ehlibeytman
17-01-2007, 07:49 AM
seyid ocagı dır.rehber ,dede dir.bilinmesi gerek en üstünlerinden dir
Sevgili can.. bizleri konuyla ilgili detaylı olarak bilgilendirirseniz seviniriz..
Tek bir cümleyle konu açılmaz..
celal abbas
22-01-2007, 05:28 AM
bu ocak hakkında biraz bilgi verebilirmisin arkadaş çorumun ortaköy ilçesi asar köyünde bu soydan gelen dedeler mevcut.
ilimariyorum
26-01-2007, 09:02 AM
seyid ocagı dır.rehber ,dede dir.bilinmesi gerek en üstünlerinden dir
ben de DEWRES BEYAZ OCAGINDANIM daha fazla bilgisi olan varsa allah rizasi icin anlatsin ve ya bu msn mesaj yolasin **********.com ask ile canlar
ilimariyorum
26-01-2007, 09:15 AM
seyid ocagı dır.rehber ,dede dir.bilinmesi gerek en üstünlerinden dir
dedelerim hangi koydeler biliyomusun (kabirleri)
Tijda
25-03-2007, 05:27 AM
seyid ocagı dır.rehber ,dede dir.bilinmesi gerek en üstünlerinden dir
Ohhh ya gzl can allah senden razi olsun, bu benim Ocagim iste, yasasin, konuyu actigin icin tesekkür ederim, yanliz keske bizleri biraz daha fazla bilgilendirebilseydin.
Bizim evde PAdisahlarin ve Beyazi Bestani Hayraninin zamanindan mühürlü kitapi var yani daha dogrusu sayfalarin kopyasi ve bu kitapda bi cok kerametlerden ve Padisahlarin bunlari görüp, sasirip ve mühürliyerek onayladiklari geciyo mesela veya soyagaci belirtilmis.
Umarim bi ara cooook vaktim olurda, bu bilgileri sizlerlen paylasirim.
Saygi ve Sevgilerimle
Tijda
25-03-2007, 05:29 AM
dedelerim hangi koydeler biliyomusun (kabirleri)
Dersimin Tirkel (Doludüzgün) köyünde, yani benim köyümde mesela bulursun, gzl Can :D
celal abbas
25-03-2007, 06:48 AM
Dersimin Tirkel (Doludüzgün) köyünde, yani benim köyümde mesela bulursun, gzl Can :D
Çorum Ortaköy Asar köyünde bu soydan dedeler var yanlız bunkar Dersim kökenli kendileri ile görüşmüştüm.değişik bir inançları var.
dostlukla kal.
Tijda
14-04-2007, 05:04 AM
DERVİŞ BEYAZ / DERVİŞ GEVR SECERESİNDEN BAZI AYRINTILAR: Canlar bu konuya iliskin sevgili Rojaazme abi detayli konu eklemis, bakmanizi tavsiye ederim, SevgilerimleDERVİŞ
BEYAZ / DERVİŞ GEVR SECERESİNDEN BAZI AYRINTILAR
Dersim bölgesi Seyyitler Secereleri ile ilgili bir çok iç içe geçmiş ve Seyyitler tarafından ayrı ayrı kanaatlerin oluştuğu farklılıklar mevcuttur. Derviş Gevr /Derviş Beyaz Ocağından Varto’lu Seyyid Cafer oğlu Mehmet Nuri Beyaz Yıldırım, ayrıca Varto’lu Seyyid Metin Küçük ve Hollanda Dedeler Vakfı Başkanı Varto’lu Seyyid Bülent Duran, Mehmet Şerif Fırat’ın çıkarmış olduğu Doğu İlleri ve Varto Tarihi adlı kitapta Secerelerle ilgili bir takım yanlışların var olduğunu, orjinal Secerenin kendi ellerinde bulunduğunu, bunun diğer bir çok emsal Secerelerle de kıyaslanarak doğrulandığını eklemektedir. Seyyit Beyaz Yıldırım, bölge tarihi ve Secerelerle ilgili kapsamlı birikimi olan Seyyid Metin Küçük ve özellikle Seyyid Bülent Duran bu konuda şöyle demektedirler.
‘’Mehmet Şerif Fırat, orjinal Secereyi sadece gözden geçirmiş ancak kitabı yazarken Secereye bakarak yazmamış, aklında kalan şekli ile şahsi kanaatlerini belirtmiştir. Bu vesile ile Derviş Gevr /Derviş Beyaz Ocağı hakkında verdiği bilgilerde yanlışlıklar vardır. Bizde bulunan orjinal belgeli Secere şöyledir. Bu Silsile-i şerefenin aslı Hısn-ı' Mansur' den gelmedir." Bu günkü anlamıyla Adıyaman'dan gelmedir deniliyor. Yani, birileri aslını oradan alıp İstanbul'a getirip padişaha göstermiştir. "Sultan, DERVİŞ BEYAZ'ı huzuruna kabul etmiş, O'ndan sahih bir keramet isteyince, Dağ gibi odunlar toplandı. Derviş Beyaz, içine girdi. Odunlar ateşlendi. Ateş yedi gün devam etti. DERVİŞ BEYAZ, salimen bu sahih, silsilenin isnadıyla Ateşten çıktı. Derviş beyaz ateşe gittiği vakit, bir çuhadar kişi ihimmet edüp ateşe götürdü. Bile ateşe girdiler." Bakın burada dikkat edilmesi gereken husus Dersim'de yıllardan beri yanlış anlatılan bir yorum var. Bu Secere o yoruma açıklık getiriyor. Yorum şudur; Kureyş, fırına girmiştir ve Derviş Gewr'i beraberinde götürmüştür. Derviş Gewre kül sürülmüştür ve bundan dolayı kendisine Gewr denilmiştir. Bu çok yanlıştır. New (dokuz) ile newe'- nin (yeni) bir sözcük olmadıkları gibi, gewr ile geur de aynı kelimelerdir. Gewr Farsça bir kelimedir ve beyaz anlamına gelmektedir. Biz Farsça bilen Post dedeleri Şeyh Hasananlı Dede Mahmut Doğanoğlu kendisi bizim Dersimlidir. Ağuçanlı Dede Niyazi Bozdoğan, Hıdır Abdal Ocağından Dede Mehmet Yaman ve Dede İsmail Aslandoğan'na sordum. Her ‘’dördüde’' gewr'in Türkçe anlamının beyaz olduğunu söylediler. Bakınız, Secerede de hem Derviş Beyaz, deniliyor, hem de Derviş Gewr deniliyor. Şecerede diyor ki "vaktaki ,"DERVİŞ BEYAZ, Ateşe gittiği vakit, bir çuhadar kişi. Himmet edüp ateşe götürdü." Yani burada Kureyş ateşe gidip de Derviş Gewr'i beraberinde ateşe götürmemiş’’. Kısacası Secerede yazılan ile Dersim' de anlatılan olay' birbirini tutmuyor. Tersine, ateşe giren' Derviş Beyaz'dır, Padişahın çuhadarını. Terzisini beraberinde götürüyor. Belge 'bu anlamda' bugüne kadar anlatılanlara bir açıklık getiriyor. Şimdi yine Secereye devam edelim. Ateşten çıktıktan sonra Murad, Han 'sual. eyledi. Ki Ey Çuhadar. Sen ne gördün. Çuhadar '(BENİM SULTANIM. BENİM GÖRDÜĞÜM SEN DAHİ GÖREYDİN VÜCUDUN ERİYİP MAHV OLURDU EMMA DERVİŞ GEVR (bakınız buradada Derviş Gevr'in Derviş Beyaz olduğunu ispatlıyor Türkçe yazılmış olduğu için Gevr tek 'v'.ile yazılımş. Eğer bunu farsca veya Zazaca yazarsak ' ‘W’’ yazarız) HİMMETİYLE BANA BİR ŞEY OLMADI. BEN DAHİ O KADAR. BİR OD İÇİNDE BİR YEŞİL ÇİMENLİ YERDİR, GÖL-YOSUN-REYHAN VE AKARSULAR VE. BİR YANDA KAR İLE BUZ .ÇOKTU. VE KENDÜSÜ BİR ALA BEYAZ; KÖŞKÜN ÜSTÜNDE BİR KUŞ GİBİ OTURURDU. ASLA ATEŞ NAMINA BİR ŞEY GÖRMEDİM.) deyu Sultandan ricaca edüp, Derviş Beyaz'dan ayrılmadı. Vesselam. İsmi MEHMED AGA idi. Mehmed Ağa bugün Dersim'de yaşayan Hıranlann (Xıran) büyüğü olduğunu, bizim Secerenin bir nüshasının da yeni anlamıyla bir fotokopisinin de olayın hatırası olarak kendisine verildiğini belirtmek isterim. Mehmed Ağa padişahın Hıranlı terzisi idi. Bu günkü Hıranların bir kolunun oraya dayandığı söyleniyor. Artık dedemizle beraber mi gelip Hıranların içine giriyor, yoksa kendisi daha önceden mi Hıranlıydı bilinmiyor? Fakat Hıranların içinde yaşadığı kesin. Ve bu kerametin bir belgesi olarak kendisine Seceremizin bir nüshası veriliyor. Böylece Seceremiz bir kopyasıda Hıranlıların elinde de bulunuyor. Peki, bu şecerenin bir tanesi neden veya nereden Kureyşanlılara geliyor? Şimdi bu soruya gelelim. Kenan Güven'in baskısıyla "Çe Sae Gulabi"den alınan ve Ankara'da Kureyşanlı milletvekili Musa Ateş'in yardımıyla tasdik edilen Secerenin türkçesinde, Sayfa altı'da şöyle denmektedir: "Hamd Allah'a, salat ve selam Resulullah' a olsun. Alimler den, araplardan, acemlerden, köylerden, şehirlerden herkesin ma' lumu olsun ki bu tescil edilen şecereden geçen bütün beveynin haseb ye nesebleri aşağıda gelecek kişilerin şehadeti ile sabit olmuştur. Haremeyni' ş-şerif yen hacısı, Hacı Mustafa oğlu İskenderli hacı Ali, Hacı Hasani'ş-şeybanf oğlu Hacı Yusuf dan o, Semdinü' l-mısrf' nin .' oğlu zeynnül' l- arab' dan, o;. şeyh üveyüsü' I-Baküvi' nin oğlu şeyh Süleym- an' dan, o, ziyaeddin oğlu Seyyid Ali' den, O, Şeyh' Abdulga- fur oğlu Şeyh Veliden, Hi.Ali (r.a) nın oğlu Hz. Hüseyin' e kadar baba ve annelerinin isimlerini zirkederek rivayet edip. şahitlik etmişlerdir-Şeyh Veli, Şeyh Aliyyü'l Medeni'nin oğlu Şeyh Hamza' nın, o da Şeyh Ahmedüı-Bağdadi' nin, o da adil şahitler huzurunda Şeyh Süleyman' i- Bağdadiyyül- Kureyşi'nin oğlu .Şeyh Faris'in, o da Ahmedü'I-Mekki'nin oğlu Şeyh Muhammed' in şehadetiyle bu şecereyi kesin ve doğru' delillerle isbat etmişlerdir." Burada tek bir yerde '’Kureyş’’ kelimesi geçmektedir ve Kureyş'in Bağdat'tan geldiği söylenmektedir.
Burada adı geçen şahıs Kureyş değil de, Kureyş'in oğlu Şeyh Faris'tir; (Şeyh Süleyman'! Bağdadiyyü'l-Kureyşi' nin oğlu' Şeyh Faris'in. Ayrıca olaya şahitlik edenelere de Secerenin o zamanki kısmına yaşanan olay eklenerek, kopyaları anı ve şahitlik belgesi olarak 5 kişiye veriliyor.
konun devami ve gerisini bu linkden bulabilirsiniz:
http://www.alevileriz.org/showthread.php?t=2700
ehlibeytman
07-07-2007, 11:38 PM
canlar teşekkür ederim sizlere bilgileri iyice vermişsiniz
vBulletin® v3.6.5, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.