka sıfatına dayanır, varlığının ebediyen devam edeceği mânâsına gelir.


Allahın sıfatlarını bir insana mı veriyoruz :confused:

Hz.ali allah ın bazı isimlerinin ve özelliklerinin tecellisidir,tecelligahıdır.Hz.ali rahman ve rahimdir.Allah ın rahman ve rahim özelliklerinin tecelli ettiği insandır.Onun yeryüzündeki halifesidir.Hz.ali evvel ve ahirdir.O hz.muhammed e biat edip ilk müslüman olan bir evvel,hz.muhammed i kefenleyip ondan son kez ayrılan bir ahirdir...

h.alibaba
04-08-2008, 10:50 PM
On İki Ocak Ve24 Ocak Hünkar İle nasiplenmiştir.Kureyşhan Ocağının Büyük Pirlerinden Biri Seyyid Mahmud Hayrani'dir Ve Kendisi HAcı Bektaş Veli'den Nasibini almıştır.O zamandan sonra Hacı Kureyş Ve Evladları HAcı BEktaş Veli'den Nasiplenmiştir.

Hünkar HAcı Bektaş Veli bir Batındır.Cümle Anadolu Erenlerini Nasiplendirmiştir.Nasiplendirmediği Yoktur.

Sn. Fukara; Sayende 24 ocağın Alevilik literatüründe olduğunu öğrenmiş olduk.

Kureyşan ocağının Hacı Bektaşa Bağlı olduğuna ait belge ve kanıtın varmı?

Yukarıdaki alıntında Baba Mansur ocağıyla ilgili bir açıklama yapmamışsın, acaba neden.

Fukara-i Abdal
05-08-2008, 08:51 PM
Sn. Fukara; Sayende 24 ocağın Alevilik literatüründe olduğunu öğrenmiş olduk.

Kureyşan ocağının Hacı Bektaşa Bağlı olduğuna ait belge ve kanıtın varmı?

Yukarıdaki alıntında Baba Mansur ocağıyla ilgili bir açıklama yapmamışsın, acaba neden.

Syn h.alibaba

Erdebil Ocağına Gidersen Oradaki 24 İşaretin neye geldiğini öğrenebilirsin sadece Suan 12 'si Var
Araştırmalarını dikkatli yaparsan ulaşırsın.

Hacı Bektaş Serçeşmedir Yani Herkese Nasib Verdiği Bir Gerçektir.

Tapduk Sultan'a verdiği gibi herkese nasib vermiştir.

Siz Kanıt isterseniz GÖNÜL yeter onu görmek için.Bazı Şeyler Sırdır Ve Gayb'dır bunlarını Araştırma ile Bilimsellik ile açıklayamazsınız.

h.alibaba
05-08-2008, 11:47 PM
Sn. Fukara; Baba Mansur Ocağı ve Kureyşan ocağıyla ilgilidir yukarıda sorulan. Başka yönlere çekmenin hiç bir anlamı yok. Üstelik bu soru sana sorulmamıştı. Tabiki cevap verme hakın vardır. Ama biliyorsan. Bilmiyorsan bırak yerinde kalsın, belki bir gün cevaplıyan biri çıkar, ne dersin

kanlıbey
06-08-2008, 12:21 AM
Can; Baba Mansur ve Kureyşan Ocakları hiç bir zaman Hacı Bektaşla ilişiği olmamaıştır. Bilginize
Saygılar



Aslında konumuz ocakların konumu değil.Yeni çerilerin Alevi olup olmadıkları.

Yada Bektaşi-Alevi diye zorlama bir ayrıma giden çakırcalı isimli üyenin görüşleri.

Şahsi görüşüm ışıkcı,aşıklar,kızılbaş,alevi diye değişik dönemde isimler alan topluluğun aynı topluluk olduğu ve inançsal olarak aynı kaynaklardan beslendiği şeklindedir.

Bu anlamda Alevi-Bektaşi çelişmesi diye bir durum söz konusu değildir.

Yani ismine ne denirse densin aynı inanç ve yaşam gurubunun mesuplarıdır.

Çakırcalı arkadaşın kavrayamadığı nokta,yeniçeri ocaklarının kapatılmasından sonra alevilerin yaşadığı dıram ve saldırılardır.

Mesala Hacı Bektaş daki cami bu olaylardan sonra (meşhur vakayi hayriye) dergaha atanan bir nakşi şeyhi tarafından yapıldığı gerçeğidir.

Ayrıca bu cami yaptırma olayı (zira daha önceden cami yok) Osmanlı ile Bektaşilerin sanıldığı gibi kol kola olmadıklarınıda ifade eder.

Yeniçeri ocağının kapatılmasına kadar HAcı Bektaş da cami yok iken bu ocağın feshinden sonra buraya cami yapılması iki şeye de bir işarettir aslında;

1)Bektaşi geleneğinde cami kültü yoktur,
2)Kuruluşundan itibaren sürekli cami inşaa eden Osmanlılar ile Bektaşiler arasındaki (resmi tarihçilerin bahsettiği ilişkiye) başka türlü bakmamız gerektiği gerçeği...


Yani bu ilişki aslında bir güç dengesi ile ölçülebilir.

Osmanlının kuruluş sürecinde yer alan çeşitli türkmen topluluklarının tedricen (ileri tarihlerde -devletleşme aşamalarında) osmanlı sürecinden çekildeklerini ifade edebiliriz.

Hacı Bektaşın ve Ede Balının vede Balım sultanın üyesi olduğu Bayındır topluluğunun başında bu süreçte yer alırken devşirme-kapukulu anlayışının devlete hakim olmasıyla geri plana düştüğü de bir gerçektir.

Zira her devlet devlet olamnın gereğini yapar.

YA BENDENSİN YADA YOK OLACAKSIN.!

İşte fatihten sonraki süreçte (yeniçeriyi kapatmaya güçleri yetmese bile) osmanlı ;türkmen aşiretlerine ve köylülerine karşı baskın olmuştur.

Bu süreç YAvuzla devam etmiştir.Yazılı alevi kaynakları ya büyük oranda yok edilmiş yada revize edilmiştir.

Revize edilemeyen şey Alevi-Bektaşi yaşamı ve sözlü geleneğidir.

Değerli Can

Şimdi Baba Mansurlu yada Kureyşanlı ocaklarının Hacı Bektaş la ilgisi yoktur demek;yaşanmış ve yaşanan Alevi geleneğine tersdir.

Ayrıca sizin elinizde bir belge yada görüşünüz varsa yazın bizde paylaşalım.


Bakın alışılmışın dışında size bir ip ucu vereyim.

Sanıldığı gibi Dersim yöresin den alevilik yayılmadığı gibi Dersim yöresi ALevi Türkmenlerin yaylağıydı.

Ayrıca tüm alevi erenlerin ilk merkezi (yayıldıkları yer) nusaybin-mardin-urfa arasındaki bölgedir.

Buraya eskiden Berriyecik denirdi.

Halen bu yörede ;

Aşağı bekteş,yukarı bekteş,Dede Garkın,Şeyh Çoban,Baba Resul,Barak mağara,Sarılı (Sarı Saltuk) v.b köy yerleri ve ziyaratlar mevcuttur.

1560 tarihli osmanlı tahrir defterlerinden hangi yörede hangi topluluk olduğunu ve kimlerin yaşadığını öğrenebilirsiniz.

Sizin yerinizde olsam Hacı Bektaş VELİ yi küçümsemezdim.!

Çünkü Hacı Bektaş ı kaldırısanız bu ülkede ALevilik adına bir şey kalmaz.

h.alibaba
06-08-2008, 01:15 AM
Sizin yerinizde olsam Hacı Bektaş VELİ yi küçümsemezdim.!

Çünkü Hacı Bektaş ı kaldırısanız bu ülkede ALevilik adına bir şey kalmaz.



Değerli Can; Yazdıklarından şu an beni ilgilendiren şu yukardaki iki cümlendir. Anlaşılıyor ki şu ana kadar beni anlıyamamışsın.

Ben Hacı Bektaşı küçümsemiyorum. Hacı Bektaşın osmanlı tarafından icat edildiğini savunuyorum. Yani Balım Sultan öncesi Hacı bektaşi bana anlatabilirmisin. Balım Sultan öncesi Hacı Bektaş hakında ne kadar bilgi sahibisin. Hacı Bektaş Mevlanayla çağdaştır. Mevlananın yediği yemeklerin miktarı bile yazılmış çizilmiş. Ama büyük Hacı Bektaş hakında hiç doğru bir bilgi orta yerde yoktur. Olan bilgiler ya hurefadan ibarettir, yada başkasına ait bilgilerin Hacı Bektaşa mal edilmesiyle anlatılmaktadır.

Öncelikle Hacı Bektaşın kim olduğunu Ortaya çıkarmalıyız. Hacı bektaşın ortaya çıkmasıyla Hacı Bektaş veya Alevilik yok olmaz. Tam tersi bütün taşlar yerine oturur. Aleviliğinde ne olup ne olmadığı daha net bir şekilde insanlar tarafında görülecektir.

Hep türk boylarında söz eder durursun. Şu anki var olan bilgilrinle Hacı Bektaşın Türk olduğunu bile ispatliyamasın. Çünkü Hacı Bektaşın kesin olarak nereden geldiği konusunda belirgin bir bilgi yoktur. Olan bilgiler kasıtlı çarpıtmalarla olan bilgilerdir. Senin kendin şu an savunduğun bilgiler bile çoktan çürümüştür, ama sen farkında değilsin. Yeni ortaya çıkan bilgilere itibar etmediğinden, eski bilgilerlede bir şeyi ispatliyamıyorsun. Sonuç kargaşadan öteye gidemiyor.

Birilerinin Anlatığı gibi Baba Mansur ve Kureyşan Ocaklarının Hacı Bektaşa kesinlikle intisabı olmamıştır. Tamamen kasıtlı bir uydurmadır. Yani aklınıza uygunmu Ehli beyt soyundan bir ocağın gidip bektaşi çelebilere biat etmesi. Can, Çelebiler evladi resul değil. Sence Evladi resul olan birinin gidip çelebilere biat etmesi doğrumu?

Yeni çeriler alevi değil, Alevilerde içinde mevcuttu. Yani şu anki ordu gibi, Şu anda Alevilerde askerlik yapmaktadır orduya Alevi diyebilirmiyiz?
Saygılar

kanlıbey
06-08-2008, 01:50 AM
Değerli Can

Bütün ocak dedeleri soylarını (gelenek olduğu üzere) Ehlibeyte dayandırırlar.

Ehlibeyt anne tarafından yürümüştür.

Hacı Bektaş da bu anlamda evladı resuldur.

Bunlar işin mitolojik kısımları.

Şimdi gelelim diğer hususlara.

Alevi ocak dedeleri Hacı Bektaşı ,bu topraklarda (anadolu aleviliği düzleminde)

serçeşme olarak kabul ederler.

Daha önce yazdım.

İki eren-mürşit-pir adına cem yürütürler.

1-Hacı Bektaş
2-Abdal Musa

Siz önce bu gerçekliği kabul edip etmediğinizi söyleyin ondan sonra muhabbetimize devam edelim.

Yani baba mansur yada kureyşan dedelerinden herhangibiri (ehliyetli) sizin gibi düşündüğünü buraya yazabilirmi.?

Buyursun söylesin görelim.

Alevilerin kurucu pirlerini (evrensel olarak ALİyi -Anadolu Aleviliğinde HAcı Bektaşı) unutmamışlardırki-zaten bu sosyolojik olarak mümkün değildir-onların adına bu gün cem bağlıyorlar.


Hacı Bektaş Veli inin kimliği konusunda;

Aşıkpazade tarihi,

Muhlis Paşa tarihi,

Dede Garkın vakıyanemesi

ve daha onlarca kaynakta bilgi mevcuttur.

Türkmenlik konusuna gelince;

gayet açıktır ve onlarca eski kaynakta konu anlatılır.

Mesala;

Bekteş,---------(Hacı Bekteş)

Balı, -------------- (Ede Balı) (Balım hatun) (Balım Sultan)

Musu,Musa,Musalı,Musulu,------(Abdal Musa)


Bayındır boyunun obalarıdır.

-------------------------------

Garkın-----------------(Dede Garkın)

Garkın boyu.
---------------------------------------------

Sarılı,Sarı -------- (Sarı Saltuk)

Çepni boyu-Sarılu obası


Şimdi bunları çoğaltabilirim.Örnek olsun diye yazdım.


Peki neden yazdık.?

Çünkü ocak kültüründe dedelik babadan evlada yoksa en yakın akrabasına geçer .Soy güdümü esasdır.


Hacı Bektaş,Ede Balı,Balım Sultan,Abdal Musa hepsi akraba ve aynı boydandır.

Eğerki biz soy güdümünün olmadığını savunursak o zaman Alevi yolunu ve erkanınıda inkar etmiş oluruz.

Size kısaca hacı bektaşı anlatan bilgileri bir kaç gün içinde iletecem (bu formda)

Peki siz Hacı Bektaşın bir uydurmadan ibaret olduğunu ispat edbilecekmisiniz.


Allah,Muhammed,Ya Ali

Pirimiz Hünkarımız Hacı Bektaş VELİ


Gerçeğin demine hü...

Çakırcalı
06-08-2008, 01:59 AM
Aslında konumuz ocakların konumu değil.Yeni çerilerin Alevi olup olmadıkları.

Yada Bektaşi-Alevi diye zorlama bir ayrıma giden çakırcalı isimli üyenin görüşleri.

Çakırcalı arkadaşın kavrayamadığı nokta,yeniçeri ocaklarının kapatılmasından sonra alevilerin yaşadığı dıram ve saldırılardır.

kanlıbey, sana son mesajımda konuyla ilgili düşüncemi söylemiştim ve sen öğüdünü yuvada almış olduğun için burnunun dikine ve üstü kapalı hakaret yoluna gitmiş, bildiğini okumaya devam etmiştin. Sana cevap bile vermedim, çünkü anlama kapasitesinden de, tartışma adabından da yoksunsun. Saçma sapan fikirlerle tıka basa dolmuş olduğun için doğru da olsa bir başka fikre yer kalmamış sende. Önceki mesajımı aynen tekrarlıyorum:

"Alevilikle Bektaşilik birdir" diyen, daha bu ayrımın dahi farkına varamayıp "dediğim dedik çaldığım düdük" diyen cahillerden değilim. "Hiçbir şey okumadıysan bari bir sözlük al, Bektaşilik ve Alevilik maddelerine bak, basitce de olsa aralarındaki farkı anla", onu dahi yapmaya gerek görmüyorsun. Bir de kalkıp kibirden, Alevilikten bahsediyorsun. Aynen devam et, aynen...

kanlıbey
06-08-2008, 02:16 AM
Muhabbet ehli olmayanlarla ,muhabbete kapalıyız.

h.alibaba
06-08-2008, 03:32 AM
Değerli Can
Bütün ocak dedeleri soylarını (gelenek olduğu üzere) Ehlibeyte dayandırırlar.
Ehlibeyt anne tarafından yürümüştür.
Hacı Bektaş da bu anlamda evladı resuldur.
Değerli Can; Hacı Bektaş soyunun ana tarafında devam etiği, ata erkil toplum oldu olası tanık olmamış ve yaşamamıştır. Ama Türklük uğruna bu geleneği ters yüz etiler sizlerde peşi sıra koşuyorsunz. Dolaysiyla hacı bektaşın annesini imamlar soyunda gelen biri olduğunu ortaya atıp, Aleviliği Türk menşeli göstermek için bütün kural ve kaideleri bir anda inkar edip, çıkarlar uğruna yeni kural ve kaideler koyuyorsunuz. Desene, Dede kızlarının evlendikleri bütün insanlar o zaman Dede oluyor.
Dede kızının evlendiği herhangi birinde olan çocuklar Dede oluyormu?
Evet diyorsan o zaman herkes dededir Dolaisiylede Hacı Bektaşa da, bir başka ocak Dedesinede gerek kalmaz. Eger hayır diyorsan o zaman sen düşün Hacı Bektaşin durumunu.
Alevi ocak dedeleri Hacı Bektaşı ,bu topraklarda (anadolu aleviliği düzleminde)
serçeşme olarak kabul ederler.

Can, senin dediğin anadolu Dedelerinin hepsi, Hacı Bektaş durumundaki dedelerdir. Yani kimisi ocaklardan el almış, kimisinide Evliya çelebinin anlattığı gibi seyitlerdir. "Evliya Çelebi Şumnu’yu anlatırken “Buranın sâdât-ı kirâmı ve müteseyyidleri çoktur...... seyyidlik taslayan Kalmuk Tatarı gözlü ve İznik çinisi gibi gök gözlü, zehr-i mâr sözlü, nursuz yüzlü, hâşâ seyyidleri var” der. Ayrıca Evliya Çelebi’nin anlattığı -Melek Ahmet Paşa’nın huzuruna çıkan Gınaî Efendi adlı bir müteseyyid Paşa’ya, “Sultan Osman Hotin seferine gittiğinde buradan geçerken Nakibüleşraf GulamîEfendi’den 300 kile arpa verip emir kapısına çıkıp onbir kişi şecere aldık”- olay[vii][7] durumun ne kadar vahim bir hal aldığını ortaya koyar." işte senin anlattığın dedeler bu gibi dedelerdir.
1-Hacı Bektaş
2-Abdal Musa
Siz önce bu gerçekliği kabul edip etmediğinizi söyleyin ondan sonra muhabbetimize devam edelim.
Can; senin kabullenemediğin Hacı Bektaşla, Abdal Musanın ayni kişiler olduğu. İkincisi senin dediğin Cemlerin Bektaşiler tarafında düzenlenen Cemler olduğudur.
Size kısaca hacı bektaşı anlatan bilgileri bir kaç gün içinde iletecem (bu formda)
Peki siz Hacı Bektaşın bir uydurmadan ibaret olduğunu ispat edbilecekmisinizCan; bu foruma kayıt yaptığım günden beri Hacı Bektaşla ilgili yazıyorum. Önemli olan neyi görmek ve nasıl olmasını isteğindir, senin için. Hiç kuşukuyla baktınmı? Hiç acaba dedinmi? Senin, Fuat köprulüden bu yana birbirini izliyen kaynakları okumuş ve bilgi edinmiş olman ve bu bilgilride doğru kabul etmen ve sonuçta sabit fikir sahibi olmuşsun. Yeni bir pencereden bakman biraz zor olacak ama yinede sana bir link veriyorum.

http://www.radiozaza.de/Seyfi%20Cengiz/Seyfi%20Cengiz.htm

kanlıbey
06-08-2008, 04:40 AM
Hacı Bektaş soyu ana tarafından devam etti gibi bir şey söylemedim.

Fakat Hacı Bektaşın ana tarafından ehlibeyte dayandığından bahsettim.

Konunun anlaşılır olması için;


Evladı Resul demek Hz.Muhammed soyundan gelen demektir.

Hz.Muhammed,Hz.Aliye kızını vermıiştir.

Dolayısı ile ehlibeyt soyu Hz.Muhammedin kızı ile Hz.Alinin soyudur.

Bun da yadırganacak ne var.

Şimdi Horasan a sığınan Ali soyu (çocukları) Horasan Halkıyla (Türkmenler) akraba olabilir.

Horasanda yaşayan Kürd soyluda olabilir nitekim Horasanda halen Kürdlerde vardır.

Bu anlamda ehlibeyt soyu anadanda sürer babadanda.


Dersim ve Dersimlilerin tarihini anlatan yazıları okudum.

Fakat bizim konuyla alakalı bir şey bulamadım.

Eğer konu Aleviliğin Türkmenlere mal edilemeyeceği gerçeği ise bu başka bir tartışma konusudur.

Zaten benim böyle bir görüşüm yok.Zira Alevilik evrenseldir.

Lakin eşyalar adları ile çağrılır.Ne yapalım inkarmı edelim.

Kürd çe Zaza ca konuşan Alevilerde vardır.

Fakat bu durum kadim zamanlara ait tarihi gerçekleri değiştirmez.

Dikkat ederseniz ben Aleviliği yada bektaşiliği YAseviciliğe baylayıp onu klasik islam (mesala sünnilik) gibi algılamıyorum.

Ayrıca Hacı Bektaş,Dede Garkın,Baba İlyas,Baba İshak Şeyh Çoban,Sarı Saltuk,Barak Baba v.b erenlerin ilk merkez (berriyecik) kökenli olduğunu savunmaktayım.


Yani Horasan dan geliş öyküsünün dışında da ciddi şeyler söylediğimi düşünmekteyim.


Yani Horasandan gelen erenlerin öncülüğünde bu toprakların kadim kültürlerini harmanlayan Alevilik bugünkü şeklini almıştır.

Hacı Bektaşı anlatan görüşlerimi yarın yazacağımı söylemiştim.

h.alibaba
06-08-2008, 05:42 AM
Hacı Bektaş soyu ana tarafından devam etti gibi bir şey söylemedim.
Fakat Hacı Bektaşın ana tarafından ehlibeyte dayandığından bahsettim.
Bu anlamda ehlibeyt soyu anadanda sürer babadanda
Değerli Can; yine aynı şeyler. Yani Hacı Bektaş ana tarafında ehlibeyte dayanıyor derken yine aynısını tekrarlıyorsun.

Soy babadan devam eder. Anadan devam etmez. Bunun bir örneği yoktur. Ana erkil değil, Baba erkil toplumda yaşıyoruz. Boş bir çabadır.
O zaman sana bir link daha vereyim. Faydası olacağını sanmıyorum ama olsun.

http://www.alevisesi.com/home/9,1.htm

Batıni
06-08-2008, 05:57 AM
Değerli Can; yine aynı şeyler. Yani Hacı Bektaş ana tarafında ehlibeyte dayanıyor derken yine aynısını tekrarlıyorsun.

Soy babadan devam eder. Anadan devam etmez. Bunun bir örneği yoktur. Ana erkil değil, Baba erkil toplumda yaşıyoruz. Boş bir çabadır.
O zaman sana bir link daha vereyim. Faydası olacağını sanmıyorum ama olsun.

http://www.alevisesi.com/home/9,1.htm



Sayın h. alibaba, peki Hz.Fatıma Anamızdan devam eden seyidliğe ne diyorsunuz?

h.alibaba
06-08-2008, 06:12 AM
Sayın h. alibaba, peki Hz.Fatıma Anamızdan devam eden seyidliğe ne diyorsunuz?

Sn. Batıni; hz. Fatımadan dolayı değil, o durum Hz. Aliden dolayidır.

Eğer dediğini doğru kabul edersek Muhammedin diğer hanımlarından doğan çocuklarıda seyyit muamelesi görmesi gerekir değilmi?

Batıni
06-08-2008, 06:22 AM
Sn. Batıni; hz. Fatımadan dolayı değil, o durum Hz. Aliden dolayidır.

Eğer dediğini doğru kabul edersek Muhammedin diğer hanımlarından doğan çocuklarıda seyyit muamelesi görmesi gerekir değilmi?

Sayın h.alibaba,bu sözler benim değildir.

Benim bildiğim, Hz.Muhammet'in sözleridir.Benim seyitliğim, kızım Hz Fatımadan devam edecektir diye, Peygamberimizin açıklamsıdır.

Birşeyler daha ekliğim can,Kevser süresine bakabilirsin

Hz.Muhammetin bir oğlu olmuştur, adı İbrahim KAZIM'dır ve vefat ettiği için Kızı Hz. Fatımadan iki soyuda devam etmiştir. Sır Fatıma anamızdadır

h.alibaba
06-08-2008, 06:36 AM
Sayın h.alibaba,bu sözler benim değildir.

Benim bildiğim, Hz.Muhammet'in sözleridir.Benim seyitliğim, kızım Hz Fatımadan devam edecektir diye, Peygamberimizin açıklamsıdır.

saygılarımla.

Sn. Batıni, durumu kavramaktan zorlanıyorsun galiba. Muhammed, Ali'yi kendinde biri olarak görüyor değilmi? Muhammed ve Ali'yi bir görüyoruz değilmi? Demek, Muhammed Ali'den dolayi benim soyum derken Fatımayi işaret ediyor.

Senin dediğin gibi olsa idi o zaman başka çocuklarınada o hak doğar idi değilmi?

Batıni
06-08-2008, 06:41 AM
Muhammed, Ali'yi kendinde biri olarak görüyor değilmi? Muhammed ve Ali'yi bir görüyoruz değilmi? Demek, Muhammed Ali'den dolayi benim soyum derken Fatımayi işaret ediyor.

Sn.h.alibaba, bu sözllerinize katılıyorum, ben sırrın kimde olduğunu açıklamaya çalışıyorum.Siz hiç merak etmeyin, ben çok iyi kavradım ve algıladım kardeşim.

h.alibaba
06-08-2008, 06:52 AM
Muhammed, Ali'yi kendinde biri olarak görüyor değilmi? Muhammed ve Ali'yi bir görüyoruz değilmi? Demek, Muhammed Ali'den dolayi benim soyum derken Fatımayi işaret ediyor.

Sn.h.alibaba, bu sözllerinize katılıyorum, ben sırrın kimde olduğunu açıklamaya çalışıyorum.Siz hiç merak etmeyin, ben çok iyi kavradım ve algıladım kardeşim.

Sn. Batıni; anladıysan o sırrın Ali'den olduğunu bilirsin, o zaman bir sorun yoktur değilmi? Yani soy Ali'den devam etmektedir ve Seyid olanlarda Ali soyundadır.

kanlıbey
06-08-2008, 10:34 AM
Değerli Can; yine aynı şeyler. Yani Hacı Bektaş ana tarafında ehlibeyte dayanıyor derken yine aynısını tekrarlıyorsun.

Soy babadan devam eder. Anadan devam etmez. Bunun bir örneği yoktur. Ana erkil değil, Baba erkil toplumda yaşıyoruz. Boş bir çabadır.
O zaman sana bir link daha vereyim. Faydası olacağını sanmıyorum ama olsun.

http://www.alevisesi.com/home/9,1.htm



Artık açık konuşacağız

Anlaşılan o ki Anadolu Aleviliğinin kurucu
erenlerinin Türkmen olması sizi bir (kürd yada zaza olduğunuzu sandığınızdan) yeterince ve anlamsız bir şekilde rahatsız etmektedir.

Pekala sevgili dostum

Şu Kürd yada Zaza ca (affınıza sığınarak) konuşan ocaklardan bahsedebilirmiyiz biraz.

Mesala Tunceli,Erzincan,Hınıs,Varto ve koçgiri alevilerin genelinin talip olduğu Ağuiçen,Kureyşan,Baba Mansur ocaklarının Kürd topluluğu ile bağlantılarını nasıl ve hangi somut delillere göre kurduğunuzu açıklayın hep beraber öğrenelim.

Ama Lütfen dikkat;

SİZİN SAVUNDUĞUNUZ DÜZLEMDE OLSUN.

kanlıbey
06-08-2008, 10:56 AM
Artık açık konuşacağız

Anlaşılan o ki Anadolu Aleviliğinin kurucu
erenlerinin Tütkmen olması sizi bir (kürd yada zaza olduğunuzu sandığınızdan) yeterince ve anlamsız bir şekilde rahatsız etmektedir.

Pekala sevgili dostum

Şu Kürd yada Zaza ca (affınıza sığınarak) konuşan ocaklardan bahsedebilirmiyiz biraz.

Mesala Tunceli,Erzincan,Hınıs,Varto ve koçgiri alevilerin genelinin talip olduğu Ağuiçen,Kureyşan,Baba Mansur ocaklarının Kürd topluluğu ile bağlantılarını nasıl ve hangi somut delillere göre kurduğunuzu açıklayın hep beraber öğrenelim.

Ama Lütfen dikkat;

SİZİN SAVUNDUĞUNUZ DÜZLEMDE OLSUN.



Cevabınızı bekliyorum.Ama bu gün ama sonra.

h.alibaba
06-08-2008, 09:08 PM
Artık açık konuşacağız

Anlaşılan o ki Anadolu Aleviliğinin kurucu
erenlerinin Tütkmen olması sizi bir (kürd yada zaza olduğunuzu sandığınızdan) yeterince ve anlamsız bir şekilde rahatsız etmektedir.

Pekala sevgili dostum

Şu Kürd yada Zaza ca (affınıza sığınarak) konuşan ocaklardan bahsedebilirmiyiz biraz.

Mesala Tunceli,Erzincan,Hınıs,Varto ve koçgiri alevilerin genelinin talip olduğu Ağuiçen,Kureyşan,Baba Mansur ocaklarının Kürd topluluğu ile bağlantılarını nasıl ve hangi somut delillere göre kurduğunuzu açıklayın hep beraber öğrenelim.

Ama Lütfen dikkat;

SİZİN SAVUNDUĞUNUZ DÜZLEMDE OLSUN.

Değerli Can; konudan yeterince uzaklaşmışız, dahada uzaklaşmayalım. Eğer bu konuda tartışmak istiyorsan konu aç, konusu içinde tartışalım. Ben Milliyetçi değilim. Aleviliğinde Miliyetçilikle hiç bir ilgisi yok. Aleviliğin bir felsefe ve snıfsal bir olgu olduğuna inanan biriyim. Bu anlamda düşünürsen Türk, Kürt, Laz, Çerkez vs. Miliyetlerden insanlar Alevi oldular. Yani, Aleviler Türk veya kürt olmadılar. Senin düşünce tarzına bakacak olursak, Türkler olmasaydı Alevilik olmazdı mantığı çıkıyor.

Ben Aleviliği Tüklüğe yamamaya çalışanlara karşı çıkınca hemende bana bir Milliyet buluyorsun, yapama Can, yakışık almıyor.
Saygılar.

Dede-baba
06-08-2008, 09:53 PM
***Bilindiği gibi yeniçeriler bektaşi olup.. Hacı bektaş dede-babalarına bağlıydılar... yeniçeriler yavudan sonra pasifleştirildi.. başlarında yer alan bektaşi dede-babaları baskı altına alındı.. ve nihayetinde 1876 yılında yeniçeriler kaldırıldı.. bunla birlikte Bektaşilik yasaklandı.. Bütün bektaşi babaları hakkında ölüm fetvaları çıkarıldı.. Bu dönemlerde bektaşi tekkelerine nakşibendi dervişeri getirildi..

*** Yeniçerilerin sancaklarında İmam-ı Ali.. İmam-ı Hasan.. İmam-ı Hüseyin adları vardır..

*** Yine yeniçeri sancaklarında "la feta illa Ali laseyfe illa Zülfikar" yazardı..

*** Bir bilinmiyende Yavuzun çaldıran şavaşında Alevileri alevi-bektaşi yeniçerilere kırdırdığı yalanıdır.. Degerli canlar Yeniçeriler şah İsmail'i Çaldıranda malup edince --oradaki halkla şavaşmayıp--- şah ismailin peşine düştüler.. önce İran'a sonra güneye yöneldiler Irak üzerinden Mısıra gittiler

*** Anadoludaki Büyük Alevi katliamını ise Yavuzun yanındaki şehüsselem vermiştir.. Çıkarılan fetva ile şafiii kürtler Aleviler üzerine gönderilmiş.. Alevi katliamını yeniçeriler değil Bölgedeki şafii kürtler yapmıştır.. " hala bölgede cennete gitmek yedi aleviyi öldürmek kafidir." sözü vardır.. Bu sözler zamanın şayhüsselenmının fetvasına dayanır..

Gerçekler demine Hüü diyelim..

Saygılarımla..[/QUOTE]

Yeniçerilerin başlıkları Kırmızı Börklerden oluşuyordu.. Bu Hz. Ali'ye ve İmam Hüseyin'e olan bağlılıklarını göstermek içindi..

Ve Savaşa gitmeden önce Gülbank-ı Muhammedi'ye okurlardı...

Hz. Muhammed.. Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi üzerine olan bu GülBank-ı Muhammediye'lerden birini sizinle paylaşmak istedim..

"".. Bism-i Şah, Allah Allah!... İlallah
Baş üryan, sine püryan, kılıç al kan..

Bu meydanda nice başlar kesilür, olmaz hiç soran...
Eyvallah, Eyvallah...

Kahrımız, kılıcımız, düşmana ziyan,
Kulluğumuz padişaha ayan..
Üçler, beşler, yediler, kırklar,

Gulbank-ı Muhammed, Nur-u Nebi, Kerem-i Ali,
Pirimiz, Hünkarımız Hacı Bektaş Veli

Demine devranına Huuu Diyelim Huu."

Allah Eyvallah...

Dede-baba
06-08-2008, 09:57 PM
Bilindiği gibi yeniçeriler bektaşi olup.. Hacı bektaş dede-babalarına bağlıydılar... yeniçeriler yavuzdan sonra pasifleştirildi.. başlarında yer alan Bektaşi dede-babaları baskı altına alındı..

ve nihayetinde 1876 yılında yeniçeriler kaldırıldı.. bunla birlikte Bektaşilik yasaklandı.. Bütün Bektaşi babaları hakkında ölüm fetvaları çıkarıldı.. Bu dönemlerde Bektaşi tekkelerine nakşibendi dervişeri getirildi... Hacıbektaştaki cami 1800 lü yıllarda bu nakşi dervişlerince yaptıldı...

Yeniçerilerin sancaklarında İmam-ı Ali.. İmam-ı Hasan.. İmam-ı Hüseyin adları vardır..

Yine yeniçeri sancaklarında "La Feta İlla Ali La Seyfe İlla Zülfikar" yazardı..

Yeniçerilerin okuduğu iki gulbank sunmak istedim..

Allah, Allah, illallah
Baş üryan sine püryan
Bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran
Kulluğumuz padişaha ayan
Üçler, yediler, kırklar
Gülbengi Muhammedi
Nur-ı Nebi
Kerem-i Ali
Pirimiz, sultanımız
Hünkâr Hacı Bektaş Veli
Demine devranına hû diyelim...
Huuuu....


YENİÇERİ SANCAĞINDAKİ SÖZLER

Hacı Bektaş Veli'nin bindiği cansız duvar. Mazharı Nur-i Ali'dendir ona ol yadigar.

Nare-i düldül ederdi arşı âla da karar.
Şad hazare bin kâfiri bir narada etti şikar.
Dedi: Arslanım Ali'dir, kudretine girdikar.

Lâ fetâ illa Ali
Lâ seyfe illa Zülfikar

Koydular başın ol şahın Kerbela Meydanına.
Bastılar parmakların Şah Hüseyin kanına

Urdular miskin pelitle kıymadan gerdanına
Bu hakaretler yaraşmazdı o şahın şanına
Düşmeden kanı yere, ol demde çağırdı gübar

La fetâ illa Ali
Le seyfe illa Zülfikar

Padişahım çok yaşa
Devletinle bin yaşa!!!

aleviHAK
26-08-2008, 02:02 PM
sayın dede-baba ; yavuz sultan selim devrinde alevileri bektaşiler değilde şafii kürtler öldürdü diyorsunuz bundan eminmisiniz ,ve daha sonraki yüzyılardadamı?

kanlıbey
26-08-2008, 11:46 PM
sayın dede-baba ; yavuz sultan selim devrinde alevileri bektaşiler değilde şafii kürtler öldürdü diyorsunuz bundan eminmisiniz ,ve daha sonraki yüzyılardadamı?



Sevgili Can

Kendini Şafi Kürd kabul eden topluluğun,Alevi-Bektaşileri (konuşduğu dil ne olursa olsun) katlettiği bir gerçektir.

Eşref Bitlis-i döneminden bu yana bu süreç değişik şekillerde tekrar etmiştir.

Mesala Cumhuriyet döneminde -yakın tarihte- Malatya olayları buna bir örnek olarak verilebilir.

Alevi katliamı yapanlar ve yaptıranlar Sünni Kürd aşiretleri mensuplarıydı.

Bunların en meşhuruda MHP li Malatya Belediye Başkanı Hamido ve aşiretidir.

Nitekim öldürülmesi tam bir provakasyon olmuş,binlerce Alevi Malatyayı terk etmek durumunda kalmıştır.

Kadimden (eski zamanlardan) bu günlere şafi kürdlerin Alevi-Kızılbaşlara nasıl baktıklarını ve onlara ne katliamlar uyguladıklarının bir kısmını aşağıdaki kitaplardan öğrenebilirsiniz.

1)Şerefname (Kürd Tarihi)-Şeref Han
2)Doğu İlleri ve Varto Tarihi.-M.Şerif Fırat
3)Hamidiye Alayları.

Ayrıca kendisi Şafi Kürd olan Yavuz Sultan Selimin Şeyhulislamı
Ebu Suud Efendinin Kızılbaşlarla ilgili fermanlarına bakabilirsiniz.


Saygı ve Sevgilerimle

Batıni
27-08-2008, 12:19 AM
sayın dede-baba ; yavuz sultan selim devrinde alevileri bektaşiler değilde şafii kürtler öldürdü diyorsunuz bundan eminmisiniz ,ve daha sonraki yüzyılardadamı?

Can,yuvuzun yaptığı ilk katliamda, bildiğimiz üzere,doğuda dörtyüz dere beyine ferman yollanmıştır. Katliamı, gerçekleştirmeleri için, bu dörtyüz derebeyinin hepsi kürt aşiret liderleridir, tarihtede çok açıktır...

Dede baba ve kanlıbe'yin söyledikleri çok doğrudur, can kardeşim..

saygılaımla.

aleviHAK
28-08-2008, 11:49 PM
Sevgili Can
Kendini Şafi Kürd kabul eden topluluğun,Alevi-Bektaşileri (konuşduğu dil ne olursa olsun) katlettiği bir gerçektir.

Eşref Bitlis-i döneminden bu yana bu süreç değişik şekillerde tekrar etmiştir.

Mesala Cumhuriyet döneminde -yakın tarihte- Malatya olayları buna bir örnek olarak verilebilir.

Alevi katliamı yapanlar ve yaptıranlar Sünni Kürd aşiretleri mensuplarıydı.

Bunların en meşhuruda MHP li Malatya Belediye Başkanı Hamido ve aşiretidir.

Nitekim öldürülmesi tam bir provakasyon olmuş,binlerce Alevi Malatyayı terk etmek durumunda kalmıştır.

Kadimden (eski zamanlardan) bu günlere şafi kürdlerin Alevi-Kızılbaşlara nasıl baktıklarını ve onlara ne katliamlar uyguladıklarının bir kısmını aşağıdaki kitaplardan öğrenebilirsiniz.

1)Şerefname (Kürd Tarihi)-Şeref Han
2)Doğu İlleri ve Varto Tarihi.-M.Şerif Fırat
3)Hamidiye Alayları.

Ayrıca kendisi Şafi Kürd olan Yavuz Sultan Selimin Şeyhulislamı
Ebu Suud Efendinin Kızılbaşlarla ilgili fermanlarına bakabilirsiniz.

Saygı ve Sevgilerimle
Can,yuvuzun yaptığı ilk katliamda, bildiğimiz üzere,doğuda dörtyüz dere beyine ferman yollanmıştır. Katliamı, gerçekleştirmeleri için, bu dörtyüz derebeyinin hepsi kürt aşiret liderleridir, tarihtede çok açıktır...

Dede baba ve kanlıbe'yin söyledikleri çok doğrudur, can kardeşim..

saygılaımla.

her üçünüzede cok tesekürler ,şafii kürtlerin olduğunu biliyordum exreden bektasilerinde bu işte parmağı olduğunu zannediyodum ,çünkü yüzyıllardır osmanlının tüm askeri faliyetlerinde bulundukları için

****

Dede-baba
31-08-2008, 05:57 AM
Degerli canlar...

Hem yavuz ile hemde çaldıran savaşıyla ilgili bazı gerçeklerin bilnmesinde yarar görüyorum...

Öncelikle Sultan selim'e "YAVUZ=KAN İÇİÇİ ZALİM, VAHŞİ" Anlamlarına gelen sıfat bir hakarettir.. daha sonraki yıllarda. bu hakaret sözcüğü anlam değişmesine uğrayarak olumlu hale getirilmiştir.. ama bu kelimenin asıl anlamı budur..

yavuz Sultan Selimin'in babası II. Beyazıt gerçektende Bektaşi ayin-i cemlerine katılırdı... Hatta Şah İsmail.. II. Beyazıta baba diye hitap ederdi aralarında mektuplaştıkları da bilinir.. Osmanlıyı Kuran Alevilerdir.. Fakat Aleviler osmanlıyı yavuz dönemine kadar savunurlar ve bizimdir derler... Gerçektende osmanlı padişahları Bu döneme kadar ayin-i cemlere katılır.. Pir dede-babalardan destur alırlardı..

Bir bilinmiyende şudur.. tarihte "OSMAN" diye biri yoktur.. Osman bey'in asıl adı "OTMAN BEY" dir... Şeyh Edebalı Bektaşidir... Bizzat Söğüt ve bursanınn fethine geyikli baba ve Abdal Musa katılmıştır.. Yine Bursada somuncu baba Osmanlının kuruluşunda emeği geçenlerdir..

Yavuzdan sonrası yani Halifeliğin osmanlıya geçmesiyle İmparatorluk nakşibendi ve sünni din adamlarının etkisine girdi bu tarihten sonra Alevi-bektaşiler için katiamlar başladı..

Yavuz Sultan selim.. şehzadeliğini Trabzonda yaptı.. Bu sırada hem Yavuz hemde hemde Şah İsmail... Yezcan'da (ERZİNCAN) bir kıza aşık olurlar... hatta bu dönemde Erzincan birçok kereler el değiştirir.. Yavuz ve Hatayi arasındaki çekişme Şehzadelik dönemlerinde başlar..

Yavuz saraya döndüğünde.. babasını önce zehirler sonra boğdurarak öldürüp yerine sultan olur...

Bu dönemde Bütün padişahlar Hacı Bektaş-ı Veli dergahına bağlıdır.. ve Oradan İcazet name alarak Tac giyinirlerdi... Ve her Padişah Bektaşi dergahına bağlılıklarını sunardı...

Yavuz'un Kulağındaki küpe bunun işaretidir... Eskiden Bektaşi Dergahına talip olanların sol kulağına bir küpe takılırdı.. Eğer can.. "yoldan düşerse" Piri yani Dede-baba'sı tarafından küpe çekilir.. kulağı yırtk olurdu.. böylece can'ın yol düştüğü anlaşılırdı...

Yavuz Sultan olduğunda Anadolu 'da halk Hatayi'nin tarafına geçti.. hatta kafileler halinde Halk erdebile gidiyor Şah İsmail'e biat ediyorlardı... Dahası Şah hatayi Erzincan'a kadar gelmiş 12 İmam soyundan bütün ocakların dede'leriyle toplanıp.. Kızılbaş Türk Devletini kurmuştu.. Bu Osmanlının toprak bütünlüğünü ve otoritesini sarstı.. ve Şah Hatai ile şavaş kaçınılmaz oldu...

İki ordu.. çaldıranda karşılaştı.. savası yavuz kazandı.. fakat Söylentilerin aksine Halkı asan ve 40. bin kişiyi katleden Osmanlı ordusu değildi.. ordu Çaldırandan'dan sonra Şah İsmail'in peşine düştü.. İran fethedildi.. oradan güneye inildi mısıra gidildi.. ve halifelik alınarak İstanbula geri dönüldü..

Anadolu'daki Alevi katliamını ise osmanlı askerleri değil... Şafiii Kürtler yaptı.. savaştan sonra Osmanlı içindeki nakşibendi ve şafiii şeyhüsselamlar ve din adamları Şafii Kürtlere Alevi-Kızılbaş halkı katletmesi için fetva yani dinen izin verdiler (İdrisi Bitlisi katliam yapan bu kürt beylerinin başında gelir)..

halen Şafii kürtler arasında bilinen ve aslı Topkapı sarayında olan

" Yedi Alevi-Kızılbaşı öldüren cümle günahlarından arınır Cennet-i Ala'ya gider.."

sözü işte bu fetvaya dayanır.. Gerçekten de Şafii kürtler her dönemde olduğu gibi Alevi-Kızılbaşları katlettiler ve ve adete sürek avına girdiler.. bütün mallarını talan ettiler.. kızlarının kadınlara tecavüz ettiler.. Alevi-Kızılbaşlar Atatürk dönemine kadar dağlara sığındı...

Ordu istanbula döndüğünde Yeniçeriler içinde ayaklanma ve huzursuzluk çıktıysada sonradan Balım Sultan'a ve bektaşi dergahına bağlılığın yenilenmesiyle yeniçeriler sakinleştirildi..

Fakat katliamlar halifeliğin Osmanlıya geçmesi ve saraya nakşibendi ve sünni şeyhüsselemların egemen olmasıyla daha da arttı.. ve 200 yıl sonra II. Mahmut bektaşi ocaklarını bastı.. dede-babaları ve anadoludaki bütün Alevi ocaklarını dergahlarını ve başlarında bulunan seyid dedeleri astı haklarında idam fermanları çıkardı.. bektaşidergahlarına nakşibendi hocaları yerleştirdi...


Saygı ve Sevgilerimle..

Batıni
31-08-2008, 06:07 AM
Osmanlı imparatorluğunun; gerçek adını yazığim canlar ben'de.

"Devlet-i Aliye-yi Osmanlı İmparatorluğu"

saygılarımla..

kanlıbey
02-09-2008, 04:50 AM
Değerli Canlar


Yeniçeri Ocaklarının kapatılması kararı alınırken asıl amacın Bektaşi tekkelerini
kapatmak olduğu,II.Mahmut gözetiminde yapılan ve tüm sünni din üleması ile Mevlevi Şeyhlerinin katıldığı toplantıdan anlaşılıyor.

Bu toplantıda hiçbir Mevlevi şeyhi karara karşı çıkmıyor ve Bektaşilerin katliam ve sürgün emrine ortak oluyorlar.

Tabi şimdi Mevlevileri Alevi dairesi içinde göstermek isteyen kimi canların fikirlerinin bir subjektif davranıştan başka bir şey olmadığıda anlaşılıyor.

Net olarak anlaşılan diğer bir husus ise Yeniçeri Ocağının Bektaşilik ve bu anlamda Alevilik ile doğrudan alakalı olduğu.

Aşağıda İsmini Verdiğim Kitapta

Yeniçeri-Bektaşi ve Alevi Katliamları konusunda bilgi edinmek mümkündür.


OSMANLI ENGİZİSYONU,ZULMÜN TARİHİ

Ali YILDIRIM

Toplumsal Dönüşüm Yayınları.

arsen_44
08-02-2010, 09:53 AM
Yeni Çeriler Bektaşi tekkesi ile Osmanlıya adepte olduklarında dolayı Bektaşi inancıyla bütünleşmişlerdir, Yeni Çeriler bilindiği gibi devşirmelerden oluştutuğundan dolayı kimileri kendi inancı yaşamını devam ettirdiler, kimileri ise dinlerini bırakıp, Bektaşi inancına girmişlerdir,

Arkadaşlara katılmıyyorum, ilk başta Hz. Ali soyundan gelenlere onun Eh-li Beytine deniliyordu, ancak giderek kavramlar birbirine girdi ve Alevilik bir aile değilde bir düşünce , bir meşrep, bir inanç sistemi olarak ele alındı, seyit (dede) Hz. Hüseyin soyundan gelenlere verilen bir ünvandır, Hz. Hasan soyundn gelenlere ise Şeriflik ünvanı vardır,

bizde şimdiki genel düşünceyi baz alırsak yani alevilik düşüncesini , inancını , meşrebini;

tabiki alevilik inancıdadırlar

S-e-r-k-a-n
08-02-2010, 10:43 AM
Osmanlı imparatorluğunun; gerçek adını yazığim canlar ben'de.

"Devlet-i Aliye-yi Osmanlı İmparatorluğu"

saygılarımla..

bu neyi gösterir?

Batıni
08-02-2010, 01:21 PM
bu neyi gösterir?

Bu şunu gösteriri can,

Zaten osmanlının gerçek adını yazdım.. Eğer, burdan bir şey çıkaramıyorsanız?

Dil süküttür..

Kemal BAL
08-02-2010, 01:48 PM
-Benim Bildigim çavdıran savaşının çıkma nedeni Şahkulu Ayaklanması Sonrası Şahkulunun erdebil e sığınması ve yavuz çavdıranda kazanınca tebriz e yürüdü orayı fethetti ve daha sonra şah tebrizi geri aldı.

Küpe Olayına Gelince bunları Mücerred Dervişler takardı benim bildigim

Reha Çamuroğlunun ismail kitabında Şahın Mücerred i yasakladıgını okudum.

S-e-r-k-a-n
08-02-2010, 02:32 PM
Bu şunu gösteriri can,

Zaten osmanlının gerçek adını yazdım.. Eğer, burdan bir şey çıkaramıyorsanız?

Dil süküttür.. umarım oradaki Aliye ismi ile hz Ali'yi ve dolayısıyla Osmanlı'nın alevi olduğu sonucunu çıkarmamışsındır. :)

Barakbaba
08-02-2010, 03:35 PM
Yeniçeriler Alevi miydi?

Yeniçerilerin Aleviliği konusu en çok çarpıtılan konulardan biridir. Genel anlamda yeniçeriliğin ne anlama geldiğini özetlersek; Yeniçeri ocağı ,1362 yılında I.MURAT tarafından kurulmuş daimi ve ücretli askeri bir teşkilattır. Yeniçeri askerleri, Osmanlı ordusunun ilk düzenli savaş birliğiydi. Kazanılan savaşların sonunda esir olarak alınıp getirilen ve daha sonraki tarihlerde de Hıristiyan tebaadan da devşirilen 8-20 yas arası çocuklar, sıkı disiplin altında askeri eğitim görüyorlar ve "Yeniçeri " oluyorlardı.

Yeniçeriler Osmanlının savaş gücüydü. Bu güce hakim olan unsurlar devlete hakim oluyordu. Devlete hakim olmasa bile sözü geçenlerden oluyordu. Bu durumu gören Alevi önderleri yeniçerileri etkilemeye çalıştılar ve bunda başarılıda oldular. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta var: iddia edildiği gibi Aleviler yeniçeri ocağını kurmadı, ancak zamanla yeniçeri ocağı üzerinde büyük bir etkiye sahip oldular. Kısacası yeniçeriler ilk etapta Alevi değillerdi. Zamanla Alevi inancının hakim olduğu bir zümre oldular. Bu hakimiyetin belirgin bir şekilde kendini göstermesi sonucu yeniçeri ocağı kapatıldı (1826 yılında) ve yeniçeriler kıyımdan geçirildi. 1826 tarihi ayni zamanda Osmanlı topraklarında Aleviliğin yasaklanmasının da tarihidir.

www.alevikonseyi.com

Cok yanlis bilgiler var...
Ilk olarak Osmanlinin kuruldugu yillarda anadoludaki halkin yapisina bakarsak sünnilikle ilgisi olmayan bir heterodox-batini inanclar toplulugu göze carpar...
Su anda Alevi dedigimiz sözcükde o inanclarin birbirleriyle yogrulmasidir...
Bu zamanda en yogun Kalenderiler daha sonrada Seyyid Nesimi nin etkisi ile Hurufilik Alevi-Bektasiligi etkilemistir...
Mogollardan kacan Türkmenlerin yavas yavas asiretler halinde kendilerine yer aradiklari sirada kurulan Osmanli o sirada o zümrelerden sivrilen Abdal Musa,Abdal Murad,Geyikli Baba gibi cogu Alevi önder ve dervislere inanilmaz saygi gösterir,yerler verir hizmetlerinden dolayi...
Yeniceri ocagida Orhan Gazi zamaninda o zaman o topraklarin efsanesi Haci Bektasin manevi gücüne dayandirilarak kurulur...
Yani yeniceriler sonradan Alevi-Bektasi oldu demek tarihi inkar etmektir...
Ama bir gercek vardir ki oda zamanla yenicerilerin Bektasi inancindan ziyade daha cok bir ekol olarak hayatlarini sürdürmeleridir...

Ayrica Alevilik 1826 da degil cok daha önce bu topraklarda yasaklandi ...

Bu Alevikonseyide kimdir cok merak ediyorum ???

Saldim cayira mevlam kayira hesabi yazilar yazmak,zaten bilgi kirliligi olan bu hassas konulari daha cok bulandirmaktir...