PDA

: Alevi-bektaşi Inancına Göre Kadın


BaRaN_62_
18-09-2006, 06:34 AM
Her inanç, kendine has yaklaşımla dünya ve ahirete ilişkin farklı yorumlar getirmişlerdir. Bu farklı yorumlayışlar kendi cemaati içindeki bireylere bakışı ve dini hiyerarşiye de yansımıştır. Ya onları cinsiyetlerine göre ayırıp, bireylerin konumunu buna göre belirlemekte; ya da batını bir yorumlayışla, onların zaten Tanrı katında cinsiyetsiz olduğundan hareketle dini uygulamalarda bir ayrım yapmadan onların bilgi ve becerileri doğrultusunda görevlendirme yapmaktadır.

Bu sadece dinden dine farklılık göstermeyip, bazen aynı dinin farklı yorumlarında bile birbirinin tersine uygulamalara şahit olunmaktadır. Bunun en ilginç örneğini günümüz Türkiyesi’nde Alevi ve Sünni inancın yapılanışında görmek mümkündür. Ortodoks Sünni inancın temel yaklaşımlarına göre cinsiyet ayrımı oldukça belirgin olup, erkek egemen bir tutum izlendiği görülmektedir. Sünni Ortodoksluğun bu yaklaşımının toplumsal hayattaki yansımalarda olumsuz kimi örneklerine rastlanmaktadır.

Bu durum Alevilerde farklılık arz etmekte olup inancın kendisinde cemaatin bireyleri cinsiyetine göre değil, onların niteliklerine göre değerlendirilip, dini hiyerarşi içindeki statüsü buna göre belirlenmektedir. Bu yaklaşımın sonucu olarak Alevilerin ibadetleri olan cemlerde belirli bir cinsiyet ayrımı yapılmadan, kadın erkek birlikte toplu şekilde ibadet edildiği gibi, kadın evliyalara duyulan saygı dini önderliğin sadece erkeklere ait olmadığını göstermektedir. Alevi inancında Hz. Ali’nin karısı Fatma’ya duyulan saygı ve hürmetin altında yine aynı gerekçe yatmaktadır. Kadınlar bir anlamda Fatma Ana’nın yaşayan temsilcileri olarak görülür.

Aleviliğin kadın ve erkek arasında bir ayrıma gitmeyip onu farklı bir kategoride değerlendirmesi, tarihsel hafızası olan ilk dönem tasavvufunun kendi dünya görüşünün ürünüydü. Geçmişten günümüze bir tarihsel süreklik olarak devam eden ilk dönem tasavvuf hareketi ürünü olan “Kadın derviş” ve “Kadın evliya” kültü Alevi inancında kadına ilişkin değerlendirmelerde önemli bir rol oynamıştır.

Alevi-Bektaşi inancına göre Tanrı herkese karşı eşit mesafede olup, ibadet herkese açıktır. Tanrı’nın karşısında insanlar kadın ya da erkek değil can olarak bulunmaktadırlar. Bu nedenle, “Alevi–Bektaşiler ibadetleri sırasında cins faktöründen soyunmuş-sıyrılmış olarak, bir üst bağlamda İnsan olarak meydana girerler. Bektaşilerin ibadet yeri olan meydana girerken erkeğin kişiliği kadının kişiliği meydana girmez şeklinde vurgularlar.” İbadet esnasında insan Tanrı’nın karşısındadır. Tanrı katında insan zaten kendi bedeninden çıkıp onun karşısında ruh yani can olarak bulunmaktadırlar.


İBRAHİM BAHADIR

uzakdenizlerde
12-05-2007, 11:12 AM
Yüreğine sağlık Can,kadın her yerde,işte,cemde,meydanlarda