velakad
20-09-2006, 11:55 AM
"Bir zamanlar bir sofu dunyayi dolasmak icin dusmus yollara.Gide gide, daha once gordugu sehirlere hic benzemeyen bir sehre varmis.Sabahin erken saatlerinde herkesin isine gucune gittigi, kavgasiz gurultusuz, alisilmadik bir duzene sahip bir sehirmis burasi. Sofu bu goruntu karsisinda sasirmis ama kimseye bir sey sormaya cesaret edememis. Karni acikmis. Sehri gezerken bir firin gormus, firinciya para uzatarak ekmek istemis. Firinci hayretle paraya bakmis ve soyle demis:
"Nedir bu ? biz bundan kurtulmak icin yillarca ugrastik, buyuk savaslar verdik. Anlasilan sen 'riza sehrinden degilsin."
Sofu:"Evet bu sehirden degilim." diye karsilik vermis.
Firinci, sofuyu gorevlilere teslim etmis. Onlar da sufuyu "Ulular Divani" na cikarmislar. Sofu, divanin goz kamastirici suslerden eser tasimayan kucuk bir yapi oldugunu, yerlere basit kilimlerin serildigini ve bu kilimlerde ak sakalli ulularin bagdas kurdugunu gorunce . Gorevliler ululara durumu anlatmislar. Ulular, aciklamalardan sonra, "Bunu neden buraya getirdiniz ? Torelerimizi biliyorsunuz. Konakta bir odaya yerlestirin, asevine goturun, gerekeni yapin! " demisler. Gorevliler sofuyu konaktaki bir odaya yerlestirdikten sonra sehrin kurallarini anlatmislar : "Burada para pul gecmez. Burasi "riza sehri" dir. Rizalikla her istedigini alir, her istedigini yaparsin. Yeter ki rizalik olsun , bunu unutma."
Sofu konaga yerlesmis, gezip dolasmis, istedigi yerde yiyip icmis. Birkac gun sonra esyalarini toplamis. Sehirden ayrilip, yola koyulmak istemis, ama gorevlileri karsisinda bulmus. Gorevliler : "Gidemezsin. Bu sehir riza sehridir, adi ustunde. Sen buraya rizan ile geldin. Biz de sana yiyecek verdik, yatacak yer sagladik. Bu sehirde kaldigin surece bizden razi kaldin mi ? "Sofu : kuskusuz razi kaldim, sag olun!" diye karsilik vermis. Gorevliler : "Simdi bizim de senden razi kalmamiz gerek. Bu yiyip icip yattigin gunler icin calismalisin." Sofu toreyi ogrenince, calismayi kabul etmis, Onu konaktaki odadan cikarip daha buyuk bir eve yerlestirmisler. O da riza sehrinin bir adami olmus, onlar gibi her sabah isine gitmis, aksam evine donmus, yeni arkadaslar, dostlar edinmis. Bu sehrin insanlarinin kavga, cekememezlik, kendini begenmislik gibi tum kotuluklerinden arindiklarini gorunce bu sehirde yasamini surdurmeye karar vermis. Ancak daha sonra evlenmek istedigi kizin gozune girmek icin bir bahceden nar calarken agacin dalini kirmis. Kiz da, herkese ait olan bir nari bir hirsiz gibi almis olmasindan hareket ederek sofunun "riza sehri" ne ayak uyduramayacagini anlamis ve evlenmekten vazgecmis. Olay Ulular Divani'na haber verildigi icin de sofu "riza sehri" nden kovulmus."
aşk-ı muhabbetle...
"Nedir bu ? biz bundan kurtulmak icin yillarca ugrastik, buyuk savaslar verdik. Anlasilan sen 'riza sehrinden degilsin."
Sofu:"Evet bu sehirden degilim." diye karsilik vermis.
Firinci, sofuyu gorevlilere teslim etmis. Onlar da sufuyu "Ulular Divani" na cikarmislar. Sofu, divanin goz kamastirici suslerden eser tasimayan kucuk bir yapi oldugunu, yerlere basit kilimlerin serildigini ve bu kilimlerde ak sakalli ulularin bagdas kurdugunu gorunce . Gorevliler ululara durumu anlatmislar. Ulular, aciklamalardan sonra, "Bunu neden buraya getirdiniz ? Torelerimizi biliyorsunuz. Konakta bir odaya yerlestirin, asevine goturun, gerekeni yapin! " demisler. Gorevliler sofuyu konaktaki bir odaya yerlestirdikten sonra sehrin kurallarini anlatmislar : "Burada para pul gecmez. Burasi "riza sehri" dir. Rizalikla her istedigini alir, her istedigini yaparsin. Yeter ki rizalik olsun , bunu unutma."
Sofu konaga yerlesmis, gezip dolasmis, istedigi yerde yiyip icmis. Birkac gun sonra esyalarini toplamis. Sehirden ayrilip, yola koyulmak istemis, ama gorevlileri karsisinda bulmus. Gorevliler : "Gidemezsin. Bu sehir riza sehridir, adi ustunde. Sen buraya rizan ile geldin. Biz de sana yiyecek verdik, yatacak yer sagladik. Bu sehirde kaldigin surece bizden razi kaldin mi ? "Sofu : kuskusuz razi kaldim, sag olun!" diye karsilik vermis. Gorevliler : "Simdi bizim de senden razi kalmamiz gerek. Bu yiyip icip yattigin gunler icin calismalisin." Sofu toreyi ogrenince, calismayi kabul etmis, Onu konaktaki odadan cikarip daha buyuk bir eve yerlestirmisler. O da riza sehrinin bir adami olmus, onlar gibi her sabah isine gitmis, aksam evine donmus, yeni arkadaslar, dostlar edinmis. Bu sehrin insanlarinin kavga, cekememezlik, kendini begenmislik gibi tum kotuluklerinden arindiklarini gorunce bu sehirde yasamini surdurmeye karar vermis. Ancak daha sonra evlenmek istedigi kizin gozune girmek icin bir bahceden nar calarken agacin dalini kirmis. Kiz da, herkese ait olan bir nari bir hirsiz gibi almis olmasindan hareket ederek sofunun "riza sehri" ne ayak uyduramayacagini anlamis ve evlenmekten vazgecmis. Olay Ulular Divani'na haber verildigi icin de sofu "riza sehri" nden kovulmus."
aşk-ı muhabbetle...