PDA

: İmam Hz.Zeynel Abidin


AleviGenç
11-09-2006, 09:35 AM
İMAM ZEYNEL ABİDİN



Dördüncü imam olan Zeynel Abidin, 659 yılında Medine’de doğmuştur. Şehadet tarihi hakkında çeşitli rivayetler vardır. Kesin olan İmam Zeynel Abidi’nin zehirletilerek şehit edildiğildir.

İmam Zeynel Abidin, Kerbelâ şehidi olan babası İmam Hüseyin’in yolunda gitti yaşamı boyunca.

Kerbelâ katliamı sırasında ağır hasta olan Zeynel Abidin, İmam Hüseyin’in kendisine ait kutsal emanetleri vermesiyle daha da önem kazanmıştı. Yezid ordusunun komutanı Şimr her ne kadar Zeynel Abidin’i öldürmek istemiş ise de başta halası Hz. Zeynep’in çabası olmak üzere kurtulmuştur.

İmam Zeynel Abidin, her daim için fikirleri ve hareketleri ile örnek bir kişi oldu. Düşmanlarının bile takdirini kazanacak kadar yardımsever, alçakgönüllü, bilgili, cesur bir şahsiyettir Zeynel Abidin.

İmam Zeynel Abidin, her daim fakirlere, ihtiyacı olanlara yardım ediyordu. Fakat bu yardımı alanlar mahçup olmasın, kendisini yanlış anlamasınlar diye geceleri yüzüne nikap sürerek, kim olduğunu söylemeden yapardı. Fakirler bu cömert insanın kim olduğunu hep merak etmişler ama bir türlü öğrenememişlerdi. Ta ki Zeynel Abidin şehit edilene kadar. Çünkü Zeynel Abidin’in şehadetinden sonra kimse kapılarını çalmadı ve böylece onlar da kendilerine yardım edenin Zeynel Abidin olduğunu öğrenmiş oldular. Dolayısıyla o kutsal İmam, Hak için yapıyordu yaptıklarını, gösteriş için değil. Bu haliyle de hâlâ insanlığa örnek olmayı sürdürüyor Zeynel Abidin.

İmam Zeynel Abidin, her daim kinden, kibirden, kirlilikten kaçınmıştır. Kendilerine söven birisine; "eğer ben dediğin gibiysem, Allah’ın beni yargılamasını dilerim. Ama dediğin gibi değilsem, dilerim Allah seni bağışlasın" demişti.

İmam Zeynel Abidin’in oğlu beşinci imam Muhammed Bakır, babası için şunları söylemiştir: "Babam Zeynel Abidin, beş kimse ile arkadaşlık kurmamayı, konuşmamayı bana tavsiye etti. Onlar da şu kimselerdir:

Fasık (münafık) ile arkadaşlık kurma ki, kendisine en çok muhtaç olduğun zaman sana yardım etmeyip yalız bırakır.
Cimri ile arkadaşlık olma ki, kendisine en çok muhtaç olduğun zaman, sana yardım etmeyip yalnız bırakır.
Yalancı ile dost olma ki, yakını uzak ve uzağı yakın gösterip seni yanıltır.
Ahmakla arkadaş olma ki, sana yardım edeyim derken, zarar verir de farkında bile olmaz. Onun için, ‘akılsız dostun olacak yerde, akıllı düşmanın olsun’ derler.
Akrabası ile ilgisini kesen kimse ile arkadaş olma ki, bu gibi kişiler Kuran-ı Kerim’in üç yerinde lânete layık görülmüşlerdir. Düşün ki, akrabasına iyilik etmeyen kişi (ondan utanan, kendi gerçekliğinden utanan), sana nasıl iyilik edebilir?"
İmam Zeynel Abidin’in şu hikmet dolu sözleri, insanlık yaşadığı müddetçe ve dünya döndükçe haklılığını ve yol göstericiliğini sürdürmeye devam edecek.

"Yol gösterici olmayan insanlar, ahmak ve faydasızdır."

"Zararlı yemeklerden sakınan insanın, sonu ateş olan günahlardan sakınmamasına hayret ederim."

"Durmadan gülüp duran insanin , gafilliğine veya aklının az olduğuna hükmedebilirsiniz."

"İnsanlara düşmanlık etmekten uzak dur."

"İnsanların meclisi, insanı düzeltmeye doğru götürür."

"Müminin mümin kardeşinin yüzüne sevgi ve muhabbet ile bakması, ibadettir."

Bilinmesi gereken, dördüncü imam Zeynel Abidin’in diğer imamlar gibi hakkı ve hakkaniyeti temsil ettiğidir. Doğruluğu temsil ettiği için zalimlerce, dünya malına yenilen, kinli, kibirli kimselerin hedefi olmuş, şehit edilmiştir. Dördüncü İmam Zeynel Abidin, yol göstericiliğini ve örnek kişiliği ile günümüze de ışık tutmaya devam ediyor.

ceto
31-10-2006, 07:13 AM
Imam Zeynel Abidinhttp://www.abkd.de/images/zeynelabidin_158.jpg (http://www.abkd.de/images/zeynelabidin.jpg)http://www.abkd.de/images/pcp.gifhttp://www.abkd.de/images/pcp.gifhttp://www.abkd.de/images/pcp.gif

İmam Zeynelabidin (a.s)
İmam Seccad ve Zeynelabidin lakaplarıyla tanınan Ali, İmam Hüseyin'in oğludur. Annesi de İran şahı Yezdgird'in kızıdır. İmam Hüseyin'in (a.s) dünyada kalan bir tek oğludur. Çünkü üç kardeşi Kerbela vakıasında şehit olmuştu.Bu da, ağır hastalığı nedeniyle savaşa kadir olmadığı için Kerbela'da bulunmasına rağmen canlı kaldı ve harem esirleriyle birlikte Şam'a gönderildi.
Esaret zamanı bittikten sonra Yezid kamuoyunu kendi lehine çevirmek için onu ihtiramla Medine'ye gönderdi. İkinci defa Emevi halifesi Abdulmelik'in emriyle yakalanıp zincirle Şam'a getirildi. Daha sonra yine Medine'ye gönderildi.
Dördüncü İmam Medine'ye döndükten sonra evinin köşesine çekilip ibadetle meşgul oldu. Ebu Hamza-i Sümali ve Ebu Halid-i Kabuli gibi Şia'nın özel kişilerinden başka bir kimseyle görüşmezdi. Bunlar da o hazretten öğrendikleri eğitileri diğer Şiilere aktarıyorlardı. Böylelikle Şiilik çok genişledi, etkisi de beşinci imamın zamanında ortaya çıktı.
Bu imamın eserlerinden olan "Sahife-i Seccadiye" elli yedi dua içermektedir. Bu dualar en üstün ve dakik ilahi öğretileri içermiştir. Hatta "Al-i Muhammed'in Zeburu" adını almıştır.
İmam Seccad 37 yıl imamet ettikten sonra Şia rivayetlerine göre Emevi halifesi Hişam'ın emriyle ve Velid b. Abd-ül Melik'in vasıtasıyla zehirlenip Hicret'in 95. yılında şehit edildi.

polata
05-11-2006, 09:35 PM
Konular birleştirilmiştir.

Lütfen arşiv taraması yapıp mevcut konuları yeniden açmayalım.

dersimliselvi
08-04-2007, 12:47 AM
emegine saglık kardeşim

zaza kazim
28-07-2007, 08:24 AM
çok güzel olmuş emegine saglık

ferhat_gs
20-08-2007, 12:50 AM
Eyvallah candostlar sağolun...

zaza kazim
11-04-2008, 12:36 PM
paylaşımın içn tşkler can

kemalo
25-05-2008, 12:27 PM
emeyine saglik

Dede-baba
18-08-2008, 07:57 AM
Degerli Canlar bugün size.. Eba Müslüm'ün Tabutu adlı eserden İmam Zeynel-Abidin'in hayatını anlatan bir bölüm sunmak istedim..

Saygılarımla...

Ey Canlar... bugün ciğerler köşesi İmam Zeynel Abidin'den kelam edecem... Dinleyelim İmamın hayatını...


Selam Olsun, Nur üstüne nur olan 18 bin Alemin sahibine... Selam olsun İki cihan sultanı Muhammed Mustafa'ya... Selam olsun Velayetin Nuru Ali'yel Mürteza'ya... Selam olsun Hasan-nül Müçteba'ya... Selam olsun Hüseyin-i Kerbala'ya... ve selam olsun her türlü günahtan arındırılmış Ehl-i Beyt'e, Nesline... Lanet olsun Ehl-i Beyt düşmanı şeytanı lain takipçilerine.... Allah Eyvallah

Hasan Bin Temmim'den Rivayettir..

"...Ey Canlar ... iyi dinleyin... neylediler Muhammed Mustafa'nın emanetine...Görün neler reva gördüler.. Kevser havuzunun sahiplerine... Buna yürek dayanmaz... söylemeye diller dönmez... Bu bir acıdır ki.. kıyamete dek sürecek.. Bu bir acıdır ki.. Hüseyin dendiğinde... Gözler yaş ile dolacak... ve lanet okuyacak.. Ta hesab-ı kıyamete kadar...

...Zeynel Abidin..çadırda Hasta idi... İmam Hüseyin'in vasiyeti ile İmam Hüseyin Şehit düştükten sonra... Atı ZÜLCENAH Annesiyle İmam zeynel Abidin'i medineye götürdü...ve daha sonra.. Haber geldi diyarı Kerbela'dan...

Şah Hüseyin şehid düşmüş... üzerinde dedesi Muhammed'in zırhı ve kılıcı ... 33 mızrak ve sayısız ok yarasıyla... Ve yanında Muhammed'le Uhud'ta Bedir'de ve daha pek çok yerde olan sahabeyi ikram... ve Muhammed'in sancağı yere düşmüş .. Ve o Gün güneş tutultu.. ve o günden sonra yerler gökler kan ağladı kerbelada.. ve ibret alsın tüm cihan diye ağlayan ağaç o günden bugüne... miras kaldı...

Zeynel Abidin olaydan sonra bir rüya gördü.. Rüyasında dedesi Muhammed Musatafa

---Git yezitten baban Hüseyin'in kesik başını iste ve hemen kerbelaya yetiştir; vermezse sarayın kapısına asıl ve sarayı başına yıkacağını söyle" dedi.

Zeynel Abidin yatağından kalktı.. yezidin sarayının kapısına dayandı... yezitten babasının kesik başını istedi...

Yezit ise dalga geçerek.. hayır dedi..

Zeynel Abidin Önce Allah'ın adıyla sonra Muhammed'e selam ettikten sonra sarayın kapısına sarıldı.. "sarayı başına yıkarım" dedi..

Dev gibi kapı.. Yıkılan Hayber kalasının kapısı gibi sallanmaya, kale duvarları yarılmaya başladı...

Telaşa düşen yezit..

---Ya Zeynel Abidin sakin ol veriyoruz dedi..

Kesik başı alan Zeynel Abidin.. Diyarı Kerbelaya geldi... Ölenlerin cesetleri toplandı.... Zeynel Abidin hazır bulunan cemaatle.. dua ettikten sonra... cenazeleri defnetti...

Sonra medineye gitti. Annesi şehri Banu Hatun ile buluştu. Orada yaşamak ve ömürlerini sürdürmek istediler..

Fakat yezit bin muaviye ile mervan bin hakem bu durumdan kuşkulu idiler. Toplanabilirler.. yezidin üstüne gelebilirlerdi.. Bunun üzerine yezit mervanla konuştu... imamı tutuklamak için yumuşak bir yol gerekiyordu.. Zira kerbela'nın kanı kurumamıştı... Amr bin As akıllı bir kişi idi bu işide o yapabilirdi..

Mervan bin hakem (peygamberin can düşmanı Ebu Cehil'in oğludur) ;

-- Ey ibni As, Halifeliğin sana çok ikramı olmasını ve mevkiye sahip olmayı ister misin?

İbni As;

-- Evet isterim

Mervan bin hakem;

-- Öyle ise, Hüseyin oğlu Zeynel Abidin'i ve annesini buraya getir. dedi


Amr bin As;

-- nasıl olur? kerbela mezalimi henüz daha hafızalardan silinmemişken, Bütün dünya sizi lanetlemekteyken, bu olay halk arasında bir nifak konusudur.. Sizler bırakın Zeynel Abidin'i o eski hataları düzeltmeye çalışın..
deyince..

Yezit;

---- Evet! bizde onun için Zeynel Abidin'i istiyoruz onunla barış yapacağız ve onun isteklerini kabul edeceğiz. ona hiçbir zarar ve zeval omayacaktır..

Bunun üzerine, Amr bin As kendisine kesin bir söz verilmesini ancak bundan sonra Zeynel Abidin ve Annesini getireceğini söyledi..

Yezit şeref sözü verdi... Amr Bin As... Zeynel Abidin'e durumu anlattı.. Onlar hayır deyince...

Ya Zeynel-Abidin! Benimle gelmezsen seni zorla götürecekler.. ama benimle gelirsen hayatın garanti olacak.. İmam başkaca çare olmadığını anlayayınca yola çıktılar.. ve şama vardırlar..

Yezit ilk zamanlarda verdiği sözü tutuyor.. İmamı hoş tutuyordu.. Bir cuma vakti zeynel Abidin camide hutbeyi ben okuyayım dedi. Yezit izin verdi...
Zeybel-Abidin mimbere çıktı..

Zeynel-Abidin:

--- " Ey cemaat! Size bir söz söyliyeyim, dinleyin! İbadeti Tanrı kimin için farz kıldı?

cemaat;

---"Hz. Resulün ümmeti için farz buyurdu..

İmam;

-- Sizin peygamberiniz kim dedi?

cemaat;

-- Muhammed Mustafa'dır.. dediler

İmam;

-- O peygamberimiz dediğiniz Muhammed'in evlatlarına düşman olmak nasıl olur?

cemaat;

--- " Muhammed'in evladına ve Eshabına düşman olan müslüman değildir. Ona cennet haramdır. Onlar cehennemden çıkmazlar..

İmam;

---Peki reva mıdır ki, o peygamberin evladının başını kesip bizleri burada hapis edersiniz? yarın Tanrı'ya ne hesap vereceksiniz? diyince, camide bir figan yükseldi.

cemaat:

-- "Bu kabahati işleyen kafir olur, zalimdir dediler..

İmam , yezit benim babamı öldürdü .. Allah hiç kuşkusuz bunun hesabını soracaktır... Diyince cemaat ayaklandı.. Mervanın askerleri geldi.. İmamı mimberden indirdiler... Annesinin yanına getirdiler..

Durumu öğrenen Annesi Şehri banu hatun hüzünlendi.. Amr Bin As bu durumu görünce nedenini sordu..

Şehrebanu hatun:

Oğlumuda öldürecekler dedi...

Amr Bin As; " ya şehribanu yezit'in oğlunu öldürmesi ben hayatta olduğum müddetçe mümkün değil ama sizden bir isteğim var...
Oğlun bana yarın kıyamet günü şefaat etsin ve yazılı bir belge versin...

Devam.. edecek.....

Saygılarımla...

Dede-baba
18-08-2008, 07:58 AM
1. bölüm devamı.

Gün geçtikçe İmam çevresinde toplanan ve etkisinde kalan mümin sayısı artıyordu... Bu durumdan rahatsız olan Mervan yezitin yanına gitti.. Ya yezit zeynelabidin'i ortadan kaldıramazsan.. halifeliğin tehlikeye girer. onu öldür.. Oda Amr bin As'sa söz verdiğini söyledi.. bunun üzerine düşündüler ve şeytanca bir çözüm buldular.

Mervan:

-Ya yezit, kolayı var, İmamı sandığa koyalım, yere gömelim. Sen dahi sağ girip sağ çıktığına yemin edersen yemininde hilaf olmaz dedi..

Yezit buna razı oldu. bir sandık hazırladılar. Akşam olunca imamı yanına istedi.

İmam zeynel Abidin, Annesine. Ey degerli Anam. Rüyamda gördüm. benim bir müddet sefer etmem gerek.. benim için ağlama, beni tutup bir sandığa koyup yere gömecekler. Tanrı beni kurtaracak.. kayseriye gitmem gerek. Nasip olursa yine kavuşuruz dedi..

Zeynel Abidin saraya girer girmez. Mervan tarafından yakalattırıldı. ve sandığın içine koyuldu. saray bahçesine sandığı gömdüler. sabah olunca İmam'ın kaybolduğu duyuldu. sevenler bir kez daha üzüntüye boğuldu. İmam'ın kaybolduğunu duyan Amr Bin As 'yezittin yanına gitti. "Ey yezit! Bana söz vermiştin neden imam'ı öldürdün? dedi. Yezit ben Öldürmedim sözüme sadığım dedi.

Mervan ile yezit sandığın gömülü olduğu yeri kontrol ettiler ve gittiler. Bahçivan o gece korkulu bir rüya gördü. Rüyasında gördüğü yere gitti. bir şeylerin gömülü olduğunu gördü. kazdı. sandığı buldu. açtı. ve İmamı çıkardı. Ayaklarına kapandı.

ve. - Ey İmam el Müminin! sandık işçinde neylersin? Bu mel'unlar sanada mı kast ettiler diye ağladı...

İmam bahçivanı teskin etti. ve kendisi için bir iyilikte bulunmasını istedi. bahçıvan; "başım üzerine emreyle" dedi

İmam; Şehir içindeki rum kervansayarına git. Orada Mutakil derler bir kişi var onu bul. Ona bir mektup yazacağım götür cevabını getir.

Bahçıvan yazıyı götürüp bezirgana verdi. Bezirgancı hemen imamın yanına geldi..

--- Ey sultanım! halin nedir? deyince İmam "Bunca işkence çektim." dedi Mükatil.. gece olunca. İmamı kervanın içine koydu... ve birlikte gittiler..

Bir zaman sonra malatya iline vardılar. malatya kayseriye bağlı idi. kayserinin rum sultanına şamdan, bağdattan ve dahi medineden gelen kervanların hediyeler getirmesi adettendi. ama Mutekil bunu unutmuştu.

İmam Ya Mütekil neden üzüntülüsün dedi..

Oda durumu arz eyledi..

İmam; -kayseri sultanının bir baş ağrısı vardır.. sana sorrarsa hediyen nedir diye. Deki sultanım bir usta hekim getirdim yanımda sizin baş ağrınız için.. Onu yezit duymadan alıp kaçırdım. beni sorarsa gösterirsin. derdinden kurtulunca sana çok hediyeler verecektir."

Mukatil, İmam'ın ayağına kapandı. " saddaksın ya İmam!, sultanın baş ağrısı çektiği doğrudur." dedi.

Bir süre sOnra kervan kayseriye vardı. Mukatil. Sultanın huzuruna vardı. Sultan. bana ne hediye getirdin diye söyledi.

Mukatil. durumu arz etti. usta bir hekim getirdiğini söyledi. Sultan. hekimi sorunca.

Oda. Hekimin burda olmadığını ama tacını başınıza giymenizi söyledini söyledi.. İmam'ın tacını Sultana giydirdiler. bunun üzerine.. Sultanın Baş ağrısı hemen geçti.

Sultan rahatlayınca söze başladı. Ey Mukatil. şamda o Muaviye oğlu Yezitten ne haber? kendisi müslüman ama kıyamette şefaat umacağı peygamberin evladına kasteylemiş, şehit ettirmiş" Diyince. Mukatil ağlayarak kerbela olayını anlattı. Sultan dahi ağladı. Mukatil. İmam Zeynel Abidin-i kaçırdığını. yezittin onuda ortadan kaldırmak istediğini başındaki tacında İmam'ın olduğunu söyledi. Sultan memnun oldu.. İmamı yanına istedi. İmam'ın elini öptü..Önünde müslüman oldu. yanında bulunan birçok bey ve vezirde müslümanlığa geçti. fakat sultanın oğlu müslüman olmadı.. oradan uzaklaştı. Sultan İmam'a tahtı teklif etti ancak İmam oğlunun müslümanlığı kabul etmedini görünce retteti. Fakat o günden sonra Kayseri sultanın hazinesi altınlarla dolmaya başladı. devletine her gün yeni yerler eklenmeye başladı. Bu sırada İmam'ın kayseride olduğunu duyanlar geliyor. ve İmam kayseri etrafında her geçen gün daha çok sevilmeye ve sayılmaya başlıyordu.

Bir süre sonra..yezit ve Muaviye İmam'ın Kayseriye kaçırıldığını duydu.. ve Orada çok izzet ve ikram gördüğünü öğrendi... Bundan oldukça endişelendi.. ve Halifeliğinin elinden alınacağı endişesine düştü..

Mervan:yezite. kayseri sultanının onlara karşı duramayacağını elçi gönderip İmamı istemelerini. vermezse üzerine ordu gönderilmesini emretti. Mervan bir mektup yazdı. Amr Bin As'a verdi.

Bu durum İmam'a ayan oldu..

İmam Sultanın yanına gitti.

---Ey şah-ı rum. Yezitten elçi geliyor. beni senden isteyecekler..Sen elçinin boynunun vurulmasını cellata emret! ben de Şanı Yüce Allah'a dua edip senin için şefaatçi olayım

Sultan emir senindir. dedi.

Bir süre sonra. ibni As divana geldi. Zeynel Abidini taht üzerinde otururken gördü. İbni As edeple selam verdi. gösterilen yere oturdu. İmam'ın yanında oturan sultan. Ey kişi dileğin nedir dedi.

İbni As. Şam'dan geliyorum. Yezit bin Muaviye'den selam eder. deyince.

Sultan. -- Ben peygamber evladına kast edenlerin selamını almam.Muradın ne ise hemen beyan et! dedi.

İbni As, yezidin bir esiri yanınızdadır. onu almaya geldim. eğer onu vermezseniz.. yezit yemin etti.. üzerinize geliyor. ölüm vaktinize hazır olun..deyince sultan gazaba geldi" Bre melün size kim derler? Adın nedir?

-Adıma Amr Bin As derler. Muaviye zamanından beri vezirlik ederim..Sultan.. Bildim ki sen taht üzerindeki Şah için geldin.

İbn As: evet onun için geldim.

Bu kişi kimdir Bilir misin?

- O Resullullahın ciğer köşesi İmam Hüseyin'in oğlu Zeynel Abidin'dir. dedi..

Sultan: -- Resulullah dediğin kimdir?

- Ahır zaman peygamberi Muhammed Mustafa'dır. dedi..

Sultan..- O cümle peygamberlerden üstün müdür ?

--- Evet üstündür dedi...

Sultan:-- Ey Münafık! Öyle bir izzetli kimsenin torununu şehit edip.. Ehl-i Beyt'i ni esir ettiniz?

Amr Bin As: ben etmedim dedi.. yezit ile mervan öldürdüler..

Sultan; Sen Muaviye zamanından beri vezir değilmiydin? bu yapılanlar reva değldir..ve sende onlarla birliktesin dedi..

ve askerlerine.. Tutun şu münafığı! Hınzırın boynunu kesin! dedi..hemen cellat kalktı yürüdü.. Bunun üzerine Amr Bin As... feryad etti..

-Ya imam. Sen mürevvet kanisin. ceddin Muhammed Mustafa, deden Aliyel- Mürteza ve atan İmam Hüseyin ruhu için bana inayet eyle.." diyince..

İmam: - Ya İbn-i As, Şefaati bu dünya için mi yoksa öte dünya için mi istiyorsun?

İbni As, " bana dünya gerek.. Ahireti nasıl bulursak öyle olur. dedi.

İmam. sana öte dünya için benim koruyucum olman şarttıyla şefaat edeceğimi söylemiştim

hatırladın mı. sözünde durup görevini yapmadın.. onun için pişman olacaksın.. bunun üzerine.

İbni As: "Ben ahiretten geçtim burada beni kurtar" dedi.

İmam: Ya İbni As! Sözünde dursaydın ebedi cennette kalırdın. Şimdi sende Muaviye ve Yezitle berabersin..senin yerin cehennemdir.

İmam, sulatana döndü İbni As'ın hayatının bağışlanmasını istedi.. ve Annesi Şehrebanu hatun ile diğer kişilerin geri verilmesini isteyen eğer verilmezse büyük bir orduyla şama geleceğini belirten bir mektup yazıp.. İbn Bin As 'a verdiler..

Yezit. mektubu okuyunca büyük bir korkuya düştü. Mervanın yanına gitti. mervan'da asker hazırlayıp üzerine gidelim dedi. Yüzbin asker toplandı. ve kayseri üzerine yola düşüldü.

Bir süre sonra Yezittin ordusunun her yeri yakıp yıkarak geldiği duyuldu. İmam Bir su kenarına gitti. Elini yüzünü yıkadı.. Dua etti. Tanrı'dan yardım diledi. Bu sırada ortalık toz duman oldu.. bir at geliyordu. Bu gelen at. İmam Hüseyin'in atı ZELCENAH idi. İmam çok sevindi. Zülcenah gelip İmam 'ın önünde diz çöktü..Yüzünü İmam'ın ayağına sürdü. İnsan gibi ağladı.. İmam Zülcenah'a bindi şehre gitti.. Yezitin ordusunun geldiğini öğrendi. ve Sultan'da ordusunu harekete geçirdi Bir süre sonra iki ordu karşılaştı.

Yezit:- Ey sultan. seninle kavgam yoktur. Lakin senden Hüseyin oğlu Zeynel Abidin'i isterim.

Bunun üzerine. ZeynelAbidin. Zülcenah'ı meydana sürdü.

-Ey Yezit! Benim. Zeynel Abidin İbni Hüseyin! Ey münafık, Haramzade Yezit.. işte karşındayım. Yiğit isen. er isen. ileri gel. seninle kerbelada olan hali beyan edellim.. dedi ve yezit ordusunun içine daldı. Yezit bu durumu görünce kalbine korku düştü. Mervan'a Koymayın gelmesine izin vermeyin dedi.

Yüzbin asker imamın üstüne yürüsede İmam. Yezit üzerine doğru gidiyordu. Önündeki saffı yaran Zülcenah. Yezit'e kavuşmak üzereyken. yezit kaçtı. Bunu gören Yezitin ordusu dağıldı ve bozuldu. Bundan yararlanan Sultanın askerleri yezidin askerlerini yendi. yanındaki birçok ganimet ve eşyaya el konuldu. bir çoğu esir alındı. ve dahi öldürüldü.

Yezit arkasına dahi bakmadan Şama kadar kaçtı...

Yezit şama gelip saraya oturunca. Mervan;- Ya yezit kavagadan neden kaçtın. sen kaçınca ordu bozuldu. dedi.

Yezit: - Ey Mervan. Eğer benim gördüğümü siz görseydiniz ödünüz patlardı..

Mervan:-Ne gördün ? dedi

Yezit: -Ben zeynel Abidinle karşılastığımda. sağında Muhammed'i. solunda Ali'yi. Önünde. Hüseyin'i başsız olarak gördüm. Başının üzerinde bir beyaz kuş. Onu kanatları ile koruyordu. Onlar hep beraber bana hücum ettiler..O meydan yeşil kanatlı.. ve kırmızı kanatlılarla doldu. Korktum. Bilmem bundan sonra halim ne olur.

Yezit. Göz altında bulunan Şehrebanu Hatun'u ve göz altındakileri.. Kayseriye gönderdi.

Allah Eyvallah.

marifet ehli
19-08-2008, 09:54 AM
Sayın Dede Baba emeğinize sağlık teşekkürler

Bahoz
20-08-2008, 02:18 PM
Adımı aldığım şahsiyetin kim olduğunu öğrenmek güzeldi , teşekkürler arkadaşlar . Bu foruma üye olmam da adımdan dolayı sen alevi misin diyenlerdi , onlara minnettarım şu anda :)

marifet ehli
20-09-2008, 11:22 PM
*Ahmakla dost olma zira o sana fayda vermek isterken zarar verir.

*Allah"ın verdiğine kanaat eden halkın en zenginlerindendir.

*Allahım fakirleri hakir zenginleri üstün saymaktan beni koru.Zira şerefli sana itaat etmekle şereflenen kimsedir.Aziz de sana ibadet etmekle izzet kazanandır.

*Cehennem ateşinden korkan yaptığı günahlardan hemen tövbe eder ve haramlardan sakınır.

*Cimri insanla dost olmaktan kaçın çünkü o kendisine en çok muhtaç olduğun zaman seni yanlız bırakır.

*En değerli insan kimdir diye sorulduğunda dünyayı kendisine değer ölçüsü görmeyen kişidir diye buyurdu.

*Fasıkla arkadaş olma çünkü bir karın yemeğe veya ondan daha aza seni satar.

*Geliri miktarınca infak etmek zenginliği miktarınca ailesinin refahını sağlamak kendisi hakkında insanlara hak vermek ve selam vermekte öne geçmek müminin sıfatlarındandır.

*Hayrın tümü insanın kendisini çirkin işlerden korumasıdır.

*İlim öğrenmenin faydalarını halk bilseydi,denizlere dalmak,kan dökmek pahasına bile olsa ilim öğrenirlerdi.

*İster ciddi olsun ister şaka büyük ve küçük her yalandan sakının.Çünkü insan küçük yalan söylediği zaman yavaş yavaş büyük yalan söylemeye de cürret eder.

*İşlerin en iyi anahtarı doğruluktur ve en iyi sonucu vefadır.

marifet ehli
20-09-2008, 11:36 PM
*Müminin davranışı yumuşaklıkla iç içedir.Öğrenmek için diz çöker salim kalmak için susar diğerlerinin sılarını dostlarına bile söylemez yabancılara şahitlik yapmaktan kaçınmaz hak olan bir işi gösteriş için yapmaz ve onu utanarak terketmez onu öğüp temiz adam sayarlarsa onların söylediği sözlerden korkar onların bilmedikleri şeyler için Allahtan mağrifet ister ve halinden haberdar olmayanın cehaleti onu etkilemez.

*Mümin dua ettiğinde üç sonuçtan biri gerçekleşir.Ya kendisine ahirette azık olur veya bu dünyada kabul olur yada ona ulaşacak bir belayı geri çevirir.

*Nefsinin kıymetini bilen dünyayı hakir görür.

*Ne için yartıldığınızı düşünün ve o yolda amel edin çünkü yüce Allah sizi boşuna yaratmamıştır.

*Sağ tarafında iken sana küfür eden bir kimse soluna geçer senden özür dilerse özürünü kabul et.

*Şüphesiz müslümanın marifeti ve dinin kemali onu ilgilendirmeyen bir şey hakkında konuşmaması az cedel yapması ağır başlı sabırlı ve güzel huylu olmasına bağlıdır.

*Takvayla yapılan hiçbir amel az olmaz.Allah katında kabul olan bir şey nasıl az olabilir.

*Üç şey müminin kurtarıcısıdır.Dilini insanlardan ve onların gıybetini yapmaktan korumak,dünya ve ahireti için yararlı olan işlerle meşgul olmak,günahlarından dolayı çok ağlamak.

*Yaptığın günaha sevinme çünkü günaha sevinmek onu yapmaktan daha kötüdür.

*Yalancıyla dost olma zira yalancı serap gibidir uzağı yakın ve yakını ise sana uzak gösterir.