PDA

: kolaçık hacım sultan ocağı


kolacik
22-01-2007, 09:20 AM
merhaba canlar.

bu yazımda size ocağımız hakkında bilgiler vermeye çalışacağım. daha düzenli ve belgeli bilgiler çok kısa bir süre sonra hacım sultan velayetnamesi ile birlikte bir akrabamız tarafından yayımlanacaktır.

ilk önce kolaçık hacım sultan kimdir? onunla başlayalım. hacım sultan hacı bektaş velinin amcasının oğludur. kimi kaynaklara göre 3. kimi kaynaklara göre 1. halifesidir. horasandan hacı bektaşla gelmiş, dergahında halifeliğe kadar yükselmiş bir seyyiddir. soyumuz hacım sultana oradanda 10. imam aliyyül nakiye dayanır. tabi türkmendir. seyyidliği kanımca akrabalıktan(kız alıp verme) yada evlatlıktan-çıraklıktan gelmektedir. çünkü o vakitlerde bu yollarla seyyitlik türkmenlere geçmiştir. neyse bu o kadar önemli değildir. hacım sultan türkmen akınları ile anadoluya gelmiş, alp-eren özelliğinde bir teşkilatçıdır. hacı bektaşın işaretiyle uşağa göçmüş, germiyanoğullarının desteği ile tekkesini susuz'a kurmuştur. kolaçık adını efsanevi yorumu ile alışını hepiniz bilirsiniz ama rasyonel açıklamasını burada yapacağım. hacım sultan çok iyi kılıç kullanır. savaşçıdır-erendir. kolu açık denilişi bu cengaverliğine hacım sultan denilişi erenliğine atfendir. doğrucu, sert mizaçlı, yola uymayanları uyarıcı olarak bilinir. erenlerin batın celladı olarak anılır ve hacı bektaş bunu ona sembolik bir tahta kılıç vererek onaylamıştır. uşaktaki tekkesinde yatmaktadır, daha sonraları burada şeyh bedrettin, torlak kemal vs.. yetişmiştir. osmanlı buraları dağıtınca neslim malatyaya göçmüştür.

hacım sultan kısaca böyle tanımlanabilir.

hacım sultan ocağı ise malatyada kurulmuştur. ocak hacı bektaşa çelebilere bağlıdır. oradan icazet alır "el ele el hakka" yolunda pençeci olarak adlandırılırız. merkez karaca köyüdür. ancak basak ve kınık köylerinde bazı aileler hacım sultan soyundan olduklarını iddia etmekte ve dedelik yapmaktadırlar. kınık köylüleri çelebileri ve diğer ocakları tanımayıp bağımsız olduklarını iddia edrler. basak köylüleri seyyit temiz ocağına dede derler. yani pençecilikten çıkarlar ve dedenin dedesi yoluna girerler. bu nedenle bu köylülerin iddialarını değerlendirmeye bile gerek yoktur, çünkü hacım sultan hacı bektaşla var olmuştur. çelebilerden ilgi görmeyen bu zaatların sırf dedelik için diğer ocaklara bağlanmaya veya bağımsızlık iddia etmeleri mantıksızlıktır. zaten bugün elimizde seceremiz vardır. kitapta onuda yayımlıyacağız.

ocağımız 1980lere kadar son derece verimli çalışmıştır, ancak sonraları göç dolayısıyla hizmet sembolikleşmiştir. bu sancılı dönem atlatılacaktır.


maraşta, sivasta, urfada, antepte, elazığda, tokatta, karsta, malatyada yaklaşık 100 köyde taliplerimiz vardır. ocağımızın meşhur dedeleri arasında mehmet mahir efendiyi gösterebiliriz. 30 yıl hacı bektaş dergahında hizmette bulunmuş, bütün köylere tek başına dedeliğe gitmiştir. gerek dini gerek sosyal konuda kendi geliştirmiştir. rıza hulki efendimle cem'e çıkmışken hastalanır ve 1952 de hakka yürür. ocağımızda ocakzadelik bektaşi adetlerine göre yürür. yani dedenin en yetenekli oğlu seçilir icazet almaya gönderilir. cemlerimiz bektaşi usullerine göre yürütülür.

şu anda aklıma gelenler bunlardır. merak ettikleriniz bildikleriniz varsa açıklayabilirim.

Rojaazme
22-01-2007, 09:23 AM
ey vallah dost yüregine sağlık ola

şah kalender
26-11-2007, 10:25 AM
Düşkünlük ocağının PİRİ KOLU AÇIK HACİM SULTANDIR.

hacımsultan
17-05-2008, 11:51 AM
Düşkünlük ocağının PİRİ KOLU AÇIK HACİM SULTANDIR.

sevgili can,

ek bilgin için teşekkür ederim, çok kısa bir yargı içersede faydalı ve mevcut kaynaklarda kolayca ulaşılamayacak bir bilgi aktarmışsınız.
bu yazımda gerek kolacik tarafından aktarılan bazı eksikliklere gerekse düşkünlüğe elimden geldiğince değineyim.

kolu açık hacım sultan, hünkarın uyardığı seyyidlerdendir ve hünkarın nefesine dil olarak dergahta kendine yüklenen misyonu yerine getirmek için çalışmış, hacı bektaşa yaren olmuştur, hatta adına velayetname olan tek halifedir, bu ise hacım sultanın dergahtaki önemine ve başarısına, saygınlığına bir göstergedir. hacım sultanın dergahta asıl misyonu batın kılıcı ile sembolleştirilen "sistemi koruma" vazifesidir.
bildiğiniz gibi hacı bektaş alevilik içinde bir devrimcidir. anadolu aleviliğini kurumsallaştıran ve yolu erkanı çizendir, bu yolun erkanın içinde her zaman asiler ve hayinler çıkacaktır, kendi manfaatlerini yolun üstünde tutan olacaktır. işte bu durumda onları sakanın merkebi gibi ikiye bölecek olan hacım sultan olacaktır. burada merkep de bir semboldür ve yoldan ayrılanı niteler.
hacı bektaş velayetnamesinde anlatılan olaylarda hacım sultanın bu görevi ve sağlığında yaptığı vazifeler anlatılmaktadır.
hacım sultan sonrası bu vazife evlatlarınca yerine getirilmiştir, ancak 1500lerde kalender çelebi isyanında isyana katılmalarından, akabinde ise malatya-maraş hattına sürülmemizden-kaçmamızdan ve malatyaya yerleşmemizden sonra bu vazife maalesef etkin olarak yerine getirilemedi, ancak elimizdeki 1900lerin başındaki dedelerimizin deyişerinde yoldan çıkan, merkezi dergah otoritesinden kopan, şah ismail süreği olduğunu iddia eden ve bunlara inanıp bağlanan ve hacı bektaşı reddeden ocaklara sitemi ve öfkesi görülmektedir.
ama düşkünler ocağının piri hacım sultan derken düşkün ocaklarının yapısı gereği bu şekilde bir örgülenmemiz olmadığını belirtmek isterim, düşkün ilan edilenleri kaldırmaktan çok düşkün ilan etme misyonu biçilmiştir, eğer ifadenizde yanlış anladığım bir nokta varsa açıklarsanız sevinirim.