PDA

: Ramazan Baba Dergâhı


Fukara-i Abdal
08-03-2007, 01:19 PM
Bismişah Allah Allah
- Ramazan Baba Dergâhı
Ramazan Baba (ö. Bursa 1030/1620) dergâhın bânisi ve ilk
postnişinidir. Aydın veya Akkirman doğumludur.

Bursa’ya ne zaman ve
hangi nedenle geldiği bilinmemektedir. Bu şehre geldikten sonra Işıklar
semtinde tekkesini kurmuş ve orada yaşamaya başlamıştır.

Ramazan Baba’nın hangi tarikata mensup olduğu konusunda
kaynaklar farklı bilgiler vermektedir. Baldırzâde, Zeyniye’ye mensup
olduğunu söylerken,

Lemezât onun, önce Emir Sultan tarikine intisab ettiği,
sonra bir müddet Edhemî seyrine girdiği, en sonunda ise Bektaşiler’den olan
Resul Çelebi’den el aldığı kaydı bulunmaktadır.

Başka bir rivayette ise
Ramazan Baba, Nakşî olarak gösterilmektedir.

Ramazan Baba’nın, Şeyh Ali, Şeyh Mehmed ve Hacı Dede adında
üç halifesi olduğu bilinmektedir.

Kendisinden sonra tekkede şeyhlik
yapanlara gelince:
a) Hacı Dede (ö. ?)
Ramazan Baba’nın halifesi olması dışında hakkında fazla bilgi
yoktur.

b) Veli Dede (ö. Bursa 1078/1667)
Hacı Dede’nin vefatından sonra onun erine geçen Veli Dede (ö.
Bursa 1078/1667) ölünceye değin bu görevde bulunmuştur. Vefatı esnasında
Bursa’da bulunan Hacıbektaş Dergâhı’nın o tarihteki şeyhi, Veli Dede’nin
cenazesinde hazır bulunmuş ve namazını da o kıldırmıştır.

Bu bilgiden
hareketle, Ramazan Baba Dergâhı’nın, başlangıçta bir Bektaşi tekkesi olarak
kurulmamış olsa bile, kuruluşundan çok kısa bir süre sonra Bektaşiler’in
eline geçmiş olduğu söylenebilir.
c) Hasan Dede (ö.?)
Veli Dede’nin vefatında Bursa’da bulunan Hacıbektaş Dergâhı’nın
şeyhi tarafından Hasan dede, Ramazan Baba tekkesinin postnişinliğine
getirilmiştir. 1078/1667 yılında göreve başlayan Hasan Dede’nin hizmet
süresi ve ölüm tarihi belirlenememiştir. Yâdigâr-ı Şemsi’nin verdiği bilgiye
göre, tekke bu dönemde bir süre elden ele dolaşmıştır.

d) Bektaş Ahmed Efendi (ö. Bursa 1139/1725)
Bu şahıs hakkında bilinen tek şey, 1139/1725 yılında, dergâhtaki
görevi esnasında vefat ettiğidir.

e) Şeyh Mürsel Baba (ö. Bursa 1164/1750)
Rumeli’de doğmuş, bir süre zâhirî ilimlerle ilgilendikten sonra
Bektaşi tarikine girmiş ve Kürd Mehmed Baba adında bir şeyhin halifesi
olmuştur. Mehmed Şemseddin Efendi’nin ifadesine göre, Bursa’ya
“Ramazan Baba Zâviyesi’nin gürûh-ı melâhideden tathirine memur olarak
gelmiş ve seccade-i meşihata geçmiştir”.

f) Derviş İbrahim (ö. Bursa 1187/1772)
Derviş İbrahim on dört sene şeyhlik yaptıktan sonra, bu görevde iken
vefat etmiştir.
g) Mehmed Baba (ö. Bursa 1193/1778) Mehmed Baba şeyhlik makamına geçtikten kısa bir süre sonra
azledilmiştir. Mehmed Baba’nın azil sebebiyle ilgili olarak kaynaklar farklı
bilgiler vermektedir.

h) Derviş Ali (ö. ?)
Babasının adı Seyyid Mehmed’dir. Postnişinliği esnasında,
1198/1783 yılında tekke yakınlarındaki on yedi dönüm araziyi buraya
vakfetmiştir.

i) Halil Baba (ö. Bursa 1214/1798)
1208/1792 yılında göreve gelmiştir. Daha önceleri Ramazan Baba
Dergâhı’nın mutfağında kullanılan odunları temin ettiği için “Katırcı Halil
Baba” diye meşhur olmuştu. Yaklaşık üç yıl kadar bu görevde kaldıktan
sonra, tekkenin vakıf mallarını ve hayvanlarını satıp kendi işleri için
kullandığı gerekçesiyle tekkeden uzaklaştırılmıştır. 1214/1798 yılında vefat
eden Halil Baba dergâhın haziresine defnedilmiştir.

j) Mehmed Salim Baba (ö. Bursa 1216/1801)
Aslen Çorumlu’dur. Zâhirî ilimlerde de söz sahibi olduğu
söylenmektedir. 1216/1801 yılında Bursa’da vefat etmiştir.

k) Hacı Mehmed Dede (ö. Bursa 1234/1818)
İstanbul’da doğmuştur. Bursa’ya geldikten sonra, Katırcı Halil
Baba’ya intisab ederek halifesi olmuştur. Mehmed Dede’nin Bursa’daki
diğer tarikatların şeyh ve müridleriyle iyi ilişkiler kurduğu, sık sık onların
tekkelerine ziyaretlerde bulunduğu ve fukaraya ikrama özen gösterdiği
bildirilmektedir. Şu cümleler, yine aynı zaman diliminde yaşayan ancak
farklı tarikata mensup bir başkasının, Mısrî Mehmed Şemseddin Efendi’nin
bir Bektaşi şeyhini nasıl tasvir ettiğini göstermesi açısından ilginçtir:
“Baba-yı mezkûr ehl-i edeb, rind, kalender-meşreb, sahî ve
kerîm, mükrim, mut’im olmakla beraber kendisinden mugayir-i emr-i
şeriat ve muhâlif-i âdâb-ı tarikat ve a’mâl-i kabîha görülmemiş ve
işitilmemiş bir zât-ı haceste sıfat imiş”.

1234/1818 yılında vefat eden Mehmed Dede, tekkenin haziresine
defnedilmiştir.
l) Halim Dede (ö. Bursa 1268/1852) 1826 yılında Yeniçerilik’le birlikte Bektaşiliğin de kaldırılması
sırasında Ramazan Baba Dergâhı’nda postnişin olan Halim Dede bu tarihte
görevden uzaklaştırılmıştır.

Halim Dede buradan ayrıldıktan sonra
ölünceye değin kendi evinde Bektaşi tarikatinin usullerine göre derviş
yetiştirmeye devam etmiştir. İleride hakkında bilgi verilecek olan, tekkenin
son Bektaşi şeyhi Süleyman Bey Baba, Halim Dede’nin bu dönemde
yetiştirdiği müridlerden biridir. 1268/1852 yılında vefat eden Halil Dede’nin
mezar taşında şu beyitler yazılıdır:
“Hacı Bektaş-ı Veli erkânın icrâ ederek
Olmışdı nice dem post-ı reşâdetde mukîm.
Hâme yazdı Vâsıfâ târih-i fevtin bi’t-tamam
Kıldı ruhın Hakk’a teslim Hû diyüb abd-i Halim.”

Ramazan Baba Dergâhı Bektaşiler’den alındıktan sonra, onlara ait
bölümler yıkılmış, tekkenin bütün mallarına da el konmuştur.

Bu tarihten sonra dergâh, bütün Osmanlı topraklarındaki Bektaşi
tekkelerinin kaderine ortak olmuş, Nakşibendi tarikatinin eline geçmiş ve
sırasıyla Ahmed Hikmet Efendi ile Abdülgafur Efendi posta oturmuşlardır.
Daha sonra şeylik yapan Ahmed Efendi hakkında herhangi bir bilgiye
ulaşılamamıştır. Tekkenin son Bektaşi şeyhi Süleyman Bey Baba’dır.
m) Süleyman Bey Baba (ö. Bursa 1313/1897)
Ramazan Baba Dergâhı postnişinleri içerisinde hakkında en çok
bilgi bulunan kişi Süleyman Bey Baba’dır.

Bursa’da doğmuştur. İlk
tahsilinden sonra bir süre hat sanatıyla ilgilenmiştir. Bir ara Mahkeme-i
Şer’iyye Kalemi’ne devam etmiş, daha sonra da ticaretle iştigal ederek
bezzazlık yapmıştır. Bu dönem içerisinde, Sâdiye tarikatı şeyhlerinden Said Efendi (ö. Bursa 1245/1829) ve Nakşibendiye’den Ahmed Baba Efendi’nin (ö. Bursa 1261/1845) zikir halkalarına devam etmiştir. Süleyman Bey Baba’nın Bektaşi tarikine intisabı, daha önce hayatı
hakkında bilgi verilen Halim Dede vasıtasıyla olmuştur. Halim Dede’nin
yanında “ikmal-i tarikat ve ihtisal-i usûl ü âdâb eyledikten sonra” İstanbul
Rumelihisarı’nda bulunan Mahmud Baba Efendi’den 1273/1856 tarihinde
icazet almıştır. Daha sonra İstanbul’daki evinde bir süre mürid yetiştirmekle meşgul olmuştur. Bu sırada, Ramazan Baba Dergâhı türbedarlığı kendisine tevdi edildiği için tekrar Bursa’ya dönmüştür.
Süleyman Bey Baba, 5 Şaban 1313/1897’de vefat ettiğinde, daha
önce, şeyhi Halim Dede’nin yanına defnedilmesini vasiyet ettiği halde
Zindankapı kabristanında toprağa verilmiştir.

Süleyman Bey Baba’dan sonra tekke yine el değiştirir ve bu sefer
Mısriye’den olan Şeyh Sâbit Efendi (ö. Bursa 1329/1911) posta oturur. Sâbit Efendi’den sonra buraya tayin edilen ve Şabaniye’den olan Ferid Efendi ise beratını alamadığı için göreve gelememiştir

Gerçeğe Hü Mümine Ya Ali...

Rojaazme
08-03-2007, 01:46 PM
yüregine sağlık candost.

Fukara-i Abdal
28-02-2008, 11:13 AM
.................