Rojaazme
25-01-2007, 12:09 PM
EMEVİLERİN GELİŞİ:
Muaviye Hz.Ali’yi Şehit ettirip,İmam Hasan’ı da saf dışı bıraktıkdan sonra karşısında rakip göremeyince İslamiyeti kendi tekelindeymiş gibi göstererek,inancı canileştirip,zalimleştirerek saltanata cevirmiştir.Emevilerin hükümdarlık döneminde ,Hz.Muhammed’in buyruklarıymış gibi hadisler uydurarak çok tanrılı dinlerden ital ettiği Fars’ca sözcükler olan,5 vakit namaz,5 vakit abdest,33 rekat teravi ve 29 gün ramazan orucu İslamın olmazsa olmaz ibadet şekliyimiş gibi vaazlar verdirerek ağır şartlarla insanları uyuturken,artı İslamın guya 5 şartı varmış,şahadet getirmek,namaz kılmak,oruç tutmak,Hacca gitmek,zekat vermek diye insan yaşamını kaderciliğe bağlayarak hayır ve şerrin Allah’dan olduğunu iddia edip,insanların özgür düşüncesini yok ederek şekillendirip şartlandırarak doğma kalıp bir toplum yaratarak insanların beynini karanlığa gömüp,kontrolları elinde tutmasını başarıp saltanaatının uzun zaman yaşamasını sağlamıştır.
TARİHİN VE İSLAMIN YÜZ KARASI KERBELA KATLİAMI .
Muaviye’nin ölümünden sonra Emevi saltanatına oturan Muaviye’nin oğlu Yezit kendi saltanaatını yaşatmak için babasından devraldığı doğma kalıp sistemi dahada katileştirerek halkın üzerinde sürdürmeyi sağlamıştır.Bunları yaparkende İmam Hüseyin’in Emevi Sunni İslam anlayışını kabul etmiyeceğini babasının vesiyeti gereği hatırından çıkarmıyarak tahta oturur oturmaz Medine Valisine bir ferman göndererek Hz.Hüseyin’in kendilerinin başında bulunduğu Emevi İslam anlayışını kabul ederek Yezit’e Biat etmesini,şayet etmediği taktirde Medine Valisi tarafıdan Hz.Hüseyin’in başının kesilerek sarayına gönderilmesini kati bir şekilde emrediyor.Vali bu mektubu Hz.Hüseyin’in yüzüne karşı okuduğunda ,İmam Hüseyin için Yezit’in bu sözleri süprüz olmuyor.Beklediği bir olayı duyar duymaz ,hemen cevabını veriyor.Dedem Muhammed Mustafa’nın ,Allah’dan aldığı vahii ile yaydığı, Babam Ali’yel Mürtaza’nın koruduğu o güzel İslamiyeti yozlaştırarak kendi saltanatına alet eden Emevi İslam anlayışını kesinlikle kabul etmem ve şehitlik şerbetini de seve seve içerim diyerek sert bir şekilde cevap vermiştir.
Medine Valisi tarafından rahatsız edilen Hz.Hüseyin bir gün gizlice Aile efradını ve doslarını yanına alarak Medine’den, Mekke’ye göç ediyor.Hz.Hüseyin’in Mekke’ye göç ettiğini haber alan melun Yezit Mekke Valisi Utbe oğlu Velid’e de bir ferman göndererek İmam Hüseyin’in ya kendisine biatınının alınmasını yada başını keserek Şam’da sarayına getirmesini emrediyor.Vali Velid Hz.Hüseyin’in huzuruna çıkarak,Yezit’in fermanını üzülerek anlatıyor,Hz.Hüseyin Dedemin kurduğu babamın koruduğu o güzel İslamiyetin kaderinin Yezit gibi bir murdarın elinde olmasını asla kabul etmediğim gibi biatda etmem deyip beni serbes bırakırsan senin burada rahatsız olmanı istemem,ben Fars diyarına giderim diye buyuruyor.
O sırada Küffe halkından yüzlerce mektup gelerek ya Hüseyin babana ve abine gösterdiğimiz o vefasızlıkdan dolayı sizden özür diliyoruz Küffe’ye gel bizim İmamımız sensin senden başka İslam büyüğü kabul etmiyoruz. Yezit’in halifeliğini asla tanımıyoruz diye Hz.Hüseyin’i davet ediyorlardı.(devet edip mektup gönderenler içerisinde Ebu Vakkas’ın torunu Ömer bin Sad’da var idi) Hz.Hüseyin böyle yoğun bir davet karşısında Fars diyarına gitmeden vaz geçip Küffe’ye gitmeye karar veriyor.Hz.Hüseyin amcası oğlu Müslüm Akiyl’i yanına çağırarak ya Müslüm ben Küffe’ye gideceğim,sen gizlice Küffe’ye git oradaki mohüplere (Ehlibeyt doslarına) haber ver oraya vardığımda hilaker Yezidin pususuna düşmeyelim diye talgında bulundu.Hz.Müslüm İmam Hüseyin’den bu buyruğu alır almaz kimsenin kuşku duymaması için yanınada 6 ve 8 yaşlarında iki çocuğunu deveye bindirip hemen yola koyuldu,uzun bir yolculukdan sonra Küffe’ye vardı ve Küffe halkı çok sıcak karşıladı.Durumu Hz.Hüseyin’e Küffe’lilerin gönlü seninle beraber deyip,Küffe’ye gelmesini mektupla bildiriyor.Hz. Hüseyin bu haberi alır almaz Aile efradını ve yakın Ehlibeyt doslarınıda yanına alarak kalabalık bir kervanla Küffe yolunu tutuyor. Uzun ve yorucu bir yolculukdan sonra Ehlibeyt kervanı Kerbela denen çöle yaklaştıkları anda,.Burada Küffe’den gelen bir yolcuya , Küffe’de durum nasıl diye sorduklarıda,Hz.Müslüm ve iki çocukları Küffe Valisi ibni Ziyad tarafından şehit edildiğini,böylece Küffe’lilerin gönlü sizinle amma kılıçları Yezit’le beraber diye hüzünlü bir şekilde anlatıyor.Bu acı haber Ehlibeyt kervanında büyük hüzün ve üzüntü yaratıyor.
Hz.Hüseyin’in kervanının Küffe’ye doğru yola koyulduğunu haber alan Yezit melun Hür ibni Riyah’ın emrine 7 bin kişilik bir ordu vererek Hz.Hüseyin’in yolunun kesilmesini emrediyor.Başlarında Hür’ün bulunduğu 7 bin kişilik ordu Ehlibeyt Kervanını Kerbela çölünde durdurarak Küffe’ye gitmesini engelliyor.Hz.Hüseyin Hür’ü yanına çağırarak neden kervanı durdurduklarını soruyor,o da Yezit’in emri ya biat edeceksin yada başını kesip Şamda Yezit’in sarayına götüreceğiz diyor.Hz.Hüseyin Hür’e şöyle sesleniyor.Ya Hür sen vicdanen rahatmısın,Haktan gelen vahii ile dedemin yaydığı Babamın koruduğu o güzel İslmiyeti yozlaştırıp, zalimleştirerek saltanaata çeviren Yezit ve Muaviye gibilerinin İslam anlayışını nasıl kabul ederim, deyince Hz.Hür,İmam Hüseyin’in ellerine kapanarak kervanı alı koymasından dolayı özür dileyip ayrılıyor, 1.Muharem (Miladi 680) .Yezit melun bu haberi öğrenince Hz.Hür’ü görevinden alıp yerine Ömer bin Sad’ı atıyor .Ömer bin Sad Hz.Hüseyin’i Küffe’ye davet edenler arasıdadır.(dedesi Ebu Vakkas Hz.Peygamberin ve Hz.Ali’nin en yakın doslarındandır.) Ömer’e İbni Ziyad şöyle söylüyor, Kerbela’da Ordu kumandanlığını üslenirsen Hüseyin’i ölü veya diri Yezit’in huzuruna götürürsen Yezit sana Rey ve Tabaristan Valiliğini verecek diyor.Bu sözü duyan Ömer hemen Kerbela’daki Yezit ordusunun başına geçerek 7 Muharrem günü Ehlibeyt Kervanını abluka altına alarak Fırat Nehri tarafını kesip o Masumlara bir yudum su verdirmiyor.Kızgın güneşin altında Kerbela çölünde su su diye inleyerek çığlıklar atan masumlar,ok yağmuruna tutulup ağır yaralanan başda iki cihan Güneşi İmam Hüseyin ,oğlu Ali Ekber ve birbuçuk yaşındaki Ali Asker,İmam Hasan’ın oğlu Kasım,Kardeşi Celal Abbas,Yezit ordusu baş kumandanı olan sonra Hz.Hüseyin tarafına geçen Hür Şehit Ehlibeyt ve dosları 72 kişi Dünyanın hiç bir zamanında ve yerinde görülmemiş zalimane bir gaddarlıkla başları kılıçlarla kesilerek mızrakların başına takıp ,çadırları ateşe verip Şehit edilen o masumların ailelerini,bacılarını ve çocuklarını çıblak develere bindirerek kesik başlarla birlikte Şam’a götürdüler.Şama vardıklarında Minareden Ezan okunuyordu ,Bildiğiniz gibi ezanda şöyle söylenir.“Hz Muhammed Allahın elçisidir“ Hz. Hüseyin’in bacısı Zeynep Ana Şam sokaklarıda şöyle bağırıyordu,”ne tuaf şeydirki Hz. Muhammed Allahın elçisidir diye bağırıyorlar,hemde torunlarının kesik başlarını Şam sokaklarıda gezdiriyorlar”,sonunda Yezit’in sarayına götürerek kesik başları Yezit’e taktim ediyorlar ve Yezit” ,Babasını babamdan,kendisinide benden üstün görenin hali budur “diyerek elindeki bastonla İslamın Güneşi Hz.Hüseyin’in dişlerine vuruyor.
Muaviye Hz.Ali’yi Şehit ettirip,İmam Hasan’ı da saf dışı bıraktıkdan sonra karşısında rakip göremeyince İslamiyeti kendi tekelindeymiş gibi göstererek,inancı canileştirip,zalimleştirerek saltanata cevirmiştir.Emevilerin hükümdarlık döneminde ,Hz.Muhammed’in buyruklarıymış gibi hadisler uydurarak çok tanrılı dinlerden ital ettiği Fars’ca sözcükler olan,5 vakit namaz,5 vakit abdest,33 rekat teravi ve 29 gün ramazan orucu İslamın olmazsa olmaz ibadet şekliyimiş gibi vaazlar verdirerek ağır şartlarla insanları uyuturken,artı İslamın guya 5 şartı varmış,şahadet getirmek,namaz kılmak,oruç tutmak,Hacca gitmek,zekat vermek diye insan yaşamını kaderciliğe bağlayarak hayır ve şerrin Allah’dan olduğunu iddia edip,insanların özgür düşüncesini yok ederek şekillendirip şartlandırarak doğma kalıp bir toplum yaratarak insanların beynini karanlığa gömüp,kontrolları elinde tutmasını başarıp saltanaatının uzun zaman yaşamasını sağlamıştır.
TARİHİN VE İSLAMIN YÜZ KARASI KERBELA KATLİAMI .
Muaviye’nin ölümünden sonra Emevi saltanatına oturan Muaviye’nin oğlu Yezit kendi saltanaatını yaşatmak için babasından devraldığı doğma kalıp sistemi dahada katileştirerek halkın üzerinde sürdürmeyi sağlamıştır.Bunları yaparkende İmam Hüseyin’in Emevi Sunni İslam anlayışını kabul etmiyeceğini babasının vesiyeti gereği hatırından çıkarmıyarak tahta oturur oturmaz Medine Valisine bir ferman göndererek Hz.Hüseyin’in kendilerinin başında bulunduğu Emevi İslam anlayışını kabul ederek Yezit’e Biat etmesini,şayet etmediği taktirde Medine Valisi tarafıdan Hz.Hüseyin’in başının kesilerek sarayına gönderilmesini kati bir şekilde emrediyor.Vali bu mektubu Hz.Hüseyin’in yüzüne karşı okuduğunda ,İmam Hüseyin için Yezit’in bu sözleri süprüz olmuyor.Beklediği bir olayı duyar duymaz ,hemen cevabını veriyor.Dedem Muhammed Mustafa’nın ,Allah’dan aldığı vahii ile yaydığı, Babam Ali’yel Mürtaza’nın koruduğu o güzel İslamiyeti yozlaştırarak kendi saltanatına alet eden Emevi İslam anlayışını kesinlikle kabul etmem ve şehitlik şerbetini de seve seve içerim diyerek sert bir şekilde cevap vermiştir.
Medine Valisi tarafından rahatsız edilen Hz.Hüseyin bir gün gizlice Aile efradını ve doslarını yanına alarak Medine’den, Mekke’ye göç ediyor.Hz.Hüseyin’in Mekke’ye göç ettiğini haber alan melun Yezit Mekke Valisi Utbe oğlu Velid’e de bir ferman göndererek İmam Hüseyin’in ya kendisine biatınının alınmasını yada başını keserek Şam’da sarayına getirmesini emrediyor.Vali Velid Hz.Hüseyin’in huzuruna çıkarak,Yezit’in fermanını üzülerek anlatıyor,Hz.Hüseyin Dedemin kurduğu babamın koruduğu o güzel İslamiyetin kaderinin Yezit gibi bir murdarın elinde olmasını asla kabul etmediğim gibi biatda etmem deyip beni serbes bırakırsan senin burada rahatsız olmanı istemem,ben Fars diyarına giderim diye buyuruyor.
O sırada Küffe halkından yüzlerce mektup gelerek ya Hüseyin babana ve abine gösterdiğimiz o vefasızlıkdan dolayı sizden özür diliyoruz Küffe’ye gel bizim İmamımız sensin senden başka İslam büyüğü kabul etmiyoruz. Yezit’in halifeliğini asla tanımıyoruz diye Hz.Hüseyin’i davet ediyorlardı.(devet edip mektup gönderenler içerisinde Ebu Vakkas’ın torunu Ömer bin Sad’da var idi) Hz.Hüseyin böyle yoğun bir davet karşısında Fars diyarına gitmeden vaz geçip Küffe’ye gitmeye karar veriyor.Hz.Hüseyin amcası oğlu Müslüm Akiyl’i yanına çağırarak ya Müslüm ben Küffe’ye gideceğim,sen gizlice Küffe’ye git oradaki mohüplere (Ehlibeyt doslarına) haber ver oraya vardığımda hilaker Yezidin pususuna düşmeyelim diye talgında bulundu.Hz.Müslüm İmam Hüseyin’den bu buyruğu alır almaz kimsenin kuşku duymaması için yanınada 6 ve 8 yaşlarında iki çocuğunu deveye bindirip hemen yola koyuldu,uzun bir yolculukdan sonra Küffe’ye vardı ve Küffe halkı çok sıcak karşıladı.Durumu Hz.Hüseyin’e Küffe’lilerin gönlü seninle beraber deyip,Küffe’ye gelmesini mektupla bildiriyor.Hz. Hüseyin bu haberi alır almaz Aile efradını ve yakın Ehlibeyt doslarınıda yanına alarak kalabalık bir kervanla Küffe yolunu tutuyor. Uzun ve yorucu bir yolculukdan sonra Ehlibeyt kervanı Kerbela denen çöle yaklaştıkları anda,.Burada Küffe’den gelen bir yolcuya , Küffe’de durum nasıl diye sorduklarıda,Hz.Müslüm ve iki çocukları Küffe Valisi ibni Ziyad tarafından şehit edildiğini,böylece Küffe’lilerin gönlü sizinle amma kılıçları Yezit’le beraber diye hüzünlü bir şekilde anlatıyor.Bu acı haber Ehlibeyt kervanında büyük hüzün ve üzüntü yaratıyor.
Hz.Hüseyin’in kervanının Küffe’ye doğru yola koyulduğunu haber alan Yezit melun Hür ibni Riyah’ın emrine 7 bin kişilik bir ordu vererek Hz.Hüseyin’in yolunun kesilmesini emrediyor.Başlarında Hür’ün bulunduğu 7 bin kişilik ordu Ehlibeyt Kervanını Kerbela çölünde durdurarak Küffe’ye gitmesini engelliyor.Hz.Hüseyin Hür’ü yanına çağırarak neden kervanı durdurduklarını soruyor,o da Yezit’in emri ya biat edeceksin yada başını kesip Şamda Yezit’in sarayına götüreceğiz diyor.Hz.Hüseyin Hür’e şöyle sesleniyor.Ya Hür sen vicdanen rahatmısın,Haktan gelen vahii ile dedemin yaydığı Babamın koruduğu o güzel İslmiyeti yozlaştırıp, zalimleştirerek saltanaata çeviren Yezit ve Muaviye gibilerinin İslam anlayışını nasıl kabul ederim, deyince Hz.Hür,İmam Hüseyin’in ellerine kapanarak kervanı alı koymasından dolayı özür dileyip ayrılıyor, 1.Muharem (Miladi 680) .Yezit melun bu haberi öğrenince Hz.Hür’ü görevinden alıp yerine Ömer bin Sad’ı atıyor .Ömer bin Sad Hz.Hüseyin’i Küffe’ye davet edenler arasıdadır.(dedesi Ebu Vakkas Hz.Peygamberin ve Hz.Ali’nin en yakın doslarındandır.) Ömer’e İbni Ziyad şöyle söylüyor, Kerbela’da Ordu kumandanlığını üslenirsen Hüseyin’i ölü veya diri Yezit’in huzuruna götürürsen Yezit sana Rey ve Tabaristan Valiliğini verecek diyor.Bu sözü duyan Ömer hemen Kerbela’daki Yezit ordusunun başına geçerek 7 Muharrem günü Ehlibeyt Kervanını abluka altına alarak Fırat Nehri tarafını kesip o Masumlara bir yudum su verdirmiyor.Kızgın güneşin altında Kerbela çölünde su su diye inleyerek çığlıklar atan masumlar,ok yağmuruna tutulup ağır yaralanan başda iki cihan Güneşi İmam Hüseyin ,oğlu Ali Ekber ve birbuçuk yaşındaki Ali Asker,İmam Hasan’ın oğlu Kasım,Kardeşi Celal Abbas,Yezit ordusu baş kumandanı olan sonra Hz.Hüseyin tarafına geçen Hür Şehit Ehlibeyt ve dosları 72 kişi Dünyanın hiç bir zamanında ve yerinde görülmemiş zalimane bir gaddarlıkla başları kılıçlarla kesilerek mızrakların başına takıp ,çadırları ateşe verip Şehit edilen o masumların ailelerini,bacılarını ve çocuklarını çıblak develere bindirerek kesik başlarla birlikte Şam’a götürdüler.Şama vardıklarında Minareden Ezan okunuyordu ,Bildiğiniz gibi ezanda şöyle söylenir.“Hz Muhammed Allahın elçisidir“ Hz. Hüseyin’in bacısı Zeynep Ana Şam sokaklarıda şöyle bağırıyordu,”ne tuaf şeydirki Hz. Muhammed Allahın elçisidir diye bağırıyorlar,hemde torunlarının kesik başlarını Şam sokaklarıda gezdiriyorlar”,sonunda Yezit’in sarayına götürerek kesik başları Yezit’e taktim ediyorlar ve Yezit” ,Babasını babamdan,kendisinide benden üstün görenin hali budur “diyerek elindeki bastonla İslamın Güneşi Hz.Hüseyin’in dişlerine vuruyor.