PDA

: Abdal Musa Tekkesi


Fukara-i Abdal
08-03-2007, 12:55 PM
Bismişah Allah Allah
1- Abdal Musa Tekkesi:
Abdal Musa’nın (ö. Elmalı XIV. yy) gerçek şahsiyeti, “tarihî” diye
ileri sürülen rivayetlerin menkıbe ve şahsi yorumlara dayanması dolayısıyla
çok müphemdir.

Âşıkpaşazâde’nin verdiği bilgiye göre, Abdal Musa, Hacı
Bektaş’ın müntesibidir ve onun ölümünden sonra bir müddet
Sulucakaraöyük (günümüzdeki adıyla Hacıbektaş)’teki zâviyede kalmıştır.

Fetihten önce Bursa civarına gelip post seren Abdal Musa, Baldırzâde ve
Beliğ’in ifadelerine göre şehir alındıktan sonra vefat edince ilk yerleştiği yere defnedilmiştir.

Fakat daha sonraki araştırmalar, Musa Baba’nın
fetihten sonra bir süre daha Bursa’da kalıp, Denizli yoluyla Finike’ye
gittiğini ortaya çıkarmıştır.

Biri Bursa’da, diğeri Elmalı’da yatan iki ayrı şahıs olduğunu kabul
edenler de vardır. Fakat kaynakların bir tek Abdal Musa’dan başka bir
diğerine işaret etmedikleri düşünülürse Bursa’daki kabrin Bursa fethinde
bulunması hasebiyle bu zatın adına kurulmuş bir makam olduğu
söylenebilir.

Ayrıca, Denizli’de mezarının, Bergama ve Sart’ta zâviyesinin
olduğunu söyleyenler de vardır.

Daha önce de zikredildiği gibi, Abdal Musa “ilk Bektaşiler” olarak
nitelenen Kalenderiler zümresine mensuptur.

Dolayısıyla burasının ilk
dönemlerde, daha çok Kalenderî dervişlerinin devam ettiği bir mekan olduğu
söylenebilir. Bu durumdan hareketle, Abdal Musa tekkesinin, Abdal
Musa’nın Bursa’da bulunduğu XIV. yüzyılda, daha sonraları bilinen şekliyle
bir Bektaşi tekkesi olmadığı açıktır.
Musa Baba’nın kabri üzerine II. Bayezid’in torunu Hançerli Sultan
tarafından bir kubbe, yanına da bir medrese yaptırıldığı bilinmektedir.

Mehmed Şemseddin Efendi, yaklaşık yüz sene önce,Yâdigâr-ı Şemsî’yi
kaleme aldığında, zâviye ve medresenin harap bir halde olduğunu ve
yerlerinin bağ bahçe şekline dönüştüğünü ifade etmektedir.
XIV. yüzyılın başlarında kurulan bu tekkenin tarih içerisindeki seyri
ve burada Abdal Musa’dan sonra postnişin olanlara dair herhangi bir bilgi-
şimdilik- mevcut değildir.

GERCEK ERENLER DEMİNE HÜ..

Fukara-i Abdal
30-12-2007, 06:24 AM
.................

godofwar
01-03-2008, 07:13 AM
teşekkürler emğin için

Güleserlaleci
09-03-2008, 09:43 PM
slm arkadaşlar size bir şey danışmak istiyorum ben ocakzadelerdenim edindiğim bilgiye göre abdal musa ocağı'ndanmışız ama ben pek bi bilgi bulamadım bilgisi olan canlardan paylaşım bekliyorum ii günler

aleviesra24
09-03-2008, 10:01 PM
Allah Allah Eyvallah Dermani Can...
Bilgilerin için teşekkür ederiz...Hakk Razı olsun...

Tahtacı07
09-03-2008, 10:19 PM
Abdal Musa Dergahı çok önemli dergahlarımızdandır tıpkı Hıdır Abdal Ocağı gibi.Ama Alevi örgütleri buraya gereken önemi vermediğinden Abdal Musa Dergahı köpeklerin eline geçmiştir şuan.Alevilere saldırılan bir yer olmuştur,asimilizasyon merkezi haline dönüşmüştür.Alevi örgütleri birbirleriyle didişmekten değerlerini sahiplenemiyorlar işte yabanın eline geçiyor.

nurettinkarakaş
15-01-2009, 04:55 AM
İNANÇ ÖNDERLERİNDEN SEYYİD GARİP MUSA SULTAN

Musa KARAKAS


Seyyid Garip Musa Sultan Türkistan’ dan Anadolu’ya gelmis Selçuklular döneminde yasamis Hünkar Haci Bektas Veli’ den nasip almis bir Alp Erenidir. Garip Musa Sultan diger Erenlerin izledigi yolu izler. Tahta kilicini kusanarak Horasan’ dan kalkar, Anadolu’ ya bir rivayete 90 atli, bir rivayete göre ise 400 atli ile Divrigi Alan köyüne yerlesir. Burada tekke kuran Seyyid Garip Musa Sultan Ahmet Yesevi düsüncesini bu bölgede yaymaya baslar. Sivas seriye sicillerinde Seyyid Garip Musa Sultan soyundan gelenlerin incitilmemesi hususunda Abdülaziz Han 22 Temmuz 1862 tarihinde Sivas Valisi Zeki Pasaya ve Divrigi kadisi Ahmet Efendiye göndermis oldugu ferman da, Alan adli köyde yatan Seyyid Garip Musa Sultan’ in, gerçekten (sahihü’l nesep) serefli Hz. Hüseyin’ e dayanan (sadat’i kiram) yani ehlibeyt soyundan oldugunu isbat etmektedir. Ayni fermanin içeriginde, (Miladi’1806) 23,29 tarihlerinde, (Miladi 1839) senesi Ramazan ayinin ilk günlerinde, Gazi Sultan Abdulmecit Hanin da ayni konuda ferman yazdigi görülmektedir. Bu ferman Seyyid Garip Musa Ocaginin, Anadolu’ daki ocaklar içerisinde ne denli saygin yüce bir ocak oldugunu ortaya koymaktadir.

TİMUR ve GARİP MUSA DERVİŞLERİ

Seyyid Garip Musa’ nin dervisleri, Kars yöresine kadar gitmislerdir. Hatta bir köye Deliler Köyü (simdiki Sarikamis’ a bagli Deli Musa Köyü) adini vermislerdir. Timur nezdindeki Ispanya Elçisi Klaviyo, bu köydeki dervislerin sifa dagittigini yazar.

Klaviyo bu konuda aynen söyle demektedir “....Ertesi gün, Erzurum’ dan hareket ettik. 25 Mayis 1404’ te Deliler Köyü naminda bir yere vardik. Buraya Deliler Köyü adi verilmesinin sebebi, bütün burada ikamet edenlerin ruhbaniyet hayatina girmis, dünyayi terk etmis, Müslüman Dervisler’ den olmalaridir. Etraftaki köylüler burayi ziyaret ederek dervislerle görüsüyor, hastalar buraya getiriliyor ve dervislerin nefesi ile sifa buluyorlar. Bu dervislerin reisi, bütün dervisler tarafindan hürmet görüyor ve evliya taniniyor. Timur buradan geçiyorken dervislerin yanina gitmis, reislerinin yaninda kalmisti. Bütün bu havalide yerlesen kimseler dervislere bol bol adaklar gönderiyorlar. Dervislerin reisi de köyün hakimidir. Ahali bütün bu dervisleri evliya taniyorlar. Dervisler saç ve sakallarini tiras ediyor;yaz-kis sirtlarinda eski bir aba ile yollardan geçiyor, ellerindeki sazlari çalarak ilahiler okuyorlar. Bunlara ait tekkenin kapisinda bugün de bir püskül ve ay seklinde bir resim görülüyor. Altlarinda geyik, keçi, koç boynuzlarindan bir sira dizilmisti. Her dervisin kapisi üzerinde böyle boynuz vardir...”

M.Fahrettin Kirzioglu’ da Sarikamis-Kagizman Türkmenlerinin Garip Musali oymaginin pir ocaginin Deliler/Deli Musa köyünde oldugunu belirtir. Kirzioglu, simdiki Sarikamis kuzey-dogusunda, Kars çayinin bas kollarindan Kizilçubuk deresi boyundaki Deli Musa köyünün (1878) harbinden sonra terk edilmis oldugunu yazar.

SEYYİD GARİP MUSA TÜRBESİ


Seyyid Garip Musa Türbesi Divrigi’ nin eski adi Alan sehri olan bugünkü adini Seyyid Garip Musa’ nin oglu Mehmet Günes’ in adini alan Günes Köyündedir.

Türbede Seyyid Garip Musa ile oglu Günes Dede yatmaktadir. Türbenin kapisi üstündeki kitabede (1892-93) de tamir gördügü ayrica 1970 yilinda ise çati tamiri gördügü belirtilmektedir. Seyyid Garip Musa soyundan gelen Musa Karakas öncülügünde Seyyid Garip Musa Sultan Kültür ve Tanitma Dernegi kurularak türbenin bakimini ve Seyyid Garip Musa hakkinda bilgi ve belgeleri derleyip Garip Musa’ nin tanitimini üstlenmis Kültür Bakanligi Kayseri Kültür Varliklarini Koruma Kurulu Müdürlügü’ ne basvurarak 14.08.1998 gün ve 2295 sayili karari ile tescilini yaptirmis olup koruma altina alinmasini saglamis.
1999 yilinda 10.km yol yapimini Köy Hizmetleri Sivas Bayindirlik Il Müdürlügü tarafindan yaptirilarak yol hizmete açilmistir. Türbenin restoresi için restorasyon projesi yaptirilarak Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma Kurulu’ na sunulmus 31.08.2001 gün ve 2865 sayi ile onaylanmis olup aslina uygun olarak restorasyon yapilmis olup halkin ziyaretine açilmis bulunmaktadir.

nurettinkarakaş
15-01-2009, 04:58 AM
KERAMET HÜNKAR HACI BEKTAŞ VELİ VELAYETNAMESİ

SEYYİD GARİP MUSA SULTAN SOY SECERESİ



İMAM

MUSA’YI KAZIM

OĞLU



SEYYİD MÜKERREM MÜCAP

OĞLU



SEYYİD HASAN

OĞLU



SEYYİD MUHAMMED SANİ

OĞLU



SEYYİD MEHDİ

OĞLU



SEYYİD İBRAHİM

OĞLU



SEYYİD MUHAMMED

OĞLU



SEYYİD İSHAK

OĞLU



SEYYİD MUSA

OĞLU



SEYYİD İBRAHİM SANİ

OĞLU



------------------------------- --------------------------------------------------------------------------------------

↓ ↓

SEYYİD MUHAMMED (HACI BEKTAŞ ) SEYYİD MUSTAFA MENTEŞ

OĞULLARI OĞLU

HABİB EMİRCEM SULTAN ↓

................................... ↓ SEYYİD GARİP MUSA SULTAN

.................................................. ....................................HIZIR LALE CÜVAN SULTAN OĞLU

.................................................. ....... ↓

.................................................. ........ SEYYİD MEHMET GÜNEŞ



Bu Soy Seceresi’nin kaynağı Hünkar Hacı Bektaş Veli Hazretlerine kadar olan kısmı Araştırmacı Yazar Baki Yaşa Altınoluk’un Alevilik Hacı Bektaş Veli Bektaşilik adlı kitabından alınmış olup , Seyyid Garip Musa ile ilgili bilgi ise yine Baki Yaşa Altınoluk’un Osmanlıca’dan günümüz Türkçe’sine çevirdiği 1605-1667 yılları arasında Hacı Bektaş Veli Dergahında Postnişin’lik yapan Aziz Yusuf Çelebi oğlu Hacı Zülfikar Çelebi’nin defterine yazmış olduğu el yazması mevcut Menakıpname’yi 1849-1868 yıllarında Hacı Bektaş Dergahında Postnişin El Naci Turabi Dede Baba Sultan’ın kimliğini şöyle açıklamaktadır.

Garip Musa Horasani Horasan Diyarı Nişabur’un Niş şehrinde doğan daha sonra Nişabur’dan kalkan İbrahim Sani Oğlu Mustafa Menteş Sivas İline geldi. Haramiler O’na orada Şehitlik Şerbeti içirdiler. Bir oğlancığı kaldı , Hakdan Mada kimseciği yok idi. Hünkar’ın Ulu Dergahına getirdiler Nasibini Hünkar’dan alıp Sivas’a kaim oldu. Adına Garip Musa derler.

Bu belgeye göre Seyyid Garip Musa Sultan Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin Yeğeni olmaktadır.

.................................................. .................................................. ..........BU BELGEYİ TEMİN EDEN VE DÜZENLEYEN

.................................................. .................................................. ............. SEYYİD GARİP MUSA

.................................................. ..............................................KÜLT ÜR VE TANITMA DERNEĞİ BAŞKANI

.................................................. .................................................. ................ MUSA KARAKAŞ

nurettinkarakaş
15-01-2009, 04:59 AM
SEYYID GARIP MUSA OCAGINA AIT HILAFETNAME VE ICAZETNAME BELGELERI


GARIP MUSA OCAGINA AIT BIR HILAFETNAME (ICAZETNAME)

Nasrun minallah ve Fethun kârib ve Bessiru’l-Mü’minîn

Ya Muhammed Ya Ali Hayru’l-Beser

Bismillahirrahmanirrahim


Ariflerin kalplerini ilim hazinesi zineti ile süsleyen Allah’ a (CC) Hamd olsun. Süphesiz o bunu yapmaya kadirdir. Ve Marifeti az ve çok olarak istidada göre taksim etmistir. Asiklarin gözlerini onlara bir atufet olarak tam bir basiret ile donatmistir. Kendisine istitak duyanlarin sem’lerini açmistir. Hal ve Sözle masukun ismini duysunlar diye... O Allah ki, Ademi suretinde yaratti. O Allah ki, O’ndan baska ilah yoktur. Gaybi ve Sehadet alemini bilendir. O Rahman ve Rahimdir. Ve lehu’l-ilm bimucib serairi’l-Kulûbi es-Sidreti fi hunnesi’l-Leyli ila tarfi külli bihar ve hiye an tahti avadi sirati’l-emvac. Mütelâfemutü fii bihari

Eshedü Enla ilahe illallah ve Eshedü Enne Muhammeden abdülhü Ve Resuluhu, Allah Onu Nebi olarak göndermis ve peygamberlerin önderi kilmistir. Allah’ in (CC) sonsuz Salat u Selami o Nebinin âline ve evladinin, ve ashabinin üzerine olsun. Hz. Peygamber (SAV) buyurdu. Ashabim, yildizlar gibidir. Hangisine uyarsaniz Hidayet bulursunuz. Allahu Taala Azze ve Celle buyurdu: Nasrun Minallah Ve Fethun Karib. (Nusret Allah’ dan ve Fetih yakindir.) Hz. Peygamber (SAV) buyurdu. Bir kul müslüman kardesinin hacetini karsiladigi müddetçe, Allah (CC) de onun hacetini kabul eder. Hz. Ali bin Ebi Talib (KV) buyurdu: Olgun bir insan üç halde bulunur, makam ve mevki sahibiyken tevazu halinde, iktidar elinde iken affedici ve emaneti ehline verir. Muhakkiklerin Sultani ve Alemlerin Kutbu’l-aktab olan El Haci Muhammed Bektas-i Veli (Kaddes Allaha ?) seyhul der. Avam seyhi kemal ile olur, Havasin Seyhi hal ile olur, havasin havasinin seyhi ise esrar-i marifet ile olur. Ve seyhin hakikisi baskasinin isinde abd gibi olmakla. Ve ayni zamanda Allah’ in (CC) emrine sarilip yasakladiklarindan sakinmakla olur. Allahu Taala’ nin (CC) buyurdugu gibi:Resul size ne getirdiyse onu aliniz, size neyi nehyettiyse ondan sakininiz. Kalemle ilk yazilan söz Bismillahirrahmanirrahim sözüdür. Kim kazama razi olamazsa, yer ve gögün sahibi, benden baska Rabb aramis olur. Allah (CC) müminler için bir yol vaz’ etmistir. Mümin olan kimse, Allah’ a, meleklerine, gönderdigi kitaplara, resullerine, Ahiret gününe

Kadere, kaderin ve hayir ve serrinin ondan geldigine iman eden kimsedir. Mümin nefs-i levvameyi mücahede ile öldürüp, nefs-i mutmeinneyi riyazet ile diriltendir. Sonra, yüksek mertebelere ve derecelere yükselir, haklarin korunmasina gayret sarfetme ile, dünyada çok yerine aza kanaatla olacagi rivayet edilmektedir. Zenginligin azligi, çoklugundan hayirlidir. Nitekim Allahu Taala buyurur: Erkek ve kadinlardan Salih amel isleyenler büyük fadla nail olanlardir.

Güzel hayat kanaatle olur. Bu da, açligi sevmek, tokluga bugz etmekle olur. Yükselmenin terki ve hayirli olana yönelmek Aziz u Mennanin fazl ve ihsanina nail olacak. Bu cümleden Fakrin hakikatini ve Fenafillahi arzulayan, hadimu’l-Fukara ve’l-Mesakin Ismail Halife bin Abdülaziz Halife ki, Garip Musa evladindandir, Allah (CC) onu uzun ömürlü ve salihlerden kilsin. Tüm fiilerinde, kavil ve ahvalinde güzellik nasib etsin. Biz onu tam bir yetkiyle icazetli kildik ki, seccadenisin olacak, farz namazlari kilacak, üzerine düsen zekati verecek, Ramazan ayi orucunu tutacak, dergaha gelen ve gidenlere hizmet edecek, fukara ve mesakine zikir telkini ve diger hizmetleri gördükten sonra ahit ve tevbesini tazeleyecek, halki ve müzlümanlari konuk edecek, hirka giyecek. Çeraglari yakip, alemleri çikaracak zenbilleri tehlil ve tekbir ile kaldiracak.

Bundan sonra, icazet sahiplerinden büyüklerin iftihari, eslah-i suleha Türbedar-Muhammed Feyzullah Baba’ nin (Allah feyz ve ikbalini daim kilsin) varisi (Tarikatta) olmustur. Ondan sonra hasib ve nesib olan Haci Bektas evladindan Ahmed Cemaleddin Efendi’ ye (Allah uzun ömür nasib etsinEvladi Haci Bektas-i Veli kaddes Allaha sirri hümures olmustur. Sonra, (seyhlik) Seyh Mehmed Feyzullah Efendi (rh.a) den tevarus etmis, sonra Seyh Ali Celaleddin Efendi , oradan Seyh Veliyuddin Efendiye, oradan sirasiyla, Seyh Muhammed Hamdullah Efendiye, oradan Seyh Sehid Feyzullah Efendi’ ye, Seyh Ali Efendi’ ye, Seyh Ulvan Efendi’ye, Seyh Sehid Abdülkadir Efendi’ ye, Seyh Hüseyin Efendi’ ye, Seyh El-Hacc Zülfikar Efendi’ ye, Seyh Zühernus Yusuf Efendi, Seyh kasim Efendi, Seyh hasan Efendi, Seyh bektas Efendi, Seyh Kalender Efendi, Seyh Nursel Bali Efendi, Seyh Resul Efendi, Seyh Bektas Efendi, Seyh Yusuf Bali Efendi, Seyh Mahmut Efendi, Seyh iskender Efendi, Seyh Genç Kalender Efendi, Seyh Resul Bali Sultan Efendi, Rahmetullah Aleyhi, Esseyh Sultanu’l-Budela Sahibu’l-Burhan Sirr-i Yezdan Hz. Hizir Bali Sultan (ks), Mürsel Bali Sultan (ks) , Seyhu’l-Kamilu’l-Mükemmel es Samadani Sahib-i ilm-i ledünni El-Hacc Muhammed Bektas Veli (ks) ye tevarüsen silsilesi ulasmaktadir. El-Hacc Bektas Veli Bin Seyyid Ibrahim bin Seyyid Hasan bin Seyyid mehdi bin Seyyid Muhammed Sani bin Seyyid Hüseyin bin Seyyid Ibrahim Mükerrem Mücab bin Seyyid Muhammed bin Seyyid Musa bin Imam-i u alim Hz.Musa Kazim bin imam-i Faik bilhak Natik-i Seyyidu’l-Urefa Cafer es-Sadik bin Hz. Imam Fahir Seyyidu’l-Fuzala Muhammed Bakir bin Imam-i ehl-l Yakin Seyyidussürefa Zeynelabidin bin Hz. Imam-i Seniy Sibtu’n-Nebi Seyyidussüheda Hüseyin (RA) bin Hz. Imam-i Vasi ibn ammi-yi Nebi Varis-i Kamil-i ulum-u Nebevi Esdullahi’l-Galib Resulullah Aliy Ebi Talib (KV)

Haci Bektas-i Veli’ nin mürsidi Sultan Hace Ahmed Yesevi (KS), onun mürsidi Seyh-i Samadani Hace Yusuf Hemadani, onunki, Ebu Afi Farmidi, onunki, Seyh Ebu’l- Hasan el-Harkani, onunki, Seyh Bestami, onunki, ruhaniyeten hz. Imam Cafer EsSadik, onunki, Imam Muhammed Bakir, onunki, Imam Zeynal Abidin, onunki, mürsidi ise Hz.Mahbubu Rabbi’l-Alemin Hatemunnebiyyin Seyyudu’l-Evvelin ve’l-ahirin Sirru’l-vücud, Sahibu Makami Mahmud efdalu’l-Halayik Mufiyzusserayi’ ve2t-taraik Seyyiduna ve Sefi’una Muhammedu’l-Mustafa Sallallahu Taala aleyhi Vesellem’dir. Ve Onun mürsidi, Hz. Cibril (aleyhisselam) ve onun mürsidi, Hz.Allah (CC) ve amme nevaluhu vela ilahe gayruhu ve Huve’l-Feyyazu’l-Kerim.


Sebeb-i tahrir-i kitabet ve mucib-i tastir-i Hilafet oldur ki, Hazret-i Pir-i Destgirimiz Sultanu’l-Arifin ve Burhanu’l-Vasilin Hazret-i Hünkâr El-Hacc Muhammed Bektas-i Veli Kuddise Sirruhu’lâli Efendimiz Hazretlerinin Tarikat-i Aliyyesi intisabiyla müftehir, Hadimu’l-Fukara Ismail Halife ibn Abdülaziz Halife an evlad-i Garip Musa edamellahuhidmetehu usul-i saadetmahsul-i Tarikat-i Aliyye mucibince ahkam-i seriat garra ve adab-i tarikat-i ulya üzere hareket etmek ve eslaf-i salihîn sünen-i serifelerine gitmek ve terbiye-i salikîn ve müridîn kilmak ve Evkat-i Hamse (Bes Vakit) ve eyyam-i mahsusada Halifetu’l-Müslimîn, Padisah-i Islampenah Efendimiz Hazretleri’ nin dua-yi hayriyelerine müdavemette olmak ve herhalde Hilafetnâme ahkaminca amel ve hareket ve hilafindan mübaadet etmek üzere yedine Hilafetnâme verildi. Vesselamu ala men ittabaa’l-hüda. Tahriren fi yevmi isna ve asere min sehri zilhicceti liseneti hamsete ve asere ve selasemiye ve elf mine’l-hicreti men lehu’l-izzetu vesseref...( 12 Zilhicce 1315)

Hadimulfukara Hadimulfukara Hadimulfukara
Dedebagi Babasi Bedergâh-i Mihmandar Baba Bedergah-i Ekmekçi Baba Bedergah-i
Haci Bektas-i Veli Haci Bektas-i Veli Haci Bektas-i Veli
Haci Mehmed Baba Haci Haydar Baba Haci Salih Baba


Hadimulfukara Hadimulfukara
Asçi Baba Bedergah-i Türbedar-i Dergah-i Haci Bektas-i Veli
Haci Bektas-i Veli El-Hacc Feyzullah Baba
Haci Hüseyin Baba


Garip Musa evladindan Ismail Halife bin Abdülaziz Halife Bin üçyüz on bes tarihinde Dergah-i Hazret-i Pir Efendimiz’e gelip izn-i icazet alarak erkan-i evliya üzere halife çikmis, bâlâda gösterilen aslina mutabik olan suert-i vecihle yedine Hilafetnâme verilmis ise de, bu kere Harb-i Umumi’ de Rusya’ nin Sarikamis’ i isgalinde haneler garat olanlarinin bzailari sehid edildiginden mezkur Hilafetname zaiata ugradigi cihetle eyledigi müracaat üzerine mezkur Hilafetname’ nin sureti balaya ihraçla kendi ocagina mensup ehl-i tarikata, seriat-i garra ve tarikat-i evliya üzere icra-yi ayin etmek üzere is bu hilafetnâme sureti tarafimizdan tasdikle mumaileyh Ismail Hakki Halife yedine tasdiken I’ta kilinmistir. 1 Haziran 1338

Hadimulfukara Hadimulfukara Hadimulfukara
Mihmandar Baba Bedergah-i Ekmekçi Baba Bedergah-i Asçi Baba Bedergah-i
Haci Bektas-i Veli Haci Bektas-i Veli Haci Bektas-i Veli
(Mühür) (Mühür) (Mühür)

Hadimulfukara Hadimulfukara Hadimulfukara
Türbedar-i Dergah-i Evlad-i Müsarünileyhden Balim Evi Babasi Bedergah-i
Havi Bektas-i Veli Haci Bektas-i Veli Çelebisi Haci bektas-i Veli
(Mühür) (Mühür) Veliyuddin (Mühür)

Hadimulfukara
Dede Bagi Babasi Bedergah-i Haci bektas-i Veli
(Mühür)


Tercüme : Müfid YÜKSEL

nurettinkarakaş
15-01-2009, 05:01 AM
GARİP MUSA TALİPLERİNİN ve OCAKLARININ BULUNDUĞU YERLER

SİVAS MERKEZ Akpınar
SİVAS KANGAL Dışlık
SİVAS DİVRİĞİ Güneş,Dumluca,Pengürt,Karaağaçlı,Eğrisu(Anzahar),Ö dek,Mursal,
Güneyevler(Erşin) Körküsü,Meliköy,Yağbasan,Kuluncak
SİVAS GÜRÜN Çatkara,Yuva,Kervan Mağara,Külaflı
KAHRAMANMARAŞ ELBİSTAN Keçemağara
SİVAS ŞARKIŞLA Ortaköy
SİVAS YILDIZELİ Yuvalıçayır
ÇORUM ALACA Büyükcamili,Kızılçukur
ÇORUM MERKEZ Mislerovacık
YOZGAT Kışla(Deremahal) Darıcı,Derenum
MALATYA MERKEZ
MALATYA ARGUVAN İsaköy
ŞANLI URFA Kısas Beldesi
GAZİANTEP MERKEZ
KİLİS MERKEZ
KARS KARACAÖREN-HACIHALİL
KARS SELİM Akpınar,Karaçayır,Dölbentli,Cavlak,Alisofu,Iğdır,S üpanazat,
Aşağı Kotanlı,Yukarı Kotanlı,Ağyar,Sipkor,Karnıağız,Tiknis,
Molla Mustafa
KARS SARIKAMIŞ Asbuğa,Boyalı,Aşağı Salıt,Yukarı Salıt
KARS ARDAHAN-DAMAL

Saskara,Piklop,Aşağı Gündeş,Yukarı Gündeş,Seyitveren
KARS KAĞIZMAN Kömürlü,Paslı,Yalnızağaç
KARS HANAK Çimliçayır , Hanak
ERZURUM ŞENKAYA Kevenk,Zuvart,Mişek,Armişen,Kahız
ERZURUM HASANKALE Badıcivan,Endek,Müşgi - Karabez Çelebi
ANKARA Mamak,Altındağ,Etimesgut,Sincan,Keçiören(Saracalar Köyü),
Yeni Mahalle , Çankaya
KIRIKKALE SULAKYURT Akkuyu,Çayoba,Hamzalı,Faraşlı
ANKARA KALECİK Avşar,Elmapınar,Hançılı,Karatepe
ESKİŞEHİR MERKEZ Yahnikapan,Karatepe,Topkaya,Koşmat Sarıkavak,Çağlayan
ESKİŞEHİR MAHMUDİYE Yeşilyurt,Harmandalı
İSTANBUL MERKEZ İlçeleri
İZMİR MERKEZ İlçeleri
KIRŞEHİR MERKEZ İliç Köyü
ÇANKIRI ŞABANÖZÜ Çapar



Düzenleyen
SEYİT GARİP MUSA SULTAN KÜLTÜR ve TANITMA DERNEĞİ BAŞKANI
MUSA KARAKAŞ

nurettinkarakaş
15-01-2009, 05:02 AM
TUĞRA : MAHMUD'UN OĞLU ABDÜLAZiZ HAN

DAiMA MUZAFFER



Şerefli beylerin övüncü, kuvvet sahibi uluların itibarlısı, değerli ve hürmetli, izzet ve ihtişam sahibi, yüce Allah'ın lüt*funa mazhar olan (inayeti onun içindir) soylu Beylerbeyilerimden Sivas eyaleti Mutasarrıfı (Vali) ve şanlı ecidiye ni*şanının üçüncü rütbesinin Sahibi Zeki Paşa talihi daim olsun ve fazilet ve alicenaplıkta en önde gelenlerin övüncü, iftihar vesilesi olarak nitelikleri ve iyi ahlakları kendinde toplayan, yüce Allah'ın inayetine mazhar olan ikinci rütbe sahiplerinden adı geçen eyalet muhasebecisi Ahmet, Yüceliği artsın ve gerçeği bulan bilgilerin önderi Divriği Kazası naip (Hakim; kadı vekili) ve Müftüsü o ikisinin ilmi artsın. Ve emsal ve ekranlarının övüncü diğer meclis azası değe*rleri artsın. Yüce Fermanım elinize geçince bilin ki Divriği Kazasına tabi Aşudu kazasından Alan adlı Köyde gö*mülü soyluların değerlisi Seyyid Garip Musa yüce Sırrı kutlu olsun. Evladından ve soyu gerçekten (Sahihü'l nesap) şerefli Hz. Hüseyin'e dayanan (Sadat'ı kiram) Seyyit Zülfikar ve adı geçenin diğer evlatlarının oturdukları mahalde başkaca vergi alınmayı gerektirir. Malları ve arazilerinin kullanabildikleri nesne olmadığı cihetle şartlara aykırı vergi talebiyle rencide olunmamaları için ellerine ferman verilmesini önceden istida etmiş olduklarından ve Divriği üze*rinde kayıtlı vergiye tabi malların ve Kazaların yüce emirler ile varid olan vergilerden iş ve deftere bozukluk ve ek*siklik gelmemek üzere mallar ve arazi, durumlarına ve güçlerine göre mahallinde genel olarak değiştirilmek ve düze*Itilmek suretiyle, kanun yoluyla düzenlenen tevzi defteri uyarınca hisselerine düşeni ödemeleri ve adı geçeni kazada bulunan bahsi geçen Alan köyü sakinlerinden adı geçenin soyca gerçekten Şerefli Hz. Hüseyin'e dayanıp (Sahihü'l nesep Sadat'ı Kiramdan olup) kaza ve kasaba ve köyleri taraflarında bilfiil kullanımları altında başkaca vergi alınmayı gerektirir malları arazileri ve fiilen kullandıkları ve ziraat yaptıkları yerler yoksa, vergi talebiyle rahatsız rencide olmamaları. Geçerli şartlardan olup, eski vergi defterlerinde kayıtlı bulunduğundan, şartlara uyulmak ko*nusunda 1221 (Miladi 1806) ve 23, 29 tarihlerinde verilen şerefli emirler gereğince 1255 (Miladi 1839) senesi Ramazan'ının ilk günlerinde; cevheri yüksek biraderim, cennet-mekan, rahmetli Gazi Sultan Abdülmecit Han - Top*rağı temiz olsun - Hazretleri zamanında dahi yazılı bir şerefli emir (ferman) verilmiş olduğuna ve şahane uğurlu ce emirlerin şerefli vuku'unda, buna benzer yüce emirlerin şerefli saltanatımın geçerli kaidelerinden bulunduğuna binaen o konuda vaki olan istida üzerine gerekli işlemin yapılmasıyla yazılı olarak işbu yüce değerli emrim çıkarılma verilme üzerine: Siz ki mutasarrıf (Vali) Paşa ve Muhasebeci vesair yukarıda adı geçenlerimsiniz, yüce şanlı emrimin içeriği malumunuz olduğunda adı geçen yazının şartları uyarınca davranış ve hareketle adıgeçenin aziz ev*Jının rencide ve haksızlıktan korunmaları hususuna özen ve dikkat eyliyesiniz, bu şekilde bilesiniz, Tuğrama iti*_t kılasınız, 24 Muharrem 1279 (22 Temmuz 1862 Salı) Tarihinde Yazıldı.



Bu Ferman Seyit Garip Musa Sultan Kültür ve Tanıtma Derneği tarafından yaptırılmıştır.

Musa Karakaş

Başkan

nurettinkarakaş
15-01-2009, 05:04 AM
SEYYID GARIP MUSA SULTAN HAKKINDA SÖYLENEN DEYISLER

Sabah oldu kutlu günler doguyor
Yetis Garip Musa Merdan Aliye
Ihsan ettigine nurlar yagiyor
Yetis Garip Musa Merdan Aliye

Sen bir Ali oglusun Ali Velisin
Arslan pençelide gayet ünlüsün
Ne adam öldürdün nede kanlisin
Yetis Garip Musa Merdan Aliye

Horasan Ilinden çika gelesin
Ardiçtan Kilici ele alasin
Kafirleri bölük bölük bölesin
Yetis Garip Musa Merdan Aliye

Sefil Alim derki Garipçe basim
Acemden uruma atildi tasim
Her nereye gitsem Hizir yoldasim
Yetis Garip Musa Merdan Aliye

HEY ERENLER

Hey erenler sizi görmeye geldim
Sultan Garip Musa Sultan celalim
Dergahina yüzüm sürmeye geldim
Sultan Garip Musa Sultan celâlim

Dediler bu imis cihanin vari
Rum Halifesi horasan piri
Ol balim sultanin hem yadigari
Sultan Garip Musa Sultan celalim

Irsat etti Agalari beyleri
Horasandan kiliç giyen zaglari
Ardiç kiliciyla böldü daglari
Sultan Garip Musa Sultan celalim

Cümle erden sonra nasibin alan
Tarikat ehlinin kilidin bulan
Firdevs bahçesinin bülbülü olan
Sultan Garip Musa Sultan celâlim

Kul Ismailim gördü Elhamdülillah
Ayin lem yazilmis ismi arsullah
Sükür bus eyledim el Hükmülillah
Sultan Garip Musa Sultan celâlim

CARIN GÜNÜDÜR

Aski olan kuduretten balkidi
Hak hazinesinde kumasin dokudu
Bülbül olan gül dalinda sakidi
Aman Garip Musa carin günüdür

Sükür olsun ol hüdaya eristik
Rusen olduk gül bagina karistik
Garip Musa senin lütfüne düstük
Aman garip Musa Carin günüdür

Garip Musa yücesinde oturur
Nice kâfirleri dine getirir
Seyyit Baba sancagini götürür
Aman Garip Musa Carin günüdür

Garip Musa yücelerde durursun
Isteyenin muradini verirsin
Oniki Imam Kirklarin birisin
Aman Garip Musa Carim günüdür

Garip Musa yücelerden bakiyor
Sahi Merdan kitabini okuyor
Askin atesi su sinemi yakiyor
Aman Garip Musa Carin günüdür

Ardiçtan Kilici almis eline
Alinin Zülfikarini takmis beline
Mübarek Düldülü almis yanina
Aman Garip Musa Carim günüdür

Garip Musa Ersin Pirsin yücesin
Aman Mürvet diyene Kandan geçersin
Dahi bu yüzden evinden göçersin
Aman Garip Musa Carin günüdür

Garip Musa firgatim var düsüm var
Içimde yarelerim türlü hisim var
Garip Musa senin nerde isin var
Aman Garip Musa Carin günüdür

Asik Mehmedim Piridir ustadim
Mübarek malin gördüm dost dedim
Garip Musa senden bir dolu istedim
Aman Garip Musa Carin günüdür

SEN IMDAT EYLE
Yaliniz kalmisim daglar basinda
Yeris Garip Musa Sen imdat eyle
Yaliniz oldugum size malumdur
Yeris Garip Musa sen imdat eyle

Garip Musa sen bir ulu kisisin
Ali ile Muhammedin esisin
Car diyende hemen ulasirsin
Yeris garip Musa sen imdat eyle

Musa dedem seydullaha gidiyor
Insan zalim olmus pisman ediyor
Gör ki zalim kulun bize ne diyor
Yeris Garip Musa sen imdat eyle

Musa dedem tekkesini beklesin
Mahmut dedem talipleri saklasin
Sizi çagiranlar mahrum kalmasin
Yeris Garip Musa sen imdat eyle

Karasudan asarzoldu yolumuz
Gider olduk görünmüyor önümüz
Amucam usagida kaldi yaliniz
Yeris Garip Musa sen imdat eyle

Karakus donunda kendi göründü
Geldi irmak kenarina oturdu
Pir Sultan Abdalim isin bitirdi
Yeris Garip Musa sen imdat eyle


BIR ER GÖRDÜM

Ben bugün bir er gördüm
Gayet hikmeti sir gördüm
Batinda bir pirden sordum
Dediler garip Musa’dir

Dediler Ali Evladidir
Basinda taci devletidir
Asli Ali ile Muhammaddir
Dediler Garip Musadir

Ilmini kudretten alir
Don degistirir gider gelir
Kâmillere ögüt verir
Dediler Garip Musadir

Sah Hatayim eyle Ihsan
Turab olda öyle dursen
Budur dervislige nisan
Dediler Garip Musadir


GARIP MUSA'm SENIN GARIP YURDUNA
BEN DE BIR MURATLA GELDIM SEVDIGIM
DIKTIGIN ARDICIN KURU DALINA
UÇTUM AMA KONAMADIM SEVDİĞİM

KARTAL OLSAM BEN SÜZÜLSEM AVIMA
BIR NASIP VER BENIM NACÝZ GÖNLÜME
YUVA YAPSAM OL YILANLI DAGINA
GECE GÜNDÜZ SEYREYLESEM SEVDIGIM

SEYYID GARIP MUSA O BENIM ATAM
AKSAMA GELEM TECERDE YATAM
ALTI YÜZYIL SONRA KIM DEMIS BULA
YÜREGIMDE BIR ELÇIN VAR SEVDIGIM

AKPINARDA GÖÇ YOLUNA ÇIKMISIM
IZINI BEN MAH GÖLÜNDE BULMUSUM
MUZAFFER'IM DIVANINA DURMUSUM
DIVANINDAN MAHRUM ETME SEVDIGIM

20-09-1999
Muzaffer ERSOY

BarisGuven
14-03-2009, 04:26 AM
Ve şimdilerde bu dergahın kullanıcısı; "Abdal Musa Vakfı" günlük politikalara alet olarak, Alevi İftarları düzenleyip, Alevi Bektaşiliğin - Diyanet ve Devlet ile nasıl barışabileceğini, "Ilımlı İslam İçindeki Alevilik" bilimsel (!) teorileri, yönetimdeki kimi Alevi (!) milletvekilleri ile işbirliği yaparak, kendini ortaya koymaktadır.

Amistofes
14-03-2009, 10:14 AM
Makale yazari: S.Ali Arlier Tarih, gün ve saat : 14. 2005 21:45:16:


ALEVI ÖRGÜTLERINDEN NICIN RAHATSIZ OLUYORLAR?

Merhaba sevgili dostlar, son günlerde belli cevrelerden alevi örgütlerine yönelik sadirilar yogunlasmis durumda,biz bunun nedenlerini biliyoruz,ancak bir kac noktayi sizlerle paylasmak isterim.
Demokratik Alevi örgütleri,inkarci sisteme karsi kimlik mücadelesi vermek icin kurulmuslardir,bundan dolayi ,Türkiyedeki anti demokratik,despot sistem bu yönde örgütlenenAlevilerden rahatsiz oluyor.
Bunun icin sistem (susurluk cumhuriyeti)her firsatta farkli bicimde muhalif kesimleri,bu arada Alevileri susturmak icin planlar yapiyor ve ne acidir ki bunun icin taseron (modern hizir pasa)bulmakta zorlanmiyor,özellikle Avrupa Hürriyet gazetesi bu is icin gönüllü koc basi rolü üstlleniyor,ve kiyida kösedene kadar dönek,cikarci,örgütün disinda kalmis tip varsa bunlarin görüsleri Hürriyet köselerinde cok muteber,bilimsel görüslermis gibi sürekli yayinlaniyor.
Baska bir örnek Hacibektas belediye baskani,emekli bir asker olan ve derin bir operasyon ile Hacibektasa belediye baskani secilen (sectirilen)ve Alevilerin basina bela olan bu zat ,önce cemevleri ibaadethane degildir diye aciklama yapti,daha sonra Anadolu Alevilerinin sercesmesi olan Hacibektasta farkli oyunlar sahnelemeye basladi,Hacibektas belediye baskaninin görüsleri Islamci Vakit,Zaman gibi gazetelerde manset olabiliyor,konu Alevilerin örgütlerine düsmanlik olunca her ne hikmetse seriatcilarla emekli bir generalin görüsleri ayni noktada bulusabiliyor!!
Birde bazi internet sitelerinde (örnegin Aleviyol) birkac kafadar sanal alemde Alevi sorunlarina egiliyorlar!!?
bunlarin basinda Ismail Engin geliyor ki, bu vatandasin görevi, demokratik Alevi kuruluslarinin örgütlenmeden ve kadro sikintisindan kaynaklanan olumsuz yönlerini bulup abartarak Alevi kitleler nezninde itibarlarini zedelemek (sanki bu is icin özel görevli)elbette Alevi örgütleri hatasiz yönetilen mükemmel yapilar degiller,zaten böyle bir sey mantiga ve bilime ters olur,ancak bu konuda hic bir emek vermemis, hic bir bedel ödememis I.Engin gibi kisiler,yillarca Aleviler icin kimlik mücadelesi vermis insanlara ve örgütlere agir elestiriler yapabiliyorlar,örnegin elli yildir bu ugurda emek veren ve gectigimiz günlerde hakka yürüyen Alevilerin Ali amcasi Ali Dogan,ilerlemis yasina ragmen Alevi ismi ile dernek kurabilmek icin sabahin soguklarinda ,mahkeme kapilarinda beklerken, I.Engin ve sürekasi neredeydi? yada ,ömrünün son günlerini Alevi mücadelesine adamis, Alevilerin kasim abisi bilim adami sayin kasim Yesilgül,AB ilerleme raporlarinda Alevilerinde sorunlarinin dile getirilmesi icin sessiz sedasiz(reklamsiz)diplomatik calismalar yaparken,I.Engin ve yandaslari nerede idi göremedik.
I.Enginin iddiasi o ki ,Aleviyol Alevilikle ilgili gelismeleri aktaran bir site,bir an öyle oldugunu düsünelim ve Aleviyolu acalim bakalim, binllerce insanin katildigi strasburg üniversitesi ögretim görevlisi sayin kasim Yesilgülün,strasburg ve Ankaradaki cenaze törenleri,ayni sekilde yine binlerce insanin katildigi sayin A.Doganin cenaze töreni bu sitede haber degeri tasimiyor,yine Almanya Offenburg ta örgütlenen yigit Aleviler örgütlenmenin verdigi bilinc ve güven ile Avrupada ilk kez sifirdan bir cemevi insa edip acilisini yapiyorlar, acilisa binlerce insan katiliyor,bu etkinlikte Aleviyolda haber degeri tasimiyor,yada cok kisa yasak savma mantigi ile veriliyor,Türkiye de yüzbinlerce üyesi olan Alevi Bektasi federasyonu genel kurul yapiyor yeni ve güclü bir yönetim ile Alevilerin demokratik haklari icin daha güclü mücadele mesaji veriyor,I.Engin genel kurula katilan delege sayisinin az oldugunun altini ciziyor!?örnekler dahada cogaltilabilir.
Ancak herhangi bir Alevi kültür mekezinde cok basit bir olumsuzluk yasansa aninda abartili bir bicimde Aleviyolda görebilirsiniz,tipki islamci basinda yada Avrupa Hürriyette oldugu gibi(sanki paralel calisiyorlar)
Bütün bunlar gösteriyorki I.Engin ve koro arkadaslarinin niyeti üzüm yemek degil,eger bunlarin Alevilik diye bir derdi olsa basta bir Alevi kurulusuna üye olup maddi manevi katkida bulunurlar,Alevilerin hakli taleplerine sahip cikip destek verirler,mesela zorunlu din derslerinin kaldirilmasi,Alevilerin yasadigi yerlere zorla cami insa edilmesinin durdurulmasi,cemevlerinin yasal ve mesru ibaadethane kabul edilmesi,DIB.in lahvedilmesi,madimagin müzeye dönüstürülmesi vs,bunlarin hic biri I.Engin ve saz arkadaslarinin gündeminde yok.
Ama gündemlerinde bir sey var,Islam ici disi tartismasi,cünkü biliyorlarki yüzyillardir asimilasyona tabii tutulmus ve kendi inanc ve yoluna yabancilastirilmis bunun sonucu bir bilinc kaymasi yasayan Alevilerin yumusak karni bu konu, benim bildigim kadariyla AABFve ABF dahil hicbir demokratik Alevi kurumu hic bir birimine yada üyesine bu konuda bir zorunluluk dayatip onlarin inanc dünyasina ve yorumuna müdahalede bulunmuyor:
Anadoluda sekillenen Alevilik herhangi baska bir inancin icindemi,disindami,yanindami,tarzinda sorulan sorular ve yapilacak tartismalar belli bir birikimi gerektiren,önyargilardan ve kaygilardan uzak olan insanlarin akademik düzeyde tartisacagi bir konu olup,bunun her düzeyde,her platformda,tartisilmasi ve tartistirilmasi Alevi toplumunun birligini zedeleyecek gereksiz bir tartismadir.
Iste bu yüzden belli cevreler habire bu konuyu kasiyorlar.
sonuc olarak tarihinde ilk kez örgütlenme sansi bulan Aleviler bu örgütlerine gözleri gibi bakip sahip cikacaklardir,cünkü bu örgütlenmelerin temelinde,Dersimden Marasa,Corumdan Sivasa ve Gaziye kadar bu toplumun cektigi acilar ve analarimizin gözyaslari var.
Eger birileri cikip devamli bu örgütlerimizi ve saygi duydugumuz liderlerimizi yipratmak icin her firsati degerlendirir,bu konuda capindan büyük zarar vermeye baslarlarsa,elbette bizde müdahale ederiz,bu is o kadar ucuz degil bu böyle biline.
S.Ali Arlier Heidelberg/ALMANYAS.Ali Arlier